<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dökmeyin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dokmeyin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dokmeyin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Feb 2024 21:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dökmeyin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dokmeyin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun üstüne su dökmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobeti-sirasinda-cocugun-ustune-su-dokmeyin-442234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[dökmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[üstüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nöbet olarak tanımlanan, hastanın hareketlerinde, bilincinde ve davranışlarında değişikliğe neden olan durumun nörolojik bir hastalık olduğunu kaydeden uzmanlar, yaygın düşüncenin aksine epilepsinin ruh hastalığı olmadığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobeti-sirasinda-cocugun-ustune-su-dokmeyin-442234">Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun üstüne su dökmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nöbet olarak tanımlanan, hastanın hareketlerinde, bilincinde ve davranışlarında değişikliğe neden olan durumun nörolojik bir hastalık olduğunu kaydeden uzmanlar, yaygın düşüncenin aksine epilepsinin ruh hastalığı olmadığını söylüyor. “Epilepsi, çocukluk ve ergenlik çağında erişkin döneme oranla daha sık görülür.” diyen Çocuk Nöroloğu Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Nöbet sırasında çocuğu yere yatırın, etrafındaki sivri cisimleri ortadan kaldırın, başını hafif yana çevirin, nöbet sonlanan kadar yanından ayrılmayın.  Çocuğun dilini ısırmasını engellemek için elle veya başka bir cisimle ağzını açmaya çalışmayın, su vermeyin, üstüne su dökmeyin.” önerilerinde bulundu.</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu: “İlaca cevap vermeyen dirençli epilepsi türlerinde ketojenik diyet ve pil takılması önerilebilir.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Hastanesi Çocuk Nöroloğu Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, 12 Şubat “Dünya Epilepsi Günü” dolayısıyla<strong> </strong>çocuklarda epilepsi hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>“Epilepsi (sara) beyinden kaynaklanan, tekrar eden nöbetlerle karakterize bir hastalık”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, epilepsinin (sara) beyinden kaynaklanan, tekrar eden nöbetlerle karakterize bir hastalık olduğunu dile getirerek, “Beyindeki sinir hücreleri birbirleriyle elektriksel ve kimyasal sinyallerle iletişim kurar. Bu iletişimi bozan ani bir elektrik deşarjı, hastanın hareketlerinde, bilincinde, davranışlarında değişikliğe neden olur. Nöbet olarak tanımlanan bu durum nörolojik bir hastalıktır. Yaygın düşüncenin aksine ruh hastalığı değildir. Epilepsi, çocukluk ve ergenlik çağında erişkin döneme oranla daha sık görülür.” dedi.</p>
<p><strong>“Beyni etkileyen bir bozukluk epilepsi nöbetine yol açar”</strong></p>
<p>Beyni etkileyen bir bozukluğun epilepsi nöbetine yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Epilepsinin nedenleri yaşa göre değişir. Çocukluk çağı epilepsilerinin yüzde 60-75’inde herhangi bir neden bulunamazken sadece yüzde 25-40’nda saptanabilen bir neden vardır. Epilepsi; genetik yatkınlık, hamilelik ve doğumda yaşanan sorunlar neticesinde bebeğin oksijensiz kalması, gelişimsel bozukluklar (beyin gelişiminin tam olmaması), kafa travması, enfeksiyonlar (menenjit, beyin iltihabı), uzun süren ateşli havaleler ve beyin tümörleri gibi durumlarda ortaya çıkabilir.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuklarda epilepsi nasıl anlaşılır? </strong></p>
<p>Epilepsi belirtilerinin nöbetin tipine göre değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Beynin bir bölgesinden başlayan nöbetlere parsiyel nöbetler denir. Basit parsiyel<em> </em>nöbetlerde çocuklarda bilinç kaybı olmaz. Nöbet anında değişik parlak renkler görme, kötü koku duyma, korku hissi olabilir. Kompleks parsiyel nöbetlerde bilinç kaybı vardır. Yalanma, çiğneme, çamaşırlarını çekiştirme, ağızdan salya akması görülür. Beynin tamamından kaynaklanan nöbetler ise jeneralize nöbet olarak tanımlanır. Jeneralize Tonik-Klonik Nöbet; kasların ani kasılıp gevşemesi ile başlar, bilinç kaybı olur. Hastalarda yere düşme, ağızdan köpük gelme, çenede kilitlenme olabilir. Nöbet anı genellikle 2-3 dakika sürer, nöbetin bitiminde hastanın bilinci açılır, sonrasında yaklaşık yarım saat ile iki saat süren uyku dönemi görülebilir. Uyandıktan sonra tamamen sağlıklı olarak günlük hayata katılır. </p>
