<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ebeveynler | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveynler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveynler</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 07:39:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>ebeveynler | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveynler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 07:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlarını]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[beğeniler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarının]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlerin]]></category>
		<category><![CDATA[gurur]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619078</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin %52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078">Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen “Dijitalde Büyümek” (Growing up online) araştırması, Türkiye’deki ebeveynlerin %52’sinin çocuklarına ait fotoğraf, video veya güncellemeleri düzenli olarak sosyal medya platformlarında paylaştığını ortaya koyuyor. Aile temalı içerikler sosyal medyada popülerliğini korurken, gizlilik ayarları ve bu paylaşımların arkasındaki motivasyonlar ise dikkat çekici farklılıklar gösteriyor.</p>
<p>Araştırma, Türkiye’de paylaşım yapan ebeveynlerin %82’si içeriklerin görünürlüğünü arkadaşları, arkadaşlarının arkadaşları veya takipçileriyle sınırlandırıyor. Ancak, ankete katılan ebeveynlerin %18’i hesaplarını tamamen açık tutarak, bu içeriklerin internetteki herkes tarafından erişilebilir olmasına zemin hazırlıyor.</p>
<p>Ek olarak, Türkiye’de ebeveynlerin çocuklarına dair içerik paylaşmalarının temel nedeni %58 ile anı biriktirmek olurken, bunu %26 ile çocuklarının başarılarından duyulan gurur takip ediyor. Paylaşımlarda toplumsal etkinin rolü de azımsanmayacak düzeyde: Ebeveynlerin %26’sı &#8220;başkaları yaptığı için&#8221; paylaşım yaptığını itiraf ederken, %13’ü fotoğraf veya videolarda kendilerinin nasıl göründüğünü beğendiği için paylaşım yaptığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %7’si, bu tür paylaşımların daha fazla etkileşim getirdiğine inanarak, takipçi sayılarını veya beğeni oranlarını artırmak amacıyla çocuklarına dair içerikler paylaştığını kabul ediyor.</p>
<p>Dikkat çekici bir diğer veri ise izin süreçlerine dair: Ebeveynlerin %59&#8217;u çocuklarıyla ilgili bir içerik yayınlamadan önce onlardan izin aldığını söylese de her beş ebeveynden biri (%20) çocuğun onay verip vermediğine bakmaksızın paylaşım yaptığını itiraf ediyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Tüketici Kanalları Müdürü Seifallah Jedidi</strong>, konuyla ilgili şunları söylüyor: <em>“Ebeveynler için masum bir paylaşım ile bir çocuğun güvenliğini istemeden de olsa tehlikeye atabilecek içerik arasındaki çizgiyi ayırt etmek zor olabilir. Bugün gurur dolu bir aile anı olarak görülen bir kare, yarın kalıcı bir dijital ayak izine dönüşebilir. Bu nedenle, özellikle motivasyon popülerlik veya etkileşim olduğunda, paylaşma dürtüsü üzerinde bir kez daha düşünmek kritik önem taşıyor. Çevrimiçi ilgi geçicidir; ancak riskler uzun vadeli olabilir.”</em></p>
<p>Ebeveynler çocukları hakkında internette aşırı paylaşım yaptıklarında (sharenting); tam adlar, doğum tarihleri, okul konumları veya günlük rutinler gibi hassas bilgileri farkında olmadan ifşa edebiliyor. Bu bilgiler kimlik hırsızlığı, sosyal mühendislik, dolandırıcılık ve hatta fiziksel güvenlik riskleri için kötüye kullanılabiliyor. Herkese açık fotoğraf ve videolar, onay alınmadan kötü niyetle değiştirilebiliyor veya yeniden dağıtılabiliyor; bu durum da uzun vadeli dijital ayak izi sorunlarına ve itibar kaybına yol açabiliyor.</p>
<p>Kaspersky, çocukların verilerini korumak ve güvenli paylaşım yapmak için şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Erişimi Sınırlandırın:</strong> Sosyal medya hesaplarınızın görünürlüğünü yalnızca &#8220;arkadaşlar&#8221; olarak ayarlayın ve arkadaş listenize yalnızca şahsen tanıdığınız kişileri eklediğinizden emin olun. İki faktörlü kimlik doğrulama ve güçlü parola gibi temel güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin.</li>
<li><strong>Hassas Bilgilerden Kaçının:</strong> Çocuğunuzun iletişim bilgileri, okulunun adı veya konumu gibi zarar verebilecek detayları asla paylaşmayın.</li>
<li><strong>Açık İletişim Kurun:</strong> Çocuklarınızla dijital hijyen ve çevrimiçi güvenlik hakkında konuşun; güvene dayalı bir ilişki geliştirin. Sosyal medyada sorumlu ve bilinçli davranışlar sergileyerek onlara rol model olun.</li>
<li><strong>Teknolojiden Faydalanın:</strong> Ailenizi ve özel verilerinizi korumanın yanı sıra çocuklarınızı dijital dünyada ve ötesinde güvende tutmaya yardımcı olan, <em>Safe Kids</em> modülünü içeren <strong>Kaspersky Premium</strong> gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanmayı değerlendirin.</li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gurur-anilar-ve-begeniler-ebeveynler-cocuklarinin-anlarini-neden-sosyal-medyada-paylasiyor-619078">Gurur, Anılar ve Beğeniler: Ebeveynler Çocuklarının Anlarını Neden Sosyal Medyada Paylaşıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTO Karatay&#8217;da Üniversite Adayları İçin TYT Provası Yapıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kto-karatayda-universite-adaylari-icin-tyt-provasi-yapildi-613107</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 13:32:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[karatay]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[kto]]></category>
		<category><![CDATA[provası]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tyt]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi’nde geleneksel hale gelen ve bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Konya Geneli Temel Yeterlilik Testi (TYT) Deneme Sınavı, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü 12. sınıf öğrencileri ve mezunların yoğun katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kto-karatayda-universite-adaylari-icin-tyt-provasi-yapildi-613107">KTO Karatay&#8217;da Üniversite Adayları İçin TYT Provası Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi’nde geleneksel hale gelen ve bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Konya Geneli Temel Yeterlilik Testi (TYT) Deneme Sınavı, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü 12. sınıf öğrencileri ve mezunların yoğun katılımıyla gerçekleşti.</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>KTO Karatay Üniversitesi Merkez Kampüsü&#8217;nde, üniversite sınavına hazırlanan adayların desteklenmesi, bilgi düzeyini ölçmesi ve gerçek bir sınav deneyimi kazanması amacıyla düzenlenen deneme sınavına, Konya merkez ile ilçelerden gelen 12. sınıf ve lise mezunu 5.000’den fazla üniversite adayı katıldı. Engelli öğrenciler için de derslik ile okuyucu ataması yapılan ve saat 10.15’te başlayan sınavda adaylar, kendilerini test edip süre yönetimi ve sınav stratejilerini uygulama fırsatı bulurken, aileler de eş zamanlı olarak düzenlenen “Sınav Sürecinde Ebeveynler İçin Yol Haritası” konulu konferansa katıldı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sınav Sürecinde Ailelerin Rolü, “Sınav Sürecinde Ebeveynler İçin Yol Haritası” Konulu Konferansta Ele Alındı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>70 derslikte 140 görevlinin koordinasyonuyla gerçekleşen deneme sınavında, adaylar YKS provası yaparken, aileler KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Emine Arslan Kılıçoğlu tarafından verilen “Sınav Sürecinde Ebeveynler İçin Yol Haritası” konulu konferansta bir araya geldi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Emine Arslan Kılıçoğlu, konferansta sınav döneminde gençlerin psikolojik dayanıklılığını destekleme, doğru iletişim kurma ve motivasyonu güçlendirme konularına dikkat çekti. Aile tutumlarının öğrencilerin kaygı düzeyi üzerindeki etkisini bilimsel veriler ışığında değerlendiren Kılıçoğlu, ebeveynlerin beklenti dili yerine destekleyici ve anlayışlı bir yaklaşımı benimsemelerinin önemini vurguladı. Kılıçoğlu, ailelerin karşılaştırma yapmaktan kaçınması, süreci başkalarıyla değil çocuğun kendi potansiyeliyle değerlendirmesi gerektiğini belirtti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Konferans sonunda aileler, sürece dair merak ettikleri soruları doğrudan yöneltme imkânı buldu. Etkileşimli şekilde ilerleyen soru-cevap bölümünde ebeveynler, sınav döneminde çocuklarına nasıl daha bilinçli ve dengeli bir destek sunabileceklerine ilişkin somut bilgiler edindiklerini ifade etti.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kto-karatayda-universite-adaylari-icin-tyt-provasi-yapildi-613107">KTO Karatay&#8217;da Üniversite Adayları İçin TYT Provası Yapıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyun-oynarken-ofkeleniyorsa-dikkat-609600</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 16:04:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeleniyorsa]]></category>
