<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyeti | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/diyeti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/diyeti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 14:03:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>diyeti | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/diyeti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hipotiroidi hastaları Akdeniz diyeti modeliyle beslenmeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hipotiroidi-hastalari-akdeniz-diyeti-modeliyle-beslenmeli-634719</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 14:03:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hastaları]]></category>
		<category><![CDATA[hipotiroidi]]></category>
		<category><![CDATA[iyot]]></category>
		<category><![CDATA[modeliyle]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid hormonlarının yetersiz üretimi ile karakterize ve toplumda yaygın olarak görülen bir endokrin hastalık olan hipotiroidinin yönetiminde beslenmenin önemi büyük.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipotiroidi-hastalari-akdeniz-diyeti-modeliyle-beslenmeli-634719">Hipotiroidi hastaları Akdeniz diyeti modeliyle beslenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tiroid hormonlarının yetersiz üretimi ile karakterize ve toplumda yaygın olarak görülen bir endokrin hastalık olan hipotiroidinin yönetiminde beslenmenin önemi büyük. İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve antioksidan bileşenlerden zengin Akdeniz diyetinin; özellikle hipotiroidiye eşlik eden düşük dereceli inflamasyon ve metabolik bozuklukların yönetiminde önemli katkılar sağladığına dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Bilen, brokoli, karnabahar, lahana, soya ürünleri gibi bazı besinlerin de içinde bulunduğu guatrojenik besinlerin pişmiş, dengeli ve kontrollü tüketilmesi gerektiğini söyledi.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, hipotiroidide beslenmenin önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.<br />Hipotiroidi kadınlarda daha sık görülüyor<br />Hipotiroidinin tiroid hormonlarının yetersiz üretimi ile karakterize, toplumda yaygın olarak görülen bir endokrin hastalık olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Güncel veriler, genel popülasyonda hipotiroidi prevalansının yaklaşık yüzde 3,8–4,6 arasında değiştiğini göstermektedir. Hipotiroidinin kadınlarda erkeklere kıyasla daha sık görüldüğü ve yaşla birlikte artış eğilimi gösterdiği bilinmektedir” dedi. <br />Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, klinik hipotiroidinin yanı sıra TSH yüksekliği ile karakterize ancak T4’ün normal olduğu subklinik hipotiroidinin de oldukça yaygın olduğunu kaydederek prevalansının yüzde 3–20 arasında değiştiğini söyledi.<br />Hipotiroidi için özel bir diyet modeli yoktur<br />Hipotiroidi yönetiminin çoğu zaman farmakolojik tedaviye odaklandığını ancak bununla birlikte beslenme yaklaşımının bu sürecin önemli bir tamamlayıcısı olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Ancak burada altı çizilmesi gereken temel nokta, hipotiroidi için tek bir ‘özel diyet’ modelinin bulunmadığıdır. Güncel bilimsel literatür, hipotiroidide beslenmenin bir tedavi yöntemi değil; hastalığın seyrini etkileyen, semptomları hafifletebilen ve tedavi etkinliğini destekleyen bir araç olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle beslenme yaklaşımının temel amacı; tiroid hormonlarını doğrudan yerine koymak değil, mikro besin ögesi dengesini sağlamak, eşlik eden metabolik riskleri azaltmak, inflamatuvar yükü kontrol altına almak ve ilaç tedavisinin etkinliğini korumaktır” dedi.<br />Akdeniz diyeti, inflamasyon ve metabolik bozuklukların yönetiminde katkı sağlıyor<br />Bu çerçevede en rasyonel beslenme modeli olarak Akdeniz diyetinin öne çıktığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Zeytinyağı, sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve antioksidan bileşenlerden zengin bu modelin; antiinflamatuvar ve immünmodülatör etkileri sayesinde özellikle hipotiroidiye eşlik eden düşük dereceli inflamasyon ve metabolik bozuklukların yönetiminde önemli katkılar sağladığı gösterilmiştir. Dolayısıyla hipotiroidi hastalarında katı kısıtlayıcı diyetlerden ziyade, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme modeli benimsenmelidir” tavsiyesinde bulundu.