<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>düz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/duz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/duz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Jul 2026 11:52:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>düz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/duz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/halluks-valgus-estetik-bir-sorundan-cok-daha-fazlasi-646132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ayağın]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[Başparmağı]]></category>
		<category><![CDATA[Demiroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[fazlası]]></category>
		<category><![CDATA[halluks]]></category>
		<category><![CDATA[Halluks Valgus]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[sorundan]]></category>
		<category><![CDATA[valgus]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=646132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, halluks valgusun nedenleri ile erken tanı ve doğru tedavinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halluks-valgus-estetik-bir-sorundan-cok-daha-fazlasi-646132">Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Demiroğlu, halluks valgusun nedenleri ile erken tanı ve doğru tedavinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Halluks valgus estetikten öte, ilerleyici bir ayak hastalığı!</strong></p>
<p>Halk arasında ‘bunyon’ olarak da bilinen, ayak başparmağında oluşan çıkıntı olan halluks valgusun, yalnızca estetik bir problem olmadığını aktaran Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “İlerleyen dönemlerde ağrıya, yürüme bozukluğuna ve diğer ayak parmaklarında şekil bozukluklarına yol açabilen bu rahatsızlık, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.” dedi.</p>
<p>Halluks valgusun, ayak başparmağının tarak kemiğiyle birleştiği eklemde oluşan açısal bozukluk sonucu başparmağın diğer parmaklara doğru yönelmesiyle ortaya çıkan bir deformite olduğunu kaydeden Prof. Dr. Demiroğlu, “Zamanla eklem yapısında değişiklikler gelişir ve başparmağın iç kısmında belirgin bir kemik çıkıntısı oluşur. Hastalığın ilk dönemlerinde estetik kaygılar ön planda olsa da süreç ilerledikçe yük dağılımı bozulur. Bunun sonucunda ayakta ağrı, nasır oluşumu, eklem kireçlenmesi ve ikinci ya da üçüncü parmaklarda şekil bozuklukları gelişebilir. İleri evrelerde başparmak diğer parmakların altına veya üzerine geçebilir ve yürümek giderek zorlaşabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gece ağrısı ve büyüyen çıkıntı, halluks valgusta uzman değerlendirmesi gerektirir!</strong></p>
<p>Başparmak çıkıntısının hafif ve ağrısız olması durumunda düzenli takibin yeterli olabileceğine değinen Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “Ancak çıkıntının giderek büyümesi, ağrının başlaması veya artması, bölgede kızarıklık oluşması, parmaktaki eğriliğin ilerlemesi, özellikle gece ortaya çıkan ağrıların görülmesi durumlarında mutlaka ortopedi uzmanına başvurulmalı.” dedi. </p>
<p>Halluks valgusun gelişiminde genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Demiroğlu, “Ailesinde halluks valgus bulunan, bağ dokusu gevşekliği veya düz tabanlık gibi özelliklere sahip kişilerde dar burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılar deformitenin ortaya çıkmasını veya daha hızlı ilerlemesini kolaylaştırabilir. Genetik yatkınlığı olmayan kişilerde ise yalnızca dar ayakkabı kullanımı çoğu zaman hastalığın tek nedeni değildir. Buna rağmen uzmanlar, ön kısmı geniş ve ayağın doğal hareketine izin veren ayakkabıların tercih edilmesini öneriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Orta ve ileri derecedeki halluks valgusta atel ve benzeri ürünler cerrahinin yerini tutamaz! </strong></p>
<p>Sosyal medyada sıkça görülen ve internet üzerinden satılan atellerin gerçekten işe yarayıp yaramadığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Parmak ayırıcı silikonlar, gece atelleri, bantlama yöntemleri ve fizyoterapi gibi konservatif tedaviler özellikle erken dönemde ağrının azaltılmasına yardımcı olabilir. Ancak bu yöntemler oluşmuş kemik deformitesini düzeltemez. Bu ürünlerin amacı hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hastanın şikâyetlerini hafifletmektir. Orta ve ileri derecedeki deformitelerde cerrahinin yerini tutmaları mümkün değildir.”</p>