		<category><![CDATA[oynarken]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital oyunların çocukların yaşamında giderek daha fazla yer kapladığını belirten uzmanlar, oyun bağımlılığının ebeveynler için önemli bir endişe kaynağı hâline geldiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyun-oynarken-ofkeleniyorsa-dikkat-609600">Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oyun bağımlılığının yalnızca ekran süresinin artmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekir.” dedi. Oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanma, uyku düzeninin bozulması ve sorumlulukların ihmal edilmesi gibi belirtilerin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, ebeveynlerin bu süreçte rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmesinin, koruyucu bir yaklaşım sunduğunu vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun!</strong></p>
<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi.</p>
<p>Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli!</strong></p>
<p>Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi.</p>
<p>Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tedavide psikoterapi süreci önemli!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi.</p>
<p>Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.”</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyun-oynarken-ofkeleniyorsa-dikkat-609600">Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz oyunu bırakamıyor mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyunu-birakamiyor-mu-609493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 07:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bırakamıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çetin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyunu-birakamiyor-mu-609493">Çocuğunuz oyunu bırakamıyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun!</strong></p>
<p>Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi.</p>
<p>Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli!</strong></p>
<p>Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi.</p>
<p>Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Tedavide psikoterapi süreci önemli!</strong></p>
<p>Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi.</p>
<p>Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-oyunu-birakamiyor-mu-609493">Çocuğunuz oyunu bırakamıyor mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme&#8217;de Engellilik Odağında Sanatla Terapi Yaklaşımları Kampı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesmede-engellilik-odaginda-sanatla-terapi-yaklasimlari-kampi-597428</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 13:05:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[engellilik]]></category>
		<category><![CDATA[kamp]]></category>
		<category><![CDATA[kampı]]></category>
		<category><![CDATA[odağında]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatla]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelli bireyler ve ebeveynlerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda üç gün boyunca sabah aktivitelerinden grup çalışmalarına, akşam paylaşım oturumlarından değerlendirme testlerine kadar birçok aktivite yer aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesmede-engellilik-odaginda-sanatla-terapi-yaklasimlari-kampi-597428">Çeşme&#8217;de Engellilik Odağında Sanatla Terapi Yaklaşımları Kampı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Engelli bireyler ve ebeveynlerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda üç gün boyunca sabah aktivitelerinden grup çalışmalarına, akşam paylaşım oturumlarından değerlendirme testlerine kadar birçok aktivite yer aldı.</i></b><b><i> </i></b></p>
<p>Çeşme Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle 5–7 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen <em>Engellilik Odağında Sanatla Terapi Yaklaşımları Kampı</em>, Çeşme’de üç gün süren yoğun bir programın ardından tamamlandı. Çocuklar, ebeveynleri ve uzmanların katılımıyla gerçekleşen kamp; katılımcıların sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimlerini destekleyen sanat temelli terapi yöntemlerini bir araya getirdi.</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden akademisyenler ile sanat terapistleri, psikologlar, fizyoterapistler ve sosyal hizmet uzmanlarının katkısıyla yürütülen kamp; müzikle terapi, çamurla terapi, resimle terapi, yoga, zumba, fizyoterapi oturumları ve ebeveyn–çocuk değerlendirme seanslarından oluştu. Engelli bireyler ve ebeveynlerinin katılımıyla gerçekleştirilen programda üç gün boyunca sabah aktivitelerinden grup çalışmalarına, akşam paylaşım oturumlarından değerlendirme testlerine kadar birçok aktivite yer aldı.</p>
<p>Kamp boyunca katılımcılar hem bireysel hem de grup hâlinde üretim yapma fırsatı buldu. Çocuklar oyun ve kukla atölyelerinde duygularını ifade ederken; ebeveynler duygu-mask çalışmalarında güçlendirici bir paylaşım ortamı deneyimledi. Müzikoloji, temel sanat eğitimi ve psikoloji disiplinlerinden uzmanların yürüttüğü atölyeler, sanatın iyileştirici yönünü bilimsel temellerle buluşturdu.</p>
<p><strong>Başkan Lâl Denizli: “Bu kamp dayanışmanın ve eşitliğin somut bir karşılığıdır”</strong></p>
<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, kampla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:<br />“Bu kampı eşitlik ve kapsayıcılık temelinde kurduğumuz sosyal belediyecilik anlayışımızın güçlü bir örneği olarak görüyorum. Sanatla temas eden her çocuğun kendini ifade etme kapasitesi güçleniyor, ebeveynler dayanışma içinde yeni yollar keşfediyor. Engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen tüm çalışmalarımızda olduğu gibi, bu kampta da toplumsal faydayı, erişilebilirliği ve ortak üretimi merkeze aldık. Dayanışmanın ve eşitliğin somut bir karşılığını ortaya koyduk.”</p>
<p>Kamp, katılımcıların gelişim süreçlerine doğrudan katkı sağlamasının yanı sıra, Çeşme’nin sürdürülebilir ve kapsayıcı sosyal politikalarını güçlendiren önemli bir model oluşturdu. Çeşme Belediyesi, engellilik alanında kapsayıcı ve eşitlikçi hizmetleri çeşitlendirmeye devam ederken; sanat, bilim ve toplumsal dayanışmayı bir araya getiren çalışmaları artırmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesmede-engellilik-odaginda-sanatla-terapi-yaklasimlari-kampi-597428">Çeşme&#8217;de Engellilik Odağında Sanatla Terapi Yaklaşımları Kampı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı dişlerin temelini ebeveynler atıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-dislerin-temelini-ebeveynler-atiyor-591247</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerin]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[koçan]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[temelini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuklarda diş sağlığının korunmasında ebeveyn sorumluluğu, doğru beslenme, düzenli diş fırçalama ve kontrollerin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-dislerin-temelini-ebeveynler-atiyor-591247">Sağlıklı dişlerin temelini ebeveynler atıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuklarda diş sağlığının korunmasında ebeveyn sorumluluğu, doğru beslenme, düzenli diş fırçalama ve kontrollerin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Süt dişlerinin korunması, genel ve kalıcı diş sağlığı için önemli!</strong></p>
<p>Çocuklarda diş bakımı konusunda ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğünü dile getiren Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çocuklar henüz kendi ağız ve diş bakımını yapabilecek düzeyde değillerdir.” dedi.</p>
<p>Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde süt dişlerinin beslenme kadar önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Çocukların konuşmayı öğrendikleri dönemde özellikle ön dişler bazı seslerin çıkartılmasında önemlidir. Bu dişlerin korunması çocukların genel sağlığı açısından ve daimi dişlerin korunması için de gereklidir. Daimi dişler doğal yer tutucu işlevi görürler ve süt dişlerinin erken kaybedildiği durumlarda daimi dişlerin sürmesinde bir takım problemler ortaya çıkabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ebeveynler istikrarlı olursa çocuklar uyum sağlar!</strong></p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarına günde 2 kez diş fırçalanması gerektiğini anlatmalarının önemli olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çocuğun yaş aralığına göre diş fırçası ve macun seçimi önemli. Ancak diş fırçalamanın düzenli bir şekilde yapılması daha da önemli bir husus. Çocuklar başlangıçta diş fırçalatmak istemeyip bu durumdan kaçabilir. Ebeveynlerin bu konuda istikrarlı olması durumunda her çocuk bu sürece uyum sağlar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durulmalı!</strong></p>
<p>Beslenmenin diş çürüklerindeki etkisinin oldukça büyük olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çikolata, şekerleme, cips, kraker ve diğer karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durulması gerekiyor. Bu tür yiyeceklerin çürük oluşturma ihtimali yüksek. Bu nedenle bu tip yiyeceklerin olabildiğince sınırlandırılması çocuğun diş sağlığı açısından önemli.” dedi</p>