<br />Guatrojenik besinler aşırı miktarda ve çiğ tüketilmemeli<br />Bazı besin maddelerinin guatrojenik etkilerine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, şunları söyledi:<br />“Guatrojenik besinler, tiroid hormon sentez basamaklarını etkileyebilen ve özellikle iyot kullanımını bozabilen bileşenler içeren gıdalardır. Bu besinler arasında başta turpgiller (brokoli, karnabahar, lahana), soya ürünleri ve bazı darı türleri yer almaktadır. Ancak klinik açıdan önemli olan nokta, bu besinlerin normal miktarlarda ve pişmiş olarak tüketildiğinde sağlıklı bireylerde veya iyot alımı yeterli olan hipotiroidi hastalarında genellikle anlamlı bir olumsuz etki oluşturmamasıdır. Guatrojenik etki daha çok aşırı tüketim, çiğ tüketim ve iyot yetersizliği durumlarında belirgin hale gelmektedir. Ayrıca pişirme işlemi bu bileşiklerin büyük ölçüde inaktive olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle hipotiroidi hastalarında bu besinlerin tamamen kısıtlanması değil, pişmiş, dengeli ve kontrollü tüketimi önerilmektedir.”<br />İyot fazlalığına dikkat!<br />Hipotiroidide yeterli ve dengeli iyot alımının önemli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Hipotiroidide beslenme yönetiminin en kritik bileşenlerinden biri mikro besinlerdir. İyot, tiroid hormon sentezi için zorunlu bir elementtir ve eksikliği hipotiroidinin en önemli nedenlerinden biridir. Ancak klinik pratikte sıklıkla göz ardı edilen önemli bir nokta, iyot fazlalığının da tiroid fonksiyonlarını baskılayabilmesidir. Özellikle kronik yüksek iyot alımının, tiroid hormon sentezinde geçici ya da kalıcı baskılanmaya yol açabileceği bilinmektedir. Bu nedenle yaklaşım “ne kadar çok iyot o kadar iyi” değil; yeterli ve dengeli iyot alımının sağlanması olmalıdır” diye konuştu.<br />Kontrolsüz takviye kullanılmamalı<br />Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, benzer şekilde selenyumun, tiroid hormonlarının aktif forma dönüşümünde görev aldığını ve antioksidan savunma sisteminde önemli rol oynadığını kaydederek “Bununla birlikte, selenyum desteğinin tüm hastalarda rutin olarak önerilmesini destekleyen güçlü ve tutarlı kanıtlar bulunmamaktadır. D vitamini, demir, çinko ve B12 gibi diğer mikro besin ögelerinin de tiroid fonksiyonları ile ilişkilendirilmiş olmakla birlikte, bu besin ögeleri için temel yaklaşım kontrolsüz takviye kullanımı değil; eksikliklerin saptanması ve hedefe yönelik yerine koyma tedavisidir. Özellikle demir eksikliğinin, tiroid hormon sentezinde görev alan enziminin aktivitesini azaltarak klinik tabloyu olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.<br />Tiroid – bağırsak ekseni etkileşimi önemli<br />Son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan bir diğer konunun ise bağırsak mikrobiyotası ile tiroid fonksiyonları arasındaki ilişki olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “Tiroid–bağırsak ekseni” olarak tanımlanan bu etkileşim, yalnızca besin emilimi ile sınırlı değildir. Sağlıklı bir mikrobiyota; iyot, selenyum ve demir gibi kritik mikro besinlerin emilimini desteklemenin yanı sıra tiroksinin (T4) aktif form olan triiyodotironine (T3) dönüşümünde de rol oynayabilmektedir. Buna karşılık mikrobiyota dengesinin bozulması, bağırsak geçirgenliğinin artmasına, sistemik inflamasyona ve bağışıklık sisteminin aktivasyonuna yol açarak tiroid fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hipotiroidi yönetiminde bağırsak sağlığının korunması önemli bir hedef olarak değerlendirilmelidir” diye konuştu.<br />Tiroid ilaçları açken alınmalı<br />Hipotiroidide beslenme yönetiminin en pratik ve klinik açıdan en kritik bileşenlerinden birinin de ilaç tedavisinin doğru uygulanması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, “İlacın emilimi; kahve, yüksek lifli besinler, kalsiyum ve demir takviyeleri gibi birçok faktörden etkilenebilmektedir. Bu nedenle ilacın genellikle aç karnına alınması ve bazı besinlerle arasında yeterli süre bırakılması önerilmektedir. Özellikle demir ve kalsiyum takviyeleri alınıyorsa ilaç ile arasında en az 4 saat ara bırakılması ilacın etkinliği açısından önemlidir” dedi.