<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dünü | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dunu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dunu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 30 Nov 2025 11:37:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>dünü | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dunu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;in dünü bugünü yarını konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-dunu-bugunu-yarini-konusuldu-595541</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2025 11:37:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[dünü]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kamusal]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[mekan]]></category>
		<category><![CDATA[şato]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[yarını]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595541</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Şato binasının Güzel İzmir Hareketi Etkinlik Alanı’nda kamusal mekan söyleşileri başlatıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-dunu-bugunu-yarini-konusuldu-595541">İzmir&#8217;in dünü bugünü yarını konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Şato binasının Güzel İzmir Hareketi Etkinlik Alanı’nda kamusal mekan söyleşileri başlatıldı. Uzman isimlerin fikirlerini aktardığı ilk oturumda İzmir’in yaşam kültürü, tarihi ve mimari zenginliği ile sosyal etkileşim alanları masaya yatırıldı. Devam edecek söyleşi serisiyle kentte kaliteli kamusal mekanların çoğaltılması amacıyla yol gösterici zemin oluşturulması sağlanacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hayata geçirilen Güzel İzmir Hareketi kapsamında “Şato’da Kamusal Mekân Söyleşileri” programı başlatıldı. İzmir’de nitelikli kamusal mekanların artırılması için bakış açısı sunmayı hedefleyen etkinlikler serisinin ilki  “Keyifli Sosyal Mekânlar” temasıyla gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentlilerin yararlanacağı sosyal yaşam alanına dönüştürülen Varyant’taki Şato binasında yapılan etkinlik çerçevesinde “İzmir’de Sosyo-Kültürel Mekânların Dünü, Bugünü ve Yarını” konusuna odaklanıldı. İzmir’de sosyal mekânların geçmişten günümüze dönüşüm sürecine ve gelecekteki potansiyeline farklı açılardan yaklaşılan söyleşinin ilk oturumunda konusunda yetkin isimler sunum yaptı. İkinci oturumda ise keyifli sosyal mekanlar için katılımcılarla fikir alışverişinde bulunuldu. </p>
<p><strong>“Şato’da etkinliklerin artmasını önemsiyoruz”</strong></p>
<p>Güzel İzmir Hareketi Koordinatörü yüksek mimar Esra Yılmaz Keskin, “Şato’da Canlanan Kamusallık” başlığı altında sunum gerçekleştirdi. Güzel İzmir Hareketi hakkında bilgilendirmede bulunan Keskin, Şato binasının teraslar, e-kütüphane ve İzmirli Kahve faaliyetleriyle dönüştüğünü belirterek sosyal yaşama ilişkin bir değişim yaratıldığını aktardı. Teraslarda yoga ile tango etkinlikleri yapıldığını ve sağlıkla ilgili eğitimlerin verildiğini belirten Keskin, “Kapalı alanda Güzel İzmir Hareketi kapsamında atölyeler gerçekleştirdik. Güvenli okul çevreleri temamız kapsamında bunu yapmıştık. Ayrıca anne ve çocuklarla park için katılımcılık esaslı atölye de düzenledik. Çok yakında farklı etkinliklerimizde olacak. Amacımız Şato’nun kapalı ve açık alanlarının canlandırılması ve kullanılmasıdır. Burada etkinliklerin artırılmasını çok önemsiyoruz. Oluşturduğumuz kafe hakkında hem gençler hem de mahalleliden olumlu dönüşler alıyoruz” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Sosyokültürel hayat ve sanat İzmir’de hep var”</strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tutku Didem Altun ise, “İzmir’de Sosyokültürel Mekânların Tarihsel Süreci” başlığıyla fikirlerini paylaştı. Altun, “İzmir sosyokültürel hayatın, sanatın çok eski dönemlerden itibaren yaşandığı en önemli kentlerden birisi. Sanat ve kültür bu kentin hafızasında hep var ve hep bir adım önde. Sosyokültürel hayatın çok fazla bileşeni var. Tanımı çok kolay değil ama sanat ve kamusallığın yaşandığı her türlü alanı içerdiğini söylemek mümkün. 