<p><strong>Ne kadar erken evrede ameliyat edilirse estetik ve fonksiyonel sonuçlar da o kadar başarılı olur!</strong></p>
<p>Hafif dereceli, ağrısı az olan vakalarda ameliyatsız yöntemlerle hastanın konforunun artırılabileceğini dile getiren Prof. Dr. Murat Demiroğlu, “Deformitenin ilerlemesi yavaşlatılabilir. Ancak belirgin açısal bozukluk oluşmuş orta ve ileri evre halluks valgusta kalıcı düzeltme sağlayan tek tedavi cerrahidir.” dedi.</p>
<p>Cerrahinin temel amacının hem ağrıyı gidermek hem de ayağın anatomik dizilimini mümkün olduğunca normale yaklaştırmak olduğuna işaret eden Prof. Dr. Demiroğlu, “Hastalık ne kadar erken evrede ameliyat edilirse estetik ve fonksiyonel sonuçlar da o kadar başarılı olur. Çok ileri vakalarda tamamen normal görünüm elde edilemese bile ameliyat öncesine göre belirgin düzelme sağlanır. Ameliyatın ardından hastalar erken dönemde ayağa kaldırılsa da ilk günlerde ayağın aşağı sarkıtılması ve tam yük verilmesi önerilmez. Yaklaşık iki hafta boyunca ödem nedeniyle yürüyüşte zorlanma görülebilir. Otomatik vites araç kullanan ve sol ayağından ameliyat olan hastalar ikinci haftadan itibaren kısa mesafelerde araç kullanabilir. Sağ ayağından ameliyat olanlar veya manuel vites kullananların ise güvenli araç kullanımı için genellikle altıncı haftayı beklemeleri önerilir. Röntgen kontrollerinde kemik kaynamasının uygun görülmesiyle birlikte normal yürüyüş ve spor aktivitelerine kademeli olarak dönüş yapılabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Halluks valgus yalnızca başparmağı değil, tüm yürüme mekaniğini bozabiliyor!</strong></p>
<p>Halluks valgusun kadınlarda daha sık görülmesinin nedenlerine değinen Prof. Dr. Demiroğlu, “Yüksek topuklu ayakkabılar vücut ağırlığını ayağın ön kısmına aktararak başparmak eklemine binen yükü artırır. Özellikle düz tabanlık gibi ek risk faktörleri bulunan kişilerde deformite daha hızlı ilerleyebilir. Bu nedenle topuk yüksekliği 2-3 santimetreyi geçmeyen ve ön kısmı geniş ayakkabıların tercih edilmesi önerilir.” dedi.</p>
<p>Halluks valgusun ilk dönemlerinde ağrının her hastada görülmeyebileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Demiroğlu, “Ağrının ortaya çıkmasında eklem kıkırdağındaki yıpranma, yumuşak dokulardaki gerilim ve ayağın yük dağılımındaki bozulma etkili olur. Hastalar ağrıdan kaçınmak için ayağın dış kenarına basarak yürümeye başlayabilir. Bu durum zamanla farklı bölgelerde yeni sorunlara yol açabileceğinden, belirtiler ilerlemeden uzman değerlendirmesi önem taşır.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/halluks-valgus-estetik-bir-sorundan-cok-daha-fazlasi-646132">Halluks valgus estetik bir sorundan çok daha fazlası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken yakalandığında görme kaybı korunabiliyor, hatta…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-yakalandiginda-gorme-kaybi-korunabiliyor-hatta-639987</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:06:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[görme]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hatta]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[korunabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[Retina]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Nokta Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yakalandığında]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639987</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle ileri yaştaki kişilerde görme kaybının en önemli nedenleri arasında gösterilen sarı nokta hastalığı dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-yakalandiginda-gorme-kaybi-korunabiliyor-hatta-639987">Erken yakalandığında görme kaybı korunabiliyor, hatta…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle ileri yaştaki kişilerde görme kaybının en önemli nedenleri arasında gösterilen sarı nokta hastalığı dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. 