<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>düşünce | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dusunce/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dusunce</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>düşünce | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dusunce</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aşındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[emoji]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimelerin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[plaza]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan "plaza dili", sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan &#8220;plaza dili&#8221;, sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Türkçe eğitim ve iş hayatında yozlaşıyor</strong></p>
<p>Türkçenin yozlaşması en belirgin olarak eğitim ve iş hayatında gözlendiğini dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Plaza dili dediğimiz, Türkçe cümle yapısının içine İngilizce kelimelerin gelişigüzel serpiştirildiği garip bir jargon, maalesef kurumsal kimliği esir almış durumda. Bunun yanı sıra cadde ve sokaklardaki dükkan tabelalarında gördüğümüz yabancı ve tuhaf zorlama dil kullanımı, dilin görsel hafızasını da hasara uğratmaktadır. ‘Ana sütümüz’ olan ana dilimiz Türkçe, kendi öz topraklarında bile ikinci sınıf bir dil muamelesi görmekte ve bu durum dilimizin itibarına son derece zarar vermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımı dili köksüzleştiriyor</strong></p>
<p>Dilin matematiğine ve ahengine uymayan, üstelik Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımının dilimizi köksüzleştirdiğini kaydeden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Kelimeler sadece sesten ibaret formlar değildir, tarihsel bir yük taşırlar ve yabancı kelimeyi gereksiz yere kullandığınızda o tarihi bağı koparırsınız. Bu durum zamanla Türkçenin türetme gücünü ve sistemini kırar ve dili sadece basit bir iletişim aracına indirgeyerek estetik derinliğini yok eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya dili hız ve emoji üzerine kurulu</strong></p>
<p>Selçuk Duman, sosyal medyanın hız odaklı yapısının da dil üzerinde önemli bir dönüşüme neden olduğunu belirterek, “Sosyal medyada hız odaklı hareket edildiği için bu durum dili gramer kurallarından ve nezaketten hızla soyutluyor. Sesli harflerin atıldığı, duyguların derinlikli kelimeler yerine emojilere hapsedildiği bu mecra, ifade yeteneğimizi köreltiyor. Derdini tam cümlelerle anlatamayan, sadece tepki odaklı, parçalı ve güdük bir iletişim dili, ne yazık ki özellikle gençler arasında kalıcı bir alışkanlığa dönüşme tehlikesi taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kelime bilmeyen insan düşünemez</strong></p>
<p>Dil ile düşünce arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Kelime bilmeyen insan düşünemez; çünkü kelimeler düşüncenin yapı taşlarıdır ve insan zihni, ancak bildiği kelime sayısı kadar geniş bir ufka sahip olabilir. İsmini bilmediğimiz, kavramlaştıramadığımız bir duyguyu veya düşünceyi zihnimizde tasnif edemeyiz. Dil ne kadar zenginse düşünce de o kadar çok katmanlı olur. Kelime hazinesi zayıfladıkça düşünce sığlaşır, incelikler kaybolur ve kişinin dünyayı görüş açısı daraldıkça daralır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yeni kelimeler zihni geliştirir</strong></p>
<p>Yeni kelimeler öğrenmenin yalnızca iletişim becerilerini değil, kişisel gelişimi de güçlendirdiğini belirten Selçuk Duman, “Yeni kelime öğrenmek, beynin sınırlarını genişleten ve esnekliğini artıran en güçlü zihinsel idmanlardan biridir. Sadece daha iyi konuşmayı sağlamaz; aynı zamanda olayları algılama ve analiz etme yeteneğimizi ve empati gücümüzü artırır. Kavram dünyası zenginleşen insan, kendini ve çevresini daha doğru tanımlar. Bu farkındalık da kuşkusuz kişisel gelişimin en temel ve en sağlam basamağıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Okuma, kelime dağarcığının en güçlü kaynağı</strong></p>
<p>Kelime dağarcığını geliştirmenin en etkili yolunun okuma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Okuma, kelimelerin doğal yaşam alanlarına yapılan bir yolculuktur ve dağarcığı ezberle değil, bağlam içinde öğreterek besler. Sadece sözlükten bakılarak öğrenilen kelime unutulabilir ancak bir hikâyenin içinde, bir duyguyla harmanlanmış kelime zihne mıh gibi kazınır. Nitelikli okuma, pasif kelime hazinemizi aktif hale getirir ve bize, hiç yaşamadığımız hayatları ve duyguları kelimeler yoluyla tecrübe ettirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital içerikler kelime dağarcığını sınırlıyor</strong></p>
<p>Günümüzde popüler dijital içeriklerin büyük bölümünün “hızlı tüketim” mantığıyla üretildiğini belirten Selçuk Duman, “Aynı 200-300 kelimenin döndüğü, klişelerle dolu videolar ve kısa metinler, zihni tembelliğe ve kolaycılığa alıştırıyor. Anlam derinliği olan edebi ve bilimsel yazılar haricindeki yüzeysel dijital yazı dünyası, dilin zenginliğini eriten ve montonlaştıran bir etki oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sözlük kullanma alışkanlığı hâlâ çok önemli</strong></p>
<p>Bilgi kirliliğinin arttığı günümüzde sözlük kullanımının daha da önemli hale geldiğini belirten Selçuk Duman, “Bilgi kirliliğinin bu denli arttığı bir çağda kelimenin doğrusuna ve köküne ulaşmak bir sorumluluktur. İnternette hızlıca arama yapmak ile bir sözlük maddesini incelemek aynı şey değildir. Sözlük, kelimenin kökünü, akrabalarını ve nüanslarını gösterir. Merak duygusunu canlı tutmak, incelikli düşünmek ve dili hakkıyla kullanmak isteyen herkes için sözlük, emek duygusu veren vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sadeleşme başka, fakirleşme başka</strong></p>
<p>Dil tartışmalarında sıkça gündeme gelen sadeleşme konusuna da değinen Selçuk Duman, “Sadeleşmek, dili anlaşılmaz, gereksiz süslü yüklerden kurtarıp durulaştırmaktır. Fakirleşmek ise anlamı karşılayan kelimeleri atıp dili çoraklaştırmaktır. Örneğin ‘ihtimal’, ‘olasılık’, ‘imkân’ kelimelerinin hepsi farklı tonlarda anlam içerir. Bunları atıp tek kelimeye indirmek sadelik değil, sığlık olacaktır. Sadeleşme dilin tortusunu almaktır; fakirleşme ise dili kurutmaktır ve söndürmektir. Aradaki bu hayati farkı iyi görmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VBKY&#8217;nin felsefe sözlükleri serisine yeni halka: &#8220;Locke Sözlüğü&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vbkynin-felsefe-sozlukleri-serisine-yeni-halka-locke-sozlugu-624544</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 07:22:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[halka]]></category>
		<category><![CDATA[john]]></category>
		<category><![CDATA[Kavram]]></category>
		<category><![CDATA[Locke]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[serisine]]></category>
		<category><![CDATA[sözlükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Vbky]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624544</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Rousseau Sözlüğü” ve “Larousse Felsefe Sözlüğü”nün ardından felsefe alanında arşiv niteliğinde bir eseri daha okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbkynin-felsefe-sozlukleri-serisine-yeni-halka-locke-sozlugu-624544">VBKY&#8217;nin felsefe sözlükleri serisine yeni halka: &#8220;Locke Sözlüğü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), <em>“Rousseau Sözlüğü”</em> ve <em>“Larousse Felsefe Sözlüğü”</em>nün ardından felsefe alanında arşiv niteliğinde bir eseri daha okurlarla buluşturuyor. Erken modern felsefe üzerine yarım yüzyılı aşkın akademik üretimiyle tanınan, John Locke çalışmaları konusunda önde gelen isimlerden biri kabul edilen John W. Yolton’un imzasını taşıyan <em>“Locke Sözlüğü”,</em> filozofun düşüncesini anakronik yorumlardan arındıran terminoloji temelli yaklaşımıyla literatürde önemli bir yere sahip. Uzun yıllardır Locke araştırmaları için temel başvuru kaynaklarından biri kabul edilen eser, filozofun düşünce dünyasına kapsamlı bir rehber sunuyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin felsefe kitaplığı, <em>“Rousseau Sözlüğü”</em> ve <em>“Larousse Felsefe Sözlüğü”</em>nün ardından sözlük serisinin yeni kitabı <em>“Locke Sözlüğü”</em> ile genişlemeye devam ediyor. John W. Yolton tarafından kaleme alınan ve Gökhan Murteza’nın Türkçeye çevirdiği eser, Locke’un düşünce dünyasını şekillendiren temel kavramları bir araya getirerek filozofun çalışmalarına bütünlüklü bir giriş yapıyor. Locke’un eserlerinden bilim ve din anlayışına, eğitim, teoloji ve iktisat üzerine yazılarından kişisel mektuplarına uzanan geniş bir külliyatın taranmasıyla hazırlanan çalışma, 130’dan fazla madde aracılığıyla düşüncesinin kavramsal haritasını ortaya koyuyor. Locke’un fikirlerini yalnızca uzmanlara değil, felsefeye yeni ilgi duyan okurlara da açık ve anlaşılır biçimde sunmayı amaçlayan <em>“Locke Sözlüğü”</em>, filozofun temel meselelerini, tartışmalarını ve düşünce tarihindeki etkilerini kavramak için güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.<em> </em></p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Sözlüğün okurunun kısa zamanda fark edeceği gibi, Locke’un düşüncesin­deki merkezî meselelerin pek çoğu bir grup sözcük ve kavram etrafında toplanır. Örneğin, onun erdem anlatısı, yine kendisinin ahlak, iyi ve kötü, mutluluk, günah üzerine tartışmalarıyla ilişkilidir; öz açıklaması töze ve parçacık hipotezine ilişkin söyledikleriyle bağlantılıdır; mantık, çıkarım, tanıtlama, tümdengelim, ispat gibi terimler ise Locke’un düşüncesindeki bir diğer grubu oluşturur. Sözlük maddeleri çoğunlukla bazıları yayımlanmamış olmakla birlikte yazdıklarına ve bir miktar da yaptığı yazışmalara dayanmaktadır. Böylece bu sözlük, ilgilenenler için Locke’un ele almış olduğu hemen her konuya ilişkin, bu ister bilgi ve gerçeklik anlatısında fazlasıyla tartışmış olduğu merkezî öğretiler, ister hükûmet teorisi, dinî hoşgörüye bağlılığı, daha genel anlamıyla dinî görüşleri, eğitim üzerine çalışması, para üze­rine risaleleri, ya da kadınlar hakkındaki değerlendirmeleri olsun, yol göstermeyi amaçlamaktadır.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Erken modern felsefe tarihi alanında, özellikle John Locke üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Amerikalı felsefeci. Oxford Üniversitesinde tamamladığı doktorasının ardından uzun yıllar Rutgers Üniversitesinde felsefe profesörü olarak görev yapmış, 1978–1992 yılları arasında aynı üniversitede dekanlık görevini üstlenmiştir. Çok sayıda telif eserin yanı sıra önemli derleme ve başvuru kitaplarının editörlüğünü de üstlenen Yolton, Locke araştırmalarına metodolojik titizlik ve kavram duyarlılığı kazandıran isimlerden biri olarak kabul edilir. Bu konudaki birçok yayını arasında <em>Locke and the Way of Ideas ve A Locke Dictionary </em>öne çıkar.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe        </strong></p>
<p><strong>Yazan: John W. Yolton</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Locke Sözlüğü</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: M. Halit Çelikyön</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Handan Öyken </strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Eylem Yolsal-Murteza</strong></p>
<p><strong>Sayfa Uygulama ve Kapak: Faruk Özcan       </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Gökhan Murteza</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 352</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vbkynin-felsefe-sozlukleri-serisine-yeni-halka-locke-sozlugu-624544">VBKY&#8217;nin felsefe sözlükleri serisine yeni halka: &#8220;Locke Sözlüğü&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Hafif bir vesvese faydalıdır!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-hafif-bir-vesvese-faydalidir-623834</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[faydalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[obsesyon]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[takıntı]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[vesvese]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, vesvese ve takıntı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-hafif-bir-vesvese-faydalidir-623834">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Hafif bir vesvese faydalıdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, vesvese ve takıntı konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Vesvese yalnızca düşünce değil</strong></p>
