<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyet | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/diyet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/diyet</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Apr 2026 18:13:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>diyet | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/diyet</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yapay zekâ diyetleri, diyabetliler açısından güvenli mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-diyetleri-diyabetliler-acisindan-guvenli-mi-625805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 18:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[açısından]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetliler]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[düşük]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[Tip 2 Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ Uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625805</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan bir çalışma, yapay zekâ uygulamaları tarafından diyabetliler için oluşturulan diyet listelerinin, Tip 2 diyabet için kılavuzlara dayalı referans diyetlerden sistematik sapmalar gösterdiğini ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-diyetleri-diyabetliler-acisindan-guvenli-mi-625805">Yapay zekâ diyetleri, diyabetliler açısından güvenli mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan bir çalışma, yapay zekâ uygulamaları tarafından diyabetliler için oluşturulan diyet listelerinin, Tip 2 diyabet için kılavuzlara dayalı referans diyetlerden sistematik sapmalar gösterdiğini ortaya koydu. Yapay zekâ uygulamalarının Tip 2 diyabetli bireyleri büyük ölçüde homojen bir grup olarak ele aldığını belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, yapay zekâ uygulamalarının önerdiği listelere göre proteinlerin fazla alınmasının nefropati oluşumuna neden olabileceği; karbonhidrat ve posanın düşük alınmasının da kan şekeri regülasyonunun sağlanmasında zorluk yaratma gibi risklere yol açabileceği uyarısında bulundu.  Prof. Dr. M. Emel Alphan, cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı ve eşlik eden hastalıklar gibi klinik faktörlerin bireysel enerji ve protein gereksinimlerini önemli ölçüde etkileyebileceğine dikkat çekti.<br />İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri tarafından yapılan bir çalışmada, yapay zekâ uygulamaları tarafından oluşturulan diyet listelerinin diyabetliler açısından güvenilirliği araştırıldı. <br />Diyabet dünya çapında hızla artıyor<br />Araştırmaya ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabetin dünya çapında yarım milyardan fazla insanı etkileyen kronik metabolik bir hastalık olduğunu belirterek “Diyabetin bu hızlı artışı, diyabete eşlik eden hastalıkların, diyabete bağlı ölümlerin ve sağlık harcamalarının artmasına da neden olur. Tip 2 diyabetin artışının nedenleri arasında dünyada genel olarak yaşlı nüfusun artışı, fiziksel hareketsizlik ve sedanter yaşam tarzları, Batı diyeti olarak adlandırılan enerjisi yoğun ve besin öğeleri açısından fakir diyet modellerinin benimsenmesi gelir” dedi. <br />Tıbbi beslenme tedavisi, Tip 2 diyabet yönetiminin temel taşı<br />Tıbbi beslenme tedavisinin, Tip 2 diyabetin yönetiminin temel taşı olduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Tıbbi beslenme tedavisi, kan şekeri kontrolünün sağlanmasında, kardiyometabolik risk faktörlerinin azaltılmasında ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde kritik bir rol oynar. Tıbbi beslenme tedavisinin de Tip 2 diyabetli bireylere diyabet alanında uzmanlaşmış bir diyetisyen tarafından verilmesi gerekir. Oysaki son zamanlarda Tip 2 diyabetli bireylerin beslenme planlamaları (diyetler) için yapay zekâ uygulamalarının kullanımının arttığını görüyoruz” dedi.  <br />Yapay zekanın önerdiği diyet planları ne kadar güvenli?<br />Bilgisayarı ve interneti olan herkesin yapay zekâ uygulamaları yolu ile beslenme planlarını oluşturmaya çalıştıklarını kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, fakat yapay zekâ uygulamaları tarafından oluşturulan diyet planlarının klinik güvenliği, nicel doğruluğu ve kılavuzlara uygunluğu konusunun oldukça belirsiz olduğunu söyledi.<br />6 ayrı yapay zekâ uygulamasının diyet planları ile karşılaştırıldı<br />Bu nedenlerle Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğretim üyeleri olarak bu çalışmayı gerçekleştirdiklerini kaydeden Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Çalışmamızda Amerikan Diyabet Birliği, Avrupa Diyabet Birliği, Dünya Diyabet Birliği ve ulusal kılavuzlara uygun olarak bir diyabet diyetisyeni tarafından Tip 2 diyabetliler için tasarlanmış standart üç günlük 1800 kalorilik referans diyet planları, 6 ayrı yapay zekâ uygulamasının oluşturduğu diyet planları ile karşılaştırıldı” dedi.<br />Standart diyet planlarına göre sapmalar gözlendi<br />Prof. Dr. M. Emel Alphan, çalışmanın detaylarına ilişkin şunları söyledi:<br />“Yapay zekâ uygulamalarının diyet planları ile standart diyetin birbirleri ile uyumlu olup olmadığını belirlemek için bu diyet planlarının enerji, karbonhidrat, yağ ve posa değerleri istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Kılavuzlara uyum ve klinik uygunluk, diyabet diyetisyenleri tarafından bağımsız olarak puanlandı. Yapay zekâ uygulamalarının hepsinin standart diyet planından sapmalar gösterdiği, toplam enerji, karbonhidrat ve posa miktarının daha düşük ve proteinin daha yüksek olduğu görüldü.<br />Karbonhidrat eksik, posa düşük hesaplandı<br />Referans diyete göre 6 yapay zekâ uygulaması, enerjiyi 200 ila 400 kalori düşük, bir yapay zekâ uygulaması ise yaklaşık 200 kalori fazla hesapladı. Karbonhidrat açısından bakıldığında ise yapay zekâ uygulamalarının hepsinin karbonhidratı 102 gram ila 75 gram eksik hesapladığı posanın da daha düşük miktarlarda hesaplandığı belirlendi. Protein açısından değerlendiğinde referans diyete göre ise 30 gram ila 10 gramlık yüksek değerler elde edildiği belirlendi.” <br />Hastanın bireysel özelliklerine dayalı uyarlamalar içermiyor<br />Bu çalışmanın, yapay zekâ uygulamalarının Tip 2 diyabet için kılavuzlara dayalı referans diyetlerden sistematik sapmalar gösteren diyet planları ürettiğini ortaya koyduğunu söyleyen Prof. Dr. M. Emel Alphan, “Çalışmamızda, yapay zekâ tarafından üretilen diyetlerin referans diyete göre özellikle enerji ve karbonhidrat miktarlarında düşük, proteinin ise bir miktar fazla olduğu tespit edilirken; hastaya bireysel özelliklere dayalı uyarlamaların içermediği belirlendi” dedi.<br />Önemli riskler oluşabilir<br />Prof. Dr. M. Emel Alphan, referans diyete göre belirlenen bu sapmalara bağlı olarak proteinlerin fazla alınmasının nefropati oluşumuna neden olabileceği gibi, karbonhidrat ve posanın düşük alınmasının da kan şekeri regülasyonunun sağlanmasında zorluk yaratabileceği uyarısında bulundu. <br />Yapay zekâ, destekleyici araçlar olarak kullanılabilir<br />Yapay zekâ uygulamalarının Tip 2 diyabetli bireyleri büyük ölçüde homojen bir grup olarak ele almış gibi göründüğünü, oysa cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı ve eşlik eden hastalıklar gibi klinik faktörlerin bireysel enerji ve protein gereksinimlerini önemli ölçüde etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. M. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı: <br />“Ayrıca standartlaştırılmış bir uyarı verildiğinde, yapay zekâ uygulamaları bireyselleştirmeyi desteklemek için ek bilgi talep etmedi ve kişiselleştirilmiş diyet önerileri sunmada başarısız oldu. Bu durumun bireyselleştirilmiş beslenme tedavisi ilkesiyle çeliştiği ve diyetisyen rehberliğinin Tip 2 diyabet yönetiminde esas olduğunu vurgulaması açısından çok önemlidir. Bununla birlikte, gelişen dijital ortamda, yapay zekâ uygulamalarının varlığının yadsınamayacağını ve diyabetin beslenme tedavisi kapsamında diyetisyenler tarafından destekleyici araçlar olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz.”</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zeka-diyetleri-diyabetliler-acisindan-guvenli-mi-625805">Yapay zekâ diyetleri, diyabetliler açısından güvenli mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekânın önerdiği diyet planları ergenler için riskler barındırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-onerdigi-diyet-planlari-ergenler-icin-riskler-barindiriyor-620801</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[ergen]]></category>
