<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>düşmeyin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dusmeyin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dusmeyin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Feb 2026 08:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>düşmeyin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dusmeyin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sahte alıcı ve satıcı tuzağına düşmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sahte-alici-ve-satici-tuzagina-dusmeyin-612740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alıcı]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcı]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[sahte]]></category>
		<category><![CDATA[satıcı]]></category>
		<category><![CDATA[tuzağına]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijitalleşmeyle birlikte alışveriş alışkanlıkları da değişti. Tüketiciler, mağazaya gitmek yerine birkaç dokunuşla ürün alıp satabildiği online pazaryeri platformlarını tercih ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahte-alici-ve-satici-tuzagina-dusmeyin-612740">Sahte alıcı ve satıcı tuzağına düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijitalleşmeyle birlikte alışveriş alışkanlıkları da değişti. Tüketiciler, mağazaya gitmek yerine birkaç dokunuşla ürün alıp satabildiği online pazaryeri platformlarını tercih ediyor. Bu hız ve kolaylık, siber suçlular için de yeni fırsatlar anlamına geliyor.Siber güvenlik şirketi ESET, platformlarda alım satım yapmak ve dolandırıcılardan uzak durmak isteyenler için önerilerini paylaştı.</strong></p>
<p><strong> </strong>Online pazaryeri platformları, ikinci el alışverişten sıfır ürün satışına kadar geniş bir alanda milyonlarca kullanıcıyı buluşturuyor. Kullanım kolaylığı, hızlı iletişim ve geniş ürün yelpazesi bu platformların hızla büyümesini sağlarken, artan her hesabın gerçek bir kullanıcıya ait olmaması önemli bir risk oluşturuyor.</p>
<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık yöntemleri de daha sofistike hale geldi. Dolandırıcılar, sosyal medya başta olmak üzere çevrim içi ortamlarda bıraktığınız dijital izleri takip ederek sizinle ilgili görünüşte zararsız bilgileri bile kendi lehlerine kullanabiliyor. Çoğu zaman hızlı karar vermeniz için baskı kurarak düşünme sürenizi kısaltmaya çalışıyorlar. Platformlardaki bazı hesaplar alışveriş yapmak amacıyla değil, alıcı ve satıcıları çeşitli yöntemlerle tuzağa düşürmek için oluşturuluyor. Bu nedenle işlem yapmadan önce durup durumu değerlendirmek ve acele karar vermemek büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>Online pazaryeri uygulamalarını kullanırken dikkat edilmesi gerekenler:</strong></p>
<p>·       Gerçek olamayacak kadar iyi fırsatlar, genellikle depozito ödemenizi isteyen dolandırıcı satıcılar veya sizi uygulama dışında işlem yapmaya ikna etmek isteyen dolandırıcı alıcılar tarafından sunulur.</p>
<p>·       Geçmişi olmayan alıcı profillerine dikkat edin.  Bu mutlaka bir dolandırıcı olduğu anlamına gelmez ancak özellikle dikkatli olmakta fayda var.</p>
<p>·       Alıcı veya satıcının, sizden aslında hesabınıza giriş yapmak için kullandıkları doğrulama kodunu istemesi güçlü bir uyarı anlamına gelir. </p>
<p>·       Alıcı veya satıcıların size &#8220;doğrulama&#8221; veya benzeri bağlantılar içeren mesajlar göndermek istemesine karşı uyanık olun.</p>
<p>·       Satıcının, aciliyet yaratarak sizi sahte bir ürün satın almak veya var olmayan bir ürün için depozito yatırmak gibi doğru olmayan bir karar vermeye zorlamaya çalışmasına dikkat edin</p>
<p>·       Duygusal manipülasyon, örneğin ailevi bir acil durum nedeniyle şehir dışında oldukları için yüz yüze görüşemeyeceklerini söylemeleri sizde şüphe uyandırmalı.</p>
<p>Kendi çektikleri fotoğraflar yerine stok fotoğrafları kullanmak, ürünün aslında kendilerine ait olmadığını gösterir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sahte-alici-ve-satici-tuzagina-dusmeyin-612740">Sahte alıcı ve satıcı tuzağına düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Upside Down&#8217;a Düşmeyin: Dolandırıcılar Stranger Things Hayranlarını Hedef Alıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/upside-downa-dusmeyin-dolandiricilar-stranger-things-hayranlarini-hedef-aliyor-599722</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 10:12:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılar]]></category>
		<category><![CDATA[down]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hayranlarını]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[stranger]]></category>
		<category><![CDATA[things]]></category>
