<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ebeveyn | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveyn/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveyn</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Feb 2026 07:32:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>ebeveyn | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/ebeveyn</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Influencer Olmak İstiyorum!&#8221;: Çocuğunuzun Hayallerine Siber Güvenli Bir Şekilde Nasıl Destek Olabilirsiniz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/influencer-olmak-istiyorum-cocugunuzun-hayallerine-siber-guvenli-bir-sekilde-nasil-destek-olabilirsiniz-615802</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 07:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayallerine]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[influencer]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[stiyorum]]></category>
		<category><![CDATA[teklif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615802</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alfa Kuşağı çocuklarının %30'undan fazlası sosyal medya içerik üreticisi olmayı hedeflediklerini belirtirken; araştırmalar, 12-15 yaş aralığındaki çocukların yaklaşık %32'sinin "YouTuber" olmayı hayallerindeki meslek olarak tanımladığını gösteriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influencer-olmak-istiyorum-cocugunuzun-hayallerine-siber-guvenli-bir-sekilde-nasil-destek-olabilirsiniz-615802">&#8220;Influencer Olmak İstiyorum!&#8221;: Çocuğunuzun Hayallerine Siber Güvenli Bir Şekilde Nasıl Destek Olabilirsiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alfa Kuşağı çocuklarının %30&#8217;undan fazlası sosyal medya içerik üreticisi olmayı hedeflediklerini belirtirken; araştırmalar, 12-15 yaş aralığındaki çocukların yaklaşık %32&#8217;sinin &#8220;YouTuber&#8221; olmayı hayallerindeki meslek olarak tanımladığını gösteriyor. Birçok çocuk için dijital içerik üreticileri birer rol model teşkil ediyor ve çevrimiçi dünyada parlama arzusu henüz ergenlik öncesinde filizleniyor. Bu noktada ebeveyn katılımı sadece yardımcı bir unsur değil, kritik bir rol üstleniyor. Ebeveynler; platformların nasıl çalıştığını öğrenerek, gizlilik ve güvenlik ayarlarını çocuklarıyla birlikte yapılandırarak ve sınırlar hakkında açık diyaloglar kurarak sürece aktif dahil olduklarında; bu ortak dijital yolculuk, potansiyel riskleri birer eğitim fırsatına dönüştürüyor. Böylece çocuklar, yaratıcılıklarını güvenle keşfetme konusunda yetkinlik kazanıyor.</p>
<p><strong>1. Eleştirel değil, meraklı olun. Açık yaklaşımınız onların güvenlik ağıdır.</strong></p>
<p>Bir çocuk “YouTuber olmak istiyorum” dediğinde ebeveynlerde kaygı oluşması doğaldır. Ancak ilk refleks olarak bu isteği bastırmak yerine diyalog başlatmak daha sağlıklı bir zemin oluşturur. Çocuğun çevrimiçi içerik üretme motivasyonunu, planladığı içerik türlerini ve takip ettiği dijital eğilimleri anlamaya çalışmak süreci daha bilinçli yönetmeyi sağlar.</p>
<p>Bu yaklaşım iki açıdan önem taşır: Öncelikle çocuğun ilgi alanlarının ciddiye alındığını göstererek güven ilişkisini güçlendirir. Aynı zamanda gizlilik ayarları, içerik sınırları ve çevrimiçi görünürlükle başa çıkma gibi güvenlik başlıklarının doğal bir şekilde gündeme gelmesine imkân tanır.</p>
<p>Bu konuşmaları desteklemek amacıyla yaşa uygun kaynaklardan yararlanılabilir. Örneğin Kaspersky’nin ücretsiz olarak sunduğu Cybersecurity Alphabet adlı dijital kitap, çocuklara temel dijital hijyen kurallarını sade ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Renkli görseller ve basit anlatımı sayesinde dolandırıcılık girişimlerini tanıma, verileri koruma ve çevrimiçi ortamda güvenli kalma konularında farkındalık oluşturuyor.</p>
<p><strong>2. Hesapları Birlikte Oluşturun</strong></p>
<p>Çocuğa yalnızca bir cihaz vermek yerine hesap kurulum süreçlerinin birlikte ilerletilmesi, erken aşamada güvenlik bilinci kazandırır. İster YouTube, ister TikTok veya Instagram olsun;</p>
<ul>
<li>Gizlilik ayarlarının dikkatle yapılandırılması (gönderileri kimlerin görebileceği, yorum yapabileceği veya mesaj gönderebileceği gibi),</li>
<li>Konum etiketleme özelliğinin varsayılan olarak kapatılması,</li>
<li>Güçlü ve benzersiz şifrelerin tercih edilmesi,</li>
<li>İki faktörlü kimlik doğrulamanın (2FA) etkinleştirilmesi gibi adımlar temel koruma sağlar</li>
</ul>
<p>Bu yaklaşım yalnızca siber saldırı veya veri ifşası riskini azaltmakla kalmaz; aynı zamanda çocuğun dijital hijyen alışkanlıklarını erken yaşta kazanmasına katkı sunar.</p>
<p><strong>3. Paylaşım sınırları konusunda farkındalık oluşturun</strong></p>
<p>Çocuklar içerik üretme heyecanıyla nerede olduklarını, ne yaptıklarını ve kiminle olduklarını paylaşma eğiliminde olabilirler. Ancak dijital dünyada büyümenin bir parçası da her bilginin kamuya açık olmaması gerekir. Ev adresi, okul adı veya üniforması, tatil planları, sık gidilen mekânlar gibi bilgilerin paylaşılmasının risk oluşturabileceği açıklanmalıdır. Bu tür detaylar; fotoğraflar, konum etiketleri veya zaman damgalarıyla birleştiğinde fiziksel takibi kolaylaştırabilir. Eğlenceli içerik üretmek ile güvenlik riskleri yaratabilecek paylaşımlar arasındaki farkın somut örneklerle anlatılması, çocukların bilinçli kararlar almasını destekler.</p>
<p><strong>4. Kullanıcı Adını Düzenli Olarak Arma Motorlarında Aratın </strong></p>
<p>Çocuğunuz bir takma adla içerik paylaşmaya başladığında, çevrimiçi görünürlüğünün izlenmesi önem taşır. Bunun pratik yollarından biri, kullanılan takma adın belirli aralıklarla arama motorlarında sorgulanmasıdır. Kullanıcı adını aratarak çıkan sonuçları inceleyin: Paylaşılmaması gereken kişisel fotoğraflar, konum bilgileri veya yorumlar var mı? İçerikleri kopyalanmış mı veya birileri onun kimliğine bürünmeye mi çalışıyor?</p>
<p><strong>5. Şüpheli iş birlikleri ve dolandırıcılık teklifleri konusunda uyarın</strong></p>
<p>Görünürlüğü artan genç içerik üreticileri, çeşitli markalardan geldiği iddia edilen ücretsiz ürün, sponsorluk ya da iş birliği teklifleri alabilir. Çocuklar için bu mesajlar bir hayalin gerçekleşmesi gibi görünebilir; ancak çoğu zaman dolandırıcılık girişimidir.</p>
<p>Çocuğunuza beklenmedik her teklife temkinli yaklaşması gerektiğini anlatın. Sahte iş birliği teklifleri genellikle doğrudan mesaj veya e-posta yoluyla gelir ve kimlik bilgilerini, kişisel verileri hatta banka bilgilerini ele geçirmeyi amaçlayan oltalama (phishing) bağlantıları içerebilir. Bazı dolandırıcılar sahte hediyeler için “kargo ücreti” talep eder ya da zararlı uygulamalar yükletmeye çalışır.</p>
<p>Dikkat edilmesi gereken uyarı işaretleri şunlardır:</p>
<ul>
<li>Dil bilgisi hataları ve aşırı aciliyet içeren ifadeler (“hemen harekete geç!”)</li>
<li>Kişisel bilgi veya parola talebi</li>
<li>Şüpheli bağlantılar ve güven vermeyen web siteleri</li>
<li>Gerçek markaları taklit eden, doğrulanmamış hesaplar</li>
</ul>
<p>Küçük yaştaki çocuklar söz konusu olduğunda, tüm ticari etkileşimlerin — doğrudan mesajların incelenmesi, marka tekliflerinin değerlendirilmesi ve iş birliği taleplerine yanıt verilmesi dahil — ebeveyn gözetiminde yürütülmesi daha sağlıklı bir yaklaşım sunar.</p>
<p><strong>6. Çevrimiçi yabancılar hakkında açıkça konuşun</strong></p>
<p>Çocuğunuz kitle oluşturmaya başladıkça yalnızca hayranlar değil, manipülatif ya da uygunsuz niyetli kişiler de dikkatini çekebilir. Özellikle hayatına dair detaylar paylaşan genç içerik üreticileri için çevrimiçi istismar ve “grooming” ciddi bir risktir.</p>
<p>Çocuğunuza internette nazik görünen herkesin iyi niyetli olmayabileceğini anlatın. Grooming uygulayan kişiler genellikle destekleyici bir arkadaş gibi davranır; içerikleri över, yardım teklif eder ya da benzer ilgi alanlarına sahipmiş gibi yaklaşır. Zamanla kişisel bilgiler, özel fotoğraflar talep edebilir ya da sohbeti daha az güvenli platformlara taşımaya çalışabilir.</p>
<p>Uyarı işaretleri arasında şunlar yer alır:</p>
<ul>
<li>Yabancı bir kişinin sık ve aşırı kişisel mesajlar göndermesi</li>
</ul>
<ul>
<li>Gizlilik talebi (“ailene söyleme”)</li>
<li>Özel bilgi veya görüntü paylaşması için baskı yapılması</li>
<li>Suçluluk, aşırı övgü ya da tehdit yoluyla duygusal manipülasyon</li>
</ul>
<p>En kritik unsur ise çocuğun, herhangi bir durumda cezalandırılma korkusu yaşamadan ebeveynine başvurabileceğini bilmesidir.</p>
<p><strong>Kaspersky Gizlilik Uzmanı Anna Larkina</strong> konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “<em>Bir çocuk influencer olmak istediğinde aslında kimliğini ve yaratıcılığını ifade etmenin bir yolunu arıyordur. Yetişkinler olarak görevimiz, bu hedefi desteklerken görünürlüğün beraberinde getirdiği dijital riskleri de anlamalarını sağlamaktır. Kaspersky Safe Kids</em> <em>gibi araçlar, ebeveynlerin müdahaleci olmadan sürece dahil olmasına yardımcı olur; çocukların çevrimiçi aktivitelerine dair içgörü sunar, ekran süresini yönetmeye olanak tanır ve potansiyel tehlikelere karşı uyarı sağlar. Doğru destek ve açık iletişimle genç içerik üreticilerinin seslerini güvenliklerinden ödün vermeden duyurmalarına yardımcı olabiliriz.”</em></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/influencer-olmak-istiyorum-cocugunuzun-hayallerine-siber-guvenli-bir-sekilde-nasil-destek-olabilirsiniz-615802">&#8220;Influencer Olmak İstiyorum!&#8221;: Çocuğunuzun Hayallerine Siber Güvenli Bir Şekilde Nasıl Destek Olabilirsiniz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çeşme Belediyesi&#8217;nden ebeveynlere destekleyici atölye</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ebeveynlere-destekleyici-atolye-615631</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[destekleyici]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynlere]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, ailelerin ebeveynlik sürecinde güçlenmesini desteklemek amacıyla Ebeveyn Atölyesi düzenliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ebeveynlere-destekleyici-atolye-615631">Çeşme Belediyesi&#8217;nden ebeveynlere destekleyici atölye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşme Belediyesi, ailelerin ebeveynlik sürecinde güçlenmesini desteklemek amacıyla Ebeveyn Atölyesi düzenliyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilecek atölye, 27 Şubat 2026 Cuma günü saat 11.00–12.30 arasında Yuvamız Çeşme Reisdere Çocuk Etkinlik Merkezi’nde yapılacak.</p>
<p>Atölyede; okul öncesi dönemin önemi, aile içi iletişim, ebeveyn tutumları, oyunda ebeveynin rolü, ebeveynlikte rol dağılımı ve “yeterince iyi ebeveyn” olabilme gibi başlıklar ele alınacak. Katılımcıların deneyim paylaşımına da olanak tanıyacak buluşmada, ebeveynliğe dair güncel yaklaşımlar birlikte değerlendirilecek.</p>
<p>Çocuk Gelişimci ve Aile Danışmanı Esra Yıldız’ın rehberliğinde gerçekleştirilecek etkinlik, ebeveynlerin çocuklarıyla kurdukları ilişkiyi güçlendirmeyi ve sağlıklı gelişimi desteklemeyi hedefliyor.</p>
<p>Çeşme Belediyesi yetkilileri, atölyenin ailelerin günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunlara çözüm üretme ve ebeveynlik becerilerini geliştirme açısından önemli bir paylaşım alanı sunduğunu belirtti. </p>
<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, ebeveynliğin öğrenilen ve birlikte güçlenen bir yolculuk olduğuna dikkat çekerek, “Çocuklarımızın sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi; ebeveynlerin desteklenmesiyle mümkün. Bu atölyelerle ailelerin yalnız olmadığını hissettirmek, paylaşarak güçlenmelerine alan açmak istiyoruz. Çeşme’de çocukları merkeze alan, aileleri kapsayan sosyal destek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Ebeveyn Atölyesine katılmak isteyenler, detaylı bilgi ve başvuru için Çeşme Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünün 0 (232) 750 07 50 / 2710 numaralı telefonlarından iletişime geçebilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cesme-belediyesinden-ebeveynlere-destekleyici-atolye-615631">Çeşme Belediyesi&#8217;nden ebeveynlere destekleyici atölye</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Sporcu Ailelerine Yol Gösteren Panel</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-sporcu-ailelerine-yol-gosteren-panel-613229</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 13:08:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ailelerin]]></category>
		<category><![CDATA[ailelerine]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gösteren]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmangazi Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Osmangazi Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613229</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimini önceleyen çalışmalar gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Sporcu Ebeveyni Olmak’ panelinde, uzmanlar tarafından sporcu ve ailelerine önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-sporcu-ailelerine-yol-gosteren-panel-613229">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Sporcu Ailelerine Yol Gösteren Panel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimini önceleyen çalışmalar gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Sporcu Ebeveyni Olmak’ panelinde, uzmanlar tarafından sporcu ve ailelerine önemli bilgilendirmelerde bulundu.</p>
<p>Sporu küçük yaşlarda hayatın bir parçası haline getirmeyi ve bu süreçteki faaliyetlerde çocukların sağlıklı ve özgüvenli yetişmesini amaçlayan Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle ‘Sporcu Ebeveyni Olmak’ panelini düzenledi. Altınova Spor Tesisleri’nde Türkiye Spor Yazarları Derneği Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi’nin moderatörlüğünde gerçekleşen panelde Türk Milli Takımı’nın ve Bursaspor’un efsane kaptanı Sedat Özden ile Bursaspor’un efsane kaptanı ve Osmangazi Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Adnan Örnek’in yanı sıra, Uzman Gelişim Psikoloğu Yaren Evinç ve Diyetisyen Ceren Evinç, sporcunun gelişiminde ailelerin desteğinin önemine vurgu yapan konuşmalar gerçekleştirdi.</p>
<p><b>“Ailelerin Çok Büyük Vazifeleri Var”</b></p>
<p>Sporda ebeveynlerin, sporcunun gelişiminde büyük öneme sahip olduğunu ve antrenörlerin de bu noktada rol oynadığını belirten Sedat Özden, “Çocuklarımız toplumda her zaman efendiliği, kişiliği, birbirine saygı duymayı öğrenirken ailelerin çok büyük vazifeleri var. Çocukların beslenmesi, sağlığıyla ilgilenilmesi, gelişimini antrenörleriyle araştırmaları ve daha eksik yönlerini öğrenmeleri gerekiyor. Ailelerin çok büyük sorumluluğu var.” diye konuştu. Sporcu geçmişiyle öne çıkan ve adını efsaneler arasına yazdıran bir diğer isim Adnan Örnek de, “Ailelerin psikolojik açıdan desteklemesi, sporcuların beslenmeleri, neyi bilinçli yapmaları gerektiği, sürecin nasıl götürülmesi gerektiği, nerede çocuğun yanında olmaları, bunlar aslında çok komplike bir durum. Amacımız bu seminer ile beraber hem aileleri bilgilendirmek, hem de çocuklara bir yol açmak. Eski birer sporcu olarak bu bizim en önemli görevlerimizden bir tanesi. Sporcu gelişiminde en büyük rol ailenin. Çocuklara ve ailelere bu noktada ipucu verebilirsek, neyi nerede yapacaklar, nerede duracaklar bu bile yeterlidir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“Güvenli İklim Sağlamakta Aile Çok Destekleyici Bir Rol Oynuyor”</b></p>
<p>Uzman Gelişim Psikoloğu Yaren Evinç de gerçekleştirdiği sunumda, sporun sadece kas gücünün önemli olduğu bir olmadığını vurgulayarak, “Sporda zihinsel dayanıklılık da çok önemli. Bu noktada ailenin görevi devreye giriyor, bunu sürdürülebilir kılmak, güvenli iklim sağlamakta da aile çok destekleyici bir rol oynuyor. Gelişimi sağlayabilmek için sporcuları erken yaşta başlatmak önemli çünkü erken yaşta başladıkları zaman motor becerileri daha çabuk gelişiyor, hem de iç disiplin ve sorumluluk alma kapasiteleri çocukluktan ergenliğe daha çok oturmuş oluyor.” şeklinde konuştu. Diyetisyen Yaren Evinç de yaptığı konuşmada şunları kaydetti;</p>
