<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>durun | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/durun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/durun</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Mar 2026 08:19:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>durun | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/durun</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Omuz sağlığı için bu 7 yanlış davranıştan uzak durun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/omuz-sagligi-icin-bu-7-yanlis-davranistan-uzak-durun-617181</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 08:19:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[davranıştan]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[omuz]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617181</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda omuz ağrısından şikayet edenlerin sayısı hızla artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omuz-sagligi-icin-bu-7-yanlis-davranistan-uzak-durun-617181">Omuz sağlığı için bu 7 yanlış davranıştan uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda omuz ağrısından şikayet edenlerin sayısı hızla artıyor. Günlük yaşam kalitesini düşüren ve tedavisi geciktirildiğinde  çok daha ciddi sorunlara yol açabilen omuz ağrısının genç yaşlarda da yaygınlaştığını belirten <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Turan Çift</strong>, “Vücudumuzun en hareketli eklemi olan omzumuzu hatalı davranışlarla hızla yıprandırıyoruz. Eskiden daha çok ağır iş yapanlarda görülen omuz ağrıları, artık gençlerde de çok sık görülüyor. ‘Nasılsa geçer’ deyip tedaviyi geciktirmek ise sorunun çok daha ciddi boyutlara ulaşmasına neden oluyor. Ofiste, masa başında ya da evde bazı pratik egzersizleri yapmak omuzlarımızı sağlıklı ve dinç tutabilirken, bir haftadan daha uzun süren ağrılarda ise doktora başvurmak gerekiyor” diyor. Prof. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan hatalı alışkanlıkları ve alınması gereken önlemleri anlattı, basit ama etkili 5 egzersizi açıkladı. </p>
<ul>
<li><strong>Doğru oturuş alışkanlığı kazanın</strong></li>
</ul>
<p>Bilgisayar başında çalışırken sırt dik, omuzlar gevşek ve geride olmalıdır. Ekran göz hizasında olmalı, klavye ve mause kullanırken omuzlar yukarı kalkmamalıdır. Uzun süreli kambur duruş, omuz kaslarında gerginlik ve sıkışmaya yol açar.</p>
<ul>
<li><strong>Tek taraflı yük taşımayın</strong></li>
</ul>
<p>Çanta veya poşetleri tek omuzda ya da tek elde taşımak omuz dengesini bozar. Yükü iki kola eşit dağıtmak gerekir. Sırt çantası kullanılacaksa iki askı birlikte takılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Hareketsiz kalmayın</strong></li>
</ul>
<p>Omuz eklemi hareket ettikçe beslenir. Gün içinde en az 2-3 saatte bir omuz çevirme, esneme ve hafif germe hareketleri yapılmalıdır. Masa başında çalışanların kısa molalar vermesi omuz sağlığı için önemlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Spor öncesi mutlaka ısınma hareketi yapın</strong></li>
</ul>
<p>Isınmadan yapılan spor aktiviteleri, özellikle ağırlık kaldırma egzersizleri omuz tendonlarında yırtıklara yol açabilir. Egzersiz öncesi mutlaka ısınma yapılmalı ve bilinçli program uygulanmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Ağrı uzarsa mutlaka doktora başvurun</strong></li>
</ul>
<p>Prof. Dr. Çift, omuz ağrısının ‘nasılsa geçer’ denilerek ertelenmemesini, zamanında müdahale edilmeyen problemlerin omuz hareketlerinde kısıtlılık, kas güçsüzlüğü ve kronik ağrıya yol açabildiğini vurgulayarak “Omuz ağrısı bir-iki haftadan uzun sürüyorsa, gece uykudan uyandırıyorsa ya da kolu kaldırmayı zorlaştırıyorsa ihmal edilmemelidir. Erken dönemde yapılacak muayene ve görüntüleme yöntemleriyle sorunun ilerlemesini engellemek mümkündür” diyor. </p>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>Omuz ağrısına yol açan 7 hatalı alışkanlık!</strong></p>
<p>Prof. Dr. Çift, omuz ağrısına yol açan en yaygın 7 önemli hatayı şöyle sıralıyor;</p>