18 ve 19’uncu yüzyıllarda çok kozmopolit bir yapı var. Tiyatro gösterileri, sanatsal aktiviteler Kordonboyu’ndaki kafelerde gerçekleşiyor. Çarşılarda, kahvehanelerde de akan bir sosyal hayat var. Farklı toplumların hayatlarının iç içe geçtiği bir dönem. Çarşılar, hanlar, kulüpler, gazinolar, meyhaneler ve birahaneler çok bilinen mekanlar. Alsancak odak bir bölge” dedi. </p>
<p><strong>“Kültürpark Batı’ya dönük ciddi bir eylem”</strong></p>
<p>Yüksek mimar Salih Seymen de “Göl ve Ada Gazinosu’nun Mekânsal Serüveni” temasıyla sunum yaptı. Seymen, “Bu serüveni başlatan Behçet Uz’dur. Kültürpark’ı yokluktan yaratan bir belediye başkanı. Olanak hakikaten yok, ilk Kültürpark’ın duvarlarından başlıyorlar. O günlerde atlara verilecek arpa yok, halimiz bu ama Kültürpark yapılıyor. Çünkü modernizmin, kültürün, Batı’nın girişi İzmir. Kültürpark Batı’ya dönük ciddi bir eylem. Mimaride de İzmir öncü şehirdir. Fuar ve Kültürpark İzmir’i tarif eden ilk olgudur” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>İzmir’in yemek kültürü hakkında konuştu</strong></p>
<p>Araştırmacı ve koleksiyoner Nejat Yentürk ise “Dünden Bugüne İzmir’de Kamusal Buluşma Alanları ve Yemek Kültürü” başlığı kapsamında konuştu ve insanların kenti paylaştığı mekanlar üzerinden örnekler verdi. Yentürk, İzmir’in kafe, lokanta, restoran geçmişine değinirken toplumsal yaşama dair de, “İzmir bir liman kentidir. O dönem de arı kovanı gibi çalışan insan toplulukları var. Olabildiğince zaman kaybetmeden ve malının başından ayrılmadan yemeğini yemesi gerekiyor” diyerek sokak yiyeceklerinin kentte nasıl ana unsur haline geldiğinden söz etti.</p>
<p><strong>Fikir zirveleri devam edecek</strong></p>
<p>“Şato’da Kamusal Mekân Söyleşileri” adıyla düzenlenecek bu buluşmalar, farklı disiplinlerden uzmanları, akademisyenleri ve kentlileri bir araya getirecek. Şato binasında yapılacak organizasyonlar kamusal alanlara odaklanan çeşitli temalarla ilerleyecek. Katılımcılık anlayışıyla sürdürülecek seriler ile farklı bakış açıları bir araya getirilecek, paylaşılan fikirler, proje süreçlerinde önemli bir veri olarak kullanılacak. “Kamusal Mekân Söyleşileri”, İzmir’in kamusal yaşam kültürünü, mimari mirasını ve sosyal etkileşim alanlarını tartışmaya açarak, kentte nitelikli kamusal mekanların artırılması için yol gösterici bir zemin oluşturmayı amaçlıyor. Serinin farklı temalarla yıl boyunca devam etmesi planlanıyor.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-dunu-bugunu-yarini-konusuldu-595541">İzmir&#8217;in dünü bugünü yarını konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kapitalizm kavramının tarihi, dönüşümü, dünü ve bugünü bu kitapta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kapitalizm-kavraminin-tarihi-donusumu-dunu-ve-bugunu-bu-kitapta-592436</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2025 08:25:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[dünü]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[kavramının]]></category>