<p>“Öncelikle beslenme çok önemli, ancak beslenmeden önce her çocuğun bireysel olduğunu, kişiye özgü beslenme planının olması gerektiğini unutmamak gerekiyor. Örneğin iki çocuğu kıyaslayıp, onların ihtiyaçlarını karşılaştırmak yerine onların yeterli beslenmelerini ve özellikle antrenman günlerinde antrenmandan önce ve sonra doğru besinleri tercih ettiklerini takip etmemiz gerekiyor.”</p>
<p><b>“Ebeveyn Olarak Aydınlandık”</b></p>
<p>Türkiye Spor Yazarları Derneği Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi ise, spor ile ebeveyn ilişkisine yönelik önemli bilgilendirmelerde bulunulduğuna işaret ederek, “Türkiye’de mevcut yapı gereği bir noktaya gelindikten sonra aileler, eğitimin de önemini göz önünde bulundurarak çocukların spor ile ilişkisini kesiyorlar, bugün bunun böyle olmayacağını gördük. Ailelere, çok kıymetli panelistlerimiz önemli bilgiler verdi. Çok keyifliydi, bizler de ebeveyn olarak aydınlandık, neler yapmamız gerektiğini öğrenmiş olduk. Osmangazi Belediyesi’ne, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve Osmangazi Kent Konseyi’ne bu kıymetli organizasyon için teşekkür ediyoruz.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p>Panelin sonunda Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Bülent Akça ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar, moderatör Mehmet Ali Ekmekçi ile konuşmacılar Sedat Özden, Adnan Örnek, Yaren Evinç ve Ceren Evinç’e teşekkür belgesi takdim etti. Konuşmacılar, bu değerli etkinliğe desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-sporcu-ailelerine-yol-gosteren-panel-613229">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Sporcu Ailelerine Yol Gösteren Panel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 10:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğa]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş]]></category>
		<category><![CDATA[Kardeş Kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlığı]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığı ve bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098">Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk – Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığı ve bu süreçte ebeveynlerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kıskançlık çevresel faktörlerle, çocuğun kendisiyle, mizacıyla ya da yaş aralığıyla ilgili olabilir! </strong></p>
<p>Kardeş kıskançlığının, neredeyse her görüşmede ailelerle gündeme alınan bir konu olduğunu ifade eden Dr. Lale Allahyarova, “Çünkü psikiyatrik bir rahatsızlık olmasa bile, farklı belirtilerle neredeyse her ailede görülebilecek bir durum.” dedi.</p>
<p>Kardeş kıskançlığını hayatın doğal akışında olması gereken bir süreç olarak tanımlayan Dr. Allahyarova, “Kardeşi doğana kadar ebeveynin sevgisini ve ilgisini tek başına alan çocuk, bunu birisiyle paylaşmak durumunda kalır. Çocuklar her zaman aynı tepkiyi vermez; kardeş geldiğinde ne tepki vereceğini belirleyen birçok faktör vardır. Bu faktörler çevresel olabilir, çocuğun kendisiyle, mizacıyla ya da yaş aralığıyla ilgili olabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>1,5–3,5 yaş aralığındaki çocuklarda kardeş kıskançlığı daha sık görülüyor! </strong></p>
<p>Özellikle 1,5–3,5 yaş aralığındaki bir çocuğun, kardeşi doğduktan sonra kardeş kıskançlığı hissetme ihtimalinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Dr. Lale Allahyarova, “Bunun öncelikli sebebi, çocuklarda kalıcı hafızanın iki yaştan sonra oluşmaya başlamasıdır. Kardeşi olan bir çocuk, kendisine hiç bakım verilmemiş ve yeni doğan çocuğa hep bakım veriliyormuş gibi bir algıya sahip olabilir.” dedi.</p>
<p>Bu yaş aralığındaki bir çocuğun hâlâ ebeveynine bağımlı bir ilişki sürdürdüğünü ve ilgi, güvenlik, beslenme gibi ihtiyaçlarının ebeveyn tarafından karşılanmasına muhtaç olduğunu hatırlatan Dr. Allahyarova sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu ihtiyaçları daha fazla gereksinimi olan bir bebekle paylaşmak çocuk için zorlayıcıdır. Altı yaş ve üzeri yaş farkının olması da kardeş kıskançlığı için bir risk faktörüdür. Uzun zamandır tek başına sevgi ve ilgi alan bir çocuk, bunu uzun bir aradan sonra biriyle paylaşmakta zorlanabilir. Kardeş kıskançlığının daha az yoğun görülebileceği yaş aralığı ise iki kardeş arasındaki 4–5 yaş farkıdır. Ancak bu kesin bir belirteç değildir; ebeveyn tutumu ve çocuğun mizacı gibi birçok faktör süreci etkiler.”</p>
<p><strong>Kardeş kıskançlığı doğal bir durum; önemli olan sağlıklı yönetilmesi! </strong></p>
<p>Kardeş kıskançlığı yaşayan çocukların tepkilerinin farklı olabileceğini dile getiren Dr. Lale Allahyarova, “Bazı çocuklar kardeşini görmezden gelerek, sanki yokmuş gibi davranabilir. Bu, hiçbir tepki olmadığı anlamına gelmez; duygularını ifade edemeyen bir çocukla karşı karşıya olabiliriz.” dedi.</p>
<p>Bazı çocukların kardeşine fiziksel şiddet uygulayarak, bazılarının ise ‘keşke gelmeseydin’ ya da ‘keşke kardeşim olmasaydı’ gibi sözlerle duygularını ifade edebildiklerine işaret eden Dr. Allahyarova, “Bu süreci yönetmek oldukça önemlidir. Kardeş doğmadan önce ve sonrasında ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktalar vardır. Kardeş kıskançlığı doğal bir durumdur; ancak çocuğun bu duyguyu sağlıklı bir şekilde işleyebilmeyi öğrenmesi gerekir. Aksi halde benzer rekabet durumlarını okulda ya da ileriki yaşamında da yaşayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Kıskançlığı yönetme sürecinde gerçekçi olunması gerekir!</strong></p>
<p>“Kardeş doğmadan önce, tek çocukken çocuğu aşırı şımartmamak ve her istediğini yerine getirmemek önemlidir.” uyarısını yapan Dr. Allahyarova, gebelik planı varsa ya da gebelik mevcutsa, çocuğa bu durum hakkında bilgi verilmesinin ve çocuğu hazırlamanın önemli olduğunu aktardı.</p>
<p>Bu süreçte gerçekçi olunması gerektiğine vurgu yapan Dr. Allahyarova, şunları söyledi:</p>
<p>“Çocuğa, ‘sana bir oyun arkadaşı gelecek, birlikte oynayacaksınız’ gibi ifadeler yerine, ‘sen küçükken seni böyle besliyorduk, bezliyorduk; o da öyle olacak’ gibi somut ve gerçekçi açıklamalar yapılmalı. Kardeş doğduktan sonra büyük çocuğu kıskançlıkla etiketlemek doğru değildir. Çocuk ‘keşke olmasaydı’ ya da ‘nefret ediyorum’ dediğinde ayıplamak ya da suçlamak yerine dinlemek, anlamak ve ‘bazen ben de yoruluyorum, bazen ben de sinirleniyorum; bu sevmiyoruz anlamına gelmez’ mesajını vermek gerekir. Çocuğa, aynı kişiye karşı hem sevgi hem kızgınlık hissedilebileceği anlatılmalı.</p>
<p>Kıyaslamaktan kaçınmak çok önemli. ‘Sen büyüksün’ ya da ‘sen küçüksün’ gibi ifadelerle sorumluluk yüklemek doğru değil. Ebeveynler bile bu süreci yönetmekte zorlanırken, çocuğun bunu tek başına yönetmesini beklemek gerçekçi olmaz.”</p>
<p><strong>Dengeyi korumak önemli! </strong></p>
<p>Çocuklar arasında kavga olduğunda ebeveynin cezalandırıcı ya da taraf tutan bir rolde olmaması gerektiğini kaydeden Dr. Lale Allahyarova, “Taraf tutmadan, ‘bu konuda anlaşmalısınız; ya birlikte oynayacaksınız ya da sırayla oynayacaksınız’ gibi yönlendirmeler yapılabilir. Gerekirse her iki çocuğa da eşit şekilde sınır konulabilir. Burada önemli olan dengeyi korumaktır.” dedi.</p>
<p>Bazen tüm doğru tutumlara rağmen sürecin zor ilerleyebileceğini de dile getiren Dr. Allahyarova, “Ebeveynler her şeyi doğru yapsa da her zaman istenen sonuç alınmayabilir. Ancak destek almak mümkündür. Kardeş kıskançlığı yaşayan bir çocuk için destek gerekip gerekmediği bazı durumlara bağlıdır. Çocuk duygularını bastırıyorsa ya da kardeş doğumundan sonra gerileme (regresyon) gösteriyorsa destek almak önemlidir. Örneğin tuvalet eğitimini tamamlamış bir çocuk altına kaçırmaya başlayabilir, tekrar bezlenmek isteyebilir, kendi başına yemek yemeyi bırakabilir ya da emzik isteyebilir. Bu durumlar çocuğun daha fazla ilgi alabilmek için geliştirdiği bir baş etme mekanizmasıdır. Aynı şekilde kardeşe yönelik şiddet davranışları da profesyonel destek gerektirebilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Amaç kıskançlığı bitirmek değil, çocuğa rekabetle sağlıklı baş etmeyi öğretmek! </strong></p>
<p>Bu süreçte ebeveynin küçük çocuğu büyükten koruyan ya da büyük çocuğu dışlayan bir tutum sergilememesi gerektiğinin altını çizen Dr. Lale Allahyarova, “Çocukların ilişkisi ebeveyn gözetiminde sürdürülmeli; ancak büyük çocuğa da sorumluluk verilerek ailenin bir parçası olduğu hissettirilmelidir. Örneğin bebeğin bezini getirmesini istemek ya da beslenme sırasında küçük görevler vermek bu açıdan faydalı olabilir.” dedi.</p>
<p>Psikiyatrik destek sürecinde ebeveyn tutumları üzerine çalışıldığı ve çocuk için oyun terapisi önerilebildiği bilgisini paylaşan Dr. Allahyarova, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Oyun, çocuğun dilidir. Çocuk ifade edemediği duyguları oyun aracılığıyla yansıtır. Bastırılan duyguların oyunda ortaya çıkması ve kabul görmesi, çocuğun gerçek hayatta da bu duygularla daha sağlıklı baş etmesini sağlar.</p>
<p>Burada amaç kardeş kıskançlığını tamamen ortadan kaldırmak değildir. Rekabet her zaman olacaktır. Önemli olan, bu rekabeti baş edilebilir düzeyde tutmak ve çocuğa ileriki yaşamında karşılaşacağı rekabet durumlarıyla baş etmeyi öğretmektir. Evdeki kardeşle yaşanan rekabet, aslında çocuğu hayata hazırlayan bir deneyimdir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kardes-kiskancligi-dogal-bir-surec-613098">Kardeş kıskançlığı doğal bir süreç!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli İnternet Günü: Kaspersky&#8217;den Çocuklar İçin Yapay Zekayı Güvenli Hale Getirme Rehberi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-internet-gunu-kasperskyden-cocuklar-icin-yapay-zekayi-guvenli-hale-getirme-rehberi-612031</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrim]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[nternet]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612031</guid>

					<description><![CDATA[<p>2010 ile 2025 yılları arasında doğan "Alfa Kuşağı", teknolojinin içine doğmakla kalmıyor, teknolojiyi bizzat yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-internet-gunu-kasperskyden-cocuklar-icin-yapay-zekayi-guvenli-hale-getirme-rehberi-612031">Güvenli İnternet Günü: Kaspersky&#8217;den Çocuklar İçin Yapay Zekayı Güvenli Hale Getirme Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2010 ile 2025 yılları arasında doğan &#8220;Alfa Kuşağı&#8221;, teknolojinin içine doğmakla kalmıyor, teknolojiyi bizzat yaşıyor. Bu dijital yerliler; oyunlardan sosyal medyaya, çevrimiçi öğrenme platformlarından dijital araçlara kadar her alanda akıllı telefonları, tabletleri ve yapay zeka destekli çözümleri deneyimli kullanıcı özgüveniyle, büyük bir ustalıkla kullanıyor. Ancak ebeveynleri ve güvenlik uzmanlarını asıl düşündüren soru şu: Çocuklarımıza bu kadar güçlü bir teknolojiyi çok mu erken veriyoruz? Daha Güvenli İnternet Günü kapsamında Kaspersky uzmanları, yapay zekânın potansiyel risklerini azaltarak çocuklar için güvenilir bir yardımcıya dönüşmesini sağlayacak pratik öneriler paylaşıyor.</p>
<p><strong>İlk savunma hattı: Yapay zekâ farkındalığı</strong></p>
<p>Çocuklar, ChatGPT, DeepSeek ve benzeri yapay zekâ sistemlerinin sorulara Google’da aramaktan çok daha hızlı yanıt verdiğini; Alexa gibi sesli asistanların ise tek bir tuşa bile basmadan müzik çalabildiğini çoktan keşfetmiş durumda.</p>
<p>Bu noktada ebeveynlerin, çocuklara yapay zekâyı tanıma sürecinde rehberlik etmesi kritik önem taşıyor. Dijital asistanların bir arkadaş ya da gerçek bir kişi olmadığı; yararlı olabildikleri kadar zaman zaman eksik, yanlı veya hatalı sonuçlar da üretebildikleri bu çerçevede ele alınıyor. Bilginin tek bir kaynağa dayanmadığı ve farklı kaynaklarla karşılaştırıldığında anlam kazandığı fikri, çocukların gündelik dijital deneyimlerinin doğal bir parçası hâline geliyor.</p>
<p>Yapay zekâya başvurulan konular arasında özellikle sağlık, ruhsal iyilik hâli ve güvenlik gibi başlıklar öne çıktığında, bu araçların sınırları daha görünür hâle geliyor. Bu alanlarda alınan bilgilerin tek başına yeterli olmayabileceği; kişisel veri ve belgelerin paylaşılmasının ise çeşitli riskler barındırdığına dair farkındalık, sürecin önemli bir boyutunu oluşturuyor.</p>
<p><strong>Güvenli filtrelerin kullanımı</strong></p>
<p>Birçok yapay zekâ platformu ve akıllı cihaz, çoğu zaman fark edilmeyen yerleşik güvenlik ve gizlilik ayarlarıyla birlikte geliyor. Bu ayarlar, içerik filtrelerinin gözden geçirilmesi ve çocuğun yaşına ya da ailenin önceliklerine göre uyarlanmasıyla daha işlevsel hâle geliyor. Bu yaklaşım, uygunsuz içeriklere maruz kalma, gizlilik ihlalleri ve zararlı etkileşimler karşısında temel bir koruma çerçevesi sunuyor.</p>
<p>Öte yandan, her platform çocukların çevrim içi faaliyetleri üzerinde kapsamlı bir kontrol sağlamıyor. Daha güvenli bir dijital deneyim için Kaspersky Safe Kids gibi ebeveyn denetim çözümleri devreye giriyor. Bu tür araçlar, uygunsuz içerikleri filtrelemenin yanı sıra belirli uygulama ve web sitelerine erişimi sınırlandırmaya, ekran süresi yönetimi sayesinde çocukların çevrim içi ve çevrim dışı yaşamları arasında daha dengeli bir kullanım alışkanlığı geliştirmelerine yardımcı oluyor.</p>
<p><strong>Yapay zekâ destekli uygulamaların güvenilirliğini kontrol etmek</strong></p>
<p>Yapay zekâ uygulamalarının hızla yaygınlaştığı bir ortamda, kullanılan araçların güvenilirliği daha da belirleyici hâle geliyor. Uygulamaların resmi platformlar üzerinden edinilmesi, kaynağı belirsiz yazılımlardan uzak durulması ve arkasındaki şirketin kim olduğunun net biçimde anlaşılması bu sürecin temel unsurları arasında yer alıyor. Bir web sitesinin bulunması ve meşru bir ticari yapının varlığı, uygulamanın güvenilirliği açısından önemli göstergeler sunuyor.</p>
<p>Bu noktada uygulamaların talep ettiği izinler de dikkatle ele alınıyor. Yalnızca işlevselliği için gerekli olan verilere erişim sağlanması, gereksiz izinlerin sınırlandırılması ve veri paylaşımının kapsamının farkında olunması, çocukların dijital güvenliği açısından kritik bir farkındalık alanı oluşturuyor.</p>
<p><strong>Sürece dahil olmak ve bilgili kalmak</strong></p>
<p>Çocukların yapay zekâya hangi konularla başvurduğuna dair genel bir farkındalık, ebeveyn–çocuk iletişiminde önemli bir zemin oluşturuyor. Günlük ve doğal sohbetler üzerinden yöneltilen basit sorular, çocukların yapay zekâ kullanım deneyimlerini ve karşılaştıkları durumları daha açık bir şekilde paylaşmasına alan açıyor.</p>
<p>ChatGPT’nin ödev süreçlerinde nasıl kullanıldığı ya da sesli asistanlarla hangi başlıklarda etkileşim kurulduğu gibi detaylar, çocukların dijital alışkanlıklarını anlamaya yardımcı oluyor. Bu tür paylaşımlar hem öğrenme sürecinin hem de dijital farkındalığın doğal bir parçası hâline geliyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Siber Okuryazarlık Projeleri Lideri Andrey Sidenko</strong> konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söylüyor: “<em>Ebeveynler, çocuklarının yapay zekâ ile kurduğu ilişkiye ilgi gösterdiğinde, denetleyen bir figürden ziyade güven duyulan bir rehbere dönüşüyor. Bu yaklaşım, çocukların dijital deneyimlerini paylaşmasını kolaylaştırıyor. Yapay zekâya belirli bir alan tanınırken, çevrim içi güvenlik ve sağlıklı gelişim konularında farkındalığın korunması ise her zaman önemini sürdürüyor</em>.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-internet-gunu-kasperskyden-cocuklar-icin-yapay-zekayi-guvenli-hale-getirme-rehberi-612031">Güvenli İnternet Günü: Kaspersky&#8217;den Çocuklar İçin Yapay Zekayı Güvenli Hale Getirme Rehberi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor: Kaspersky&#8217;den Güvenlik Önerileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-robotlar-ve-vr-aile-yasamini-yeniden-tanimliyor-kasperskyden-guvenlik-onerileri-610227</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 07:49:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[robotlar]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[vr]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamını]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son on yılda aileler, teknolojinin yaygın kullanımı ve değişen sosyal normların etkisiyle hem yapısal değişimler yaşadı hem de ev içindeki etkileşimlerin giderek dijitalleştiğine tanık oldu. Peki, önümüzdeki on yıl neler getirecek?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-robotlar-ve-vr-aile-yasamini-yeniden-tanimliyor-kasperskyden-guvenlik-onerileri-610227">Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor: Kaspersky&#8217;den Güvenlik Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son on yılda aileler, teknolojinin yaygın kullanımı ve değişen sosyal normların etkisiyle hem yapısal değişimler yaşadı hem de ev içindeki etkileşimlerin giderek dijitalleştiğine tanık oldu. Peki, önümüzdeki on yıl neler getirecek?</p>