<p>Halk arasında vesvese olarak bilinen obsesyonların (takıntıların), insan beyninin doğal düşünce üretme mekanizmasının kontrolden çıktığı durumlar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, vesvesenin yalnızca düşünce değil, aynı zamanda istenmeyen duygularla da birlikte ortaya çıktığını belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, “Bu tür obsesyonlarda kişi, aklına gelen düşünceleri onaylamaz. &#8216;Bu düşünce benim aklıma nasıl gelir?&#8217; diye kendine şaşırır. Bu duruma ‘zihinsel gevezelik’ de deniliyor. Nasıl ki biri gereksiz yere sürekli konuştuğunda &#8216;çok saçmalıyor&#8217; deriz, beynimiz de bazen kendi kendine gereksiz düşünceler üretebilir. Bu, beynin doğal işlevinin bir sonucudur ama dozu kaçarsa kişiyi rahatsız eden vesvese halini alır.” dedi.</p>
<p><strong>Her vesvese hastalık mı?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, her vesvese ya da takıntının hastalık olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Karaciğerin görevi safra üretmekse, beynin görevi de duygu ve düşünce üretmek ve davranışa karar vermektir. İnsan beyni diğer canlılardan farklı olarak soyut düşünme yeteneğine sahiptir. Bu yetenek sayesinde insan, sadece mevcut durumu değil, olasılıkları ve anlamları da sorgular.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yalom’un dört temel korkusu!</strong></p>
<p>İnsanın diğer canlılardan farklı olarak varoluşsal düzeyde dört temel korkuya sahip olduğunu hatta bunun Yalom&#8217;un dört temel anksiyetesi diye geçtiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bunların dozu kaçarsa vesvese oluyor. Bu korkunun bir tanesi kişinin anlam arayışı. Mesela, yalnızlık duygusu&#8230; Yalnız kalmaya dair duyulan korku ve kaygı, dört temel anksiyeteden biridir. Diğer bir temel anksiyete ise özgürlük ihtiyacıdır. Özgürlük isteğinin bastırılması da insanda derin kaygılara neden olabilir. Dördüncü temel korku ise ölüm bilincidir, yani ölümün farkında olmak ve bu gerçekle yüzleşmek. İnsan bu dört temel korkuyu fark edip yönetmeyi öğrenmelidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Obsesyonlar kişinin duygusal yatırım yaptığı alanlardan besleniyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, obsesyonların (takıntıların) kişinin duygusal yatırım yaptığı alanlardan beslendiğini belirterek, &#8220;Bir insan duygu yatırımını neye yaparsa en çok, obsesyon oradan giriyor. Kimi çocuğunu çok seviyorsa, &#8216;çocuğuma tapıyorum&#8217; derecede seviyorsa, &#8216;çocuğuma bir şey olacak&#8217; kaygısı başlıyor. Bu kaygı kuruntuya, kuruntu da obsesyona dönüşüyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Obsesyonların çeşitli şekillerde ortaya çıkabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bir insan cinsel konuya çok yatırım yapıyorsa oradan, dini konuya yapıyorsa oradan takıntılar gelişebiliyor. Anlamı önemsemeyen kişilerde ise temizlik veya düzen gibi farklı konularda obsesyonlar görülebilir.&#8221; diye ekledi.</p>
<p><strong>Kuşku obsesyonları da yaygın…</strong></p>
<p>Kuşku obsesyonlarının da yaygın olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Kuşku obsesyonu olan bir kişi, uzaktan iki üç kişinin bir şeye baktığını görse, &#8216;Acaba benim hakkımda mı konuşuyorlar?&#8217; diye senaryolar yazmaya başlar. Bu durum, insanlardan korkmasına, kaygılanmasına, içine kapanmasına ve kaçınmasına yol açabilir.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu tür obsesyonların altında genellikle &#8220;emin olamama&#8221; duygusunun yattığını ifade ederek, &#8220;Arabanın kapısını kitler, &#8216;Oldu mu olmadı mı?&#8217; diye döner bakar, bir daha döner. Bu, emin olamamayla ilgilidir.&#8221; şeklinde örnek verdi.</p>
<p><strong>Vesveseler bir nevi &#8220;düşünce tiki&#8221;…</strong></p>
<p>Takıntılı düşüncelerin (vesveselerin) bir nevi &#8220;düşünce tiki&#8221; olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Tikleri olan bir insan, bir hareketi yapmakta zorlandığında dikkatini başka bir konuya vererek beynindeki devreyi kısa devre yaptırır ve normal hareketine geçer. Düşünce yönetiminde de aynı kural geçerlidir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>IQ seviyesi ve vesvese ilişkisi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, IQ seviyesi düşük olan bireylerde vesvesenin daha az görüldüğünü dile getirerek, “Normal IQ&#8217;sü 70&#8217;in altında olan insanlarda vesvese pek yoktur. Çünkü fazla düşünmüyorlar, yüksek fikirleri, yüksek anlamları düşünmüyorlar, sorgulamıyorlar. Onlar için yemek, içmek, üremek ve öğrendiği bazı temel bilgiler ihtiyaçlarını karşılıyor, yetiyor onlara. IQ&#8217;sü 70&#8217;in altında olan kişiler zaten askere bile gönderilmiyor. Onlara &#8216;donuk normal&#8217; deniyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Zeki olanların beyni daha çok düşünce üretiyor</strong></p>
<p>Zeka seviyesi ile üretilen düşünce sayısı arasında doğru bir orantı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Zeki olanların beyni daha çok düşünce üretiyor. Ortalama bir insanın beyni günde bin  düşünce üretiyorsa, IQ&#8217;sü düşük olan bir kişi 300 düşünce üretirken, IQ&#8217;sü 100&#8217;ün üzerinde olan birinin beyni günde 2 bin -3 bin düşünce üretiyor. 2 bin -3 bin düşünceyi yönetmek elbette daha zor. Bu nedenle, bu düşünceleri yönetmek için biraz daha fazla beceri kazanmak gerekiyor. Vesveseler ve takıntılar aslında IQ&#8217;sü yüksek insanlara daha sık gelebiliyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bu durumu &#8220;Zekası varsa, o zaman sorumluluğun da var. Bunu yönetmeyi öğren.&#8221; şeklinde yorumlayarak, yüksek IQ&#8217;ye sahip kişilerin varoluşsal anksiyete, felsefi düşünce üretme ve doğruyu bulma konularında daha fazla zihinsel aktiviteye sahip oldukları için takıntılara daha yatkın olabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>Hedefi olan kişi yanlış düşünceye ‘hayır’ diyebilir…</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçi ve ayrıntıcı kişilerin de obsesyonlar açısından risk grubunda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bir insanın bir hedefi varsa ve o hedefe yönelik önem ve önceliklerini belirlemişse, gününü planlayarak yaşıyorsa, hedefine giderken yanlış bir düşünce geldiğinde ona &#8216;hayır&#8217; diyebilir. Hedefiyle ilgili bir ayrıntıyı hemen algılar, olaylar arasında anlam bağı kurar, farklılıkları yakalar, pozisyon alır ve doğru karar verir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Takıntılı düşünceler beyinde aşırı stres hormonu salgılanmasına neden oluyor</strong></p>
<p>İnsan beynindeki düşüncelerin bir nehir gibi aktığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Düşüncelerin önüne baraj koyarsanız patlar, taşar. O düşüncelerin akışı içerisinde, bir çiftçi veya mühendisin bir nehre yaklaştığı gibi, onları amaca yönelik yöneltmek gerekir.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>Takıntılı düşüncelerin beyinde aşırı stres hormonu salgılanmasına ve enerji akışının hızlanmasına neden olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;5 dakika düşünecek bir şeye 15 dakika düşünürseniz veya bir şiddetinde üzülecek bir şeye 10 şiddetinde üzülürseniz, beyninizde aşırı stres hormonu salgılanır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Yaşam tarzı ve stres yönetimi genetik yatkınlığın hastalığa dönüşmesinde kritik bir rol oynuyor</strong></p>
<p>Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi psikiyatrik rahatsızlıklarda genetik yatkınlığın rolü olduğunu ancak bunun kişinin kesinlikle hasta olacağı anlamına gelmediğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, yaşam tarzı ve stres yönetiminin genetik yatkınlığın hastalığa dönüşmesinde kritik bir rol oynadığını vurguladı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, OKB&#8217;li kişilerde serotonin ve dopamin genlerinin farklı çalıştığını ifade ederek, &#8220;Bu kişilerde serotonin geninde &#8216;SS aleli&#8217; dediğimiz kısa alel bulunuyor. Bu durum, beynin stres altında yeteri kadar serotonin üretememesine neden oluyor. Normal şartlarda sorun olmasa da kronik stres durumunda bu genetik algoritma iyi çalışmıyor ve serotonin seviyesi düşerek kişiyi depresyona daha yatkın hale getiriyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>OKB&#8217;de de genetik yatkınlık var</strong></p>
<p>OKB&#8217;de de genetik yatkınlık olduğunu, bedensel hastalıklarda olduğu gibi psikiyatrik hastalıklarda da genetik farklılıkların ve stresin önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Stres altında bir kişi şizofren olurken, diğeri OKB, bir başkası ise depresyon yaşayabiliyor. Bunun nedeni işte bu genetik farklılıklardır.&#8221; dedi.</p>
<p>Hafif ve kontrol edilebilen vesveselerin (takıntılı düşüncelerin) insanı sorgulamaya ve eleştirel bakmaya iterek doğru kararlar almasına yardımcı olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8221; Hafif bir vesvese faydalıdır. Buna vesvese dememek lazım, düşünce tekrarı veya ruminasyon denebilir. Bu bir sorgulamadır ve insanın araştırmasına, teyit etmesine yol açar.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Ergenlik döneminde yaşanan takıntılar ve &#8220;geliştiren travma&#8221;…</strong></p>
<p>Ergenlik döneminde yaşanan takıntıların, doğru yönetildiğinde kişinin psikolojik savunmalarını güçlendirici, ego gücünü ve psikolojik dayanıklılığını artırıcı bir etkisi olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, bu durumu &#8220;geliştiren travma&#8221; olarak adlandırdı. Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Kişi o takıntılı düşünceleri, aklın geveze olduğu haldeki temelsiz düşünceleri iyi yönetirse, bu onun için bir stres olur ve bu sıkıntıdan güçlenerek çıkar. Bu nedenle obsesyon ya da kaygı dediğimiz stresli düşünceler olduğunda, ondan kaçmak ya da onunla savaşmak yerine, onunla birlikte yürümeyi tavsiye ediyoruz. O zaman bu düşünceler, kişinin amacına hizmet eden birer araç haline gelir.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Sınav kaygısı ve takıntı</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, sınav gibi durumlarda ortaya çıkan takıntılara yönelik pratik çözüm önerileri de sunarak, &#8220;Sınavlarda bir öğrenci, çok basit bir ayrıntıya takılıp çözemediği için bildiği birçok soruyu yapamayabilir. Böyle durumlarda, çözemediği sorunun yanına bir işaret koyup, önce çok iyi bildiklerini çözmesini öneriyoruz. Daha sonra kalan zamanda başa dönüp, aklına ilk gelen doğru cevabı işaretlemesi genellikle daha başarılı sonuçlar verir. Çünkü genellikle insanın aklına ilk gelen düşünce doğrudur. Bu durumda takıntı, kişinin daha az hata yapmasına bile sebep olabilir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kültürel ve dini faktörlerin obsesyonlara etkisi</strong></p>
<p>Takıntıların türlerinin kültürlere, zaman ve şartlara göre değişebildiğini, bazı kültürlerin ve katı inanış sistemlerinin dini obsesyonları destekleyebileceğini ve aşırı suçluluk duygularını uyararak kişileri işlevsiz hale getirebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Her şey dozunda güzeldir. Dozunda ayarlanan her şey ilaçtır. Dozunu kaçırdığınız zaman en güzel ilaç bile zehre dönüşebilir. Obsesyonda da dozunda düşünürseniz, insanı hedefine götürebilir.&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>OKB tedavisindeki gelişmeler</strong></p>
<p>OKB tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, dirençli vakalarda beyin haritalaması yaptıklarını ve beynin belirli bölgeleri arasındaki bağlantı bozukluklarını tespit ettiklerini söyledi.</p>
