<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doktor | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/doktor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/doktor</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Mar 2026 10:33:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>doktor | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/doktor</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doktor Ortopedik Çekiçle Hemşireyi Darp Etti İddiası!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doktor-ortopedik-cekicle-hemsireyi-darp-etti-iddiasi-619246</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2026 10:33:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çekiçle]]></category>
		<category><![CDATA[darp]]></category>
		<category><![CDATA[ddiası]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[hemşireyi]]></category>
		<category><![CDATA[ortopedik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619246</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son Mühür'ün haberine göre, iddiaya göre Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ortopedi doktoru, ameliyat sırasında hemşireyi elindeki çekiçle darp etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doktor-ortopedik-cekicle-hemsireyi-darp-etti-iddiasi-619246">Doktor Ortopedik Çekiçle Hemşireyi Darp Etti İddiası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde akıl almaz bir olay yaşandı. İddiaya göre ortopedi ameliyatı sırasında Doç.Dr. Sercan Çapkın, Ameliyat Hemşiresi Güner Türkoğlu’nun eline ortopedik cerrahi seti çekici ile vurdu. Hastane konu hakkında idari inceleme başlatırken, Türkoğlu darp raporu alıp İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. </span></p>
<p><span>Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ‘diz protezi’ operasyonunda akıllara durgunluk verecek bir olay yaşandı. İddiaya göre ameliyatı yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç.Dr. Sercan Çapkın, protez ameliyatlarında kullanılan demir çekiç ile, hastanın diz bölgesinde kanama olan bölgeyi eliyle kapatan hemşirenin eline vurdu. Elinde büyük bir acı hisseden hemşire, “Doktor elime çekiçle vurdu. Daha sonra ‘Çek elini hemşire hanım’ dedi. Oysa ki elim görüşünü kapatacak bir pozisyonda değildi. Doktor, ‘Sen de benim parmağımı acıttın’ dedi” şeklinde olay anlattı.  Yaşananların ardından ekip arkadaşlarına haber verip görevini başka bir cerrahi hemşireye bırakan Türkoğlu, çalıştığı hastanenin acil servisine gitti. Acil serviste çekiç darbesi nedeniyle moraran ve şişen bölgeye ‘ başparmak destekli atel’ yapıldı. Türkoğlu ‘iş göremezlik’ raporu alırken, konu hakkında İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na da suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. </span></p>
<p><b><strong>Başkan Demircan, “Şiddetle ve esefle kınıyorum” </strong></b></p>
<p><span>Demokratik Sağlık Sen Genel Başkanı Togan Demircan, konu hakkında yaptığı açıklamada, yaşanan olayı şiddetle kınadığını belirterek, “Bazen duyduklarımız karşısında cümle kurmakta zorluk çekiyoruz. Geçtiğimiz günlerde Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyathanesinde görev yapan sendikamız üyesi hemşire arkadaşımızın el bileğine bir uzman hekim tarafından ortopedi ameliyatlarında kullanılan çekiç ile vurularak darp edilmesini şiddetle ve esefle kınıyorum. Her ne sebeple olursa olsun defaatle şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu dile getirdik, yine bu irademizi ortaya koyuyoruz. Koca koca insanlara nezaketi, çalışma hayatı kurallarını ve yasaları biz öğretecek değiliz. Öncelikle bir annenin, çalışma arkadaşının, bir insanın ameliyat stresi v.s. gibi kılıflara sığdırarak darp edilmesi masumlaştırılamaz, münferit bir olay gibi kabul edilemez. Olayın vuku bulduğu andan beri konuyu takip ediyoruz, hemşire arkadaşımız adli ve idari süreçler için gerekli başvurularını yaptı. Çalışma hayatında insanlar birbirlerini sevmek zorunda değil ancak saygı duymak zorunda. Aile yılında, “Kadınlar Gününün” hemen öncesinde kadın bir çalışana yönelik bu kaba davranış ile ilgili hastane idaresinin ve sağlık müdürlüğünün ve Sağlık Bakanlığımızın hassasiyet göstereceğine inancımız tamdır. Bu ve benzeri olayların son olmasını dilesek dahi son olmayacağını biliyoruz. Sağlık çalışanlarına hasta ve yakınlarının şiddet uygulamasına gerek yok zaten kurumlarda psikolojik baskı, sözel ve fiziki şiddet olayları almış başını gidiyor” şeklinde konuştu. (Kaynak : Son Mühür) </span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doktor-ortopedik-cekicle-hemsireyi-darp-etti-iddiasi-619246">Doktor Ortopedik Çekiçle Hemşireyi Darp Etti İddiası!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Açlık]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Celal Şalçini]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarını]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nöbet]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[süreli]]></category>
		<category><![CDATA[susuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615676</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676">Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, epilepsi hastalarının Ramazan ayında oruç tutarken karşılaşabileceği riskler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uzun süreli açlık ve susuzluk, beynin çalışma düzenini etkileyebilir!</strong></p>
<p>Uzun süreli açlık ve susuzluğun, vücudumuzun hassas dengesini değiştirerek beynin çalışma düzenini etkileyebileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Özellikle kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi) ve vücudun susuz kalması (dehidratasyon), sinir hücrelerinin elektriksel dengesini bozarak ‘nöbet eşiği’ dediğimiz koruyucu sınırı aşağı çeker.” dedi.</p>
<p>Dr. Şalçini, bu durumun, normalde nöbet geçirmeyen veya nöbetleri kontrol altında olan bir hastada, beynin elektriksel fırtınalara daha açık hale gelmesine ve beklenmedik nöbetlerin tetiklenmesine neden olabileceğine vurgu yaptı. </p>
<p><strong>İlaç saatlerinin kaydırılması, nöbet riskini artırabilir!</strong></p>
<p>Epilepsi tedavisinde en kritik kuralın, ilaçların kandaki seviyesini sabit tutmak olduğunu aktaran Dr. Celal Şalçini, “İlaçların sahur ve iftar saatlerine göre (örneğin 12 saat arayla alınması gereken ilacın 16-17 saatlik boşluklarla alınması) kaydırılması, kandaki ilaç düzeyinin tehlikeli seviyelere düşmesine yol açabilir. Bu ‘ilaçsız’ kalan sürede beynin koruma kalkanı zayıflar ve tek bir doz aksatması veya geciktirilmesi bile aylar süren nöbetsiz dönemin bozulmasına, hatta hastaneye yatış gerektiren şiddetli nöbetlere sebebiyet verebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her epilepsi hastası oruç için uygun değil!</strong></p>
<p>Epilepsi hastaları için uykunun, en az ilaçlar kadar hayati bir tedavi bileşeni olduğuna dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Sahura kalkmak için uykunun bölünmesi, geç yatılması veya sabah erken uyanılması ‘uyku yoksunluğu’ yaratarak beyin hücrelerinin aşırı duyarlı hale gelmesine neden olur.” dedi.</p>