<p>Dalma nöbeti (Absans nöbet) jeneralize nöbetin bir türüdür. Hasta 10-20 saniye boş bakar, sonra hiçbir şey olmamış gibi yaptığı işe kaldığı yerden devam eder. Bu durum gün içinde çok sayıda olabilir. Tedavi edilmezse öğrenme güçlüğüne neden olabilir.”</p>
<p><strong>“Nöbet anında çocuğun üstüne su dökmeyin”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, nöbet sırasında çocuğa nasıl yardımcı olunması gerektiği konusunda ailelere şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Sakin olun, çocuğu yere yatırın, etrafındaki sivri cisimleri ortadan kaldırın, başını hafif yana çevirin, nöbet sonlanan kadar yanından ayrılmayın.  Çocuğun dilini ısırmasını engellemek için elle veya başka bir cisimle ağzını açmaya çalışmayın, su vermeyin, üstüne su dökmeyin. Doktorunuza vereceğiniz bilgiler çok önemli olduğu için çocuğunuzu dikkatli bir şekilde gözleyin. Yanınızda birisi varsa nöbet anında video çekmesini isteyin. </p>
<p>Nöbetler tehlikeli ve üzücü görünümlerine rağmen genellikle 2-5 dakika içinde sonlanırlar. Uzun süren nöbetlerde mutlaka 112’yi arayıp en yakın sağlık merkezine ulaşmaya çalışın. Nöbet anında yanlış yapılan her yardımın çocuğunuza zarar vereceğini unutmayın.”</p>
<p><strong>Epilepsi çocuğun hayatını nasıl etkiler? </strong></p>
<p>Epilepsinin de diğer hastalıklar gibi olduğunu, utanılacak, saklanacak bir durum olmadığını anlatan Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Çocuğunuz bu hastalık sırasında diğer yaşıtlarından farklı değildir. Okuluna devam edecek, günlük yaşama katılacaktır. Ancak öğretmenlerini, yakın arkadaşlarını, aile büyüklerinizi hastalık hakkında bilgilendirmelisiniz ki, gerekli durumlarda çocuğunuza yardımcı olabilsinler. Bu hastalık nedeniyle çocuğunuzun yapabileceği sporları ve diğer sosyal faaliyetler engellemeyin, aksine çocuğunuzu teşvik edin. Kafa darbelerine açık olan sporlar, aletli jimnastik gibi fazla efor harcayacağı aktiviteler tercih edilmemelidir. Yüzme ve ilgili diğer sporlar, çocuğun durumunu bilen bir yetişkinin gözetiminde yapılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklarda epilepsi tanısı nasıl konur?</strong></p>
<p>Epilepsi tanısının, aileden alınan öykü, nörolojik muayene ve laboratuvar testleri ile konduğunu dile getiren Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Doktorunuz öykü alıp nörolojik muayenesini yaptıktan sonra epilepsiden şüphe ederse elektroensefalografi (EEG) ve kan testleri isteyecektir. Testlerin sonucuna göre beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve daha ileri tetkikler isteyebilir.” dedi.</p>
<p>Ailelerin çocuk nörologlarına sorduğu en sık sorulardan birinin de bu hastalıkta tedavinin gerekip gerekmediği olduğunu da belirten Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Tedavisiz kalan küçük nöbetler bir süre sonra büyük nöbetlere dönüşebilir. Sık tekrarlayan ve uzun süren nöbetler hem bir sonraki nöbeti tetikleyebilir hem de beynin oksijensiz kalarak hasarlanmasına neden olabilir.” diye kaydetti.</p>
<p><strong>“Çocukluk çağı epilepsilerinin bazı türleri hasta belirli bir yaşa gelince düzelebilir”</strong></p>
<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bazı türlerinin hasta belirli bir yaşa gelince düzelebildiğini kaydeden Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Bu tür epilepsilerde tedavi gerekmeyebilir. Ancak tedavi kararını doktorunuz vermelidir. Epilepsinin en önemli tedavi şekli ilaç tedavisidir. İlaca cevap vermeyen dirençli epilepsi türlerinde ketojenik diyet ve pil takılması önerilebilir. Tüm tedavi şekillerine cevap vermeyen veya bazı özel epilepsi türlerinde cerrahi tedavi uygulanır.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklarda epilepsi kalıcı mıdır?</strong></p>