<p>&#8220;Bu kişilerin beyninin karar verme bölgesiyle görüntü işleme bölgesi arasında bozukluk olduğunu görüyoruz. Tedaviyi de bu bölgelere yönelik planlıyoruz.&#8221; diyen Prof. Dr. Tarhan, manyetik uyarım tedavisi (TMU) gibi yöntemlerle beynin ilgili bölgelerine provokasyon yapılarak ve hastanın obsesyonlarını hayal etmesi sağlanarak tedavi uyguladıklarını belirtti.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bu tedavi sırasında beynin o bölgesindeki reseptör duyarlılığını değiştiriyoruz. Beyindeki iyon kanalları, sodyum, potasyum, kalsiyum reseptörleri pompa gibi çalışarak sinir iletisini ve enerji akışını düzenliyor. Manyetik uyarımla bu sistemi etkileyebiliyoruz.&#8221; diye ekledi.</p>
<p><strong>Modern yöntemlerle tedavide başarılı sonuçlar alınıyor</strong></p>
<p>Modern tedavi yöntemleriyle 15-20 yıl öncesine göre çok daha başarılı sonuçlar aldıklarını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Yoğun bir tedavi süreci gerekiyor. Genellikle birkaç hafta klinik tedavi ve ardından yakın takip önemli. Beyindeki yolların normale dönmesi en az 6 ay sürüyor. Hasta tedavi disiplinine uyarsa, 6 ay içinde hastalık şiddeti yüzde 100&#8217;den yüzde 20-30 seviyelerine düşebiliyor. Bu, kabul edilebilir bir sınırdır ve yüzde 60-70 düzelme bile büyük bir başarıdır.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, OKB&#8217;nin eskiden psikiyatrinin en zorlandığı alanlardan biri olduğunu ancak günümüzde DNA analizi (genotipleme) ve üçlü tedavi protokolleri (ilaç, manyetik uyarım, psikoterapi) gibi yöntemlerle çok daha etkili tedaviler sunabildiklerini belirtti.</p>
<p><strong>Sosyal medya fiziksel görünümle ilgili takıntıları tetikliyor</strong></p>
<p>Sosyal medyanın özellikle fiziksel görünümle ilgili takıntıları tetiklediğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Kişiler moda dergilerine, modellere bakıyor ve çoğu zaman oynanmış, yapmacık görsellerle kendilerini kıyaslıyorlar. Bu durum, &#8216;Ben niye böyle değilim? Ben de böyle olmalıyım&#8217; düşüncesini doğuruyor. Popüler kültür de haz, başarı ve fiziksel görünümü yücelterek bu durumu besliyor. Hollywood kültürü, sosyal medya aracılığıyla insanların zaaflarını kullanarak onları manipüle ediyor.&#8221; şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-hafif-bir-vesvese-faydalidir-623834">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Hafif bir vesvese faydalıdır!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Levi-Strauss&#8217;un düşünce mirası Nilüfer&#8217;de ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/levi-straussun-dusunce-mirasi-niluferde-ele-alindi-622295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 08:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alındı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[levi-strauss]]></category>
		<category><![CDATA[mirası]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer]]></category>
		<category><![CDATA[un]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Levent Ünsaldı yürütücülüğünde düzenlenen “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi dizisinde Fransız antropolog Claude Levi-Strauss’un düşünce mirası ve yapısalcılığın temelleri konuşuldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levi-straussun-dusunce-mirasi-niluferde-ele-alindi-622295">Levi-Strauss&#8217;un düşünce mirası Nilüfer&#8217;de ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Doç. Dr. Levent Ünsaldı yürütücülüğünde düzenlenen “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi dizisinde Fransız antropolog Claude Levi-Strauss’un düşünce mirası ve yapısalcılığın temelleri konuşuldu.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi dizisinde bu ay, 20. yüzyıl düşünce dünyasını derinden etkileyen Claude Levi-Strauss’un yapısalcı yaklaşımı ele alındı. Söyleşi serisinin yürütücüsü Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Levi-Strauss’un modern felsefenin merkezindeki “özne” kavramını farklı bir perspektifle ele aldı.</p>
<p>Söyleşide, insanın dünyayı kendi bilinciyle kuran özgür bir aktör olduğu fikrini Levi-Strauss’un argümanlarıyla eleştiren Ünsaldı, bireyin edilgen konumuna dikkat çekti. Ünsaldı, insanın aslında dil ve kültür gibi kendisinden önce var olan ve bilinçdışı işleyen geniş yapıların sadece bir parçası olduğunu savundu.</p>
<p>Sosyolojinin araştırma pratikleri ile antropolojinin insana dair evrensel arayışı arasındaki farkların da değerlendirildiği etkinlikte, antropolojinin yerelden yola çıkarak tüm insanlık için geçerli “değişmezleri” bulma çabası anlatıldı. Kültürel farklılıkların ötesinde yatan ortak zihinsel yapının; mitler, ikili karşıtlıklar ve sembolik sistemler aracılığıyla nasıl işlediği katılımcılarla paylaşıldı.</p>
<p>“İLKEL VE UYGAR AYRIMI YOKTUR”</p>
<p>Toplumsal yaşamın temelini oluşturan iletişim ve mübadele mantığı, söyleşinin bir diğer başlığı oldu. Ünsaldı; kelimelerin, metaların ve akrabalık bağlarının dolaşımı üzerinden kurulan bu geniş ağın toplumları nasıl inşa ettiğini ele aldı. Levi-Strauss’un “ilkel” ve “uygar” toplum ayrımını reddeden yaklaşımını hatırlatan Doç. Dr. Levent Ünsaldı, insan zihninin her coğrafyada ve her kültürde temelde benzer bir yapısal mantıkla çalıştığını ifade etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/levi-straussun-dusunce-mirasi-niluferde-ele-alindi-622295">Levi-Strauss&#8217;un düşünce mirası Nilüfer&#8217;de ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Thales&#8217;in kenti Miletos&#8217;ta Matematik ve umut buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/thalesin-kenti-miletosta-matematik-ve-umut-bulusmasi-620434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 09:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlama]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanlığın]]></category>
		<category><![CDATA[kadim]]></category>
		<category><![CDATA[kenti]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[miletos]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[thales]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620434</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mart Dünya Matematik Günü’nde, bilimin ve düşüncenin kadim merkezlerinden Miletos’ta, UNESCO’nun “Matematik ve Umut” temalı buluşması Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/thalesin-kenti-miletosta-matematik-ve-umut-bulusmasi-620434">Thales&#8217;in kenti Miletos&#8217;ta Matematik ve umut buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Mart Dünya Matematik Günü’nde, bilimin ve düşüncenin kadim merkezlerinden Miletos’ta, UNESCO’nun “Matematik ve Umut” temalı buluşması Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. </p>
<p>Bilim ve düşüncenin izinde, Miletos’un kadim mirasını yaşatmaya ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak için Antik dönemin önemli filozof ve matematikçilerinden Thales’in yetiştiği kent olarak bilinen Miletos’ta gerçekleştirilen etkinliğe, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Üreten, KBGV Onursal Başkanı Faruk Pekin, Amerikan Hastanesi Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Talat Kırış, Tekno Girişimçi Füsun Nebil, İstanbul Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Nesin, Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Tanbay, belediye bürokratları ve halk katıldı. </p>
<p><strong>MATEMATİĞİN İLHAM VEREN GÜCÜ PAYLAŞILDI </strong></p>
<p>Etkinlikte, Thales’ten bu yana insanlığın düşünce ufkunu genişleten matematiğin ilham veren gücü, değerli akademisyenler ve bilim insanlarının katkılarıyla paylaşıldı. Ardından ödüllü resim ve kompozisyon eserleri halkımızla buluştu. </p>
<p><strong>HER ŞEYİN YOK OLDUĞU BİR ANDA BİLE UMUT VARDIR </strong></p>
<p>Etkinlikte konuşma yapan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Değerli Bilim İnsanları, Saygıdeğer Konuklar, Basınımızın Kıymetli Temsilcileri ve Sevgili Didimliler,</p>
<p> Miletos’un bilge düşünürü Thales, yüzyıllar önce, belki de tam bu noktada, şöyle söyler: </p>
<p>“Her şeyin yok olduğu anda bile umut vardır.”</p>
<p> İşte bu sözden hareketle, “Matematik ve Umut” temasıyla bu yıl yedincisi düzenlenen Dünya Matematik Günü etkinliğinde, sizlerle bir arada olmak ve böyle anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.</p>
<p>Didim’e, Miletos’a hoş geldiniz!</p>
<p>Evreni anlama merakının soruya, sorunun düşünceye, düşüncenin ise bilgiye dönüştüğü büyük zihinsel devrimin başladığı bu topraklarda;</p>
<p><strong>MATEMATİK ADINI ALAN EVRENSEL DİLİN İLK ADIMLARINDAN BİRİ BU TOPRAKLARDA ATILDI</strong></p>
<p>Bu düşünce geleneğinin öncüsü olan Milet Felsefe Okulu’nun kurucusu, filozof ve matematikçi Thales, insanlığın doğayı anlamaya yönelik büyük yürüyüşünün öncülerinden biriydi. O, evrene yalnızca hayranlıkla bakmakla yetinmedi; onu anlamaya çalıştı. Doğayı gözlemledi, sorular sordu, düşünceyi sistemli bir bilgiye dönüştürmenin yollarını aradı. </p>
<p> Böylece, matematik adını alan evrensel dilin ilk adımlarından biri, bu topraklarda atılmış oldu.</p>
<p>Miletos’ta; Thales ile başlayan doğayı akılla anlama çabası, Anaksimandros ve Anaksimenes ile gelişmiş; Hekataios gibi düşünürlerle de dünyanın ve insanlığın hikâyesini anlamaya yönelen daha geniş bir bilgi ufkuna dönüşmüştür.</p>
<p><strong>MİLETOS UYGARLIKLARA EV SAHİPLİĞİ YAPMIŞ KADİM BİR KENT</strong></p>
<p>Bu nedenle Miletos, önemli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir kadim kent olmanın yanında; insan aklının sorgulamaya başladığı, İnsanlık düşünce mirasının bir anlamda doğduğu yer olarak kabul görmektedir.</p>
<p>Değerli Katılımcılar,</p>
<p>İnsan evreni anlamaya başladıkça karanlık biraz daha azalır. Belirsizlik yerini bilgiye bırakır. Ve bilgi, insanlığa bir ufuk açar ki; tam da burada umut doğar.  Bugün Dünya Matematik Günü’nü Miletos’ta kutlarken, aslında insanlığın akıl, bilim ve umutla kurduğu bu uzun yolculuğu da selamlıyoruz.</p>
<p><strong>TARİHİN VE BİLİMİN IŞIĞINI GELECEĞE TAŞIMANIN SORUMLULUĞUNU HİSSEDİYORUZ </strong></p>
<p>Didim olarak bu kadim mirasa ev sahipliği yaparken, tarihin ve bilimin ışığını geleceğe taşımanın sorumluluğunu hissediyoruz. Ve biliyoruz ki matematiğin, bilimin ve umudun gerçekten hayat bulabilmesi için insanlığın ihtiyaç duyduğu en temel şey; Barıştır.</p>
<p><strong>YURTTA SULH CİHANDA SULH </strong></p>
<p>‘Matematik ve Umut’ temasının, insanlık için gerçek anlamını bulabilmesi, ancak barışın egemen olduğu bir dünyada mümkündür. Bu düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Önder, Mustafa Kemal Atatürk’ün o evrensel çağrısını paylaşmak istiyorum: “Yurtta Barış, Dünyada Barış.”</p>
<p>Günümüz dünyasında, bilimin, aklın ve insanlığın onca yüzyıllık birikimine rağmen, savaşın hâlâ bir çözüm yolu gibi sunulması karşısında; bu anlamlı buluşmanın, Miletos’un kadim bilgeliğinden ilham alarak insanlığa umut ve barış taşımasını diliyor,</p>
<p>Dün aramızdan ayrılan, tarihi hepimiz sevdirmiş değerli akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı da saygı ve rahmetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Etkinlikte konuşan akademisyenler ve bilim insanları, matematiğin yalnızca bir bilim dalı değil; aynı zamanda insanlığın ilerlemesini sağlayan evrensel bir düşünce dili olduğuna dikkat çekti. Panelin sonunda katılımcılara Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay tarafından plaket takdim edildi.</p>