		<category><![CDATA[kitapta]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592436</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Michael Sonenscher’un kaleme aldığı “Kapitalizm” adlı eseri okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapitalizm-kavraminin-tarihi-donusumu-dunu-ve-bugunu-bu-kitapta-592436">Kapitalizm kavramının tarihi, dönüşümü, dünü ve bugünü bu kitapta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Michael Sonenscher’un kaleme aldığı <em>“Kapitalizm”</em> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor, kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Modern dünyanın en temel kavramlarından birinin nasıl oluştuğunu, dönüştüğünü ve zamanla farklı anlamları nasıl içerdiğini aktarıyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin iktisat kitaplığı, siyaset ve düşünce tarihçisi Michael Sonenscher’in yazdığı ve M. Murtaza Özeren’in Türkçeye çevirdiği <em>“Kapitalizm”</em> adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Sonenscher, kitapta kapitalizmin her zaman bugünkü anlamına mı geldiği, zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiği ve günümüzdeki siyasi ve iktisadi tartışmaları anlamak için neden önemli olduğu gibi soruların izini sürerek kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor, kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Sonenscher, analizine kapitalizmden önce var olan ve temelini “iş bölümü” ilkesinin oluşturduğu “ticari toplum” kavramıyla başlıyor. Yazar, bu daha eski kavramın kökenleri başlangıçta kamu borçları ve savaş finansmanı gibi bambaşka meselelere dayanan “kapitalizm” ile zamanla nasıl birleştiğini ve nasıl dönüştüğünü inceliyor. Kitap, ticari toplum tartışmalarının sermaye mülkiyetini merkeze alan kapitalizm kavramı tarafından nasıl yutulduğunu ve bu sürecin modern iktisadi ve siyasi düşünceyi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Bu entelektüel yolculukta Sonenscher, Adam Smith’ten Karl Marx’a, David Ricardo’dan Louis Blanc ve Louis de Bonald gibi Fransız düşünürlerine uzanan geniş bir düşünce haritasını okuyucuya sunuyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Kapitalizm, yirmi birinci yüzyıla ait bir anlam yüküne sahip olan on dokuzuncu yüzyıldan kalma bir sözcüktür. Tanımlanması hâlâ oldukça zor olsa da, görülmesi hâlâ son derece kolaydır. Açık ve anlaşılmaz olanın birbirine karışmış olmasının bir sebebi de kelimenin kap­sadığı konuların çeşitliliğidir. Kapitalizm elbette sermayeyi/kapi­tali gerekli kılar, ancak kapitalistleri de gerektirdiği o kadar açık değildir; örneğin bunun yerine örgütlenmiş şirketler, yönetici hiyerarşileri, maaşlı çalışanlar, çok sayıda tüketici, sınırlı sorum­luluk, anonim şirket hisseleri, finansal hizmetler, rekabetçi piya­salar ve bürokratik devletler gibi unsurlar da söz konusu olabilir. Kapitalizm aynı zamanda endüstriyel örgütlenmeyi, teknik uz­manlaşmayı ve iş bölümünü de gerektiriyor gibi görünmektedir, ancak piyasaları, fiyatları, kârları ve temettüleri de gerektirdiği o kadar açık değildir. Son olarak, kapitalizm üreticileri, ürünleri ve süreçleri gerektiriyor gibi görünmektedir, ancak aynı zamanda baskı, sınıflar ve çatışmayı da gerektirdiği o kadar açık değildir. Bazen bunların hepsine ihtiyaç duyuyor gibi görünse de, hiçbir zaman hepsini aynı anda istememiş ya da hepsi aynı anda ve aynı yerde sabit ve belirlenmiş bir şeye oturmamış gibi görünüyor. Ka­pitalizmin, ister araba ister para üretmek olsun, bir şeyler üret­mekle bir ilgisi olduğu açıktır, ancak kapitalizmin kendisi üretil­miş hazır bir şey değildir.