<p>Birçok epilepsi türünde uykusuzluğun, nöbeti tetikleyen en güçlü faktör olduğunun altını çizen Dr. Şalçini, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu nedenle ramazan ayındaki düzensiz uyku rutini, nöbet sıklığının artması konusunda ciddi bir risk taşır. Her epilepsi hastası oruç için uygun değildir. Özellikle ilaçlara rağmen nöbetleri devam eden ‘dirençli epilepsi’ hastaları, gün içinde birden fazla veya üçten fazla ilaç kullanmak zorunda olanlar, nöbetleri uykusuzlukla tetiklenenler ve çocukluk/yaşlılık dönemindeki hastalar için oruç tutmak önerilmez. Ayrıca nöbetleri kontrol altında olsa bile, hayati risk taşıyan ağır nöbet geçmişi olan kişilerin bu kararı doktorlarına danışmadan almamaları hayati önem taşır.”</p>
<p><strong>En ufak nöbet belirtisinde oruç bırakılmalı ve doktora başvurulmalı!</strong></p>
<p>Eğer nöbetler uzun süredir tam kontrol altındaysa, tek tip ilaç kullanılıyorsa ve doktor onayı varsa güvenli oruç tutmanın mümkün olabileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Bu süreçte iftar ile sahur arasında bol sıvı tüketilmeli, ilaçlar doktorun önerdiği yeni zaman dilimlerine harfiyen uyularak alınmalı ve en önemlisi gün içindeki uyku kaybını telafi edecek dinlenme süreleri oluşturulmalı. Ancak oruç tutarken en ufak bir nöbet veya nöbet habercisi (aura) hissedilirse, sağlığı riske atmamak adına oruca hemen ara verilmeli ve durum doktora bildirilmeli.” uyarısını yaparak sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzun-sureli-aclik-ve-susuzluk-epilepsi-hastalarini-etkileyebilir-615676">Uzun süreli açlık ve susuzluk Epilepsi hastalarını etkileyebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 15:48:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614512</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br />  Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p>Düşük-Orta Riskli Grup: Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p>Yüksek Riskli Grup: Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p>Çok Yüksek Riskli Grup: İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<p>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</p>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br /> Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-2-614512">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 07:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[Oruç Tutma]]></category>
		<category><![CDATA[riskli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[steyen]]></category>
		<category><![CDATA[tutmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı geldi, kalabalık sofralar kurulmaya başladı. Oruç tutanlar ruhsal arınmayla beraber manevi huzuru da yaşıyorlar. Ancak Ramazan ayında oruç ibadeti yerine getirilirken dikkat edilmesi gerekenler olabiliyor. Çünkü Ramazan ayında acil servis başvuruları, iftar sonrası ilk birkaç saatte artıyor. Tüm gün aç kaldıktan sonra iftarda yenilen ağır yiyecekler kalbi yorabiliyor. Özellikle kalp krizi öyküsü olanlar, stent takılmış bireyler ve kalp yetmezliği hastaları, oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalı ve kişisel sağlık durumlarını değerlendirmelidirler. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Ramazan ayında kalp hastalarıyla ilgili önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>Kalp Hastaları İçin Oruç Tutma Kararı Hastayı Takip Eden Doktoruyla Değerlendirilmeli! </strong></p>
<p>Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun yararlı etkilerine işaret etmektedir.  Sağlıklı bireylerde Ramazan süresince ve sonraki birkaç haftalık dönemde HDL yani iyi kolesterol düzeylerinin Ramazan öncesine göre arttığı, LDL yani kötü kolesterol düzeylerinin ise azaldığı görülmüştür. Doğru şekilde tutulan bir oruçta günlük kalori alınımının kısıtlanması ile insülin duyarlılığı artmakta, strese dayanma kolaylaşmaktadır. Hatta ayda en az bir gün oruç tutanlarda bile damar sertliğinin daha az olduğu bildirilmiştir.<br /> Kalp hastaları için oruç tutma kararı, bireysel sağlık durumuna göre belirlenmelidir. Uzmanlar, hastaları düşük, orta ve yüksek riskli gruplar olarak değerlendirmektedir:</p>
<p><em>Düşük-Orta Riskli Grup:</em> Stabil kalp hastalığı olan, tansiyonu kontrol altında olan ve doktoru tarafından onay verilen hastalar oruç tutabilir.</p>
<p><em>Yüksek Riskli Grup:</em> Son 6 hafta içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz ritim bozukluğu yaşayanlar ve ileri evre damar tıkanıklığı bulunanlar hastalar oruç tutmamalıdır.</p>
<p><em>Çok Yüksek Riskli Grup:</em> İleri evre kalp yetmezliği, ciddi pulmoner hipertansiyonu (akciğer tansiyonu) olan hastaların oruç tutmaları kesinlikle önerilmez.</p>
<p>Ramazan’da uzun süreli açlık ve susuzluk, vücuttaki sıvı dengesini bozarak kalp hastaları için çeşitli riskler doğurabilmektedir.</p>
<ol>
<li>Tansiyon Dengesizlikleri: Uzun süre susuz kalmak, kan basıncında ani düşüşlere veya yükselmelere neden olabilir.</li>
<li>Ritim Bozuklukları: Elektrolit dengesizlikleri, kalp ritminde düzensizliklere yol açabilir.</li>
<li>Sıvı Kaybı: Dehidrasyon, özellikle kalp yetmezliği hastaları için ciddi bir risktir.</li>
<li>Kan Şekeri Dalgalanmaları: Diyabet ile birlikte kalp hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri seviyelerinde ani değişiklikler meydana gelebilir.</li>
</ol>
<p>Son 6 ay içerisinde kalp krizi geçiren hastalar, kalp hastalığı nedeniyle göğüs ağrısı olan hastalar, son 6 ay içerisinde kalp damarlarına balon yapılan, stent takılan veya bypass ameliyatı olmuş hastalar da oruç tutmaktan kaçınmalıdır.<br />Kontrol altına alınamayan veya hayatı tehdit edici aritmi riski olan hastalarda da oruç riskli olabilir. Dirençli hipertansiyonu olan yani ilaç tedavisine rağmen kan basıncı yüksek olan hastalar da tansiyonları normale inmeden oruç tutmamalıdır. </p>
<p>Tek başına hipertansiyonu olan ve ilaçla kan basıncı normal düzeylerde seyreden hastalar ise ilaçlarını her gün düzenli almak koşulu ile oruç tutabilirler. Bu sayılan durumların dışındaki tüm kalp damar hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka hekimlerine danışmalıdır.</p>
<p><strong>Oruç Tutan Kalp Hastaları Dikkat Etmeli!</strong></p>
<p>Kalp hastalarının doktoruyla görüşüp uygun görüldüğü takdirde oruç tutarken dikkat etmesi gereken bazı noktalar var. Öncelikle ilaçların düzenlenmesi gerekmektedir. Hasta, doktoruyla görüşerek ilaçlarını iftar ve sahur saatine uygun şekilde ayarlamalıdır. İftar veya sahurda aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmalı, sağlıklı proteinler ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir. İftar ve sahur arasında yeterli su içerek vücudun sıvı dengesi korunmalıdır. Gün içinde aşırı hareketten kaçınarak kalbin yorulmaması gerekmektedir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler hissedilirse, hemen doktora danışılmalıdır. </p>
<p>Kalp hastalarının Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutabilmeleri için doktor kontrollerini aksatılmamalı, ilaç düzenlemeleri yapılmalı ve beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oruc-tutmak-isteyen-kalp-hastalarina-oneriler-614244">Oruç Tutmak İsteyen Kalp Hastalarına Öneriler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepside düzenli ilaç kullanımı tedavinin en kritik parçası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepside-duzenli-ilac-kullanimi-tedavinin-en-kritik-parcasi-611188</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 12:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli]]></category>