<p>Etkinliğin ardından Miletos Antik Kenti önünde iftar programı gerçekleştirildi. Katılımcılar oruçlarını birlikte açtı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/thalesin-kenti-miletosta-matematik-ve-umut-bulusmasi-620434">Thales&#8217;in kenti Miletos&#8217;ta Matematik ve umut buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Düşünce Dünyasına Işık Tutan Söyleşi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dusunce-dunyasina-isik-tutan-soylesi-616423</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 09:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasına]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ele]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmangazi Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[tutan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kültür ve edebiyatı kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Osmangazi Belediyesi, “Edebiyat Hayat Buluşmaları” ile düşünce dünyasına ışık tutmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dusunce-dunyasina-isik-tutan-soylesi-616423">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Düşünce Dünyasına Işık Tutan Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Kültür ve edebiyatı kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Osmangazi Belediyesi, “Edebiyat Hayat Buluşmaları” ile düşünce dünyasına ışık tutmaya devam ediyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Kültür ve sanatı kentin ruhuna işleyen çalışmalarına devam eden Osmangazi Belediyesi, “Edebiyat Hayat Buluşmaları” programı kapsamında edebiyatseverleri nitelikli bir söyleşide buluşturdu. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen programda Doç. Dr. M. Emir İlhan, Fransız denemeci Pierre Bayard’ın çarpıcı eseri ‘Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?’ üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yaptı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>Anlam Dünyasına Yolculuk</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bayard’ın metnini geniş bir perspektiften ele alarak dinleyicileri anlamın katmanları arasında düşünsel bir yolculuğa çıkaran Doç. Dr. İlhan, Fransız denemecinin meseleyi zekice ve yer yer ‘hınzır’ bir üslupla kurguladığını ifade etti. Doç. Dr. İlhan, yalnızca yazarın değindiği kitaplar üzerinden değil; roman kahramanlarının, eleştirmenlerin ve okuma pratiklerinin dünyası üzerinden de tartışmayı derinleştirerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Sadece yazarın okumuş olduğu kitaplar içerisinde değil, okuyan ve okumayan roman kahramanlarıyla eleştirmenlerin de meseleye nasıl yaklaştıklarını ele aldık. Bunu biraz ‘hınzır’ bir şekilde ele alan yazarın tavrını, bizler de yansıtmaya çalıştık. Metinler arasında bir okuma olmuş oldu. Gerçekten hali hazırda bizler okumuş olduğumuz kitaplar hakkında mı konuşuyoruz, yoksa külliyatımızın büyük bir bölümü okumadığımız kitaplar hakkında mı, bunun edebiyat ve yaşam içerisinde nerede durduğunu idrak etmeye çalıştık.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği kültürel faaliyetlere değinerek, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a desteklerinden ötürü teşekkürlerini sunan Doç. Dr. M. Emir İlhan, “Şadırvanlı Han’da, Osmangazi’nin diğer kültür merkezlerinde bir gün bile boş geçmiyor ve Osmangazi Belediyesi bunu 7’den 70’e herkese dönük bir şekilde yapıyor” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dusunce-dunyasina-isik-tutan-soylesi-616423">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Düşünce Dünyasına Işık Tutan Söyleşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik&#8217; etkinliği Antalya&#8217;da gerçekleştirildi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koclukla-guclenen-dusunce-ve-liderlik-etkinligi-antalyada-gerceklestirildi-615548</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[etkinliği]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[güçlenen]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[koçlukla]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615548</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğinde düzenlenen ‘Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik’ etkinliği, Antalya’da geniş katılımla başarıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koclukla-guclenen-dusunce-ve-liderlik-etkinligi-antalyada-gerceklestirildi-615548">&#8216;Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik&#8217; etkinliği Antalya&#8217;da gerçekleştirildi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Profesyonel Koçluk Derneği (ICF) Türkiye ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) iş birliğinde düzenlenen ‘Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik’ etkinliği, Antalya’da geniş katılımla başarıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte, koçluk yaklaşımının liderlik yetkinliklerine, öz farkındalığa, etkili iletişime ve sağlıklı karar alma süreçlerine katkısı kapsamlı oturumlarla ele alındı.</p>
<p>ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği programa; Antalya Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürü İlhan Çolakoğlu, ATSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri, sektör temsilcileri, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p><strong>“Koçluk Temelli Düşünce Liderliği: Yön Vermekten Yolu Açmaya”</strong></p>
<p>Programın birinci oturumunda konuşan ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, “Koçluk Temelli Düşünce Liderliği: Yön Vermekten Yolu Açmaya” başlıklı sunumunda modern liderlik anlayışının dönüşümüne dikkat çekti.</p>
<p>Balcı, günümüz liderliğinin artık yalnızca karar alan ve yön gösteren bir modelden ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>
<p>“Gerçek liderlik, insanların potansiyelini ortaya çıkarabilecek alanı açabilmektir. Koçluk yaklaşımı; öz farkındalık, güçlü soru sorma, etkin dinleme ve sorumluluk bilinciyle bireyin kendi çözümünü üretmesini destekler. Bu da sürdürülebilir başarıyı mümkün kılar.</p>
<p>Koçluk yaklaşımı iş dünyasında; hedef belirleme süreçlerini netleştirir, karar alma kalitesini artırır, iletişim kültürünü güçlendirir, kurumlarda güven ve sorumluluk bilincini yaygınlaştırır. Liderliğin geleceği ‘farkındalık temelli’ bir anlayışla şekillenecek.”</p>
<p><strong>Farkındalık, kurumsal gelişim ve deneyim paylaşımları ele alındı! </strong></p>
<p>Etkinlikte Dr. Murat Kaplan, farkındalık temalı sunumuyla katılımcılara yeni ve derinlikli perspektifler kazandırdı. Antalya OSB Eğitim Müdürü Sehel Türk ise gelişim süreçlerinde koçluğun rolü ve kurumlara sağladığı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Genç Liderler ve Girişimciler Derneği (JCI) Antalya Şubesi üyeleri de koçluğun profesyonel yaşamlarına etkisini deneyimsel paylaşımlarla aktararak programa uygulama odaklı bir boyut kazandırdı.</p>
<p><strong>Meslek Liselerinde Koçluk ve Mentorluk Modeli</strong></p>
<p>Etkinliğin ikinci bölümünde ise “Rol Modelden Yol Arkadaşlığına – ATSO Meslek Liseleri Koçluk &#038; Mentorluk Projesi” ele alındı. Oturumun moderatörlüğünü Anda Eğitim ve Koçluk Kurucusu, ICF Üyesi Profesyonel Koç Melike Yayla üstlendi.</p>
<p>Sektör temsilcileri, mentorlar, öğretmenler ve öğrenciler; meslek liselerinde yürütülen koçluk ve mentorluk çalışmalarının gençlerin kariyer farkındalığı, özgüveni ve gelecek vizyonu üzerindeki etkilerini paylaştı. Program, koçluğun yalnızca iş dünyasında değil, eğitim alanında da güçlü bir gelişim aracı olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>“Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik” etkinliği, ICF Türkiye’nin koçluk kültürünü farklı paydaşlarla buluşturma ve liderlik anlayışını dönüştürme vizyonunun güçlü bir yansıması oldu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koclukla-guclenen-dusunce-ve-liderlik-etkinligi-antalyada-gerceklestirildi-615548">&#8216;Koçlukla Güçlenen Düşünce ve Liderlik&#8217; etkinliği Antalya&#8217;da gerçekleştirildi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Dil Felsefesi Buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dil-felsefesi-bulusmasi-610768</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 08:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her yaştan bireyin düşünsel gelişimine katkı sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’nda bu kez ‘dil felsefesi’, Prof. Dr. Zeki Özcan’ın düşünceleri ışığında tüm yönleriyle ele alındı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dil-felsefesi-bulusmasi-610768">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Dil Felsefesi Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yaştan bireyin düşünsel gelişimine katkı sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’nda bu kez ‘dil felsefesi’, Prof. Dr. Zeki Özcan’ın düşünceleri ışığında tüm yönleriyle ele alındı.</p>
<p>Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle dil felsefesi konusunu masaya yatırdı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Zeki Özcan, 1880’li yıllarda ortaya çıkan dil felsefesinin amacına ve anlamına yönelik düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aktardı.</p>
<p>Dil felsefesinin amacının, anlamı, anlaşmayı ve insanlar arası iletişimi iyileştirme hedefiyle dilin analiz edilmesi olduğuna değinen Prof. Dr. Zeki Özcan, “Önceden felsefe, sadece kavramlara dayalı yapılıyordu. Dil felsefesiyle birlikte felsefe artık dilimizde anlamı belirleyen, faktörleri ve anlamı belirsizleştiren, faktörleri belirleyerek daha iyi anlamayı, anlaşmayı ve iyi bir iletişim kurmayı amaçlamaktadır” diye konuştu.</p>
<p>“Kelimeleri Kendi İstediğimiz Gibi Kullanamayız”</p>
<p>Dilin yaşayan bir organizma olarak tanımlayarak, temel ayırt edici özelliğinin de kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dilin kullanımı keyfi değildir, uzlaşımsaldır. Herkes dilin içine doğar ve dilde kullanılan anlamları öğrenir, kullanır. Başka bir deyişle, kavramları, kelimeleri kendi istediğimiz gibi anlayıp, istediğimiz gibi kullanamayız. Zaten dil felsefesinin ayırt edici özelliği buradan gelir. Anlamın psikolojik sübjektif kavramlarla değil, toplumda öğrenilen, kullanılan ifadelerden öğrenileneceğini kabul eder. Dil felsefesine göre insan bir soğan gibidir, soğanın en dış kabuğunda kültür vardır, ikinci kabukta sosyal hayat vardır, üçüncü kabukta psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, soğanın dış kabuğundaki kültürdeki anlamı, kullanımı, referansları temel alarak insanların nasıl daha iyi bir hayat ortaya koyabilmelerini, düşüncelerini nasıl daha berraklaştırılmaları gerektiğini ifade eder. Düşünce mi dili, dil mi düşünceyi doğurur? Gerçekte dil ve düşünce arasında öncelik sonralık ilişkisi yoktur. Biz bir şeyi düşünmeye başladığımız anda dilimiz vardır, dilimizle ifade ederiz. Dilimizden ayrı düşünce yoktur.”</p>
<p>“İnsanın Düşüncesinin Sınırları Diliyle Kısıtlı”</p>
<p>Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hızalan da, Bursa’da son yıllarda yoğun felsefe etkinliklerinin olduğunu belirterek, “Dil felsefesi, felsefenin alt dalı mı, birebir kendisi mi, o kadar önemli. Çünkü dil insanın her şeyi. İnsanın dünyasının, düşüncesinin sınırları diliyle kısıtlı, dili kadar düşünebiliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Panelin sonunda Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Dr. Gürkan Kaya tarafından, moderatör Prof. Dr. İbrahim Hızalan ile konuşmacı Prof. Dr. Zeki Özcan’a teşekkür belgesi verildi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dil-felsefesi-bulusmasi-610768">Osmangazi Belediyesi&#8217;nden Dil Felsefesi Buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazar Alev Alatlı, adını taşıyan kütüphanede anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazar-alev-alatli-adini-tasiyan-kutuphanede-anildi-610546</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 08:22:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adını]]></category>
		<category><![CDATA[alatlı]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[Alev Alatlı]]></category>
		<category><![CDATA[anıldı]]></category>
		<category><![CDATA[arslan]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[kütüphanede]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyan]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasına önemli katkılar sunan yazar Alev Alatlı için anlamlı bir anma programı düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-alev-alatli-adini-tasiyan-kutuphanede-anildi-610546">Yazar Alev Alatlı, adını taşıyan kütüphanede anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasına önemli katkılar sunan yazar Alev Alatlı için anlamlı bir anma programı düzenledi. İzmit Millet Bahçesi içerisinde yer alan ve Alev Alatlı’nın adını taşıyan kütüphane bu kez gençleri fikir dünyasının derinliğiyle buluşturdu.</p>
