<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dünyada | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dunyada/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dunyada</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Mar 2026 07:29:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dünyada | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dunyada</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 07:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[22]]></category>
		<category><![CDATA[50 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Riski]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771">Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kolorektal kanser, küresel çapta en yaygın kanser türlerinden biri olarak gösteriliyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon yeni vaka görülürken, ülkemizde yılda yaklaşık 22 bin kişi bu hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Bu rakamlar, hastalığın özellikle 50 yaş üstü bireyleri etkilediğini gösterse de, 50 yaş altı genç yetişkinlerde de vaka sayısında belirgin bir artış görülüyor. Ülkemizde özellikle Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da hayat kaybı oranlarında artış gözleniyor. Kolon kanseri erken evrede tespit edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir olmasına rağmen, geç teşhis durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bazı yaşam tarzı değişiklikleri ile kolorektal kanser riski %30-50 oranında azaltabiliyor ve erken tanı ile 5 yıllık sağkalım oranı %90&#8217;ın üzerine çıkabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, kolon kanserinin nedenleri, korunma yöntemleri ve tedavileri hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>50 yaş üstü kişilerin özellikle dikkat etmesi gerekiyor</strong></p>
<p>Kolorektal kanser, kalın bağırsak ve rektum hücrelerinin kontrolsüz büyümesiyle oluşur ve genellikle poliplerin zamanla kansere dönüşmesiyle başlar. Kesin nedeni tam bilinmese de, risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, ileri yaş (özellikle 50 yaş üstü), sağlıksız beslenme, obezite, sigara ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn veya ülseratif kolit gibi) yer alır. Bu faktörler hücrelerde genetik değişikliklere yol açarak kanser gelişimini tetikleyebilir.</p>
<p><strong>Bu belirtileri görmezden gelmeyin</strong></p>
<p>Kolon kanserinin belirtileri genellikle erken evrede belirgin olmayabilir ve kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın olan belirtiler aşağıdaki gibidir;</p>
<ul>
<li>Dışkıda kan görülmesi</li>
<li>Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal, kabızlık veya dışkı şeklinde incelme)</li>
<li>Karın ağrısı veya kramplar</li>
<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
<li>Yorgunluk ve halsizlik </li>
</ul>
<p>Bu belirtiler fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir, çünkü erken tanı tedavi şansını artırır.</p>
<p><strong>Kolon kanserinden korunmak için bunlara dikkat edin;</strong></p>
<p>Kolorektal kanser büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Aşağıdaki maddeleri uygulayarak riskinizi önemli oranda azaltabilirsiniz:</p>
<ol>
<li><strong>Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin:</strong> Meyve, sebze ve tam tahıllar açısından zengin bir diyet uygulayın. Kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini sınırlayın. Lifli gıdalar bağırsak sağlığını korur ve kanser riskini düşürür.</li>
<li><strong>Sigara ve alkolü bırakın</strong>: Sigara içmek kolorektal kanser riskini artırır. Alkol tüketimini minimuma indirin veya tamamen bırakın, çünkü bu maddeler bağırsak hücrelerine zarar verir.</li>
<li><strong>Kilonuzu kontrol altında tutun:</strong> Fazla kilolar, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, kanser riskini yükseltir. İdeal kilonuza ulaşmak için dengeli beslenme ve hareketli bir yaşamı tercih edin.</li>
<li><strong>Düzenli egzersiz yapın:</strong> Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz bağırsak hareketlerini düzenler ve kanser riskini azaltır. Her gün 30 dakika yürümek bile faydalı olabilir.</li>
<li><strong>Tarama testlerini ihmal etmeyin:</strong> 45-50 yaşından itibaren düzenli kolonoskopi yaptırın. Erken evrede polip tespiti, kanserin önlenmesini sağlar. Aile öyküsü varsa daha erken başlayın.</li>
<li><strong>Su tüketimini artırın ve kabızlıktan kaçının:</strong> Bol su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinmek bağırsak sağlığını korur. Kabızlık, uzun vadede risk yaratabilir.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yilda-2-milyon-ulkemizde-22-bin-kisi-kolon-kanseri-oluyor-623771">Dünyada Yılda 2 Milyon, Ülkemizde 22 Bin Kişi Kolon Kanseri Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dünyada Dijital Alışkanlıkları Güncellemenin Yollarını Paylaşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yapay-zeka-odakli-yeni-dunyada-dijital-aliskanliklari-guncellemenin-yollarini-paylasiyor-622676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 07:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[gizlilik]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapay zekâ (YZ) araçlarıyla donatılmış akıllı cihazların ve " kesintisiz çalışan dijital hizmetler" hizmetlerin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, birkaç yıl öncesinin siber güvenlik alışkanlıkları artık yeterli gelmeyebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yapay-zeka-odakli-yeni-dunyada-dijital-aliskanliklari-guncellemenin-yollarini-paylasiyor-622676">Kaspersky, Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dünyada Dijital Alışkanlıkları Güncellemenin Yollarını Paylaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ (YZ) araçlarıyla donatılmış akıllı cihazların ve &#8221; kesintisiz çalışan dijital hizmetler&#8221; hizmetlerin günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, birkaç yıl öncesinin siber güvenlik alışkanlıkları artık yeterli gelmeyebiliyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemlerinden, kullanıcıları kişisel bilgilerini paylaşmaya teşvik eden sosyal medya akımlarına kadar dijital etkileşim biçimleri hızla evriliyor. Günümüzde güvende kalmak, dijital alışkanlıklarda küçük ancak bilinçli değişiklikler yapmayı gerektiriyor. Küresel siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketi Kaspersky uzmanları, çevrimiçi ortamda korunmaya yardımcı olacak şu tavsiyeleri paylaşıyor:</p>
<p><strong>1. Doğrulama taleplerine karşı temkinli olun.</strong> Günümüzde pek çok dolandırıcılık yöntemi; hesap onayı, ödeme bilgisi güncellemesi veya giriş denemesi onayı gibi meşru doğrulama süreçlerini taklit ediyor. Kullanıcılar sıkça karşılaştıkları güvenlik uyarılarına alıştıkları için bu taleplere düşünmeden yanıt verebiliyor. Doğrulama kodlarını veya kişisel bilgilerinizi paylaşmadan önce durup düşünün; talebin doğruluğunu resmi web siteleri üzerinden veya hizmet sağlayıcıyla doğrudan iletişime geçerek teyit edin.</p>
<p><strong>2. Sağlıklı yapay zekâ kullanım alışkanlıkları edinin.</strong> Yapay zekâ asistanları, sohbet botları ve içerik üretim uygulamaları her ne kadar kolaylık ve eğlence sunsa da, bu platformlara yüksek çözünürlüklü fotoğraflar veya kişisel bilgiler yüklemek ciddi gizlilik riskleri barındırıyor. Yüz görüntüleri biyometrik kimlik doğrulayıcı olarak kullanılabilir; bir kez paylaşıldığında bu verilerin nasıl saklandığı veya yeniden kullanıldığı üzerindeki kontrolünüz sınırlı kalabilir. YZ araçlarını kullanmadan önce gizlilik politikalarını inceleyin, paylaştığınız kişisel verileri asgari düzeyde tutun ve hassas belgeleri yüklemekten kaçının.</p>
<p><strong>3. Yapay zekâ konusunda &#8220;dersinize çalışın&#8221;.</strong> Ebeveynler için yapay zekâ asistanlarının yaygınlaşması yeni bir sorumluluk alanını beraberinde getiriyor. Bu araçlar eğitimi interaktif ve oyunlaştırılmış hale getirse de çocuklar verilerinin nasıl kullanıldığını ve işlendiğini tam olarak anlamadan veya aldıkları yanıtları eleştirel bir süzgeçten geçirmeden ödev desteği ya da eğlence amacıyla bu araçlara yönelebiliyor. Sorumlu YZ kullanımı, gizlilik farkındalığı ve aşırı bilgi paylaşımının riskleri üzerine yapılacak açık iletişim, çocukların erken yaşta güvenli dijital alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>4. Çevrimiçi aboneliklerinizi düzenli olarak gözden geçirin.</strong> Dijital ayak izini azaltmak, basit ama çoğu zaman göz ardı edilen bir adımdır. Zamanla kullanılmayan abonelikler, atıl hesaplar ve unutulmuş uygulamalar kişisel verilerin ve ödeme bilgilerinin birikmesine neden olur. Abonelikleri düzenli olarak gözden geçirmek, kullanılmayan hesapları silmek ve hangi uygulamaların kişisel verilere erişimi olduğunu kontrol etmek, olası veri sızıntısı risklerini önemli ölçüde azaltır.</p>
<p><strong>5. Cihazlarınızı ve evinizi güvence altına alın.</strong> Cihazların kullanım ömrü ve güvenliği ve akıllı ev güvenliği de bu süreçte kritik rol oynuyor. Artık güvenlik güncellemesi almayan eski cihazlar, yamalanmamış açıklar barındırabilir. Akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, yönlendirici (router) ve akıllı ev sistemlerinin en güncel aygıt yazılımını (firmware) kullandığından; güçlü parolalar ve çok aşamalı kimlik doğrulama ile korunduğundan emin olun. Bağlı cihazlardaki varsayılan şifreleri değiştirmek ve ev Wi-Fi ağını güvenli hale getirmek, hem kişisel verileri hem de fiziksel yaşam alanını korumak için temel adımlardır.</p>
<p>Teknoloji ve yapay zekâ günlük yaşamla daha entegre hale geldikçe, güvenlik artık radikal önlemlerden ziyade tutarlı ve bilinçli alışkanlıklarla ilgili bir meseleye dönüşüyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Orta Doğu ve Afrika Teknik Uzmanı</strong> <strong>Brandon Muller</strong>, konuyla ilgili şunları söylüyor: <em>&#8220;Teknoloji hızla gelişiyor ve çevrimiçi davranışlarımız da bu hıza ayak uydurmalı. Gizlilik ayarlarını, uygulama izinlerini ve bağlı üçüncü taraf hizmetlerini gözden geçirmeye vakit ayırın; artık ihtiyacınız olmayan her şeyi sisteminizden kaldırın. Neleri paylaştığımız, talepleri nasıl doğruladığımız ve cihazlarımızı nasıl yönettiğimiz konusunda daha temkinli davranarak, modern siber risklere maruz kalma oranımızı düşürebilir ve yeni teknolojilerin avantajlarından güvenle yararlanabiliriz.&#8221;</em></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-yapay-zeka-odakli-yeni-dunyada-dijital-aliskanliklari-guncellemenin-yollarini-paylasiyor-622676">Kaspersky, Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dünyada Dijital Alışkanlıkları Güncellemenin Yollarını Paylaşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 12:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[esra]]></category>
		<category><![CDATA[gül]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nezaket]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 21 Mart Nezaket Günü kapsamında, dijital platformlarda iletişim dili ve nezaket kültürünü değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, 21 Mart Nezaket Günü kapsamında, dijital platformlarda iletişim dili ve nezaket kültürünü değerlendirdi.</p>
<p><strong>Dijital iletişimde mimik ve tonlama yok</strong></p>
<p>Dijital ortamlarda kurulan iletişimin yüz yüze iletişimden farklı dinamiklere sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Atalay, “Dijital platformda iletişim kurarken günlük yaşamda konuşmalarımıza eşlik eden mimikler, jestler, ses tonlamaları yok. Bundan dolayı muhatabımız bizi yalnızca kullandığımız sözlerle değerlendiriyor. Bu sınırlı iletişim biçimi birçok yanlış anlamalara neden olabiliyor. Önemsiz gibi görünen küçük bir kelime seçimi bile çok daha sert algılanabiliyor. Yüz yüze iletişimde genelde kendimizi daha fazla kontrol ediyoruz; çünkü karşımızdaki kişinin tepkilerini anında görüp buna göre kendi mesajımızı yeniden şekillendirebiliyoruz. Dijitalde ise bu geri bildirim gecikmeli ya da hiç yok. Bu da iletişimi daha soğuk ve riskli hale getiriyor. Dolayısıyla nazik bir iletişim üslubu kullanmaya dikkat etmek her zamankinden daha önemli hale geliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sosyal medyada sert dilin nedeni sadece bireyler değil</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan dilin çoğu zaman daha sert ve kırıcı olabildiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, “Bunun birkaç nedeni var. Birincisi, insanlar ekranın arkasında kendilerini daha güvende hissediyor. İkincisi, hızlılık baskısı var. Çoğu zaman düşünmeden hemen yazıp gönderiyoruz. Üçüncüsü de sosyal medyanın algoritmik yapısı daha keskin, daha iddialı, hatta daha saldırgan içerikler daha fazla görünür oluyor. Yani sadece bireysel değil, yapısal bir teşvik de söz konusu. Sosyal medyada karşımızdakinin bir insan olduğunu, yazdıklarımızdan, kullandığımız kelimelerden olumsuz etkilenebileceğini daha az düşünüyoruz. Yüz yüze iletişimin avantajları ortadan kalktığında, özellikle anonimlik söz konusuysa çok daha kaba ve kırıcı olunabiliyor.” diye konuştu.</p>
<p>Bu durumun literatürde “çevrimiçi disinhibisyon etkisi” olarak adlandırıldığını belirten Prof. Dr. Atalay, dijital ortamlarda kurulan iletişimin bazen gerçek değilmiş gibi algılanabildiğine dikkat çekti ve “Çevrimiçi ortamlarda kurulan etkileşimin gerçek değilmiş gibi algılanması olarak özetlenebilecek bu etki altında insanlar sosyal medyada karşımızdakinin ne hissettiğini düşünmeden, olduğundan daha açık sözlü, daha cesur ve ne yazık ki daha kaba olabiliyor. Oysa ekranın arkasında yine bir insan olduğunu hatırlamak önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Emojiler yanlış anlaşılmaları azaltabiliyor</strong></p>
<p>Yazılı dijital iletişimde tonlama ve mimik olmadığı için yanlış anlaşılmaların daha sık yaşanabildiğini belirten Prof. Dr. Atalay, günlük iletişimde emojilerin bu boşluğu kısmen doldurduğunu ifade etti ve “Aslında emojiler bu boşluğu doldurmak, karşı tarafa mesajı kendi yüklediğimiz anlam ve duygu bagajıyla birlikte göndermek için kullanılıyor. Günlük sosyal medya yazışmalarında emojiler kurtarıcı olabiliyor. Ancak daha resmi yazışmalarda emoji kullanmak hoş karşılanmayabilir. Gayri ciddi olarak görülebilir. Bu durumda yazdığımız mesajı kontrol etmeden göndermemek, göndermeden önce mutlaka bir kez sesli okuyarak istediğimizin dışında bir anlam ya da duyguyu çağrıştırıp çağrıştırmadığına dikkat etmek iyi olabilir. Kısa, net, ima, ironi ve esprilerden arındırılmış bir üslup yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir.”  ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Anonimlik saygı sınırlarını zayıflatabiliyor</strong></p>
<p>Dijital ortamlarda anonimlik ve mesafe hissinin saygı ve nezaket sınırlarının aşılmasını kolaylaştırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, “Anonimlik ve mesafe hissi dijital iletişimi daha da kırılgan hale getiriyor. İnsanlar kimlikleri görünür olmadığında ya da karşısındakini ‘gerçek’ bir insan olarak hissetmediğinde, normalde söylemeyecekleri sözleri çok daha rahat dile getirebiliyor. Bu ortamda sosyal normlar gevşiyor, sınırlar esniyor; dolayısıyla saygı ve nezaket ihlalleri artıyor. Özellikle tanımadıkları kişilere karşı, düşünmeden ve ölçüsüzce tepki verebilen bir kullanıcı profili ortaya çıkıyor.” dedi.</p>
<p>Olumsuz yorumların hedefi haline gelen bireyler için bu süreç ciddi bir psikolojik yıpranmaya dönüşebildiğini anlatan Prof. Dr. Atalay, “Üstelik sosyal medyada görünürlük ve ilgi çekme arzusu bu davranışları besliyor. Kendi değerlerini sergilemek, kendince doğru tarafta olduğunu göstermek ya da ahlaki bir üstünlük kurmak adına, çoğu zaman yeterli bilgiye sahip olmadan başkalarını kolayca yargılayan ve linç eden bir dijital kalabalık oluşabiliyor. Ahlaki poz kesme olarak adlandırılan bu duruma sosyal medyada giderek daha çok rastlıyoruz. Bunun mağdurları için ise sosyal yaşam çok zorlaşıyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmeliyiz</strong></p>
<p>Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için bireylerden ailelere ve eğitim kurumlarına kadar çok katmanlı bir sorumluluk bulunduğunu belirten Prof. Dr. Atalay, “Dijital nezaket kültürünün gelişmesi için sorumluluk çok katmanlı bir yapıda.  Bireyler olarak biraz daha yavaşlamak, düşünerek yazmak ve empati kurmak iyi olabilir. Günümüzde dijital nezaket hem ailelerin hem de eğitim kurumlarının çocuklara, gençlere genel terbiye ve saygı eğitimlerinin önemli bir parçası olmalı. Aileler çocuklara sadece teknoloji kullanmayı değil, dijital ortamda nasıl davranılması gerektiğini de öğretebilirler.  Eğitim kurumları bunu bir yaşam becerisi olarak ele almalı. Kısacası, dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-gul-esra-atalay-dijital-dunyada-da-insan-kalmayi-ogrenmemiz-gerekiyor-622053">Prof. Dr. Gül Esra Atalay: &#8220;Dijital dünyada da insan kalmayı öğrenmemiz gerekiyor!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Galaxy S26 Serisi ve Galaxy Buds4 Serisi tüm dünyada satışta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxy-s26-serisi-ve-galaxy-buds4-serisi-tum-dunyada-satista-621008</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[buds4]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[Galaxy Buds4]]></category>
		<category><![CDATA[Galaxy S26]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcı]]></category>
		<category><![CDATA[pro]]></category>
		<category><![CDATA[s26]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[sezgisel]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[ultra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Galaxy S26 serisi ve Galaxy Buds4 serisinin dünya çapında satışa sunulduğunu duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxy-s26-serisi-ve-galaxy-buds4-serisi-tum-dunyada-satista-621008">Samsung Galaxy S26 Serisi ve Galaxy Buds4 Serisi tüm dünyada satışta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics, Galaxy S26 serisi ve Galaxy Buds4 serisinin dünya çapında satışa sunulduğunu duyurdu. Samsung&#8217;un üçüncü nesil AI telefonları olan Galaxy S26 Ultra, Galaxy S26+ ve Galaxy S26, şimdiye kadarki en sezgisel ve proaktif Galaxy AI deneyimlerini sunarak kullanıcıların daha az adımda daha fazlasını başarmasını destekliyor. Galaxy Unpacked etkinliğinin hemen ardından piyasaya sunulan Galaxy S26 serisi, yarattığı olağanüstü erken talep doğrultusunda, ön sipariş rakamlarında önceki yılların rekorlarını da geride bırakarak çift haneli bir artış kaydetti. Dünya çapında ön sipariş veren müşterilerin %70&#8217;inden fazlasının tercihi olan premium Galaxy S26 Ultra, hızla öne çıkan bir model haline geldi.</p>
<p><strong><u>İ</u>novasyonlara liderlik eden</strong> <strong>Galaxy S26 Ultra</strong></p>
<p>Galaxy S26 Ultra; güçlü performans, sektör lideri kamera sistemi, geliştirilmiş sezgisel Galaxy AI ve mobil telefonlarda dünyanın ilk yerleşik Privacy Display (Gizlilik Ekranı) özelliği gibi Samsung&#8217;un en gelişmiş inovasyonlarını tek bir cihazda bir araya getiriyor. Bu özellikte, günlük kullanıma yönelik geliştirilen donanım ile yazılım bir arada çalışarak günlük görüntüleme deneyiminden ödün vermeden gizliliği koruyor. Uzun süreli performans için tasarlanan Galaxy S26 Ultra, Galaxy S serisinde şimdiye kadarki en güçlü performansa sahip. Özel olarak geliştirilmiş mobil işlemci Snapdragon® 8 Elite Gen 5 Mobile Platform for Galaxy ile güçlendirilen Galaxy S26 Ultra; CPU, GPU ve NPU&#8217;da kaydettiği önemli kazanımlarla deneyimlerin önceki seriye kıyasla daha hızlı ve daha akıcı olmasını sağlıyor.</p>
<p>Galaxy S26 Ultra, Samsung&#8217;un bugüne kadarki en sezgisel ve kullanıcı dostu yapay zekâ deneyimlerini kullanıcılarla buluşturuyor. Now Nudge gibi özellikler proaktif ve ilgili bağlamı anlayan öneriler sunarken, Now Brief önemli etkinlikler için zamanında hatırlatmalar gösteriyor. Yapay zekâ asistanı seçme imkanı ise kullanıcıların tek bir tuşa basarak veya sesli bir komutla görevleri daha kolay tamamlamasına yardımcı oluyor. Galaxy S26 Ultra, Samsung&#8217;un etkileyici kamera sisteminin gücünü arkasına alarak, çekim, düzenleme ve paylaşım yapma işlemlerini tek bir sezgisel iş akışında akıcı bir şekilde birleştiriyor. Nightography video, düşük ışıkta bile görüntülerin canlı olmasını sağlarken Super Steady özelliği, dinamik hareketler sırasında bile daha fazla stabilite kazanmak için yeni bir yatay kilitleme seçeneği sunuyor. Düzenleme yapmak da aynı derecede kolaylaşıyor. Yükseltilmiş Photo Assist ile kullanıcılar, yapmak istedikleri değişiklikleri kendi sözcükleriyle kolayca tarif edip görüntüleri iyileştirebiliyor ve yaratıcılıklarını ifade edebiliyor. Creative Studio ile kullanıcılar, fikirlerini kolayca, sticker’dan davetiyelere veya kişiselleştirilmiş duvar kağıtlarına kadar, gösterişli görsellere dönüştürebiliyor. </p>
<p><strong>Galaxy Buds4 serisi: Veri destekli tasarımla gelen üstün Hi-Fi ses kalitesi</strong></p>
<p>Kullanıcılar, Samsung’un en gelişmiş ses ve giyilebilir teknoloji inovasyonlarını akıcı bir deneyim ile bir araya getiren Galaxy Buds4 serisiyle Galaxy S26 serisinin yeteneklerini ileri taşıyabiliyor. Galaxy Buds4 Pro ve Galaxy Buds4, Galaxy Buds serisinde bugüne kadarki en iyi dinleme deneyimini sağlamak üzere üstün Hi-Fi ses ve giyilebilir teknolojilerin günlük rahatlığını sunuyor. Galaxy Buds4 serisi, girintili sıkıştırma kontrolü ile ergonominin ultra şık halini birleştirenyeni bir ikonik blade tasarımına sahip. Gün boyu rahatlık ve konfor sunan bu tasarım, dünyanın yüz milyonlarca noktasından gelen farklı kulak yapılarına dayanan veriler ve on binden fazla kulak yapısına uyum simülasyonu uyum simülasyonu kullanılarak geliştirildi. Galaxy Buds4 Pro&#8217;da yer alan daha geniş woofer, geliştirilmiş Adaptif Ekolayzer ve Aktif Gürültü Engelleme (ANC) gibi güçlü donanım ve yazılım inovasyonları, orijinal kayıtlara sadık, zengin ve tam spektrumlu sesler üretiyor. Çeşitli yapay zekâ asistanları ile Eller serbest sezgisel kullanım özelliklerinin entegrasyonu sayesinde Galaxy Buds4 serisi, Galaxy S26 serisinin&#8217; doğal bir tamamlayıcısı olarak günlük deneyimleri telefonun ötesine taşıyor.</p>
<p>Galaxy S26 serisi, 11 Mart&#8217;tan itibaren operatörler, perakendeciler ve Samsung.com üzerinden satışa sunuldu. Tüm modellerde aynı tasarım diline sahip olan Galaxy S26 serisi, Kobalt Mor, Beyaz, Siyah ve Gök Mavisi renk seçeneklerinin yanı sıra Samsung.com&#8217;a özel Pembe Altın ve Gümüş renk seçenekleriyle satılıyor. Zarif mat kaplamaya sahip Galaxy Buds4 serisi, iki modelde de (Galaxy Buds4 Pro ve Galaxy Buds4) Beyaz ve Siyah renk seçenekleriyle satışa sunuldu. Buds4 Pro için online satışa özel Pembe Altın renk seçeneği bulunuyor. Daha fazla gönül rahatlığıyla kullanım için Samsung Care+, kaza sonucu oluşan hasarların hızlı onarımı, uzatılmış garanti ve hem yurt içinde hem de yurt dışında sertifikalı uzman desteği dahil olmak üzere, cihazlarının değerini koruyan kapsamlı bir koruma paketi sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxy-s26-serisi-ve-galaxy-buds4-serisi-tum-dunyada-satista-621008">Samsung Galaxy S26 Serisi ve Galaxy Buds4 Serisi tüm dünyada satışta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklar-icin-yeni-donem-615601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[16 Yaş]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615601</guid>

					<description><![CDATA[<p>ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklar-icin-yeni-donem-615601">Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de oyun bağımlısı olduğu öne sürülen 11 yaşındaki bir çocuğun babasını öldürmesi ve geçtiğimiz günlerde Trabzon’da 13 yaşındaki Abdulkadir Eymen Bilgin’in ölümü, dijital bağımlılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıyarak “yasaklama mı, güçlendirme mi?” sorusunu kamuoyunun merkezine yerleştirdi.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital bağımlılık konusunu “yasaklama mı, güçlendirme mi?” bağlamında ele aldı.</p>
<p><strong>Dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, ülkemizde 3 Şubat 2026 tarihli resmî gazete yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030”nın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Bu eylem planının stratejik amaçları; Farkındalık ve Bilinçlendirme, Koruyucu ve Önleyici Mekanizmaların Geliştirilmesi, Dijital Risklere Karşı Müdahale ve Destek Mekanizmalarının Güçlendirilmesi ve Yasal ve Kurumsal Düzenlemelerin Güçlendirilmesi başlıklarında belirlenmiştir. Özellikle hem çocukların hem de ailelerin dijital okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi, dijital platformlarda güvenli davranış biçimlerinin kazandırılması ve eleştirel düşünme, etik sorumluluk ve mahremiyet bilinci gibi becerilerin desteklenmesi hedeflenmektedir. Çocukların bilgiye erişim, çevrim içi öğrenme ve teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaları teşvik edilerek, dijital teknolojilerin yalnızca tüketim aracı değil aynı zamanda üretim ve gelişim alanı olarak görülmesi amaçlanmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Avustralya öncü oldu</strong></p>
<p>10 Aralık 2025 itibarıyla Avustralya’da 16 yaş altındaki çocuk ve ergenlerin TikTok, Instagram, YouTube, Snapchat, X ve Facebook gibi büyük sosyal medya platformlarında hesap açmaları ve mevcut hesaplarını sürdürmelerinin yasaklandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “28 Kasım 2024’te kabul edilen ‘Online Safety Amendment (Social Media Minimum Age) Bill 2024’ ile sosyal medya kullanımında asgari yaş 16 olarak belirlenmiş; böylece bu kapsamda dünyada öncü bir düzenleme hayata geçirilmiştir. Yasa, yaptırımları çocuklara ya da ebeveynlere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine yöneltmektedir. Düzenlemenin temel gerekçesi, çocuk ve ergenlerin ruh sağlığını, güvenliğini ve genel iyilik hâlini korumaktır. Siber zorbalık vakalarındaki artış, zararlı içeriklere maruz kalma, çevrim içi istismar riski, kötü niyetli yetişkinlerle temas olasılığı ve sürekli karşılaştırma kültürünün benlik saygısı üzerindeki olumsuz etkileri, yasanın dayanak noktaları arasında gösterilmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya yasaklamaları küresel ölçekte hızlandı</strong></p>
<p>Avustralya’daki bu düzenlemenin, benzer tartışmaları küresel ölçekte hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Birleşik Krallık 16 yaş altına yönelik kısıtlamaları değerlendirmekte; Fransa’da 15 yaş altına sosyal medya yasağını öngören tasarı parlamentodan geçmiştir. Çin, ‘minor mode’ uygulamasıyla yaşa bağlı ekran süresi sınırlamaları getirmiştir. İspanya ve Danimarka’da da benzer düzenlemeler gündemdedir. Avrupa Parlamentosu ise bağlayıcı olmamakla birlikte 16 yaş sınırını öneren bir karar üzerinde uzlaşmıştır. Bu gelişmeler, sosyal medyanın çocuk gelişimi üzerindeki etkisinin pedagojik bir tartışmanın ötesine geçerek hukuki ve siyasal bir mesele hâline geldiğini göstermektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yasaklama bir çözüm mü?</strong></p>
<p>12–16 yaş aralığının kimlik gelişiminin hızlandığı, sosyal kabul ihtiyacının arttığı ve duygusal dalgalanmaların yoğunlaştığı kritik bir dönem olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ergenlikte bireyin fiziksel değişimlere uyum sağlaması, kendilik algısını yapılandırması ve sosyal ilişkiler içinde konumunu belirlemesi beklenir. Ancak nörogelişimsel açıdan dürtü kontrolü ve uzun vadeli sonuçları değerlendirme kapasitesi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu durum, sosyal medya ortamlarında karşılaşılan içeriklere karşı ergenleri daha kırılgan hâle getirebilmektedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ergenlik kırılgan bir dönem</strong></p>
<p>Araştırmalar, sosyal medya platformlarında idealize edilmiş yaşam temsillerinin, mükemmel beden algısı ve popülerlik odaklı görünürlük kültürünün, ergenlerin benlik gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini ortaya koyduğunu da anlatan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Özellikle sosyal karşılaştırma süreçleri, özsaygı ve beden algısı üzerinde belirleyici olabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medya, ergenlerin kendilerini ifade edebildikleri, akran ilişkilerini sürdürebildikleri ve toplumsal meselelere dair farkındalık geliştirebildikleri bir alan olarak da işlev görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya hem risk hem de fırsat barındıran çift yönlü bir dijital ekosistem sunmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmanın da riski var</strong></p>
<p>Çocukların dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri risklerden korunması gerekliliğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Ancak çözümün yalnızca yasaklama üzerinden kurgulanması, sosyal medyanın eğitim, yaratıcılık, sosyal bağ kurma ve kamusal katılım gibi olumlu yönlerini göz ardı etme riskini taşımaktadır. Ayrıca gençleri 16 yaşına kadar dijital deneyimden bütünüyle uzak tutmak, sonrasında ani ve denetimsiz bir geçişe yol açabilir. Bu durum, dijital okuryazarlık ve öz düzenleme becerilerinin kademeli olarak gelişmesini engelleyebilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital okuryazarlık eğitimleri temel olmalı</strong></p>
<p>Bu bağlamda daha sürdürülebilir bir yaklaşımın, “yasaklama” yerine “güvenli tasarım” ve “çocuk hakları temelli düzenleme” ilkelerini merkeze alan politikalar geliştirmek olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, “Algoritmik şeffaflık, yaşa uygun içerik tasarımı, veri koruma önlemleri, etkili denetim mekanizmaları ve dijital okuryazarlık eğitimleri bu yaklaşımın temel bileşenleri olmalıdır. Amaç, gençleri dijital dünyadan izole etmek değil; onları bilinçli, eleştirel düşünebilen ve çevrim içi risklerle başa çıkabilecek dayanıklılığa sahip bireyler olarak güçlendirmektir. 16 yaş altı sosyal medya yasağı yalnızca hukuki bir düzenleme değil; dijital çağda çocukluk ve ergenlik kavramlarının yeniden tanımlandığı bir kırılma noktasına işaret etmektedir. Bu kırılmanın nasıl yönetileceği ise yasaklardan çok, bilimsel veriye dayalı, çok paydaşlı ve çocuk merkezli politikaların geliştirilmesine bağlıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklar-icin-yeni-donem-615601">Dijital dünyada çocuklar için yeni dönem!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Dünyada Omurga Sağlığı İçin 7 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-omurga-sagligi-icin-7-oneri-613319</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[Ekran Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kaş]]></category>
		<category><![CDATA[omurga]]></category>
		<category><![CDATA[Omurga Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital teknolojiler günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak hayatın her alanında yer alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-omurga-sagligi-icin-7-oneri-613319">Dijital Dünyada Omurga Sağlığı İçin 7 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dijital teknolojiler günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olarak hayatın her alanında yer alıyor. Ancak ekran karşısında geçirilen sürenin artması ve bilinçsiz kullanım; omurga sağlığı başta olmak üzere kas-iskelet sistemi ve ruhsal denge üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor. Uzun süre ekran başında kalmak boyun, omuz ve bel ağrılarıyla birlikte duruş bozukluklarına, uyku kalitesinde azalmaya ve dikkat süresinde kısalmaya neden olabiliyor. Bu nedenle dijital kullanımın omurga sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirmek büyük önem taşıyor. Memorial Göztepe Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. İlknur Topal Yarat, dijital ekran kullanımının omurga sağlığına etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Dijital teknolojiler omurga sağlığını nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>İnsan vücudu uzun süreler boyunca sabit bir pozisyonda kalmak üzere tasarlanmamıştır. Bu nedenle hareketsiz yaşam biçimi, zamanla yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik stresin de artmasına yol açar. Ekran karşısında uzun süre hareketsiz kalmak; omurganın doğal eğriliklerinin bozulmasına, kas grupları arasında dengesizliklerin gelişmesine ve eklemlere binen yükün artmasına neden olur. </p>
<p><strong>Bel ve sırt ağrıları, duruş bozuklukları kaçınılmaz </strong></p>
<p>Özellikle başın öne eğik pozisyonda kalması, boyun omurlarına normalin çok üzerinde baskı uygulanmasına yol açar. Bu durum zamanla boyun, bel ve sırt ağrıları, postür (duruş) bozuklukları ve kas spazmları ile kendini gösterebilir. Ayrıca çene sıkma, gerilim tipi baş ağrıları, omuz ve üst sırt bölgesinde sertlik sık görülen şikayetler arasındadır. Uzun süreli ekran kullanımı uyku kalitesinde azalma, dikkat ve konsantrasyon süresinde kısalma gibi bilişsel sorunlara da zemin hazırlayabilir. Tüm bu fiziksel etkiler, beraberinde huzursuzluk, yorgunluk ve ruhsal dengesizlik belirtilerini de getirebilir.</p>
<p><strong>Her yaşta omurga sağlığı için risk oluşturuyor</strong></p>
<p>Uzun süreli ve kontrolsüz dijital ekran kullanımı, her yaş grubunda omurga sağlığı açısından önemli riskler barındırır. Özellikle çocukluk döneminde artan ekran süresi; boyun eğriliği ve skolyoz gelişimine zemin hazırlayabilir. Sağlıklı bir omurga gelişimi için çocuklarda günlük ekran süresinin ideal olarak 1-2 saati aşmaması önerilir. Yetişkinlerde uzun süreli masa başı ve ekran kullanımı postür bozukluklarına, boyun ve bel problemlerine neden olabilir. Omuz, dirsek ve el bileği ağrıları sık görülen şikayetler arasındadır ve zamanla kronik kas-iskelet sorunlarına dönüşebilir. </p>
<p>Daha ileri yaşlarda ekran karşısında geçirilen sürenin artması, hareketsizlikle birlikte kas kütlesinde azalmaya (sarkopeni) ve omurga problemlerinin belirginleşmesine yol açabilir. Bu durum yaşam kalitesini düşürürken, düşme riski, bağımlılık davranışları ve erken ölüm riskinde artışla da ilişkilendirilmektedir. Yaş grubu ne olursa olsun, aşırı dijital ekran kullanımı; dikkat, hafıza ve bilişsel işlevlerde bozulma ile birlikte ruhsal sağlığı olumsuz etkileyerek bağımlılık riskini artırabilir.</p>
<p><strong>Bilinçli dijital kullanım omurga sağlığını destekler</strong></p>
<p>Dijital dünyada yer almak günümüzde kaçınılmazdır. Ancak ekran kullanımını dengeli ve bilinçli şekilde yönetmek, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığın korunmasında önemli rol oynar. Teknolojinin yaşamı yönetmesine izin vermek yerine, kullanım sınırlarını bireyin kendisinin belirlemesi gerekir. Omurga sağlığını koruyarak dijital araçları kullanmak mümkündür. Günlük hayata eklenecek birkaç küçük alışkanlık değişikliği, ekran kullanımının olumsuz etkilerini azaltabilir. Ekranların yalnızca iş ve gereklilik durumlarında kullanılması, teknolojinin bir eğlence aracı değil ihtiyaç aracı olarak görülmesi önem taşır. Çalışma sürelerinin bölünmesi, düzenli aralar verilmesi, esneme ve hafif egzersizlerin günlük rutine eklenmesi omurganın korunmasına katkı sağlar.</p>
<p><strong>Sağlıklı bir omurga için 7 pratik öneri</strong></p>
<p>Dijital ekran kullanımının omurga üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için günlük yaşamda uygulanabilecek basit ama etkili alışkanlıklar büyük önem taşır. Bu öneriler, hem masa başı çalışanlar hem de uzun süre ekran karşısında vakit geçiren bireyler için yol gösterici olabilir:</p>
<ol>
<li>Her 30 dakikada bir 5 dakika mola verin. Kısa molalar kasların gevşemesine ve omurganın rahatlamasına yardımcı olur.</li>
<li>Her 60 dakikada ayağa kalkın ve yürüyün. Kan dolaşımını artırarak kas-iskelet sisteminin yükünü azaltır.</li>
<li>Boyun, omuz, bel ve el bileklerini düzenli olarak esnetin. Esneme hareketleri kas sertliğini ve spazm riskini azaltır.</li>
<li>Ekranı göz hizasında konumlandırın. Başın sürekli aşağıda veya yukarıda kalması boyun omurlarına aşırı yük bindirir.</li>
<li>Sandalye yüksekliği ile kol ve bilek pozisyonunu ergonomik hale getirin. Eklemlere binen yükü azaltarak uzun vadeli ağrıların önüne geçer.</li>
<li>Basit nefes egzersizleri uygulayın. Nefes egzersizleri hem fiziksel rahatlama sağlar hem de zihinsel stresi azaltır.</li>
<li>Haftada en az 3 gün düzenli egzersiz yapın. Düzenli fiziksel aktivite omurga sağlığını destekler ve kas gücünü artırır.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-omurga-sagligi-icin-7-oneri-613319">Dijital Dünyada Omurga Sağlığı İçin 7 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>En Fazla Ülkede 5G Hizmeti Veren Vodafone, 1 Nisan İçin Geri Sayıma Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/en-fazla-ulkede-5g-hizmeti-veren-vodafone-1-nisan-icin-geri-sayima-basladi-612900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 10:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[1 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[5g]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[indirim]]></category>
		<category><![CDATA[nisan]]></category>
		<category><![CDATA[olacak]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[ülkede]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarına aralıksız devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-fazla-ulkede-5g-hizmeti-veren-vodafone-1-nisan-icin-geri-sayima-basladi-612900">En Fazla Ülkede 5G Hizmeti Veren Vodafone, 1 Nisan İçin Geri Sayıma Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone,</strong> 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarına aralıksız devam ediyor. Dünyada en fazla ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markası Vodafone’un bu hizmeti sunduğu toplam ülke sayısı Türkiye ile birlikte 23’e çıkacak. 1 Nisan itibarıyla 81 ilde 922 ilçenin ilk andan itibaren 5G’yi kullanabilmesini hedefleyen Vodafone, müşterilerini bu yeni teknolojiye hazırlamak ve 81 ilde 5G farkındalığı yaratmak amacıyla 5 Memnunbüs ile 25 Mart’a kadar tüm Türkiye’yi gezecek. Özel donanımlı Memnunbüs araçlarında 5G sinyali için geri sayım yapılırken, 5G teknolojisi hakkında bilgi verilecek, 5G uyumlu telefon ve tarifelerde indirimler ve sürpriz hediyeler sunulacak.</p>
<p><strong>Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un</strong> ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, şirketin 5G hazırlıkları ve 1 Nisan’a kadar yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verildi. Engin Aksoy,<strong> </strong>şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone Grubu, 40 yıllık tecrübesiyle tüm dünyada yeni nesil genişbant teknolojilerin hayata geçmesinde önemli rol üstleniyor. Dünyada 5G’yi ilk deneyimleyen, ölçekleyen ve günlük hayata uyarlayan oyunculardan biriyiz. Bugün, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede 5G hizmeti veriyor olacağız. Dünyada 5 kıtada 5G deneyimine sahip ülkemizdeki tek operatör olarak bu teknolojiye dünden hazırız. 5G bizim için bir ‘ilk adım’ değil, globalde öğrendiğimizi, test ettiğimizi ve ölçeklediğimizi Türkiye’ye taşıdığımız ‘bir sonraki adım’ olacak. 1 Nisan itibarıyla 81 ilde 922 ilçede müşterilerimize en iyi 5G deneyimini sunacağız. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla Vodafone’un dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak. Güçlü bir 5G altyapısıyla, bu teknolojinin sağlayacağı gözle görülür hız ve kapasite artışını müşterilerimize yaşatacağız. 5G’ye sadece kendimizi hazırlamakla kalmıyor, bireysel ve kurumsal müşterilerimizin de bu teknolojiye hazır olmasına önem veriyoruz. Tüm Türkiye 5G’ye hazır olsun diye çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 5G için <strong>geri sayıma çoktan başladık</strong>. Ülkece 5G farkını yaşayacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” </p>
<p><strong>81 ilde 5G tanıtımı</strong></p>
<p>Vodafone’un özel olarak donattığı toplam 5 Memnunbüs 81 ili gezmek üzere İstanbul’dan yola çıktı. Memnunbüs’lerin rotası tüm Türkiye’yi kapsayacak. Araçlarda 5G sinyali için geri sayım yapılırken, bilgilendirme masalarında ziyaretçilere 5G nedir, 5G’ye hazır olmak için neler yapılmalı gibi konularda bilgi verilecek; Vodafone’un 5G&#8217;ye hazır tarifeleri ve Vodafone FLEX çatısı altında sunulan 5G telefon faydaları tanıtılacak. </p>
<p><strong>5G uyumlu telefon indirimi</strong></p>
<p>Memnunbüs’lerde bulunan etkinlik çarklarıyla ziyaretçilere çeşitli hediyeler de verilecek. Bu kapsamda çarkta, tüm Türkiye 5G’ye hazır olsun diye, Vodafone Yanımda’da 1 Nisan’a kadar geçerli olacak şekilde 5G uyumlu telefonlarda Vodafone FLEX indirim kodu hediye seçeneklerinden biri olacak. Ayrıca, 5G uyumlu seçili telefonlarda 5 bin TL nakit iade sunulacak. Çark dilimlerinde Vodafone Pay faydası, voleybol kadın milli takım forması, tüm şehirlerde geçerli Getir Yemek indirim çeki faydası gibi farklı sürpriz hediyeler de olacak.</p>
<p><strong>5G uyumlu telefonlara ücretsiz 5 yıl garanti</strong></p>
<p>Vodafone, Memnunbüs’lerde sunacağı telefon indirimlerinin yanı sıra Vodafone FLEX’te de çok özel bir kampanya başlattı. Kampanyada, Türkiye’de ilk kez, seçili 5G uyumlu telefonlarda ücretsiz 5 yıl garanti<strong> </strong>veriliyor. Bu sürenin 2 yılı yasal yükümlülük kapsamında, 3 yılı ise Vodafone tarafından sağlanan şartlarla sunuluyor. Bireysel ve kurumsal müşterileri kapsayan kampanyada, 5 yıl ücretsiz garanti sunulan Samsung A17 5G, Oppo A5 5G, Tecno Spark Slim 5G, Xiaomi Redmi 15 5G ve Infinix Hot60i 256GB 5G akıllı telefonlar, Vodafone mağazalarından ve Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden satın alınabiliyor. Kampanya, Mart sonuna kadar devam edecek.</p>
<p><strong>Endüstride dijital dönüşümün öncüsü</strong></p>
<p>Vodafone, kurumsal müşterilerini de 5G’ye hazırlıyor. 5G MPN tecrübesi ve 11 yıldır IoT liderliğiyle dünyada endüstriyel dönüşümün öncüsü olan şirket, bu tecrübeyi Türkiye’ye getiriyor. 5G’deki global tecrübesini Türkiye’de özel BTK izinleriyle gerçekleştirdiği 5G testleri ve gerçek sektör projeleri ile sahaya taşıyan Vodafone, akıllı fabrikalardan lojistik ve enerji kullanım senaryolarına kadar farklı dikeylerde gerçek iş sonuçları üreten projeler yürütüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/en-fazla-ulkede-5g-hizmeti-veren-vodafone-1-nisan-icin-geri-sayima-basladi-612900">En Fazla Ülkede 5G Hizmeti Veren Vodafone, 1 Nisan İçin Geri Sayıma Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada kapıyı kilitlemeden dolaşmayın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-kapiyi-kilitlemeden-dolasmayin-612040</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 08:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[dolaşmayın]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[harf]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kapıyı]]></category>
		<category><![CDATA[kilitlemeden]]></category>
		<category><![CDATA[parola]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612040</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği (İngilizce) Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, 10 Şubat Güvenli İnternet Günü kapsamında dijital dünyadaki risklere dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-kapiyi-kilitlemeden-dolasmayin-612040">Dijital dünyada kapıyı kilitlemeden dolaşmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği (İngilizce) Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, 10 Şubat Güvenli İnternet Günü kapsamında dijital dünyadaki risklere dikkat çekti.</p>
<p><strong>Güvenli internet, dijital dünyada riskleri ortadan kaldırma anlamına geliyor</strong></p>
<p>Güvenli internet kavramının çoğu zaman yalnızca teknik bir mesele gibi algılandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, “İnternet doğası gereği çeşitli güvenlik riskleri barındırır. Güvenli internet, en geniş anlamıyla, dijital dünyada bu riskleri ortadan kaldırma anlamına geliyor. Nasıl ki gerçek hayatta evimizin, arabamızın kapısını kilitliyor, perdelerimizi kapatıyor, yabancıları evimize almıyorsak internet kullanırken de verilerimizi, mahremiyetimizi ve paramızı korumak için bazı tedbirler almamız gerekir. Aksi halde farkında bile olmadan banka hesaplarımız boşaltılabilir üstelik hesaplarımızdan kredi kullanılarak ekstra borçlandırılabiliriz. Ayrıca adımıza şirket kurulabilir ve bu şirketlerde yasa dışı işler yapılabilir. Özel yazışmalarımız ve fotoğraflarımız kötü amaçlı kullanılabilir. Dolayısıyla, güvenli internet hem maddi hem de manevi oldukça ağır zararlara uğramamamız için hayati bir önem taşır.” dedi.</p>
<p><strong>En yaygın tehdit oltalama ve sosyal mühendislik saldırıları</strong></p>
<p>İnternette en sık karşılaşılan tehditlerin başında oltalama (phishing) ve sosyal mühendislik saldırılarının geldiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, şöyle devam etti:</p>
<p>“Sosyal mühendislik de denen, teknik olmaktan ziyade insanların dikkatsizliklerinden ya da farkındalık sahibi olmamalarından yararlanmaya çalışan saldırılar en sık karşılaşabileceğimiz saldırı türleridir. Çoğunlukla oltalama (phishing) mantığıyla yapılan saldırılardır. Bir bankayı, kargo şirketini, devlet kurumunu veya bilinen bir şirketi taklit ederek verilerinizi çalmaya çalışırlar. Bunu yaparken de ‘Hediye kazandınız’, ‘Size miras kaldı’, ‘Borcunuzu ödemediniz’ gibi mesajlar veya e-postalarla insanların bir anlık heyecanlarından veya paniklemelerinden yararlanmaya çalışırlar. Telefonla arayıp kendilerini asker ya da polis olarak tanıtıp ‘İsminiz bir terör örgütü soruşturmasına karıştı’ diyen dolandırıcılar gibi. Bu şekilde sizi panikletmeye veya acele ettirmeye çalışmalarından bunun bir oltalama saldırısı olduğunu anlayabilirsiniz. Ayrıca sizden bir linke tıklamanız istendiğinde, resmi bir web-sitesinin adının çok benzerini, mesela yalnızca bir harf değiştirilmiş halini, kelimelerin arasına ‘-‘ eklenmiş halini, uzantısının değiştirilerek ‘.com’ yerine ‘.net’ vb. yapılmış halini kullanabilirler. Bunun gibi şüpheli durumlarda linke tıklamadan, ilgili kurumun resmi sitesini ziyaret ederek adresin doğru olup olmadığını anlamaya çalışmamız gerekir.”</p>
<p><strong>Zararlı yazılımlar sessizce izleyebilir</strong></p>
<p>Bir diğer önemli tehdit grubunun zararlı yazılımlar (malware) olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, “Bunlar daha teknik saldırı türleridir ve yine azımsanmayacak kadar yaygındır. Virüsler, Truva atları ve casus yazılımlar örnek olarak gösterilebilir. Bilgisayarınıza veya telefonunuza sızıp parolalarınızı çalabilir ya da kameralarınızdan izleme yapabilirler. Genellikle ‘bedava film izleme’ ya da ‘ücretsiz oyun oynama’ sitelerinde karşımıza çıkarlar. Mesela bir film izleme sitesinde oynatma işaretine birkaç defa tıklamanız gerekiyorsa ve her seferinde alakasız pencereler açılıyorsa büyük ihtimalle size ‘transparan katman’ denilen aslında görmediğiniz başka bir link tıklatılıyordur. Bu sayede farkında olmadan kameranıza ya da verilerimize erişim izni veriyor olabilirsiniz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Cihaz performansındaki ani değişimler önemli bir uyarı sinyali</strong></p>
<p>Cihaz performansındaki ani değişimlerin önemli bir uyarı sinyali olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, “Cihazınız sebepsiz yere yavaşlamaya başladıysa veya bataryası çok hızlı bitmeye başladıysa bir virüs ya da casus yazılımdan şüphelenebilirsiniz. Bu yüzden resmi ve güvenilir olmayan yerlerden dosyalar veya uygulamalar indirmemek önemlidir. Bazen pdf uzantılı bir kitap indirdiğinizi zannedersiniz ama aslında bu gerçekte bir çalıştırılabilir zararlı yazılım olabilir. Kimlik numaralarımız, doğum tarihimiz, cep telefonu numaralarımız da saldırganların hedefinde olabilir. Bu bilgileri gerekmedikçe ve güvenilir olmayan kişilerle paylaşmamalıyız. İnternette bir forum doldururken alakasız kimlik bilgileriniz isteniyorsa (annenizin kızlık soyadı vb.) bilgileriniz tehlikede demektir.” ifadesinde bulundu</p>
<p><strong>Sosyal medya paylaşımları güvenliği tehdit edebilir</strong></p>
<p>Sosyal medya ve mobil uygulamalarda paylaşılan kişisel bilgilerin ciddi güvenlik riskleri doğurduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, “Çok basit bir şekilde ailecek tatile gittiğinizi sosyal medyada paylaşırsanız ve bu bilgi kötü niyetli kişilerce elde edilirse eviniz hırsızlar için bir hedef haline gelebilir. Web sitelerinde güvenlik sorusu olarak okul, iş yeri, adres bilgileriniz kullanılabilir. Dolayısıyla bu basit bilgiler bile hassas verilerinize erişim için suistimal edilebilir. Yapay zekanın gelişmesiyle sesiniz veya görüntünüz kopyalanarak (deepfake) yakınlarınızdan para istenebilir. Saldırganlar ne kadar çok kişisel verinize hakimlerse karşı tarafı ikna etmeleri o kadar kolay olacaktır. Mobil uygulama konusunda da dikkatli olunmalıdır. Çok basit bir uygulama, sizden rehberinize, konumunuza, mikrofonunuza, kameranıza, fotoğraflarınıza erişim izni isteyebilir. Bu veriler şantaj amaçlı kullanılabilir ya da ticari amaçla başkalarına satılabilir.” dedi.</p>
<p><strong>İki aşamalı doğrulama, saldırıların büyük kısmını engeller</strong></p>
<p>Parola güvenliğinin tek başına yeterli olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, şunları kaydetti:</p>
<p>“Artık hayatımızda onlarca parola var. Bunların kesinlikle güvenli bir şekilde seçilmesi gerekiyor. Fakat aslında bu işin iki ayağı var, bir de parolalarımızı saklayan dijital platformlar parolalarımızı güvenli bir şekilde saklamalıdırlar. Hatırlarsanız internetin ilk yaygınlaşmaya başladığı yıllarda kullandığımız birçok değişik web sitesi artık yok. Bunun bir sebebi de kullanıcı parolalarını güvenli bir şekilde saklayamamış olmalarıydı. Bu yüzden alt yapısından emin olmadığımız platformlarda üyelik oluştururken iyi düşünmeli ve başka yerde kullandığımız parolaları kullanmamalıyız. Şöyle bir örnek verebilirim, eğer bir web sitesinde ‘parolamı unuttum’ dediğinizde size eski parolanızı eposta olarak gönderiyorlarsa derhal oradaki üyeliğinizi iptal etmeniz ve eğer aynı parolayı başka yerlerde kullanmışsanız değiştirmeniz gerekir. Çünkü parolanız, kriptografik özeti bile alınmadan saklanabilecek en kötü haliyle, düz metin olarak saklanıyor demektir. Parola güvenliği konusunda, yalnızca birilerinin parolamızı birkaç deneme ile bulmaya çalışacağını düşünmemeliyiz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Teknoloji devi denilen birçok dijital platformun veri tabanları bile sızdı</strong></p>
<p>Veri tabanı sızıntılarında teknoloji devi denilen birçok dijital platformun veri tabanları bile sızdığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, “İşte parolalarımızın uzunluğu ve çeşitliliği burada devreye giriyor. Birçok sitede en az 8 karakterler içeren parola girmemiz istenir. Fakat günümüzde modern ekran kartları 8 karakter uzunluğunda sadece küçük harflerle yazılabilecek yüz milyarlarca olası parolayı saniyeler içerisinde deneyebilir. Küçük harflerle birlikte büyük harfler de kullanılırsa bu sefer tüm parolaları denemek dakikalar sürüyor. Bu yüzden sizden küçük harf, büyük harf, rakam ve özel karakterler kullanmanız istenir. Aslında tüm bunlar hesaba katılsa bile 8 karakter uzunluğundaki tüm parolaların denenmesi saatler alacaktır. Üstelik bir çoğumuz bu rakam ve özel karakter seçiminde de tahmin edilebilir seçimler yapmaktadır. Ancak bundan daha uzun parolalar da pek kullanışlı olmuyor. Bu yüzde hizmet sağlayıcılar ek bazı önlemler alarak, 8 karakter uzunluğundaki parolalarınızı (123456 veya ‘qwerty’ gibi çok basit değilse) güvenli olacak biçimde saklamaya çalışırlar. Biz de kullanıcı olarak iki aşamalı doğrulama (2FA) kullanarak, mesela hesabımıza girerken cep telefonumuza gelen bir kodla doğrulama yaparak, parolamız kırılsa bile güvende kalabiliriz. İki aşamalı doğrulama saldırıların çok büyük bir kısmını engelleyebilmektedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>5 maddede güvenli internet rehberi</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Fatih Temiz, internet kullanıcıları için temel güvenlik önerilerini şu şekilde sıraladı:</p>
<p>“Parolanızı mümkün olduğunca uzun, tahmin edilemez ve sadece sizin için anlamlı olacak şekilde seçin. İki aşamalı doğrulama kullanın.</p>
<p>Sosyal medyada kişisel bilgilerinizi tanımadığınız kişilerin görebileceği şekilde paylaşmayın.</p>
<p>Kaynağı belirsiz veya şüpheli linklere tıklamayın.</p>
<p>Yazılımlarınızı güncel tutun ve korsan yazılımlardan uzak durun.</p>
<p>Halka açık ağlara bağlanıyorsanız güvenilir bir VPN kullanın.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-kapiyi-kilitlemeden-dolasmayin-612040">Dijital dünyada kapıyı kilitlemeden dolaşmayın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Dünyada Konya&#8217;nın Bisiklet Başkenti Olduğu İlgisini Oluşturacak Etkinlikler Planlıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-konyanin-bisiklet-baskenti-oldugu-ilgisini-olusturacak-etkinlikler-planliyoruz-611905</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 13:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2026]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[meydan]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[şehri]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611905</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, basın mensuplarıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Kılıçarslan Meydanı’ndaki Meydan Evleri’nde hayata geçirilen Velespit Müzesi’ni inceledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-konyanin-bisiklet-baskenti-oldugu-ilgisini-olusturacak-etkinlikler-planliyoruz-611905">Başkan Altay: &#8220;Dünyada Konya&#8217;nın Bisiklet Başkenti Olduğu İlgisini Oluşturacak Etkinlikler Planlıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, basın mensuplarıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Kılıçarslan Meydanı’ndaki Meydan Evleri’nde hayata geçirilen Velespit Müzesi’ni inceledi. Konya’nın “2026 Avrupa Bisiklet Başkenti” olması dolayısıyla şehirde yapılan çalışmaları anlatan Başkan Altay, Velespit Müzesi ile özellikle çocuklara bisikleti sevdirmeyi, Konya&#8217;ya gelen ziyaretçilere yeni bir ziyaret alanı oluşturmayı arzu ettiklerini söyledi. Müzenin bir zaman tüneli olduğunu ve çocukların bizzat uygulayabilecekleri, görerek öğrenebilecekleri alanlardan oluşan bir yapı olarak tasarlandığını belirten Başkan Altay, “Şehrimizde son zamanlarda yapmış olduğumuz müzeler milyonlarca insanın ziyaret ettiği bir alana dönüştü. Velespit Müzesi&#8217;nin de Kılıçarslan Meydanı&#8217;nda buna hizmet edeceğine inanıyoruz” dedi. “2026 Bisiklet Başkenti” sıfatıyla birçok etkinlik düzenleyeceklerini kaydeden Başkan Altay, “Hem Konya&#8217;da hem Türkiye&#8217;de hatta dünyada Konya&#8217;nın bisiklet başkenti olduğu ilgisini oluşturacak etkinlikler planlıyoruz” diye konuştu.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’da görev yapan basın mensuplarıyla birlikte Velespit Müzesi’ni gezerek incelemelerde bulundu.</p>
<p>Velespit Müzesi’ndeki incelemenin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Altay, Kılıçarslan Meydanı’nın şehrin kalbi konumunda olduğunu belirterek, Meydan Evleri’nde birçok nitelikte restoran, kafe, Velespit Müzesi ve bisiklet temalı butik otelden oluşan bir alan oluşturduklarını dile getirdi. Başkan Altay, özellikle gençlerin daha çok geldiği mekanlar oluşturmayı arzu ettiklerini ifade ederek, Velespit Müzesi’nin de bu mekanların adeta tacı niteliğinde olduğunu söyledi.</p>
<p><strong>DÜNYA BİSİKLET TARİHİNİ VE KONYA BİSİKLET TARİHİNİ ANLATAN BİR ZAMAN TÜNELİ</strong></p>