<p>Beslenmenin dışında ise düzenli diş kontrollerin yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çürükler ilk zamanlarda çok anlaşılamayabilir ve bir ebeveyn bu durumu anlayamayabilir. Ağrı ortaya çıkması ve çürüğün görünür hale gelmesinden sonra tedavinin biraz daha zorlaşacağı söylenebilir. Özellikle küçük çocuklar için bu durum daha da zorlaşabilir, fakat tedavi etmek mümkündür.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-dislerin-temelini-ebeveynler-atiyor-591247">Sağlıklı dişlerin temelini ebeveynler atıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yalnız ebeveynler için yol haritası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yalniz-ebeveynler-icin-yol-haritasi-543302</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jun 2025 11:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543302</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yalnız ebeveynlerin özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarıyla sorunlar yaşayabildiğini belirten uzmanlar, bu sorunların başında iletişim ve otorite kurmak geldiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalniz-ebeveynler-icin-yol-haritasi-543302">Yalnız ebeveynler için yol haritası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yalnız ebeveynlerin özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarıyla sorunlar yaşayabildiğini belirten uzmanlar, bu sorunların başında iletişim ve otorite kurmak geldiğini söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Ergenlik döneminde sınırların, hem güvenli bir çerçeve sunduğunu hem de bireyselleşmeyi desteklediğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Disiplin, cezadan çok rehberlik anlamına gelmeli. Ergenin duygusal ihtiyaçlarını göz ardı etmeden sınır koymak, uzun vadeli güven ilişkisi inşa eder.” dedi.</strong> <strong>Çıkabilecek çatışmaların doğru yönetilmesi gerektiğini aktaran Ülkü, ebeveynin kendi duygusal sağlığını korumasının, çocukla kurulan ilişkinin temelini oluşturduğunu vurguladı. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, yalnız ebeveynlerin ergenlik dönemindeki çocuklarla yaşadığı en yaygın sorunlara dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Ebeveynin yorgunluğu, çocuğun duygusal ihtiyaçlarını gözden kaçırmasına yol açabilir!</strong></p>
<p>Yalnız ebeveynlerin ergen çocuklarıyla yaşadığı zorlukların başında otorite dengesi kurmak, duygusal kopukluk, iletişim sorunları ve rol karmaşası geldiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Ergenlik, bireyselleşme ve bağımsızlık talebinin arttığı, aynı zamanda yoğun duygusal fırtınaların yaşandığı bir dönemdir.” dedi.</p>
<p>Ebeveynin tüm yükü sırtlandığında, ergenin bu yükün farkında olmayabileceğini ifade eden Ülkü, “Ayrıca ebeveynin yorgunluğu, zaman zaman çocuğun duygusal ihtiyaçlarını gözden kaçırmasına yol açabilir. Bu da bağ kurma zorluklarına ve uzun vadede çatışmalı ilişkilere neden olabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Yalnız ebeveynler disiplin ve sınır koyma konusunda dikkatli olmalı!</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde sınırların, hem güvenli bir çerçeve sunduğunu hem de bireyselleşmeyi desteklediğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Ancak yalnız ebeveynler, çocuklarıyla daha ‘arkadaşça’ bir ilişki kurma eğiliminde olabilir. Bu da sınırların belirsizleşmesine yol açar. Sınır koymanın, sevginin zıttı değil, aksine bir sevgi biçimi olduğunu unutmamak gerekir.” dedi.</p>
<p>Yalnız bir ebeveynin dikkat etmesi gereken bazı noktalara değinen Ülkü, “Tutarlı olunmalı, koyulan kuralların devamlılığı önemlidir. Ergenin hangi davranışların kabul edilir olduğunu anlaması için kurallar açıkça ifade edilmeli. Disiplin, cezadan çok rehberlik anlamına gelmeli. Ergenin duygusal ihtiyaçlarını göz ardı etmeden sınır koymak, uzun vadeli güven ilişkisi inşa eder.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergenin öfkesi ya da isyanı, anlaşılma ihtiyacının bir yansıması olabilir!</strong></p>
<p>Yalnız ebeveynlerin, ergenlik dönemindeki çocuklarıyla yaşadıkları ciddi çatışmaları nasıl yönetebilecekleri konusunu da değerlendiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Çatışma, ergenlik döneminin doğal bir parçasıdır. Ancak yalnız ebeveyn için bu çatışmalar zaman zaman zorlayıcı olabilir. Bu durumda öncelikle ebeveynin kişiselleştirmemesi ve duygusal regülasyonunu sağlayabilmesi önemlidir.” dedi.</p>
<p>Etkili çatışma yönetimleri için bazı önerilerde bulunan Ülkü, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Duygulara yer açın. Ergenin öfkesi ya da isyanı, aslında anlaşılma ihtiyacının bir yansıması olabilir. Tepki vermeden önce dinlemek önemlidir. Yoğun çatışmalar sırasında konuşmak yerine, ortam yatıştığında konuyu ele almak daha yapıcı olur. Sen dili yerine ben dili kullanılabilir. ‘Sen hep böyle yapıyorsun’ yerine ‘Ben bu durumda kendimi değersiz hissediyorum’ gibi ifadeler, savunmayı düşürür. Aile danışmanlığı ya da bireysel terapi, çatışmaların tekrarlayıcı hale gelmesini engelleyebilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynin duygusal sağlığı ne kadar iyi olursa, çocuğuyla ilişkisi de o kadar sağlıklı olur…</strong></p>
<p>Ebeveynliğin bir maraton gibi olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Yalnız ebeveynlik ise çoğu zaman bu maratonu tek başına koşmak gibidir. Bu nedenle kendine bakım, bir lüks değil, zorunluluktur.” dedi.</p>
<p>Tükenmişliği önlemek için yalnız ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bazı stratejiler olduğuna dikkat çeken Ülkü, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yakın çevre, arkadaşlar ya da destek gruplarıyla bağ kurmak, yalnızlık hissini azaltır. Haftada birkaç saat bile olsa sadece kendine ayrılan zaman, ruhsal yenilenme sağlar. Fiziksel sağlıkla ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi göz ardı etmemek gerekir. Uyku, beslenme ve egzersiz, duygusal dayanıklılığı artıran temel taşlardır. Yeterince iyi ebeveyn olmak, mükemmel olmaktan daha gerçekçidir. Ebeveynlik sürecinde psikolojik destek almak, zayıflık değil, dayanıklılık göstergesidir.</p>
<p>Yalnız ebeveynlik, özellikle ergenlik döneminde hem zorlayıcı hem de dönüştürücü bir yolculuktur. Bu süreçte en önemli şey, hem ebeveynin hem çocuğun duygularının görülmesi ve ihtiyaçlarının anlaşılmasıdır. Unutulmamalıdır ki, ebeveynin kendi duygusal sağlığı ne kadar iyi olursa, çocuğuyla kuracağı ilişki de o kadar sağlıklı olacaktır.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yalniz-ebeveynler-icin-yol-haritasi-543302">Yalnız ebeveynler için yol haritası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TikTok, ebeveynler ve gençler için güvenlik önlemlerini artırdı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tiktok-ebeveynler-ve-gencler-icin-guvenlik-onlemlerini-artirdi-531956</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 May 2025 12:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırdı]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[önlemlerini]]></category>
		<category><![CDATA[tiktok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=531956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençlerin güvenli ve bilinçli bir şekilde dijital dünyada yer almasını hedefleyen TikTok, ebeveynlerin denetim imkânlarını artıran Aile Eşlemesi (Family Pairing) özelliklerini ve gençlerin ekran süresini daha sağlıklı yönetmesini sağlayacak güvenlik önemlerini yeniliklerle destekledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiktok-ebeveynler-ve-gencler-icin-guvenlik-onlemlerini-artirdi-531956">TikTok, ebeveynler ve gençler için güvenlik önlemlerini artırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin güvenli ve bilinçli bir şekilde dijital dünyada yer almasını hedefleyen TikTok, ebeveynlerin denetim imkânlarını artıran Aile Eşlemesi (Family Pairing) özelliklerini ve gençlerin ekran süresini daha sağlıklı yönetmesini sağlayacak güvenlik önemlerini yeniliklerle destekledi.</p>
<p>Dünyanın dört bir yanındaki gençlerin her gün yaratıcılıklarını ifade etmek, arkadaşlarıyla bağlantı kurmak ve yeni bilgiler edinmek için vakit geçirdiği TikTok’un öne çıkan güvenlik önlemleri arasında Aile Eşlemesi özelliği yer alıyor. Ailelerin çocuklarıyla bağlantı kurmalarına olanak tanıyan Aile Eşlemesi özelliği ile ebeveynler çocuklarının TikTok kullanımını denetleyebiliyor ve güvenlik ayarlarını özelleştirebiliyor. Ebeveynler, ekran süresi sınırları koyma, gizlilik ayarlarını yönetme ve uygunsuz içerik filtreleri gibi güvenlik önlemleriyle çocuklarının dijital dünyada güvende kalmasını sağlıyor. TikTok’un Aile Eşlemesi özelliği, ailelere çocuklarının dijital aktivitelerini yakından takip etme imkânı sunarken; çocukların da özgürce keşfetme ve eğlenme deneyimini dengeli bir şekilde yaşamalarını destekliyor.</p>
<p><strong>Ekran süresi daha bilinçli yönetilebiliyor</strong></p>
