<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>doğayı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dogayi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dogayi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 08:35:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>doğayı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dogayi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 08:35:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomiyi]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Cemal Turan]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımızı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032">Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, bu yıl “Küresel etki için yerel hareket” temasıyla kutlanan 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada biyoçeşitliliğin önemi hakkında değerlendirmede bulundu.<br />Türkiye’de 10 binden fazla bitki türünün üçte biri endemik <br />Biyoçeşitliliğin doğanın yaşam sigortası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, “Biyoçeşitlilik dünyamızdaki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik süreçlerin oluşturduğu o muazzam ve kusursuz yaşam ağının kendisidir. Kısacası, doğanın yaşam sigortasıdır. Soluduğumuz oksijenden içtiğimiz temiz suya, yediğimiz yiyeceklerden ilaçlarımızın ham maddesine kadar her şeyi bu çeşitliliğe borçluyuz. Türkiye bu açıdan tam bir cennet. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü varken, sadece bizim ülkemizde 10 binden fazla bitki türü var ve bunların üçte biri endemik yani dünyada sadece bu topraklarda yaşıyor. Biyoçeşitlilik bir lüks değil; insanlığın bu gezegende hayatta kalabilmesinin temel şartıdır. Zincirin tek bir halkasını kopardığımızda, tüm sistemin çökme riskiyle karşı karşıya kalırız” diye konuştu.<br />Denizlerdeki görünmez tehdit, soframızı ve sağlığımızı etkiliyor <br />Ülkemizin bu büyük zenginliğin yanında maalesef ciddi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, şunları söyledi:<br /> “En kritik tehditlerin başında yaşam alanı kaybı ve parçalanması geliyor. Kontrolsüz kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarının genişlemesi canlıların yuvalarını yok ediyor. Ancak karada yaşadığımız bu tehditlerin bir benzeri, belki de daha görünmezi denizlerimizde yaşanıyor: İklim değişikliğiyle birleşen istilacı yabancı türler. Süveyş Kanalı’nın açılması ve Akdeniz’in giderek ısınmasıyla birlikte, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz kökenli birçok istilacı tür denizlerimize akın etti. Bugün Akdeniz ve Ege&#8217;de hızla yayılan balon balıkları, aslan balıkları ve zehirli denizanaları gibi türler, yerli ve endemik deniz canlılarımızın yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını gasp ediyor. Bu durum sadece deniz ekosistemini çökertmekle kalmıyor; balıkçılık ekonomimize darbe vuruyor, turizmi baltalıyor ve hatta içerdiği güçlü zehirler nedeniyle halk sağlığını tehdit edip ölümcül vakalara yol açabiliyor. Yani biyoçeşitlilik kaybı, doğrudan soframızı ve sağlığımızı etkiliyor.”<br />Aşağıdan yukarıya bir koruma dalgası başlatılmalı<br />Biyoçeşitliliğin korunması için yerel yönetimler, topluluklar ve bireysel olarak yapılabileceklere işaret eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Bu yılki tema aslında bize çok net bir mesaj veriyor: &#8216;Yukarıdan aşağıya&#8217; kararlar beklemek yerine, &#8216;aşağıdan yukarıya&#8217; bir koruma dalgası başlatmalıyız” diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />Yerel Yönetimler (Belediyeler): Şehir planlaması yaparken beton odaklı değil, doğa tabanlı çözümler üretmeli. İstilacı yabancı bitkiler yerine, o yörenin yerel ve az su isteyen bitkileriyle parkları donatmalı. Yerel tohum merkezleri kurmalı ve korunan alanlar ilan etmeli.<br />Topluluklar ve STK&#8217;lar: Kendi bölgelerindeki akarsuları, ormanları ve biyoçeşitlilik noktalarını izlemeli, &#8216;vatandaş bilimi&#8217; projeleriyle veri toplamalı ve yerel yönetimler üzerinde yapıcı bir baskı unsuru oluşturmalı.<br />Bireyler: En güçlü halka biziz. Evimizde, bahçemizde ya da balkonumuzda doğaya yer açarak, tüketim tercihlerimizi değiştirerek bu hareketin bir parçası olabiliriz.<br />Yerelde atılan küçük adımlar kelebek etkisi yaratabilir<br />Yerelde atılan küçük adımların küresel ölçekte bir kelebek etkisi yaratabileceğini ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğada hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir; kelebek etkisi burası için de geçerlidir. Karadaki ekosistemler gibi denizlerimizde de durum aynı. Örneğin yerel ölçekte istilacı türlerle mücadele etmek küresel bir başarı getirir. Bugün Akdeniz’i istila eden aslan balığı veya balon balığına karşı yerel balıkçılık kooperatiflerinin desteklenmesi, bu türlerin avcılığının teşvik edilmesi ya da kıyı topluluklarının bilinçlendirilmesi yerel birer adımdır. Ancak bu yerel mücadele sayesinde, Akdeniz’in yerli türlerini korumuş ve tüm dünya için hayati olan Akdeniz ekosisteminin küresel ölçekte çökmesini engellemiş olursunuz. Aynı şekilde, bir çiftçinin damla sulamaya geçerek su kaynaklarını koruması, o suyla beslenen sulak alanların kurumasını önler ve Afrika-Avrupa hattında göç eden milyonlarca kuşun küresel göç rotasını kurtarır. Milyonlarca insanın yerelde attığı o küçük adımlar birleştiğinde, küresel biyolojik çöküşü durdurabilecek devasa bir kalkana dönüşür” diye konuştu.<br />Günlük yaşamdaki alışkanlıklar biyolojik çeşitliliği korumada etkili olabilir<br />Bireylerin günlük yaşamlarında biyolojik çeşitliliği korumak için yapabileceklerine de değinen Prof. Dr. Cemal Turan, bireysel olarak yapılabileceklerin sanılandan çok daha fazla ve oldukça basit olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cemal Turan, bu davranışları şöyle açıkladı:<br />Su tüketimini azaltmak: Çünkü evimizde boşa akıttığımız her damla su, sulak alanlarımızdan, yani kuşların ve balıkların yuvasından çalınıyor.<br />Kimyasallardan kaçınmak: Ev temizliğinde veya kişisel bakımda çevre dostu, biyo-bozunur ürünler seçmek. Lavaboya dökülen zararlı kimyasallar en nihayetinde denizlerimize ulaşıp oradaki ekosistemi zehirliyor.<br />Balkon ve bahçeleri doğaya açmak: Balkonumuza ekeceğimiz yerli arıcı bitkileri (lavanta, kekik vb.) şehir içindeki arılara ve polenleyicilere bir vahalar zinciri sunar.<br />Evcil hayvan ve akvaryum canlılarını doğaya bırakmamak: Bu çok önemli bir konu. Akvaryumda beslediğimiz başka ülkelerden gelen egzotik balıkları, bitkileri veya kırmızı yanaklı su kaplumbağası gibi canlıları, bakamadığımız zaman iyilik olsun diye göllere, nehirlere ya da denizlere asla bırakmamalıyız. İyi niyetle yapılan bu hareket, o yabancı türlerin sularımızda istilacı hale gelmesine, yerli türlerimizi yiyerek veya onlara hastalık bulaştırarak biyoçeşitliliğimizin tamamen yok olmasına neden oluyor. Bir canlıyı özgür bırakmak isterken koca bir ekosistemi esir edebiliyoruz ve ayrıca bu doğaya bırakılan istilacı ile mücadele etmek için milyon dolarlar harcanabiliyor. <br />Plastik tüketimini radikal bir şekilde azaltmak: Plastik kirliliği artık sadece çevresel bir kirlilik değil, doğrudan bir besin zinciri krizidir. Doğaya bıraktığımız plastikler (poşetler, pet şişeler, ambalajlar) güneş ışığı, dalgalar ve rüzgârın etkisiyle asla yok olmuyor; sadece ufalanarak mikroplastik dediğimiz gözle görülmeyen küçük parçacıklara ayrışıyor. Su kaynaklarımıza ve denizlerimize karışan bu mikroplastikleri balıklar, midyeler ve diğer deniz canlıları besin zannederek yutuyor. Bu plastikler canlıların dokularına, kaslarına işliyor. En nihayetinde ne oluyor biliyor musunuz? O balıkları avlayıp akşam soframıza koyduğumuzda, kendi ellerimizle doğaya fırlattığımız plastikleri bu kez kendi sağlığımızı tehdit edecek şekilde yiyoruz. Yapılan araştırmalar, insanların artık her hafta bir kredi kartı ağırlığında plastik yuttuğunu gösteriyor. Yani tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak, sadece deniz kaplumbağalarını veya balıkları korumak değil, kendi sağlığımızı ve geleceğimizi de korumaktır.<br />Yerel üretim desteklenmeli ve mevsiminde beslenilmeli<br />Biyoçeşitliliğin yerel üretim ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarından da etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Tüketim alışkanlıklarımız, biyoçeşitliliğin ya katili ya da kurtarıcısıdır. Küresel ve endüstriyel gıda sistemi, dünyayı giderek tek tipleştiriyor. Bugün süpermarketlerde hep aynı tip domatesi, aynı tip elmayı görüyoruz. Bu durum, binlerce yıllık yerel ve atalık tohumlarımızın, yani tarımsal biyoçeşitliliğimizin yok olmasına neden oluyor. Yerel üretimi desteklediğimizde ve mevsiminde beslendiğimizde, hem karbon ayak izimizi (nakliye süreçlerini azaltarak) düşürüyoruz hem de Anadolu’nun genetik mirası olan o yerel tohumların toprakla buluşmaya devam etmesini sağlıyoruz. Sürdürülebilir tüketim, doğaya &#8216;senin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmeyeceğim&#8217; deme nezaketidir. Biz yerel üreticiyi ve sürdürülebilir ürünleri seçtikçe, piyasa da doğayı talan etmekten vazgeçmek zorunda kalacaktır.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-637032">Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;in kırsalı doğayı, gıdayı ve gençleri koruyarak kalkınacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-kirsali-dogayi-gidayi-ve-gencleri-koruyarak-kalkinacak-635070</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 08:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[dirençli]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıdayı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal]]></category>
		<category><![CDATA[Kırsal Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[kırsalı]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatif]]></category>