<p>Özellikle çocuklara bisikleti sevdirmeyi, Konya&#8217;ya gelen ziyaretçilere yeni bir ziyaret alanı oluşturmayı istediklerini kaydeden Başkan Altay, “Velespit Müzesi Konyalıların bisiklete velespit demesinden doğan bir yapı. Öncelikle dünyada bisikletin tarihini, sonrasında Konya&#8217;da bisikletin tarihi ile ilgili işleri anlattığımız bölüm mevcut. Ayrıca Konya&#8217;da bisiklet konusunda öne çıkmış spor insanlarıyla ilgili bilgilendirmelerin yanı sıra bisiklet parçalarıyla ilgili interaktif alanlar, zaman tüneli, çocukların bizzat uygulayabilecekleri, görerek öğrenebilecekleri alanlardan oluşan bir yapı. Şehrimizde son zamanlarda yapmış olduğumuz müzeler milyonlarca insanın ziyaret ettiği bir alana dönüştü. Velespit Müzesi&#8217;nin de Kılıçarslan Meydanı&#8217;nda buna hizmet edeceğine inanıyoruz. Özellikle çocukların ilgisini çeken alanlarımız mevcut. Konya&#8217;mızda kullanılmış plakası olan bisikletlerden de oluşan bir sergi alanımız mevcut. Velespit Müzemizin şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.</p>
<p><strong>“KONYA ULUSAL VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLARI BAŞARIYLA YAPAN BİR ŞEHİR İTİBARI OLUŞTURDU”</strong></p>
<p>Bisiklet denince Konya’nın ilk akla gelen şehirlerden olduğunu, bunu taçlandıran yapılardan birisinin de Konya Olimpik Velodromu olduğunu dile getiren Başkan Altay, “İslami Dayanışma Oyunları kapsamında şehrimize kazandırılan önemli spor tesislerinden birisi Konya Velodromu. Türkiye&#8217;nin ilk, dünyadaki 20 olimpik veledromdan birisine Konya&#8217;mız sahip. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Spor Bakanlarımıza böyle bir tesisin şehrimize kazandırılmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Dünyanın en hızlı pistlerinden birisi kabul ediliyor. 2.500&#8217;e yakın seyirci kapasitesiyle Konya&#8217;nın en güzel alanlarından birinde olan Konya Velodromu, Konya&#8217;mıza değer katan yarışlara da ev sahipliği yapıyor. 2025 yılında bir uluslararası yarışma gerçekleştirmiştik. Hemen bu ayın başında 1-5 Şubat tarihleri arasında da Elit Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası&#8217;nı Konya&#8217;mızda hep birlikte gerçekleştirdik. 30 ülkeden 315&#8217;e yakın sporcunun yarıştığı, birden fazla dünya rekorunun kırıldığı önemli bir organizasyon ev sahipliği yaptık. Artık Konya birçok manada ulusal ve uluslararası organizasyonları başarıyla yapan bir şehir olarak tüm federasyonların ve bakanlıkların nezdinde önemli bir şehir itibarı oluşturdu” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“2026 AVRUPA BİSİKLET BAŞKENTİ ÜNVANINI GURURLA TAŞIYORUZ”</strong></p>
<p>Konya&#8217;nın 2026 yılında önemli bir ünvanı taşıdığını anımsatarak konuşmasını sürdüren Başkan Altay, “Avrupa Komisyonu ve UNESCO&#8217;nun desteklediği Avrupa Spor Şehirleri ve Başkentleri Federasyonu (ACES) tarafından ‘2026 Avrupa Bisiklet Başkenti’ seçildi. Biliyorsunuz ‘2023 Dünya Spor Başkenti’ seçilmiştik. Yine aynı organizasyonun açtığı yarışmada diğer şehirlerle yarışarak ‘2026 Avrupa Bisiklet Başkenti’ ünvanını da gururla taşıyoruz. İnşallah bu kapsamda çok önemli organizasyonlar şehrimizde gerçekleştirmeye bundan sonra da devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><strong>BİSİKLETLE İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALARI ANLATTI</strong></p>
<p>Bisiklet şehri Konya’nın 680 kilometre bisiklet yoluyla açık ara Türkiye&#8217;deki en çok bisiklet yoluna sahip şehir konumunda olduğuna değinen Başkan Altay, bu alanda yaptıkları çalışmalara da değinerek şöyle devam etti:</p>
<p>“Bisiklet yollarımızı artırmak ve standardını yükseltmekle ilgili çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca Konya, bisiklet kullanıcıları için her türlü detayın düşünüldüğü bir şehir. Ayrıca bisiklet tramvayımız ve yine kapalı otoparkların tamamında oluşturduğumuz bisiklet parklarımızla birlikte kullanıcılarımıza güvenli bir şehir sunmayı arzu ediyoruz. Bu konuda taşıt sürücülerinden de önemli bir isteğimiz var. Özellikle bisiklet yollarına park edilmemesini, bisiklet kullanıcılarının trafiğin bir parçası olarak görülerek, onların güvenliğine dikkat edilmesini tüm Konyalılardan tekrar istirham ediyorum.”</p>
<p><strong>“DÜNYADA KONYA&#8217;NIN BİSİKLET BAŞKENTİ OLDUĞU İLGİSİNİ OLUŞTURACAK ETKİNLİKLER PLANLIYORUZ”</strong></p>
<p>“2026 Bisiklet Başkenti” sıfatıyla birçok etkinlik düzenleyeceklerini, bunlardan birisinin de “Bisiklet Festivali” olduğunu ifade eden Başkan Altay, “Hatta bazı günlerde şehrimizin bazı noktalarını araç trafiğine kapatıp sadece bisikletlerin kullanılacağı zamanlar oluşturmayı da hedefliyoruz. Bir dizi etkinlik yapacağız. Arkadaşlarımız çalışıyor. Hem Konya&#8217;da hem Türkiye&#8217;de hatta dünyada Konya&#8217;nın bisiklet başkenti olduğu ilgisini oluşturacak etkinlikler planlıyoruz” sözlerini sarf etti.</p>
<p>Başkan Altay konuşmasının sonunda basın mensuplarından gelen soruları da cevapladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-konyanin-bisiklet-baskenti-oldugu-ilgisini-olusturacak-etkinlikler-planliyoruz-611905">Başkan Altay: &#8220;Dünyada Konya&#8217;nın Bisiklet Başkenti Olduğu İlgisini Oluşturacak Etkinlikler Planlıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada bedava yok, takas var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-bedava-yok-takas-var-608322</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 09:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bedava]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Özdemir]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[takas]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608322</guid>

					<description><![CDATA[<p> Üsküdar Üniversitesi Kurumsal Büyük Veri Koordinatörü Hakan Özdemir, 28 Ocak Veri Koruma Günü kapsamında verinin yalnızca toplanmasının değil, doğru şekilde anlamlandırılmasının da hayati önemde olduğunu anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-bedava-yok-takas-var-608322">Dijital dünyada bedava yok, takas var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Üsküdar Üniversitesi Kurumsal Büyük Veri Koordinatörü Hakan Özdemir, 28 Ocak Veri Koruma Günü kapsamında verinin yalnızca toplanmasının değil, doğru şekilde anlamlandırılmasının da hayati önemde olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>Veri, dijital çağın yeni petrolü </strong></p>
<p>Verinin neden “yeni petrol” olarak tanımlandığını açıklayan Hakan Özdemir, “Sanayi devriminde petrol, makineleri çalıştıran ve ekonomiyi büyüten ana güçtü. Dijital devrimde ise bu güç ‘veri’dir. Ancak veriyi petrolden ayıran önemli bir fark vardır. Petrol kullanıldıkça tükenir, veri ise kullanıldıkça çoğalır ve değerlenir. Günümüzde finans, sağlık, e-ticaret ve ulaşım gibi sektörlerin tamamı, kararlarını artık sezgilerle değil, işlenmiş verilerle alıyor. Ham veri değersiz bir sayı yığınıdır; ancak işlendiğinde ‘bilgiye’ ve ‘içgörüye’ dönüşerek şirketlere ve ülkelere rekabet üstünlüğü sağlar.” dedi.</p>
<p><strong>Asıl veri, farkında olmadan ürettiklerimiz</strong></p>
<p>Bireylerin büyük kısmının yalnızca sosyal medyada paylaşım yaptığında veri ürettiğini düşündüğünü ifade eden Hakan Özdemir, “Biz sadece fotoğraf paylaştığımızda veya mesaj attığımızda veri ürettiğimizi sanıyoruz. Oysa ‘pasif veri’ dediğimiz devasa bir trafik var. Akıllı saatimizden kalp ritmimiz, navigasyondan hızımız, e-ticaret sitelerinde fareyi hangi ürünün üzerinde ne kadar beklettiğimiz bile kaydediliyor. Özellikle ‘Nesnelerin İnterneti’ (IoT) dediğimiz akıllı ev cihazlarının yaygınlaşmasıyla, dijital ayak izimiz artık evimizin içine kadar girdi. Ürettiğimiz verinin büyük çoğunluğu, biz ekranı kapattıktan sonra arka planda akmaya devam ediyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Miktar değil, anlam önemli</strong></p>
<p>Veriyi değerli kılan unsurun miktar değil anlam olduğunu vurgulayan Hakan Özdemir, “Geçmişte ‘Ne kadar çok verimiz varsa o kadar iyi’ anlayışı (Big Data) hakimdi. Bugün ise ‘Doğru ve temiz veri’ (Smart Data) dönemi başladı. Milyarlarca gereksiz veri satırı, sistemi yavaşlatmaktan başka işe yaramaz. Önemli olan, veriler arasındaki ilişkileri kurabilmek ve bir sonraki adımı öngörebilmektir. Bir marketin milyonlarca fiş bilgisine sahip olması değil; o fişlerden yola çıkarak müşterinin bebeğinin doğduğunu anlayıp ona uygun teklif sunabilmesi veriyi değerli kılar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Siber hijyen eksikliğine dikkat!</strong></p>
<p>Kişisel verilerin en çok risk altında olduğu alanlara da dikkat çeken Hakan Özdemir, şöyle devam etti:</p>
<p>“En büyük risk, kaynağı belirsiz mobil uygulamalar ve açık Wi-Fi ağlarında. Özellikle son dönemde popüler olan, fotoğrafınızı yükleyip sizi farklı karakterlere dönüştüren eğlence uygulamaları, aslında dünyanın en büyük biyometrik veri havuzlarını oluşturuyor. Bireylerin en sık yaptığı hata ise ‘siber hijyen’ eksikliğidir; yani doğum tarihi gibi tahmin edilebilir şifreler kullanmak ve her uygulamaya düşünmeden kamera/rehber erişim izni vermektir.”</p>
<p><strong>Dijital dünyada bedava yok, takas var!</strong></p>
<p>Ücretsiz uygulamaların işleyişine dair önemli bir hatırlatmada bulunan Hakan Özdemir, “Dijital ekonomide ‘bedava’ diye bir kavram yoktur, ‘takas’ vardır. Bir navigasyon uygulamasını ücretsiz kullanırsınız, karşılığında konum verinizi ve sürüş alışkanlıklarınızı verirsiniz. Bir mesajlaşma uygulamasını ücretsiz kullanırsınız, kiminle ne sıklıkla konuştuğunuzun bilgisini verirsiniz. Bu platformlar, kullanıcıyı bir ‘müşteri’ olarak değil, reklam verenlere sunulacak bir ‘hedef kitle’ olarak görür. Kısacası, hizmetin bedelini kredi kartımızla değil, mahremiyetimizle ödüyoruz.”</p>
<p><strong>Veri okuryazarlığı artık temel bir yurttaşlık becerisi</strong></p>
<p>Deepfake videolar ve sahte haberlerin yayılma hızına da değinen Hakan Özdemir, “Veri okuryazarlığı, dijital dünyada karşımıza çıkan bilginin kaynağını sorgulama, nasıl üretildiğini anlama ve bir grafiğin veya istatistiğin bizi yanıltıp yanıltmadığını fark etme becerisidir. Bugün deepfake (yapay kurgu) videoların ve sahte haberlerin bu kadar hızlı yayılmasının sebebi, teknolojik yetersizlik değil, toplumsal veri okuryazarlığının düşük olmasıdır. Manipüle edilmemek ve dijital haklarımızı savunabilmek için bu yetkinlik artık okuma-yazma bilmek kadar elzemdir.” dedi.</p>
<p><strong>Veri toplamak bir arşivcilik, veriyi anlamlandırmak ise dedektiflik</strong></p>
<p>Geleceğe yönelik riskleri değerlendiren Hakan Özdemir, “Veri toplamak bir arşivcilik, veriyi anlamlandırmak ise dedektifliktir. Elinizde binlerce parçalık bir yapboz kutusu olduğunu düşünün; parçaları kutuda biriktirmek veri toplamaktır. O parçaları birleştirip manzarayı ortaya çıkarmak ise anlamlandırmaktır. Teknoloji dünyası artık veri depolamayı aştı; şu anki büyük yarış, bu veriden kimin daha hızlı ve isabetli ‘sonuç’ çıkaracağı üzerine kurulu.</p>
<p>Dijital sistemler ve algoritmaların, insanlar tarafından ve geçmiş verilerle eğitildiğini kaydeden Hakan Özdemir, “Eğer geçmiş verilerde toplumsal bir önyargı varsa (örneğin; belirli bir meslek grubunda sadece erkekler çalışmışsa), algoritma bunu bir kural zannedebilir ve gelecekteki kadın adayları eleyebilir. Teknoloji tarafsız gibi görünse de verinin kendisi kirliyse veya yanlıysa, çıkan sonuç da ayrımcı olabilir. Bu, dijital etiğin en büyük tartışma konularından biridir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>En büyük tehlike veri manipülasyonu</strong></p>
<p>Veri ihlallerinin (şifre çalınması, kart kopyalanması) maddi hasar vereceğini ve bunun da telafi edilebilir olduğunu anlatan Hakan Özdemir, “Ancak veri manipülasyonu çok daha tehlikeli bir boyuta evriliyor. Özellikle ses ve görüntü kopyalama teknolojilerinin gelişmesiyle, ‘gerçeklik algımızın’ manipüle edilmesi riskiyle karşı karşıyayız. İnsanların söylemedikleri sözleri söylemiş gibi gösteren, olayları çarpıtan içerikler, sadece bireyleri değil, toplumun güven duygusunu ve toplumsal hayatı tehdit eder hale gelecektir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>‘Saklayacak bir şeyim yok’ çağın en büyük yanılgısı… </strong></p>
<p>“Benim verimden ne olur ki?” düşüncesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Hakan Özdemir, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:</p>
<p>&#8220;Ben önemli biri değilim, saklayacak bir şeyim yok&#8221; düşüncesi dijital çağın en büyük yanılgısıdır. Sizin veriniz tek başına anlamsız gelebilir ama milyonlarca kişinin verisiyle birleştiğinde toplumsal davranışları yönlendirmek için kullanılır. Ayrıca bireysel olarak da; sesiniz, yüzünüz veya kimlik bilgileriniz kopyalanarak adınıza suç işlenebilir veya yakınlarınız dolandırılabilir. Verinizi korumak, dijital dünyadaki ‘benliğinizi’ ve itibarınızı korumaktır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-bedava-yok-takas-var-608322">Dijital dünyada bedava yok, takas var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarınızı dijital dünyada korumasız bırakmayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklarinizi-dijital-dunyada-korumasiz-birakmayin-606309</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 08:05:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmayın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarınızı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[korumasız]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zararlı yazılımlar aracılığıyla dolandırıcılık, kimlik hırsızlığı ve siber zorbalık dâhil olmak üzere bir çok tehdit sanal dünyanın görmek istemediğimiz yanınını oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarinizi-dijital-dunyada-korumasiz-birakmayin-606309">Çocuklarınızı dijital dünyada korumasız bırakmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zararlı yazılımlar aracılığıyla dolandırıcılık, kimlik hırsızlığı ve siber zorbalık dâhil olmak üzere bir çok tehdit sanal dünyanın görmek istemediğimiz yanınını oluşturuyor. Siber dolandırıcılar hedeflerine ulaşmak için yaşa ve cinsiyete bakmadan fırsatlara odaklanıyorlar. </strong></p>
<p>Yarıyıl tatiliyle birlikte çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü evlerde tablet, bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçirirken siber dolandırıcılar da bu dönemde hedeflerine ulaşmak için ağlarını örmeye başlıyorlar. Siber güvenlik şirketi ESET, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri göz önüne alarak bu risklerden korunmaya yönelik  önerilerde bulundu. </p>
<p>Virüs, truva atı, solucan gibi zararlı yazılımlar, en yaygın online riskler arasında yer alıyor. Çocuklar, genellikle onlar için hazırlanmış sahte oyun sitelerinde bu yazılımlarla karşılaşıyorlar. Zararlı yazılımla enfekte olmuş oyun sürümleri genellikle üçüncü parti indirme sitelerinde, forumlarda, bazen de Google Play’in ücretsiz oyun sürümü pazarında bulunabilir. Ebeveynler, lisanslı ve güncel bir güvenlik yazılımıyla çocuklarının tehlikeli web sitelerine ve uygulamalarına erişimini engelleyebilir. Küçük bilgi parçaçıkları toplanarak oluşabilecek kimlik hırsızlığı ile ailenin mali kayba uğratılması mümkün olabiliyor. Hassas bilgilerin paylaşılmaması konusunda ebeveynler çocuklara uyarıda bulunmalıdır. Ayrıca online bankacılık ve alışveriş işlemleri de büyükler tarafından yürütülmelidir. </p>
<p><strong>Çocuklarınızı internette gizliliğin önemi hakkında bilgilendirin</strong></p>
<p>Pek çok çocuk, sosyal medya araçlarını ebeveynlerinden daha iyi kullanır. Ancak neyi paylaşmaması gerektiğini bilmiyor olabilirler. Bu nedenle çocuklarınızı; telefon numarası, ev adresi ya da parolalar gibi özel ve kişisel bilgileri paylaşmaması gerektiği konusunda uyarın. Çocuğunuz ile açık bir iletişimi tercih edin ve dijital dünyada sahipsiz bırakmayın. Ebeveyn olarak bu mecralarda  çocuğunuzun arkadaşı ve takipçisi olarak kendinizi ekleyin. Bu sayede bu tür sitelerde çocuklarınızın kiminle arkadaş olduğunu, neler paylaştığını yakından takip edebilirsiniz. İnternet tarayıcınızın tarama geçmişini inceleyin. Geçmiş silinmiş ise çocuğunuzla bir konuşma yapma vakti gelmiş demektir. </p>
<p><strong>Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın</strong></p>
<p>Çocuklarınıza aldığınız ya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını anlatın</strong></p>
<p>Bir fotoğrafı sildiğinizde hatta tüm hesabınızı kapattığınızda tüm verinizi otomatik olarak sildiğinizi zannetmeyin. Resimler veya kişisel bilgiler çoktan başka birinin bilgisayarına kaydedilmiş olabilir. Çocuklar ve aileleri, hangi resim ve bilgilerin internete koyulacağını iki defa düşünmelidirler. </p>
<p><strong>Güncel güvenlik yazılımı kullanın</strong></p>
<p>Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklarinizi-dijital-dunyada-korumasiz-birakmayin-606309">Çocuklarınızı dijital dünyada korumasız bırakmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Dünyada Yeni Bir Sorun: Dijital Obezite ve Dijital Oburluk</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-yeni-bir-sorun-dijital-obezite-ve-dijital-oburluk-605899</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 20:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[oburluk]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=605899</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin etkisiyle bilgiye erişim kolaylaşırken, dijital obezite ve oburluk sorunları da arttı. Kontrolsüz dijital tüketim zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı yaratıyor. Çözümler arasında dijital farkındalık ve minimalizm bulunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-yeni-bir-sorun-dijital-obezite-ve-dijital-oburluk-605899">Dijital Dünyada Yeni Bir Sorun: Dijital Obezite ve Dijital Oburluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte bilgiye, içeriğe ve etkileşime erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Ancak bu kolaylık, beraberinde <strong>dijital obezite</strong> ve <strong>dijital oburluk</strong> gibi modern çağın görünmez sorunlarını da getirdi.</p>
<p>Bugün birçok kişi, farkında olmadan dijital içerikleri kontrolsüzce tüketiyor; bu durum zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve verimlilik kaybına yol açıyor.</p>
<p>Bu yazıda dijital obezite ve dijital oburluk kavramlarını, nedenlerini, etkilerini ve çözüm yollarını ele alıyoruz.</p>
<p><strong>Dijital Obezite Nedir?</strong></p>
<p><strong>Dijital obezite</strong>, bireyin ihtiyaç duymadığı halde aşırı miktarda dijital içeriğe maruz kalması ve bu içerikleri tüketmesi sonucunda ortaya çıkan zihinsel ve duygusal yüklenme durumudur.</p>
<p>Tıpkı fiziksel obezitede olduğu gibi burada da temel sorun, <strong>kontrolsüz tüketimdir</strong>.</p>
<p><strong>Dijital Obezitenin Belirtileri</strong></p>
<ul>
<li>Sürekli bildirim kontrol etme ihtiyacı</li>
<li>Sosyal medya uygulamalarında planlanandan çok daha fazla zaman geçirme</li>
<li>Bilgi bombardımanı nedeniyle karar verememe</li>
<li>Odaklanma süresinin kısalması</li>
<li>Dijital yorgunluk ve tükenmişlik hissi</li>
</ul>
<p><strong>Dijital Oburluk Nedir?</strong></p>
<p><strong>Dijital oburluk</strong>, dijital obezitenin davranışsal boyutudur. Kişinin sürekli daha fazla içerik tüketme isteği duyması ve “kaçırma korkusu” (FOMO) ile hareket etmesidir.</p>
<p>Burada amaç bilgi edinmekten çok, <strong>tüketmeye devam etmektir</strong>.</p>
<p><strong>Dijital Oburluğa Örnek Davranışlar</strong></p>
<ul>
<li>Bir içeriği bitirmeden diğerine geçmek</li>
<li>Sosyal medyada “sonsuz kaydırma” alışkanlığı</li>
<li>Aynı anda birden fazla platformda aktif olmak</li>
<li>Gerçek ihtiyacı sorgulamadan içerik tüketmek</li>
<li>Dijital Obezite ve Dijital Oburluğun Nedenleri 1. Algoritmalar ve Sonsuz Akış</li>
<li>Sosyal medya ve içerik platformları, kullanıcıyı daha uzun süre ekranda tutmak için tasarlanır.</li>
</ul>
<p><strong>2. FOMO (Gelişmeleri Kaçırma Korkusu)</strong></p>
<p>“Bir şeyleri kaçırıyorum” hissi, sürekli bağlantıda kalma ihtiyacı yaratır.</p>
<p><strong>3. Bilgi Çağı Baskısı</strong></p>
<p>Her şeyi bilme, her şeye yetişme zorunluluğu algısı.</p>
<p><strong>4. Dijital Minimalizmin Eksikliği</strong></p>
<p>Dijital tüketimde sınır koyma alışkanlığının olmaması.</p>
<p><strong>Dijital Obezitenin Bireysel ve Kurumsal Etkileri Bireysel Etkiler</strong></p>
<ul>
<li>Dikkat dağınıklığı</li>
<li>Zihinsel yorgunluk</li>
<li>Stres ve kaygı artışı</li>
<li>Üretkenlik kaybı</li>
<li>Kurumsal Etkiler</li>
<li>Çalışan verimliliğinde düşüş</li>
<li>Toplantı ve iletişim kirliliği</li>
<li>Sürekli bildirim kaynaklı odak kaybı</li>
<li>Dijital tükenmişlik sendromu</li>
</ul>
<p><strong>Dijital Obeziteden Kurtulmanın Yolları</strong></p>
<p><strong>1. Dijital Farkındalık Geliştirin</strong></p>
<p>Ne tükettiğinizi, neden tükettiğinizi sorgulayın.</p>
<p><strong>2. Bildirim Diyeti Uygulayın</strong></p>
<p>Gerçekten gerekli olmayan bildirimleri kapatın.</p>
<p><strong>3. Dijital Minimalizm Benimseyin</strong></p>
<p>Az ama nitelikli içerik tüketmeye odaklanın.</p>
<p><strong>4. Ekran Süresi Sınırları Belirleyin</strong></p>
<p>Günlük dijital kullanım sürelerinizi planlayın.</p>
<p><strong>5. Bilinçli İçerik Tüketimi</strong></p>
<p>Her içerik size değer katmak zorunda değildir.</p>
<p><strong>Dijital Sağlık: Yeni Nesil Bir Yetkinlik</strong></p>
<p>Günümüzde <strong>dijital sağlık</strong>, bireyler ve kurumlar için kritik bir yetkinlik haline gelmiştir. Dijital obezite ve dijital oburlukla mücadele, sadece teknoloji kullanımını azaltmak değil; <strong>doğru, bilinçli ve amaçlı kullanım</strong> geliştirmektir.</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>Dijital obezite ve dijital oburluk, fark edilmediğinde uzun vadede ciddi zihinsel ve davranışsal sorunlara yol açabilir. Ancak doğru farkındalık ve dijital disiplin ile teknoloji, hayat kalitesini düşüren değil; artıran bir araç haline getirilebilir.</p>
<p>Unutmayın:</p>
<p> <strong>Sorun dijital dünya değil, onu nasıl tükettiğimizdir.</strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-yeni-bir-sorun-dijital-obezite-ve-dijital-oburluk-605899">Dijital Dünyada Yeni Bir Sorun: Dijital Obezite ve Dijital Oburluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Putin: AEB, gelişmekte olan çok kutuplu dünyada kendi kendine yeten bir merkez olarak kendini kanıtladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/putin-aeb-gelismekte-olan-cok-kutuplu-dunyada-kendi-kendine-yeten-bir-merkez-olarak-kendini-kanitladi-600581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 04:37:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[aeb]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmekte]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplu]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[putin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya lideri Putin, Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) gelişmekte olan çok kutuplu dünyada kendi kendine yeten bir merkez olarak kendini kanıtlamış bulunduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/putin-aeb-gelismekte-olan-cok-kutuplu-dunyada-kendi-kendine-yeten-bir-merkez-olarak-kendini-kanitladi-600581">Putin: AEB, gelişmekte olan çok kutuplu dünyada kendi kendine yeten bir merkez olarak kendini kanıtladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>, St. Petersburg’da AEB&#8217;nin en üst düzey organı olan <strong>Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi </strong>toplantısının açılışını yaptı. Rus lider, konuşmasında şu hususlara dikkat çekti:</p>
</div>
<div>
<p>* Avrasya Ekonomik Birliği, üye ülkelerinin her birine <strong>gerçek fayda</strong> sağlıyor.</p>
</div>
<div>
<p>* Birlik, gelişmekte olan çok kutuplu dünyanın kendi kendine yeten bir merkezi olarak kendini <strong>kanıtlamış </strong>bulunuyor.</p>
</div>
<div>
<p>* Toplantıda, birlik içindeki işbirliğini daha da derinleştirmeyi amaçlayan bir dizi karar ele alınacak.</p>
</div>
<div>
<p>* Avrasya Ekonomik Birliği içindeki işbirliği <strong>istikrarlı </strong>bir şekilde gelişmeye devam ediyor.</p>
</div>
<div>
<p>* Birlik içindeki ortaklık, beş ülkenin ekonomik istikrarını sağlamaktadır.</p>
</div>
<div>
<p>* Avrasya Ekonomik Birliği içinde işbirliğinin geliştirilmesi, tüm bölgenin ekonomik istikrarının sağlanmasına yardımcı oluyor, bu küresel ekonomik çalkantılar koşullarında önemli bir husus.</p>
</div>
<div>
<p>Üye ülke liderlerinin, <strong>Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB)</strong> bugün güncel çalışma gündemini ele almaları, entegrasyon süreçlerinin daha da derinleştirilmesi ve Birlik çerçevesinde ortak pazarın geliştirilmesine yönelik yeni hedefler belirlemeleri bekleniyor. Ayrıca bir dizi önemli belge ve kararın onaylanması da planlanıyor.</p>
</div>
<div>
<p>Bu çerçevede, <strong>AEB</strong> ile <strong>Endonezya</strong> arasında <strong>Serbest Ticaret Anlaşması’nın</strong> imzalanmasının da gündemde. BDT liderler zirvesinin ise yıl sonu değerlendirmeleri ve ortak işbirliği konularına odaklanması öngörülüyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/putin-aeb-gelismekte-olan-cok-kutuplu-dunyada-kendi-kendine-yeten-bir-merkez-olarak-kendini-kanitladi-600581">Putin: AEB, gelişmekte olan çok kutuplu dünyada kendi kendine yeten bir merkez olarak kendini kanıtladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:22:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla ilçelerden gelen gençlerle bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014">Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla ilçelerden gelen gençlerle bir araya geldi. Başkan Altay, “Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada küresel bir güç haline geldi. Bundan sonra hep birlikte bir adım daha atmak zorundayız. Onun için sloganımız ‘Türkiye Yüzyılı.’ İnşallah yeni yüzyıl Türkiye’nin tekrar lider olduğu, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olduğu, mazlumların sesini daha gür çıkaran bir ülke haline dönüşecek. Bunun için hep birlikte çaba sarf etmek ve gayret etmek zorundayız” dedi.</strong></p>
<hr/>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonuyla; Halkapınar, Ereğli, Karapınar, Güneysınır, Çumra, Akören, Akşehir, Çeltik, Yunak, Tuzlukçu, Doğanhisar ve Ilgın ilçelerinden gelen gençlerle bir araya geldi.</p>
<p><strong>“ORTAYA BİR BAŞARI HİKAYESİ ÇIKTI”</strong></p>
<p>Akyokuş Kasrı’nda gerçekleşen programda konuşan Başkan Altay, Konya’nın her dönem belediyecilikte Türkiye’nin en önde gelen şehirlerinden birisi olduğunu söyledi. İktidara yürüyen bir yolcuğun başlangıcında Konya’nın aslında önemli bir yer tuttuğuna dikkati çeken Başkan Altay, “1994 yılında Konya’da yakılan ateş 1999’da Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasıyla devam etti. Bugün gelinen noktada 2014’te yapılan yasa değişikliğiyle merkezdeki belediyecilik faaliyetlerine merkezin dışındaki 28 ilçemizde de başlamış olduk. Zor bir süreçti aslında. Herkes dönüp Konya bu kadar büyük bir coğrafyada bu kadar büyük ilçelerle bu işi nasıl başaracak, bu iş nasıl koordine edilecek derken ortaya bir başarı hikayesi çıktı” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“ÜLKEMİZ SİZLERİN EMEKLERİYLE BÜYÜYECEK VE GELİŞECEK”</strong></p>
<p>Başkan Altay, 2018 yılında görevi devraldıkları günden itibaren ilçeleri geliştirmek için çok yoğun bir çaba sarf ettiklerini belirterek, “Elhamdülillah birçok noktada altyapı işlerini artık tamamladık, ufak tefek eksiklerimiz var, onları yürütüyoruz. Şimdi biraz daha sosyal hayatla ilgili eksiklerin giderilmesi, tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın gelirinin artırılması konusuna yoğunlaşmış durumdayız. Özellikle bu dönem hem merkez hem de merkez dışındaki ilçelerimizde önceliğimiz Bilgehanelerimiz, Lise Medeniyet Akademilerimiz ve Gençlik Merkezlerimiz. Biliyorsunuz Atmosfer, SİA, Kapsül gibi Konya’da Türkiye’ye marka olmuş gençlik çalışmalarımız var. İnşallah bunu bir model olarak ilçelerimizde de Gençlik Merkezi adı altında açmayı arzu ediyoruz. Bunları geliştirerek devam etmeyi arzu ediyoruz ki oradaki arkadaşlarımız da bu yapılara ulaşabilsinler. Bu yapılarla temas etsinler ve buradaki organizasyonlara dahil olsunlar. Biliyoruz ki ülkemiz sizlerin emekleriyle büyüyecek ve gelişecek” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İNŞALLAH YENİ YÜZYIL TÜRKİYE’NİN TEKRAR LİDER OLDUĞU, MAZLUMLARIN SESİNİ DAHA GÜR ÇIKARAN BİR ÜLKE HALİNE DÖNÜŞECEK”</strong></p>
<p>AK Parti’nin 2002’den itibaren büyük bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Başkan Altay, “Bugün Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyada küresel bir güç haline geldi. Her ne kadar eksiklerimiz olsa da milli gelirdeki rakamlarımız, ihracat rakamlarımız, ekonomimizin büyüklüğü bizi belli bir yere getirdi. Bundan sonra hep birlikte bir adım daha atmak zorundayız. Onun için sloganımız ‘Türkiye Yüzyılı.’ İnşallah yeni yüzyıl Türkiye’nin tekrar lider olduğu, bölgesinde ve dünyada söz sahibi olduğu, mazlumların sesini daha gür çıkaran bir ülke haline dönüşecek. Bunun için hep birlikte çaba sarf etmek ve gayret etmek zorundayız. Çalışmadan bir şey başarmak mümkün değil. Arkadaşlar dinlenecek vakit yok” açıklamalarını yaptı.</p>
<p><strong>“BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE VE ÜLKEMİZİ ÇOK DAHA BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR HALE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>Başkan Altay, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde büyük bir dezenformasyon olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanımız baştan beri ne söylüyor? ‘Kimseyle pazarlık yapmıyoruz, kimseye bir sözümüz yok, bu işin tek hedefi var, terörü bitirmek, ayağımızdaki prangalardan kurtulmak.’ Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değil. Bölgemizde de huzurun olması gerekiyor. Özellikle Suriye’de, Irak’ın Kuzeyinde bir yapılanma içerisinde. İleride başımızı ağrıtacak organizasyonlara engel olmak için ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini yürütüyoruz. Komşunuzda kavga varsa siz evinizde rahat oturamazsanız. Bu topraklara 1071’den beri sahip çıkıyoruz, ne pahasına olursa olsun. Binlerce şehit verdik, on binlerce insanımız bizim için fedai can eyledi. Onların hatırasına halel getirecek bir şeyin içinde aslında olmayız. Bundan da kimsenin endişesi ve şüphesi olmasın. Onun için birlikte hareket etmeye birlikte yol yürümeye ve ülkemizi çok daha büyük ve güçlü bir hale getirmeye devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-turkiye-sadece-bolgesinde-degil-dunyada-kuresel-bir-guc-haline-geldi-599014">Başkan Altay: &#8220;Türkiye Sadece Bölgesinde Değil, Dünyada Küresel Bir Güç Haline Geldi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada &#8216;zayıflama iğnelerinin&#8217; kullanımı son beş yılda 6 kat arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-zayiflama-ignelerinin-kullanimi-son-bes-yilda-6-kat-artti-598942</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beş]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[iğnelerinin]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[seren]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598942</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sema Ketenci Şeren, son dönemde popülerleşen “zayıflama iğneleri”ne yönelik önemli uyarılarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-zayiflama-ignelerinin-kullanimi-son-bes-yilda-6-kat-artti-598942">Dünyada &#8216;zayıflama iğnelerinin&#8217; kullanımı son beş yılda 6 kat arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sema Ketenci Şeren, son dönemde popülerleşen “zayıflama iğneleri”ne yönelik önemli uyarılarda bulundu. GLP-1 reseptör agonistleri olarak bilinen semaglutid, liraglutid ve tirzepatid gibi ilaçların aslında tip 2 diyabet için geliştirildiğini hatırlatan Şeren, bu ilaçların obezite tedavisinde etkili olduğunu ancak bilinçsiz kullanımın ciddi halk sağlığı riski doğurduğunu vurguladı. </p>
<p>GLP-1 agonisti ilaçların dünya çapındaki kullanımı son beş yılda 6 kat arttı. Türkiye’de de özellikle 2023–2024 döneminde talep yükseldi. Türkiye, nüfusa göre kullanım hızında orta-yüksek grupta. Özellikle şehir merkezlerinde endikasyon dışı talep artışı dikkat çekiyor. Avrupa ülkeleri ile benzer bir eğilim olduğuna dikkat çeken Şeren, sosyal medya etkisinin Türkiye’de daha güçlü olduğunu ve bu nedenle kontrolsüz kullanımın daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtti.                                   </p>
<p><strong>“Sosyal medya yönlendirmesiyle kullanım tehlikeli”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Şeren, son aylarda sosyal medya üzerinden yönlendirilen kontrolsüz ilaç kullanımının artığını, merdiven altı ve sahte ürünlerin piyasada çoğaldığını belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Bu ilaçlar güçlü farmakolojik etkilere sahip. Yanlış doz, yanlış kullanım veya sahte ürünler; ağır bulantı ve kusmadan akut pankreatite, safra kesesi sorunlarından gastropareziye kadar ciddi yan etkilere yol açabiliyor. Avrupa İlaç Ajansı, sosyal medyadan temin edilen ürünlerin önemli kısmının sahte olduğu konusunda uyardı.”</p>
<p><strong>Doğru hastada etkili, yanlış kullanımda risk yüksek</strong></p>
<p>GLP-1 agonistlerinin doğru hastada, doğru dozla ve hekim takibi altında son derece etkili olduğunu belirten Şeren, klinik çalışmaların bunu doğruladığını ifade etti:</p>
<p><strong>“</strong>Semaglutid kullanılan STEP-1 çalışmasında yüzde 14.9 ortalama kilo kaybı; Tirzepatid kullanılan SURMOUNT-1 çalışmasında yüzde 20’nin üzerinde kilo kaybı görülüyor. Ancak, bu sonuçlar düzenli takip ve yaşam tarzı değişikliği olmadan elde edilemez. Sosyal medyadaki ‘hızlı zayıflama’ anlatılarının bilimsel hiçbir karşılığı yok.”</p>
<p><strong>18 yaş altına önerilmiyor     </strong></p>
<p>Bu iğnelerin 18 yaş altına önerilmediğini, 75 yaş üzerinin ise dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ekleyen Şeren, “Bu ilaçlar tıbbi endikasyon dışında kesinlikle kullanılmamalı” dedi. Bu iğnelerin kullanımının kimler için uygun, kimler için riskli olduğuyla ilgili ise şunları söyledi:</p>
<p>“Uluslararası kılavuzlara göre bu ilaçların önerildiği gruplar vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan kişiler ya da 27’nin üzerinde olup diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği gibi ek hastalıkları olanlar bu ilaçları kullanabilecek gruba giriyor.<br /> Ama daha önce pankreas iltihabı geçirmiş olanlar, mide boşalması çok yavaş olanlar (mide tembelliği), çok sayıda ilaç kullananlar, hamileler, emzirenler ve ailesinde tiroit kanseri öyküsü bulunanlar riskli grupta kabul ediliyor.”</p>
<p>Şeren yan etkilerle ilgili, “Yan etkiler geçici olanların yansı sıra hayati tehlike olarak değerlendirilecek sonuçlara kadar uzanıyor. Sık görülen yan etkiler arasında bulantı, kusma, ishal, kabızlık, baş dönmesi bulunuyor. Daha ciddi yan etkiler ise şöyle: Akut pankreatit, safra kesesi taşları ve safra yolu sorunları, gastroparezi, nadiren hipoglisemi. Bu yan etkiler nedeniyle düzenli takip ve doz ayarlaması zorunlu” diyerek uyarıda da bulundu. </p>
<p><strong>Verilen kilonun yüzde 60–70’i geri dönebilir</strong></p>
<p>Tedavinin genellikle en az 6–12 ay sürmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Şeren, ilacın kesilmesiyle birlikte birçok kişide 12 ay içinde verilen kilonun yüzde 60–70’inin geri dönebildiğini aktardı. “İğne tek başına kalıcı zayıflama sağlamaz; yaşam tarzı değişikliği şart” diyen Şeren’e göre şu belirtiler ise acil değerlendirme gerektiriyor: Geçmeyen veya şiddetli karın ağrısı. Tekrarlayan kusma. Sarılık, koyu idrar. Bayılma, aşırı halsizlik. Kan şekeri düşüklüğü belirtileri. Şiddetli kabızlık veya yemek yiyememe.</p>
<p><strong>“Mucize değil, tıbbi bir tedavi”</strong></p>
<p>Doç. Dr. Sema Ketenci Şeren, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:</p>
<p>“Bu ilaçlar reçeteli tıbbi ürünlerdir. Sadece doğru hasta, doğru endikasyon ve hekim takibiyle kullanılmalıdır. Sosyal medyadan alınmaz, arkadaş tavsiyesiyle başlanmaz. Merdiven altı ürünler hayati risk taşır. Bunlar mucize değil; bilimsel protokollerle uygulandığında etkili ilaçlardır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-zayiflama-ignelerinin-kullanimi-son-bes-yilda-6-kat-artti-598942">Dünyada &#8216;zayıflama iğnelerinin&#8217; kullanımı son beş yılda 6 kat arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Link Bilgisayar, Dijital Dünyada İddiasını 2 Milyon Dolarlık Yatırımla Ortaya Koydu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/link-bilgisayar-dijital-dunyada-iddiasini-2-milyon-dolarlik-yatirimla-ortaya-koydu-597596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 08:54:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Abrakadabra]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[ddiasını]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dolarlık]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[link]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=597596</guid>

					<description><![CDATA[<p>KAP açıklamasında, bu hamlenin Link Bilgisayar’ın yenilenen vizyonu ve genişleyen iş alanlarıyla uyumlu olduğu; özellikle oyun teknolojileri, bulut tabanlı etkileşim sistemleri ve yeni nesil dijital eğlence çözümlerinde daha güçlü bir pozisyon alma hedefinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/link-bilgisayar-dijital-dunyada-iddiasini-2-milyon-dolarlik-yatirimla-ortaya-koydu-597596">Link Bilgisayar, Dijital Dünyada İddiasını 2 Milyon Dolarlık Yatırımla Ortaya Koydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>KAP açıklamasında, bu hamlenin Link Bilgisayar’ın yenilenen vizyonu ve genişleyen iş alanlarıyla uyumlu olduğu; özellikle oyun teknolojileri, bulut tabanlı etkileşim sistemleri ve yeni nesil dijital eğlence çözümlerinde daha güçlü bir pozisyon alma hedefinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı.</p>
<p>1984’ten bu yana kurumsal yazılım, bulut teknolojileri ve altyapı çözümleri alanındaki deneyimini büyüten Link Bilgisayar, bu birikimi Abrakadabra Games’in patentli oyun/video teknolojileri ve yaratıcı geliştirme yetkinlikleriyle bir araya getirerek, global ölçekte rekabet edebilen, erişilebilir ve yüksek katma değer sunan bir oyun ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. Şirket, bu yatırımı yalnızca finansal bir adım değil; inovasyonun insan hayal gücünü ne kadar ileri taşıyabileceğine odaklanan uzun vadeli bir dönüşüm hamlesi olarak tanımlıyor.</p>
<p>Söz konusu yatırımın; oyun üretimi, veri analitiği, oyuncu davranışı modelleme süreçleri ve bulut tabanlı oyun altyapıları gibi birçok teknoloji başlığında yeni fırsatlar yaratması bekleniyor. Link Bilgisayar, bu stratejik adımla oyun teknolojileri ekosistemine güçlü bir giriş yaparken, küresel dijital eğlence pazarında da iddialı bir konuma yerleşmeyi hedefliyor.</p>
<p>Link Bilgisayar’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</p>
<p>“06.11.2025 tarihli açıklamamızda, dijital eğlence ve etkileşimli içerik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Abrakadabra Oyun Teknolojileri A.Ş. ile görüşmelere başlandığı duyurulmuştu. Yapılan teknik ve stratejik değerlendirmeler sonucunda, çoklu cihaz uyumu, ölçeklenebilir oyun motoru ve global pazarlara uygun ürün yapısıyla şirketimizin uluslararası büyüme ve Ar-Ge hedefleriyle yüksek uyum gösterdiği belirlenmiştir. Bu kapsamda Abrakadabra Oyun Teknolojileri A.Ş.’nin yüzde 20 hissesi 2.000.000 dolar bedelle satın alınmasına karar verilmiştir.</p>
<p>Bu yatırımla Link, dijital içerik, oyunlaştırma ve etkileşimli deneyim teknolojilerindeki konumunu güçlendirmeyi; yenilikçi kullanıcı deneyimi, platform mimarisi ve veri odaklı ürün geliştirme alanlarında Ar-Ge kapasitesini artırmayı hedeflemektedir. Söz konusu yatırım, yazılım ürün ailesinin çeşitlendirilmesi ve global pazarlarda büyüme stratejisinin önemli bir adımı olarak değerlendirilmiştir.”</p>
<p><strong>Abrakadabra Games</strong> de konu hakkında şu görüşleri bildirdi;</p>
<p>“Link Bilgisayar’ın 41 yıllık tecrübesiyle güçlerimizi birleştirmek, Abrakadabra Games için yalnızca bir yatırım değil; vizyonumuzu küresel ölçekte büyütecek stratejik bir adım. Bu iş birliğinin, geliştirdiğimiz oyun teknolojilerini çok daha geniş bir kitleyle buluşturacağına inanıyoruz. ’’</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/link-bilgisayar-dijital-dunyada-iddiasini-2-milyon-dolarlik-yatirimla-ortaya-koydu-597596">Link Bilgisayar, Dijital Dünyada İddiasını 2 Milyon Dolarlık Yatırımla Ortaya Koydu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[167]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ncı]]></category>
		<category><![CDATA[sekizinci]]></category>
		<category><![CDATA[Sıralama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593277</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere merkezli saygın sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), “Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026” sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277">Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere merkezli saygın sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), “Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026” sonuçlarını açıkladı. Bu yıl 94 ülkeden 911 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada Türkiye’den 82 üniversite yer aldı. Yayımlanan rapora göre Ege Üniversitesi, dünya sıralamasında 167’nci sırada yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında sekizinci oldu. Ege Üniversitesi ayrıca,  Girdiler ve Süreç kategorisinden topladığı puanlarla Türkiye devlet üniversiteleri arasında ikinci sırada yer aldı.</p>
<p>Sıralamayı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünya üniversitelerini uluslararası platformda derecelendiren kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarda, tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemiz yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Times Higher Education tarafından yapılan Disiplinlerarası Bilim Sıralamasında üniversitemiz, dünyada 167’inci sırada yer alırken ülkemizdeki devlet üniversiteleri arasında sekizinci oldu. Girdiler ve Süreç kategorileri baz alınarak yapılan değerlendirmede ise devlet üniversiteleri arasında ikinci sırada yer aldık. Başarılarımızı daha ileri noktalara taşımak,  uluslararası platformda hak ettiğimiz seviyelere çıkmak, Türkiye Yüzyılı’nı bilim yüzyılı yapmak  için sarf ettiğimiz çabaların sonuçlarının uluslararası raporlara yansıması, bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Bu başarı, çalışanlarımızın emek ve gayretleri ile elde edildi. Katkı sağlayan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>Disiplinlerarası Bilim Sıralaması nedir?</b></p>
<p>Disiplinlerarası Bilim Sıralaması, üniversitelerin birden fazla bilim alanını bir araya getiren araştırmalardaki performanslarını ölçüyor. THE’nin metodolojisinde yer alan girdiler; üniversitelerin disiplinlerarası araştırmalara ayırdığı fonları ve endüstri destekleri olmak üzere iki başlık üzerine kuruluyor. Süreç, kurumların disiplinlerarası araştırma ortamlarını; merkezleri, laboratuvarları, idari ve akademik destek yapılarını ve yükselme kriterlerini içeriyor. Çıktılar ise disiplinlerarası yayınların sayısı, bu yayınlara yapılan atıflar ve araştırmacı anketlerindeki kurum değerlendirmeleri üzerinden ölçülüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277">Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada ve ülkemizde hala önemli bir tehdit</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-ve-ulkemizde-hala-onemli-bir-tehdit-590484</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 11:07:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer]]></category>
		<category><![CDATA[baran]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[virüs]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[zatürre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590484</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halk arasında zatürre olarak bilinen pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalık.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-ve-ulkemizde-hala-onemli-bir-tehdit-590484">Dünyada ve ülkemizde hala önemli bir tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında zatürre olarak bilinen pnömoni, akciğer dokusunun iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalık. Dünyada ve ülkemizde hala en sık görülen enfeksiyonlardan biri olan zatürre aynı zamanda en önemli ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Öyle ki ülkemizde her yıl   yaklaşık 300 bin kişiye zatürre tanısı konuluyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2023 yılı verilerine göre; hastaneye en çok yatış gerektiren bir enfeksiyon olan zatürre ölüm sebepleri arasında ilk 10&#8217;uncu sırada olmaya devam ediyor.  <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, </strong> sonbahar ve kış aylarında kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi nedeniyle görülme sıklığı artan zatürrenin özellikle ileri yaşta ve kronik hastalığı olan kişilerde  son derece ciddi ve ölümcül seyredebileceğine dikkat çekerek, “Enfeksiyon sebebiyle vücuttaki oksijen seviyesinin düşmesi tüm organları etkilemektedir. Bunun sonucunda akciğerin yanı sıra böbrek, kalp ile karaciğer yetmezlikleri gelişebilmektedir. Özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan kişilerde bu organlar çok daha kolay hasar görmektedir” diyor. <strong>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,</strong>  dolayısıyla zatürreden korunmanın yaşamsal önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu enfeksiyondan en etkili korunma yöntemi ise özellikle 65 yaş üstü ve/veya altta kronik hastalığı olanların düzenli yıllık grip aşısı ve 1 kez zatürre aşısı yaptırmalarıdır” diyor.</p>
<p><strong>Kapalı alanlarda hızla bulaşıyor</strong></p>
<p>Sonbahar ve kış aylarında zatürrenin görülme sıklığı belirgin şekilde artış gösteriyor. Bu artışın nedenleri arasında grip (influenza), RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs), koronavirus gibi solunum yolu virüslerinin bu mevsimlerde daha yaygın olmaları yer alıyor. Virüsler akciğerlerin savunmasını zayıflatıyor ve bakterilerin yerleşip iltihap yapmalarını kolaylaştırıyor. Soğuk havada kapalı ortamlarda uzun süre zaman geçirilmesi de damlacık yoluyla bulaşan mikroorganizmaların hızla yayılmalarını kolaylaştırıyor. Aynı zamanda soğuk hava burun ve solunum sistemindeki savunma mekanizmalarını zayıflatıyor. Güneş ışığının az olması da D vitamini düzeylerinin düşmesine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olabiliyor. Bu etkenler zatürrenin görülme sıklığını dolaylı olarak artırıyor. KOAH, kalp yetmezliği ve diyabet gibi kronik hastalıklar da soğuk havalarda kötüleşerek zatürrenin gelişimini kolaylaştırıyor. </p>
<p><strong>Mikroplar oksijen seviyesini düşürüyor!  </strong></p>
<p>Bakterilerin, virüslerin ve nadir olarak mantar enfeksiyonlarının akciğerlere ulaşmasıyla gelişen zatürre bulaşıcı ve hızlı ilerleyebilen bir hastalık. Çoğunlukla solunum yoluyla bulaşan zatürrenin bulaşma riski ise virüs veya bakterilerin türüne göre değişiyor. Hasta bir kişi öksürürken veya hapşırırken damlacıklar havaya karışıyor. Sağlıklı kişi bu damlacıkları soluduğunda mikroplar burun, boğaz veya soluk borusundan akciğerlere ulaşıyor. Normalde akciğerler kendini iyi koruyor; burun, soluk borusundaki tüyleri ve mukus ise mikropları dışarı atarken,  bağışıklık hücreleri de mikropları yutuyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran, “Ancak  grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında, sigara kullanımında, bağışıklık sistemi zayıfladığında, aşırı yorgunlukta veya beslenme bozukluğunda mikroplar akciğerin hava keseciklerine  kadar ulaşmaktadır” uyarısında bulunuyor. Vücudun burada çoğalan mikropları yok etmek için iltihap karşıtı hücrelerini bölgeye gönderdiğini belirten Prof. Dr. Reha Baran, “Bu savaş sırasında alveoller, yani akciğer dokuları sıvı iltihap hücreleri ve bakterilerle dolmaktadır. Bunun sonucunda, vücutta oksijen seviyesi düşerken; ateş, öksürük ve göğüs ağrısı gibi sorunlar başlamaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Hafif öksürük ve ateş erken belirtisi olabilir! </strong></p>
<p>Zatürre basit bir soğuk algınlığı gibi başlayıp, hızla ağırlaşabilen bir hastalık. Başlangıcında genellikle 38-40 derece ateş, titreme ve öksürük görülüyor. Önce kuru özellik sergileyen öksürük daha sonra sarı, yeşil veya pas renginde balgamlı hale geliyor.  Nefes alırken göğüste batar tarzda ağrı, halsizlik, yorgunluk, hafif egzersizlerde veya konuşurken hissedilen nefes darlığı, özellikle virüs zatürrelerinde kas-eklem ağrıları, diğer belirtilerini oluşturuyor.  Prof. Dr. Reha Baran, bu dönemde hekime başvurmanın yaşamsal önem taşıdığı uyarısında bulunarak, “Risk grubunda olanlarda ise sadece hafif öksürük ve ateş bile erken zatürre belirtisi olabilmektedir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,<strong> </strong>erken tanı konulduğunda enfeksiyonun akciğerin tamamına yayılmadan durdurulabildiğine işaret ederek, “Bu sayede solunum yetmezliği ve kan zehirlenmesi gibi komplikasyonlar önlenirken, hastaneye yatış ihtimali azalmaktadır. Özellikle yaşlılarda ve kronik bir hastalığı olanlarda erken tedavi ölüm riskini önemli ölçüde düşürmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bol sıvı alımı ve istirahat önemli! </strong></p>
<p>Zatürrenin tedavisinde amaç enfeksiyonu yok etmek, akciğer fonksiyonunu düzeltmek ve nefes darlığı ile organ yetmezliği gibi komplikasyonları önlemek. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reha Baran,<strong> </strong>bakteri kaynaklı zatürrelerde tedavinin temelini antibiyotiklerin oluşturduğunu belirterek, “Viral zatürrelerde ise antibiyotik etkisizdir. Bu durumda; bol sıvı alımı, istirahat, ateş düşürücü ilaçlar ve gerekiyorsa oksijen desteği önemlidir.  İnfluenza (grip) kaynaklı gelişen zatürrelerde özel bir antiviral ilaçlar ve covid-19 gibi enfeksiyonlarda ise kortizon kullanılabilir” bilgisini veriyor.  </p>
<p><strong>Zatürreden korunmak için 8 kritik kural! </strong></p>
<ul>
<li>Zatürre ve grip aşılarınızı yaptırın. </li>
<li>Sigara ve alkolü mutlaka bırakın. </li>
<li>Ellerinizi sık sık sabunlu suyla en az 2 dakika boyunca yıkamayı alışkanlık edinin.</li>
<li>Kapalı ortamlarda bulunmaktan kaçının, eğer mecbursanız mutlaka maske kullanın. </li>
<li>Hastalar ile yakın temasta bulunmamaya özen gösterin.</li>
<li>Bağışıklık sistemini güçlendirmek için<strong> </strong>dengeli beslenin, özellikle protein ve C vitamini yönünden zengin besinler tüketin, yeterli süre uyuyun, düzenli egzersiz yapın, stresi yönetmeye çalışın,   kronik bir hastalığınız varsa düzenli olarak kontrolünü yaptırın. </li>
<li>Odanızı her gün üç kez olacak şekilde 15’er dakika havalandırın. Ayrıca, nem oranı çok düşük ortamlarda bulunmamaya dikkat edin.</li>
<li>Soğuk havada burundan nefes alın. Burun, soğuk havayı akciğerlere ulaşmadan önce ısıtır ve nemlendirir. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-ve-ulkemizde-hala-onemli-bir-tehdit-590484">Dünyada ve ülkemizde hala önemli bir tehdit</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:53:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aileleri]]></category>
		<category><![CDATA[bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğundan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[evlendiriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikler]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[küçük]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587135</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, çocuk evliliklerinin nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135">Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, çocuk evliliklerinin nedenleri, sonuçları ve önlenmesine yönelik çözüm önerileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuk evlilikleri, gelişmekte olan ülkelerde yaygın bir sorun!</strong></p>
<p>Çocuk evliliklerinin, çocuklar henüz fiziksel ve psikolojik açılardan evlenme ve çocuk sahibi olma sorumluluklarını taşımaya hazır olmadan gerçekleştirilen evlilikler olduğunu aktaran Dr. Mert Sinan Bingöl, “Gelişmekte olan ülkelerde oldukça yaygın olan çocuk evlilikleri, ülkemizde de önemli bir sorun olarak var olmaya devam ediyor.” dedi.</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre, dünyada her 5 kız çocuktan birinin evlendirildiğine dikkat çeken Dr. Bingöl, “UNICEF 2022 verilerine göre, evlendirilen kız çocuklarının sayısı, erkek çocukların sayısından yaklaşık 6-7 kat fazla. UNICEF’in 2021 verilerine göre Türkiye, 18 yaşından önce evlenen çocuk oranlarına bakıldığında dünya genelinde 202 ülke içinde 87’nci sırada yer alıyor. Verilen istatistiklerde, bu konuda önceki yıllara göre az da olsa bir bilinç oluştuğu ancak bunun henüz yeterli düzeyde olmadığı ve bu konudaki sorunların halen devam ettiği görülüyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erken yaşta evlendirilmiş kız çocukları intihar girişiminde bulunabiliyor!</strong></p>
<p>Çocuk yaşta ve zorla yapılan evliliklerin, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu olduğunu vurgulayan Dr. Mert Sinan Bingöl, “Özellikle töresel uygulamaların sosyo-kültürel hayatı yönlendirdiği bölgelerde, çocuklar aileleri tarafından zorla evlendirilebiliyor. Daha çocukluğunu yaşayamadan evlendirilen ve ebeveynlik sorumluluğu ile yüzleşen çocuklar, psikolojik olarak yıpranıyor.” dedi.</p>
<p>Çocuk yaşta evliliklere genellikle kız çocuklarının maruz kaldığını dile getiren Dr. Bingöl, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Henüz çocuk yaşta iken genellikle kendisinden yaşça büyük bir erkeğin eşi olmaları, ev işleri ile ilgili sorumluluklar alarak akranlarından koparılmaları, eğitim yaşamından alıkonulmaları, cinsel ilişkiye zorlanmaları, çocuk doğurma ve büyütme sürecinin getirdiği zorluklar, bu kız çocuklarının yaşam boyu çeşitli psikolojik problemler yaşamalarına neden oluyor. Erken evliliğin getirdiği tüm bu sorumluluklar, kız çocuklarının benlik saygılarının azalmasına, kendilerini yetersiz, değersiz ve depresif hissetmelerine yol açıyor. Erken yaşta evlendirilmiş kız çocuklarının yüzde 29’unda intihar düşüncelerinin, yüzde 21’inde ise intihar girişiminin olduğu gözlenmiştir.</p>
<p>Evlendirildiği eşinden kaçarak kök ailesine sığınan veya boşanmakta ısrar eden kızlar ise, maalesef ya eşlerinin yanına geri gönderiliyor, ya aileleri tarafından cezalandırılıyor ya da daha da üzücü olan tarafı ‘namus, töre’ cinayeti adı altında hayatları ellerinden alınıyor.” </p>
<p><strong>Pek çok sebep erken yaşta evliliklere neden olabiliyor! </strong></p>
<p>Ailelerin, çocuklarını erken yaşlarda evlendirmelerinin pek çok kültürel, sosyal ve ekonomik sebepleri olduğunun bilindiğini kaydeden Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bazı ailelerde kız çocukları ekonomik bir yük olarak görülebiliyor ve aileleri kızlarını evlendirerek başlık parası adı altında ekonomik kazanç sağlamak isteyebiliyor.” dedi. </p>
<p>Çocuk yaştaki kişilerin evliliklerinin bazı dini kaynaklar çerçevesinde meşrulaştırılmaya çalışıldığını da sözlerine ekleyen Dr. Bingöl, “Ayrıca, aile içinde şiddete maruz kalan çocuğun evliliği bir kurtuluş olarak görmesi, tacize veya tecavüze uğrayan çocukların kendi istekleri dışında zoraki evlendirilmesi sıklıkla gözlenen sebepler arasında. Çocuklarını erken yaşta evlendiren ailelerin genellikle eğitim düzeyinin düşük olduğu görülüyor ve ailenin eğitim düzeyi arttıkça kızların erken yaşta evlendirilme olasılığı azalıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Dr. Bingöl, “Çocuk evliliği, çok boyutlu bir sorun ve çözümü için de toplumun tüm kesimlerinin ortak çabası gerekiyor.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-5-kiz-cocugundan-biri-evlendiriliyor-kucuk-yasta-evlilik-buyuk-psikolojik-sorunlari-beraberinde-getiriyor-587135">Dünyada her 5 kız çocuğundan biri evlendiriliyor! Küçük yaşta evlilik, büyük psikolojik sorunları beraberinde getiriyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetişkinlerde DEHB ve teknoloji kullanımı: Dijital dünyada dikkat sınavı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yetiskinlerde-dehb-ve-teknoloji-kullanimi-dijital-dunyada-dikkat-sinavi-586192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 18:33:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belirti]]></category>