<p>Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından gerçekleştirilen küresel ankete* göre, <strong>Türkiye’deki katılımcıların %93&#8217;ü</strong> dijitalleşmenin önümüzdeki on yıl içinde ailelerin ortak boş zaman aktivitelerini kökten değiştireceğine inanıyor. Bu değişim, bağ kurma süreçlerinin ileri teknoloji aracılığıyla sağlandığı, beraberinde hem yeni ritüelleri hem de yeni zorlukları getiren bir geleceğe işaret ediyor.</p>
<p><strong>Ekran süresi aile zamanına dönüşüyor ve riskleri de beraberinde getiriyor</strong></p>
<p>Türkiye’deki katılımcıların <strong>%56&#8217;sı</strong>, yapay zeka destekli uyku öncesi masallarının bir norm haline geleceğini öngörüyor; bu oran küresel çapta 18-34 yaş grubunda ise %53 seviyesinde seyrediyor. Günümüzde uygulamalar ve akıllı cihazlar; özelleştirilebilir karakterler ve olay örgüleriyle yapay zeka anlatımlı hikayeler sunabiliyor. Bu durum, yoğun ebeveynler için yenilikçi bir yardımcı, çocuklar içinse sonsuz sabırlı ve etkileşimli bir hikaye anlatıcısı anlamına geliyor.</p>
<p>Öte yandan, <strong>Türkiye&#8217;deki ailelerin %40&#8217;ının</strong> çocukların gerçek evcil hayvanlar yerine dijital olanları tercih edeceğini öngörmesi, insanın en sadık dostunun tarihteki ilk büyük güncellemesini almaya hazırlandığını gösteriyor.</p>
<p>Ancak, yapay zekanın bir çocuğun hayatını zenginleştirme potansiyeli olsa da bu durum beraberinde yüksek bir dikkat gerekliliğini getiriyor. Çocuklar masallar veya öğrenme amacıyla yapay zeka ile etkileşime girdiğinde ebeveynlerin proaktif olması şart. Çocuğun verilerini veya ses etkileşimlerini gereksiz yere saklamayan ya da kötüye kullanmayan, güçlü gizlilik politikalarına sahip hizmetler seçilmeli. Ayrıca, içeriği kısıtlamak ve ekran süresini dengelemek için Kaspersky Safe Kids gibi dijital ebeveynlik asistanlarıyla kontrol mekanizmaları güçlendirilmelidir.</p>
<p>Ebeveynlerin yapay zeka etkileşimlerini yeni bir &#8220;dijital oyun alanı&#8221; olarak görmeleri; oturum sürelerini sınırlamak için ebeveyn denetimlerini kullanmaları, denetlenmiş ve yaşa uygun platformları seçmeleri önem taşıyor. En önemlisi ise bu hikayelerin ne olduğu ve nasıl oluşturulduğu konusunda çocuklarla açık bir diyalog sürdürülmelidir. Çocuklara yapay zekanın bir arkadaş değil, bir <strong>araç</strong> olduğu anlatılmalı; tıpkı fiziksel dünyada olduğu gibi, herhangi bir tuhaf veya rahatsız edici etkileşimi bildirmeleri konusunda teşvik edilmelidirler. Buradaki asıl hedef, yapay zekanın insan etkileşimini ikame etmesi değil, ebeveyn sesindeki huzuru tamamlayan bir unsur olmasıdır. </p>
<p><strong>Dijital Mumları Üflemek</strong></p>
<p>Türkiye’de katılımcıların <strong>%56&#8217;sı</strong> aile kutlamalarının standart bir uygulama olarak video konferans formatına taşınacağını öngörüyor. Öte yandan, katılımcıların <strong>%29&#8217;u</strong> aile tatillerinin tamamen sanal gerçeklik (VR) ortamında gerçekleşeceğini hayal edebiliyor. Bu durum kulağa bilim kurgu gibi gelse de on yıl öncesine kadar bugün kullandığımız üretken yapay zeka teknolojilerinin bu denli yaygınlaşacağı da tahmin edilmiyordu.</p>
<p>Bu tablo, ailelerin dijital etkinliklerinin geleceğinin tek tip bir dalga halinde değil; kültürel açık yapı ve dijital altyapı tarafından şekillendirilen bir dizi evrimle gerçekleşeceğini vurguluyor. Kaspersky gibi siber güvenlik liderleri için bu gelişen ortam, evin en mahrem alanlarında yeni risk vektörleri anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Geleceğin ailesi için dijital evi hazırlamak</strong></p>
<p>Katılımcıların yüzde 57’si, ev robotlarının aile bireyleri gibi görülmeye başlanacağını düşünüyor. Sesle çalışan kişisel asistanların veya otonom robot süpürgelerin ötesine geçen bu cihazlar; ders anlatabilen, oyun oynayabilen ya da arkadaşlık sunabilen somut yapay zekâ yoldaşları olarak konumlanıyor.</p>
<p>Ancak siber saldırganların gözünde, bir VR gözlüğünden robot bakıcılara kadar her yeni cihaz potansiyel bir giriş noktası anlamına geliyor. Güvenliği sağlamak için varsayılan şifreler mutlaka değiştirilmeli, tüm cihazların yazılımları düzenli olarak güncellenmeli ve ev ağı segmentlere ayrılmalıdır. Kaspersky Premium’un Smart Home Monitor özelliği, kullanıcıların ev Wi-Fi ağını 7/24 tarar; ağa bağlı cihazların türü, işletim sistemi ve IP adresi gibi bilgileri listeler ve yeni ya da bilinmeyen bir cihaz bağlandığında uyarı verir.</p>
<p>Robotlar, yapay zekâ ve sanal gerçeklik cihazları aile yaşamının bir parçası haline geldikçe, güvenlik bir sonradan eklenen unsur değil, en baştan inşa edilmesi gereken bir temel olmalıdır.</p>
<p><strong>Kaspersky META Bölgesi Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi</strong> konuyla ilgili şunları söylüyor: “<em>Teknolojinin hızla gelişmesi aileyi parçalamıyor; aksine paylaşılan alanları yeniden tanımlıyor. Küresel çoğunluğun öngördüğü gelecek, dijital ve fiziksel deneyimlerin iç içe geçerek yeni bir birliktelik anlayışı yarattığı bir dünya. Bir büyükanne ya da büyükbabanın bir doğum günü kutlamasına hologramla katılması ya da kardeşlerin dünyanın farklı köşelerinden aynı dijital evcil hayvana birlikte bakması buna örnek. Asıl mesele ve fırsat, bilinçli şekilde güvenli dijital ortamlar inşa etmek; bu ortamların güvenli, saygılı ve nihayetinde bizi birbirimize daha da yakınlaştıran araçlar olmasını sağlamak.”</em></p>
<p><em>*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 3.000 kişi ankete katıldı.</em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-robotlar-ve-vr-aile-yasamini-yeniden-tanimliyor-kasperskyden-guvenlik-onerileri-610227">Yapay Zeka, Robotlar ve VR Aile Yaşamını Yeniden Tanımlıyor: Kaspersky&#8217;den Güvenlik Önerileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukların yeni dijital arkadaşı yapay zekâ mı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-yeni-dijital-arkadasi-yapay-zeka-mi-607972</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:23:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Robotları]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet Robotu]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların duygusal dünyalarının merkezinde insanlara ihtiyacı var. Yapay zekâ birçok konuda yararlı bir araç olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-yeni-dijital-arkadasi-yapay-zeka-mi-607972">Çocukların yeni dijital arkadaşı yapay zekâ mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların duygusal dünyalarının merkezinde insanlara ihtiyacı var. Yapay zekâ birçok konuda yararlı bir araç olabilir. Ancak çocuklar yapay zekâ ile sağlıklı bir ilişki kurana kadar, kullanımları dikkatle izlenmeli ve asla insan ilişkilerinin yerini almamalıdır.</strong></p>
<p>Çocuklar, merak ettiği konular ve arkadaşlık için yapay zekâ sohbet robotu kullanmaya yöneldikçe bunların güvenliği ve gizliliği ile ilgili sorular da ortaya çıkıyor. Siber güvenlik şirketi ESET, ebeveynlerin daha bilinçli olması gerektiğini paylaşak çocukların sohbet robotu kullanırken dikkat etmesi gereken noktalar ile ilgili paylaşımda bulundu.</p>
<p>Yapay zekâ sohbet robotları, üç yıldan fazla bir süre önce ortaya çıktıklarından beri hepimizin hayatının önemli bir parçası hâline geldi. ChatGPT, haftalık yaklaşık 700 milyon aktif kullanıcısı olduğunu ve bunların çoğunun gençler olduğunu söylüyor. Temmuz 2025&#8217;te İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırma, çocukların yaklaşık üçte ikisinin bu tür araçları kullandığını ortaya koydu. Benzer bir oranda ebeveyn, çocuklarının yapay zekâ sohbet robotlarını gerçek insanlar olarak gördüklerinden endişe duyuyor. Gençlerin bu teknolojiyi sık kullanması nedeniyle meşru güvenlik, gizlilik ve psikolojik endişeler ortaya çıkıyor. Ebeveyn olarak, tüm platform sağlayıcılarının çocuklara uygun etkili güvenlik önlemleri aldığını varsayamazsınız. Koruma önlemleri mevcut olsa bile bunların uygulanması her zaman tutarlı değildir ve teknoloji, politikaların gelişmesinden daha hızlı bir şekilde evrim geçirmektedir.</p>
<p>Çocuklar üretken yapay zekâyı (GenAI) çeşitli şekillerde kullanıyor. Bazıları ödevlerini yaparken bu teknolojinin yardımını değerli buluyor. Diğerleri ise sohbet robotunu dijital bir arkadaş gibi görüyor, ona tavsiyeler soruyor ve yakın arkadaşlarına güvendikleri gibi onun yanıtlarına güveniyor. Çocuklarınızın yaşadığı yere ve kullandıkları sohbet robotuna bağlı olarak, yaş doğrulama veya içerik denetimi konusunda çok az şey yapılmış olabilir. Bu nedenle, proaktif izleme ve eğitim yoluyla herhangi bir tehdidin önüne geçmek kesinlikle ebeveynlerin sorumluluğundadır. </p>
<p><strong>Çocukların yapay zekâ ile sağlıksız bir ilişki içinde olabileceğine dair birkaç işaret</strong></p>
<ul>
<li>Arkadaşları ve aileleriyle geçirdikleri ders dışı zamanlardan uzaklaşmaları,</li>
<li>Sohbet robotlarına erişemediklerinde endişelenmeleri ve aşırı kullanım belirtilerini gizlemeye çalışmaları,</li>
<li>Sohbet robotundan sanki gerçek bir kişiymiş gibi bahsetmeye başlamaları,</li>
<li>Bariz yanlış bilgileri &#8220;gerçek&#8221; olarak size tekrarlamaları,</li>
<li>Yapay zekâ sohbet robotlarına zihinsel sağlık sorunları gibi ciddi konular hakkında sorular sormaları </li>
<li>Yapay zekâ tarafından sunulan yetişkinlere yönelik veya uygunsuz içeriğe erişmeleri.</li>
</ul>
<p><strong>Çocuklarla sohbet robotu hakkında konuşma zamanı</strong></p>
<p>Birçok ülkede, yapay zekâ sohbet robotları 13 yaşın üzerindeki kullanıcılarla sınırlı. Ancak uygulamanın düzensiz olması nedeniyle konuyu kendi elinize almanız gerekebilir. Kontrollerden daha önemli olan şey konuşmalardır. En iyi sonuçları elde etmek için teknik kontrolleri açık ve çatışmacı olmayan bir şekilde sunulan eğitim ve tavsiyelerle birleştirmeyi düşünün. </p>
<p>Okulda, evde veya okul sonrası kulüpte olsunlar, çocuklarınızın uyanık oldukları her dakika ne yapmaları gerektiğini söyleyen yetişkinler vardır. Bu nedenle, yapay zekâ ile ilgili iletişimlerinizi, çocuklarınızın ceza korkusu olmadan deneyimlerini rahatça paylaşabilecekleri iki yönlü bir diyalog olarak çerçevelemeye çalışın. Aşırı kullanımın, halüsinasyonların, veri paylaşımının ve ciddi sorunlarda yapay zekâya aşırı güvenmenin tehlikelerini açıklayın. Yapay zekâ botlarının düşünebilen gerçek insanlar olmadığını, ilgi çekici olmak için tasarlanmış makineler olduğunu anlamalarına yardımcı olun. Çocuklarınıza eleştirel düşünmeyi öğretin, yapay zekâ çıktılarını her zaman doğrulayın ve ebeveynleriyle sohbet etmeyi asla bir makineyle sohbet etmekle değiştirmeyin.</p>
<p>Gerekirse bu eğitimi yapay zekâ kullanımını sınırlayan (tıpkı sosyal medya kullanımını veya genel olarak ekran süresini sınırlayabileceğiniz gibi) ve kullanımı yaşa uygun platformlarla sınırlayan bir politika ile birleştirin. Kullanımlarını izlemenize ve riski en aza indirmenize yardımcı olması için kullandıkları uygulamalarda ebeveyn denetimlerini etkinleştirin. Çocuklarınıza yapay zekâ ile kişisel olarak tanımlanabilir bilgileri (PII) asla paylaşmamalarını hatırlatın ve istemeden bilgi sızdırma riskini azaltmak için gizlilik ayarlarını değiştirin.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarin-yeni-dijital-arkadasi-yapay-zeka-mi-607972">Çocukların yeni dijital arkadaşı yapay zekâ mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yarıyıl Tatili &#8220;Vodafone İlk Hattım&#8221; Fırsatlarıyla Başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yariyil-tatili-vodafone-ilk-hattim-firsatlariyla-basliyor-607225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 09:33:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[fırsatlarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[hattım]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[Tarife]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yarıyıl]]></category>
		<category><![CDATA[Yarıyıl Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 16 yaş ve altı çocuklar için yarıyıl tatil dönemini dolu dolu geçirmelerini sağlayacak faydalar sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yariyil-tatili-vodafone-ilk-hattim-firsatlariyla-basliyor-607225">Yarıyıl Tatili &#8220;Vodafone İlk Hattım&#8221; Fırsatlarıyla Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone,</strong> 16 yaş ve altı çocuklar için yarıyıl tatil dönemini dolu dolu geçirmelerini sağlayacak faydalar sunuyor. <strong>“Vodafone İlk Hattım”</strong> faydalarıyla çocukların güvenle teknolojiyle tanışması sağlanırken; indirimli teklifler, fatura aşımını önleyen ücretsiz durma, sınırsız WhatsApp ve ebeveyn güvenlik uygulaması ile ebeveynlerin endişelerinin giderilmesi hedefleniyor. Diğer yandan, yarıyıl tatiline özel olarak, seçili akıllı telefon, akıllı saat ve aksesuar gibi teknolojik cihazlardan giyime ve yeme-içmeye, eğlenceden seyahate kadar birçok marka faydası karne hediyesi olarak müşterilere sunuluyor. Vodafone’lu ebeveynler çocuklarına alacakları yeni hatlarda 12 ay geçerli 10 GB hediyesinden de faydalanabiliyor.  </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“TÜİK verilerine göre, 6-15 yaş arası çocukların internet kullanım oranı 2024 itibarıyla %91,3’e yükseldi. BTK verilerine göre ise Türkiye’deki ebeveynlerin %88’i çocuklarıyla her an iletişimde kalabilmek için ilk teknolojik cihazlarını alırken, %86’sı çocuklarına yeni bir hat aldığında fatura aşım nedeniyle bütçesini aşmaktan endişe duyuyor. Bu araştırmalar, ülkemizde çocukların dijital dünyaya erişiminin yüksek olduğunu, internet kullanımının gittikçe arttığını ve teknoloji kullanımının eğlence, eğitim ve iletişim ekseninde yoğunlaştığını gösteriyor. Söz konusu yapı, çocukların dijital alanla temasında kontrol, güvenlik ve doğru yönlendirme ihtiyacını ön plana çıkarırken; ebeveynlerin de bu süreçte güvenilir, sınırları belirlenebilir ve çocuk dostu çözümlere olan beklentisini güçlendiriyor. İki yıl önce hayata geçirdiğimiz ‘Vodafone İlk Hattım’ ile hem ebeveynlerin endişelerini gideren, hem de 16 yaş altı gençleri teknolojiyle güvenle tanıştıran birçok faydayı müşterilerimize sunuyoruz. Yarıyıl tatilinde de müşterilerimize sınırsız WhatsApp ve ücretsiz durma özelliği sunduğumuz tarifelerimiz, yarıyıl tatiline özel indirimli teknolojik cihazlar, ebeveyn güvenlik uygulaması ve güçlü marka indirimleri bu dönemin daha verimli, hesaplı ve dolu dolu geçirilmesine yardımcı oluyor. Vodafone olarak, avantajlı ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>İlk hatta güven, uygun fiyatlı tarifelerle devam ediyor</strong></p>
<p>Ebeveynler çocuklarına ilk hattını alırken faturalı ya da faturasız seçeneklerden birini tercih ederek çocuğunun ilk akıllı saati, telefonu ya da tableti için kullanabilecek. “Vodafone İlk Hattım”, 16 yaş ve altı kullanıcılar için indirimli tarifeleriyle çocukların iletişim ihtiyaçlarını karşılarken, faturalı tarifelerinde sınırsız konuşma ve ücretsiz durma özelliği sunarak ebeveynlere de kontrollü ve güvenli bir kullanım deneyimi sunuyor. Faturalı mobil yeni müşteriler, 250 SMS ve 1.000 dakika konuşma içeriğiyle birlikte 2 GB, 5 GB, 10 GB ve 20 GB mobil internet içeren tarifelerden birini seçebilecek. </p>