		<category><![CDATA[ergenler]]></category>
		<category><![CDATA[modelleri]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[önerdiği]]></category>
		<category><![CDATA[planları]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zekanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=620801</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Demirbaş Bilen ve Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, yapay zekâ tarafından oluşturulan diyet planlarının özellikle ergenlerde gelişimi olumsuz yönde etkileyebilecek riskler barındırdığını ortaya koydu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-onerdigi-diyet-planlari-ergenler-icin-riskler-barindiriyor-620801">Yapay zekânın önerdiği diyet planları ergenler için riskler barındırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Demirbaş Bilen ve Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, yapay zekâ tarafından oluşturulan diyet planlarının özellikle ergenlerde gelişimi olumsuz yönde etkileyebilecek riskler barındırdığını ortaya koydu. Yapay zekâlı diyet planlarının ergenlerde besin alımını önemli ölçüde kısıtlamayı önerdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Demirbaş Bilen ve Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, ergenlik döneminin büyüme ve gelişim açısından kritik bir dönem olması nedeniyle bu tür dengesiz beslenme modellerinin uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi.</span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Demirbaş Bilen ve Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan tarafından gerçekleştirilen “Artificial Intelligence Diet Plans Underestimate Nutrient Intake Compared to Dietitians in Adolescents” başlıklı araştırma çalışması, uluslararası bilimsel dergi Frontiers in Nutrition’da yayımlandı.</p>
<p><b>Diyetisyenlerin oluşturduğu bilimsel diyet planları ile karşılaştırıldı</b></p>
<p>Çalışmada yaygın olarak kullanılan yapay zekâ sohbet sistemleri tarafından oluşturulan diyet planları ile diyetisyenler tarafından bilimsel kılavuzlara uygun şekilde hazırlanan diyet planları karşılaştırıldı.</span></span></span></span></span></span><br /> </p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Beş yapay zeka modeli ile 60 adet diyet planı oluşturuldu</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ tabanlı beslenme önerilerinin halk arasında giderek yaygınlaşsa da özellikle büyüme ve gelişme dönemindeki ergenler için üretilen diyetlerin doğruluğu ve güvenilirliğinin yeterince bilinmediğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Betül Demirbaş Bilen, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Bu çalışma, farklı yapay zekâ modelleri tarafından oluşturulan diyetlerin besin içeriğini diyetisyen referans planlarıyla karşılaştırarak yapay zekanın klinik geçerliliğini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Bu kesitsel ve karşılaştırmalı çalışmada, dört standartlaştırılmış ergen profili için beş yapay zekâ modeli tarafından iki oturumda toplam 60 adet üç günlük diyet planı oluşturulmuştur. Her profil için bir diyetisyen referans planı hazırlanmıştır. Enerji ve makro-mikro besinler BeBiS (Beslenme Bilgi Sistemi) ile analiz edilmiştir. Karşılaştırmalar tek örneklem <i>t-</i> testi, Cohen&#8217;s d ve Bland-Altman uyum analizleri ile değerlendirilmiştir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Önemli sapmaların oluşabildiği gösterildi</span></span></span></b></p>
<p><span><span><span>Araştırma sonuçları, yapay zekâ tarafından oluşturulan diyet planlarının özellikle ergenlerde günlük enerji ihtiyacını ortalama yaklaşık 700 kcal daha düşük hesaplayabildiğini ve makro besin dağılımında karbonhidratın azalması, protein ve yağ oranlarının artması yönünde sapmalar oluşabildiğini gösterdi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ modellerinin, enerji (sapma: +695 kcal), protein (+19,9 g), lipit (+15,8 g) ve karbonhidrat (+114,6 g) değerlerini sistematik olarak düşük hesaplama eğiliminde olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Makro besin yüzdelerinde, protein (Yüzde 21,5–23,7) ve lipit (Yüzde 41,5–44,5) oranları önerilen ergen kılavuzlarının üzerindeyken, karbonhidrat oranları (Yüzde 32,4–36,3) önemli ölçüde altındaydı. Mikro besin içeriklerinde modeller arasında önemli farklılıklar gözlemlendi ve hiçbir model tüm besinler açısından diyetisyene tutarlı bir yakınlık göstermedi” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ergenlik döneminde dengesiz beslenme modelleri risk oluşturuyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yapay zekâ modellerinin, ergenler için hazırlanan diyet planlarında hem makro hem de mikro düzeyde klinik olarak önemli sapmalar gösterdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, ergenlik döneminin büyüme ve gelişim açısından kritik bir dönem olması nedeniyle bu tür dengesiz beslenme modellerinin uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Gülen Ecem Kalkan, “Bulgular, yapay zekâ tabanlı diyet önerilerinin profesyonel gözetim olmadan kullanılmasının uygun olmadığını ve bu alanda daha güvenilir veri üretimi için model iyileştirmelerine duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır” dedi.</p>
<p><b>Araştırma uluslararası basında yer aldı</b></p>
<p>Çalışma yayımlanmasının ardından uluslararası basında da geniş yer buldu. Araştırma bulguları, 30’a yakın uluslararası medya kuruluşunda haber olarak yer aldı.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yapay-zekanin-onerdigi-diyet-planlari-ergenler-icin-riskler-barindiriyor-620801">Yapay zekânın önerdiği diyet planları ergenler için riskler barındırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lipödemsiz Bir Yaşam İçin 7 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lipodemsiz-bir-yasam-icin-7-oneri-600629</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2025 11:52:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[lipödem]]></category>
		<category><![CDATA[lipödemsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ödem]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600629</guid>

					<description><![CDATA[<p>Görünürde basit bir kilo problemi gibi dursa da özellikle kadınları etkileyen kronik bir rahatsızlık olan lipödem, hem fiziksel hem de duygusal açıdan yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemsiz-bir-yasam-icin-7-oneri-600629">Lipödemsiz Bir Yaşam İçin 7 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Görünürde basit bir kilo problemi gibi dursa da özellikle kadınları etkileyen kronik bir rahatsızlık olan lipödem, hem fiziksel hem de duygusal açıdan yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebiliyor. Bu nedenle lipödemli bireyler için özel olarak planlanmış bir beslenme düzeni ve yaşam tarzı yaklaşımı büyük önem taşıyor. Doğru beslenme sayesinde hem şikayetlerde azalma sağlanabiliyor hem de yaşam kalitesi artırılıyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Büşra Şen, vücuttaki ödem ve iltihabı azaltmaya yönelik beslenme önerilerinde bulundu.</p>
<p><strong>Cildinizdeki morarmalar lipödem belirtisi olabilir </strong></p>