		<category><![CDATA[Bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dijital çağın herkesin dikkatini zorlayan bir dönem olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, sürekli yanıp sönen bildirimler, bitmeyen içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformlarının beynin ‘ödül’ sistemini sık sık uyardığını, DEHB’li bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetiskinlerde-dehb-ve-teknoloji-kullanimi-dijital-dunyada-dikkat-sinavi-586192">Yetişkinlerde DEHB ve teknoloji kullanımı: Dijital dünyada dikkat sınavı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital çağın herkesin dikkatini zorlayan bir dönem olduğunu belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, sürekli yanıp sönen bildirimler, bitmeyen içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformlarının beynin ‘ödül’ sistemini sık sık uyardığını, DEHB’li bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğunu vurguladı. Dijital dünyada dikkati korumak için tavsiyelerde bulunan Doğan Bektaş, süre sınırlaması getirilmesini, bildirimlerin azaltılmasını, fiziksel planlayıcılar kullanılmasını, düzenli egzersiz yapılmasını, ekransız zaman dilimleri oluşturulmasını, uyku ve beslenme düzeninin korunmasını tavsiye etti.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, yetişkinlerde görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile teknoloji kullanımı arasındaki bağlantıya ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ekim ayının Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Farkındalık Ayı olarak kutlandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, çocukluk çağında başlayan ancak yaşamın ilerleyen dönemlerinde de devam eden DEHB’nin yalnızca ‘dikkatini toplayamama’ sorunu olmadığını söyledi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>DEHB, yetişkinlikte de belirti verebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Bu bozukluk; planlama, organize olma, dürtüleri kontrol etme, zamanı yönetme ve duygusal dengeyi sürdürme becerilerini etkileyen nörogelişimsel bir bozukluktur. Bugün artık biliyoruz ki DEHB çocuklukta tanı konmamış olsa bile yetişkinlikte de belirti verebilir. Ancak bu belirtiler çoğu zaman günlük hayatın karmaşasında gözden kaçar. Kişi, sürekli dağınık hissedebilir, yaptığı işleri tamamlamakta zorlanabilir, e-posta yazarken veya bir toplantıya hazırlanırken kolayca başka bir şeye kayabilir. Zaman kavramı bulanıklaşır; ‘sadece beş dakika’ diye başlayan bir sosyal medya gezintisi, farkına bile varmadan bir saati bulabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yetişkinlerde DEHB’nin yaşamsal etkileri</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yetişkin DEHB’sinin genellikle üç temel alanda belirti verdiğini ancak bu belirtilerin çocuklukta olduğu kadar gözle görülür olmayabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, bunları dikkat eksikliği, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik olarak sıraladı: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dikkat eksikliği:</span></span></span></b><span><span><span> Uzun süre odaklanmayı gerektiren görevlerde çabuk sıkılma, yapılan işleri yarım bırakma, unutkanlık ve organize olamama sık görülür. Kişi genellikle dağınık hisseder ve öncelik belirlemekte zorlanır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dürtüsellik:</span></span></span></b><span><span><span> Düşünmeden hareket etme, sabırsızlık, söz kesme veya acele karar verme gibi davranışlar iş ve sosyal ilişkileri zorlayabilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Hiperaktivite (içsel huzursuzluk):</span></span></span></b><span><span><span> Çocukluktaki yerinde duramama hali, yetişkinlikte sürekli bir “zihinsel hareketlilik” olarak kendini gösterebilir. Kişi dinlenmekte zorlanır, sürekli bir şeylerle meşgul olma ihtiyacı duyar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>İş hayatında sorunlar ortaya çıkabiliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>DEHB’li yetişkinlerin genellikle “potansiyelini kullanamadığını” ifade ettiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş,             “İş performansında dalgalanmalar, sık iş değişiklikleri, randevulara geç kalma, finansal planlama güçlükleri veya ilişkilerde sabırsızlık gibi sorunlarla karşılaşabilirler. Bu durum, zamanla benlik saygısını da etkileyebilir” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital kullanım DEHB’li bireyleri daha fazla etkiler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dijital çağın herkesin dikkatini zorlayan bir dönem olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Sürekli yanıp sönen bildirimler, bitmeyen içerik akışları, kısa videolar ve sosyal medya platformları, beynimizin ‘ödül sistemi’ni sık sık uyarır. DEHB’li bireylerde bu etki daha belirgindir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Çünkü beyinleri dopamin gibi ödül ve motivasyonla ilişkili kimyasallara karşı daha duyarlıdır. Hızlı geri bildirim sağlayan içerikler, bu kişiler için adeta çekim alanı oluşturur. Ancak bu durum, dikkat süresinin daha da kısalmasına, odaklanma kapasitesinin azalmasına ve erteleme davranışlarının artmasına yol açabilir. Kaydırılan ekranlar, yeni uyarıcılara kolay geçiş olanağı sunduğu için beyni sürekli bir ‘yenilik arayışında’ tutar. Bu, uzun süreli konsantrasyon gerektiren işlerde performansın düşmesine neden olur” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Uyku düzeni de olumsuz etkileniyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, teknoloji kullanımının aynı zamanda uyku düzenini de etkileyebileceğine dikkat çekerek “Özellikle akşam saatlerinde ekran ışığına maruz kalmak uykuya dalmayı güçleştirir, sabahları yorgun uyanmaya sebep olabilir. Bu da DEHB belirtilerini —dikkat dağınıklığı, sabırsızlık, unutkanlık— daha da belirgin hale getirir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Dijital dünyada dikkati korumak için 6 tavsiye</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmak gerçekçi değil; ancak onu bilinçli yönetmek mümkün” diyen Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8211; Süre sınırlaması getirin: </span></span></span></b><span><span><span>Pomodoro gibi zaman yönetim teknikleri (25 dakika odaklanma, 5 dakika mola) üretkenliği artırabilir. Sosyal medya için ekran süresi sınırlayıcı uygulamalar kullanmak da faydalıdır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8211; Bildirimleri azaltın: </span></span></span></b><span><span><span>Anlık mesajlar ve bildirimler, DEHB’li bireylerin odaklarını en çok bozan etkenlerdendir. Gerekli olmayan bildirimleri kapatmak, dikkat bölünmesini azaltır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>&#8211; Fiziksel planlayıcılar kullanın: </span></span></span></b><span><span><span>Dijital uygulamalar yerine ajanda, defter veya yazılı listeler, zihni sabitlemeye yardımcı olur. “Yapılacaklar listesi”ni görmek, görev tamamlamayı kolaylaştırır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>-Düzenli egzersiz yapın: </span></span></span></b><span><span><span>Fiziksel aktivite, dopamin ve noradrenalin düzeylerini artırarak dikkat ve motivasyonu destekler. Günlük yürüyüşler, yoga, bisiklet veya dans gibi aktiviteler ruh halini dengelemeye de yardımcı olur.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>-Ekransız zaman dilimleri oluşturun: </span></span></span></b><span><span><span>Yemek saatlerinde, yatmadan önce veya sabah uyanır uyanmaz ekransız kalmak, zihinsel dinlenme sağlar.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>-Uyku ve beslenme düzenini koruyun: </span></span></span></b><span><span><span>Kafein tüketimini azaltmak, düzenli uyku saatleri oluşturmak ve akşamları ekran maruziyetini sınırlamak, belirtileri hafifletebilir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Teknolojiyi yönetmek, kendini yönetmektir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Teknoloji doğru kullanıldığında DEHB’li bireylerin yaşamını kolaylaştırabildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, “Hatırlatma uygulamaları, zamanlayıcılar, görev yöneticileri ya da dikkat artırıcı uygulamalar doğru şekilde kullanıldığında işlevselliği destekler. Burada önemli olan, teknolojinin kişiyi yönetmemesi; kişinin teknolojiyi kendi yararına kullanmasıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Farkındalık, anlama ve destek zamanı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, sözlerini şöyle tamamladı: “DEHB bir karakter özelliği ya da ‘disiplin eksikliği’ değildir; biyolojik temeli olan bir nörogelişimsel farklılıktır. Erken farkındalık, uygun tedavi ve yaşam düzenlemeleriyle, bu bireyler potansiyellerini en verimli şekilde ortaya koyabilirler. Bu farkındalık ayı, DEHB’li yetişkinler ve yakınları için bir hatırlatma niteliğinde:<br />Dijital dünyanın hızına kapılmadan, kendi ritmini bulmak mümkündür ve çoğu zaman, iyileşmenin ilk adımı kendini anlamaktan geçer.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yetiskinlerde-dehb-ve-teknoloji-kullanimi-dijital-dunyada-dikkat-sinavi-586192">Yetişkinlerde DEHB ve teknoloji kullanımı: Dijital dünyada dikkat sınavı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Bursalılar Dijital Dünyada Buluşacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-bursalilar-dijital-dunyada-bulusacak-584444</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 09:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[buluşacak]]></category>
		<category><![CDATA[bursalılar]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584444</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, kentin geleceğini dijital dünyanın imkanlarıyla şekillendirecek örnek bir projeye ev sahipliği yapıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-bursalilar-dijital-dunyada-bulusacak-584444">Osmangazi&#8217;de Bursalılar Dijital Dünyada Buluşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi, kentin geleceğini dijital dünyanın imkanlarıyla şekillendirecek örnek bir projeye ev sahipliği yapıyor. ‘Birlikte Tasarlayalım mı?’ isimli Video Oyunları ve Yapay Zeka Uygulamalarıyla Katılımcı Tasarım Çalıştayı ile atıl kamusal alanlar, dijital ortamda yeniden tasarlanacak. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde ve Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin katkılarıyla gerçekleştirilecek üç günlük çalıştayda Bursalılar, Minecraft benzeri dijital araçlar ile yapay zeka uygulamaları kullanarak kendi şehir modellerini oluşturacak. Katılımcıların hem teknolojiyi deneyimleyecekleri hem de yaşadıkları kente fikirleriyle yön verecekleri proje sonunda hazırladıkları tasarımlar, Bursa’nın fethinin 700’ncü yılı kutlamaları kapsamında Osmangazi’de sergilenme fırsatı bulacak. Böylece, tarih ile geleceği buluşturan yenilikçi bir kent vizyonu ortaya çıkacak. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>21-23 Kasım 2025 tarihleri arasında Soğanlı Kültür Merkezi’nde 09.30 ile 17.00 saatleri arasında düzenlenecek çalıştaya, 15-65 yaş arası tüm Bursalılar katılabilecek. Kontenjanın sınırlı olduğu etkinlikle başvurular 7-29 Ekim 2025 tarihleri arasında alınıyor.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-bursalilar-dijital-dunyada-bulusacak-584444">Osmangazi&#8217;de Bursalılar Dijital Dünyada Buluşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gastrofarm Urla dünyada en iyi 100 hikaye arasında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gastrofarm-urla-dunyada-en-iyi-100-hikaye-arasinda-581045</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 10:42:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[gastrofarm]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[urla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581045</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gastrofarm Urla, sürdürülebilir turizm alanında dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olan Green Destinations En İyi 100 Hikaye listesine girdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gastrofarm-urla-dunyada-en-iyi-100-hikaye-arasinda-581045">Gastrofarm Urla dünyada en iyi 100 hikaye arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gastrofarm Urla, sürdürülebilir turizm alanında dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olan Green Destinations En İyi 100 Hikaye listesine girdi</p>
<p>Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan&#8217;ın geçtiğimiz yıl ilçedeki sürdürülebilir turizmi desteklemek ve kültürel mirası yaşatmak amacıyla kurduğu, Urla&#8217;daki gastronomi odaklı festivalleri tek çatı altında toplayan Gastrofarm Urla, Green Destinations’ın “En İyi 100 Hikaye” yarışmasında ödüle layık görüldü. </p>
<p>&#8220;Toprağın Hikaye Anlattığı Yer&#8221; temasıyla başvurulan Gastrofarm Urla, yerel üretimi ve kültürel belleği koruyarak sürdürebilir gastronomi festivallerine ev sahipliği yapıyor. </p>
<p>BALKAN; YERELDEN KALKINMA ANLAYIŞIMIZI DEVAM ETTİRECEĞİZ</p>
<p>Urla’nın doğal ve kültürel zenginliklerini koruyarak gelecek nesillere aktarmak için yürüttüğümüz çalışmaların uluslararası düzeyde takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur diyen Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan; &#8220;Green Destinations listesinde yer almak, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor ve bizleri daha fazlasını yapmak için motive ediyor. Bu başarı, sadece belediyemizin değil, tüm Urla halkının ortak çabasının sonucudur. Her yıl düzenli olarak yapılan Mart Dokuzu Ot Festivali, Enginar Festivali, Bağbozumu Festivali, bu yıl ilkini düzenlediğimiz Hasat Sonu Etkinliği ve Zeytin ve Sanat Festivalimiz üreticimize destek vermeye devam ediyor. Ayrıca tüm bu festivaller, Urla’nın kültürel ve doğal dokusunu koruyarak ilçemizi gastronomi turizmi anlamında bir destinasyon haline getirmek için büyük bir rol oynamaktadır. Gastrofarm Urla, bu amaç doğrultusunda, bölgenin sürdürülebilir turizmi ve geleneksel değerlerinin korunması için çalışmalarını sürdürmektedir. Üreticilerimizin emeğini, sürdürülebilir tarım anlayışını ve gastronomi turizmini ön plana çıkaran bu hikayemiz ile yerelden kalkınma anlayışımızı yaşatmaya devam edeceğiz. Bizleri her zaman destekleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay&#8217;a, ekibine ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gastrofarm-urla-dunyada-en-iyi-100-hikaye-arasinda-581045">Gastrofarm Urla dünyada en iyi 100 hikaye arasında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi uluslararası arenadaki yükselişini sürdürüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-uluslararasi-arenadaki-yukselisini-surduruyor-580460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 08:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[arenadaki]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[Sıralama]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yükselişini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi, bilimsel performansı ve başarılarıyla dünyada adından söz ettirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-uluslararasi-arenadaki-yukselisini-surduruyor-580460">Ege Üniversitesi uluslararası arenadaki yükselişini sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi, bilimsel performansı ve başarılarıyla dünyada adından söz ettirmeye devam ediyor. Ege, uluslararası üniversite sıralamaları yapan önemli kuruluşlardan Rusya merkezli Round University Ranking (RUR) tarafından açıklanan 2025 yılı alan sıralamalarında uluslararası düzeyde başarısını sürdürdü. EÜ, pek çok alanda dünyada ilk 500’e girerken özellikle Diş Hekimliği alanında 166’ncı sırada yer alarak büyük bir başarı elde etti.</p>
<p>Sıralamayı değerlendiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünyanın saygın sıralama kuruluşlarından olan RUR, 2025 yılı alan sıralamasını açıkladı. Sıralamada; öğretim, araştırma, uluslararası çeşitlilik ve finansal sürdürülebilirlik gibi dört temel boyutta 20 göstergeye dayanarak 700 üniversitenin etkinliğini değerlendiriliyor. Üniversitemiz, Diş Hekimliği alanında 166. Sırayı alarak dünyada ilk 200 üniversite arasına girme başarısı gösterdi. Yine; Biyokimya, Genetik ve Moleküler Biyoloji, Çevre Bilimi, Farmakoloji, Toksikoloji, Eczacılık, Veterinerlik alanlarında dünyada ilk 500, Tıp alanında ise dünyada ilk 1000 üniversiteden birisi olmayı başardık. Tam akredite, sağlık temalı, milli yenilik ödüllü bir araştırma üniversitesi olarak uluslararası arenada üniversitemizi üst sıralara taşımaya devam edeceğiz. Ege Üniversitesi olarak, bu ve benzer sıralamalarda daha da yükselmek için, gelişmeye açık yönlerimizi iyileştirip, uluslararasılaşma potansiyelimizi daha da artıracak çalışmalara öncelik vereceğiz. Yakaladığımız bu başarıda emeği geçen tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>RUR 2025 yılı alan sıralamalarında Ege Üniversitesi; Diş Hekimliği alanında dünya sıralamasında 166’ncı, devlet üniversiteleri arasında üçüncü, Tıp alanında dünya sıralamasında 690’ıncı, devlet üniversiteleri arasında dördüncü, Biyokimya, Genetik ve Moleküler Biyoloji alanında dünyada 465’inci, devlet üniversiteleri arasında beşinci, Çevre Bilimi alanında dünya sıralamasında 587’nci, devlet üniversiteleri arasında altıncı,  Farmakoloji, Toksikoloji, Eczacılık alanında dünya sıralamasında 446’ncı devlet üniversiteleri arasında yedinci, Veterinerlik alanında ise  dünyada 443’üncü, devlet üniversiteleri arasında 7yedinci sırada yer aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-uluslararasi-arenadaki-yukselisini-surduruyor-580460">Ege Üniversitesi uluslararası arenadaki yükselişini sürdürüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada her yıl 600 milyon kişiyi etkiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-600-milyon-kisiyi-etkiliyor-561046</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 08:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kişiyi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Besin zehirlenmesi her yıl milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon kişi besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve bu kişilerden 420 bini hayatını kaybediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-600-milyon-kisiyi-etkiliyor-561046">Dünyada her yıl 600 milyon kişiyi etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Besin zehirlenmesi her yıl milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon kişi besin zehirlenmesi sorunu yaşıyor ve bu kişilerden 420 bini hayatını kaybediyor. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın kayıtları, her yıl binlerce besin zehirlenmesi tablosuyla karşılaşıldığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren besin zehirlenmesi, genellikle bakteri, virüs ile parazit gibi mikroorganizmaların veya bunların ürettikleri toksinlerin gıdalar aracılığıyla vücuda girmeleriyle oluşuyor. Gıdanın uygun şekilde saklanmaması ve hazırlanmaması, yeterince pişirilmemesi veya çapraz bulaşma gibi durumlar besin zehirlenmesine zemin hazırlıyor. <strong>Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin,</strong>   sağlık durumu iyi olan kişilerde çoğunlukla bulantı ve kusma gibi hafif belirtilerle seyretse de karşılaşılan doz ve zehirlenmeye neden olan etkenin özelliğine göre klinik tablonun ağırlaşabileceği uyarısında bulunarak, “Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde zehirlenme hayati risk taşıyabilir. Zamanında müdahale edilmemiş ileri tablolarda vücutta aşırı su kaybı, böbrek yetmezliği, hatta ölüm gibi ciddi komplikasyonlara bile neden olabilir” diyor.</p>
<p><strong>Sıcak havada mikroplar hızla çoğalıyor</strong></p>
<p>Besin zehirlenmesi yaz aylarında daha sık görülüyor. Bunun başlıca nedeni, sıcak ve nemli havanın mikropların daha hızlı çoğalmaları için uygun bir ortam sağlaması. Piknik ve barbekü gibi dış mekan aktivitelerinde hijyen şartlarının düşük olması, suya erişim kısıtlılığı, besinlerin çevre ortamla teması ve sıcak hava maruziyeti nedeniyle besin zehirlenmesi riski artabiliyor.  Bunun yanı sıra gıdaların uzun süre oda sıcaklığında kalmaları ve soğuk zincirin bozulması, vakaların artmasında etkili rol oynuyor. Az pişmiş veya çiğ et, tavuk ve yumurta, pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, tazeliğini yitirmiş deniz ürünleri, hazırlanmaları   esnasında iyi yıkanmamış salatalar ile soğuk sandviçler, uzun süre beklemiş olan pişmiş pirinç ürünleri, saklama koşulları yetersiz olan kremalı ve mayonezli pastane ürünleri, besin zehirlenmesine yol açan etkenler arasında ön sıralarda yer alıyor.</p>
<p><strong>Karın ağrısı, bulantı ve kusmayla başlıyor</strong><br />Besin zehirlenmesinin belirtileri, zehirlenmeye neden olan mikroorganizmaya ve kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. İlk belirtiler genellikle karın ağrısı, bulantı ve kusma şeklinde oluyor. İlerleyen aşamalarda bazen kanlı veya mukuslu olabilen ishal, ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve genel halsizlik görülebiliyor. Tüketilen gıdadaki mikroorganizmanın türüne ve miktarına bağlı olarak belirtilerin ortaya çıkma süresi birkaç saat ile birkaç gün (genellikle 6-48 saat) arasında değişebiliyor. Bazı nadir durumlarda bu süre daha da uzayabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesinde erken teşhisin büyük bir önem taşıdığına işaret ederek, “Zamanında müdahale, dehidrasyon, yani vücutta aşırı su kaybı ve diğer ciddi komplikasyonların önlenmesine yardımcı olur, iyileşme sürecini hızlandırır ve bulaşıcılık ihtimali olan durumlarda, hastalığın başkalarına yayılma riskini azaltır” bilgisin veriyor.<br /> </p>
<p><strong>BESİN ZEHİRLENMESİNE KARŞI 18 ÖNEMLİ ÖNERİ! </strong></p>
<p>Acıbadem Ataşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, aslında doğru gıda hijyeni ve uygulamalarıyla besin zehirlenmesinin büyük ölçüde önlenebildiğine dikkat çekiyor. Dr. Ferhat Çetin, besin zehirlenmesine karşı almamız gereken önlemleri şöyle sıralıyor: </p>
<p><strong>BESİNLERİ SATIN ALIRKEN </strong></p>
<p><strong>Ambalajı hasar görmüş ürünleri almayın</strong></p>
<p>Hasarlı ambalajlar, mikroorganizmaların gıdaya bulaşmalarına ve çoğalmalarına imkan tanıyor. Bu nedenle, ambalajı yırtılmış, ezilmiş, şişkin veya delinmiş ürünleri almaktan kaçının. Konserve kutularının şişkin olmamasına dikkat edin.</p>
<p><strong>Soğuk zincir ürünlerini taşırken, dikkat! </strong></p>
<p>Sıcaklık artışı, bakterilerin hızla çoğalmalarına neden oluyor. Soğuk zincirin kırılması, gıdaların bozulma sürecini hızlandırıyor.  Dolayısıyla, buzdolabında veya dondurucuda tutulması gereken ürünleri alışverişin sonunda alın ve eve varır varmaz buzdolabına veya dondurucuya yerleştirin. Soğuk zincir ürünlerini marketten eve taşırken buz aküsü ya da termal çanta kullanmanızda fayda var. <br /><strong>Son kullanma tarihlerini kontrol edin</strong></p>
<p>Son kullanma tarihleri gıdanın güvenli ve kaliteli olduğu süreyi belirtiyor. Tarihi geçmiş ürünler kötü görünmeyip veya kokmayıp yine de salmonella gibi zararlı bakteri içerebiliyorlar. Ürünlerin son kullanma veya tavsiye edilen tüketim tarihlerini kontrol edin ve tarihi geçmiş ürünleri almayın.</p>
<p><strong>Taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlarını seçin</strong></p>
<p>Görünüm, gıdanın tazeliği ve potansiyel bozulma durumu hakkında ipuçları veriyor. Dolayısıyla, sebze ile meyveleri taze, canlı renkli ve ezilmemiş olanlardan seçin. Et ile balık ürünlerinin parlak ve doğal renginde olduklarından emin olun. Bozulmuş gıdayı koku, görünüm, doku ve tadında değişimlerle fark edebilirsiniz. </p>
<p><strong>BESİNLERİ SAKLARKEN</strong></p>
<p><strong>Doğru soğuklukta saklayın</strong></p>
<p>Bakteriler 5°C ile 60°C arasındaki tehlikeli sıcaklık bölgesinde hızla çoğalıyorlar. Doğru soğutma, bu çoğalmayı yavaşlatıyor veya durduruyor. Pişmiş yiyecekleri 2 saat içinde buzdolabına kaldırın. Buzdolabı sıcaklığı 0-4°C, dondurucu sıcaklığı ise -18°C veya daha düşük olmalı.</p>
<p><strong>Çapraz bulaşmayı önleyin</strong></p>
<p>Çiğ gıdalardan sızan sıvılar, pişirilmeden tüketilecek olan diğer gıdalara bakteri bulaştırabiliyor.  Bu nedenle, çiğ kırmızı et, tavuk ve balığı, buzdolabında diğer gıdalardan ayrı, alt raflarda ve kapalı kaplarda saklayın. Sebze ile meyveleri yıkamadan buzdolabına yerleştirmeyin.</p>
<p><strong>Hava almayacak kaplarda saklayın</strong></p>
<p>Hava teması, gıdaların kurumalarına ve mikroorganizmaların üremelerine zemin hazırlıyor. Dolayısıyla, açıkta kalan veya artan yiyecekleri hava almayacak kaplarda veya streç filmle sararak saklayın.</p>
<p><strong>BESİNLERİ HAZIRLARKEN </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Ellerinizi mutlaka yıkayın</strong></p>
<p>Eller, mikropların gıdalara bulaşmalarında önemli bir taşıyıcıdır. Yemeklerin hazırlığına başlamadan önce ve çiğ gıdalara dokunduktan sonra ellerinizi en az 20 saniye sabun ve ılık suyla yıkayın. </p>
<p><strong>Etler için ayrı bir kesme tahtası ve bıçak kullanın</strong></p>
<p>Çiğ gıdalardaki bakteriler, aynı yüzey ve aletler aracılığıyla pişmiş veya çiğ tüketilecek diğer gıdalara bulaşabiliyor ve buna çapraz bulaşma deniliyor. Çiğ et, tavuk ve balık için ayrı bir kesme tahtası ile bıçak kullanın. Kesme tahtası ve bıçakları kullandıktan sonra sıcak sabunlu suyla iyice yıkayın veya dezenfekte edin.</p>
<p><strong>Yüzeyleri düzenli olarak temizleyin</strong></p>
<p>Gıda hazırlığı yapacağınız tezgah ile lavabo gibi tüm yüzeyleri düzenli olarak temizleyin ve dezenfekte edin. Yüzeylerde kalan gıda kalıntıları ve mikroplar, yeni hazırlanan gıdalara bulaşabiliyor.</p>
<p><strong>Sebze ve meyveleri bol su altında iyice yıkayın</strong></p>
<p>Yüzeylerindeki toprak, böcek ilacı kalıntıları ve mikroorganizmaların çok iyi temizlenmeleri  için tüm sebze ve meyveleri (kabuklarını soyacak olsanız bile) bol su altında iyice yıkayın.</p>
<p><strong>BESİNLERİ PİŞİRİRKEN</strong></p>
<p><strong>Et, tavuk, balık ve yumurtayı iyice pişirin</strong></p>
<p>Yüksek ısı, gıdalardaki zararlı bakterileri öldürürken, yetersiz pişirme ise bakterilerin hayatta kalmalarına neden olabiliyor. Et, tavuk, balık ve yumurtayı iç sıcaklıkları güvenli seviyeye ulaşana kadar iyice pişirin. Et termometresi kullanarak iç sıcaklıkları kontrol edin (örneğin, tavuk için en az 74°C).</p>
<p><strong>Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmeyin</strong></p>
<p>Donmuş gıdaları oda sıcaklığında çözdürmekten kaçının. Zira, oda sıcaklığında çözdürülen gıdaların yüzeyi hızlıca tehlikeli sıcaklık bölgesine ulaşıyor ve bakteriler çoğalmaya başlıyor. Donmuş gıdaları buzdolabında, soğuk su altında veya mikrodalgada çözdürün</p>
<p><strong>Pişmiş gıdaları bir kereden fazla ısıtmayın</strong></p>
<p>Artan yemekleri tekrar ısıtırken tamamının buhar çıkana kadar iyice ısındığından emin olun ve mümkünse bir kereden fazla ısıtmaktan kaçının. Yetersiz ısıtmanın yanı sıra aynı gıdayı bir kereden fazla ısıtmak bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına neden olabiliyor, yani yemek adeta bir zehre dönüşüyor. </p>
<p><strong>DIŞARIDA BESİN TÜKETİRKEN</strong><br /><strong>Güvenilir yerleri tercih edin</strong></p>
<p>Hijyen kurallarına uyulmaması besin zehirlenmesi riskini artırıyor. Bu nedenle, temizlik standartlarına dikkat eden işletmeleri tercih edin. Açıkta satılan ve kaynağı belirsiz gıdalardan kaçının. <br /><strong>Tamamen pişmiş ve sıcak olsun</strong></p>
<p>Yetersiz pişirme ve sıcak servis yapılmaması, bakterilerin hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına olanak tanıyor. Özellikle et ve tavuk gibi riskli gıdaların tamamen pişmiş ve sıcak olarak servis edildiğinden emin olun.</p>
<p><strong>Çiğ veya az pişmiş gıdalardan kaçının</strong></p>
<p>Dışarıda çiğ et, az pişmiş deniz ürünleri veya pastörize edilmemiş süt ürünleri tüketirken çok dikkatli olun veya mümkünse kaçının. Bu tür gıdalar, çiğ hallerinde yüksek bakteri yükü taşıyabiliyor.</p>
<p><strong>Açık büfelerdeki gıdalara dikkat!</strong></p>
<p>Açık büfelerde gıdaların sıcak tutulup tutulmadığını (60°C üzeri) veya soğuk servis ediliyorsa (5°C altı) uygun soğuklukta olup olmadıklarını kontrol edin. Gıdaların uzun süre dışarıda kalmış olmamalarına dikkat edin. Uzun süre &#8220;tehlikeli sıcaklık bölgesinde&#8221; kalan gıdalarda bakteri üremesi hızlanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-600-milyon-kisiyi-etkiliyor-561046">Dünyada her yıl 600 milyon kişiyi etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kâmil Koç ve Flix, Yatırım ve Büyümede Sınır Tanımıyor: Türkiye&#8217;de Diyarbakır, Iğdır, Adıyaman; Dünyada ise Avustralya ile Büyümeye Devam…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kamil-koc-ve-flix-yatirim-ve-buyumede-sinir-tanimiyor-turkiyede-diyarbakir-igdir-adiyaman-dunyada-ise-avustralya-ile-buyumeye-devam-559022</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2025 07:55:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[büyümede]]></category>
		<category><![CDATA[büyümeye]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[flix]]></category>
		<category><![CDATA[iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işe]]></category>
		<category><![CDATA[kmil]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[tanımıyor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559022</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en köklü karayolu yolcu taşıma markası Kâmil Koç’un global iş ortağı Flix, faaliyet ağını beşinci kıtaya taşıdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kamil-koc-ve-flix-yatirim-ve-buyumede-sinir-tanimiyor-turkiyede-diyarbakir-igdir-adiyaman-dunyada-ise-avustralya-ile-buyumeye-devam-559022">Kâmil Koç ve Flix, Yatırım ve Büyümede Sınır Tanımıyor: Türkiye&#8217;de Diyarbakır, Iğdır, Adıyaman; Dünyada ise Avustralya ile Büyümeye Devam…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin en köklü karayolu yolcu taşıma markası Kâmil Koç’un global iş ortağı Flix, faaliyet ağını beşinci kıtaya taşıdı. Yatırım ve büyümede sınır tanımayan bu iki güçlü marka, Türkiye’de büyüme; dünyada ise liderlik hedefiyle çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Bu kapsamda Kâmil Koç, yurt içinde Diyarbakır, Iğdır ve Adıyaman gibi illerle seyahat ağını genişletirken; Flix ise Avustralya pazarına giriş yaparak küresel büyüme yolculuğuna yeni bir kıta daha ekledi.</strong></p>
<p>Türkiye’nin en çok tercih edilen seyahat markası Kâmil Koç, global iş ortağı seyahat teknolojileri şirketi Flix ile birlikte 100. yılına güçlü adımlarla ilerliyor. Bu doğrultuda, yurt içinde yeni yatırımlar ve iş birlikleriyle hizmet kalitesini Türkiye’nin dört bir yanına taşıyan Kâmil Koç; Flix’in desteğiyle hizmet ağını genişleterek sektöre öncülük etmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Büyüme stratejileri doğrultusunda Kâmil Koç, 2025 yılı içerisinde Diyarbakır, Iğdır, Adıyaman ve Varna seferlerini başlatarak seyahat ağına yeni duraklar ekledi. Flix ise Avrupa ve Kuzey Amerika’daki on yıllık başarısının ardından Hindistan ve Latin Amerika ile küresel ölçekte sürdürülebilir büyümenin simgesi haline geldiği yolculuğuna, bu kez Avustralya ile devam etti.</p>
<p><strong>“Flix ile birlikte Türkiye’de büyüme, dünyada liderlik hedefiyle ilerliyoruz”</strong></p>
<p>Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Flix ile birlikte hem Türkiye’de hem de global ölçekte büyümeye devam ettiklerini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Türkiye’nin her köşesine kaliteli, konforlu ve güvenilir seyahat hizmeti sunma hedefiyle yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Kâmil Koç olarak yurt içinde yeni yatırım ve iş birlikleriyle büyümemizi sürdürürken, global iş ortağımız Flix de dünya genelindeki güçlü büyümesini kararlılıkla sürdürüyor. Bu vizyonun bir uzantısı olarak Flix’in beşinci kıtaya, yani Avustralya’ya açılması bizler için de gurur verici bir gelişme. Bu adım, aynı zamanda bizleri de büyüme yolculuğumuzda yeni fırsatlar için motive ediyor. Kâmil Koç olarak Türkiye’de 76 ilde, yurtdışında ise Romanya ve Bulgaristan’da 5 farklı noktada, Flix olarak ise 5 kıtada 40’tan fazla ülkede toplamda 8.000’den fazla noktada yolcularımıza hizmet veriyoruz. Seyahat sektörünün iki öncü markası olarak Türkiye’de büyüme, dünyada liderlik hedefiyle yol almaya devam ediyoruz.</p>
<p>Ayrıca, Kâmil Koç ve Flix iş birliği, yalnızca Türkiye’deki faaliyetlerle sınırlı kalmıyor, aynı zamanda ortak değerlere dayanan yatırımlarla da örnek teşkil ediyor. Hem Türkiye’de hem de dünyada daha kaliteli, daha dijital ve sürdürülebilir bir seyahat altyapısı inşa etmek amacıyla attığımız her adım, bu güçlü ortaklığın vizyonunu daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç ve Flix’in oluşturduğu bu sinerjinin yalnızca bugünü değil, geleceğin mobilite ekosistemini de şekillendirecek büyük fırsatlar sunduğuna inanıyoruz.”</p>
<p><strong>Flix, Avustralya’daki faaliyetlerini 40 ülkede uyguladığı iş modeliyle yürütecek</strong></p>
<p>Flix, Avustralya’daki faaliyetlerini de 40 ülkede başarıyla uyguladığı, varlık gerektirmeyen iş modeliyle yürütecek. Teknolojik altyapısını, yerel otobüs operatörleriyle kurduğu iş birlikleriyle birleştiren Flix, yolculara yüksek kaliteli, güvenli ve tamamen dijital bir seyahat deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kamil-koc-ve-flix-yatirim-ve-buyumede-sinir-tanimiyor-turkiyede-diyarbakir-igdir-adiyaman-dunyada-ise-avustralya-ile-buyumeye-devam-559022">Kâmil Koç ve Flix, Yatırım ve Büyümede Sınır Tanımıyor: Türkiye&#8217;de Diyarbakır, Iğdır, Adıyaman; Dünyada ise Avustralya ile Büyümeye Devam…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada çocuklarınızı yalnız bırakmayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklarinizi-yalniz-birakmayin-549303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 08:05:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bırakmayın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarınızı]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatilinde çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçirecek.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklarinizi-yalniz-birakmayin-549303">Dijital dünyada çocuklarınızı yalnız bırakmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatilinde çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçirecek.  Siber güvenlik şirketi ESET çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri göz önüne alarak bu risklerden korunmaya yönelik  önerilerde  bulundu. </strong></p>
<p>Virüs, truva atı, solucan gibi zararlı yazılımlar, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği en yaygın tehditler arasında yer alıyor. Bu tür yazılımlar, genellikle çocuklara yönelik hazırlanmış sahte oyun siteleri üzerinden yayılıyor. Zararlı yazılım içeren oyunlar; üçüncü parti indirme sitelerinde, forumlarda ya da zaman zaman Google Play gibi platformların ücretsiz oyun sürümü bölümlerinde bulunabiliyor. </p>
<p>Her yaştan kullanıcıyı hedef alan siber saldırganlar, kimlik avı saldırılarıyla da kişisel bilgilere ulaşmaya çalışıyor. Sosyal medya üzerinden sahte mesajlarla kullanıcıların şifre ve kimlik bilgilerini ele geçirmeyi hedefliyorlar. Sık yapılan hatalardan biri de ebeveynlerin kendi kişisel cihazlarını gerekli güvenlik önlemleri olmadan çocuklarına vermesi. Bu durum, hem çocukları hem de cihaz sahibi ebeveynleri ciddi risklerle karşı karşıya bırakabiliyor.</p>
<p><strong>Ebeveynler ne yapabilir, çocuklarını nasıl koruyabilir? </strong></p>
<p><strong>Dijital dünyanın dışında kalmayın, bir parçası olun. </strong>Çocuğunuzu internette yalnız bırakmayın. Hangi sosyal medya platformlarını kullandığını bilin ve mümkünse bu mecralarda onun takipçisi olun. Böylece kiminle iletişim kurduğunu, neler paylaştığını daha yakından gözlemleme şansı elde edersiniz.</p>
<p><strong>Siber zorbalık hakkında konuşun. </strong>Çocuğunuzun çevrimiçi ortamlarda siber zorbalıkla karşılaşabileceğini ya da istemeden başkalarına zarar verebileceğini unutmayın. Bu konuda empati ve iletişim becerilerini geliştirmesi için destek olun.</p>
<p><strong>Gizliliğin önemini anlatın. </strong>Çocuklar sosyal medyayı çoğu zaman ebeveynlerinden daha iyi kullanabilir. Ancak hangi bilgilerin paylaşılmaması gerektiğini bilmeyebilirler. Bu nedenle; telefon numarası, ev adresi, okul bilgileri ya da parolalar gibi kişisel verileri kesinlikle paylaşmamaları gerektiğini onlara açıkça anlatın.</p>
<p><strong>Güçlü parola alışkanlığı kazandırın. </strong>Çocuğunuza kullandığı hesaplarda kolay tahmin edilemeyen, harf, sayı ve özel karakter içeren güçlü parolalar oluşturmayı öğretin. Parolaların başkalarıyla paylaşılmaması gerektiğini vurgulayın.</p>
<p><strong>İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını hatırlatın. </strong>İnternette paylaşılan fotoğrafların veya yazıların silinse bile tamamen yok olmayabileceğini çocuklarınıza hatırlatın. Bu tür içerikler başkalarının cihazlarına kaydedilmiş olabilir. Bu yüzden herhangi bir içeriği yüklemeden önce iki kez düşünme alışkanlığı kazandırın.</p>
<p><strong>Tarama geçmişini kontrol edin.</strong> Zaman zaman internet tarayıcısının geçmişini kontrol etmek, dijital alışkanlıklar hakkında fikir verir. Eğer geçmiş tamamen silinmişse bu durum çocuğunuzla açık bir iletişim kurmanız gerektiğine işaret edebilir.</p>
<p><strong>Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın. </strong>Çocuklarınıza aldığınız ya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>Güncel güvenlik yazılımı kullanın. </strong>Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil. </p>
<p><strong>⁠İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) kullanın. </strong>Mümkün olan her platformda iki adımlı doğrulamayı aktif edin. Bu sayede çocuğunuzun hesabı ele geçirilse bile ikinci doğrulama adımı olmadan erişim sağlanamaz.</p>
<p><strong>Ebeveyn kontrolü yazılımları kullanın. </strong>Android ve iOS sistemlerinin dâhili ebeveyn kontrolü özelliklerini kullanın.</p>
<p><strong>Uygulama izinlerini gözden geçirin. </strong>Çocuğunuzun cihazında kurulu uygulamaların hangi izinleri istediğini düzenli olarak kontrol edin. Kamera, mikrofon ve konum gibi hassas verilere erişen uygulamalara özellikle dikkat edin.</p>
<p><strong>⁠Otomatik güncellemeleri etkinleştirin. </strong>İşletim sistemi, uygulamalar ve güvenlik yazılımlarının düzenli olarak güncellenmesi çok önemlidir. Açıklardan faydalanan zararlı yazılımlar bu güncellemelerle engellenebilir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-cocuklarinizi-yalniz-birakmayin-549303">Dijital dünyada çocuklarınızı yalnız bırakmayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de ve dünyada siber tehditler sınırları zorluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyede-ve-dunyada-siber-tehditler-sinirlari-zorluyor-546274</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2025 07:38:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sınırları]]></category>
		<category><![CDATA[tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[zorluyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546274</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025 yılı itibarıyla hem dünyada hem Türkiye’de siber tehditlerin sayısı ve karmaşıklığı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-ve-dunyada-siber-tehditler-sinirlari-zorluyor-546274">Türkiye&#8217;de ve dünyada siber tehditler sınırları zorluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2025 yılı itibarıyla hem dünyada hem Türkiye’de siber tehditlerin sayısı ve karmaşıklığı artıyor. Yapay zekâ siber saldırıların biçimini değiştirirken kurumlar çok daha sofistike saldırı türleriyle karşı karşıya kalıyor. Siber güvenlik şirketi ESET’in analizlerine göre yapay zekâ ile şekillenen oltalama ve sosyal mühendislik saldırıları, klasik savunma yöntemlerinin ötesinde önlemler gerektiriyor.</strong></p>
<p>ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, “Yapay zekâ hem savunmada hem saldırıda etkili. Kurumların dijital dirençlerini artırması, tehditleri erken aşamada tespit edebilmesi ve olaylara hızlı müdahale kapasitesini geliştirmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ destekli saldırılar yaygınlaşıyor</strong></p>
<p>Generatif yapay zekâ, kişiselleştirilmiş ve ikna edici oltalama mesajları üretme konusunda siber suçlulara önemli avantaj sağlıyor. Bu durum, özellikle finans sektörü, KOBİ’ler ve kamu kurumları için ciddi risk anlamına geliyor. Türkiye’de de benzer trendler gözlemleniyor. Yapay zekâ destekli oltalama ve sosyal mühendislik saldırıları bankacılık, KOBİ’ler ve kritik altyapılar için artan risk oluşturuyor.</p>
<p><strong>Kimlik avı ve sosyal mühendislik yeniden şekilleniyor</strong></p>
<p>Klasik phishing, smishing ve vishing gibi yöntemler, artık yapay zekâ ile desteklenen daha hedefli ve inandırıcı kampanyalara evriliyor. Türkiye’de kamuya yönelik ve işletme adresli oltalama saldırıları artıyor. Özellikle bankalar, SGK ve e-devlet hizmetlerine yönelik sahte e-posta ve SMS’lerle kullanıcılar kandırılıyor.</p>
<p><strong>İçeriden gelen tehditlere dikkat</strong></p>
<p>Kasıtlı ya da kazara gerçekleşen iç tehditler de kurumlar için büyük tehlike oluşturuyor. Türkiye’de de eski çalışanların erişim bilgilerinin kullanılmaya devam etmesi sık karşılaşılan bir güvenlik açığına dönüşmüş durumda. Bu nedenle erişim yönetimi ve kullanıcı davranış analizi çözümleri öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Fidye yazılımlarındaki yükseliş sürüyor</strong></p>
<p>Cl0p, LockBit ve benzeri fidye yazılımı grupları, baskılara rağmen saldırılarını sürdürüyor. Türkiye’de enerji, üretim ve kamu altyapıları doğrudan hedef alınıyor. Etkili savunma için yedekleme, ağ segmentasyonu ve &#8220;Sıfır Güven&#8221; prensiplerinin uygulanması öneriliyor.</p>
<p><strong>Parola güvenliği hâlâ zayıf halka</strong><br />“123456”, “password” gibi basit parolalar dünya genelinde kullanılmaya devam ediyor. Türkiye’de de benzer zayıf parola kullanımı, sistem sızmalarına zemin hazırlıyor. Türkiye’de dâhili sistemlerde bile 8 karakter, hepsi küçük harf parolalar çok yaygın; bu da sızma riskini artırıyor. Güçlü parolalar, çok faktörlü kimlik doğrulama ve parola yöneticileri bu noktada hayati öneme sahip.</p>
<p><strong>Uzaktan çalışma modeli yeni tehdit alanları doğurdu</strong><br />Kurum ağına kişisel cihazlarla bağlanan çalışanlar, istemeden güvenlik açıkları yaratabiliyor. Türkiye’de BYOD uygulamaları yaygın ancak yeterli denetim mekanizmaları olmadan kullanılması riskli. Mobil cihaz güvenliği ve erişim kontrolü bu süreçte kritik rol oynuyor.</p>
<p><strong>Veri sızıntıları ve yasal riskler artıyor</strong><br />Hem dünyada hem Türkiye’de açık veri tabanları ve yetersiz koruma önlemleri nedeniyle hassas veriler sızabiliyor. KVKK kapsamındaki cezaların artması, veri koruma süreçlerinin daha sistematik yürütülmesini zorunlu kılıyor.</p>
<p><strong>Mobil tehditler ve sahte uygulamalar yükselişte</strong></p>
<p>Gerçek banka ya da sohbet uygulaması gibi görünen zararlı yazılımlar, kullanıcıların verilerini ele geçiriyor. Özellikle Android tarafında güvenlik dışı kaynaklardan uygulama indirilmesi büyük tehdit oluşturuyor. Türkiye’de Google Play dışında indirilen sahte banka ve chatbot uygulamaları çok hızlı artıyor.</p>
<p><strong>Cihaz güvenliği ve IoT riskleri</strong><br />Akıllı cihazların yaygınlaşması, güvenlik açıklarını da beraberinde getiriyor. Türkiye’de akıllı şehir ve fabrika uygulamalarının artması, bu alandaki koruma çözümlerini öncelikli hâle getiriyor. ESET, IoT cihazlar için “gömülü güvenlik çözümleri”, periyodik firmware güncelleme, ağdan izole segmentler oluşturulmasını öneriyor.</p>
<p><strong>Siber direnç yeni dönemin zorunluluğu</strong><br />Artan saldırılar karşısında kurumların yalnızca güvenlik önlemleri almakla kalmayıp, saldırılardan sonra hızlı toparlanma kabiliyetine de sahip olması gerekiyor. Dijital direnç kavramı, özellikle Türkiye’de henüz yeterince yaygın değil ancak kritik önemde.</p>
<p>ESET, uçtan uca güvenlik anlayışıyla; MDR/XDR çözümleri, yapay zekâ destekli analiz sistemleri, mobil ve IoT güvenliği gibi pek çok alanda kurumlara destek veriyor. Türkiye’deki ofisi aracılığıyla kamu, enerji, sağlık ve finans sektörleriyle iş birliğini sürdürüyor, düzenli rapor ve webinarlarla farkındalık sağlamayı hedefliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyede-ve-dunyada-siber-tehditler-sinirlari-zorluyor-546274">Türkiye&#8217;de ve dünyada siber tehditler sınırları zorluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye, Kan Bağışında Dünyada 3. Sırada: Günde 9 Bin Ünite Kana İhtiyaç Duyuluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-kan-bagisinda-dunyada-3-sirada-gunde-9-bin-unite-kana-ihtiyac-duyuluyor-544603</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Jun 2025 15:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağışında]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[duyuluyor]]></category>
		<category><![CDATA[günde]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kana]]></category>
		<category><![CDATA[sırada]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ünite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin kan ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşılayan Türk Kızılay, 2,3 milyon gönüllü kan bağışçısına ulaşarak dünya genelinde 3. sırada yer aldı. Her bir kan bağışı, üç hastaya umut olurken, Kızılay her gün 1.140 hastanenin kan ve kan ürünü ihtiyacını karşılıyor. Kurum, günlük ortalama 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kan-bagisinda-dunyada-3-sirada-gunde-9-bin-unite-kana-ihtiyac-duyuluyor-544603">Türkiye, Kan Bağışında Dünyada 3. Sırada: Günde 9 Bin Ünite Kana İhtiyaç Duyuluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl 2.3 milyon bağışçıdan elde edilen toplam 2.7 milyon ünite kan bağışı, doğumdan ameliyata, acil durumdan kronik hastalığa kan ihtiyacı duyan milyonlarca hastaya umut oldu.</p>
<p>Türk Kızılay&#8217;ın &ldquo;Birbirimize Candan Bağlıyız&rdquo; kampanyası kapsamında 18 Bölge Kan Merkezi, 68 Kan Bağış Merkezi, 300’den fazla mobil ve sabit ekip ile kan bağışı çalışmaları devam ederken, 2024 yılında ülkemizin kan ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşılamayı başardı.</p>
<p><strong>DÜNYADA 3’ÜNCÜ SIRADA </strong></p>
<p>Kızılay, geçtiğimiz yıl ulaştığı 2.3 milyonu aşkın kan bağışçısıyla dünya genelinde 3’üncü sırada yer alıyor. Türk Kızılay, Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu’nda yer alan 191 ulusal dernek arasında Çin ve Japon Kızılhaçı’nın ardından geliyor.</p>
<p>Bu yıl 21&#8217;inci kez kutlanan A-B-0 kan grubu sistemini bulan Nobel Ödüllü Karl Landsteiner’in doğum gününe atıfla her yıl 14 Haziran’da kutlanan Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları günü dolayısıyla Türk Kızılayı bağışçılarına bir kez daha teşekkür etti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/13/1749798512-duru5055-1749802500-246-x750.jpeg"></p>
<p><strong>GÜNLÜK 9 BİN ÜNİTE BA&#286;IŞA İHTİYAÇ VAR</strong></p>
<p>Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, gönüllü kan bağışçıların taşıdığı merhametin ve dayanışma ruhunun en güzel örneğini sunduğunu ifade ederek, bu anlamlı gün dolayısıyla onlara, hayat kurtaran isimsiz kahramanlarımıza bir kez daha en içten şükranlarını sundu. Ülke genelinde her gün 1140 hastanenin kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılayan Türk Kızılay&#8217;da stokların belli bir seviyede korunabilmesi için de günlük yaklaşık 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yılmaz, &#8220;Biliyoruz ki, her bir bağış, üç hayata umut, ailelerine ise sevinç oluyor. Tüm vatandaşlarımızı kan bağışında bulunarak bu umuda ortak olmaya davet ediyorum&rdquo; dedi.</p>
<p><strong>KAN BA&#286;IŞI İÇİN 15 DAKİKA AYIRMAK YETERLİ </strong></p>
<p>&ldquo;Birbirimize Candan Bağlıyız&rdquo; kampanyası kapsamında 18-65 yaş arası sağlıklı her bireyi düzenli kan bağışçısı olmaya davet eden Türk Kızılay, kan bağışlamak isteyen vatandaşlar, en yakın Kızılay Kan Bağışı noktasına giderek form doldurduktan sonra doktor kontrolünde yapacağı kan bağışıyla 15 dakika içinde kan dostları arasına katılabiliyor. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar ise 4 ayda bir kan bağışında bulunabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-kan-bagisinda-dunyada-3-sirada-gunde-9-bin-unite-kana-ihtiyac-duyuluyor-544603">Türkiye, Kan Bağışında Dünyada 3. Sırada: Günde 9 Bin Ünite Kana İhtiyaç Duyuluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>NIKE ve The LEGO Group, Aktif ve Yaratıcı Oyuna Dayalı Yeni Ürünler ve Etkileyici Deneyimlerle Bu Yaz Tüm Dünyada Başlayacak Çok Yıllı Ortaklıklarını Kutluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nike-ve-the-lego-group-aktif-ve-yaratici-oyuna-dayali-yeni-urunler-ve-etkileyici-deneyimlerle-bu-yaz-tum-dunyada-baslayacak-cok-yilli-ortakliklarini-kutluyor-541351</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 May 2025 11:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[başlayacak]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[dayalı]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimlerle]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyici]]></category>
		<category><![CDATA[group]]></category>
		<category><![CDATA[kutluyor]]></category>
		<category><![CDATA[lego]]></category>
		<category><![CDATA[nike]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklıklarını]]></category>
		<category><![CDATA[oyuna]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[yaratıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıllı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541351</guid>

					<description><![CDATA[<p>NIKE ve the LEGO Group, nerede olurlarsa olsunlar çocukların aktif ve yaratıcı oyunun neşesini benimsemeye teşvik etmek üzere tasarlanan ortak markalı ürünler ve sürükleyici deneyimlerden oluşan bir seriyle, 2025 yılının yaz döneminde tüm dünyada başlayacak çok yıllı iş birliğini duyurdu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nike-ve-the-lego-group-aktif-ve-yaratici-oyuna-dayali-yeni-urunler-ve-etkileyici-deneyimlerle-bu-yaz-tum-dunyada-baslayacak-cok-yilli-ortakliklarini-kutluyor-541351">NIKE ve The LEGO Group, Aktif ve Yaratıcı Oyuna Dayalı Yeni Ürünler ve Etkileyici Deneyimlerle Bu Yaz Tüm Dünyada Başlayacak Çok Yıllı Ortaklıklarını Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>NIKE ve the LEGO Group, nerede olurlarsa olsunlar çocukların aktif ve yaratıcı oyunun neşesini benimsemeye teşvik etmek üzere tasarlanan ortak markalı ürünler ve sürükleyici deneyimlerden oluşan bir seriyle, 2025 yılının yaz döneminde tüm dünyada başlayacak çok yıllı iş birliğini duyurdu. </p>
<p>NIKE’ın “Just Do It” ruhunu LEGO yapım parçalarının yaratıcı gücüyle bir araya getiren bu iş birliği, bütün çocukları spora ve oyuna davet ediyor. Gelecek aylarda çocuklar, dünyanın farklı şehirlerinde sürükleyici deneyimlere katılma fırsatının yanı sıra, LEGO setleri ile Nike ayakkabı, giyim ve aksesuarlarından oluşan kapsamlı bir ürün koleksiyonunu da keşfetme imkanı bulacak. </p>
<p>Buna ek olarak, üç kez WNBA En Değerli Oyuncu (MVP) seçilen A’ja Wilson, dijital kanallar üzerinden hayata geçirilecek yeniden tasarlanmış bir oyun dünyası aracılığıyla çocukların bu iş birliğine dahil olmasına destek verecek. Konuya ilişkin daha fazla bilgi gelecek haftalarda paylaşılacak.</p>
<p><strong>A’ja Wilson</strong> konuya ilişkin açıklamasında: “Çocukluğumdan bu yana LEGO yapım parçalarıyla oynamayı çok seviyorum. Yaratıcılığımın ve oyunun bana spor alanındaki kariyerimin yanı sıra, okul ve kişisel hayatımda da yol gösterdiğini biliyorum. Nike ve the LEGO Group ile bu iş birliğinin bir parçası olmaktan büyük heyecan duyuyorum. Çocuklar ve yetişkinler üzerinde olumlu bir etki yaratacağımıza eminim” dedi.</p>
<p><strong>ÇOCUKLARIN FAVORİSİ OLACAK SETLER  </strong></p>
<p><strong> </strong>İlk LEGO ürünü, <strong>1 Temmuz’da satışa çıkması planlanan LEGO® Nike Dunk seti</strong> olacak. 10 yaş ve üzeri LEGO tutkunlarına hitap eden, 1180 parçalık bu set; bir Nike Dunk sneaker modelini, LEGO yapım parçalarından oluşacak döndürülebilir oyuncak bir basketbol topunu ve spor tutkunlarının inşa edip sergileyebileceği ikonik “Dunk” sloganını içeriyor. Nike Dunk modelinin içinde, şampiyonluk yüzükleri ya da diğer kişisel eşyaların güvenle saklanabileceği gizli bölmelerin yanı sıra, ayakkabının renklerini kişiselleştirmek üzere ekstra bağcıklar da yer alıyor. İlk olarak 40 yılı aşkın bir süre önce tasarlanarak sneaker tutkunları ile buluşan bu ikonik spor ayakkabısından ilham alan LEGO seti, sneaker kültürünü ve LEGO yaratıcılığını buluşturarak inşa ve basketbol dünyalarını bir araya getiriyor. Setle birlikte, benzersiz bir basketbol minifigürü olan B’Ball Head de geliyor. Bu kapsamda eylül ayında satışa sunulacak diğer LEGO setlerine dair detaylı bilgiler de yaz boyunca paylaşılacak.</p>
<p>İş birliği kapsamında tasarlanan ilk Nike ürünleri ise, <strong>1 Ağustos’ta</strong> satışa çıkması planlanan <strong>Nike Air Max Dn x LEGO® Koleksiyonu</strong> kapsamında kıyafet ve aksesuar serisiyle birlikte pazara sunulacak. Bu lansmanı, <strong>1 Eylül’de</strong> satışa çıkacak <strong>Nike Dunk Low x LEGO® Koleksiyonu</strong> ve diğer ürünler takip edecek. Spor ve oyunun yaşam tarzı olarak kutlanmasını merkezine alan tüm bu koleksiyonlardaki ürünlerin tasarımında; LEGO’nun ikonik karakteristik çıkıntı (stud) detayından, özgünleştirilmiş LEGO minifigürüne kadar uzanan eşsiz LEGO tasarım estetiği, Nike’ın spor kültüründen gelen güçlü DNA’sıyla buluşuyor. Nike’ın iş birliği kapsamında çıkacak diğer ayakkabı ve giyim ürünleri sonbahar boyunca tanıtılmaya devam ederken konuya dair daha fazla bilgi ilerleyen tarihlerde paylaşılacak.</p>
<p><strong>AKTİF VE YARATICI OYUNLA ŞEKİLLENEN BİR DENEYİM DÜNYASI </strong></p>
<p><strong> </strong>Dünya genelinde herkesin aktif ve yaratıcı oyun deneyimlerine erişimini desteklemeye kararlı olan her iki marka da Birleşmiş Milletler’in 11 Haziran’ı, Uluslararası Oyun Günü olarak ilan etme motivasyonuna destek veriyor. </p>
<p>Yaklaşan aylarda Nike ve the LEGO Group, unutulmaz ve deneyim odaklı etkinliklerle oyun ve eğlenceyi hem spor hem oyun tutkunları ile buluşturacak. 7-11 Haziran 2025 tarihleri arasında, LEGOLAND® California Resort’ta halka açılacak Nike ve LEGO Play Arena’da; basketbol temalı bir deneyimle çocuklar ve aileler kendi LEGO Minifigür sporcu kartlarını tasarlayabilecek, yaratıcılıklarını mini basketbol formalarını inşa ederek ortaya koyabilecek ve 3 sayılık atış denemeleri yaparak yeteneklerini test edebilecek. Play Arena’ya erişim, LEGOLAND California Resort genel giriş bileti kapsamında sunulacak.</p>
<p> </p>
<p><strong>The LEGO Group Yeni İş Kollarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Federico Begher</strong>, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Oyun, her çocuğu ilhamla buluşturma ve onların yaratıcılığına ilham verme konusunda inanılmaz bir güce sahip. The LEGO Group olarak biz de bu güce yürekten inanıyoruz. Nike ile olan iş birliğimizin ilk bölümünü başlatmaktan büyük heyecan duyarken; basketbolun neşesini hayal gücünün büyüsüyle birleştirmenin mutluluğu içerisindeyiz.”</p>