<p>TikTok&#8217;un beş yıl önce kullanıma sunduğu Aile Eşlemesi özelliğine getirilen yeni güncellemeler sayesinde, ebeveynler artık gençlerin hesapları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabiliyor. Yeni özellikler arasında genç kullanıcıların ekran sürelerini daha bilinçli yönetmelerini teşvik eden Ekran Molası (Time Away) ve Dinlenme Modu (Wind Down Feature) gibi araçlar yer alıyor.</p>
<p>Ekran Molası (Time Away) özelliğiyle ebeveynler, gençlerin belirli saatlerde TikTok kullanımını sınırlandırabiliyor ve böylece ders saatleri, aile zamanı veya gece saatlerinde platforma erişimi kısıtlayabiliyor. Ayrıca, Takip ve Engelleme Görüntüleme özelliği sayesinde ebeveynler, gençlerin takip ettiği ve onları takip eden hesapları görebiliyor, aynı zamanda engelledikleri kullanıcılar hakkında bilgi sahibi olabiliyor. İçerik güvenliği konusunda ise İçerik Bildirimlerinde Aile Katılımı özelliği devreye giriyor; böylece gençler TikTok kurallarına aykırı olduğunu düşündükleri bir içeriği bildirirken aynı anda ebeveynlerini veya güvendikleri bir yetişkini de bilgilendirebiliyor.</p>
<p>Tüm bu önemler sayesinde ebeveynler artık 15’ten fazla güvenlik, gizlilik ve refah ayarına erişebiliyor ve yönetebiliyor. Bunlar arasında, gençlerin kapattığı STEM akışını yeniden etkinleştirme, günlük ekran süresi sınırlarını belirleme ve hesap gizliliğini yönetme gibi seçenekler yer alıyor.</p>
<p><strong>Amaç gençleri dijital dengeye teşvik etmek!</strong></p>
<p>TikTok, gençlerin dijital alışkanlıklarını daha sağlıklı bir dengeye oturtmaları için yeni Dinlenme Modu (Wind Down Feature) özelliğini de hayata geçirdi. 16 yaş altındaki kullanıcılar saat 22.00’den sonra TikTok kullanıyorsa, Sizin İçin Akışı (For You Feed) kesintiye uğrayarak sakinleştirici müzik eşliğinde bir bildirim ekranı devreye giriyor. Kullanıcı, bu uyarıyı dikkate almazsa ikinci bir hatırlatma gösteriliyor. Ayrıca, TikTok’ta gece saatlerinde genç kullanıcılara bildirim gönderilmiyor ve bu ayar değiştirilemiyor. Önümüzdeki dönemde bu bildirimlere meditasyon egzersizleri eklenmesi de planlanıyor. Bu özellikler, davranış bilimlerinden elde edilen en iyi uygulamalar göz önünde bulundurularak geliştirildi. Yapılan pilot testlerde gençlerin büyük çoğunluğunun bu hatırlatma özelliğini açık bırakmayı tercih ettiği görüldü.</p>
<p>TikTok, gençlerin güvenliğini sağlamak ve ebeveynlerin kontrol imkanlarını artırmak adına yeni teknolojiler ve iş birlikleri geliştirmeye devam ediyor. Gençlerin dijital dünyada bilinçli bir şekilde yer almasını teşvik eden bu yeni özellikler, yakın zamanda kademeli olarak tüm kullanıcılara sunulacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tiktok-ebeveynler-ve-gencler-icin-guvenlik-onlemlerini-artirdi-531956">TikTok, ebeveynler ve gençler için güvenlik önlemlerini artırdı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın Yeni Yol Göstericileri &#8216;Dijital Ebeveynler&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyanin-yeni-yol-gostericileri-dijital-ebeveynler-412070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2023 08:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[göstericileri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle birlikte bireylerin hayatında dijital alışkanlıklar artarken, dijital okuryazarlığı olan ebeveynler çocuklarının bilgisayar ve internet teknolojilerini nitelikli kullanmaları için dijital öğrenme platformlarına yöneliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-yeni-yol-gostericileri-dijital-ebeveynler-412070">Dünyanın Yeni Yol Göstericileri &#8216;Dijital Ebeveynler&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Teknolojinin her geçen gün gelişmesiyle birlikte bireylerin hayatında dijital alışkanlıklar artarken, dijital okuryazarlığı olan ebeveynler çocuklarının bilgisayar ve internet teknolojilerini nitelikli kullanmaları için dijital öğrenme platformlarına yöneliyor. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik cihazları çocuklarının gelişimleri için kullanmak isteyen ebeveynler bir yandan zaman kaybının önüne geçerken diğer yandan da çocuğunun dijital alışkanlıklarında yol gösterici oluyor. Kişiselleştirilmiş bir deneyim sunan ve 2011 yılından bu yana yüz binlerce kullanıcının hayatına dokunan yapay zeka destekli Doping Hafıza ise bu süreçte alanında ilk kez uygulamaya koyduğu bire bir koçluk hizmetiyle ebeveynlere ve kullanıcılarına rehberlik ediyor. </strong></p>
<p> Teknolojinin sunduğu imkanların giderek arttığı ve dijitalleşmenin hayatımızın her alanında yayıldığı günümüzde ebeveynler bir yandan çocuklarını ekran bağımlılığından korumaya çalışırken, diğer yandan da dijital dünyada sağlıklı yönlendirmeler yapmak istiyor. Sınava hazırlanan çocuklarının öğrenme deneyimlerine rehberlik etmek için dijital okuryazarlığını geliştiren ebeveynler ise sınırlamanın ötesinde çocukların sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel gelişimleri en doğru şekilde yönlendirmek için dijital öğrenme platformlarına başvuruyor. Doping Hafıza ise 7/24 sabırla dinleyen, sorulara cevap veren ve yol gösteren birebir ders koçları ile ebeveynlere ve kullanıcılarına rehberlik ederken aynı zamanda ebeveynlerin ‘dijital ebeveyn’e dönüşme yolculuğunda da yol gösterici oluyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Küçük yaşta teknoloji ile tanışan çocukları kısıtlamayın</strong></p>
<p>Teknolojinin evlere, iş yerlerine, ulaşıma ve insanın olduğu tüm noktalara entegre olduğu alanların hızla artmasıyla birlikte çocuklar da çok küçük yaşlarda teknolojiyle tanışıyor. Çocukların gelişimi için teknolojinin yararlarının farkında olan ancak aynı zamanda ekran alışkanlığı, ekran zorbalığı ve teknolojinin sunduğu çeşitli zararlı içeriklerden çocuklarını korumak isteyen ebeveynler dijital kaslarını geliştirirken, &#8216;Dijital Ebeveynlik&#8217; kavramı her geçen gün daha çok gündeme geliyor. Ebeveynlerin dijital kaslarını geliştirmesi gerektiğine değinen <strong>Doping Hafıza Rehberlik Uzmanı İlkem İşcan,</strong> “Çağa ayak uydurup, teknoloji konusunda kendisini geliştiren ebeveynler, online eğitsel içerikler, eğitici oyunlar, bilimsel yazılar ve araştırmalar ile teknolojinin amacına uygun olarak kullanılmasını sağlayıp çocuklarına rehberlik ediyor. Bu doğrultuda sınavlara hazırlık ve dönem derslerinde başarı için ebeveynlerin öncelikli tercihi için dijital öğrenme platformları oluyor” dedi.<strong> </strong>Yaşam alanlarının dijitalleşmeyle iç içe geçtiği günümüzde uzmanlar çocukları dijital ortamlardan kısıtlamanın yeterli ya da doğru bir yol olmadığını savunurken konuyla ilgili <strong>İşcan, </strong>“Sınırlamak yerine çocukların karşılaştığı içerik ve reklamlar dahil olmak üzere kullanılan uygulamalar ve web sitelerine karşı tedbir alarak zararlı içeriklerden korumak daha sağlıklı. Özellikle bilinçli ebeveynlerin çocuklarına rehberlik etmesi yarar sağlıyor. Faydalı öğrenme içerikleri konusunda da dijital öğrenme platformlarını tercih eden ve çocuklarını alıştırmaya çalışan ebeveynlere ise öncelikle merak ve öz-disiplin aşılamak gerekiyor. Bu noktada programa uyma konusunda da motivasyonu diri tutmak gerekiyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Yapay zeka ile kalıcı öğrenme deneyimi </strong><br />Tasarladığı çağdaş programlarla yüz binlerce kullanıcının hayatına dokunan ve yeni nesil öğrenme kültürüne sürekli olarak yatırımlar yapan Türkiye’nin en büyük dijital öğrenme platformu doping hafıza kullanıcılarına kalıcı öğrenme deneyimi sunuyor. Microsoft OpenAI, Amazon Cloud Services, Oxford University Press gibi uluslararası iş ortaklarıyla yaptığı geliştirmelerle platformunu yeni bir seviyeye taşıyan Doping Hafıza sunduğu fırsatlarla kullanıcıların hayallerine ulaşması için kapı aralıyor. 200 kişilik profesyonel ekibiyle farklı öğrenme enstrümanlarını bir araya getiren platform kullanıcılarına zamandan tasarruf etme ve mekan sınırlarına takılmadan kişiselleştirilmiş bir öğrenme süreci yaşama fırsatı sunuyor. Akıllı değerlendirme paneli ile çok daha hızlı ve verimli çalışmayı sağlayan Doping Hafıza, kullanıcıların hangi derste ne kadar başarı gösterdiğini ve gelişim noktalarını sürekli olarak takip etme imkanı sunarken; kullanıcıların çalıştıkları tüm derslere dair istatistikleri tutan yapay zeka temelli altyapısıyla da kullanıcıyı adım adım takip ediyor. Zengin bir içerik havuzuna sahip olan platform, kullanıcının zayıf olduğu konularda da özel içerikler sunarak öğrenme sürecini en iyi seviyeye getirken birebir ders koçları sayesinde de hem ebeveynlere ‘dijital ebeveynlik’ konusunda yol gösterici oluyor hem de kullanıcıların sınavlara hazırlık yolculuğunda zorlanılan noktalarda destek oluyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doping Hafıza hakkında;</strong></p>