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Siyaset düşüncesi tarihi ile Fransız ve Avrupa tarihi alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Michael Sonenscher, Cambridge King’s College üyesidir. Burada uzun yıllar Tarih Çalışmaları Direktörü olarak görev yapmış olup, emekliliğinden sonra da akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Başlıca eserleri arasında <em>Before the Deluge: Public Debt, Inequality, and the Intellectual Origins of the French Revolution </em>ve <em>Sans-Culottes: An Eighteenth-Century Emblem in the French Revolution </em>bulunmaktadır. Yazarın son kitabı <em>After Kant The Romans, the Germans, and the Moderns in the History of Political Thought </em>ise 2023’te Princeton University Press tarafından yayımlanmıştır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: İktisat         </strong></p>
<p><strong>Yazan: Michael Sonenscher   </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Kapitalizm</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Feyzullah Yılmaz    </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Mustafa Sacid Öztürk  </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan     </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: M. Murtaza Özeren </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 176</strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kapitalizm-kavraminin-tarihi-donusumu-dunu-ve-bugunu-bu-kitapta-592436">Kapitalizm kavramının tarihi, dönüşümü, dünü ve bugünü bu kitapta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Türk Dünyasının Dünü, Bugünü ve Geleceği&#8221; semineri düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-turk-dunyasinin-dunu-bugunu-ve-gelecegi-semineri-duzenlendi-583627</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dünü]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasının]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[koordinatör]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[orhun]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[semineri]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dünyası Araştırmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583627</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ), Türk Dünyası ile İlişkiler ve Orhun Koordinatörlüğü tarafından “Türk Dünyasının Dünü, Bugünü ve Geleceği” semineri düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-turk-dunyasinin-dunu-bugunu-ve-gelecegi-semineri-duzenlendi-583627">EÜ&#8217;de &#8220;Türk Dünyasının Dünü, Bugünü ve Geleceği&#8221; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi(EÜ), Türk Dünyası ile İlişkiler ve Orhun Koordinatörlüğü tarafından “Türk Dünyasının Dünü, Bugünü ve Geleceği” semineri düzenlendi. EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Konferans Salonu&#8217;nda gerçekleşen seminere, Azerbaycan Diller Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Merkezi Başkanı Celal İbrahimov konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe; EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan, Türk Dünyası İle İlişkiler ve Orhun Koordinatörlüğü Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Kenan Doğan, akademisyenler, öğrenciler katıldı.</p>
<p> Seminerde, Azerbaycan Diller Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Merkezi Başkanı Celal İbrahimov, Türk Dünyasının tarihsel sürecini, güncel konumunu ve geleceğe yönelik vizyonunu kapsamlı bir şekilde ele aldı. Türk devletleri arasındaki kültürel, ekonomik ve siyasi ilişkilerin geçmişten günümüze seyrini değerlendirdi. Konuşmasında, Türk Dünyasının karşı karşıya olduğu meydan okumaların yanı sıra, iş birliği potansiyellerini ve ortak geleceğe yönelik stratejik hedefleri irdeledi. İbrahimov&#8217;un sunumunda, Türk Dünyasının demografik yapısı, dil birliği, tarihsel bağlar ve bölgesel entegrasyon çabaları gibi konular da ele alındı.</p>