<p><strong>NIKE, Inc. Global Çocuk Kategorisi Başkan Yardımcısı Cal Dowers</strong> ise konuya ilişkin açıklamasında şu noktalara değindi: “Nike olarak, çocukların potansiyelini oyun aracılığıyla açığa çıkarmaya kendimizi adadık. Nike’ın sporculardan tutkulu tüketicilerimize uzanan tüm gücünü harekete geçirmek; çocukların sporu yaşam boyu sürecek bir keyif olarak deneyimlemeleri için onlara ilham vermemize ve onları bu sürece dahil etmemize yardımcı oluyor. The LEGO Group ile olan iş birliğimiz, tüm çocukları oyuna davet etme konusundaki kararlılığımızı pekiştiriyor.”</p>
<p>Avrupa’da yaz aylarında yaşanacak futbol heyecanı eşliğinde, 19-27 Temmuz tarihleri arasında Londra’daki Nike ve the LEGO Group iş birliğiyle gerçekleşecek futbol temalı etkinliği ile tüm spor ve oyun tutkunları, yaratıcı bir oyun dünyasına davet ediliyor. Aileler, çocuklara yönelik olarak futbol etrafında şekillenen ve bu sporu kutlayan çeşitli programları izleyip katılım sağlayabilecekken, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde düzenlenecek enerji günleri aracılığıyla, kız çocuklarının özgüvenini desteklemeye odaklanan özel içerikler de sunulacak.</p>
<p>Nike, Büyük Çin bölgesinde iş birliğinin enerjisini Şanghay, Pekin ve diğer önemli şehirlerde düzenlenecek ortak markalı topluluk etkinlikleri, mağaza içi sergiler ve Şanghay House of Innovation’daki aktivasyonlarla artıracak. Sonbaharda ise Nike, Şanghay’da geri dönüştürülmüş ayakkabılardan yapılmış çok işlevli bir oyun alanını tanıtacak. Çocuklarda aktif oyunu teşvik etmeyi amaçlayan bu saha, Nike’ın Büyük Çin bölgesinde 100 adet Nike Grind oyun sahası inşa etme taahhüdünün bir parçası olup, bu yıl itibarıyla 42’si tamamlandı. Bu proje, hem gezegenin hem de sporun geleceğini güvence altına alırken somut sosyal etki yaratmayı hedefliyor. Etkinliğe dair daha fazla bilgi ileri bir tarihte paylaşılacak.</p>
<p><strong>NIKE, Inc. Global Sosyal Etki Başkanı ve Başkan Yardımcısı Vanessa Garcia-Brito</strong> şunları söyledi: “Nike olarak tüm gençlere ilham veren aktif ve kapsayıcı bir dünya yaratma hedefiyle gençlik sporunun geleceğine yön veriyoruz. Eğitmenlik aracılığıyla, sporu yeniden eğlenceli hale getirebileceğimize ve tüm gençleri katılıma teşvik edebileceğimize inanıyoruz. Amacımız, gelecek nesle hayat boyu sürecek bir spor ve hareket sevgisi kazandırmak ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için onlara fırsat sunmak.”</p>
<p>Nike ve LEGO ortak markalı ürünlerin, sporcu içeriklerinin ve etkileşimli deneyimlerin tanıtımı, Nike ve the LEGO Group’un tüm kanallarında desteklenecek ve entegre pazarlama çalışmalarıyla güçlendirilecektir.</p>
<p>LEGO Nike Dunk seti, 29 Mayıs itibarıyla LEGO.com/Nike üzerinden ön siparişe açılacak; 1 Temmuz itibarıyla ise LEGO.com/Nike ve LEGO mağazalarından herkesin erişimine sunulacak. Ürünler, dünya genelindeki seçili Nike mağazaları ve Nike.com dahil olmak üzere Nike kanalları üzerinden de satışa sunulacaktır.</p>
<p>Nike Dunk Low x LEGO Koleksiyonu ile Nike Air Max Dn x LEGO® Koleksiyonu ise Nike.com ve seçili perakende iş ortakları dahil olmak üzere Nike kanalları üzerinden erişilebilir olacak. </p>
<p>Daha fazla bilgi için www.lego.com/nike ya da www.nike.com/lego web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nike-ve-the-lego-group-aktif-ve-yaratici-oyuna-dayali-yeni-urunler-ve-etkileyici-deneyimlerle-bu-yaz-tum-dunyada-baslayacak-cok-yilli-ortakliklarini-kutluyor-541351">NIKE ve The LEGO Group, Aktif ve Yaratıcı Oyuna Dayalı Yeni Ürünler ve Etkileyici Deneyimlerle Bu Yaz Tüm Dünyada Başlayacak Çok Yıllı Ortaklıklarını Kutluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada her yıl 2 milyon 500 bin kişiye protez uygulanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-2-milyon-500-bin-kisiye-protez-uygulaniyor-533012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 May 2025 07:02:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[uygulanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=533012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde diz, kalça, omuz protezi  veya omurga cerrahisi olan pek çok kişiyle karşılaşmak mümkün. Yıpranmış eklemlere uygulanan yapay protezler sonrasında hastalar yaşadıkları şiddetli ağrılardan kurtulurken, hareket kabiliyetlerini de yeniden kazanıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-2-milyon-500-bin-kisiye-protez-uygulaniyor-533012">Dünyada her yıl 2 milyon 500 bin kişiye protez uygulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde diz, kalça, omuz protezi  veya omurga cerrahisi olan pek çok kişiyle karşılaşmak mümkün. Yıpranmış eklemlere uygulanan yapay protezler sonrasında hastalar yaşadıkları şiddetli ağrılardan kurtulurken, hareket kabiliyetlerini de yeniden kazanıyorlar. Protez ömrünün 30 yıla uzaması ve ameliyat yöntemlerinin gelişmesi sayesinde daha çok sayıda insan bu yöntemle iyileşmek için başvuruyor. Öyle ki dünyada her yıl 2 milyon 500 bin hasta, protez cerrahisi oluyor. Üstelik nüfusun yaşlanmasıyla birlikte gelecekte bu sayının katlanarak artacağı düşünülüyor. </p>
<p>Ancak, tüm ameliyatlarda olduğu gibi protez cerrahisinde ortaya çıkabilecek “enfeksiyon riski” uzmanların en dikkat ettiği konular listesinde yer alıyor. Dünya istatistikleri, her 100 hastadan 1-3’ünde enfeksiyona bağlı sorunlar yaşandığını gösteriyor. Enfeksiyon bazen daha uzun tedavi süreci gerektiriyor, bazen de protezlerin işlev kaybına yol açıyor. Hal böyle olunca, ortopedi ve enfeksiyon uzmanları, protez cerrahisinde enfeksiyon risklerini bertaraf edecek yeni yöntemler üzerine çalışıyorlar. İşte bu konuda uluslararası bir toplantı da İstanbul’da gerçekleşti. Acıbadem Üniversitesi Uluslararası Eklem Merkezi (IJC) ev sahipliğinde gerçekleştirilen “3’üncü Uluslararası Ortopedik Enfeksiyonlar Konsensüs (uzlaşma)  Toplantısı” için tüm dünyadan protez cerrahisi ve enfeksiyon hastalıklarında uzman olan 1200 hekim, İstanbul’da bir araya geldiler. Ameliyathane kapısının açılma sayısından, ameliyat sırasında kullanılan cerrahi eldiven sayısına kadar enfeksiyon riskini düşürecek yöntemler tartışıldı. Ayrıca; “Covid-19 enfeksiyonu geçirmiş hastalarda protez ameliyatı sonrası enfeksiyon riski, hastanın mikrobiyatasının ya da genetik özelliklerinin enfeksiyon üzerinde etkisi olup olmadığı, ameliyat sonrası kullanılan antibiyotiklerin kullanım saatine kadar birçok soru yanıt buldu.</p>
<p><strong>“Enfeksiyonları önlemek amacıyla yeni bir yol haritası oluşturuldu”</strong></p>
<p>3 gün süren konsensüs toplantısının mentörlüğünü; ortopedik cerrahi konusunda 700’ü aşkın bilimsel makalesi bulunan Acıbadem Üniversitesi Uluslararası Eklem Merkezi’nden (IJC), Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Javad Parvizi<strong> </strong>yaptı.<strong> </strong> Protez cerrahisi alanında dünyanın en önemli ortopedistlerinden olan Prof. Dr. Javad Parvizi, protez cerrahisinde enfeksiyonların önlenmesi konusunda yeni bir yol haritası oluşturmak için 1200 uzmanla bir araya geldiklerini söyledi. Prof. Dr. Javad Parvizi, bilimsel sunum sonuçlarının başta ABD ve Avrupa olmak üzere tüm dünyanın önde gelen sağlık kuruluşlarında görev yapan ve toplantıya katılan tüm hekimlerin bilimsel tartışmasına açıldığını dile getirerek, şunları söyledi: “Ele alınan her bir sorunun güncel literatürdeki bilimsel çözüm önerileri bir yılın üzerindeki bir dönemde tartışılıyor ve konsensüs toplantısında bir karara varılıyor. Alınan kararların enfeksiyon riskini minimuma indirerek protez cerrahisinde başarıyı artıracağına ve böylece hastanın yaşam kalitesini ve tedaviden memnuniyetini yükselteceğine inanıyoruz.” </p>
<p><strong>Uzmanlar yaklaşık 400 soruyu tartıştı!</strong></p>
<p>İlk ikisi Amerika’da yapılan toplantının üçüncüsünü Türkiye’ye taşıdıklarını belirten Prof. Dr. Javad Parvizi; “Bu toplantı sayesinde katılımcılar, hem bilimsel konularda birçok karar verdiler hem de İstanbul ile tanıştılar” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü; “İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Konsensüs toplantısı, çok önemli bir toplantıydı. Ortopedik enfeksiyonlarla ilgili önlem almaktan tanı ve tedavi yöntemlerine kadar her konuyu içerdi. Çok önemli bilimsel gelişmeler, veriler, araştırma sonuçları paylaşıldı. Bundan önceki iki toplantımızı Philadelphia’da gerçekleştirdik, üçüncüsü ise bu yıl ilk defa ABD dışında bir ülkede, Türkiye’de, İstanbul’da düzenlendi. Çok başarılı bir toplantı oldu. Konsensüs toplantısında ‘Enfeksiyonun önlenmesi, tanı konulma kriterleri ve güncel tedaviler’ olmak üzere, üç ana başlık üzerinden, yaklaşık 400 sorunun yanıtı verilmiş oldu. Sonuçları, bilimsel bir referans kaynağı olarak tüm uzmanların yararlanabileceği şekilde dijital ortamda yayınlanacak.”</p>
<p><strong>Bu hastalarda enfeksiyon riski 2-3 kat artıyor! </strong></p>
<p>Konsensüs toplantısına katılan ve çeşitli konularda bilgi veren uzmanlar, “enfeksiyon gelişme riski yüksek olduğu için protez ameliyatı yapılmaması gereken hastalar kimlerdir?” sorusuna da açıklık getirdiler. IJC’den Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Remzi Tözün, kontrol edilemeyen diyabet hastalığı ile günde bir paketten fazla sigara kullanımında hastaların mümkünse ameliyat edilmemesi gerektiğini vurgularken, “Zira cerrahi sonrası enfeksiyon riski yüzde 1-2 iken bu kişilerde risk yüzde 4-5’lere çıkmaktadır. Bir başka deyişle, risk 2-3 kat artmaktadır. Diyabet hastalığı kontrol edilebilir noktaya ulaştığında ve sigara kullanımı bırakıldığında ise risk kabul edilebilir seviyeye düşmektedir” dedi. </p>
<p><strong>Protezlerin ömrü 30 yıla uzadı! </strong></p>
<p>Protez cerrahisinde günümüzde oldukça başarılı sonuçlar alındığına dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Remzi Tözün, “Uygun hastada, uygun şartlarda, uygun ortamlarda ve deneyimli ekipler tarafından yapılan cerrahilerde başarı oranı çok yüksektir ve bu yüzden hastalar ameliyat sonuçlarından memnun kalırlar. Protez cerrahileri hastalara hareket özgürlüğü, ağrısız bir yaşam ve bu etkenlere bağlı olarak artan yaşam kalitesi sağlar. Hastalar artık başkalarına muhtaç olmaktan kurtulur ve eski sosyal aktivitelerine dönerler” diye konuştu.  Günümüzde, gelişen teknikler ve yaklaşımlar sayesinde protezlerin vücuda olması gerektiği şekilde yerleştirildiğini belirten Prof. Dr. Remzi Tözün, “Ayrıca ameliyat sonrasında ağrı ve kanama riski minimum seviyeye düşerken, hastalarda daha hızlı iyileşme görülüyor” dedi.</p>
<p>“<strong>Adını bile yeni duyduğumuz mikroorganizmalar var!” </strong></p>
<p>IJC’den Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tuncay,<strong> </strong>konsensüs toplantısında, enfeksiyon hastalıklarının günümüzde tüm dünyanın önemli bir sorunu olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Günümüzde birçok hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler sağlansa da hastalığa yol açan bazı enfeksiyon etkenleri gizemini hala korumaktadır. Protez enfeksiyonlarında sıklıkla izole edilen bildiğimiz bakterilerin yanı sıra şimdi adını bile bilmediğimiz yeni mikroorganizmalarla enfeksiyonlar görülmeye başlandı” dedi. </p>
<p><strong>“Her 100 hastadan 1-3’ünde enfeksiyon oluşuyor” </strong></p>
<p>Günümüzde ameliyat sonrasında tüm önlemlere rağmen ortalama her 100 hastadan bir ya da üçünde enfeksiyon geliştiğine dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Tuncay, “Tüm dünyada yılda 2 milyon 500 bin kişiye protez ameliyatı yapılmaktadır, bu rakamlar bize yılda en az 25-30 bini aşkın hastanın enfekte olduğunu göstermektedir” dedi. Bu oranı düşürmek için bilim dünyasının önemli çalışmalar yaptığını belirten Prof. Dr. İbrahim Tuncay, enfeksiyon gelişiminin hastanın kronik hastalıkları, hastane ortamı gibi pek çok faktöre bağlı olduğuna dikkat çekerek, “Hastanın ameliyat öncesi iyi değerlendirilmesi ve hastanedeki enfeksiyon kontrol önlemlerinin doğru uygulanması gibi faktörler çok önemli” dedi. </p>
<p><strong>En büyük risklerden biri bilinçsiz antibiyotik kullanımı!</strong></p>
<p>Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tuncay, protez cerrahileri sonrasında bilinçsiz antibiyotik kullanımının enfeksiyon gelişiminde en büyük risk faktörlerinden biri olduğuna işaret etti. “Dolayısıyla ameliyattan sonra, tıbbi gerekçe olmaksızın, her hastaya antibiyotik verilmesi kesinlikle bilimsel bir yaklaşım değildir” uyarısında bulunan Prof. Dr. İbrahim Tuncay, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunun iki sebebi var; birincisi hastada hafif bir enfeksiyon varsa, antibiyotik nedeniyle baskılandığı için fark edilmez. Ardından enfeksiyon antibiyotiğe direnç kazanır ve yönetemeyeceğimiz kadar güçlü bir enfeksiyon olarak karşımıza çıkar. İkinci sebebi ise gereksiz antibiyotik kullanımı, uzun dönemde toplumda ciddi bir antibiyotik direncine yol açabilir.”  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-2-milyon-500-bin-kisiye-protez-uygulaniyor-533012">Dünyada her yıl 2 milyon 500 bin kişiye protez uygulanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dönüşen Dünyada Doğamızı Savunmak Çalıştayı İzmir&#8217;de gerçekleşti.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/donusen-dunyada-dogamizi-savunmak-calistayi-izmirde-gerceklesti-461453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 10:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[doğamızı]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[izmirde]]></category>
		<category><![CDATA[savunmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461453</guid>

					<description><![CDATA[<p>18-19 Mayıs 2024 tarihlerinde Seferihisar Doğa Okulu’nda gerçekleşen Çalıştayda Türkiye’de doğa savunuculuğu konusunda çalışan kişilerden bir grup bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donusen-dunyada-dogamizi-savunmak-calistayi-izmirde-gerceklesti-461453">Dönüşen Dünyada Doğamızı Savunmak Çalıştayı İzmir&#8217;de gerçekleşti.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Son yıllarda artan maden, su, enerji ve tarım projelerindeki yanlış planlamalar sonucunda doğada geri dönülmez kayıplar yaşanıyor. Bu tahribata kayıtsız kalmayan kişi ve kurumların verdiği mücadele ise her geçen gün artıyor. Yanlış politikalar ve uygulamaların yarattığı hak ihlalleri doğa ve insan hakları savunucularını bir araya getiriyor.</span></p>
<p><span>Bu konuda çalışmalar gerçekleştiren Doğa Derneği, yaşadığı coğrafyada yasal veya yasadışı yollarla doğayı yok eden projelere karşı çıkan, bu konuda sivil insiyatif alarak bu projeleri durdurmaya çalışan kişilerle bir çalıştay organize etti. Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteğiyle gerçekleşen etkinlik, farklı deneyim ve uzmanlıklara sahip savunuculardan bir grubun bir araya gelerek hak ihlallerindeki son durumu değerlendirmelerine olanak sağladı. Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen 20 hak savunucusu, bölgelerindeki yıkımları ve yerelde yaptıkları çalışmaları aktardı.</span></p>
<p><span>Programda Alakır Nehri Kardeşliği’nin HES mücadelesi, Akbelen Ormanları’ndaki direniş, Orhanlı Köyü halkının kazandığı JES davaları, Karadeniz Bölgesi’nde başarılı doğa savunuculuğu örnekleri, doğa savunuculuğunda insan hakları araçlarının etkin kullanımı ve çevre etki değerlendirme raporları gibi konular yer aldı. </span></p>
<p><span>‘Doğanın sesi olmak için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.’</span></p>
<p><span>Çalıştayla ilgili konuşan Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç; “Doğanın haklarını, yerel topluluklar ve uluslararası ortaklarımızla birlikte 20 yıldır savunmaya devam ediyoruz. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan hak ihlalleri artmaya devam ediyor. Ne yeni politikalar ne de var olan hukuk sistemi bu haksızlıkların önüne geçemiyor. Doğa, sorunlara karşı, içinde barınan tüm yaşam formlarıyla birlikte çözüm üretiyor ve değişime ayak uyduruyor. Değişen dünyaya biz ne kadar ayak uyduruyoruz? Biyolojik çeşitliliğin yok oluşuna ve iklim değişikliğine sebep olan yaşam biçimimizi değiştirmeyi ne ölçüde başarıyoruz? Bu buluşmada bunun gibi soruların cevaplarını hep birlikte aradık.” dedi. </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/donusen-dunyada-dogamizi-savunmak-calistayi-izmirde-gerceklesti-461453">Dönüşen Dünyada Doğamızı Savunmak Çalıştayı İzmir&#8217;de gerçekleşti.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez her yıl 15 Mayıs&#8217;ta tüm dünyada kutlanan Aile Haftası münasebetiyle Kandıralı yeni evlenecek çiftlere yeni bir hizmetin müjdesini verdi.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kandira-belediye-baskani-erol-olmez-her-yil-15-mayista-tum-dunyada-kutlanan-aile-haftasi-munasebetiyle-kandirali-yeni-evlenecek-ciftlere-yeni-bir-hizmetin-mujdesini-verdi-458872</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 May 2024 16:08:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çiftlere]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[erol]]></category>
		<category><![CDATA[evlenecek]]></category>
		<category><![CDATA[haftası]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetin]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[kandıralı]]></category>
		<category><![CDATA[kutlanan]]></category>
		<category><![CDATA[mayısta]]></category>
		<category><![CDATA[müjdesini]]></category>
		<category><![CDATA[münasebetiyle]]></category>
		<category><![CDATA[ölmez]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=458872</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Kandıra Belediyesi arasında imzalanan protokol ile “Ailemiz İstikbalimiz” sloganıyla Kandıra’da yeni evlenecek çiftlere iyi başlangıç yapabilme fırsatı sunacak olan “Evlilik Öncesi Eğitimleri” çalışmaları başlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandira-belediye-baskani-erol-olmez-her-yil-15-mayista-tum-dunyada-kutlanan-aile-haftasi-munasebetiyle-kandirali-yeni-evlenecek-ciftlere-yeni-bir-hizmetin-mujdesini-verdi-458872">Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez her yıl 15 Mayıs&#8217;ta tüm dünyada kutlanan Aile Haftası münasebetiyle Kandıralı yeni evlenecek çiftlere yeni bir hizmetin müjdesini verdi.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa zamanda hizmete girmesi hedeflenen çalışma ile dünya evine girecek yeni çiftlere evlilik ve aile bilinci kazandırılırken, Aile eğitim programı ile de bu konuda bilinçlenmek isteyen tüm vatandaşlarımıza hizmet verilecek.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandira-belediye-baskani-erol-olmez-her-yil-15-mayista-tum-dunyada-kutlanan-aile-haftasi-munasebetiyle-kandirali-yeni-evlenecek-ciftlere-yeni-bir-hizmetin-mujdesini-verdi-458872">Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez her yıl 15 Mayıs&#8217;ta tüm dünyada kutlanan Aile Haftası münasebetiyle Kandıralı yeni evlenecek çiftlere yeni bir hizmetin müjdesini verdi.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada dondurma dağıtımında yeşil enerjisini kendi üreten ilk marka Algida oldu.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-dondurma-dagitiminda-yesil-enerjisini-kendi-ureten-ilk-marka-algida-oldu-457500</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 May 2024 11:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[algida]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtımında]]></category>
		<category><![CDATA[dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisini]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kendi]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[üreten]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=457500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Algida, dünyada kendi güneş enerjisi santralini kurarak, soğuk hava deposunu ve elektrikli dondurma dağıtım araçlarını kendi ürettiği enerjiyle şarj eden ilk marka oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-dondurma-dagitiminda-yesil-enerjisini-kendi-ureten-ilk-marka-algida-oldu-457500">Dünyada dondurma dağıtımında yeşil enerjisini kendi üreten ilk marka Algida oldu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kasım 2023’te start verilen ve 5 ay gibi kısa bir sürede hayata geçirilen Algida İzmir Dağıtım Deposu Güneş Enerjisi Santrali, Nisan 2024’ de ilk yeşil enerji üretimine başladı.</strong></p>
<p>Dünyada 100, Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir, dondurmanın verdiği mutluluğu milyonlarla paylaşan Algida, geçtiğimiz yıl “Mutlu Gezegen” amacı doğrultusunda dağıtım filosunu elektrikli araçlarla yenilemeye başlamasının ardından, İzmir Algida Dağıtım Deposu’nda güneş enerji santralini hizmete açarak sürdürülebilirlik girişimlerine aralıksız devam ediyor. </p>
<p>İzmir Kemalpaşa deposu arazisinde yer alan Algida Güneş Enerji Santrali’nin açılışı Unilever Türkiye Ülke Başkanı ve Unilever Türkiye ve Orta Doğu Ev Bakım Lideri Ali Fuat Orhonoğlu, Unilever Türkiye, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Tedarik Zinciri ve Müşteri Operasyonları Başkanı Graham Sommer, Unilever Türkiye Dondurma Kategorisinden Sorumlu Satış Lideri Kayhan Zenginoğlu, Unilever Türkiye Açık Dondurma ve Ev Tipi Dondurmadan Sorumlu Pazarlama Lideri Gül Lüş ve Unilever Türkiye Tedarik Zinciri ve Müşteri Operasyonları Direktörü Tuğba Serez&#8217;in katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye’de yüzde 100 elektrikli dondurma araçlarını şehir içi filosuna katan ilk marka Algida, güneş enerji santralini kurarak soğuk hava deposunu ve elektrikli dondurma araçlarını kendi ürettiği enerjiyle şarj eden dünyadaki ilk marka oldu. Çevre Şehircilik Bakanlığı&#8217;nın onayı ve gözetiminde Kasım 2023’te start verilen ve 5 ay gibi kısa bir sürede hayata geçirilen tesis, Nisan 2024 itibarıyla ilk yeşil enerji üretimine başladı. Santral, şu anda markanın İzmir dağıtım deposunun ve araçlarının sarf ettiği yıllık enerji ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılarken, tesisin yıllık toplam enerji tüketiminin tamamına yakınını karşılayacak gelecek projeler üzerinde de çalışmalar devam ediyor.</p>
<p><strong>Unilever Türkiye, Orta Doğu ve Güney Asya Dondurma Genel Müdürü Toloy Tanrıdağlı,</strong> “Algida olarak dondurmanın mutlulukla güçlü bir bağlantısı olduğuna inanıyoruz. Amacının merkezine mutluluğu yerleştirmiş bir marka olarak elbette içinde yaşadığımız gezegenimizin de mutluluğuna ve sürdürülebilirliğine yönelik sorumluluk taşıyoruz. Algida için dünyanın en büyük 10 pazarı arasında yer alan Türkiye’de bu tesisi hayata geçirerek, sektörümüzde ve dünya genelindeki operasyonlarımızda öncü bir girişimi gerçekleştirmekten gururluyuz. Bugün 2000’den fazla çalışanıyla Türkiye’nin dört bir yanına mutluluk taşıyan Algida ailemiz, yeşil enerjiden aldığı güçle mutluluğu sürdürülebilir biçimde yaygınlaştırmaya devam edecek.” dedi.</p>
<p><strong>Unilever Türkiye, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Tedarik Zinciri ve Müşteri Operasyonları Başkanı Graham Sommer </strong>ise;<strong> </strong><em>“</em>Bağımsız araştırmalarda son iki yıldır Türkiye’nin 1 numaralı perakende tedarikçisi seçilen Unilever Türkiye’nin tedarik zinciri ve müşteri operasyonları başarısının arkasında, teknolojiden ve inovasyondan aldığı güç var. Bu yenilikçiliği ve teknolojik çözümleri yalnızca ticari faaliyetlerimizde değil, sürdürülebilirlik alanında koyduğumuz hedeflerde de başarıya ulaşmak için kullanıyoruz. Algida Türkiye operasyonlarımız için büyük anlam taşıyan bu girişimin başka tesislerimizde de uygulanması ve yaygınlaştırılması için çalışıyoruz.” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-dondurma-dagitiminda-yesil-enerjisini-kendi-ureten-ilk-marka-algida-oldu-457500">Dünyada dondurma dağıtımında yeşil enerjisini kendi üreten ilk marka Algida oldu.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tohum Otizm Vakfı Dünya&#8217;da ve Türkiye&#8217;de Otizmin Son 20 Yılına Işık Tuttu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tohum-otizm-vakfi-dunyada-ve-turkiyede-otizmin-son-20-yilina-isik-tuttu-455539</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2024 12:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[işık]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmin]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[tohum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[tuttu]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yılına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=455539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tohum Otizm Vakfı 20.yılında, İstanbul Kültür Üniversitesi ev sahipliğinde “Dünya’da ve Türkiye’de Otizmin Son 20 Yılı” sempozyumunu düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tohum-otizm-vakfi-dunyada-ve-turkiyede-otizmin-son-20-yilina-isik-tuttu-455539">Tohum Otizm Vakfı Dünya&#8217;da ve Türkiye&#8217;de Otizmin Son 20 Yılına Işık Tuttu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Otizmli çocukların eğitiminde daha etkili ve kapsayıcı stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla organize edilen sempozyumda otizm alanında değerli 13 uzmanın yanı sıra çalışma hayatındaki 3 otizmli gençde kendi deneyimlerini paylaştı.</p>
<p><strong>Tohum Otizm VakfıBaşkanı Aylin Sezgin</strong>’in açılış konuşmasını yaptığısempozyumda, kuruluşlarından bu yana otizmli çocukların erken tanı ve özel eğitimle topluma kazandırılmasıiçin çalıştıklarını ve 830.822 otizmli çocuğun ve ailenin hayatında dokunduklarını, önümüzdeki dönemde de her otizmli çocuğun potansiyelini en üst düzeyde geliştirebilmesi için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>
<p>İstanbul Kültür Üniversitesi adına konuşan<strong> Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe</strong>“Bugün otizmin farkındalığını artırmak için değerli bir çaba var.Eğitim Fakültemiz, Sağlık Bilimleri Fakültemiz, Psikoloji bölümümüz ve ilgili uygulama ve araştırma merkezlerimizle Tohum Otizm Vakfı’nın paydaşı olmayı insana ve topluma karşı sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruzdedi.</p>
<p>Açılış konuşmalarının ardından dünyada ve ülkemizde otizmin son 20 yılı psikiyatri, eğitim ve çalışma hayatıolmak üzere üç ana oturum başlığında tartışılırken bir oturumda da Tohum Otizm Vakfı’nın 20 yılı aşkın süredir hayata geçirdiği proje ve faaliyetlerle Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları’nın eğitim çalışmalarına yer verildi.</p>
<p><strong>“Otizm konusunda ülkemizde ve dünyada daha çok kuruluşun çalışma yapmasına ihtiyaç var”</strong></p>
<p>Psikiyatride otizmin son 20 yılı oturumunu yöneten<strong>Prof. Dr. Yankı Yazgan</strong>“Otizm alanında son 20 yıldakigelişmelere bakıldığında otizmli bireylerintedavilerinde devrim düzeyinde gelişme olmadığını görüyoruz; ancak bu olumsuz olarak algılanmasın. Bu bizlere daha çok 20 yıllara ihtiyacımızolduğunu ve hem ülkemizde hem de dünyada bu alanda daha çok kuruluşun çalışması gerektiğini gösteriyor.” diye ifade etti.</p>
<p><strong>“Kaynaştırmasınıflarındaözel ve geneleğitiminbirlikteçalışacağıbirsistemeihtiyaçvar”</strong></p>
<p>Eğitimde Uygulamalı Davranış Analizi (UDA) modelinin son 20 yılının tartışıldığı ikinci oturumda<strong>Prof. Dr. Bülbin Sucuoğlu </strong>konuşmasında, dünyada otizmde son 20 yılda ne gibi gelişmeler olduğuna bakıldığında birçok ülkenin kapsayıcı eğitimi yasal düzenlemelerine eklediğini ifade etti.  Ülkemizde de  toplumsal alanda otizm farkındalığında artış olduğunun ancakeğitimtarafındaotizmlibireyleriçinözeleğitimvegeneleğitimsistemininbirlikteçalışacağıbirsisteminvakitkaybedilmedenkurulmasıgerektiğininaltınıçizdi.</p>
<p>Sempozyumun en ilgi çeken oturumlarından biri şüphesiz İlk defa bir bilimsel sempozyumdaçalışma yaşamındaki otizmlilerin deneyimlerininkendileri tarafından aktarıldığı oturum oldu. Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları öğrencisi<strong>Selin Zülal Önal </strong>doğduğu günden bu yana bir otizmli olarak yaşadığı zorlukları,eğitim ve ailesinin desteği ile onların üstesinden nasıl geldiğini, çalışma hayatına nasıl dahil olduğunuanlattı.</p>
<p><strong>“Otizmli bireylerin yaşamda fırsat eşitliğini yakalayabilmeleri için eğitim ilk şart”</strong></p>
<p>Sempozyumun kapanış konuşmasını gerçekleştiren <strong>Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Burçak Karakaya </strong>“Vakıf olarak kurulduğumuz günden beri erken tanının önemini ve buna eşlik eden özel eğitimin yaratacağı farkı vurguluyoruz. Fırsat eşitliği her birey için çok önemli. Otizmli bireylerin yaşamda fırsat eşitliğini yakalayabilmeleri için eğitim ilk şart.Ülkemizde 2 milyonunüzerindeotizmlibirey ve budurumdanetkilenen 8 milyonunüzerindeaileferdi, 0-18 yaşgrubunda 700 bine yakınotizmliçocuk ve genç var.  Sayılarımızazımsanmayacakoranda. Ancakbunlardansadece 42 bine yakınıeğitimeulaşabiliyor. İŞKUR verilerinegöreişgücünde 100 otizmlibireyyeralıyor. Oysaotizmlilerhayatın her alanındaokulda, işte, sosyalhayattavarlar.” dedi. Karakaya sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Her bir otizmli birey için eğitim, sosyal yaşam ve yetişkin yaşam dinamikleri farklılık gösteriyor. Dolayısıyla her bir otizmlinin kendine özgü ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve toplumsal kabulünü sağlamak için toplumun her bireyinde otizm farkındalığı yaratmamız gerekiyor.Otizmde eğitim konusunda yeni, kapsayıcı ve bilimsel dayanağı olan uygulamaları araştırmaya bunları ülkemize kazandırmaya devam edeceğiz. Öğretmenlerimiz çok önemli. Onların kapasitesini geliştirecek yayınları alan yazına kazandırmak, onlara eğitimler  vermek ve aileleri güçlendirmek yine çalışma alanlarımızda olmaya devam edecek.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tohum-otizm-vakfi-dunyada-ve-turkiyede-otizmin-son-20-yilina-isik-tuttu-455539">Tohum Otizm Vakfı Dünya&#8217;da ve Türkiye&#8217;de Otizmin Son 20 Yılına Işık Tuttu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Petlas, Uluslararası Akreditasyon Sertifikası&#8217;nı aldı Türkiye&#8217;de ilk, dünyada ise 4&#8217;üncü oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/petlas-uluslararasi-akreditasyon-sertifikasini-aldi-turkiyede-ilk-dunyada-ise-4uncu-oldu-451715</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Apr 2024 17:38:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akreditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[işe]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[petlas]]></category>
		<category><![CDATA[sertifikasını]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=451715</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında olan Petlas, sivil ve askeri havacılık uçakları ve tüm platform lastiklerinin ürün onayını kapsayan “Uluslararası Akredite Merkezi” unvanını almaya hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/petlas-uluslararasi-akreditasyon-sertifikasini-aldi-turkiyede-ilk-dunyada-ise-4uncu-oldu-451715">Petlas, Uluslararası Akreditasyon Sertifikası&#8217;nı aldı Türkiye&#8217;de ilk, dünyada ise 4&#8217;üncü oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında olan Petlas, sivil ve askeri havacılık uçakları ve tüm platform lastiklerinin ürün onayını kapsayan “Uluslararası Akredite Merkezi” unvanını almaya hak kazandı. Bu ünvanla Petlas hava aracı lastiklerini akredite edebilen dünyanın dördüncü, Türkiye’nin ise ilk markası oldu.</span></strong></p>
<p><span>AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren <strong>Petlas</strong>, yenilikçi lastikleri, fabrika yatırımları, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik çalışmaları ile sektöründe başarıların öncüsü olmaya devam ediyor. Uçak lastiklerine uluslararası kabuller için gereken bir çok testi yapabilme yeteneğine sahip Lastik Deney Laboratuvarı ile başarılarına bir yenisini ekleyen Petlas, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından</span><span> </span><span>Ulusal Akreditasyon Sertifikası’na layık görüldü. Bu sertifikasyonla üretilen uçak ve havacılık sektörüne ait lastiklerin uluslararası uygunluk onayını, Ulusal Akreditasyona sahip Lastik Deney Laboratuvarı’nda sağlayabilecek. </span></p>
<p><strong><span>Dünya’da dördüncü Türkiye’de ilk</span></strong></p>
<p><span>Daha önce Türkiye’deki tek akredite lastik test pistine sahip olan Petlas, bu alandaki yetkinliklerini bir adım daha ileriye taşıyarak milli havacılık lastiklerinin ürün onayını kapsayan Uluslararası Akredite Test Merkezi unvanını kazanan dünyada 4&#8217;üncü, Türkiye’de ise ilk marka oldu. </span></p>
<p><span>Alınan sertifikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız</strong>, <em>“</em></span><em><span>Savunma sistemlerinde yerlilik oranının yüksekliği ve ürünün kritik parçalarına sahip olmak ülkeler açısından büyük önem taşıyor. Bu sertifikasyonla </span><span>Petlas olarak, sivil ve askeri havacılık lastiklerinin kabul ve onay sürecinde dışa bağımlılığı ortadan kaldırıyoruz. Bu sertifikasyonla ayrıca yerli olarak geliştirilen KAAN, HÜRJET, HÜRKUŞ, Bayraktar TB2, Akıncı, Atak II, Gökbey gibi hava araçlarının lastiklerinin test süreçlerini dışa bağımlı olmadan kendi bünyemizde tamamlayabileceğiz” ifadelerini kullandı. </span></em><strong><span>Yalnız</span></strong><span> sözlerini şöyle sürdürdü:</span><em><span> “Bu belgeyle; ülkemizin son dönem savunma sanayi havacılık alanında geliştirdiği milli hava araçları projeleri için 15 farklı platformundaki 22 farklı lastiği kendi know-how’ımızla üreterek, kullanımları için gereken sertifikalandırmayı da sağlayabiliyoruz. Böylece hava araçlarının hem lastiklerinde hem de uluslararası onay iradesinde dışa bağımlılıktan kurtuluyoruz. TÜRKAK tarafından layık görüldüğümüz Ulusal Akreditasyon Sertifikası ile Türkiye’de bir ilke imza atmak bizim için çok onur ve gurur verici. Türkiye&#8217;nin havacılık ve savunma sanayisindeki başarılarına katkıda bulunmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” </span></em></p>
<p><span>1976’da askeri hava araç lastiklerinde dışa bağımlılığı kırma amaçlı olarak Kamu Özel Teşebbüsü olarak kurulan Petlas, 2005’te AKO Grup tarafından satın alındığı günden bu yana yapılan 900 milyon dolar düzeyindeki yatırımla Türkiye’nin tek çatı altında en fazla ürün çeşitliliğine sahip lastik fabrikası olarak adından söz ettiriyor.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/petlas-uluslararasi-akreditasyon-sertifikasini-aldi-turkiyede-ilk-dunyada-ise-4uncu-oldu-451715">Petlas, Uluslararası Akreditasyon Sertifikası&#8217;nı aldı Türkiye&#8217;de ilk, dünyada ise 4&#8217;üncü oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesinde, dünyada diş hekimliği fakültesi bünyesinde kurulan ilk MR ünitesi ile özel gereksinimli bireylere diş tedavisi hizmetinin verileceği sedasyon ünitesi açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ankara-universitesi-dis-hekimligi-fakultesi-hastanesinde-dunyada-dis-hekimligi-fakultesi-bunyesinde-kurulan-ilk-mr-unitesi-ile-ozel-gereksinimli-bireylere-dis-tedavisi-hizmetinin-verilecegi-sedasyon-u-449105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Apr 2024 15:54:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[bireylere]]></category>
		<category><![CDATA[bünyesinde]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesi]]></category>
		<category><![CDATA[gereksinimli]]></category>
		<category><![CDATA[hastanesinde]]></category>
		<category><![CDATA[hekimliği]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetinin]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kurulan]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sedasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ünitesi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[verileceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, rektör yardımcıları, dekanlar, enstitü ve MYO müdürleri ile genel sekreter ve daire başkanlarının katılımıyla gerçekleşen törende, önce MR ünitesinin, daha sonra sedasyon ünitesinin açılışı yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankara-universitesi-dis-hekimligi-fakultesi-hastanesinde-dunyada-dis-hekimligi-fakultesi-bunyesinde-kurulan-ilk-mr-unitesi-ile-ozel-gereksinimli-bireylere-dis-tedavisi-hizmetinin-verilecegi-sedasyon-u-449105">Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesinde, dünyada diş hekimliği fakültesi bünyesinde kurulan ilk MR ünitesi ile özel gereksinimli bireylere diş tedavisi hizmetinin verileceği sedasyon ünitesi açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, rektör yardımcıları, dekanlar, enstitü ve MYO müdürleri ile genel sekreter ve daire başkanlarının katılımıyla gerçekleşen törende, önce MR ünitesinin, daha sonra sedasyon ünitesinin açılışı yapıldı.</p>
<p>Rektör Ünüvar, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin, çok özgün özellikleri olan, çok üst düzey diş tedavisi hizmetleri veren, aynı zamanda çok nitelikli diş hekimleri yetiştiren Türkiye’nin en güzide, en gözde diş hekimliği fakültelerinden biri olduğunu vurguladı.</p>
<p>Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin yakın zamanda 11 bin 900 metrekare alana sahip eski binasından 39 bin metrekare kapalı alan sahip yeni binasına taşındığını anımsatan Ünüvar, “Burası, sadece fiziki büyüklük değil, aynı zamanda çok nitelikli diş hizmetlerinin de verilebileceği hale geldi. Örneğin engelli bireylerin ve özellikle engelli çocukların diş tedavisi son derece zordur. Onları genel anestezi altında yapmak lazım. Burası engelli bireylere en güzel diş hekimliği hizmeti veren önde gelen fakültelerimizden birisi haline geldi” diye konuştu.</p>
<p>Dünyada Diş Hekimliği Fakültesinde Bulunan İlk MR Ünitesi</p>
<p>Bugün de iki önemli ünitenin açılışını gerçekleştirmek için bir arada olduklarını ifade eden Ünüvar, “Avrupa’da hatta dünyada içinde MR ünitesi olan ilk diş hekimliği hastanesi ve ilk diş hekimliği fakültesi oluyoruz. Burada baş-boyun bölgesi ağırlıklı olmak üzere, sahip olduğu nitelikleri itibarı ile gerektiği zaman Tıp Fakültemizin de özellikle farklı alanlardaki MR hizmetleri de yerine getirilebilecek. Biz bununla aynı zamanda tıp fakültemizin üzerindeki yoğun iş yükünün de bir kısmını diş hekimliği olarak almış olacağız” dedi.</p>
<p>Böylelikle fakültelerin, akademisyenlerin birbirinden destek alarak daha nitelikli hizmet verebilmesi, daha nitelikli eğitim hizmeti sunabilmesi imkânının da kazanılmış olacağının altını çizen Ünüvar, “Buranın sadece Diş Hekimliği Fakültemize değil, Tıp Fakültemize ve dolayısıyla da onun uhdesindeki insanlarımıza hizmet edecek bir ünite olduğunu görüyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz. Dünyada diş hekimliği fakültesinde bulunan ilk MR ünitesini açıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Özel Gereksinimli Bireylere Diş Tedavisi Hizmeti</p>
<p>Ünüvar, bir diğer açılışı yapılan sedasyon ünitesinin de Türkiye’de diş hekimliği fakülteleri arasında ilk olduğunu kaydetti. Ünüvar, özellikle özellikli diş hekimliği hizmeti gerektiren, özel gereksinimli bireyler için, sedasyon gerektiren bireyler için hazırlanan çok önemli bir ünite olduğuna dikkat çekerek, “İnşallah güzel hizmetlere vesile olur” dedi.</p>
<p>Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kaan Orhan da diş hekimliği fakülteleri içinde kurulan ilk MR ünitesine sahip olmaktan gurur duyduklarını belirterek, MR ünitesinde aynı zamanda Tıp Fakültesine de destek verileceğini kaydetti.</p>
<p>Özel gereksinimli bireylere diş tedavisi hizmetinin verileceği sedasyon ünitesi ile ilgili de bilgi veren Orhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu sedasyon üniteleri bizim için çok önemli. Ankara’da hatta Türkiye’de bu bir ilk olacak. Özellikle özel tedavi gereksinimi olan çocuklarımıza biz sadece diş çekimi yapabiliyorduk, ancak şu anda normal bir hastaymış gibi kanal tedavisi, dolgu hatta estetik olarak köprülerini yapar hale geleceğiz. Bu alt yapıda olan şu an için herhangi bir diş hekimliği fakültesi mevcut değil. Bu sebepten dolayı ileride bunu genişleterek özel tedavi gereksinimi olan çocuklarımıza ve erişkin bireylerimize bu hizmeti Ankara Üniversitesi olarak sunacağız.”</p>
<p>Yapılan konuşmaların ardından rektör, rektör yardımcıları, dekanlar, enstitü ve MYO müdürleri tarafından ünitelerin açılış kurdeleleri kesildi. Üniteleri gezen katılımcılara, dekan tarafından bilgilendirmelerde bulunuldu. Açılışa katılanlar, daha sonra hep bir birlikte iftar yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankara-universitesi-dis-hekimligi-fakultesi-hastanesinde-dunyada-dis-hekimligi-fakultesi-bunyesinde-kurulan-ilk-mr-unitesi-ile-ozel-gereksinimli-bireylere-dis-tedavisi-hizmetinin-verilecegi-sedasyon-u-449105">Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesinde, dünyada diş hekimliği fakültesi bünyesinde kurulan ilk MR ünitesi ile özel gereksinimli bireylere diş tedavisi hizmetinin verileceği sedasyon ünitesi açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Devrim Niteliğinde Bir İlk: Cocobiotic / Probiotics in Oil ( Faydalı yağlarda mikroorganizma taşınma sistemleri )</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-devrim-niteliginde-bir-ilk-cocobiotic-probiotics-in-oil-faydali-yaglarda-mikroorganizma-tasinma-sistemleri-439530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 09:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[cocobiotic]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[mikroorganizma]]></category>
		<category><![CDATA[niteliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[oil]]></category>
		<category><![CDATA[probiotics]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[taşınma]]></category>
		<category><![CDATA[yağlarda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır “yağ içinde multiprobiyotik kombinasyon” buluşu sebebiyle altın madalya alan Hülya Kayhan’ın arge labaratuvarını ziyaret etti.  Dünyanın ilk ve tek aromaterapi arge labaratuvarına sahip Hülya Kayhan’ın buluşu Cocobiotic, yeni gezegenlerde yaşam bulmayı araştıran NASA dahil birçok kuruluşun ilgisini çekebilecek nitelikte.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-devrim-niteliginde-bir-ilk-cocobiotic-probiotics-in-oil-faydali-yaglarda-mikroorganizma-tasinma-sistemleri-439530">Dünyada Devrim Niteliğinde Bir İlk: Cocobiotic / Probiotics in Oil ( Faydalı yağlarda mikroorganizma taşınma sistemleri )</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır “yağ içinde multiprobiyotik kombinasyon” buluşu sebebiyle altın madalya alan Hülya Kayhan’ın arge labaratuvarını ziyaret etti.  Dünyanın ilk ve tek aromaterapi arge labaratuvarına sahip Hülya Kayhan’ın buluşu Cocobiotic, yeni gezegenlerde yaşam bulmayı araştıran NASA dahil birçok kuruluşun ilgisini çekebilecek nitelikte. </i></b></p>
<p>Hülya Kayhan bu buluşu ile yararlı probiyotik bakterileri tekrar bağırsağımıza geri kazandırmak amacıyla havasız şartlarda üreyebilen bakterileri yağlar içinde muhafaza edilmesi kombinasyonunu sağlıyor. Gıda takviyesi olarak düşünülen bu buluşun yeni gezegenlere bakterileri gönderme yöntemi gibi çok daha başka boyutları da bulunuyor.</p>
<p>Amsterdam’da düzenlenecek Avrupa Uygulamalı Mikrobiyoloji ve Yararlı Mikroplar Kongresi’ne konuşmacı olarak katılacak Hülya Kayhan’a uluslararası bilim dünyası yoğun ilgi gösteriyor ve bir çok kongre ve sempozyuma konuşmacı olarak katılması için davet alıyor.</p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı buluş ödüllerinden altın madalya alan <b>Cocobiotic,</b> aynı zamanda sadece ilaç ile ilgili kategorilere yer veren dünyanın en önemli dergilerinden <b>Pharmaceuticals</b>‘ta da yayınlandı. Bu dergiye aromaterapi ile giren ilk buluş <b>cocobiotic</b> oldu.</p>
<p>Vücudumuz için yararlı probiyotik mikroorganizmaları hindistan cevizi yağı içerisinde muhafaza eden<b>Cocobiotic</b>’in faydaları saymakla bitmiyor. Hindistan cevizi yağı ve multi probiyotik mikroorganizma içeren takviye edici gıda kategorisindeki <b>Cocobiotic</b>; kontrolsüz çoğalmış candida ve buna bağlı ağır metallerin parçalanmasını önleyerek vücuttan uzaklaştırılmasına katkı sağlıyor. Hem çok iyi bir detoksifikasyon aracıyken hem de bağışıklık ve sindirim sistemine, cilt sağlığına iyi bir destekleyici etkisi gösteriyor. Vücutta histaminsalınımını dengelenmesine yardımcı olarak sebebi bulunamayan alerjilerde takviye olarak kullanılabiliyor. Bağırsak geçirgenliğini azaltmaya ve bu sayede bağırsaktan geri emilen toksinlerin azalmasına ve ağır metalin vücuttan doğru şekilde atılmasına destek oluyor. Vücudun mantar enfeksiyonları ile savaşmasına yardımcı oluyor. Laktoz içerikli gıda alımına bağlı olarak gelişen sindirim problemlerinin aşılmasını kolaylaştırıyor. Bağırsak geçirgenliğini azaltmaya fayda sağlıyor. Enfeksiyonlara karşı korunmaya destek oluyor. Daha sağlıklı bir iskelet sistemi ve her yaşta sınırsız hareket kabiliyeti için destek sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-devrim-niteliginde-bir-ilk-cocobiotic-probiotics-in-oil-faydali-yaglarda-mikroorganizma-tasinma-sistemleri-439530">Dünyada Devrim Niteliğinde Bir İlk: Cocobiotic / Probiotics in Oil ( Faydalı yağlarda mikroorganizma taşınma sistemleri )</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IICEC &#8220;Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye&#8221; Konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iicec-dunyada-degisen-enerji-jeopolitigi-iklim-krizi-ve-turkiye-konferansi-429593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 10:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[iicec]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitiği]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bora Şekip Güray: “Yeşil hidrojende çok yönlü fırsatlar ve gelişim alanlarımız var” Dünya ve Türkiye gündeminin güncel konularına mercek tutan Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), bu kez değişen enerji jeopolitiğini ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iicec-dunyada-degisen-enerji-jeopolitigi-iklim-krizi-ve-turkiye-konferansi-429593">IICEC &#8220;Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakan Bayraktar, “Hedefimiz, 30 yılda net sıfır emisyonlu bir ülke olmak”</strong></p>
<p><strong>Güler Sabancı: “Türkiye enerji talebinde güçlü gelişim potansiyeline sahip”</strong></p>
<p><strong>Dr. Fatih Birol: “Türkiye için nükleer olmazsa olmaz bir teknoloji”</strong></p>
<p><strong>Bora Şekip Güray: “Yeşil hidrojende çok yönlü fırsatlar ve gelişim alanlarımız var”</strong><br /><strong>Dünya ve Türkiye gündeminin güncel konularına mercek tutan Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), bu kez değişen enerji jeopolitiğini ele aldı. Sabancı Center’da düzenlenen “Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye” temalı konferans ve panelde, yeni gelişmeler ışığında değişen enerji jeopolitiği, insanlığın önündeki en önemli sorun iklim krizi ve tüm bunların Türkiye’ye etkileri konuşuldu. Konferans kapsamında ayrıca, IICEC tarafından hazırlanan “IICEC &#8211; Türkiye Yeşil Hidrojen Raporu 2023” lansman sunumu da yapıldı.</strong></p>
<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, Türkiye&#8217;nin enerjide dışa bağımlılığının azaldığını belirterek, “Türkiye&#8217;nin 2022 yılında enerjide dışa bağımlılığı yüzde 67,8&#8217;e düştü. Ulusal enerji planı ile hedefimiz, önümüzdeki 30 yıl içerisinde dışa bağımlılıktan kurtarmak ve net sıfır emisyonlu bir ülke haline getirmek” dedi.</strong></p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Türkiye’nin enerji talebinde güçlü gelişim potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak, “Avrupa’nın en büyük, dünyanın da en dinamik enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştık. Enerjide son dönemde pek çok alanda Enerji Bakanlığımız ve özel sektör tarafından önemli adımlar atılıyor. Yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’nın lider ülkelerinden biri konumuna ulaştık” diye konuştu.</strong></p>
<p><strong>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol, yıllar önceki toplantılarda nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz olduğunu söylediğini hatırlatarak, “Türkiye&#8217;nin mevcut enerji durumuna bakınca, coğrafik durumuna bakınca olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Dünyada da son iki yıl içerisinde, hatta 1,5 yıl içerisinde nükleer enerjide hızlı bir geri dönüş var. Ancak nükleer santrali beraber inşa edeceğiniz partner ülkeyi çok iyi seçmeniz lazım. Türkiye şu anda nükleer santral çalışmalarına başladı. Umuyorum Türkiye bu konudaki çalışmalarını daha da artıracak ve başka nükleer santraller de yapacak” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p><strong>Konferansta ‘IICEC &#8211; Türkiye Yeşil Hidrojen Raporu 2023’ lansman sunumunu yapan IICEC Direktörü Bora Şekip Güray da, “Yeşil hidrojende ülke olarak, çok yönlü fırsatlarımız ve gelişim alanlarımız var” diyerek, yeşil hidrojende sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek IICEC önerilerini paylaştı. </strong></p>
<p>Küresel ölçekte değişen enerji dinamikleri, sürdürülebilir bir gelecek için artık kaçınılmaz konuların başında gelen iklim krizi ve bu iki konunun Türkiye’ye etkileri Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından Sabancı Center’da düzenlenen “Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye” temalı konferans ve panelde ele alındı. Konferansta, IICEC tarafından hazırlanan “IICEC &#8211; Türkiye Yeşil Hidrojen Raporu 2023” lansman sunumu IICEC Direktörü Bora Şekip Güray tarafından yapıldı. İş ve siyaset dünyasında üst düzey isimlerin katılımıyla, Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak, ALJ-Toyota Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Ali Haydar Bozkurt, T.C. Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Çevre Genel Müdürü Büyükelçi Ayşe Berris Ekinci, SOCAR Türkiye CEO’su (vekaleten) Elchin Ibadov, bp Türkiye Ülke Başkanı Tümkan Işıltan ve ING Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Semra Kuran konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iicec-dunyada-degisen-enerji-jeopolitigi-iklim-krizi-ve-turkiye-konferansi-429593">IICEC &#8220;Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada 200 Milyondan Fazla Kişi realme Kullanıyor! realme, Dünya Çapındaki Kullanıcılarıyla Birlikte Büyüyerek, Küresel Pazarları Fethetmek için Pazar Trendlerine Meydan Okuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-200-milyondan-fazla-kisi-realme-kullaniyor-realmedunya-capindaki-kullanicilariyla-birlikte-buyuyerek-kuresel-pazarlari-fethetmek-icin-pazar-trendlerine-meydan-okuyor-425503</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 07:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyerek]]></category>
		<category><![CDATA[çapındaki]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[fethetmek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıcılarıyla]]></category>
		<category><![CDATA[kullanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[meydan]]></category>
		<category><![CDATA[milyondan]]></category>
		<category><![CDATA[okuyor]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazarları]]></category>
		<category><![CDATA[realme]]></category>
		<category><![CDATA[realmedünya]]></category>
		<category><![CDATA[trendlerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425503</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en hızlı büyüyen akıllı telefon markası realme, küresel akıllı telefon sevkiyatlarının 200 milyon adedi aştığını resmen duyurdu. 2021 yılında 100 milyon satış rakamına ulaşmasından bu yana realme, tüm zorluklara rağmen ilerlemeye devam ederek, 200 milyon gönderim rakamına ulaşan en hızlı beşinci marka haline geldi ve uluslararası arenada resmi olarak elit “200 Milyon Kulübü”ne katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-200-milyondan-fazla-kisi-realme-kullaniyor-realmedunya-capindaki-kullanicilariyla-birlikte-buyuyerek-kuresel-pazarlari-fethetmek-icin-pazar-trendlerine-meydan-okuyor-425503">Dünyada 200 Milyondan Fazla Kişi realme Kullanıyor! realme, Dünya Çapındaki Kullanıcılarıyla Birlikte Büyüyerek, Küresel Pazarları Fethetmek için Pazar Trendlerine Meydan Okuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Dünyada 200 Milyondan Fazla Kişi realme Kullanıyor! realme, Dünya Çapındaki Kullanıcılarıyla Birlikte Büyüyerek, Küresel Pazarları Fethetmek için Pazar Trendlerine Meydan Okuyor</strong></p>
<p>Dünyanın en hızlı büyüyen akıllı telefon markası realme, küresel akıllı telefon sevkiyatlarının 200 milyon adedi aştığını resmen duyurdu. 2021 yılında 100 milyon satış rakamına ulaşmasından bu yana realme, tüm zorluklara rağmen ilerlemeye devam ederek, 200 milyon gönderim rakamına ulaşan en hızlı beşinci marka haline geldi ve uluslararası arenada resmi olarak elit “200 Milyon Kulübü”ne katıldı. Rekabetin giderek arttığı bir pazarda realme, kararlı bir şekilde ilerleyerek defalarca &#8220;rüzgâra karşı mucizeler&#8221; yarattı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kızıl Okyanus&#8217;tan Rekor Seviyeye, realme resmi olarak uluslararası arenadaki elit &#8216;200M Kulübü&#8217;ne katıldı</strong></p>
<p>2018 yılında, 701&#8217;den fazla akıllı telefon markası ve önde gelen markaların istikrarlı hiyerarşisini içinde barındıran yüksek oranda doymuş bir küresel pazarda ortaya çıkışından bu yana realme, küresel pazarı keşfetmek için mücadele ediyordu ancak şimdi istikrarlı bir şekilde yerleşmiş durumda. Kendini dünya çapındaki gençlere üstün deneyimler sunmaya adamış olan realme, beş yıl üst üste en iyi on küresel satıcı arasında yer aldı ve bir pazar lideri haline geldi.</p>
<p> </p>
<p>Üründe yenilikçilik ve derin tüketici anlayışı ile ilerleyen realme, sürekli olarak satış efsaneleri yarattı. Küresel çapta 100 milyon kullanıcıyı toplaması sadece 37 ay sürdü, geniş çapta tanındı ve büyümenin bir sonraki aşamasına geçti. realme, 2022&#8217;de öncü ürün deneyimleri sunmak için üstün kaynaklara odaklanan “Simply Better” stratejisini tanıttı. Ürün yelpazesini geliştiren realme, “GT ve Number” serilerine odaklandı. 2023 yılında marka, küresel ürünlerin her neslinde ileri teknolojiye sahip olmasını garanti eden “Simply Better” stratejisini başlattı ve realme&#8217;yi sektörün zirvesine taşıdı. Tasarım, performans ve deneyim temelinde oluşturulan bu strateji, kullanıcılara bunları ileri teknoloji ile deneyimleme imkânı sunmayı amaçlıyor. Ayrıca realme, ekran, fotoğrafçılık, oyun ve şarj olmak üzere dört temel alanda çığır açan teknolojilere odaklanmak amacıyla realme Küresel İleri Teknoloji Enstitüsü&#8217;nü kurarak Ar-Ge&#8217;ye yatırım yapmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Son iki yılda küçülen küresel akıllı telefon pazarına rağmen realme, pazar rekabeti ve dış çevreden gelen baskılara rağmen sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde büyümeyi sürdürdü. İleri teknoloji ürünleri, realme&#8217;nin küresel bölgelerin çoğunda güçlü bir varlık haline gelmesine yardımcı oldu ve realme&#8217;yi gelişmekte olan piyasalarda kilit bir oyuncu haline getirdi. realme, gelişmekte olan piyasalardan elde ettiği pazar payı ile “200 Milyon Kulübü”nün diğer üyelerinin çok üzerine çıktı.</p>
<p> </p>
<p><strong>Küresel genç tüketicileriyle birlikte büyüyen realme, üstün ürünler sunma konusunda her zamankinden daha yetenekli</strong></p>
<p>Kurulduğu günden bu yana realme&#8217;nin misyonu, dünya çapındaki gençlere keyifli deneyimler yaşatan, sağlam performansa ve ileri teknolojiye ve tasarıma sahip ürünler sunmak oldu. Beş yılı aşkın bir süredir realme, gençlerin ihtiyaçlarını derinlemesine anlayıp, kullanıcılarıyla sürekli etkileşimde bulunarak markasını ve ürünlerini sürekli olarak geliştirdi. Küresel kullanıcıların farklı talepleri, realme’nin kapsamlı ürün yelpazesinden, daha basite gitmeyi hedefleyen “Simply Better” stratejisine evrilmesine sebep oldu ve büyümesini hızlandırdı. Realme, kullanıcıları tarafından değer kazandıkça onlarla birlikte büyüyor ve karşılıklı bir başarıya ulaşıyor.</p>
