<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ebeveynlerin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveynlerin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveynlerin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 07:39:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ebeveynlerin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveynlerin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anılar]]></category>
		<category><![CDATA[anlarını]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[beğeniler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarının]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin %52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078">Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin %52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor. Aile temalı içerikler sosyal medyada popülerliğini korurken, gizlilik ayarları ve bu paylaşımların arkasındaki motivasyonlar ise dikkat çekici farklılıklar gösteriyor.</p>
<p>Araştırma, Türkiye’de paylaşım yapan ebeveynlerin %82’si içeriklerin görünürlüğünü arkadaşları, arkadaşlarının arkadaşları veya takipçileriyle sınırlandırıyor. Ancak, ankete katılan ebeveynlerin %18’i hesaplarını tamamen açık tutarak, bu içeriklerin internetteki herkes tarafından erişilebilir olmasına zemin hazırlıyor.</p>
<p>Ek olarak, Türkiye’de ebeveynlerin çocuklarına dair içerik paylaşmalarının temel nedeni %58 ile anı biriktirmek olurken, bunu %26 ile çocuklarının başarılarından duyulan gurur takip ediyor. Paylaşımlarda toplumsal etkinin rolü de azımsanmayacak düzeyde: Ebeveynlerin %26’sı &#8220;başkaları yaptığı için&#8221; paylaşım yaptığını itiraf ederken, %13’ü fotoğraf veya videolarda kendilerinin nasıl göründüğünü beğendiği için paylaşım yaptığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %7’si, bu tür paylaşımların daha fazla etkileşim getirdiğine inanarak, takipçi sayılarını veya beğeni oranlarını artırmak amacıyla çocuklarına dair içerikler paylaştığını kabul ediyor.</p>
<p>Dikkat çekici bir diğer veri ise izin süreçlerine dair: Ebeveynlerin %59&#8217;u çocuklarıyla ilgili bir içerik yayınlamadan önce onlardan izin aldığını söylese de her beş ebeveynden biri (%20) çocuğun onay verip vermediğine bakmaksızın paylaşım yaptığını itiraf ediyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Tüketici Kanalları Müdürü Seifallah Jedidi</strong>, konuyla ilgili şunları söylüyor: <em>“Ebeveynler için masum bir paylaşım ile bir çocuğun güvenliğini istemeden de olsa tehlikeye atabilecek içerik arasındaki çizgiyi ayırt etmek zor olabilir. Bugün gurur dolu bir aile anı olarak görülen bir kare, yarın kalıcı bir dijital ayak izine dönüşebilir. Bu nedenle, özellikle motivasyon popülerlik veya etkileşim olduğunda, paylaşma dürtüsü üzerinde bir kez daha düşünmek kritik önem taşıyor. Çevrimiçi ilgi geçicidir; ancak riskler uzun vadeli olabilir.”</em></p>
<p>Ebeveynler çocukları hakkında internette aşırı paylaşım yaptıklarında (sharenting); tam adlar, doğum tarihleri, okul konumları veya günlük rutinler gibi hassas bilgileri farkında olmadan ifşa edebiliyor. Bu bilgiler kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik, dolandırıcılık ve hatta fiziksel güvenlik riskleri için kötüye kullanılabiliyor. Herkese açık fotoğraf ve videolar, onay alınmadan kötü niyetle değiştirilebiliyor veya yeniden dağıtılabiliyor; bu durum da uzun vadeli dijital ayak izi sorunlarına ve itibar kaybına yol açabiliyor.</p>
<p>Kaspersky, çocukların verilerini korumak ve güvenli paylaşım yapmak için şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Erişimi Sınırlandırın:</strong> Sosyal medya hesaplarınızın görünürlüğünü yalnızca &#8220;arkadaşlar&#8221; olarak ayarlayın ve arkadaş listenize yalnızca şahsen tanıdığınız kişileri eklediğinizden emin olun. İki faktörlü kimlik doğrulama ve güçlü parola gibi temel güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin.</li>
<li><strong>Hassas Bilgilerden Kaçının:</strong> Çocuğunuzun iletişim bilgileri, okulunun adı veya konumu gibi zarar verebilecek detayları asla paylaşmayın.</li>
<li><strong>Açık İletişim Kurun:</strong> Çocuklarınızla dijital hijyen ve çevrimiçi güvenlik hakkında konuşun; güvene dayalı bir ilişki geliştirin. Sosyal medyada sorumlu ve bilinçli davranışlar sergileyerek onlara rol model olun.</li>