		<category><![CDATA[kooperatifler]]></category>
		<category><![CDATA[koruyarak]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=635070</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kirsali-dogayi-gidayi-ve-gencleri-koruyarak-kalkinacak-635070">İzmir&#8217;in kırsalı doğayı, gıdayı ve gençleri koruyarak kalkınacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında üreticilerin emeği ve kırsal kalkınmanın önemi bir kez daha gündeme gelirken, İzmir Büyükşehir Belediyesi kırsalda topyekûn kalkınmayı hedefleyen Tarım Master Planı çalışmalarında sona yaklaştı. Kooperatifleri merkeze alan plan; toprağı ve suyu koruyan üretim modeli, gıda güvenliği, dirençli kırsal ekonomi ve genç nüfusun göçünü önleyecek politikalarla İzmir tarımına yeni bir yol çiziyor.</p>
<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, üretimi sürdüren çiftçinin emeğini, gıda güvenliğindeki kritik rolünü ve kırsal kalkınmanın önemini hatırlatırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi de tarımın geleceğine yön veren adımlarıyla öne çıkıyor. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay öncülüğünde hazırlanan Tarım Master Planı, İzmir’in kırsal kalkınma rotasını belirledi. Sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği ve krizlere karşı dirençli bir kent hedefiyle oluşturulan yol haritasında kooperatifler merkezde yer aldı. Kırsal Çalışma Grubu Tarım Gıda Komisyonu tarafından yürütülen çalışmanın detaylarını Prof. Dr. Yusuf Kurucu paylaştı. İzmirli çiftçileri kooperatif çatısı altında güçlendirmeyi amaçlayan plan kapsamında, ziraat odalarıyla birlikte kent genelindeki 163 kırsal kalkınma kooperatifi, 81 sulama kooperatifi ve 45 su ürünleri kooperatifiyle kapsamlı görüşmeler yapıldı. Planın ilk aşamasında kooperatif temsilcileri Başkan Tugay ile bir araya gelirken, ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın uzman ekipleri sahaya çıkarak tüm kooperatifleri yerinde ziyaret etti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticilerin talepleri önceliklendirilerek uygulama süreci başlatıldı.</p>
<p><strong>“Büyükşehir’in kırsal kalkınma politikalarının merkezinde kooperatifler var”</strong></p>
<p>Başkan Dr. Cemil Tugay ile tarımda, kırsal kalkınmada bütüncül olarak bir yol haritası belirlendiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bu yol haritası üzerinde yapılacak işlerin pek çoğu, kooperatiflerle kesişiyor. Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin kırsal hizmetler, tarım politikaları konusunda kooperatifler merkezde oldu. Yapacağımız her çalışmayı mümkünse kooperatifler aracılığıyla yapmak istiyoruz. Eğer kırsal kalkınmayı geliştirmek istiyorsak, biz yine kooperatifler aracılığıyla bunu yapacağız. Bizlerle sadece onların yanına gittiğimiz zaman değil, her zaman iletişime geçebilirler. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın kapıları açık. Sadece 2026&#8217;da değil, bütçeyi artırarak ilerleyen yıllarda da kırsal kalkınma yolunda yine kooperatiflerle iş birliği yapmaya devam edeceğiz. Onlar bizlere taleplerini ilettiği sürece biz de mevzuat ve ekonomik koşullar elverdiği sürece bunları gerçekleştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. </p>
<p><strong>Kooperatiflerin ortak endişesi susuzluk</strong></p>
<p>Kooperatiflerle yapılan görüşmelerin ışığında Tarım Master Planı’nın ana hedeflerini aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Üç yıl üst üste kuraklık yaşadık. Bu sene biraz yağmur yağdı ama iklim bilimcilere göre gelecek yıllarda maalesef bu böyle devam etmeyecek; iklim bilimciler kuraklık riskinin devam edeceğini söylüyor. Kısa sürede aldığımız ve sellere neden olan yağışlar da iklim değişikliğinin bir sonucudur. Kooperatifler bize geldiğinde tamamı, yani üç grup kooperatif de iklim değişikliğinin etkisinden bahsettiler. Kırsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin hepsi 2025 yılı ve öncesinde yaşanan susuzluktan, kuraklıktan bahsettiler. Dolayısıyla biz de önlemlerimizi değişen iklim koşullarıyla uyumlu olarak alıyoruz” dedi.  Kurucu, iklim değişikliğine uyum konusunda kooperatiflerle iş birliği yaptıklarını belirterek “Salma sulamayı damlamaya geçirmek, damlamayı toprak altı damlamaya geçirmek, aşırı gübrelemeden kaçınmak, daha az gübre vermek, bilinçli hayvancılık yapmak, toprağın organik maddesini artırmak gibi çalışma hedeflerimiz var” diye konuştu.</p>
<p><strong>Gençlerin olması şart</strong></p>
<p>İkinci ana konunun, genç nüfusun kırsaldan kente göçü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda genç nüfus neredeyse kalmadı. Çok büyük kayıp var. Bu çok önemli ve duvara çarpacağımızın bir resmidir. Kırsalda genç nüfusu tutabilmek için, onların sosyal refahını sağlayabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla kooperatiflerde de gençlerin olmasını istiyoruz. Yani yapılacak işin, bir yıllık iki yıllık değil, sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de gençlerin olması şart. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın tutumu kırsaldaki gelişmişliği dengelemek, kırsaldaki istihdamı yerinde tutmak üzerine. Özellikle bunu sağlayabilirsek, kırsaldan göçü engellemiş olacağız.  Tamamıyla durdurmamız mümkün değil ama yüzde 10, yüzde 15 oranında göçü azaltma çabasında başarılı olabilirsek, bilin ki kırsaldaki üretim gelecek için umut verir hale gelecek” dedi. </p>
<p>Tarımda teknolojiyi önerdiklerini vurgulayan Kurucu, “Tarımsal teknolojinin gelişmesi lazım ancak 65-75 yaş aralığındaki çiftçilere yeni tarımsal teknolojiyi öğretmek çok zor. Onlardan, bundan sonra 10 yıl daha bir tarımsal üretimin içerisinde kalmalarını beklemek de çok zor. Bu nedenle gençlere çok önem veriyoruz. İstediğimiz, genç nüfusun yerinde kalması. Burada başlattığımız ‘Toprağın Genç Aklı’ projesi, sevindirici bir şekilde karşılık buldu ve çok umut vericiydi. Arkadaşlarımız çalışmalarına devam edecekler” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor”</strong></p>
<p>Pandemi, susuzluk ve gıda krizi gibi konulara dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Başka krizler gelebilir. Bu gibi durumlarda İzmir’in dirençli bir gıda üreticisi olması gerekiyor. Mutlaka kendi gıdasını ulaşılabilir ve güvenli bir şekilde İzmirliye ulaştırması lazım. Kooperatifçilik; gıda üretimi ve gıda güvenliği, gıdaya ulaşabilmek için temel bir direnç sağlayan yapıdır. Bu yapıyı kaybetmemek lazım.  Başkanımız Dr. Cemil Tugay, tarıma ve gıda sağlığına özellikle önem veriyor. Bireysel olarak üreticileri denetlemek mümkün değil. Ama kooperatifler, kendi ortaklarının ürettiği ister sebze meyve olsun, ister süt ve süt ürünleri olsun tüm üretimleri denetleyebilirler. O yüzden gıda sağlığı temel hedefine ulaşmak için de bizim kooperatiflerle iş birliği yapmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“Amacımız çok kooperatif değil, ortağı çok, dirençli kooperatif”</strong></p>
<p>Mevcut kooperatiflerin yapılarının güçlendirilmesi için eğitimlerin başlatıldığını ifade eden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Kırsalda gittiğinizde kooperatiflere karşı bir güven kaybı var. Bu güven kaybının temel nedeni yönetimsel sorunlar olabiliyor. Hatalar yapıyorlar; hatalar yapınca bu kez karşılığı bir ceza, borç gibi bir şeyler gelebiliyor ve güven kaybı oluyor; kooperatif tasfiyeye gidiyor, iflasa gidiyor. Bunları engellemek için de önce kendi birimimize kooperatifle ilgili mevzuat eğitimi verdik. Kooperatifler bizden eğitim talep etti, onları da planlıyoruz. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla da kooperatifçilik eğitimini biz yerinde onlara vereceğiz. Amacımız çok sayıda kooperatif olsun diye değil, ortağı çok olan kooperatifler olsun. Kazansınlar ve bu kazançlarını eşit dağıtabilsinler, dirençli olsunlar” dedi.</p>
<p><strong>“Doğayı kirletmeden, yerinde üretim”</strong></p>
<p>2025 Dünya Kooperatifçilik Yılı’nın &#8220;Kooperatifler daha iyi bir dünya kurar&#8221; mottosunu hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Bugün Fransa&#8217;da, Almanya&#8217;da, Danimarka’da tarım ne kadar güçlü ve dirençli. Bu direnci, kooperatifler ve onun üst çatı kooperatifleriyle, yani devasa kooperatifleşmeyle sağlamışlar. Gıda fiyatı çok oynamaz, çiftçinin geliri regüle edilmiştir, iniş çıkışlar yaşanmaz. Çiftçi kırsalda kalmaktan memnundur. Bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Bu nedenle kooperatifler bizim temel kalkınma stratejilerimizin merkezinde oturuyor. Sürdürülebilir tarımsal üretim bizim temel hedeflerimizin içerisinde.  Bunların kurumsal olarak yapılmaya devam edilmesi gerekiyor. Önemli dediğim şey de gıda ve su. Özellikle suyu da kirletmeden, toprağı da kirletmeden, üreticiyi de yerinde tutarak üretim yapmak” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-kirsali-dogayi-gidayi-ve-gencleri-koruyarak-kalkinacak-635070">İzmir&#8217;in kırsalı doğayı, gıdayı ve gençleri koruyarak kalkınacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kandıra&#8217;da Denetimler Sıklaştı: Amaç Doğayı ve Tarım Arazilerini Korumak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kandirada-denetimler-siklasti-amac-dogayi-ve-tarim-arazilerini-korumak-628926</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 17:52:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arazilerini]]></category>
		<category><![CDATA[denetimler]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[kandıra]]></category>