<p><b>“Türk Dünyası olarak birlikte hareket etmeliyiz”</b></p>
<p>Türk Dünyasının kendi değerlerinden aldığı güçle hareket etmesi gerektiğini söyleyen TDAE Müdürü Prof. Dr. Abdullah Temizkan, “Türk Dünyasının geleceği olan değerli gençlerimiz, İsmail Gaspıralı&#8217;nın ‘dilde, fikirde, işte birlik’ şiarını kendinize rehber edinmeli. Bilgi ve medeniyetin temeli olan dil birliğini sağlayarak, evrensel sorunlara kendi köklerimizden beslenen fikirlerle çözümler üretmeliyiz. Bir ayağımızı kendi kültürümüze sabitleyip diğer ayağımızla dünyayı kucaklayan bir pergel misali, Batı medeniyetinin kendi köklerine inerek yükseldiği gibi, biz de kendi değerlerimizden aldığımız güçle hareket etmeliyiz. Unutmayın ki ‘taş yerinde ağırdır’ ve tek başına yol almak yerine, ‘kuşlar alayıyla uçar’ misali, Kırgızistan&#8217;dan Kazakistan&#8217;a tüm Türk Dünyası olarak birlikte hareket ettiğimizde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur” dedi.</p>
<p><b>“Dilde, fikirde, işte birlik ilkesini yaşatmalı”</b></p>
<p>Azerbaycan Diller Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Başkanı Celal İbrahımov, “Türk Dünyası&#8217;na olan bağlılığım, henüz 17 yaşındayken, 1994&#8217;te İzmir&#8217;de katıldığım bir kurultayda Doğu Türkistanlı Uygur kardeşlerimizin seslerini duyurabilmeleri için onlara destek olmamla başladı. O gün anladım ki, bağımsız Türk devletleri olarak en zor anlarda birbirimize yardım etmeliyiz. Bugün ‘Türk Dünyası’ dediğimizde, sadece bir coğrafyadan değil; geçmişi, bugünü ve geleceği olan büyük bir medeniyetten bahsediyoruz. Bu birlikteliğin en parlak nişanesi ise, sadece Azerbaycan&#8217;ın değil, bütün Türk devletlerinin zaferi olan Karabağ zaferidir. Çünkü bu zafer, Türkiye ile Türkistan&#8217;ı birleştiren yolun üzerindeki engelleri kaldırmış, bizleri birbirimize daha da yakınlaştırmıştır. Bu birlikteliği kalıcı ve daha güçlü kılmak için önümüzde önemli görevler bulunmaktadır. Gaspıralı İsmail&#8217;in ‘dilde, fikirde, işte birlik’ ilkesinden hareketle, ortak alfabenin ardından artık ortak bir iletişim diline odaklanmalıyız. Uluslararası toplantılarda yabancı diller yerine, zaten hepimizin anladığı Türkiye Türkçesini ortak dil olarak kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun yanı sıra, ortak kültür hazinemizi zenginleştirmek için Türk Devletleri Teşkilatı&#8217;nın öncülüğünde özel araştırma ekipleri kurulmalıdır. Bu ekipler, tıpkı Kaşgarlı Mahmut&#8217;un asırlar önce yaptığı gibi, Hakasya&#8217;dan Yakutistan&#8217;a, Kazakistan&#8217;ın köylerine kadar giderek kaybolmaya yüz tutmuş kelimelerimizi ve geleneklerimizi kayıt altına almalıdır. Unutmayalım ki, atalarımızın kurduğu son güçlü kale olan ‘Türk Birliği’ etrafında birleşirsek, dünya var oldukça biz de varlığımızı koruyabiliriz” dedi.</p>
<p><b>“Gençler, üst medeniyeti elinde tutmanın yolunu bilmeliler”</b></p>
<p>Yazılmış eserlerden alınacak mesajların olduğunu söyleyen Celal İbrahımov, “Üst medeniyet, millî değerler üzerinde gelişmelidir. Türkler üretmeli, araştırmalı ve geliştirmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni ve Türk Dünyasını, dünya var oldukça koruyabilsinler. Gençlerimizin üst medeniyeti elinde tutabilmeleri için bilgili, ahlaklı, edepli ve eğitimli olmalılar. Aynı zamanda ilimi, bilimi ve fen bilimlerini iyi öğrenmeliler. Bu noktada önemli olan, bizim varoluş yolumuzda Orhun-Yenisey Abideleri&#8217;nin, Kutadgu Bilig&#8217;in ve Dîvânu Lugâti&#8217;t-Türk&#8217;ün Türk milletine verdiği mesajları çok iyi algılamamız gerekiyor. Gerek ifade gücü ve dilimizi ileri taşıma, gerekse tüm alanlarda rekabet edebilme ve birlik olma açısından bu eserlerin önemi büyüktür. Aynı zamanda, yönetiminde çalışanların da bu yapıtlardan alacağı çok mühim mesajlar vardır” diye konuştu</p>
