<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>düşünüyorsanız | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dusunuyorsaniz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dusunuyorsaniz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Dec 2025 07:35:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>düşünüyorsanız | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dusunuyorsaniz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Aynı Şeyi Defalarca Düşünüyorsanız…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayni-seyi-defalarca-dusunuyorsaniz-600897</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 07:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[defalarca]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[şeyi]]></category>
		<category><![CDATA[sıkı]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<category><![CDATA[zihni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zihinsel yük arttıkça beden alarm veriyor: Uyku bozuluyor, nefes değişiyor, mide hassaslaşıyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayni-seyi-defalarca-dusunuyorsaniz-600897">Aynı Şeyi Defalarca Düşünüyorsanız…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zihinsel yük arttıkça beden alarm veriyor: Uyku bozuluyor, nefes değişiyor, mide hassaslaşıyor… Günümüzde pek çok kişinin ortak şikâyeti aynı: “Düşüncelerim bir türlü durmuyor.” Uzmanlara göre bu durum yalnızca yoğun düşünce trafiğiyle açıklanmıyor; duygusal sıkışmışlık, stresin artması ve bedenin sessiz tepkileri zihni daha da yoruyor. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>, zihinsel ve bedensel yükün birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurgulayarak ruh sağlığını korumak için önemli uyarılarda bulunuyor.</p>
<p><strong>DÜŞÜNCELERİN HIZINA DUYGULAR YETİŞEMİYOR</strong></p>
<p>Günlük hayatta pek çok kişiden aynı cümleyi duyarız: “Düşüncelerim bir türlü durmuyor.” Düşüncelerin durmaması çoğu zaman fazla düşünmekten çok daha derin bir sürecin işaretidir. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>’ ye göre zihnin hızlanması, kişinin duygularına yaklaşmakta zorlandığı ya da içsel bir sıkışmışlık yaşadığı dönemlerde belirginleşiyor. “Zihin, duygulara temas etmekte güçlük çektiğinde devreye girer ve düşünce üretimini artırarak kendini korumaya çalışır” diyen <strong>Gözeri</strong>, bu durumun stres sisteminin doğal bir sonucu olduğunu vurguluyor. Tehdit algısı yükseldiğinde zihnin fark edilmez bir tempo artışına girdiğini belirten <strong>Klinik Psikolog</strong> <strong>Gözeri</strong>, “Bu nedenle aynı düşüncenin defalarca tekrarlanması, detaylarda kaybolma ya da durmak bilmeyen iç konuşmalar çoğu zaman zihnin yardım çağrısı niteliğinde. İnsan bir çıkış yolu bulamadığında düşünceler hızlanır; içteki gürültü dış dünyanın sesini bastırmaya başlar” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>ÇOK DÜŞÜNMEK ZİHNİNİZİ YORMUYOR; </strong></p>
<p>Zihinsel yorgunluğun yalnızca “çok düşünmekle” açıklanmadığını, kişinin içten içe sıkıştığında, duygularına yaklaşmakta zorlandığında ya da stres yükü arttığında zihnindeki trafiğin hızlandığını ifade eden <strong>Klinik Psikolog Ertuğ Gözeri</strong>, “Zihin yorulduğunda beden sessizce devreye girer. Stres sistemi sık aktive olduğunda yalnızca kafa karışmaz; uyku düzeni bozulur, kaslar gerilir, mide hassaslaşır, nefesin ritmi değişir. Yani zihin ve beden birbirinden bağımsız değildir, biri zorlandığında diğeri mutlaka bir yerden sinyal verir” diyor. </p>
<p><strong>ZİHNİNİZ YARDIM ÇIĞLIĞINI UYKUSUZLUK, KALP, MİDE SORUNLARIYLA YANSITABİLİR</strong></p>
<p>Kişinin çıkış yolu bulamadığında düşüncelerinin hızlandığını ve içteki gürültünün dış dünyanın sesini bastırmaya başladığını belirten Gözeri; “Bu dönemde stres yavaş yavaş birikir ve biriken bu yük sonunda kendini bedende gösterir: baş ağrısı, mide yanması, kalp çarpıntısı, omuz–boyun gerginliği, uykuya dalma güçlüğü… Bunların her biri zihinsel yorgunluğun bedensel yankılarıdır” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>BEDENİNİZ DUYGULARI İŞARET EDİYOR</strong></p>
<p>Her insanın taşıyabileceği yükün farklı olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>; “Üstelik bu yük çoğu zaman fark ettirmeden, sessizce artar. Bu tablonun merkezinde duygular yer alır. <strong>Pek çok kişi duygusunu söylemediğinde sorunun çözüldüğünü sanır; oysa bastırılan duygu kaybolmaz, yalnızca başka bir yerden geri döner. B</strong>u psikolojide <em>duygusal bastırma</em> olarak tanımlanır. Bilimsel araştırmalar da bu durumu doğruluyor: Bastırılan duygular, bedenin stres tepkisini artırarak <strong>kortizol seviyelerini yükseltiyor</strong>. Yani kişi o duyguyu kelimelere dökmese bile, <strong>beden o yükü taşımayı sürdürüyor</strong> ve bir noktada farklı belirtiler üzerinden sinyal vermeye başlıyor” diyor. </p>
<p><strong>STRES DÜŞÜNCELERİ, DÜŞÜNCELER DUYGULARI BESLİYOR</strong></p>