		<category><![CDATA[upside]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stranger Things'in merakla beklenen final sezonu dijital platformlarda yayına girerken, Kaspersky siber güvenlik uzmanları, hayranların heyecanını suistimal etmek için tasarlanan dolandırıcılık dalgasına karşı uyarılarda bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/upside-downa-dusmeyin-dolandiricilar-stranger-things-hayranlarini-hedef-aliyor-599722">Upside Down&#8217;a Düşmeyin: Dolandırıcılar Stranger Things Hayranlarını Hedef Alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stranger Things&#8217;in merakla beklenen final sezonu dijital platformlarda yayına girerken, Kaspersky siber güvenlik uzmanları, hayranların heyecanını suistimal etmek için tasarlanan dolandırıcılık dalgasına karşı uyarılarda bulunuyor. Dolandırıcılar, dizinin yeni bölümlerini indirme imkânı sunduklarını ya da ücretsiz izleme erişimi sağladıklarını iddia ederek kullanıcıları kişisel bilgileri, finansal verileri ve giriş bilgilerini ele geçirmeyi amaçlayan sahte internet sitelerine yönlendiriyor. Bu tür saldırılar, kimlik hırsızlığına ve izinsiz finansal işlemlere yol açabiliyor.</p>
<p>Bu tür dolandırıcılık faaliyetleri genellikle diziye ücretsiz veya erken erişim gibi cazip tekliflerle başlıyor. Bağlantılara tıklayan kurbanlar, ya doğrudan kötü amaçlı bir sayfaya yönlendiriliyor ya da &#8220;ücretsiz hesap oluşturmaları&#8221; isteniyor. Bu aşamada ad, soyad, doğum tarihi, telefon numarası ve kredi kartı bilgileri gibi hassas veriler talep ediliyor. Sonuçta kullanıcılar vaat edilen içeriğe ulaşamadıkları gibi, ödemeyi hiç düşünmedikleri ücretlerle karşı karşıya kalabiliyor.</p>
<p>Dolandırıcılar, inandırıcılığı artırmak adına &#8220;insan olduğunuzu doğrulayın&#8221; adımıyla kurguladıkları özel bir taktik de geliştirmiş durumda. Yayına erişim izni vermeden önce karşılaşılan bu adım, genellikle meşru CAPTCHA doğrulamalarını taklit etse de aslında bir kimlik avı mekanizması olarak çalışıyor. Sahte doğrulama ekranı, botları engelleme bahanesiyle kullanıcılardan diğer hesaplarına (örneğin e-posta hesaplarına) ait kullanıcı adı ve şifrelerini girmelerini veya ücretsiz deneme sürümünü etkinleştirmek için yeni bir hesap oluşturup banka kartı verilerini girmelerini isteyebiliyor. Kimlik bilgileri girildiği anda saldırganlar bu verileri ele geçirerek kurbanın gerçek hesaplarına veya fonlarına yetkisiz erişim sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/upside-downa-dusmeyin-dolandiricilar-stranger-things-hayranlarini-hedef-aliyor-599722">Upside Down&#8217;a Düşmeyin: Dolandırıcılar Stranger Things Hayranlarını Hedef Alıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne adayları bu hatalara düşmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-adaylari-bu-hatalara-dusmeyin-562301</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 08:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hatalara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562301</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar, yüksek nem, güneşin yakıcı ışınları ve serinlemek için girilen havuzlar derken yaz aylarında anne adaylarının karşılaştığı bazı sorunlarda artış görülüyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-adaylari-bu-hatalara-dusmeyin-562301">Anne adayları bu hatalara düşmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar, yüksek nem, güneşin yakıcı ışınları ve serinlemek için girilen havuzlar derken yaz aylarında anne adaylarının karşılaştığı bazı sorunlarda artış görülüyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı</strong> “Yaz mevsiminde özellikle hijyenik olmayan havuzlar ve bazı yanlış davranışlar, hamilelikte mantar veya idrar yolu enfeksiyonu gibi sağlık sorunlarının daha fazla yaşanmasına neden oluyor. Bu enfeksiyonlar, zamanında tedavi edilmezse, erken doğum gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ancak anne adayları yaz risklerine karşı dikkatli olup önlem alarak sağlıklı ve güvenli bir hamilelik süreci geçirebilirler” diyor. Dr. Meriç Kabakcı hamilelikte yazın sık karşılaşılan 6 sorunu ve alınabilecek önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Sıvı kaybı ve vücudun susuz kalması</strong></li>
</ul>
<p>Hamilelikte vücudun sıvı ihtiyacı artar. Buna karşın özellikle yaz aylarında terlemeden dolayı bu kayıp daha da fazlalaşır. Susuzluk; baş dönmesi, halsizlik ve kas kramplarına yol açabilirken, ileri düzeyde sıvı kaybı ise rahim kasılmalarını tetikleyerek erken doğum riskini dahi artırabilir. Bu nedenle anne adaylarının gün içerisinde düzenli aralıklarla su içmeleri, vücuttan su atılmasına neden olacağı için kafeinli içeceklerden kaçınmaları ve sıvı yönünden zengin meyve-sebze tüketmeleri önemlidir. Özellikle dışarı çıkmadan önce ve sonra su tüketilmelidir. </p>
<ul>
<li><strong>Ödem (şişlik) ve dolaşım sorunları</strong></li>