<p>2011 yılında kurulan Türkiye’nin en büyük dijital öğrenme platformu Doping Hafıza, öğrenme teknolojileri alanında öğrencilere 360° öğrenme desteği ve sınav hazırlığı içerikleri sunuyor. Kurulduğu günden bugüne yeni nesil öğrenme kültürüne yatırım yapan Doping Hafıza, yaklaşık 200 kişilik kadrosuyla farklı öğrenme enstrümanları ile çağdaş programlar tasarlayarak öğrenme teknolojileri sektörünün gelişmesine öncülük etmeye devam ediyor.  Sisteminde yer alan 100 bini aşkın video, tamamı çözüm videolu 200 bini aşkın soru, 5 bini aşkın konsept, 20 bini aşkın görsel ve animasyon, 350 bin dakikayı aşkın içeriğiyle her yıl YKS, LGS, KPSS, DGS, ALES’e hazırlanan ve İngilizce öğrenen 100 binden fazla kullanıcıya yapay zeka destekli test paneli, ve, kişiselleştirilmiş çalışma programlarıyla farklı bir yol haritası sunuyor. Doping Hafıza; her biri alanında uzman olan dinamik, çalışkan kadrosu ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla Türkiye’deki tüm kullanıcıları dijital öğrenme platformuyla buluşturmaya devam ediyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyanin-yeni-yol-gostericileri-dijital-ebeveynler-412070">Dünyanın Yeni Yol Göstericileri &#8216;Dijital Ebeveynler&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebeveynler Çocuktan Gizlice Ayrılmamalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ebeveynler-cocuktan-gizlice-ayrilmamali-403402</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Sep 2023 11:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılmamalı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuktan]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[gizlice]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403402</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayrılma kaygısı, çocuğun akademik performansını etkileyebilir</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynler-cocuktan-gizlice-ayrilmamali-403402">Ebeveynler Çocuktan Gizlice Ayrılmamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okula yeni başlayan çocukların ebeveynden veya bakım veren kişiden ayrılmakta zorlanmasının oldukça normal bir durum olduğunu belirten uzmanlar, çocuğun ebeveynden ayrılma sırasında yoğun tepkiler ve şiddetli fizyolojik belirtiler göstermesinin okul fobisi veya ayrılık anksiyetesi işareti olabileceğine dikkat çekiyor. Ayrılma zorluğu yaşayan çocukların güvenli bağlanma sorunlarına sahip olabileceğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Ebeveynler çocuktan gizlice ayrılmamalı. Çocuğa kısa açıklamalar yapmak ve okula gitmesi konusunda kararlı bir tutumda olmak gerekir.” uyarısında bulunuyor. Ayrılma kaygısının çocuğun akademik performansını etkileyebileceğini dile getiren Şahin, okula gitmekte direnç gösteren çocukların aile düzeni ile ilgili sorunların da söz konusu olabileceğine vurgu yapıyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, okula yeni başlayan çocuklarda bağlanma problemi ve okul kaygısı sorunlarına değindi ve ailelere önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Yoğun tepkiler ve şiddetli fizyolojik belirtiler okul fobisi veya ayrılık anksiyetesi işareti olabilir</strong></p>
<p>Okula yeni başlayan çocukların ebeveynden veya bakım veren kişiden ayrılmakta zorlanmasının oldukça normal bir durum olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Çünkü çocuk daha önce deneyimlemediği bir ortamda bulunacak ve tanışmadığı kişilerle bir arada olacak. Çocuk için ebeveynden ayrılmak zorlayıcı bir durumken, çocuk bir de bu sosyal kaygıları yaşar. Ancak çocuk ebeveynden ayrılma sırasında yoğun ağlama krizleri yaşıyorsa bu duruma mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, titreme, terleme gibi daha şiddetli fizyolojik belirtiler de eşlik ediyorsa okul fobisi veya ayrılık anksiyetesi söz konusu olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Bebeğin annesi ile kurduğu bağ çocuğun gelecek yıllardaki ilişkilerini belirler</strong></p>
<p>Ayrılma zorluğu yaşayan çocukların güvenli bağlanma sorunlarına sahip olabileceğine dikkat çeken Şahin, “Güvenli bağlanma yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerle ilişkilidir. Bebek dünyaya geldiğinde annesi ile kurduğu bağ çocuğun gelecek yıllardaki ilişkilerini belirler. Bebek acıktığında, ağladığında annenin bu ihtiyacı fark etmesi ve onu sakinleştirmesi, bebeğin fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılaması anne ile bebek arasında bir bağ oluşturur. Bu sayede çocukta, ihtiyaçlarının karşılandığı, dünyada yalnız olmadığı, hem insanların hem de dünyanın güvenilir olduğuyla ilgili inançların temeli atılır. Bu inanç sistemi çocuğun ilerleyen yıllarda kuracağı ilişkileri şekillendirdiği için oldukça önemlidir.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuğun okula gitmesi konusunda kararlı olmak gerekir </strong></p>
<p>“Güvenli bağlanma sorunu olan çocuk okulu sevmiyor değildir.” diyen Şahin, “Bu kaygının temelinde ebeveynin başına kötü bir şey gelmesi ve böylece duygusal açıdan önemli olan bu kişiden ayrılma endişesi vardır. Yeni sağlıklı ilişki deneyimleri ile güvenli bağlanma sağlanabilmektedir. Ebeveynler çocuktan gizlice ayrılmamalı, bu çocuğun endişelerini daha fazla arttır. Çocuğa kısa açıklamalar yapmak ve okula gitmesi konusunda kararlı bir tutumda olmak gerekir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Okula yönelik olumsuz düşünceler çocuğun yanında dile getirilmemeli </strong></p>
<p>Ebeveynlerin, çocukların okula uyum sağlamalarını nasıl destekleyebileceği konusuna değinen Şahin sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuğa okula gitme gerekliliği açıkça anlatılmalı ve kararlı olunmalı. Tüm aile bireyleri bu konuda aynı tarzda davranmalı. Sözel kararlılık ebeveynin davranışına da yansımalı. Tereddütlü bir bakışınız bile endişeleri arttırabilir. Eğer yetişkinlerin okula yönelik olumsuz düşünceleri var ise bunlar çocuğun yanında dile getirilmemeli. Çocuğun genel hayatında özerkliği sağlayan tutumda olmak gerekir, çocuğu aşırı kısıtlamak ve aşırı koruyucu tutumda olmak sorunu arttıracaktır. Çocuğa sorumluluklar verilmeli ve ebeveynden bağımsız olabildiği çocuğa gösterilmeli. Okula gitmesine yönelik olumsuz eleştiri, tehdit, rüşvet gibi yöntemler kesinlikle tercih edilmemeli.”</p>
<p><strong>Ayrılma kaygısı, çocuğun akademik performansını etkileyebilir</strong></p>
<p>Ayrılma kaygısının çocuğun akademik performansını etkileyebileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, “Ayrılma kaygısı sebebiyle yapılan devamsızlık, okuldan hastalık gibi bahanelerle erken alınma isteği, gereksiz doktor raporları ile ailenin sorunun sürmesine katkıda bulunması gibi sebepler akademik performansta düşüşe neden olur. Yapılması gereken okul ile iş birliği kurarak çocuğun bir an önce okula dönmesini sağlamaktır.” dedi. </p>
<p>Çocukların okula devam etmelerini teşvik edebilmek için ailelerin çocukla sağlıklı bir iletişim kurması gerektiğini belirten Şahin, “Bu durumun geçici olduğu ve aile desteği ile üstesinden birlikte gelineceği söylenerek çocuğa umut aşılanmalı. Okul arkadaşları ile yakınlaşması için dışarıda zaman geçirmesine fırsat sağlanmalı. Çocuğu destekleyerek cesaretlendirecek öğretmenleri ile olumlu ilişkiler geliştirmesi sağlanmalı. Sabah rutini oluşturarak çocukla birlikte kahvaltı yapmak, okula hazırlanmak süreci kolaylaştırabilir. Ancak sonuç alınamayan durumlarda uzman desteğine başvurmak gerekir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yetişkinlerin de stresle başa çıkmayı öğrenmesi gerekir </strong></p>
<p>Okula gitmekte direnç gösteren çocukların aile düzeni ile ilgili sorunların da söz konusu olabileceğine vurgu yapan Şahin sözlerini şöyle tamamladı: “Aile bireylerinin geç saatlerde yatıp uyanması, uyku öncesinde veya çocuk uyandığında stresli bir ev ortamının olması, ebeveynlerin çoğunlukla öfkeli, mutsuz, yorgun yüz ifadeleri ile olması çocuğa yansıyabiliyor. Bu sebeple aile dinamiğinin düzenlenmesi, yetişkinlerin stresle başa çıkma yöntemlerini öğrenmesi gerekir. Bu gibi durumlarda uzman desteği almak gerekir. Terapide yetişkinin kaygılı düşünceleri ele alınmalı ve alternatif çözüm yöntemleri geliştirmesi sağlanmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynler-cocuktan-gizlice-ayrilmamali-403402">Ebeveynler Çocuktan Gizlice Ayrılmamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Özbaran, &#8220;Ebeveynler karneye değil eğitim sürecine odaklanmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ozbaran-ebeveynler-karneye-degil-egitim-surecine-odaklanmali-385439</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jun 2023 11:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[karneye]]></category>
		<category><![CDATA[odaklanmalı]]></category>
		<category><![CDATA[özbaran]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sürecine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okullarda eğitim-öğretim yılının son bulmasıyla birlikte hem velileri hem de öğrencileri karne heyecanı sardı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ozbaran-ebeveynler-karneye-degil-egitim-surecine-odaklanmali-385439">Prof. Dr. Özbaran, &#8220;Ebeveynler karneye değil eğitim sürecine odaklanmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Okullarda eğitim-öğretim yılının son bulmasıyla birlikte hem velileri hem de öğrencileri karne heyecanı sardı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Burcu Özbaran, karne alan çocuklara yaklaşım konusunda velilere önemli tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Özbaran, “Karnenin, sadece bir sonuç belgesi olduğu unutulmamalıdır. Önemli olan çocuğun akademik gelişim sürecini en başında dikkatli şekilde takip ederek, sorunlara zamanında önlem almaktır” diye konuştu.</p>