2020 yılında yaklaşık 196 milyon kişi sarı nokta hastalığıyla mücadele ederken, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının 2040 yılında 288 milyona çıkması bekleniyor. Ülkemizde de  benzer şekilde yaşlanan nüfus nedeniyle sarı nokta hastalığının sıklığı giderek artıyor. Tıp literatüründe &#8220;Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu&#8221; olarak adlandırılan hastalık, gözün retina tabakasında bulunan ve merkezi görmeyi sağlayan makula bölgesinin zamanla hasar görmesi sonucu gelişiyor. Hastalık ilerledikçe okuma, araç kullanma, yüz tanıma ve ayrıntıları seçme gibi durumlarda ciddi zorluklar ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin</strong>,  son yıllarda geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada görme düzeyinin korunabildiğini, hatta bazı tablolarda görme kalitesinde belirli ölçüde iyileşme sağlanabildiğini belirterek, “Erken teşhis, sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak ve görmeyi korumak için çok önemlidir. Başlangıç evrelerinde hastalık genellikle belirti vermediği için rutin göz muayeneleriyle erken teşhis edilirse yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli tedavilerle önlemler alınabilmektedir. Bu nedenle özellikle 50 yaş üzerinde olan ve ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa bile düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri son derece önemlidir” diyor. </p>
<p><strong>Günlük yaşamı önemli ölçüde etkiliyor</strong></p>
<p>Sarı nokta hastalığı, gözün arka kısmında bulunan retina tabakasının merkezindeki makula </p>
<p>bölgesini etkileyen ve özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde görülen ilerleyici bir hastalık. Sarı nokta denmesinin sebebi ise bu bölgede yüksek ışık maruziyetine karşı korunma sağlanması amacıyla bolca lutein ve zeaksantin adlı sarı renkli pigmentler oluşması.   Makula; okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve ince ayrıntıları seçme gibi merkezi görme işlevlerinden sorumlu oluyor. Bu bölgenin zarar görmesi sonucunda merkezi görmede bulanıklık, şekillerde bozulma veya görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Belirtiler önce tek gözde oluşabilirken hastalık ilerleyip her iki gözü de tuttuğunda günlük yaşam önemli şekilde etkileniyor. Hastalık ilerledikçe merkezi görme kaybının belirginleşmesi nedeniyle hastalarda önemli sorunlar yaşandığına vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Şahin, “Bu tabloda hastalar okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve düz çizgileri görme gibi durumlarda güçlük çekmektedir. Hastalık ileri evrede körlüğe varmasa da güvenli yürüyüşü zorlaştırmakta ve düşme riskini  artırmaktadır. Ayrıca görme kaybının yarattığı sosyal izolasyon, depresyon ve bağımsız aktivitelerde azalma (yemek yapma, televizyon izleme vb.) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilmektedir” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Görme yetisinde hızla azalma yaşanabiliyor</strong></p>
<p>Sarı nokta hastalığı temel olarak kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Hastaların büyük çoğunluğunda kuru tip geliştiğini anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, “Kuru tipte retina altında zamanla biriken ve drusen adı verilen birikintiler ile buna eşlik eden hücre kaybı sonucunda görme yetisi yavaşça azalmaktadır. İleri evrelerinde de coğrafik atrofi olarak adlandırılan ve retina hücrelerinde belirgin kayıp ve bunun sonucunda görme kalitesinde azalmayla seyreden tablo gelişebilmektedir” bilgisini veriyor. “Yaş tip ise daha az görülmesine rağmen görme kaybından en sık sorumlu olan formudur” diyen Prof. Dr. Özlem Şahin, şu bilgileri veriyor:  “Bu tipte retina altında anormal ve kırılgan yeni damarlar gelişmektedir. Bu damarlar sıvı veya kan sızdırarak makulanın yapısını bozabilmekte ve görmede haftalar, hatta günler içinde belirgin azalmaya neden olabilmektedir. Erken tanı ve zamanında tedavi, yaş tip sarı nokta hastalığında görmenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.” </p>
<p><strong>Sigara kullanımı riski yaklaşık 2 kat artırıyor!</strong></p>
<p>İlerleyen yaş sarı nokta hastalığının en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Görülme sıklığı özellikle 55 yaşından sonra belirgin olarak artıyor. Bunun yanı sıra sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar sarı nokta hastalığının gelişme riskini anlamlı ölçüde artıran risk faktörleri arasında yer alıyor.  Güncel çalışmalar sigara kullanımının riski yaklaşık iki kat artırdığını gösteriyor. Ayrıca aile öyküsü ve bazı genetik varyasyonların da önemli risk faktörleri olarak kabul edildiğini aktaran Prof. Dr. Özlem Şahin,  “Obezite, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük antioksidan alımı gibi faktörlerin de katkıda bulunabileceği düşünülmekle birlikte bunların etkileri konusunda literatürde daha değişken sonuçlar bulunmaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Bu sorunları göz ardı etmeyin </strong></p>