		<category><![CDATA[epilepside]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[İlaçların]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[parçası]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavinin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611188</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi tedavisinde kullanılan antiepileptik ilaçların çoğunun hastada nöbetlerin sıklığını ve şiddetini azalttığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Düzenli ve doğru dozda kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70–80’inde nöbetler kontrol altına alınabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-duzenli-ilac-kullanimi-tedavinin-en-kritik-parcasi-611188">Epilepside düzenli ilaç kullanımı tedavinin en kritik parçası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi tedavisinde kullanılan antiepileptik ilaçların çoğunun hastada nöbetlerin sıklığını ve şiddetini azalttığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Düzenli ve doğru dozda kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70–80’inde nöbetler kontrol altına alınabilir. İlaçların aksatılması nöbetlerin yeniden başlamasına, şiddetlenmesine ve ciddi sağlık risklerine yol açabilir” dedi. Epilepsi hastalarında ilaç kullanımının tedavinin en kritik parçası olduğunu vurgulayan Bilgin Topçuoğlu, ilaçların doğru şekilde alınmasının nöbetlerin kontrol altına alınmasını sağladığını ve yaşam kalitesini yükselttiğini söyledi.</p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, 9 Şubat Uluslararası Epilepsi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada epilepsi hastalarında düzenli kontrol ve ilaç kullanımının önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p>Hastalığın seyri kişiden kişiye değişiyor</p>
<p>Epilepsi hastalığında düzenli doktor kontrolünün önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Epilepsi hastalarında düzenli doktor kontrolü, nöbetlerin kontrol altında tutulması, ilaçların etkinliğinin ve yan etkilerinin izlenmesi, yaşam kalitesinin artırılması açısından kritik öneme sahiptir. Tedavi süreci kişiye özel olduğu için düzenli takip, hastalığın seyrini doğrudan etkiler. Epilepsi hastalarında doktor kontrolü için tek bir standart süre yoktur çünkü bu hastalığın seyri kişiden kişiye değişir” diye konuştu. </p>
<p>Kontrol dönemleri her hasta için farklılık gösterebilir</p>
<p>Doktor kontrolünün hastalığın tanı ve tedavi süreçlerine göre farklılık gösterebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, bu dönemleri şöyle sıraladı: </p>
<p>Tanı ve tedavi başlangıcı: İlaç başlandıktan sonra genellikle ilk birkaç ay içinde sık kontroller yapılır. Bu dönemde ilacın etkinliği ve yan etkileri yakından izlenir.</p>
<p>Tedavi oturduktan sonra: Nöbetler kontrol altına alındığında kontroller 3–6 ayda bir yapılabilir.</p>
<p>İlaç değişikliği veya yeni şikâyetler olduğunda: Daha sık kontroller gerekebilir.</p>
<p>Çocuk ve genç hastalarda: Gelişim ve öğrenme süreci izlendiği için kontroller daha düzenli ve sık yapılır.</p>
<p>İlaç tedavisiyle nöbetlerin sıklığı ve şiddeti azalır</p>
<p>Epilepsi tedavisinde en temel yöntemin antiepileptik ilaçlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, “Bu ilaçlar nöbetleri tamamen ortadan kaldırmasa da çoğu hastada nöbetlerin sıklığını ve şiddetini azaltır. Düzenli ve doğru dozda kullanıldığında hastaların yaklaşık yüzde 70–80’inde nöbetler kontrol altına alınabilir. İlaçların aksatılması nöbetlerin yeniden başlamasına, şiddetlenmesine ve ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Epilepsi hastalarında ilaç kullanımı, tedavinin en kritik parçasıdır. İlaçların doğru şekilde alınması nöbetlerin kontrol altına alınmasını sağlar ve yaşam kalitesini yükseltir” diye konuştu.</p>
<p>İlaç kullanımında 6 önemli nokta!</p>
<p>İlaç kullanımında dikkat edilmesi gereken önemli noktalara değinen Bilgin Topçuoğlu, bunları şöyle sıraladı:</p>
<p>1. Düzenli ve zamanında kullanım: İlaçlar doktorun belirttiği saatlerde alınmalıdır. Doz atlamak veya ilacı geç almak, nöbet riskini artırır.</p>
<p>2. İlacı kendi kendine bırakmamak: Antiepileptik ilaçlar ani şekilde kesilmemelidir. Doktor kontrolü olmadan ilaç bırakmak, nöbetlerin şiddetlenmesine ve “status epileptikus” gibi hayati risklere yol açabilir.</p>
<p>3. Yan etkileri takip etmek: Baş dönmesi, yorgunluk, kilo değişiklikleri gibi yan etkiler görülebilir. Şiddetli yan etkilerde mutlaka doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>4. Düzenli doktor kontrolü: İlaçların kan düzeyleri ve organ fonksiyonları (karaciğer, böbrek) düzenli testlerle izlenmelidir. Doktor, gerektiğinde doz ayarlaması veya ilaç değişikliği yapar.</p>
<p>5. İlaç etkileşimlerine dikkat: Bazı ilaçlar (antibiyotikler, doğum kontrol hapları vb.) antiepileptik ilaçlarla etkileşebilir. Yeni bir ilaç başlanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır.</p>
<p>6. Yaşam tarzı ile desteklemek: Düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi ilaçların etkinliğini artırır. Alkol ve uyarıcı maddelerden uzak durulmalıdır.</p>
<p>İlaçların aksatılması ya da bırakılması önemli riskler oluşturabilir</p>
<p>Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, doktor önerisi olmadan ilacın bırakılması ya da ilaç dozlarının düzensiz kullanımının olumsuz pek çok etkiye yol açabileceği uyarısında da bulunarak “Antiepileptik ilaçlar, beynin elektriksel aktivitesini dengelemeye çalışır; bu denge bozulduğunda nöbetler yeniden ortaya çıkabilir veya şiddetlenebilir. Olası etkiler arasında nöbetlerin tekrarı ve şiddetlenmesi, tedaviye direnç gelişmesi, yan etkilerin artması ve günlük yaşamı etkileyecek önemli riskler oluşabilir” uyarısında bulundu. </p>
<p>Oruç tutmak isteyen, mutlaka doktoruna danışmalı</p>
<p>Ramazan ayında oruç tutmak isteyen epilepsi hastalarının mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Açlık ve susuzluk, kan şekeri düşüklüğü ve ilaçların kandaki seviyesinin değişmesi, nöbet riskini artırır ve uyku düzensizliği, nöbetleri tetikleyebileceği için oruç tutmak isteyen epilepsi hastalarının mutlaka nöroloji uzmanına danışmaları gerekir. Epilepsi hastaları için oruç tutmak kişisel sağlık durumuna bağlıdır. Uzun süredir nöbet geçirmeyen ve doktor onayı alan bazı hastalar oruç tutabilir ancak ilaçların düzenli kullanımı, uyku ve beslenme düzeni mutlaka korunmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepside-duzenli-ilac-kullanimi-tedavinin-en-kritik-parcasi-611188">Epilepside düzenli ilaç kullanımı tedavinin en kritik parçası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dikkat! Bu hata anne adayını ve bebeği tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-hata-anne-adayini-ve-bebegi-tehdit-ediyor-606132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 23:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[adayını]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeği]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-hata-anne-adayini-ve-bebegi-tehdit-ediyor-606132">Dikkat! Bu hata anne adayını ve bebeği tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı, gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp &#8216;nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p>Hijyene dikkat edin</p>
<p>Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.</p>
<p>Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun</p>
<p>Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.</p>
<p>Beslenmenize dikkat edin</p>