<p>Çocuklarda epilepsinin kalıcı olup olmadığı sorusunun kesin bir cevabı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Bazı epilepsi türleri ergenlikte geçebilir, bazı türleri ise ömür boyu sürebilir. Genellikle ilaç kontrolü altında 2-4 yıl nöbet görülmeyen, nörolojik muayene bulguları, EEG’leri ve beyin MRG’ları normal olan hastalarda kullandıkları epilepsi ilacı 4-6 ay gibi bir sürede azaltılarak kesilir. İlaç kesildikten sonra iki yıl süreyle doktor kontrolü sürer.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, ailelere çocuğun durumu hakkında gerçekçi olmaları önerisinde de bulunarak, “Onu epilepsisi olan (diyabeti, hipertansiyonu, tüberkülozu olan gibi) bir kişi olarak görün ve çocuğunuzun da öyle düşünmesini sağlayın. Nöbetlere yol açan bir hastalığı olduğunu yaşına uygun şekilde anlatın, ona sorunu ile barışık yaşamayı öğretin.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobeti-sirasinda-cocugun-ustune-su-dokmeyin-442234">Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun üstüne su dökmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üzerine kaynar su dışında hiçbir şey dökmeyin! Lavabo açıcı neden patlıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzerine-kaynar-su-disinda-hicbir-sey-dokmeyin-lavabo-acici-neden-patliyor-429291</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Dec 2023 13:04:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dışında]]></category>
		<category><![CDATA[dökmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[kaynar]]></category>
		<category><![CDATA[lavabo]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[patlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[üzerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429291</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lavabo açıcıların ‘sodyum hidroksit’ yani ‘Kostik’ olduğunu ve kendi kendine patlamayacağını ifade eden uzmanlar, zıt bir kimyasal maddeyle bir araya getirildiğinde çok şiddetli kimyasal tepkime meydana geleceğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzerine-kaynar-su-disinda-hicbir-sey-dokmeyin-lavabo-acici-neden-patliyor-429291">Üzerine kaynar su dışında hiçbir şey dökmeyin! Lavabo açıcı neden patlıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lavabo açıcıların ‘sodyum hidroksit’ yani ‘Kostik’ olduğunu ve kendi kendine patlamayacağını ifade eden uzmanlar, zıt bir kimyasal maddeyle bir araya getirildiğinde çok şiddetli kimyasal tepkime meydana geleceğini söylüyor. Kimyasal temizlik malzemelerinin mutfak için olanların mutfakta, banyo için olanların da banyoda kullanılacağını, ikisinin hiçbir zaman birbirine karıştırılmaması gerektiğini kaydeden Kimya Mühendisi İSG Uzmanı Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, Covid döneminde kullanılan maskelerin de işe yaramayacağını vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü İş Sağlığı ve Güvenliği Yüksek Lisans Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, İstanbul’da önceki gün tıkanan lavaboya dökülen açıcının patlamasını değerlendirdi.</p>
<p><strong>Lavabo açıcılar kendi kendine patlamıyor</strong></p>
<p>Kimya Mühendisi Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, lavabo açıcıların ‘sodyum hidroksit’ yani ‘Kostik’ olduğunu ve kendi kendine patlamayacağını belirterek, “Kostiktir, yani beyaz Ayvalık sabunu ham maddesidir. Kostiktir ama çok kuvvetli yakıcı ve dağlayıcıdır. Bu kimyasal madde, paketlerin içinde topuzlu iğne başı gibi boncuk şeklindedir. Bunu biz zıt bir kimyasal maddeyle bir araya getirirsek çok şiddetli kimyasal tepkime olur. Tepkime sonucunda ısı açığa çıkar, toksik gazlar açığa çıkar ve yakıcılığı dağlayıcılığı daha şiddetlenebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Sadece kaynar su dökülmeli! </strong></p>
<p>Lavabo açıcıların kullanımını anlatan Gezen, şöyle devam etti:</p>
<p>“Lavabo açıcı tıkanan lavabo içerisine dökülür. Üzerine 50 santimetre uzaktan veya 1 metre kadar uzaktan kaynar su dökülerek, sadece kaynar su başka hiçbir madde değil, oradaki yolu açar. Kostiğin bir özelliği de yağları çözmesinin yanında saçları, kılları, vücuttan sökülen artık deri parçalarını da yakarak o yolu açar. Lavabonun giderini açar.” </p>
<p><strong>Sirke ve karbonat etkili mi?</strong></p>