<p><strong>Vodafone’lu ebeveynlere özel: Yeni hatta 12 ay geçerli 10 GB hediye</strong></p>
<p>Vodafone’lu ebeveynler, yeni hat kampanyası ile çocuklarının internet ihtiyacını karşılamak açısından avantajlı oluyor. Çocuklarına alacakları yeni hatlarda 12 ay boyunca geçerli 10 GB hediye faydasından yararlanabiliyor. Vodafone’un yeni hat kampanyasıyla birleşen bu avantaj sayesinde çocuklar ilk hat deneyimlerini daha bol internetle yaşarken, aileler de bütçelerini güvende tutmaya devam ediyor. “Vodafone İlk Hattım”, yarıyıl döneminde sunduğu kapsamlı faydalarla yalnızca bir hat değil; güvenli, avantajlı ve keyifli bir ilk iletişim deneyimi vadediyor.</p>
<p><strong>Yarıyıl tatilinde karne hediyesi olarak indirimli cihaz teklifleri</strong></p>
<p>Global ölçekte yapılan araştırmalara göre, ebeveynlerin %55’i akıllı telefon ve teknolojik cihazları tatil hediyesi olarak değerlendirebileceğini belirtiyor. Çocukların %62’si de akıllı telefon ve saatleri hediye olarak istiyor. Vodafone’un yarıyıl tatil dönemine özel olarak sunduğu seçili indirimli cihaz teklifleri sayesinde çocuklar karne hediyesi olarak ilk telefonlarına, akıllı saatlerine avantajlı fiyatlarla sahip olurken, ebeveynler de bütçelerini zorlamadan bu ihtiyacı karşılayabiliyor. “Vodafone İlk Hattım”, tarife ve cihazı bir arada düşünerek ailelere bütüncül bir çözüm sunuyor.</p>
<p><strong>Vodafone Happy ile yarıyıl tatili boyunca ayrıcalık</strong></p>
<p>“Vodafone İlk Hattım” müşterileri, yarıyıl tatilinde seçili eğlence merkezlerine indirimli girerken, sinema bileti aldığında 1 bilet hediye oluyor.  Müşteriler Vodafone Happy platformu üzerinden eğlenceden giyime, yeme-içmeden eğlence merkezlerine kadar pek çok farklı markada özel indirimlerden faydalanabiliyor. Müşteriler, Vodafone Happy üzerinden alacakları indirim kodlarıyla tatil boyunca avantajlı bir deneyim yaşıyor.</p>
<p><strong>Çocukların güvenliği için uygulama</strong></p>
<p>“Vodafone İlk Hattım” müşterilerine dijital dünyada 16 yaş ve altı çocukların güvenliğini sağlamak amacıyla 12 ay ücretsiz “Find My Kids” ebeveyn güvenlik uygulaması da sunuluyor. Ebeveynler, bu uygulamayla çocuklarının konumunu, uygulama kullanımını, internet davranışlarını ve hatta cihaz şarjını takip edebiliyor. </p>
<p>Vodafone İlk Hattım tarifeleri hakkında ayrıntılı bilgi için <strong>vodafone.com.tr</strong> adresi ziyaret edilebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yariyil-tatili-vodafone-ilk-hattim-firsatlariyla-basliyor-607225">Yarıyıl Tatili &#8220;Vodafone İlk Hattım&#8221; Fırsatlarıyla Başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karne bir geri bildirim olarak değerlendirilmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karne-bir-geri-bildirim-olarak-degerlendirilmeli-605388</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 12:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[değerlendirilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerektiği]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[karne]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605388</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk ve orta dereceli okulların ara tatile girmesine sayılı günler kaldı. Öğrenciler, karne alıp sömestr tatiline merhaba demek için gün sayıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-bir-geri-bildirim-olarak-degerlendirilmeli-605388">Karne bir geri bildirim olarak değerlendirilmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk ve orta dereceli okulların ara tatile girmesine sayılı günler kaldı. Öğrenciler, karne alıp sömestr tatiline merhaba demek için gün sayıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. T. Gül Şendil,  karneye yaklaşımda ebeveyn tutumlarının önemine işaret etti. Karnenin bir geri bildirim olarak görülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, demokratik tutuma sahip olan ebeveynlerin karneyi bir geri bildirim olarak değerlendirdiğini söyledi. Ara tatilin çocuklar için bilişsel ve duygusal yönden dinlenme için verilen bir ara ve mola olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, ara tatilin çocukla birlikte programlanması gerektiğini söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. T. Gül Şendil, karneye yaklaşımda ebeveyn tutumlarının nasıl olması gerektiğini değerlendirdi.<br />Okulların sömestr tatiline girmesi ve karne döneminin yaklaşmasıyla birlikte, ebeveynlerin en sık sorduğu soruların “karneye nasıl tepki verilmesi gerektiği ve çocukların tatil dönemini nasıl değerlendirmesi gerektiği” olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, bu sorulara sağlıklı yanıtlar verebilmek için öncelikle karnenin çocuk ve ebeveyn açısından taşıdığı anlamın ele alınması gerektiğini söyledi.<br />Karne ebeveyn ve çocuk için farklı anlamlar taşıyor<br />Ebeveyn için karnenin, çocuğun başarısını, çalışkanlık ya da tembelliğini gösteren bir değerlendirme anlamı taşıdığını ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Çocuk için ise karne, bu değerlendirmelerin çok ötesinde anlamlar taşır. Karne, çalışkanlık ya da aşağılık duygusu; becermek ya da becerememek, kendine güven ya da güvensizlik; beğenilmek ya da beğenilmemek, sevilmek ya da sevilmemek; utanmak ya da gururlanmak gibi çok geniş anlamları ifade edebilir” dedi.<br />Başarı ya da başarısızlıkta kaygı görülüyor<br />Bu duyguların olumlu yönde yaşanmasının, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimi ile akademik başarısı açısından son derece önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Başarı ya da başarısızlık yaşayan pek çok çocukta ortak olarak görülebilen bir diğer duygu ise kaygıdır. Belirli düzeyde kaygının başarı için gerekli olduğu bilinmektedir. Ancak aşırı kaygı, başarıyı ketleyici bir etkiye sahip olabileceği gibi çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilir. Üstelik bu durum yalnızca başarısız çocuklar için değil, başarılı çocuklar için de ‘başarıyı sürdürebilecek miyim?’ düşüncesiyle yorucu ve yıpratıcı bir sürece dönüşebilir.  Çocuklar bu duyguları kendilerine, öğretmenlerine, arkadaşlarına ve ebeveynlerine karşı hissedebilirler” uyarısında bulundu. <br />Çok yönlü etkileri olan bu sürecin çocukların lehine gelişebilmesi için ebeveynlere ve eğitimcilere önemli görevler düştüğünü vurgulayan Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Ebeveynler doğal olarak çocuklarının çalışkan ve başarılı olmasını isterler ancak bu konuda çocuklarına yaklaşımları farklılık gösterebilir” dedi.<br />Otoriter ebeveynler aşırı baskı uygulayabilir<br />Çocuğa yaklaşımda tutum farklılığı gösteren ailelerin karneye yaklaşımda da farklı davranabileceğini kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Otoriter tutuma sahip olan bazı ebeveynler, çocuklarının başarılı olması için aşırı baskı uygulayabilirler, başarıyı sürekli denetim altında tutabilir ve yalnızca yüksek notları kabul edebilirler. Düşük notlar ise ceza ve tehdit konusu hâline gelebilir” dedi.  <br />Karne, çocuğun kişiliğine yönelik yargıya dönüştürülebilir<br />Bu durumun ebeveyn–çocuk ilişkisinde kaygı, korku ve kızgınlığın hâkim olmasına yol açtığını ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Ayrıca karne, çocuğun kişiliğine yönelik bir yargıya dönüştürülebilir: ‘Tembellik yapmışsın’, ‘Beni hayal kırıklığına uğrattın’ gibi ifadeler sıkça kullanılır. Baskı, ceza ve zorlamalar kısa vadede akademik başarıyı artırabiliyor gibi görünse de uzun vadede yüksek kaygı, hata yapma korkusu ve öğrenme isteğinin performans baskısına dönüşmesi sıklıkla görülür. Çocuk çalışır; ancak merakı azalır” uyarısında bulundu.<br />Başarısızlığı görmezden gelmek de zarar verebiliyor<br />Her konuda müsamahakâr olan izin verici ebeveyn tutumlarının çocuğun gelişiminde birtakım sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, “İzin verici ebeveynler, çocukların zorlanmamaları gerektiği düşüncesinden hareketle ‘Notlar önemli değil…’, ‘Çocuklar çocukluğunu yaşamalı…’ şeklinde düşünerek onların ders başarılarına ilgisiz kalır, bu konuda geri bildirimde bulunmaz ve çoğu zaman başarısızlığı da görmezden gelebilirler. Bu çocuklar, karne alma durumunda strese girmezler ancak uzun vadede sorumluluk almazlar, arzu ve isteklerini denetlemede sorun yaşarlar, hedef koyma ve çaba–sonuç ilişkileri zayıflar. Akademik özdenetimleri gelişmez ve sosyal uyumda zorlanırlar” dedi.<br />Aşırı korunan çocuklar, öğrenme sorumluluğunu üstlenmiyorlar<br />Aşırı koruyucu ebeveyn tutumunda ise ebeveynlerin, çocuklarının her konuda korunması gerektiği düşüncesinden hareketle çocuklarının ödevlerinden ders başarısına kadar pek çok konuda müdahaleci olduğunu ifade eden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Bu tip ebeveynler, çocuklarının ders başarıları ile aşırı ilgilenir, çocuğun yerine planlar yapar, bazen ödevlerini bile yapar, öğretmenle sürekli müdahale edici tarzda iletişim kurar ve çocuğunun düşük not almasını ‘haksızlık’ olarak algılarlar. Bu ebeveynlerin çocukları korkak, çekingen, güvensiz olurlar ve öğrenme sorumluluğunu üstlenemezler. Derslerinde başarı gösterseler bile özerklik, problem çözme ve akademik dayanıklılıkları zayıf kalır. Ebeveynin desteğinin olamayacağı üniversite gibi ortamlarda ciddi zorlanmalar yaşayabilirler” diye konuştu.  <br />Tutarlı yaklaşımda karne bir geri bildirim olarak değerlendiriliyor<br />Demokratik tutuma sahip olan ebeveynlerin ise çocuklarının ders başarıları konusunda onlara güven duyan, destekleyici, yol gösterici ama müdahale etmeyen bir yaklaşım içinde olduklarını belirten Prof. Dr. T. Gül Şendil, şunları söyledi: <br />“Çocuklarını her yönüyle gözler, onların bağımsız kişilik geliştirmelerini destekler, karşılıklı iletişim içerisinde olur ve öğrenme sorumluluğunu çocuğa bırakırlar. Önemli özelliklerinden bir de tutarlı olmalarıdır. Karneyi bir ‘geri bildirim’ olarak görür, çocuğun görüşünü dinler, duygu ifadesine olanak tanır, çocuğuyla birlikte net ama esnek sınırlar koyarlar. Bu ebeveynlerin çocukları, kendine güvenen, bağımsız, içsel motivasyona sahip, sorumluluk alabilen, akademik başarısı yüksek ve sosyal yönden de uyumlu olurlar.”<br />Ara tatil dinlenme ve yeni döneme hazırlanma şeklinde planlanmalıdır <br />Ara tatilin adı üzerinde çocuklar için bilişsel ve duygusal yönden dinlenme için verilen bir ara ve mola olduğunu kaydeden Prof. Dr. T. Gül Şendil, “Doğal olarak bu amaca hizmet edecek etkinliklere bolca zaman ayrılması gerekir. Örneğin sabahın erken saatinde kalkmak zorunda kalmadan uyuyabilmek, bolca oyun oynayabilmek, spor, sanat ve çocuğun ilgi alanına uygun aktivitelerle zaman geçirmek, gezmek vb. etkinlikler için zaman ayrılmalıdır. Tabii okulun yeni dönemi için gerçekçi ve ölçülebilir küçük hedefler belirlemek; çocuğun eksik olduğu ders konularının üzerinden geçebilmesi için kısa zaman alan ve çok zorlayıcı olmayan planlar yapmak da bu aktivitelerin arasına eklenebilir” tavsiyesinde bulundu. <br />Prof. Dr. T. Gül Şendil, demokratik ebeveyn tutum özellikleri düşünülerek ara tatil programının çocukla birlikte ele alınıp programlanması halinde çocuğun kendini iyi hissetmesinin yanı sıra dinlenip eğlenmesi ve öğrenme sorumluluğunu almasının sağlanabileceğini söyledi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karne-bir-geri-bildirim-olarak-degerlendirilmeli-605388">Karne bir geri bildirim olarak değerlendirilmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekran Bağımlılığına Karşı Üniversite Öğrencilerinden Proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekran-bagimliligina-karsi-universite-ogrencilerinden-proje-591241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığına]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerinden]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi öğrencileri, çocuklarda artan ekran bağımlılığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Sürdürülebilir Teknolojik Adaptasyon Projesi’ni (SETAP) başlattı. İlk aşamada çocuklara yönelik atölyelerin düzenlendiği projenin ikinci ayağında, ebeveynlere yönelik seminerler düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekran-bagimliligina-karsi-universite-ogrencilerinden-proje-591241">Ekran Bağımlılığına Karşı Üniversite Öğrencilerinden Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi öğrencileri, çocuklarda artan ekran bağımlılığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Sürdürülebilir Teknolojik Adaptasyon Projesi’ni (SETAP) başlattı. İlk aşamada çocuklara yönelik atölyelerin düzenlendiği projenin ikinci ayağında, ebeveynlere yönelik seminerler düzenlendi. Konuyla ilgili konuşan tekno-sosyolog Prof. Dr. Altan Kar, “Ekran dengesini, yani online ve offline hayatın dengelenmesini hedefliyoruz. Yasaklamaktan çok yönlendirmeyi esas alıyoruz. Çocukluğun ekran karşısında heba edilmesine seyirci kalmamak, online yerine fiziksel aktivitelerin, aileyle yapılabilecek etkinliklerin, parklarda oynanabilecek oyunların teşvik edilmesini amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p>Yeditepe Üniversitesi ve Ataşehir Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen SETAP Projesinin ebeveyn ayağı, Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Dikkati Yeniden Kazanmak’ konulu Ebeveyn Farkındalık semineri ile başladı. Seminer, Kasım–Aralık aylarında dört farklı noktada düzenlenecek.</p>
<p><strong>‘Çocuklara Zarar Veriyor’</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi E-Ticaret ve Yönetimi Bölümü Başkanı ve aynı zamanda proje koordinatörü Prof. Dr. Altan Kar, SETAP Projesi’nin, E-Ticaret Bölümü öğrencilerinin mezuniyet projesi kapsamında bir sosyal sorumluluk çalışması olarak ortaya çıktığını belirterek “Çocukların ekran süreleri günümüzde çok önemli bir problem haline geldi. Özellikle pandemi döneminde online eğitimin çocukları ekrana bağlaması, iletişimin, eğlencenin, arkadaşlarla zaman geçirmenin ve pek çok aktivitenin ekran üzerinden yapılması, ekran süresinin çocuklara zarar vermeye başlamasına neden oldu. Bu nedenle biz de ekran dengesinin, yani online ve offline hayatın dengelenmesini hedefleyen bir proje başlattık. Yasaklamaktan ziyade yönlendirmeyi esas alıyoruz. Çocukların ekran karşısında olmaları yerine fiziksel hareketlerin, aileyle yapılabilecek etkinliklerin, parklarda oynanabilecek oyunların teşvik edilmesi konusunda anne ve babaları bilinçlendirmeyi ve motive etmeyi amaçlıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>‘Ekran Süresi Azalınca Aileyle Geçirilen Zaman Arttı’</strong></p>
<p>Projeye çocuklara yönelik “deneysel atölye” etkinlikleriyle başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Kar, “Yaklaşık 10 hafta süren ‘Online ve Offline Ekran Dengesi’ adlı atölye çalışmaları kapsamında çocuklar için ekran süresine alternatif olarak her hafta aileleriyle birlikte farklı etkinlikler planladık. Atölyelere katılan öğrencilerin ekran süreleri uzundu; onları fiziksel aktivitelere yönlendirmek için 10 hafta boyunca her hafta ekranda geçirdikleri süre yerine fiziksel bir aktivite hedefi belirlemelerini istedik. Zamanla aileleriyle daha çok vakit geçirmeye ve pek çok farklı aktivite yapmaya başladılar” diye konuştu.</p>
<p>Proje kapsamında çocukların aileleriyle kurdukları etkileşim de gözlemlendi. Prof. Dr. Kar, “Anne ve babasıyla evde kutu oyunları oynamak, geleneksel oyunlar oynamak gibi aktivitelere yöneldiklerini gözlemledik. Bazı öğrenciler, hayvan sahiplendi. Mutfakta annesiyle yemek yapanlar, babasıyla dışarıda futbol, basketbol oynayanlar, daha önce düzenli yaptığı ama yarım bıraktığı spor, sanatsal etkinliklere tekrar başlayanlar oldu. Bu dönem içinde sürdürülebilir aktivitelere dönüşmesi anlamında çok güzel geri dönüşlerle karşılaştık. Ailelerin ‘ekransız aile’ zamanları yaratmaları ve çocuklarıyla birlikte evde ya da dışarıda aktivite yapmaya başlamaları ekran süresinin düşmesindeki en önemli etken oldu” dedi.</p>
