<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doğrudan | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dogrudan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dogrudan</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2026 07:43:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>doğrudan | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dogrudan</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alsancak&#8217;ta yağmur suları artık doğrudan denize ulaşacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alsancakta-yagmur-sulari-artik-dogrudan-denize-ulasacak-622454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 07:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alsancak]]></category>
		<category><![CDATA[altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bölge]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[denize]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[hat]]></category>
		<category><![CDATA[imalat]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sokak]]></category>
		<category><![CDATA[suları]]></category>
		<category><![CDATA[ta]]></category>
		<category><![CDATA[Terfi Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Suyu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622454</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’in en yoğun bölgelerinden Alsancak’ta yağmur sularının yarattığı taşkınlar ve altyapı kaynaklı sorunlar tarihe karışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alsancakta-yagmur-sulari-artik-dogrudan-denize-ulasacak-622454">Alsancak&#8217;ta yağmur suları artık doğrudan denize ulaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in en yoğun bölgelerinden Alsancak’ta yağmur sularının yarattığı taşkınlar ve altyapı kaynaklı sorunlar tarihe karışıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün 250 milyon liralık yatırımla yürüttüğü yağmur suyu altyapı projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerini kapsayan projeyle yağışlı havalarda sokak ve caddelerde biriken sular modern terfi merkezleri ve yeni hatlar aracılığıyla doğrudan denize ulaştırılacak.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, kent merkezinde yıllardır yaşanan su baskınları ve altyapı kaynaklı koku sorunlarını ortadan kaldırmak için Alsancak’ta kapsamlı bir yağmur suyu altyapı dönüşümü yürütüyor. Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerini kapsayan 250 milyon liralık proje kapsamında hat imalatları ve terfi merkezi çalışmaları eş zamanlı ilerliyor. Projeyle birlikte yağışlı havalarda sokak ve caddelerde biriken sular toplanarak pompalar aracılığıyla doğrudan denize ulaştırılacak ve bölge modern bir yağmur suyu altyapısına kavuşacak. Kent merkezinin en yoğun bölgelerinden biri olan Alsancak’ta yürütülen proje kapsamında 7 kilometre yağmur suyu hattı, 1 kilometre atık su hattı ve 5 adet yağmur suyu terfi merkezi inşa ediliyor. Proje tamamlandığında mevcut birleşik sistem ayrıştırılacak, yağmur sularının kanalizasyon sistemine karışması önlenecek. Böylece hem kış aylarında yaşanan taşkınların hem de yaz aylarında ortaya çıkan koku sorunlarının önüne geçilecek.</p>
<p><strong>Bazı sokaklarda çalışmalar tamamlandı</strong></p>
<p>Proje kapsamında Alsancak’ta birçok noktada altyapı imalatları tamamlandı. 1476/1 Sokak, 1475 Sokak, 1474 Sokak ve 1479 Sokak’ta çalışmalar bitirilerek hat imalatları tamamlandı. Ayrıca Atatürk Caddesi ve Cumhuriyet Bulvarı ile 1456 ve 1460 sokakların bazı bölümlerinde de altyapı çalışmaları tamamlandı. Bu sokakların bir bölümü farklı terfi merkezlerinin güzergâhında kaldığı için ilerleyen aşamalarda bazı noktalarda yeniden imalat yapılacak. Bugüne kadar bölgede 1,7 kilometre yağmur suyu hattı ve 500 metre atık su hattı imalatı gerçekleştirildi.</p>
<p><strong>İki noktada hat imalatı sürüyor</strong></p>
<p>İZSU ekipleri Alsancak’ta iki ayrı noktada çalışmalarını sürdürüyor. 1456 Sokak’ta 600 milimetre çapında beton borularla yağmur suyu hattı imalatı devam ediyor. 1453 Sokak’ta ise 1 metre çapında betonarme borularla altyapı çalışmaları sürdürülüyor. Ramazan Bayramı öncesinde mevcut imalatlar tamamlanarak çalışmalara kısa süreli ara verilecek. Bayram sonrası sahaya 3 ayrı ekip çıkarılarak boru imalatlarına hız verilecek.</p>
<p><strong>Limana en yakın terfi merkezi tamamlandı</strong></p>
<p>Projenin en kritik bileşenlerinden biri olan yağmur suyu terfi merkezlerinin yapımı da devam ediyor. Limana en yakın noktada yer alan 1 numaralı terfi merkezinin inşaatı tamamlandı. Elektrik sisteminin kurulmasının ardından tesis devreye alınacak. 2 numaralı terfi merkezinde imalat çalışmaları sürerken, bayram sonrası süreçte 3 ve 4 numaralı terfi merkezlerinin yapımına başlanması hedefleniyor. Beş terfi merkezinin tamamının yaz ve sonbahar aylarında sırasıyla devreye alınması planlanıyor.</p>
<p><strong>Kordon hattında güçlü pompa sistemi kurulacak</strong></p>
<p>Yağmur suyu terfi merkezleri Kordon olarak bilinen Atatürk Caddesi üzerindeki geniş kaldırımlarda konumlandırılıyor. Tesisler 1476/1, 1479, 1453, 1448 ve Brezilya sokaklarının Kordon ile kesiştiği noktalarda yer alacak. Terfi merkezlerinde toplam 11 pompa hizmet verecek. Sistem 4,4 metreküp/saniye (4400 litre/saniye) pompaj kapasitesiyle yağmur sularını hızla denize ulaştıracak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Alsancak, Kültür ve Mimar Sinan mahallelerinde yağışlı havalarda yaşanan su baskınlarının önemli ölçüde önüne geçilmesi ve bölgenin modern bir yağmursuyu altyapısına kavuşması hedefleniyor. Çalışmaların 2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alsancakta-yagmur-sulari-artik-dogrudan-denize-ulasacak-622454">Alsancak&#8217;ta yağmur suları artık doğrudan denize ulaşacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de gençler kent yönetimine doğrudan katılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-kent-yonetimine-dogrudan-katiliyor-614383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[katılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimine]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614383</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yerel Gençlik Forumu düzenledi. Gençleri doğrudan yerel politika süreçlerine dâhil etmeyi hedefleyen buluşmada, sadece görüşler değil somut veri, gözlem ve deneyimler de paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-kent-yonetimine-dogrudan-katiliyor-614383">İzmir&#8217;de gençler kent yönetimine doğrudan katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yerel Gençlik Forumu düzenledi. Gençleri doğrudan yerel politika süreçlerine dâhil etmeyi hedefleyen buluşmada, sadece görüşler değil somut veri, gözlem ve deneyimler de paylaşıldı.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü ile Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) iş birliğinde, Yerel Gençlik Politikası Programı kapsamında İzmir Yerel Gençlik Forumu Tarihi Bıçakçı Han’da düzenlendi. İzmir’de yaşayan gençlerin kent deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve çözüm önerilerini doğrudan yerel politika süreçlerine dâhil etmeyi hedefleyen buluşmada, gençlerin sözü merkeze alındı.</p>
<p><strong>Somut veri, gözlem ve deneyim bir arada</strong></p>
<p>Forum öncesinde, Gençlik Örgütleri Savunuculuk ve Sivil İzleme Programı (GOSSİP) kapsamında gönüllü gençlerden oluşan ekipler tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmet ve çalışmalarına ilişkin izleme, değerlendirme ve raporlama faaliyetleri yürütüldü. Aynı dönemde kent genelinde farklı gençlik gruplarının katılımıyla yerel ihtiyaç analizi gerçekleştirildi. Elde edilen bulgular forum sırasında katılımcılarla paylaşıldı. Böylece tartışmalar, yalnızca görüşlere değil; somut veriye, gözleme ve gençlerin doğrudan deneyimlerine dayandırıldı.</p>
<p><strong>Tematik masalarda hak temelli değerlendirme</strong></p>
<p>Forum kapsamında, “ayrımcılıkla mücadele, barınma hakkı, çalışma hakkı, eğitim hakkı, ifade özgürlüğü, katılım hakkı, örgütlenme özgürlüğü ve sağlık hakkı” başlıklarında tematik yuvarlak masa oturumları düzenlendi. Gençler; ilçe belediye temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelerek İzmir’de genç olma deneyimini çok boyutlu şekilde ele aldı. Temel sorun alanları ve çözüm önerileri ortak akıl çerçevesinde değerlendirildi, öncelikli politika alanlarına ilişkin görüş ve öneriler kayıt altına alındı.</p>
<p><strong>Yerel Gençlik Politikası Belgesi’ne katkı</strong></p>
<p>Forumda ortaya konulan görüş, öneri ve öncelikler, mart ayında yayımlanması planlanan Yerel Gençlik Politikası Belgesi’nin hazırlanma sürecine temel oluşturdu. Gençlerin sözünün politika metinlerine dönüştüğü bu süreç, kentin geleceğine birlikte yön verme anlayışının önemli bir adımı olarak değerlendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, genç dostu kent vizyonu doğrultusunda, gençlerin ihtiyaç ve deneyimlerini merkeze alan, katılımcı ve sürdürülebilir bir politika üretim sürecini kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-gencler-kent-yonetimine-dogrudan-katiliyor-614383">İzmir&#8217;de gençler kent yönetimine doğrudan katılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransa Dışişleri Bakanı Barrot: Avrupa&#8217;ya Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı gerekli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fransa-disisleri-bakani-barrot-avrupaya-rusya-ile-dogrudan-bir-iletisim-kanali-gerekli-609794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 21:26:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[barrot]]></category>