<p><b>GENÇLER, ALEV ALATLI’NIN FİKİR DÜNYASINI KEŞFETTİ</b></p>
<p>Alev Alatlı’nın düşünce dünyasını, entelektüel mirasını ve Türk düşünce hayatına kazandırdıklarını anmak amacıyla gerçekleştirilen program yoğun katılımla gerçekleşti. Prof. Dr. Bahtiyar Arslan’ın söyleşisiyle başlayan etkinlikte; Alev Alatlı’nın eserlerinde öne çıkan akıl, adalet, medeniyet tasavvuru, Doğu-Batı ilişkileri ve entelektüel sorumluluk kavramları ele alındı. Katılımcı gençler, Alev Alatlı’nın fikirlerinin günümüz toplumsal ve kültürel meselelerine sunduğu perspektifleri yakından tanıma imkânı buldu.</p>
<p><b>“KÜTÜPHANELER, ÇOK KIYMETLİ MEKÂNLAR”</b></p>
<p>Söyleşide Alev Alatlı’ya verdiği değeri ve düşüncelerine itibarını dile getiren Prof. Dr. Bahtiyar Arslan, kütüphanelerin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüme de dikkat çekti. Arslan, “Bizim zamanımızda kütüphaneler korkarak girdiğimiz, çatık kaşlı abilerin, ablaların olduğu yerlerdi. Sadece belli başlı ansiklopedilerden faydalanabilirdik. Hep ‘sus’ işaretleri olurdu, sayfaları çevirirken bile çekinirdik. Bugün ise gençler için son derece güzel imkânlar sunan, çay ikram edilen ve zaman geçirdikleri çok kıymetli mekânlar var. Tıpkı Alev Alatlı Kütüphanesi gibi” ifadelerini kullandı. Arslan konuşmasının son bölümünde, “Memleketin birçok vicdani ve kültürel meselesine kafa yorduğu için Alev Alatlı’ya teşekkür ediyorum” diyerek Alatlı’ya duyduğu minneti dile getirdi.</p>
<p><b>GENÇLERLİN SORULARI YANITLANDI</b></p>
<p>Bu anlamlı günde gençlerle buluşan Prof. Dr. Bahtiyar Arslan söyleşisinin ardından soru-cevap oturumunda, gençlerin merak ettikleri soruları yanıtlayarak onların düşünce dünyasına dair farklı bakış açıları kazandırdı. Program sonunda Kültür ve Sosyal İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından Prof. Dr. Aslan’a çiçek takdimi gerçekleştirildi. Samimi atmosferde geçen buluşma, gençlerin entelektüel dünyalarına ilham veren bir etkileşim alanı sundu. Ayrıca söyleşiyi dinlemeye gelen ziyaretçilere Alev Alatlı’nın sevilen kitaplarından “Yaseminler Tüter mi, Hala?” hediye edildi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-alev-alatli-adini-tasiyan-kutuphanede-anildi-610546">Yazar Alev Alatlı, adını taşıyan kütüphanede anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Ocak Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ocak-ayi-soylesisi-gerceklesti-609573</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2026 12:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[ocak]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[programının]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[serebral]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[taşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ocak-ayi-soylesisi-gerceklesti-609573">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Ocak Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu ve Uğur Polat, sanatın insan bilincinin taşma biçimi olduğunu ortaya koyan altı bölümlük bir düşünce programını Zeytinburnu Kültür Sanat’ta yürütüyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Haşlakoğlu; “mimetik bilinç” kavramı etrafında sanatın felsefe, bilim, tasarım ve yapay zekâyla ilişkisini tartışıyor. Program, “Sanat öğretilebilir mi?” ve “Makine düşünebilir mi?” gibi soruların izini sürüyor. 29 Ocak Perşembe günü gerçekleşen söyleşide “Sanat ve Bilinç” konusu ele alındı. </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Bir Serebral Taşma Olarak Sanat, sanatın farklı alanlarla ilişkisini tartışıyor. Uğur Polat’ın sunduğu söyleşi dizisinde Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, sanatı kökeni ve tarihiyle birlikte ele alarak sanatın bir üretim değil, bir taşma biçimi olduğunu ortaya koyuyor. 29 Ocak Perşembe akşamı saat 19.30’da başlayan söyleşide “Sanat ve Bilinç” konuşuldu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“İnsan, rüyada uyanan varlıktır.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, insanlarla diğer canlılar arasındaki farka değindi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“İnsan dışındaki canlılar aslında rüyadalar. Çevreleriyle uyumlular ve içgüdüleriyle çevrimsel çarkın içinde dönüyorlar. İnsan ise rüyada olduğunu biliyor. Bu rüyada, rüyaya uyanmak anlamına geliyor. İnsan ile diğer canlılar arasındaki ilişki türünde insanın sınır olarak anlaşılması açısından bu durum önemli. Bilincin kendisinin bu sınır varlığın ifadesi olduğunu ve bunun insanda tezahür etmesi açısından zirve nokta olduğunu düşünüyorum.”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>“Descartes ile modern düşünce, bir dala kondu.”</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Doç. Dr. Oğuz Haşlakoğlu, Descartes’ın modern düşünce tarihindeki konumundan söz etti:</span></span></span> </span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Bütün bir modern düşünce, ‘şüpheden şüphe edemiyorsam demek ki düşünüyorum’ fikri üzerine oturur. Düşünmek için de bir ego olması gerekiyor. Burada ontolojik bir bağlam var ama o bedene bağlanamıyor. Öyle veya böyle, Descartes ile bir dala konuyoruz. Bu dala konmak, evrenin bütününü tarif etmez ve bütün bir karanlığı aydınlatmaz elbette. Bu sorular başka şeyler. Ama Descartes önümüze düşüncenin kendisinin esasen bir soru olduğunu koydu. Sorunun da hakkında soru sorulamaz hiçbir şey bırakmadığı ortaya koyunca bizar sorunun düşünce olduğu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla kendi içerisinde bir uzlaşıma giriyor.”</span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bir-serebral-tasma-olarak-sanat-programinin-ocak-ayi-soylesisi-gerceklesti-609573">&#8220;Bir Serebral Taşma Olarak Sanat&#8221; Programının Ocak Ayı Söyleşisi Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Heidegger çalışmalarına kapsamlı bir katkı: &#8220;Heidegger ile Bir-Arada&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/heidegger-calismalarina-kapsamli-bir-katki-heidegger-ile-bir-arada-603100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 08:05:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Arada]]></category>
		<category><![CDATA[bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[çağ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalarına]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Edit]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[heidegger]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603100</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) “Heidegger ile Bir-Arada” adlı eseri okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/heidegger-calismalarina-kapsamli-bir-katki-heidegger-ile-bir-arada-603100">Heidegger çalışmalarına kapsamlı bir katkı: &#8220;Heidegger ile Bir-Arada&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) <em>“</em></strong><em><strong>Heidegger ile Bir-Arada”</strong></em><strong> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Editörlüğünü A. Kadir Çüçen ve Çiğdem Yıldızdöken’in yaptığı bu kapsamlı çalışma okuyuculara Türkiye’de Heidegger felsefesi üzerine çalışan araştırmacıların yazılarından oluşan bir demet sunuyor. </strong></p>
<p> VBKY’nin felsefe kitaplığı, editörlüğünü A. Kadir Çüçen ve Çiğdem Yıldızdöken’in yaptığı <em>“Heidegger ile Bir-Arada”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Filozofun düşüncesini hem kendi iç dinamikleriyle hem de diğer önemli düşünürlerle olan ilişkisi bağlamında ele alan iki ana bölümden oluşan eserin ilk bölümünde “Bir-Arada”, Heidegger’in düşüncesindeki temel kavramları, sanat ve teknolojiye dair görüşlerini ve en tartışmalı yönü olan Nasyonal Sosyalizm ve antisemitizm ile olan ilişkisini derinlemesine inceliyor. İkinci bölüm “Birlikte” de ise Heidegger felsefesini Husserl, Levinas, Kant, Derrida ve Adorno gibi düşünürlerin perspektifleriyle karşılaştırarak, onun 20. yüzyıl ve çağdaş düşüncedeki yerini ve etkisini konumlandırıyor. <em>“Heidegger ile Bir-Arada” </em>Heidegger’in Batı metafiziğine yönelik radikal eleştirisinden varlık sorusuna, Dasein analitiğinden sanatın hakikati açığa çıkaran rolüne kadar uzanan geniş felsefi yelpazeyi yetkin ve açıklayıcı bir dille sunarak meraklılarına arşivlik bir kitap sunuyor. </p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bu çalışma, Heidegger metinlerinden hareketle, Hei­degger felsefesini anlama ve değerlendirme, ele alınan meseleler eşliğinde çağdaş düşüncedeki problemleri yeniden düşünme, Türk düşüncesine katkıda bulunma ve yeni yapılacak Heidegger ve Çağdaş Felsefe araştırmalarına ufuk açma gayesi içermektedir. Bu önem ve ihtiyatla çalışmamız, Heidegger araştırmacıları tarafın­dan yazılan kitap bölümleriyle “Bir-Arada ve Birlikte” olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. “Bir-Arada” kısmındaki araştırmalar Heidegger felsefesinin kendi içindeki meselelerinden oluşmaktayken, ikinci kısım olan “Birlikte”de Heidegger felsefesinin ilgili filozoflarla olan mütalaası yapılmaktadır.”</em></p>
<p><strong>Editörler hakkında;</strong></p>
<p><strong>A. Kadir Çüçen</strong></p>
<p>Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini İzmit’te tamamladı. 1985 yılında Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’nü bitirdikten sonra Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Amerika Birleşik Devletleri’nde tamamladı. Doktora çalışmasını Alman felsefeci Martin Heidegger’in varlık kuramı üzerinde yaptı. Mantık, Martin Heidegger: Varlık ve Zaman, Felsefeye Giriş, Bilgi Felsefesi, Klasik Mantık, Orta Çağ ve Rönesans’ta Felsefe, Varlık Felsefesi, Bilim Felsefesine Giriş ve İnsan Hakları adlı kitaplarının yanı sıra birçok edit kitap ve akademik makalesi bulunmaktadır. Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.</p>
<p><strong>Çiğdem Yıldızdöken</strong></p>
<p>2005 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde lisans derecesini aldıktan sonra aynı üniversitede Eski Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünü 2007 yılında bitirdi. Yüksek Lisansını İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde “Platon’da Demokratia Kavramı” başlıklı teziyle, Doktorasını ise Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde “Martin Heidegger’de Varlığın Zamansal Serimlenişi”” başlıklı teziyle tamamladı. İnönü Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. <em>Platon’da Demokratia Kavramı </em>başlıklı kitabının yanında Çağdaş Düşünce ve Postkolanyalizm alanında çok sayıda makale ve kitap bölümü kaleme almıştır.<em> </em></p>
<p> </p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe        </strong></p>
<p><strong>Editörler: A. Kadir Çüçen, Çiğdem Yıldızdöken </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Heidegger ile Bir-Arada</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: M. Halit Çelikyön    </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan        </strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Büşranur Hazar</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 404</strong></p>
<p><strong> </strong></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/heidegger-calismalarina-kapsamli-bir-katki-heidegger-ile-bir-arada-603100">Heidegger çalışmalarına kapsamlı bir katkı: &#8220;Heidegger ile Bir-Arada&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aynı Şeyi Defalarca Düşünüyorsanız…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ayni-seyi-defalarca-dusunuyorsaniz-600897</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 07:35:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[defalarca]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[klinik]]></category>
		<category><![CDATA[şeyi]]></category>
		<category><![CDATA[sıkı]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yük]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel]]></category>