</ul>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı “Hamilelik döneminde, özellikle sıcak havalarda vücutta sıvı birikimi artabilir. Bu durum el, ayak ve ayak bileklerinde şişlik olarak kendini gösterebilir ve dolaşım sistemini zorlayabilir. Ayakta uzun süre kalmak ya da otururken bacakları aşağı sarkıtmak ödemi daha da artırır. Bacakları yukarıda dinlendirmek, tuz tüketimini azaltmak ve hafif egzersizler ödemi hafifletebilir. Ayrıca bol, rahat ve hava alan giysiler giymek de oldukça faydalıdır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Güneş çarpması ve aşırı ısınma</strong></li>
</ul>
<p>Güneş altında uzun süre kalmak, özellikle hamilelikte ciddi bir risk oluşturabilir. Vücut ısısı zaten normalden daha yüksek olan gebelir, sıcak çarpmasına karşı daha hassastır. Baş ağrısı, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler güneş çarpmasının ilk işaretleri olabildiğinden, hem anne hem de bebeğin sağlığını tehlikeye atmamak için, bu sıkıntılar başgösterdiğinde doktora görünmek gerekir. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği 11:00-16:00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalı, gölgede kalınmalı ve ince, açık renkli giysiler tercih edilmelidir. </p>
<ul>
<li><strong>Cilt lekeleri ve güneş hassasiyeti </strong></li>
</ul>
<p>Hamilelik hormonları cildin güneşe karşı duyarlılığının artmasına neden olur. Bu durum yüzde koyu lekelerin oluşmasına yol açabilir. Lekeler özellikle alın, yanak ve üst dudak bölgesinde belirginleşir ve bazı durumlarda doğum sonrası bile kalıcı olabilir. Bu nedenle güneşe çıkmadan önce en az 30 SPF içeren bir güneş koruyucu kullanmak, şapka ve güneş gözlüğü takmak cilt sağlığını korumaya yardımcı olur. Gölgeyi tercih etmek ve doğrudan güneş ışığından kaçınmak önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Beslenme bozuklukları </strong></li>
</ul>
<p>Sıcak havalar iştahı baskılayabildiğinden günlük besin alımı olumsuz etkilenebilmektedir. Yetersiz beslenme hem anne adayının direncini düşürür hem de bebeğin gelişimini riske atabilir. Ayrıca yazın açıkta besleyen yiyeceklerin bozulma riski daha yüksektir. Bu durum da gıda zehirlenmeleri gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Serin, hafif ama besleyici öğünler tercih edilmeli, sık ama küçük porsiyonlarla beslenme düzeni kurulmalıdır. Mevsim sebze ve meyveleri, yoğurt ve tam tahıllı gıdalar öncelikli olmalıdır. </p>
<ul>
<li><strong>Enfeksiyon riski (İdrar yolu ve mantar enfeksiyonları)</strong></li>
</ul>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı “Sıcak ve nemli ortamlar, bakterilerin ve mantarların çoğalması için ideal koşullardır. Terleme ve hijyenin zorlaşmasıyla birlikte, idrar yolu ve genital mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülür. Bu enfeksiyonlar, zamanında tedavi edilmezse, erken doğum gibi ciddi sonuçlara neden olabilir. Riski azaltmak için ıslak mayo ile uzun süre kalmamak, havuz ya da deniz sonrası hemen duş almak, pamuklu iç çamaşırı tercih etmek ve bol su içmek önemlidir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-adaylari-bu-hatalara-dusmeyin-562301">Anne adayları bu hatalara düşmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çay ve kahve suyun yerini tutar&#8221; hatasına düşmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cay-ve-kahve-suyun-yerini-tutar-hatasina-dusmeyin-547630</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 08:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hatasına]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[suyun]]></category>
		<category><![CDATA[tutar]]></category>
		<category><![CDATA[yerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=547630</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz aylarıyla birlikte günler uzuyor, enerjimiz artıyor ve açık havada daha çok zaman geçiriyoruz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cay-ve-kahve-suyun-yerini-tutar-hatasina-dusmeyin-547630">&#8220;Çay ve kahve suyun yerini tutar&#8221; hatasına düşmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarıyla birlikte günler uzuyor, enerjimiz artıyor ve açık havada daha çok zaman geçiriyoruz. Ancak güneşe ve sıcağa fazla maruz kaldığımızda istenmeyen tablolar gelişebiliyor.  Bu sorunlar; hafif baş dönmesinden sıcak şokuna, sıcak çarpmasına bağlı solunum ve dolaşım problemlerine, hatta çok ağır durumlarda komaya kadar gidebiliyor. Yaz sıcaklarında alınacak basit önlemlerin sağlığımızı korumadaki önemini vurgulayan <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, </strong>“Gün içinde hafif bir baş ağrısı, nedensiz yorgunluk ya da uyku hali sorunu yaşıyorsanız, bu belirtiler sıcak çarpmasının size verdiği ilk sinyalleri olabiliyor. Terliyken klima önünde oturmak, öğle saatlerinde uzun yürüyüş yapmak veya günde sadece 1-2 bardak su içmek önemsiz gibi görünse de tansiyondan güneş çarpmasına kadar birçok sorunun temelini oluşturuyor. Oysa birkaç basit önlemle tüm bu riskler önlenebilir” diyor. </p>
<p><strong>Tehlikeli saatlere dikkat edin</strong></p>