		<category><![CDATA[dışişleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, Avrupa'ya Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı kurma çağrısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fransa-disisleri-bakani-barrot-avrupaya-rusya-ile-dogrudan-bir-iletisim-kanali-gerekli-609794">Fransa Dışişleri Bakanı Barrot: Avrupa&#8217;ya Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı gerekli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Fransa Dışişleri Bakanı <strong>Jean-Noel Barrot,</strong> Liberation gazetesine demecinde Avrupalıların Rusya ile aracılardan <strong>bağımsız, doğrudan bir iletişim kanalına</strong> sahip olmaları gerektiğini belirtti.</p>
</div>
<div>
<p>Cumhurbaşkanı <strong>Emmanuel Macron&#8217;un</strong> Moskova ile diyaloğu yeniden başlatma yönündeki açıklaması sorulan Barrot,<em> &#8220;Şu anda Ukrayna&#8217;nın mali ve askeri konularda ana destekçisi olan Avrupalılar, sorumluluğu kimseye devretmeden kendi çıkarlarını savunacakları (Rusya ile iletişim için) bir kanala sahip olabilmeli&#8221;</em> yanıtını verdi.</p>
</div>
<div>
<p>Fransız diplomat, <strong>Paris&#8217;in </strong>genel olarak Rusya ile diyalog kurma imkanından asla vazgeçmediğini, aynı zamanda böyle bir diyaloğun ancak Ukrayna ve Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerde <strong>şeffaf </strong>olması durumunda mümkün olabileceğini vurguladı.</p>
</div>
<div>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı Macron Aralık ayında Avrupa&#8217;nın en yakın zamanda Rusya lideri <strong>Vladimir Putin’le</strong> diyaloğu yeniden başlatma yolunu bulması gerektiğini belirtmişti. Bu çağrının ardından Kremlin Sözcüsü <strong>Dmitriy Peskov</strong>, Putin&#8217;in diyaloğa hazır olduğunu açıklamış, ancak olası diyaloğun tarafların birbirilerine ders okuma değil birbirini anlama çabası olması gerektiğini eklemişti.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fransa-disisleri-bakani-barrot-avrupaya-rusya-ile-dogrudan-bir-iletisim-kanali-gerekli-609794">Fransa Dışişleri Bakanı Barrot: Avrupa&#8217;ya Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı gerekli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FESCO, Çin&#8217;den St. Petersburg&#8217;a İlk Doğrudan Tren Seferini Başlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/fesco-cinden-st-petersburga-ilk-dogrudan-tren-seferini-baslatti-599262</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 13:39:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[fesco]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[petersburg]]></category>
		<category><![CDATA[st]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un iştiraki FESCO Taşımacılık Grubu, Çin'in Xi'an şehrinden Rusya’nın St. Petersburg şehrine düzenli tren seferleri başlattı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fesco-cinden-st-petersburga-ilk-dogrudan-tren-seferini-baslatti-599262">FESCO, Çin&#8217;den St. Petersburg&#8217;a İlk Doğrudan Tren Seferini Başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un iştiraki FESCO Taşımacılık Grubu, Çin&#8217;in Xi&#8217;an şehrinden Rusya’nın St. Petersburg şehrine düzenli tren seferleri başlattı. </p>
<p>Tüketim malları yüklü 45 adet kırk fitlik konteyner (90 TEU) taşıyan ilk tren, Alashankou &#8211; Dostyk  sınır kapısından geçerek Kazakistan ve Rusya toprakları üzerinden seferine devam etti.</p>
<p>FESCO, bu hizmet kapsamında, nakliyecilerin depolarından Xi&#8217;an istasyonuna karayoluyla konteyner teslimatı, trenin Çin topraklarından sevkiyatının organizasyonu ve St. Petersburg ile komşu bölgelerdeki alıcılara karayolu taşımacılığı dahil olmak üzere taşımacılığın tüm aşamalarını sağlıyor.</p>
<p>Bunun yanı sıra ihracat beyannamesi düzenleme, konsolidasyon, yükleme, emniyet ve “kapıdan kapıya” teslimat imkanı gibi ek hizmetler de sunuluyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/fesco-cinden-st-petersburga-ilk-dogrudan-tren-seferini-baslatti-599262">FESCO, Çin&#8217;den St. Petersburg&#8217;a İlk Doğrudan Tren Seferini Başlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2025 09:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[içerikler]]></category>
		<category><![CDATA[maruz]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[öfkeyi]]></category>
		<category><![CDATA[rage]]></category>
		<category><![CDATA[Rage Bait]]></category>
		<category><![CDATA[tetikleyen]]></category>
		<category><![CDATA[tuzak]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘rage bait’ adı verilen öfke tetikleyici dijital içeriklerin bireysel psikoloji, duygu düzenleme, davranışlar ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220">Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, ‘rage bait’ adı verilen öfke tetikleyici dijital içeriklerin bireysel psikoloji, duygu düzenleme, davranışlar ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Öfke uyandıran içerikler, daha dürtüsel davranmaya yol açıyor!</strong></p>
<p>Öfkenin diğer temel duygularımıza kıyasla yüksek uyarılmanın daha belirgin olduğu bir duygu olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Öfke hissettirebilecek bir duruma karşı zihnimiz; ‘bir sorun ya da tehlike var, eyleme geç’ şeklinde sinyal verir.” dedi.</p>
<p>Oxford Sözlüğü tarafından yılın kelimesi seçilen ‘rage bait’in, çevrimiçi etkileşimi artırmak için öfkeyi tetikleyen, kışkırtıcı veya incitici paylaşımlar anlamına geldiğini aktaran Beyaz, “Rage bait bu öfke halini direkt tetikleyebilecek bir boyutta karşımıza çıkıyor. Bu konuyla ilgili yapılan çeşitli çalışmalardan çıkabileceğimiz sonuçların rage bait ile birtakım davranışların değişebileceğini bize gösteriyor. Örneğin, öfke uyandırabilecek bir içeriğin duygusal beyini tetiklemesi nedeniyle, daha akılcı veya sağlıklı düşünmek ve davranmak yerine, daha dürtüsel yani sonuçların düşünülmeden harekete geçilmesi söz konusu olabilir. Bunun yanı sıra öfkeyi tetikleyen yahut şok edici içeriklere maruziyet, normal içerikler karşısında dikkat sürelerini kısaltıp olumsuz yönde etki edebiliyor. Ayrıca öfke karşısında savaş modunun açılmasıyla sosyal medya tüketimi artabiliyorken, gündelik hayatta da empati göstermede güçlük ve beraberinde de daha tartışmacı bir kimliğe bürünme söz konusu olabiliyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Rage bait’e yoğun maruz kalmak, duygu düzenleme becerisini zayıflatabilir! </strong></p>
<p>Rage bait içeriklere maruz kalmanın duygu düzenleme becerisinde zedeleyici denilebilecek bir etkisi bulunduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:</p>
<p>“Rage bait’e yoğun maruz kalan ya da bu tür içerikleri tercih eden bireylerin beynindeki prefrontal korteks (yani düşünme, karar verme ve idari görevler gibi bilişsel becerilerde rol oynayan kısım) aktivitesinde azalmalar görülebilir. Bu durum öfke ve şok uyandırması sebebiyle limbik sistemi (duygusal beyin) daha aktive edici şekilde çalıştırmakta. Bu da duygu düzenleme kasının zayıflamasına etki eder. Sürekli bir ‘savaş ya da kaç’ modunun aktif olması strese dayanma hacmini azaltır. Gündelik hayatta daha tahammülsüz olmayı ve öfke kontrol güçlüğü yaşamayı artırabilir veya rage bait’e devamlı maruziyet kişiyi gerçek üzücü ve öfke hissettirici durumlara karşı hissizleştirip duyarsız hale de getirebilir.”</p>
<p><strong>Rage bait içeriklerini haftada 2 saatten fazla tüketenlerde depresyon riski yüzde 37 artıyor!</strong></p>
<p>‘Rage bait’in en tehlikeli sonuçlarından birinin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilme potansiyeli olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bir meseleyi iki zıt kutbun varlığı üzerinden değerlendirenler kendilerini otomatik olarak bir tarafa yerleştirebiliyor. Bu durum, ortak alanın boşalmasına ve uç görüşlerin daha da belirginleşmesine yol açabiliyor.” dedi.</p>
<p>Yani bu tür içeriklerin, bu ayrımdaki kişilerin kendi görüşlerine olan inancını daha da pekiştirmesine neden olabildiğine işaret eden Beyaz, “Kişiler daha radikal bir hale bürünebiliyor. Zihinsel gettolaşmalara hizmet edebiliyor. Rage bait içeriklerin bireysel psikolojik sağlık üzerindeki potansiyel zararları açısından birçok şeyden bahsetmek mümkün. 2023’te yapılan bir meta analize göre, hafta da 2 ve daha fazla saat rage bait tarzı içerik tüketen bireylerde depresif belirti riski yüzde 37 artabiliyor. Bu etkileşime girme, bireylerde stres hormonunun salgılanmasına ve beraberinde de anksiyete, tükenme ve umutsuzluk hali uyandırabilmekte.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Rage bait’in amacını fark etmek, bu içeriklerin üzerimizdeki etkisini azaltır!</strong></p>
<p>Özellikle çocuk ve ergenlerde bu durumun ciddi bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Özellikle prefrontal korteks gelişiminin 25 yaş civarına kadar devam ettiğini göz önünde bulundurursak, rage bait çocuk ve gençler için daha vahim bir noktada karşımıza çıkıyor.” dedi.</p>