		<category><![CDATA[zihni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600897</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zihinsel yük arttıkça beden alarm veriyor: Uyku bozuluyor, nefes değişiyor, mide hassaslaşıyor…</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayni-seyi-defalarca-dusunuyorsaniz-600897">Aynı Şeyi Defalarca Düşünüyorsanız…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zihinsel yük arttıkça beden alarm veriyor: Uyku bozuluyor, nefes değişiyor, mide hassaslaşıyor… Günümüzde pek çok kişinin ortak şikâyeti aynı: “Düşüncelerim bir türlü durmuyor.” Uzmanlara göre bu durum yalnızca yoğun düşünce trafiğiyle açıklanmıyor; duygusal sıkışmışlık, stresin artması ve bedenin sessiz tepkileri zihni daha da yoruyor. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>, zihinsel ve bedensel yükün birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurgulayarak ruh sağlığını korumak için önemli uyarılarda bulunuyor.</p>
<p><strong>DÜŞÜNCELERİN HIZINA DUYGULAR YETİŞEMİYOR</strong></p>
<p>Günlük hayatta pek çok kişiden aynı cümleyi duyarız: “Düşüncelerim bir türlü durmuyor.” Düşüncelerin durmaması çoğu zaman fazla düşünmekten çok daha derin bir sürecin işaretidir. <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>’ ye göre zihnin hızlanması, kişinin duygularına yaklaşmakta zorlandığı ya da içsel bir sıkışmışlık yaşadığı dönemlerde belirginleşiyor. “Zihin, duygulara temas etmekte güçlük çektiğinde devreye girer ve düşünce üretimini artırarak kendini korumaya çalışır” diyen <strong>Gözeri</strong>, bu durumun stres sisteminin doğal bir sonucu olduğunu vurguluyor. Tehdit algısı yükseldiğinde zihnin fark edilmez bir tempo artışına girdiğini belirten <strong>Klinik Psikolog</strong> <strong>Gözeri</strong>, “Bu nedenle aynı düşüncenin defalarca tekrarlanması, detaylarda kaybolma ya da durmak bilmeyen iç konuşmalar çoğu zaman zihnin yardım çağrısı niteliğinde. İnsan bir çıkış yolu bulamadığında düşünceler hızlanır; içteki gürültü dış dünyanın sesini bastırmaya başlar” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>ÇOK DÜŞÜNMEK ZİHNİNİZİ YORMUYOR; </strong></p>
<p>Zihinsel yorgunluğun yalnızca “çok düşünmekle” açıklanmadığını, kişinin içten içe sıkıştığında, duygularına yaklaşmakta zorlandığında ya da stres yükü arttığında zihnindeki trafiğin hızlandığını ifade eden <strong>Klinik Psikolog Ertuğ Gözeri</strong>, “Zihin yorulduğunda beden sessizce devreye girer. Stres sistemi sık aktive olduğunda yalnızca kafa karışmaz; uyku düzeni bozulur, kaslar gerilir, mide hassaslaşır, nefesin ritmi değişir. Yani zihin ve beden birbirinden bağımsız değildir, biri zorlandığında diğeri mutlaka bir yerden sinyal verir” diyor. </p>
<p><strong>ZİHNİNİZ YARDIM ÇIĞLIĞINI UYKUSUZLUK, KALP, MİDE SORUNLARIYLA YANSITABİLİR</strong></p>
<p>Kişinin çıkış yolu bulamadığında düşüncelerinin hızlandığını ve içteki gürültünün dış dünyanın sesini bastırmaya başladığını belirten Gözeri; “Bu dönemde stres yavaş yavaş birikir ve biriken bu yük sonunda kendini bedende gösterir: baş ağrısı, mide yanması, kalp çarpıntısı, omuz–boyun gerginliği, uykuya dalma güçlüğü… Bunların her biri zihinsel yorgunluğun bedensel yankılarıdır” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>BEDENİNİZ DUYGULARI İŞARET EDİYOR</strong></p>
<p>Her insanın taşıyabileceği yükün farklı olduğuna dikkat çeken <strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>; “Üstelik bu yük çoğu zaman fark ettirmeden, sessizce artar. Bu tablonun merkezinde duygular yer alır. <strong>Pek çok kişi duygusunu söylemediğinde sorunun çözüldüğünü sanır; oysa bastırılan duygu kaybolmaz, yalnızca başka bir yerden geri döner. B</strong>u psikolojide <em>duygusal bastırma</em> olarak tanımlanır. Bilimsel araştırmalar da bu durumu doğruluyor: Bastırılan duygular, bedenin stres tepkisini artırarak <strong>kortizol seviyelerini yükseltiyor</strong>. Yani kişi o duyguyu kelimelere dökmese bile, <strong>beden o yükü taşımayı sürdürüyor</strong> ve bir noktada farklı belirtiler üzerinden sinyal vermeye başlıyor” diyor. </p>
<p><strong>STRES DÜŞÜNCELERİ, DÜŞÜNCELER DUYGULARI BESLİYOR</strong></p>
<p>Stres, düşünceler ve duyguların birbirini sürekli besleyen üç halka olduğunu söyleyen <strong>Klinik Psikolog Ertuğ Gözeri</strong>; “Kişi içsel olarak sıkıştığında, en basit günlük işler bile gözünde büyüyebilir; zihinsel gürültü, normalde kolaylıkla yönetilebilecek işleri zorlaştırır. Bu noktada duyguları bastırmak yerine onları tanımaya çalışmak, gün içinde kendimize kısa nefes molaları ya da birkaç dakikalık zihinsel ara yaratmak bu yükü hafifletebilir. Uzun süren, kişiyi sosyal hayattan koparan ve günlük hayat akışını engelleyen süreçlerde ise mutlaka uzmana başvurmak, yardım almaktan çekinmemek gerekir ” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>Acıbadem Life Klinik Psikoloğu Ertuğ Gözeri</strong>, iyileşme sürecindeki en kritik adımın farkındalık olduğunu belirtiyor: “Zihinsel ve bedensel yüklerinizi fark ettiğiniz an, değişim başlamış demektir. Görünür olan her duygu ve stres faktörü, dönüşümün kapısını aralar.” diyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ayni-seyi-defalarca-dusunuyorsaniz-600897">Aynı Şeyi Defalarca Düşünüyorsanız…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orta Çağ Düşüncesine Derin Bir Yolculuk: &#8220;Meister Eckhart&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orta-cag-dusuncesine-derin-bir-yolculuk-meister-eckhart-594195</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alman]]></category>
		<category><![CDATA[çağ]]></category>
		<category><![CDATA[derin]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[düşüncesine]]></category>
		<category><![CDATA[eckhart]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[meister]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594195</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Meister Eckhart” adlı kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Kurt Flasch’in kaleme aldığı, Emre Barca’nın dilimize çevirdiği bu çalışma, Avrupa kültürünü derinden etkilemiş teolog Meister Eckhart’a dair kapsamlı bir portre sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orta-cag-dusuncesine-derin-bir-yolculuk-meister-eckhart-594195">Orta Çağ Düşüncesine Derin Bir Yolculuk: &#8220;Meister Eckhart&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), <em>“Meister Eckhart”</em> adlı kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Kurt Flasch’in kaleme aldığı, Emre Barca’nın dilimize çevirdiği bu çalışma, Avrupa kültürünü derinden etkilemiş teolog Meister Eckhart’a dair kapsamlı bir portre sunuyor.</strong></p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları’nın felsefe kitaplığı, Kurt Flasch’in kaleme aldığı <em>“Meister Eckhart” </em>kitabıyla genişliyor. Avrupa düşünce tarihini derinden etkilemiş teolog ve filozof Meister Eckhart’ın kapsamlı bir portresini sunan bu çalışma, okuru hem dönemin entelektüel atmosferine hem de Eckhart’ın düşünce dünyasına davet ediyor. Meister Eckhart, yalnızca teoloji ve felsefe tartışmalarını değil, bütün bir Avrupa kültürünü etkilemiş önemli bir figür. Buna rağmen, tarih boyunca onun hakkında oluşturulan anlatılar çoğunlukla “sapkın bir teolog” ya da “mistik bir düşünür” imajının ötesine geçmiyor. Kurt Flasch ise bu algıyı sorguluyor ve Eckhart’ı “Hristiyanlığın filozofu” olarak sahneye çıkarıyor. Yazar, Eckhart’ın Paris’ten Erfurt’a, Strasbourg’dan Köln’e uzanan yaşamı boyunca inancı aklın imkânları içinde temellendirmeye çalıştığını; Tanrı, varlık ve akıl üzerine yürüttüğü sorgulamalarla özgün bir felsefi sistem kurduğunu ortaya koyuyor. Flasch’ın, Eckhart’ın Latince ve Almanca metinlerine dayanan titiz okumasının ürünü olan “<em>Meister Eckhart: Hristiyanlığın Filozofu”</em> hem düşünürün eserlerine hem de Orta Çağ felsefesine derinlemesine bir giriş niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Meister Eckhart cezbeder. Radikal düşüncesi ve sözlerinin gücü bizi hâlâ büyülüyor. Trajik kaderi bizi etkiliyor: Avignon’daki ölümü, davası, kilise tarafından kınanması. Sonra o muazzam etkisi var: Henry Suso’dan Cusalı Nicholas’a, Hegel’den Heideg­ger’e, Robert Musil’den Paul Celan’a ve diğerlerine imajı tarih boyunca dalgalandı. Son birkaç on yılın çalış­maları bu imajı değiştirdi. Bu kitapsa bir durum değerlendirmesi yapmaya çalışıyor.</em></p>
<p><em>Onun düşüncesine bir giriş. Eckhart’ı okumaya ve onu doğ­duğu ve karşısında konumlandığı tarihsel dünyadan ayırmadan, önermeleriyle birlikte düşünmeye bir davet. Bunu olabildiğince şeffaf, doğrulanabilir ve öz bir şekilde yapmaya çalıştım. Daha kuşatıcı bir anlatım, bu çalışmanın amaçlanan kapsamının dışına çıkardı.</em></p>
<p><em>Tüm argümanlar ve metinler gibi, Eckhart’ınkiler de ha­yatına ve zamanına dayanır. Yine de Eckhart’ın düşüncesinin ilerleyişini yeniden yapılandırmak için çok az güvenilir tarihlen­dirilebilir kaynağa sahibiz. Elbette hem Eckhart’ın fikirlerinde hem de yazınsal üretiminde değişimler oldu. Farklı metin türle­rinde (risaleler, şerhler, vaazlar), farklı kitleler önünde (Latince yazıların bilgili okuyucuları, Almanca eserlerin meslekten olma­yan okuyucuları) ve farklı ortamlarda (Paris, Erfurt, Strazburg, Köln) bir profesör ya da bir vaiz olarak farklı farklı konuştu. Her ayrıntı değerlidir, ama Goethe’nin entelektüel bir biyografisini yazabildiğimiz gibi Eckhart’ınkini yazamayız. Eckhart’ın eserle­rini şu anda kabul edilen kronolojik sırasına göre inceliyorum, ancak bölümler, Eckhart’ın yazılarının kronolojisi üzerine ek araştırmalar nedeniyle gelecekte ihtiyaç duyulması hâlinde yeni­den düzenlenmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlendi.”</em></p>
<p><strong>Yazar:</strong></p>
<p>Orta Çağ düşüncesi ve Geç Antik Çağ üzerine çalışmalarıyla tanınan Alman düşünür ve akademisyen. Ruhr Üniversitesi Bochum’da felsefe profesörü olarak görev yapmıştır. Almanya ve uluslararası birçok akademinin üyesi olan Flasch, özellikle Orta Çağ felsefesi, Augustinus, Meister Eckhart ve skolastik düşünce üzerine yaptığı araştırmalarla alanın önde gelen isimlerinden biridir. 2000 yılında Alman Dil ve Edebiyat Akademisi tarafından verilen Sigmund Freud Ödülü’ne layık görülmüştür.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Felsefe</strong></p>
<p><strong>Yazar: Kurt Flasch</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Meister Eckhart: Hristiyanlığın Filozofu </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Emre Barca</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Merve Nur Yaman </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan  </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 440</strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orta-cag-dusuncesine-derin-bir-yolculuk-meister-eckhart-594195">Orta Çağ Düşüncesine Derin Bir Yolculuk: &#8220;Meister Eckhart&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-2-589923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 12:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademileri]]></category>
		<category><![CDATA[akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘‘İzmir Öğretmen Akademileri’’, ‘‘Şehir ve Kültür Akademisi'' eğitimi ile devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-2-589923">İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘‘İzmir Öğretmen Akademileri’’, ‘‘Şehir ve Kültür Akademisi&#8221; eğitimi ile devam ediyor. Eğitime, Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Erdem Eren, İzmir İl Millî Eğitim Şube Müdürü Doç. Dr. Özden Ölmez Ceylan, İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Akademisi Koordinatörleri ve çok sayıda öğretmen katıldı.</p>
<p>İzmir Kültür ve Sanat Fabrikası Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Erdem Eren liderliğinde &#8221;İzmir&#8217;de Arkeoloji ve Drama: Limandaki Bavul&#8221; konulu interaktif ve müze ortamının da dahil edildiği bir eğitim gerçekleştirildi.</p>
<p>Müzede yaratıcı drama etkinliklerinin nasıl entegre edileceği konusunda çalışmalar yapıldı. Isınma etkinliği ile başlayan eğitim, &#8221;Limandaki Bavul&#8221; adlı drama çalışması ile devam etti. Drama çalışmasında; gruplara ayrılan her bir ekibe dağıtılan mektuplardaki hikayeleri, müzedeki farklı bölümlerin temaları ile ilişkilendirerek doğaçlama yöntemiyle aktarılması istendi. Bu çalışmayla müze içerisinde sergilenen eserler hakkındaki tarihi bilgiler, doğaçlama oyunlarla kalıcı hale geldi. </p>