<p>Lipödem, çoğunlukla kadınlarda deri altı yağ bağ dokusunun anormal dağılımı olarak ortaya çıkan ve genellikle morarma, ağrı ve ödemle birlikte görülen kronik bir hastalıktır. Toplumda yeterince bilinmeyen bu hastalık morarma, ağrı ve geçmeyen ödem gibi belirtilerle kendini gösterebilir ve genellikle obezite ya da lenfödemle karıştırılabilir. Lipödem sadece kilo artışı değildir. Aynı zamanda kronik ödem, ağrı ve iltihap durumu da vardır. Bu nedenle, lipödemde uygulanan beslenme planı klasik diyetlerden farklıdır. Lipödemde klasik diyet yöntemleri tek başına etkili olmayabilir. Vücuttaki yağ dağılım bozukluğuna karşı lipödem diyeti oldukça destek sağlar. Diyetin amacı sadece kilo vermek değildir. Ödemi azaltan, iltihabı baskılayan ve lenf dolaşımını destekleyen gıdalarla beslenme planı oluşturulur. </p>
<p><strong>Yeterli protein alarak kas kütlenizi koruyabilirsiniz</strong></p>
<p>Lipödem diyeti yapmak isteyen her kişinin ihtiyaçları bir uzman kontrolünde metabolizmasına bağlı olarak belirlenmelidir. Dengeli bir diyet ile birlikte vücudun ihtiyaç duyduğu mikro ve makronütrientler karşılanabilir. Yeterli protein alımı sayesinde kas kütlesinin korunması sağlanırken tokluk hissi de artış gösterir. Yüksek protein kaynaklarına yumurta, somon, hindi, yeşil mercimek ve maş fasulyesi örnek verilebilir. </p>
<p><strong>Yemeklerinize zerdeçal katarak lipödem riskini azaltabilirsiniz </strong></p>
<p>Bu süreçte, şeker ve beyaz ekmek, makarna gibi rafine karbonhidrat tüketimi iltihabı arttıracağı için bunlardan uzak durulmalıdır. Bunlar yerine kompleks karbonhidrat olarak adlandırılan karabuğday, kinoa, siyez unlu tahıllar ve siyah pirinç tercih edilebilir. Yaban mersini, mürdüm eriği, ahududu, zeytinyağı, avokado, mor lahana, brokoli, enginar, pancar, ceviz ve somon gibi fitokimyasallardan zengin antiinflamatuvar besinler diyete daha sık dahil edilmelidir. Ayrıca zerdeçal, zencefil, sumak, kişniş, biberiye, kekik ve nane gibi antiinflamatuvar baharatlar herhangi bir mide rahatsızlığı yoksa yemeklere eklenebilir. Özellikle zerdeçalın içerdiği kurkuminden daha yüksek yararlanım sağlayabilmek için piperin içeriği ile karabiberi ile birlikte zeytinyağında tüketilmelidir.</p>
<p><strong>Soğuk çorba, ayran ve kefir tercih edin</strong></p>
<p>Lipödem karşı beslenme planı oluştururken en önemli kaynaklarımızdan biri sudur. Günlük yeterli su tüketimi vücudun hidrasyonunu sağlamada önemli rol oynar. Örneğin 70 kg bir birey günlük ortalama 2,5 litre su tüketmelidir. Günlük sıvı alımını destekleyebilmek için soğuk çorba, kefir ve ayran gibi besinlerden destek alınabilir. Tuz alımını sınırlamak ise vücuttaki sıvı tutulumunu azaltarak şişkinliği azaltabilir. Özellikle işlenmiş katkı maddeli salam, sosis, sucuk ve tuz içeriği yüksek salça, turşu, tuzlu peynir ve tuzlu zeytin gibi gıdaları azaltmak faydalı olacaktır. </p>
<p><strong>Lipödemsiz yaşam için…</strong></p>
<ol>
<li>Antiinflamatuvar besinler tüketin</li>
<li>Tuz tüketimini kısıtlayın</li>
<li>Yeteri kadar su için</li>
<li>Düzenli egzersiz yapın</li>
<li>Stres yönetimini sağlayın</li>
<li>Hazır gıdalar tüketmeyin</li>
<li>Bitkisel ağırlıklı beslenme tercih edin</li>
</ol>
<p><strong>Lipödemle savaşan antioksidan içeren yemekler hazırlayabilirsiniz</strong></p>
<p>Lipödemle savaşmak için besinlerin gücünden yararlanmak önemlidir. Evde birkaç malzeme ile basit bir şekilde lipödem konusunda hem etkili hem de lezzetli bir içecek hazırlayabilirsiniz. 1 su bardağı sade kefir, 5 yaban mersini, 5 aronya ve 1 tatlı kaşığı chia tohumunu blenderdan geçirin ve her gün tüketin İsteğe bağlı olarak buz da ekleyebilir ve sıcak yaz günlerinde serin bir içecek yapabilirsiniz. Bu smoothie tarifi ödem atmanıza yardımcı olurken aynı zamanda kilo vermenizi de destekleyecektir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemsiz-bir-yasam-icin-7-oneri-600629">Lipödemsiz Bir Yaşam İçin 7 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeme bozuklukları tedavisinde altın standart ekip çalışması!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeme-bozukluklari-tedavisinde-altin-standart-ekip-calismasi-600400</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2025 10:23:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme Ve Diyet Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[hülya]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[standart]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=600400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeme bozukluklarının nedeni, belirtileri, sebep olabileceği sorunlar ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeme-bozukluklari-tedavisinde-altin-standart-ekip-calismasi-600400">Yeme bozuklukları tedavisinde altın standart ekip çalışması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeme bozukluklarının nedeni, belirtileri, sebep olabileceği sorunlar ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Yeme bozuklukları, kişinin ruhsal ve günlük yaşamını derinden etkileyebilir!</strong></p>
<p>Yeme bozukluklarının, yalnızca kilo ya da fiziksel görünümle ilgili sorunlar olmadığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Kişinin duygu durumunu, düşünce yapısını, ilişkilerini ve günlük işlevselliğini derinden etkileyen ciddi ruhsal sorunlardır.” dedi.</p>
<p>Çoğu zaman ‘irade’, ‘diyet’ ya da ‘zayıflama isteği’ olarak görülse de, aslında çok daha karmaşık bir psikolojik süreci işaret ettiğini aktaran Yiğit, “Bir kişinin yeme bozukluğu riski taşıyıp taşımadığına işaret eden bazı belirtiler var. Sık sık kalori hesabı yapmak bu belirtilerden biri. Bu kişiler günün büyük bir bölümünü ne yediğini, kaç kalori aldığını ya da ne kadar yakması gerektiğini düşünerek geçirebilir.” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>Yeme bozukluğu olan bireyler, yeme davranışını olumsuz duygularla ilişkilendirebilir! </strong></p>
<p>Yeme bozukluğunun diğer belirtilerine de değinen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, şunları söyledi:</p>
<p>“Bireyler sosyal ortamlarda yemek yemekten kaçınabilir. Başkalarının yanında yemek yerken yoğun gerginlik yaşayabilir, davetlerden ya da dışarıda yemek yenilen ortamlardan uzak durabilir. Konuşmaları, kilo alma kaygısı ve kilo verme odaklı olabilir. Sohbetlerin büyük bölümü kilo, diyet, zayıflama ya da vücut görünümü etrafında dönebilir. Aşırı ve kontrolsüz spor yapma eğiliminde olabilirler. Fiziksel sınırları zorlayacak şekilde, dinlenmeye izin vermeden ya da suçluluk duygusuyla spor yapabilirler. Belirli yiyecekleri tükettikten sonra yoğun suçluluk ve utanç duyabilirler. Özellikle ‘sağlıksız’ olarak etiketlenen yiyecekler tüketildiğinde bulantı, pişmanlık, kendini cezalandırma isteği gibi duygular ortaya çıkabilir. Duygusal yeme davranışı gösterebilirler. Açlık hissi olmamasına rağmen stres, üzüntü, öfke, yalnızlık gibi olumsuz duygularla baş etmek için yemeğe yönelebilirler.” </p>
<p><strong>Tek başına diyet yapmak sorunu derinleştirebilir!</strong></p>
<p>Yeme bozukluklarında kişinin; yemek yemeyi, kilosunu ve fiziksel görünümünü aşırı derecede düşünür hale geldiğine işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu düşünceler zamanla kişinin bedensel sağlığını, psikolojik iyi oluşunu, sosyal ilişkilerini ve günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkiler. İş, okul, aile ve sosyal hayat geri planda kalabilir. Bu noktada önemli bir gerçek şudur: Yeme bozuklukları yalnızca kilo vererek ya da diyet yaparak çözülebilecek sorunlar değildir. Aksine, tek başına diyet yapmak çoğu zaman sorunu derinleştirebilir.” uyarısını yaptı.</p>
<p><strong>Yeme bozukluklarının tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım altın standart!</strong></p>
<p>“Eğer kendinizde bu belirtilerden bazılarını fark ediyorsanız, durumu göz ardı etmeden profesyonel destek almanız önemlidir.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, yeme bozukluklarının tedavisinde multidisipliner bir yaklaşımın altın standart kabul edildiğini vurguladı.</p>