<p>‘Rage bait’ düşük empati, agresyon ve dürtü kontrol güçlüğüne sebebiyet verebildiği için, çocuk ve ergenlerde bu sorunların daha kökleşmeye gitme potansiyeli taşıdığının altını çizen Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Çatışma ve saldırganlığın normal olduğu bir çarpık dünya algısı şekillenmekte ve nezaketin, zayıflık olarak görülmesine sebebiyet vermekte. İlaveten rage bait tarzı yüksek duygusal uyarana maruziyet, gündelik yaşamın olağan akışındaki düşük uyarılma etkenlerine odaklanmakta zorlanmayı artırabilmektedir.</p>
<p>Öfke bizleri kolaylıkla güdüleyen bir duygu. Ancak tutum ve davranışlarımıza yön vermesi sonucunda pişmanlık yaşatabilen bir bedeli de var. Bu nedenle öfke veya şok uyandırabilecek içeriklerden, iletişimlerden hatta kişilerden mümkün olduğunca uzaklaşabilmeli ve bir mesafe oluşturabilmeliyiz. Zaten özü itibariyle ‘rage bait’in maksadının farkındalığına erişmek onun içeriğinin gücünün azalmasını sağlayacaktır. İçeriklere bu bilişsel filtreyle yaklaşmak duygusal bir mesafe için makul bir opsiyon.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ofkeyi-dogrudan-tetikleyen-yeni-dijital-tuzak-rage-bait-598220">Öfkeyi doğrudan tetikleyen yeni dijital tuzak: Rage Bait</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yanlış atık yönetimi, gezegenin en büyük tehdidi haline geldi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yanlis-atik-yonetimi-gezegenin-en-buyuk-tehdidi-haline-geldi-585789</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atık]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[gezegenin]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tehdidi]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, dünyayı bekleyen çevresel riskleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yanlis-atik-yonetimi-gezegenin-en-buyuk-tehdidi-haline-geldi-585789">Yanlış atık yönetimi, gezegenin en büyük tehdidi haline geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, dünyayı bekleyen çevresel riskleri anlattı.</p>
<p><strong>Çevre sağlığı önemli ve hassas bir konu!</strong></p>
<p>Çevre sağlığının uzun yıllardır gündemde olması, pek çok bilimsel ve teknolojik gelişme sayesinde bu alandaki bilgimizin artmasına rağmen hala önemli ve hassas bir konu olma özelliğini koruduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde atık suların arıtılmasından, suyun dezenfeksiyonuna, atık yönetiminden kirlilik izleme teknolojilerine kadar pek çok gelişim gösteren alan maalesef nüfus artışı ve üretim süreçlerinden çıkan pek çok atıkla başa çıkmakta zorlanmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Güncel sorunlar, hava, su ve toprak kirliliği…</strong></p>
<p>Günümüzde farklı bölgelerde farklı çevresel sorunların kendini gösterdiğine işaret eden Dr. Adiller, “Sanayi bölgeleri ve yoğun nüfusa sahip şehirlerde hava kirliliği, su kirliliği, yanlış atık yönetiminden kaynaklı toprak kirliliği yoğun bir şekilde görülürken, bir yandan da iklim değişikliği su ve toprak gibi doğal kaynakları baskı altına almaktadır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çevre kirliliği ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor!</strong></p>
<p>Çevre kirliliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şöyle devam etti:</p>
<p>“Aslında çevresel anlamda her türlü kirliliğin kısa ve uzun vadeli etkileri bulunduğu gibi doğrudan ve dolaylı etkileri bulunmaktadır. Hava, su ya da toprakta bulunan kirleticilerin bazıları kısa süreli anlık sağlık sorunları yaratırken bazıları uzun sürede kendini göstermekte ve ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Ayrıca bir çevre bileşeninde kendini gösteren kirlilik bir diğerinde bozulmaya yol açmakta ve beklenmedik sonuçlar doğurabilmektedir. Örneğin içerisinde zararlı maddeler bulunan bir su ile sulanan bitkiler gıda güvenliği riski oluşturabilmektedir.”</p>
<p><strong>Bir kot pantolon üretiminde 3 bin 781 litre su tüketiliyor</strong></p>
<p>Bireylerin günlük yaşamda alabileceği önlemlere de işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Bireyler günlük hayatlarında öncelikle çevre sağlığını koruma amaçlı önlemler almalıdırlar. Çünkü her ne kadar tüketiciler doğrudan çevreyi kirletmese de çevreyi kirleten üreticilerden aldıkları ürünlerle ya da fazla tüketimleri sonuçlarında ortaya çıkan atıklarla çevre kirliliğine ortak olmaktadırlar. Bu yüzdende her tüketici aldığı herhangi bir ürününün -ne kadar masum olursa olsun- üretim sürecinin çevreye zararı olduğunun bilincinde olmalıdır. Çünkü üretim sürecinde ortaya çıkan atıklar ne kadar doğru biçimde yönetilirse yönetilsin, her üretim sürecinde ortaya çıkan atık ya da kullanılan doğal kaynak çevrede bir iz bırakmaktadır. Bunun en önemli örneklerinden biri de su tüketimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP verilerine göre bir kot pantolon üretiminde 3 bin 781 litre su tüketilmektedir. Su sıkıntısı yaşadığımız bu günlerde bunun aslında hayatımız için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebiliriz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Türkiye hızla “su fakiri” ülke olmaya doğru gidiyor</strong></p>
<p>Su kıtlığına dikkat çeken Dr. Adiller, şöyle devam etti:</p>
<p>“Su canlı hayatı için en temel ihtiyaçlardan biridir. Ve bu kadar önemli olan bir ihtiyaç maalesef ülkemizde ve içinde bulunduğumuz coğrafyada iklim değişikliği etkisiyle giderek azalmaktadır. Ortadoğu ve Akdeniz ülkeleri iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz su kaynakları açısından değerlendirildiğinde su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde yer almakta ve hızla su fakiri ülke olma yolundadır. Bu noktada bizlere düşen doğrudan ve dolaylı olarak kullandığımız su miktarını azaltmaya çalışmaktır. Genellikle su tasarrufu denince akla diş fırçalarken musluğu kapatma önerisi gelmektedir. Ancak bu öneri çok kısıtlı bir tasarruf sağlamaktadır. Bireysel olarak kullandığımız su doğrudan ve dolaylı kullanım olarak 2 sınıfa ayrılır. Doğrudan kullandığımız su günlük ihtiyaçlarımız için musluğumuzdan tükettiğimiz suyu tarif etmektedir. Dolaylı kullandığımız su ise, tüm ihtiyaçlarımızın üretim süreçleri için harcanan su miktarını ifade etmektedir. Günümüzde büyük şehirde yaşayan bir kişinin doğrudan su tüketimi kabaca günlük 200 litre seviyesindedir. Ancak aynı kişinin ortalama günlük dolaylı su tüketimi 4 bin litrenin üzerinde olabilir. Örneğin satın aldığınız bir akıllı telefonun üretim süreçlerinde 12 bin litreden fazla su tüketilmektedir. Bu açıdan bakıldığında tüketim alışkanlığını değiştirmek yılda milyonlarca litre su tasarrufuna sebep olabilir.”</p>
<p><strong>Enerji tasarrufu da doğanın korunmasında önemli bir unsur</strong></p>
<p> Enerji tasarrufuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, şunları söyledi:</p>
<p>“Enerji tasarrufu da benzer şekilde doğanın korunmasında ve sürdürülebilirlik konusunda bir diğer önemli unsurdur. Dünyanın pek çok ülkesinde yenilenebilir enerji yatırımları yapılsa da günümüzde hala enerji önemli bir oranda doğalgaz ya da kömür gibi fosil kaynaklar yardımıyla gerçekleştirilmektedir. Fosil yakıtlar yardımıyla üretilen bu enerjinin bedeli ne kadar önlem alınıyor olsa da hava kirliliği, karbon emisyonları ve hatta asit yağmurları olmaktadır. Hava kirliliğine bağlı ortaya çıkan hastalıklar, karbon emisyonlarındaki artıştan etkisini arttıran iklim değişikliği ve asit yağmurlarından kaynaklanan tarımsal verim kaybının bedeli ekolojik açıdan ve halk sağlığı açısından büyük olmaktadır. Ayrıca bu durumun geri çevrilmesi için ekonomik bedeller de ödenmektedir.”</p>
<p><strong>Araştırmalar kanımızda bile mikro boyutta plastik kalıntıları olduğunu gösteriyor</strong></p>
<p>Atık yönetiminde bireylerin sorumluluğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Dünyamızda hiçbir madde sınırsız değildir. Bunun yanı sıra bir madde bir anda yok olmaz. Üretim süreçlerinde kullanılan pek çok hammadde doğadan farklı şekillerde elde edilir ve doğadan elde edilen bu maddelerin bir rezerv miktarı vardır. Bu noktada ürünlerin kullanım ömürlerini doldurduktan sonra geri dönüştürülerek doğadan alınan hammadde miktarının azaltılması hem bu rezervleri korumakta hem de bu rezervlerin doğadan elde edilme süreçlerinde ortaya çıkabilecek kirlilik risklerini ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca bu ürünlerin geri dönüştürülmemesi ve atık haline dönüşmesi ciddi bir çevre sağlığı sorunu yaratmaktadır. Atıkların geri dönüştürülmediği her senaryoda bu atıklar ya yakılarak atmosfere karışarak ya da toprağın altında uzun yıllar boyunca bozulmadan kalacaklardır. Daha kötü şekilde yönetilmeleri bu atıkların sulara ve toprağa karışarak çevreye ve canlılara daha fazla zarar vermesine yol açacaktır. Örneklendirecek olursak günümüzde plastik tüketimi sonucunda ortaya çıkan atıkların doğru şekilde yönetilmemesi okyanuslarda ülkemiz yüzölçümünden daha büyük plastik atık adaları oluşmasına sebep olmuştur. Ayrıca yapılan araştırmalar kanımızda bile mikro boyutta plastik kalıntıları olduğunu göstermektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Devlet ve toplum el ele vermeli</strong></p>