<li><strong>Teknolojiden Faydalanın:</strong> Ailenizi ve özel verilerinizi korumanın yanı sıra çocuklarınızı dijital dünyada ve ötesinde güvende tutmaya yardımcı olan, <em>Safe Kids</em> modülünü içeren <strong>Kaspersky Premium</strong> gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanmayı değerlendirin.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078">Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AgeSA &#8220;Çocuğuma BES Planı&#8221; ile Ebeveynlerin Yanında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/agesa-cocuguma-bes-plani-ile-ebeveynlerin-yaninda-529851</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 May 2025 07:58:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[agesa]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğuma]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[planı]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=529851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, "Çocuğuma BES Planı" başlatan ailelere avantajlı çocuk paketi sunuyor. 18 yaş altı çocukların geleceklerini şekillendirmelerine yardımcı oluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agesa-cocuguma-bes-plani-ile-ebeveynlerin-yaninda-529851">AgeSA &#8220;Çocuğuma BES Planı&#8221; ile Ebeveynlerin Yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından <strong>AgeSA</strong>, <strong>&#8220;Çocuğuma BES Planı&#8221;</strong> başlatan ailelere avantajlı çocuk paketi sunuyor. 18 yaş altı çocukların geleceklerini şekillendirmelerine yardımcı oluyor. 31 Temmuz 2025 tarihine kadar “Çocuğuma BES Planı” başlatan aileler, çocuk sağlığı danışmanlığı, eğitim &#8211; kariyer koçluğu, indirimli yurt dışı eğitimleri ve pedagog/psikolog danışmanlığı gibi avantajlarla dolu hizmet paketinden yararlanabiliyor.</p>
<p><strong>Sağlıklı Bir Gelecek için Uzman Desteği</strong></p>
<p>&#8220;Çocuğuma BES Planı&#8221; kapsamında aileler, çocuk sağlığına dair merak ettikleri konularda telefon üzerinden doktor danışmanlık hizmetinden faydalanabiliyor. Böylece ebeveynler, çocuklarının sağlık durumları hakkında hızlıca fikir alabiliyor ve gerekli adımları bilinçli bir şekilde atabiliyor.</p>
<p><strong>Duygusal ve Zihinsel Gelişimi Destekleyen Danışmanlık Hizmetleri </strong></p>
<p>Çocukların yaşadıkları duygusal ya da davranışsal zorluklarda uzman desteğine erişmek büyük önem taşıyor. Kampanya kapsamında anlaşmalı pedagog ve psikologlarla yapılan tanışma seansı ücretsiz olarak sunulurken, devam eden seanslarda %30’a varan indirim avantajı sağlanıyor. Sınav kaygısı, özgüven eksiklikleri, dikkat dağınıklığı ve kardeş kıskançlığı gibi konularda uzman desteği sunularak, çocukların duygusal ve zihinsel gelişimine katkı sağlanıyor.</p>
<p><strong>Eğitimde Koçluk Hizmeti</strong></p>
<p>Her çocuğun ihtiyaçları ve yetenekleri farklılık gösteriyor. Bu nedenle, kampanya kapsamında aileler, bütçelerine uygun en uygun özel okul alternatifleri hakkında bilgi alabilecekleri eğitim koçluğu hizmetinden faydalanabiliyor. Üniversiteye kadar tüm yaş gruplarını kapsayan bu destek, eğitim planlamasında önemli bir rehberlik sağlıyor.</p>
<p><strong>Kariyer Planlaması </strong></p>
<p>Yedinci sınıftan itibaren gençlere yönelik sunulan kariyer koçluğu hizmeti, özellikle sınav dönemlerinde ve meslek seçiminde önemli bir fark yaratıyor. Kampanya kapsamında sunulan bu destek, gençlerin üniversiteye hazırlık sürecinde tercih danışmanlığından CV hazırlamaya, mülakat tekniklerinden sınav stratejilerine kadar geniş bir yelpazede rehberlik sağlıyor. Tanışma seansı ücretsiz olarak sunulurken, telefonla Türkiye genelinde erişilebilen hizmet, İstanbul’da yüz yüze de alınabiliyor.</p>
<p><strong>Sosyal Gelişimi Destekleyen Fırsatlar </strong></p>
<p>&#8220;Çocuğuma BES Planı&#8221;, çocukların sadece akademik değil sosyal olarak da gelişimlerini önemsiyor. Kampanya kapsamında sanat ve spor atölyelerinden yaz-kış okullarına kadar birçok sosyal aktivite alanında %30’a varan indirimler sunuluyor. Ayrıca yurtdışı eğitim fırsatları, etüd merkezleri, dil kursları, kırtasiye ve yayınevi alışverişlerinde de anlaşmalı kurumlar aracılığıyla özel indirimler sağlanıyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/agesa-cocuguma-bes-plani-ile-ebeveynlerin-yaninda-529851">AgeSA &#8220;Çocuğuma BES Planı&#8221; ile Ebeveynlerin Yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okula dönüş döneminde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken 8 siber güvenlik önlemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okula-donus-doneminde-ebeveynlerin-dikkat-etmesi-gereken-8-siber-guvenlik-onlemi-401801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2023 13:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[döneminde]]></category>