<p> </p>
<p>“200 milyon küresel sevkiyat” kilometre taşını aşan realme, gerçek anlamda popüler bir uluslararası akıllı telefon markası haline geldi. Bu da uluslararası pazardaki duruşunun ağırlığı ve etkisinin artmasını sağlayarak realme’nin orijinal misyonuna sadık kalmasına ve dünya çapındaki gençlere daha da iyi ürünler sunmasına olanak sağladı. </p>
<p> </p>
<p>realme, 2024 yılında araştırma ve geliştirme yatırımlarını önemli ölçüde artırmayı planlıyor. Ayrıca planlanan Ar-Ge harcamalarında %470’lik bir artışla, teknolojik yeteneklerini de arttıracak. Yılın başından itibaren “realme Küresel İleri Teknoloji Enstitüsü”nün misyonunu sürdüren marka; görüntüleme, oyun, ekran ve şarj alanlarında çığır açan teknolojik atılımlara odaklanacak. 33’ün üzerinde lider uluslararası teknoloji ortaklarıyla iş birliği yapan realme, çığır açan teknolojiler geliştirmeyi hedefliyor. Marka, araştırma ve teknoloji ekibini büyütme faaliyetleri kapsamında gelecek yıl araştırma ekibinde %400&#8217;lük artış planlayarak teknik yetenek havuzunu da genişletecek. </p>
<p> </p>
<p>realme&#8217;nin kurucusu ve CEO&#8217;su Sky Li&#8217;nin markanın beşinci yıldönümü açık mektubunda da ifade ettiği gibi, akıllı telefon endüstrisinde &#8220;elevator-style&#8221; hızlı gelişme dönemi sona erdi. Gelecek adımlar daha zorlu olsa da her adım realme&#8217;yi bir sonraki hedefine yaklaştırmaya devam ediyor. Yeni kilometre taşlarına doğru ilerlerken realme, orijinal vizyonuna bağlı kalmaya devam ediyor, sürekli olarak yeni zirvelere tırmanıyor, kullanıcılarına kulak veriyor ve dünya çapında onlarla birlikte büyüyerek, daha fazla realme mucizesi yaratıyor.</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-200-milyondan-fazla-kisi-realme-kullaniyor-realmedunya-capindaki-kullanicilariyla-birlikte-buyuyerek-kuresel-pazarlari-fethetmek-icin-pazar-trendlerine-meydan-okuyor-425503">Dünyada 200 Milyondan Fazla Kişi realme Kullanıyor! realme, Dünya Çapındaki Kullanıcılarıyla Birlikte Büyüyerek, Küresel Pazarları Fethetmek için Pazar Trendlerine Meydan Okuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijitalleşen dünyada bilinçli medya kullanımı konulu eğitim düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijitallesen-dunyada-bilincli-medya-kullanimi-konulu-egitim-duzenlendi-424806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 21:09:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleşen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[konulu]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Hakları Eylem Planı kapsamında 22 Kasım 2023 Çarşamba günü saat 14.00’te Malkara Belediye Akademisinde “Dijitalleşen Dünyada Bilinçli Medya Kullanımı” konulu eğitim</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijitallesen-dunyada-bilincli-medya-kullanimi-konulu-egitim-duzenlendi-424806">Dijitalleşen dünyada bilinçli medya kullanımı konulu eğitim düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DİJİTALLEŞEN DÜNYADA BİLİNÇLİ MEDYA KULLANIMI KONULU EĞİTİM DÜZENLENDİ</p>
<p>Çocuk Hakları Eylem Planı kapsamında 22 Kasım 2023 Çarşamba günü saat 14.00’te Malkara</p>
<p>Belediye Akademisinde “Dijitalleşen Dünyada Bilinçli Medya Kullanımı” konulu eğitim düzenlendi.</p>
<p>Malkara Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünde görevli Psikolojik Danışman Nurten Kocabey</p>
<p>tarafından Malkara Belediye Akademisindeki kursiyerlere, Bilgi Kirliliğinin Tanımı, Bilinçsiz</p>
<p>Paylaşımlar ve Sosyal Medya Etkisi, Doğrulanmamış Kaynaklar ve Yanıltıcı Başlıklar, Bilinçli Medya</p>
<p>Tüketimi Yapmanın Önemi, Medya Okuryazarlığını Geliştirme Yolları, Dijital dünyada bilgi kirliliği</p>
<p>konularında bilgiler verildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijitallesen-dunyada-bilincli-medya-kullanimi-konulu-egitim-duzenlendi-424806">Dijitalleşen dünyada bilinçli medya kullanımı konulu eğitim düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;da Her 10 Kişiden 2&#8217;si KOAH Hastası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-10-kisiden-2si-koah-hastasi-421778</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 07:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hastası]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[koah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sigara dumanı, zararlı partikül veya diğer zararlı gazlara maruziyet sonrası kişinin soluk yollarında mikrobik olmayan bir iltihap oluşur ve iltihaplanma sonucu hava yolları daralır. KOAH önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-10-kisiden-2si-koah-hastasi-421778">Dünya&#8217;da Her 10 Kişiden 2&#8217;si KOAH Hastası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>KOAH Nasıl Bir Hastalıktır? </strong></p>
<p>Sigara dumanı, zararlı partikül veya diğer zararlı gazlara maruziyet sonrası kişinin soluk yollarında mikrobik olmayan bir iltihap oluşur ve iltihaplanma sonucu hava yolları daralır. KOAH önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.</p>
<p><strong>KOAH nedenleri nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Sigara dumanı en büyük düşman!</strong></p>
<p>KOAH’lı hastaların %70-80’inden ön planda sigaranın sorumludur. Kişinin sigara içmemesine rağmen sigara dumanına maruz kalması da KOAH gelişimi için risk teşkil eder. Sigara içen kişilerin hava yolları ve akciğerleri, sigaranın içerdiği zararlı maddelere karşı bir savunma içine girer. Akciğerleri korumak için koruyucu mekanizmalar devreye girer. Sürekli sigara içilirse bu koruyucu mekanizmalar yeterli işlev göremez ve akciğer dokularında zararlar oluşur. Akciğerlerdeki salgıların miktarı artar, hava yolları daralır, damarlarda değişiklikler oluşur.</p>
<p><strong>Yemek pişirirken dumanı sizi KOAH yapabilir!</strong></p>
<p>İç ortam havasının kirli olması, diğer önemli bir KOAH nedenidir. Sigara içmeyenlerde ortaya çıkan KOAH’dan büyük oranda sorumludur. İç ortam hava kirliliğinin en önemli nedeni biomass maruziyetidir. Isınma ya da yemek pişirme kaynaklı duman ve partiküllere maruziyet (odun, kömür, çalı, çırpı, tezek kullanımı gibi)</p>
<p><strong>Bazı meslekler, toz ve zararlı gazlara fazla maruz kalıyor buda KOAH’a sebep oluyor!</strong></p>
<p>İş ortamında akciğerlere zarar verebilecek çeşitli gaz ve tozlara uzun süre maruz kalınması sonucu KOAH gelişebilir. Maden işçiliği, metal işçiliği, ulaşım sektörü ve odun/kağıt üretiminde çalışma, çimento, tahıl ve tekstil işçiliği gibi meslekler nedeniyle toz, duman ve zararlı gazlara maruz kalmak.</p>
<p><strong>KOAH Belirti ve Bulguları Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Sinsi başlayan ve giderek şiddetini artıran nefes darlığı, </li>
<li>Kronik öksürük, </li>
<li>Balgam çıkarma, </li>
<li>Hırıltı veya göğüste sıkışma hissi şeklindedir. </li>
</ul>
<p>Risk grubunda olmasına rağmen hasta semptomatik olmayabilir veya semptomlarını doktora başvuracak kadar önemsemeyebilir.</p>
<p><strong>KOAH Tanısı Nasıl Konur?</strong></p>
<p>Tanı koydurucu tetkik Üfleme testleri (Spirometri), yardımcı tetkikler akciğer filmi, kan oksijen seviyesi ölçümü, kan ve egzersiz testleridir. KOAH tedavisi tek başına ilaç tedavisinden ibaret değildir.  Hasta ve hekim iş birliğinin sağlanması tedavinin önemli bir parçasıdır.               </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-10-kisiden-2si-koah-hastasi-421778">Dünya&#8217;da Her 10 Kişiden 2&#8217;si KOAH Hastası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada ilk kez bir Türk dizisinin prömiyeri Amerika&#8217;da yapıldı: Hollywood&#8217;da Şahsiyet rüzgârı esti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-ilk-kez-bir-turk-dizisinin-promiyeri-amerikada-yapildi-hollywoodda-sahsiyet-ruzgari-esti-420097</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 21:14:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[amerikada]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dizisinin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[esti]]></category>
		<category><![CDATA[hollywoodda]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[prömiyeri]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgrı]]></category>
		<category><![CDATA[şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yapıldı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420097</guid>

					<description><![CDATA[<p>GAİN’in ana sponsorlarından biri olduğu Hollywood Türk Film ve Drama Günleri, 4-5 Kasım tarihlerinde Sony Stüdyoları’nın ev sahipliğinde düzenlendi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-ilk-kez-bir-turk-dizisinin-promiyeri-amerikada-yapildi-hollywoodda-sahsiyet-ruzgari-esti-420097">Dünyada ilk kez bir Türk dizisinin prömiyeri Amerika&#8217;da yapıldı: Hollywood&#8217;da Şahsiyet rüzgârı esti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>GAİN’in ana sponsorlarından biri olduğu Hollywood Türk Film ve Drama Günleri, 4-5 Kasım tarihlerinde Sony Stüdyoları’nın ev sahipliğinde düzenlendi. Türk yapımlarını iki gün boyunca sinema ve dizi dünyasının önde gelen isimleriyle bir araya getiren etkinlikte “Atatürk” filmi ile “Şahsiyet”in ikinci sezonunun dünya prömiyeri gerçekleştirildi.</p>
<p><strong> Şahsiyet II. Fasıl ilk kez Los Angeles’ta izleyici karşısına çıktı </strong></p>
<p>Dünya çapında ilgi gören ve Los Angeles’ın ikonik Sony Stüdyoları’nda gerçekleşen organizasyona Meryem Uzerli, Aras Bulut İynemli, Ebru Şahin, Engin Altan Düzyatan, Fadik Atasoy, GAİN Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Kilimci gibi pek çok isim katıldı. “Atatürk” filminin ilk gün yapılan dünya prömiyerinin ardından, ikinci gün ise bir ilk gerçekleşti ve dünyada ilk kez bir Türk dizisinin prömiyeri Amerika’da yapıldı. Yönetmenliğini Onur Saylak’ın yaptığı, senaryosunu Hakan Günday’ın kaleme aldığı, 47. Uluslararası Emmy Ödülleri’nde Haluk Bilginer’e En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getiren Şahsiyet II. Fasıl’ın ilk bölümü dakikalarca alkışlanırken seyirciden tam not aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Türkiye’nin zengin sinema mirası ve yetenekli sanatçıları için büyük bir fırsat”</strong></p>
<p>Prömiyerde konuşan GAİN Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Kilimci, “Güçlü öyküsü ve köklü kadrosuyla başarısını Türkiye’den dünyaya duyuran Şahsiyet dizisinin ikinci sezon heyecanını bugün ilk kez burada paylaşıyor ve diziyi GAİN aracılığıyla izleyicilerle buluşturmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Hepinizin bildiği üzere Türk dizi ve sinema dünyası zengin kültürel mirası, etkileyici senaryoları ve yetenekli oyuncu kadrolarıyla nam salmıştır. Bu algının yeni nesil mimarlarından birinin de ‘Şahsiyet’ olduğuna inanıyorum. Böylesine değerli içeriklerin uluslararası izleyici kitlesiyle buluşturulabilmesi de günümüzde abonelik temelli seç-izle platformlarının alametifarikası olarak karşımıza çıkıyor. Gain olarak farklı seslere, farklı renklere, zamanın kıymetine önem veren, yenilikçi bir politika benimsiyoruz. Aynı zamanda bağımsız video içerik yaratıcılarını da destekliyor, sektörde çok sesliliğin ve özgün üretimlerin artması için çalışıyoruz. Benimsediğimiz bu vizyon çerçevesinde, Türk kültürünü ve sanatını dünyaya tanıtan Hollywood Türk Film ve Drama Günleri gibi nitelikli organizasyonların bir parçası olmak bizleri son derece mutlu ediyor” dedi.</p>
<p>GAİN Yönetim Kurulu Başkanı Ferat Bilgin ise “Hollywood Türk Film ve Drama Günleri, Türkiye’nin zengin sinema mirasını ve yetenekli sanatçılarını uluslararası sahneye taşımak için çok büyük bir fırsat sunuyor. Bugün buradaki yüzlere ve o yüzlerdeki heyecana baktığımızda, organizasyonun gücüne bir kez daha tanıklık etmiş oluyoruz. GAİN olarak Türk yapımlarının kalitesini ve gücünü ortaya koyan; rejisiyle, senaryosuyla ve oyuncularının başarısıyla şimdiden unutulmaz yapımlar arasına girmiş olan ‘Şahsiyet’in ikinci sezon prömiyerini böylesi uluslararası bir etkinlikte gerçekleştirmenin heyecanını ve haklı gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-ilk-kez-bir-turk-dizisinin-promiyeri-amerikada-yapildi-hollywoodda-sahsiyet-ruzgari-esti-420097">Dünyada ilk kez bir Türk dizisinin prömiyeri Amerika&#8217;da yapıldı: Hollywood&#8217;da Şahsiyet rüzgârı esti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özuslu: &#8220;Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozuslu-butun-dunyada-ihtiyacimiz-olan-sey-baris-417783</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Oct 2023 23:38:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[bütün]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacımız]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[özuslu]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417783</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis ve Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar’ı konuk etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozuslu-butun-dunyada-ihtiyacimiz-olan-sey-baris-417783">Özuslu: &#8220;Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis ve Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar’ı konuk etti. Başkan Vekili Mustafa Özuslu, “Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış, bunu savunmalıyız. Barış ortamında bütün faaliyetler iyi ilerler” dedi.  </p>
<p>Litvanya’nın Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu’yu makamında ziyaret etti. Ziyarette bölgede süren savaş ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün barış sözleri gündeme gelirken, İzmir ile olan ve ileride yapılabilecek anlaşmalar konuşuldu.</p>
<p>Dört gün sonra Cumhuriyet’in 100’üncü yılının kutlanacağını hatırlatan ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de barışın daim olması için çalıştığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu, “Barışın tesis edildiği ortamlarda herkes daha fazla ekonomi konuşur, üretim, gelir artışı olur, müreffeh bir hayat konuşulur. Gerçekten sürdürülebilir, geleceğe taşınabilecek ilişkiler güçlü ekonomik ilişkilerdir. İnsanlar gelecek, beraber çalışacaklar, ilişkiler böyle gelişiyor. Bunun için de barışa ihtiyaç var. Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış, bunu savunmalıyız. Barış ortamında bütün faaliyetler iyi ilerler” dedi.  <br /> <br /><strong>Bodnar: “İzmir en güvenilir kentlerden”</strong></p>
<p>İzmir’e ilk defa geldiğini belirten Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar, “İzmir çok önemli bir kent. Ukrayna da iletişim ve işbirliği konusunda önemli bir kent. Çok fazla ortak özelliği var. İzmir’de sürekli olarak yaşayan Ukraynalılar da var. Şu an belki Ukrayna iyi bir zamanda değil ama en kahramanca olduğu zamanda diyebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutlamak isterim. Atatürk’ün çok güçlü, çok saygıdeğer liderliği bizim için de örnek oluşturuyor” dedi. Çernivtsi kenti ile İzmir’in kardeş kent olması için çalışmalar başladığını hatırlatan Bodnar, “Kardeş kent anlaşması imzalamaktan memnuniyet duyarız, İzmir en güvenilir kentlerden bir tanesi. Ulaşım anlamında da gelişmiş bir şehir. Savaş bittikten sonra çok daha iyi olanaklar olacak” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Degutis: “Karşılıklı olarak konuşabilirler”</strong></p>
<p>İzmir’in finalist olduğu 2026 Avrupa Gençlik Başkenti süreciyle ilgili konuşan Litvanya Ankara Büyükelçisi Ricardas Degutis, Litvanyalı iş adamlarının İzmir’de düzenli bir şekilde iş bağlantıları kurduğunu söyledi. Mantas Kvedaravičius’un yönetmenliğini yaptığı Mariupolis 2 belgeselinin gösterimi için geldiklerini ifade eden Degutis, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılını kutluyoruz. İzmir’in Avrupa Gençlik Başkenti adaylığı önemli. Belediyelerimizdeki arkadaşlarımız karşılıklı olarak konuşabilirler, birbirlerinden faydalanabilirler diye konuşmuştuk. Litvanya’dan bir iş heyeti İzmir’i ziyaret etti ve çok güzel görüşmeler de gerçekleşti” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozuslu-butun-dunyada-ihtiyacimiz-olan-sey-baris-417783">Özuslu: &#8220;Bütün dünyada ihtiyacımız olan şey barış&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uber&#8217;in dünyada ilk kez sunacağı Uber Balon, Kapadokya&#8217;dan havalanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uberin-dunyada-ilk-kez-sunacagi-uber-balon-kapadokyadan-havalaniyor-416848</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 01:52:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[balon]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[havalanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kapadokyadan]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[sunacağı]]></category>
		<category><![CDATA[uber]]></category>
		<category><![CDATA[uberin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uber Balon, dünyada şimdiye kadar uygulama üzerinden kullanıcılara sunulan en benzersiz deneyimlerden birisi olacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uberin-dunyada-ilk-kez-sunacagi-uber-balon-kapadokyadan-havalaniyor-416848">Uber&#8217;in dünyada ilk kez sunacağı Uber Balon, Kapadokya&#8217;dan havalanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uber Balon, dünyada şimdiye kadar uygulama üzerinden kullanıcılara sunulan en benzersiz deneyimlerden birisi olacak. Dünyada mutlaka yapılması gerekenler listesinde yer alan Kapadokya balon yolculuğu, Uber uygulaması üzerinden tek bir tuşa basarak kolayca ulaşılabilecek. Uber, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlamak için 100 Balon yolculuğunu kullanıcılarına hediye ediyor.</strong></p>
<p>Global teknoloji platformu Uber, uygulama üzerinden balon yolculuğu rezerve etme imkanı sunarak kullanıcılarını Kapadokya’da gökyüzüne taşıyor. Uber Balon, şimdiye kadar uygulama üzerinden kullanıcılara sunulan en benzersiz deneyimlerden birisi olacak. Uber, UNESCO Dünya Mirası Göreme Milli Parkı&#8217;nda yapılabilen ve dünyada bucket-list (mutlaka yapılacaklar listesi) deneyimi sayılan balon yolculuğunu, Uber uygulaması üzerinden tek bir tuşa basarak kolayca ulaşılabilecek hale getiriyor.</p>
<p><strong>Otelden tek tuşla balon yolculuğuna</strong></p>
<p>Balon yolculukları güneşin doğuşuyla birlikte Kapadokya Göreme’de başlayacak ve Uber kullanıcıları, büyülü peri bacaları ile kireç taşına oyulmuş görkemli mimarisiyle ünlü Göreme Milli Parkı&#8217;nda yaklaşık 1,5 saatlik unutulmaz bir uçuş deneyimi yaşayacak. Kalkışla birlikte kullanıcılar, eşsiz Kapadokya manzarasını yaklaşık 900 metre yükseklikten seyredebilecekler.</p>
<p>Uber kullanıcıları, 23 Ekim tarihinden itibaren bu eşsiz yolculuğu uygulama üzerinden rezerve edebilecek. Uber Balon yolculukları kapsamında tüm otel transferleri de dahil olacak ve kişi başı özel sabit ücretiyle rezerve edilebilecek. Uber, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlamak için 100 balon yolculuğunu Uber kullanıcılarına hediye edecek.</p>
<p><strong>Balon hizmeti Uber dünyasında bir ilk</strong></p>
<p>Balon hizmetiyle birlikte Uber dünyasında bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen <strong>Uber Türkiye CEO’su Neyran Bahadırlı</strong>: “Dünyaya ulaşımda yeni imkanlar yaratan bir platform olma misyonumuzdan hareket ile, Dünyanın en ikonik seyahat deneyimlerinden biri olan Kapadokya’da balonla gökyüzüne uçmayı uygulamamıza ekleyerek, tam anlamıyla insanların nereye isterlerse gitmelerini kolaylaştıran bir teknoloji platformu olmaktan gurur duyuyoruz.  Ekim ve Kasım ayları boyunca rekor sayıda turistin Kapadokya’yı ziyaret etmesi beklenirken, Uber Balon ile tüm Uber kullanıcıları tek bir tuşla balon deneyimine kolay ulaşabilecekler.</p>
<p>Uber kullanıcıları için oldukça popüler bir ülke olan ve gün geçtikçe popülerliği daha da artan Türkiye’de, turistler tarafından gerçekleştirilen Uber yolculukları geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 30’un üzerinde artış gösterirken, bu sene başından beri Türkiye’de Uber uygulaması 26 milyon kez araç çağırmak için kullanıldı. Bu yıl, faaliyet gösterdiğimiz İstanbul, Ankara ve İzmir’in de içinde bulunduğu toplam 9 şehirde, 38 binin üzerinde taksi sürücüsü yolculuk yapmak için Uber uygulamasını aktif kullandı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre uygulama üzerinden gerçekleştirilen yolculuklar yüzde 50’nin üzerinde artış gösterdi.”</p>
<p><strong>“Cumhuriyetin 100. yılına özel 100 balon yolculuğu Uber kullanıcılarına hediye”</strong></p>
<p>Uber’in dünyada ilk kez Türkiye’de hayata geçirdiği Uber Balon ile, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutlamaktan ayrıca mutluluk ve gurur yaşadıklarını ifade eden <strong>Neyran Bahadırlı</strong>, Cumhuriyetin 100. yılına özel 100 Uber balon yolculuğunu kullanıcılarına hediye edeceklerini de sözlerine ekledi.</p>
<p> Son olarak: “Türkiye, Uber uygulamasını kullanan turistler için en popüler ülkelerden birisi ve Türkiye’de Uber uygulamasıyla yolculuk yapan tüm kullanıcılarımız için biraz daha Uber büyüsü eklemiş olduk. Önümüzdeki yıl Uber uygulamasına gelecek daha fazla bucket-list (mutlaka yapılacaklar listesi) yolculukları için takipte kalın.” dedi.</p>
<p><strong>12 saat öncesine kadar rezervasyon yapılabilecek</strong></p>
<p>Ücretsiz Uber Balon yolculukları 100 adet ile sınırlıdır, hava koşullarına bağlıdır ve 23 Ekim ile 19 Kasım tarihleri arasında geçerlidir. Uber Balon deneyimi yaşamak isteyen kullanıcıların, uygulama üzerinden yolculuklarını rezerve etmeleri gerekmektedir. Uber kullanıcılarının bir sonraki güne rezervasyon yapabilmeleri için aynı gün içerisinde 18.00’e kadar uygulama üzerinden Uber Balon rezervasyonlarını tamamlamaları gerekmektedir. </p>
<p> </p>
<p><strong>Uber Balon rezervasyonu nasıl yapılır:</strong></p>
<ol>
<li>Uygulamayı akıllı telefonunuza indirin.</li>
<li>Uygulamayı açın ve ana ekrandan &#8216;Rezervasyon&#8217; simgesini seçin.</li>
<li>Alınacak konum için konakladığınız otelin adresini ve gidilecek konum için Kapadokya yazın.</li>
<li>Uber Balon &#8216;Reserve&#8217; seçeneği ile birlikte kalkış tarihinizi seçin. Kalkış saati otomatik olarak seçtiğiniz gün saat 06.00 olarak belirlenecektir. Tüm Uber Balon rezervasyonları, yolculuktan 12 saat öncesine kadar tamamlanmalıdır.</li>
<li>Seçtiğiniz günde rezervasyon yapan ilk dört yolcudan biri olursanız, yolculuğunuzu ücretsiz olarak yapabileceksiniz. Eğer dört yolcudan biri olamazsanız, aynı gün için Uber’e özel indirimli bir ücretlendirmeyle yolculuğunuzu gerçekleştirebilirsiniz veya farklı bir güne rezervasyonunuzu yeniden organize edebilirsiniz.</li>
<li>Rezervasyonunuz uygulamada onaylandıktan sonra, Uber Balon sürücüsü teslim alım adresinizi onaylamak ve pasaport bilgilerinizi istemek için sizinle iletişime geçecek.</li>
<li>Rezervasyonunuzun sabahında, doğrudan otelinizden alınacak ve Uber Balon kalkış noktasına götürüleceksiniz.</li>
<li>Uber Balon yolculuğunuzun tamamlanmasıyla birlikte otelinize geri götürüleceksiniz.</li>
</ol>
<p><strong>Uber Hakkında</strong></p>
<p>Uber’in misyonu şehir ulaşımını geliştirmektir. Uber 2010 yılında basit bir sorunu çözmek için ortaya çıktı: Tek bir tuşa basarak nasıl yolculuk yapılabilir? O günden bugüne, 39 milyardan fazla yolculuk yapılarak, Uber insanları gitmek istedikleri yere yakınlaştıran çeşitli ürünler geliştirmeye devam etmiştir. Uber, insanların, yemeklerin, eşyaların şehirlerde nasıl taşındığını değiştirerek dünyaya ulaşımda yeni imkanlar yaratan bir platform haline gelmiştir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uberin-dunyada-ilk-kez-sunacagi-uber-balon-kapadokyadan-havalaniyor-416848">Uber&#8217;in dünyada ilk kez sunacağı Uber Balon, Kapadokya&#8217;dan havalanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 09:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[edilen]]></category>
		<category><![CDATA[ettiğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hedefimiz]]></category>
		<category><![CDATA[leblebici]]></category>
		<category><![CDATA[olarak]]></category>
		<category><![CDATA[takdir]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415370</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın da katılımıyla gerçekleşti. </strong></em></p>
<p><em><strong>Mezuniyet töreninde konuşan Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, “Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almaktır. Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Törene konuk konuşmacı olarak katılan ve Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu olan Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda </strong></em><strong>İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi</strong><em><strong> Özge Bulut Maraşlı, “MBA programı döneminde kariyerimle ilgili gerçeklerle yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, kendi itici gücümü burada buldum” diye konuştu.</strong></em></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Profesyonel Yüksek Lisans Programları 2023 Mezuniyet Töreni, Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde yapıldı. 257 öğrencinin mezun olduğu tören, <strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı</strong>, <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici </strong>ve<strong> Sabancı Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Çalışkan</strong>’ın katılımıyla gerçekleşti. </p>
<p>Mezuniyet töreninde konuşan <strong>Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici</strong>, “Bugün üniversitemizin Profesyonel Yüksek Lisans programlarını başarıyla tamamlayan mezunlarımızı uğurluyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız pandemi, deprem felaketi ve ekonomik ortamın belirsizliği gibi olumsuzluklara rağmen Sabancı Üniversitesi olarak son                           5 yıldan bu yana içinde olduğumuz kapsamlı atılım ve dönüşüm sürecinden hiçbir ödün vermeyerek, hız kesmedik” dedi.</p>
<p>Sabancı Üniversitesi’ne katılan yeni öğrencilerin başarı sıralamalarının her geçen yıl yükseldiğini belirten <strong>Yusuf Leblebici,</strong> şunları söyledi: </p>
<p>“Üniversite sınav sonuçlarına göre ilk 1000’den aldığımız öğrencisi sayısını 5 yıl içinde neredeyse 3 katına çıkarmayı başardık. Yüksek Lisans ve Profesyonel Yüksek Lisans programlarımızda da Türkiye’nin en kaliteli öğrencilerini yetiştiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerçek anlamda disiplinler arası eğitim anlayışımızın verdiği güç ile öğrencilerini iş dünyasına en iyi şekilde hazırlayan üniversite olduğumuza yürekten inanıyoruz. Mezunlarımızın yüzde 97’sinin diplomalarını alır almaz tercih ettikleri sektörlerde iş hayatına atıldıklarını ya da diledikleri ülkede lisans üstü ve doktora eğitimlerine devam edebildiklerini memnuniyetle izliyoruz. Sabancı Üniversitesi mezunlarının yüzde 23’ünden fazlası bugün yurt dışında, dünyanın çeşitli ülkelerinde en önde gelen şirketlerde ve kuruluşlarda başarılı çalışmalarını sürdürüyor.”</p>
<p><em><strong>“Hedefimiz sadece Türkiye’nin en iyisi olmak değil tüm dünyada tanınan ve takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yerimizi almak”</strong></em> diyen <strong>Rektör Leblebici,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Bu amaca yönelik olarak yoğun çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu çabalarımızın doğrudan sonucu olarak dünya üniversiteler sıralamalarındaki konumumuzu seneden seneye yükseltmeye devam ediyoruz. Dünyanın En İyi Üniversiteleri Listesi’nin yayınlandığı Times Higher Education (THE) 2024 sıralamasında Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında ilk 400’de yer alan 3 üniversiteden birisi olmamız ve en yüksek araştırma puanına sahip olmamız da çabalarımızın olumlu sonuçlar verdiğini doğruluyor. Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU, Financial Times tarafından her yıl açıklanan sıralamalarda kuruma özel programlar alanında istikrarlı yükselişini sürdürüyor. Listelere ilk olarak 2018 yılında 78’inci sıradan giriş yapan EDU, sıralamada hızla tırmanarak geçen sene dünya üniversiteleri arasında 42’nci bu sene ise 36’ncı sıraya yerleşti.”</p>
<p><strong>Yusuf Leblebici,</strong> kendi şirketlerini kurarak girişimcilik dünyasına adım atmayı arzulayan öğrenci ve öğretim üyelerinin önünü açmak üzere kampüste kurulan Girişimcilik Destek Birimi ve Kuluçka Merkezi SUCool’un önümüzdeki hafta açılacağını söyledi. <strong>Leblebici</strong>, “Merkezimiz aynı anda 50’den fazla girişimci öğrencimize kendi şirketlerini oluşturarak ilerleme fırsatı sunacak. Ayrıca erken dönem starp-up’ların yatırımlarını desteklemek üzere bir girişim fonunu da hayata geçiriyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz 3 sene içinde yarısından fazlası doğrudan yurtdışından gelerek aramıza katılan 58 yeni öğretim üyesi ile gücümüze güç kattık. Aramıza yeni katılan genç öğretim üyelerimizin içinde Sabancı Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra doktora derecelerini dünyanın en iyi üniversitelerinde tamamlayan ve tekrar aramıza dönmeye karar veren başarılı mezunlarımızın sayısı da artıyor. Önümüzdeki dönemde de birlikte yaratmaya ve geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><strong>“Kariyerimin İtici Gücünü Sabancı Üniversitesi’ndeki MBA Eğitimi Sırasında Buldum”</strong></p>
<p>Bu yıl mezuniyet töreninin konuk konuşmacısı Sabancı Üniversitesi 2001 MBA mezunu <strong>Özge Bulut Maraşlı</strong> oldu. Fabu Makine Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan <strong>Maraşlı,</strong> aynı zamanda İş Girişim Sermayesi, Akmerkez GYO ve BluTv Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.</p>
<p><strong>Özge Bulut Maraşlı</strong>, mezunlara seslendiği konuşmasında, şunları söyledi: </p>
<p>“1993 yılında çok uluslu bir şirketin finans bölümünde işe başladım. Hedefim önce CFO, sonra CEO olmaktı. 8 yıl sonra finansçı olarak devam edip etmemeyi sorguladım. Sabancı Üniversitesi açılınca 2001 yılında MBA için başvurdum. Programda o kadar çeşitli sektörlerden ve o kadar farklı iş tecrübesine sahip insanlarla bir araya geldik ki birbirimizi anlayıp ifade etmeyi ve dünya değerleriyle sorun çözmeyi birlikte öğrendik. Bir yıl çok yoğun akademik bir eğitim aldık. Bu dönemde kariyerimle ilgili gerçeklerle de yüzleştim. Kırılma noktaları yaşadım, bu süreçte hocalarımız hep yanımızda oldu. Kendi itici gücümü burada buldum. Daha sonra yatırımcı ilişkileri ve kurumsal ilişkiler de yapabileceğim bir alana dahil oldum. 180 ülkeye içerik satan bir TV şirketine geçtim. Çılgın fikirlerimi kabul ettirdim. Öğrenmeyi bırakmadım. Sabancı Üniversitesi EDU’da da hem ben hem ekibim eğitim almaya devam ettik. Her zaman hayallerimin peşinden gittim. Bugün yeni bir yıla çıkıyorsunuz. Hayallerinize kavuşmanız için cesaretinizi kaybetmeyin. Ne olursa olsun toplum için etki ve fayda yaratmayı unutmayın.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yusuf-leblebici-hedefimiz-tum-dunyada-takdir-edilen-gercek-bir-arastirma-universitesi-olarak-hak-ettigimiz-yeri-almak-415370">Yusuf Leblebici: Hedefimiz tüm dünyada takdir edilen gerçek bir araştırma üniversitesi olarak hak ettiğimiz yeri almak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada 3.5 Milyon Çocuk Temiz Olmayan Su ve Yetersiz Hijyenden Ölüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-35-milyon-cocuk-temiz-olmayan-su-ve-yetersiz-hijyenden-oluyor-414360</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2023 14:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hijyenden]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[olmayan]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[yetersiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414360</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada çocuklar arasındaki ölümlerin en önemli nedenlerinden birincisinin temiz olmayan su ve gıda kaynakları ile yetersiz hijyen şartları olduğunu kaydeden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “5 yaşından küçük toplam çocuk ölümlerinin yüzde 18’i ishale bağlıdır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-35-milyon-cocuk-temiz-olmayan-su-ve-yetersiz-hijyenden-oluyor-414360">Dünyada 3.5 Milyon Çocuk Temiz Olmayan Su ve Yetersiz Hijyenden Ölüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada çocuklar arasındaki ölümlerin en önemli nedenlerinden birincisinin temiz olmayan su ve gıda kaynakları ile yetersiz hijyen şartları olduğunu kaydeden Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “5 yaşından küçük toplam çocuk ölümlerinin yüzde 18’i ishale bağlıdır. Uygun teknik ile el yıkamak ishal vakalarını yüzde 50 oranında azaltabiliyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, 15 Ekim’in 5 kıtada 70&#8217;den fazla ülkede ‘Küresel El Yıkama Günü’ olarak kutlandığını hatırlatarak, UNICEF tarafından ilk kez 2008’de ilan edilen ‘Küresel El Yıkama Günü’nün, ellerin su ve sabunla yıkanmasının önemini, sağlık alanındaki en etkili ve ucuz müdahale olarak vurgulamayı amaçladığını anlattı.</p>
<p><strong>Çocuk ölümlerinin ikinci nedeni ishal…</strong></p>
<p>UNICEF uzmanlarının, sadece el yıkamakla her yıl bir milyon çocuğun hayatının kurtulabileceğini bildirdiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Tüm dünyada temiz olmayan su ve gıda kaynakları ile yetersiz hijyen şartları özellikle çocuklar arasındaki ölümlerin en önemli nedenlerinden biri. İshal ve zatürre gibi hastalıkların her yıl dünyada yaklaşık 3.5 milyon çocuk ölümüne neden olduğu ve bunların yarısından fazlasının 5 yaşından küçük olduğu tahmin ediliyor.”</p>
<p>Çocuklar arasında görülen ölümlerin en yaygın ikinci nedeninin ishal olduğunu da vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “5 yaşından küçük toplam çocuk ölümlerinin yüzde 18’i ishale bağlıdır. Uygun teknik ile el yıkamak ishal vakalarını yüzde 50 oranında azaltabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>El yıkamanın önemi</strong></p>
<p>Yüzyıllar boyunca su ve sabunla el yıkamanın kişisel hijyenin bir ölçüsü olarak kabul edildiğini kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, el yıkamanın önemini şöyle anlattı:</p>
<p>“Gün içinde değişik aktivitelerle eller kirlenir ve hastalık kaynağı olan mikroorganizmalar ellere yerleşir. Gözle görünmeyen bu mikroorganizmalar ağız, burun, deri gibi yollarla vücuda girer ve enfeksiyon yaratır. Başta grip, soğuk algınlığı, zatürre gibi solunum yolu virüsleri yanında ishal, hepatit A gibi birçok bulaşıcı hastalık bakterisi de doğru yıkanmayan eller aracılığı ile bulaşır.”</p>
<p><strong>Sıvı sabun tercih edilmeli ve takılar çıkartılmalı </strong></p>
<p>Dr. Dilek Leyla Mamçu, el yıkamanın önemli kriterlerini de şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8211; Su ve sabun kullanılarak yapılmalı, sadece su kullanılması yeterli değil. </p>
<p>&#8211; El yıkamada çok sıcak ve çok soğuk su ellerde tahrişe neden olur, mikroorganizmaların girişine zemin hazırlar.</p>
<p>&#8211; Eller yıkanırken tüm takılar çıkartılmalı.</p>
<p>&#8211; Katı sabunda mikroorganizma üreyebildiği için sıvı sabun kullanılmalı.</p>
<p>&#8211; Kısmen boş sabun dağıtıcısına sabun eklenmemeli. Sıvı sabun yeniden doldurulacaksa tamamen boşaltılıp yıkanmalı, dezenfekte edildikten sonra yeniden sabun eklenmeli.</p>
<p>&#8211; Çok kullanımlık havlular uygun değil.</p>
<p>&#8211; Etkili el yıkama 30 saniye ile 1 dakikalık sürede gerçekleşir. Eller çok kirli ise 3-5 dakika sürebilir.</p>
<p><strong>Gözle görülür kir için antiseptik kullanılmamalı</strong></p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, doğru el yıkamanın nasıl olması gerektiğini şu şekilde anlattı:</p>
<p>“Eller su ile ıslatılır, 3 – 5 ml sıvı sabun alınır, sıvı sabun ile eller el bilekleri, avuç içleri, baş parmaklar ve parmak araları en az 30 saniye ovalanır. Avuç içi, parmak araları, parmak uçları özellikle tırnak dipleri ve baş parmaklarda temizlenecek şekilde iyice yıkanmalıdır. Eller yıkanırken yavaş yavaş 15 &#8211; 20’ye kadar sayılmalıdır. Eller durulandıktan sonra tek kullanımlık havlu ile kurulanmalı, musluk kullanılan havlu ile kapatılıp havlu çöpe atılmalıdır.”</p>
<p>Su ve sabuna ulaşılamayan yerlerde, iş yerlerinde, okullarda, seyahat esnasında, acil durumlarda el antiseptiği kullanılabileceğini de ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak hiçbir zaman el yıkamanın yerini tutmaz. Ellerde gözle görünür kir varsa kullanılmaz.” dedi.</p>
<p><strong>Eller ne zaman yıkanmalı?</strong></p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, ellerin ne zaman yıkanması gerektiği konusunda da şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8211; Eller kirli hissedildiği zaman,</p>
<p>&#8211; Yemek hazırlamadan ve yemeden önce, yedikten sonra,</p>
<p>&#8211; İşe başlamadan önce,</p>
<p>&#8211; Tuvaleti kullandıktan sonra,</p>
<p>&#8211; Çöplere dokunduktan sonra,</p>
<p>&#8211; Para alışverişinden sonra,</p>
<p>&#8211; Hasta insanlara dokunmadan önce ve sonra,</p>
<p>&#8211; Burnumuzu   temizledikten   sonra,</p>
<p>&#8211; Herhangi bir kesik ve yaraya dokunduktan sonra,</p>
<p>&#8211; Hapşırdıktan, öksürdükten, burun, kulak karıştırdıktan sonra el yıkamalıyız.</p>
<p>Dr. Dilek Leyla Mamçu, doğru el yıkamanın enfeksiyonlardan korunma ve enfeksiyonların yayılımını önlemede en etkili ve en ucuz yol olduğunu da vurguladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-35-milyon-cocuk-temiz-olmayan-su-ve-yetersiz-hijyenden-oluyor-414360">Dünyada 3.5 Milyon Çocuk Temiz Olmayan Su ve Yetersiz Hijyenden Ölüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm Dünya&#8217;da Tecrübemiz ve Teknolojimiz ile Canlı Yayınlandık!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tum-dunyada-tecrubemiz-ve-teknolojimiz-ile-canli-yayinlandik-414080</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2023 13:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[tecrübemiz]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojimiz]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlandık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414080</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Üroloji Kongresi ve Türk Üroloji Derneği işbirliği ile Türkiye Cumhuriyeti 'nin kuruluşu ve Türkiye Cumhuriyeti 'nin 100. Yılın şerefine bu sene Dünya Üroloji Kongresi Türkiye 'de yapılmaktadır</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-dunyada-tecrubemiz-ve-teknolojimiz-ile-canli-yayinlandik-414080">Tüm Dünya&#8217;da Tecrübemiz ve Teknolojimiz ile Canlı Yayınlandık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Üroloji Kongresi ve Türk Üroloji Derneği işbirliği ile Türkiye Cumhuriyeti &#8216;nin kuruluşu ve Türkiye Cumhuriyeti &#8216;nin 100. Yılın şerefine bu sene Dünya Üroloji Kongresi Türkiye &#8216;de yapılmaktadır.</p>
<p>Bütün Dünya&#8217;dan değerli 5.000 tane üroloji doktoru kongreye katılım sağladı. Kongremizde aynı zamanda canlı cerrahiler de gerçekleştirmekte biz de bu kongrede Holep cerrahisini klinik olarak, İstanbul Okan Hastanesi’nde gerçekleştirdik. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Arslan tarafından canlı cerrahi ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ameliyatı tüm Dünya&#8217;da üroloji doktorları takip etti.</p>
<p>Holep cerrahisi prostat cerrahisinde gelinen son teknoloji lazerle kapalı olarak prostatın iyi huylu büyümesinde kesin çözüm sağlayan bir tedavidir. Biz bu teknolojiyi yıllardır yüksek tecrübemizle gerçekleştiriyoruz. Bütün birikimimizi, deneyimimizi tüm dünyadaki meslektaşlarımızla bu kongre aracılığıyla paylaşma şansı bulduğumuz Cumhuriyet’imizin 100.yılında Türkiye’yi tüm dünyada temsil ettiğimiz için gururluyuz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-dunyada-tecrubemiz-ve-teknolojimiz-ile-canli-yayinlandik-414080">Tüm Dünya&#8217;da Tecrübemiz ve Teknolojimiz ile Canlı Yayınlandık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Her Yıl 385 Milyon Pestisit Zehirlenmesi Vakası Yaşanıyor, 11 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-385-milyon-pestisit-zehirlenmesi-vakasi-yasaniyor-11-bin-kisi-hayatini-kaybediyor-413431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 17:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kaybediyor]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[pestisit]]></category>
		<category><![CDATA[vakası]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[zehirlenmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası”, her yıl dünyada yaklaşık 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası yaşandığı ve her yıl 11 bin kişinin doğrudan bu zehirlenme nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-385-milyon-pestisit-zehirlenmesi-vakasi-yasaniyor-11-bin-kisi-hayatini-kaybediyor-413431">Dünyada Her Yıl 385 Milyon Pestisit Zehirlenmesi Vakası Yaşanıyor, 11 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan   “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası”, her yıl dünyada yaklaşık 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası yaşandığı ve her yıl 11 bin kişinin doğrudan bu zehirlenme nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pestisit Atlası’nda, pestisite yoğun maruz kalanlarda kalp, akciğer ya da böbrek yetmezliğinin yaşandığı ifade edilirken, pestisitlerin de etkisiyle parkinson, lösemi, akciğer ve meme kanseri, tip2diyabet, astım, alerji, obezite ve hormon bozukluklarında da dünyada ciddi artışlar olduğuna dikkat çekiliyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) yasaklamasına rağmen </strong></p>
<p><strong>pestisit kullanımının dünyada rekor seviyelere çıktığının vurgulandığı Pestisit Atlası’nda, yoğun pestisit kullanımının arılar başta olmak üzere uçucu böceklere ve kuşlara zarar vererek biyoçeşitliliği tehlikeye soktuğunu, toprak, su ve havada kalıcı ya da uzun dönemli toksik kirlenmeye yol açtığının altı çiziliyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından hazırlanan   “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası”, bilim insanlarının uyarılarına ve Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) yasaklamasına rağmen, pestisit kullanımının dünyada rekor seviyelere çıktığını ortaya koydu. Dünyadan ve Türkiye’den pestisit kullanımına dair çok yönlü bilgilerin yer aldığı Pestisit Atlası’nda konunun uzmanları tarafından hazırlanan 26 başlıktaki makalelerle durum tespiti, ortaya çıkan zarar ve risklerin boyutu ve çözüm önerileri yer alıyor.  “Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası” Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği Proje Koordinatörü Yonca Verdioğlu ve Pestisit Atlası’nın Türkiye’ye dair bilgilerini oluşturan ve bilimsel okumaları yapan Gıda Mühendisi, Yazar Dr. Bülent Şık’ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.</p>
<p> </p>
<p>‘Tarımda Kullanılan Zehirler Hakkında Gerçekler ve Rakamlar: Pestisit Atlası’ Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin Berlin Merkez Ofisi’nin Almanya Çevre ve Doğayı Koruma Birliği Pestisit Eylem Ağı ve Le Monde Diplamatique ile birlikte hazırlandı. Heinrich Böll Stiftung Türkiye Temsilciliği tarafından Türkçe’ye çevrilen Pestisit Atlası ‘Mutfaktaki Kimyacı’ kitabının yazarı Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’ın katkılarıyla Türkiye’ye özgü bilgiler de eklenerek zenginleştirildi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Kimyasal zehirler her yerde</strong></p>
<p>Pestisit, tarımda ekinlere ve bitkilere zarar verme potansiyeli bulunan haşereleri, istenmeyen yabani otları, böcekleri yok etmek ve kontrol altında tutmak için kullanılan kimyasal bir zehir olarak tanımlanıyor. Pestisitler kimyasal yapılarına ve işlevlerine göre sınıflara ayrılıyor. Pestisit Atlası’nda böcek öldürücüler (insektisit), ot öldürücüler (herbisit), mantar öldürücüler (fungusit) zehir grubunda en sık kullanılan pestisit çeşitleri olarak geçiyor ve pestisitlerin gıdalarda kalıntı bıraktığı ve sağlık açısından ciddi zararlara neden olduğu belirtiliyor. </p>
<p> </p>
<p>Pestisit Atlası, tarımda kullanılan pestisitlerin insan sağlığı başta olmak üzere, böceklere, bitkilere verdiği zararlar bilindiği halde; pestisitlerin izlerine meyve-sebzeden, bala, parklardaki otlardan insanlara kadar her yerde rastlandığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dünyada yılda 4 milyon ton pestisit kullanılıyor </strong></p>
<p>Yarattığı tehlikelerine rağmen pestisitsiz endüstriyel tarımın imkânsız hale geldiğine dikkat çekilen Pestisit Atlası’nda yer alan verilere göre, dünya çapında yılda 4 milyon ton pestisit kullanılıyor. Küresel pestisit pazarının bu yıl itibariyle, 130,7 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Avrupa’nın çifte standardı: Kullanıma yasak getiriliyor, üretim devam ediyor!</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda dünyanın kimi bölgelerinde daha az pestisit kullanıldığına vurgu yapılıyor. Öte yandan son derece tehlikeli pestisitlerin yasaklandığına da değinilen Atlas’ta pestisitlerin kullanımına yasaklar getirilmesine rağmen üretiminin artarak devam ettiği belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin (AB) tehlikeli pestisitlerin Avrupa’da kullanımı yasakladığının hatırlatıldığı Pestisit Atlası’nda, AB’nin kullanımını yasakladığı pestisitlerin üretiminin ve ihracatının engellenmediği ve bu zehirlerin dünyanın dört bir yanına ihraç edilmesine engel olmadığına dikkat çekiliyor. Atlas, pestisit kullanımını azaltacak bağlayıcı bir uluslararası sözleşmenin ise henüz imzalanmadığına vurgu yapıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hem insan sağlığını bozuyor hem biyolojik çeşitliliği yok ediyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’na göre, Türkiye’de 2019 yılında yapılan bir çalışmada analiz edilen gıda örneklerinin yüzde 49’unda sucul canlılar, arılar, su yosunları ve faydalı böcekler açısından çok zararlı olan, yüzde 42’sinde ise doğal hayatta biyolojik birikime neden olan ve toksik etkisi uzun süre kalıcı olan pestisitlerin kalıntısı tespit edildi. Türkiye’de 2013 ve 2014 yıllarında yapılan bir araştırmada analiz edilen gıda örneklerinin yüzde 85’inde birden fazla sayıda pestisit kalıntısı bulundu. Tespit edilen pestisit sayısı 2 ile 13 arasında değişim gösteriyordu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> Parkinson ve lösemide büyük artış!</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda, pestisite maruz kalanlarda özellikle de tarımda çalışanlarda görülen sağlık problemlerine de dikkat çekiliyor. Pestisit Atlası’na göre her yıl dünyada 385 milyon kişi pestisit zehirlenmesi yaşıyor. Mağdurların kendilerini yorgun, halsiz ve bitkin hissedebildiği, ya da gripte olduğu gibi baş ağrısı ve eklem ağrıları yaşayabildikleri vurgulanıyor. Bunun ötesinde sindirim sistemi etkilenebiliyor, mide bulantısı, kusma ve ishal görülebiliyor. Sinir sisteminin pestisitlerden etkilendiği vakalar da bulunuyor. Pestisit zehirlenmesinde ağır seyreden vakalarda kalp, akciğer ya da böbrek gibi organların iflas etmesine de sıkça rastlanıyor. Her yıl yaklaşık 11.000 kişinin bu şekilde hayatını kaybettiği belirtilen Pestisit Atlası’nda bunun en yoğun tarım sektöründe çalışanları etkilediğine vurgu yapılıyor. Pestisitler havaya ve suya kolayca karışabildiği için tarımsal alanların dışında yaşayan ya da tarımla uğraşmayan insanlar açısından da tehlike yaratıyor. Bulaş yoluyla çevreyi kirleten pestisitler sadece kullananları değil pestisit kullanılmış ürünü tüketenleri de etkiliyor. Bu maddelerden zehirlenen kişilerin pek çoğunda uzun vadeli etkilerin gözlendiğine dikkat çekilen Pestisit Atlası’nda, son yıllarda özellikle parkinson hastalığı veya lösemi gibi kronik rahatsızlıklarda önemli bir artış yaşandığına vurgu yapılıyor. Bu alanda önemli bilimsel çalışmaların olduğu ifade edilen Atlas’ta pestisitler ayrıca karaciğer ve meme kanseri, tip 2 diyabet ve astım, alerji, obezite ve hormon bozuklukları açısından artan risk oranlarıyla da ilişkilendiriliyor. Yine doğum kusurları, erken doğum ve büyüme bozukluklarını da pestisitlerle olan temasla gerekçelendiren Pestisit Atlası’nda, son yılların en yoğun pestisit tartışmasının ise glifosat üzerinden yürütüldüğü ifade ediliyor. Bu herbisitle temas eden ve kanser olan sayısız insanın, pestisit üreticisi Bayer’e tazminat davası açtığı belirtilen araştırmada, bu davaların 30 bin kadarının ise halen devam ettiği vurgulanıyor. Geçmiş yıllarda birçok davayı kaybeden Bayer’in yaklaşık 96 bin davacıyla uzlaşmaya vardığı bilgisi de veriliyor ve bugüne kadar varılan uzlaşmaların 11,6 milyar Euro’ya mal olduğu tahmininde bulunuluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün alt kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC), glifosatı 2015 Mart’ında olası bir kanserojen olarak sınıflandırdığı ifade edilen Atlas’ta 2019 yılında Washington Üniversitesi’nde yapılan bilimsel bir meta-analiz, pestisite maruz kalan kişilerde non-hodgkin lenfoması geçirme riskinin göreli olarak yüzde 41 arttığını da ortaya koyuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pestisitler 1.000 km kadar taşınabiliyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda etken maddelerinin sadece uygulandıkları yerde kalmadığına dikkat çekiliyor. Pestisitler sızarak, rüzgârla ya da hava yoluyla çok uzaklara, bazıları ise 1000 kilometre kadar uzağa taşınabiliyor. İnsan sağlığına verdiği büyük zararların yanı sıra bu taşınmanın da etkisiyle biyoçeşitliliğe zarar verdiğine, toprak ekosistemini yok ettiğine değinilen Pestisit Atlası’nda gıdalardaki pestisit kalıntılarının insan sağlığına ciddi zararlar verebildiği de belirtiliyor. Atlas, dünya çapında yürütülen uzlaşı çabalarına rağmen izin verilen azami pestisit değerlerinin ülkeden ülkeye de büyük farklılıklar gösterdiğini vurguluyor. Sentetik kimyasal pestisitler kullanılmadan uzun yıllar boyunca organik tarım yapılan arazilerdeki bitki çeşitliliğinin, sadece birkaç yıldır organik tarım yapılan arazilere oranla 17 kat daha fazla olduğuna değinilen Atlas’ta, yararlı böceklerin zararlıların doğal düşmanı olduğu belirtiliyor. Atlas’a göre yararlı böceklerin önceliklendirilmesiyle pestisit kullanımı önemli ölçüde azaltılabilir.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dünyadaki tarım arazilerinin üçte ikisi en az bir pestisit ile kirlenmiş</strong></p>
<p>Pestisit Atlası, tarım zehirlerinin görünmeyen ekosistem üzerindeki etkilerini de ortaya koyuyor. Toprakta biriken pestisitlerin yenilenemeyen kaynağı da önemli ölçüde kirlettiğine dikkat çekilen Pestisit Atlası’nda dünyadaki tarım arazilerinin yaklaşık üçte ikisinin en az bir pestisit ile kirlenmiş olduğu vurgulanıyor. Avrupa’da 317 tarım arazisinden alınan toprak testlerinin yüzde 80’inden fazlasında pestisit kalıntısına rastlanmış. Yayımlanmış 400 sistematik araştırmaya göre pestisitler sağlıklı toprakları korumak için hayati önem taşıyan organizmalara zarar veriyor. Pestisit Atlası’nda bu alanda yapılan 2800’den fazla testin yüzde 70’inde bu sonuca ulaşıldığı belirtiliyor. Atlas’ta pestisitlerin kullanımlarından yıllar sonra bile toprakta kirliliğe neden olmaya devam ettiği ifade ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Faydalı böcekler de yok oluyor</strong></p>
<p>Atlas’ta doğal faydalılar olarak tanımlanan uğurböceği, tırtır sineği veya kulağakaçanlar gibi canlıların doğal zararlı savaşçısı ve etkili bitki koruyucuları olduğuna dikkat çekiliyor. Bunların hem çevreye zarar vermediği hem de çiftçilere masraftan tasarruf ettirdiği belirtilirken pestisitler nedeniyle yaşam alanlarının büyük bir tehdit altında olduğuna yer veriliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Toprağın yanı sıra nehirler, denizler ve yeraltı su kaynakları da kirleniyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda su kaynaklarının pestisitlerle kirlenmesi başlığı yer alıyor. Atlas’a göre çevre uzmanları nehirlerin, denizlerin, karasularının ve yeraltı sularının pestisitlerle ne kadar kirlendiğini düzenli aralıklarla yapılan testlerle ortaya koyuyor. Zararlı maddeler akarsulara genellikle tarım alanlarından sızma yoluyla, yüzeysel akıntıyla ve sürüklenmeyle ulaşıyor. Atlas’ta Türkiye’deki akarsu ve göllerde bulunan pestisit kalıntılarını belirlemeye yönelik bilimsel çalışmalarda tarımsal faaliyetin yoğun olduğu bölgelerde sularda ve dip tortularında çeşitli pestisitlerin kalıntılarına rastlandığı belirtiliyor. Türkiye’deki akarsu ve gölleri pestisit kirliliğine karşı koruyacak bir kıyı-kenar şeridi uygulamasının olmadığı da Atlas’ta vurgulanıyor. Sulara pestisitlerin bulaşmasını önlemek için öncelikle pestisit kullanımını azaltmak ve zaman içinde de ortadan kaldırılması gerekliliği üzerinde duruluyor. Bunu sağlamak için de Türkiye genelinde uygulanacak agroekolojik bir tarım programının hayata geçirilmesi gerekliliği ifade ediliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ekolojik mahşer pestisitle geliyor!</strong></p>
<p>Tarım için çok önemli olan yararlı böcekler de pestisitten nasibini alıyor. Pestisit Atlası, yapılan bilimsel çalışmaların yararlı böceklerin yok oluşunu hızlandırdığını gösteriyor. Pestisit Atlası yapılan araştırmalarda bütün böcek popülasyonlarının yüzde 41 oranında azaldığını ve bütün türlerin üçte birinin yok oluşla karşı karşıya kaldığını dikkat çekiyor. Sydney Üniversitesi’nin yaptığı araştırmayı baz alan Atlas, her yıl böceklerin toplam biyolojik kütlesinin yüzde 2,5 oranında azaldığını vurguluyor. Böcek ölümlerine dair bölgesel örnekleri de veren Pestisit Atlası, Birleşik Krallık’ta kelebek popülasyonun 1976’dan beri yaklaşık yarıya indiğini söylüyor. Alman doğa koruma bölgelerinde, rastgele alınan örneklere göre uçucu böceklerin biyolojik kütlesi 1989 ile 2016 yılları arasında yüzde 76 azaldı. Kuzey Amerika’da doğu kral kelebeğinin sayısı 30 yılda yaklaşık yüzde 80 geriledi. Hollanda’daysa evcikli böceklerin sayısı 2006 ile 2016 yılları arasında yüzde 60 azaldı. Birçok bölge, özellikle de tropik bölgeler için henüz veri yok. Atlas’ta ‘eldeki bilgiler, azalmanın küresel bir olgu olduğuna işaret ediyor’ ifadesi kullanıldı. Yararlı böceklere en fazla zarar veren pestisit ise neonikotinoidler olarak belirtiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye’de de yasak ancak ihraç edilen ürünlerde pestisit çıkıyor</strong></p>
<p>Neonikotinoidlerin Türkiye tarımında da yoğun bir şekilde kullanıldığına işaret eden Pestisit Atlası, neonikotinoid grubu bünyesinde yedi adet pestisit bulunduğunu belirtiyor. Bu yedi pestisitten beşinin Türkiye tarımında uzun yıllar boyunca kullanıldığı ifade ediliyor. Bu pestisitlerin kullanımına 2018 yılında Türkiye’de de bazı kısıtlamalar getirildi. Bakanlık ile yapılan görüşmeler sonrasında imidakloprid, klotianidin ve tiametoksam isimli pestisitlerin kullanımına büyük sınırlamalar konuldu. Ancak 2019 yılında yapılan bir çalışmada gıda ürünlerinde bu pestisitlerin kalıntılarının tespit edilmesi bu sınırlamaların uygulanmadığını da gösteriyor. 27 Eylül 2021 tarihinde çıkarılan yeni pestisit yönetmeliği ile 2018 yılında alınan yasaklama kararı esnetilerek çeşitli ürünlerde (asetamiprid, imidakloprid, tiakloprid, tiametoksam) kullanımı serbest bırakıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı 2018 yılında aldığı kararda hormonal sistem bozucu tiakloprid aktif maddesini içeren pestisitlerin kullanımı hakkında daha sonra karar vereceğini, şimdilik kullanıma devam edileceğini belirtmişti. Avrupa Birliği 15 Ocak 2020 tarihinde aldığı bir kararla tiakloprid kullanımını yasakladı. Yasaklama kararının tiaklopridin yeraltı sularına bulaşma potansiyelinin yüksek olması ve insanlarda üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler göstermesi nedeniyle alındığı belirtiliyordu. Bu ciddi gerekçelere rağmen tiakloprid Türkiye’de hâlâ yasaklanmadı. Pestisit Atlası’nda, 2021 yılında çıkarılan son pestisit yönetmeliğinde de hormonal sistem bozucu tiaklopridin çeşitli tarımsal ürünlerde kullanılmasına hâlâ izin verildiğini de ifade ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pestisitin beş büyüğünün toplam cirosu 30,9 milyar Euro…</strong></p>