<p>Çevre sağlığının korunmasında devletlerin ve yerel yönetimlerin öncelikli adımlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Günümüzde eşiğinde bulunduğumuz çevresel felaket ancak devlet, yerel yönetim ve halkın tam katılımlı çevreci bir yaklaşım benimsemesiyle mümkündür. Öncelikle devlet ve yerel yönetimlere düşen ilk görev kamu ve özel kurumlarda tam çevreci bir yaklaşım sergilenmesini sağlamaktır. Bu çevreci yaklaşımı sağlarken alanın uzmanlarının gerektiği noktalarda istihdam edilmesi, özellikle kamu ve özel sektörde sürdürülebilirlik ve çevre koruma ile ilgili konumlarda çevre mühendisleri ve çevre sağlığı teknikerlerinin istihdamının arttırılması ülke genelinde bu konudaki bilinci ve işlevselliği arttıracaktır. Ayrıca vatandaşların çevre bilincini ve ekolojik okuryazarlık seviyelerinin yükseltilmesi konusunda da çalışmalar yapılmasını desteklemek gerekmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çözüm fırsatı için geleceği beklemeyelim!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Hava, su ve toprak kirliliği temel çevresel sorunlar olarak görülse de bu sorunların hayatın her bölümüne yansıması pek çok ciddi çevresel, yaşamsal, ekonomik ve sosyolojik sorun yaratmaktadır. Su stresi yaşadığımız günlerde su kaynaklarımızı kirletmemiz bizi su fakiri haline getirir. Suyu ve toprağı kirletmemiz kısa vadede gıda güvenliğini riske atar, uzun vadede ise toprak kaynaklarımıza zarar vererek tarımsal verimliliği düşürür ve kıtlığa sebep olabilir. Dünyanın farklı ülkelerinde geçmişte yaşanan pek çok çevresel felaket ülkemiz ve içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanabilir. Çözüm fırsatı için geleceği beklemeyelim, gelecek nesiller için temiz bir çevre bırakmayı bile düşünmeye gerek yok. Günümüz nesli bile çok uzak olmayan bir gelecekte çevresel risklerle ciddi boyutta karşı karşıya gelebilir. O yüzden sorunun çözümü için yarını bile beklemeden bugünden çalışmaya başlamalıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yanlis-atik-yonetimi-gezegenin-en-buyuk-tehdidi-haline-geldi-585789">Yanlış atık yönetimi, gezegenin en büyük tehdidi haline geldi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Oyun Ekonomisi: Gacha Yerini Doğrudan Ödeme Modellerine Mi Bırakıyor?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-oyun-ekonomisi-gacha-yerini-dogrudan-odeme-modellerine-mi-birakiyor-584771</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 12:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[gacha]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[yerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde birçok uluslararası oyun stüdyosu, yıllardır gelir modeli olarak kullanılan “gacha”, yani oyun içi rastgele kazanımlarla oyun içinde ilerleme sisteminden uzaklaşmaya başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-oyun-ekonomisi-gacha-yerini-dogrudan-odeme-modellerine-mi-birakiyor-584771">Sürdürülebilir Oyun Ekonomisi: Gacha Yerini Doğrudan Ödeme Modellerine Mi Bırakıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde birçok uluslararası oyun stüdyosu, yıllardır gelir modeli olarak kullanılan “gacha”, yani oyun içi rastgele kazanımlarla oyun içinde ilerleme sisteminden uzaklaşmaya başladı. Bu dönüşümün merkezinde, oyuncuların adil oyun deneyimi, şeffaf ödül sistemleri ve etik gelir modellerine duyduğu talep yer alıyor.</p>
<p>Buna en son örnek, Hero Entertainment tarafından geliştirilen Duet Night Abyss oldu. Oyun, piyasaya sürülmeden önce rastgele karakter kutuları ve stamina (enerji) sınırlaması içermeyeceğini duyurdu. Bu karar, oyuncular tarafından büyük memnuniyetle karşılandı ve oyun, lansman öncesinde topluluk desteği açısından rekor ilgi topladı.</p>
<p>Bu değişim yalnızca tek bir oyunla sınırlı değil. Son aylarda HoYoverse, yeni projesi Zenless Zone Zero için “gacha” sistemini sınırlandıracağını, oyuncuların karakterleri doğrudan satın alabileceği hibrit bir model test ettiğini açıkladı. Bandai Namco, mobil oyun portföyündeki üç farklı yapımda “loot box” sistemlerini kaldırdı ve bunun yerine “direct unlock” (doğrudan açılabilir içerik) modeline geçti. EA, FIFA serisinin halefi olan EA Sports FC içinde “Ultimate Team Packs” sistemine Avrupa’daki yeni regülasyonlar nedeniyle şeffaf olasılık gösterimi ekledi. Capcom, Monster Hunter Now güncellemesinde “ödül kutusu” ekonomisini tamamen kaldırarak oyunculara emek tabanlı ilerleme sistemi sundu. Oyunfor’a göre bu örnekler, hem oyuncu güvenini yeniden kazanma hem de devletlerin şans oyunları yasalarına yaklaşımıyla uyum sağlama çabasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>2024–2025 döneminde yapılan araştırmalara göreyse oyuncuların %68’i, “gacha” modeline sahip oyunlarda harcama yapmaktan kaçındığını belirtiyor. %73’ü, “şeffaf ve adil kazanım sistemine sahip oyunlarda” daha fazla zaman geçirdiğini söylüyor. Uygulama mağazası puanları incelendiğinde de, “gacha’sız” oyunlar ortalama 0,4 puan daha yüksek kullanıcı değerlendirmesi alıyor.</p>
<p>Sektör analistleri, bu değişimi yalnızca kısa vadeli bir trend olarak değil, oyun ekonomisinin yeniden yapılanma süreci olarak yorumluyor. Bu dönüşüm aynı zamanda regülasyon kurumlarının baskısıyla da destekleniyor. Hollanda, Belçika, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde şans unsuru taşıyan sistemlere yönelik yeni yasal düzenlemeler, oyun geliştiricilerini daha etik modellere yönlendiriyor.</p>
<p>Oyunfor&#8217;un öngörülerine göre, Gacha modelinin etkisini kaybetmesiyle birlikte oyun sektörünün &#8220;şeffaflık odaklı sadakat ekonomisi&#8221;ne doğru bir evrim geçireceği tahmin ediliyor. Oyuncular artık “kazanmak için ödemek” yerine “deneyimi desteklemek için ödemeyi” tercih edecekler.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-oyun-ekonomisi-gacha-yerini-dogrudan-odeme-modellerine-mi-birakiyor-584771">Sürdürülebilir Oyun Ekonomisi: Gacha Yerini Doğrudan Ödeme Modellerine Mi Bırakıyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 08:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durumunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[esenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[meditopia]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 15 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor.</strong></p>
<p>Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Çalışanların Mutluluk Seviyesi 54,3 Puanla Orta Düzeyde</strong></p>
<p>Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor</strong></p>
<p>Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. </p>
<p><strong>“Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></p>
<p>Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durumunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[esenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[meditopia]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 150 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor.</strong></p>
<p>Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Çalışanların Mutluluk Seviyesi 54,3 Puanla Orta Düzeyde</strong></p>
<p>Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor</strong></p>
<p>Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. </p>
<p><strong>“Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></p>
<p>Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zekâ, Müşteri Deneyimini Şirketlerin Karar Mekanizmasına Taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-musteri-deneyimini-sirketlerin-karar-mekanizmasina-tasiyor-579460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 08:56:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimini]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[mekanizmasına]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[operasyonel]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüz rekabet şartlarında avantaj elde etmek için ürün ve hizmet kalitesinin yanı sıra uçtan uca müşteri deneyimini anlamak ve yönetmek kritik önem taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-musteri-deneyimini-sirketlerin-karar-mekanizmasina-tasiyor-579460">Yapay Zekâ, Müşteri Deneyimini Şirketlerin Karar Mekanizmasına Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüz rekabet şartlarında avantaj elde etmek için ürün ve hizmet kalitesinin yanı sıra uçtan uca müşteri deneyimini anlamak ve yönetmek kritik önem taşıyor. Müşterilerin değişen beklentileri ve birçok kanala yayılan geri bildirimleri, artık yalnızca müşteri hizmetleri departmanlarının değil, doğrudan şirketlerin stratejik kararlarına ışık tutan temel bir veri kaynağına dönüştü. Yapay zeka destekli Müşteri Deneyimi Yönetimi (CXM) platformu Artiwise, bazen büyük veri yığınlarının içerisinde bazen de bir sosyal medya gönderisinde saklı bu verileri aksiyon alınabilir içgörülere dönüştürerek, stok yönetiminden kampanya planlamasına kadar uzanan geniş bir alanda stratejik avantaj sağlıyor.</p>
<p><b><strong>CX verisiyle operasyonel mükemmellik</strong></b></p>
<p>Artiwise CXM Platformu, tüm müşteri iletişim kanallarından (çağrı merkezi konuşmaları, anketler, sosyal medya, chatbot, online yorumlar vb.) gelen müşterinin sesini (Voice of Customer &#8211; VOC) derinlemesine analiz ederek, operasyonel süreçlerdeki görünmez sorunları ve verimlilik potansiyellerini ortaya çıkarıyor. Geleneksel yöntemlerle müşteri deneyimine dair verilerin sadece yüzde 5’lik küçük bir kısmı analiz edilebilirken, Artiwise platformu, bu verilerin tümünü işliyor ve yüzde 65’ini otomatik olarak eyleme dönüştürülebilir adımlara dönüştürüyor. Bu sayedemüşteri deneyimi verisi, artık sadece raporlanan şikayetlerin ötesine geçiyor ve tedarik zinciri, stok planlaması ve üretim süreçleri gibi kritik operasyonel alanlara doğrudan yön veriyor<strong>.</strong></p>