<p>Yaz sıcakları herkesi etkiliyor ama yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı olanlar çok daha fazla savunmasız kalıyor.  Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği özellikle 11:00-16:00 saatleri arasında güneşe çıkmaktan kaçınmanız gerekiyor. Evinizi serin tutmak için güneşlik ve perdeleri kapatın, ortamı sık sık havalandırın, mümkünse dışarıda yapılması gereken işleri sabah erken ya da akşam saatlerine bırakın.</p>
<p><strong>Klimaya doğrudan maruz kalmayın</strong></p>
<p>Yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarında imdadımıza yetişen klimaların doğru kullanılması da çok önemli. Zira, klimalar hatalı kullanıldıklarında hasta edebiliyor. Klimaların dikkatli kullanılması gerektiğinin altını çizen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı,<strong> </strong>“Klimaya doğrudan maruz kalmayın, terliyken önünde oturmayın, ortamı aşırı soğutmayın,  vücut ısınız yüksekken bir anda soğuk ortama geçmeyin. Ayrıca klima temizliğini düzenli olarak yaptırın. Aksi takdirde bilinçsiz klima kullanımının yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere, bir çeşit akciğer enfeksiyonu olan lejyoner hastalığı gibi bazı hastalıklar ortaya çıkabiliyor” diyor.</p>
<p><strong>“Çay ve kahve suyun yerini tutar” hatasına düşmeyin!</strong></p>
<p>Yazın vücut, terleme ve buharlaşma yoluyla hızla sıvı kaybediyor. Bu yüzden, vücut ağrılığınıza, yaşınıza, varsa eşlik eden hastalıklarınıza, cinsiyetinize, çalıştığınız iş ve yaptığınız spora bağlı olarak, kabaca her gün 2-3 litre su içmeniz çok önemli. Bu günlük içilecek olan su miktarı, bahsedilen faktörlerle kişiden kişiye değişebiliyor.  Çay, kahve ya da meşrubat, suyun yerini tutmadığı gibi vücutta su kaybını daha da artıracağından böyle bir hataya düşmeyin. Maden suyu, kaybedilen mineralleri yerine koymak için güzel bir seçenek olabiliyor, ancak onun da fazlası mineral dengesizliklerine neden olabileceği için fazla tüketmemek gerekiyor.  Vücut ısınızı dengelemek amacıyla çok soğuk ve buzlu içeceklerden uzak durmanız da önem taşıyor. </p>
<p><strong>Hafif ve ferah öğünler tercih edin</strong></p>
<p>Sıcak havalarda ağır ve yağlı yemekler vücutta ısıyı artırıyor ve sindirimi zorlaştırıyor. Bu nedenle, yaz aylarında sebze ağırlıklı, az yağlı ve bol su içeren yemekleri tercih edin. Porsiyonları küçültmek, sık ama hafif öğünlerle beslenmek hem serinlik hem de sindirim rahatlığı sağlıyor. Her fazla kalorinin vücutta ekstra ısı üretimine neden olduğunu da unutmayın.</p>
<p><strong>Güneşe karşı koruyucu kalkan oluşturun</strong></p>
<p>Güneş çarpmasından korunmak için güneş ışınlarını daha fazla çeken siyah, dar ve sentetik kıyafetler yerine; açık renkli, ferah ve pamuklu giysileri tercih edin. Koruyucu kremlerin sadece plajda değil, günlük yaşamda da kullanılması gerektiğini vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, “Geniş kenarlı şapka, UV ışınlarından koruyan güneş gözlüğü ve güneş koruyucu krem kullanın. Hatta UV korumalı giysiler de güneşe fazlaca maruz kalınan saatlerde uygun olabilir. Özellikle benleri ya da cilt hastalığı olanların ve açık tenli kişilerin, hipertansiyon ya da kalp hastalığı olanların  güneşten korunmaları çok daha kritik bir rol oynuyor” sözleriyle uyarıda bulunuyor. </p>
<p><strong>Spor yaparken bu hataya düşmeyin!</strong></p>
<p>Spor yapmak sağlığımız için faydalı olsa da güneşin yakıcı etkisinden kaçınmak amacıyla zamanlamaya dikkat edin. Gün içinde yoğun efor yerine, güneş ışınlarının yeryüzüne dik gelmediği saatlerde, örneğin sabahları yürüyüş, akşam saatlerinde yüzme gibi aktiviteleri tercih edin.  Zira, öğle saatlerinde aşırı efor sarf etmek sıcak çarpmasına neden olabiliyor. Terlemeyle kaybedilen suyu yerine koymaya özen gösterin. Ayrıca aşırı egzersizin, vücudun susuz kalması ve sıcakla birleştiğinde çarpıntı ile bayılmalara yol açabileceğini unutmayın.</p>
<p><strong>Günde birkaç kez ılık suyla duş alın</strong></p>
<p>Günde birkaç kez ılık suyla duş almak hem cildi rahatlatıyor hem de vücut ısısını dengeliyor. Duş alma imkanınız yoksa ellerinizi, ayaklarınızı, yüzünüzü ve ensenizi soğuk suyla yıkamanız hızlı bir serinleme sağlıyor. Ayrıca nemli bir bezle bilek ve ense bölgenize hafif tampon yapmanız da ani sıcak basmalarını hafifletebiliyor.</p>
<p><strong>Park halindeki araçlar yaşamsal tehlike oluşturuyor</strong><br />Yaz aylarında kapalı araçlar; çocuklar, yaşlılar ve hayvanlar için hayati tehlike oluşturuyor.   Zira, güneş altında bırakılan araçların içleri dakikalar içinde 50°C’ye çıkabiliyor, camları hafif aralamak bile ısıyı düşürmeye yetmiyor. Bu nedenle, hiçbir canlıyı, havasız bir araç içinde yalnız başına bırakmayın, araca binmeden önce iç ortamı mutlaka havalandırın. </p>
<p><strong>&#8212;&#8211;Kutu bilgisi&#8212;&#8212;</strong></p>
<p><strong>Halsizlik ve bulantı güneş çarpmasının habercisi!</strong></p>