<ul>
<li>Uzun süre bilgisayar başında yanlış oturuş</li>
<li>Sürekli öne eğik telefon kullanımı</li>
<li>Ağır sırt çantası veya tek omuzda taşınan çantalar</li>
<li>Laptop ve dosya çantalarının taşınması</li>
<li>Ağır poşetlerin tek kolla kaldırılması</li>
<li>Hareketsiz yaşam tarzı, düzenli omuz egzersizleri yapmamak</li>
<li>Ani ve bilinçsiz yapılan spor hareketleri</li>
</ul>
<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>İşte basit ama etkili 5 egzersiz </strong></p>
<p>Günlük hayatta 5 egzersizin düzenli yapılmasının, boyun, omuz ve sırt kaslarının çalışmasına yardımcı olacağını belirten Prof. Dr. Hakan Turan Çift “Ancak egzersizler ağrı sınırını aşmadan yapılmalıdır. Şiddetli ağrı, uyuşma veya güç kaybı varsa egzersiz öncesi ortopedi uzmanına başvurulmalıdır” diyor.  Prof. Dr. Çift, basit ama etkili 5 egzersizi şöyle sıralıyor; </p>
<ul>
<li><strong>Omuz germe</strong>: Otururken ya da ayakta dik durarak omuzlarınızı kulaklara doğru kaldırın, geriye doğru çevirerek indirin. 10 kez geriye, 10 kez öne doğru yapın.</li>
<li><strong>Kürek kemiği sıkıştırma</strong>: Omuzlarınızı geriye doğru çekerek iki kürek kemiğini birbirine yaklaştırın. 5 saniye tutun ve gevşetin. 10 tekrar yapın. </li>
<li><strong>Boyun germe</strong>: Çenenizi önce bir omuza değdirip 5’e kadar sayın. Sonra aynı işlemi diğer omuza yapıp hareketleri 10 defa tekrar edin. </li>
<li><strong>Duvar yürüyüşü</strong>: Yüzünüz duvara dönük şekilde durun.        Parmaklarınızı duvarda yukarı doğru “yürütün”. Kolunuzu zorlamadan yukarıya götürün. 5 saniye bekleyin, indirin. 10 tekrar yapın.Bu işlemi duvara yan dönerek de aynı şekilde uygulayın. </li>
<li><strong>Kol sallama</strong>: Hafifçe öne doğru eğilin ve bir elinizi masa ya da sabit bir yere destek olarak dayayın. Diğer kolunuzu serbest bırakın. Kolunuzu küçük daireler çizerek yavaş ve kontrollü şekilde hareket ettirin. Bu hareketleri her iki kola 3 dakika uygulayın.  </li>
</ul>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/omuz-sagligi-icin-bu-7-yanlis-davranistan-uzak-durun-617181">Omuz sağlığı için bu 7 yanlış davranıştan uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>O Şekerden Uzak Durun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/o-sekerden-uzak-durun-592415</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hücre]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şekerden]]></category>
		<category><![CDATA[şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birçok kişi şekeri yalnızca tatlılarda veya gazlı içeceklerde arıyor, oysa günlük hayatımızda tükettiğimiz unlu mamuller, kahvaltılık gevrekler, soslar ve özellikle “light” etiketli ürünler bile yüksek miktarda gizli şeker içeriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/o-sekerden-uzak-durun-592415">O Şekerden Uzak Durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişi şekeri yalnızca tatlılarda veya gazlı içeceklerde arıyor, oysa günlük hayatımızda tükettiğimiz unlu mamuller, kahvaltılık gevrekler, soslar ve özellikle “light” etiketli ürünler bile yüksek miktarda gizli şeker içeriyor. Bu ürünlerin çoğu, özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu ile tatlandırılıyor ve vücutta ciddi metabolik bozulmalara yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Fruktoz, özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu formunda alındığında en agresif ve zararlı şeker türüdür. Karaciğerde doğrudan yağ üretimini tetikler, ürik asidi yükseltir ve insülin direncini hızlandırır. Fazla fruktoz, non-alkolik karaciğer yağlanması ve metabolik sendrom gelişiminin temel nedenlerinden biridir” ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>ŞEKER VÜCUDUNUZA BUNLARI YAPIYOR </strong></p>
<p>Şekerin vücut üzerindeki etkisi yalnızca alınan kaloriyle sınırlı değil; fazla glikoz ve özellikle fruktoz, hücre düzeyinde biyokimyasal değişimlere yol açıyor. Şekerin proteinlerle kontrolsüz birleşmesi sonucu ileri glikasyon ürünleri (AGEs) adı verilen bileşikler oluşuyor. Bu maddeler, dokulardaki protein, lipid ve DNA yapılarında çapraz bağlanmalara neden olarak doku elastikiyetini azaltıyor, hücrelerin fonksiyonlarını bozuyor ve yaşlanma sürecini hızlandırıyor.</p>