<p>Örneğin müşteri geri bildirimlerini analiz etmek ve verimlilik potansiyellerini ortaya çıkarmak için Artiwise CXM platformunu kullanan bir otomotiv devi, müşterilerin ürün kalitesi veya teslimat süreçleriyle ilgili yaşadığı sorunlardan hareketle, doğrudan üretim hattındaki ve tedarik zincirindeki kusurları saptamayı ve gidermeyi başardı. Otomobil üreticisi, bu içgörüler sayesinde, yalnızca mevcut sorunlara müdahale etmekle kalmadı, aynı zamanda henüz büyümemiş problemleri.önleyici tedbirler alabildi. Bu örnek, müşteri deneyimi verisinin proaktif üretim yönetimi açısından taşıdığı değeri net biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Benzer şekilde, perakende sektöründeki birçok dev şirket, ürün bulunabilirliği ile ilgili müşteri geri bildirimlerini analiz ederek, doğrudan stok optimizasyonu ve lojistik planlaması için stratejik kararlar alabiliyor. Artiwise CXM platformu, müşteri geri bildirimlerinden elde edilen verilerle farklı ürün özelliklerini kategorize etme ve anlama yeteneği sunarak, ürün gamı ve stok kararlarına etkili bir şekilde ışık tutuyor. Bu, sadece operasyonel verimlilik değil, müşteri memnuniyeti açısından da doğrudan etki yaratıyor.</p>
<p><b><strong>Müşteri içgörüleriyle hedef odaklı ürün geliştirme ve kampanyalar </strong></b></p>
<p>CX verisi, sadece operasyonel süreçleri değil, pazarlama ve ürün geliştirme stratejilerini de kökten dönüştürüyor. Artiwise, müşteri duygu ve tercih analizleriyle pazarlama stratejilerini daha etkili hale getiriyor. Hangi kampanyaların daha etkili olduğu, hangi ürün özelliklerinin geliştirilmesi gerektiği ya da yeni bir ürün fikrinin doğup doğmayacağı bile müşteriden gelen geri bildirimle öngörülebiliyor.</p>
<p>Artiwise’ın Aksiyon Planlayıcı özelliği, ekiplerin müşteri deneyimindeki acı noktalar doğrultusunda doğru noktalara odaklanarak aksiyon almasını, bu aksiyonları sistematik biçimde takip edip kıyaslamasını sağlıyor. Bu yapı sayesinde şirketler, daha ölçülebilir ve hedef odaklı iyileştirmeler yaparak ROI artışı sağlayabiliyor.Aynı zamanda, pazarlama ekipleri müşteri verilerine dayalı, daha hedefli ve kişiselleştirilmiş kampanyalar oluşturabiliyor. Müşteri geri bildirimlerinden elde edilen içgörülerle ürün geliştirme ve hizmet iyileştirme süreçleri de daha veriye dayalı hale geliyor, bu da pazar ihtiyaçlarına tam olarak uyan ve müşteri memnuniyetini artıran yenilikler sunulmasını kolaylaştırıyor.</p>
<p>Artiwise CEO&#8217;su Tanel Temel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, &#8220;Müşteri deneyimi verisi, artık sadece bir müşteri hizmetleri konusu değil, tüm şirketin stratejik pusulasıdır. Yapay zeka ile biz bu veriyi sadece anlamlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda şirketlerin tedarik zincirinden kampanya planlamasına kadar her alanda daha akıllı ve proaktif kararlar almasını sağlıyoruz. Bu sayede müşterinin sesini gerçekten dinleyebilme kabiliyeti, operasyonel verimliliği artırıyor, maliyetleri düşürüyor ve satışlara doğrudan katkıda bulunuyor&#8221; dedi.</p>
<p><b><strong>Yapay zeka destekli uçtan uca müşteri deneyimi yönetimi</strong></b></p>
<p>Platformun bütüncül çözüm döngüsü sayesinde şirketler, müşteri davranış kalıplarını saptayarak kişiselleştirilmiş deneyimler sunma, anomali tespitiyle proaktif müdahalelerde bulunma ve departmanlar arası hizalanma kabiliyeti kazanıyor. Böylece stratejik karar alma mekanizmalarını çağın hızına ve çok sesliliğine uyarlayarak iyileştiriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-musteri-deneyimini-sirketlerin-karar-mekanizmasina-tasiyor-579460">Yapay Zekâ, Müşteri Deneyimini Şirketlerin Karar Mekanizmasına Taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus Senatör: Putin, İran, İsrail ve ABD ile doğrudan temasları sürdüren tek liderdir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rus-senator-putin-iran-israil-ve-abd-ile-dogrudan-temaslari-surduren-tek-liderdir-545412</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 21:25:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[liderdir]]></category>
		<category><![CDATA[putin]]></category>
		<category><![CDATA[rus]]></category>
		<category><![CDATA[senatör]]></category>
		<category><![CDATA[sürdüren]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[temasları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545412</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupalı politikacıların Rusya'nın arabuluculuğuna ilişkin açıklamalarını değerlendiren Rus Senatör Kosaçev, Rusya lideri Putin’in Ortadoğu'daki çatışma sırasında İran, İsrail ve ABD liderleriyle doğrudan temaslarını sürdürebilen tek dünya lideri olduğunu belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rus-senator-putin-iran-israil-ve-abd-ile-dogrudan-temaslari-surduren-tek-liderdir-545412">Rus Senatör: Putin, İran, İsrail ve ABD ile doğrudan temasları sürdüren tek liderdir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı <strong>Konstantin Kosaçev</strong>, Fransa ve Almanya liderlerinin Rusya&#8217;nın İran ile İsrail arasında arabulucu olarak rol almasına karşı oldukları yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
</div>
<div>
<p><em>“Önce (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel) Macron, şimdi de (Almanya Başbakanı Friedrich) Merz, Rusya&#8217;nın İran ile İsrail arasında arabulucu olarak rol almasına kesinlikle karşı olduklarını, ‘zira Rusya’nın Ukrayna&#8217;da olduğunu’ açıkladı”</em> diyen Kosaçev, aynı zamanda ‘Putin&#8217;in günümüzde İran, İsrail ve ABD&#8217;nin üst düzey liderleriyle doğrudan temas halinde olan tek dünya lideri olduğunun ortaya çıktığını, bunu ne Macron’un ne de Merz’in yapabildiğini’ vurguladı.</p>
</div>
<div>
<p>ABD Başkanı Donald Trump daha önce ABC televizyonuna demecinde, Putin&#8217;in İsrail-İran ihtilafının çözümünde arabulucu rolüne açık olduğunu söylemişti. </p>
</div>
<div>
<p>Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Putin&#8217;in daha önce Trump&#8217;a dile getirdiği Rusya&#8217;nın Ortadoğu&#8217;da arabuluculuk önerilerinin &#8216;masada kaldığını&#8217; ve uygulanabileceğini açıklamıştı.</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250616/rus-senator-putin-iran-israil-ve-abd-ile-dogrudan-temaslari-surduren-tek-liderdir-1097072351.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rus-senator-putin-iran-israil-ve-abd-ile-dogrudan-temaslari-surduren-tek-liderdir-545412">Rus Senatör: Putin, İran, İsrail ve ABD ile doğrudan temasları sürdüren tek liderdir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anne- babalar dikkat! Stres sınav başarısını doğrudan etkiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/anne-babalar-dikkat-stres-sinav-basarisini-dogrudan-etkiliyor-543392</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jun 2025 08:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[babalar]]></category>
		<category><![CDATA[başarısını]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=543392</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir milyonu aşkın öğrencinin katılacağı LGS Sınavına sayılı günler kala heyecan dorukta. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-babalar-dikkat-stres-sinav-basarisini-dogrudan-etkiliyor-543392">Anne- babalar dikkat! Stres sınav başarısını doğrudan etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir milyonu aşkın öğrencinin katılacağı LGS Sınavına sayılı günler kala heyecan dorukta. </p>
<p>15 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek sınavda öğrenciler hem akademik bilgilerini hem de stres yönetimine yönelik becerilerini ortaya koyarak lisede hedefledikleri okula girmek için yarışacak! <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan</strong> “LGS sınavı, öğrencilerin akademik bilgi düzeylerini ölçmenin ötesinde, psikolojik sağlamlıklarını ve çevresel destek sistemlerini test eden önemli bir dönemdir. Bu süreçte en sık rastlanan zorluklardan biri, sınav kaygısıdır. Çocuklarda ‘Başaramazsam kimse beni önemsemeyecek’ ya da ‘Bu sınav hayatımın en önemli anı’ gibi inançlar, gerçekçi bir bakış açısı geliştirmeyi engeller. Bu düşünceler, kaygı, panik ve huzursuzluk gibi yoğun duyguları tetikler ki, bu tür olumsuz duygulara kapılmalarını önlemek için velilere büyük görev düşmektedir. Unutmayın; Çocuğunuzun başarısı sadece bir sınav kağıdıyla değil, kendine olan inancı ve sizin ona sunduğunuz duygusal alanla şekillenir” diyor. Anne babaların kendi kaygılarını ve streslerini kontrol edemeyerek bunu yansıtmalarının da çocukta baskı ve paniğe yol açarak sınav başarısını olumsuz etkileyebildiğini vurgulayan Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, LGS Velilerine Özel 5 Kritik Öneride bulundu, önemli açıklamalar yaptı. </p>
<ul>
<li><strong>Stresinizi yönetmeyi öğrenin</strong></li>
</ul>
<p>Ebeveynlerin aşırı beklentili, eleştirel ya da stresli yaklaşımları çocukta “Eğer sınavda kötü yaparsam, bütün geleceğim mahvolur”, “Başarırsam mükemmelim, başaramazsam tamamen yetersizim”, “Bir soruyu yapamazsam kaybettim sayılır, diğerlerini de yapamam” gibi olumsuz düşüncelerin hakim olmasına yol açar. Bu tür düşünceler çocuğun gerçeği daha objektif bir şekilde değerlendirmesini zorlaştırır ve stresini artırır, sınavda bildiği soruyu bile yapamamasına neden olabilir. Bu nedenle stresinizi kontrol etmeye çalışın, gerekirse uzman desteği almaktan çekinmeyin.</p>
<ul>
<li><strong>Çocuğunuzun kendini güvende hissetmesini sağlayın</strong></li>
</ul>