<p>Stres, düşünceler ve duyguların birbirini sürekli besleyen üç halka olduğunu söyleyen <strong>Klinik Psikolog Ertuğ Gözeri</strong>; “Kişi içsel olarak sıkıştığında, en basit günlük işler bile gözünde büyüyebilir; zihinsel gürültü, normalde kolaylıkla yönetilebilecek işleri zorlaştırır. Bu noktada duyguları bastırmak yerine onları tanımaya çalışmak, gün içinde kendimize kısa nefes molaları ya da birkaç dakikalık zihinsel ara yaratmak bu yükü hafifletebilir. Uzun süren, kişiyi sosyal hayattan koparan ve günlük hayat akışını engelleyen süreçlerde ise mutlaka uzmana başvurmak, yardım almaktan çekinmemek gerekir ” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>, iyileşme sürecindeki en kritik adımın farkındalık olduğunu belirtiyor: “Zihinsel ve bedensel yüklerinizi fark ettiğiniz an, değişim başlamış demektir. Görünür olan her duygu ve stres faktörü, dönüşümün kapısını aralar.” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayni-seyi-defalarca-dusunuyorsaniz-600897">Aynı Şeyi Defalarca Düşünüyorsanız…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bu şekilde düşünüyorsanız estetik bağımlısı olabilirsiniz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-sekilde-dusunuyorsaniz-estetik-bagimlisi-olabilirsiniz-346881</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 11:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlısı]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[olabilirsiniz]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346881</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çok güzel olmak sosyal medyada meşhur olma kriteri değil…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-sekilde-dusunuyorsaniz-estetik-bagimlisi-olabilirsiniz-346881">Dikkat! Bu şekilde düşünüyorsanız estetik bağımlısı olabilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çok güzel olmak sosyal medyada meşhur olma kriteri değil…</strong></p>
<p><strong>Estetik bağımlılığının hekimler tarafından beden algı bozukluğu olarak tanımlandığını belirten uzmanlar, hekimlere en fazla problem oluşturan kişilerin ne yapılırsa yapılsın memnun olmayan kişiler olduğunu ifade ediyor. Tatminsizlik durumunun sadece yüz estetiği operasyonu için geçerli değil, tüm beden ile ilgili olabildiğini kaydeden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, kişinin kendisini yeterli bulmadığı ve kendinden hoşnut olmadığında bu tarz durumların ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, çok güzel olmanın sosyal medyada meşhur olma kriterini karşılamadığını vurgulayarak bu şekilde düşünmenin ve davranmanın yanlış olduğunu söylüyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, son dönemde sık sık gündeme gelen estetik bağımlılığı hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><strong>60’lı yıllarda mankenler aşırı zayıf olmalıydı</strong></p>
<p>Altmışlı yılların sonunda fazlasıyla zayıf vücuduyla Twiggy’nin manken olarak meşhur olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “O dönem için Twiggy’nin durumu da bir mobing olarak örnek gösterilebilir. Şimdiki tıp dilinde buna anoreksiya<strong> </strong>deniyor. 17 yaşındaki mankenlerin o dönemde aşırı zayıflıklarından dolayı anorektik olduğu biliniyor çünkü öyle olmaları gerekiyor. Başka türlü podyuma çıkamıyorlardı. O dönemde mobbing bu şekilde uygulanıyordu.” dedi.</p>
<p><strong>Estetik bağımlıları uzmanlara problem oluşturuyor</strong></p>
<p>Estetik bağımlılığını beden algı bozukluğu olarak adlandırdıklarını belirten Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Bu, kişi ne kadar düzgün olursa olsun kendinde bir kusur bulması ile ilgili bir durumdur. En fazla uzmanlara problem oluşturan kişiler bu hastalardır çünkü ne yapılırsa yapılsın memnun olmazlar. Bu tatminsizlik durumu yalnıza yüz estetiği operasyonu için geçerli değil, tüm beden ile ilgili olabiliyor. Kişi kendini yeterli bulmadığı zaman, kendinden hoşnut olmadığı zaman böyle durumlar ortaya çıkabiliyor. Burada öne çıkan kişinin beğenilme ve popüler olma kaygısıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Güzel olmak meşhur olma kriteri değil…</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, ‘Sosyal medyada meşhur olma kriteri çok güzel olmak değildir’ dedi ve sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Bu tarz düşünceye girmek ve davranışlar sergilemek oldukça yanlış bir algıdır. Yanakların çökük olması için yanak kaslarını aldırma, azı dişlerini aldırma gibi operasyonlara girmek oldukça yanlış. İnsanlar yaşama dair kendileri ile barışık olmadıkça bedenleri ile oynama başlıyor. Maslow’un ihtiyaç üçgenine bakıldığı zaman ‘estetik’ kelime anlamı olarak en yukarıda yer alıyor. Aslında bütün duygusal ihtiyaçlar karşılandığında artık karşımıza yaşama dair estetik çıkıyor. Bütün görsel sanatlar ile ilgilenmek, insanlar ile ilgilenmek, başkalarına yardımcı olabilmek ve bu gibi davranışlar ihtiyaç piramitinin en tepesinde bulunuyor. Ancak bizde estetik dendiği zaman farklı bir algı oluşuyor. Aslında gerçek estetik Rönesans’tan gelen farklı bir bakış açısıdır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-sekilde-dusunuyorsaniz-estetik-bagimlisi-olabilirsiniz-346881">Dikkat! Bu şekilde düşünüyorsanız estetik bağımlısı olabilirsiniz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