<p><strong>‘Sorun Ekran Değil, Farkındalık Eksikliği’</strong></p>
<p>Ebeveyn farkındalığının en kritik nokta olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kar, “Sorun ekran değil, farkındalık eksikliği. Ebeveynler çocuklarının ekranda ne yaptığını bilir ve kontrol ederse, ekran süresi değil, içerik önem kazanır” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>‘Ekran Bağımlılığı Küresel Bir Sorun’</strong></p>
<p>Ekran bağımlılığına ilişkin dünyadaki duruma da değinen Prof. Dr. Kar, “Dikkat dağınıklığı ve ekran bağımlılığı konusunda bildiğiniz gibi son 10 yılda çok büyük artışlar gözlemleniyor. ABD ve Çin gibi ülkelerde bu konuda tedavi merkezleri yıllar önce kurulurken, Türkiye’de farkındalık son yıllarda artmaya başladı” dedi. </p>
<p><strong>‘Oyun, Çocuğun Vicdanını Geliştirir ve Ona Toplumsal Değerleri Öğretir’</strong></p>
<p>Projeden çıkan bulgulara da değinen Prof. Dr. Kar, “Yaptığımız çalışma, çocukların ekranı bıraktıktan sonra neyle ilgilendiğinin önemli olduğunu gösterdi. Oyun, çocuğun vicdanını geliştirir ve ona toplumsal değerleri öğretir. Anne babanın çocukla vakit geçirmesi, ‘kaliteli vakit geçirme’ çok jargondur, çok söylenir ama bizim bulgumuz çocukla oyun oynanması. Kutu oyunları, geleneksel oyunlar gibi. En önemli şey çocukla oyun oynayarak zaman geçirmek. Ebeveynler çocuklarıyla oyun oynayarak hem iletişimi güçlendirir hem değer aktarımı yapar. Dolayısıyla çocuklarıyla ilgilenmek, çocuklarıyla oyun oynamak ve oyun içinde eğitilmelerini sağlamak, ebeveynler için en güzel çözüm” dedi.</p>
<p>Seminere katılan Çiğdem Billur Yıldız da “Kızlarım var. Onlara ne verebilirim, ne kazandırabilirimdiye düşünerek bu seminere katıldım. Geldiğim çok da iyi oldu. Bu seminer bana çocuklarımla oyun oynamanın, onlara vakit ayırmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekran-bagimliligina-karsi-universite-ogrencilerinden-proje-591241">Ekran Bağımlılığına Karşı Üniversite Öğrencilerinden Proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı dişlerin temelini ebeveynler atıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/saglikli-dislerin-temelini-ebeveynler-atiyor-591247</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 08:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dişlerin]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynler]]></category>
		<category><![CDATA[koçan]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[temelini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuklarda diş sağlığının korunmasında ebeveyn sorumluluğu, doğru beslenme, düzenli diş fırçalama ve kontrollerin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-dislerin-temelini-ebeveynler-atiyor-591247">Sağlıklı dişlerin temelini ebeveynler atıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, çocuklarda diş sağlığının korunmasında ebeveyn sorumluluğu, doğru beslenme, düzenli diş fırçalama ve kontrollerin önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Süt dişlerinin korunması, genel ve kalıcı diş sağlığı için önemli!</strong></p>
<p>Çocuklarda diş bakımı konusunda ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğünü dile getiren Çocuk Diş Hekimi Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çocuklar henüz kendi ağız ve diş bakımını yapabilecek düzeyde değillerdir.” dedi.</p>
<p>Çocukların büyüme ve gelişme dönemlerinde süt dişlerinin beslenme kadar önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, “Çocukların konuşmayı öğrendikleri dönemde özellikle ön dişler bazı seslerin çıkartılmasında önemlidir. Bu dişlerin korunması çocukların genel sağlığı açısından ve daimi dişlerin korunması için de gereklidir. Daimi dişler doğal yer tutucu işlevi görürler ve süt dişlerinin erken kaybedildiği durumlarda daimi dişlerin sürmesinde bir takım problemler ortaya çıkabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ebeveynler istikrarlı olursa çocuklar uyum sağlar!</strong></p>
<p>Ebeveynlerin çocuklarına günde 2 kez diş fırçalanması gerektiğini anlatmalarının önemli olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çocuğun yaş aralığına göre diş fırçası ve macun seçimi önemli. Ancak diş fırçalamanın düzenli bir şekilde yapılması daha da önemli bir husus. Çocuklar başlangıçta diş fırçalatmak istemeyip bu durumdan kaçabilir. Ebeveynlerin bu konuda istikrarlı olması durumunda her çocuk bu sürece uyum sağlar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durulmalı!</strong></p>
<p>Beslenmenin diş çürüklerindeki etkisinin oldukça büyük olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Şebnem N. Koçan, “Çikolata, şekerleme, cips, kraker ve diğer karbonhidrat ve şeker içeriği yüksek yiyeceklerden uzak durulması gerekiyor. Bu tür yiyeceklerin çürük oluşturma ihtimali yüksek. Bu nedenle bu tip yiyeceklerin olabildiğince sınırlandırılması çocuğun diş sağlığı açısından önemli.” dedi</p>
<p>Beslenmenin dışında ise düzenli diş kontrollerin yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Koçan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çürükler ilk zamanlarda çok anlaşılamayabilir ve bir ebeveyn bu durumu anlayamayabilir. Ağrı ortaya çıkması ve çürüğün görünür hale gelmesinden sonra tedavinin biraz daha zorlaşacağı söylenebilir. Özellikle küçük çocuklar için bu durum daha da zorlaşabilir, fakat tedavi etmek mümkündür.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/saglikli-dislerin-temelini-ebeveynler-atiyor-591247">Sağlıklı dişlerin temelini ebeveynler atıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği önemli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-kullaniminda-ebeveyn-rehberligi-onemli-581348</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 13:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[konusunda]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımında]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[rehberliği]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ Teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581348</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen yapay zekanın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendiren İstanbul Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırma ekibinden Araştırma Görevlisi Şeyma Aydın Öztürk, bu teknolojilerin çocukların gelişim süreçlerini destekleme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-kullaniminda-ebeveyn-rehberligi-onemli-581348">Yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Günlük yaşamın ayrılmaz parçası haline gelen yapay zekanın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini değerlendiren İstanbul Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırma ekibinden Araştırma Görevlisi Şeyma Aydın Öztürk, bu teknolojilerin çocukların gelişim süreçlerini destekleme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Yakın bir gelecekte yapay zekâ teknolojileri ve sosyal robotların çocukların yaşı ve gelişimsel ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda çok boyutlu bir şekilde destekleme konusunda güçlü ve etkili araçlar olabileceğini ifade eden Aydın Öztürk, “Ancak bu teknolojilerin güvenli bir şekilde kullanılması için ebeveyn rehberliğinin ve uzman görüşünün önemi unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü ve </span></span></span><span><span><span>Atlas Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarı araştırma ekibinden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, yapay zekâ teknolojilerinin ve sosyal robotların çocuk gelişimindeki rolünü değerlendirdi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Çocuk gelişiminde olumlu etkiler bırakabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ teknolojilerinin çocuk gelişimindeki rolünü açıklarken literatürdeki araştırma bulgularına işaret eden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, <b>“</b>Yürütülen bilimsel araştırmalar, bu teknolojilerin çocukların dil ediniminden başlayarak farkındalık, empati, duygu düzenleme gibi duygusal-sosyal gelişim süreçlerine kadar birçok alanda çocuk gelişiminde olumlu etkilerinin olabileceğini göstermektedir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Sosyal robotlarla etkileşim sosyal uyuma katkı sağlayabilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Sosyal robotların çocuklar üzerindeki etkilerine değinen Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, “Çocuklar, robotlarla etkileşime girdiğinde duygularına ilişkin farkındalık kazanabilir ve empati becerileri gelişebilir. Özellikle sosyal ilişkiler konusunda zorluk yaşayan çocukların sosyal uyum yeteneklerini geliştirmede sosyal robotlar etkili araçlar olabilir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ergenlik döneminde yapay zekâ desteği</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, duygusal dalgalanmaların sık yaşandığı ergenlik döneminde yapay zekâ araçlarından faydalanmanın mümkün olduğunu ifade ederek “Araştırmalar, yapay zekâ destekli oyunların, sohbet uygulamalarının ergenlerin duygu düzenleme ve öz farkındalık becerilerini geliştirebildiğini gösteriyor” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bireyselleştirilmiş öğrenme deneyimi sunuluyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ tabanlı öğrenme platformlarının bazı avantajları olabileceğini kaydeden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, “Bu teknolojiler, her çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen bir eğitim deneyimi sunabiliyor. Dolayısıyla bu teknolojiler sadece çocukların zorlandıkları alanlarda öğrenme sürecini kolaylaştırmak için değil; aynı zamanda güçlü yönlerini geliştirmek için de kullanılabilmesi mümkün olacak” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ebeveynlerin rehberliği önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yakın bir gelecekte yapay zekâ teknolojileri ve sosyal robotların çocukların yaşı ve gelişimsel ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda çok boyutlu bir şekilde destekleme konusunda güçlü ve etkili araçlar olabileceğini ifade eden Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, “Ancak bu teknolojilerin güvenli bir şekilde kullanılması için ebeveyn rehberliğinin ve uzman görüşünün önemi unutulmamalıdır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yapay zekâ ile ilgili doğru yönlendirme yapılmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Arş. Gör. Şeyma Aydın Öztürk, günümüzde hayatın her alanında kullanılan yapay zekânın kullanımında ebeveynlerin çocukları doğru yönlendirmesinin önemini vurgulayarak tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<ul>
<li><span><span><span><span><span><span>Robotik veya kodlama etkinlikleri ile çocuklarınızı yapay zekâ teknolojileri ile tanıştırabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocukların yapay zekâ ve sosyal robotlar ile etkileşimlerinde dengeyi kurabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocukların yaşına uygun, bilimsel olarak desteklenmiş ve güvenilir yapay zekâ uygulamalarını kullanmaları konusunda ebeveyn rehberliği yapabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocuklarınıza yapay zekanın da hata yapabileceğini, her bilginin doğrulanması gerektiğini öğretebilirsiniz. Yapay zekâ tarafından üretilen içeriği sorgulamayı, farklı kaynaklardan bilgi toplamayı ve kendi düşüncelerini geliştirmeyi teşvik edebilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Çocuklarınıza kişisel bilgilerini koruma, hangi bilgileri paylaşabilecekleri ve hangi bilgileri gizli tutmaları gerektiği konusunda yaşlarına uygun eğitim verebilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ ile etkileşimin gerçek insan ilişkilerinin yerini tutamayacağını vurgulayabilirsiniz. Çocuğunuzun duygularını tanıması, ifade etmesi ve başkalarının duygularını anlaması için fırsatlar yaratabilirsiniz. </span></span></span></span></span></span></li>
<li><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ teknolojileri hızla gelişmektedir. Yeni uygulamalar, riskler ve fırsatlar hakkında kendinizi bilgilerinizi güncel tutmak faydalı olacaktır. </span></span></span></span></span></span></li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-kullaniminda-ebeveyn-rehberligi-onemli-581348">Yapay zekâ kullanımında ebeveyn rehberliği önemli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone&#8217;dan Z Kuşağı ve Alfa Kuşağı&#8217;nın Akıllı Telefon Kullanımlarına Dair Araştırma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-z-kusagi-ve-alfa-kusaginin-akilli-telefon-kullanimlarina-dair-arastirma-576383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 11:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[alfa]]></category>
		<category><![CDATA[Çevrimdışı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[Gençle]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[liste]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yardımcı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vodafone, Avrupa’da 4 bini aşkın gençle yapılan yeni ve önemli bir araştırmaya imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-z-kusagi-ve-alfa-kusaginin-akilli-telefon-kullanimlarina-dair-arastirma-576383">Vodafone&#8217;dan Z Kuşağı ve Alfa Kuşağı&#8217;nın Akıllı Telefon Kullanımlarına Dair Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Vodafone, Avrupa’da 4 bini aşkın gençle yapılan yeni ve önemli bir araştırmaya imza attı. <strong>“2025 Z Kuşağı ve Alfa Akıllı Telefon Araştırması”,</strong> dijital farkındalığa sahip, ekran başında geçirilen zamanı azaltmaya motive olmuş ve daha fazla çevrimdışı aktivite arayan bir nesli ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, Türkiye&#8217;de 11-17 yaş arası gençlerin %76&#8217;sı ekran başında geçirdikleri süreyi azaltmak istiyor. Bu oran 16-17 yaş arası gençlerde %98’e yükseliyor. Gençlerin %77&#8217;si gerçek hayatta yapabilecekleri daha fazla şey olmasının telefonlarını daha sağlıklı kullanmalarına yardımcı olacağını söylerken, %96&#8217;sı çevrimdışı olmalarına ve yerel etkinlikleri keşfetmelerine yardımcı olacak araçlar istiyor. %91&#8217;i ise arkadaşları ve aileleriyle gerçek hayatta yaşadıkları anların onlara çevrimiçi içerikten daha fazla mutluluk verdiğini söylüyor.</p>
<p>Araştırmayı değerlendiren <strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin,</strong> şunları söyledi: </p>
<p>“Vodafone’un Avrupa genelinde yaptırdığı araştırma, günümüz gençlerinin dijital kullanım alışkanlıklarına ışık tutuyor. Gençler telefonlarına bağlı kalmak istemediklerini ve daha fazla gerçek hayat alternatifine ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Bağlanabilirliğin ötesine geçmeyi ve dijital refahı somut yollarla desteklemek hepimizin sorumluluğu. Akıllı telefonların gerçek yaşam deneyimlerine erişmeye yardımcı olacak şekilde kullanılması önem taşıyor.” </p>
<p><strong>Arkadaş ve aile ile geçirilen zaman önemli</strong></p>
<p>Araştırma, Türkiye’ye dair başka sonuçlar da sunuyor. Görüşülenlerin %74&#8217;ü en anlamlı çocukluk anılarının çoğunlukla internetten uzak, dışarda, arkadaşları ve aileleriyle gerçekleştiğini belirtiyor. %65’i günümüz çocuklarının, kendi büyüme çağlarında yaşadıkları yaz anılarını ve deneyimlerini kaçırdıklarını düşünüyor. Ebeveynlerin %59&#8217;u çocuklarını açık havada oynamaya teşvik ediyor. Ebeveyn olmayanların %42&#8217;si çocukluklarında bir günü tamamen internetsiz geçirmenin çok değerli olduğunu ve bugünün çocuklarının da bunu yaşayabilmesini istediğini belirtiyor.</p>
<p>Diğer yandan, 11-17 yaş çocukların %51&#8217;i hiç meteor yağmuru izlemediğini, %50&#8217;si hiçbir kıyafet dikmediğini ya da tasarlamadığını belirtiyor. %73&#8217;ü yaz tatillerinde genellikle arkadaşlarıyla ve aileleriyle dışarı çıktığını belirtiyor. %65&#8217;i yaz tatillerinde telefonunda vakit geçirdiğini söylüyor. %64&#8217;ü yaz tatillerinde seyahat ettiğini söylüyor. %41&#8217;i akıllı telefonları olmadan bir yaz tatili yaşamayı isteyeceklerini belirtirken, %28&#8217;i istemediğini, %31&#8217;i de kararsız olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Gençler için keyifli aktiviteler</strong></p>