<p>Çocuğunuzun, ailesinin her koşulda arkasında olduğu bilmesi son derece önemlidir. Anlayışlı ve koşulsuz kabul içeren bir tutum, çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlar. Bu noktada empatik dinleme çok değerlidir. Çocuğun duygularını küçümsemek yerine, onu anlamaya çalışmak ve ona “Ne olursa olsun yanındayım” mesajını vermek, stresle başa çıkma gücünü artırır. </p>
<ul>
<li><strong>Olumsuz düşünceleleri ile baş etmesine destek olun</strong></li>
</ul>
<p>Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “Sınav kaygısına karşı en etkili müdahalelerden biri, çocuğun olumsuz düşüncelerini fark edip sorgulamasını desteklemektir. “Bu düşünce gerçeği yansıtıyor mu? Başka hangi kanıtlar var? Daha dengeli ve gerçekçi bir bakış açısı nasıl olurdu?” gibi sorularla çocuğun düşüncelerini yeniden çerçevelemesi sağlanabilir. Örneğin, “Sınav sonucu önemli ama tek başına tüm değerimi belirlemez” gibi daha gerçekçi ve esnek bir bakış açısı kazandırmak, kaygının şiddetini azaltır” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Birlikte kaliteli zaman geçirin </strong></li>
</ul>
<p>Sınavdan hiç söz etmeden, çocuğunuzla kaliteli zaman geçirmek, onu zihinsel ve duygusal olarak rahatlatacak, fiziksel aktivitelerle desteklenen ortamlar yaratmak, sanıldığı gibi çocuğu hedeften uzaklaştırmaz. Aksine bu tür sağlıklı molalar, sınav sürecine daha güçlü ve motive bir şekilde dönmesini sağlar. Bu süreçte; derin nefes egzersizleri, kas gevşetme çalışmaları ya da sınav öncesi kısa yürüyüşler, hem zihni hem de bedeni sakinleştirir. Ayrıca, deneme sınavı çözmek gibi adım adım sınava alışma ritüelleri, kaygının kontrol altına alınmasına yardımcı olur.</p>
<ul>
<li><strong>Çabalarını takdir edin </strong></li>
</ul>
<p>Uzman Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, “Çocuğun kendisini güvende hissetmesi, özgüvenin ve öz-yeterlik duygusunun gelişimini destekler. Ailelerin çocuğun sadece başarısını değil, gösterdiği çabayı ve sürece dair gayretini takdir etmesi, uzun vadede daha güçlü bir psikolojik sağlamlık oluşturur. Bu yaklaşım, çocuğun sadece sınav için değil, tüm yaşamı boyunca stresle başa çıkma becerilerini geliştirir. Sınavlar gelip geçici birer deneyimdir; ancak çocuğun bu süreçte kendisine ve çevresine dair geliştirdiği düşünceler, yaşam boyu kalıcı olur. Çocuğun düşünce ve inançlarını daha esnek, gerçekçi ve olumlu bir çerçevede şekillendirmesi, ailesinin sunduğu koşulsuz destekle birleştiğinde, sınavdan çok daha önemli bir kazanım sağlar” diyor.  </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/anne-babalar-dikkat-stres-sinav-basarisini-dogrudan-etkiliyor-543392">Anne- babalar dikkat! Stres sınav başarısını doğrudan etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epson, doğrudan filme baskı yapan ilk tekstil yazıcısını duyurdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epson-dogrudan-filme-baski-yapan-ilk-tekstil-yazicisini-duyurdu-540910</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 10:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[duyurdu]]></category>
		<category><![CDATA[epson]]></category>
		<category><![CDATA[filme]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[yapan]]></category>
		<category><![CDATA[yazıcısını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540910</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi ürünlerini, kendi fabrikalarında, kendi özgün teknolojilerini kullanarak ve yüksek çalışma standartlarını benimseyerek üreten Epson, inovatif ürünler geliştirmeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epson-dogrudan-filme-baski-yapan-ilk-tekstil-yazicisini-duyurdu-540910">Epson, doğrudan filme baskı yapan ilk tekstil yazıcısını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kendi ürünlerini, kendi fabrikalarında, kendi özgün teknolojilerini kullanarak ve yüksek çalışma standartlarını benimseyerek üreten Epson, inovatif ürünler geliştirmeye devam ediyor. Marka, DTG ve DTFilm yazıcılarının yeni serisindeki ilk ürün olan ve doğrudan filme baskı yapan (DTFilm) yazıcısı SC-G6000&#8217;i duyurdu. Yeni Epson &#8216;G&#8217; serisi yazıcı, kullanıcıların çeşitli kumaş türlerine yüksek kaliteli transferler oluşturmasını sağlayarak tekstil baskı teknolojisinde önemli bir adımı ve inovasyonu temsil ediyor.</strong></p>
<p>Yeni ‘roll-to-roll’ yazıcı, pazarda güçlü bir alternatif olarak öne çıkarken, Epson&#8217;un güvenilir, çok yönlü ve üretken mürekkep püskürtme teknolojisinden de yararlanıyor. SC-G6000, tüm sarf malzemeleri de dahil olmak üzere temel aksesuarlar ve ekipmanları destekliyor. Ürün, aynı zamanda Epson&#8217;un genişleyen DTFilm pazarına stratejik girişini de işaret ediyor. </p>
<p><strong>Düzenli bakım ihtiyacına son</strong></p>
<p>SC-G6000, benzerlerinin aksine otomatik kumaş silme sistemi sayesinde düzenli manuel bakım ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Geleneksel sistemler genellikle manuel temizlik gerektiren bir kauçuk silgiden destek alırken SC-G6000, tıkanıklığı ve tortuyu önleyerek kesintisiz baskıyı garantileyen beyaz mürekkep dolaşım sistemiyle minimum bakım gerektirerek alternatiflerinden ayrılıyor. </p>
<p>SC-G6000, konfeksiyon baskı işlemlerinde ısı transferleri ve serigrafik baskı gibi geleneksel tekniklere göre avantajlar sağlarken doğrudan pazarın ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yeni yazıcı, SC-F1000, SC-F2200 ve SC-F3000 ile birlikte sunulan Epson&#8217;un mevcut DTG ve DTFilm hibrit çözümlerini de tamamlıyor. </p>
<p>Yazıcı mekaniği; PrecisionCore printhead, mürekkep sistemi ve görüntü işlemcisiyle kalitesi kanıtlanmış en son Epson teknolojilerine sahip. Ürün ayrıca, Epson&#8217;un kullanıcı dostu Edge Print Pro yazılımıyla entegre olarak çalışıyor. Yazıcı, özellikle DTFilm baskıya yeni başlayanlar için kolaylık sağlayan sezgisel dokunmatik ekranıyla da kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor.</p>
<p><strong>Tekstil baskı yeteneklerini genişletmek isteyen işletmelere özel çözüm</strong></p>
<p>Epson Europe&#8217;un Ticari ve Endüstriyel yazıcı bölümünden Grant Cooke: &#8220;Epson&#8217;un doğrudan filme baskı yapan &#8216;G&#8217; serisi yazıcılarının ilki olan SC-G6000; güvenilirlik, kolay kullanılabilirlik ve üretkenliğe olan tutkumuzu yansıtması açısından bizler için çok önemli bir ürün. Kanıtlanmış teknolojimizi erişilebilir özelliklerle birleştirerek olağanüstü sonuçlar sunuyor ve operasyonel süreçleri kolaylaştırıyoruz. Yazıcımız, tekstil baskı yeteneklerini genişletmek isteyen işletmeler için ideal bir çözüm.&#8221; diyor.</p>
<p><strong>SC-G6000&#8217;in avantajları: </strong></p>
<ul>
<li>Çarpıcı, ayrıntılı grafikler üretebilen canlı ve hassas baskılar,</li>
<li>Sadece giysilere değil, çeşitli kumaşlara da baskı yapabilme yeteneği, </li>
<li>Manuel müdahale ihtiyacını azaltan temizleme süreçleri.</li>
</ul>
<p><strong>Temel özellikler</strong></p>
<ul>
<li>Printhead: PrecisionCore MicroTFP</li>
<li>Baskı genişliği: 900 mm</li>
<li>Mürekkep teknolojisi: UltraChrome DF, beş renkte (CMYK W), renk başına 1,6 L kapasite.</li>
<li>Optimize edilmiş baskı sonuçları için Epson EdgePrint Pro yazılım desteği.</li>
</ul>
<p>GOTS ve Eco Passport gibi sertifikalara sahip olan SC-G6000, tüm uluslararası standartlara uygundur, ürün çevresel uyumluluğu ve kullanıcı güvenliğini garanti eder.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epson-dogrudan-filme-baski-yapan-ilk-tekstil-yazicisini-duyurdu-540910">Epson, doğrudan filme baskı yapan ilk tekstil yazıcısını duyurdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Egeli bilim ekibi: İklim değişikliği astım ve alerjik rinit hastalılarını doğrudan tetikliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-ekibi-iklim-degisikligi-astim-ve-alerjik-rinit-hastalilarini-dogrudan-tetikliyor-528197</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 May 2025 10:35:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alerjik]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[egeli]]></category>
		<category><![CDATA[ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[hastalılarını]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[rinit]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=528197</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı İmmünoloji, Allerji Hastalıkları ve Astım Bölümü ile Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi iş birliğinde Dünya Astım Günü dolayısıyla “Astımlı Hasta Bilgilendirme ve Eğitim Toplantısı” gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-ekibi-iklim-degisikligi-astim-ve-alerjik-rinit-hastalilarini-dogrudan-tetikliyor-528197">Egeli bilim ekibi: İklim değişikliği astım ve alerjik rinit hastalılarını doğrudan tetikliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı İmmünoloji, Allerji Hastalıkları ve Astım Bölümü ile Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi iş birliğinde Dünya Astım Günü dolayısıyla “Astımlı Hasta Bilgilendirme ve Eğitim Toplantısı” gerçekleştirildi. Prof.Dr.İlhan Vidinel Konferans Salonunda ‘Bilgi güçtür eğitim her şeydir’ teması ile düzenlenen bilgilendirme toplantısına hastaların yanı sıra akademisyenler, uzmanlar ve hemşireler katıldı.</p>