<p>Sarı nokta hastalığı erken evrede genellikle belirti vermiyor veya belirtiler çok hafif seyrediyor. Bu nedenle hastalar sorunlarının yaşlılığa bağlı olduğunu düşünüyor. Hastalık ilerledikçe merkezi görmede bozulma başladığına işaret eden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, aşağıda yer alan belirtilerden birinin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor. </p>
<ul>
<li>Düz çizgilerin eğri veya dalgalı görünmesi </li>
<li>Okuma sırasında harflerin bulanıklaşması</li>
<li>Karşıya  bakarken silik noktaların oluşması </li>
<li>Gölgelerin veya birbirine yakın renklerin ayırt edilmesinde güçlük</li>
<li>Karanlıkta görmenin belirgin şekilde zorlaşması</li>
<li>Işığa karşı hassasiyet artışı</li>
<li>Görüntülerdeki detayların kaybolma hissi </li>
</ul>
<p><strong>Tedaviden başarılı sonuçlar elde ediliyor</strong><br />Sarı nokta hastalığının tanı sürecinde detaylı göz muayenesinin yanı sıra retina görüntüleme yöntemleri ve optik koherens tomografi gibi gelişmiş teknolojilerden faydalanılıyor. Bu sayede retina tabakasındaki değişiklikler ayrıntılı şekilde incelenebiliyor. Tedavinin temel hedefi ise mevcut görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, hastalığın tipi ve evresinin uygulanacak tedaviyi belirlediğini anlatarak, “Kuru tip sarı nokta hastalığında vitamin ve mineral takviyeleri uygun hastalarda hastalığın ilerleme riskini yaklaşık yüzde 25 oranında azaltmaktadır. Ayrıca yeşil yapraklı sebzelerden zengin beslenme, omega-3 yağ asitlerinin tüketimi, düzenli egzersiz, tansiyon ve kolesterol kontrolü ile sigaranın bırakılması gibi yaşam tarzı değişiklikleri de önem taşımaktadır” diyor. Son yıllarda ileri evre kuru tip hastaları için göz içi iğne tedavisinin de geliştirildiğini belirten Prof. Dr.<strong> </strong>Özlem Şahin,<strong> </strong>belirli aralıklarla göze uygulanan bu yöntemin hastalığın retina üzerindeki hasarının ilerleme hızını yavaşlatmaya yardımcı olabildiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Görme düzeyleri kor</strong><strong>unabiliyor, hatta&#8230; </strong></p>
<p>Yaş tip sarı nokta hastalığının tedavisinde  ise göz içine enjeksiyonla uygulanan ilaçlar önemli bir yer tutuyor. Bu tedaviyle, retina altındaki anormal damar oluşumunun ve sıvı sızıntısının kontrol altına alınması hedefleniyor. Enjeksiyon tedavisi sayesinde hastaların görme düzeyleri korunabiliyor, hatta bazı hastalarda görme yeteneğinde iyileşme sağlanabiliyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, “Son zamanlarda bu iğne tedavilerinin sıklığının azalmasında önemli gelişmeler yaşanmakla beraber, yılda 10-12’ye varan iğne sayıları görme keskinliğinin korunmasında önemli rol oynamaktadır” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları koruyucu rol oynuyor</strong></p>
<p>Genetik kökeni ağır bastığından sarı nokta hastalığını önlemek her zaman  mümkün olmasa da riski azaltmaya ve ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilecek bazı önlemler bulunuyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, bu önlemleri şöyle sıralıyor: “Özellikle sigara kullanmamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve kardiyovasküler risk faktörlerini kontrol altında tutmak önem taşımaktadır. Ayrıca dengeli beslenme (yeşil yapraklı sebzeler, balıkta bulunan omega-3 yağları), kan basıncı/şeker/kolesterol kontrolü gibi sağlıklı yaşam tarzı faktörleri hastalığın gelişimini yavaşlatmaktadır. Uzun süreli güneş ışığına maruziyeti azaltmak için güneş gözlüğü kullanmak da retina sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-yakalandiginda-gorme-kaybi-korunabiliyor-hatta-639987">Erken yakalandığında görme kaybı korunabiliyor, hatta…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şerit Sayısı İki Katına Çıkarılan Marangozlar Köprülü Kavşağı ile Trafik Daha Güvenli ve Daha Akıcı Hale Gelmiştir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/serit-sayisi-iki-katina-cikarilan-marangozlar-koprulu-kavsagi-ile-trafik-daha-guvenli-ve-daha-akici-hale-gelmistir-610137</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 19:08:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarılan]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[katına]]></category>