		<category><![CDATA[sıklaştı]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628926</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kandıra Belediyesi, son dönemde ilçeye yönelik artan yoğun taleple birlikte daha da dikkat çeker hale gelirken, plansız yapılaşmanın önüne geçmek amacıyla denetimlerini kararlılıkla artırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandirada-denetimler-siklasti-amac-dogayi-ve-tarim-arazilerini-korumak-628926">Kandıra&#8217;da Denetimler Sıklaştı: Amaç Doğayı ve Tarım Arazilerini Korumak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kandıra Belediyesi, son dönemde ilçeye yönelik artan yoğun taleple birlikte daha da dikkat çeker hale gelirken, plansız yapılaşmanın önüne geçmek amacıyla denetimlerini kararlılıkla artırdı.<br />Vatandaşlar tarafından tercih edilen bir yaşam alanı haline gelen ilçede, ruhsatlı yapı başvurularında artış yaşanırken, kaçak konteyner ve niteliksiz yapı taleplerinde de dikkat çeken bir yükseliş gözleniyor.<br />İlçe genelinde sahada görev yapan ekipler, özellikle tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasının önüne geçmek ve kamu arazilerinin işgal edilerek yapılaşmaya açılmasını engellemek için düzenli kontroller gerçekleştiriyor.<br />Yapılan denetimlerde yalnızca mevcut kaçak yapılar değil, yeni oluşabilecek yapılaşmalar da daha başlangıç aşamasında engelleniyor. Özellikle kaçak konteynerlere yönelik uygulamalarda, ekiplerin sevkiyat aşamasında tespit yaparak konteynerlerin araziye yerleştirilmesine izin vermediği belirtiliyor.<br />Yetkililer, yürütülen çalışmaların temel amacının ceza kesmek olmadığını vurgulayarak, “Kandıra’nın doğal yapısını ve verimli tarım arazilerini korumak önceliğimiz. Artan yapılaşma baskısına karşı denetimler yasal zorunluluk kapsamında sürdürülüyor” ifadelerini kullandı.<br />Belediye yetkilileri ayrıca vatandaşlara çağrıda bulunarak, ruhsatsız ve izinsiz yapılaşmalardan kaçınılması gerektiğini, bu tür durumların ilgili birimlere bildirilmesinin hem çevre hem de kamu yararı açısından önem taşıdığını hatırlattı.<br />Denetimlerin önümüzdeki süreçte de kararlılıkla devam edeceği bildirildi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kandirada-denetimler-siklasti-amac-dogayi-ve-tarim-arazilerini-korumak-628926">Kandıra&#8217;da Denetimler Sıklaştı: Amaç Doğayı ve Tarım Arazilerini Korumak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lokomotif&#8217;in minikleri Ormanya&#8217;da doğayı keşfetti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lokomotifin-minikleri-ormanyada-dogayi-kesfetti-622304</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 08:03:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetti]]></category>
		<category><![CDATA[lokomotif]]></category>
		<category><![CDATA[minikleri]]></category>
		<category><![CDATA[ormanya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622304</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Lokomotif Çocuk Köyü, Orman Haftası kapsamında Ormanya Doğal Yaşam Parkı’na anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lokomotifin-minikleri-ormanyada-dogayi-kesfetti-622304">Lokomotif&#8217;in minikleri Ormanya&#8217;da doğayı keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Lokomotif Çocuk Köyü, Orman Haftası kapsamında Ormanya Doğal Yaşam Parkı’na anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Doğada bir gün geçiren minikler, hem ormanların önemini öğrendi hem de doğadaki canlıları tanıma fırsatı buldu.</p>
<p><b>ORMAN HAFTASI’NDA DOĞA KEŞFİ</b></p>
<p>Doğayla iç içe bir gün geçiren Lokomotif Çocuk Köyü minikleri, erken saatlerde başlayan etkinlikte eğitmenler eşliğinde doğayı keşfe çıktı. Ziyaret boyunca çocuklara doğa bilinci kazandırmaya yönelik çeşitli uygulamalı etkinlikler düzenlendi. Ağaç ve bitki türlerini yakından inceleyen öğrenciler, yaprakların şekilleri, dokuları ve özellikleri hakkında bilgi aldı.</p>
<p><b>DOĞADA KUŞ GÖZLEMİ</b></p>
<p>Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri ise kuş gözlemi oldu. Çocuklar, doğal yaşam alanlarında bulunan farklı kuş türlerini gözlemleyerek onların yaşam alışkanlıkları hakkında temel bilgiler edindi. Ayrıca büyüteçler yardımıyla gerçekleştirilen böcek inceleme etkinliği, miniklerin en çok ilgi gösterdiği anlardan biri oldu. Toprak üzerinde ve ağaç çevresinde bulunan böcekleri dikkatle inceleyen çocuklar, doğadaki küçük canlıların ekosistem için önemini öğrendi.</p>
<p><b>HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER</b></p>
<p>Eğitmenler tarafından yapılan bilgilendirmelerde, doğanın korunmasının önemi, ağaçların çevreye sağladığı katkılar ve canlı çeşitliliğinin sürdürülebilirliği gibi konulara vurgu yapıldı. Gün boyunca hem eğlenen hem de öğrenen minikler, doğayla kurdukları bağ sayesinde unutulmaz bir deneyim yaşadı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lokomotifin-minikleri-ormanyada-dogayi-kesfetti-622304">Lokomotif&#8217;in minikleri Ormanya&#8217;da doğayı keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmangazi&#8217;de Çocuklara Doğayı Sevdiren Oyun</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmangazide-cocuklara-dogayi-sevdiren-oyun-615343</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 11:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[osmangazi]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sevdiren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615343</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi’nin çocuklara doğa sevgisi ve çevre bilinci kazandırmak amacıyla düzenlediği ‘Toprak Ana’ tiyatro oyunu, Selamet Mahallesi çocukları için sahnelendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-cocuklara-dogayi-sevdiren-oyun-615343">Osmangazi&#8217;de Çocuklara Doğayı Sevdiren Oyun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Osmangazi Belediyesi’nin çocuklara doğa sevgisi ve çevre bilinci kazandırmak amacıyla düzenlediği ‘Toprak Ana’ tiyatro oyunu, Selamet Mahallesi çocukları için sahnelendi. Miniklerin doğayı severek korumasını sağlamak amacıyla sahneye taşınan oyun, çocukları hem eğlendirdi hem de bilinçlendirdi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tiyatro Sanatçısı Gözde Akın tarafından yazılıp yönetilen ‘Toprak Ana’ adlı oyun, Selamet Mahallesi Muhtarlık Binası’nda Osmangazili çocuklarla buluştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte çocuklar, sahnede anlatılan hikaye aracılığıyla toprağın, ağaçların ve doğal yaşamın insan hayatındaki vazgeçilmez yerini eğlenceli bir anlatımla öğrenme fırsatı buldu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Oyun boyunca doğayla kurulan bağın önemi vurgulanırken, çocuklara küçük yaşta kazanılan çevre bilincinin gelecekte daha yaşanabilir bir dünya oluşturmadaki rolü anlatıldı. Oyunu büyük bir ilgiyle takip eden çocuklar, etkinlik sonunda doğayı korumanın kendi yaşam alanlarını daha sağlıklı ve güzel kılacağını öğrenmiş oldu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><b><span><span>“Çocuklara Tabiatın Önemi Anlatıyorum”</span></span></b></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Doğa sevgisini küçük yaşta aşılamanın önemine dikkat çeken Tiyatro Sanatçısı Gözde Akın, “Küçük yaşlarda kazanılan doğa bilincinin, geleceğimiz için çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Oyunla toprağın kokusunu, ağacın değerini, tabiatın önemini anlatıyoruz. ‘Toprak Ana’ ile çocuklara hem bu değerleri hatırlatıyor hem de doğayla yeniden bağ kurmalarını sağlıyoruz. Bu oyunda çocuklar sadece izleyici değil, aynı zamanda hikayenin bir parçası oluyorlar. Onların yönlendirmeleriyle oyun şekilleniyor; sorularına, fikirlerine ve hayal güçlerine göre ben de sahnede yön alıyorum. Amacım, çocuklara doğayı sevmenin ve onun sevgisine sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu hissettirmek” şeklinde konuştu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>‘Toprak Ana’ oyununu ilgiyle izleyen Selamet Mahallesi sakini çocuklar ise, “Bu oyun sayesinde ağacın değerini, tabiatın önemini anlayarak doğayı daha çok sevmemiz gerektiğini öğrendik. Bu oyunu mahallemizde izlememizi sağlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı. </span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmangazide-cocuklara-dogayi-sevdiren-oyun-615343">Osmangazi&#8217;de Çocuklara Doğayı Sevdiren Oyun</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklar, Dünya Kuş Günü&#8217;nde doğayı keşfetti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocuklar-dunya-kus-gununde-dogayi-kesfetti-603472</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 13:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[keşfetti]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603472</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “5 Ocak Dünya Kuş Günü” kapsamında Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nda düzenlediği etkinlik, Lokomotif Çocuk Köyü bünyesinde faaliyet gösteren Çevreciler Vagonunda eğitim alan çocukları bir araya getirdi. Çocuklar, kuşları yakından tanıyarak doğal yaşamlarını keşfetme fırsatı buldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-dunya-kus-gununde-dogayi-kesfetti-603472">Çocuklar, Dünya Kuş Günü&#8217;nde doğayı keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin “5 Ocak Dünya Kuş Günü” kapsamında Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nda düzenlediği etkinlik, Lokomotif Çocuk Köyü bünyesinde faaliyet gösteren Çevreciler Vagonunda eğitim alan çocukları bir araya getirdi. Çocuklar, kuşları yakından tanıyarak doğal yaşamlarını keşfetme fırsatı buldu.</strong></p>
<p><strong>DÜNYA KUŞ GÜNÜ’NDE DOĞAYLA İÇ İÇE BİR GÜN</strong></p>
<p><strong>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak hizmet veren Lokomotif Çocuk Köyü, Çevreciler Vagonunda eğitim alan çocuklara yönelik “Kuşları Tanıyor, Doğayı Koruyoruz” temasıyla Ormanya Doğal Yaşam Parkı’nda anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. 5 Ocak Dünya Kuş Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte kuşları yakından tanıyan çocuklar güzel bir gün geçirdi.</strong></p>