<p>Dünyada pestisit kullanımına, Sanayi Devrimi sonrasında 1940’larda başlanıyor. Tarımda kullanılan pestisitlerin üretiminin yıllar içinde artarak devam ettiği belirtilen Atlas’ta şu bilgiler yer alıyor: Pestisit kullanımındaki artış, 1990-2017 yılları arasında yüzde 80’lere ulaştı. Türkiye’de 1990 yılında yaklaşık 30 bin ton civarında kullanılan pestisitler iki kat artış göstererek 2018 yıllında 60 bin tona ulaştı. 2020 yılında ise bu oran 54 bin ton oldu. Dünyada en çok pestisit üreten dört şirket ise Syngenta, Bayer, Corteva ve BSF olarak belirtiliyor. Atlas’ta bu dört şirketin 2020 yılında pestisit üretiminden toplam 30,9 milyar Euro ciro yaptığı ifade ediliyor. Syngenta 9.9 milyar Euro ile sıralamada birinci olurken, Bayer 9.8 milyar Euro ikinci, Corteva 5,7 milyar Euro ile üçüncü, BSF ise 5.5 milyar Euro ciroyla dördüncü en çok kazanan şirket oluyor. Kimya sektöründeki bazı satın almalar sonucunda pestisit üretiminde beş şirket öne çıkıyor. Bu şirketler; Syngenta, Bayer, Corteva, BSF ve FM. Pestisit Atlası’na göre bu beş şirketin 2018 yılında Türkiye’deki satış gelirleri 68 milyon dolar olarak gerçekleşti. Beş şirketin elde ettikleri bu gelirin yüzde 16’sı insan sağlığına ve ekosisteme zarar veren son derece tehlikeli pestisitlerin satışından elde ediliyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>En yoğun pestisit kullanımı Adana, Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve Antalya…</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nda 2020 yılında Türkiye’de kullanılan pestisit miktarının 50 ile 60 bin ton/yıl olduğu tahmininde bulunuluyor. Atlas’ta pestisit kullanılan illere yönelik çarpıcı bilgiler yer alıyor. Pestisit Atlası’nda kullanılan pestisit miktarının yaklaşık yüzde 50’sinin Adana, Mersin, Manisa, Aydın, Bursa, İzmir ve Antalya’da kullanıldığı ifade ediliyor. Bu illerde hektar başına kullanılan pestisit miktarı çok fazla. Antalya’da 2020 yılında hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 14 kg, Manisa’da 9 kg seviyesinde. Pestisit kullanımının yoğun olduğu illerde halk sağlığı, biyoçeşitlilik kaybı, kimyasal kirlilik gibi önemli sorunların görülmesi bekleniyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Yasak var, uygulanmıyor</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’na göre Türkiye’de kullanılan pestisit etken madde sayısı 2018 yılında 385 adede düştü. 2008-2021 yılları arasında da 213 etken maddenin kullanımına yasak getirildi. Ancak Atlas’ta Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerinde yasaklanmış pestisit kalıntılarının çıktığına bu nedenle pestisit etken madde sayısının resmi kurumların bildirdiği sayıdan çok daha fazla olduğuna işaret edildi. </p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye’de pestisit onayından Tarım ve Orman Bakanlığı sorumlu</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’ndaki bilgilere göre Avrupa Birliği’nde pestisitlere ruhsat süreci iki aşamada gerçekleşiyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) denetiminde yürütülen bu sürecin ilk aşamasında etken maddeler tüm Avrupa düzeyinde onaydan geçiriliyor. İkinci aşamada ise bu etken maddeleri içeren ürünler tek tek AB üye devletleri tarafından onaylanıyor. Pestisit üreticileri, çevre ve sağlık bakımından risk değerlendirmesi yapılabilmesi için gereken verileri içeren bilimsel bilgi ve çalışmaları sunuyor. EFSA bunun ardından sunulan dosyaları incelemek üzere farklı üye devletleri raportör olarak görevlendiriyor. Raportör, onay talep edilen ürünlerin insan sağlığı ve çevre açısından risklerine dair bir ‘Taslak Rapor’ hazırlayıp EFSA’nın ve üye devletlerin değerlendirmesine gönderiyor. Bu süreç sonucunda çevre ve insan sağlığı açısından kabul edilemeyecek etkiler bulunmadığı sonucuna varılacak olursa, EFSA tarafından onay veriliyor. Yani örneğin söz konusu etken madde faydalı böceklere zarar verecek olsa dahi EFSA’dan onay alabiliyor. Türkiye’de onay sürecinden Tarım ve Orman Bakanlığı sorumlu. Bakanlık, Avrupa Birliği’ndeki onay süreçlerini dikkate alsa da ülkede kullanılan pestisitler AB’de kullanılan pestisitlerden farklı. Örneğin çocukların bilişsel yeteneklerine zarar verdiği için 2016’da AB’de yasaklanan klorpirifos etil Türkiye’de ancak 21 Mayıs 2020 tarihinde yasaklandı. Pestisit Atlası, alınan yasak kararının bir pestisitin kullanımını sonlandırmadığına değiniyor. Atlas’ta klorpirifos etilin hâlâ Türkiye’den ihraç edilen gıdalarda kalıntısı en çok çıkan pestisitlerden biri olduğuna dikkat çekiliyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>İyi örnekler de var: Lüksemburg, Danimarka…</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’na göre dünyanın en büyük pestisit pazarlarından biri Avrupa Birliği. Birliğin pestisit kullanımını azaltmaya yönelik yasaklarına rağmen üretim devam ediyor. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında pestisit kullanımı ülkenin tarım modeline göre değişiklik gösteriyor. Pestisit Atlası’na göre 1 Ocak 2021’den itibaren bir herbisit olan glifosatı içeren her tür ürünün kullanılmasını yasaklayan tek ülke Lüksemburg oldu. Ülke ayrıca üzüm üretiminde, bütün insektisit türlerinin kullanımına da aşamalı olarak son vermek ve bunları kimyasal olmayan alternatiflerle değiştirmek için AB’nin Ortak Tarım Politikası fonundan yararlanıyor. Pestisit Atlası’na göre pestisit kullanımında en çarpıcı düşüş Danimarka’da gözleniyor. Çünkü Danimarka 1972’de pestisit harcı uygulaması getirdi ve 1982’de ise bunu pestisit vergisi ile destekledi. Vergiden elde edilen gelir de tarım sektörüne aktarılıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>İnsana, doğaya, yaşama zarar veren zehir: Pestisitler</strong></p>
<p>Henirich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği Proje Direktörü Yonca Verdioğlu, Pestisit Atlası’nın 26 başlık altında toplanan makalelerden oluştuğunu söyledi. Bu Atlas ile pestisite yönelik farkındalığın oluşturulmasını hedeflediklerini belirten Verdioğlu, “Pestisitlerin nereden geldiği, nasıl kullanıldığı ve yarattığı etkiler hakkında birçok ülkede veriler yok denecek kadar az. Varsa bile bunlara ulaşmak neredeyse mümkün değil. Ne yazık ki Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Resmi rakamlara göre, tarım arazilerinde kullanılan yıllık yaklaşık 60 bin ton pestisitin yol açtığı etkilerin son derece vahim olduğu kuşkusuz. Pestisit kullanımı başta insanlarda ve özellikle çocuklarda sağlık sorunlarına neden olurken, ekolojik çeşitliliği yok ediyor, hızlı bir yok oluşa neden oluyor. Biz Dernek olarak pestisitin çevreye, doğal hayata insana ne tür zararlar verdiğini ortaya koyarak bu zehirleri nasıl azaltabileceğimize dair tartışmalara anlamlı bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Bu uzun soluklu ve zahmetli çalışma sonucunda ortaya pestisit kullanımının insan sağlığına, doğaya, ekosisteme, biyoçeşitliliğe verdiği zararlar ortaya konuyor ve bu tarım zehirlerinin yerine üretimde kullanılabilecek alternatif çözümlere de yer veriyoruz” dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Çocuklarımızın geleceği tehlikede”</strong></p>
<p>Pestisit Atlası’nın Türkiye’ye dair bilgilerini oluşturan ve bilimsel okumaları yapan Gıda Mühendisi Yazar Dr. Bülent Şık, pestisitin sağlığa ve ekosisteme etkilerinin uzun zamandır bilinmesine rağmen pestisit kullanımının bütün dünyada artış gösterdiğine dikkat çekti. Türkiye’de pestisitin ağırlıklı olarak insan sağlığı çerçevesinde tartışıldığına değinen Şık, pestisit ve kalıntılarından en fazla çocukların etkilendiğini belirtti. Türkiye nüfusunun yüzde 26,5’ini çocukların oluşturduğunu kaydeden Şık, 23 milyon çocuğun pestisit tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. </p>
<p> </p>
<p>Pestisit Atlası’nda sağlık ve çevre için özellikle yüksek düzeyde akut ve kronik risk oluşturduğu kanıtlanmış zehirlerin ‘Yüksek Riskli Pestisitler” olarak tanımlandığını söyleyen Şık, “Yüksek Riskli Pestisitler’lerin tanımlanması konusunda kriter var. Ancak hiçbir uluslararası anlaşma veya protokol bunların tamamına yer vermiyor. Tüm dünyada kullanılan bütün pestisitlerden hukuken bağlayıcı uluslararası sözleşmeler kapsamında düzenleme altına alınan pestisitlerin oranı sadece yüzde 4 seviyelerinde” olduğunu belirtti. </p>
<p> </p>
<p><strong>“Pestisit olumsuz etkilerini değerlendiren rutin çalışmalar çok az”</strong></p>
<p>Kullanılan pestisit miktarlarının ve kalıntılarının izlenmesinin insan sağlığı, çevre ve ekoloji için zorunlu olduğunu kaydeden Şık, “Ancak Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde izlenmiyor” dedi.  Dünyada biyoçeşitliliğin korunması için konulan uluslararası hedeflere ulaşmanın tek yolunun pestisit kullanımını azaltmak olduğunu vurgulayan Şık, “Her yıl bütün dünyada yaklaşık 385 milyon pestisit zehirlenmesi vakası yaşanıyor. Bu zehirlenmeden en fazla mağdur olanlar ise tarım alanında çalışan insanlar. Öte yandan Avrupa’da ekoloji ve sağlık nedeniyle kullanılmasına izin verilmeyen pestisitlerin üretilmesine ve başka ülkelere ihraç edilmesine ise devam ediliyor. AB’de pestisitlerin kullanım onayı katı kurallara bağlı. Buna rağmen onay verilirken pestisitlerin ekosistemlerin tamamı üzerindeki zararlı etkileri ne yazık ki dikkate alınmıyor” diye konuştu. Bülent Şık, Türkiye’de de pestisitlerin kullanımının onaya bağlı olduğunu, ancak ekosistem üzerindeki zararlı etkileri bilinmediği gibi insan sağlığına yönelik olumsuz etkilerini değerlendiren çalışmalarının da çoğu ülkede, özellikle de AB ülkelerinde yapılan rutin çalışmalara kıyasla çok az olduğunu ifade etti. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Zehirli Pestisitlerin Türkiye’de kullanıldığı alanlar</strong></p>
<p><strong>Glifosat:</strong> Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kanser araştırma ajansı tarafından “muhtemel kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. Türkiye’de zeytin, üzüm, portakal, mandalina, fındık, elma, kayısı, şeftali, greyfurt, limon, asma yaprağı üretiminde kullanılıyor. Bayer tarafından üretilen Glifosat’ın 2018’deki cirosu 841 milyon dolardır.</p>
<p><strong>Tiametoksam:</strong> Arılar başta uçucu böceklere zarar verdiği için AB’de tarım arazilerinde kullanılması yasaklandı. Syngenta şirketi tarafından üretilen zehir, Türkiye’de marul, soya fasulyesi, yağlık zeytin, mısır, karpuz, hıyar, patlıcan, biber, domates, patates, şeftali, armut ve elma başta olmak üzere çeşitli ürünlerde kullanılıyor. Ürünün 2018’deki cirosu 242 milyon dolardır.</p>
<p><strong>Glufosinate:</strong> Avrupa Kimyasallar Ajansı’na göre “üremeyi riske atıyor.” Türkiye’de zeytin, üzüm, erik, şeftali, kayısı, armut, kiraz, elma, limon ve turunçgillerde kullanılıyor. BASF tarafından üretilen Glufosinate’in 2018 yılı cirosu 227 milyon dolardır.</p>
<p><strong>Klorantraniliprol:</strong> Su organizmaları için çok tehlikeli. Türkiye’de kullanılmasına izin verilen ürünler arasında en başta gelen pestisitlerden biri. Pamuk, şeker pancarı, mısır, yer fıstığı, mercimek, asma yaprağı, baş lahana, karnabahar, kornişon, hıyar, patlıcan, biber, domates, patates, ceviz, Antep fıstığı, fındık ve üzüm başta olmak üzere yaygın olarak tüketilen tüm meyve çeşitlerinde kullanılıyor. FMC tarafından üretilen Klorantraniliprol 2018 yılında 255 milyon dolarlık ciro elde etti. </p>
<p><strong>Siprokonazol:</strong> AB’ye göre “üremeyi riske atıyor.” Türkiye’de şeker pancarı, buğday, mısır, pirinç, asma yaprağı ve üzümde kullanılıyor. Corteva tarafından üretilen Siprokonazol 2018 yılında dünyada 144 milyon dolar ciro elde etti. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-her-yil-385-milyon-pestisit-zehirlenmesi-vakasi-yasaniyor-11-bin-kisi-hayatini-kaybediyor-413431">Dünyada Her Yıl 385 Milyon Pestisit Zehirlenmesi Vakası Yaşanıyor, 11 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Reşat Öngören: &#8220;İnsanın Dünyada Çektiği Birtakım Çileler Onun Ruhen Olgunlaşmasında Etkili&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-resat-ongoren-insanin-dunyada-cektigi-birtakim-cileler-onun-ruhen-olgunlasmasinda-etkili-412085</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2023 09:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birtakım]]></category>
		<category><![CDATA[çektiği]]></category>
		<category><![CDATA[çileler]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[insanın]]></category>
		<category><![CDATA[olgunlaşmasında]]></category>
		<category><![CDATA[öngören]]></category>
		<category><![CDATA[onun]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[reşat]]></category>
		<category><![CDATA[ruhen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412085</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, dünya ilişkilerinden ve sosyal çevreden uzaklaşarak yalnız yaşamayı ifade eden ‘inziva’ hakkında bilgi verdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-resat-ongoren-insanin-dunyada-cektigi-birtakim-cileler-onun-ruhen-olgunlasmasinda-etkili-412085">Prof. Dr. Reşat Öngören: &#8220;İnsanın Dünyada Çektiği Birtakım Çileler Onun Ruhen Olgunlaşmasında Etkili&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsanın rûhen ve zihnen olgunlaşıp erdemli birey haline gelmesinin bir vesilesi olarak kabul edilen inzivanın tasavvuf ve Hz. Peygamberin hayatındaki önemine işaret eden tasavvuf araştırmacısı Prof. Dr. Reşat Öngören, “Halktan uzaklaşarak belli bir süre yalnız yaşamanın ilk örneğini vahiy öncesinde Peygamber Efendimizde görmekteyiz.” diye konuştu.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, dünya ilişkilerinden ve sosyal çevreden uzaklaşarak yalnız yaşamayı ifade eden ‘inziva’ hakkında bilgi verdi.</p>
<p>‘İnziva’nın rûhen ve zihnen olgunlaşıp erdemli birey haline gelmenin bir vesilesi olarak kabul edildiğini ifade eden Prof. Dr. Öngören, ‘Uzlet’ kavramıyla da ifade edilen bu hayat tarzının tasavvuf geleneğinde önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.</p>
<p><strong>Tasavvufta inziva 40 gün</strong></p>
<p>Tasavvuf eğitimindeki yaygın kullanımının ‘halvet’ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Öngören, tasavvuf eğitiminde inziva konusunu şöyle anlattı:</p>
<p>“İnzivâ/Halvet sırasında derviş, rehberin yönlendirmesiyle yalnız başına bir köşede çok az gıda ve çok az uyku ile derin tefekkür içinde günler geçirir ve sosyal çevresiyle her türlü ilişkiyi keser. Amaç dünya hayatında insanı rûhen ve zihnen yıpratan sınırsız istek ve arzularını kısıtlamayı yaşayarak öğrenmek, böylece gönlünü, zihnini dünyevî bağlardan kurtarıp olgunlaşmaktır. Bunun için dervişin rehber tarafından belirlenen süreyi sabırla tamamlaması beklenir, eğer belirlenen süre dolmadan ayrılırsa tekrar başa dönülür.”</p>
<p><strong>‘Çile doldurmak’ ve ‘Çile çekmek’ tabirleri inzivadan geliyor</strong></p>
<p>Kişinin erdemli bir birey haline gelmesi için uygulanan halvetin üç gün, bir hafta, on gün, kırk gün gibi değişik süreleri söz konusu olduğuna değinen Prof. Dr. Öngören, “Farklı süreler dillendirilse de tasavvuf eğitiminde benimsenen en yaygın şekli kırk gündür. O yüzden halvet kavramı yerine Arapça kırk rakamını ifade eden ‘erbaîn’ ya da Farsça kırk anlamına gelen ‘çihil’ kavramları da kullanılmıştır. Çihil kavramı dilimize ‘çile’ şeklinde geçmiş ve bu şekliyle kullanımı Türk dilinde halvet hayatını da hatırlatır nitelikte bazı deyimlerin dolaşıma girmesine sebep olmuştur. Nitekim zorlu ve sıkıntılı hayat tarzını ifade için ‘çile doldurmak’ ve ‘çile çekmek’ tabirleri, olumsuz bir durum karşısında sabredemeyip kontrolden çıkma anlamında da ‘çileden çıkmak’ deyimi yaygın olarak kullanılır. Tasavvufta ‘çileden çıkma’ ifadesi, dervişin sabredemeyip belirlenen süreyi doldurmadan halveti bırakması anlamına gelir. Burada şunu da belirtmek gerekir ki tasavvuf eğitiminden bağımsız olarak insanın dünyada çektiği birtakım çilelerin onun ruhen olgunlaşmasına birebir etkisi olduğu da çokça müşahede edilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Hz. Peygamberin inzivâsı Kur’an’ın ilk ayetlerini kendisine getirdi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Reşat Öngören, Hz. Peygamberin inzivasına da atıfta bulunarak, bu inzivayı şöyle anlattı:</p>
<p>“Halktan uzaklaşarak belli bir süre yalnız yaşamanın ilk örneğini vahiy öncesinde Peygamber Efendimizde görmekteyiz. Yanına aldığı bir miktar azık ile Mekke’nin kuzeydoğusundaki Hira dağına çekiliyor, orada bir mağarada yalnız başına günlerce tefekküre dalıyordu. Onun bu hali toplumun içine düştüğü kötülüklerden uzaklaşarak Allah’a samimiyetle kulluk yapmak anlamında ‘tahannüs’ kavramıyla ifade edilir. Belli aralıklarla üç sene kadar sürdüğü belirtilen bu inzivâ sırasında vahiy meleği ilk defa burada gelmiş ve Kur’an’ın ilk ayetlerini kendisine getirmiştir. O yüzden onun bu inzivâsı peygamberliğe ruhen hazırlık olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz vahiyden sonra da Ramazan aylarının son on gününde inzivâ hayatını sürdürmüştür ki buna ‘îtikâf’ denilir.”</p>
<p><strong>Nihâî maksat; “Hak ve hakikatle buluşma, halktan uzaklaşarak Hak ile baş başa olmak” </strong></p>
<p>Tasavvuf araştırmacısı Prof. Dr. Reşat Öngören,<strong> </strong>tasavvuf eğitimi sırasında bir müddet inziva/halvet halinde kulluğu gerçekleştirmekten nihâî maksadın ‘Hak ve hakikatle buluşma, halktan uzaklaşarak Hak ile baş başa olma’ amacını güttüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Zira insan dünyevî alakalarını azalttığında Hak ile birlikteliğin daha çok farkına varır; Allah’ın her yerde ve her an onunla birlikte olduğu gerçeğini içten hissetmeye başlar. Bunun kemal noktası Allah’ı kalbinde hazır bulmak anlamında ‘huzur’ dur. Türkçede ‘mutluluk ve hoşluk hali’ olarak kullanılan ‘huzur’ un esasen Allah’ın huzurunda olmayla ilişkisi vardır. Nitekim kulun Allah huzurunda olması onun için müstesna bir sevinç, hoşluk ve mutluluk halini beraberinde getirir. </p>
<p>Kur’ân-ı Kerim’de Hz. Allah’ın Mûsâ peygambere hitaben ‘Nedir o sağ elindeki ey Mûsâ?’ sorusuna ‘O benim asâmdır. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim, ona başkaca ihtiyaçlarım da var&#8230;’ (Taha 17-18) şeklinde sorulmayan şeyleri de açıklayarak sözü uzatması, huzurda biraz daha fazla kalarak derin mutluluk halini uzatmaya yönelik olduğu belirtilir.”</p>
<p><strong>İnzivâ ve modern hayat</strong></p>
<p>Prof. Dr. Öngören, inzivâ/halvet hali belli aralıklarla tekrarlandıkça derinden hissedilen huzur halinin inziva sonrasında da devam edeceğinin kabul edildiğini anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tasavvufta buna halkın arasında dünyevî işler ile meşgul olurken bile Allah ile beraberliği devam ettirmek anlamında ‘Halvet der Encümen’ denilmiştir. Dolayısıyla inzivâya çekilmekten maksat ömür boyu münzevî yaşamak değil, dünya hayatını halkla birlikte, onlara da örnek olarak ‘huzur’ içinde geçirmektir.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-resat-ongoren-insanin-dunyada-cektigi-birtakim-cileler-onun-ruhen-olgunlasmasinda-etkili-412085">Prof. Dr. Reşat Öngören: &#8220;İnsanın Dünyada Çektiği Birtakım Çileler Onun Ruhen Olgunlaşmasında Etkili&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber Dünyada Casusluk Faaliyetleri Hız Kesmiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-dunyada-casusluk-faaliyetleri-hiz-kesmiyor-409545</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 08:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[casusluk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[faaliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kesmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik şirketi ESET, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bağlantılı Stealth Falcon grubunun sınır komşusu ülkelere yönelik yeni ve karmaşık bir arka kapıyla casusluk yaptığını ortaya koydu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-dunyada-casusluk-faaliyetleri-hiz-kesmiyor-409545">Siber Dünyada Casusluk Faaliyetleri Hız Kesmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik şirketi ESET, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bağlantılı Stealth Falcon grubunun sınır komşusu ülkelere yönelik yeni ve karmaşık bir arka kapıyla casusluk yaptığını ortaya koydu.</strong></p>
<p> </p>
<p>ESET araştırmacıları, Stealth Falcon grubu tarafından kullanılan ve ESET tarafından Deadglyph olarak adlandırılan karmaşık bir arka kapıyı keşfederek analiz etti. ABD&#8217;nin kâr amacı gütmeyen güvenlik kuruluşu MITRE&#8217;ye göre grup Birleşik Arap Emirlikleri ile bağlantılı. Deadglyph alışılmadık bir mimariye sahip ve arka kapı yetenekleri, Komuta ve Kontrol tarafından ek modüllerden oluşuyor. Deadglyph&#8217;in bir dizi karşı tespit mekanizması var ve belirli durumlarda tespit edilme riskini azaltmak için kendi kendini kaldırma yeteneğine de sahip. </p>
<p> </p>
<p>ESET araştırmacıları bu keşfi, bazıları Orta Doğu bölgesinde bulunan yüksek profilli müşterilerin sistemlerindeki şüpheli etkinlikleri rutin olarak izlerken gerçekleştirdi. Analiz edilen sızma eyleminin kurbanı, Orta Doğu&#8217;da casusluk amacıyla güvenlik ihlaline uğrayan bir devlet kurumu. VirusTotal&#8217;de bulunan ilgili bir örnek de Katar&#8217;dan yüklendi.</p>
<p> </p>
<p>ESET bu arka kapının adını, arka kapıda bulunan yapılardan ve bir homoglif saldırısının varlığından esinlenerek verdi. Homoglif, güvenilir bir dizi gibi görünen yanıltıcı bir karakter dizisidir. Bu arka kapı, Microsoft Corporation&#8217;ı taklit ediyordu. Daha önce belgelenmemiş olan bu arka kapı, büyük ölçüde karmaşık ve adeta bir uzmanlık eseri olarak tanımlanıyor. Geleneksel arka kapı komutları, arka kapı ikili dosyasında uygulanmaz; bunun yerine, Komuta ve Kontrol sunucusundan ek modüller biçiminde dinamik olarak alınırlar. Bu arka kapı aynı zamanda sistem süreçlerinin sürekli izlenmesi ve rastgele ağ modellerinin uygulanması da dahil olmak üzere tespit edilmekten kaçınmak için bir dizi yeteneğe de sahip.</p>
<p> </p>
<p>ESET Research, Deadglyph&#8217;in tüm özelliklerinin yalnızca bir kısmını ortaya çıkararak bu modüllerden üçünü almayı başardı: Süreç oluşturucu, dosya okuyucu ve bilgi toplayıcı. Bilgi toplama modülü, işletim sistemi, yüklü yazılım ve sürücüler, işlemler, hizmetler, kullanıcılar ve güvenlik yazılımı hakkındaki ayrıntılar da dahil olmak üzere bilgisayar hakkında kapsamlı bilgileri toplar. Ayrıca dosya okuyucu modülü belirtilen dosyaları okuyabilir. Bir vakada modül, kurbanın Outlook veri dosyasını almak için kullanılmıştır.</p>
<p> </p>
<p>ESET Research aynı zamanda Deadglyph&#8217;i yüklemek için kullanılabilecek ilgili bir kabuk kodu indiricisi buldu. Hedefleme ve ek kanıtlara dayanarak ESET, yüksek olasılıkla Deadglyph&#8217;i Stealth Falcon APT grubuyla ilişkilendiriyor. Project Raven veya FruityArmor olarak da bilinen bu tehdit grubunun MITRE&#8217;ye göre Birleşik Arap Emirlikleri ile bağlantısı bulunuyor. 2012&#8217;den bu yana aktif olan Stealth Falcon&#8217;un Orta Doğu&#8217;daki siyasi aktivistleri, gazetecileri ve muhalifleri hedef aldığı biliniyor. İlk olarak 2016 yılında bir casus yazılım saldırısının analizini yayınlayan Citizen Lab tarafından keşfedildi ve tanımlandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-dunyada-casusluk-faaliyetleri-hiz-kesmiyor-409545">Siber Dünyada Casusluk Faaliyetleri Hız Kesmiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm Dünyada Her Yıl 59 Bin Kişinin Hayatını Kaybettiği Kuduz, Tamamen Önlenebilen Bir Hastalıktır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tum-dunyada-her-yil-59-bin-kisinin-hayatini-kaybettigi-kuduz-tamamen-onlenebilen-bir-hastaliktir-409222</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Sep 2023 13:04:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıktır]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kaybettiği]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[kuduz]]></category>
		<category><![CDATA[önlenebilen]]></category>
		<category><![CDATA[tamamen]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boehringer Ingelheim Türkiye, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü kapsamında, dünyada her 9 dakikada bir can alan kuduz hastalığı konusunda toplumu bilinçlendirmek ve doğru aşılamanın önemine vurgu yapmak amacıyla önemli açıklamalarda bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-dunyada-her-yil-59-bin-kisinin-hayatini-kaybettigi-kuduz-tamamen-onlenebilen-bir-hastaliktir-409222">Tüm Dünyada Her Yıl 59 Bin Kişinin Hayatını Kaybettiği Kuduz, Tamamen Önlenebilen Bir Hastalıktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Araştırma odaklı ilaç şirketi Boehringer Ingelheim, bugün ve nesiller boyunca insanların ve hayvanların sağlığını iyileştirecek çığır açıcı tedaviler geliştirirken, odaklandığı hastalıklara dikkat çekmeyi ve toplumu bilinçlendirmeyi hedefliyor. </p>
<p> </p>
<p>Bu kapsamda, Boehringer Ingelheim Hayvan Sağlığı Birimi, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü vesilesiyle, dünya üzerinde her 9 dakikada bir can alan kuduz hastalığı ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye’de Yılda Yaklaşık 250.000 Kuduz Riskli Temas Bildiriliyor </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kuduz; evcil ve vahşi hayvanlarda görülen ve hayvandan insana kolayca bulaşabilen ‘’Zoonoz Viral’’ bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduz hastalığını her yıl yaklaşık 59.000 kişinin hayatına mâl olmasıyla, dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri olarak kabul ediyor. Kuduz hastalığı tüm dünyada günde 160 kişinin ve her 9 dakikada 1 kişinin yaşamını yitirmesine neden oluyor. Tüm dünyada 5,5 milyar insan her gün kuduz riskiyle karşı karşıya kalıyor ve hayatını kaybedenlerin yüzde 40’ını ise çocuklar oluşturuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kuduz hastalığında endemik bir bölge olan Türkiye’de ise, yılda yaklaşık 250.000 kuduz riskli temas bildirimi yapılıyor ve yılda ortalama 1-2 kuduz vakası görülüyor. </p>
<p>İnsanlardaki kuduz vakalarının hemen tümü köpek ısırıklarından kaynaklanıyor; bu nedenle köpekleri aşılamak, insanlarda kuduzu ortadan kaldırmanın en etkin yolu olarak önem taşıyor. </p>
<p> </p>
<p>Doğru Aşılama ve Bilinçlendirme Programları ile Yüzde Yüz Önlenebilir</p>
<p> </p>
<p>Tüm dünyada etkili ve ölümcül bir hastalık olan kuduzun tedavisi olmakla birlikte, kuduz hastalığının doğru aşılama ve bilinçlendirme programları ile tamamen önlenebilir olması, hastalıkla mücadelede umut kaynağı oluyor. Bu nedenle doğru aşılanma takvimi oldukça önem taşıyor. Aşı, hayvanları korurken hastalığın insanlara taşınmasını engelliyor. Yanı sıra, virüse maruz kalmış insanlara yapılan hızlı müdahalede aşının rolü hayati önem taşıyor. Boehringer Ingelheim Türkiye, kuduz hastalığına karşı kullanılmak üzere ürettiği bir dizi aşıyla; kuduzu önleme alanında ve hastalık mücadelesinde küresel bir lider konumunda bulunuyor. Şirket, toplumda kuduz konusunda farkındalık yaratmak için sürdürülebilir bir çaba göstererek hayvanlarla sıklıkla iletişim içerisinde olan veteriner hekimler, sivil toplum kuruluşları ve hayvan yetiştiricileri başta olmak üzere tüm toplumu bilinçlendirmek üzere çalışmalarını düzenli olarak sürdürüyor.</p>
<p> </p>
<p>Kuduza Nasıl Müdahale Edilmeli? </p>
<p> </p>
<p>Kuduz hastalığı, belirtileri ortaya çıktıktan sonra hem hayvanlar hem de insanlar için öldürücü olabiliyor. Hayvanlarda en belirgin kuduz işaretleri şiddetli davranış değişiklikleri ve açıklanamayan ilerleyici felç olurken, insanlarda kuduzun ilk bulguları arasında baş ağrısı, ateş, kaygı, karıncalanma veya ısırık bölgesi yakınlarında değişen duyarlılıklar yer alıyor. Kuduz hastalığı hem insanlarda hem de hayvanlarda felçten komaya, daha sonra ölüme neden olabiliyor. </p>
<p>Bu nedenle kuduz belirtilerinin ortaya çıkması ile zaman oldukça kritik hale geliyor. Uzmanlar, bir insanın ya da evcil hayvanın enfekte bir hayvana temas ettiğinden şüpheleniliyorsa öncelikle yaranın bol su ve sabunla yaklaşık 15 dakika yıkanması sonrasında; %70 alkol/etanol, tentür veya iyot gibi virüsidal tedavi uygulanmasını ve gecikmeden bir doktora danışılmasını öneriyor. </p>
<p><em><strong>Dünya Kuduz Günü Hakkında:</strong></em></p>
<p><em>Dünya Kuduz Günü, her yıl 28 Eylül’de düzenleniyor. Kuduz Kontrolü için Küresel İttifak (Global Alliance for Rabies Control) tarafından 2007 yılında başlatılan bu girişimle dünya genelinde insanların bir araya gelerek kuduzdan korunma konusunda farkındalığı artırması amaçlanıyor. O zamandan beri her yıl büyümeye devam eden girişim kapsamında binlerce insan yerel, bölgesel ve ulusal ölçekte düzenlenen etkinliklere katılıyor.  Daha fazla bilgi için: rabiesalliance.org/world-rabies-day/.</em></p>
<p> </p>
<p><em>Boehringer Ingelheim Hayvan Sağlığı Hakkında</em></p>
<p><em>Boehringer Ingelheim Hayvan Sağlığı, hayvan hastalıklarının öngörülmesi, önlenmesi ve tedavisi için sınıfının en iyisi inovasyonlar üzerinde çalışıyor. 150&#8217;den fazla ülkedeki veteriner hekimlere, pet ebeveynlerine, çiftçilere ve otoritelere; evcil hayvanların ve besi hayvanlarının sağlığını ve yaşamını iyileştirecek kapsamlı ve yenilikçi bir ürün ve hizmet yelpazesi sunuyor. Kurulduğundan bu yana aile şirketi kimliğini koruyan ve Hayvan Sağlığı sektöründe bir dünya lideri olan Boehringer Ingelheim, bu alandaki çalışmalarında uzun vadeli bir bakış açısını benimsiyor. Boehringer Ingelheim Hayvan Sağlığı, hayvanların ve insanların yaşamlarının birbirine derin ve karmaşık şekillerde bağlı olduğu gerçeği ve “hayvanlar sağlıklı olduğunda insanların da daha sağlıklı olduğu” bilinciyle çalışıyor. Hayvan Sağlığı ve İnsan Sağlığı iş birimlerinin yarattığı sinerjilerden yararlanarak ve inovasyon yoluyla değer katarak hem hayvanların hem insanların sağlığını iyileştiriyor. Daha fazla bilgi için: boehringer-ingelheim.com/animal-health. </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-dunyada-her-yil-59-bin-kisinin-hayatini-kaybettigi-kuduz-tamamen-onlenebilen-bir-hastaliktir-409222">Tüm Dünyada Her Yıl 59 Bin Kişinin Hayatını Kaybettiği Kuduz, Tamamen Önlenebilen Bir Hastalıktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye E-Ticaret Büyüme Hızında Dünyada Üçüncü Sırada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-e-ticaret-buyume-hizinda-dunyada-ucuncu-sirada-407227</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Sep 2023 13:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[eticaret]]></category>
		<category><![CDATA[hızında]]></category>
		<category><![CDATA[sırada]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üçüncü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407227</guid>

					<description><![CDATA[<p>E-ticaret tüm dünyada hızla büyümeye devam ediyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-e-ticaret-buyume-hizinda-dunyada-ucuncu-sirada-407227">Türkiye E-Ticaret Büyüme Hızında Dünyada Üçüncü Sırada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>E-ticaret tüm dünyada hızla büyümeye devam ediyor. Pandemiyle birlikte büyüme hızı da artan e-ticaret ile konvansiyonel alışveriş yöntemlerine ilgi azalırken, online alışverişe geçenlerin sayısı artıyor. İstanbul Ticaret Odası&#8217;nın (İTO) yayınladığı raporda e-ticaretin hızla büyüdüğü ve dünya genelinde 2026 yılında 8,15 trilyon dolarlık bir hacme ulaşılacağının öngörüldüğü ifade ediliyor. İstinye Üniversitesi (İSÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğr. Üyesi Dr. Naim Çetintürk, İTO raporunu ve Türkiye’de e-ticaretin büyümesini değerlendirdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“E-ticarette komisyon önemli bir maliyet kalemi”</strong></p>
<p>İstanbul Ticaret Odası&#8217;nın raporunda, e-ticarette yüksek komisyon oranlarının en büyük zorluk olarak öne çıkmasını değerlendiren Çetintürk, şunları söyledi:</p>
<p>“E-ticarette komisyon, çoğunlukla pazaryerleri için farklı ürün gruplarına göre yüzde 4&#8217;ten yüzde 23&#8217;e kadar değişen oranlarda ödenen önemli bir maliyet kalemi. Ancak pazaryerleri birçok satıcının ulaşması neredeyse hiç mümkün olmayan ya da çok yüksek reklam bedelleri ödeyerek erişebileceği geniş coğrafi alana yayılan kitlelere erişmeyi ve satış yapmayı olanaklı hale getiriyor. Dolayısı ile yüksek bulunan bu komisyonların sadece ürün satışı değil daha ziyade Hedef kitleye ulaşım maliyeti olarak görülmesi, Strateji Geliştirme ve iş modellemesi açısından özellikle e-ticaret yapan KOBİ&#8217;ler için doğru bir yaklaşım olacaktır. Pazaryerlerine baktığımızda birbirinin tıpatıp aynı binlerce ürünü, aynı anda onlarca satıcının üstelik kimi zaman birkaç kuruşluk farklarla benzer fiyattan sattığını görüyoruz.  Bu durumda elbette ödenen komisyon daha da can sıkıcı bir hale gelmekte. Jenerik ürünlerde olası çözüm ise yüksek montajlı ürün tedariki yoluyla maliyet tasarrufu sağlamak ve rekabetçi fiyatla, yüksek komisyon oranına rağmen satış hacmi artırmaktan geçiyor. Bu maliyeti azaltmanın ikinci ve bence daha doğru olan ise özgün ve yenilikçi ürünler satabilmek. Özgünlük yeni bir ürün oluşturarak bunu üretmek şeklinde olabileceği gibi piyasada henüz Keşfedilmemiş, yakın zamanda potansiyel tüketici grubu tarafından keşfedileceği düşünülen ürünlerden de oluşabilir. Böyle bir durumda satıcı daha yüksek kâr marjı ile satış yapabileceğinden komisyon oranı toplam karlılık seviyesini daha az etkileyecektir.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Türkiye&#8217;de de e-ticaret hızla büyüyor”</strong></p>
<p>Türkiye’de de e-ticaretin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Çetintürk, “Türkiye e-ticaret konusunda çok hızlı büyüme gösteren ülkeler arasında yer alıyor. Ne yazık ki zorlaşan ekonomik koşullar bu büyüme hızını daraltıyor olsa da haftada en az bir kez e-ticaret alışverişi yapan internet kullanıcılarının oranına göre Türkiye yüzde 64,6 ile dünyada Tayland (yüzde 66,8) ve Güney Kore&#8217;den (yüzde 65,6) sonra üçüncü sırada geliyor. Bu nedenle dünya genelindeki e-ticaret büyüme trendi ülkemizi de olumlu yönde mutlaka etkileyecektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>“Konvansiyonel alışveriş yöntemlerinden online alışverişe geçildi”</strong></p>
<p>Konvansiyonel alışveriş yöntemlerinden online alışverişe geçildiğini belirten Çetintürk, şu açıklamayı yaptı:</p>
<p>“Kişi başında düşen harcamanın artmasındaki temel faktör konvansiyonel alışveriş yöntemlerinden online alışverişe doğru yaşanan geçiştir. Pandemi öncesinde kaçımızın internetten market siparişi verdiğini bir düşünelim&#8230; Pandemiyle birlikte başta market alışverişi olmak üzere pek çok şeyi artık uygulamalar üzerinden sipariş veriyoruz. Bu deneyimi yaşadıkça ve kolaylığını hissettikçe yeni ihtiyaçlarımızı da nasıl e-ticaret kanalları ile giderebiliriz bunun yollarını arıyoruz. Bu deneyimleme doğal olarak e-ticaret tarafında da kişi başına düşen harcama miktarını artırıyor. Buradaki gelişimi sürdürülebilir kılmanın temelinde hizmet kalitesini, servis hızını, ürün çeşitliliğini mümkün olabildiğince yüksek seviyede tutmak yatıyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Daha güçlü bir e-ihracat sayesinde mümkün olabilir”</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin e-ihracat konusundaki potansiyelini artırmak için neler yapılabileceğiyle ilgili de konuşan Çetintürk, “E-ticaret vasıtası ile ihracat yapabilmek, ülkemizin cari açığını kapatma noktasında çok büyük bir fayda ve geleceğe yönelik fırsatlar barındırıyor. Ülkemizin üretim kapasitesini artırması, yeni ürünlerin gelişimi için inovatif çözümler yaratılması ve AR-GE süreçlerinin yürütülmesi, buna bağlı olarak daha fazla istihdam sağlanması gibi pek çok faktör, daha güçlü bir e-ihracat sayesinde mümkün olabilir. Bu nedenle var olan uygulamalar ve ihracata yönelik destekler e-ticaret bağlamında daha da iyileştirilmeli. Özellikle ülkemizde üretilen ürünlerin yurt dışına ihraç edilmesinde gerek gümrük gerekse lojistik süreçler ve bilhassa ulaştırma maliyetleri konusunda kolaylık sağlamanın çok büyük yararlar getireceğini ve bu alanda istekli olan herkesi cesaretlendireceğini düşünüyorum” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Kargo bedelleri de kategorik bir şekilde sınıflandırılabilir”</strong></p>
<p>İSÜ Öğretim Üyesi Dr. Çetintürk, adil fiyatlandırma ve komisyon oranlarının sağlanması için ne tür düzenlemeler veya teşvikler öneriyorsunuz sorusuna ise şu yanıtı verdi:</p>
<p>“E-ticaret ekosisteminde irili ufaklı birçok satıcı bulunuyor. Ürün çeşitliliği, finansman gücü, sermaye kapasitesi gibi birçok faktör açısından devasa şirketler ile çok daha mütevazi satıcılar aynı pazaryeri içerisinde yer alabiliyorlar. Geçtiğimiz yıl yapılan kanun değişiklikleriyle bu konuda belirli tedbirler alınmış, örneğin pazaryerlerinin belirli koşullarda satıcı olması engellenmişti. Tabii ki komisyon oranları başta olmak üzere bence bir diğer önemli maliyet kalemi ve e-ticaretin büyük handikaplarından olan kargo bedelleri de satıcıların gerçekleştirdikleri işlem adedi ve elde ettikleri ciroya göre kategorik bir şekilde sınıflandırılabilir. Bunun gibi e-ticarete yeni giriş yapmak isteyen küçük ve temel düzeydeki satıcıların korunması ve cesaretlendirilmesi ülkemizdeki e-ticaret ekosisteminin de genişlemesine imkân tanıyacaktır.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“Gerek Türkiye gerekse İstanbul e-ticarette önemli bir konum”</strong></p>
<p>“İstanbul&#8217;un jeopolitik konumu ve ticaret potansiyeli göz önüne alındığında, şehir e-ticaret ve e-ihracatın bir merkezi olma yolunda nasıl bir rol oynayabilir?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:</p>
<p>“E-ticaret coğrafi sınırları ortadan kaldıran ve birçok farklı lokasyondaki satıcının alıcı ile buluştuğu merkez olma özelliği taşıdığından bu soruya üretim ve ihracat perspektifinden bakmak daha doğru olur. İstanbul sadece Marmara Bölgesi&#8217;nin değil tüm Türkiye&#8217;nin birçok sektör açısından öncü şehri olması nedeniyle e-ticaret sayesinde artabilecek siparişlerin karşılanmasını, üretim kapasitesinin artırılması ya da daha verimli kullanılması yoluyla gerçekleştirebilecek, buna liderlik edecek konumdadır. Bununla birlikte daha önce de bahsettiğimiz e-ihracat olanaklarının artırılmasında, lojistik operasyon çeşitliliğini sağlayacak ve kesintisiz bir tedarik zinciri ortaya koyacak bir merkez rolünü rahatlıkla üstlenebilir. Hatırlayacağımız üzere gerek Türkiye gerekse İstanbul pandemi döneminde kesintiye uğrayan tedarik zinciri süreçlerinde Uzak Doğu’dan Avrupa&#8217;ya gelen birçok ürünün hem üretimi hem de dağıtımı konusunda öne çıkan alternatiflerin başında geliyordu. Doğru bir planlama ve vizyoner bir bakış açısıyla hala geçerli olan bu fırsat rahatlıkla hayata geçirilebilir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-e-ticaret-buyume-hizinda-dunyada-ucuncu-sirada-407227">Türkiye E-Ticaret Büyüme Hızında Dünyada Üçüncü Sırada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Dünyada Açlığın ve Yoksulluğun Ortadan Kaldırılmasını En Güçlü Şekilde Desteklemeliyiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-acligin-ve-yoksullugun-ortadan-kaldirilmasini-en-guclu-sekilde-desteklemeliyiz-405844</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Sep 2023 14:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[desteklemeliyiz]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[kaldırılmasını]]></category>
		<category><![CDATA[ortadan]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405844</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Zirvesi kapsamında düzenlenen SKA Eylem Haftası etkinliklerinde Yerel ve Bölgesel Yönetimler Forumu’nda dünya belediyelerine hitap etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-acligin-ve-yoksullugun-ortadan-kaldirilmasini-en-guclu-sekilde-desteklemeliyiz-405844">Başkan Altay: &#8220;Dünyada Açlığın ve Yoksulluğun Ortadan Kaldırılmasını En Güçlü Şekilde Desteklemeliyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Zirvesi kapsamında düzenlenen SKA Eylem Haftası etkinliklerinde Yerel ve Bölgesel Yönetimler Forumu’nda dünya belediyelerine hitap etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ve görüşmelerine de katılacak Başkan Altay, forumda yaptığı konuşmada, açlığın ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, sağlık sistemlerinin geliştirilmesini ve iklim değişikliğiyle mücadele konularını en güçlü şekilde desteklemeleri gerektiğini söyledi. Konya’yı dünyada temsil etmeye devam ettiklerini belirten Başkan Altay, “Birleşmiş Milletler’de katıldığımız toplantıda dünyanın birçok yerinden gelen belediye başkanları olarak tüm dünyadaki gıda güvenliği konularını istişare ettik. Ayrıca Konya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ekim ayında yapacağımız UCLG Dünya Konseyi için meslektaşlarımı davet etme imkanı buldum. Şehrimize hayırlı olsun” diye konuştu.</strong></p>
<p>Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG)  Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Eylem Haftası kapsamında düzenlenen Yerel ve Bölgesel Yönetimler Forumu’na katıldı.</p>
<p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN PROGRAMINA KATILACAK </strong></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ve görüşmelerine de katılacak Başkan Altay, New York’taki Birlemiş Milletler Binası’nda düzenlenen forumda UCLG Başkanı olarak dünya belediyelerine hitap etti.</p>
<p>KOVİD-19 pandemisinin sistemlerin dengesini bozan ve gıdaya erişimi engelleyen tek kriz olmadığını kaydeden Başkan Altay, Ukrayna’da devam eden çatışmaların da dünyada gıda güvenliğini önemli ölçüde tehlikeye düşürdüğüne dikkati çekti.</p>
<p><strong>“ÜRETİM VE TÜKEKİM MODELLERİMİZİ ACİLEN DEĞİŞTİRMEMİZ GEREKMEKTEDİR”</strong></p>
<p>Yerel dirençliliği artırmak ve iklim değişikliğiyle etkin bir şekilde mücadele etmek için üretim ve tüketim modellerinin acilen değiştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Altay, “Dolayısıyla bu da kentsel-kırsal arasındaki bağlantıyı kabul edip, bu bağa yeniden değer vermek ve gıda sistemlerinin şehir bölgesinde yaygınlaştırılması anlamına gelmektedir. Şehrim Konya, Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği’nin lideri olarak, tarım ve gıda politikalarıyla, sosyal kapsayıcılık ve kalkınma arasındaki derin bağlantıyı ortaya çıkarmak üzere tüm dünyadan şehirleri bir araya getirmeyi amaçlamaktadır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“TARIMSAL POTANSİYELİMİZİ VE SU KAYNAKLARIMIZI DOĞRU KULLANMALIYIZ”</strong></p>
<p>“Yerel ve bölgesel yönetimler olarak bizler; merkezine insanı ve dünyayı alan sürdürülebilir ve kapsayıcı gıda sistemlerinin oluşturulmasında kilit aktörleriz” diye konuşmasına devam eden Başkan Altay şunları kaydetti: “Aynı zamanda, sürdürülebilir kamu alımlarından gıda temelli planlamaya, atık yönetiminden kentsel tarıma, yeni ve daha adil gıda sistemlerinin öncüleriyiz. Hepimiz tarımsal potansiyelimizi ve su kaynaklarımızı doğru kullanmalı, coğrafi koşullarımıza uygun tarım ürünleri ekmeli, şehirlerimizin ve bölgelerimizin tarım kapasitelerini artırmak için ortak adımlar atmalıyız. Bugün; gıda sistemlerimizin dönüşümünün, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen önemli dönüşümler kapsamına ve Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Güvenliği Komitesi’nin politika sürecine dâhil edilmesini kutluyoruz. Bu dahil edilme süreci aynı zamanda; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Zirvesi tartışmalarına rehberlik edecek ve bu amaçların yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacaktır.”</p>
<p>Başkan Altay, açlığın ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, sağlık sistemlerinin geliştirilmesini ve iklim değişikliğiyle mücadele konularını en güçlü şekilde desteklemeleri gerektiğinin altını çizerek şöyle devam etti: </p>
<p><strong>“ROLÜMÜZÜN ÖNEMİ DAHA AÇIK BİR ŞEKİLDE KABUL EDİLMELİDİR”</strong></p>
<p>“Bununla birlikte; gıdaya erişimin güvence altına alınabilmesi ve tüm insanların refahına öncelik verilebilmesi için; yerel ve bölgesel yönetimler olarak rolümüzün önemi daha açık bir şekilde kabul edilmelidir. Üretim ve tüketim modellerimizi yenilemek için şehirlerin içindeki ve çevresindeki hayati ekolojik sistemlerin dönüştürülmesi gerekmektedir. Bunu da ancak gıda sistemlerimiz dahil olmak üzere, hayatlarımızın bağlı olduğu tüm müşterekler için yenilenmiş bir vizyon geliştirerek yapabiliriz. Aynı zamanda hepimizin bir araya gelerek; sürdürülebilir yeni üretim modellerine ve gıda sistemlerine doğru bir dönüşümü taahhüt etmesinin de zamanıdır.”</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY DÜNYA BELEDİYELERİNİ KONYA’DAKİ UCLG DÜNYA KONSEYİ’NE DAVET ETTİ</strong></p>
<p>Başkan Altay konuşmasının sonunda tüm birlik üyelerini 26-28 Ekim 2023 tarihleri arasında Konya’da gerçekleştirilecek UCLG Dünya Konseyi’ne davet ederek, “Yerel ve bölgesel yönetim liderleri olarak hoşgörünün şehrinden tüm dünyaya barışı ve refahı savunan güçlü mesajlar vermek üzere Konya’da buluşalım” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>
<p>Toplantı sonrası kısa bir değerlendirmede bulunan Başkan Altay, “Konya’yı dünyada temsil etmeye devam ediyoruz. Birleşmiş Milletler’de katıldığımız toplantıda dünyanın birçok yerinden gelen belediye başkanları olarak UCLG ve New York Belediye Başkanımızın ev sahipliğinde tüm dünyadaki gıda güvenliği konularını istişare ettik. Ayrıca Konya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ekim ayında yapacağımız UCLG Dünya Konseyi için meslektaşlarımı davet etme imkanı buldum. Şehrimize hayırlı olsun” açıklamasını yaptı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-acligin-ve-yoksullugun-ortadan-kaldirilmasini-en-guclu-sekilde-desteklemeliyiz-405844">Başkan Altay: &#8220;Dünyada Açlığın ve Yoksulluğun Ortadan Kaldırılmasını En Güçlü Şekilde Desteklemeliyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Candy Cane Lane, 1 Aralık&#8217;ta Tüm Dünyada Yalnızca Prime Video&#8217;da Yayına Girecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/candy-cane-lane-1-aralikta-tum-dunyada-yalnizca-prime-videoda-yayina-girecek-402857</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 23:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aralıkta]]></category>
		<category><![CDATA[candy]]></category>
		<category><![CDATA[cane]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[girecek]]></category>
		<category><![CDATA[lane]]></category>
		<category><![CDATA[prime]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[videoda]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yayına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402857</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eddie Murphy şehre geliyor ve ilk yılbaşı filmine kendine has komedisini katıyor! İzleyiciler, sihirli karakterler ve beklenmedik sürprizlerle yılbaşı sihrini deneyimliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/candy-cane-lane-1-aralikta-tum-dunyada-yalnizca-prime-videoda-yayina-girecek-402857">Candy Cane Lane, 1 Aralık&#8217;ta Tüm Dünyada Yalnızca Prime Video&#8217;da Yayına Girecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eddie Murphy şehre geliyor ve ilk yılbaşı filmine kendine has komedisini katıyor! İzleyiciler, sihirli karakterler ve beklenmedik sürprizlerle yılbaşı sihrini deneyimliyor. <em>Candy Cane Lane</em> filmi, 1 Aralık Cuma günü sadece Prime Video&#8217;da dünya çapında 240&#8217;tan fazla ülke ve bölgede gösterime girecek. Prime üyeleri <em>Candy Cane Lane </em>filmini tek üyelikte indirim, kolaylık ve eğlence fırsatları kapsamında izleyebilecek. Prime Video, ayda sadece 39 TL’ye özel indirimleri, geniş seçenekleri, kullanım kolaylığını ve kaliteli dijital eğlenceyi üyeleriyle buluşturuyor.</p>
<p>Eddie Murphy, bu yılbaşı komedi macerasında, mahallesinin geleneksel yeni yıl konseptli dekorasyon yarışmasını kazanmayı kendine misyon edinmiş bir adamı canlandırıyor. Chris (Eddie Murphy), kazanma şansını artırmak için yanlışlıkla çılgın bir elf olan Pepper (Jillian Bell) ile anlaşma yapar, o da Noel&#8217;i hayata döndüren sihirli bir büyü yapar ve şehre büyük bir kaos getirir. Ailesinin tatilini mahvetme riskiyle karşı karşıya kalan Chris, karısı Carol (Tracee Ellis Ross) ve üç çocuğuyla birlikte Pepper&#8217;ın büyüsünü kırmak, sihirli kötü karakterlerle mücadele etmek ve herkes için Noel&#8217;i kurtarmak için zamanla yarışmak zorunda kalır.</p>
<p>Filmin oyuncu kadrosunda Eddie Murphy, Tracee Ellis Ross, Jillian Bell, Thaddeus J. Mixson, Ken Marino, Nick Offerman, Robin Thede, Chris Redd, Genneya Walton, Madison Thomas, D.C. Young Fly, Anjelah Johnson-Reyes, Nancy Lenehans gibi yıldız isimler bulunuyor. <em>Candy Cane Lane</em>, yönetmen Reginald Hudlin, yapımcı Brian Grazer ve Murphy’i 1992 yapımı hit film Boomerang’dan bu yana ilk kez bir ara getiriyor. Senaryo, Kelly Younger tarafından El Segundo, CA&#8217;daki Candy Cane Lane&#8217;de geçen kendi çocukluk anılarından ve yılbaşı deneyimlerinden esinlenerek yazılmıştır.</p>
<p>Kelly Younger tarafından yazılılıp Michele Reginald Hudlin tarafında yönetilen filmin liderliğini ve yönetici prodüktörlüğünü Doug Merrifield üstleniyor. Filmin yönetici prodüktörleri arasında Ron Howard, Brian Grazer, Eddie Murphy, Karen Lunder, Charisse Hewitt-Webster da yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/candy-cane-lane-1-aralikta-tum-dunyada-yalnizca-prime-videoda-yayina-girecek-402857">Candy Cane Lane, 1 Aralık&#8217;ta Tüm Dünyada Yalnızca Prime Video&#8217;da Yayına Girecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada, rafine şekerin genetik ve epigenetik üzerinden yaşlanmaya etkilerini araştıran ilk proje</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-rafine-sekerin-genetik-ve-epigenetik-uzerinden-yaslanmaya-etkilerini-arastiran-ilk-proje-397105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 09:24:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[araştıran]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik]]></category>
		<category><![CDATA[etkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[rafine]]></category>
		<category><![CDATA[şekerin]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397105</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan bilim insanları, gıda endüstrisinde sıkça kullanılan, halk arasında sofra şekeri ya da beyaz şeker olarak da bilinen rafine şekerin hücre düzeyinde yaşlanmaya etkisini araştıracak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-rafine-sekerin-genetik-ve-epigenetik-uzerinden-yaslanmaya-etkilerini-arastiran-ilk-proje-397105">Dünyada, rafine şekerin genetik ve epigenetik üzerinden yaşlanmaya etkilerini araştıran ilk proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan bilim insanları, gıda endüstrisinde sıkça kullanılan, halk arasında sofra şekeri ya da beyaz şeker olarak da bilinen rafine şekerin hücre düzeyinde yaşlanmaya etkisini araştıracak.</p>
<p>Dünyada rafine şekerin genetik ve epigenetik üzerinden yaşlanmaya etkilerini araştıran ilk proje, Egeli bilim ekibi tarafından hazırlandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Akın’ın yürütücülüğünü yaptığı, “Sprague Dawley Sıçanlarda Glukoz ve Fruktozun Uzun Süreli Birlikte Kullanımının Yaşlanma İlişkili Yolaklarda Meydana Getirdiği Metilasyon Değişikliklerinin İncelenmesi” başlıklı çalışma   TÜBITAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p>Egeli bilim ekibini makamında ağırlayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Topluma katkı misyonumuz doğrultusunda birey ve toplum sağlığını tehdit eden her türlü sorunun çözümüne yönelik önemli bilimsel çalışmalara ev sahipliği yapmaya devam ediyoruz. Sürdürülen bu araştırmaların, Ar-Ge ve Ür-Ge faaliyetlerinin projeye, ardından topluma katkıya dönüşebilmesi için bilim insanlarımızı, araştırmacılarımızı her daim motive ederek özendirdiğimizi, her türlü desteği verdiğimizi bir kez daha vurgulamak isterim. Tıp Fakültemizden bilim insanları,  glukoz ve fruktozdan oluşan ve mutfaklarımızda oldukça sık kullandığımız beyaz rafine şekerin, sadece fruktozdan oluşan doğal meyve şekeri ve sadece glukozdan oluşan malt şekerine göre genetiğimizi ve epigenetiğimizi değiştirerek hücrelerimizi ve bizi daha fazla yaşlandırdığını göstermeye çalışacak. Bu araştırma dünyada rafine şekerin genetik ve epigenetik üzerinden yaşlanmaya etkilerini araştıran ilk çalışma olacak.  Böyle önemli bir konuyu araştıran bilim ekibimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.</p>
<p><b>“Bilim dünyasına büyük bir katkı sunulacak”</b></p>
<p>Proje yürütücüsü Prof. Dr. Haluk Akın, “Çevresel etmenlerin, genlerimizden ziyade genlerimizin çalışmasını düzenleyen epigenetik adını verdiğimiz mekanizmaları daha çok bozduğunu biliyoruz. Bu çalışma ile rafine şekerin epigenetik mekanizmalar üzerinden yaşlanmaya etkisini araştıracağız. Araştırma ekibi, rafine şekerin yaşlandırıcı etkisini sıçanlar üzerinde gösterecek. 3 ay boyunca bir grup sıçan, standart sıçan yeminin yanında glukoz ve fruktozdan oluşan beyaz rafine şeker ile beslenirken, diğer deney gruplarındaki sıçanlar standart yemin yanında sadece glukoz veya sadece fruktoz ile beslenecekler. 3 ay sonunda araştırma ekibi, sıçanların yaşlanmasını hareket ve performans testleri ile değerlendirdikten sonra karaciğerlerinden aldıkları örneklerle hücresel yaşlanmayı histolojik, genetik ve epigenetik seviyede göstermeyi amaçlayacak. Sadece fruktozdan oluşan doğal meyve şekeri ya da sadece glukozdan oluşan malt şekerine göre doğada çok daha nadir bulunan sükrozdan oluşan fakat günümüzde neredeyse her gıdada tatlandırıcı olarak kullandığımız beyaz şekerin, genetik değişikliklere sebep olarak yaşlanma sürecini hızlandırdığını ve hücrelerimize hasar verdiğini göstermeyi amaçlayan proje, dünyada rafine şekerin genetik ve epigenetik üzerinden yaşlanmaya etkilerini araştıran ilk proje olacak. Yaşlanmaya sebep olduğu bilim çevreleri tarafından kabul gören hücresel mekanizmalar ile diyabet ve kalp hastalıkları dahil pek çok kronik hastalıktan sorumlu rafine şeker tüketimi arasında güçlü bir ilişki olduğunun ortaya çıkarılması durumunda bilim dünyasına büyük bir katkı sunulacak” dedi.</p>
<p><b>Multidisipliner bilim ekibi</b></p>
<p>Araştırma ekibi,  Prof. Dr. Haluk Akın, Prof. Dr. Lütfiye Kanıt, Prof. Dr. Hüseyin Aktuğ, Doç. Dr. Ayça Aykut, Dr. Öğr. Üyesi Erhan Parıltay, Arş. Gör. Dr. Mert Pekerbaş, Arş. Gör. Dr. Bilgesu Ak, Arş. Gör. Dr. Alper Baysal ve Arş. Gör. Dr. Berrin Özdil’den oluşuyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı, Fizyoloji Anabilim Dalı, Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı ve Ege Üniversitesi Hayvan Deneyleri Merkezi ile ortaklaşa gerçekleştirilecek proje 18 ay sürecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-rafine-sekerin-genetik-ve-epigenetik-uzerinden-yaslanmaya-etkilerini-arastiran-ilk-proje-397105">Dünyada, rafine şekerin genetik ve epigenetik üzerinden yaşlanmaya etkilerini araştıran ilk proje</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Tipi Saç Kesimi Dünyada Trend Oluyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-tipi-sac-kesimi-dunyada-trend-oluyor-396371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 09:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[kesimi]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[tipi]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern Makas Kullanım Teknikleri Türk Eğitim Sistemi ile Evrim Geçiriyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-tipi-sac-kesimi-dunyada-trend-oluyor-396371">Türk Tipi Saç Kesimi Dünyada Trend Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Modern Makas Kullanım Teknikleri Türk Eğitim Sistemi ile Evrim Geçiriyor</strong></p>