		<category><![CDATA[kavşağı]]></category>
		<category><![CDATA[köprü]]></category>
		<category><![CDATA[köprülü]]></category>
		<category><![CDATA[marangozlar]]></category>
		<category><![CDATA[Marangozlar Köprülü Kavşağı]]></category>
		<category><![CDATA[sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[şerit]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610137</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belediyemiz tarafından modern bir teknikle yenilenen Marangozlar Köprülü Kavşağı ile ilgili son günlerde özellikle sosyal medyada yer alan paylaşımlar sebebiyle bu açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serit-sayisi-iki-katina-cikarilan-marangozlar-koprulu-kavsagi-ile-trafik-daha-guvenli-ve-daha-akici-hale-gelmistir-610137">Şerit Sayısı İki Katına Çıkarılan Marangozlar Köprülü Kavşağı ile Trafik Daha Güvenli ve Daha Akıcı Hale Gelmiştir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Belediyemiz tarafından modern bir teknikle yenilenen Marangozlar Köprülü Kavşağı ile ilgili son günlerde özellikle sosyal medyada yer alan paylaşımlar sebebiyle bu açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur.</p>
<p>Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki; şehrimizin en önemli ulaşım noktalarından biri olan Marangozlar Köprülü Kavşağı’nı yenileme çalışmasının ana nedeni; eski yapının ekonomik ömrünü tamamlamış olması ve artan araç sayısına cevap verememesi, köprünün statik olarak risk taşıması ve kullanım ömrünün dolmasıdır.</p>
<p>Kavşağın eski düzeninde, köprü üzeri araç trafiği 2 şerit geliş, 2 şerit gidiş olarak işletilmekteydi. Yonca kollarında özellikle sola dönüş yapan araç sayısının çok yüksek olması, bu manevraların her iki şeridi birden bloke etmesine neden olmaktaydı. Yoğun saatlerde bu durum ana taşıt akımını tamamen tıkamakta; araç kuyrukları uzanmaktaydı.</p>
<p>Bu kuyruklanmalar; ana arterlerde zincirleme trafik sıkışıklığına, uzun bekleme sürelerine ve sürekli dur-kalk trafiğine bağlı olarak yakıt tüketiminin ve hava kirliliğinin ciddi ölçüde artmasına yol açmaktaydı.</p>
<p><b>ŞERİT SAYISI İKİ KATINA ÇIKARILDI</b></p>
<p>Tüm bu sorunların giderilmesi amacıyla Marangozlar Köprülü Kavşağı yeniden projelendirilmiş, kavşak geometrisi ve şerit düzeni yüksek sola dönüş talebini karşılayacak şekilde ele alınmıştır. Yeni düzenlemede ana yol kesiti demiryolu üzerinde bulunan köprü kesitinde değişikliğe gidilemediğinden şeritler 3 metre genişliğinde olacak şekilde düz akımlar için hem köprü üzerinde hem köprü altında 4 şerit geliş, 4 şerit gidiş olacak şekilde şerit sayıları arttırılarak, sola dönüş yapan araçların ana taşıt akımını tıkamasının önüne geçilmiştir.</p>
<p>Böylelikle akış sürekliliği, dur-kalk trafiğinin azalmasıyla, pik saatlerdeki bekleme sürelerinde gözle görülür bir iyileşme sağlanmıştır.</p>
<p><b>YONCA KOLLARI</b></p>
<p>Yonca kollarının genişliği eski köprü ile aynıdır. Kavşağın bulunduğu bölgedeki fabrika alanları ve kamulaştırma sınırları, yonca kollarının fiziksel genişlemesine imkân vermemiştir. Mühendislik çalışmaları, mevcut alanda en güvenli sürüş geometrisini sağlayacak &#8220;sınır değerlerde&#8221; planlanmıştır. Mevcut kentsel doku ve alan kısıtlılığından dolayı, yonca kollarının fiziksel olarak en fazla müsade ettiği ölçüde yapılmış ve geometri &#8220;kamu alan&#8221; sınırları içerisinde mümkün olan en güvenli seviyede tutulmuştur.</p>
<p>Yonca kollarında kar ve buz engelleme sistemleri yapılmıştır.</p>
<p>Eski köprüde bulunmayan, uluslararası standartlardaki oto korkuluk sistemleri yeni projeye dahil edilmiştir. Bu güvenlik donanımları, yol genişliği üzerinde görsel bir daralma hissi yaratsa da bu sistemler, olası yoldan çıkma kazalarında hayati önem taşımaktadır.</p>
<p><b>DAHA GÜVENLİ, DAHA AKICI TRAFİK</b></p>
<p>Proje kapsamında yalnızca motorlu taşıt trafiği değil, yaya ve bisikletli ulaşım da bütüncül bir yaklaşımla ele alınmış, kavşak bünyesinde kaldırım ve bisiklet yolu oluşturulmuştur.</p>