<p>Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.</p>
<p>Uyku düzeninize özen gösterin</p>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor. </p>
<p>Ortamı sık sık havalandırın</p>
<p>Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.</p>
<p>Aşı olun</p>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<p>Doktora başvurmadan ilaç almayın</p>
<p>Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır. </p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dikkat-bu-hata-anne-adayini-ve-bebegi-tehdit-ediyor-606132">Dikkat! Bu hata anne adayını ve bebeği tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 08:49:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[mutlaka]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=606007</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007">Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı,</strong> gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp &#8216;nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Hijyene dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun</strong></li>
</ul>
<p>Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>Beslenmenize dikkat edin</strong></li>
</ul>
<p>Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Uyku düzeninize özen gösterin</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Ortamı sık sık havalandırın</strong></li>
</ul>
<p>Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Aşı olun</strong></li>
</ul>
<p>Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Doktora başvurmadan ilaç almayın</strong></li>
</ul>
<p>Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikte-enfeksiyon-riski-artiyor-606007">Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milas Belediyesi &#8216;Doktor Yetiş&#8217; Adlı Tiyatro Oyununu İzleyicilerle Buluşturacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-doktor-yetis-adli-tiyatro-oyununu-izleyicilerle-bulusturacak-604860</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 13:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[adlı]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[milas]]></category>
		<category><![CDATA[Milas Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[oyununu]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yetiş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604860</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milas Belediyesi kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği tiyatro oyunuyla izleyicileri sanatla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-doktor-yetis-adli-tiyatro-oyununu-izleyicilerle-bulusturacak-604860">Milas Belediyesi &#8216;Doktor Yetiş&#8217; Adlı Tiyatro Oyununu İzleyicilerle Buluşturacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Milas Belediyesi kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği tiyatro oyunuyla izleyicileri sanatla buluşturuyor. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İlçemizin kültürel dinamizmini artırmayı ve her yaştan vatandaşı tiyatronun büyülü dünyasıyla buluşturmayı hedefleyen Milas Belediyesi ‘Doktor Yetiş’ adlı oyunu tiyatroseverlerin beğenisine sunacak.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Milas Belediyesi Şehir Tiyatro (MİŞTİ) ve İasos Köy Tiyatrosu oyuncuları iş birliğinde hazırlanan oyun ücretsiz olarak Milaslı sanatseverlerle buluşacak. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Oyun 3 gün boyunca sahnelenecek…</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Volkan Han tarafından yazılıp yönetilen tek perdelik komedi/müzikli oyunun oyuncu kadrosunda Nilgün Yılmaz, Defne Ece Yılmaz, Berna Emek, Zerda Nur Öztoprak, Nurhan Sağlık, Ceyda Sağlık, Halil Alp Arslan, Berkan Cengiz, Emre Serin, Aksu Özalp, Hüseyin Bölükbaşı Merdane Yıldız Sayan, Mehmet Can Sayan ve Zeynep Su Sayan yer alıyor.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>16-17-18 Ocak tarihlerinde 3 gün boyunca sahnelenecek oyun saat 20.00’ de başlayacak. Ücretsiz olarak vatandaşlarla buluşacak Doktor Yetiş adlı tiyatro oyunu Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda izleyicinin beğenisine sunulacak. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Başkan Topuz’dan davet…</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>​ Sanatın birleştirici gücüne vurgu yapan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, “Şehrimizin kültürel hayatına renk katacak, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü bizlere bir kez daha hissettirecek olan ‘Doktor Yetiş’ adlı tiyatro oyununu hemşehrilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Sahnelenecek bu değerli eseri birlikte izlemek ve sanatın ışığında keyifli bir akşam geçirmek için tüm halkımızı 16-17-18 Ocak tarihlerinde saat 20.00’de Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’na davet ediyorum” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/milas-belediyesi-doktor-yetis-adli-tiyatro-oyununu-izleyicilerle-bulusturacak-604860">Milas Belediyesi &#8216;Doktor Yetiş&#8217; Adlı Tiyatro Oyununu İzleyicilerle Buluşturacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her boğaz ağrısı antibiyotik gerektirmez!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-bogaz-agrisi-antibiyotik-gerektirmez-591906</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 10:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Direnç]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doz]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[gerektirmez]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[leyla]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591906</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, antibiyotiklerin doğru ve bilinçli kullanımının önemi, direnç gelişimi ve halk sağlığına etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-bogaz-agrisi-antibiyotik-gerektirmez-591906">Her boğaz ağrısı antibiyotik gerektirmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, antibiyotiklerin doğru ve bilinçli kullanımının önemi, direnç gelişimi ve halk sağlığına etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Antibiyotik direnci, tedavi edilebilen hastalıkları giderek daha ölümcül hale getiriyor!</strong></p>
<p>Önemli bir çalışmanın, antimikrobiyal dirençle (AMR) bağlantılı çocuk ölümlerinde rahatsız edici bir artış olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “ESCMID Global 2025 konferansında sunulan bu araştırma önemli bir direnç riski taşıyan ve dünyada kullanım oranları izlenen ‘dikkat antibiyotikleri’nin kullanımlarının Güneydoğu Asya&#8217;da yüzde 160 ve Afrika&#8217;da yüzde 126 oranında arttığını gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Yaygın antibiyotiklerin etkinliğini yitirdikçe, zatürre, sepsis ve ishalli hastalıklar gibi daha önce tedavi edilebilen durumların etkilenen bölgelerdeki çocuklar için giderek daha ölümcül hale geldiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, “Çalışma, bu kısır döngünün düşük ve orta gelirli ülkeleri orantısız bir şekilde nasıl etkilediğini vurguluyor. Her ne kadar kesin bir sayı yoksa da özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocuk ölümlerinin önemli bir kısmının dirençli bakterilerle oluşan enfeksiyonlar olduğu öngörülüyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Doğru antibiyotik kullanımı için, enfeksiyonun varlığı mutlaka sorgulanmalı! </strong></p>