<p>Ekibin diyetisyen, psikolog ve gerekirse psikiyatristten oluşması gerektiğinin altını çizen Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Diyetisyen, sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme düzeninin oluşturulmasına rehberlik eder. Psikolog, yeme davranışının altında yatan duygusal ve bilişsel süreçleri ele alır. Psikiyatrist ise gerektiğinde tıbbi değerlendirme ve ilaç desteği sağlar. Unutulmamalıdır ki erken fark edilen ve doğru şekilde ele alınan yeme bozuklukları tedavi edilebilir. Yardım istemek bir zayıflık değil, iyileşme yolunda atılan güçlü bir adımdır.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeme-bozukluklari-tedavisinde-altin-standart-ekip-calismasi-600400">Yeme bozuklukları tedavisinde altın standart ekip çalışması!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alzheimer&#8217;da Ketojenik Diyet Beyin Fonksiyonlarını Olumlu Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ketojenik-diyet-beyin-fonksiyonlarini-olumlu-etkiliyor-599692</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 09:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beynin]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonlarını]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığın]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik]]></category>
		<category><![CDATA[Ketojenik Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alzheimer hastalığı, hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ketojenik-diyet-beyin-fonksiyonlarini-olumlu-etkiliyor-599692">Alzheimer&#8217;da Ketojenik Diyet Beyin Fonksiyonlarını Olumlu Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Alzheimer hastalığı, hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Son yıllarda ise beslenmenin, özellikle beynin enerji metabolizmasını hedef alan yaklaşımların, Alzheimer tedavisinde destekleyici bir rol oynayabileceği tartışılıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Baş, Alzheimer ve beslenme ilişkisini ele alan güncel bilimsel çalışmalara dikkat çekerek, ketojenik diyetin beyin enerji kullanımı üzerindeki potansiyel etkilerinin araştırıldığını vurguluyor. Prof. Dr. Murat Baş’a göre keton cisimlerinin beyin için alternatif bir enerji kaynağı oluşturması, Alzheimer’da görülen glukoz kullanımındaki bozulmalar açısından umut verici bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Bilimsel çalışmalar, ketojenik diyetin Alzheimer hastalığında beyin fonksiyonlarını ve bilişsel işlevlerin korunmasını destekleyebileceğine işaret ediyor; bu alandaki bulgular ise giderek artıyor.</strong></em></p>
<p><em><strong>Dünya genelinde yaklaşık 55 milyon kişiyi etkileyen Alzheimer, demansın en yaygın nedeni olarak kabul ediliyor. Türkiye’de ise 700 binin üzerinde hastayı ilgilendiren bu hastalığın günümüzde kesin bir tedavisi bulunmuyor. Mevcut yaklaşımlar daha çok semptomların kontrol altına alınmasına ve hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılmasına odaklanıyor. Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada beslenme temelli stratejilerin, özellikle de ketojenik diyetin, destekleyici bir seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor…</strong></em></p>
<p>Ketojenik diyet, vücudu alıştığı enerji düzeninden çıkarıp farklı bir “yakıt sistemine” geçiren özel bir beslenme modeli olarak biliniyor. Yani ketojenik diyette karbonhidrat çok ciddi şekilde kısıtlanıyor, yağ oranı artırılıyor, protein ise kontrollü tutuluyor. “Burada amaç, vücudu ketozis denen metabolik duruma sokmak. Bu durumda vücut enerji için glukoz yerine yağdan üretilen ketonları kullanmaya başlıyor” diyen Prof. Dr. Murat Baş, Alzheimer hastalığında beynin enerji kullanımında ciddi bir sorun yaşandığına dikkat çekiyor: “Sağlıklı bir beyinde temel enerji kaynağı glukozdur. Ancak Alzheimer hastalığında beynin glukozu kullanma kapasitesi azalır. Nöronlar adeta aç kalır. Bu noktada keton cisimcikleri, beyin için alternatif ve daha kolay kullanılabilen bir yakıt haline gelir”… </p>
<p>Araştırmalara göre ketojenik diyetin Alzheimer hastalarında tedaviye olumlu etki ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Ketojenik diyet karbonhidratı ciddi biçimde kısıtlayıp yağdan zengin bir beslenme modeli sunarak vücudu keton üretimine yönlendiriyor. Böylece beyin, glukoz yerine ketonları enerji kaynağı olarak kullanabiliyor. Yani beynin aç kalan hücrelerine alternatif bir enerji kapısı açılıyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>10 Klinik Çalışma, 691 Hastada Dikkat Çeken Sonuçlar</strong></p>
<p>2024 yılında <em>The Journal of Nutrition, Health &#038; Aging</em> dergisinde yayımlanan kapsamlı bir derleme, Alzheimer hastalarında ketojenik diyet ve orta zincirli trigliserit (MCT) bazlı beslenme yaklaşımlarını inceleyen 10 farklı klinik çalışmayı analiz etti. Toplam 691 Alzheimer hastasının yer aldığı bu çalışmalarda, ketojenik veya MCT yağdan zengin diyet uygulanan bireylerde bilişsel işlevlerde anlamlı iyileşmeler saptandı.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, bu bulguları şöyle değerlendiriyor:</p>
<p>“Mini Mental Durum Testi (MMSE) ve ADAS-Cog gibi bilişsel değerlendirme testlerinde belirgin puan artışları görülmesi son derece önemli. Bu, diyetin yalnızca teorik değil, klinik olarak da ölçülebilir bir etki yaratabildiğini gösteriyor.”</p>
<p><strong>Ketojenik Diyet Herkese Uygun Değil </strong></p>
<p>Ketojenik diyetin Alzheimer üzerindeki etkileri yalnızca tek bir çalışmaya dayanmıyor. <em>Experimental Gerontology</em>, <em>Progress in Neurobiology</em> ve <em>Frontiers in Nutrition</em> gibi saygın dergilerde yayımlanan araştırmalar, ketonların beyin hücrelerinde enerji üretimini artırabildiğini, oksidatif stresi azaltabileceğini ve bazı hastalarda hafıza performansını destekleyebileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Literatürdeki ortak noktaya dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Bu çalışmaların büyük bölümü, ketojenik yaklaşımın Alzheimer’da bozulan enerji dengesini kısmen de olsa yeniden kurabildiğini söylüyor. Ancak bilim insanları bu etkiyi ‘umut verici ama sınırlı’ olarak tanımlıyor” diyor. </p>
<p>Her bilimsel bulguda olduğu gibi, ketojenik diyetin de riskleri bulunuyor. İncelenen çalışmalarda bazı katılımcılarda trigliserit ve LDL kolesterol düzeylerinde artış gözlendi. Ayrıca diyetin katı yapısı nedeniyle bazı hastaların uzun süre uyum sağlayamadığı bildirildi. Ketojenik diyetin herkese uygun olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Murat Baş, “Özellikle kalp-damar hastalığı, lipid metabolizma bozuklukları olan bireylerde mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde planlanmalıdır” şeklinde uyarıda bulunuyor. </p>
<p><strong>Alzheimer’da Beslenme Yaşam Kalitesini Yükseltiyor </strong></p>
<p>Mevcut çalışmaların önemli bir kısıtlılığı, sürenin genellikle 8–12 hafta ile sınırlı olması. Uzun yıllar süren bir hastalık olan Alzheimer’da, ketojenik diyetin uzun vadeli etkileri ve güvenliği henüz net değil.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, bu noktada temkinli iyimserlik çağrısı yapıyor:</p>
<p>“Bugün için şunu söyleyebiliriz: Ketojenik diyet Alzheimer’da bazı ilaçların etkisini taklit edebilir, hatta destekleyebilir. Ancak ilacın yerini alacak mucizevi bir çözüm olarak görülmemelidir.”</p>
<p>Alzheimer hastalığıyla mücadelede beslenme, giderek daha güçlü bir tamamlayıcı unsur haline geliyor. Ketojenik diyet, beynin enerji krizine alternatif bir yol sunarak umut verici bir pencere açıyor. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın kişiye özel, kontrollü ve bilimsel veriler ışığında uygulanması gerektiği konusunda hemfikir.</p>