<p><strong>ÇOCUKLAR DOĞAL YAŞAM HAKKINDA BİLGİLENDİRİLDİ</strong></p>
<p><strong>Çevreciler Vagonuna katılan çocuklar, etkinlik kapsamında aileleriyle Ormanya’yı ziyaret ederek doğal yaşam ve hayvanlar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Bu kapsamda çocuklara doğanın korunması, hayvanların yaşam alanları ve çevre bilincinin önemi hakkında anlatımlar yapıldı.</strong></p>
<p><strong>KUŞ GÖZLEM ALANINDA KEYİFLİ VE ÖĞRETİCİ ANLAR</strong></p>
<p><strong>Programın devamında Ormanya’nın doğal atmosferi içerisinde yer alan kuş gözlem alanına geçen çocuklar, farklı kuş türleri hakkında bilgi edindi. Aileleriyle birlikte kuşları doğal ortamlarında gözlemleme fırsatı bulan minikler, hem eğlenceli hem de öğretici anlar yaşadı.</strong></p>
<p><strong>DOĞAYA DUYARLI NESİLLER</strong></p>
<p><strong>Etkinlik süresince hem Dünya Kuş Günü’nün anlam ve önemi aktarıldı hem de kuş türleri ve yaşam alanları tanıtıldı. Düzenlenen programla çocukların doğayı tanıyan, çevreye duyarlı ve hayvan hakları konusunda bilinçli bireyler olarak farkındalık kazanmaları hedeflenirken, ailelerin de sürece aktif katılımıyla çevre bilincinin toplumsal düzeyde güçlendirilmesi amaçlandı.</strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocuklar-dunya-kus-gununde-dogayi-kesfetti-603472">Çocuklar, Dünya Kuş Günü&#8217;nde doğayı keşfetti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğayı Korumak İçin İpsala’dan Avcılara Mesaj!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogayi-korumak-icin-ipsaladan-avcilara-mesaj-602078</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 12:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[avcılara]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[korumak]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[psala]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602078</guid>

					<description><![CDATA[<p>İpsala Avcıları, Amatör Balıkçıları ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Zafer Doğan, ördek avında yüksek menzilli fener ve projektör kullanımının doğaya ve avcılık kurallarına zarar verdiğini vurgulayarak, avcılara daha duyarlı davranmaları çağrısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogayi-korumak-icin-ipsaladan-avcilara-mesaj-602078">Doğayı Korumak İçin İpsala’dan Avcılara Mesaj!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İpsala’da ördek avcıları, yüksek menzilli fener ve projektörlerle avlanıyor. Ancak İpsala Avcıları Amatör Balıkçıları ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Zafer Doğan, bu uygulamanın hem yanlış hem de cezai yaptırımı bulunan bir yöntem olduğunu vurguladı.</p>
<p>Başkan Doğan, ışıkla avlanmanın avcılık kabahatleri arasında yer aldığını ve tespit edilmesi durumunda avcılık faaliyetlerinin süresiz iptaline kadar yaptırımların uygulanabileceğini hatırlattı. Sürdürülebilir avcılık için hassas ve duyarlı olma mecburiyetinde olduklarını dile getiren Başkan Doğan açıklamasında, doğanın korunması ve avcılığın geleceği için kurallara uyulması gerektiğini kaydetti. Avcılara doğaya saygılı ve kurallara uygun davranmaları yönünde çağrı yapan Doğan, sürdürülebilir avcılığın önemine dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogayi-korumak-icin-ipsaladan-avcilara-mesaj-602078">Doğayı Korumak İçin İpsala’dan Avcılara Mesaj!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EUDR: Ormansızlaşmayı Önleyerek Doğayı Koruyan Yeni Ticaret Kuralları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eudr-ormansizlasmayi-onleyerek-dogayi-koruyan-yeni-ticaret-kurallari-586239</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2025 07:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[eudr]]></category>
		<category><![CDATA[firmalar]]></category>
		<category><![CDATA[ihracat]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt]]></category>
		<category><![CDATA[koruyan]]></category>
		<category><![CDATA[mobilya]]></category>
		<category><![CDATA[önleyerek]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[ormansızlaşmayı]]></category>
		<category><![CDATA[pazar]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586239</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) ev sahipliğinde, Avrupa Birliği’nin “Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü (EUDR)” hakkında sektör temsilcilerini bilgilendirmek ve uyum sürecini hızlandırmak amacıyla önemli bir panel düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eudr-ormansizlasmayi-onleyerek-dogayi-koruyan-yeni-ticaret-kurallari-586239">EUDR: Ormansızlaşmayı Önleyerek Doğayı Koruyan Yeni Ticaret Kuralları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) ev sahipliğinde, Avrupa Birliği’nin “Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü (EUDR)” hakkında sektör temsilcilerini bilgilendirmek ve uyum sürecini hızlandırmak amacıyla önemli bir panel düzenlendi.</p>
<p>Avrupa Birliği’nin 29 Haziran 2023’te yürürlüğe aldığı ve 2025 yılı sonunda uygulanmaya başlayacak bu düzenleme, yalnızca çevresel bir politika değil; aynı zamanda küresel ticaret kurallarını değiştiren yeni bir ticari standart olarak kabul ediliyor.  </p>
<p><strong>Hammaddeden Son Ürüne Şeffaflık: EUDR Türk Mobilyasını Dönüştürüyor</strong></p>
<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer, “Türkiye mobilya sektörü bugün 4,5 milyar dolarlık ihracatla dünya liginde güçlü bir oyuncu. Ancak EUDR ile birlikte artık yalnızca üretim kalitesi değil, hammaddeden son ürüne kadar tüm tedarik zincirinin şeffaflığı sorgulanacak. Bu tüzük; ormansızlaşmaya yol açmayan, sürdürülebilir kaynakların kullanıldığı, izlenebilir üretimi zorunlu hale getiriyor. Biz EMKOÜİB olarak bunu bir engel değil, sektörümüzün marka değerini artıracak küresel bir fırsat olarak görüyoruz. Firmalarımızı bu sürece hazırlamak adına eğitimler, yazılım tabanlı izlenebilirlik sistemleri ve AB ile eşgüdümlü rehberlik çalışmaları planlıyoruz. Eğer süreci doğru okursak, Türk mobilyası sadece tasarımıyla değil sürdürülebilirliğiyle de öne çıkacak.” dedi.  </p>
<p><strong>Kağıt sektörümüzdeki daha fazla firmanın sürece dahil edilerek teşvik edilmesini çok önemsiyoruz</strong></p>
<p>Müjdat Kemer, “Birliğimizin toplam 940 milyon dolarlık ihracatının 575 milyon dolarlık kısmını kağıt ve ambalaj ürünleri oluşturuyor. Kağıt-ambalaj sektörümüz, Türkiye’nin kağıt ürünleri ihracatının yüzde 25’ini üstleniyor ve bu rakam EMKOÜİB çatısı altındaki sektörlerin ne kadar güçlü bir üretim ve ihracat kapasitesine sahip olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Panelimize kağıt sektörümüzün yoğun katılımı bizleri son derece memnun etti. Biz kağıt sektörümüzdeki daha fazla firmanın sürece dahil edilerek teşvik edilmesini çok önemsiyoruz. Çünkü bu dönüşümü hep birlikte sahiplenirsek, yalnızca EUDR’ye uyum sağlamış olmayacağız, Avrupa pazarında fark yaratan, sürdürülebilir üretimle anılan bir ülke konumuna da yükseleceğiz.” diye konuştu. </p>
<p><strong>EUDR: Ticaretin Yeni Pasaportu</strong></p>
<p>Ticaret Bakanlığı AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakatı Dairesi Başkanı Elif Berrak Taşyürek, “EUDR yalnızca çevresel bir düzenleme değil; ticaretin yeni pasaportudur. AB artık bir ürünün tasarımına ya da fiyatına bakmıyor; üretildiği ormandan elde edilen ağacın koordinatına, karbon salımına ve ormansızlaşmaya katkı yapıp yapmadığına bakıyor. Biz Bakanlık olarak hem mevzuat uyum sürecini yürütüyor hem de sektörlerimizin bu dönüşüme hazırlanması için yol haritaları oluşturuyoruz. Yükümlülüklerini zamanında yerine getiren firmalar sadece AB pazarına erişmeye devam etmeyecek, aynı zamanda ‘düşük riskli’ tedarikçi olarak rekabet üstünlüğü elde edecek.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Dijitalleşen ve İzlenebilirlik Kurulan Firmalar Dünyanın Her Pazarına Açılacak</strong></p>
<p>Orman Genel Müdürlüğü Belgelendirme, Standart ve İş Geliştirme Şube Müdürü Metin Ünlü, “Türkiye orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri. Orman Genel Müdürlüğü olarak iki yönlü bir sorumluluğumuz var: Hem doğayı korumak hem de üreticimizin, ihracatçımızın uluslararası pazarda dışlanmasını engellemek. Firmalarımızın sahadan veriyi doğru toplamakla yükümlü olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Bu zorlayıcı bir süreç gibi görünse de şunu açıkça söyleyebilirim: Eğer bu dönüşümü doğru yönetirsek Türkiye sürdürülebilir orman ürünleri üretiminde küresel bir referans noktası haline gelebilir. Hazırlanan, dijitalleşen, izlenebilirlik altyapısını kuran firmalar yalnızca AB’ye değil, dünyanın her pazarına güvenle ürün gönderecek. Ormanlarımızın geleceğiyle ihracatımızın geleceği artık aynı masada konuşulmak zorunda. Bu yüzden bugün burada yaptığımız panel sadece bir mevzuat açıklaması değil; Türkiye’nin sürdürülebilir üretim vizyonunun başlangıcıdır.” dedi. </p>
<p>Panel, sektör temsilcileri, akademisyenler, ihracatçılar, lojistik firmaları ve kamu yetkililerinin katılımıyla yüksek etkileşimle gerçekleşti. </p>
<p>Katılımcılardan gelen sorular; uygulama takvimi, dijital veri sistemi, sertifikaların geçerliliği ve finansman modelleri üzerinde yoğunlaştı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eudr-ormansizlasmayi-onleyerek-dogayi-koruyan-yeni-ticaret-kurallari-586239">EUDR: Ormansızlaşmayı Önleyerek Doğayı Koruyan Yeni Ticaret Kuralları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maison Magi, Ağustos Ayında Sanatı, Doğayı ve Bütünsel Deneyimi Bir Araya Getiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maison-magi-agustos-ayinda-sanati-dogayi-ve-butunsel-deneyimi-bir-araya-getiriyor-563194</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 13:23:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araya]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bütünsel]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[getiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[magi]]></category>