<p>Doğru ilaç kullanımının hastanın bireysel ihtiyaçlarına en uygun ilacın, uygun dozda,  yeterli sürede ve en düşük maliyetle verilmesi olarak tanımlandığını ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Doğru antibiyotik kullanımı için, mikrobiyolojik olarak kanıtlanmış bakteriyel bir enfeksiyonun varlığı mutlaka sorgulanmalıdır.” dedi.</p>
<p>Dr. Mamçu, tanı açısından gerekli değerlendirme yapılmadan ve enfeksiyon olmaksızın antibiyotik kullanılmasının, seçilen antibiyotiğin yanlış olması, antibiyotik dozunun yetersiz veya aşırı olması, doz aralıklarının uygunsuz olması gibi sonuçlara yol açabileceğini ve bu gibi durumlarda antibiyotiklerin uygun kullanılmamış olacağını vurguladı.</p>
<p><strong>Gelişen direnç bütün insanlığı tehdit edecek düzeyde! </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün 2024 tarihli raporuna göre, 2050 yılına kadar antibiyotik direnci nedeniyle yılda 10 milyon kişinin hayatını kaybedebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Gelişen direnç ne yazık ki bütün insanlığı tehdit edecek düzeyde.” dedi.</p>
<p>Antibiyotiklerin sadece insan sağlığında değil hayvan yetiştiriciliği ve tarım alanında da kullanıldığına değinen Dr. Mamçu, “Tüm dünyada yaygın ve kontrolsüz kullanılmaları, gıda, su, çevre yoluyla dirençli bakterilerin çok daha kolay yayılmasına ve insana geçmesine neden oluyor. Bu nedenle antibiyotik direnci insan, hayvan ve çevre sağlığını bir arada içeren, ulusal ve uluslararası politikalarla ‘tek sağlık’ başlığı altında bütüncül olarak ele alınması gereken bir konu.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Dirençli mikroorganizmalar ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor! </strong></p>
<p>Ülkemizde yazılan her 100 reçetenin 14’ünde en az bir antibiyotik yer aldığını kaydeden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Antibiyotikler tüketilen ilaçlar listesinde maliyet ve kullanım oranı açısından ikinci sırada yer alıyor.” dedi.</p>
<p>Son yıllarda antibiyotiklerin ancak doktor reçetesi ile satılabilmesinin bu anlamda çok önemli bir yarar sağladığını dile getiren Dr. Mamçu, şunları söyledi:</p>
<p>“Antibiyotiklerin doğru kullanılması için yürütülen faaliyetler sonucunda antibiyotik tüketiminde bir miktar azalma olsa da, hem antibiyotik tüketimi hem de antimikrobiyal direnç açısından istenilen seviyelere erişilemedi. Dirençli mikroorganizmalarla gelişen enfeksiyonlar özellikle de yoğun bakım ortamında ve bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda ciddi bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Dirençli bakterilerin neden olduğu bu hastalıklar, tedaviye de dirençli olup, hastanede yatış sürelerinin uzamasına ve bununla ilgili komplikasyonların gelişmesine, ölüm ve hastalığa yakalanma oranlarında artışa neden oluyor. Koordineli küresel politikalar, özellikle yüksek riskli bölgeler için geliştirilen antibiyotik yönetimi programları ve alt yapı destekleri umut veriyor.”  </p>
<p><strong>Antibiyotik gerekip gerekmediğine karar verme yetkisi yalnızca doktora ait!</strong></p>
<p>Antibiyotiklerin etkili ve güvenli kullanılması için önerilerde bulunan Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İlk ve en önemli adım doktorun talimatlarına uymak. Antibiyotikler her zaman bir doktor reçetesi ile alınmalı. Doktorunuzun belirlediği dozajı, sıklığı ve tedavi süresini tam olarak uygulayın. Antibiyotikleri tam olarak bitirin, reçetede belirtilen sürede tamamen kullanın. Enfeksiyonun belirtileri geçse bile, ilacı erken bırakmak direnç gelişimine ve enfeksiyonun tekrarlamasına neden olabilir. Antibiyotiği düzenli aralıklarla alın. Eğer bir dozu kaçırırsanız, normal sürecinize geri dönün ve sonraki dozu zamanında alın. Eğer herhangi bir yan etki veya rahatsızlık fark ederseniz, hemen doktorunuza başvurun. Antibiyotiğinizi değiştirmesi veya dozajı ayarlaması gerekebilir.</p>
<p>Antibiyotiklerin doğru ve düzenli kullanımı, enfeksiyonların etkili bir şekilde tedavi edilmesine ve direnç gelişiminin önlenmesine yardımcı olur. Unutmayın; her boğaz ağrısı, baş ağrısı ve geniz akıntısının, antibiyotik kullanmayı gerektirecek bir durum olmayabilir. Antibiyotik gerekip gerekmediği konusunda karar verme yetkisi yalnızca doktora aittir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-bogaz-agrisi-antibiyotik-gerektirmez-591906">Her boğaz ağrısı antibiyotik gerektirmez!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:56:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[başı]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[habercisi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı]]></category>
		<category><![CDATA[kanserinin]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582417</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksektir. Çoğu zaman göz ardı edilen bazı belirtiler ise bu hastalığın ilk habercisi olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tek taraflı ve kanlı meme başı akıntıların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor ve bu belirtiyi yaşayan kadın ve erkeklerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları gerektiğini belirtiyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Çitgez, meme kanserinin belirtileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Tek taraflı meme başı akıntısı önemli bir belirti</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı yalnızca doğum ya da emzirme döneminde değil, hiç doğum yapmamış gebe olmayan kadınlarda veya erkeklerde de görülebilir. Özellikle tek taraflı, kendiliğinden ve kanlı akıntılar ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Meme başı akıntısı birçok farklı nedenden dolayı oluşabilir. Bu akıntı aynı zamanda meme kanseri gibi ciddi bir hastalığın da belirtisidir. Teşhiste öncelikle kişinin yaşı ve genel sağlık durumu dikkate alınır. Daha sonra akıntının hangi dönemlerde, nasıl ve hangi sıklıkta oluştuğu incelenir. Meme başı akıntısının rengine de dikkat edilmelidir. Meme başı akıntısının nedenini belirlemek için meme ultrasonu, mamografi, duktografi, biyopsi, kan testlerine bakılabilir.</p>
<p><strong>Bu kişilerin yüzde 10’u meme kanseriyle karşı karşıya</strong></p>
<p>Son verilere bakıldığında ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen kanserlerin başında yaklaşık yüzde 25 gibi bir oran ile meme kanseri gelmektedir. Bu nedenle düzenli kontrol, kendi kendine yapılan meme muayenesi ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden tetkik yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Patolojik incelemelere bakıldığında meme başı akıntısı olan kişilerin neredeyse yüzde 5-10’unda kanser saptanabilmektedir.</p>
<p><strong>Hangi renk akıntı meme kanserini işaret edebilir?</strong></p>
<p>Meme başı akıntısının rengi tanıda önemli ipuçları verir. Örneğin, en tehlikeli diyebileceğimiz pembe ve kanlı olan akıntıdır. Bu renkteki meme başı akıntıları iyi huylu tümör (intraduktal papillom) ya da meme kanseri belirtisi olabilir. Bunun dışında süt renginde beyaz ya da sarımsı akıntılar, hormonal değişiklikleri işaret edebilir. Emzirme sonrası normal kabul edilir. Yeşil veya kahverengi akıntılar da meme kanalı genişlemesi veya fibrokistik değişikliklerle ilgili olabilir. Son olarak şeffaf veya sarı meme başı akıntıları ise hormonal dengesizliklerden kaynaklanabilir.</p>
<p><strong>Ne zaman doktora gitmeliyim?</strong></p>