<p><b>Her Müze Değerli Bir Eğitim Ortamı </b></p>
<p>Eğitimin devamında, müze tarihi ve eğitimi ile ilgili bilgiler veren Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Erdem Eren, dünyada Türkiye’nin müzeler açısından önemli bir yeri olduğunun altını çizerek müzelerin, nesneleri sergilemenin yanında eğitim ortamı olarak da kullanılmasının önemini vurguladı ve sözlerine şunları ekledi: “Artık müzeler çok ciddi bir eğitim ve çalışma alanları haline geldi. Müzelerde sergilenen eserlerin, farklı disiplinlerle entegre edilmesi kalıcı öğrenmede çok önemlidir. Nesne tabanlı öğrenme metodunu kullanarak öğrencilerinizin yaş gruplarına uygun bir biçimde müzelerde çok keyifli dersler verebilirsiniz.&#8221; </p>
<p>Öğretmenlerin öğrencileriyle birlikte müze ortamında yapabilecekleri eğitimler hakkında biçim ve içerik anlamında yol gösterici bilgiler verildi. Öğretmenlerle yapılan soru-cevap bölümünün ardından İzmir İl Millî Eğitim Şube Müdürü Doç. Dr. Özden Ölmez Ceylan tarafından Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Erdem Eren&#8217;e teşekkür belgesi takdim edildi.</p>
<p>Toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-2-589923">İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-589655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 09:55:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akademileri]]></category>
		<category><![CDATA[akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[Artrit]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmen]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589655</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-589655">İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Şevgin, eklemleri etkileyen artrit hastalığı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Artrit, eklemlerin düşmanı</strong></p>
<p>Artritin, eklemleri etkileyen ve zamanla kaslarda güçsüzlük ile hareketsizliğe yol açan bir hastalık grubu olduğunu belirten Doç. Dr. Şevgin, “Ağrı, şişlik, kızarıklık ve fonksiyon kaybı en sık görülen belirtilerindendir. Artrit grubu hastalıkları kişinin yaşam kalitesini etkilemekte ve günlük yaşam aktivitelerinin sınırlandırmaktadır. En sık görülen türleri osteoartrit, romatoid artrit ve ankilozan spondilit olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Yaşam tarzı en büyük belirleyici</strong></p>
<p>Hastalıkların ortaya çıkmasında birçok faktörün etkili olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şevgin, “Genetik geçişli olan hastalar olabildiği gibi yaşa bağlı olarak da vücutta ortaya çıkan aşırı ve zorlayıcı kullanım ile gelişen eklem harabiyeti de olabilmektedir. Özellikle osteoartrit yaşa bağlı olarak gelişen bir artrit çeşididir. Yaşam tarzı bu hastalığın oluşmasında tabi ki önem arz ediyor. Eklemlerimize aşırı yük bindirmek ve sürekli tekrarlı zorlayıcı hareketlerde bulunmak zamanla eklem yüzeylerinin aşınmasına sebep olacak ve geri dönüşümsüz bir süreci tetikleyecektir. Örnek verecek olursak; sürekli ağır poşet taşımak, 2 el ile yapabileceğimiz işleri tek elle yapmaya çalışmak, çalışma aralarında molalar vermemek, kilomuzun normal sınırların üzerinde olması (kilolu, obez gibi), ev veya çalışma ortamında ergonomik bir dizaynın olmaması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Hareketsizlik artriti körüklüyor</strong></p>
<p>Hareketsizliğin modern çağın en büyük sağlık risklerinden biri haline geldiğini söyleyen Doç. Dr. Ömer Şevgin, şöyle devam etti:</p>
<p>“‘İşleyen demir pas tutmaz’ ve ‘Nerde hareket orada bereket’ atasözleri aslında tüm durumu özetliyor. Son zamanlarda teknolojinin de vermiş olduğu rahatlık ile hareketsiz yaşam oldukça artmış vaziyette. Kısa mesafeleri yürümemek, merdiven yerine sürekli asansör kullanmak, TV karşısında saatlerce oturmak bizi hareketsizleştirip hastalığa, obez olmaya, tembelleşmeye doğru sürüklüyor. Elbette masa başı çalışmada hareketsiz yaşamı tetikleyen en büyük etmenlerden biri. Kilo artışı, eklemlerde sertlik, kaslarda kullanmamaya bağlı gelişen güçsüzlük artrit oluşma riskini arttırır. Var olan durumunda ilerlemesine sebep olur.”</p>
<p><strong>Kadınlarda daha yaygın</strong></p>
<p>Artritin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Artritlerin görülme oranı kadınlarda erkeklere göre daha fazladır. Bunun en önemli sebeplerinden biri hormon farklılıkları diyebiliriz. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası östrojen hormonunun azalması etkili olmaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Artrit tedavisinde fizyoterapi hemen başlanmalı  </strong></p>
<p>Artrit tedavisinde fizik tedavinin önemine değinen Doç. Dr. Şevgin, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artrit tedavisinde fizyoterapiye 3 önemli aşamada yer verebiliriz. Koruyucu fizyoterapi uygulamaları, tedavi edici uygulamalar ve hastalık ilerlemesini durduran yaşam tarzı değişiklikleri ile hasta eğitimi aşamaları genel fizyoterapinin yönetimini oluşturuyor. Kişi artrit hastası olmadan önce hareketli yaşam tarzının topluma aşılanması, çeşitli aktiviteler ve etkinliklerle düzenli egzersiz, postür farkındalığı ve ergonomik düzenlemelerin (evde, işte) okul çağından itibaren gençlerimize öğretilmesi koruyucu fizyoterapi uygulamaları olarak verilebilir. Tedavi edici uygulamalarda artrit tanısı konduktan sonra hemen akut yani ilk 3 aylık periyotta fizyoterapiye başlanmalıdır.”</p>
<p>Fizyoterapi ve rehabilitasyonun bu hastalarda sıkça tercih edilen ve sonuçları gayet olumlu olan bir yöntem olduğunu kaydeden Doç. Dr. Şevgin, “Fizyoterapi eklemlerdeki deformasyonlarını geçiremez ama bu deformasyonun ilerlemesini yavaşlatıp engelleyebilir. Bunu da ağrıyı, şişliği azaltarak ve eklemde hareketlenmeyi arttırarak sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Artrit hastaları için uygun egzersiz türleri hangileri?</strong></p>
<p>Artrit hastaları için en uygun egzersizlerin ekleme yük bindirmeyen ve özellikle kişinin kendi vücut ağırlığı ile yaptığı kalistenik denilen egzersizleri örnek veren Doç. Dr. Şevgin, “Aynı zamanda imkan var ise su içinde yapılan egzersizler de yine artrit hastaları tarafından tolere edilebilecek egzersizlerdir. Esneme ve germe egzersizleri ile aerobik egzersizlerde yine önerilebilir. Egzersiz bir tedavi yöntemidir aslında sayısı, sıklığı, süresi ve çeşidi vardır; bu yüzden egzersiz yapılacaksa muhakkak bir fizyoterapistten bilgi alınmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Soğuk hava ağrıyı artırabilir</strong></p>
<p>Özellikle sonbahar ve kış aylarında hastaların şikayetlerinin arttığına işaret eden Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bunun sebebi olarak tam bilimsel bir açıklama olmasa da bazı güçlü varsayımlar mevcut. Soğuk havalarda eklemlerdeki sertliklerin artması, nemli havalarda hava basıncının ekleme etki etmesi. Gün ışığından yararlanma süresinin azalmasının D vitamini ve iltihap üzerine etsinin azalması gibi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yeni tedaviler umut verici ama geçici</strong></p>
<p>Son yıllarda öne çıkan yeni tedavilere de değinen Doç. Dr. Ömer Şevgin, “Bu konuda sürekli araştırmalar yapılmakta ve yeni yöntemler gündeme gelmektedir. Bu yöntemlerin çoğu ağrı üzerine odaklanarak hastanın yaşam kalitesini arttırmayı hedeflemektedir. Ancak tedavi edilen bu ağrı belli bir süre sonra tekrar ortaya çıkmaktadır. Henüz kalıcı bir yöntem olmasa da kısa süreli etkiler olumludur. Bana göre hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan yöntem yaşam tarzı değişikliğidir. Kişi kendinin doktoru olacak ve yaşam tarzını değiştirecek.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Artrit hastalarına öneriler</strong></p>
<p>Doç. Dr. Ömer Şevgin, artrit hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</p>
<p>“Ağrı varken hareketi devam ettirmeyin.</p>
<p>Kilonuzu kontrol altında tutun.</p>
<p>Evde, işte, yolda fark etmez bir iş yaparken muhakkak dinlenme molaları verin.</p>
<p>Postürünüzün farkında olun doğru postürde olmaya özen gösterin.</p>
<p>Bir hareketi yaparken eklemlerinizin doğru pozisyonda olduğundan emin olun.</p>
<p>Tekrarlayan hareketlerden kaçının.</p>
<p>Büyük eklemleri kullanın.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-ogretmen-akademileri-kapsaminda-felsefe-ve-dusunce-akademisi-gerceklestirildi-589655">İzmir Öğretmen Akademileri Kapsamında &#8221;Felsefe ve Düşünce Akademisi&#8221; Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den gençlere yönelik keşif atölyeleri sürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-genclere-yonelik-kesif-atolyeleri-suruyor-582501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 10:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[atölye]]></category>
		<category><![CDATA[atölyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[keşif]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582501</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin iyi olma hâlini ve ruh sağlığını güçlendirmek, kişisel gelişim alanında farkındalık kazanmalarını sağlamak amacıyla “Keşif Atölyeleri” serisi başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-genclere-yonelik-kesif-atolyeleri-suruyor-582501">Büyükşehir&#8217;den gençlere yönelik keşif atölyeleri sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin iyi olma hâlini ve ruh sağlığını güçlendirmek, kişisel gelişim alanında farkındalık kazanmalarını sağlamak amacıyla “Keşif Atölyeleri” serisi başlattı. “İlişkilerde Düşünce Hataları” ve “Öz Sabotajı Dönüştürme” oturumları yapıldı. Atölye serisi her hafta çarşamba günü farklı temalarla devam edecek.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin gelişimine yönelik programlarını sürdürüyor. Son olarak Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle &#8220;Keşif Atölyeleri&#8221; serisi başladı. Gençlerin kişisel gelişim alanında farkındalık kazanmasını sağlamak amacıyla düzenlenen atölye serilerinin ilki “İlişkilerde Düşünce Hataları” başlığı ile yapıldı. Gençler atölyede bilişsel-davranışçı terapi (BDT) ilkeleri çerçevesinde düşünce-duygu-davranış ilişkisini keşfetti. Katılımcılar, sık karşılaşılan bilişsel çarpıtmaları tanıyarak sağlıklı iletişim becerileri geliştirme üzerine interaktif etkinlikler ve grup çalışmalarına katıldı. 120 dakika süren atölyede gençler, kendi yaşantılarından örnekler üzerinden çalışarak daha işlevsel düşünce ve davranış modelleri geliştirme fırsatı buldu.</p>
<p><strong>Öz sabotaj: Kendi kendine engel olma davranışı</strong></p>
<p>Keşif atölyeleri serisi, “Öz Sabotajı Dönüştürme” oturumu ile devam etti. Katılımcılar, atölye çalışmasıyla kendini daha iyi tanıma becerisi kazandı. Alsancak Talâtpaşa Gençlik Merkezi’nde düzenlenen atölye çalışmasında gençler; kendi kendine engel olma (öz-sabotaj) davranışlarını fark etme fırsatı buldu. Program süresince bu davranışların kökenleri ele alındı ve daha işlevsel düşünce–davranış kalıpları geliştirme üzerine çalışmalar yapıldı. Atölye sonunda, katılımcıların kişisel potansiyellerini ortaya çıkararak günlük yaşamlarında daha sağlıklı adımlar atmalarına katkı sağlandı.</p>
<p><strong>Yeni beceriler kazanacaklar</strong></p>