		<category><![CDATA[maison]]></category>
		<category><![CDATA[sanatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563194</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski Datça’nın tarihsel dokusunun içinde yer alan Maison Magi, Ağustos ayında hem fiziksel hem de duygusal dünyalara dokunan çok katmanlı bir program sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maison-magi-agustos-ayinda-sanati-dogayi-ve-butunsel-deneyimi-bir-araya-getiriyor-563194">Maison Magi, Ağustos Ayında Sanatı, Doğayı ve Bütünsel Deneyimi Bir Araya Getiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Datça’nın tarihsel dokusunun içinde yer alan Maison Magi, Ağustos ayında hem fiziksel hem de duygusal dünyalara dokunan çok katmanlı bir program sunuyor. Sanat, doğa, ses ve bedensel farkındalığı bir araya getiren bu ayki takvim; sergiler, sanatçı buluşmaları, yaratım süreçlerine açık atölyeler, ritüel programları ve doğayla temas eden deneyimlerle dolu.</p>
<p>Ay boyunca Maison Magi, izleyicisini yalnızca izlemeye değil, eşlik etmeye ve dönüştürücü bir deneyimin parçası olmaya davet ediyor.</p>
<p><strong>Beden, Zaman ve Hafıza Arasında: “Küçük Çanlar Çınladığında”</strong></p>
<p>5–26 Ağustos tarihleri arasında Evren Erol, İpek Çankaya ve Doğu Çankaya’nın birlikte ürettiği disiplinlerarası sergi “Küçük Çanlar Çınladığında”, çan sembolü etrafında beden, zaman ve hafıza ilişkilerini tartışmaya açıyor. Heykel, ses ve hareketin kesişiminde yer alan bu sergi boyunca, izleyiciyi yalnızca izleyen değil, alanla kurduğu ilişkide yeniden konumlanan bir özne olmaya çağıran performanslar da düzenlenecek.</p>
<p><strong>Artist Residency ve Açık Atölyeler</strong></p>
<p>Maison Magi’nin Artist Residency programı, bu ay da çok sesli bir yaratım alanı sunuyor. 7–21 Ağustos tarihleri arasında Deniz Bozkurt, 14–21 Ağustos arasında Zümrüt Bozkurt, 23 Ağustos–4 Eylül arasında ise Demet Yersel ve Dilek Işıksel konuk sanatçı olarak Maison Magi’de üretim yapacak.</p>
<p>Bu süreçlere tanıklık etmek isteyen sanatseverler için atölyeler zaman zaman ziyarete açılıyor. 20 Ağustos’ta Deniz ve Zümrüt Bozkurt’un katılımıyla gerçekleşecek açık atölye etkinliği, ziyaretçilerin sanatçılarla birebir temas kurabileceği ve yaratımın iç yüzünü gözlemleyebileceği bir buluşma niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>Doğayla Temas Eden Atölyeler ve Ritüeller</strong></p>
<p>Maison Magi’nin programında doğayla yeniden bağ kurmayı hedefleyen deneyimsel atölyeler de yer alıyor. 9 Ağustos’ta Asırlık Tezgah ekibiyle düzenlenecek “Datça Bitkileriyle Dokuma Atölyesi”, katılımcılara doğadan toplanan malzemeleri ilmek ilmek dokumaya dönüştürme süreci sunuyor.</p>
<p>14 ve 28 Ağustos’ta düzenlenecek CRU Organics Koku Atölyeleri ise bitkisel özlerle doğal parfüm yaratımı üzerine odaklanıyor. Katılımcılar, doğanın sunduğu ham kokularla kendi kişisel parfümlerini oluşturma deneyimi yaşıyor.</p>
<p>Maison Magi’nin bahçesinde her perşembe ve cumartesi sabahı gerçekleşen yoga seansları, doğanın kalbinde bedeni ve nefesi uyandırma fırsatı sunarken, 23–25 Ağustos tarihleri arasında Sedef Işıksel rehberliğinde düzenlenecek “Bütünsel Yaz Ritüelleri” adlı üç günlük program, sezgiyi, bedeni ve ruhu onaran bir dönüşüm alanı yaratıyor.</p>
<p><strong>Müzik, Film ve Doğayla Diyalog</strong></p>
<p>Mekânın akşam atmosferine eşlik eden müzik etkinlikleri ise her cuma 20:00’de Cansu Sezal’ın arp dinletileriyle devam ediyor. 16 Ağustos’ta Ayşe Özge Temuçin, unutulmaz film müziklerinden oluşan özel bir piyano repertuarı sunarken, 23 Ağustos akşamı doğayla kurulan bağın felsefi ve pratik yönleri, Ali Tiyar Gök’ün katılımıyla gerçekleşecek “Doğanın Keşfi ve Yaşam Söyleşisi”nde ele alınacak.</p>
<p><strong>Ayın Finali: “Nefes”</strong></p>
<p>Maison Magi’nin Ağustos ayı programı, 29 Ağustos’ta açılacak olan Gaye Özen’in “Nefes” başlıklı sergisiyle son bulacak. Sanatçının doğadan ilhamla kurguladığı kavramsal yerleştirmeler, nefes alma eylemini yaşam, hafıza ve farkındalık kavramları üzerinden yeniden yorumluyor. Sergi, 13 Eylül’e dek ziyaret edilebilir.</p>
<p><strong>Etkinliklerin bir kısmı ücretsizdir. Atölyeler ve ritüel programları için kontenjan sınırlı olup rezervasyon gerekmektedir. Güncel bilgiler ve başvuru için Maison Magi’nin sosyal medya hesapları ve web sitesi ziyaret edilebilir.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maison-magi-agustos-ayinda-sanati-dogayi-ve-butunsel-deneyimi-bir-araya-getiriyor-563194">Maison Magi, Ağustos Ayında Sanatı, Doğayı ve Bütünsel Deneyimi Bir Araya Getiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Yangınları Sadece Doğayı Değil, Sağlığımızı da Tehdit Ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlari-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-da-tehdit-ediyor-557907</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığımızı]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[yangınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orman yangınlarıyla birlikte ülkemizin ciğerleri yanarken aynı zamanda solunan hava da akciğerleri hasta ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlari-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-da-tehdit-ediyor-557907">Orman Yangınları Sadece Doğayı Değil, Sağlığımızı da Tehdit Ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Orman yangınlarıyla birlikte ülkemizin ciğerleri yanarken aynı zamanda solunan hava da akciğerleri hasta ediyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, doğrudan dumana maruz kalmayan ve yangının etki alanında olmayanların dahi sağlığının tehlikede olduğuna dikkat çekti. Özellikle altta yatan KOAH, astım gibi akciğer hastalığı olanlar için tehlikenin daha fazla olabileceğini söyledi. </em></p>
<p>Günlerdir ülkemizin her yerinde yaşanan yangınlar ülkemizin akciğerleri ormanlarımızı etkisi altında aldı. Söndürme çalışmaları devam ederken atmosfere salınan duman da tüm bölgeye yayılıyor. Dolayısıyla solunan havanın kalitesinin ciddi şekilde etkilendiğine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, bu durumun başta KOAH, astım gibi akciğer hastaları olmak üzere bölgede yaşayan herkesin sağlığını tehdit ettiğine işaret etti.</p>
<p><strong>YANGINLAR SOLUNAN HAVAYI KİRLETİYOR</strong></p>
<p>Yangın dumanının PM2.5 (2.5 mikrondan küçük partiküller) ve PM10 gibi ince parçacıklar yaydığını anlatan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Bu partiküller akciğerlere ve kan dolaşımına kadar ulaşarak solunum ve kalp hastalıklarının tetiklenmesine neden olur. Çünkü böyle bir felaket anında bu partikül sayısı WHO’nun belirlediği limitlerin kat kat üzerine çıkar. Beraberinde havaya kimyasal maddeler de salınır ve karbondioksit oranı da limitlerin çok aşar. Sonuçta gözlerden cilde, akciğerlerden kalbe kadar geniş bir yelpazede etki alanı bulur. Öksürük, hırıltılı nefes alma gibi şikayetler artarken kalp yetmezliği, kalp krizi ve felç riski de gelişir.”</p>
<p><strong>KOAH HASTALARINDA ATAK RİSKİNİ 5 KAT ARTIRABİLİYOR!</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Ü. Akduman bu konuda özellikle solunum yolu hastalıkları ve kardiyovasküler hastalıklara sahip olan kişilerin risk altında olduğunu belirterek şu bilgileri verdi: “Astım, KOAH, bronşit gibi solunum hastalığı olanlarda yoğun duman hava yollarını tahriş ederek iltihaplanmaya ve spazma yol açar. KOAH hastalarında dumanlı havalarda atak geçirme riski 5 kata kadar çıkabilir. Bu kişilerde nefes darlığı, oksijen yetersizliği, öksürük gibi şikayetler gözlenir. Aynı şekilde hipertansiyon, kalp yetmezliği gibi sorunları olanlarda da duman, damarlarda inflamasyonu tetikleyerek kalp üzerinde ek bir yük oluşturur. Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde kalp krizi riskinin yaklaşık yüzde 42 oranında arttığını gösteriyor. Kardiyovasküler sorunları olanlarda da dumana maruziyet sonrasında çarpıntı, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler ortaya çıkabilir.”</p>
<p><strong>YAŞLILAR VE ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA</strong></p>
<p>Özellikle 65 yaş üzerinde olan kişiler, çocuklar ve hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin de dikkatli olması gereken grupta yer aldığını anlatan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, sözlerine şöyle devam etti: “İleri yaştaki kişilerde akciğer fonksiyonları azalır ve bağışıklık sistemi de zayıflar. Beraberinde bu kişilerde kronik hastalık oranı da daha yüksektir. Dolayısıyla dumandan daha fazla etkilenir. Aynı şekilde çocukların akciğerleri henüz gelişme aşamasındadır ve bu da onları çevresel kirleticilere karşı daha savunmasız hale getirir. PM2.5 gibi ince partiküller, çocukların solunum yollarında tahrişe neden olarak astım gelişme riskini artırabilir. Ayrıca, hamilelik döneminde maruz kalınan duman, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle kemoterapi gören hastalarda enfeksiyon ve zatürre riski belirgin şekilde artacağı için önlem almaları gerekir.”</p>
<p><strong>“BOL SU İÇİLMELİ VE İLAÇLARLAR İHMAL EDİLMEMELİ”</strong></p>