<p><strong>5 MADDEDE ŞEKERİN VÜCUDA YAPTIĞI HARABİYET </strong></p>
<ul>
<li><strong>Hücre yaşlanmasını hızlandırır:</strong> Glikozun proteinlerle kontrolsüz birleşmesi sonucu oluşan ileri glikasyon ürünleri (AGEs), doku elastikiyetini azaltır ve hücrelerin yenilenme kapasitesini düşürür.</li>
<li><strong>Damar yapısını bozar:</strong> AGEs birikimi, damar sertliğine yol açarak kalp-damar hastalıklarının zeminini hazırlar.</li>
<li><strong>Organ hasarına neden olur:</strong> Böbrek, göz ve sinir dokularında dejeneratif hasarlar oluşturur; diyabetin uzun vadeli komplikasyonlarını tetikler.</li>
<li><strong>Bağımlılık benzeri etki yaratır: </strong>Şeker, beyinde dopamin salınımını artırarak geçici bir haz oluşturur ve bu da sürekli tatlı yeme isteğini körükler.</li>
<li><strong>Bağışıklığı zayıflatır:</strong> Fazla şeker, nötrofil fonksiyonlarını yüzde 40’a kadar düşürerek vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasını zayıflatır.</li>
</ul>
<p><strong>Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız;</strong> “Şeker yalnızca kilo aldırmaz; hücre yaşlanmasını hızlandırır, damar yapısını bozar ve bağışıklığı zayıflatır. Bu nedenle diyabetle mücadelede asıl hedef, şekeri sadece azaltmak değil, vücudun biyolojik dengesini korumaktır. ”diyor. </p>
<p><strong>DİYABETİ NASIL UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMIN ANAHTARI YAPARSINIZ?</strong></p>
<p>Yüksek şeker alımı, pankreası sürekli insülin üretmeye zorlayarak hücrelerin bu hormona karşı duyarsızlaşmasına neden olur. Bu durum, insülin direnci ve ardından tip 2 diyabetin gelişimini tetikler. Ancak diyabet yalnızca fazla şeker tüketiminden değil; genetik yatkınlık, stres, uyku eksikliği ve hareketsizlik gibi faktörlerin birleşiminden doğan çok boyutlu bir metabolik sorundur. Dr. Erkan Sarıyıldız, bundan 40–50 yıl önce diyabet tanısı alan bireylerin yaşam süresinin kısa olduğunu, ancak bugün durumun tamamen değiştiğini vurgulayarak “Geçmişte diyabet erken ölüm anlamına gelirdi. O dönemde kan şekeri takibi kısıtlı, ilaç seçenekleri sınırlıydı. Bugünse sürekli glikoz ölçüm sistemleri, modern ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde diyabet yönetilebilir bir kronik hastalık haline geldi ”ifadelerini kullanıyor. </p>
<p><strong>DİYABETİNİ YÖNETEN SAĞLIĞINI DA YÖNETİR!</strong></p>
<p>Diyabetin artık sadece kan şekerini kontrol altında tutmak değil, tüm yaşam biçimini dengelemek anlamına geldiğini belirten <strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Düzenli beslenme, yeterli uyku, stres yönetimi ve hareketli yaşam, diyabeti bir “risk”ten çıkarıp “yaşam rehberi”ne dönüştürüyor. Diyabetini doğru yöneten bir kişi, ortalama nüfusa göre daha uzun ve daha kaliteli bir hayat sürebilir. Çünkü bu hastalık, kişiyi disiplinli, farkındalığı yüksek ve sağlıklı bir yaşama yönlendirir” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/o-sekerden-uzak-durun-592415">O Şekerden Uzak Durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Apr 2024 10:08:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[düzenine]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[geçin]]></category>
		<category><![CDATA[hamur]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yağlı]]></category>
		<category><![CDATA[yiyeceklerden]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretlerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449583</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan süresince 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu eski beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583">Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan süresince 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu eski beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceğini söylüyor. “Bayram sonrası normal beslenmemize hızlı bir geçiş yapmak yerine adım adım ilerlemek gerekli.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit,</strong> <strong>ana öğünleri yatmadan 4-5 saat öncesinde tüketmenin, ana öğünlerde çorba, salata ve yoğurt üçlüsünü bulundurmanın daha az kalori alınması ve daha sağlıklı hissedilmesini sağlayacağı bilgisini verdi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, oruç sonrası nasıl beslenmek gerektiğini anlattı.</p>