<p>Bilinçli ailelerin, çocuklarının karneleri hakkında hâlihazırda fikir sahibi olduklarını söyleyen Prof. Dr. Özbaran, “Karne, tüm yıl boyunca çalışan, okula giden, sınavlara girmiş bir çocuğa verilen sene sonu belgesi gibi düşünülmelidir. Çocuğun davranışsal, akademik ve sosyal gelişimini takip eden aileler, hâlihazırda çocuğunun karnesinin nasıl geleceğini az çok bilirler. Bu sebeple sadece sene sonunda verilen karneyi görüp çocuğa tepki vermek yerine çocuğun akademik yaşantısını etkileyen faktörleri takip etmek daha yararlı olacaktır. Karnesi zayıf olan çocuğu, son dönemde sadece karneyle değerlendirmektense yıl içinde destekleyerek eksiklerinin giderilmesini sağlamak, koruyucu ruh sağlığı açısından önlemler almak gerekir. Onur kırıcı sözler, fiziksel şiddet gibi yollara başvurmak hiç uygun değildir. Karne bir sonuçtur, dolayısıyla karneye değil çocuğun akademik gelişim sürecine odaklanmak gerekir” dedi.</p>
<p>“Ödüller abartılmamalı”</p>
<p>Başarılı çocukların sözlü olarak onore edilmesinin başlı başına bir ödül olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özbaran, “İyi bir karneye sahip olan çocuklara somut ödüllerden ziyade, sözlü olarak memnuniyet ifade etmek, gurur duyulduğunu dile getirmek özgüveni de destekleyici olacaktır. Karnenin kötü gelmesi, çocuklar için hâlihazırda bir ceza gibidir. Bu yüzden çocuğun, aileden kötü karne sebebiyle ekstra bir cezaya tabi tutulması desteklediğimiz bir durum değil. Önemli olan, yıl genelindeki sürece odaklanmaktır. Aynı şekilde karnesi iyi olan çocuğu da abartılı bir şekilde ödüllendirmek o çocuğun hedeflerine akademik başarı için değil, ödül için odaklanmasına neden olacaktır. Bizim istediğimiz, çocuğun ödülden ziyade kendi kişisel gelişimi için iyi bir karne getirmeye çalışması, sene içindeki akademik hedeflerine kendisi için ulaşmaya çalışmasıdır. Özetle, iyi karne çocuk için başlı başına bir ödül niteliğindedir. Karnenin ardından yaz mevsiminde yapılacak kültürel, sportif faaliyetlere odaklanmak, çocuğu kitap okumaya teşvik ederek, gelişiminin desteklenmesi yararlı olacaktır. Bu dönemde çocukları dijital bağımlılıktan ve ekranlardan olabildiğince uzak tutmak da son derece önemlidir” dedi.</p>
<p>“Psikolojik sorunlar erken dönemde teşhis edilebilir”</p>
<p>Psikiyatrik rahatsızlıkların, çocukların eğitim hayatlarını olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Özbaran, “Çocuğun akademik hayatı, en başından itibaren ebeveynler tarafından dikkatlice gözlenmelidir. Sorunlara, en başından müdahale etmek, ileride doğacak daha ciddi sorunları önler. Çocukların derslerinden uzaklaşması, ekran bağımlılıklarının artması gibi etkenler dikkat bozukluğunun belirtileri olabilir. Aileler bu durumlarda koruyucu ruh sağlığı adına bir çocuk psikiyatrisiyle iletişime geçmelidir. İleride büyüyecek sorunlar için erken dönemde önlem almak hem aile için hem de çocuk için çok daha kolay olacaktır. Dikkat bozukluğu, özgül öğrenme bozukluğu, kaygı bozukluğu, anksiyete, depresyon, otizm spektrum bozukluğu gibi çocukların gelişimini sekteye uğratacak rahatsızlıkların erken teşhis ve tedavi edilebileceğini ve bu şekilde olumsuz etkilerin hayatı etkilemeden müdahale edilebileceğini bilmek gerekir. Kısaca ailelerin, çocuklarının sosyal hayatlarındaki en küçük dalgalanmaları bile yakından takip ederek sorunların devamı halinde mutlaka bir çocuk psikiyatrisinden destek almaları elzemdir. Çünkü çocukların beyinleri henüz tam eriskin seviyesinde olgunlaşmadığı için psikiyatrik hastalıklar çocukların gelişimlerini bozarak tüm hayatlarını olumsuz etkilemektedir” diye konuştu.</p>
<p>Koruyucu ruh sağlığı önlemlerinden bahseden Prof. Dr. Özbaran, “Koruyucu ruh sağlığı önlemlerinin başında; çocuğun kitap okumaya yönlendirilmesi, spor ve sanata yönelik hobilere teşvik edilmesi, hayattaki tek hedefinin sadece karnede iyi notlar olmadığının anlatılması, iyi bir insan olmak, yardımlaşmayı bilmek gibi sosyal becerilerinin geliştirilmesi gelmektedir. Çocuklar sadece sıkıntılı olduğu alanlarla tanımlanmamalıdır. İyi olduğu alanların desteklenmesi yararlı olacaktır. Çocukların yetenekleri, sadece karne notlarıyla yargılanmamalıdır” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-ozbaran-ebeveynler-karneye-degil-egitim-surecine-odaklanmali-385439">Prof. Dr. Özbaran, &#8220;Ebeveynler karneye değil eğitim sürecine odaklanmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların diş bakımında ebeveynler istikrarlı olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-dis-bakiminda-ebeveynler-istikrarli-olmali-384343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 13:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bakımında]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[istikrarlı]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uzmanlar çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde süt dişlerinin beslenme kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-dis-bakiminda-ebeveynler-istikrarli-olmali-384343">Çocukların diş bakımında ebeveynler istikrarlı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzmanlar çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde süt dişlerinin beslenme kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Çocuklara diş fırçalamanın öneminin anlatılması gerektiğini belirten Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, diş fırçalamadan kaçınan çocuklar konusunda ebeveynlerin istikrarlı olması gerektiğini vurguluyor. Şeker içeriği yüksek yiyecekler tüketmemenin yanında düzenli diş kontrollerinin yapılması gerektiğinin altını çizen Koçan, çürüklerin ilerlemesinin tedaviyi zorlaştırabileceğini söylüyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuk diş hekimliğinde koruyucu yaklaşımların önemine dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Büyüme ve gelişme dönemlerinde süt dişleri beslenme kadar önemli </strong></p>
<p>Çocuklarda diş bakımı konusunda ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğüne dikkat çekerek sözlerine başlayan Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çocuklar henüz kendi ağız ve diş bakımını yapabilecek düzeyde değillerdir.” dedi.</p>
<p>Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde süt dişlerinin beslenme kadar önemli olduğuna vurgu yapan Koçan, “Çocukların konuşmayı öğrendikleri dönemde özellikle ön dişler bazı seslerin çıkartılmasında önemlidir. Bu dişlerin korunması çocukların genel sağlığı açısından ve daimi dişlerin korunması için de gereklidir. Daimi dişler doğal yer tutucu işlevi görürler ve süt dişlerinin erken kaybedildiği durumlarda daimi dişlerin sürmesinde bir takım problemler ortaya çıkabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocukların diş bakımında ebeveynlerin istikrarlı olması gerekir</strong></p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarına günde 2 kez diş fırçalanması gerektiğini anlatmalarının önemli olduğunu belirten Koçan, “Çocuğun yaş aralığına göre diş fırçası ve macun seçimi önemli. Ancak diş fırçalamanın düzenli bir şekilde yapılması daha da önemli bir husus. Çocuklar başlangıçta diş fırçalatmak istemeyip bu durumdan kaçabilir. Ebeveynlerin bu konuda istikrarlı olması durumunda her çocuk bu sürece uyum sağlar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Düzenli diş kontrolünün yapılması önemli </strong></p>
<p>Beslenmenin diş çürüklerindeki etkisinin oldukça büyük olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çikolata, şekerleme, cips, kraker ve diğer karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durulması gerekiyor. Bu tür yiyeceklerin çürük oluşturma ihtimali yüksektir. Bu nedenle bu tip yiyeceklerin olabildiğince sınırlandırılması çocuğun diş sağlığı açısından önemli.” dedi</p>
<p>Beslenmenin dışında ise düzenli diş kontrollerin yapılmasının önemli olduğuna dikkat çeken Koçan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çürükler ilk zamanlarda çok anlaşılamayabilir ve bir ebeveyn bu durumu anlayamayabilir. Ağrı ortaya çıkması ve çürüğün görünür hale gelmesinden sonra tedavinin biraz daha zorlaşacağı söylenebilir. Özellikle küçük çocuklar için bu durum daha da zorlaşabilir, fakat tedavi etmek mümkündür.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-dis-bakiminda-ebeveynler-istikrarli-olmali-384343">Çocukların diş bakımında ebeveynler istikrarlı olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Burhan Pektaş: &#8220;Ebeveynler Dark Web&#8217;den çocuklarını korunmak için önlem almalılar&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-burhan-pektas-ebeveynler-dark-webden-cocuklarini-korunmak-icin-onlem-almalilar-379177</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:28:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[burhan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarını]]></category>