		<category><![CDATA[dönüş]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[etmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[önlemi]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni öğretim yılı başlangıcı, öğrenciler ve ebeveynlerinin okul hazırlıklarını sürdürdükleri yoğun bir dönem.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okula-donus-doneminde-ebeveynlerin-dikkat-etmesi-gereken-8-siber-guvenlik-onlemi-401801">Okula dönüş döneminde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken 8 siber güvenlik önlemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni öğretim yılı başlangıcı, öğrenciler ve ebeveynlerinin okul hazırlıklarını sürdürdükleri yoğun bir dönem. Ancak yılın bu döneminde kurbanların açıklarını yakalamak için fırsat kollayan siber suçlular, geliştirdikleri yeni yöntemlerle saldırılarına devam ediyor. Oluşturdukları sahte çekilişler ve uygun fiyatlı sahte kampanyalar ile kimlik avı saldırıları düzenleyen saldırganlar, bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan öğrencileri ve ebeveynleri hedefliyor. Ayrıca tatil nedeniyle güvenlik önlemlerini azaltan eğitim kurumlarının ağlarına sızabilen saldırganlar bilgi hırsızlığı, hizmet kesintisi ve kullanıcı gizliliğinin ihlali gibi karmaşalara neden olabiliyor. Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Tatil döneminin bitmesi ve okul sezonunun açılmasıyla birlikte büyük bir alışveriş yoğunluğu başlıyor. Bu dönemde ebeveynler, düzenlenen kampanyaların doğruluğunu ve alışveriş yapılan sitenin gerçek olup olmadığını kontrol etmeli.“ uyarısında bulunarak okula dönüş döneminde dikkat edilmesi gereken 8 noktayı paylaşıyor.</strong></p>
<p>Tatil döneminin bitmesiyle başlayan okula dönüş dönemi, öğrencilerin ve ebeveynlerin kırtasiye malzemeleri, okul kıyafetleri, elektronik aletler gibi gerekli ekipmanları satın aldığı bir dönem. Bu durumu fırsat bilen siber saldırganlar, sosyal medya üzerinden sahte dizüstü bilgisayar çekilişleri düzenliyor, bilinen e-ticaret sitelerini taklit ederek sanki uygun fiyatlı ürünler satıyormuş gibi sahte kampanyalar oluşturuyor. Bu tuzağa aldanan ebeveynler, sahte internet sitelerinden alışveriş yaptıklarında kişisel bilgilerini ve banka hesaplarını kötü niyetli kişilerin ele geçirmesine imkan tanımış oluyor. Ayrıca yeterli altyapı güvenliğini sağlayamayan eğitim kurumlarına da saldıran siber suçlular, sistem içerisine sızarak öğrenci ve personel bilgilerini çalıyor, sistem hareketlerini yavaşlatarak ya da tamamıyla erişimi engelleyerek karmaşaya neden olabiliyor. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Bitdefender Antirivürs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, “Tatil döneminin bitmesi ve okul sezonunun açılmasıyla birlikte büyük bir alışveriş yoğunluğu başlıyor. Bu dönemde ebeveynler, oluşturulan kampanyaların doğruluğunu ve alışveriş yapılan sitenin gerçek olup olmadığını kontrol etmeli. Ayrıca eğitim kurumlarına da saldırılar düzenleyen siber suçlulara karşı, kampüs ağlarının VLAN kullanılarak bölünmesi, güvenlik duvarının uygulanması ve ağ izleme araçlarının kullanılması gibi bir dizi önlemler alınmalı.” uyarısında bulunarak okula dönüş döneminde dikkat edilmesi gereken 8 noktayı paylaşıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em><strong>1. Kişisel bilgilerinizi koruyun.</strong></em> Günümüzde kullanıcıların günlük yaşantılarını sosyal medyada paylaşması olağan bir durum haline geldi. Ancak konu çocuklar olduğunda dikkatli olmak önem taşıyor. Ad soyad kullanımı, doğum tarihleri, okul adları ve konum gibi hassas bilgilerin paylaşılması veri güvenliği açısından risk oluşturuyor. Siber suçlular bu bilgileri kimlik hırsızlığı, dolandırıcılık ve hatta fiziksel zarar ve zorbalık için kullanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>2. Fotoğraf paylaşmadan önce iki kez düşünün. </strong></em>Sevimli okula dönüş fotoğraflarını paylaşmak zararsız gibi görünse de olası sonuçların göz önünde bulundurulması gerekiyor. Okul üniformalarını, sınıfları ve ev adreslerini gösteren fotoğraflar yayınlamak, çocukları istemeden de olsa risklere maruz bırakabiliyor. Gizlilik ayarlarının her zaman uygun şekilde yapılandırıldığından ve erişimin yalnızca yakın arkadaşlar ve aile üyeleri ile sınırlandırıldığından emin olunması gerekiyor.