<p>Vodafone, gençlerin ekranların ötesinde yazın büyüsünü yeniden keşfetmelerine yardımcı olmak için, her gencin yetişkinlikten önce denemesi gereken nostaljik ve keyif dolu çevrimdışı aktivitelerden oluşan bir liste de oluşturdu. <strong>“18 Yaşından Önce Yapılacak 18 İş”</strong> isimli listede, doğal su kaynaklarında yüzmekten yiyecek aramaya ve kamp ateşinde yemek pişirmeye kadar pek çok ilgi çekici madde yer alıyor. Liste, kendi kuşakları için daha sağlıklı teknoloji alışkanlıklarını şekillendirmeye yardımcı olan 11-17 yaş arası gençlerden oluşan ve tüm Avrupa’yı kapsayan Vodafone Gençlik Konseyi tarafından ortaklaşa oluşturuldu; Censuswide tarafından 928 Türk genç ve ebeveynle yapılan destekleyici bir anketle hayata geçirildi.</p>
<p><strong>Kuşaklar arası fark büyük</strong></p>
<p>Günümüzde gençler dijital ortamda yetişmelerine rağmen daha iyi bir denge istiyor. Anket, günümüz çocukları ile Y kuşağı (29-44) ve X kuşağı (45-60) arasında güçlü bir kuşak farkı olduğunu ortaya koyuyor. Gençlerin birçoğu, ebeveyninin karakterlerinin şekillenmesinde rol oynayan deneyimlerden yoksun bulunuyor. Listede yer alan etkinlikler, birçok Avrupalı gencin kaçırdıklarını söyledikleri deneyimlerden ve ebeveynlerin en sevdikleri yaz anılarından esinlenerek oluşturuldu.</p>
<p><strong>Ebeveynler çocukları için endişeli</strong></p>
<p>Araştırmaya göre, Türk ebeveynlerin %90&#8217;ı bugün çocuklarının kendi karakterlerinin şekillenmesine yardımcı olan deneyimleri kaçırdıklarından endişe ediyor. Türk ebeveynlerin en önemli çocukluk anıları arasında bir arkadaşının kapısını çalıp oyun oynamasını istemek (%47), tüm günü çevrimdışı geçirmek (%42) ve açık alanlarda masa oyunları oynamak veya uçurtma uçurmak (%40) yer alıyor.</p>
<p><strong>“18 Yaşından Önce Yapılacak 18 İş” listesinin tamamı: </strong></p>
<ol>
<li>Bir arkadaşınızın kapısını çalın ve birlikte zaman geçirip geçiremeyeceğinizi sorun.</li>
<li>Bütün bir günü çevrimdışı geçirin.</li>
<li>Açık bir alanda uçurtma uçurun.</li>
<li>Arkadaşlarınızla ve ailenizle masa oyunları veya kart oyunları oynayın.</li>
<li>Deniz kenarına gidin.</li>
<li>Arkadaşlarınızla veya ailenizle balık tutmaya gidin.</li>
<li>Yıldızların altında uyuyun.</li>
<li>Doğal su kaynaklarında yüzmeyi deneyin.</li>
<li>Kamp ateşinde yemek pişirin.</li>
<li>Belirli bir hedef olmadan saatlerce bisiklet sürün.</li>
<li>Büyükanne ve büyükbabaları ziyaret edin, hikayelerini dinleyin.</li>
<li>Bir mektup veya kartpostal yazın ve postalayın.</li>
<li>Güneşin doğuşunu izleyin.</li>
<li>Çubuklardan, battaniyelerden veya kartondan bir kale inşa edin.</li>
<li>Saatlerce çizin veya karalayın.</li>
<li>Bir kıyafet tasarlayın/dikin.</li>
<li>Kumdan kale yapın.</li>
<li>Kırmızı orman meyvesi toplayın.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafonedan-z-kusagi-ve-alfa-kusaginin-akilli-telefon-kullanimlarina-dair-arastirma-576383">Vodafone&#8217;dan Z Kuşağı ve Alfa Kuşağı&#8217;nın Akıllı Telefon Kullanımlarına Dair Araştırma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ebeveynlerin en büyük endişesi siber taciz ve zorbalık</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-en-buyuk-endisesi-siber-taciz-ve-zorbalik-570593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 08:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrim]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital dünya birçok yönden fiziksel dünyaya benziyor. Bu durum çevrim dışı ortamda sıklıkla gördüğümüz kötü davranışların dijital ortamda da ortaya çıkmasına ve hatta daha da kötüleşmesine neden oluyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-en-buyuk-endisesi-siber-taciz-ve-zorbalik-570593">Ebeveynlerin en büyük endişesi siber taciz ve zorbalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital dünya birçok yönden fiziksel dünyaya benziyor. Bu durum çevrim dışı ortamda sıklıkla gördüğümüz kötü davranışların dijital ortamda da ortaya çıkmasına ve hatta daha da kötüleşmesine neden oluyor. </strong></p>
<p><strong>17 ülkeyi kapsayan 2023 Microsoft araştırmasına göre</strong><strong>,</strong><strong> &#8220;siber zorbalık ve taciz&#8221; dünya çapında ebeveynlerin en büyük endişesi ve ankete katılanların ortalama yüzde 39&#8217;unu meşgul ediyor. Bu durumun devam etmesine izin verilirse çocukların ruh sağlığı ve hatta fiziksel sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Bu nedenle, yeni dönemin kabul edilemez çevrimiçi davranışlarda yeni bir dalgalanmaya yol açmamasını sağlamak herkesin görevi. Siber güvenlik şirketi ESET siber zorbalık ile nasıl başa çıkabileceğini irdeledi; bu konu ile ilgili önerilerini paylaştı. </strong></p>
<p>Microsoft tarafından yapılan araştırma, ebeveynlerin çocukların cinsel istismarı, dezenformasyon ve fiziksel şiddet tehditlerinden biraz daha fazla siber zorbalık konusunda endişeli olduğunu gösteriyor. Bu, Pew Research Center&#8217;ın ABD&#8217;deki gençlerin yaklaşık yarısının çevrimiçi tacize maruz kaldığını ve yaşça daha büyük kızların bu tacize daha fazla maruz kaldığını iddia eden araştırmasıyla da örtüşüyor. Bu taciz, isim takma ve yalan haber yaymaktan müstehcen görüntülerin  paylaşılmasına ve fiziksel tehditlere kadar birçok şekilde ortaya çıkabilir. Bu tür faaliyetler, zorbaların akranları üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığı, yeni grupların oluştuğu ve akademik baskının yeni endişeler yarattığı Eylül ayında, yeni okul yılının başında daha da kötüleşebilir. Hem ebeveynler hem de okullar, dönem başında başka konulara odaklanabilir, bu da potansiyel olarak ciddi sorunların gözden kaçmasına neden olabilir. Bu bağlamda, işler kontrolden çıkmadan önce siber zorbalığın uyarı işaretlerini fark edebilmeniz çok önemlidir.</p>
<p><strong>Çocuğumun siber zorbalığa maruz kaldığını nasıl anlarım?</strong></p>
<p>Çocuğunuzun yaşadıklarını size anlatmasını sağlamak, siber zorbalıkla mücadele etmenin ilk ve genellikle en zor kısmıdır. Size anlatmaktan utanabilir veya durumun daha da kötüye gideceğinden korkabilirler. Bu nedenle, bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteren ani davranış değişikliklerine dikkat edin. Bunlar arasında olağan dışı ruh hâli değişiklikleri, düşük özgüven, hobilerine ilgisizlik, ekran başında geçirdiği sürenin önemli ölçüde artması veya azalması, okuldan veya sosyal etkinliklerden kaçınma ve notlarının düşmesi sayılabilir. Yorgun görünebilir ve yeme alışkanlıklarında değişiklikler olabilir. Bu konuyu konuşmaya çalıştığınızda savunmaya geçebilirler.</p>
<p><strong>Siber zorbalık ile başa çıkmak için en iyi uygulamalar</strong></p>
<p>Söylemesi kolay, yapması zor olabilir ancak bu tür durumlarda iletişim kanallarını açık tutmaya çalışmak, şüphesiz yapabileceğiniz en olumlu şeydir. Anksiyete ve endişe, hayatımızın sessiz köşelerinde beslenir. Çocuklarınızın, yargılanma veya misilleme korkusu olmadan, karşılaştıkları her türlü sorunu size anlatabileceklerini bilmeleri önemlidir. Aynı nedenle, ciddi bir durum olduğuna inanmadığınız sürece, onların kişisel hayatlarına fazla karışmamak genellikle daha iyidir. &#8220;Her şey yolunda mı?&#8221; gibi açık uçlu sorular sormak, &#8220;Zorbalığa uğruyor musun?&#8221; gibi sorular sormaktan daha iyi olabilir. Ayrıca başkalarının duyamayacağı bir zaman ve yer seçmeye çalışın. Utanç, gençler arasında güçlü bir duygudur ve dürüst konuşmaların önündeki en büyük engeldir.</p>
<p><strong>Çocuklarınızla iletişim kanallarınız açık olsun</strong></p>
<p>Siber zorbalığın riskini azaltmak için yapabileceğiniz daha proaktif şeyler de vardır. Çocuklarınızla çevrimiçi gizlilik ve güvenlik hakkında konuşun. Hangi uygulamaları kullandıklarını anlamak için zaman ayırın ve ayarların yaşlarına uygun ve gizlilik açısından gelişmiş olduğundan emin olun. Sosyal medya sitelerinde ve oyun platformlarında vakit geçirmenin risklerini ve cinsel şantaj ve deepfake çıplak fotoğraflar gibi tehditleri bildiklerinden emin olun. Çevrimiçi etkileşimde bulundukları herkese, özellikle de yüz yüze tanışmadıkları kişilere karşı sağlıklı bir şüphecilik geliştirmeleri gerekir. Yabancılardan gelen istenmeyen arkadaşlık istekleri hemen reddedilmelidir. Bunun bir parçası olarak, çocuklarınızın çevrimiçi ve çevrim dışı arkadaşlarının kim olduğunu tam olarak anlamak yardımcı olabilir.Çocuklarınızın akıllı telefon ayarlarını belirli içeriğe erişimi ve ekran süresini sınırlayacak şekilde ayarlamak veya ebeveyn izleme yazılımı yüklemek olabilir. Bunu yapmak istiyorsanız önce çocuğunuza neden bunu yaptığınızı açıklayın. Onların desteğini alamazsanız kararlı bir gencin elinde planlarınız suya düşebilir.</p>
<p><strong>Çocuğunuzun çevrimiçi zorbalığa maruz kaldığını fark ederseniz panik yapmayın</strong>.</p>
<p>Böyle bir durumu fark ettiğinizde sakin  bir şekilde konuşun, tam olarak ne olduğunu ve çocuğunuzun nasıl hissettiğini öğrenin. Aşırı tepki vermeyin. Yapmanız gereken, çocuğunuza zorbalığı engellemeyi gösterin, ardından ekran görüntüsü alın ve tüm kanıtları saklayın. Olayı ilgili çevrimiçi platformlara bildirin. Gerekirse okulunuzla bir görüşme ayarlayın. Zorbalık ne yazık ki birçok çocuğun hayatının bir parçasıdır. Mobil cihazlara erişim sayesinde zorbalar, eskiden hiç olmadığı kadar evinize girebiliyor. Ebeveynlerin de elinde bazı güçlü araçlar var; empati, sabır, teknoloji bilgisi ve sevgi.  Dikkatli olun. Çocuklarınızın yaşadıklarına dikkat edin. Onlara alan ve destek verin. Teknolojiyi doğru şekilde kullanmayı ve yapılandırmayı öğretin.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ebeveynlerin-en-buyuk-endisesi-siber-taciz-ve-zorbalik-570593">Ebeveynlerin en büyük endişesi siber taciz ve zorbalık</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAGEM&#8217;den ebeveynlere okula uyumda ailenin rolü konulu seminer</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sagemden-ebeveynlere-okula-uyumda-ailenin-rolu-konulu-seminer-570406</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 18:46:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[uyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=570406</guid>

					<description><![CDATA[<p>SAGEM okula yeni başlayacak çocukların uyum süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla ebeveynlere yönelik “İlk Zil, İlk Adım Okula Uyumda Ailenin Rolü” konulu seminer düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-ebeveynlere-okula-uyumda-ailenin-rolu-konulu-seminer-570406">SAGEM&#8217;den ebeveynlere okula uyumda ailenin rolü konulu seminer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>SAGEM okula yeni başlayacak çocukların uyum süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla ebeveynlere yönelik “İlk Zil, İlk Adım Okula Uyumda Ailenin Rolü” konulu seminer düzenledi. Veliler 4 gün boyunca devam eden seminerlere oldukça yoğun ilgi gösterdi.</b></p>
<p>Selçuklu Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan ve toplumun temel taşı olan aile kurumunun yapısını güçlendirmeyi hedefleyerek kurulan Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM), ailelerin gelişimini desteklemeye yönelik eğitim programları ve seminerlere devam ediyor. Bu kapsamda, okula yeni başlayacak çocukların uyum sürecini kolaylaştırmak amacıyla ebeveynlere yönelik 26-29 Ağustos tarihleri arasında “İlk Zil, İlk Adım Okula Uyumda Ailenin Rolü” konulu seminerler düzenlendi. Aileler 4 gün süren seminer programına yoğun bir katılım gerçekleştirdi.</p>
<p>SAGEM tarafından gerçekleşen ve 4 gün süren eğitim seminerlerinin ilk kısımlarında, okula başlama sürecindeki çocukların aileleri okul uyum süreci hakkında bilinçlendirildi. Ebeveynlerin kaygılarını azaltmak ve sağlıklı bir yaklaşım geliştirmelerine yardımcı olmak adına alanında uzman kişiler tarafından sunumlar yapıldı. Etkinlikte 1. sınıfa geçiş sürecinde çocukların yaşadığı duygusal değişimler, okul fobisi, ayrılık kaygısı ve alışma sürecinde karşılaşılan zorluklar ve ebeveynlerin çocuklarının yaşadığı bu değişimlere nasıl yaklaşmaları gerektiği anlatıldı. Ayrıca, ebeveynlere çocukların duygusal ihtiyaçlarını tanımaya yönelik bilgiler verildi ve aile-okul iş birliğinin önemi vurgulandı.</p>
<p>Seminerlerin diğer kısımlarında ise ebeveynlerin okul uyum sürecindeki rolü ve bu kısımda çocuklara  nasıl destek olunacağı üzerinde duruldu. Ebeveyn tutumlarının çocukların okul sürecine etkileri, sağlıklı sabah rutinlerinin nasıl oluşturulacağı, çocukla okul hakkında nasıl konuşulacağı gibi pratik bilgiler verildi. Ayrıca, çocukların bağımsızlık kazanmaları için uygulanabilecek yöntemler aktarıldı.</p>
<p>Seminerlerin etkileşimli kısmında, katılımcılar kısa örnek olaylar üzerinden çözüm önerileriyle sürece dahil edildi. Katılımcılar, soru-cevap yöntemiyle yaşadıkları deneyimleri paylaştı ve uzmanlar tarafından bu durumlar üzerinde çözümler önerildi.</p>
<p>Bu önemli sürece yoğun bir şekilde dahil olan veliler ise Selçuklu Belediyesi’ne teşekkür ederek bu eğitim programlarının devam etmesi talebinde bulundular.</p>
<p>SAGEM, bu seminer ile ailelerin çocuklarının eğitim sürecine daha etkili katılımını sağlamayı ve çocukların okula uyum süreçlerini daha kolay hale getirmeyi hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sagemden-ebeveynlere-okula-uyumda-ailenin-rolu-konulu-seminer-570406">SAGEM&#8217;den ebeveynlere okula uyumda ailenin rolü konulu seminer</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 14:26:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[onları]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<category><![CDATA[zorbalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=567913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913">Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin bu konuda doğru bilgilere sahip olması, çocuklarını korumada büyük önem taşıyor. Ancak çevrimiçi tacizle ilgili bazı yanlış inanışlar, alınması gereken önlemleri geciktirebiliyor ya da etkisiz kılabiliyor. Siber güvenlik şirketi ESET siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanıyı derledi ve önerilerde bulundu.</strong></p>
<p>Cyberbullying Research Center’ın (Siber Zorbalık Araştırma Merkezi) verilerine göre, ABD&#8217;de ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 58’inden fazlası hayatlarında en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldı. Bu oran 2019’da yüzde 37 ve on yıl önce sadece yüzde 24’tü. Ayrıca genç video oyunu oyuncularının yüzde 43’ü çevrimiçi ortamda zorbalık yaşadığını belirtiyor. Bu zorbalık; hakaret, fiziksel tehdit, hatta cinsel içerikli mesajlar gibi farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Hiçbir ebeveyn çocuğunun siber zorbalığa maruz kalmasını istemez. Ancak alternatifin onları dijital dünyadan uzak tutmak olması durumunda, bu yarardan çok zarar verebilir. Önemli olan, uyarı işaretlerine karşı gözlerinizi açık tutmak, açık bir diyalog kurmak, duygusal ve teknik destek sunmaktır.</p>
<p><strong>Siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanı</strong></p>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi olan çevrimiçi kalır</strong></li>
</ol>
<p>Çoğu çevrimiçi eğilim gibi, zorbalık da teknoloji tarafından mümkün kılınır ancak kökleri insan ruhunun derinliklerine uzanır. Çocukların zorbalık davranışına girmesinin birçok nedeni vardır; akran baskısından düşük özgüvene, dikkat çekme ihtiyacından aile içi şiddete kadar. Sosyal medya gibi dijital platformlar, çocukların başkalarını daha yaygın bir şekilde zorbalığa maruz bırakmasına olanak tanıyabilir. Ancak bu, sadece çevrimiçi ortamla sınırlı değildir. Zorbalar, kurbanlarını çevrimiçi ortamda olduğu kadar gerçek hayatta da eziyet etmek isteyebilir. Bunu yapmasalar bile kurbanlarına verebilecekleri psikolojik zarar, gerçek dünyada da kesinlikle bir etkiye sahiptir.</p>