<p>Türk tipi saç sakal kesimi, son dönemde dünya genelinde yankı uyandıran stillerden. Erkeğe kendini temiz, bakımlı ve şımartılmış hissettiren Türk tipi kesim, özellikle geleneksel teknikleri modern dokunuşlarla harmanlayan Cutcode eğitim serisi ile dünyaya yayılmaya devam ediyor. Kendi alanındaki başarısının yanı sıra uzun yıllık eğitim setleri ile sektör çalışanlarına ilham olan Sinan Ergün, bu popüler programın arkasındaki kilit isim. Ve ona göre; Türk tipi erkek saç kesim tekniklerinin dünyada bu kadar moda olmasının temel nedeni, Cutcode sisteminin kısa sürede ulaştığı tartışılmaz başarı. </p>
<p><b><strong>Türk Tipi Saç Kesim Eğitimi Dünya Geneline Yayılmaya Devam Ediyor!</strong></b></p>
<p>Türk tipi saç kesimi, Avrupa başta gelmek üzere dünya genelinde uygulanan ve pek çok erkek tarafından beğenilen bir teknik. Genel hatlarıyla herhangi bir boyama ve ağartma işlemi olmadan saçların şekle girmesini sağlayan Türk tipi saç kesiminde, ense ile favori hattı temizliği öne çıkıyor ve saçlar orta uzunlukta bırakılıyor. Başın üstü ile ense arasında ise kişinin isteğine bağlı olarak katmanlı bir geçiş yapılabiliyor, bu da Türk tipi traş ile birlikte uygulandığında erkeğin doğal güzelliğini vurgu yardımcı oluyor.</p>
<p> </p>
<p>Önceki yıllarda hazırladığı nitelikli eğitim serileri ile sektöre yön veren uzman isim Sinan Ergün ise son döneme damgasını vuran ünlü Cutcode eğitimleri ile Türk tipi berberliği sonraki aşamaya taşıyor. Ona göre; alanında fark yaratmak isteyen her sektör çalışanının mutlaka deneyimlemesi gereken bu nitelikli eğitim, en geleneksel saç kesim tekniklerini bile kendi içinde modernize etmiş ve çağa uygun hale getirmiş durumda:</p>
<p>“Erkeğe kendini çok daha çekici, özel ve karizmatik hissettiren Türk tipi saç kesim, Cutcode sayesinde dünyaya tanıtıldı diyebiliriz. Ancak eskisinden farklı olarak günümüz Türk tipi saç kesim tekniklerinde bazı modern esintiler mevcut. Dolayısıyla sunulan sistem her ne kadar ilk önce işin temellerini öğretiyor olsa da zamanın gereksinimlerini takip etmeyi de ihmal etmiyor. Böylece aslında geleneksel olarak tanımlanan ve çoğu erkeğin yüz hatlarını kusursuzca ortaya çıkaran Türk tipi saç kesim, aynı zamanda kişisel isteklerle birleştirilmiş oluyor. Örneğin; erkeğin geleneksel bir saç kesimi ile temiz ve çekici görünmesini sağlarken, başın farklı bölümleri arasında kesiler yapmak veya renk geçişlerinden faydalanmak, kişinin tarzını daha iyi yansıtmasına imkan tanıyor. Bu da Türk tipi kesimi hem kişiye özel hale getirmek hem de geçerliliği kanıtlanmış tekniklerle birleştirmek anlamına geliyor. Cutcode doğrudan bu sistemi herkes için en kullanışlı ve en iyi haline getirmeyi hedeflediğinden her türlü sektör profesyonelinin ilgisini çekiyor. Etkileri de bütün dünyaya hızla yayılıyor.”</p>
<p><b><strong>Müşteriyi Tanımanın Önemi Cutcode ile Yeniden Şekilleniyor!</strong></b></p>
<p>Özünde temel makas kullanım tekniklerini günümüz şartlarına uyarlayarak çok daha hassas, dengeli ve çarpıcı kesimler sunmak olan Cutcode; büyük başarısını, kısa sürede sektöre kazandırdığı deneyimli profesyonel kitlesiyle kanıtlamış durumda. Ancak başarıyı yakalamada bilgi birikimi ve teknik ne kadar önemliyse, müşteriyi anlamanın ve onun için en doğru çözümü sunmanın da aynı ölçüde değerli olduğunu vurgulayan Sinan Ergün; işin odak noktasının bundan çok daha fazlası olduğunu söylüyor:</p>
<p>“Türkiye’de başlatılan Cutcode eğitimleri, nitelikli içeriği sayesinde, çok hızlı bir şekilde 3 farklı kıtaya yayılarak binlerce sektör çalışanını alanında uzman, sertifikalı profesyonellere dönüştürdü. Ancak Cutcode, sadece ekipman kullanımında yaptığı devrimlerle veya saç kesimine getirdiği yenilenebilir sistemle öne çıkan bir eğitim değil. Bunların yanı sıra; geleneksel tekniklerden beslenerek bütün trendleri takip eden ve müşteriyi analiz ederek ortaya sentez çözümler çıkaran bir sistem. Dolayısıyla kendini geliştirmek isteyenlerin ilk önce müşteriyi tanımasını ve genel geçer kesimler yapmaktan ziyade, her seferinde farklı bir tarz sunacak kadar esnek olmasını sağlıyor. Bu da hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de tamamlanan her işi benzersiz kılıyor.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-tipi-sac-kesimi-dunyada-trend-oluyor-396371">Türk Tipi Saç Kesimi Dünyada Trend Oluyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barbie, tüm dünyada bir milyar dolardan fazla hasılat yaptı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barbie-tum-dunyada-bir-milyar-dolardan-fazla-hasilat-yapti-395203</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 10:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[barbie]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dolardan]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[hasılat]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada pembe çılgınlığı yaratan ikonik bebek Barbie’nin hikayesi vizyonda rekorlar kırmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbie-tum-dunyada-bir-milyar-dolardan-fazla-hasilat-yapti-395203">Barbie, tüm dünyada bir milyar dolardan fazla hasılat yaptı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm dünyada pembe çılgınlığı yaratan ikonik bebek Barbie’nin hikayesi vizyonda rekorlar kırmaya devam ediyor. 21 Temmuz Cuma günü beyazperdede seyirci ile buluşan Barbie, bu yazın en yüksek hasılat yapan filmi olurken, gişedeki 17. gününde dünya çapında 1 milyar dolardan fazla hasılat yaptı. Ayrıca filmin yönetmeni Greta Gerwig, sinema tarihinde en yüksek gişe hasılatı elde eden kadın yönetmen olarak tarihe geçti. Türkiye’de ise bir milyon seyirciyi aşan Barbie, TME Films dağıtımıyla tüm Türkiye’de 332 sinemada 620 salonda izlenebiliyor.</strong></p>
<p>Yılın en heyecanla beklenen filmi Barbie, gişedeki 17’nci gününde bir milyar dolardan fazla hasılat yaptı. Margot Robbie&#8217;nin Barbie’yi ve Ryan Gosling&#8217;in ise Ken’i canlandırdığı film, şu ana kadar ABD&#8217;de 459.4 milyon dolar ve uluslararası alanda da 572.1 milyon dolar kazandı.</p>
<p>Warner Bros Yerel Dağıtım Başkanı Jeff Goldstein ile Uluslararası Dağıtım Başkanı Andrew Cripps, Barbie’nin dünya çapında 1,0315 milyar dolarlık bilet satışı yaptığını açıkladı. Barbie’nin tahminlerinin çok üzerine çıktığını aktaran Warner Bros. yetkilileri, “Bu başarı nesiller arası ikonik oyuncak Barbie’nin hikayesi için bir dönüm noktasıdır. Barbie’nin gerçek dünyada ne kadar büyüyebileceğini görmek için sabırsızlanıyoruz” dedi.</p>
<p><strong>En yüksek gişe hasılatı elde eden kadın yönetmen olarak tarihe geçti</strong></p>
<p>Açıklamada, Barbie’nin bu yazın en yüksek hasılat yapan filmi olduğu belirtilirken filmin yönetmeni Greta Gerwig’in sinema tarihinde en yüksek gişe hasılatı elde eden kadın yönetmen olarak tarihe geçtiği belirtildi. Film ayrıca; günlük, haftalık ve hafta sonu gişelerinde de uluslararası anlamda 500 milyon dolara en hızlı ulaşan film oldu. </p>
<p>Oyuncu kadrosuyla da dikkatleri üzerine çeken Barbie’nin Margot Robbie ve Ryan Gosling‘in başrollerdeki performanslarına, Kate McKinnon, Issa Rae, Hari Nef, Simu Liu, Ncuti Gatwa ve Kingsley Ben-Adir gibi oyuncuların canlandırdığı karakterlerin çeşitli versiyonları eşlik ediyor. </p>
<p>Barbie diyarında varoluşsal krizler yaşayan ve kendini bir anda gerçek dünyada bulan ikonik bebek Barbie’nin macera ve eğlence dolu hikâyesini konu alan film, tüm Türkiye’de 332 sinemada 620 salonda izlenebiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barbie-tum-dunyada-bir-milyar-dolardan-fazla-hasilat-yapti-395203">Barbie, tüm dünyada bir milyar dolardan fazla hasılat yaptı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada siber riskleri 7/24 izleyen Palo Alto Networks takımı Unit 42 açıklıyor; Online seyahat işlemleriyle bağlantılı dolandırıcılık girişimleri 2023&#8217;te arttı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-siber-riskleri-7-24-izleyen-palo-alto-networks-takimi-unit-42-acikliyor-online-seyahat-islemleriyle-baglantili-dolandiricilik-girisimleri-2023te-artti-395200</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 10:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alto]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantılı]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[girişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[işlemleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[izleyen]]></category>
		<category><![CDATA[networks]]></category>
		<category><![CDATA[online]]></category>
		<category><![CDATA[palo]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[takımı]]></category>
		<category><![CDATA[unit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=395200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel Siber Güvenlik lideri Palo Alto Networks’ün istihbarat birimi Unit 42'nin baş araştırmacısı Anna Chung yaz aylarında artan seyahatler ve tatil harcamalarıyla birlikte oltalama (phishing) saldırılarının da yüksek oranda arttığına dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-siber-riskleri-7-24-izleyen-palo-alto-networks-takimi-unit-42-acikliyor-online-seyahat-islemleriyle-baglantili-dolandiricilik-girisimleri-2023te-artti-395200">Dünyada siber riskleri 7/24 izleyen Palo Alto Networks takımı Unit 42 açıklıyor; Online seyahat işlemleriyle bağlantılı dolandırıcılık girişimleri 2023&#8217;te arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küresel Siber Güvenlik lideri Palo Alto Networks’ün istihbarat birimi Unit 42&#8217;nin baş araştırmacısı Anna Chung yaz aylarında artan seyahatler ve tatil harcamalarıyla birlikte oltalama (phishing) saldırılarının da yüksek oranda arttığına dikkat çekiyor. Bu saldırılara karşı bazı önlemler paylaşan Chung, Avrupa’daki emniyet görevlilerine siber suç faaliyetleri konusunda danışmanlık yapıyor.</strong></p>
<p>Okulların kapanmasıyla birlikte pek çok aile tatile çıkmak için havalimanlarına ve diğer ulaşım merkezlerine akın ediyor. Veriler, tatil harcamalarının bu yıl 2022&#8217;ye kıyasla yüksek oranda arttığına işaret ediyor. Örneğin, Türkiye’nin de dahil olduğu EMEA bölgesinde paket tatil rezervasyonlarında önceki yıla göre yüzde 27 oranında bir artış olurken 2023’ün ilk üç ayında uçak bileti satışlarının yüzde 36 yükseldiği görülüyor (Cardlytics).</p>
<p><strong>Geçen yıl sonuna göre saldırılar ikiye katlandı!</strong></p>
<p>Tatil harcamaları artarken para ve kişisel verilerimizi çalmak için kendilerini seyahat markaları gibi gösteren phishing (oltalama) saldırılarında artış olduğu önemli bir gerçek. <strong>Küresel Siber Güvenlik lideri Palo Alto Networks’ün istihbarat birimi Unit 42&#8217;nin baş araştırmacısı Anna Chung</strong>&#8216;un seyahatle ilgili oltalama saldırıları konusundaki yeni bir analizi bu tür siber suç saldırılarının geçen yıla göre çok daha fazla olacağını öngörüyor. Bu doğrultuda aynı bölgede 2023 Nisan ayında zirve yapan oltalama saldırılarının 2022’nin zirvesi aralık ayına göre ikiye katlanmış olduğu görülüyor. </p>
<p>Avrupa’daki emniyet görevlilerine siber suç faaliyetleri konusunda danışmanlık yapan <strong>Anna Chung</strong> tatilcilerin nasıl hedeflendiğini şöyle anlatıyor: </p>
<p>“En yaygın oltalama girişimleri dolandırıcıların kendilerini tanınmış markalar ve hizmet sağlayıcıları gibi göstermesi şeklinde oluyor. Böylece dolandırıcılık faaliyetleri daha başarılı olabiliyor çünkü kullanıcılar bu tür oltalama sitelerini hizmet sağlayıcılarının resmi siteleriyle karıştırabiliyor. Bu tür saldırılar kişileri maddi zarar, veri kaçağı veya hesapların ele geçirilmesi gibi risklere maruz bırakmanın yanı sıra seyahat hizmeti sağlayıcılarının itibarını da zedeleyebiliyor. Diğer yandan bu yıl seyahat hizmeti sağlayıcıları üzerindeki baskının yüksek olduğunu özellikle vurgulamak gerekiyor. Dark Web ve diğer yeraltı pazaryerlerinde faaliyet gösteren sahte seyahat şirketlerinin son derece aktif olduğunu gözlemliyoruz. Bu dolandırıcılar genellikle kişilere yüzde 60&#8217;a varan büyük indirimlerle otel rezervasyonları, araç kiralama ve uçak biletleri/turlar teklif ediyor. Birçoğu bu hizmetler için tanınmış seyahat rezervasyon sitelerinden yararlanıyor ve çalınmış bilgilerle ödeme yapıyor. </p>
<p>Oltalama saldırılarının 2023&#8217;teki yükselme trendi göz önüne alındığında yolcular ve seyahat sektörünün dolandırıcılar açısından kazançlı bir hedef olmaya devam ettiğini ifade eden <strong>Chung,</strong> yapay zeka destekli oltalama araçlarının ve tekniklerinin geliştirilmesi nedeniyle seyahat sektörü dahil herkesin tetikte olması gerektiğinin altını çiziyor. </p>
<p>Anna Chung tatil fırsatları arayanlara şunları öneriyor: </p>
<p>1-  Bir kişinin hesap ayarları veya kişisel bilgileriyle ilgili olanlar veya acil durum hissi uyandıranlar dahil olmak üzere her türlü şüpheli e-posta mesajındaki linklere veya eklere tıklarken temkinli olun.</p>
<p>2-  Gelen kutunuzdaki şüpheli e-postalarda göndericinin adresini doğrulayın.</p>
<p>3-  Login bilgilerinizi girmeden önce her web sitesinin URL&#8217;sini ve güvenlik sertifikasını iki kere kontrol edin.</p>
<p>4-  Oltalama saldırısı olduğundan şüphelendiğiniz girişimleri bildirin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-siber-riskleri-7-24-izleyen-palo-alto-networks-takimi-unit-42-acikliyor-online-seyahat-islemleriyle-baglantili-dolandiricilik-girisimleri-2023te-artti-395200">Dünyada siber riskleri 7/24 izleyen Palo Alto Networks takımı Unit 42 açıklıyor; Online seyahat işlemleriyle bağlantılı dolandırıcılık girişimleri 2023&#8217;te arttı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Krafton, Defense Derby&#8217;i tüm dünyada yayınladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/krafton-defense-derbyi-tum-dunyada-yayinladi-393676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 11:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[defense]]></category>
		<category><![CDATA[derbyi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[krafton]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yayınladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Betting Royale türüne yeni bir soluk getiren oyun, savaş alanlarına gümbür gümbür geldi! Google Play, App Store ve Galaxy Store üzerinden indirilebilen Defense Derby, 190'dan fazla ülkede şimdi yayında.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krafton-defense-derbyi-tum-dunyada-yayinladi-393676">Krafton, Defense Derby&#8217;i tüm dünyada yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Betting Royale türüne yeni bir soluk getiren oyun, savaş alanlarına gümbür gümbür geldi! Google Play, App Store ve Galaxy Store üzerinden indirilebilen Defense Derby, 190&#8217;dan fazla ülkede şimdi yayında.</em></p>
<p>KRAFTON, Inc. bünyesinde bağımsız bir stüdyo olan RisingWings, dünya çapında gerçek zamanlı strateji savunma mobil oyunu <em>Defense Derby</em>&#8216;yi resmi olarak piyasaya sürdü</p>
<p>Kule savunma türüne taze bir soluk getiren <em>Defense Derby</em>, oyuncuları strateji gerektiren, akıl oyunları ve güçlü sinerji etkileriyle dopdolu 4 oyunculu PvP savaşlarına davet ediyor. Her tur, oyuncuların savaşçı birimleri işe almak ve takımlarını oluşturmak için birbirlerine karşı teklif verdiği bir &#8220;teklif aşaması&#8221; ile başlıyor. Oyuncular daha sonra birimlerini benzersiz yeteneklerinden yararlanmak ve bir dizi canavar saldırısını püskürtmek için kalelerine stratejik olarak yerleştiriyorlar. Kalesi düşmeden ayakta kalan son oyuncu, oyunun galibi ilan ediliyor.</p>
<p><em>Defense Derby</em>, &#8220;Betting Royale&#8221; olarak bilinen yeni bir türe de imza atıyor. Bu eşsiz oynanış mekaniği, oyuncuların birimleri araştırıp takımlarında yer almasını istedikleri birimler için oyun içinde teklif vermesine dayanmakta. Dünya çapında 190&#8217;dan fazla ülkede Korece, İngilizce, Japonca, Tayca, Endonezce, Malayca, Portekizce ve Çince (Basitleştirilmiş/Geleneksel) dahil olmak üzere toplam dokuz dilde yayınlanan <em>Defense Derby</em>’yi Google Play üzerinden, Apple App Store&#8217;dan ve Samsung Galaxy Store&#8217;dan indirebilirsiniz.</p>
<p><em>Defense Derby</em>, oyun deneyimini daha eğlenceli hale getirecek yeni modlar ve içeriklerle dopdolu. Temel oyun modları olan &#8220;Derby Modu (PvP)&#8221; ve &#8220;Blitz Modu (PvE)&#8221;nun yanısıra oyuncular Zindandaki birimlerle aynı ırktan savaşçıları kullanmak zorunda oldukları &#8220;Tecrübeler Vadisi&#8221;ni (Valley of Trials) de deneyebilirler. Ayrıca odalar oluşturup arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz “Dostluk Maçları” (Friendly Derby) ve belirli bir süre için sunulan ve her seferinde farklı kurallara sahip olan “Temalı Mod” (Themed Mode) da oyunda yer alan eğlenceli modlar arasında. Temalı Mod’a oyuncuların, savaş başlamadan önce rakibin sahip olduğu belirli birimlere yasak koyabilecekleri &#8220;Banlı Mod&#8221; (Ban Pick Mode) ve verilen görevleri tamamlarken savaşta hayatta kalan ilk oyuncunun kazandığı &#8220;Görev Modu&#8221;nun (Quest Mode) da geleceği belirtiliyor.</p>
<p>Oyunun çıkışını kutlamak adına heyecan verici bir dizi oyun içi etkinlik sizleri beklemekte. Tüm oyuncular, lansman döneminde 20.000 Altın, bir Nadir Kahraman kartı, bir Nadir Birim kartı ve bir Özel Kale Görünümü dahil olmak üzere oyun içi bonuslarla dolu bir “Hoş Geldiniz Paketi”ne sahip olacak. Oyuncular, Login Event, Lucky Draw ve Event Store gibi oyun içi etkinlikler aracılığıyla Efsanevi Birim kartı, Nadir Birim kartı, Kübikler, Altın gibi ödüller kazanma fırsatına sahip olacak. Ayrıca resmi YouTube, Facebook ve Discord&#8217;da kanallarında da etkinlikler düzenlenecek.</p>
<p><em>Defense Derby</em> Yapım Direktörü Sinchan Park, &#8220;Yaklaşık iki yıldır geliştirilen <em>Defense Derby</em>&#8216;yi dünya çapındaki oyunculara resmi olarak sunabildiğimiz için çok mutluyuz&#8221; dedi ve sözlerine &#8220;Düzenli içerikler ekleyerek ve istikrarlı bir hizmet sunarak oyuncuların oyundan sonuna kadar keyif almalarını sağlamayı hedefliyoruz,&#8221; şeklinde devam etti.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/krafton-defense-derbyi-tum-dunyada-yayinladi-393676">Krafton, Defense Derby&#8217;i tüm dünyada yayınladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hızla büyüyen HuQQabaz&#8217;ın hizmet standartlarını tüm dünyada aynı seviyede tutmak için geliştirdiği yeni yöntem &#8220;Klonlama&#8221; Ataköy Şubesi&#8217;nde tanıtıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hizla-buyuyen-huqqabazin-hizmet-standartlarini-tum-dunyada-ayni-seviyede-tutmak-icin-gelistirdigi-yeni-yontem-klonlama-atakoy-subesinde-tanitildi-385409</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jun 2023 11:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ataköy]]></category>
		<category><![CDATA[aynı]]></category>
		<category><![CDATA[büyüyen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirdiği]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[huqqabazın]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[klonlama]]></category>
		<category><![CDATA[seviyede]]></category>
		<category><![CDATA[standartlarını]]></category>
		<category><![CDATA[şubesinde]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtıldı]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385409</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Fevzi Yağlı: “Hızlı büyümek markaları cezbetse de pek çok olumsuz yan etkileri de olabiliyor. Biz bunu aşmak için “klonlama yöntemi”ni geliştirerek, uygulamaya aktardık .”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizla-buyuyen-huqqabazin-hizmet-standartlarini-tum-dunyada-ayni-seviyede-tutmak-icin-gelistirdigi-yeni-yontem-klonlama-atakoy-subesinde-tanitildi-385409">Hızla büyüyen HuQQabaz&#8217;ın hizmet standartlarını tüm dünyada aynı seviyede tutmak için geliştirdiği yeni yöntem &#8220;Klonlama&#8221; Ataköy Şubesi&#8217;nde tanıtıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><i><span><span>Mehmet Fevzi Yağlı: “Hızlı büyümek markaları cezbetse de pek çok olumsuz yan etkileri de olabiliyor. Biz bunu aşmak için “klonlama yöntemi”ni geliştirerek, uygulamaya aktardık .”</span></span></i></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Kurulduğu ilk günden bu yana fark yaratan menüsü, müşteri memnuniyeti ve eşsiz lezzetleri ile adını duyurmaya devam eden <i>HuQQabaz</i>, yeni konsepti ile misafirlerini tekrar ağırlamaya başlayan Ataköy şubesinde “Klonlama Yöntemi”ni tanıttı. İş, sanat ve cemiyet hayatından ünlü simaların katıldığı davette HuQQabaz tarafından geliştirilen yöntem misafirlerden tam not aldı. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>2016 yılında, Huqqa ve The Market’ten sonra Q Food and Beverage ailesinin yeni ferdi olarak kurulan HuQQabaz, kısa sürede, modern dekorasyonu, misafirlerini evinde hissettiren servis anlayışı, fark yaratan eşsiz lezzet ve sunumlarıyla bir taraftan hızla büyümeye devam ederken, kalite standardizasyonunu koruyabilmek adına yeni yöntemler geliştiriyor.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Daha önce yapay zeka teknolojileri kullanılarak tasarlanan yeni mimari dizaynını görücüye çıkaran HuQQabaz bu sefer Ataköy şubesinin açılışında yeni geliştirdiği “Klonlama Yöntemi”ni tanıttı. Açılışta mikrofon uzattığımız Q Food &#038; Beverage kurucu ortağı <b>Mehmet Fevzi Yağlı</b>; <i>‘’Kurulduğu ilk günden itibaren misafir memnuniyetini ve ürün kalitesini ön planda tutarak ismini duyuran HuQQabaz kısa sürede Türkiye’nin tercih edilen restoran zinciri haline geldi. Bugün, Türkiye’de 18, yurtdışında Dubai, Erbil, Bağdat, Amman, Cidde ve Kuveyt’te toplam 6 şubeye ulaşan HuQQabaz; 2023 yılı sonuna kadar açmayı planladığı ve projeleri başlayan yeni şubeleri ile Houston başta olmak üzere, Londra, Melbourne, Johannesburg, Abu Dhabi, Manama, Kahire, Bakü, Doha, Taşkent, Cidde, Ramallah ve Süleymaniye’de misafirlerini ağırlamaya başlayarak, toplamda 45 şubeye ulaşacak. Büyümek heyecan verici olsa da hizmet ve ürün kalitesinde standardizasyon sağlamak en önemli konu haline geliyor. Bunu sağlayamadığınızda büyümek faydadan çok zarar getirebiliyor. Bu amaçla “Klonlama” adını verdiğimiz yeni bir yöntem geliştirdik. Çalışanlarımızdan bir üst pozisyona terfi edecek ya da işe yani başlayan personelimiz hangi göreve geçecekse o görevdeki kişi ile adeta görünmez bir aks ile birbirlerine bağlıymışçasına her görevi birlikte yapıyorlar. Bu, komisinden aşçısına tüm roller için geçerli bir uygulama. Böylece HuQQabaz standartları ile hareket eden eski personel ile yenisi adeta klonlanmış gibi oluyorlar.”</i> dedi.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Mehmet Fevzi Yağlı;<b> <i>“Klonlama Yöntemi ile Amerika’daki şubemiz ile Dubai’deki şubemiz arasında yemeğinden hizmet kalitesine kadar hiçbir fark oluşmuyor. Bu durum gelen yoğun franchise taleplerini olumlu karşılayabilme konusunda da bizi yüreklendiriyor. Bunu başarabildiğimiz için mutluyuz.” </i></b>diye sözlerine devam etti.</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Tüm gün deneyimlenebilecek rahat yemek tarzını, insanı kolayca sarıp sarmalayan dekorasyonu ve her bir misafirine gösterdiği ayrıcalıklı ilgi ve hizmeti tüm dünyaya yayılan şubelerinde aynı standartta devam ettirebildiğini gösteren HuQQabaz misafirlerinden tam not aldı. </span></span></span></p>
<p><span>Davetin misafirleri arasında yer alan Serap Paköz ve Arzu Özal’ın sürpriz doğum günü kutlaması da renkli görüntülere sahne oldu.</span></p>
<p><span>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hizla-buyuyen-huqqabazin-hizmet-standartlarini-tum-dunyada-ayni-seviyede-tutmak-icin-gelistirdigi-yeni-yontem-klonlama-atakoy-subesinde-tanitildi-385409">Hızla büyüyen HuQQabaz&#8217;ın hizmet standartlarını tüm dünyada aynı seviyede tutmak için geliştirdiği yeni yöntem &#8220;Klonlama&#8221; Ataköy Şubesi&#8217;nde tanıtıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Undawn ile kıyamet sonrası bir dünyada maceraya atılın &#8211; Şimdi tüm dünyada yayında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/undawn-ile-kiyamet-sonrasi-bir-dunyada-maceraya-atilin-simdi-tum-dunyada-yayinda-384581</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jun 2023 07:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[atılın]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet]]></category>
		<category><![CDATA[maceraya]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[undawn]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384581</guid>

					<description><![CDATA[<p>Will Smith ile omuz omuza vererek hayatta kalmaya çalışacağınız yepyeni bir açık dünya hayatta kalma oyunu olan Undawn şimdi PC, iOS ve Android için yayınlandı!!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/undawn-ile-kiyamet-sonrasi-bir-dunyada-maceraya-atilin-simdi-tum-dunyada-yayinda-384581">Undawn ile kıyamet sonrası bir dünyada maceraya atılın &#8211; Şimdi tüm dünyada yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Will Smith ile omuz omuza vererek hayatta kalmaya çalışacağınız yepyeni bir açık dünya hayatta kalma oyunu olan Undawn şimdi PC, iOS ve Android için yayınlandı!!</p>
<p> </p>
<p>15 Haziran 2023 &#8211; Bugün, global bir kitleye yüksek kaliteli oyunlar sunmaya adanmış bir oyun markası olan Level Infinite ile dünyanın en başarılı ve yenilikçi oyun geliştiricilerinden LightSpeed Studios, herkesi Undawn&#8217;da hayatta kalmaya davet ediyor. Tamamen Türkçe ve oynaması ücretsiz bu hayatta kalma RYO’su (Rol Yapma Oyunu), şimdi iOS ve Android cihazlarda, ayrıca Steam ve resmi internet sitesi üzerinden PC’de oyuncularla buluşuyor.</p>
<p>Undawn&#8217;da oyuncular, zombilerin istila ettiği bir dünyada hayatta kalan diğerleriyle birlikte hareket etmek zorunda. PvP ve PvE deneyimlerini bir araya getiren oyunda, oyuncular kıyamet sonrası çorak topraklarda hem zombi sürülerinin hem de düşman grupların saldırılarını savuşturarak hayatta kalma mücadelesi verecek. Unreal Engine kullanılarak geliştirilen Undawn, felaketzedeleri farklı arazi ve ekosistemlerle dolu devasa ve sürükleyici bir evrene taşıyor. Oyuncular, 1.000&#8217;den fazla mobilya, eşya ve yapı türü içeren kapsamlı bir serbest inşa sistemi kullanarak evlerini inşa edecek ve hep birlikte yeni bir medeniyet kuracaklar.</p>
<p> </p>
<p>“Undawn ile ekip, hayatta kalma türünü yeniden tanımlayacak bir açık dünya RYO’su geliştirmek gibi iddialı bir görev üstlendi,&#8221; diyor Level Infinite Pazarlama Direktörü Anthony Crouts. &#8220;Oyuncuların hayata geçen bu vizyonu deneyimlemeleri ve devasa kıyamet sonrası bu maceraya kendilerini gerçekten kaptırmaları için sabırsızlanıyoruz.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Atıldıkları bu nefes kesen macerada oyuncular ünlü yıldız Will Smith tarafından canlandırılan efsanevi felaketzede Trey Jones ile karşılaşacak. Trey, global bir felaketten dört yıl sonra, hayatta kalan diğer insanlara dünyada yollarını bulmalarına yardımcı olmak için bir rehber görevi görecek. Zombilere karşı ayakta kalmaya çalışan felaketzedeler, her biri kendi kurallarına sahip olan farklı gruplar hâlinde yaşayacak. Oyuncular, ünlü Kuzgunlar Sığınağı’nın birer üyesi olarak Palyaçolar, Kartallar, Baykuşlar ve Yağmacılar gibi zorlu ekiplerle bölgeleri için karşı karşıya gelecek ve güneş doğana dek en karanlık gecelerden bazılarını birlikte atlatacaklar.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/undawn-ile-kiyamet-sonrasi-bir-dunyada-maceraya-atilin-simdi-tum-dunyada-yayinda-384581">Undawn ile kıyamet sonrası bir dünyada maceraya atılın &#8211; Şimdi tüm dünyada yayında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batur: Çocuklar daha güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/batur-cocuklar-daha-guzel-bir-dunyada-yasamayi-hak-ediyor-381424</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2023 08:54:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[batur]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381424</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konak Belediyesi, Çevre Koruma Haftası’nı etkinliklerle kutlarken, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur çevre kirliliğine ve iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/batur-cocuklar-daha-guzel-bir-dunyada-yasamayi-hak-ediyor-381424">Batur: Çocuklar daha güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Belediyesi, Çevre Koruma Haftası’nı etkinliklerle kutlarken, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur çevre kirliliğine ve iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyor. Biz de Konak’ta bunu sağlamak için büyük çaba sarf ediyor, çevre konusunda ilçemizde yaptığımız çalışmalara büyük önem veriyoruz” diye konuştu.</b></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>5 Haziran Dünya Çevre Günü ile 5-11 Haziran Çevre Koruma Haftası Konak’ta etkinliklerle kutlandı. Konak Belediyesi’nin Güzelyalı Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’nda, birinci sınıflar için düzenlediği “Çevre Günü” temalı, “Bir umut Var” isimli tiyatro gösterisi öğrencilerinden büyük ilgi gördü. Çocuklar, iklim değişikliği ve çevre konulu oyunu dikkatle izledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Kültürpark’ta, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlenen etkinliklere katılarak stant açan Konak Belediyesi, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kentlerde Atık Yönetimi Uygulamaları” konulu panelde de yer aldı. Panelde Konak Belediyesi’nin ilçede uygulamaya koyduğu atık yönetimi ve çevre çalışmaları anlatıldı.</p>
<p> </p>
<p><b>“Bilinçli bir nesil geliyor”</b></p>
<p> </p>
<p>Çevre kirliliği ve iklim değişikliğinin tüm dünyada hayatı giderek zorlaştırdığına dikkat çeken Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, bu nedenle Konak’ta çevre, iklim değişikliği ve atık yönetimi çalışmalarına öncelik verdiklerini söyledi. Konak’ta ambalaj ve kâğıt atığı toplayan sokak emekçilerinin daha düzenli ve hak kaybına uğramadan çalışmasını sağlayan bir projeyi hayata geçirerek, Türkiye’ye örnek olacak bir çalışma yaptıklarını söyleyen Batur, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan hibe almaya hak kazanan “SPACE &#8211; Farkındalık, İklim ve Çevre İçin Stratejik Ortaklık” projesi kapsamında Konak’ta İklim Farkındalık Merkezi kuracaklarını belirtti. Türkiye ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerden yerel yönetim temsilcilerinin katılacağı bir iklim zirvesini Konak’ta düzenlemeye hazırlandıklarını da vurgulayan Batur, Sosyal İklim Derneği işbirliğinde yürüttükleri Yerel İklim Gençlik Elçileri projesi kapsamında Konak Genç İklim Meclisi kurduklarını da hatırlatarak, “Tüm dünya iklim krizine çözüm ararken, daha bilinçli bir nesil geliyor. Doğayı seven, yeşile âşık bir nesil bu. Onlar dünyayı eski haline döndürecek. Bu neslin önünü açmak zorundayız. Çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyor. Biz de Konak’ta bunu sağlamak için büyük çaba sarf ediyor, çevre konusunda ilçemizde yaptığımız çalışmalara büyük önem veriyoruz. Sürdürülebilir bir çevre ve iklime yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/batur-cocuklar-daha-guzel-bir-dunyada-yasamayi-hak-ediyor-381424">Batur: Çocuklar daha güzel bir dünyada yaşamayı hak ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2025 Yılında Dünyada Hipertansiyonlu Hasta Sayısının 1,5 Milyar Kişiye Ulaşacağı Öngörülüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2025-yilinda-dunyada-hipertansiyonlu-hasta-sayisinin-15-milyar-kisiye-ulasacagi-ongoruluyor-376037</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 May 2023 09:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyonlu]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[milyar]]></category>
		<category><![CDATA[öngörülüyor]]></category>
		<category><![CDATA[sayısının]]></category>
		<category><![CDATA[ulaşacağı]]></category>
		<category><![CDATA[yılında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376037</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hipertansiyon tüm dünya için çok önemli sağlık sorunlarından biri olmakla birlikte beraberinde farklı hastalıklar için getirdiği risk faktörleri nedeniyle önemi daha da artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025-yilinda-dunyada-hipertansiyonlu-hasta-sayisinin-15-milyar-kisiye-ulasacagi-ongoruluyor-376037">2025 Yılında Dünyada Hipertansiyonlu Hasta Sayısının 1,5 Milyar Kişiye Ulaşacağı Öngörülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Hipertansiyon tüm dünya için çok önemli sağlık sorunlarından biri olmakla birlikte beraberinde farklı hastalıklar için getirdiği risk faktörleri nedeniyle önemi daha da artıyor. Kardiyoloji uzmanı Dr. Cansu Ebren, hipertansiyonun yetişkin hasta popülasyonunda en sık konulan tanılardan birisi olduğunu ve aynı zamanda reçeteli ilaç kullanımının da en sık sebepleri arasında yer aldığının altını çizdi. Mevcut popülasyonun yaşlanması, sedanter yaşam tarzı ve obezitenin yaygınlaşmasının dünyada hipertansiyon sıklığının daha da artmasına nedene olacağının altını çizen Dr. Ebren “2025 için dünya genelinde hipertansiyonlu hasta sayısının yüzde 15-20’lik bir artış ile 1,5 milyar kişiye ulaşacağı öngörülmektedir.” dedi. </em></p>
<p> </p>
<p><strong>“HİPERTANSİYONA BAĞLI KOMPLİKASYONLAR HER YIL 9.4 MİLYON KİŞİNİN YAŞAMINA MAL OLUYOR”</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji uzmanı Dr. Cansu Ebren’in verdiği bilgiye göre, 18 yaşından büyük kişilerde muayene sırasında hekim tarafından yapılan tansiyon ölçümünde halk arasında büyük tansiyon olarak bilinen sistolik kan basıncının ³ 140 mmHg ve/veya küçük tansiyon olarak bilinen diyastolik kan basıncının ³90 mmHg bulunması yüksek kan basıncı olarak tanımlanıyor. </p>
<p>Hipertansiyonun “sessiz katil” olarak ifade edildiğini hatırlatan Dr. Cansu Ebren, “Hastalık hiçbir semptom vermeden başlayabildiği için tedavisiz kalıyor. Bu durumda başta damar yatağı, kalp, böbrek, göz ve beyne zarar veriyor” diye konuştu.  Hipertansiyon komplikasyonlarının dünyada her yıl 9,4 milyon kişinin yaşamına mal olduğuna dikkat çeken Dr. Ebren, bununla birlikte kalp hastalıklarına bağlı yaşam kayıplarının yüzde 45’inden, inmeye bağlı yaşam kayıplarının ise yüzde 51’inden hipertansiyonun sorumlu olduğunu ifade etti. Ayrıca kalp ve damar hastalıkları, inme, kronik böbrek yetmezliği ve atriyal fibrilasyon gelişimi için en önemli risk faktörlerinden birinin de yine hipertansiyon olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>HİPERTANSİYON SIKLIĞININ ARTACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR</strong></p>
<p>Dr. Ebren’in verdiği bilgiye göre, hipertansiyon yetişkin hasta popülasyonunda en sık konulan tanılardan biri olmakla birlikte reçeteli ilaç kullanımının da önde gelen sebepleri arasında yer alıyor. İstatistiklere göre erişkinde hipertansiyon prevalansının ortalama yüzde 30-45 arasında bildirildiğini ve bu prevelansın da yaşla birlikte arttığını söyleyen Dr. Ebren, “60 yaş üzerindeki bireylerde bu rakam yüzde 60’ın üzerine çıkmaktadır. 50 yaş altındaki kadınlarda daha az görülmesine karşın, menopoz sonrasında kadınlarda hipertansiyon görülme sıklığı hızlı bir şekilde artmakta ve erkekleri geçmektedir. 78 yaşında ise genel popülasyonun yüzde 90’ında hipertansiyon ile karşılaşılmaktadır” diye konuştu. </p>
<p>Mevcut popülasyonun yaşlanması, sedanter yaşam tarzının ve obezitenin yaygınlaşmasının dünyada hipertansiyon sıklığının daha da artacağı anlamına geldiğine dikkat çeken Dr. Ebren, “Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin en son yayınlanan 2018 yılına ait Hipertansiyon Kılavuzu’nda da belirtildiği üzere, 2025 yılında hipertansiyonun dünya genelinde yüzde 15-20’lik artışla 1.5 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir” dedi. </p>
<p> </p>
<p><strong>“GENÇ YAŞTA HİPERTANSİYON YAŞLILIKTA KÖTÜ BEYİN FONKSİYONLARINA NEDEN OLABİLİYOR”</strong></p>
<p>Hipertansiyonun yaşlılar üzerindeki etkilerinin gençlere kıyasla daha yıkıcı olabildiğini söyleyen Dr. Cansu Ebren, sözlerine şöyle devam etti: “Hipertansiyon tanılı kişilerde on yıllık majör kardiyovasküler olay yaşama riskinin 24-34 yaş aralığı için yüzde 1’in altında iken; 65 yaş üstünde bu oranın yüzde 30’u aştığına dikkat çekti. Bu nedenle kişinin sağlıklı bir şekilde yaşlanabilmesi için, genç yaşlarından itibaren düzeltilebilir risk faktörlerini minimalize etmesi, erken tanı ve tedavi almasının oldukça önem taşıyor.”</p>
<p>Yakın zamanda yayınlanan bir çalışmanın 30’lu yaşlarda yüksek kan basıncına sahip genç erişkinlerin, 70’li yaşlarına geldiklerinde -özellikle erkeklerin- daha kötü beyin fonksiyonlarına sahip olduklarını gösterdiğini söyleyen Dr. Ebren, “Bu grupta aynı zamanda demansın da daha fazla görüldüğü tespit edilmiş. Dolayısıyla sadece kalp değil, beyin sağlığınız için de kan basıncınızı belli aralıklarla ölçtürmeli ve yüksek saptanması halinde bir kardiyoloji uzmanına başvurmalısınız. Gençliğinizde kendinize vereceğiniz öz bakım, sağlıklı ve iyi bir yaşlanmanın anahtarı olacaktır” diye konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>HİPERTANSİYONU ÖNLEMEK İÇİN BU ÖNLEMLER ALINMALI!</strong></p>
<p>Sadece hipertansiyonun değil, genel kardiyovasküler riski azaltmada en etkili faktörlerden birinin sigaranın bırakılması olduğunun altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kardiyoloji uzmanı Dr. Cansu Ebren, hipertansiyondan korunma adına alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: </p>
<p>“Tütün ve tütün ürünlerinin bırakılması konusunda bireyler mutlaka teşvik edilmelidir. Kişi fazla kilolu ise kendi ideal vücut ağırlığına inmesi veya en azından ağırlığının minimum %5-10’u kadar kilo vermesi gerekmektedir. Tuz tüketimine mutlak surette dikkat edilmeli ve günlük sodyum alımı 2-2.4 gr (5-6 gr tuz) ile sınırlandırılmalıdır. Sağlıklı bir yaşam için Akdeniz tipi beslenme modeli benimsenmeli, sebze-meyve ağırlıklı, az yağlı, tam tahıllı besinlere öncelik verilmeli ve haftada en az iki kez balık tüketilmelidir.  Sedanter yaşamdan kaçınmak, haftanın en az 5 günü 30 dakikadan az olmayan, kişinin yaşına ve fiziksel durumuna uygun düzenli egzersiz yapılması çok önemlidir. Konunun ruhsal tarafına da bakacak olursak, meditasyon, yoga gibi gevşeme tekniklerinin uygulanması veya gereklilik halinde davranış kalıplarının düzeltilmesine yönelik psikoloterapi destekleri ile kişinin stresini daha iyi yönetmesi hiç şüphesiz hayat kalitesini arttırmasına yardımcı olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2025-yilinda-dunyada-hipertansiyonlu-hasta-sayisinin-15-milyar-kisiye-ulasacagi-ongoruluyor-376037">2025 Yılında Dünyada Hipertansiyonlu Hasta Sayısının 1,5 Milyar Kişiye Ulaşacağı Öngörülüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ Projesi Sanal Dünyada Çocuklara İlham Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-projesi-sanal-dunyada-cocuklara-ilham-oldu-375860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 14:00:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ilham]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sanal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depremden etkilenen çocuklar için Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) tarafından başlatılan ‘Hepimiz Çocuktuk’ projesi kapsamında Adıyaman’a giden DEÜ ekipleri, Oyuncak Atölyesi konteynerinde sanal gerçeklik teknolojilerini çocuklarla buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-projesi-sanal-dunyada-cocuklara-ilham-oldu-375860">DEÜ Projesi Sanal Dünyada Çocuklara İlham Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Depremden etkilenen çocuklar için Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ) tarafından başlatılan ‘Hepimiz Çocuktuk’ projesi kapsamında Adıyaman’a giden DEÜ ekipleri, Oyuncak Atölyesi konteynerinde sanal gerçeklik teknolojilerini çocuklarla buluşturdu. Etkinlik sayesinde çocukların teknolojiyi ve sanatı birlikte keşfettiklerini ifade eden DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Araştırma üniversitesi olarak, evlatlarımızın hem günümüz teknolojilerini tecrübe etmelerine hem de özgünlük ve yaratıcılık yönlerini geliştirmelerine önem veriyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz projelerle çocuklarımıza sanal dünyada sanatla ilham olmaya çalışıyoruz. Sonuçta geleceğimiz olan evlatlarımızın hayal gücü ile ülkemizi inşa edeceğimizi de biliyoruz” dedi.</p>
<p>Kahramanmaraş depremlerinin yaraları sarılırken; ilk günden itibaren bölgede yer alan ve birçok hizmeti vatandaşlarla buluşturan Dokuz Eylül Üniversitesi(DEÜ), ‘Hepimiz Çocuktuk’ sosyal projesi ile de minik kalplere dokunmayı sürdürdü. Bu kapsamda afetin vurduğu şehirlerden birisi olan Adıyaman’a giden DEÜ ekipleri, Oyuncak Atölyesi konteynerinde sanal gerçeklik teknolojilerini çocuklarla buluştururken; onların teknolojiyi ve sanatı birlikte keşfetmelerini sağladı.</p>
<p>Çalışmalar hakkında bilgi veren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, “Araştırma üniversitesi olarak, evlatlarımızın hem günümüz teknolojilerini tecrübe etmelerine hem de özgünlük ve yaratıcılık yönlerini geliştirmelerine önem veriyoruz. Bu kapsamda sürdürdüğümüz proje ile çocuklarımıza sanal dünyada sanatla ilham olmaya gayret gösteriyoruz” dedi.</p>
<p>DEÜ Rektörlüğü öncülüğünde ve Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi koordinasyonunda kentte konumlandırılan Oyuncak Atölyesi konteynerinde; gerçeklik teknolojilerine yoğun ilgi gösterildiğini kaydeden Rektör Hotar, “Evlatlarımızı sanal gerçeklik teknolojisi ile tanıştırarak; onların hayal güçlerini zenginleştirmelerine yönelik ortamı oluşturduk. Günümüzde; özgünlük ve yaratıcılık gibi kavramları desteklenmenin, zihinsel ve ruhsal gelişim açısından önemi zaten biliyoruz. Dolayısıyla kurumumuzun uzun vadeli stratejilerinde bu konuya odaklanıyoruz. Rektörlük olarak da teknoloji geliştiren ve üreten insanları küçük yaştan itibaren ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz. Bu atölye ile de felaketin olumsuz etkilerini yaşamak zorunda kalan evlatlarımıza moral vermeyi ve onlara yeni bir dünyayı sunmayı arzuluyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>EŞSİZ BİR DENEYİM OLDU!</strong></p>
<p>Dokunma tabanlı sanal gerçekliğe dayanan interaktif uygulamalara çocukların yoğun ilgi gösterdiğini açıklayan Rektör Hotar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgedeki çocuklar için sosyal hizmetlere farklı bir bakış açısı sunan teknolojik sunumlar ve uygulamalar, bu konuda devam eden Bilimsel Araştırma Projesi’ni(BAP) yürüten bir ekibimizin girişimleriyle planlandı. Bu doğrultuda ekibimiz, çocuklarımızın ilgisini çeken ve merak uyandıran teknolojiler hakkındaki soruları cevapladılar; günümüz teknolojileri hakkında bilgi verdiler. Evlatlarımız ise hem sanal ortamda resim ve çizim yapma imkanı buldu hem de dijital sanat kavramı ile tanıştılar. Bu sayede problem çözme becerilerini geliştirdiler. Sanal gerçeklik teknolojilerinin onlar için eşsiz bir deneyim olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde benzer çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çünkü geleceğimiz olan evlatlarımızın hayal gücü ile ülkemizi inşa edeceğimize inanıyoruz. İlgili BAP’ın Proje Yürütücüsü ve Güzel Sanatlar Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna’ya; araştırmacılar Diş Hekimliği Fakültemiz Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semiha Hülya Erten Can ile Güzel Sanatlar Enstitüsü Doktora Öğrencisi Merve Karagöz’e; ekibimizin diğer üyelerine teşekkür ediyoruz” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-projesi-sanal-dunyada-cocuklara-ilham-oldu-375860">DEÜ Projesi Sanal Dünyada Çocuklara İlham Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi dünyada ilk binde Türkiye&#8217;de yedinci</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-ilk-binde-turkiyede-yedinci-375710</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 May 2023 09:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[binde]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yedinci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=375710</guid>

					<description><![CDATA[<p>CWUR Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesini açıkladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-ilk-binde-turkiyede-yedinci-375710">Ege Üniversitesi dünyada ilk binde Türkiye&#8217;de yedinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CWUR Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesini açıkladı</p>
<p>Yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Center for CWUR tarafından hazırlanan “Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesi 2023 Sırlaması”nda Ege Üniversitesi, Türk üniversiteleri arasında 7’nci, dünya üniversiteleri içinde 892’nci sırada yer aldı. Toplam 20 bin 531 kurumun değerlendirildiği sıralamada EÜ, topladığı 70.8 puanla dünyada en iyi yüzde 4.6’lık dilimde yer alma başarısı gösterdi.</p>
<p>Ege Üniversitesinin her geçen gün dünya çapında adından söz ettirdiğini belirten Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünyadaki üniversiteler, ulusal ve uluslararası çeşitli sıralama kuruluşları tarafından belirli performans göstergeleri ve metriklere dayalı olarak sıralanıyor. Saygın sıralama kuruluşu Center for World University Rankings tarafından hazırlanan Dünyanın En İyi 2000 Üniversitesi sıralamasının 2023 yılı sonuçlarına göre üniversitemiz, değerlendirmeye alınan, dünyada 20 bin 531 üniversite arasında en iyi ilk yüzde 4.6’lık dilimde yer alarak bir başarıya daha imzasını attı. Ege, dünya üniversiteleri arasında 892’nci sırada yer alırken ulusal sıralamada 7’nci oldu. Üniversitemizin adının küresel düzeyde anılması, en iyi üniversiteler arasında gösterilmesi bizleri mutlu ediyor. Nitelikli akademik kadrosu, gelişmiş fiziki altyapı imkânları ve teknolojik donanımlarıyla hem ulusal hem de uluslararası alanda öne çıkaran üniversitemiz, bir araştırma üniversitesi olarak uluslararasılaşma vizyonuna uygun şekilde çalışmalarına aralıksız devam edecek. Büyük bir özveri ile çalışan tüm akademik ve idari çalışanlarıma katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p>CWUR, üniversitelerin değerlendirilmesinde eğitim kalitesini, mezun istihdamını, fakülte kalitesini ve araştırma performansını anketlere ve üniversite veri gönderimlerine dayanmadan değerlendiren tek akademik sıralama kuruluşu olması nedeniyle dünyanın küresel üniversiteleri arasındaki saygınlığını koruyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-ilk-binde-turkiyede-yedinci-375710">Ege Üniversitesi dünyada ilk binde Türkiye&#8217;de yedinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 11:44:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[geçen]]></category>
		<category><![CDATA[kurulan]]></category>
		<category><![CDATA[oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[santrallerinden]]></category>
		<category><![CDATA[santrallerinin]]></category>
		<category><![CDATA[üçok]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar ile yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları ele aldı. Webinarda; katılımcılar, geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372">Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar ile yenilenebilir enerji alanındaki fırsatları ele aldı. Webinarda; katılımcılar, geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</strong></p>
<p><strong>IICEC Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok, küresel ısınmada belirlenen ortalama ısının 1,5 dereceyi geçmesinin dünyadaki tüm dengeleri değiştireceğini belirterek, “Şu anda yenilenebilir enerjiye dönük önemli adımlar atılıyor. Uluslararası Enerji Ajansının rakamlarına göre, geçen sene dünyada kurulan elektrik santrallerinin %60’a yakını güneş, yüzde 30’a yakını ise, rüzgâr enerji santrallerinden oluştu. Yani neredeyse tamamı yenilenebilir enerji. Bu adımlara rağmen yine de 2030 yılında dünyadaki emisyonların yarı yarıya azaltılması oldukça zor görünüyor” dedi.</strong></p>
<p> Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi- IICEC tarafından düzenlenen “Sürdürülebilir Gelecek için Yenilenebilir Enerji Fırsatları” başlıklı webinar, 3 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirildi. Webinar kapsamında düzenlenen ve enerji sektörünün önde gelen aktörlerinin konuşmacı olarak yer aldığı panelde; geniş ölçekte sürdürülebilirlik perspektifinden, yenilenebilir enerjide büyüme, gelişim ve fırsat alanları ile Türkiye’nin bu alanda bulunduğu yere ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.</p>
<p><strong>“Ortalama ısı artışı 1,5 dereceyi geçerse dünyadaki bütün dengeler değişecek”</strong></p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan IICEC Koordinatörü<strong> Dr. Mehmet Doğan Üçok</strong>, küresel ısınmada gelinen noktaya dikkat çekerek, “Ortalama ısı artışı 1,5 derece ötesine geçerse dünyadaki bütün dengeler değişecek. IPCC’nin raporları, insan etkisiyle gerçekleşen iklimsel ısınmanın 1850-2000 yılları arasında eşi görülmemiş bir seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte iklim değişikliğinin ekstrem iklim olaylarını da beraberinde getirdiği bilimsel bir gerçek. Bu bağlamda küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, iklim güvenliği açısından son derece kritik bir eşik. Bu hedefe yönelik olarak Uluslararası Enerji Ajansı, 2050 net sıfır raporunda; global enerji sisteminin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmasına yönelik kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu. Emisyonları net sıfıra çekmek için; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrifikasyon, hidrojen ve hidrojen bazlı yakıtlar, biyoenerji ve karbon yakalama, depolama temel başlıklar olarak ortaya konuldu. Stanford Üniversitesinin yapay zekaya dayalı modellemesine göre ise dünya 1,5 dereceyi 2030’lu yıllarda görüyor olacak. </p>
<p>İklim krizi noktasında tüm bu yaşananlara karşın dünyada iyi gelişmeler de olmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın rakamlarına göre, geçen yıl dünyada kurulan elektrik santrallerinin %60’a yakını güneş, %30’a yakını da rüzgâr enerji santrallerinden oluştu. Neredeyse tamamı yenilenebilir enerji. Yine mevcut rakamlara rağmen 2030’da dünyadaki emisyonların yarı yarıya azalması zor görünüyor” diye konuştu.</p>
<p>Açılış konuşmasının ardından Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı <strong>Elif Düşmez Tek</strong>’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde; Enerjisa Üretim CEO&#8217;su <strong>İhsan Erbil Bayçöl</strong>, ING Grubu Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Global Lideri <strong>Diederick Van Den Berg</strong>, Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>İbrahim Erden</strong>, Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ali Kındap</strong> ve TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Dr. Nurşen Numanoğlu</strong>; yenilenebilir enerji ve Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p><strong>“Enerji sektörü, son yıllarda büyük bir değişim, dönüşüm ve kriz ortamından geçiyor”</strong></p>
<p><strong><u>Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı Elif Düşmez Tek:</u></strong></p>
<p>“Enerji sektörü olarak, son yıllarda büyük bir değişim, dönüşüm ve kriz ortamından geçiyoruz. Bu değişim dönüşümün ilk tetikleyicisi iklim değişikliği oldu. İklim değişikliğinin tetiklediği enerji dönüşümünü konuşurken, COVID pandemisiyle karşı karşıya kaldık. Bununla birlikte arz talep dengesizlikleri ve sonra da tedarik zincirinin sorunlarıyla ortaya çıkan büyük bir belirsizlik dönemi yaşadık. Sonrasında ise bu sefer de Rusya- Ukrayna savaşının getirdiği ve en çok da Avrupa&#8217;nın etkilendiği büyük bir arz güvenliği krizi ortaya çıktı. Bu süreçte yeni dengelerin kurulmasına şahitlik ediyoruz, bildiklerimiz var, daha bilemediklerimiz var ve bunları da tahmin etmeye çalışıyoruz. </p>
<p>Bu yaşananlara da Türkiye perspektifinden bakarsak, bir taraftan risk unsurları var ama bir taraftan da yeni fırsat alanları belirdiğini gözlemliyoruz. Ortaya çıkan risklerin yönetilmesinde hem de fırsatların daha iyi anlaşılmasında ve bu fırsatların yakalanmasında analitik bazı öngörüler geliştirmek son derece kıymetli. IICEC&#8217;in hazırlamış olduğu Türkiye Enerji Öngörüleri, yakın zamanda Türkiye’nin yenilenebilir enerji görünümü çalışması alanındaki öncü çalışmalardan birisi oldu. Bu çalışma; Türkiye&#8217;nin yenilenebilir enerjide ve ilgili teknolojilerde enerji güvenliği, temiz enerji dönüşümü, rekabetçi ve teknoloji odaklı sanayi gelişimi için çok boyutlu fırsatlar sunan; yüksek büyüme potansiyelinin de değerlendirilmesi için insan kaynağı gelişimi de dahil olmak üzere paydaşlara 7 somut öneri sunuyor.”</p>
<p><strong>“Enerji sektöründe yetişmiş insan gücüne ve daha fazla kadın çalışana ihtiyaç var”</strong></p>
<p><strong><u>Enerjisa Üretim CEO&#8217;su İhsan Erbil Bayçöl:</u></strong></p>
<p>“Türkiye&#8217;nin 2030’da rüzgâr ve güneş hedefinin ne olduğunu geçen yıl tam olarak bilmiyorduk. Hem ulusal enerji planı hem de IICEC çalışması, en azından bazı şeyleri somutlaştırmış oldu. Ancak hedefiniz ne olursa olsun, bunu yerine getirecek olan insandır. Dolayısıyla Türkiye&#8217;nin ve dünyanın 2030, 2040, 2050’ye dair yenilenebilir ya da sıfır karbonla ilgili hedeflerde en temel ihtiyaç insandır. Şu anda gerek Türkiye’de gerekse de başka coğrafyalarda bunun eksikliğini, sıkıntısını görebiliyoruz. Yetişmiş insan gücüne, ihtiyacımız var. </p>
<p>Bunun yanında yine sektörün en büyük sıkıntılarından bir tanesi de kadın çalışan sayısıdır. Enerjisa üretim olarak, 1.000 megavatlık bir yatırımın altına girmiş vaziyetteyiz. Önümüzdeki 3 sene içerisinde bunları hayata geçirmek istiyoruz. O yolculuktaki tek hayalimiz, 1.000 megavat santrali daha işletmeye kazandırmak değil, bu santraller işletmeye geçtiğinde en azından birkaç santralimizin santral müdürünün kadın olması, mühendislerinin kadın olması, teknisyenlerin kadın olması ve bir santrale girdiğinizde tüm kadroyu kadın olarak görebiliyor olmaktır.”</p>
<p><strong>“Dünya olarak, enerji geçişinin daha başında olduğumuzu kabul etmemiz gerekiyor”</strong></p>
<p><strong><u>ING Grubu Yenilenebilir Enerji ve Elektrik Global Lideri Diederick Van Den Berg:</u></strong></p>
<p>“Uluslararası bir banka olarak, 40’tan fazla ülkede varız ve bu network kanalıyla birçok tarafla, konuşuyoruz. Pazarlar ve gelişmeler konusunda bize çok istihbarat geliyor, özellikle yenilenebilir enerji bağlamında. İlk kez olarak diyebilirim ki, bazı endüstri liderlerinin güçlü ekonomik rüzgârlardan ve bazı faaliyetlerin yavaşlamaya başladığından bahsettiklerini görüyorum. Global olarak da büyük veri sağlayıcıları tarafından bazı veriler paylaşılıyor. Net bir şekilde yavaşlama olduğu görülüyor, özellikle de Çin ve Hindistan bu bağlamda ön plana çıkıyor. </p>
<p>Temiz enerji için yatırımlar belki geçmişe kıyasla biraz daha az avantajlı olsa da mesela büyük rüzgâr türbini üreticileri özellikle bir iki yıldır kayba uğruyorlar. Belirsizlikler; yatırımlarda yavaşlamalara, ertelemeler hatta yatırım kararlarının tamamen iptal olmasına sebep olabiliyor. Özellikle birçok ülkede projelerle ilgili bekleme ve izinlerin çıkma süreleri gitgide uzuyor. Yenilenebilir enerji konusunda bazı kesintilerin de olduğunu görüyoruz. Tabii ki pazardan pazara bu değişiklik arz ediyor. Ama tüm bunlar da yenilenebilir enerji konusunda önümüze güzel bir tablo çıkartmıyor. Ben, temiz enerji konusunda iyimserim ve destekçisiyiz. Bu çok gerçeklik payı yüksek olan ve finans çevrelerinden de aslında bu süreci hızlandırmak konusunda talepler söz konusu. Şu anda hükümetler tarafından belirlenmiş iddialı hedeflerin gerçekleştirilmesi, tahminimizden biraz daha uzun sürebilir. Dünya olarak, bu temiz enerji geçişinin daha başında olduğumuzu da kabul etmemiz gerekiyor. Bu piyasada; yatırımcılar, bankalar, insanlar sonuçta 10-20 megavatlık projeler yapma konusunda arzuya sahip değiller. Çok uzun sürüyor, maliyeti yüksek, o yüzden de daha ziyade portföylerin geliştirilmesine odaklanıyorlar.”</p>