</p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p><em><strong>3. Çocuklarda farkındalığı artırın.</strong></em><strong> </strong>Çocuklara çevrimiçi gizliliğin ve sorumlu internet kullanımının öğretilmesi önem taşıyor. İnternetteki herkesin iyi niyetli olmadığı vurgulanarak, çevrimiçi bilgilerin paylaşılmaması hakkında farkındalık sağlayan konuşmalar yapılması gerekiyor. Çocukların, aşırı paylaşımın olası sonuçlarını anlamalarına yardımcı olan ve bilinçli seçimler yapmalarını teşvik eden yönlendirmelerin yapılması, veri güvenliğine yönelik ilk adımı sağlıyor. Çocuğunuzun dijital dünyadaki hareketlerini kontrol etmek için Bitdefender Ebeveyn Kontrolü gibi bir uygulama kullanarak sınırlamalar getirebilir ya da kişi listesini görüntüleyerek takibini sağlayabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>4. Gizlilik ayarlarını güçlendirin.</strong></em> Sosyal medya platformlarındaki gizlilik ayarlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve düzenlenmesi gerekiyor. Paylaşılan gönderilerin ve çocukların paylaştığı bilgilerin kimler tarafından görülebileceği konusunda sıkı kontroller yapılması önem taşıyor. Etiketli fotoğraflar ve gönderiler, profilde görünmeden önce onay alınmasına olanak tanıyan uygulamalardan yararlanmak, dijital ayak izi üzerinde daha iyi kontrol sahibi olunmasını sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>5. Güçlü şifreler kullanın. </strong></em>Çocukların okuluyla veya ders dışı etkinlikleriyle ilgili tüm çevrimiçi hesaplar için güçlü, benzersiz şifreler kullanıldığından emin olunmalı. Özellikle uygulamalarda ve üyeliklerde iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) özelliğinin kullanılması, hesap hırsızlığının engellemesi için herkesin mutlaka başvurması gereken bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>6. Uygulamalar ve internet sitelerinden haberdar olun.</strong></em><strong> </strong>Çocukların kullandığı uygulamalar ve internet siteleri hakkında güncel bilgiler edinilmesi, kişisel bilgilerin toplanmasına karşı farkındalık sağlıyor. Çocuklara erişim izni verilmeden önce bu platformların gizlilik politikalarının araştırması gerekiyor. Çocuğunuzun bu platformlarda paylaştıkları hakkında her zaman bilgi sahibi olmanız gerekiyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><em><strong>7. Çevrimiçi etkinliklerini izleyin.</strong></em> Çocuklarla düzenli olarak çevrimiçi deneyimleri hakkında açık bir şekilde konuşulması, ortaya çıkabilecek rahatsız edici durumlara karşı güven duygusunun geliştirilmesine yarar sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong>8. İnternet sitelerinde sanal kredi kartı kullanın.</strong></em> Okul için yapılan alışverişlerde bilmediğimiz uygulamalar ve internet siteleri üzerinden işlem yapılıyorsa, sanal kredi kartının kullanılması, oluşabilecek riskleri minimize ederek asıl kredi kartı hesabının korunmasına yardımcı oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okula-donus-doneminde-ebeveynlerin-dikkat-etmesi-gereken-8-siber-guvenlik-onlemi-401801">Okula dönüş döneminde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken 8 siber güvenlik önlemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uyku düzenini korumada ebeveynlerin tutumu önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uyku-duzenini-korumada-ebeveynlerin-tutumu-onemli-383796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 11:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düzenini]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[korumada]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tutumu]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=383796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uykunun fizyolojik ve psikolojik sağlığın kritik bir belirleyicisi olduğunu belirten uzmanlar, çocukların gelişimi için de temel bir gereksinim olduğu konusunda hemfikir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-duzenini-korumada-ebeveynlerin-tutumu-onemli-383796">Uyku düzenini korumada ebeveynlerin tutumu önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uykunun fizyolojik ve psikolojik sağlığın kritik bir belirleyicisi olduğunu belirten uzmanlar, çocukların gelişimi için de temel bir gereksinim olduğu konusunda hemfikir. Çocuklarda uygun ortam ve koşulların sağlanmasına rağmen bazı uyku problemleri görülebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, bu sorunların çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimini sekteye uğratabileceğine vurgu yapıyor. 