<ol>
<li><strong>Onlar sadece çocuk</strong></li>
</ol>
<p>Zorbalığı, çocukların büyümesinin normal bir parçasıymış gibi görmezden gelmek, onun potansiyel ciddiyetini küçümseme tehlikesi yaratır. Aslında zorbalık, zorbalığa maruz kalan kişinin sosyal ve duygusal gelişiminde ciddi ve uzun vadeli etkiler yaratabilir. Siber zorbalığın sadece çocukların başına gelen bir şey olmadığı da doğrudur. Trolling, doxing, intikam pornosu ve stalking, çoğumuzun aşina olduğu siber zorbalık türleridir. Amerikalıların beşte ikisi çevrimiçi tacize uğradığını iddia ediyor.</p>
<ol>
<li><strong>Görmezden gelin, kendiliğinden geçer</strong></li>
</ol>
<p>Bu nadiren işe yarar. Aynı mantıkla “zorbalık davranışını bildirmek sadece durumu daha kötüleştirecektir” diye düşünmek de yanlıştır. Bazen görmezden gelmek, zorbaların eylemlerinin etkili olduğuna inanmaları durumunda onları cesaretlendirebilir. Ortak bir eylemde bulunarak ve zorbalara doğrudan karşı çıkarak bir çözüm umudu olabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Çocuğum bir sorun varsa bana söyler</strong></li>
</ol>
<p>Çocuğunuz size her zaman tamamen dürüst ve açık davranıyorsa şanslı bir ebeveynsiniz demektir. Çocuklar büyürken birkaç farklı aşamadan geçer ve bu süreçte ebeveynleriyle olan psikolojik ve duygusal ilişkileri değişir. Özellikle ergenlik çağına girdiklerinde bir sorun olduğunu size söylemekten utanabilir veya çok küçük düşmüş hissedebilirler. Başlarına gelenlerin ciddiyetini anlamayabilirler. Ya da bir şey söylerlerse sizi cezalandıracağınızı veya cihazlarını elinden alacağınızı düşünebilirler. Onları yargılamayacağınızı, cezalandırmayacağınızı, destek olacağınızı söyleyerek onları rahatlatmak, onların açılmalarına yardımcı olmak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.</p>
<ol>
<li><strong>Teknolojiyi ortadan kaldırırsanız sorunu çözersiniz</strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbalık teknoloji sayesinde mümkün olmaktadır ancak çocuğunuzun akıllı telefonunu elinden alırsanız bu sorun mucizevi bir şekilde ortadan kalkmayacaktır. Okulda zorbalığa maruz kalıyorlarsa tacizin çevrimdışı olarak devam etmesi için bolca fırsat olacaktır. Çocuğunuzun cihazını elinden alarak onu cezalandırmak, zorbaları sevindirecek ve çocuğunuzla olan ilişkinize hiçbir fayda sağlamayacaktır.</p>
<ol>
<li><strong>Çevrimiçi zorbaları tespit etmek neredeyse imkânsızdır</strong></li>
</ol>
<p>Bazen çevrimiçi anonimlik, siber suçların yaygınlaşmasına olanak sağladığı gibi, zorbaları da güçlendirir. Ancak gerçekte, zorbaların çoğu kurbanlarını tanır; ister okul arkadaşları ister eski arkadaşları ister romantik partnerleri olsun. Ayrıca sosyal medya ve diğer platformlar, taciz veya zorbalık yoluyla hizmet şartlarını ihlal ettikleri kanıtlanan bazı kullanıcıların kimliklerini ortaya çıkarabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Tespit etmesi kolay</strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbalığın zorluğu, sanal ortamda gerçekleşmesidir. Belki fiziksel iz bırakmaz ancak kurbanlara kesinlikle psikolojik zarar verebilir. Bu durum, özellikle çocuklarınızla duyguları hakkında açıkça konuşmakta zorlanan ebeveynler için işleri zorlaştırır. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, çocuğunuzun size bir sorun olduğunu söyleyeceğine güvenemezsiniz. Bu nedenle, uyarı işaretlerini daha iyi fark etmeniz gerekir. Davranış, tavır veya akademik performansta ani değişiklikler yararlı bir gösterge olabilir. Ancak bunlar kesin değildir. Nazik bir şekilde sorgulama da gerekli olabilir.</p>
<ol>
<li><strong>Siber zorbalar kötü niyetli dışlanmışlardır </strong></li>
</ol>
<p>Siber zorbaların kimlikleri sonunda ortaya çıktığında gerçek kimlikleri arkadaşlarını ve ailelerini şok edebilir. İnsanlar, gerçek dünyada asla düşünmeyecekleri şeyleri çevrimiçi ortamda söyleyebilir ve yapabilir. Çoğu zorba, kendileri zorbalığa veya istismara uğradıkları, özgüvenleri düşük olduğu, zihinsel sağlık sorunları olduğu veya akran baskısı nedeniyle bu davranışlarda bulunur. Özellikle çocuklarınıza zarar veriyorlarsa onları kötü olarak adlandırmanız kolaydır. Ancak gerçek genellikle bundan daha karmaşıktır.</p>
<ol>
<li><strong>Siber zorbalık çok sayıda intihara neden olmaktadır.</strong></li>
</ol>
<p>Resmî ABD verilerine göre, ergenlerin yüzde 14,9&#8217;u siber zorbalığa maruz kalmış ve %13,6&#8217;sı ciddi intihar girişimi gerçekleştirmiştir. Ancak korelasyon, nedensellik anlamına gelmez. Aslında bir gencin hayatına son vermek istemesinin birçok nedeni olabilir ve siber zorbalık bu nedenlerden biri olabilir veya olmayabilir. Her halükârda, ısrarlı çevrimiçi tacizin toplumun en savunmasız üyelerine yönelik tehlikelerine karşı uyanık olmalıyız.</p>
<ol>
<li><strong>Suçlu, sosyal medya platformları</strong></li>
</ol>
<p>Sosyal medya ve mesajlaşma platformları, siber zorbalığın &#8220;kolaylaştırıcıları&#8221; olarak oynadıkları rol nedeniyle sıklıkla kötüleştirilir. Ancak yasama organları tarafından ekosistemlerini daha iyi denetlemeleri için giderek daha fazla baskı altına alınıyorlar. Örneğin, Birleşik Krallık&#8217;ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası, kullanıcılarının refahını sağlamak için belirli çevrimiçi hizmet sağlayıcılara &#8220;bakım yükümlülüğü&#8221; getiren, dünyadaki en sıkı yasalardan biridir. Zorbalık her zaman kolayca fark edilmez. Şartlar, nüanslar, argo ve dilsel özelliklerin bazen algoritmalar tarafından doğru bir şekilde tespit edilmesi zor olabilir. Ancak algoritmalar bu konuda giderek daha iyi hâle geliyor – olması gerektiği gibi. Her halükârda, ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medyanın riskleri ve tuzakları hakkında konuşması önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-zorbalikla-ilgili-yanlis-bilinen-10-gercek-567913">Siber zorbalıkla ilgili yanlış bilinen 10 gerçek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Para akıllı, çocuklar güvende: Finansal okuryazarlık siber güvenlikle birlikte ele alınmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/para-akilli-cocuklar-guvende-finansal-okuryazarlik-siber-guvenlikle-birlikte-ele-alinmali-568002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 11:20:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[harcama]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[satın]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklar artık paranın çoğunlukla dijital ortamda olduğu bir dünyada büyüdüklerinden, siber güvenlik finansal okuryazarlığın temel bir parçası haline geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/para-akilli-cocuklar-guvende-finansal-okuryazarlik-siber-guvenlikle-birlikte-ele-alinmali-568002">Para akıllı, çocuklar güvende: Finansal okuryazarlık siber güvenlikle birlikte ele alınmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocuklar artık paranın çoğunlukla dijital ortamda olduğu bir dünyada büyüdüklerinden, siber güvenlik finansal okuryazarlığın temel bir parçası haline geldi. Önceki nesillerden farklı olarak, çocukların parayla ilk deneyimleri sadece kumbaralar değil, uygulama içi satın almalar, oyunlardaki ganimet kutuları ve dijital cüzdanlara bağlı ön ödemeli kartlarla oluyor. Kaspersky&#8217;nin &#8220;Dijital Okul Çantası: Okul Yılı için Ebeveyn Rehberi&#8221;nde uzmanlar, çocuklara dijital dünyada parayı sorumlu ve güvenli bir şekilde yönetmeyi öğretmek için ipuçları paylaşıyor.</strong></p>
<p>Okula dönüş sezonu sadece yeni kitaplar ve kıyafetlerle ilgili değil, aynı zamanda çocukların hayatları boyunca sürdürecekleri ve birçok sorunu önlemeye yardımcı olacak sağlıklı alışkanlıklar edinmeleri için de önemli bir döneme karşılık geliyor. &#8220;<em>Growing Up Online</em>&#8221; anketine Türkiye’den katılan ebeveynlerin %22&#8217;si çocuklarının çevrimiçi davranışları nedeniyle para kaybettiklerini ifade ederken, ankete katılanların %15&#8217;i çocuklarının cihazlarının virüs bulaştığını belirtiyor.</p>
<p>Çocuklar çevrimiçi risklerin farkında olmadığında, güçlü finansal okuryazarlık bile onları hediye gibi görünen kimlik avı saldırılarından, sahte oyun içi fırsatlardan, gizli abonelik yenilemelerinden ve kimlik hırsızlığından korumayacaktır. Finansal eğitimi dijital koruma ile birleştirerek ebeveynler çocuklarını sadece paralarını akıllıca yönetmeye değil, siber tehditlere karşı korunmaya da hazırlayabilirler.</p>
<p>Kaspersky uzmanları, ebeveynlerin çocuklarına paralarını sorumlu ve güvenli bir şekilde yönetme konusunda şunları öğretmelerini öneriyor:</p>
<ol>
<li><b>Net harcama limitleri belirleyin</b></li>
</ol>
<p>Çocukların sınırlarını anlamalarına yardımcı olmak, hem finansal disiplin hem de dijital farkındalık oluşturmanın ilk adımıdır. Çocuğunuzun tipik harcamaları için temel bir bütçe oluşturarak başlayın:</p>
<ul>
<li>Okul malzemeleri</li>
<li>Yiyecek veya öğle yemeği parası</li>
<li>Spor veya hobi ile ilgili satın alımlar</li>
<li>Eğlence (uygulamalar, oyunlar, abonelikler)</li>
</ul>
<p>Her satın almayı tek tek kontrol etmek yerine yüzdelerden bahsedin. Örneğin: &#8220;%70&#8217;i okul ile ilgili harcamalar, %20&#8217;si eğlence ve %10&#8217;u tasarruf için&#8221; gibi. Bu yaklaşımı dijital para okuryazarlığını tanıtmak için kullanın. Uygulama içi satın alımların, mikro işlemlerin veya gizli ücretlerin dikkatli olunmazsa bakiyelerini nasıl hızla eksilteceğini açıklayın.</p>
<ol>
<li><b>Güvenli ödeme yöntemleri kullanın</b></li>
</ol>
<p>Çocuklara nakit para vermek kolay gibi görünebilir, ancak bunun bazı dezavantajları vardır. Para kaybolabilir, çalınabilir veya iz bırakmadan harcanabilir. Daha güvenli ve eğitici bir alternatif, ebeveyn kontrolü özelliği bulunan çocuk dostu banka kartları veya dijital cüzdanlar kullanmaktır. Bu araçlar, harcama limitleri belirlemenize, anlık satın alma bildirimleri almanıza, işlemleri gerçek zamanlı olarak takip etmenize ve gerektiğinde çevrimiçi pazar yerleri veya oyun platformları gibi belirli kategorileri engellemenize olanak tanır. Bu sayede çocuklar kendi paralarını yönetme özgürlüğünün tadını çıkarırken, ebeveynler denetim güvencesine sahip olur ve olağandışı bir durum olduğunda müdahale edebilir.</p>
<p>Bu ödemelerin gerçekleştiği dijital ortamı korumak da aynı derecede önemlidir. Bankacılık uygulamaları ve çevrimiçi mağazalar siber suçluların hedefi haline gelebilir. Bu nedenle güvenli gezinme ve güvenli ödeme koruması içeren bir siber güvenlik çözümü yüklemek çok önemlidir.</p>
<ol>
<li><b>Cihazları ve finansal hesapları güvenli hale getirin</b></li>
</ol>
<p>Çocuklar hesap güvenliğinin önemini tam olarak anlamayabilirler. Ancak zayıf bir şifre veya çalınan bir cihaz tüm finansal araçlarını tehlikeye atabilir.</p>
<p>Ebeveyn olarak, onlara şu şekilde yardımcı olabilirsiniz:</p>
<ul>
<li>Çevrimiçi alışverişlerde kullanılabilecek her uygulama için iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) özelliğini etkinleştirin.</li>
<li>Giriş bilgilerini güvenli bir şekilde saklayan ve bir sorun olduğunda ailenizin erişimine izin veren bir şifre yöneticisi kullanın.</li>
<li>Güçlü şifrelerin temellerini öğretin. Şifreler en az 12 karakterden oluşmalı, isimler veya doğum tarihleri yer almamalı ve farklı platformlarda tekrar kullanılmamalıdır.</li>
</ul>
<p>Bu alışkanlıkları günlük uygulamaya dönüştürerek, çocuğunuza finansal bilgilerini ve kişisel verilerini güvende tutması için gerekli araçları sağlayabilirsiniz.</p>
<ol>
<li><b>Abonelikleri ve tekrarlayan ücretleri takip edin</b></li>
</ol>
<p>Çocukların harcamalarını takip etmelerini en kolay engelleyen şeylerden biri aboneliklerdir. Günümüzde birçok oyun, öğrenme aracı ve yayın hizmeti, tek seferlik satın alımlar yerine düzenli ödeme modelleri kullanmaktadır. Bir çocuk, deneme süresi sona erdiğinde otomatik olarak aylık ücrete dönüştürüleceğini fark etmeden &#8220;ücretsiz deneme&#8221;ye kaydolabilir. Bu ücretler düşük ve düzenli olduğu için, bakiye tükenene veya ebeveyn hesap kontrol edene kadar genellikle fark edilmez.</p>
<p>Çocuğunuza şunları öğretin:</p>
<ul>
<li>Ücretsiz deneme sürümünü başlatmadan önce daima sorun.</li>
<li>&#8220;Otomatik yenileme&#8221; ayarlarını bulun ve bunları nasıl kapatacağınızı öğrenin.</li>
<li>Deneme sürümünün bitiş tarihleri için takvim hatırlatıcıları ayarlayın.</li>
</ul>
<p>Ebeveyn olarak, çocuklarınızın uygulama mağazasındaki satın alma geçmişini düzenli olarak kontrol edin ve e-posta gelen kutunuzda gözden kaçabilecek yenileme bildirimlerini tarayın. Birçok bankacılık uygulaması ve güvenlik aracı, tekrarlayan ücretleri işaretleyebilir veya her işlem için gerçek zamanlı uyarılar gönderebilir. Böylece harcamaları takip etmeyi kolaylaştırır. Abonelik yönetimini ortak bir sorumluluk haline getirerek, çocuğunuzun &#8220;görünmez&#8221; ücretlerin de dikkat edilmesi gereken gerçek harcamalar olduğunu anlamasına yardımcı olursunuz.</p>
<p><strong>Kaspersky&#8217;nin Web İçeriği Analisti</strong> <strong>Andrey Sidenko</strong>, şunları söylüyor: <em>“Çocuklar için finansal okuryazarlık hakkında konuşurken, onlara bütçe yapmayı veya tasarruf etmeyi öğretmekle yetinemeyiz. Harcadıkları para zaten dijital, bu da ilk finansal kararlarını çevrimiçi olarak aldıkları anlamına geliyor. Oyunlarda, uygulamalarda ve dijital cüzdanlarda bu geçerli. Siber güvenlik bilinci olmadan, bu öğütler eksik kalır. Çocukların dolandırıcılıkları fark etmelerine, hesaplarını korumalarına ve güvenli ödeme araçlarını kullanmalarına yardımcı olmak, onlara paranın değerini öğretmek kadar önemlidir.”</em></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/para-akilli-cocuklar-guvende-finansal-okuryazarlik-siber-guvenlikle-birlikte-ele-alinmali-568002">Para akıllı, çocuklar güvende: Finansal okuryazarlık siber güvenlikle birlikte ele alınmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Partnerinize ebeveyn değil eş olun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/partnerinize-ebeveyn-degil-es-olun-418823</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Nov 2023 23:11:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[olun]]></category>
		<category><![CDATA[partnerinize]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir ilişkide sorun olmaması için çiftlerden biri kör, diğeri sağır olmalı!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/partnerinize-ebeveyn-degil-es-olun-418823">Partnerinize ebeveyn değil eş olun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Partnerinize ebeveyn değil eş olun!</strong></p>
<p><strong>Bir ilişkide sorun olmaması için çiftlerden biri kör, diğeri sağır olmalı!</strong></p>
<p><strong>İlişkilerin, genel olarak sancılı ve gürültülü ‘keşif’ süreçleri olduğunu ifade eden uzmanlar, bir taraftan deli gibi severken, bir taraftan da tartışmalar ve anlaşmazlıkların sık yaşanmasının çoğu zaman, bireylerin ‘eş’ rolüne girmek yerine, birbirlerine ebeveynlik yapacak şekilde ‘anne, baba, çocuk’ rollerine girmesinden kaynaklandığını vurguluyor. Çiftlerden birinin ötekine farkında olmadan ebeveynlik yaptığında, bu durumun karşı tarafta çoğu zaman öfkeye sebep olduğunu kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bir ilişkide sorun olmaması için çiftlerden birinin kör, diğerinin sağır olması lazım.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sağlıklı ve güçlü bir ilişkinin nasıl olması gerektiği konusunu değerlendirdi.</p>
<p>Ünlü yazar John Steinbeck’in ‘Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldı mı hastalanır.’ sözüne atıfta bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bu bağlamda ilişki kurma ihtiyacı, bebeklik döneminden sonra kaybedilen bütünlüğü yeniden bir başkasıyla bulacağımıza dair umut ile ilgilidir. Bu umutla birilerine bağlanma ihtiyacı hissederiz ve yakınlaşırız.” dedi.</p>
<p><strong>Çiftlerden biri diğerine ebeveynlik yaptığında öfkeye neden olabiliyor</strong></p>