<p>Aşırı sıcaklar ve kavurucu güneş nedeniyle güneş çarpmasının sık yaşandığına işaret eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Batmacı, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Güneş çarpması; halsizlik, bulantı, görme değişiklikleri, baş ağrısı, baş dönmesi, uyku hali  ve kendini kötü hissetme gibi belirtilerle sinyal veriyor. Böyle bir durumda, kişiyi hemen serin, hava akımı olan ve gölgeli bir ortama almanız, giysilerini gevşetmeniz, vücudunu soğutmaya çalışmanız gerekiyor. Bilinci kapalı ve şuuru dalgalı ise mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna götürmelisiniz. Ayrıca bilincin kapalı olması halinde kesinlikle su içirmeye çalışmayın, aksi halde tamamen iyi niyetle içirmeye zorladığınız su, kişide ciddi akciğer enfeksiyonlarına, solunumun tamamen durmasına neden olabiliyor. Bilinç kaybı zaten ciddi bir durumdur, evde asla kendi başınıza çözmeye çalışıp, zaman kaybetmeyin.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cay-ve-kahve-suyun-yerini-tutar-hatasina-dusmeyin-547630">&#8220;Çay ve kahve suyun yerini tutar&#8221; hatasına düşmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YKS&#8217;ye giden yolda &#8216;kaygı&#8217; tuzağına düşmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yksye-giden-yolda-kaygi-tuzagina-dusmeyin-546073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:35:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[giden]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[tuzağına]]></category>
		<category><![CDATA[yksye]]></category>
		<category><![CDATA[yolda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546073</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sınav kaygısının nedenleri, etkileri ve başa çıkma yöntemleri ile özellikle ebeveynlerin bu süreçteki destekleyici rolünün öneminden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yksye-giden-yolda-kaygi-tuzagina-dusmeyin-546073">YKS&#8217;ye giden yolda &#8216;kaygı&#8217; tuzağına düşmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sınav kaygısının nedenleri, etkileri ve başa çıkma yöntemleri ile özellikle ebeveynlerin bu süreçteki destekleyici rolünün öneminden bahsetti.</p>
<p><strong>Kontrolsüz kaygı, öğrencinin potansiyelini engeller!</strong></p>
<p>Sınavların, öğrencilerin yalnızca akademik yeterliliğini değil, aynı zamanda stresle başa çıkma becerilerini de ölçen önemli dönemeçler olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Bu süreçte hissedilen kaygı, belirli bir seviyeye kadar motive edici olabilirken; kontrolsüz hale geldiğinde öğrencinin potansiyelini ortaya koymasını engelleyebilir.” dedi.</p>
<p>YKS gibi geleceği belirleyen sınavların öğrencilerde yüksek stres yarattığını ve sınav kaygısının yoğun yaşanmasına neden olduğunu aktaran Çevirir, “Bu kaygı yalnızca bireyin içsel yaşantısıyla sınırlı değildir. Aile tutumları gibi çevresel faktörler de bu süreçte belirleyici rol oynar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sınav kaygısı bireyin performansını düşürebilecek kadar yoğun olabilir! </strong></p>
<p>Öğrencinin sınav öncesinde ya da sınav anında başarısızlık korkusu nedeniyle yaşadığı yoğun stres halinin sınav kaygısı olarak adlandırıldığını kaydeden Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Bu kaygı, zihinsel, duygusal ve fiziksel düzeyde etkiler yaratabilir.” dedi.</p>
<p>Sınav kaygısının heyecanla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Çevirir, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Çünkü heyecan motive edici ve geçici bir uyaranken, sınav kaygısı bireyin performansını düşürebilecek kadar yoğun olabilir. Bilişsel olarak dikkat dağınıklığı, unutkanlık, ‘başaramayacağım’ gibi olumsuz iç seslerle birlikte sınavla ilgili felaket senaryoları geliştirme görülebilir. Duygusal açıdan huzursuzluk, karamsarlık, ağlama isteği ve öfke patlamaları; fiziksel olarak ise kalp çarpıntısı, mide bulantısı, terleme, kas gerginliği gibi tepkilerle kendini gösterebilir.”</p>
<p><strong>Ebeveynlerin rolü, denetleyici değil destekleyici olmak! </strong></p>
<p>Sınav kaygısını artıran en önemli dışsal etkenlerden birinin de baskıcı ve aşırı eleştirel ebeveyn tutumları olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Özellikle çocuğun başarısını merkeze koyan, sonuç odaklı ve kıyaslayıcı ebeveyn davranışları öğrencide yetersizlik duygusunu pekiştirir.” dedi.</p>
<p>‘Kardeşin kazandı, sen neden yapamayasın?’, ‘Bu sınavdan yüksek almazsan geleceğin mahvolur’ gibi ifadelerin öğrencinin iç sesine dönüşerek kaygının temel kaynaklarından biri haline gelebileceğini dile getiren Çevirir, “Araştırmalar, bu tür eleştirel tutumların öğrencinin kendilik değerini yalnızca başarıya indirgediğini ve özgüvenini zedelediğini gösteriyor. Bu noktada ebeveynlerin rolü, denetleyici değil destekleyici olmaktır. Öğrencinin yalnızca akademik başarısını değil, çabasını da takdir etmek, sürece odaklanmak ve koşulsuz bir kabul sunmak oldukça değerlidir. ‘Ne kadar çalıştığını biliyorum, seninle gurur duyuyorum’ gibi ifadeler öğrencinin kendini değerli hissetmesini sağlar. Gerçekçi beklentilerle yaklaşmak, empati göstermek ve sınavın hayatın sonu olmadığını hatırlatmak ebeveyn desteğini anlamlı hale getirir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Olumlu cümlelerle içsel konuşmaları düzenlemek mümkün… </strong></p>