<p><strong>“Ramazandan sonra önceki beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçmemek gerekli”</strong></p>
<p>Ramazan Bayramı ile birlikte eski beslenme düzenine dönülmek istenildiğini ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Ancak 2 öğün beslenmeye 1 ay boyunca adapte olmuş, susuzluğa, daha az kalori almaya, daha az atıştırmaya alışmış olan vücudu, önceki beslenme düzenine hızlı bir şekilde geçerek yormamak gerekli. Sindirim sisteminin ani değişikliklerden olumsuz etkilenebileceği unutulmamalı.” dedi.</p>
<p><strong>Adım adım ilerlemeli…</strong></p>
<p>“Bayram sonrası normal beslenmemize hızlı bir geçiş yapmak yerine adım adım ilerlemek gerekli.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sindirim sorunları en az düzeye indirmek, kilo kontrolünü kolaylaştırmak ve en önemlisi psikolojik olarak çok daha sağlıklı hissetmek için bayramdan itibaren yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Güne proteinli bir kahvaltı ile başlayın. Reçel, bal, tüketiminizi olabildiğince sınırlandırın. Masaya mümkünse küçük porsiyonlarda koymaya çalışın. Bayramlarda çoğu birey çalışmadığı veya tatilde olduğu için geç bir kahvaltı ve akşam yemeği tercih edilir. Bu 2 öğüne yoğurt, çiğ kuruyemiş ve taze meyve gibi bir ara öğün eklemek, geceleri şeker ihtiyacınızın azalmasına yardımcı olacaktır. Su tüketmeyi unutmayınız. Özellikle bayramlarda şeker tüketimiyle birlikte iştah kontrolü zorlaşmaktadır. Ancak yeterli miktarda su tüketildiğinde (kilo başına 35 ml) iştah kontrolü çok daha kolay olacaktır.” </p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde ikramları tadım porsiyonunda tüketin…</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinde kültürel olarak çeşit çeşit yemekler ikram edildiğini de dile getiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu ikramların, genellikle hamur işi ve yağlı besinler oluyor. Bu besinler kan şekeri dengesini bozarak çoğunlukla karın çevresinde yağlanmaya sebep oluyor. Karın çevresinin yağlanması da kalp damar hastalıkları için risk faktörü… Bu nedenle misafirliklerde olabildiğince bu besinlerden kaçınmak gerekli. Eğer karşımızdaki kişiyi kıramıyorsak en azından ikramlar tadım porsiyonunda tüketilmeli.” dedi.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, ana öğünleri yatmadan 4-5 saat öncesinde tüketmenin, ana öğünlerde çorba, salata ve yoğurt üçlüsünü bulundurmanın daha az kalori alınması ve daha sağlıklı hissedilmesini sağlayacağını sözlerini ekledi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-sonrasi-eski-beslenme-duzenine-adim-adim-gecin-bayram-ziyaretlerinde-hamur-isi-ve-yagli-yiyeceklerden-uzak-durun-449583">Bayram sonrası eski beslenme düzenine adım adım geçin! Bayram ziyaretlerinde hamur işi ve yağlı yiyeceklerden uzak durun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düğün Günü Protein Ağırlıklı Beslenin Ödem ve Şişkinlik Yapan Gıdalardan Uzak Durun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dugun-gunu-protein-agirlikli-beslenin-odem-ve-siskinlik-yapan-gidalardan-uzak-durun-449387</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 12:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenin]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[gıdalardan]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[ödem]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[şişkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düğün mevsimi yaklaşıyor. Peki, evlenmeye hazırlananlar, bu önemli gün öncesinde enerjik ve fit görünmek için beslenme konusunda neler yapmalı?</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dugun-gunu-protein-agirlikli-beslenin-odem-ve-siskinlik-yapan-gidalardan-uzak-durun-449387">Düğün Günü Protein Ağırlıklı Beslenin Ödem ve Şişkinlik Yapan Gıdalardan Uzak Durun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Düğün mevsimi yaklaşıyor. Peki, evlenmeye hazırlananlar, bu önemli gün öncesinde enerjik ve fit görünmek için beslenme konusunda neler yapmalı? </span></strong></p>