<p>İlişkilerin, genel olarak sancılı ve gürültülü ‘keşif’ süreçleri olduğunu dile getiren Dr. Mert Sinan Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu nedenle tartışmalar da sık yaşanır. Peki bir taraftan deli gibi severken, bir taraftan da tartışmalar, anlaşmazlıklar neden bu kadar sık yaşanır? Bu durumun en önemli sebeplerinden birisi ilişkide yanlış rollere girilmesidir. Tartışmalar, çoğu zaman, bireylerin ‘eş’ rolüne girmek yerine, birbirlerine ebeveynlik yapacak şekilde ‘anne, baba, çocuk’ rollerine girmesinden kaynaklanır. Çiftlerden biri, diğerine farkında olmadan ebeveynlik yaptığında, bu durum karşı tarafta çoğu zaman öfkeye sebep olur.”</p>
<p><strong>Aile değerlerinin ve zevklerinin uyuşmaması da tartışmalara neden olur </strong></p>
<p>Dr. Mert Sinan Bingöl, tartışma ve anlaşmazlıkların sık yaşanmasının nedenlerini şöyle sıraladı:</p>
<p>“Çiftlerden birinin daha pasif, bağımlı ve zayıf karakteri varken, ötekinin aktif, baskın ve daha net duruşunun olması halinde güçlü pozisyondaki partner, zayıf partneri sıklıkla eleştirecek ve her zaman suçlu hissettirecektir. Sosyal medyada gördükleri bireyi yetersiz, eksik hissettirebilir ve bunun sonucunda eşini ve ilişkisini sürekli başkalarıyla kıyaslar. Eleştiri yaparken, eleştirilerin davranışa yönelik değil, partnerin kişiliğine ve bütünlüğüne yönelik yapılması da tartışmanın fitilini ateşleyecek bir noktaya varır. Rol model aldıkları kök aile yapılarının farklı olması nedeniyle eşlerin ilişki kurma biçimlerinin, aile değerlerinin ve zevklerinin uyuşmaması de bir diğer neden. Eşler, ne yazık ki, çoğu zaman birbirlerini değiştirmeye, kontrol etmeye, yönetmeye çalışırlar. Bu hem yıpratıcı hem de boş bir çabadır. Eşlerden biri aşırı kontrolcü, müdahaleci veya dayatmacı yapıdaysa tartışmalar kaçınılmaz olur.”</p>
<p><strong>İlişkiler net, açık, şeffaf iletişimle anlam kazanır</strong></p>
<p>İlişkilerin, kurulacak iletişimin kalitesiyle anlam kazanabileceğini kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Karşı tarafın neden kırıldığını, nelere alındığını, nelere kızdığını, onun için neyin önemli neyin önemsiz olduğunu ancak ve ancak ‘net, açık, şeffaf’ iletişim kurarak anlayabiliriz.” diye konuştu.</p>
<p>Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, ilişkilerde sağlıklı iletişim dilinin nasıl kurulması gerektiğini de dile getirerek, çiftlerin nelere dikkat ederlerse, ilişkilerinde huzuru yakalayabileceklerini de şöyle sıraladı:</p>
<p>“Şiddet, hakaret ve aldatılma olmadığı sürece; partnerin geçmişi, değerleri, sevdiği ve sevmediği şeyler, yaşam tarzı eleştirilmemeli ve olduğu gibi kabul edilmeli. Kiş duygularını ifade etmeli; üzgünge ‘üzgünüm, tükendiyse ‘tükendim’ demeli. Partnerle rekabet edilmemeli, güç savaşına girilmemeli çünkü eşler birbirinin rakibi değil. Karşı tarafın, pek çok konuda kendi bakış açısı, tercihleri, çıkarımları, duyguları olabileceği baştan kabul edilmeli ve farklılığına saygı gösterilmeli.”</p>
<p><strong>Bir ilişkide sorun olmaması için çiftlerden biri kör, diğeri sağır olmalı</strong></p>
<p>“Bir ilişkide sorun olmaması için çiftlerden birinin kör, diğerinin sağır olması lazım.” diyen Dr. Mert Sinan Bingöl, her zaman her ilişkide sorunlar olacağına vurgu yaptı. Bingöl, “Önemli olan ilişkilerde sorunların varlığı değil, sorunlara çözüm arayışlarına girişmektir. Bu nedenle ‘sorun’ odaklı değil, ‘çözüm’ odaklı olunmalı. Suçlayıcı olan ve karşı tarafa savunma yapma ihtiyacı hissettirecek ‘sen’ dilini kullanmak yerine, kişinin kendi duygularını karşı tarafa aktarmasına yardımcı olacak ‘ben’ dili kullanılmalı.” önerisinde bulundu.</p>
<p>Aşk, sevgi ve cinselliğin uzun soluklu ilişkilerin tatlandırıcıları ve baharatları olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Bingöl, “Çoğu zaman ilişkilerin ‘başlaması’ için; aşk, cinsel çekim veya hoşlanma gerekir hatta bazen bunlar olmadan bile başlayabilir. Ancak uzun soluklu olabilmesi ve sağlıklı bir şekilde ‘sürdürülebilmesi’ için; karşılıklı anlayış, sevgi, saygı ve sorumluluk bilinci gerekir. Bunlar olmadan ilişkinin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi mümkün değildir.” dedi.</p>
<p><strong>Dokunmayı, elini tutmayı, sarılmayı ihmal etme</strong></p>
<p>İlişkilerde fiziksel temasın önemine de vurgu yapan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Dokunmak, el ele tutuşmak ve sarılmak ihmal edilmemeli. Duygusallık ve cinselliğin birbirine karıştırılmaması gerekir. Duygusallık ve cinsellik bir bütündür, biri diğerinden daha kıymetli ya da daha kıymetsiz hale getirilmemeli.” dedi.</p>
<p>Eşlerin sevgilerini sık sık dile getirerek açıkça ifade etmesi, anlayışlı ve tutarlı olması, güven duyması ve güven vermesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Bingöl, şöyle devam etti:</p>
<p>“Eşlerin hem kendine ayırdığı özel zamanlar hem hem partnerine ayırdığı zamanlar olmalı. Birbirlerine ‘özgürlük’ alanı tanımalı, birbirlerinin özeline, değerlerine, arkadaşlarına, mesleğine, ailesine ‘saygı’ göstermeliler. ‘Hoşgörü’, ilişkinin ana dinamiği olmalı. Bu bağlamda partnerler birbirlerini sürekli eleştirmek yerine, ‘hoşgörülü’ hareket etmeli, gerektiğinde özür dilemesini bilmeli.”</p>
<p><strong>‘Anlamak ve anlaşılmak’ ciddi bir emek ister</strong></p>
<p>Tüm bunların sağlıklı ve güçlü bir ilişkinin en temel unsuru olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Unutmayın; partnerinizle her zaman, her konuda anlaşmak zorunda değilsiniz, anlaşamayacağınız konular da olacaktır. Bu doğaldır. Bir erkeğin kendini kadının, bir kadının kendini erkeğin yerine koyması ve onun duygularını tam olarak anlayabilmesi gerçekten zor. Bu nedenle ‘anlamak ve anlaşılmak’, ciddi bir emek ister. Bu gerçeğin farkında olarak, daha yapıcı iletişim yolları geliştirilmeli.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.42761</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/partnerinize-ebeveyn-degil-es-olun-418823">Partnerinize ebeveyn değil eş olun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun, ebeveyn ve çocuk arasında bağ oluşturan bir köprü görevi görür</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyun-ebeveyn-ve-cocuk-arasinda-bag-olusturan-bir-kopru-gorevi-gorur-388471</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jun 2023 12:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[görevi]]></category>
		<category><![CDATA[görür]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[oluşturan]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=388471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yetişkinler için eğlence anlamını taşısa da oyunun çocuklar için bir iş olduğunu söyleyen uzmanlar, çocukların hayatında iletişim ve ilişki kurmak, hayatı deneyimlemek, olumsuz duyguları düzenlemek ve öğrenmek için en etkili yolun ‘oyun’ olduğunu vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyun-ebeveyn-ve-cocuk-arasinda-bag-olusturan-bir-kopru-gorevi-gorur-388471">Oyun, ebeveyn ve çocuk arasında bağ oluşturan bir köprü görevi görür</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yetişkinler için eğlence anlamını taşısa da oyunun çocuklar için bir iş olduğunu söyleyen uzmanlar, çocukların hayatında iletişim ve ilişki kurmak, hayatı deneyimlemek, olumsuz duyguları düzenlemek ve öğrenmek için en etkili yolun ‘oyun’ olduğunu vurguluyor. Oyun oynamanın, hem çocuğun psikomotor gelişimi hem de ebeveynle kurulan bağın güçlenmesi açısından çok elzem olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, çocukların kurdukları oyunlarla yeni şeyler keşfedip, deneyimleyip tekrar ederek öğrendiklerini pekiştirirlerken aynı zamanda dile gelemeyen olumsuz duyguları, küçük ya da büyük travmatik deneyimleri oyun yoluyla ortaya koyarak ebeveynlerinin desteğiyle bu yaşantıların yüklerinden kurtulduklarını söylüyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, çocuklarda oyunun önemini açıkladı.</p>
<p><strong>Çocuklar için oyun, gelişimlerini destekleyen bir ihtiyaç</strong></p>
<p>Okulların tatile girmesiyle birlikte daha çok gündeme gelen oyunun, çocuğun fizyolojik ve psikolojik sağlığında önemli bir yeri olduğunu belirterek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Çocuklar için oyun; dil, motor, zihinsel, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişim alanlarını destekleyici mühim bir temel ihtiyaçtır. Oyun, hayatı keşfetme, deneyimleme, öğrenme ve tekrar için eşsiz ve çok önemli bir yoldur.” dedi. </p>
<p><strong>Oyun, çocuk ve ebeveynin arasındaki ilişki ve iletişimi güçlendirir</strong></p>
<p>Oyunun ebeveyn ve çocuk arasında bağ oluşturan bir köprü görevi gördüğüne dikkat çeken Konuk, “Ebeveynlerin çocuklarıyla etkili bir şekilde oyun oynaması hem aralarındaki ilişkinin hem de iletişimin güçlenmesine yardımcı oluyor. Çocuklarla olan etkileşim, ancak eğlenceli bir şekilde devam ettirildiği takdirde kurulan bağların kalıcı olması sağlanabiliyor. Çocuğun yaş grubu ne olursa olsun hatta çocuk kendi başına oyun oynayabiliyor dahi olsa eğlendiği, öğrendiği anları en yakınındaki kişilerle paylaşmaya ve keşifleriyle ilgilenecek yetişkinlere ihtiyaçları vardır.” şeklinde ifade etti.</p>
<p><strong>Hareketli oyunlar çocuğun agresyonunu kontrol edebilmesine yardımcı olur </strong></p>
<p>İlkokul dönemindeki çocukların oldukça aktif ve hareketli oyunları tercih etmeye yatkın olduklarını belirten Konuk, “Bu yaşlardaki çocuklarla, hem çocuğun enerjilerini boşaltabilecekleri ve dikkatlerini toplayabilecekleri hem de dürtü kontrolünü sağlayabilecekleri dış ortam aktivitelerine uygun hareketli/fiziksel oyunlar oynanabilir. Birçok ebeveyn, çocuğu saldırganlığa ve agresifliğe yönlendireceğinden güreş gibi itiş kakış oyunlarından çekinir ancak oyun içerisinde çocuklar öfke ve kızgınlık duygularıyla bu oyunları oynamazlar. Aksine itiş kakış oyunları, çocukların fiziksel güçlerini gerçek hayatta değil oyunda sınamalarını ve eğlenmelerini, her insanda bulunan saldırgan dürtülerini ve agresyonunu kontrol edebilmesine yardımcı olur. Bununla birlikte hayal güçlerini geliştiren, kuralları olan ve birden fazla kişiyle oynanan kutu oyunları da yararlıdır. Grup içinde paylaşımda bulunmayı, sıra beklemeyi, sınırlara uymayı öğrenirler ve aynı zamanda gelişimsel beceriler de bu sayede desteklenebilir. Ancak en güzel ve etkili oyun türü, çocuğun kendi seçtiği ve kurduğu, ebeveynin de çocuğa dahil olduğu oyunlardır. Bunun için çocuğu izlemek ve ona katılmak yeterlidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Günlük düzenli oyun zamanı oluşturmak ilgi ve dikkatin çocuğa yönlendirilmesini sağlar</strong></p>
<p>Çocuğun gelişim sürecinde ebeveynle oynanan oyunun devamlılığının sağlanmasının altını çizen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Çalışan ebeveynlerin, hem kendilerinin yapabileceği düzeyde hem de çocukların ihtiyaçlarını karşılayabileceği şekilde günlük bir oyun zamanı oluşturması önemlidir. Oyuna 15-20 dakika gibi kısa sürelerle başlayıp yavaş yavaş bu süreler uzatılabilir. Ancak oyun zamanında asıl önemli olan nokta sürelere bağlı kalmak değil, her gün düzenli olarak oyun aracılığıyla birebir zaman geçirmek ve kesintisiz şekilde ilgi ve dikkatin çocuğa yönlendirilmesini sağlamaktır.” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyun-ebeveyn-ve-cocuk-arasinda-bag-olusturan-bir-kopru-gorevi-gorur-388471">Oyun, ebeveyn ve çocuk arasında bağ oluşturan bir köprü görevi görür</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşilay Depremden Etkilenen Ebeveyn ve Çocuklara Kriz Rehberi Sundu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yesilay-depremden-etkilenen-ebeveyn-ve-cocuklara-kriz-rehberi-sundu-351659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Feb 2023 11:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[depremden]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[etkilenen]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[sundu]]></category>
		<category><![CDATA[yeşilay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremin yaralarını sarmak için uluslararası kurumlarla iş birliğinde bulunan Yeşilay; Birleşmiş Milletler (BM) ile Manchester Üniversitesi tarafından hazırlanan “Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”ni düzenledi ve Türkçeye çevirerek yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilay-depremden-etkilenen-ebeveyn-ve-cocuklara-kriz-rehberi-sundu-351659">Yeşilay Depremden Etkilenen Ebeveyn ve Çocuklara Kriz Rehberi Sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depremin yaralarını sarmak için uluslararası kurumlarla iş birliğinde bulunan Yeşilay; Birleşmiş Milletler (BM) ile Manchester Üniversitesi tarafından hazırlanan “Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”ni düzenledi ve Türkçeye çevirerek yayınladı. </strong></p>
<p>Yeşilay, ülkemizde yaşanan büyük afetin yaralarını sarmak için gayretlerini sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ile Manchester Üniversitesi tarafından hazırlanan <strong>“Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”</strong>, Yeşilay’ın iş birliği kapsamında uzmanlarla incelendi, düzenlendi ve Türkçeye çevrilerek depremden etkilenen insanların hizmetine sunuldu. Bu kapsamda, depremin çocuklar üzerindeki etkilerinin giderilmesi hedefleniyor. </p>
<p>Yeşilay’ın internet sitesinde yer alan <strong>“</strong><strong>Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”</strong>, depremden etkilenen ebeveynleri içerisinde bulundukları duygularla yüzleştirerek işe başlıyor. Ebeveynleri önce kendilerine yardım etmeye davet eden rehber, sunduğu seçeneklerle onları sürecin üstesinden gelebilmek için harekete geçiriyor. Bunu yaparken de çocuklarıyla empati kurmalarına olanak sağlıyor.</p>
<p><strong>Çocukların dayanıklılığı nasıl artırılır?</strong></p>
<p>“Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”<strong> </strong>ilk etapta güvenliğin öncelikte olduğunu hatırlatarak, çocukların kendini rahat hissedeceği alanlar oluşturulması gerektiğini belirtiyor. <strong>Yeşilay iş birliği</strong> ile oluşturulan rehbere göre, bu zor süreçte çocuklarla kaliteli zaman geçirmek, onların etrafına güvenli duvar örülmesini hızlandırıyor. Bu noktada ailelere “Çocuklarınıza dokunmak ve sarılmaktan hatta onu ne kadar çok sevdiğinizi söylemekten uzak durmayın!” uyarısında bulunuluyor. Çocukları takdir etmek için fırsat oluşturmanın da onların dayanıklılığını artıran en önemli aşama olduğu vurgulanıyor.</p>
<p><strong>Ebeveynler için başucu kitabı niteliğinde rehber</strong></p>
<p>Anlaşılır bir dille okuyucuya sunulan “Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”<strong> </strong>çocuklarla geçirilen kaliteli zamanın onları endişelerden arındıracağına dikkat çekerek, ebeveynlere yol gösterici özellik taşıyor. Ebeveynlerin, çocukların iyi davranışlarda bulunmalarına yönelik yapabileceklerini maddeler halinde sunuyor. Çocuklarda kavga ve saldırganlık duygularının afetin olağan yansıması olabileceğini hatırlatarak, bu tür olumsuzluklarla baş etmenin yöntemlerini sıralıyor. Ayrıca, korku ve endişe gibi duyguların bir getirisi olan uyku bozukluklarıyla baş etmenin formüllerini verirken rahatlama teknikleri de sunuyor. Hayatın rutinlerini sürdürme konusunda yaşanan imkânsızlıkların aşılması açısından da ebeveynler için bir başucu kitapçığı niteliği taşıyor. </p>
<p><strong>Ergenlik dönemindeki çocuklar için ayrı bir bölüm</strong></p>
<p>Ailelere depremin çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerini hafifletmeye ve gidermeye yönelik strateji ve ipuçları sunan “Kriz Durumlarında Çocuklarımıza Yardım Rehberi”nde ergenlik dönemindeki çocukların bakımı ile ilgili ayrı bir bölüm de bulunuyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yesilay-depremden-etkilenen-ebeveyn-ve-cocuklara-kriz-rehberi-sundu-351659">Yeşilay Depremden Etkilenen Ebeveyn ve Çocuklara Kriz Rehberi Sundu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