<br />Kişiselleştirilmiş beslenme planı uygulanmalı<br />Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Bilen, sözlerini şöyle tamamladı: “Sonuç olarak hipotiroidide beslenme yaklaşımı, tek tip diyetler veya rastgele takviye kullanımı üzerine değil; bireyselleştirilmiş, dengeli ve bilimsel temelli bir yaklaşım üzerine kurulmalıdır. Mikro besin ögesi eksikliklerinin saptanması ve düzeltilmesi, bağırsak sağlığının desteklenmesi ve ilaç-besin etkileşimlerinin doğru yönetilmesi, hipotiroidi tedavisinin etkinliğini artıran temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hipotiroidi-hastalari-akdeniz-diyeti-modeliyle-beslenmeli-634719">Hipotiroidi hastaları Akdeniz diyeti modeliyle beslenmeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme ruh sağlığı için de önemli!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beslenme-ruh-sagligi-icin-de-onemli-581276</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2025 10:25:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581276</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, Akdeniz Diyeti’nin depresyona karşı koruyucu etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-ruh-sagligi-icin-de-onemli-581276">Beslenme ruh sağlığı için de önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, Akdeniz Diyeti’nin depresyona karşı koruyucu etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Depresyon tedavisinde beslenme ön planda!</strong></p>
<p>Depresyonun toplumun sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren Dr. Günay Hajiyeva, “Dünya Sağlık Örgütü’ne göre depresyon, yaşam kalitesindeki azalma ve iş gücü kaybının önde gelen nedenlerinden biri.” dedi. </p>
<p>Dr. Hajiyeva, farmakoterpi, psikoterapi ve yaşam tarzı değişiklikleri tedavide önemli rol oynasa da, son yıllarda bilim dünyasının beslenme faktörünü öne çıkardığını vurguladı.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kronik inflamasyon, birçok hastalığın temelinde yer alan görünmez bir risk faktörü! </strong></p>
<p>Modern yaşamın oluşturduğu  stresin, hazır gıdalar ve hareketsiz yaşam tarzının, vücudumuzda sessiz bir düşman olan kronik inflamasyonu tetiklediğine dikkat çeken Dr. Günay Hajiyeva, “Kronik inflamasyon; kalp-damar hastalıklarından kansere, otoimmün hastalıklardan depresyona kadar birçok hastalığın temelinde yer alan görünmez bir risk faktörü.” dedi.</p>
<p>Bu tabloyu dengeleyecek doğal bir yol olarak bilim dünyasının ‘Akdeniz Diyeti’ni işaret ettiğini ifade eden Dr. Hajiyeva, “Yapılan geniş kapsamlı çalışmalar, bu diyeti uygulayan bireylerde depresyon riskinin yaklaşık yüzde 30 oranında azaldığını gösteriyor. Araştırmalar, Akdeniz Diyeti uygulayan bireylerde C-reaktif protein (CRP), IL-6 gibi inflamasyon göstergelerinin belirgin şekilde daha düşük olduğu ve   BDNF (Beyin Kaynaklı Nörotrofik Faktör) düzeylerinin arttığı gösterilmiştir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Akdeniz mutfağı depresyona karşı koruyucu bir kalkan oluşturuyor!</strong></p>
<p>Akdeniz Diyeti içeriğinin etkilerine değinen Dr. Günay Hajiyeva, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Zeytinyağının antioksidan ve antiinflamatuvar etkileri mevcut.  Zeytinyağında bulunan oleokantal adlı doğal bileşik, vücuttaki inflamatuar süreçleri baskılar. Balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri bileşeni olan EPA ve DHA sayesinde, inflamatuar sitokinlerin salınımını azaltır. Kuruyemişler, enerji kaynağı olmasının yanı sıra, beyin hücreleri arasındaki iletişimi destekler. Polifenoller ve lif açısından zengin<strong> </strong>sebze ve meyveler,<strong> </strong>bağırsak-beyin eksenini güçlendirir. Akdeniz mutfağının bu renkli ve doğal öğeleri, beynin kimyasal dengesini olumlu etkileyerek depresyona karşı koruyucu bir kalkan oluşturur.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beslenme-ruh-sagligi-icin-de-onemli-581276">Beslenme ruh sağlığı için de önemli!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağışıklığınızı güçlendirmek için Kandida diyeti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagisikliginizi-guclendirmek-icin-kandida-diyeti-557643</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 11:50:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklığınızı]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirmek]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kandida]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557643</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern hayatın getirdiği stres, düzensiz beslenme ve antibiyotik kullanımı, bağırsak floramızda doğal olarak bulunan kandida mantarının kontrolsüz çoğalmasına neden olabiliyor. Şişkinlik, yorgunluk, cilt problemleri ve artan şeker isteği gibi şikayetleriniz varsa, kandida diyeti tam size göre olabilir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagisikliginizi-guclendirmek-icin-kandida-diyeti-557643">Bağışıklığınızı güçlendirmek için Kandida diyeti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>Kandida Diyeti Nedir ve Kimler İçin Uygundur?</strong></h2>