4-5 yaş döneminde gündüz uykularını bırakmaya başlayan çocukların, tutarlı ve rutin biçimde uyuma ve uyanma zamanının ayarlanması gerektiğini belirten Konuk, çocukların yatağa gitmede direnç gösterdikleri durumlarda ebeveyn tutum ve yaklaşımlarının kritik bir öneme sahip olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, çocuklarda uyku düzeni ve kaliteli uykunun önemini açıkladı.</p>
<p><strong>Bozulmuş uyku düzeni hem çocuğun hem de ailenin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir</strong></p>
<p>Uykunun fizyolojik ve psikolojik sağlığın kritik bir belirleyicisi olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Çocukların gelişiminde uyku büyüme, gelişme, fiziksel güçlenme ve bağışıklığın güçlenmesi ile duygusal gelişim için de önemli temel bir gereksinim. Bozulmuş bir uyku düzeni veya yetersiz uyku hem çocuğun hem de ailenin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Aynı zamanda çocukların öğrenme, hafıza süreçleri, okul performansları ve hayat kalitesi için oldukça önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Uyku sorunları çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimini sekteye uğratabiliyor</strong></p>
<p>Çocuklarda uygun ortam ve koşulların sağlanmasına rağmen bazı uyku problemleri görülebileceğine dikkat çeken Konuk, “Uykuya dalma güçlüğü, sık uyanma gibi uykuyu sürdürmekte zorluk, uyurgezerlik, gece terörü, sık kabus görme gibi problemler sıklıkla görülebiliyor. Bu gibi uyku sorunları çocukların fizyolojik ve psikolojik gelişimini sekteye uğratabiliyor. Günlük yaşam aktiviteleri, davranışları ve ilişkileri uyku sorunlarına bağlı olarak olumsuz yönde etkilenebiliyor.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Uyku problemleri farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor</strong></p>
<p>Çocuklarda uyku problemlerinin görülmesinin farklı nedenleri olabileceğini kaydeden Konuk, “Fiziksel rahatsızlıklar, çocuğun sahip olduğu mizaç, genetik yatkınlık ya da kaygı, stres, travma gibi duygusal problemler uyku sorunlarına neden olabiliyor. Bunların yanında ebeveyn tutumları, ebeveyn-çocuk ilişkisi, uyku düzeni ve rutini, uyku saatlerinin veya uyku yerinin değişimi gibi durumlarda da uyku problemleri görülebiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Bazı bebekler uyumayı sevmez </strong></p>
<p>Çocuğun gelişim sürecinde uyku alışkanlıklarında sıklıkla değişiklikler olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Bebeklik dönemi ve okul öncesi dönemde uykunun yapısında ve süresinde sürekli bir değişim gerçekleşir. Her çocuğun uyku ihtiyacı birbirinden farklılık gösterir. Özellikle bebeklerde uyku faktörü biyolojik yatkınlık gösterebilir. Bazı bebekler uyumayı çok severken, bazı bebekler ise sevmez. Genel olarak bebekler yaklaşık 6 aylık olana kadar düzensiz bir uyku döngüsüne sahiptirler. Gün içinde kimi zaman uzun saatler kimi zaman ise çok kısa saatler şeklinde uyurlar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>4-5 yaş aralığında tutarlı ve rutin uyuma ve uyanma zamanı ayarlanmalı </strong></p>
<p>1-3 yaş arasındaki çocukların günde ortalama 13-16 saat uyuduğunu ifade eden Konuk, “Bu yaş grubundaki çocuklarda günde bir veya iki kez 1,5 &#8211; 3,5 saat süren gündüz uykuları normaldir. 3-5 yaş arasındaki çocuklar günde ortalama 11-12 saatini uykuda geçirir. 4-5 yaş aralığında ise pek çok çocuk artık gündüz uykularını bırakmış olur. Bu dönemde çocukların tutarlı ve rutin biçimde uyuma ve uyanma zamanının ayarlanması gerekir. 6-12 yaş aralığı okul dönemi çocuklarının ise çoğu 10-11 saat uyur. Bu yaş dönemi olumlu sağlık davranışlarının ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının geliştiği de bir dönemdir. Ancak bu yaştaki pek çok çocuk yatağa gitmek istemez, uykuya direnç gösterebilir. Bu gibi durumlarda ebeveyn tutumları ve yaklaşımları kritik bir öneme sahip.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Uykuya geçişi kolaylaştırmak için uyku oyuncağı kullanılabilir</strong></p>