		<category><![CDATA[dark]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[pektaş]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[webden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Burhan Pektaş: “Dark Web’i yasalara uygun şekilde kullanmak kullanıcıya bağlı.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-burhan-pektas-ebeveynler-dark-webden-cocuklarini-korunmak-icin-onlem-almalilar-379177">Prof. Dr. Burhan Pektaş: &#8220;Ebeveynler Dark Web&#8217;den çocuklarını korunmak için önlem almalılar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yalnızca özel bir web tarayıcısı ile erişilebilen gizli internet siteleri topluluğu Dark Web, son dönemde oldukça gündemde. Dark Web’e girenlerin karşılarına çıkan içeriklere hazır olması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, internetin bu tarafında görülebilecek şeylerin yüzde 95’inin yasal olmadığını söyledi. Yasal olan kısımların da bulunması nedeniyle Dark Web’e girmenin yasak olmadığını belirten Pektaş, Dark Web’i yasalara uygun şekilde kullanmanın kişiye bağlı olduğunu kaydetti. Pektaş, çocuklara olan zararları ve nasıl korunmaları gerektiği konusunda da uyarılarda bulundu. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoinformatik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, internetin karanlık yüzü “Dark Web” hakkında önemli açıklamalarda bulundu. </p>
<p><strong>Dark Web internet etkinliğini anonim ve gizli tutmak için kullanılıyor</strong></p>
<p>Yalnızca özel bir web tarayıcısı ile erişilebilen gizli internet siteleri topluluğu Dark Web’in İnternet etkinliğini anonim ve gizli tutmak için kullanıldığını söyleyen Prof. Dr Burhan Pektaş, “Bu gizlilik hem yasal hem de yasa dışı uygulamalar için yararlıdır. İnsanların kimliklerini ve konumlarını diğer insanlardan ve kanun uygulayıcılardan gizlemesine izin veren internetin bir parçasıdır. Bunun sonucu olarak, çalınan kişisel bilgileri satmak için kullanılabilir. Dark Web’e erişmek için, Google arama veya Safari gibi tarayıcıları kullanılamaz.” dedi.  </p>
<p><strong>Dark Web’e girdiğinizde karşınıza çıkan içeriklere hazır olmanız gerekir</strong></p>
<p>Pektaş, Dark Web’e girmenin yasak olmadığını belirterek sakıncalı durumları şu şekilde tarif etti: “Dark Web’in içinde yasal olmayan adreslere yönlendirilebilirsiniz. Eğer ki yanlış bir adrese girerseniz ya da size internet üzerinden bir davetiye gönderilirse ve bu adreslerde herhangi bir aktivite içinde bulunursanız suçlu duruma düşebilirsiniz. Dark Web’e girdiğinizde karşınıza çıkan içeriklere hazır olmanız, internetin bu tarafında görebileceğiniz şeylerin %95’inin yasal olmadığını bilmeniz gerekir. Birçok şey yasal değil fakat yasal olan kısımlar da olduğu için Dark Web’e girmeniz yasak değildir. Dark Web’i yasalara uygun şekilde kullanmak kullanıcıya bağlıdır.”</p>
<p><strong>Daha çok gençler ve orta yaş tercih ediyor!</strong></p>
<p>Dark Web’in çoğunlukla kaçakçılık ve veri ihlalleri gibi yasadışı faaliyetlerle ilişkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Devlet kurumları da Dark Web’i, sınıflandırılmış bilgilerin paylaşımı ve diğer olumlu aktivitelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanır. Bu açıdan bakıldığında Dark Web’in kişileri suça teşvik ettiğini söylemek doğru olmaz. Zira sigara satışı insanları ne kadar sigara alışkanlığına teşvik ediyorsa Dark Web’in de kişileri suça o derece teşvik ettiği söylenebilir. Kullanmak yasak olmadığı için her yaş grubundan kullanıcılar Dark Web’i kullanabilir. Diğer taraftan kullanılan yazılımın şifreli bir bağlantı kullanması sebebiyle kullanıcı grupları ile ilgili bir istatistik vermek zor olmakla birlikte çoğunlukla gençler ve orta yaş grubu kişilerin tercih ettiği söylenebilir.” dedi. </p>
<p><strong>Dark Web çocuklara kesinlikle zarar verir </strong></p>
<p>Dark Web tarafından çocukların kötü niyetli kişilerin eline düşebileceğine dikkat çeken Prof. Pektaş,  “Dark Web çocuklara kesinlikle zarar verir. Bu nedenle ebeveynlerin Dark Web’den çocuklarını korunmak için bazı önlemler almaları gerekir. Bu önlemler ne kadar basit görünse de bir o kadar efektiftir.  Elbette en başta geleni güvenlik uygulamalarıdır.” diyerek sözlerini şu tavsiyelerle tamamladı: </p>
<p>&#8211; Dark Web’e giriş yapılabilen tarayıcıları kullanılmasını engelleyin! </p>
<p>&#8211; Güvenlik protokolleri hakkında çocuklarınızı bilgilendirin! </p>
<p>&#8211; Çocuklarınızın hassas verilere ulaşmasını sınırlayın! </p>
<p>&#8211; Bilgisayarlarınızda, antivirüs yazılımları kullanmaya özen gösterin! </p>
<p>&#8211; Güvenlik önlemlerinizi artırın ve siber güvenlik uygulamaları kullanın! </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-burhan-pektas-ebeveynler-dark-webden-cocuklarini-korunmak-icin-onlem-almalilar-379177">Prof. Dr. Burhan Pektaş: &#8220;Ebeveynler Dark Web&#8217;den çocuklarını korunmak için önlem almalılar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Burhan Pektaş: &#8220;Ebeveynler Dark Web&#8217;den çocuklarını korunmak için önlem almalılar&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-burhan-pektas-ebeveynler-dark-webden-cocuklarini-korunmak-icin-onlem-almalilar-2-379176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:28:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[burhan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarını]]></category>
		<category><![CDATA[dark]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[önlem]]></category>
		<category><![CDATA[pektaş]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[webden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=379176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Burhan Pektaş: “Dark Web’i yasalara uygun şekilde kullanmak kullanıcıya bağlı.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-burhan-pektas-ebeveynler-dark-webden-cocuklarini-korunmak-icin-onlem-almalilar-2-379176">Prof. Dr. Burhan Pektaş: &#8220;Ebeveynler Dark Web&#8217;den çocuklarını korunmak için önlem almalılar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yalnızca özel bir web tarayıcısı ile erişilebilen gizli internet siteleri topluluğu Dark Web, son dönemde oldukça gündemde. Dark Web’e girenlerin karşılarına çıkan içeriklere hazır olması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, internetin bu tarafında görülebilecek şeylerin yüzde 95’inin yasal olmadığını söyledi. Yasal olan kısımların da bulunması nedeniyle Dark Web’e girmenin yasak olmadığını belirten Pektaş, Dark Web’i yasalara uygun şekilde kullanmanın kişiye bağlı olduğunu kaydetti. Pektaş, çocuklara olan zararları ve nasıl korunmaları gerektiği konusunda da uyarılarda bulundu. </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoinformatik Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, internetin karanlık yüzü “Dark Web” hakkında önemli açıklamalarda bulundu. </p>
<p><strong>Dark Web internet etkinliğini anonim ve gizli tutmak için kullanılıyor</strong></p>
<p>Yalnızca özel bir web tarayıcısı ile erişilebilen gizli internet siteleri topluluğu Dark Web’in İnternet etkinliğini anonim ve gizli tutmak için kullanıldığını söyleyen Prof. Dr Burhan Pektaş, “Bu gizlilik hem yasal hem de yasa dışı uygulamalar için yararlıdır. İnsanların kimliklerini ve konumlarını diğer insanlardan ve kanun uygulayıcılardan gizlemesine izin veren internetin bir parçasıdır. Bunun sonucu olarak, çalınan kişisel bilgileri satmak için kullanılabilir. Dark Web’e erişmek için, Google arama veya Safari gibi tarayıcıları kullanılamaz.” dedi.  </p>
<p><strong>Dark Web’e girdiğinizde karşınıza çıkan içeriklere hazır olmanız gerekir</strong></p>
<p>Pektaş, Dark Web’e girmenin yasak olmadığını belirterek sakıncalı durumları şu şekilde tarif etti: “Dark Web’in içinde yasal olmayan adreslere yönlendirilebilirsiniz. Eğer ki yanlış bir adrese girerseniz ya da size internet üzerinden bir davetiye gönderilirse ve bu adreslerde herhangi bir aktivite içinde bulunursanız suçlu duruma düşebilirsiniz. Dark Web’e girdiğinizde karşınıza çıkan içeriklere hazır olmanız, internetin bu tarafında görebileceğiniz şeylerin %95’inin yasal olmadığını bilmeniz gerekir. Birçok şey yasal değil fakat yasal olan kısımlar da olduğu için Dark Web’e girmeniz yasak değildir. Dark Web’i yasalara uygun şekilde kullanmak kullanıcıya bağlıdır.”</p>
<p><strong>Daha çok gençler ve orta yaş tercih ediyor!</strong></p>
<p>Dark Web’in çoğunlukla kaçakçılık ve veri ihlalleri gibi yasadışı faaliyetlerle ilişkili olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Devlet kurumları da Dark Web’i, sınıflandırılmış bilgilerin paylaşımı ve diğer olumlu aktivitelerin gerçekleştirilmesi amacıyla kullanır. Bu açıdan bakıldığında Dark Web’in kişileri suça teşvik ettiğini söylemek doğru olmaz. Zira sigara satışı insanları ne kadar sigara alışkanlığına teşvik ediyorsa Dark Web’in de kişileri suça o derece teşvik ettiği söylenebilir. Kullanmak yasak olmadığı için her yaş grubundan kullanıcılar Dark Web’i kullanabilir. Diğer taraftan kullanılan yazılımın şifreli bir bağlantı kullanması sebebiyle kullanıcı grupları ile ilgili bir istatistik vermek zor olmakla birlikte çoğunlukla gençler ve orta yaş grubu kişilerin tercih ettiği söylenebilir.” dedi. </p>
<p><strong>Dark Web çocuklara kesinlikle zarar verir </strong></p>