<p>Prof. Dr. Murat Baş, “Beslenme, Alzheimer’da tek başına bir tedavi değil; ama doğru planlandığında hastaların yaşam kalitesine anlamlı katkılar sunabilecek güçlü bir araçtır. Önümüzdeki yıllarda daha büyük ve uzun süreli çalışmalarla bu tablonun çok daha netleşeceğine inanıyoruz” şeklinde sözlerini tamamlıyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alzheimerda-ketojenik-diyet-beyin-fonksiyonlarini-olumlu-etkiliyor-599692">Alzheimer&#8217;da Ketojenik Diyet Beyin Fonksiyonlarını Olumlu Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beylikdüzü Belediyesi&#8217;nden kişiye özel diyet ve beslenme desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesinden-kisiye-ozel-diyet-ve-beslenme-destegi-589902</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 12:10:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[nden]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beylikdüzü Belediyesi, ilçe halkının sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması için diyetisyenler eşliğinde kişiye özel beslenme programları sunuyor. Randevulu olarak yürütülen hizmette, kan tahlili ve vücut analizi sonuçlarına göre her bireye özel diyet listeleri hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesinden-kisiye-ozel-diyet-ve-beslenme-destegi-589902">Beylikdüzü Belediyesi&#8217;nden kişiye özel diyet ve beslenme desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Beylikdüzü Belediyesi, ilçe halkının sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması için diyetisyenler eşliğinde kişiye özel beslenme programları sunuyor. Randevulu olarak yürütülen hizmette, kan tahlili ve vücut analizi sonuçlarına göre her bireye özel diyet listeleri hazırlanıyor.</b></p>
<p>Beylikdüzü Belediyesi, vatandaşların sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıkları kazanmasına katkı sunmak amacıyla yürüttüğü <b>diyet ve beslenme hizmetine</b> aralıksız devam ediyor. Belediye bünyesinde görev yapan diyetisyenler, kişiye özel beslenme programlarıyla vatandaşlara profesyonel destek sağlıyor. Randevu sistemiyle yürütülen hizmette, başvuru yapan kişilerden görüşme öncesinde <b>kan tahlili yaptırmaları</b> istenirken diyetisyenler, kan tahlili sonuçlarına göre <b>yağ-kas ölçümü</b> yaparak her danışana özel beslenme listeleri hazırlıyor. </p>
<p><b>Listeler kişiye özel belirleniyor</b></p>
<p>Randevu sistemiyle ilerleyen hizmetteki görüşme içerikleri, her danışanın ihtiyaç ve sağlık durumuna göre <b>kişiye özel</b> olarak belirleniyor. Öte yandan, gelen talep üzerine hareket yeteneği kısıtlı olan (yatalak vb.) vatandaşlara sağlık durumuna göre (diyabet vb.) evlerinde diyet tedavileri de uygulanıyor. Hizmetten yararlanmak isteyenler 444 09 39 numaralı çağrı merkezini arayarak veya <b>Beylikdüzü Belediyesi Sağlık İşleri</b> <b>Müdürlüğü’ne giderek</b> “Diyet ve Beslenme Hizmeti” için randevu oluşturabilirler. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/beylikduzu-belediyesinden-kisiye-ozel-diyet-ve-beslenme-destegi-589902">Beylikdüzü Belediyesi&#8217;nden kişiye özel diyet ve beslenme desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 11:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[anti-inflamatuar]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aza]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[bireylerde]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[İnflamasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesini]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[lipödem]]></category>
		<category><![CDATA[lipödemli]]></category>
		<category><![CDATA[Semptom]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585283</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Özellikle kadınları daha fazla etkileyen lipödem obezite ile karıştırılabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, kilo vermek için diyet yapan ama bacaklarındaki ağrılı şişliklerin azalmadığını fark eden kadınların önemli bir kısmının aslında lipödemle mücadele ettiğini söyledi. Lipödemin sadece fazla kilo olmadığının altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu hastalıkta beslenme yalnızca kilo kontrolü için değil, iltihap ve ağrıyı azaltmak için de tedavinin merkezinde olmalı” dedi. </em></p>
<p>Lipödem, özellikle alt ekstremitede yani bacaklarda orantısız yağ birikimi ve ağrı ile seyreden, kronik ve ilerleyici bir yağ dokusu hastalığı olarak tanımlanıyor. Kadınlarda erkeklere oranla çok daha sık görülen bu sorunun çoğu zaman obezite veya lenfödemle karıştırıldığına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Harika Özkaye Yurttadur, lipödemin klasik kilo alımından farklı olarak diyet ve egzersize dirençli, ağrılı bir yağ birikimiyle kendini gösterdiğini anlattı. </p>
<p>Özellikle kadınlarda yüzde 11 oranında görülen lipödemin toplumda yeterince tanınmadığını ancak bu hastalığın kişinin yalnızca fiziksel görünümü değil, yaşam kalitesini ve psikososyal durumunu da yakından etkilediğine işaret eden Dyt. Yurttadur, “Lipödemin tedavisinde en önemli hedefin iltihabı azaltmak, semptomları hafifletmek ve ilerlemeyi durdurmaktır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİNİN AMACI SADECE KİLO KAYBI DEĞİLDİR!”</strong></p>
<p>Lipödemin genellikle obeziteyle karıştırıldığı için kilo kontrolünün çoğu zaman tedavinin odak noktasını oluşturduğunu söyleyen Dyt. Yurttadur, “Ancak yapılan çalışmalar, enerji açığı oluşturulmasına rağmen lipödemli bireylerin yüzde 95’inde etkilenen bölgelerde yağ kaybının çok az olduğunu gösteriyor. Bu nedenle lipödemde beslenme tedavisinin amacı sadece kilo kaybı değildir; iltihabı azaltmak, ödemi hafifletmek ve genel refahı artırmaktır.” dedi. </p>
<p><strong>AKDENİZ TARZI BESLENME İLK SIRALARDA YER ALIYOR</strong></p>
<p>Lipödem hastalarında kişiye özel, düşük karbonhidratlı, anti-inflamatuar beslenme modelinin semptomların hafiflemesine yardımcı olabileceğinin altını çizen Dyt. Yurttadur, “Bu tür diyetler, sistemik inflamasyonu azaltarak ağrının azalmasına, ödemin kontrolüne ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sağlar.” dedi. Hastalar için en uygun beslenme yaklaşımları konusunda şu bilgileri verdi: “Yüksek antioksidan içeriğiyle bilinen Akdeniz diyeti, lipödemli bireylerde inflamasyonu azaltıcı etkisiyle öne çıkar. Zeytinyağı, balık, taze sebze-meyveler, kuruyemişler ve tam tahıllar, vücutta hücre hasarını azaltır ve dolaşımı destekler.” </p>
<p><strong>DÜŞÜK KARBONHİDRATLI BESLENME YARDIMCI OLUR!</strong></p>
<p>Bunun yanında son yıllarda yapılan araştırmaların ketojenik diyetin lipödemde ağrı ve semptom yönetiminde etkili olabileceğini gösterdiğini anlatan Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Ketojenik Diyet modeli 1920’li yıllardan bu yana epilepsiyi yönetmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Karbonhidrat alımını günde 20 gramdan daha aza indirgeyerek uygulanmaktadır. Son yapılan araştırmalarda Ketojenik Diyet’in lipödemde ağırlık ve semptom yönetimini iyileştirebileceği gösterilmektedir.”</p>
<p>“Benzer şekilde düşük karbonhidratlı yani , enerjinin yüzde 45’inden azının karbonhidrattan geldiğinde diyetler de ağrıyı azaltabilir, yaşam kalitesini artırabilir” diyen Dyt. Yurttadur, sözlerine şöyle devam etti: “Özetle diyet yaklaşımında önerilen; anti-inflamatuar ve antioksidatif bileşenlerle sistematik inflamasyonu azaltıcı, ödem azaltıcı ve vücut ağırlığını düşürme hedefi olan çoğunlukla düşük karbonhidratlı fakat dönemsel olarak karbonhidrat alımına izin veren döngüsel bir beslenme programı takip edilmelidir.”</p>
<p><strong>DİYETTE OLMASI VE KAÇINILMASI GEREKEN BESİNLER</strong></p>