<p>Bu risk gruplarına dahil bireylerin, hava kalitesinin kötü olduğu günlerde önlem almaları hayati önem taşıdığının altını çizen Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, alınması gereken önlemler konusunda şu bilgileri verdi: “Öncelikle bu grupta yer alan kişiler mümkün olduğunca kendilerini kapalı ortamlarda tutmaya çalışmalı, kapı ve pencereleri sıkıca kapamalı. Ayrıca küçük partiküllere karşı N95/N99 filtreli maskeler kullanmalı. Yine bol su içmek de dumanın solunum yollarındaki mukozanın yapışmasını azaltacaktır. Özellikle düzenli kullanmakta olduğu ilaçları kullanmalı ve kurtarıcı niteliği taşıyan nefes açıcılar yanlarında bulundurulmalı. Kurtarıcı ilaçları kullanmalarına rağmen şikayetlerinde azalma görülmüyorsa mutlaka hekime başvurulmalı.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/orman-yanginlari-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-da-tehdit-ediyor-557907">Orman Yangınları Sadece Doğayı Değil, Sağlığımızı da Tehdit Ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı: Toprağı İyileştirmek, Doğayı ve Geleceği Korumaktır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-topragi-iyilestirmek-dogayi-ve-gelecegi-korumaktir-545086</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 09:01:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[iyileştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[korumaktır]]></category>
		<category><![CDATA[tema]]></category>
		<category><![CDATA[toprağı]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545086</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nde, yaşamın kaynağı olan toprak varlığının hızla tükenmekte ve sağlığını kaybetmekte olduğunu vurgulayarak herkesi sorumluluk almaya çağırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-topragi-iyilestirmek-dogayi-ve-gelecegi-korumaktir-545086">TEMA Vakfı: Toprağı İyileştirmek, Doğayı ve Geleceği Korumaktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEMA Vakfı, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nde, yaşamın kaynağı olan toprak varlığının hızla tükenmekte ve sağlığını kaybetmekte olduğunu vurgulayarak herkesi sorumluluk almaya çağırdı. Arazi tahribatı, iklim krizi ve giderek artan kuraklık tehdidiyle mücadelenin odağında arazilerin üretkenliğinin ve toprak sağlığının bulunduğuna dikkat çeken Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, &#8220;Artık gezegenin taşıma kapasitesini aştığımız çok açık. Arazi tahribatı, iklim kriziyle birleşerek çölleşmeyi hızlandırıyor. Gecikmeden doğada açılan yaraları iyileştirmeli, toprağın kaybolan üretkenliğini tekrar kazandırmalıyız.&#8221; dedi.</strong></p>
<p>İnsan faaliyetlerinin neden olduğu arazi tahribatı ve iklim krizi, dünyanın dört bir yanında gıda güvenliğini, su varlıklarını, geçim kaynaklarını ve gezegendeki yaşamı tehdit ediyor. Her yıl Mısır büyüklüğünde, yaklaşık 100 milyon hektar arazi üretkenliğini ve toprak sağlığını kaybediyor. Bu tehditlerin ortadan kaldırılabilmesi için arazi tahribatının engellenmesi, tahrip edilen arazilerin iyileştirilmesi ve kaybolan üretkenliğin geri kazandırılması, yani arazi restorasyonu büyük önem taşıyor.</p>
<p>Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 17 Haziran’da kutlanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, çölleşme ve kuraklık konusunda farkındalık yaratmayı ve çözümler üretmeyi amaçlıyor. Bu yıl <strong>“Arazi Restorasyonu Yap, Fırsatları Açığa Çıkar”</strong> temasıyla,  arazi restorasyonu için ayrılan kaynakların yetersizliğine dikkat çekilerek acil eylem çağrısı yapılıyor.</p>
<p>Sağlıklı toprak; gıda güvenliğinin, sosyal refahın ve kuşaklar arası adaletin temelini oluşturuyor. TEMA Vakfı, bu özel günde arazi tahribatının dünya ekonomisine yıllık maliyetinin 10 trilyon ABD doları olduğunu belirterek, arazi tahribatının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik boyutları olan küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Vakıf, bu sorunun engellenmesi ve arazi restorasyonu için toplumun tüm kesimlerini sorumluluk almaya ve harekete geçmeye çağırıyor.</p>
<p><strong>Dünyadaki kurak alanlar Türkiye’nin 7,5 katı kadar genişleyecek</strong></p>
<p>Arazi tahribatı ve iklim krizi, kuraklığı daha da artırıyor. 2000 yılından bu yana yaşanan kuraklık olaylarında %29’luk bir artış gözlemlendi. Son otuz yılda, dünya genelindeki toprakların dörtte üçünden fazlası, önceki 30 yıla kıyasla daha kurak hale geldi. Bu durum, özellikle kurak bölgelerde yaşayan 3 milyar insanın yaşamını doğrudan etkiliyor.</p>
<p>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, bu tablo karşısında toprağın korunmasının ve iyileştirilmesinin doğayla uyumlu yaşamın vazgeçilmez bir parçası olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;Bugün dünya ekonomisinin %50’si doğadan elde ediliyor. Ancak kısa vadeli kazançlar uğruna doğa sürekli tahrip ediliyor. Doğadan alıyor, ancak ona neredeyse hiç yatırım yapmıyoruz. Eğer önlem alınmazsa, yüzyıl sonunda kurak alanlar Türkiye’nin 7,5 katı &#8211; yani 5,8 milyon km²- kadar genişleyecek. Bu sadece toprak verimliliğinin ve gıda üretiminin azalması değil; aynı zamanda su kıtlığı, yoksulluk ve iklim krizinin derinleşmesi anlamına gelir.&#8221;</p>
<p><strong>Türkiye’nin yarısı çölleşme riski altında</strong></p>
<p>TEMA Vakfı, tam 31 yıl önce <strong>&#8220;Türkiye Çöl Olmasın!&#8221;</strong> sloganıyla bu hayati tehdide dikkat çekmiş ve bu sorunu Türkiye’nin gündemine ilk kez bu kadar güçlü biçimde taşımıştı. Deniz Ataç, gelinen noktada çölleşme tehlikesinin daha da derinleştiğini belirterek &#8220;İklim krizinin etkisiyle yağışlar azalıyor, su varlıklarımız yok oluyor; Türkiye’de çölleşmeye maruz kalan alanlar ise hızla artıyor. Türkiye topraklarının %50’si yüksek çölleşme riski altında. 2001–2020 yılları arasında kurak iklime sahip alanlar %5,4 oranında arttı. Sürdürülebilir olmayan tarım uygulamaları, erozyon ve aşırı gübre kullanımı topraklarımızın üretkenliğini azaltıyor. Yanlış ürün tercihleriyle yer altı su seviyemiz hızla azalıyor, sulak alanlarımız yok oluyor. Bu durumu tersine çevirmek ise bizim elimizde. &#8221; ifadelerinde bulundu.</p>
<p><strong>“Doğaya yatırım yapma zamanı”</strong></p>
<p>Tüm bu veriler, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde toprağın korunması ve eski sağlığına kavuşturulması için acil adımlar atılması gerektiğini açıkça gösteriyor. Toprağın ve doğal varlıkların korunmasına katkı sağlayabilmek için birlikte hareket edilmesinin önemini vurgulayan Deniz Ataç, &#8220;Bugün neden olduğumuz arazi tahribatı ve bunun sonucu oluşan çölleşme, kuşaklar arası adaleti ortadan kaldırıyor. Bu adaleti yeniden sağlamak; doğaya olan yükümüzü azaltmaktan, arazi tahribatına karşı durmaktan, bu alanda etkili politikalar geliştirmekten ve arazi restorasyonu yoluyla doğayı iyileştirmekten geçiyor. Bunun için tahrip olmuş ormanların yeniden orman haline getirilmesi, çayır ve meraların ıslah edilmesi, sulak alanların geri kazanılması, tarım arazilerinde ise erozyonu önleyen, toprak organik madde içeriğini artıran ve toprak sağlığını koruyan sürdürülebilir tarım tekniklerinin uygulanması gerekiyor. Üstelik arazi restorasyonu çalışmalarına yapılacak her bir yatırımın getirisi 30 katına kadar ulaşabiliyor. Şimdi doğaya yatırım yapma zamanı. Çünkü toprağı iyileştirmek; yalnızca bugünü değil, doğayı ve geleceğimizi de korumaktır.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tema-vakfi-topragi-iyilestirmek-dogayi-ve-gelecegi-korumaktir-545086">TEMA Vakfı: Toprağı İyileştirmek, Doğayı ve Geleceği Korumaktır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Yollarında Tarih ve Doğayı Birleştiren Rekabet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-yollarinda-tarih-ve-dogayi-birlestiren-rekabet-523543</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 May 2025 12:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[birleştiren]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yollarında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=523543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en saygın spor organizasyonlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılı büyük bir heyecanla başlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yollarinda-tarih-ve-dogayi-birlestiren-rekabet-523543">Ege Yollarında Tarih ve Doğayı Birleştiren Rekabet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin en saygın spor organizasyonlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılı büyük bir heyecanla başlıyor. Uluslararası açıdan da önemli bir yere sahip olan organizasyonun altıncı etabı, 2 Mayıs 2025 Cuma günü Selçuk (İsabey)’den start alacak. </strong></p>
<p>Ege Bölgesi’nin eşsiz doğasına uzanan 156 kilometrelik parkuruyla 6. Etap, Selçuk (İsabey) – Selçuk (Meryemana) güzergâhında gerçekleştirilecek. Zorlu tırmanışları, teknik virajları ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken bu etap, hem sporcular hem de izleyiciler için etkileyici bir yarış deneyimi sunacak. Denizle bütünleşen koylar, ormanlık alanlar ve tarihi değerlerle bezeli bu özel rota, katılımcılara fiziksel dayanıklılığın yanı sıra görsel bir şölen de yaşatacak. Selçuk İsabey’den başlayarak Selçuk Meryemana’da sona erecek yarışta, dünyanın önde gelen bisikletçileri etabın galibi olabilmek adına kıyasıya mücadele edecek.</p>
<p><strong>Parkur Detayları</strong></p>
<p>60.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na katılan 23 Takım, 29 Nisan Salı günü Selçuk İsabey’den saat 12.10’da start alacak. </p>
<p>156 kilometrelik bu etap, yarışçılara Ege&#8217;nin derinliklerinde unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor. Selçuk’tan başlayan parkur, tarihi ve kültürel dokularla bezeli rotası boyunca zeytinliklerin arasından, kıvrımlı yollardan ve çam ormanlarının serinliğinden geçerek Meryemana’nın mistik zirvesine ulaşıyor.</p>
<p><strong>60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu – Selçuk (İsabey)- Selçuk (Meryemana)</strong> <strong>Etabı Parkur Tanıtımı</strong></p>