<p><b>“Türk Dünyasına bütünsel bir bakış açısı kazandırılmalı”</b></p>
<p>Türk Dünyası İle İlişkiler ve Orhun Koordinatörlüğü Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Kenan Doğan, “ Üniversitemizin liderliğinde yürütülen ve son iki yılda büyük bir ivme kazanarak; geçtiğimiz yıl 80, bu yıl ise 100&#8217;ü aşkın öğrenci ve öğretim görevlisini buluşturan Orhun Programı, bizim için sadece bir öğrenci değişimi projesi değil, tarihi süreçte ayrı düşmüş ancak aynı kökten beslenen bizleri yeniden birleştiren bir medeniyet iddiasıdır. Bu vizyon doğrultusunda, etkileşimi artırmak ve Türk Dünyasına bütünsel bir bakış açısı kazandırmak amacıyla düzenlediğimiz bu anlamlı buluşmada, bugün Azerbaycan&#8217;dan gelen çok değerli bir dostumuzun gözünden Türk Dünyası&#8217;nın dününü, bugününü ve geleceğini dinledik. Kendisine davetimizi kabul ettiği için çok teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-turk-dunyasinin-dunu-bugunu-ve-gelecegi-semineri-duzenlendi-583627">EÜ&#8217;de &#8220;Türk Dünyasının Dünü, Bugünü ve Geleceği&#8221; semineri düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ Fen Fakültesinde, temel bilimlerin dünü, bugünü ve geleceği konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eu-fen-fakultesinde-temel-bilimlerin-dunu-bugunu-ve-gelecegi-konusuldu-423397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 08:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bilimlerin]]></category>
		<category><![CDATA[bugünü]]></category>
		<category><![CDATA[dünü]]></category>
		<category><![CDATA[fakültesinde]]></category>
		<category><![CDATA[fen]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) tarafından düzenlenen “Cumhuriyet’in 100 Yıl Etkinlikleri” kapsamında “Cumhuriyet Dönemi ve Türkiye’de Temel Bilimler: Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlıklı bir panel gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-fen-fakultesinde-temel-bilimlerin-dunu-bugunu-ve-gelecegi-konusuldu-423397">EÜ Fen Fakültesinde, temel bilimlerin dünü, bugünü ve geleceği konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EÜ Fen Fakültesinde, temel bilimlerin dünü, bugünü ve geleceği</p>
<p>konuşuldu</p>
<p>Ege Üniversitesi (EÜ) tarafından düzenlenen</p>
<p>“Cumhuriyet’in 100 Yıl Etkinlikleri” kapsamında “Cumhuriyet Dönemi ve</p>
<p>Türkiye’de Temel Bilimler: Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlıklı bir panel</p>
<p>gerçekleştirildi.</p>
<p>EÜ Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelde; Orta</p>
<p>Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Kimya Bölümü emekli öğretim üyesi ve</p>
<p>Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Prof. Dr. Metin Balcı, EÜ Fen</p>
<p>Fakültesi Biyoloji Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alev Haliki Uztan,</p>
<p>EÜ Fen Fakültesi Matematik Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çanak</p>
<p>konuşmacı olarak yer aldı. Panele; EÜ Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer</p>
<p>Ayaz, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Esin Sipahi, akademisyenler ve öğrenciler</p>
<p>katıldı. Panelin moderatörlüğünü EÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri</p>