<p>Genel olarak beslenme alışkanlığı içinde diyette olması ve olmaması gereken besinler konusunda Dyt. Yurttadur şu bilgileri verdi:  “Sistemik inflamasyonu ve ödemi azaltmak, hücre hasarını önlemek için; Zencefil, zerdeçal, sarımsak, soğan, yeşil çay, matcha, rooibos çayı, renkli sebze ve meyveler özellikle koyu yeşil, mor, turuncu renkli olanlar, yaban mersini, böğürtlen, ahududu gibi antosiyanin içeriği yüksek meyveler, ıspanak, pazı, roka, semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler diyete eklenebilir. Beyaz un, nişasta, hamur işleri, tatlılar, paketli gıdalar vb. glisemik indeksi düşük karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir. Özellikle rafine karbonhidrat önerilmemektedir; Kinoa, karabuğday, esmer pirinç, tam buğday makarna, yulaf, tatlı patates ve sebze grubu kompleks karbonhidrat kaynağı olarak diyete eklenebilir. Kas kütlesini korumak için sağlıklı protein kaynakları önemlidir. Bunun için serbest gezen tavuk, hindi, kırmızı et (ölçülü ve yağsız), yumurta, özellikle somon, sardalya, uskumru gibi omega-3 zengini olanlar balıklar ve mercimek, nohut, fasulye gibi kurubaklagiller tercih edilmeli. Yağ seçiminde de zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, chia ve keten tohumu gibi sağlıklı yağlar kullanılmalı. Kinoa, karabuğday, tam buğday makarna, tatlı patates, sebzeler de beslenmeye eklenmesi gerekir. Bunun yanında günde 2–2.5 litre su içmek,  maydanoz, yeşil çay ve ananas gibi doğal diüretikler kullanmak da hidrasyon açısından önemlidir.”</p>
<p><strong>TAKVİYE ÜRÜNLERDEN DESTEK ALINABİLİR</strong></p>
<p>Lipödemli bireylerde basit şeker, trans yağ, aşırı tuz ve işlenmiş gıdalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebileceğini anlatan Dyt. Yurttadur, “Bazı kişilerde süt ürünleri ve gluten de inflamasyonu tetikleyebilir. Alkol ise lenfatik akışı yavaşlatarak toksin atılımını engellediği için mümkün olduğunca tercih edilmemeli. Bunun yanında kişinin genel durumuna göre hekiminin ya da diyetisyeninin önereceği doğrultuda takviye ürünlerden de yararlanılabilir.”</p>
<p><strong>“BESLENME TEDAVİSİ EGZERSİZLE BİRLİKTE YÜRÜTÜLMELİDİR”</strong></p>
<p>Lipödemin konservatif tedavisinde beslenme, egzersiz ve fizik tedavi birlikte yürütülmesi gerektiğini ve hedefin sadece kilo vermek olmadığının altını çizen Dyt. Harika Özkaya Yurttadur, sözlerini şöyle tamamladı:  “İltihabı azaltmak, dolaşımı desteklemek ve semptomları kontrol altına almak tedavinin asıl amacıdır. Bilimsel temelli, anti-inflamatuar bir beslenme yaklaşımıyla lipödemin ilerlemesi yavaşlatılabilir, hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir. Bunun yanında Manuel lenf drenajı ile ödemin azaltılmasına yardımcı olur ve dolaşımı destekler. Yine lenf akışını düzenlemede kompresyon giysileri de yardımcı olur. Lenf ödem hastalarının ayrıca yürüyüş, yüzme, yoga, plates gibi düşük etkili egzersizleri de hayatlarına sokmaları son derece önemlidir.” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lipodemli-bireylerde-anti-inflamatuar-diyet-yasam-kalitesini-artiriyor-585283">Lipödemli Bireylerde Anti-inflamatuar Diyet Yaşam Kalitesini Artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyetisyen hizmetiyle kilolardan kurtuluyor, hastalıkları yeniyorlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyetisyen-hizmetiyle-kilolardan-kurtuluyor-hastaliklari-yeniyorlar-585223</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 08:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetiyle]]></category>
		<category><![CDATA[kilolardan]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluyor]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yeniyorlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi’nin sağlık hizmetleri kapsamında sunduğu Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı, yurttaşların fazla kilolarından kurtulmalarına, hastalıklarının kontrol altına alınmasına ve daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyetisyen-hizmetiyle-kilolardan-kurtuluyor-hastaliklari-yeniyorlar-585223">Diyetisyen hizmetiyle kilolardan kurtuluyor, hastalıkları yeniyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><span><span><span>Gaziemir Belediyesi’nin sağlık hizmetleri kapsamında sunduğu Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı, yurttaşların fazla kilolarından kurtulmalarına, hastalıklarının kontrol altına alınmasına ve daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlıyor.</p>
<p>Gaziemir Belediyesi’nin, yurttaşların bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan daha güçlü olmaları için verdiği sağlık hizmetlerinden her yıl on binlerce kişi faydalanıyor. Belediyenin sağlık alanındaki çalışmalarından biri olan Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti’yle, Gaziemir’de yaşayan vatandaşların yanlış beslenme alışkanlıkları saptanıyor,  yetersiz ve dengesiz beslenmenin yol açtığı sağlık sorunlarına karşı önleyici çalışmalar yapılıyor. Sağlık Köyü’ndeki merkezde, destek isteyen yurttaşlara sağlık hizmeti veren diyetisyen, Evde Hasta ve Yaşlı Bakım ekibinin belirlediği hastaları ise evlerinde tedavi ediyor. Hizmet kapsamında hastalara özel diyet programları hazırlanıyor, hastalar sürekli takip ediliyor.</p>
<p><b>“İlaç kullanmadan rahatsızlıklarımdan kurtuldum”</b><br />Gaziemir Belediyesi’nin Sağlıklı Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Hizmeti’nden faydalanan Hande Odabaşı, “Kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve şeker atakları gibi rahatsızlıklarım vardı. Hastalık teşhisleri konulduktan sonra diyetisyen hizmeti almak için belediyemize başvurdum. Bu hizmeti almaya başladıktan sonra 1,5 yılda 22 kilo verdim. Fazla kilolarımdan kurutularak daha sağlıklı bir yaşama kavuştum. Bu sayede hiçbir ilaç kullanmadan rahatsızlıklarımdan kurtuldum. Bu hizmetten çok memnunum. Belediyemize ve diyetisyenimize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. </span></span></span></div>
<div> </div>
<div> </div></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyetisyen-hizmetiyle-kilolardan-kurtuluyor-hastaliklari-yeniyorlar-585223">Diyetisyen hizmetiyle kilolardan kurtuluyor, hastalıkları yeniyorlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İntoleranslara uygun beslenmenin 10 faydası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/intoleranslara-uygun-beslenmenin-10-faydasi-568077</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2025 12:44:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[İntolerans]]></category>
		<category><![CDATA[kişiye]]></category>
		<category><![CDATA[örnek]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=568077</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda beslenme kaynaklı sağlık sorunlarının artmasıyla birlikte gıda intolerans testleri önem kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/intoleranslara-uygun-beslenmenin-10-faydasi-568077">İntoleranslara uygun beslenmenin 10 faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son yıllarda beslenme kaynaklı sağlık sorunlarının artmasıyla birlikte gıda intolerans testleri önem kazandı. Kan örneği üzerinden yapılan bu testler, yaklaşık 10 gün içinde hem şikâyetlere yol açan gıdaları hem de kişinin beslenme programına destek olabilecek alternatif besinleri ortaya koyuyor. Testin doğru sonuç verebilmesi için uzman merkezlerde ve hekim kontrolünde yapılması gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, Örnek, “Bazı kişiler, hafif düzeyde intolerans çıkan bir gıdanın bile ömür boyu tamamen yasaklanması gerektiğini düşünebilir. Oysa test, intolerans şiddetini farklı renklerle derecelendirir. Yani sonuçlar mutlaka kişiye özel analiz edilmelidir. İlgili gıdayı belirli bir süre diyetten çıkardıktan sonra kontrollü bir şekilde yeniden dahil etmek en sağlıklı yaklaşımdır” dedi.</strong></p>