<p>Çocukların uykuya geçişini kolaylaştırmak amacıyla yapılabileceklere de değinen Konuk, “Özellikle bebeklerde ve okul öncesi dönemde uyku oyuncağı kullanılabilir. Bunun için uyku sırasında rahatlamasını sağlayacak, uyku arkadaşı olarak bir peluş oyuncak veya dolgulu oyuncaklar kullanılabilir. Bununla birlikte uyku objesi olarak adlandırılan bir yastık ya da bir battaniye, çocuğun sevdiği bir kıyafet ya da ebeveyne ait bir kıyafet gibi eşyaların, çocuğun uykuya dalmasında kolaylaştırıcı ve yatıştırıcı bir işlevi olabilir.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>İhtiyaçları zamanında karşılanabilecekse, bebek yalnız yatabilir</strong></p>
<p>Bebeği yalnız yatırmaya başlamanın duruma ve sürece göre değişkenlik gösterebileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Genellikle ebeveynler bebekleri doğdukları andan itibaren belli bir zamana kadar kendi odalarında ayrı olarak yatırırlar. Aynı odada uyuyor olmak hem ebeveynlerde güven duygusu oluşturur hem de bebeğin ihtiyaçları bu sayede zamanında karşılanabilir.” dedi. </p>
<p>Ayrı odalarda bebeğin ihtiyaçlarının tam ve zamanında, tutarlı bir şekilde karşılanabilmesi durumunda ise bebeğin yalnız yatmaya alıştırılabileceğini ifade eden Konuk sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bebek anne sütü almıyorsa doğduğu andan itibaren yalnız yatmaya alıştırılabilir. Ancak bebeğin ihtiyaçlarını karşılamakta ebeveynler gecikme yaşıyorsa bebek belirli bir yaşa kadar anne babanın odasında, ancak kendine ait bir beşik veya yatakta yatabilir. Doğduğu andan itibaren ebeveynleriyle aynı odada yatan bir çocuğun ortalama 1,5-2 yaşına geldiğinde kendi odasında yalnız başına yatabilmesini sağlamak gerekir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uyku-duzenini-korumada-ebeveynlerin-tutumu-onemli-383796">Uyku düzenini korumada ebeveynlerin tutumu önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Banvit BRF Akıllı Çocuk Sofrası kapsamında 23 Nisan&#8217;da ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/banvit-brf-akilli-cocuk-sofrasi-kapsaminda-23-nisanda-ebeveynlerin-cocuklarin-yeme-aliskanliklari-uzerindeki-etkisine-dikkat-cekiyor-368537</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Apr 2023 13:26:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[banvit]]></category>
		<category><![CDATA[brf]]></category>
		<category><![CDATA[çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[etkisine]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[nisanda]]></category>
		<category><![CDATA[sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=368537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Banvit BRF “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın katkısıyla ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/banvit-brf-akilli-cocuk-sofrasi-kapsaminda-23-nisanda-ebeveynlerin-cocuklarin-yeme-aliskanliklari-uzerindeki-etkisine-dikkat-cekiyor-368537">Banvit BRF Akıllı Çocuk Sofrası kapsamında 23 Nisan&#8217;da ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Banvit BRF “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın katkısıyla ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekti.</strong></p>
<p>Toplumsal yatırımlarında &#8221;Sürdürülebilir Gıda&#8221; konusuna odaklanan Banvit BRF, çocukların sağlıklı gelişimine destek veren “Akıllı Çocuk Sofrası” projesi kapsamında 23 Nisan’da proje danışmanlarından Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat’ın “Ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıklarını nasıl etkilediği’ konusundaki makalesini paylaştı.</p>
<p>Türkiye’nin önde gelen beyaz et üreticilerinden olan Banvit BRF, sürdürülebilirlik çalışmaları çerçevesinde sağlıklı nesillerin yetişmesine ve gıda israfının önlenmesine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı “Akıllı Çocuk Sofrası” projesini sürdürüyor.  Projeyle çocuklarda doğru beslenme alışkanlıklarının oluşturulması ve gıda israfı konusunda farkındalık yaratılması hedefleniyor. Beslenme alışkanlıklarının çok büyük ölçüde aile içinde edinildiği gerçeğinden yola çıkan “Akıllı Çocuk Sofrası”, ilkokul öğrencileri ile ailelerinin ve öğretmenlerinin sürdürülebilir gıda konusundaki eğitim ve farkındalık çalışmalarını kapsıyor</p>