<p>Bölümü Astrofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Lütfi Değirmenci</p>
<p>yaptı.</p>
<p>Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan panelde bir</p>
<p>konuşma gerçekleştiren Dekan Prof. Dr. Dinçer Ayaz, Fen Fakültesinde yapılan</p>
<p>etkinliklere desteklerini sunan akademisyen ve öğrencilere teşekkür etti ve</p>
<p>panelin konusu olan “Temel Bilimler” kavramına vurgu yaptı. Prof. Dr. Ayaz,</p>
<p>“Temel bilimlerin bilim dünyamızdaki yeri çok önemlidir. Yapılan pek çok</p>
<p>keşfin, buluşun başında temel bilimler gelir. Katılım sağlayan tüm öğretim</p>
<p>üyelerimize, sevgili öğrencilerimize teşekkür ediyor ve panelin faydalı olmasını</p>
<p>diliyorum” dedi.</p>
<p>“Merak ve kuşku olmadan temel araştırma yapılamaz”</p>
<p>Konuşmasında Temel Bilimin tanımı, Türkiye’deki tarihsel süreci, temel</p>
<p>araştırma ve uygulamalı araştırma arasındaki farklar gibi konulara değinen Prof.</p>
<p>Dr. Metin Balcı “Temel araştırma, uygulama düşünülmeden yapılan araştırmadır.</p>
<p>Tamamen doğayı ve doğa kanunlarını anlamaya yöneliktir. Merak ve kuşku</p>
<p>olmadan temel araştırma yapılamaz. Eğer siz gece ve gündüzün değişimini ya da</p>
<p>dünyanın güneş etrafında dönüşünü sorgulamazsanız temel araştırma</p>
<p>yapamazsınız” diyerek bilimin araştırma sürecinde kuşku ve sorgulama</p>
<p>evrelerinin altını çizdi. Prof. Dr. Balcı, temel araştırmalar için metodoloji,</p>
<p>objektiflik, test edilebilirlik, gözlem, ciddi altyapı, ölçme ve değerlendirme</p>
<p>olması gerektiğini söyledi. Balcı konuşmasını “Temel Araştırma, iyi bir</p>
<p>araştırmacı yetiştirmek için önemli bir araçtır” diyerek bitirdi.</p>
<p>“Topraklarımız, mikrobiyal bir zenginliğe sahip” </p>
<p>Prof. Dr. Alev Haliki Uztan, Türkiye’ye özgün biyolojik verileri paylaştı.</p>
<p>Prof. Dr. Haliki Uztan, “Bugün ülkemizde, Avrupa Kıtası’nın toplamından daha</p>
<p>fazla olmak üzere 18 bine yakın bitki türü var. Bu bitki türlerinin 3 bin 700’e</p>
<p>yakını endemiktir. 80 bin civarında mikro, makro pek çok hayvan örneği</p>
<p>modeline sahibiz. Ayrıca 2 bin 550 ila 20 bin civarında şapkalı mantar olduğu</p>
<p>düşünülmektir. Topraklarımız, mikrobiyal bir zenginliğe sahiptir” dedi. Prof. Dr.</p>
<p>Haliki Uztan, “Temel bilimlerde sistematik çalışmaların hızlı bir şekilde</p>
<p>sürdürülmesi ve daha farklı, daha çeşitli zenginliklerimizin özveri ile</p>
<p>belirlenmesi gerekiyor. Her geçen gün yeni türlerle tanışıyoruz ve bu tanışma</p>
<p>zamanla artacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p>“Bilimsel çalışmalar geleceğe hitap eder”</p>
<p>Prof. Dr. İbrahim Çanak ise konuşmasında merakın, azim ve çalışma ile</p>
<p>pek çok araştırmanın kapısını açacağına vurgu yaptı. Prof. Dr. Çanak, “Teorik</p>
<p>çalışmaların sonucunu düşünmemek ve çalışmaya odaklanmak gereklidir.</p>
<p>Bilimsel çalışmalar bazı durumlarda günümüze değil, geleceğe hitap eder.</p>
<p>Gelecekte kaynak olarak kullanılır. Bir konuyu çalışıyorken öncelikle günün</p>
<p>yirmi dört saatini tamamen çalışmanıza ayırıp, tüm gün onu düşünüyorsunuz.</p>
<p>Bazen sonuca ulaşıyor, bazen ulaşamıyorsunuz. Hatta bazen, teorinin en başında</p>
<p>hata yaptığınızı fark ediyorsunuz” dedi.</p>
<p>Panelin sonunda Dekan Prof. Dr. Ayaz tarafından konuşmacılara plaket</p>
<p>takdim edildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eu-fen-fakultesinde-temel-bilimlerin-dunu-bugunu-ve-gelecegi-konusuldu-423397">EÜ Fen Fakültesinde, temel bilimlerin dünü, bugünü ve geleceği konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