<p><strong><span>Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Seda Uşarer, düğün günü için beslenme tüyoları verdi: “Ödem şikâyeti yaşamamak için turşu, salamura, konserve gibi tuzlu besinlerden uzak durulmalı. Düğünden üç gün önce, gaz ve şişkinlik yapan kurubaklagil, brokoli, pırasa, kereviz gibi besinlerden vazgeçilmeli.</span></strong></p>
<p><span>Düğünde sağlıklı ve fit görünmek için nasıl beslenmek gerekiyor? Medicana International İzmir Hastanesi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Uşarer, sağlıklı beslenme konusunda önemli tüyolar verirken, evlenmeye hazırlananların düğün günü kendilerini daha iyi hissetmeleri için yapması gerekenleri sıraladı.  </span></p>
<p><strong><span>Şok diyetler halsizliğe sebep olabilir</span></strong></p>
<p><span>Fit bir görünümüne ulaşmak isteyen ve kilo fazlası olduğunu düşünenler şok diyetlerde çözüm arıyor, fakat bu yaklaşım oldukça yanlış. Çünkü panikle kısa sürede verilen kilolar daha sonra hızlı kilo alınmasına neden olabiliyor. Bunun yanında şok diyetler kas ve su kaybı yaratacağı için kişide halsizlik, yorgunluk, yüz bölgesinde ifade düşüklüğü ve cilt renginin solması gibi sıkıntılar da yaratabiliyor. Bu dönemde enerjik, dinç görünmeniz, cildinizin parlak ve gergin durması oldukça önemlidir. </span></p>
<p><strong><span>Gereğinden fazla kilo verilmemeli</span></strong></p>
<p><span>Düğün öncesi kilo fazlalığına göre beslenme programı oluşturmak, sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve bunu hayatınıza adapte etmek için bir diyetisyenden yardım alınabilir. Beslenme programına paralel olarak uygun bir spor yapılması daha fit bir görünüm için gereklidir. Bu süreçte bir uzmanla çalışmak önemlidir çünkü gereğinden fazla kilo vermek dış görünüşü değiştirebilir. </span></p>
<p><strong><span>Beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmeli</span></strong></p>
<p><span>Düğün hazırlıkları sırasında bağışıklık sisteminizin güçlü olması çok önemlidir. Düğün öncesi son 1-2 gün ve düğün günü gelinlerde heyecandan dolayı iştah kesilmeleri yaşanabilir, bu süreç olağandır. Ancak düğün günü gelinin enerjik ve fit olması, cildinin parlak görünmesi için beslenmesi ve uyku düzeni çok önemlidir.</span></p>
<p><span>Düğün öncesi ve sırasında ödem şikâyeti yaşamamak için turşu, salamura, konserve ve yüksek miktarda sodyum içeren maden suları gibi tuzlu besinlerden uzak durulmalı. Gaz ve şişkinlik yaşamamak için düğünden 3 gün önce kurubaklagil, brokoli, pırasa, brüksel lahanası ve kereviz gibi besinlerden de uzak durulmalı</span></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<p><strong><span>Düğün öncesi dikkat edilmesi gerekenler</span></strong></p>
<ol>
<li><span>Düğün öncesi akşam 23:00’de yatın ve 7-8 saat uyuyun.</span></li>
<li><span>Protein ağırlıklı beslenin ve basit karbonhidratlardan uzak durun.</span></li>
<li><span>Güne mutlaka kahvaltı ile başlayın, bu sayede uzun süre tokluk hissi oluşur. Kahvaltıda haşlanmış yumurta, peynir, ceviz ve taze sebze olmalı.</span></li>
<li><span>Kafein tüketimini azaltın.</span></li>
<li><span>Tatlılardan ve taze sıkılmış meyve suyu dahil şekerli içeceklerden uzak durun.</span></li>
<li><span>Öğün aralıklarının 4-5 saat olması metabolizmayı hızlandırır, performansı arttırır.</span></li>
<li><span>Parlak bir cilt için mutlaka 2,5 lt su için.</span></li>
<li><span>Yanınızda kavrulmamış fındık, badem gibi kuruyemişler bulundurun. Kuruyemişler, uzun süre tokluk sağlayarak abur cubur tüketimini engelleyecektir.</span></li>