<p>Kandida diyeti, vücuttaki kandida mantarının aşırı büyümesini dengelemek için özel olarak tasarlanmış bir beslenme programı. Sindirim sorunları, kronik yorgunluk, cilt problemleri ve tekrarlayan mantar enfeksiyonları yaşayanlar için ideal bir çözüm sunuyor.</p>
<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>Uzmanından Tavsiye</strong></h2>
<p>Hisar Hospital Intercontinental Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Beyza Topcu; “Kandida diyeti, sadece mantar enfeksiyonlarını önlemekle kalmaz, aynı zamanda bağırsak sağlığını destekleyerek bağışıklık sistemini güçlendirir. Diyeti uygularken profesyonel destek almak, sağlıklı ve dengeli bir süreci garanti eder” diyor.</p>
<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.kiletisimyayinlari.com/kadikoy-life/" target="_blank" rel="noopener"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-106902" title="Kandida diyeti ile bağışıklığınızı güçlendirin" src="https://www.kadikoylife.com/wp-content/uploads/2025/07/kandida-diyeti-candida.webp" alt="kandida-diyeti-candida" width="740" height="504" /></a></figure>
<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>Kandida Diyetinin Altın Kuralları</strong></h2>
<ul class="wp-block-list">
<li>Şeker ve rafine karbonhidratlardan uzak durun: Kandida mantarının en sevdiği besinler bunlar, mümkün olduğunca azaltmak önemli.</li>
<li>Tam tahıllar ve sağlıklı yağları tercih edin: Tam buğday, yulaf, zeytinyağı, avokado gibi besinler, hem enerjinizi yükseltir hem de bağırsak florasını destekler.</li>
<li>Probiyotik ve prebiyotik gıdalarla bağışıklığınızı güçlendirin: Yoğurt, kefir, sarımsak ve soğan gibi doğal dostlar, bağırsaklarınızın sağlığı için olmazsa olmaz.</li>
<li>Alkol ve fermantasyon ürünlerinden kaçının: Bu tür besinler kandida mantarını tetikleyebilir. Limon suyu ve elma sirkesi gibi doğal alternatifler tercih edin.</li>
</ul>
<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>Günlük Örnek Menü</strong></h2>
<ul class="wp-block-list">
<li>Kahvaltı: Yumurta, avokado dilimleri, tam buğday ekmeği.</li>
<li>Ara öğün: Ceviz ve badem.</li>
<li>Öğle: Izgara tavuk, kinoa salatası, bol yeşillik.</li>
<li>Ara öğün: Probiyotik yoğurt, üzerine bir tutam tarçın.</li>
<li>Akşam: Fırında somon, zeytinyağlı sebzeler, esmer pirinç pilavı.</li>
</ul>
<figure class="wp-block-image size-full"><a href="https://www.kadikoylife.com/wp-content/uploads/2025/07/diyetisyen-beyza-topcu.webp"><img decoding="async" class="wp-image-106898" title="Kandida diyeti ile bağışıklığınızı güçlendirin" src="https://www.kadikoylife.com/wp-content/uploads/2025/07/diyetisyen-beyza-topcu.webp" alt="diyetisyen-beyza-topcu" width="800" height="450" /></a></figure>
<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>Sabır ve destekle daha sağlıklı bir yaşam</strong></h2>
<p>Dyt. Beyza Topcu; “Kandida diyeti bir gecede mucize yaratmaz, ancak 2-4 haftalık disiplinli uygulamayla vücudunuzdaki olumlu değişiklikleri hissetmeye başlarsınız. Bol su içmek, besin intoleranslarını takip etmek ve en önemlisi bir uzmanın yönlendirmesiyle ilerlemek, başarının anahtarıdır” diye ekliyor. Kandida diyeti, sadece mantar enfeksiyonlarıyla mücadele etmekle kalmıyor, aynı zamanda genel sağlık ve yaşam kalitenizi yükseltiyor. Siz de bağışıklığınızı güçlendirmek ve enerjinizi artırmak için bu beslenme trendini hayatınıza dahil edebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagisikliginizi-guclendirmek-icin-kandida-diyeti-557643">Bağışıklığınızı güçlendirmek için Kandida diyeti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama yolculuğunda yeni trend: Aralıklı Oruç Diyeti…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zayiflama-yolculugunda-yeni-trend-aralikli-oruc-diyeti-436679</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 07:40:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aralıklı]]></category>