<p>Kaynağı net olmayan gaz, şişkinlik gibi şikâyetlerde veya kişinin hangi gıdanın rahatsızlık verdiğini ayırt edemediği durumlarda intolerans testleri yol gösterici olur. Bu testlerin, alerjik etki yaratan gıdanın yerine benzer besin değerlerine sahip alternatifleri de sunduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bir besin grubunun tamamı alerjiye yol açıyorsa, o besinleri diyetten tamamen çıkarmak kısa vadede sorun oluşturmaz. Daha sonra küçük porsiyonlarla vücudun tepkisi yeniden gözlemlenir. Eğer şikayetler tekrarlanırsa ilgili gıda uzun vadeli olarak tamamen yasaklanır. Ancak bu durumda olası besin eksikliklerini önlemek için diyetisyen desteğiyle kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmalı” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Mucize beklentisi hayal kırıklığı yaratabilir</strong></p>
<p>Eliminasyon diyetlerinin kilo vermek amacıyla herkesin ömür boyu uygulayabileceği mucizevi yöntemler olmadığının altını çizen Örnek, “Bu diyetler ancak gerçekten gerekli olduğunda ve tıbben uygun görüldüğünde, diyetisyen eşliğinde doğru planlama ve zamanlama ile uygulandığında fayda sağlar. Bu şekilde ciddi iyileşmeler elde edilebilir. Ancak bilimsel temeli olmayan yaklaşımlar ya da bilimsel olsa bile yanlış kişiye, yanlış biçimde uygulanan yöntemler hatalı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle profesyonel destekle kişiye özel beslenme planı hazırlanması büyük önem taşır” dedi.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, intoleranslara uygun bir beslenme planının kişiye sağlayacağı 10 önemli faydayı sıraladı:</p>
<ol>
<li>Sindirim sorunları azalır; şişkinlik, gaz ve mide ağrısı gibi sık görülen şikayetlerin hangi gıdalardan kaynaklandığı tespit edilir.</li>
<li>Vücudu zorlayan besinlerden uzak durulduğunda halsizlik azalır, kişi gün içinde daha dinç ve zinde hisseder.</li>
<li>Egzama veya akne gibi bazı cilt sorunları intoleransla ilişkili olabilir. Beslenme düzeniyle birlikte cilt sağlığı da desteklenir.</li>
<li>Ödem ve metabolizma sorunlarına yol açan gıdalar belirlendiğinde kilo kontrolü çok daha kolay bir şekilde sağlanır.</li>
<li>Test sonuçlarıyla kişiye özel, daha dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme programı hazırlanabilir.</li>
<li>Vücudu sürekli meşgul eden intoleranslı gıdaların çıkarılmasıyla bağışıklık sistemi daha verimli çalışır.</li>
<li>Nedeni bulunamayan kronik yorgunluklarda rahatlama sağlanabilir.</li>
<li>Bazı gıdalar migreni tetikleyebilir, test sayesinde bu tetikleyiciler saptanır. Böylece baş ağrılarının sıklığı belirgin şekilde azalabilir.</li>
<li>Bağırsakları zorlayan gıdaların eliminasyonu ile sindirim sistemi rahatlar, daha derin ve kesintisiz uyku sağlanabilir.</li>
<li>Daha dengeli bir vücut işleyişi ile hem fiziksel hem ruhsal iyilik hali artar, genel yaşam kalitesi yükselir.</li>
</ol>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/intoleranslara-uygun-beslenmenin-10-faydasi-568077">İntoleranslara uygun beslenmenin 10 faydası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama…! Anoreksiya yaşamı kısaltan bir hastalık!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baslangicta-diyet-gibi-gorunebilir-ama-anoreksiya-yasami-kisaltan-bir-hastalik-431352</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Dec 2023 09:10:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[anoreksiya]]></category>
		<category><![CDATA[başlangıçta]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[görünebilir]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kısaltan]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=431352</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu belirten uzmanlar kilo kaybı için başvurulan yöntemlerin Anoreksiya Nevroza’ya dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Anoreksiya Nevroza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baslangicta-diyet-gibi-gorunebilir-ama-anoreksiya-yasami-kisaltan-bir-hastalik-431352">Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama…! Anoreksiya yaşamı kısaltan bir hastalık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu belirten uzmanlar kilo kaybı için başvurulan yöntemlerin Anoreksiya Nevroza’ya dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Anoreksiya Nevroza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir.” uyarısında bulundu.</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Hüsnü Erkmen: “Yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Belli bir tanıyı geçtikten sonra bir ölüm olmasa bile vücut her türlü hastalığa açık hale gelir.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen özellikle genç kadınlar arasında sıkça görülen anoreksiya hastalığı ile ilgili bilgi verdi.</p>
<p><strong>‘Spor yapayım kalori kaybedeyim’ diye düşünenler psikiyatri uzmanına başvurmalı</strong></p>
<p>Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, her mahallede, her sokakta, küçük şehirlerde bile spor salonları olduğuna dikkat çekerek, “Buraya giden zayıflamak için gidiyor, ‘spor yapayım kalori kaybedeyim’ diye düşünüyor. Böyle bir durumda olan birisi varsa, çok fazla vakit geçirmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmaları uygun olur.” uyarısında bulundu.</p>
<p>Basit işlerde bile başlangıçta işi bitirmenin çok daha kolayken zaman geçtikçe daha zor olduğuna değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen “Atalarımız söylemiş ağaç yaşken eğilir. Bir fidanı herkes eğebilir, büyük ağaç olduğu zaman kimse eğemez. Bunun için çok vakit kaybetmemek gerekir. Aklınıza gelen her türlü tıbbi olayda vakit kaybetmemek gerekir. Bir an evvel doktora başvurmak gerekir.” dedi. </p>
<p><strong>Dişler düşmeye, saçlar dökülmeye başlar…</strong></p>
<p>Anoreksiyanın genellikle huzursuz aile ortamında büyüyen kişilerde daha fazla göründüğünü ifade eden Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, anoreksiyaya sahip kişilerin kendilerini güzel bulmalarının temelinde psikiyatrik sorunlar olabildiğine işaret etti. Bazı kadınların kalçalarını ve göğüslerini yok ederek kadınlık yönlerini reddetmeye çalıştıklarını, bazılarının da ‘ne kadar zayıf o kadar iyi’ algısını ön plana taşıdıklarını belirten Erkmen, “Sonuç olarak bu beyindeki bir takım aksamalardan ortaya çıkan bir zayıflamadır. Basitçe bir insanın diyet yapıp kilo vermesinden çok daha ileri bir şeydir. Her kilo verdiğinde anoreksik olduğunu zannetmemek demektir. Hatta bazen aşırı kusmaya bağlı olarak bir sebeple diş hekimine giderse, diş hekimleri dişlerinin arka kısımlarının aşınmış olduğunu fark ederler. Kusarken çıkarılan asit dişleri tahrip eder ve bir süre sonra dişler dökülmeye başlar. Kesinlikle bir güzellik ortaya çıkmaz. Aksine olabildiğince çirkin bir tablo ortaya çıkar. İyi beslenemedikleri için saçlar dökülebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Özellikle 30 kilonun altına düşenler ciddi tehlike altında </strong></p>
<p>Anoreksiya Nevroza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, bunun nedeninin de hiçbir şekilde gıda almayıp, aldıklarında da kusarak çıkarma, ishalle çıkarma veya aşırı spor yapma gibi eylemler olduğunu söyledi. </p>
<p>“Bu hastaların çok ilginç olan tarafı da her türlü gıdanın ne kadar kalori vereceği hakkında çok ciddi bilgileri vardır.” diyen Erkmen, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Onlar bir ekmek, bir tabak et kaç kalori bilirler. Dolayısıyla da ona dikkat ederek yemek yemeye başlarlar. Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir. İşin kötü olan tarafı da herkes bunun kötü bir zayıflık olduğunu fark eder. Hastalar ise ‘daha şişmanım biraz daha kilo vermem gerekiyor’ gibi kendilerinin daha şişman olduğunu iddia bile ediyor olabilirler. Ancak ne yazık ki iş kötüye gidiyor manasına gelir. Özellikle 30 kilonun altına düşerse ciddi tehlike vardır. Hastaneye yatırmak gerekir. Belki zorla besleme metotları uygulanabilir.” </p>
<p><strong>Önce kişi hastalığını kabul etmeli</strong></p>