<p>Alanında uzman ekip tarafından hazırlanan &#8220;Keşif Atölyeleri&#8221; serisi, pozitif psikoloji, bilinçli farkındalık ve uygulamalı egzersizlerle gençlere günlük yaşamda kullanabilecekleri beceriler kazandırmayı hedefliyor. Atölye serisi her hafta çarşamba günü farklı temalarla devam edecek. Detaylı bilgi için https://www.gencizmir.com/internet sitesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik çalışmalarından haberdar olmak için &#8220;@izbbgencizmir&#8221; kullanıcı adlı instagram hesabı takip edilebiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-genclere-yonelik-kesif-atolyeleri-suruyor-582501">Büyükşehir&#8217;den gençlere yönelik keşif atölyeleri sürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akbank Düşünce Kulübü 13 Yaşında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/akbank-dusunce-kulubu-13-yasinda-363922</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 10:24:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[akbank]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Akbank Düşünce Kulübü 13. yılında gençlere yaratıcı ve yenilikçi bir platform sunmaya devam ediyor. Bu yıl, 9 üye “Dijitale uzak müşterilerin dijital kanallardan bankacılık işlemlerini yapabilmelerini nasıl arttırabilir ya da teşvik edebiliriz?”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akbank-dusunce-kulubu-13-yasinda-363922">Akbank Düşünce Kulübü 13 Yaşında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akbank Düşünce Kulübü 13. yılında gençlere yaratıcı ve yenilikçi bir platform sunmaya devam ediyor. Bu yıl, 9 üye “Dijitale uzak müşterilerin dijital kanallardan bankacılık işlemlerini yapabilmelerini nasıl arttırabilir ya da teşvik edebiliriz?” sorusuna yanıt arayarak şekillendirdikleri projeleri ile alanlarında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Birinciliği kazanan projenin mimarı ise bu yıl da Harvard Üniversitesi Yaz Okulu ödülünün sahibi oldu. </strong></p>
<p>Akbank Düşünce Kulübü üyeleri, bu yıl on üçüncüsü gerçekleştirilen Akbank Düşünce Kulübü’nde, 9 üniversite öğrencisi dijital kanallardan bankacılık işlemlerini arttırmak ve dijital işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik projelerini ve yenilikçi fikirlerini paylaştılar. Akbank Düşünce Kulübü katılımcılarının projeleri detaylı sunumlar ve soru cevap seansları ile 3 Şubat tarihinde gerçekleşen finalde farklı sektörlerden uzmanlar ve Akbanklı liderlerin oluşturduğu jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, bu yılın birincisi seçilen Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Sude Modoğlu, Harvard Yaz Okulu ödülünü kazandı. Sabancı Üniversitesi’nden Dilara Çoban ikinci olurken, yine Sabancı Üniversitesi’nden Ege Zorlutuna üçüncü olarak Akbank hediye çeklerinin sahibi oldular. Akbank Düşünce Kulübü 13. Yılında bu yılın kazananıyla birlikte toplam 33 üyesini Harvard Yaz Okulu’nda eğitime göndermiş olacak.</p>
<p>Sabancı Center’da gerçekleştirilen ödül törenine Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil’in yanı sıra Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa da katılım gösterdi. Ayrıca, farklı iş birimlerinden Akbank liderler de jüri arasında yerini alırken, ödül törenine de katıldı.</p>
<p>Törende konuşma yapan Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Pınar Anapa, gençlerin kattığı değer ile Akbank Düşünce Kulübü’nün her yıl giderek büyüdüğünü ve olgunlaştığını belirtti. 13 yıldır bu büyümede katkısı olan tüm katılımcılara, öğrenci arkadaşlarımıza ve jüri üyelerine teşekkür ederek, <strong> </strong>Akbank olarak gençlerin dönüştürücü gücüne inandıklarını, gençlerden ilham alarak, birlikte öğrenmekten büyük keyif aldıklarını vurguladı.</p>
<p><strong>Bu Yılın Jüri Üyeleri</strong></p>
<p>Burcu Küçükünal – Akbank</p>
<p>Elif Güngör – Ege Üniversitesi Akademisyen </p>
<p>Emre Çift –  Akbank</p>
<p>Erman Turan – Girişimci ve Yatırımcı </p>
<p>Selda Özçalık-Akbank</p>
<p>Yasemin Mengüllüoğlu – Akbank</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/akbank-dusunce-kulubu-13-yasinda-363922">Akbank Düşünce Kulübü 13 Yaşında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Düşünce Enstitüsü Ailesi İftar Programında Buluştu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/istanbul-dusunce-enstitusu-ailesi-iftar-programinda-bulustu-362018</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 14:00:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362018</guid>

					<description><![CDATA[<p>İftar programına iş insanları, siyasiler, akademisyenler, şairler, yazarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarından oluşan seçkin bir davetli grubu katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-dusunce-enstitusu-ailesi-iftar-programinda-bulustu-362018">İstanbul Düşünce Enstitüsü Ailesi İftar Programında Buluştu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İftar programına iş insanları, siyasiler, akademisyenler, şairler, yazarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarından oluşan seçkin bir davetli grubu katıldı.</strong></p>
<p><strong>Yoğun katılımın olduğu gözlemlenen iftar programında davetliler dostlarıyla bir araya gelerek özlem giderdiler ve aynı sofrada yer alıp iftar açmanınım manevi huzurunu hep birlikte yaşadılar.</strong></p>
<p>İftar Sonrası program; İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı ve AK Parti İstanbul 2.bölge Milletvekili Aday Adayı Mustafa Şatıroğlu Bey’in selamlama ve takdim konuşmasından sonra kürsüye davet edilen İstanbul Düşünce Enstitüsü (İDE) Amerika Birleşik Devletleri temsilcisi Dr. Frank Mismar Bey; Amerika ve Batılı devletlerin 14 Mayıs tarihinde gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı Türkiye Genel Seçimlerine bakışı üzerine analizler yaptığı sunumu ile devam etti.</p>
<p>İkinci yılına giren enstitü yayın organı Milli Düşünce Gazetesi’nin Mart sayısı günün anlam ve önemine binaen misafirlere hediye edildi. Yoğun katılımın olduğu gözlemlenen iftar programınınsa son olarak toplu hatıra fotoğrafı çekilerek etkinlik tamamlanmış oldu. Başkan Şatıroğlu: “davetimize icabet edip gelen herkese sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.” hitabıyla davetlileri uğurladı.</p>
<p>İftar gecesine; Prof. Dr. Süleyman Doğan, Prof. Dr. Cemalettin Kubat E. Vali Süleyman Kahraman, Türk Dünyası Day.Dern.Bşk. Halit Kanak, Dr. Hakan Arısan, Eyüp Bld.E.Bşk. Eyüp Uçak, İHSİAD Bşk. Nurullah Şahin, Mihrimah Sultan Camii İmamı İbrahim Hakkı Bilgin, Eski Belçika Diyanet Ateşesi Ahmet Yardım, Prof. Dr. Celal Erbay Eski Milletvekili ve Y.Y.Ünv.Hukuk Fak.Dekanı, Dr. Eray Güçlüer, Dr. Asil Şengün Dr.Semih Uşaklıoğlu, Beyoğlu 47. Noteri Hatice Uşaklıoğlu, Av.Eyuüp Arıcan, İDE üyeleri ve ABD temsilcisi Prof. Dr. Frank Mismar, Şafak okulları Teknik lisesi Bağcılar Müd. Tolga Türkmen,  iş insanları, siyasiler, akademisyenler, şairler, yazarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarından oluşan seçkin bir davetli grubu katıldı</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/istanbul-dusunce-enstitusu-ailesi-iftar-programinda-bulustu-362018">İstanbul Düşünce Enstitüsü Ailesi İftar Programında Buluştu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürkçü Düşünce Derneği&#8217;nden Başkan Çerçioğlu&#8217;na Nezaket Ziyareti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ataturkcu-dusunce-derneginden-baskan-cerciogluna-nezaket-ziyareti-360659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkçü]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çerçioğluna]]></category>
		<category><![CDATA[derneğinden]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[ziyareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aydın Şubesi Başkanı Nüket Akgönül ve yönetim kurulu üyeleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ataturkcu-dusunce-derneginden-baskan-cerciogluna-nezaket-ziyareti-360659">Atatürkçü Düşünce Derneği&#8217;nden Başkan Çerçioğlu&#8217;na Nezaket Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aydın Şubesi Başkanı Nüket Akgönül ve yönetim kurulu üyeleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na nezaket ziyaretinde bulundu.</p>
<p>Akgönül ve yönetim kurulu üyeleri, Başkan Çerçioğlu&#8217;nu Aydın&#8217;daki başarılı çalışmalarından dolayı tebrik etti. Başkan Çerçioğlu ise Nüket Akgönül ve yönetim kurulu üyelerine çalışmalarında başarılar diledi ve nazik ziyaretleri için teşekkür etti. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ataturkcu-dusunce-derneginden-baskan-cerciogluna-nezaket-ziyareti-360659">Atatürkçü Düşünce Derneği&#8217;nden Başkan Çerçioğlu&#8217;na Nezaket Ziyareti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDE İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Mustafa Şatıroğlu Adaylık Başvurusunda Bulundu!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ide-istanbul-dusunce-enstitusu-baskani-mustafa-satiroglu-adaylik-basvurusunda-bulundu-359288</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 18:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[başvurusunda]]></category>
		<category><![CDATA[bulundu]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[ide]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[şatıroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359288</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Mustafa Şatıroğlu Ak Parti'den İstanbul 2. Bölge Milletvekili aday adayı oldu. Trabzon Dernekler Federasyonu Başkanı İsmail Şatıroğlu'nun ağabeyi olan İnşaat Yüksek Mühendisi Mustafa Şatıroğlu; Başbakan Erdoğan'ın Refah Partisi İl Başkanı olduğu dönemde MHP İstanbul İl Başkanı olarak görev yapmıştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ide-istanbul-dusunce-enstitusu-baskani-mustafa-satiroglu-adaylik-basvurusunda-bulundu-359288">İDE İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Mustafa Şatıroğlu Adaylık Başvurusunda Bulundu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Mustafa Şatıroğlu Ak Parti&#8217;den İstanbul 2. Bölge Milletvekili aday adayı oldu. Trabzon Dernekler Federasyonu Başkanı İsmail Şatıroğlu&#8217;nun ağabeyi olan İnşaat Yüksek Mühendisi Mustafa Şatıroğlu; Başbakan Erdoğan&#8217;ın Refah Partisi İl Başkanı olduğu dönemde MHP İstanbul İl Başkanı olarak görev yapmıştı.</p>
<p><strong>Yüksek İnşaat Mühendisi</strong></p>
<p>Trabzon Çaykara doğumlu olan Şatıroğlu 1974’te Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat ve Mimarlık Fakültesi İnşaat bölümünden İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu.  Şehir Sağlığı Tekniği alanında Yüksek Lisans yapan Şatıroğlu, 1991 Genel Seçimlerinde RP, MÇP ve IDP ile ittifak kurulmasına aktif olarak destek verdi.</p>
<p><strong>İDE İstanbul Düşünce Enstitüsü Kurucusu ve Başkanı</strong></p>
<p>Birlik Vakfı, Server Vakfı, Türk-Libya Dostluk Derneği, Aydınlar Ocağı’nın da aralarında bulunduğu pek çok sivil toplum ve mesleki kuruluşlarda üyelik ve yöneticilikler yapan Mustafa Şatıroğlu, halen Avrasya Bir Vakfı mütevelli heyeti üyesi olup İDE İstanbul Düşünce Enstitüsü’nün de başkanlığını yapmaktadır.</p>
<p><strong>Milli Düşünce Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni</strong></p>
<p>1991’de MHP lideri merhum Alparslan Türkeş’in daveti üzerine MÇP ve MHP de 1992-94 döneminde iki yıl süreyle İstanbul İl Başkanlığı görevinde bulunan Şatıroğlu 1996’da haftalık yayınlanan ‘Kurultay’ gazetesini kurdu ve yönetti. Muhtelif gazete ve dergilerde makale, şiir ve incelemeleri yayınlandı. İDE <strong>İstanbul Düşünce Enstitüsü </strong>bünyesinde Aylık olarak yayınlanmakta olan Milli Düşünce Gazetesi’nin kurucusu, imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmenliği görevini sürdürmektedir.</p>
<p><strong>&#8220;Evet&#8221; Diyen Ülkücülerden</strong></p>
<p>Referandum sürecinde de &#8216;Evet&#8217; diyen eski Ülkücüler arasında yer alan Şatıroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 80&#8217;li yıllardan beri tanıştıklarını, her zaman saygın ve samimi bir diyalogları olduklarını kaydetti.</p>
<p><strong>&#8220;Erdoğan&#8217;a Destek Olmak İçin Yola Çıktım&#8221;</strong></p>
<p>Şatıroğlu AK Parti&#8217;den aday olmasına ilişkin olarak şunları kaydetti: &#8220;Aziz milletimizin üstüne çöken kara bulutları dağıtacak medeniyet ve ahlak hareketini yüklenen hızlı trenin adaletle bütün yurdumuza yayılmasını sağlayacak tekerleğinin tümseklerden rahatça çıkmasına bir el değdirmek amacıyla Sayın Cumhurbaşkanı ve onun fedakâr kadrosuna destek vermek için yola çıktım. Tecrübemle, birikimlerimle candan ve gönülden bu kutsal harekete katılmanın onur ve mutluluğunu duyuyor, hizmet heyecanını yaşıyorum.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ide-istanbul-dusunce-enstitusu-baskani-mustafa-satiroglu-adaylik-basvurusunda-bulundu-359288">İDE İstanbul Düşünce Enstitüsü Başkanı Mustafa Şatıroğlu Adaylık Başvurusunda Bulundu!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