<li><span>Düğün öncesi akşam yemeğinde mutlaka kırmızı et, tavuk, balık gibi bir protein ve yanında şişkinlik yapmaması için yeşil salata yerine pişmiş bir sebze yiyin.</span></li>
<li><span>Son olarak en önemlisi kendinizi fiziksel ve ruhsal olarak iyi hissetmeniz, fit olabilmeniz için günde mutlaka 1 saatlik yürüyüş yapmalısınız.</span></li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dugun-gunu-protein-agirlikli-beslenin-odem-ve-siskinlik-yapan-gidalardan-uzak-durun-449387">Düğün Günü Protein Ağırlıklı Beslenin Ödem ve Şişkinlik Yapan Gıdalardan Uzak Durun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sınav Kaygısını Artıran 10 Hatalı Düşünceden Uzak Durun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sinav-kaygisini-artiran-10-hatali-dusunceden-uzak-durun-384741</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 12:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıran]]></category>
		<category><![CDATA[durun]]></category>
		<category><![CDATA[düşünceden]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı]]></category>
		<category><![CDATA[kaygısını]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek Öğrenim Kurumları Sınavı’na (YKS) günler kalırken, sınava girecek gençlerde ve ailelerinde sınav kaygısı oluşabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-kaygisini-artiran-10-hatali-dusunceden-uzak-durun-384741">Sınav Kaygısını Artıran 10 Hatalı Düşünceden Uzak Durun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Öğrenim Kurumları Sınavı’na (YKS) günler kalırken, sınava girecek gençlerde ve ailelerinde sınav kaygısı oluşabiliyor. Doğru yönetilemeyen bu kaygı, öğrencilerin hata olasılığını artırarak başarı şansını da düşürüyor. Mükemmeliyetçi ve rekabetçi kişilerde daha sık izlenen sınav kaygısının azaltılması için olumsuz düşüncelerin, olumlu alternatif düşüncelere çevrilmesi gerekiyor. Memorial Ankara Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uz. Dr. Esengül Ekici, sınav kaygısı ile baş etme yöntemleri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Normal düzeydeki sınav kaygısı kişiyi motive eder</strong></p>
<p>Sınava kaygısı, bireyin öğrendiği bilgileri sınav esnasında etkin olarak kullanmasına engel olup başarısını düşüren yoğun kaygıdır. Gerekli ve normal bir duygu olan sınav kaygısı aslında, bireyi sınava çalışmaya motive eder ve başarı için istekli olunmasını sağlar. Eğer kişiyi rahatsız ederse, durumla orantısız olursa, karar verme süreçlerini bozup sınava hazırlanmayı engellerse o zaman bir sorun haline gelir.</p>
<p><strong>Sınav kaygısı fiziksel belirtiler de gösterir</strong></p>
<p>Sınav kaygısı belirtilerinde, terleme, titreme, çarpıntı, dikkat sorunları, endişe, huzursuzluk, mide bulantısı, çalışmak istememe, bedensel belirtiler, kendini yetersiz, değersiz görme sayılabilmektedir. Bu belirtiler bireyin başarısının düşmesine neden olurken, sınav kaygısı yaşayan kişi ders çalışmayabilir, çalışmayı erteleyebilir veya sınav hakkında konuşmaz. Ayrıca çok çalışılmasına karşın başarıda düşme olabilir.</p>
<p><strong>Mükemmeliyetçi ve rekabetçi kişilerde daha çok görülür</strong></p>
<p>Sınav kaygısı sınavla ilgili gerçekçi olmayan düşüncelere sahip olanlarda, sınavın sürecinden çok sonucuna odaklananlarda, sınav sonucunu felaketleştirenlerde ve sınava ilişkin bilgisine güvensizlik duyanlarda olabilir. Ayrıca kişilik yapısı olarak mükemmeliyetçi, rekabetçi bireylerde daha sık rastlanır. Bir ruhsal bozukluk ortaya çıkmışsa ve belirtilerden dolayı işlevselliğinin bozulması, davranış bozukluklarının görülmesi ve kaygı ile başa çıkılamaması gibi durumlar psikiyatrik destek alınması gerektiğinin başlıca göstergeleridir.</p>
<p><strong>Sınav kaygısını tetikleyen gerçekçi olmayan düşünceleri, olumlu düşünceye çevirin</strong></p>