<p>Bu iyileşmelerle, Marangozlar Köprülü Kavşağı ve bağlantılı ana arterlerde daha akıcı bir trafik, yıllık bazda binlerce litre yakıt tasarrufu sağlanmış; hava kalitesinin belirgin şekilde iyileşmesine, özellikle yoğun saatlerde egzoz kaynaklı kirliliğin azalmasına da katkı bulunulmuştur.</p>
<p>Ayrıca, yeni köprülü kavşakta kullanılan yüksek dayanımlı malzemeler, ağır tonajlı araçların geçişi sırasında yollarda oluşabilecek bozulmaları engelleyerek bakım-onarım maliyetlerini ve bu süreçteki trafik kesintilerini önleyecektir.</p>
<p> Sonuç olarak Marangozlar Köprülü Kavşağı’nda gerçekleştirilen çalışma;</p>
<p>&#8211; Ana arterdeki şerit artışı ile uzun araç kuyruklarını ortadan kaldıran,</p>
<p>&#8211; Yonca kollarıyla katılım ve ayrılma şeritlerini standartlara uygun hale getiren,</p>
<p>&#8211; Daha güvenli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir trafik akışı sağlayan,</p>
<p>&#8211; Yakıt tüketimini ve egzoz emisyonlarını azaltan,</p>
<p>&#8211; Yaya ve bisikletliler için güvenli alanlar oluşturan bütüncül bir kavşak düzenlemesidir.</p>
<p>Kamuoyuna saygıyla duyururuz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/serit-sayisi-iki-katina-cikarilan-marangozlar-koprulu-kavsagi-ile-trafik-daha-guvenli-ve-daha-akici-hale-gelmistir-610137">Şerit Sayısı İki Katına Çıkarılan Marangozlar Köprülü Kavşağı ile Trafik Daha Güvenli ve Daha Akıcı Hale Gelmiştir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda içe basma sorunu çok sık görülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ice-basma-sorunu-cok-sik-goruluyor-598867</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 08:05:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[basma]]></category>
		<category><![CDATA[Belirgin]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[görülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[içe]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598867</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk döneminde çok sık karşılaşılan yürüyüş bozukluklarından biri olan içe basma, ailelerin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ice-basma-sorunu-cok-sik-goruluyor-598867">Çocuklarda içe basma sorunu çok sık görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk döneminde çok sık karşılaşılan yürüyüş bozukluklarından biri olan içe basma, ailelerin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. <strong>Acıbadem Kartal Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Salih Söylemez</strong> “İçe basma, çocuklarda sık görülen ve genellikle büyümeyle birlikte kendiliğinden düzelen bir durumdur. Ancak bazen sinir-kas hastalığından kaynaklanıyor olabilir. Aileler çocuklarını iyi gözlemlemeli ve içe basma sorunu varsa mutlaka çocuk ortopedi uzmanına başvurmalıdır. Çünkü ailelerin içe basma konusunda en sık yaptığı hatalardan biri, çocuklarına gereksiz tabanlıklar veya özel ayakkabılar satın almaktır. İçe basma farklı nedenlerle ortaya çıkabilir ve nedeni ortaya koyulduktan sonra gerekli tedavi uygulanabilir” diyor. Doç. Dr. Söylemez, çocuklarda içe basmanın 5 nedenini ve içe basmaya karşı neler yapılabileceğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Kalçadan kaynaklanan içe basma </strong></li>
</ul>
<p>Kalça eklemine ait uyluk kemiğinin doğuştan içe dönük olmasıyla ortaya çıkar. Çocuk yürürken  ayak uçları içe dönüktür, genelde “W” şeklinde otururlar ve koşarken sık düşebilirler. Bu durum fizyolojik kabul edilir ve 6–8 yaşlarına kadar kendiliğinden düzelme eğilimindedir. </p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong> </p>
<p>Ailelerin sık yaptığı ayak yönlendirici cihazlar, özel ayakkabılar veya oturuşu zorlayan aparatların hiçbir bilimsel faydası yoktur. Düzenli takip ve kalça çevresi kaslarını güçlendirici oyunlar destekleyici olabilir. Deformite 9–10 yaş sonrası hala belirginse, çocuğun yürümesini ya da psikolojik durumunu olumsuz etkiliyorsa cerrahi müdahale ile uyluk kemiği kontrollü şekilde dışa döndürülerek normal eksene getirilir ve plak ya da çiviyle sabitlenir. Ameliyat sonrası kısa süreli yük sınırlaması ve fizik tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilir.</p>
<ul>
<li><strong>Baldır kemiğine bağlı içe basma </strong></li>
</ul>