<p>Avrupa Alerji Derneği (EAACI) Aerobiyoloji ve Kirlilik Görev Grubu ile Ulusal Alerji ve İmmunoloji Derneği Mesleki Alerjiler Görev Grubu’ndan, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları İmmünoloji, Allerji Hastalıkları ve Astım Bölümü sorumlu öğretim üyesi Prof. Dr. Özlem Göksel ve ekibinden Uzm. Dr. Eda Aslan ile Uzm. Dr. Ecem Ay, Dünya Astım Günü kapsamında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><b>“Yeni dünya, yeni alerjenler”</b></p>
<p>EÜTF Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi  Prof. Dr. Özlem Göksel , “Küresel ısınma, çevre kirliliği ve şehirleşmenin etkisiyle birlikte alerjik hastalıklar her geçen gün daha karmaşık hale geliyor. Bu değişimler sadece kutuplardaki buzulları eritmekle kalmıyor; doğrudan sağlığımızı, özellikle de solunum yollarımızı etkiliyor. Soluduğumuz hava artık yalnızca oksijen değil; polenlerden partiküllere, ev içi gizli alerjenlerden sanayi kökenli kimyasallara kadar pek çok maddeyi de içeriyor. Özellikle hassas bireyler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için bu durum ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor. Her geçen yıl daha uzun süren polen mevsimi, şehir içi hava kirliliğiyle birleştiğinde, alerjik hastalıkların görülme sıklığında ve şiddetinde belirgin artışlar meydana geliyor. Alerjinin sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığını ilgilendiren çevresel bir kriz haline geldiği artık açıkça görülüyor.” diye konuştu.</p>
<p><b>“Alerji bir kader değil, bilinçle ve önlemle yönetilen bir süreçtir”</b></p>
<p>Günümüzde alerjinin sadece doğaya karşı bir hassasiyet olmadığını modern yaşamın getirdiği tüm çevresel etkilerle şekillenen güçlü bir bağışıklık yanıtı haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Özlem Göksel, “Bu nedenle bireysel farkındalık büyük önem taşıyor. Polen yoğunluğunun arttığı günlerde kapalı alanlarda kalmak, evdeki alerjen yükünü azaltmak için düzenli temizlik yapmak, HEPA filtreli cihazlar kullanmak ve mesleki maruziyetlere karşı koruyucu önlemler almak gerekir. Unutmayalım, alerji bir kader değil, bilinçle ve önlemle yönetilen bir süreçtir” dedi.</p>
<p><b>“İklim değişikliği nedeniyle polen sezonu 20-30 gün kadar uzadı”</b></p>
<p>Polenlerin sadece baharın masum habercisi olmadığını ifade eden Prof. Dr. Özlem Göksel ,“İlkbaharda çimen ve ağaç polenleri, yaz sonu ve sonbaharda yabani ot polenleri havada uzun süre asılı kalır. Ancak artık bu polenler sadece mevsimsel bir tablo çizmiyor. İklim değişikliği nedeniyle polen sezonu 20-30 gün kadar uzamış durumda. Bu uzama; alerjik rinit, astım ve konjonktivit gibi hastalıkların hem süresini hem de şiddetini artırıyor. Özellikle astım ve alerjik rinit hastaları bu dönemde daha yoğun semptomlar ve sık alevlenmeler yaşayabiliyor” diye konuştu.</p>
<p>         “<b>Evdeki ve dış ortamdaki ‘gizli’ tetikleyiciler”</b></p>
<p>         Ev ortamındaki birçok alerjenin çıplak gözle görülemediğini belirten Uzm. Dr. Eda Aslan, “Halılar, perdeler, yatak başları, klima filtreleri ve temizlik ürünleri; ev tozu akarları, küf sporları ve uçucu kimyasallar için ideal barınaklardır. Ayrıca ‘doğal’ olduğu düşünülen aromaterapiyağları, oda kokuları gibi ürünler de güçlü alerjenler içerebilir. Dış ortamda ise sanayi ve trafik kaynaklı hava kirleticiler –özellikle ince partikül madde (PM2.5)–, hava yollarının savunma bariyerini zayıflatarak alerjenlere karşı duyarlılığı artırır. Araştırmalar, dizel egzoz partiküllerinin polenlerle birleştiğinde bağışıklık sistemini daha güçlü uyardığını göstermektedir.” dedi.</p>
<p><b>“Endüstriyel ve mesleki alerjenlere dikkat”</b></p>
<p>Uzm. Dr. Ecem Ay ise “Alerji sadece doğadan değil, artık çalışma ortamlarımızdan da kaynaklanıyor. Metal işleme sıvıları, lateks eldivenler, dezenfektanlar, yapıştırıcılar, boya maddeleri, biyolojik temizlik ürünleri gibi birçok madde; mesleki alerjen olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin kuaförlerde saç boyasındaki parafenilendiamin(PPD), temizlik personelinde kullanılan kuarterneramonyum bileşikleri ya da fırıncı astımı olarak bilinen buğday tozu kaynaklı hassasiyet, hem meslek hastalığı hem de kalıcı solunum sorunlarına yol açabilir.” diye konuştu.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egeli-bilim-ekibi-iklim-degisikligi-astim-ve-alerjik-rinit-hastalilarini-dogrudan-tetikliyor-528197">Egeli bilim ekibi: İklim değişikliği astım ve alerjik rinit hastalılarını doğrudan tetikliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung, Galaxy A Serisinde tek tuşla Gemini&#8217;ye doğrudan erişimi genişletiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxy-a-serisinde-tek-tusla-geminiye-dogrudan-erisimi-genisletiyor-527616</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 12:38:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[erişimi]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[geminiye]]></category>
		<category><![CDATA[genişletiyor]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[serisinde]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[tuşla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527616</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics seçili Galaxy A serisi cihazların yakında yan tuş aracılığıyla AI asistan aktivasyonunu destekleyeceğini, Galaxy S serisinin bu favori özelliğini daha fazla kullanıcıya sunacağını ve böylece son AI deneyimlerini herkesin erişimine açma vizyonunu ilerleteceğini duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxy-a-serisinde-tek-tusla-geminiye-dogrudan-erisimi-genisletiyor-527616">Samsung, Galaxy A Serisinde tek tuşla Gemini&#8217;ye doğrudan erişimi genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics seçili Galaxy A serisi cihazların yakında yan tuş aracılığıyla AI asistan aktivasyonunu destekleyeceğini, Galaxy S serisinin bu favori özelliğini daha fazla kullanıcıya sunacağını ve böylece son AI deneyimlerini herkesin erişimine açma vizyonunu ilerleteceğini duyurdu. Bu güncelleme ile kullanıcılar sadece yan tuşa basılı tutarak Google&#8217;ın yapay zekâ destekli asistanı Gemini&#8217;yi başlatmak da dahil olmak üzere daha akıllı mobil deneyiminin keyfini çıkarabilecekler. Samsung, Galaxy A56 5G, Galaxy A36 5G ve Galaxy A26 5G gibi en yeni Galaxy A modellerinde, Galaxy&#8217;nin üstün mobil yapay zekâ deneyimlerini daha fazla kullanıcıya açan, kullanıcıların en sevdiği yapay zekâ destekli özellikleri içeren Awesome Intelligence&#8217;ı tanıttı. Yakında gelecek güncelleme, dünyanın dört bir yanındaki daha fazla Galaxy A serisi kullanıcısının, yan tuşla Gemini&#8217;ye doğrudan erişim ile günlük işlerini daha sezgisel bir şekilde tamamlamasını kolaylaştırıyor.</p>
<p><strong>Tek bir sesli komutla günlük işler kolayca hallediliyor</strong></p>
<p>Fiyat-performans dengesiyle tanınan Galaxy A serisi, bu güncelleme sayesinde artık daha akıllı bir mobil deneyim sunuyor. Gemini&#8217;ye daha kolay erişim sayesinde, kullanıcılar sesli komutları kullanarak programlarını zahmetsizce kontrol edebilir, yakındaki restoranları bulabilir veya doğum günü hediyeleri için öneriler alabilir. Ayrıca, Google Haritalar&#8217;da akşam yemeği için uygun mekanı bulmak ve adresi Mesajlar uygulaması aracılığıyla bir arkadaşa göndermek gibi Samsung, Google ve belirli üçüncü taraf uygulamalarını kapsayan görevleri tek bir komutla gerçekleştirebilirler.</p>
<p>Samsung Electronics Mobil Deneyimden sorumlu Başkan Yardımcısı Jay Kim,<strong> </strong>“Samsung ve Google, sıradışı sezgisel ve anlamlı yapay zekâ deneyimleri sunmak için birlikte çalışıyor ve en son teknolojiyi daha fazla kullanıcı için daha erişilebilir hale getiriyor” dedi. “Galaxy A serisi kullanıcılarının, akıllı desteği günlük işlerin akışına dahil eden basit bir hareketle Gemini&#8217;yi artık daha hızlı ve daha doğal bir şekilde etkinleştirebilecek olmalarından heyecan duyuyoruz.”</p>
<p><strong> </strong>Gemini&#8217;ye daha hızlı erişim, son dakika akşam yemeği planları yapmak gibi spontane anlarda yardımın hazır olduğu anlamına geliyor. Kullanıcılar basit bir sesli komutla Gemini&#8217;ye “Yakınlarda teraslı oturma yeri olan, Fransız mutfağına sahip, evcil hayvan dostu restoranlar bul” diyebilir ve saniyeler içinde öneriler alarak tek bir kelime bile yazmadan bir yer seçmeyi ve bunu bir arkadaşla paylaşmayı kolaylaştırıyor.</p>
<p>Yazılım güncellemesi, mayıs ayı başından itibaren belirli Galaxy A serisi modellerine küresel olarak sunulacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-galaxy-a-serisinde-tek-tusla-geminiye-dogrudan-erisimi-genisletiyor-527616">Samsung, Galaxy A Serisinde tek tuşla Gemini&#8217;ye doğrudan erişimi genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>VakıfBank&#8217;tan Doğrudan Fonlama Şeklinde &#8216;Sektörünün En Büyük Tutarlı Seküritizasyon İşlemi&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-dogrudan-fonlama-seklinde-sektorunun-en-buyuk-tutarli-sekuritizasyon-islemi-446473</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 09:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[fonlama]]></category>
		<category><![CDATA[işlemi]]></category>
		<category><![CDATA[şeklinde]]></category>
		<category><![CDATA[sektörünün]]></category>
		<category><![CDATA[seküritizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tutarlı]]></category>