<p>Sınav kaygısıyla baş etmek için öğrencilerin uygulayabileceği çeşitli stratejiler bulunduğunu da aktaran Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Bunların başında nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri ve beden farkındalığı çalışmaları gelir. Özellikle 4-7-8 nefes tekniği gibi yöntemler, kaygı anında sinir sistemini düzenleyerek bireyin fiziksel tepkilerini kontrol altına almasına yardımcı olur.” dedi.</p>
<p>Olumsuz düşünceleri fark edip yeniden yapılandırmanın zihinsel dayanıklılığı artıracağını kaydeden Çevirir, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Başarısız olacağım’ yerine ‘elimden geleni yapıyorum’ gibi cümlelerle içsel konuşmaları düzenlemek mümkün. Ayrıca, sınav provası yapmak, bilinmezliği azaltarak kaygının yoğunluğunu düşürür. Sınav anında ise odaklanmayı korumak oldukça önemli. Öğrencinin yalnızca çözmekte olduğu soruya yönelmesi, geçmiş ya da geleceğe dair kaygılı düşüncelerden uzaklaşmasına yardımcı olur. Fiziksel farkındalık, öğrenciyi ana döndürür. Örneğin kalemini tuttuğunu, sandalyesine oturduğunu hissetmek dikkati toparlayabilir. Daha önce hazırlanan olumlu iç ses cümlelerinin sınav esnasında hatırlanması da güven duygusunu besler.”</p>
<p><strong>Sınav sonucu, bir bireyin değerini belirlemez…</strong></p>
<p>Sınav sabahı ise sınavın kendisi kadar kritik bir aşama olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, “Öğrencilerin bu sabah yeni ve alışılmadık gıdalardan, aşırı kafeinden ve sosyal medya gibi uyarıcılardan uzak durmaları önerilir. Zihinsel olarak rahat hissetmeleri için sınav yerine zamanında ulaşmak, gevşeme egzersizleri yapmak ve hafif bir kahvaltı tercih etmek önemli. Sınava aşırı aç ya da aşırı tok girilmesi dikkat sorunlarına neden olabilir.” uyarısında bulundu.</p>
<p>Sınav kaygısının bireysel olduğu kadar ilişkisel boyutlar da taşıyan bir süreç olduğunu hatırlatan Çevirir, “Bu nedenle yalnızca öğrencinin değil, ailesinin ve çevresinin de sürece dahil olması gerekir. Ebeveynlerin destekleyici, anlayışlı ve empatik tutumu; öğrencinin sınav performansını olduğu kadar, uzun vadeli psikolojik sağlığını da olumlu etkiler. Unutulmamalıdır ki bir sınav sonucu, bir bireyin değerini belirlemez. Öğrencinin yanında durmak, çabasını takdir etmek ve duygusal güven sunmak, onun hem bugünkü başarısını hem de gelecekteki dayanıklılığını inşa edecektir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yksye-giden-yolda-kaygi-tuzagina-dusmeyin-546073">YKS&#8217;ye giden yolda &#8216;kaygı&#8217; tuzağına düşmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüz Estetiğinde Hataya Düşmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yuz-estetiginde-hataya-dusmeyin-405089</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 09:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[estetiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[hataya]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hatalı kozmetik işlemler ve kişiye özgü uygulamaların yerine, her yüzde aynı estetik müdahalelerin yapılması, yapay görünümlü ve birbirine benzeyen yüzlere neden oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-estetiginde-hataya-dusmeyin-405089">Yüz Estetiğinde Hataya Düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hatalı kozmetik işlemler ve kişiye özgü uygulamaların yerine, her yüzde aynı estetik müdahalelerin yapılması, yapay görünümlü ve birbirine benzeyen yüzlere neden oluyor. Magazin dergileri ya da sokakta her gün karşılaşılan birbirine benzeyen estetik uygulanmış yüzler, kozmetik işlemlerde ön yargıyı da beraberinde getiriyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selma Salman, hatalı kozmetik uygulamalar ve olması gerekenler hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yüz orantılarına dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Ön hazırlık gerektirmeyen ve poliklinik ortamında yapılabilen ameliyatsız yüz gençleştirme teknikleri gün geçtikçe estetik ameliyatların yerini almaktadır. Hızlı iyileşme ve komplikasyon riskinin daha az olmasının yanında maliyetinin de daha düşük olması nedeniyle toplumun birçok kesimini ameliyatsız minimal girişimsel tekniklerden faydalanmaktadır. Yıllar içinde oluşan değişimlerin restore edildiği yüz estetiğinin aynı zamanda yüz orantılarının da düzeltildiği bir işlem olduğu unutulmamalıdır. İşlemi yapan uzmanın yüz anatomisi ve estetiği hakkında fikir sahibi olması gerekmektedir. İdeal bir yüzde burun, dudak, çene ucu ve yanaklar gibi yüz yapıları uyum içinde olmalıdır. Olması gereken oranların dışına çıkıldığında yapay görünüm ortaya çıkar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Her yüze aynı işlem aynı sonucu vermeyebilir</strong></p>