<p>Ayaklar ve dizler içe doğrudur, yürüyüşte sık takılma ve dengesizlik olabilir. Aileler bazen bacağın da içeriden geldiğini fark ederler. Sorun genellikle 4–6 yaş civarında düzelme potansiyeline sahiptir çünkü bacakların dönme gelişimi devam eder. </p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Ayakkabı değişiklikleri ve tabanlıklar bu durumun düzelmesine katkı sağlamaz. Çocuğun aktif bir yaşam sürmesi desteklenmelidir, bu sayede güçlenen kaslar yürüyüşünü olumlu yönde etkiler. Eğer sorun çok belirgin olup 8–9 yaşından sonra da devam ederse cerrahi tedavi uygun seçenek haline gelir. Cerrahi yöntemde, tibia kontrollü bir şekilde ayakbileğinin üst kısmından dışa döndürülerek anatomik hatta getirilir, kemik tespiti ile kalıcı düzeltme sağlanır. Ameliyatın ardından ortalama 6 haftalık iyileşme süreci sonrası çocuklar güvenli şekilde yürüyüşe dönebilir.</p>
<p> </p>
<ul>
<li><strong>Ayak ön kısmının içe dönmesi </strong></li>
</ul>
<p>Bebeklerde en sık rastlanan içe basma nedenidir ve ayak ön kısmı içe dönük görünürken topuk normal konumda kalır. Muayenede ayak ön kısmı esnekse ayak pasif hareketle düzeltilebilirken, sert tipte direnç hissedilir. </p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>İlk 6–12 ay içinde kendiliğinden önemli oranda düzelir. Esnek tiplerde ailelere ayak yönünü düzeltmeye yönelik çok nazik germe egzersizleri öğretilir. Sert deformitelerde alçı uygulamaları ile ayağın kademeli düzeltilmesi gerekebilir. Ancak tüm çabalara rağmen ayak ön kısmında belirgin kalıcı sapma, yürüyüş bozukluğu veya ayakkabı kullanımında sorun varsa; ilerleyen yaşlarda cerrahi müdahale ile ayak kemiklerinin yönü yeniden düzenlenir ve kalıcı bir biyomekanik denge sağlanır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Düz tabanlık nedeniyle içe basma </strong></li>
</ul>
<p>Çocukluk çağında çok sık karşılaşılan düz tabanlık genellikle tedavi gerektirmez. Esnek düz tabanlık çoğu zaman ağrıya yol açmaz, yürüyüşü veya aktiviteleri olumsuz etkilemez. Bazı çocuklarda ise düz tabanlık sert yapıda olup hareket kısıtlılığı ve ağrı daha belirgindir.</p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Esnek düz tabanlık ağrı ve yorgunluğa yol açıyorsa kişiye özel tabanlık yaptırılabilir. Yaşla birlikte ayak kavsinin doğal olarak oluşması beklenir. Sert düztabanlıkta ise; özel ayakkabı veya kişiye özel hazırlanmış tabanlık desteği kullanılabilir; ancak yapısal bozukluk ve yürüyüş bozukluğu belirginse, şiddetli ağrıya yol açıyorsa ve konservatif tedavilere yanıt alınamamışsa cerrahi tedavi gerekebilir. Ameliyat sonrası yaklaşık beş hafta alçıda tutulur. Alçı çıkarıldıktan sonra fizik tedavi ve egzersizlerle normal yürüyüş sağlanır. </p>
<ul>
<li><strong>Kas ve bağ gevşekliğine bağlı içe yönelik</strong></li>
</ul>
<p>Bazı çocuklarda bağların gevşekliği ve kasların yeterli kuvvet oluşturamaması, ayakların içe doğru yönelmesine neden olur. Çocuklar kolay yorulur ve yoruldukça içe basma belirginleşir, uzun yürüyüşlerde bacak ağrısı artar. </p>
<p><strong>Ne yapılabilir?</strong></p>
<p>Gereksiz cihaz ve sert ortopedik ayakkabılar kasların gelişimini engelleyebileceğinden dolayı  önerilmez. Tedavide temel yaklaşım, kas güçlendirme ve denge koordinasyonunu artırmaktır.  Çocuğun hareketli yaşam tarzı teşvik edilmeli, özellikle çıplak ayak zeminde denge egzersizleri yapılmalıdır. Zaman içinde belirgin iyileşme sağlanabilir. Eğer bağ gevşekliği düz tabanlıkla birlikte seyrediyor ve ağrıya yol açıyorsa kişiye özel tabanlık desteği tedaviye eklenebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarda-ice-basma-sorunu-cok-sik-goruluyor-598867">Çocuklarda içe basma sorunu çok sık görülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anastasiya Düz&#8230; Usta işi Tekli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anastasiya-duz-usta-isi-tekli-554095</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 00:31:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[düz8230]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[tekli]]></category>
		<category><![CDATA[usta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=554095</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kırımın Aluşta şehrinde dünyaya gelen Anastasiya Düz, Sinema ve müzik üzerine Lisans ve yüksek lisans eğitimini Kiev’de tamamladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anastasiya-duz-usta-isi-tekli-554095">Anastasiya Düz&#8230; Usta işi Tekli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası birçok yarışma ve festivalde boy gösteren Anastasiya Düz, başarılarıyla alkış almayı başardı. Türkiye’de “O Ses” şarkı yarışması ile adını duyuran Anastasiya Düz, geniş bir kitleden de taktir gördü. Yarışma sonrası müziğe kısa bir ara veren usta yorumcu ihtisasını yaptığı sinema sektöründe yönetmen olarak 10 film çekti ve müzikteki başarısını beyazperdede gösterdi.</p>