<p>Her kanlı akıntı hemen meme kanseri olarak yorumlanmamalıdır. Meme başı akıntısının sebebi iyi huylu tümoral oluşum da olabilir. Ancak bu, hemen doktor kontrolü gereken bir belirtidir. Özellikle tek bir memeden akıntı geliyorsa zaman kaybedilmeden doktora başvurulmalıdır. Tek memeden gelen, sürekli ve kendiliğinden olan kanlı akıntılar göz ardı edilmemelidir.</p>
<p><strong>Belirtileri fark etmek erken tanı için büyük şans</strong></p>
<p>Meme başı akıntısı tek taraftan geliyorsa, kanlıysa, memeye elle kontrolde ele gelen bir kitle hissediliyorsa, akıntı meme sıkılmadığı halde kendiliğinden geliyorsa meme kanseri olma ihtimali yüksektir. Bu belirtileri yaşayan kişi eğer erkekse bu normal bir durum değildir. Kadın ise bu durum normal olabilir; ancak yine de hemen doktora gitmesi ve gerekli tetkikleri yaptırması gerekir. Bu belirtilerin hemen fark edilmesi erken tanı için önemlidir. Böylelikle meme kanseri, daha başlangıç evresindeyken yakalanabilir. Bu noktada kendi kendine meme muayenesi yapmanın önemini ve düzenli meme kontrollerinin ihmal edilmemesini vurgulamak gerekir. 40 yaşından sonra her kadının mamografi taraması yaptırmasını öneriyoruz. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kişilerin ise kontrollere daha erken yaşlarda başlaması gerekir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanserinin-ilk-habercisi-olan-belirtiler-582417">Meme Kanserinin İlk Habercisi Olan Belirtiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şanlıurfa’da Doktor ve Güvenlik Görevlisine Saldırı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanliurfada-doktor-ve-guvenlik-gorevlisine-saldiri-559789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 09:05:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[görevlisine]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[şanlıurfada]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şanlıurfa'da Doktor ve güvenlik görevlisine saldırı. Bir madde bağımlısı doktor ve güvenliğe bıçaklı saldırı düzenledi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanliurfada-doktor-ve-guvenlik-gorevlisine-saldiri-559789">Şanlıurfa’da Doktor ve Güvenlik Görevlisine Saldırı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa’da Doktor ve güvenlik görevlisine saldırı. Bir madde bağımlısı doktor ve güvenliğe bıçaklı saldırı düzenledi.</p>
<p>Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi’nde yürekleri yakan bir saldırı daha yaşandı. Doktor İsmail Aydoğdu ve güvenlik görevlisi Harun Polat, iddialara göre madde bağımlısı bir şahsın acil serviste gerçekleştirdiği bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hayat kurtarmaya çalıştıkları yerde, canlarından olmakla karşı karşıya kalan sağlık emekçileri, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil ameliyata alındı.</p>
<p>Birlik Sağlık Sen Şanlıurfa İl Başkanı Hasan Çalışcı, yaşanan vahşete karşı sert ve duygusal açıklamalarda bulundu: “Güvenlik zaafı artık kaderimiz olmamalı. Sağlıkçılar her gün ölümle burun buruna geliyor. Bıçağı hastaneye sokan sistemden hesap sorulmalı.” “Daha kaç can gitmeli?” diye soran Çalışcı, sözlerine şöyle devam etti “Her gün binlerce vatandaşın girip çıktığı hastanelerde, sağlık çalışanlarımız savunmasız kalıyor. Havaalanında kuş uçurtulmazken, hastanelere bıçak nasıl giriyor? Hangi akıl buna izin veriyor? Biz önlem değil, köklü çözüm istiyoruz!”</p>
<p><b>ÇÖZÜM NET: GÜVENLİK EMNİYET’E DEVREDİLMELİ</b></p>
<p>Birlik Sağlık Sen olarak önerimiz açık ve net: Tüm devlet hastanelerinde güvenlik hizmetleri profesyonel biçimde Emniyet Teşkilatı’na devredilmelidir. Bu model, Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin havaalanlarında uyguladığı sistemle birebir örtüşmelidir. Böylece sadece caydırıcılık değil, gerçek bir güvenlik sağlanmış olacaktır. “Artık her olaydan sonra geçmiş olsun mesajı yayımlamak istemiyoruz. Hükümeti, Sağlık Bakanlığı’nı, İçişleri Bakanlığı’nı ve tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz. Hastane kapısındaki polis, içerideki canlara güvence olsun!”<br /> Birlik Sağlık Sen Şanlıurfa İl Başkanlığı olarak, saldırıya uğrayan sağlık çalışanlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, acil şifalar diliyoruz. Şiddetin her türlüsünü lanetliyor, bu olayın son olması için mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz.</p>
<p><b>“Artık yeter! Sağlık çalışanları hedef değil, hayat kurtaran kahramanlardır.”</b></p>
<p>Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesi’nde yürekleri yakan bir saldırı daha yaşandı. Doktor İsmail Aydoğdu ve güvenlik görevlisi Harun Polat, iddialara göre madde bağımlısı bir şahsın acil serviste gerçekleştirdiği bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hayat kurtarmaya çalıştıkları yerde, canlarından olmakla karşı karşıya kalan sağlık emekçileri, Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde acil ameliyata alındı. Birlik Sağlık Sen Şanlıurfa İl Başkanı Hasan Çalışcı, yaşanan vahşete karşı sert ve duygusal açıklamalarda bulundu:“Güvenlik zaafı artık kaderimiz olmamalı. Sağlıkçılar her gün ölümle burun buruna geliyor. Bıçağı hastaneye sokan sistemden hesap sorulmalı.” “Daha kaç can gitmeli?” diye soran Çalışcı, sözlerine şöyle devam etti: “Her gün binlerce vatandaşın girip çıktığı hastanelerde, sağlık çalışanlarımız savunmasız kalıyor. Havaalanında kuş uçurtulmazken, hastanelere bıçak nasıl giriyor? Hangi akıl buna izin veriyor? Biz önlem değil, köklü çözüm istiyoruz!”</p>
<p><b>ÇÖZÜM NET: GÜVENLİK EMNİYET’E DEVREDİLMELİ</b></p>
<p>Birlik Sağlık Sen olarak önerimiz açık ve net: Tüm devlet hastanelerinde güvenlik hizmetleri profesyonel biçimde Emniyet Teşkilatı’na devredilmelidir. Bu model, Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin havaalanlarında uyguladığı sistemle birebir örtüşmelidir. Böylece sadece caydırıcılık değil, gerçek bir güvenlik sağlanmış olacaktır.</p>
<p><b>HASAN ÇALIŞCI’DAN ÇAĞRI</b></p>
<p>“Artık her olaydan sonra geçmiş olsun mesajı yayımlamak istemiyoruz. Hükümeti, Sağlık Bakanlığı’nı, İçişleri Bakanlığı’nı ve tüm yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz. Hastane kapısındaki polis, içerideki canlara güvence olsun!” Birlik Sağlık Sen Şanlıurfa İl Başkanlığı olarak, saldırıya uğrayan sağlık çalışanlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, acil şifalar diliyoruz. Şiddetin her türlüsünü lanetliyor, bu olayın son olması için mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanliurfada-doktor-ve-guvenlik-gorevlisine-saldiri-559789">Şanlıurfa’da Doktor ve Güvenlik Görevlisine Saldırı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fenomen Danla Bilic kalça dolgusunu yapan doktoru açıkladı: Ünlü doktor dava açtı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fenomen-danla-bilic-kalca-dolgusunu-yapan-doktoru-acikladi-unlu-doktor-dava-acti-549132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2025 00:19:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bilic]]></category>
		<category><![CDATA[danla]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[dolgusunu]]></category>
		<category><![CDATA[fenomen]]></category>