		<category><![CDATA[vakıfbanktan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=446473</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank, 350 milyon euro ve 330 milyon dolar olmak üzere toplam 700 milyon doların üzerinde Diversifed Payment Rights (DPR) seküritizasyon işlemi gerçekleştirdi. Söz konusu işlem, Türk bankaları arasında doğrudan fonlama şeklinde gerçekleştirilen en büyük tutarlı seküritizasyon işlemi olma özelliğini taşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-dogrudan-fonlama-seklinde-sektorunun-en-buyuk-tutarli-sekuritizasyon-islemi-446473">VakıfBank&#8217;tan Doğrudan Fonlama Şeklinde &#8216;Sektörünün En Büyük Tutarlı Seküritizasyon İşlemi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank, 350 milyon euro ve 330 milyon dolar olmak üzere toplam 700 milyon doların üzerinde Diversifed Payment Rights (DPR) seküritizasyon işlemi gerçekleştirdi. Söz konusu işlem, Türk bankaları arasında doğrudan fonlama şeklinde gerçekleştirilen en büyük tutarlı seküritizasyon işlemi olma özelliğini taşıyor.</strong></p>
<p>Yurt dışı fonlama tarafında farklı yapı ve vadelerde yeni işlemler gerçekleştirmeye hız kesmeden devam eden VakıfBank, son olarak 6 farklı işlemde, en az 2 yıl geri ödemesiz dönem içeren toplam 5 yıl vadeli, euro ve dolar olmak üzere iki dilimden oluşan seküritizasyon işlemini başarıyla gerçekleştirdi.</p>
<p><strong>‘’Seküritizasyon işlemimize iki yeni uluslararası banka katıldı”</strong></p>
<p>Kısa süre önce uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarında ve 3 yıl vadeli bir fonlama işlemi gerçekleştirerek 2024 yılına uluslararası fonlama tarafında hızlı bir giriş yaptıklarını dile getiren VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Sadece bir ay gibi kısa bir sürede uluslararası fonlama tarafında tamamladığımız ikinci önemli işlem olan söz konusu fonlama, Türk bankaları arasında yapı olarak doğrudan fonlama şeklinde gerçekleştirilen en büyük tutarlı seküritizasyon işlemi olma özelliğini taşıyor. Derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından BB+ nota sahip DPR seküritizasyon programımız altında gerçekleştirdiğimiz işleme toplam 6 farklı uluslararası yatırımcı katılım sağladı. Daha önceki seküritizasyon işlemlerinde olmayan iki yeni uluslararası bankanın da işlemimize ilgi göstermesi ülkemize ve Türk bankalarına yönelik artan iştahın net bir göstergesidir.’’ ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>“Fonlama yapımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz”</strong></p>
<p>Uluslararası fonlama tarafında pek çok işlem gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Üstünsalih, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>
<p>“Bu alanda öncü bir banka olarak, Türkiye’ye ve Türk bankalarına yönelik yatırımcı algısının iyileşmesiyle birlikte artan fırsatları değerlendirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. VakıfBank olarak, devam eden pozitif momentumu yakından takip ederek farklı yapılar altında gerçekleştireceğimiz işlemlerle fonlama yapımızı çeşitlendirmeye de devam edeceğiz” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vakifbanktan-dogrudan-fonlama-seklinde-sektorunun-en-buyuk-tutarli-sekuritizasyon-islemi-446473">VakıfBank&#8217;tan Doğrudan Fonlama Şeklinde &#8216;Sektörünün En Büyük Tutarlı Seküritizasyon İşlemi&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2024te-finansal-siber-guvenlige-bakis-bankacilik-truva-atlari-baglantili-gruplarin-yukselisi-dogrudan-odeme-sistemlerine-yonelik-saldirilar-424196</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 09:24:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[atları]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantılı]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[finansal]]></category>
		<category><![CDATA[grupların]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliğe]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme]]></category>
		<category><![CDATA[saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sistemlerine]]></category>
		<category><![CDATA[truva]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<category><![CDATA[yükselişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=424196</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky uzmanlarına göre, yapay zeka ve otomasyonun yaygınlaşması nedeniyle tehditlerin artmasına bağlı olarak, finansal kurum ve kuruluşların 2024 yılında savunmalarını güçlendirmeleri gerekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024te-finansal-siber-guvenlige-bakis-bankacilik-truva-atlari-baglantili-gruplarin-yukselisi-dogrudan-odeme-sistemlerine-yonelik-saldirilar-424196">2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaspersky uzmanlarına göre, yapay zeka ve otomasyonun yaygınlaşması nedeniyle tehditlerin artmasına bağlı olarak, finansal kurum ve kuruluşların 2024 yılında savunmalarını güçlendirmeleri gerekiyor. Siber güvenlik şirketi, 2024 yılına dair suç yazılımları raporu ve finansal odaklı saldırı tahminlerinde siber saldırılarda artış, doğrudan ödeme sistemlerinin istismarı, Brezilya’daki bankacılık Truva atlarının yeniden canlanması ve açık kaynaklı arka kapılı paketlerde artış öngörüyor. Raporda ayrıca Web3 tehditlerindeki artış ve kötü amaçlı yazılım yükleyicilerine yönelik artan talep gibi eğilimler vurgulanarak, geçen yılki tahminlerin doğruluğuna ilişkin kapsamlı bir inceleme yer alıyor. Tüm bu öngörüler ışığında 2024 yılı, proaktif siber güvenlik stratejileri, sektör işbirliği ve yenilikçi savunma teknikleri gerektiriyor.</strong></p>
<p>Kaspersky uzmanları geçen yıl Web3 tehditlerindeki artışı, kötü amaçlı yazılım yükleyicilerine yönelik artan talebi ve fidye yazılımı gruplarının daha yıkıcı faaliyetlere yöneleceğini doğru bir şekilde tahmin etmişti. &#8220;Red Team&#8221; çerçeveleri ve Bitcoin ödeme değişimi konusundaki öngörü ise henüz gerçekleşmedi.</p>
<p>İleriye bakıldığında, 2024&#8217;te meşru iletişim kanallarını taklit eden siber saldırılarda yapay zeka kaynaklı bir artış öngörülüyor. Bu da düşük kaliteli kampanyaların çoğalmasına yol açacak bir durum. Kaspersky uzmanları, siber suçluların doğrudan ödeme sistemlerinin popülerliğinden faydalanmasıyla panoya kopyalanan verilere odaklı zararlı yazılımların ortaya çıkmasını ve mobil bankacılık Truva atlarının daha fazla kullanılmasını bekliyor. Grandoreiro gibi zararlı yazılım aileleri şimdiden yurtdışına açılarak 40 ülkede 900&#8217;den fazla bankayı hedef aldı.</p>
<p>2024&#8217;teki bir başka endişe verici eğilim de açık kaynaklı arka kapı paketlerdeki artış eğilimi olabilir. Siber suçlular, yaygın olarak kullanılan açık kaynaklı yazılımlardaki güvenlik açıklarından faydalanarak güvenliği tehlikeye atacak ve potansiyel olarak veri ihlallerine ve mali kayıplara yol açacaklar. Uzmanlar, siber suç ekosistemindeki birbiriyle bağlantılı grupların önümüzdeki yıl daha akışkan bir yapı sergileyeceğini, üyelerin sık sık birden fazla grup arasında geçiş yapacağını ya da aynı anda birden fazla grup için çalışacağını tahmin ediyor. Bu uyum, kolluk kuvvetlerinin söz konusu grupları takip etmesini ve siber suçlarla etkin bir şekilde mücadele etmesini zorlaştıracak.</p>
<p>Diğer önemli tahminler arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li><strong>Otomatik Transfer Sistemlerinin (ATS) küresel olarak benimsenmesi.</strong> Mobil ATS&#8217;nin küresel olarak benimsenmesi Brezilya sınırlarının ötesine geçecek ve dünya çapındaki siber suçluların bu sistemleri finansal kazanç için istismar etmesine olanak sağlayacak.</li>
<li><strong>Sıfır gün sayısında azalma, bir günlük istismarlarda artış.</strong> Siber suç yazılımı üreticileri, sıfırıncı gün açıklarının azlığı nedeniyle daha yaygın olan bir günlük istismarlara kayacak ve daha fazla erişilebilirlik hedefleyecek.</li>
<li><strong>Yanlış yapılandırılmış cihaz ve hizmetlerin istismarı.</strong> Siber suçlular saldırıyı başlatmak için yetkisiz erişim sağlayan yanlış yapılandırılmış cihaz ve hizmetleri istismar etme yoluna gidecek.</li>
</ul>
<p>Kaspersky GReAT Baş Güvenlik Araştırmacısı <strong>Marc Rivero</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;2024 yılında finansal siber güvenliğin sürekli gelişen ortamında otomasyonla birlikte tehditlerin de artmasını bekliyoruz. Siber suçlular bu konuda durmak bilmeyen bir ısrar içinde olacaklar. Saldırganlardan bir adım önde olmak için finansal kurum ve kuruluşlar siber güvenlik stratejilerini proaktif bir şekilde uyarlamalı, varlıklarını ve hassas verilerini korumak için savunmalarını güçlendirmelidir. Korunmada başarının anahtarı, önümüzdeki yıl finansal siber güvenlik alanındaki artan risklere karşı birleşik bir cephe oluşturarak kamu ve özel sektör arasında işbirliğini teşvik etmekte yatıyor.&#8221;</em></p>
<p>2024 yılına ilişkin finansal tahminlerin tamamını Securelist.com adresinde bulabilirsiniz.</p>
<p>Paylaşılan finansal tahminler, siber güvenlik dünyasındaki önemli değişimler hakkında yıllık tahminler ve analitik raporlar serisi olan Kaspersky Security Bulletin&#8217;in (KSB) bölümlerinden biri olan Kaspersky&#8217;nin 2024 Dikey Tehdit Tahminlerinin bir parçasıdır. KSB&#8217;nin diğer bölümlerine göz atmak için bu bağlantıyı takip edin.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024te-finansal-siber-guvenlige-bakis-bankacilik-truva-atlari-baglantili-gruplarin-yukselisi-dogrudan-odeme-sistemlerine-yonelik-saldirilar-424196">2024&#8217;te finansal siber güvenliğe bakış: Bankacılık Truva atları, bağlantılı grupların yükselişi, doğrudan ödeme sistemlerine yönelik saldırılar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