<p>Uygulamayı yaptırmak isteyen kişinin duyuma dayalı bilgilerle ısrarcı olması yüzünden kişisel özellikler göz ardı edilerek yapılan aşırı kaş kaldırma gibi uygulamalar şaşkın yüz ifadeli ve birbirine benzeyen yüzler oluşmaktadır. Kozmetik işlem için başvuran kişinin, uygun olup olmadığını bilmeksizin işlem yaptırmasının önüne geçebilmek adına öncelikle beklentilerin iyi anlaşılması gerekmektedir. Beklentilerin netleştirilmesinden ardından kişisel özellikler ve farklılıkların korunması göz önünde tutularak yüzün anatomik oranlarına da uyarak şekillendirme sağlanmalıdır. Uygulama için başvura kişilerin gerçekten ihtiyacı olan işlemi yüz orantısını bozmadan, ihtiyacı karşılayacak ve en doğal görünümü oluşturacak miktarda yapılmalıdır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Uygun doz aşılmamalı</strong></p>
<p>Deri yaşlanmasının en önemli klinik özelliğinden biri kırışıklıktır. Derinin yıllar içinde incelmesi güneş maruziyeti ve sigara gibi dış faktörlerin etkisi ile hızlanmaktadır. Ayrıca yüzde mimik ve kaşların çokça kullanılması da kırışıklıkların oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Kırışıklıklardan kurtulmak için kullanılan botox uygulaması doğru uygulandığı zaman olumlu sonuç vermektedir. Kas içine enjekte edilerek uygulanan botox işlemi sayesinde kas kasılmasını sağlayan olayların meydana gelmesi engellenmektedir. Enjekte edilen kasın kasılmasında geçici azalma yaşanmasıyla kırışıklıklar düzeltilmektedir. Uygulama sonrasında minik kaslar daha az oranda kullanılacağından yeni kırışıklık oluşumunun da önüne geçilmektedir. Gereğinden fazla doz kullanımı mimik kasların tam felcine neden olmaktadır. Bunun sonucu da ifadesiz yüz görünümü ortaya çıkmaktadır. Doğallığı kaybetmemek adına botoks uygulamalarında minik kasların çalışmasını azaltılırken tamamen durdurulmasının önüne geçmek gerekmektedir. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dolgu uygulaması abartılmamalı</strong></p>
<p>Cilt altında bulunan ve cilde destek sağlayan bağ dokusu yılların etkisiyle azalmaktadır. Su tutma özelliğiyle deriye parlaklık ve nemlilik sağlayan bağ dokusunun azalmasıyla ciltte sarkmalar meydana gelmektedir. Poliklinik ortamında rahatlıkla yapılabilen dolgu uygulamalarıyla ciltte oluşan sarkmalar ve kırışıklıklardan kurtulmak mümkündür. İğne yardımıyla cildin altına yapılan ve 8-12 ay kalıcılığı olan dolgu uygulamalarıyla alın, kaş arası, dudak kenarı ve yanaklardaki sarkmalar ile gözaltı çöküklüklerinden kolayla kurtulmak mümkündür. Gereğinden fazla dolgu kullanmak yapay görünüme neden olabilmektedir. Bu noktada uygulamayı yapan uzmanın başvuran kişiye işlem dozları hakkında bilgi vererek yönlendirmede bulunması gerekmektedir. Yüzün estetiği ile doğallığını bozmayacak en uygun miktarda ve yeterli dozda uygulama yapılması doğal sonuçlar vermektedir. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yuz-estetiginde-hataya-dusmeyin-405089">Yüz Estetiğinde Hataya Düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oyun oynarken dolandırıcıların tuzağına düşmeyin</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oyun-oynarken-dolandiricilarin-tuzagina-dusmeyin-397526</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 09:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcıların]]></category>
		<category><![CDATA[düşmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[oynarken]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[tuzağına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital dünyanın en eğlenceli alanlarından biri çevrimiçi oyunlar. Her yaşa hitap eden online oyun dünyası aynı zamanda büyük bir ekonomi de oluşturuyor. Siber suçlular bu dünyada gelir elde etmek için tuzaklar kurup farklı dolandırıcılık yöntemleri kullanıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyun-oynarken-dolandiricilarin-tuzagina-dusmeyin-397526">Oyun oynarken dolandırıcıların tuzağına düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital dünyanın en eğlenceli alanlarından biri çevrimiçi oyunlar. Her yaşa hitap eden online oyun dünyası aynı zamanda büyük bir ekonomi de oluşturuyor. Siber suçlular bu dünyada gelir elde etmek için tuzaklar kurup farklı dolandırıcılık yöntemleri kullanıyorlar. Siber güvenlik şirketi ESET bir oyuncunun hesaplarını kötü niyetli kişilerden korumak için kullanabileceği güvenlik ipuçlarını  paylaştı.</strong></p>
<p>Oyun dünyasında en çok korkulan şeylerden biri, oyunda bir seviyeyi çabuk geçmek, daha iyi ekipman veya karakteri için ek dış görünüşler satın almak istendiğinde kullanıcıdan para isteyen mikro işlemler oldu. Günümüzde bu sorun hem çok oyunculu hem de tek oyunculu oyunlarda ortaya çıkıyor. Bu da kötü niyetli kişilerin oyunculardan faydalanması için daha çok fırsat anlamına geliyor. Online oyunlarda oyun içi sohbet veya sesli hizmetler aracılığıyla oyuncular arasında kurulan iletişim dolandırıcılığın her yerde karşımıza çıkmasına katkı sağlıyor.  Çoğu zaman bu yerler, dolandırıcılarla kurbanları arasındaki ilk temas noktasını temsil ediyor ve bu durum, oyunların doğası gereği yalnızca yetişkinleri değil çocukları da etkileyebiliyor.</p>