<p><strong>“Türkiye olarak rüzgâr türbininde %50’nin üzerinde yerliliği sağlayabilen bir ülkeyiz”</strong></p>
<p><strong><u>Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden:</u></strong></p>
<p>“Türkiye&#8217;de rüzgârda gelinen yerlileşme, son 15 senede olmuş. Bu sadece rüzgârda değil, hidroelektrikte de oldu, jeotermalde de kısmen oldu. Bu ülkenin 100 yıllık geçmişinin belki son 60-70 senesi özellikle ciddi sanayileşme hamleleriyle geçti. Son 15 senedir de bunun yenilenebilir enerjiye yansımalarını gördük. Burada rüzgâr türbininde %50’nin üzerinde yerliliği sağlayabilen, YEKA türbininde %65’leri hedefleyen bir durumdayız. Bu bir kazanç ise, bu kazancın da geleceğe tahvili önemlidir. Bundan sonra bu globalleşmeden globalleşmeye daha çok giden dünyada hem Avrupa&#8217;nın hem Amerika&#8217;nın sadece doğalgaz tedarikçi partneri geçiş güzergahıyız söyleminin ötesinde, gerçekten tedarikçi partneri olma şansımız var. </p>
<p>Uzakdoğu’da merkezileşmiş tedarik zinciri Avrupa Birliğinin çevresine yayılacak. Biz de burada en ciddi sanayi altyapısına sahip ülkelerden bir tanesiyiz. Sanayileşmiş altyapımızı hem kendi ihtiyaçlarımız için hem de Avrupa&#8217;nın ve Avrupa müttefiki ülkelerinin hizmetine sunup, kazanç elde etmeliyiz. Burada bugün rüzgâr sanayi yılda 1,5 milyar dolar ihracat yapıyor. Bu önemli bir kazanım. 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Dolayısıyla biz bu dönüşümün içerisinde potansiyelimizi de harekete geçirmek zorundayız. Önümüzde en az 20 bin megavat rüzgârda, 10 bin megavat güneşte verilecek kapasitelerin, 2030’a kadar hem yeşil dönüşüm ihtiyacını karşılamak hem de Avrupa&#8217;da rekabette bizi öne geçirecek fırsat yaratacağını öngörüyorum.”</p>
<p><strong>“Türkiye&#8217;nin jeotermaldeki potansiyeli beklentimizin çok daha üzerinde”</strong></p>
<p><strong><u>Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap:</u></strong></p>
<p>“Ülkemizin potansiyeli ve gücüne inanmış bir girişimci grubuyuz. Dünyanın enerjideki dönüşüm hedeflerini, Türkiye&#8217;nin dönüşüm hedeflerini düşündüğümüz zaman, elimizdeki bu potansiyeller hem rüzgâr hem güneş hem de jeotermal olsun hakikaten çok kıymetli. Jeotermal diğerlerine göre, potansiyelini tam olarak anlatamamış kaynaklardan bir tanesidir. Rüzgâr ve güneşi konuşmaya başlamadan önce jeotermal hayatımızdaydı. Cumhuriyet döneminde bu kaynakların hem ısıtma hem sağlık hem de kaplıca amaçlı yoğun şekilde kullanıldığını görüyoruz. </p>
<p>YEKDEM dönemindeki çalışma ve yatırımlarla gördük ki, bu potansiyelin çok daha üzerindeyiz. Şu an için 1.700 megavatlık bir kurulu güce ulaşmışız. Bu kurulu güçle Avrupa&#8217;da 1’inci, dünyada 4’üncü seviyeye ulaşmış durumdayız. Jeotermal sadece elektrik alanında kurulu gücüyle ön planda değil, yapılan bazı yatırımlarla da 5.020 megavatlık doğrudan kullanımı da söz konusu. Bu doğrudan kullanımın çoğunu şu an şehir ısıtma, sera ısıtma, turizm ve termal amaçlı kullanıyoruz. Bir termik santral gibi çalışabilme özelliğine sahibiz. Mevsimselliklerden zarar görmüyor, gece gündüz farkından hiçbir şekilde etkilenmiyoruz. Yaklaşık %85 bir kapasite ile çalışma imkânımız var. Türkiye&#8217;nin jeotermaldeki potansiyeli beklentimizin çok daha üzerinde. Sadece doğal jeotermal kaynaklar özünde bakarsak, ülkemiz son keşifler ve MTA tarafındaki kayıtlara göre, 62 bin megavatlık termal bir enerjimiz söz konusu. Bu keşfedilmiş bir enerji. Biz, bunun 1.700 megavatını şu an elektrik santrali noktasında faydalanıyoruz, 5.020 megavatını doğrudan faydalanıyoruz. Yani önümüzde kullanabileceğimiz çok daha büyük bir potansiyel var.”</p>
<p><strong>“Türkiye yeni teknoloji düzeninin önemli bir aktörü ya da parçası olmalı”</strong></p>
<p><strong><u>TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Nurşen Numanoğlu:</u></strong></p>
<p>“Günümüzde elektrifikasyon giderek artıyor. Elektrikli araçlarla ilgili çok ciddi bir hedef var. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği aslında en fazla fona ulaşabilecek tek alan. Finans kurumlarının da kendi sürdürülebilir portföylerini oluşturmaları lazım. Bütün bunların bizi daha fazla yatırım için cesaretlendirebilecek bir yere götüreceğini düşünüyorum. Küreseldeki dinamik yapı çok, içerideki bütün politikaları da etkiliyor. Özellikle AB, çok büyük bir ticaret hacmine sahip ve çok büyük bir alanda etkisi var. Son dönemde Avrupa Yeşil Mutabakatı ile oradaki kuralları tedarik zincirindeki bütün ülkelere yansıtma, onlardan da aynı şeyi bekleme gibi bir düzenleme silsilesiyle götürüyor işi. Serbest ticaret anlaşmalarına konu oluyor ya da sınırdan karbon düzenleme mekanizması veya uygulamaya koyacağı bazı düzenlemelerle zaten o yolculuğu yapmak durumunda da kalıyorsunuz. Burada karbon ayak izinin izlenmesine yönelik bir yansıma var. Bu karbon ayak izinin izlenmesi, sadece o işletmenin kendi yapısı içerisinde olan bir şey değil, değer zincirinin tamamına yansıyor. Siz Avrupa&#8217;daki bir tedarikçi olmasanız bile Avrupa&#8217;daki bir şirketin Türkiye&#8217;deki bir tedarikçisi olmanız, sizin karbon ayak izinizle ilgili bilgilerin de o firma tarafından AB kurumlarına gösterilmesi gerekiyor. Bunu aslında AB’deki rekabet gücümüzün korunması ve daha da artırılması için bunu fırsat olarak görüyoruz. Hem yeşil dönüşümün ülkede oluşması hem de rekabet avantajı yaratacak şekilde hızlı geçişi yapabilmek için önemli olduğunu düşünüyoruz. </p>
<p>Bir diğer önemli unsur da AB’nin önemli araçlarından bir tanesi global Gateway. Bu, AB sınırları dışında AB için önemli olan stratejik projeleri gerçekleştirmek üzere oluşturulan bir fon mekanizması. Global Gateway’in alanlarından bir tanesini de stratejik temiz enerji dönüşüm teknolojileri olarak belirlendi. Türkiye açısından bu iş birliklerinin, teknoloji geliştirmenin, tedarik zincirlerinde birlikte hareket etmenin konuşulduğu bir dönemdeyiz. Dolayısıyla Türkiye&#8217;nin bu yeni teknoloji düzeninin önemli bir aktörü ya da onun parçası olması yönünde çaba sarf etmesi gerekiyor. “</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ucok-dunyada-gecen-yil-kurulan-elektrik-santrallerinin-yaklasik-90i-yenilenebilir-enerji-santrallerinden-olustu-372372">Dr. Üçok; &#8220;Dünyada geçen yıl kurulan elektrik santrallerinin yaklaşık %90&#8217;ı yenilenebilir enerji santrallerinden oluştu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Altay: &#8220;Dünyada Lider Bir Ülke İnşa Etmeye Çalışıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-lider-bir-ulke-insa-etmeye-calisiyoruz-371273</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 18:26:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[etmeye]]></category>
		<category><![CDATA[inşa]]></category>
		<category><![CDATA[lider]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371273</guid>

					<description><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı ve AK Parti Konya Milletvekili Adayı Burhanettin Sevencan ile birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Emirgazi ilçesine kazandırılan Şehir Konağı’nın açılışını yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-lider-bir-ulke-insa-etmeye-calisiyoruz-371273">Başkan Altay: &#8220;Dünyada Lider Bir Ülke İnşa Etmeye Çalışıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı ve AK Parti Konya Milletvekili Adayı Burhanettin Sevencan ile birlikte Büyükşehir Belediyesi tarafından Emirgazi ilçesine kazandırılan Şehir Konağı’nın açılışını yaptı. </p>
<p>14 Mayıs seçimlerinin bu zamana kadar yapılan seçimler içerisinde en önemlisi olduğunu ifade eden Başkan Altay, “Ülkemiz için adeta yeni bir dönüm noktası. Biz, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcını yapmak istiyoruz. Biz, Cumhuriyetimizin 100. yılında sadece bölgesinde değil; dünyada lider bir ülke inşa etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p>Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Emirgazi Şehir Konağı açıldı.</p>
<p>Açılış programında konuşan Emirgazi Belediye Başkanı Nurişen Koçak, ilçeye kazandırılan tüm yatırımlar dolayısıyla Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti.</p>
<p><strong>“YATIRIM VE HİZMETLER DEVAM EDECEK”</strong></p>
<p>AK Parti Konya Milletvekili Adayı Burhanettin Sevencan, “Konya Büyükşehir Belediye Başkanımızın hükümetimizle beraber yatırımları devam ediyor ilçemize, bölgemize. Bugünkü yaptığı Emirgazi Şehir Konağı açılış töreni de çok kıymetli. Yatırım ve hizmetleri devam edecek. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“EMİRGAZİ’YE 148 MİLYON LİRALIK YATIRIM YAPTIK”</strong></p>
<p>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, göreve geldikleri günden itibaren üç temel hedef ortaya koyduklarını hatırlatarak, “Birincisi, altyapısı tamamlanmış ilçeler. İkincisi, sosyal hayatın merkezdeki standartlara ulaştığı ilçeler ve son olarak da tarımsal ve hayvansal üretimle uğraşan vatandaşlarımızın gelirlerini artırıldığı, desteklerinin artırıldığı ilçeler ortaya çıkarmak. Bu manada yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Emirgazi&#8217;mize de bugüne kadar güncel bedellerle 148 milyon liralık yatırım gerçekleştirdik” diye konuştu.</p>
<p>İlçelerin sosyal hayatına etki edecek projeleri yapmaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan Altay, “Şehir Konakları, Konya&#8217;mız için bir konsept. İçerisinde yüzme havuzunun, spor alanlarının, KOMEK kurslarımızın bulunduğu adeta ilçelerimizin sosyal hayatının merkezi olan binalar inşa ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“DÜNYADA LİDER BİR ÜLKE İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”</strong></p>
<p>14 Mayıs seçiminin bu zamana kadar yapılan seçimler içerisinde en önemlisi olduğuna dikkat çeken Başkan Altay, “Ülkemiz için adeta yeni bir dönüm noktası. Biz, Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcını yapmak istiyoruz. Biz, Cumhuriyetimizin 100. yılında sadece bölgesinde değil; dünyada lider bir ülke inşa etmeye çalışıyoruz. Bizim insanımız ferasetlidir, Konyalılar ferasetlidir. Sandık önüne geldiğinde Konya gereğini yapar. 14 Mayıs’ta da Cumhurbaşkanı’mıza çok yoğun bir destek vereceğinize biz inanıyoruz. Bakın şöyle sadece Emirgazi‘de son 7 yılda, 8 yılda Büyükşehir Yasası ile birlikte yapılanları ortaya koysak, ilçemizin çehresini nasıl değiştiğine siz şahitlik ediyorsunuz. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, milletvekillerimizle birlikte Konya’mıza çok daha önemli hizmetleri ilçe belediye başkanımızla koordineli bir şekilde gerçekleştireceğiz” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Başkan Altay son olarak Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti ilçe başkanlarına uyum içerisinde çalıştıkları için teşekkür ederek, hep birlikte Konya’ya hizmet etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.</p>
<p><strong>“EMİRGAZİ’YE CUMHURBAŞKANIMIZIN BİR MÜHRÜNÜ BIRAKIYORUZ”</strong></p>
<p>AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı, “21 yıllık iktidarımızda Allah’a hamdolsun Türkiye’nin 81 ilinde izimizin olmadığı, hizmetimizin olmadığı hiçbir yer yok. Bugün Emirgazi’de çok önemli bir açılış yapıyoruz. Bu şehir konağı konsepti özellikle Konya’mızın merkezinde ve geri kalan 31 ilçesinde çok işe yarayan, milletimizin çok sık kullandığı, sosyal hayatı çok geliştiren bir proje. İlçemize çok güzel bir hizmet kazandırmış oluyoruz hem de Emirgazi’mizin çevresini değiştirecek çok güzel bir yapı buraya AK Parti’nin, Cumhurbaşkanımızın bir mührünü bırakmış oluyoruz” açıklamasında bulundu.</p>
<p>AK Parti Emirgazi İlçe Başkanı Uğur Çanakçı ve MHP Emirgazi İlçe Başkanı Mehmet Tanrıverdi’nin de katıldığı programda konuşmaların ardından Emirgazi Şehir Konağı dualarla açıldı.</p>
<p><strong>BAŞKAN ALTAY HALKAPINAR’DA DA VATANDAŞLARLA BULUŞTU</strong></p>
<p>Başkan Altay ilçe programları kapsamında Halkapınar’ı da ziyaret etti. AK Parti Konya Milletvekili Adayı Burhanettin Sevencan, Halkapınar Belediye Başkanı Mehmet Bakkal, AK Parti Halkapınar İlçe Başkanı Fatih Köşger, MHP Halkapınar İlçe Başkanı Ali İhsan User ile birlikte AK Parti İlçe Teşkilatı’nda partililerle bir araya gelen Başkan Altay ilçe esnafını da ziyaret ederek hayırlı işler diledi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-altay-dunyada-lider-bir-ulke-insa-etmeye-calisiyoruz-371273">Başkan Altay: &#8220;Dünyada Lider Bir Ülke İnşa Etmeye Çalışıyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü: Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirtti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzm-dr-hatice-irem-uzumcu-kalp-ve-damar-hastaliklarinin-tum-dunyada-baslica-olum-nedeni-oldugunu-belirtti-365432</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 08:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlıca]]></category>
		<category><![CDATA[belirtti]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklarının]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[irem]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[olduğunu]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[uzm]]></category>
		<category><![CDATA[üzümcü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365432</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastanemizde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü, Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirterek, hastalıkların henüz oluşmadan önlenebilmesi için toplumda gerekli farkındalığın oluşturulmasının altını çizdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzm-dr-hatice-irem-uzumcu-kalp-ve-damar-hastaliklarinin-tum-dunyada-baslica-olum-nedeni-oldugunu-belirtti-365432">Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü: Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirtti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hastanemizde Kardiyoloji Uzmanı olarak görev yapan Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü, Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirterek, hastalıkların henüz oluşmadan önlenebilmesi için toplumda gerekli farkındalığın oluşturulmasının altını çizdi.</p>
<p>Kalp ve Damar Hastalıklarının her yıl yaklaşık 19 milyon ölüme yol açtığını belirten Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü, “Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada başlıca ölüm nedenidir. Her yıl yaklaşık 19 milyon ölüme yol açmakta olup toplumun beklenen yaşam süresinin artışı ile birlikte bu oranın giderek yükselmesi beklenmektedir. Oluşturduğu morbidite nedeniyle toplumlara ciddi ekonomik yük oluşturmaktadır. Tüm bu nedenlerle kardiyovasküler hastalıkların henüz oluşmadan önlenebilmesi için toplumda gerekli farkındalığı oluşturmak çok önemlidir. Başta aile hekimleri olmak üzere tüm hekimler; koruyucu hekimlik adına önlenebilir kardiyovasküler risk faktörlerini tespit ederek kişileri uygun yaşam tarzı değişikliğine yönlendirmelidir. Yüksek kardiyovasküler risk faktörlerine sahip bireyler ise erken tespit edilerek ileri inceleme ve tedavi için kardiyoloji hekimlerine sevk edilmelidir” dedi.</p>
<p>Kalp sağlığını olumsuz etkileyen faktörleri sıralayan Uzm. Dr. Üzümcü, “Hayatımızda yapacağımız ufak değişiklikler bizi kalp hastalıklarından koruyabilir. Kalp hastalıklarının temelinde genetik, ırk, yaş, cinsiyet, ailede kalp hastalığı öyküsü olması gibi değiştiremeyeceğimiz faktörlerin yanı sıra yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara-alkol tüketimi, yüksek kan kolesterol seviyeleri, obezite, uygunsuz diyet, hareketsiz yaşam tarzı gibi değiştirilebilir faktörler de bulunmaktadır” dedi.</p>
<p>Sağlıklı bir kalp için önerilerde bulunan Uzm. Dr. Üzümcü, “Dünyada her saniye bir kişi kalp ve damar hastalıklarından hayatını kaybetmektedir. Kötü beslenme alışkanlıkları dünyadaki en sık 10 ölüm nedeninden 4’ü ile doğrudan bağlantılıdır. Bu sebeple sağlıklı beslenme çok önemlidir. Fiziksel aktivite yetersizliğinin sonucu olan obezite, özellikle çocukluk çağından itibaren görüldüğünde ileride kalp hastalığı gelişme riskini büyük oranda artırır. Kendi kalp sağlığınız için haftada en az 5 gün en az 30 dakika orta zorlukta egzersiz önermekteyim. Dünyada tütün içen her iki kişiden biri tütünle ilişkili hastalıklar nedeniyle ölmektedir. Bu sebeple tütün ve tütün ürünlerinden mutlaka uzak durulmalıdır. Tüm bunların yanı sıra kendi vücudunuzu tanıyın ve kan değerinizi sık sık takip edin. Hem kendimiz hem çocuklarımızın geleceği için yaşam tarzımızı değiştirmeye bugünden başlayalım” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzm-dr-hatice-irem-uzumcu-kalp-ve-damar-hastaliklarinin-tum-dunyada-baslica-olum-nedeni-oldugunu-belirtti-365432">Uzm. Dr. Hatice İrem Üzümcü: Kalp ve Damar hastalıklarının tüm dünyada başlıca ölüm nedeni olduğunu belirtti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Brandefense CEO&#8217;su Hakan Uzun: Siber dünyada gündem ısınıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/brandefense-ceosu-hakan-uzun-siber-dunyada-gundem-isiniyor-364773</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 10:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[brandefense]]></category>
		<category><![CDATA[ceosu]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hakan]]></category>
		<category><![CDATA[ısınıyor]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik dünyası son dönemde oldukça hareketli günler geçiriyor. Farklı motivasyonlara sahip hacktivist grupların saldırıları yine dünyanın farklı bölgelerindeki kamu ve özel sektör kuruluşlarını hedef alıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/brandefense-ceosu-hakan-uzun-siber-dunyada-gundem-isiniyor-364773">Brandefense CEO&#8217;su Hakan Uzun: Siber dünyada gündem ısınıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik dünyası son dönemde oldukça hareketli günler geçiriyor. Farklı motivasyonlara sahip hacktivist grupların saldırıları yine dünyanın farklı bölgelerindeki kamu ve özel sektör kuruluşlarını hedef alıyor. Brandefense CEO’su Hakan Uzun siber güvenlik alanındaki gelişmeleri değerlendirirken hacktivist bir grubun fidye yazılımı tehdidiyle öne çıkmasının sektör için taşıdığı önemi vurguladı.</strong></p>
<p>İçerisinde bulunduğumuz teknoloji çağında siber saldırılar her geçen gün artış göstermeye devam ediyor. Özellikle hacktivist grupların güç kazanmasıyla birlikte bu alandaki tehdit büyürken, 2023’ün ilk çeyreği içerisinde de bu tehditler birer siber saldırıya dönüştü. Hacktivist grupların çeşitli saldırılar özelinde birbirlerini desteklemesi veya bir mücadele içerisine girmesi gündemi oldukça ısıtırken, akıllara da “Küresel bir siber savaş mı başlıyor?” sorusu geldi. <strong>Brandefense CEO’su Hakan Uzun</strong> siber güvenlik dünyasındaki son gelişmeleri değerlendirdi. </p>
<p>“Son günlerde siber güvenlik gündemi oldukça yoğun geçiyor. Özellikle hack gruplarının farklı ülkelerdeki kamu ve özel kuruluşları hedef alması küresel anlamda bir hareketliliğe neden olmuş durumda. Geçmişte sıkça işittiğimiz savaşların artık cephede değil siber alanda gerçekleşeceği söylemine bugün tanıklık ediyoruz. Çünkü dünya haritasına baktığınızda Rusya’dan Sudan’a, Malezya’dan İsrail’e kadar birçok saldırı yaşanıyor. </p>
<p>Bu saldırılardan bir tanesi geçtiğimiz günlerde AnonGhost Official isimli hacktivizm grubu tarafından İsrail Savunma Kuvvetleri’ne (IDS) karşı gerçekleştirildi. Grup saldırıya ilişkin kanıt olarak ise İsrail&#8217;de bulunan bazı sunucuların uzaktan erişim bilgilerine sahip olduğunu iddia ederek bir IP adresi listesi paylaştı. Bununla da yetinmeyen AnonGhost, İsrail bankalarına ait binlerce müşteri hesabı erişimi olduğunu da iddia etti ve kanıt olarak “Bank Hapoalim” isimli bankanın internet bankacılığı şubesinden alınan ekran görüntüsünü paylaştı. Ancak bu kanıtın sektörel istihbarat açısından oldukça yetersiz olduğunu söylemek mümkün. </p>
<p><strong>Hacktivist gruplar fidye yazılımı tehdidine mi yöneliyor?</strong></p>
<p>Filistin yanlısı AnonGhost Official’ın İsrail’deki kurumlara gerçekleştirdiği saldırılar dışında Anonymous Sudan isimli hacktivizm grubunun, Fransa ve Belarus&#8217;ta bulunan bazı havalimanları ve hastanelere yönelik DDoS saldırısına başladığını duyurması da sektörel olarak yankı uyandıran gelişmelerin başında geliyor. Anonymous Sudan&#8217;ın saldırısına, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte ortaya çıkan KillNet grubundan da destek geldi. Anonymous Sudan grubu ile KillNet’in saldırıları bunlarla da sınırlı kalmadı. Anonymous Sudan&#8217;ın Avustralya eğitim sektörünü hedef alan saldırılarına yine KillNet’ten destek geldi. </p>
<p>Öte yandan Anonymous Sudan şu ana dek büyük bir saldırı ilanı yayınlamadı. Çoğunlukla kıyıda köşede ve açıkta kalmış sunuculara zafiyetleri dolayısıyla erişip çeşitli tehditler yaratıyorlar. Hacktivist bir grubun fidye yazılımı tehdidiyle öne çıkmasını siber güvenlik dünyası için görece &#8220;yeni&#8221; bir gelişme olarak değerlendirebiliriz.</p>
<p>Anonymous Sudan’ın saldırılarına verdiği destekle dikkat çeken KillNet, geçtiğimiz günlerde şirketleşmeye gittiğini ve yatırımcı aradığını duyurdu. &#8220;BLACKSKILLS&#8221; adı verilen bu oluşumun 24 farklı bölgede biriminin olduğu ve şirkete katılmak isteyen 3 binden fazla tehdit aktöründen başvuru alındığı iddia ediliyor. Girişimini &#8220;Özel askeri hacker şirketi&#8221; olarak adlandıran KillNet, başvuruları bir Telegram botu aracılığıyla toplarken, başvurusu kabul edilen adayların anonimliğinin sağlanmasının ardından şirkete katılacağı belirtiliyor.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/brandefense-ceosu-hakan-uzun-siber-dunyada-gundem-isiniyor-364773">Brandefense CEO&#8217;su Hakan Uzun: Siber dünyada gündem ısınıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Büyükakın: Dünyada her gün 85 milyon çocuk aç uyuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-dunyada-her-gun-85-milyon-cocuk-ac-uyuyor-363991</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 11:41:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[milyon]]></category>
		<category><![CDATA[uyuyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yetim iftarında bir konuşma yapan Başkan Büyükakın, “Filistin’deki kardeşlerimize zulüm ediliyor. Bu acımasızlıklardan en çok çocuklar ve kadınlar etkileniyor’’ dedi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-dunyada-her-gun-85-milyon-cocuk-ac-uyuyor-363991">Başkan Büyükakın: Dünyada her gün 85 milyon çocuk aç uyuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yetim iftarında bir konuşma yapan Başkan Büyükakın, “Filistin’deki kardeşlerimize zulüm ediliyor. Bu acımasızlıklardan en çok çocuklar ve kadınlar etkileniyor’’ dedi</p>
<p>Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İHH İnsani Yardım Vakfı’nın organize ettiği iftar programında yetimler buluştu. AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, İHH Kocaeli İl Temsilcisi İsmail Yeşildal, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Hasan Aydınlık ve çok sayıda gönüllünün yer aldığı iftar programında çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Büyükakın, “Allah çocuklarımızın yüzünü her daim güldürsün” diyerek şunları söyledi: “Sözüm çocuklara değil büyüklere. Dünyayı çocukların gözünden gördüğünüzde bambaşka bir yer oluyor. Bütün mevzularınız, hırslarınız ve kavgalarınız çocukların gözünden dünyaya baktığınızda önemsizleşiyor. Bakınız, şu anda dünyadaki her beş çocuktan bir tanesi çatışma bölgelerinden dolayı mağdur olmuş durumda. Yeryüzündeki çeşitli kavgalardan veya çatışmalardan dolayı 40 milyon çocuk evlerinin dışında sokakta veya kampta yaşamak zorunda kalıyor. Her yıl ortalama iki buçuk milyon çocuk kaçırılıyor veya kayboluyor. Dünya da her gün 385 milyon çocuk aç uyuyor.”</p>
<p><b>“ON YILDA 980 FİLİSTİNLİ ÇOCUK ŞEHİT EDİLDİ”</b></p>
<p>“Dünya da her on çocuktan biri çocuk işçi olarak çalışmak durumunda kalıyor” diyerek iftar sonrası yaptığı konuşmasına devam eden Başkan Büyükakın, “Her beş çocuktan biri az önce de söyledim savaş mağduru. Son günlerde Filistin’de yaşananları görüyoruz. Ordaki kardeşlerimize zulüm ediliyor. Zalimce ve acımasızca. Ama bütün acımasızlıklardan nasibini en çok önce çocuklar sonra da kadınlar alıyor. On yılda 980 Filistinli çocuk şehit edildi. İnsan hakları üzerine konuşanların utançlarından ağızlarını açamamaları lazım. Ağzını açtığında insan hakkı, ağızlarını kapattığında insan hakkı diyenlerin Filistin’de devlet terörü tarafından şehit edilen 980 çocuğun hayalleri önünde abideleri önünde utançtan konuşamamaları lazım ama hala konuşuyorlar. Dünyanın gözü önünde zülüm devam ediyor maalesef. Zalimler sadece görmek istediklerini görürler” ifadelerini sarf etti.</p>
<p><b>‘’YETİM GÜLERSE DÜNYA ÜLER’’</b></p>
<p>Başkan Büyükakın konuşmasına, “Hazreti Peygamberin ümmeti olarak bizlerin görmeden edemeyeceği görmezse Peygamberin ümmetinden olamayacağı durumlar var. İşte onlardan bir tanesi de yetimler. Yetimi aşağılayanın yetimi hor görenin ona sahip çıkmayanın vay haline. İşte buradaki bir tane evladımızın başını okşadığınızda onun yüzünü güldürdüğünüz de dünyanın güleceğine inanıyorsanız, yetimin yüzü güldüğünde dünyanın da güler. Buna inanıyorsanız, o zaman Peygamberimizin müjdesini de nail olursunuz. Allah bizleri bu yürekten uzak eylemesin inşallah. Yüreğimizdeki bu hali her zaman daim kılsın. Peygamber efendimiz diyor ki Müslümanların evleri için de en hayırlı ev içinde yetime iyi davranılan evdir. Müslümanların içinde en kötü evde yetimlere kötü davranan evdir. Hazreti Peygamber yetimdir. Bizler yetim bir Peygamberin ümmetiyiz. Bizim yolumuz onun yoludur. Bizim sahip olmamız gereken ahlak Hazreti Peygamber’in ahlakıdır. Eğer onun ümmeti isek eğer ahlakımız onun ahlakıysa bizim kimsesiz yavrularımızı sahipsiz bırakmamamız gerekir” diyerek devam etti.</p>
<p><b>“YANINIZDA OLDUĞUMUZU ASLA UNUTMAYIN”</b></p>
<p>‘’Büyükşehir Belediyesi olarak, İHH ile birlikte ve diğer Sivil Toplum Örgütleri ile birlikte, bu kentte ve çevremizde elimizin erdiği uzak beldelerde, yetimin yüzü gülsün, gece kimse aç karnına uyumasın diye mücadele ediyoruz” vurgusu da yapan Başkan Büyükakın, “Bu mücadeleyi devam ettirmemiz için bizlere dua edin. Teşekkür beklemiyoruz, çünkü biz görevimizi yapıyoruz. Teşekkür istemiyoruz sadece dua istiyoruz. Allah bizi bu istikametten ayırmasın. Ayaklarımızı bu istikamet üzerine daim eylesin diye sizlerden dua bekliyoruz. Sizlere hürmet ediyorum. Yavrularımızın gözlerinden öpüyorum onların annelerine babalarına, vefat edenlerine Allah’tan rahmet diliyorum. Geride kalanlara sabır diliyorum. O çocukların güzel ahlaklı, Peygamber ahlakıyla yetişmesi için güç kuvvet diliyorum. Yanınızda olduğumuzu asla unutmamanızı istiyorum” dedi.</p>
<p><b>“ALLAH SİZLERİN DE SAYISINI ARTIRSIN”</b></p>
<p>Başkan Büyükakın konuşmasını, “Masalarda birçok gönüllü arkadaşım var. Onlara da ayrıca ben teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Allah razı olsun. Sizlerin sayesinde evlatlarımızın yüzünü güldürmek mümkün oluyor. Allah sizlerin de sayısını artırsın. Önümüz Kadir Gecesi. Bin aydan hayırlı bir gece. Yani bir insan ömründen daha kıymetli bir gece. Burada bulunan ve âmin diyen tüm kardeşlerimin Kadir Gecesi mübarek olsun. Ramazan Bayramı’nı da güzel bir şekilde idrak etmeyi ve sevdiklerinizle beraber nice bayramlar görmeyi sizlere nasip etsin. Dünyanın huzurunu, barışını ve kardeşliğini görmeyi, Filistin’de ve dünyanın mazlum coğrafyalarında zulmün bittiğini görmeyi de buradaki nesle nasip eylesin diyorum. Hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyor, Allaha emanet ediyorum” diyerek tamamladı. İftar programı çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-buyukakin-dunyada-her-gun-85-milyon-cocuk-ac-uyuyor-363991">Başkan Büyükakın: Dünyada her gün 85 milyon çocuk aç uyuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-siber-risklerden-uzak-bir-calisma-ortami-mumkun-363431</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 09:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[risklerden]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Palo Alto Networks'ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği "Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?" araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 84'ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi nedeniyle güvenlik sorunlarında artış yaşandığını kaydediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-siber-risklerden-uzak-bir-calisma-ortami-mumkun-363431">Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Palo Alto Networks&#8217;ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği &#8220;Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?&#8221; araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 84&#8217;ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi nedeniyle güvenlik sorunlarında artış yaşandığını kaydediyor.</strong></p>
<p><strong>Siber güvenlik teknolojilerinde Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımını uygulayarak, dijital ortamda gerçekleştirilen tüm işlemlerin güvenli olduğu yanılsamasını ortadan kaldırmayı hedefleyen Palo Alto Networks, ZTNA 2.0 standardına sahip güvenlik platformları sayesinde kurumların yenilikçi iş uygulamaları ve hibrit iş gücü için siber risklerden arınmış bir çalışma ortamı sağlıyor.</strong></p>
<p>Dünya çapında binlerce müşterisine kendi veri merkezlerinde ve bulut üzerinden siber güvenlik çözümleri sunan <strong>Palo Alto Networks, </strong>geniş alan, mobil ve IoT ağlar arasında kesintisiz, performanslı ve güvenli erişim sunan <strong>SASE</strong> (Secure Access Service Edge) teknolojilerine her geçen gün bir yenisini ekliyor.  Şirket en son olarak kurumları, yeni erişim çağının standardı olmaya aday <strong>Sıfır Güven Temelli Ağ Erişimi 2.0&#8217;a (ZTNA 2.0) geçmeye çağırdı.</strong></p>
<p>Palo Alto Networks&#8217;ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği <strong>&#8220;Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?&#8221;</strong> araştırmasına katılan <strong>yöneticilerin yüzde 37&#8217;sine göre, 2023’teki siber güvenlik atakları ağırlıkla tedarik zincirlerini hedefleyecek</strong>. Araştırmaya yanıt verenlerin <strong>yüzde 96&#8217;sı son bir yılda en az bir kez saldırı yaşadığını </strong>ifade ederken, <strong>yarıdan fazlası (yüzde 57) üç veya daha fazla ihlal olayı yaşadığını </strong>söylüyor. Her üç yöneticiden biri ise bir saldırı sonucu operasyonel kesinti yaşadıklarını kabul ediyor. Yöneticilerin <strong>yüzde 84&#8217;ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi ile birlikte güvenlik sorunlarında artışlar gördüklerini vurguluyor. </strong></p>
<p><strong>Zero Trust</strong> yaklaşımının detaylarıyla ilgili açıklama yapan <strong>Palo Alto Networks Türkiye, Rusya CIS Direktörü Vedat Tüfekçi</strong>, “ZTNA (Zero Trust Network Access) mimarisinin geliştirilmesinin nedeni, eski sanal özel ağların (VPN) belli noktalarda gerekli ölçeklenmeyi yeterince sağlayamaması ve bazı ağ geçişlerine izin vermesidir. Eski ZTNA 1.0 çözümlerinde ise kullanıcıya bir kez erişim yetkisi verildiğinde, bağlantının dolaylı olarak sonsuza kadar güvenli olduğu varsayılıyor. Bu zayıflık siber güvenlik tehditleri, kötü niyetli eylemler ve davranışlar için kullanılabiliyor. <strong>Palo Alto Networks’ün Prisma Access gibi ZTNA 2.0 yeteneklerine sahip güvenlik platformları </strong>ise bütün bu ön kabulleri ortadan kaldırarak <strong>Zero Trust (Sıfır Güven)</strong> yaklaşımıyla gerekli bütün iç denetimleri yapan bir mekanizmayı teknolojiye dahil ediyor. Teknoloji ve hizmetlerimize yansıyan Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımımız ile kurum genelindeki dijital tüm işlemlerin bir ön kabul olarak güvenli bir ortamda yapıldığı yanılsamasını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Palo Alto Networks <strong>Prisma Access</strong> gibi ZTNA 2.0 özellikli ürünlerimiz, kuruluşlara, çağdaş iş uygulamalarına ve hibrit iş gücüne siber güvenlik tehditlerinden uzak bir çalışma ortamı sağlıyor” dedi.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ile siber güvenlik otomasyonu yapıyor</strong></p>
<p>Prisma Access, Prisma SASE&#8217;nin sınır güvenlik hizmeti (SSE) olarak öne çıkıyor. Geniş alan ağ üzerinde tüm güvenlik denetimlerini bir veri merkezi olmadan yapma olanağı sunan Prisma SASE ile kullanıcılar hangi cihazı veya hangi ağı kullanırsa kullansın ağ sorunlarına takılmadan güvenli ve performanslı bir iletişimin rahatlığını yaşıyorlar. Prisma SASE’nin yapısında yer alan yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri, anormallik tespitini otomatikleştirip, kurum genelinde siber güvenlik görünürlüğünü ve denetimini düzenli olarak iyileştiriyor.  Prisma SASE, uygulamalardaki ya da kodlardaki bir açığın kötü niyetli kişiler tarafından keşfedildiği Sıfırıncı Gün (Zero Day) saldırılarına karşı güvenlik güncellemelerini otomatik olarak yaparken, kullanıcı ve yöneticileri de bu tür sıra dışı ataklara karşı önceden uyarıyor.</p>
<p><strong>Sıfır Güven Ağ Erişimi ne sağlıyor?</strong></p>
<p>ZTNA 2.0 güvenlik yöneticilerini rahatlatan birçok avantajı bünyesinde barındırıyor:</p>
<p><strong>Yeterli yetki ile  erişim —</strong> IP adresleri ve bağlantı noktaları gibi ağ bileşenlerinden bağımsız olarak uygulama ve alt uygulama düzeylerinde hassas erişim denetimi sağlıyor.</p>
<p><strong>Sürekli güvenlik doğrulaması</strong> <strong>—</strong> Herhangi bir uygulamaya erişim yetkisi verildikten sonra bile cihaz görünümünde, kullanıcı ve uygulama davranışındaki değişikliklere bağlı olarak güvenlik değerlendirmesi kesintisiz devam ediyor.</p>
<p><strong>Sürekli güvenlik araştırması—</strong> Sıfırıncı gün (Zero Day) tehditleri de dahil olmak üzere bütün kötü niyetli atakları önlemeye yardımcı olmak için izin verilmiş bağlantılar için dahi tüm uygulama trafiğinin derinlemesine ve sürekli denetimi söz konusudur.</p>
<p><strong>Verilerin eksiksiz korunması —</strong> Merkezi veri kaybını önleme (DLP) ilkesiyle özel uygulamalar ve SaaS uygulamaları da dahil olmak üzere tüm uygulamalarda tutarlı veri kontrolü sağlar.</p>
<p><strong>Tüm uygulamalar için güvenlik —</strong> Yalnızca bulut için yazılmış uygulamalar, kurumun kendine özel uygulamaları ve çeşitli SaaS uygulamaları da dahil olmak üzere kuruluş genelinde kullanılan her tür uygulamayı düzenli ve tutarlı bir şekilde korumaya alır.</p>
<p><strong>Güvenlik duvarları ile 11. kez lider</strong></p>
<p>Endüstriye yönelik raporlarıyla ünlü, araştırma kuruluşu Gartner’ın <strong>Leader in the 2022 Gartner® Magic Quadrant<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> for Network Firewalls</strong> araştırmasında Palo Alto Networks, 2022&#8217;de üst üste 11. kez lider seçildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-dunyada-siber-risklerden-uzak-bir-calisma-ortami-mumkun-363431">Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, &#8216;Dünyada manuel terapiye ilgi giderek artıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fizyoterapist-ridvan-yuzuguldu-dunyada-manuel-terapiye-ilgi-giderek-artiyor-360467</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 11:42:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[fizyoterapist]]></category>
		<category><![CDATA[giderek]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[manuel]]></category>
		<category><![CDATA[rıdvan]]></category>
		<category><![CDATA[terapiye]]></category>
		<category><![CDATA[yüzügüldü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360467</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda sosyal medyada yer alan kayropraktik manuel terapi videolarının ardından popülerliği hızla artan uygulamalarla ilgili Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü çeşitli bilgiler verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fizyoterapist-ridvan-yuzuguldu-dunyada-manuel-terapiye-ilgi-giderek-artiyor-360467">Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, &#8216;Dünyada manuel terapiye ilgi giderek artıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda sosyal medyada yer alan kayropraktik manuel terapi videolarının ardından popülerliği hızla artan uygulamalarla ilgili Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü çeşitli bilgiler verdi.  Yüzügüldü, dünyada manuel terapinin hızla yaygınlaştığını söyledi. Herkesin bu uygulamalara uygun olmadığını hamileliğin belli dönemlerinde, kemik erimesi olan hastalarda manuel terapi uygulamalarının yapılamayacağını anlattı.<br /> <br />Yüzügüldü, “Manuel terapiyi kısaca anlatmak gerekirse kişideki bulunan eklemlerde ve omurgadaki bozuklukların elle düzeltilmesine dayalı bir tedavi yöntemidir. Bu manuel terapi eğitim almış fizyoterapistler ve eğitim almış hekimler tarafından uygulanmaktadır.Anatomi altyapısı olmayan kişiler tarafından uygulanmamalıdır. Tamamen anatomi temeline dayalı modern tıp yöntemlerinden biridir. Bazı meslektaşlarımızın sosyal medyada ve televizyonlarda aktif olarak manuel terapi ile ilgili içerikler paylaşması ile birlikte popülerliği giderek artmıştır. Ayrıca tedavilerde hızlı sonuçlar vermesi ve ekonomik olması gibi sebeplerle ön plana çıkmıştır.”</p>
<p><strong>MANUEL TERAPİ SADECE KÜTLETMEDEN İBARET DEĞİL</strong></p>
<p>“Biz fizyoterapistiz. Fizyoterapi uygulamalarını merkezilerimizde kullanıyoruz. Bu uygulamalar kendi aralarında dallara ayrılıyor. Manuel terapi de fizyoterapinin bir parçasıdır. Fizyoterapinin içerisine ortopedik rehabilitasyon, nörolojik rehabilitasyon, pediatrik, yaşlılık, işitme engelliler gibi birçok alanda çalışan meslektaşlarımız var. Manuel terapi; eklem problemlerine, bel-boyun fıtıklarına, boyun düzleşmelerine, duruş problemlerine yoğunlaşılan bir alan. Manuel terapi dediğimizde sadece kütletme uygulamalarından bahsetmiyoruz. Biz fizyoterapi uygulamaları ile birlikte manuel terapi uyguluyoruz. Böyle olunca başarı oranımız çok daha artmış oluyor. Graston terapi, trigerpoint terapi, kupa terapi, kişiye özel egzersizler yer alıyor. Tüm gevşemeler sağlandıktan sonra tespit ettiğimiz açılaşma bozukluklarına yapacağımız ani müdahalelerle eklemdeki açılaşmayı düzeltip kişiyi sağlığına kavuşturmayı hedefliyoruz.” </p>
<p><strong>KAYROPRAKTİK DÜNYADA POPÜLER</strong></p>
<p>“Dünyada da bu uygulamalar popüler durumda. Dünyada fizyoterapistlerin dışında kayropraktikler de var. Tamamen bunun üzerine eğitim alıp bu uygulamaları yapıyorlar. Türkiye’de fizyoterapist olduktan sonra alınan eğitimlerle manuel terapist ünvanı alıyoruz. Özellikle Avrupa’da yoğun bir ilgi ve gelişme var. Amerika’da, Yeni Zelanda’da bu alan genişlemeye devam ediyor.” </p>
<p><strong>GENEL TESTLER YAPILMADAN MANUEL TERAPİ YAPILMAMALI</strong></p>
<p>“Bana manuel terapi yap diyerek direk uygulama yapılmamalı. Kişinin genel testlerinin yapılması gerekiyor. Ayrıntılı değerlendirmelerin yapılması lazım. Manipülasyona uygun olmayan bazı gruplar var. Kişinin mesela vücudu esnektir. Orada yapılacak olan manipülasyon zarar verir. Hamilelerde belli bir dönemden sonra yapılmamalıdır. Yaşlılarda ya da  kemik erimesi olan hastalarda vücuda ciddi zararlar verilebilir.” <br />Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, çeşitli sağlık kuruluşlarında çalıştı. Yurtiçi ve yurtdışında aldığı kayropraktik ve manuel terapi eğitimlerinin ardından 2018 yılından itibaren manuel terapi ve fizyoterapi hizmetlerini verdiği Salihli ve Alsancak’taki iki merkezini açtı. Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, “3 kliniğimizde manuel terapi ve fizyoterapi üzerine hizmetler veriyoruz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fizyoterapist-ridvan-yuzuguldu-dunyada-manuel-terapiye-ilgi-giderek-artiyor-360467">Fizyoterapist Rıdvan Yüzügüldü, &#8216;Dünyada manuel terapiye ilgi giderek artıyor&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital Göçmenler, Dijital Dünya&#8217;da Güvende Mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-gocmenler-dijital-dunyada-guvende-mi-360350</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 09:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[göçmenler]]></category>
		<category><![CDATA[güvende]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360350</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanları, internet ile daha geç tanışan 65 yaş üstü hedef alan siber tehditlere karşı uyardı. 2022 yılında Kaspersky sistemleri, 500 milyon siber saldırıyı tespit ederek önledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-gocmenler-dijital-dunyada-guvende-mi-360350">Dijital Göçmenler, Dijital Dünya&#8217;da Güvende Mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky uzmanları, internet ile daha geç tanışan 65 yaş üstü hedef alan siber tehditlere karşı uyardı. 2022 yılında Kaspersky sistemleri, 500 milyon siber saldırıyı tespit ederek önledi. Kimlik avı saldırılarının 2021 yılına kıyasla iki kat artığını belirten Kaspersky yetkilileri, bireysel ve kurumsal kullanıcıların %7,9&#8217;u kimlik avı saldırılarından etkilendiğini belirtti. Araştırmaya göre Türkiye&#8217;de kimlik avından etkilenen kullanıcıların oranı ise %7,7.</strong></p>
<p>Sosyal medya, mobil bankacılık ve flört uygulamaları gibi teknolojile artık dünyanın her yerinde her yaştan insan tarafından kullanılıyor. Kaspersky tarafından yapılan araştırmaya göre,  son dönemlerde özellikle internetle sonradan tanışan 65 yaş üstü kesimi hedef alan siber saldırılarda artışına dikkat çekici  olduğu belirtiliyo <strong>Dijital Göçmenler</strong> olarak adlandırılan internet öncesi nesil içinse bu tür siber saldırıların farkında olmak ve bunlara karşı yeterli tedbirleri almak büyük önem taşıyor. </p>
<p>Sosyal Medya Dolandırıcılığı Tehtitlerin Başında Geliyor! </p>
<p>Tehditlerin başında sosyal medya dolandırıcılıkları geliyor. İnternet öncesi neslin de sosyal medyayı yaygın olarak kullanmaya başlamasıyla bu tehditlerdeki sayı da artış gösteriyor. </p>
<p>İnternetteki tehditler, yaşlı bireylere finansal kayıplardan duygusal zararlara kadar uzanan pek çok tehtit ile karşı karşıya kalmalarına neden olabiliyor. Yaşlılara yönelik siber tehditler,  kimlik avı saldırıları, sahte teknik destek servisi arama veya mesajları şeklinde karşımıza çıkabiliyor. Sosyal medya veya uygulamalar aracılığıyla sahte romantik ilişkiler ve evlilik vaatleri de bu tehditler arasında yer alıyor. Tehditlerin farkında olmayan internet öncesi nesil, siber saldırganlar için eşi bulunmaz hedefler haline geliyor ve bu hilelerle kolaylıkla kandırılabiliyor.  </p>
<p><strong>Sahte web Siteleri ve Kimlik Hırsızlığı Suçları Yükseldi!</strong></p>
<p>Kaspersky tarafından yapılan araştırmaya göre sadece 2022 yılında Kaspersky sistemleri 500 milyon siber saldırıyı tespit ederek önledi.  Bu siber saldırıların arasında sahte websiteleri ve kimlik hırsızlığı amaçlı linkler büyük bir orana sahip. Siber suçlular orijinal web adreslerine oldukça benzer web adresleriyle kullanıcıları yanıltmaya çalışıyor. Bu noktada bu websitelerindeki orijinal sitelerden farkını ayırt edemeyen özellikle yaşlı kesim için bu durum bir tehdit unsuru oluşturabiliyor. </p>
<p>Siber tehditlerin kurbanı olmamaksa ilk olarak bu siber tehditler konusunda bilinçlenmek ve sonrasında gerekli tedbirleri almaktan geçiyor. Kaspersky uzmanları aşağıdaki noktalara dikkat etmek noktasında dijital göçmenlere uyarıda bulunuyor:</p>
<ul>
<li>Emin olmadığınız ve güvenli görünmeyen linklere tıklamayın ve kişisel bilgilerinizi paylaşmaktan kaçının. </li>
<li>Bankacılık işlemleri için her daim orijinal mobil bankacılık uygulamalarını kullanın. Kişisel bankacılık bilgilerinizi websitelerinde paylaşmaktan kaçının. Riskli websitelerine tıklamanız telefonunuzdaki tüm uygulamalarla birlikte bankacılık uygulamalarınızdaki verilerin çalınmasıyla sonuçlanabilir. </li>
<li>Kişisel bilgileriniz ve uygulama verilerinizin güvenliğinden emin olmak için güçlü şifreler kullanmaya özen gösterin. Dijital göçmenleri siber suçlular için hedef haline getiren diğer bir gerçekse, tüm hesaplar için aynı şifrenin uzun bir zaman boyunca hiç değiştirmeden kullanılması. Böylece siber suçlular tek bir hesabın şifresine ulaşarak diğer tüm hesap şifrelerine ve verilere kolayca erişebiliyor. Telefonunuz ve uygulama verilerinizin güvenliğinden emin olmak için <u>Kaspersky Password Manager</u>’dan yararlanabilirsiniz. Kaspersky’nin bu ürünü, sizin için güçlü ve farklı şifreler önermekle kalmıyor, aynı zamanda tüm şifrelerinizi unutulması ihtimaline karşı sizin için güvenle saklıyor.</li>
<li>Sosyal medyada gerçek kişiler olduğundan şüphe duyduğunuz hesaplarla etkileşime geçmekten kaçının. Bu hesaplar ne vaat ederlerse etsin hiçbir şekilde kişisel bilgilerinizi paylaşmamaya dikkat edin.  </li>
</ul>
<ul>
<li>Flört uygulamalarında kişisel bilgilerinizi paylaşırken dikkatli olmaya özen gösterin. Bu uygulamalarda iletişim kurduğunuz hesabın sahte bir hesap olma ihtimalini her daim göz önünde bulundurmalısınız. </li>
</ul>
<ul>
<li>Tarafınıza yapılan teknik destek aramaları veya gönderilen mesajların gerçek kaynaktan geldiğinden emin değilseniz, geri dönüş yapmayın ve kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. Teknik desteğe ihtiyaç duymanız durumunda müşteri hizmetlerine ulaşmayı tercih edin.</li>
<li> </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-gocmenler-dijital-dunyada-guvende-mi-360350">Dijital Göçmenler, Dijital Dünya&#8217;da Güvende Mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Güven Eken: Sevgi olmadan dünyada hiçbir şey değişmez</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-guven-eken-sevgi-olmadan-dunyada-hicbir-sey-degismez-358283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 22:26:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişmez]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[eken]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358283</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin dördüncü gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Dr. Güven Eken, “Sevgi, dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi milletten olursanız olun çözümün nerede olduğunu gösteriyor. Sevgi olmadan dünyada hiçbir şeyi değiştiremeyiz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-guven-eken-sevgi-olmadan-dunyada-hicbir-sey-degismez-358283">Dr. Güven Eken: Sevgi olmadan dünyada hiçbir şey değişmez</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin dördüncü gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Dr. Güven Eken, “Sevgi, dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi milletten olursanız olun çözümün nerede olduğunu gösteriyor. Sevgi olmadan dünyada hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Bir şehri aşkla yöneteceğim diyen ve 50 yılda bir gelen bir lider İzmir’i yönetiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin dördüncü gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Dr. Güven Eken “Döngüsel Kültür Şehirleri” başlığıyla bir sunum yaptı. Eken, “Geleneksel anlamda ben kelimesi yaşadığımız çağda en temel kutsalımız haline geldi. Bizim dışımızdaki canlılar için ben kelimesi geçerli değil. Ben olunca biz kümesi de beraberinde geliyor. Ben ve bizim dışımızdaki her şey de iklim, biyoçeşitlilik, ekosistem bunlar da çevre oluyor. Bizim dışımızdaki birçok canlı yaşamı böyle algılamıyor. Çevre dediğimiz şey, hepimizin parçası olduğumuz doğa, evren, yer kürenin bütünlüğü. Bu iki algı yaşamda aldığımız her türlü kararın zemini aslında” dedi.</p>
<p><strong>Temel bilimlerin içerisine ekosistemi de dahil etmek gerek</strong><br />Bencilliğin, bizciliğin kışkırtıldığı bir çağda yaşadığımızı söyleyen Güven Eken, “Doğayla ilişki kurmayınca yaşamın temeli gidiyor. Sadece almak ve biriktirmek ortaya çıkıyor. Hayata ne vereceğim sorusu aklımıza gelmiyor. Günün sonunda kendi mekanlarımızı yaratıyoruz. Etrafındaki kuşlarla, derelerle ilişkisi olmayan mekânlar bunlar. Mekanlar düşüncemizin aynasıdır. Dirençli, doğayla uyumlu bir şehir yaratmak için temel bilimler bilgilerimiz eksik. Bir uygarlık yaratmak istiyoruz ama parçası olduğumuz ekolojiyi, doğayı içerisine katmıyoruz.<br />Anadolu bilgeliği aslında bize çok daha iyi yaşayabileceğimizi gösteriyor. Geleceğin şehirlerini inşa etmek için doğadan daha fazla ilham almamız gerek. Temel bilimlerin (matematik, kimya, fizik, bilim, astronomi) tam ortasına ekolojiyi koymamız gerek. Öncelikle temel bilimlerin tanımını değiştirmek gerek. Hangi tasarımı yaparsak yapalım temel bilimleri esas alarak yaratıp üretmemiz gerek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Doğanın bir tasarım dengesi var</strong><br />Doğanın bir tasarım dengesinin olduğunu ifade eden Güven Eken, “Bu öyle bir tasarım ki sonsuz bir çeşitlilik yaratabildiği gibi bir benzerlik de yaratabiliyor. Bunu çözdüğümüzde de tam uyum içerisinde yaşayabiliyoruz. Doğadaki bütün varlıklar bunu yapıyor. Bizim beynimiz ise insanları bölüp parçalamaktan besleniyor ve belli güç odakları yaratıyor. Aslında kendimizi doğanın sevinç ve coşku kaynaklarından ayrı kalarak cezalandırıyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Geleceğin şehirlerini döngüsel kültür ile kurabiliriz</strong><br />Şehir denilen yapıların ilk tatilde uzaklaşılması gereken yerler olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Eken, “Şehirleri kurarken doğayı okuyup yazabilmek çok önemli. Dünyamız uzaktan bakıldığında nefes alıp veren mavi, yeşil, kahverengi bir gezegen. Varlıklar birbirlerini besliyorlar. İnsanların şehirde veya köyde nerede yaşıyorsa yaşasın bir ayak izi var. Yarattığımız iklim değişikliği dünyaya yayılıyor, etkiliyor.  Nasıl döngüsel şehirler kurabiliriz? Bu, şehrin içerisinde yeşil koridorlar oluşturarak dereleri beton değil, toprakla buluşturduğumuzda mümkün. Yöntemler çok basit. Eğer bir şehri döngüsel kültür ile beslersek bu mümkün. Birbirimizle uyum, değişimle uyum, doğayla uyum, geçmişimizle uyum döngüsel kültürü oluşturuyor. Geleceğin şehirleri bu ana zincir üzerinden inşa edilebilir. Unuttuklarımızı hatırlamak, hatırladıklarımı zı unutmamak gerek” dedi.</p>
<p><strong>Bu bizler için bir şans</strong><br />Mümkün olduğunca daha fazla sevgiyi hayatımızın içine almamız gerektiğini söyleyen Eken, “Korku devreye girdiğinde hareket, ilişki, iyileşmeyi kapatıyorsunuz. Sevgi, dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi milletten olursanız olun çözümün nerede olduğunu bize gösteriyor. Sevgi olmadan dünyada hiçbir şeyi değiştiremeyiz. Bir şehri aşkla yöneteceğim diyen ve 50 yılda bir gelen bir lider İzmir’i yönetiyor. Bu, bizler için bir şans, en önemlisi de bu” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-guven-eken-sevgi-olmadan-dunyada-hicbir-sey-degismez-358283">Dr. Güven Eken: Sevgi olmadan dünyada hiçbir şey değişmez</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada yeni bitkisel beslenme akımı: Veganuary</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunyada-yeni-bitkisel-beslenme-akimi-veganuary-344858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 10:36:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akımı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[veganuary]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sodexo, yeni bitkisel beslenme akımını destekliyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yeni-bitkisel-beslenme-akimi-veganuary-344858">Dünyada yeni bitkisel beslenme akımı: Veganuary</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Sodexo, yeni bitkisel beslenme akımını destekliyor</p>
<p><strong>Bitki bazlı beslenme ve vegan yaşam biçimini tercih edenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Dünyada Vegan ve January (Ocak Ayı) kelimelerinin bir araya getirilerek adlandırıldığı küresel bir akım olan Veganuary girişiminin 2014 yılından bu yana Ocak ayı boyunca bitki bazlı ve vegan beslenmeyi desteklediğini ve yıl boyunca da bu beslenme şeklini devam ettirmeyi teşvik ettiğini belirten Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi ve Diyetisyen Sibel Mumcu, “Bitkisel beslenme sağlık açısından olduğu kadar çevre açısından da önemli. Sodexo olarak bu bilinçle sürdürülebilir bitki bazlı beslenmeyi destekliyoruz. Sodexo’nun 2025 yılına kadar tüm dünyadaki yemek içerikleri ve menülerinin yüzde 33’ünün bitki bazlı besinlerden oluşması için yeni ürünler denenerek yeni reçeteler geliştiriliyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Veganuary akımının hem tüketicileri hem de işletmeleri sağlığı iyileştirmek, hayvan refahını sağlamak ve çevreyi korumak için bitki bazlı bir diyete geçmeleri için desteklediğini anlatan Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi ve Diyetisyen Sibel Mumcu, “Bitki bazlı beslenme et, yumurta, süt ürünleri gibi hayvansal besinleri en aza indiren, bunların yerine meyve, sebze, kuru baklagil, tam tahıllar, yağlı tohumlar, mantar ve baharatların tüketimine ağırlık veren bir beslenme biçimidir” dedi.</p>
<p><strong>Vejetaryenlik ve veganlık karıştırılabiliyor</strong></p>
<p>Bitki bazlı beslenmede vejetaryenlik ve veganlık konusunun da sık sık karıştırıldığına dikkat çeken Sibel Mumcu, “Vejetaryenler canlı bir hayvanın besin olarak sunulmak üzere öldürülmesini hoş karşılamıyor ama süt ürünleri ve yumurta gibi hayvanların öldürülmesine sebep olmayan besinleri tüketebiliyorlar. Veganlar ise hayvanların insanların ihtiyaçları için sömürülmesine karşıdırlar. Dolayısıyla hayvanlardan elde edilen ve üretiminde kullanılan gıdaları, giyecekleri ve diğer tüm yan ürünleri kullanmayı reddederler, hayvanlar üzerinde test edilen kozmetik ürünleri ile ev temizliği ürünlerini kullanmaz, sirk, boğa güreşi, hayvanat bahçesi gezileri, at yarışı gibi hayvanların kullanıldığı eğlence biçimlerine katılmaz, tüm yaşamlarını bu felsefeye uygun olarak düzenlerler” hatırlatmasında bulundu. </p>
<p><strong>Sodexo, Veganuary akımını destekliyor</strong></p>
<p>Bitki bazlı dengeli yemek seçeneklerinin sağlıklı yaşam ve çevresel faydaları konusunda farkındalık oluşturmak için sosyal girişimleri önemseyen Sodexo’nun Veganuary akımının da iyi bir destekçisi olduğunu dile getiren Sibel Mumcu, “Sodexo, 2025 yılına kadar tüm dünyada karbon emisyonlarını yüzde 34 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu sürdürülebilirlik hedefine ulaşmak için Sodexo’nun belirlediği alt hedeflerden biri ise sürdürülebilir bitki bazlı beslenmeyi desteklemek. Bu kapsamda Sodexo 2025 yılına kadar tüm dünyadaki yemek içerikleri ve menülerinin yüzde 33’ünü bitki bazlı besinlerden oluşturmayı hedefliyor. Bunun için de uzman diyetisyenleri ve şefleriyle birlikte yeni ürünler deneyerek reçeteler geliştiriyor ve bunları tüketicilerinin beğenisine sunuyor. Geliştirdiği lezzetli ve besleyici vegan ve vejetaryen yemek çeşitleri ile daha fazla tüketicinin bitki bazlı yemek deneyebilmesine de olanak sağlıyor” diye konuştu.</p>
<p>Faaliyetlerini daha iyi bir gelecek için sürdürülebilir yaşam ve beslenme odağında şekillendiren Sodexo’nun sağlıklı, lezzetli, besleyici ve kolay erişilebilir yemek seçenekleri sunarak bu akıma katılmak isteyen herkese kolaylık sağladığını paylaşan Sibel Mumcu, “Veganuary, bitki bazlı besinlerle tanışmayı veya vegan olmayı denemek isteyen herkesi kucaklayan bir akım. Daha iyi bir gelecek, yaşam ve sürdürülebilir beslenme için bu konuda adım atmak isteyen herkese de değişim için iyi bir fırsat sunuyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunyada-yeni-bitkisel-beslenme-akimi-veganuary-344858">Dünyada yeni bitkisel beslenme akımı: Veganuary</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