<p>Karbonatın lavabo açmada kısmen işe yaradığını da ifade eden Gezen, “Sodyum karbonat ya da sodyum bikarbonat daha düşük riskli kimyasallardır. Kimyasal maddedir ama tehlikesi ve doğurabileceği riskler daha sınırlıdır. Sirke de asittir ama daha zayıf bir asittir. Yani tuz ruhundan ya da kezzap denilen nitrik asitten çok daha zayıf, organik bir asittir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Klor gazı havadan 2-2,5 kere ağırdır, yere doğru çöker</strong></p>
<p>Çamaşır suyuna da işaret eden Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, çamaşır sularında sodyum hipoklorit bulunduğunu ve kesinlikle yabancı maddelerle karıştırılmaması gerektiğini çünkü zehirli gazlar çıkacağını söyledi.</p>
<p>Klor gazının ölüme neden olan bir gaz olduğunu hatırlatan Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, “Çok yüksek risklidir. Bunu Birinci Dünya Savaşında Almanlar Fransızlara, Fransızlar Almanlara karşı cephede kullanmışlar. Bu şekilde 150 bin asker ölmüş. Klor gazı havadan 2-2,5 kere ağırdır, yere doğru çöker. İnsan düştüğü yerde, bayıldığı yerde solunum refleks olarak devam ettiği için klor gazını yutar, akciğerlerde klor gazı hidroklorik asite dönüşür yani tuz ruhuna dönüşür ve klor gazı soluyan kişiler kan kusarak, can çekişerek 48 saat içinde kesin ölür.”</p>
<p><strong>Yağ çözücüleri de başka bir malzemeyle karıştırmamak gerekiyor</strong></p>
<p>İstanbul’da gerçekleşen patlama olayında birbirine çok şiddetli tepkime veren iki maddenin karıştırıldığını anlatan Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, bu kişinin vücudunun doktorların ifade ettiği üzere yüzde 35’inin bu nedenle yandığını dile getirdi.</p>
<p>Kimyasal tepkime sonucunda klor gazı gibi zehirli gazlar ortaya çıktığını, kişinin onu solumasıyla o anda bayılabileceğini anlatan Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, klor gazı çıkışı devam ettiği taktirde bunun ölüme kadar gidebileceğini kaydetti.</p>
<p>Yağ çözücülere de dikkat çeken Kimya Mühendisi Gezen, yağ çözücülerde amonyak türevi kimyasalların var olduğunu, bunları da kesinlikle başka bir malzemeyle karıştırmamak gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>“Öğretilmediği sürece rastgele karıştırırlar…”</strong></p>
<p>Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, “İnsanlar bu malzemelerden bihaber bir şekilde. Bunların öğrenileceği yer okullardır.  Ama okullarda öğretilmediği sürece insanlar bu kimyasal maddeleri rastgele karıştırır. Başımıza böyle işler gelir.” dedi.</p>
<p><strong>En az 15 dakika duru su ile temizlenmeli…</strong></p>
<p>Bu tür bir lavabo açıcı patlama olayı yaşanması durumunda ilk müdahalenin en az 15 dakika akan suyla vücutta bulaşan yerlerin yıkanması olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, “Yani kişinin bilinci yerindeyse o kimyasal maddeyi cilt üzerinden atmak önemli. Bilinci yerinde değilse derhal 112 aranarak acil yardım istenmeli. En az 15 dakika akan duru suyla temizlemesi gerekiyor. Ondan sonra en yakın sağlık merkezine gidilmeli.”</p>
<p><strong>Mutfaktaki mutfakta, banyodaki banyoda kullanılır</strong></p>
<p>Mutfak ve banyolarda kullanılan kimyasallar konusunda çok riskler olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Mustafa Cüneyt Gezen, “Bu tür kimyasallara mutfakta da banyoda da var. Ben diyorum ki, mutfak için olanlar mutfakta, banyo için olanlar banyoda kullanılır. İkisi hiçbir zaman birbirine karıştırılmaz. Mutfaktakiler mutfakta kullanılsın, mutfakta kalsın, banyodakiler banyoda kalsın. Riski görüyoruz.” İfadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Alan iyi havalandırılmalı!</strong></p>
<p>Temizlik aşamasında temizlik yapılan alanın havalandırılmasının çok önemli olduğuna vurgu yapan Gezen, şu uyarılarda bulundu: “Kimyasalların kullanıldığı alanı çok iyi havalandırmak gerekiyor. Maske konusunda da ne tür maske takacak? Covid döneminde taktığımız maskeler hiçbir işe yaramaz, onlar toz maskesi.  Bize aktif karbon, filtreli, kartuşlu, gaz maskesi lazım. Havalandırması çok iyi olan bir yerde bu iş uygulanmalı.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzerine-kaynar-su-disinda-hicbir-sey-dokmeyin-lavabo-acici-neden-patliyor-429291">Üzerine kaynar su dışında hiçbir şey dökmeyin! Lavabo açıcı neden patlıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