		<category><![CDATA[kalça]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal medya fenomeni Danla Bilic, kalça dolgusunun hatalı yapıldığını iddia ederek  Dr. Bülent Cihantimur'un adını vermişti. Dr. Cihantimur, Bilic'e tazminat davası açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenomen-danla-bilic-kalca-dolgusunu-yapan-doktoru-acikladi-unlu-doktor-dava-acti-549132">Fenomen Danla Bilic kalça dolgusunu yapan doktoru açıkladı: Ünlü doktor dava açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Sosyal medya fenomeni <strong>Danla Bilic</strong>,  <strong>kalça dolgusu</strong> nedeniyle sağlık sorunları yaşadığını belirterek kalça dolgusunun <strong>hatalı</strong> yapıldığını iddia etmişti.  Bilic, yaptığı açıklamada operasyonun Kemerburgaz&#8217;da yaptığı kaza sonrası yurt dışına kaçan<strong> Timur Cihantimur</strong>&#8216;ın babası <strong>Dr. Bülent Cihantimur</strong>&#8216;u sorumlu tutmuştu.<strong> Dr. Cihantimur, </strong>Bilic’e<strong> “itibar zedeleyici açıklamalar” </strong>gerekçesiyle <strong>dava açtı.</strong> Bilic, sosyal medyasında yaptığı açıklamada da, <em>&#8220;Bir de canım doktorum dava açmış bana tazminat davası.&#8221;</em> ifadelerini kullandı. </p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/fenomen-danla-bilic-kalca-dolgusunu-yapan-doktoru-acikladi-unlu-doktor-dava-acti-0-O9tMK5Lp.jpg"/></div>
</div>
<div>Danla Bilic sosyal medya </div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>Doktorun adını sosyal medyasından açıklamıştı</b></p>
</div>
<div>
<p>Halk TV&#8217;nin haberine göre, estetik operasyonlarına harcadığı <strong>11,8 milyon TL</strong> ile konuşulan ünlü fenomen Danla Bilic, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yayınladığı videoda üç yıl önce yaptırdığı kalça dolgusunun kaburgalarına kadar kaydığını ve bu nedenle yeniden ameliyat masasına yatacağını söylemişti. Bilic açıklamasında bu işlemi yapan doktorun da  Dr. <strong>Bülent Cihantimur</strong> olduğu belirterek, &#8220;Danla’nız çarşamba günü dolgu temizleme ameliyatı oluyor. Doktorum Bülent Cihantimur &#8216;o dolgular kayar, kaburgana kadar çıkar&#8217; diye uyarmadığı için her şeye imza attık girdik ameliyata. Şimdi başka bir hoca yine ameliyata alacak beni. Ameliyatınız varsa iptal edin, hayat kaydırıyor.” ifadelerini kullanmıştı. </p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/fenomen-danla-bilic-kalca-dolgusunu-yapan-doktoru-acikladi-unlu-doktor-dava-acti-1-uu8Wa1vQ.jpg"/></div>
</div>
<div>Danla Bilic sosyal medya </div>
</div>
</div>
</div>
<div>
<p><b>Doktor tazminat davası açtı</b></p>
</div>
<div>
<p>Bilic’in bu açıklamasının ardından <strong>Dr. Bülent Cihantimur&#8217;un Danla Bilic&#8217;e dava açtığı öğrenildi. </strong>Dava gerekçesi olarak ise Bilic’in açıklamalarının <strong>“itibar zedeleyici ve mesleki karalamaya neden olduğu” </strong>iddia edildi. Danla Bilic de son yaptığı paylaşımda sağlık durumuyla ilgili bilgi verirken, &#8220;<strong>Bir de canım doktorum dava açmış bana tazminat davası.&#8221;</strong>  ifadelerini kullandı. </p>
</div>
<div>
<div>
<div>
<p>Dr. Bülent Cihantimur&#8217;un adı oğlu <strong>Timur Cihantimur</strong>’un karıştığı ölümlü trafik kazasıyla gündeme gelmişti. Kemerburgaz&#8217;da Timur Cihantimur&#8217;un kullandığı araç, Murat Aci&#8217;nin kullandığı ATV&#8217;ye çarpmıştı. Aci hayatını kaybederken Timur Cihantimur ve annesi Eylem Tok ABD&#8217;ye kaçmıştı. </p>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fenomen-danla-bilic-kalca-dolgusunu-yapan-doktoru-acikladi-unlu-doktor-dava-acti-549132">Fenomen Danla Bilic kalça dolgusunu yapan doktoru açıkladı: Ünlü doktor dava açtı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doktor Anıl Canbaş neden öldü?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doktor-anil-canbas-neden-oldu-541677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 15:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anıl]]></category>
		<category><![CDATA[canbaş]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktor Anıl Canbaş hayatını kaybederken, tıp camiasını da yasa boğuldu. Dr. Anıl Canbaş'ın ölüm nedeni otopsi ile ortaya çıktı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doktor-anil-canbas-neden-oldu-541677">Doktor Anıl Canbaş neden öldü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doktor Anıl Canbaş hayatını kaybederken, tıp camiasını da yasa boğuldu. Dr. Anıl Canbaş’ın ölüm nedeni otopsi ile ortaya çıktı.</p>
<p>Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nde görevli asistan doktor Anıl Canbaş’tan haber alamayan yakın çevresi, durumu 112 Acil Yardım Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine Canbaş’ın Kötekli Mahallesi TOKİ konutlarındaki ikametine güvenlik güçleri ve sağlık personeli yönlendirildi. Konuta giren ekipler, cansız vaziyette buldukları Anıl Canbaş’ın yaşamını yitirdiğini saptadı.</p>
<p><b>Ölüm Nedeni Kalp Krizi</b></p>
<p>Cumhuriyet Savcılığı ve olay yeri inceleme ekiplerinin tetkiklerinin ardından, bedeninde herhangi bir yara yahut darp izine rastlanmayan Canbaş’ın naaşı, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi maksadıyla Muğla Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi. Gerçekleştirilen otopsi sonucunda Canbaş’ın kalp krizi sonucu vefat ettiği kesinleşti. Hekim Birliği Sendikası üzücü olaydan sonra şu paylaşımı yaptı, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz Asistanı olarak görev yapan meslektaşımız Dr. Anıl Canbaş’ın genç yaşta vefat ettiğini öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doktor-anil-canbas-neden-oldu-541677">Doktor Anıl Canbaş neden öldü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Doktor Karşıyakaspor’dan İstifa Etti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-doktor-karsiyakaspordan-istifa-etti-387762</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Jun 2023 12:06:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyakaspordan]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387762</guid>

					<description><![CDATA[<p>Op. Dr. Cem Karas Karşıka Spor Kulübünden İstifa Etti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-doktor-karsiyakaspordan-istifa-etti-387762">Ünlü Doktor Karşıyakaspor’dan İstifa Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Cem Karas Karşıka Spor Kulübünden İstifa Etti</p>
<p>Uzun yıllar Karşıyaka Spor Kulübünde şube başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunan KBB Uzmanı Op. Dr. Cem Karas Karşıyaka Spor Kulübünden istifa ederek yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Bu ayrılışın sadece yönetim kurulu üyeliğinden ayrılış olduğunu açıklayan Op. Dr. Cem Karas, “taraftar ruhum ve gönül bağım elbette ki devam edecektir” dedi.</p>
<p>Op. Dr. Cem Karas şu açıklamalarda bulundu. Bugüne kadar gerek taraftarı, gerek şube başkanı ve gerekse yönetim kurulu üyesi olarak gönülden bağlı olduğum, maddi ve manevi anlamda zaman ve katkı sağlayarak her türlü zorluklarla, engellerle mücadele ederek değerli yöneticilerle tüm enerjimi vererek Kulübün her alanda ve anlamda daha başarılı olması için uğraştığım ve güzel işlere imza attığımı bildiğim Karşıyaka Spor Kulübündeki yönetim kurulu üyeliğimden bugün ayrılıyorum. Bu ayrılış sadece Yönetim Kurulu üyeliğimden ayrılış olup, taraftar ruhum ve gönül bağım elbette ki devam etmektedir. Bu gönül bağı ile Kulübümüzün değerli taraftarlarının ve camiamızın dile getirilmesini arzu ettikleri birkaç hususu yoğun olarak gelen çağrılarına daha fazla sessiz kalamayarak sizlerle paylaşmayı görev addediyorum. Kulübümüzün özellikle futbol branşında yaşamış olduğu hayal kırıklıkları ve diğer branşlarda yaşanan kurumsal olmayan bu çerçevede profesyonellikten uzaklaşan ve Kulübün etik anlayışı ve işleyişinden ayrışan yönetim şekli ve tutumu, yönetim kurulu üyeliğinden ayrılma kararını almamda önemli etken olmuştur.</p>