<p>Ege’nin büyüleyici doğasında bulunan 6. Etap, 156 kilometrelik zengin rotasıyla hem sporculara hem de izleyicilere unutulmaz bir yolculuk sunacak. Selçuk (İsabey)’den başlayıp Selçuk (Meryemana)’da sona erecek bu özel etap; denizle iç içe koylar, yemyeşil orman yolları ve tarihi dokularla örülü güzergâhı sayesinde görsel bir şölen vadederken, zorlu tırmanışları ve teknik virajlarıyla da pelotonun en dikkat çeken mücadelelerinden birine sahne olacak. Doğa, tarih ve rekabetin bir araya geldiği bu etapta, dünya bisikletinin yıldızları zafer için pedal çevirecek.</p>
<p><strong>Parkur Detayları:</strong></p>
<p><strong>Tarih: 2 Mayıs Cuma</strong></p>
<p><strong>Start Saati: </strong>12.10</p>
<p><strong>Toplam Mesafe:</strong> 156,00 km</p>
<p><strong>Başlangıç Noktası:</strong> Atatürk Caddesi</p>
<p><strong>Bitiş Noktası:</strong> Meryemana Müzesi</p>
<p><strong>Ege’nin Kalbine Uzanan Zorlu Yolculuk: Selçuk – Meryemana Etabı</strong></p>
<p>Yarış, Selçuk şehir merkezinden start alarak Torbalı’nın ovalarını geride bırakırken; kıvrımlı yollar, zeytinlikler, orman içi geçitler ve taş evlerle bezeli köy manzaraları eşliğinde yükselmeye başlıyor. Doğancılar’ın yamaç köylerinden ve tarihi atmosferiyle öne çıkan Şirince’nin dar sokaklarından geçen etap, sporcuları Meryemana’nın yüksek rakımlı zirvesine ulaştırıyor. Her kilometresi farklı bir doğa ve yol karakterine sahip bu özel parkur; dayanıklılığı, stratejiyi ve takım uyumunu eş zamanlı olarak sınayan bir yarış deneyimi sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-yollarinda-tarih-ve-dogayi-birlestiren-rekabet-523543">Ege Yollarında Tarih ve Doğayı Birleştiren Rekabet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnegöl Belediyesi Hem Tasarruf Ediyor Hem Doğayı Koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesi-hem-tasarruf-ediyor-hem-dogayi-koruyor-461909</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2024 21:01:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[hem]]></category>
		<category><![CDATA[inegöl]]></category>
		<category><![CDATA[koruyor]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461909</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her alanda değişim ve dönüşümü merkeze koyan, özellikle dijitalleşme ve teknolojik yenilikler noktasında attığı adımlarla adından söz ettiren İnegöl Belediyesi, temizlikte uygulamaya geçirilen “Akıllı Rota Optimizasyonu” ile 4 yılda 720 bin litre yakıt tasarrufu sağladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesi-hem-tasarruf-ediyor-hem-dogayi-koruyor-461909">İnegöl Belediyesi Hem Tasarruf Ediyor Hem Doğayı Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bu tasarrufla aynı zamanda 4600 ağacın önleyebildiği 2 milyon kilogram karbon salınımının önüne geçilmiş oldu.</b></p>
<p>İnegöl Belediyesi’nde son yıllarda hemen her alanda uygulanan dijital değişim ve dönüşüm, zamanla meyvelerini vermeye başladı. Teknolojinin faydalarını hizmet ile birleştiren İnegöl Belediyesi, en iyi hizmeti sunmanın yanında tasarruf sağlayıcı adımlarla da vatandaşın vergilerinden oluşan bütçesini daha fazla hizmete dönüştürmeyi başardı. Özellikle sürekli hizmetler olan temizlik alanında yapılan atılımlarla önce taşeron firmayı aradan çıkaran İnegöl Belediyesi kendi ekip ve araç filosunu oluşturmuştu. Daha sonra temizlik ağını ele alarak “Akıllı Rota Optimizasyonu” uygulamasını hayata geçiren Temizlik İşleri Müdürlüğü, bu sayede ciddi bir tasarruf sağladı.</p>
<p>HEM DAHA HIZLI HEM TASARRUFLU HİZMET</p>
<p>Hem temizlik hizmetini hızlandıran hem maddi olarak ciddi tasarruf sağlayan hem de doğayı koruyan uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, temizlik ve tasarruf konusuna göreve geldiği ilk günden itibaren ehemmiyet gösterdiğini ifade etti. Başkan Taban, “Daha yaşanabilir ve temiz bir İnegöl için hizmetlerimizi teknoloji ile birleştirerek verimliliği arttırmayı hedefledik. Bu düşünceden hareketle teknolojiyi temizlik alanında kullanarak hem kabiliyetimizi arttırdık hem de ciddi bir tasarruf sağladık. 2020 yılında Akıllı Rota Optimizasyonu sistemini hayata geçirdik. Bu sistem sayesinde şehirde tüm konteynırları daha kolay takip etmeye başladık. Aynı zamanda temizlik araçlarının sayıları ve güzergahları da revize edilerek ciddi bir mesafe avantajı elde edildi. İnegöl’ümüzün hem daha hızlı temizlenmesini hem de tasarruf sağlayan Akıllı Rota Optimizasyonu uygulamamız ile 4 yılın sonunda ciddi tasarruflar elde etmiş olduk” dedi.</p>
<p>4 YILDA 50 MİLYONLUK TASARRUF</p>
<p>Akıllı Rota Optimizasyonu uygulamasıyla elde edilen tasarrufu ve avantajları da açıklayan Başkan Taban, “Daha önceki rotalama sisteminde sahada 20 çöp kamyonumuz vardı. Yeni sistemle biz aynı işi 16 araçla yapmayı başardık. Bu da 4 araç, 4 şoför ve 8 kamyon arkası personelin boşa çıkmasını sağladı. Daha makul rotalama ve araç sayısının azalmasıyla 4 yılda 720 bin litre yakıt tasarrufu elde edildi. 4 yılın toplamında tüm giderler ele alındığında personel giderleri, araç bakım ve onarım giderleri ile sağlanan yakıt tasarrufu ile toplamda 50 milyon TL gibi bir tasarrufun ortaya çıktığını görüyoruz” diye konuştu.</p>
<p>HEM EKONOMİK HEM DOĞAYA FAYDASI VAR</p>
<p>İşin bir diğer boyutunun da doğanın korunması olduğuna dikkat çeken Taban, “4 yılda elde edilen 720 bin litre yakıt tasarrufu, 2 milyon kilogram karbon salınımının önlenmesi demek. Bu da 4600 ağacın tolere edebildiği bir karbon salınımı” şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/inegol-belediyesi-hem-tasarruf-ediyor-hem-dogayi-koruyor-461909">İnegöl Belediyesi Hem Tasarruf Ediyor Hem Doğayı Koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğayı Doğada Anlatan Bir Eğitim Kampüsü: Canik Orman Okulu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogayi-dogada-anlatan-bir-egitim-kampusu-canik-orman-okulu-436383</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 08:38:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlatan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[canik]]></category>
		<category><![CDATA[doğada]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[kampüsü]]></category>
		<category><![CDATA[okulu]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436383</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canik Orman Okulu, çocukları ve gençleri yeşil dokusuyla kucaklıyor. Canik Belediyesi’nin atıl bir durumda olan okul alanından çocukları ve gençleri doğa ve çevre dostu nesiller olarak yetiştirdiği bir eğitim alanına dönüştürdüğü Canik Orman Okulu’nda eğitimler yoğun bir şekilde devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogayi-dogada-anlatan-bir-egitim-kampusu-canik-orman-okulu-436383">Doğayı Doğada Anlatan Bir Eğitim Kampüsü: Canik Orman Okulu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Canik Orman Okulu, çocukları ve gençleri yeşil dokusuyla kucaklıyor.</p>
<p>Canik Belediyesi’nin atıl bir durumda olan okul alanından çocukları ve gençleri doğa ve çevre dostu nesiller olarak yetiştirdiği bir eğitim alanına dönüştürdüğü Canik Orman Okulu’nda eğitimler yoğun bir şekilde devam ediyor. 6190 metrekare proje alanı üzerinde yapımı tamamlanan ve kullanılmayan okul binalarının restore edilmesiyle ilçeye kazandırılan Canik Orman Okulu’nda, açık ve kapalı derslik alanları, yeşil atıkların gübre dönüştüğü kompost alanı, macera parkuru, öğrencilerin yetiştirdiği ürünleri öğretmenlerin gözetiminde pişirdiği fırın alanları ile ekim ve dikim alanları yer alıyor. Canik’te doğa ve çevre bilincine sahip nesilleri topluma kazandırdıklarını belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Çocuklarımızı zihinlerinde sıfır atık kültürü yer edinen bireyler olarak yetiştiriyoruz” dedi.</p>
<p>Türkiye’de Bir İlk Öğrencilere, Canik Orman Okulu’nda doğayla içi içe olan bir ortamda eğitim verdiklerini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “ İlçemiz Gürgenyatak Mahallesi’nde atıl durumda olan okul binalarının bulunduğu alanı, doğa ve çevre dostu nesillerin yetiştiği bir eğitim kampüsüne dönüştürdük. Burada doğayla bir bütün halinde eğitim alma imkânı sunduğumuz öğrencilerimize, Sıfır Atık ve Ekolojik Okuryazarlık eğitimleri başta olmak birçok alanda hem teorik hem de uygulamalı eğitimler düzenliyoruz. Sürdürülebilir çevre anlayışının katlanarak arttığı toplumların oluşması için bu bilincin çocuklarımıza erken yaşlarda kazandırılması büyük önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Emine Erdoğan’dan Tebrik İlçeye kazandırdıkları Canik Orman Okulu’yla toplumda sıfır atık kültürünü yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik Orman Okulumuzda öğrencilerimizle birlikte öğretmenlerimize ve vatandaşlarımıza da eğitimler veriyoruz. Etkinlikler ve programlarla ekolojik yaşamın ne kadar önemli bir kavram olduğunu kendilerine aktarıyoruz. Ülkemizde sıfır atık projelerini himaye eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kıymetli eşleri Sayın Emine Erdoğan hanımefendi projemizi beğeniyle takip ettiklerini ifade ederek bizlere tebriklerini ilettiler. Canik’imize kazandırdığımız ve kazandıracağımız projelerle, çocuklarımızın ortak evimiz dünyayı daha iyi anlamlandırmasını sağlayacak, doğaya saygılı nesilleri yetirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p>Canik Orman Okulu’nda öğrencilere Sıfır Atık, Ekolojik Okuryazarlık, Çevre Bilgisi, Küresel İklim Değişikliği, Oryantiring, Doğal Yaşam ve Sosyal Beceri, Doğada Sanat, Zehirsiz Tarım ve Sürdürülebilir Yaşam Becerileri eğitimleri veriliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogayi-dogada-anlatan-bir-egitim-kampusu-canik-orman-okulu-436383">Doğayı Doğada Anlatan Bir Eğitim Kampüsü: Canik Orman Okulu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğa Derneği &#8216;Doğayı Savunanlar için Savunuculuk Rehberi&#8217; Yayımladı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doga-dernegi-dogayi-savunanlar-icin-savunuculuk-rehberi-yayimladi-418129</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 17:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[derneği]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[savunanlar]]></category>