<p><strong>ANASTASİYA DÜZ MÜZİKTEN VAZGEÇMİYOR </strong></p>
<p>Müzikteki yorumcu olarak başarısını kanıtlamış olan Anastasiya Düz, yine şaşırttı ve Anonim bir türkü olan “Sivas Ellerinde Sazım Çalınır” isimli eseri, yeni bir anlayışla Rock tarzına adapte ederek müzik severlere sundu. Rock Folk tarzındaki Anastasiya Düz, yorumuyla, “Sivas Ellerinde Sazım Çalınır” isimli eserin aranjör koltuğuna başarılı isim Ekrem Düzgünoğlu oturdu. Klip Şile sahilinde yine Ekrem Düzgünoğlu tarafından Anastasiya Düz performansı ile çekildi.</p>
<p><strong>TÜRK KÜLTÜR VE GELENEKLERİNİ HIZLA ÖĞRENİYORUM </strong></p>
<p>Bir ülkede sanat yapıyorsanız kültürel anlamda ve gelenek görenekleriyle tanımalısınız fikrini savunan Anastasiya Düz “Bir Türk ile evliyim, eşim bana destek oluyor ve bu ülkenin tüm kültürel yapıları hakkında bilgi sahibiyim tüm benliğimle yaşayarak öğreniyorum” dedi.</p>
<p><strong>ANASTASİYA DÜZ YORUMUYLA “SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR” KLİP LİNK</strong></p>
<div style="position: relative; width: 100%; height: 0; padding-bottom: 56.25%; margin-bottom: 20px;"><iframe style="position: absolute; top: 0; left: 0; width: 100%; height: 100%; border: 0;" src="https://www.youtube.com/embed/dJJPiNY581M" allowfullscreen="allowfullscreen"><span data-mce-type="bookmark" style="display: inline-block; width: 0px; overflow: hidden; line-height: 0;" class="mce_SELRES_start">﻿</span><br />
</iframe></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anastasiya-duz-usta-isi-tekli-554095">Anastasiya Düz&#8230; Usta işi Tekli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şişecam TROTO Düz Cam Hattı&#8217;nın doğal havalandırma sistemleri, Form&#8217;a emanet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sisecam-troto-duz-cam-hattinin-dogal-havalandirma-sistemleri-forma-emanet-393513</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 09:24:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[cam]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[düz]]></category>
		<category><![CDATA[emanet]]></category>
		<category><![CDATA[forma]]></category>
		<category><![CDATA[hattının]]></category>
		<category><![CDATA[havalandırma]]></category>
		<category><![CDATA[şişecam]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[troto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Form Endüstri Tesisleri, yeni hatta yüksek Alman teknolojisine sahip GAL havalandırma sistemlerini uyguladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sisecam-troto-duz-cam-hattinin-dogal-havalandirma-sistemleri-forma-emanet-393513">Şişecam TROTO Düz Cam Hattı&#8217;nın doğal havalandırma sistemleri, Form&#8217;a emanet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Form Endüstri Tesisleri, yeni hatta yüksek Alman teknolojisine sahip GAL havalandırma sistemlerini uyguladı. </strong></p>
<p>Yerli üretim yatırımları ve uluslararası iş birliklerinden oluşan güçlü ürün gamıyla endüstriyel tesislerin ihtiyaçlarına verimli çözümler sunan Form Endüstri Tesisleri, Kırklareli Şişecam TROTO düz cam hattı projesinin doğal havalandırma ihtiyacına yüksek Alman teknolojisine sahip GAL havalandırma sistemleriyle çözüm sundu.</p>
<p>Form Endüstri Tesisleri, yeni hattın havalandırmasını Alman GAL lisansıyla ürettiği GAL Marka RIF-P model 6 adet doğal havalandırma sistemiyle sağladı. Doğal havalandırma sisteminin ihtiyacı olan taze havanın alınması için projeye ayrıca, 500 adedin üzerinde yüksek aerodinamiğe sahip manuel kontrollü GAL LUD-R serisi cephe panjuru imalatı yapıldı.  </p>
<p>Tüm ürünler Form Şirketler Grubu’nun İzmir’deki fabrikasında GAL Industrial Ventilation Solutions GmbH lisansıyla üretildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sisecam-troto-duz-cam-hattinin-dogal-havalandirma-sistemleri-forma-emanet-393513">Şişecam TROTO Düz Cam Hattı&#8217;nın doğal havalandırma sistemleri, Form&#8217;a emanet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