<p>Sayın Turgay Başkanımın Kulübümüz için yapmış olduğu fedakarlıkları ve çabaları asla görmezden gelinemez. Her yönetim işleyişi içinde zaman zaman anlaşmazlıkların, uyuşmazlıkların olması gayet normaldir. Zira, her türlü farklı görüş ve önerinin tek amacı Kulübün yararına, başarısına ve amacına uygun olacak kararlar alabilmek içindir. Bu çerçevede; çalıştığım dönem içinde zaman zaman Turgay Başkanımla muhalif olarak anlaşmazlıklarım, uyuşmazlıklarım elbette olmuştur. Ancak hayatının her evresinde en az bir spor dalında aktif şekilde emek vermiş biri olarak, takım ruhum bilincinin yönetim kadrosunda da olması gerektiği inancımla, Turgay Başkanımla birlikte çalıştığım dönemde kendisinin almış olduğu kararlarda maddi ve manevi anlamda hep yanında yer aldım.</p>
<p><b>Reklam Karşılığı Anlaşma Yapmadım</b></p>
<p>Bu süreçte hiçbir muhalif gurup ile ya da kişi ile iş birliği içerisinde olmadım, hiçbir alacağımı istemedim, reklam karşılığı anlaşma yapmadım, Kulüp ve yönetimin menfaatine olmayacak hiçbir oluşumda yer almadım. Yanı sıra, Kulübün ve Yönetimin menfaatlerine ters düşmeyecek ama Kulübüme ve Yönetime herhangi bir katkı sağlamayacağını düşündüğüm fakat şahsı kariyerime fayda sağlayabilecek davet, oluşum ve/veya iş birlikleri içinde dahi bulunmadım. Dolayısıyla bu ayrılış sürecinde vicdanım tamamen rahattır. Diğer taraftan, yaşanan fikir ayrılıkları, hayal kırıklıkları ve yukarıda belirttiğim kurumsallıktan uzaklaşan yönetim şekli nedeniyle, mevcut yönetimin seçime giderek tekrar güven oyu alması ya da yeni bir yönetim kurulunun göreve gelmesinin Kulübümüz açısından çok daha değerli olacağı inancındayım.</p>
<p><b>Karşıyaka Tutkum Daima Baki Kalacak</b></p>
<p>Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, Karşıyaka taraftarımızdan ve camiamızdan hiçbir kimse daha büyük ve daha değerli değildir. Kişiler, yöneticiler, başkanlar, geçici ama KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ yıkılmaz bir koca çınardır. Bu nedenlerle, Kulübümüzün ileride daha güzel ve anlamlı başarılara adım atmasını ve kurumsal ve profesyonel bir yönetim yapısı ile olması gereken yerlere ulaşmasını canı gönülden dilerek, Kulüpten olan tüm maddi alacaklarımı Kulübe hibe ederek yönetim kurulundan istifamı arz ediyorum. Gönül bağım ve Karşıyaka tutkum daima baki kalacak olup, gün gelir Kulübüm sorumluluğa ve göreve çağırır ise, sağlık ve koşullar elverdiği sürece, bize verilecek görevleri yerine getirmeye her zaman amadeyim.<br /> Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum, hoşça kalın.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-doktor-karsiyakaspordan-istifa-etti-387762">Ünlü Doktor Karşıyakaspor’dan İstifa Etti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7. Canlı Cerrahi Sempozyumu&#8217;nda 120 doktor, canlı yayında 70 ameliyat yaptı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/7-canli-cerrahi-sempozyumunda-120-doktor-canli-yayinda-70-ameliyat-yapti-381075</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 11:10:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[canlı]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyumunda]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yayında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381075</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen 7’nci Canlı Cerrahi Sempozyumu kapsamında, T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 4 gün boyunca 70 göz ameliyatı yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-canli-cerrahi-sempozyumunda-120-doktor-canli-yayinda-70-ameliyat-yapti-381075">7. Canlı Cerrahi Sempozyumu&#8217;nda 120 doktor, canlı yayında 70 ameliyat yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen 7’nci Canlı Cerrahi Sempozyumu kapsamında, T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 4 gün boyunca 70 göz ameliyatı yapıldı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sempozyumda göz hekimlerinin yaptığı ameliyatlar canlı olarak yayınlandı ve dünyada 600 üzerinde yabancı göz hekimi tarafından izlendi. Ameliyatlarda ise göz hekimi ve sağlık personeli olmak üzere toplam 250 kişi görev alarak 70 hastanın göz sağlığına kavuşmasını sağladı. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dünyada benzeri yok diyebiliriz</strong></p>
<p><strong>Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ziya Kapran</strong>, sempozyumun canlı cerrahi eğitimleri açısından ulusal ve uluslararası alanda göz hekimleri tarafından çok önem verilen bir etkinlik olduğunu ve yapılan canlı yayınların 600 üzerinde yabancı doktor tarafından izlendiğini anlattı.</p>
<p>Ziya Kapran, &#8220;Bu yıl gözün 6 farklı bilim dalında 4 gün süresince çok yoğun ameliyatlar yapıldı. Bu, dünyada neredeyse benzeri olmayan bir organizasyon. Her ameliyat kayıt ediliyor ve sonrasında da hekimler tarafından izlenip üzerine tartışılıyor. Sempozyum kapsamında yurt dışından ve yurt içinden gelen uzmanlarımız oldu. Onlar da cerrahi operasyonlar gerçekleştirilirken canlı yayın üzerinden öneri ve görüşlerini paylaştılar. Bu çerçevede bilimsel tartışmalar yapıldı. 4 gün boyunca yapılan ameliyatlar gözün bütün cerrahi birimlerini kapsayacak şekilde planlandı. Örneğin, retina (vitreoretinal), kornea, katarakt ve refraktif, glokom, şaşılık ve oküloplastik cerrahi bunun içerisinde yer aldı.&#8221;</p>
<p> </p>
<p><strong>Ameliyatları 1.500 göz hekimi izledi</strong></p>
<p>Prof. Dr. Kapran, Türkiye&#8217;de göz alanında dünyanın en ileri teknolojisinin kullanıldığına işaret ederek, &#8220;Bu ameliyatları ve sempozyumu yurt dışından yaklaşık 600 göz hekimi de aktif olarak izledi, eğitimlerden faydalandı. Yurt içinden ise sempozyuma 805 göz hekimi katıldı. Bu farklı ameliyatlarda izleyen hekim sayısı zaman zaman arttı, çünkü her hekim kendi alanıyla ilgili ameliyatları canlı izliyor. Sempozyum sonunda baktığımızda toplam yerli ve yabancı bin 500 hekimin sempozyuma katıldığını söylemek mümkün.&#8221; dedi. </p>
<p>Türk Oftalmoloji Derneği olarak böyle bir organizasyonu düzenlemekten onur duyduklarını vurgulayan Kapran, şunları sözlerine ekledi: &#8220;Canlı yayında toplam 70 göz ameliyatı yaptık. Göz sağlığı ile ilgili bütün olguların tedavi edildiği ve çok ileri tedavilerin yapıldığı ameliyatları gerçekleştirdik. Bilkent Şehir Hastanesi’nin bu anlamda teknolojik altyapısı da üst seviyedeydi. Bu teknolojilerin tamamı meslektaşlarımızla paylaşıldı, verdiği önemli destek için hastane yönetimine, TOD adına teşekkürlerimizi sunuyorum. Göz hekimleri olarak mesleğimizi çok severek, büyük bir gururla, özveriyle yapıyoruz. Ülkemizde kaydedilen tıbbi gelişmeler sayesinde ameliyatların çok başarılı yapılması hepimizi çok gururlandırıyor. Gelecek yıl yapacağımız 8. Canlı Cerrahi Sempozyumu için çalışmalara yarında itibaren başlıyoruz. Emeği geçen tüm hekim ve sağlık personeli mensuplarına TOD Yönetim Kurulu adına teşekkür ederim.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/7-canli-cerrahi-sempozyumunda-120-doktor-canli-yayinda-70-ameliyat-yapti-381075">7. Canlı Cerrahi Sempozyumu&#8217;nda 120 doktor, canlı yayında 70 ameliyat yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