		<category><![CDATA[diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuğunda]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436679</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemde popülerlik kazanan Aralıklı Oruç Diyeti, beslenme düzenini değiştirerek kilo kontrolü sağlama amacı güden bir yaklaşım olarak ön plana çıkıyor. Aralıklı oruç diyetinin diğer diyetlere göre uygulanmasının daha kolay olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Vücut işlevleri ve stres durumları göz önünde bulundurulduğunda kadınlarda çoğunlukla 10:14 metodu öneriliyor.” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflama-yolculugunda-yeni-trend-aralikli-oruc-diyeti-436679">Zayıflama yolculuğunda yeni trend: Aralıklı Oruç Diyeti…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kadınlara çoğunlukla 10:14 metodu öneriliyor!</strong></p>
<p><strong>Son dönemde popülerlik kazanan Aralıklı Oruç Diyeti, beslenme düzenini değiştirerek kilo kontrolü sağlama amacı güden bir yaklaşım olarak ön plana çıkıyor.</strong> <strong>Aralıklı oruç diyetinin</strong> <strong>diğer diyetlere göre uygulanmasının daha kolay olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit,</strong> “<strong>Vücut işlevleri ve stres durumları göz önünde bulundurulduğunda kadınlarda çoğunlukla 10:14 metodu öneriliyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, aralıklı oruç konusunu değerlendirdi.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, Aralıklı Oruç Diyetinin, açlık durumları ile yemek yeme dönemlerinin belirli periyotlarla değiştiği bir diyet yaklaşımı olduğunu ifade ederek, “Aralıklı Oruç Diyetinde rutin beslenme programlarından farklı olarak, yenilen yemeğin kalorisi ve çeşidi değil, yenildiği zaman aralığı önemlidir.” dedi. </p>
<p><strong>En çok tercih edilen 16:8 metodu…</strong></p>
<p>Pek çok farklı şekilde yapılabilen bu beslenme yaklaşımında, popüler birçok metodun mevcut olduğunu anlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “En çok tercih edilen 16:8 metodudur. Kişinin 16 saat boyunca aç kaldığı, 8 saat boyunca besin alımının olduğu bir yöntemdir. Vücut işlevleri ve stres durumları göz önünde bulundurulduğunda kadınlarda çoğunlukla 10:14 metodu öneriliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Uygulanması daha kolay…</strong></p>
<p>Aralıklı Oruç Diyetinin diğer diyetlere göre uygulanmasının daha kolay olduğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Özellikle gece açlığını desteklediği için daha az kalori alımını sağladığından ötürü kilo kaybına yardımcı oluyor. Bu diyetin temelinde aç kalınan dönemde, vücudun detoksifikasyon mekanizmasına destek olmak ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak da var.” dedi.</p>
<p><strong>İstatistiksel olarak anlamlı bir üstünlüğü yok </strong></p>
<p>Klinik çalışmalara da atıfta bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Aralıklı oruç ile yapılmış klinik çalışmalarda bu diyetin kan şekerini ve kan basıncını düzenlemede, insülin duyarlılığını arttırmada, oksidatif stresi azaltmada birçok olumlu etkisi olduğu bildirilmiştir. Ancak diğer kalori kısıtlı diyetler ile karşılaştırıldığında zayıflama açısından, istatistiksel olarak anlamlı bir üstünlüğünün olmadığı görülmüştür.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Aralıklı Oruç Diyetini kimler uygulayabilir?</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Aralıklı oruç yapmak isteyen sağlıklı bireylerin diyeti; bir beslenme uzmanı eşliğinde, kontrollü bir şekilde, kişiye özel planlanmalıdır. Bu beslenme modelinin yanlış uygulanması; vitamin eksikliklerine, kas kayıplarına, enerji düşüklüğüne sebep olabilmektedir. Ayrıca belli zamanlarda ve günlerde kısıtlayıcı beslenme tutumlarının, bireylerde özellikle ergenlerde yeme bozukluğuna sebep olabileceği unutulmamalıdır. Sonuç olarak Aralıklı oruç diyeti uygulanması kolay gibi görünse de uygulanırken dikkate alınması gereken birçok faktör vardır ve mutlaka uzman kontrolünde uygulanmalıdır.” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zayiflama-yolculugunda-yeni-trend-aralikli-oruc-diyeti-436679">Zayıflama yolculuğunda yeni trend: Aralıklı Oruç Diyeti…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