<p>Dark Web tarafından çocukların kötü niyetli kişilerin eline düşebileceğine dikkat çeken Prof. Pektaş,  “Dark Web çocuklara kesinlikle zarar verir. Bu nedenle ebeveynlerin Dark Web’den çocuklarını korunmak için bazı önlemler almaları gerekir. Bu önlemler ne kadar basit görünse de bir o kadar efektiftir.  Elbette en başta geleni güvenlik uygulamalarıdır.” diyerek sözlerini şu tavsiyelerle tamamladı: </p>
<p>&#8211; Dark Web’e giriş yapılabilen tarayıcıları kullanılmasını engelleyin! </p>
<p>&#8211; Güvenlik protokolleri hakkında çocuklarınızı bilgilendirin! </p>
<p>&#8211; Çocuklarınızın hassas verilere ulaşmasını sınırlayın! </p>
<p>&#8211; Bilgisayarlarınızda, antivirüs yazılımları kullanmaya özen gösterin! </p>
<p>&#8211; Güvenlik önlemlerinizi artırın ve siber güvenlik uygulamaları kullanın! </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-burhan-pektas-ebeveynler-dark-webden-cocuklarini-korunmak-icin-onlem-almalilar-2-379176">Prof. Dr. Burhan Pektaş: &#8220;Ebeveynler Dark Web&#8217;den çocuklarını korunmak için önlem almalılar&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hep daha fazlasını isteyen çocuklara ebeveynler nasıl yaklaşmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hep-daha-fazlasini-isteyen-cocuklara-ebeveynler-nasil-yaklasmali-363946</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 10:54:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[fazlasını]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[isteyen]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363946</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların bazen ihtiyaçlarından daha fazlasını talep etmeleri 3.5 yaş öncesinde normal karşılanabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hep-daha-fazlasini-isteyen-cocuklara-ebeveynler-nasil-yaklasmali-363946">Hep daha fazlasını isteyen çocuklara ebeveynler nasıl yaklaşmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların bazen ihtiyaçlarından daha fazlasını talep etmeleri 3.5 yaş öncesinde normal karşılanabiliyor. </strong></p>
<p><strong>Ancak 3.5 yaş sonrasında elindekilerle yetinmemesi ve isteklerinin devam etmesinin duygusal açlık halinden kaynaklanabildiğini belirten uzmanlar, ebeveynlerin çoğu zaman refleks olarak da olsa çocuklarının isteklerine karşı gelemediklerini ifade ediyor. </strong></p>
<p><strong>Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, çocukların isteklerini geçiştirmenin de çözüm sağlamadığını vurgulayarak ebeveynlere çocukların ihtiyaçlarını dinleyerek gerektiği durumlarda tutarlı bir şekilde ‘Evet’ veya ‘Hayır’ şeklinde karşılık verilmesini tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, her zaman daha fazlasını isteyen çocukların hangi sebeplerle bu şekilde davranış gösterdiğine değindi ve ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu. </p>
<p><strong>İstekler duygusal açlıktan kaynaklanıyor olabilir</strong></p>
<p>Herkesin aslında belirli ihtiyaçlara sahip olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Bu ihtiyaçları giderebilmek için belirli bir düzeyde olduğu takdirde istekler ve beklentiler çevremiz tarafından normal karşılanır. Ama çocuklar bazen ihtiyaçlarından daha fazlasını talep ederler. Bunun altında yatan en önemli sebep onların duygusal açlıklarını yatıştırma istekleridir. 3,5 yaş öncesi dönemde bu tutumları gayet normal karşılanabilir, bu dönemde benmerkezci olabilirler. Bu yaştan sonra eğer bir çocuk hala ihtiyacından fazlasını istiyor, elindekilerle yetinemiyorsa bu isteklerinin altında bir duygusal açlık hali yatıyor olabilir” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklar onaylanma ihtiyacı duyuyor</strong></p>
<p>Çocuklarda onaylanma ihtiyacı, ruhunu doyurma çabası ve bir beğenilme isteğinin var olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Bu duygusal ihtiyaçlar birçok sebepten kaynaklanabilir. Örneğin ebeveynlerin çocukla çok az zaman geçirmesi, geç saatlere kadar çalışmaları çocuğun isteme davranışının altında yatan sebep olabilir. Oyuncakçıların önünde kendilerini yerlere atıp ağlayan çocuklar, bir dolap oyuncağa sahip olmasına rağmen yine de başka oyuncaklar isteyen çocuklar hepimizin şahit olduğu bir tablodur. Bu durumu bir tehlike işareti olarak görmemiz gerekiyor çünkü ergenliğe geçişle birlikte bu işaretin şiddeti büyümeye başlıyor. Bu çocuklar kendi değerlerini giydiği marka kıyafetlerle ve sahip olduklarıyla ortaya koymaya başlıyorlar” diye konuştu.</p>
<p><strong>Hayır’ı öğrenemeyen çocuklar sorun yaşıyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, çocukların çevresindeki insanları da kim olduklarıyla değil, nelere sahip olduklarıyla değerlendirmeye ve yargılamaya başladıklarını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“Bu durum sürekli isteyen, karşılığında her istediği gerçekleşen ve bu konuda sınır konulamayan çocukların mutsuzluk, doyumsuzluk, kendini yeterli hissedememe ve benmerkezci bir şekilde büyümelerine neden oluyor. Yetişkin olduklarında yetersizlik hissediyorlar, dışarıdan gelen herhangi bir sınır koymaya, herhangi bir kural koymaya tepkileri, eleştiriye karşı bir hassasiyetleri oluyor. Hayır’ı öğrenemeyen çocuklar ne yazık ki hem okulda akademik yaşantıda hem de iş yaşantısında çeşitli sorunlar yaşayabiliyorlar. Aynı şekilde toplumsal yaşamın kurallarına da uymakta zorluk çekiyorlar. Sürekli kendi ihtiyaçlarına dönük yaşayan çocuklar başkalarının ihtiyaçlarını da görmezden gelebiliyorlar. Bu durum çocuğun yetişkinlikte eşiyle ilişkisini de doğrudan etkileyebiliyor.”</p>
<p><strong>Az ile yetinemez oluyorlar</strong></p>
<p>Ebeveynlerin refleks olarak da olsa çocuklarının isteklerine karşı gelemediklerine sıklıkla rastlandığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Bunun altında 2 temel sebep var. Bunlardan biri ‘aman çocuğum hiçbir şeyden eksik kalmasın’ düşüncesidir. Bu düşünceyle çocuklara bir şeyler alarak onları mutlu ettiğimizi zannediyoruz fakat aslında onlar duygusal olarak bir şeylerden eksik kalmıyor. Tam tersi bazı yerlerde yaralar oluşturuyoruz. İkinci sebep ise ebeveynlerin kendi çocukluklarında sahip olamadıklarına evlatlarının sahip olmasını istemeleridir. ‘Bana alınmadı ona alınsın, benim olmadı onun olsun’ düşüncesi oluyor. Bu temelde iyi niyetli bir yaklaşımdır fakat aslında yapılan şey, bir yetişkin olarak ebeveynlerin kendi ihtiyaçlarını çocukları üzerinden gidermeye çalışmasıdır. Bu sebeple çocuklar daha çok istemeye başlıyor, az ile yetinemez oluyorlar. Sorunlarını kendi başlarına çözemez hale geliyorlar” dedi.</p>
<p><strong>İsteklerini geçiştirmek çözüm sağlamaz</strong></p>
<p>Yaş ilerledikçe ihtiyaçların boyutunun hem maddi hem manevi olarak artacağını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk,  sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Ebeveyn olarak ileriyi düşünerek hareket etmeli, hayır kelimesini çocuklara öğretebilmeliyiz. Çok küçük yaşlardan itibaren neye neden hayır dediğimizi anlatmalıyız. İstediğini almamak için ‘hayır ben bunu alamam’ demek yeterli olmaz, bu yolla onun düşüncesini reddetmiş ve önemsememiş gibi görünürüz. Ayrıca geçiştirmek de bir çözüm sağlamaz. Çocuğu dinlemek ve istediği şeye neden ihtiyacı olduğunu sormak gerekir. Çocuğa istediklerini hemen almak yerine belirli bir süre tanımak önemlidir. Bu sürenin sonunda bazen çocuğun hevesi geçmiş, isteği kırılmış olabilir. Bu durumda tutarlı olmamız ve ebeveynler olarak da ortak bir tutum sergilememiz gerekiyor. Önce ‘hayır’ sonra ‘evet’ dersek hayır yanıtı bir işe yaramayacaktır.” </p>
<p><strong>Ödül ve ceza yöntemi başarılı sonuç vermiyor</strong></p>
<p>Ödül ve ceza yönteminin de çok başarılı bir yöntem olmadığının altını çizen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Burada ödül bir koşula bağlıdır. Çocuk bir konuda başarılı olduğu takdirde ödül alır, ödül alamazsa ceza almış olur. Örneğin çocuğa karnesinde yüksek notlar aldığı için değil, karne aldığı için bir hediye adı altına ödül verilmeli. Çünkü hediye içten gelen bir şeydir, ödül bir koşula bağlı olarak verilir. Ödüle alışan bir çocuğun akademik hayatında da motivasyonu başarı amaçlı değil ödül amaçlı olacaktır” dedi.</p>
<p><strong>Evdeki ebeveyn ve çocuk davranışları değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aileler genelde duygusal tepkiler üzerine uzmanlara başvuruyor. Öfke nöbetleri, ağlama krizleri, çevresine kötü söylemlerde bulunma gibi sebeplerin yaygın sebepler olduğunu söylemek mümkün. Çocuğun kendi benlik algısı nasıl, sosyal ilişkileri nasıl, aileyle ilişkileri nasıl bunlar da inceleniyor. Hemen ardından ebeveyn tutumlarına, onların yaklaşımlarına bakılıyor. ‘Evin düzeni, çocukla geçirilen vakit, çocuk evdeki söz hakkı, hangi duygusal ihtiyaçlarını çocuk nesnelerle karşılamaya çalışıyor?’ gibi kriterler değerlendiriliyor. Terapi sürecinde çocuğun bu davranışının altında hangi duygusal ihtiyaçlar yatıyor önce bunlara bakılıyor. Böylece çocuğun asıl ihtiyacı olan şey öğrenilebiliyor ve isteme davranışını makul düzeye indirmek mümkün hale geliyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hep-daha-fazlasini-isteyen-cocuklara-ebeveynler-nasil-yaklasmali-363946">Hep daha fazlasını isteyen çocuklara ebeveynler nasıl yaklaşmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