		<category><![CDATA[savunuculuk]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418129</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, doğanın haklarını savunmak için mücadele eden kişi ve kurumların, deneyimlerinden yola çıkarak ‘Doğayı Savunanlar için Savunuculuk Rehberi’ni yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doga-dernegi-dogayi-savunanlar-icin-savunuculuk-rehberi-yayimladi-418129">Doğa Derneği &#8216;Doğayı Savunanlar için Savunuculuk Rehberi&#8217; Yayımladı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa Derneği, doğanın haklarını savunmak için mücadele eden kişi ve kurumların, deneyimlerinden yola çıkarak ‘Doğayı Savunanlar için Savunuculuk Rehberi’ni yayımladı. Hak mücadelesi için atılacak adımlar ve yöntemleri içeren rehber, doğa katliamlarına karşı çıkan vatandaşlar ve yerel topluluklar için hazırlandı.</p>
<p>Son yıllarda artan maden, enerji ve tarım projelerindeki yanlış planlamalar sonucunda doğa ve doğal yaşam alanlarının tahribatında geri dönülmez kayıplar yaşanıyor. Bu tahribata kayıtsız kalmayan kişi ve kurumların doğanın yok edilişine karşı verdiği mücadele ise her geçen gün artıyor.    Savunuculuk Rehberi, yaşadığı coğrafyada yasal veya yasadışı yollarla doğayı yok eden projelere karşı çıkan, bu konuda sivil insiyatif alarak bu projeleri durdurmaya çalışan kişi veya gruplar için tasarlandı. Rehber, Doğa Derneği web sitesinde dijital olarak herkesin erişimine açıldı.</p>
<p>Hukuki mücadele ve resmi süreçler, iletişim çalışmaları, başarılı savunuculuk örneklerini içeren yayın, savunuculukta ihtiyaç duyulan farklı dilekçe ve basın bülteni örneklerini de veriyor. Rehberde, yaşanmış olaylardan örnekler, belgeleri ve görselleriyle birlikte paylaşılıyor. </p>
<p>Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, rehber hakkında şunları söyledi “Türkiye’de hem yasal hem yasadışı yollarla canlılar ve ekosistemler üzerinde büyük bir baskı var. Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları’nın yaklaşık yüzde 60’ı tarım alanları ve meralardan oluşuyor. Dolayısıyla biyolojik çeşitliliği tehdit eden uygulamalar, kırsaldaki üretimleri ve yaşamı da tehdit ediyor. “dedi ve ekledi </p>
<p>“Doğanın haklarını, yerel topluluklar ve uluslararası ortaklarımızla birlikte 20 yıldır savunuyoruz. Bu süreçte hem ulusal hem uluslararası mekanizmalar hakkında elde ettiğimiz bilgi ve deneyimi paylaşmak için temel bir rehber hazırladık. Türkiye’de yaşanan hak ihallerine pek çok örnek gösterebiliriz. Bir gölün kurutulması sadece kuşların değil balıkçıların da yaşamını olumsuz etkiliyor. Bir dağın madenlerle parçalanması sadece yaban hayatının değil oradaki arıcılar gibi üreticilerin de yaşam hakkını ihlal ediyor. Yayımladığımız rehberle, bu mücadelede görev alan kişi ve kurumlarla deneyimlerimizi paylaşmayı amaçlıyoruz. Doğanın sesi olmak ve onu çoğaltmak için hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”</p>
<p>Verdikleri başarılı mücadelelerle Savunuculuk Rehberi’nde yer alan Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği’nin Başkanı Hasan Tahsin Akçil “İzmir’in zeytin ormanlarında yer alan köyümüzde 4 yıldır JES projelerine karşı mücadele ediyoruz. Doğamızı pek çok kişi ve kurumla ortaklık kurarak savunuyoruz. Bu süreçte birçok dava kazandık, halen de davalarımız sürüyor ve onları da kazanacağımıza inanıyoruz. Verdiğimiz hukuki mücadelenin bu rehberde yer alması diğer doğa savunucuları için de örnek olacaktır. Bir alanı savunurken nasıl bir yol izleneceğini, nelere dikkat edilmesi gerektiğini, nasıl hazırlık yapacağınızı bilmek o alanı korumak için büyük önem taşıyor. dedi’’</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doga-dernegi-dogayi-savunanlar-icin-savunuculuk-rehberi-yayimladi-418129">Doğa Derneği &#8216;Doğayı Savunanlar için Savunuculuk Rehberi&#8217; Yayımladı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla doğayı koruyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-cevreci-yaklasimlarla-dogayi-koruyor-396067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2023 10:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[çevreci]]></category>
		<category><![CDATA[doğayı]]></category>
		<category><![CDATA[koruyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlarla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=396067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla hem doğayı koruyor hem de belediyeye gelir kaynağı elde ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-cevreci-yaklasimlarla-dogayi-koruyor-396067">Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla doğayı koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla hem doğayı koruyor hem de belediyeye gelir kaynağı elde ediyor. Türkiye’de katı atık sektöründe atık ısıdan elektrik enerjisi üreten ilk tesis olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi’nde Atık Isıdan yıllık 9000 hanenin enerji ihtiyacına denk gelen 25 bin megawatt enerji üretiliyor. Atık ısıdan elde edilen ve ulusal şebekeye verilen bu enerji belediyeye gelir kaynağı olarak dönüyor. </p>
<p>Çevre ve doğa dostu çalışmalarla öne çıkan Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevreyi korumaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi içerisinde 2022 yılında tamamlanarak devreye alınan Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nde yıllık ortalama 25 bin Megawatt elektrik enerjisi üretiliyor. Tesis aynı zamanda küresel ısınmada minimize etki yaratarak sera gazı etkisini de azaltıyor.</p>
<p><strong>11 İLÇENİN ÇÖPÜ TOPLANIYOR</strong></p>
<p>Konyaaltı, Muratpaşa, Aksu, Kepez, Döşemealtı, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Korkuteli ve Elmalı olmak üzere Antalya’nın 11 ilçesinden toplanan evsel atıklar Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi içerisinde bertaraf ediliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait araçlarla ilçelerde bulunan transfer istasyonlarından tesise taşınan evsel katı atıklar, atık kabul ünitesine alınarak mekanik ayırma işlemine tabi tutuluyor. Mekanik ayrıştırma ünitesinde  türlerine göre ayrıştırılarak, tehlikesiz atık niteliğinde olan ambalaj atıkları çevre lisansı olan firmalara gönderiliyor ve bu atıklar ekonomiye kazandırılıyor. Organik atıklar ise fermantasyon ünitesinde işlenerek bu atıklardan gaz elde edilerek enerjiye çevrilerek gelir elde ediliyor. </p>
<p><strong>340 BİN TON KARBON EMİSYONU AZALTILIYOR</strong></p>
<p>Tüm atıkların değerlendirilebileceği ve bakiye atığın minimize edileceği çevreci bir yaklaşımla işletilen tesisin içerisinde ayrıca  mekanik ayırma tesisi, biyometanizasyon tesisi, enerji üretim tesisi, ikinci sınıf düzenli depolama sahaları, tıbbi atık sterilizasyon tesisi de bulunuyor. Organik nitelikte olan atıklar ise biyometanizasyon tesisine gönderilerek fermantasyon işlemine tabi tutuluyor ve gaz üretimi gerçekleştiriliyor. Tesisi hakkında bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Atık Yönetimi ve İşletmeler Şube Müdürlüğünde görevli Çevre Mühendisi Fulya Edibe Halıcılar, “Depo gazından ve fermantasyon tanklarından üretilen gaz enerji üretim tesisinde elektrik enerjisine çevriliyor ve bu enerji enterkonnekte sisteme (elektrik santraline) verilerek üretimden gelir elde ediliyor. Enerji üretim tesisinde yıllık 247.645 Megawatt saat enerji üretilmekte olup bu rakam 89 bin 800 hanenin aylık elektrik ihtiyacı karşılayabilecek kapasitededir. Azaltılan karbon emisyonu ise 340.000 ton olarak gerçekleşmektedir” dedi. </p>
<p><strong>ATIK ISI ENERJİYE ÇEVRİLİYOR</strong></p>
<p>Tesiste tüm atıklar değerlendirilmeye çalışılarak sıfır atık yaklaşımıyla çalışılıyor. Enerji üretiminden açığa çıkan ve kullanılmadan doğrudan çevreye atılan atık ısının geri kazanımı için kurulan Atık Isı Geri Kazanım Tesisinden de 2,8 MW enerji elde ediliyor. Bu sürecin nasıl işlediğini anlatan Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nde görevli Çevre Mühendisi Serpil Beşkaza “18 adet gaz motorundan çıkan atık ısı 460 derece ısıdan 170 dereceye düşürülüyor. Atık ısı geri kazanım tesisi 5 adet üniteden oluşuyor. Gaz motorlarından çıkan atık ısı kollektörlerde toplanarak buhar kazanına geliyor. Kazanlarda üretilen buhar ile atık ısı elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Atık Isı Geri Kazanım Tesisi’nde yıllık ortalama 25 bin Megawatt saat elektrik üretiliyor. Bu enerji aylık ortalama 9000 hanenin elektrik ihtiyacı karşılanabilecek kapasitededir. Atık ısıdan elektrik enerjisi üretildikten sonra ulusal şebekeye verilerek belediyeye gelir kaynağı olarak dönmektedir. Ayrıca azaltılan karbon emisyonu miktarı ise 75.000 tondur. Tesis ile sera gazı etkisi azaltılarak küresel ısınmanın önüne geçilmektedir” dedi. </p>
<p><strong>ÇÖP SULARI YERALTI SULARINA KARIŞMAYACAK</strong></p>
<p>Tesiste ayrıca Başkan Muhittin Böcek’in talimatıyla artan kapasiteyi karşılayabilmek için yeni düzenli depolama sahası oluşturuluyor. Bu kapsamda depolama sahasının tabanına yarım metre kil, üzerine membran üzerine keçe ve drenaj için çakıl ve borulama sistemi yapılıyor. Bu sayede çöp suyunun yeraltı sularına karışması önlenerek yeraltı sularının korunması sağlanacak.</p>
<p>Sıfır Atık yaklaşımı ile Fermantasyon süreci sonunda günlük 15 ton katı, 200 metreküp sıvı fermente ürünün oluştuğu tesiste ayrıca bu fermente ürünlerin Türkiye’de ilk defa toprak iyileştirici organik madde olarak kullanılmasına yönelik deneme ve lisans çalışmalarına devam ediliyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antalya-buyuksehir-belediyesi-cevreci-yaklasimlarla-dogayi-koruyor-396067">Antalya Büyükşehir Belediyesi çevreci yaklaşımlarla doğayı koruyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