<p>Çocukların gelişiminde beslenmenin önemini her fırsatta vurgulayan Banvit BRF, 23 Nisan’da geleceğimizi emanet ettiğimiz çocuklarımızın yeme alışkanlıklarına odaklandı. Proje danışmanlarından Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat, 23 Nisan’daki makalesinde 1970’lerden bu yana çocukluk döneminde fazla kilolu olma yüzdeliğinin giderek arttığını ve bunun çocuklar için bir risk oluşturabileceğini belirterek şunları yazdı. “Kiloluluk ve obezite çocuklar için hem sosyal damgalanma riski taşıyabilir hem de onların sağlıklarını ömür boyu etkileyebilir.  Elbette her çocuğun yeme alışkanlıkları ailede oluşuyor. Bir çocuğun kilosu hem ailesinin yeme alışkanlıklarına hem de çevresindeki gıda alımına ve ulaşabildiği gıdalara bağlı. Örneğin, çocuğunuzun kola içmesini istemiyorsanız, fakat evde yetişkinlerin içimi için kola bulunuyorsa, o zaman çocuğunuzu uzun vadede engellemeniz zordur. Vereceğiniz nasihatlerin veya koyacağınız bir yasağın ancak kısa dönemde etkisi olur; çünkü çocuklar ilk önce yetişkinleri taklit ederek öğrenirler ve hayatta var olurlar.”</p>
<p>Makalesinde Amerikan Pediatri Akademisi’nin sunduğu raporun da bu görüşü onayladığını kaydeden Bolat şöyle devam etti; “Rapora göre, çocukların yüksek yağlı yiyeceklere yönelik tercihleri ebeveynlerin yağ tüketim oranıyla doğrudan orantılı. Dolayısıyla, çocuğun erken gelişiminde yiyecek tercihlerini şekillendiren faktörlerin kaynağı çocuğun içerisinde bulunduğu aile ortamında yatıyor. Çocukların yeme alışkanlıklarını etkileyen davranışsal faktörlere ilişkin çalışma yapan Birch ve Fisher çocuklarda gıda tercihlerini detaylı incelediler. Buldukları ilk bulgu ise şu oldu; Anne sütü ile daha çok beslenen çocuklar yeni tatlara daha açık oluyor çünkü anne sütü ile farklı tatlara maruz kalıyor. Ayrıca bebekliğinde çoğunlukla anne sütüyle beslenen ve doyan çocuklar ek gıdaya daha kolay geçerler; çünkü birçok tat deneyimleri olmuştur. Daha çok mamayla beslenen ve her öğünde aynı tada alışan bebekler ise, ek gıdaya ve yemek yemeye geçmekte zorlanıyorlar. Yani, emzirme döneminden itibaren ailenin yeme alışkanlıkları çok belirleyici oluyor.”</p>
<p>Bunun yanı sıra yenilmesi istenen yiyeceğin ulaşılabilir olmasının da çok önemli olduğunu kaydeden Eğitim Bilimci Dr. Özgür Bolat, Baranowski’nin okul çocuklarıyla yaptığı bir araştırmaya dikkat çekti. Araştırmada çeşitli meyve sebzelerin sıklıkla servis edildiği bir okulda, çocukların meyve-sebze tüketiminin yaşıtlarına oranla fazla olduğu ve çocukların meyve-sebzeyi daha çok tercih ettikleri ortaya çıktı.</p>
<p>Çocukların beslenmeleri konusunda önce ebeveynlerin, sonra da çevrenin tutumunun çok önemli olduğunu belirten Bolat, şunları yazdı; “Beslenme konusunda çocuklara doğru rol model olabilmemiz çok önemli. Unutmayın, bir çocuğun yeni bir tada alışması ortalama olarak 5-10 denemeden sonra oluşur. Bu sebeple bu süreçte zorlamadan, kuralcı olmadan çocuğu o besine kademeli maruz bırakmak önemli. Aynı zamanda çocukların sağlıklı gıdalara kolaylıkla ulaşabilmeleri ve sağlıksız gıdaların ev ve okul ortamında barındırılmaması da önem taşıyor. Çocuklukta edinilen alışkanlıklarla başa çıkmak bir ömür sürebilir. Çocuklara sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları oluşturabilecekleri alan ve imkan sunmak da her birimizin görevi.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/banvit-brf-akilli-cocuk-sofrasi-kapsaminda-23-nisanda-ebeveynlerin-cocuklarin-yeme-aliskanliklari-uzerindeki-etkisine-dikkat-cekiyor-368537">Banvit BRF Akıllı Çocuk Sofrası kapsamında 23 Nisan&#8217;da ebeveynlerin çocukların yeme alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik-354952</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 14:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[can]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[iştahsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354952</guid>

					<description><![CDATA[<p>İştah tanım itibariyle, yemek yeme arzusu ve isteğidir ama kimi çocuklarda bu istek o kadar azdır ki anne baba bir süre sonra endişelenmeye başlar ve yetersizlik hisseder.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik-354952">Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İştah tanım itibariyle, yemek yeme arzusu ve isteğidir ama kimi çocuklarda bu istek o kadar azdır ki anne baba bir süre sonra endişelenmeye başlar ve yetersizlik hisseder. Her yaşta görülebilen iştahsızlık durumu özellikle ilk dört yaşta ve ergenlik döneminde belirginleşmektedir.</p>