<p><strong>Para avı</strong></p>
<p>Siber suçlular çevrimiçi oyunları, kullanıcı verilerini çalıp satarak ya da banka hesap bilgilerini vermeleri için oyuncuları kandırarak gelir elde etmenin bir yolu olarak kullanır. Bununla birlikte, fidye yazılımları, virüsler ve truva atları da hedef oyuncular belirlemek ve onlardan para almaya çalışmak için kullanılır. Bu konuda en önemli fırsat sanal paralar, dış görünüşler, silahlar ve buna benzer nesnelerdir. Zira birçok oyun geliştiricisi bunları değişik fiyatlara satar ve bazı dış görünüşler zor bulunduğu için yüzlerce dolar veya daha fazlasına satılabilir. Bir dolandırıcı,  çevrimiçi bir oyunda kolayca hesap oluşturabilir ve ardından söz konusu nesneleri satın almak için çalınan kredi kartı bilgilerini kullanabilir. Hesap tamamen dolduğunda ise hesabı ciddi ücretler karşılığında satabilir. Bazı hesaplar, sanal nesneleri gerçek para birimiyle değiştirerek binlerce dolara satılabilir. </p>
<p><strong>Kale saldırı altında</strong></p>
<p>Çevrimiçi oyunlar, kullanıcı hesap güvenliği için çeşitli düzeylerde koruma kullanır. Buna rağmen, elde edilecek oyuncunun birikmiş oyun içi puanı ya da parası, çevrimiçi oyun mağazalarında sahip olabileceği çeşitli lisanslar, telefon numaraları, adres, e-postalar ve finansal bilgiler gibi kişisel hesap verileri çok büyük değerde olabileceği için, hesap ele geçirme olayları yine de meydana gelir. Bunun için tek gereken şey zayıf bir paroladır. Böylece hesabınız ele geçirilebilir. Özellikle de daha güçlü parolalar seçmek veya daha güvenli olan parola yöneticisi kullanmak yerine her zaman aynı zayıf parolaları kullanmaya devam ediyorsanız. Tüm bunlara ek olarak, birçok oyunun ek kimlik doğrulama yöntemlerini kullanmaması veya sağlayıcının parolaları açığa çıkaran bir veri ihlaline maruz kalabilmesi sorunlarıyla da karşılaşılabilir. </p>
<p><strong>Dostça dolandırıcılık</strong></p>
<p>Çevrimiçi dünyada belki de daha az bilinen dolandırıcılıklardan biri, dostça dolandırıcılıktır.  Sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde, e-ticaretle uğraşanlar 11,8 milyar dolara varan kayıp bildirmiştir. Bu durum mikro işlemler nedeniyle gün geçtikçe artan bir sorun haline gelmiştir. Bir çocuğun, örneğin bazı özel dış görünüş veya oyun içi para birimi almak için uygulama içi satın alma yaparak ebeveynlerinin kredi kartlarını kullanmasıyla dostane dolandırıcılık gerçekleşir. Ebeveynin bundan haberi olmayabilir ve banka hesaplarındaki harcamalara, banka veya oyun şirketine itiraz edebilir.</p>
<p><strong>Özel promosyonlar </strong></p>
<p>Kötü niyetli kişiler ayrıca ücretsiz özel nesneler ve sosyal medyadaki oyun süresi promosyonları gibi sahte tanıtım materyalleri aracılığıyla kimlik bilgilerini ele geçirmeyi sever. Kişisel bilgilerinizi almak ve hatta belki de kötü amaçlı bir yazılım hediye etmek için sizi bir internet sitesine yönlendirir!</p>
<p><strong>Bir oyuncu kendini korumak için ne yapabilir?</strong></p>
<p>ESET uzmanları bir oyuncunun hesaplarını ve oyun süresini kötü niyetli kişilerden korumak için kullanabileceği güvenlik ipuçlarını  paylaştı</p>
<ul>
<li>Güçlü bir parola kullanın. Basit kelime ve sayı kombinasyonlarından uzak durmaya çalışın.  Bunları özel karakterler, büyük harflerle karıştırın veya daha karmaşık ama yine de daha akılda kalıcı bir alternatif olan parolaları deneyin.</li>
<li>Çok faktörlü kimlik doğrulaması kullanın – Microsoft Authenticator veya Authy gibi tek seferlik kod üreten bir uygulama kullanılarak gerçekleştirilen ek bir kimlik doğrulama yöntemi, bir hesabı güvenli hale getirmek için zorunludur. </li>
<li>Oyun içeriklerini oyunun içinden satın almaya çalışın.       Satın alma işleminizi oyunun kendi mağazasından veya resmi bir satıcı aracılığıyla yapmaya çalışın, finansal bilgilerinizi dolandırıcılara vermeyin.</li>
<li>Ücretsiz hediyelere inanmayın. Bazı oyunlarda oyun içinde ücretsiz hediyeler verilebilir ancak bazıları hesap bilgilerinizi isteyen dolandırıcıların işi olabilir. Her zaman hediyenin resmi olarak onaylanmış bir kaynak tarafından verildiğini kontrol edin.</li>
<li>Hesap bilgilerinizi asla başkalarına vermeyin. Bu tavsiye, özellikle World of Warcraft’ta sık sık tekrarlanır: Bir oyun yöneticisi veya geliştiricisi, özellikle çevrimiçi bir oyunda asla kredi kartı numaranızı veya banka bilgilerinizi istemez. </li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oyun-oynarken-dolandiricilarin-tuzagina-dusmeyin-397526">Oyun oynarken dolandırıcıların tuzağına düşmeyin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