<p>Bireyin düşüncelerini sorgulaması ve alternatif düşüncelerle yeni bir gözden bakmayı öğrenmesi, nefes egzersizleri (4-7-8 nefes tekniği), kaygının normalize edilmesi, dikkatini başka noktalara odaklama tekniği sınav kaygısını gidermede kullanılabilecek başa çıkma yollarıdır. Bununla birlikte sınav kaygısını tetikleyen gerçekçi olmayan düşüncelerden sıyrılıp, bu endişeleri olumlu düşünceye çevrilmesi kişilere fayda sağlar. Gerçekçi olmayan düşüncelerden bazıları ve olumlu karşılıkları aşağıdaki şekilde sıralanabilir.</p>
<ul>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Soruların yanıtları hızlıca aklıma gelmiyor ve bu durum çok zaman kaybettiriyor.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE</strong>: Soruların yanıtları hemen aklıma gelirse o soruları yanıtlarım, şayet gelmezse o zaman bunlarla uğraşmayıp diğer sorulara geçebilirim, o soruya da işaret koyup tekrar dönebilirim.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Sınavda başarısız olmam demek ben bir hiçim demek.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Sınav sonucum, benim değil sadece sınavın bir değerlendirmesi.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE</strong>: &#8220;Sınavı kazanamazsam annemin babamın yüzüne bakamam onlar benim için her şeyden fedakarlık ettiler.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE</strong>: “Anne babam ebeveyn olarak ellerinden geleni yaptılar, ben ebeveyn olsam ben de öyle yapardım, ben de çalışmak için elimden geleni yapacağım.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Sınavda başaramazsam rezil olurum.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Rezil olmak benim kafamda, benim hayatım sadece sınav sonucundan ibaret değil, başka şeyler de var hayatta sonuçta.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Sınavda hiç dikkatim dağılmamalı.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Dikkatim normal olarak tabiî ki dağılabilir, ben dikkatimi yeniden toplayarak devam edebilirim.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Sınavda hiç heyecanlanmamam gerekir.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Sınavda tabii ki heyecanlanılabilir, heyecanlanmak normal bir durumdur.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Sınavda hiç bir soruda takılmamalıyım, soruları hemen yapmalıyım.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Sınavda pek tabii bilemediğim zorlandığım soru olabilir, o zaman o soruyu atlarım, işaretlerim sonra geri dönerim, belki diğer soruları yapar ve puan kazanırım, aynı soruda zaman kaybetmeme gerek yok.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> &#8220;Sınavda kesin başarılı olamayacağım.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Sınav sonucunda başarı ya da başarısızlığı düşünmektense tek elimde olan şey olarak ders çalışmayı sürdürebilirim, böylece başarılı olma olasılığım artar.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE: </strong>&#8220;Sınavda kesin yetiştiremeyeceğim.&#8221;</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE: </strong>“Zamanı kullanmak benim kontrolümde ve dikkatimi sorulara verirsem yetiştirme olasılığım artar. Her çalıştığımı hatırlayabilmek ve sınavda yapabilmek benim elimde değil, tek elimde olan şey var o da çalışmak.”</li>
<li><strong>OLUMSUZ DÜŞÜNCE:</strong> “Sınavı kazanamazsam mahvolurum.”</li>
<li><strong>ALTERNATİF DÜŞÜNCE:</strong> “Sınavda başarısız olmam dünyanın sonu değil, telafisi var.”</li>
</ul>
<p><strong>Sınav ölüm kalım meselesi olarak gösterilmemeli</strong></p>
<p>Ailelerin yüksek beklentilerinin olması ve bunu yansıtmaları çocuğu olumsuz etkileyebilmektedir. Aileler çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalı, çocuğun sınava çalışmasını önemsemeli, çocuğa olumlu geri bildirimde bulunmalı ve çocuğa güven vermelidir. Sınavın ölüm kalım meselesi olmadığı, sınavda başarılı olamamanın dünyanın sonu olmadığı ve sonuç ne olursa olsun o ailenin evladı olarak sevildiği çocuğa aktarılmalıdır.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sinav-kaygisini-artiran-10-hatali-dusunceden-uzak-durun-384741">Sınav Kaygısını Artıran 10 Hatalı Düşünceden Uzak Durun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