<p> Konuyla ilgili sorularımızı ise Batıgöz Sağlık Grubu Uzman Çocuk Doktoru Fikret İŞBİLİR yanıtladı. </p>
<p><strong>İştahsızlığın başlıca sebepleri nelerdir?</strong></p>
<p>İştahsızlık, vücudun herhangi bir enfeksiyona verdiği tepki olarak da gelişebilmektedir. En sık idrar yolu enfeksiyonlarında, üst solunum yolu enfeksiyonlarında, paraziter hastalıklarda, kabızlık, geniz eti büyümeleri, vitamin eksiklikleri, bazı metabolizma hastalıklarında daha nadir olarak ise çocukluk çağında görülen kanser vakalarında ve romatizmal hastalıklarında gözlemlenebilmektedir. Hastalıklardan kaynaklanan bu iştahsızlık durumu 2-3 hafta kadar sürebilir ama süre daha da uzuyorsa gerekli tetkikler yapılarak önlem alınmalıdır.</p>
<p><strong>Uzun süren iştahsızlık çocuğun büyümesini etkiler mi?</strong></p>
<p>İştahsızlığın uzun sürmesi, çocuğun büyüme ve gelişmesini etkileyebilir. Bu durumda gerekli kalori alımı sağlanamayacağından vücudun yapı taşları olan protein, hormon, vitamin ve mineraller eksik kalacak ve gelişim sekteye uğrayacaktır.</p>
<p><strong>Peki fizyolojik sebepler dışında iştahsızlığın başka sebepleri de olabilir mi?</strong></p>
<p>İştahsızlık bazen çocuğun psikolojisi ile de ilgili olabilir. Hiperaktif ya da tam tersine içine kapanık çocuklarda iştah değişikliği gözlemlenebilir. Eğer büyüme ve gelişme normal seyrindeyse ( boy-kilo ve baş çevresi takibi) yani normal standart tablodaki ölçümlerde ise telaşlanmamak gerekir.</p>
<p> </p>
<p>Genelde toplumumuzda gürbüz çocuğun sağlıklı olduğu, zayıf çocuğunsa mutlaka bir sorunu olduğu düşünülür bu sebepten aileler de panikler ve iştahsız ya da zayıf çocuğa yemesi yönünde telkinlerde hatta kimi zaman baskıda bulunurlar. Konuyla ilgili görüşünü aldığımız Dr. Fikret İşbilir , ‘Bazen çocuk ailenin istediği tarzda yemediği halde normal boy ve kiloda olabilir. Bu durumda ailenin tavrı ısrarcı olmamalıdır. Sevmediği besinleri alması konusunda ısrar edilmemeli ya da sevdiği diğer besinlerle karıştırılarak yemesi sağlanmalıdır örneğin peynir sevmeyen bir çocuğa bu gıda börek ya da makarna içerisinde yedirilebilir’ dedi.</p>
<p>İşbilir, ayrıca daha küçük yaş grubu için ise besinler süslenerek ya da değişik şekiller verilerek, sevimli tabaklar hazırlanabilir, çocuğun o besine karşı ilgisi arttırılabilir önerisinde bulundu.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta çocuğun zamanından önce bazı besinlere alıştırılmaya çalışılmasıdır. Özellikle ilk altı ayda bebeğe sadece anne sütü verilmeli, sonrasında ise kademeli olarak diğer gıdalara geçilmelidir. Ek gıdaya başlarken üç gün kuralı uygulanmalıdır. </p>
<p><strong>Peki nedir bu üç gün kuralı?</strong></p>
<p>Bebek için her yeni besine başlarken 3 gün kuralı uygulanmalıdır. Doğduğu andan itibaren ilk kez karşılaşacağı gıdaya karşı alerji, duyarlılık ve hazmetme durumu olup olmadığı takip edilir. Bu ilk karşılaşmada amaç, bebeği doyurmak değil ona gıdayı tanıtmak olduğundan ilk başta o besinden sadece 3 kaşık verilmesi yeterli olacaktır.</p>
<p>Çocuğun yeme alışkanlığının kötü etkilenmemesi için dikkat edilmesi gereken diğer durumlarsa; çocuğun yemek öncesi abur cubur yememesi, su ya da meyve suyu içerek midesini şişirmemesi, televizyon başında beslenmemesi, gerekirse aile ile aynı sofraya oturması, beslenme için acele etmemesi, porsiyon ve çatal kaşığın çocuğa göre hazırlanması ve sofranın çekici hale getirilmesidir.</p>
<p>Konuyla ilgili ilginç bir anısından da bahseden Dr. Fikret İşbilir, ailenin bilinçlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha altını çiziyor. ‘ Uzmanlığımın ilk yıllarıydı. Karadeniz’in şirin bir ilçesinde görev yapıyordum. Muayene için dört aylık bir bebek getirildi. Bebeği muayene ettiğimde boy ve kilosu normal standarttaydı. Fizik muayene bulguları gayet iyiydi ama anne- baba bebeğin iştahsız olduğundan ve kilo almamasından şikayetçiydi. Bu aylarda sadece anne sütü verilmesi gerekirken, bebeği iştahsız kabul ederek, hızlı kilo alsın diye  fındık ezmesi yedirdiklerini öğrendim. İşte bu trajikomik bir olaydı.’</p>
<p>Siz siz olun, iyice araştırmadan, kulaktan dolma bilgilerle hareket edip, çocuğunuzu yaşamını riske atmayın. Kilo alsın diye uğraşırken çok daha ciddi sağlık problemleriyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-can-sikintisi-cocuklarda-istahsizlik-354952">Ebeveynlerin Can Sıkıntısı: Çocuklarda İştahsızlık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