<p>Tedavi süresi ve başarı oranının hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Çok kötü hastalığa tutulmuş bir insan ameliyat olur bir bakarsın bir şey olmadan güzel bir şekilde yaşar ya da çok basit bir hastalıktan dolayı da ölebilir. Genel tıptan bahsediyoruz. Anoreksiyada da benzeri bir durum söz konusu. Dereceleri vardır. Mantıklı miktarda zayıfladıktan sonra ‘bu işin tadı kaçtı ben burada durayım’ diyenler de var, sonuna kadar gidenler de var. Otuz kilonun altına düşmüş, çocuk ağırlığında neredeyse ama hala yemek yememeye, kusmaya veya başka şeyler yapmaya çalışabilir. Yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Belli bir tanıyı geçtikten sonra bir ölüm olmasa bile vücut her türlü hastalığa açık hale gelir. Başka türlü bir hastalığa tutulabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Tedavide başarıyı sağlamak içinse kişinin hastalığı kabul etmesi ve tedavi için erken başvurması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bir, iki senedir devam eden bir şey halinde gelinirse ve hasta iyi uyum sağlarsa tedaviye iyileşir. Ancak eğer ilaçlarını kullanmaz ve kilo vermek için aynı davranışlarına devam ederse bu iş kötüye doğru gider ne yazık ki.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baslangicta-diyet-gibi-gorunebilir-ama-anoreksiya-yasami-kisaltan-bir-hastalik-431352">Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama…! Anoreksiya yaşamı kısaltan bir hastalık!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyet Mitleri Yanıltıyor! Doğru beslenmeyle ilgili 5 yanlış bilgi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/diyet-mitleri-yaniltiyor-dogru-beslenmeyle-ilgili-5-yanlis-bilgi-397255</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Aug 2023 11:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenmeyle]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[mitleri]]></category>
		<category><![CDATA[yanıltıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=397255</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenme ve diyetle ilgili doğru bilinen yanlış sayısı çok fazladır. Aile, sosyal çevre ve sosyal medya kaynaklı bilgi kirliliği, yanlış ve eksik bilgi aktarımına neden olur. Bu bilgi kirliliği hem diyet programlarında başarılı olmayı engeller hem de sonuç almamızı geciktirerek motivasyonumuzu düşürür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyet-mitleri-yaniltiyor-dogru-beslenmeyle-ilgili-5-yanlis-bilgi-397255">Diyet Mitleri Yanıltıyor! Doğru beslenmeyle ilgili 5 yanlış bilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıklı beslenme ve diyetle ilgili doğru bilinen yanlış sayısı çok fazladır. Aile, sosyal çevre ve sosyal medya kaynaklı bilgi kirliliği, yanlış ve eksik bilgi aktarımına neden olur. Bu bilgi kirliliği hem diyet programlarında başarılı olmayı engeller hem de sonuç almamızı geciktirerek motivasyonumuzu düşürür. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, beslenme ve diyetle ilgili doğru bilinen 5 yanlış maddeyi sıraladı ve doğru beslenme yöntemleri hakkında önemli ipuçları verdi.</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenme ürünleri, diyet listeleri ve detoks programları özellikle havaların ısınmasıyla birlikte gündemden düşmüyor. Milyonlarca insanın zayıflamak ve fit bir görünüme sahip olmak için bilgi edinmeye çalıştığı böylesi bir ortamda, doğru ve dengeli beslenmenin püf noktaları hakkında tavsiyelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, çok sık gündeme gelen 5 yanlış bilgiyi sıraladı.</p>
<p><strong>“Şekersiz içecekler sağlıklıdır”</strong></p>
<p>Doğru beslenmeye çalışırken, yanlış tercihler yapılabildiğine işaret eden Yiğit, soğuk içeceklerdeki ‘şekersiz’ ve ‘kalorisiz’ yazılarına karşı uyarıda bulundu. Yiğit, “Şekersiz ve kalorisiz olan bu içecekler, vücutta şeker gibi insülin salgılatır ve yağ depolanmasını uyarır. Üstelik bağırsak sağlığını da olumsuz etkileme ihtimalleri her zaman vardır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Detoks suları toksin atar”</strong></p>
<p>Günümüzde çok sık başvurulan detox sularının içeriğine de dikkat çeken Yiğit, “Vücudumuzdaki toksin atma işlemini karaciğerimiz yapar. Bu içecekler eğer taze yapıldıysa, size vitamin, mineral ve posa sağlayıp diyetinize destek olur. Ancak vadettiği arındırmayı yapmayacaktır. Tabii ki şekerli içecekler yerine bu detox içeceklerini içmek karaciğerinize destek olacaktır. Burada önemli olan bu içecekleri tek besin kaynağı haline getirmemektir.” dedi. </p>
<p><strong>“Glutensiz ürünler ve vegan ürünler sağlıklıdır”</strong></p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, toplumda kabul gören glutensiz ve vegan ürünlerin sağlıklı olduğu yönündeki yaygın görüşün aksine, bu ürünlerin çoğunun işlenmiş olabileceğini belirtti. Yiğit, “Glutensiz etiketli ürünlerin aslında çoğu işlenmiştir. Eğer glutensiz undan yapıldıysa, tatlarını güzelleştirmek için daha çok şeker atılmış olma ihtimalleri vardır. Bu nedenle sadece bu ibarelere değil, ürünün etiketindeki içeriğe bakmak gerekiyor. Ürünün vegan olması, hayvansal bir içerik kullanılmadığını ifade etse de bu ürünler daha yağlı olabilmekte, çoğunlukla doymuş yağları da daha çok içermektedir.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Mısır gevrekleri zayıflamaya yardımcı olur” </strong></p>
<p>Kahvaltılarda sıkça tüketilen mısır gevreklerinin zayıflama sürecine yardımcı olup olmadığı hakkında da konuşan Yiğit, tüketicilerin hangi ürünleri tercih ettiğinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Eğer ballı, çikolatalı, şeker ilaveli olanlar tercih ediliyorsa aksine daha çok acıktırabilir ve porsiyon kontrolünü daha zor sağlarsınız. Sabahları güne bol peynirli bol yeşillikli yani proteinli ve posalı bir kahvaltıyla başlamak gün içindeki iştah kontrolünüzün sağlanmasına ve kilo kontrolünüze daha çok yardımcı olur.”</p>
<p><strong>“Kalori hesaplamak, doğru beslenmek için yeterlidir”</strong></p>
<p>Dyt. Hülya Yiğit, sadece kalori hesaplayarak doğru beslenmenin mümkün olamayacağına işaret ederek, “Bu konu çoğu kişi tarafından yanlış anlaşılıyor. Bir besinin kalorisine değil, içindeki posa ve protein oranına bakmak gerekiyor. Örneğin bir adet peynirli sandviçin kalorisiyle, bir çikolatanın kalorisi eşittir. Ancak besleyicilikleri farklıdır. Bu nedenle etiketteki kaloriye değil, besinin içindeki protein ve lif oranına bakmamız gerekir.” </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/diyet-mitleri-yaniltiyor-dogru-beslenmeyle-ilgili-5-yanlis-bilgi-397255">Diyet Mitleri Yanıltıyor! Doğru beslenmeyle ilgili 5 yanlış bilgi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Gelirken Sağlıklı Bir Diyet İçin 6 Önemli Nokta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaz-gelirken-saglikli-bir-diyet-icin-6-onemli-nokta-378434</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 May 2023 10:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[gelirken]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[nokta]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=378434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenme toplumda her geçen gün daha da önemli hale geliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-gelirken-saglikli-bir-diyet-icin-6-onemli-nokta-378434">Yaz Gelirken Sağlıklı Bir Diyet İçin 6 Önemli Nokta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenme toplumda her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Sağlıklı, fit bir bedenin ve hastalıklardan korunmanın doğru beslenme programıyla ne kadar ilişkili olduğu bilgisi yaygınlaştıkça 7’den 70’e birçok insan beslenme düzeninde değişikliğe gidiyor. Ancak profesyonel destek alırken ya da evde kendi kendine diyet uygularken doğru beslenme programının bazı temel kurallarına dikkat edilmesi gerekiyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nihan Yakut, sağlıklı bir diyet programının temel kuralları hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Kişisel beslenme planları birçok parametreye göre belirleniyor</strong></p>
<p>Kurallara uygun, kişiye özel hazırlanan ve uygulanan dengeli besin içeriği olan beslenme planına sağlık diyet listesi adı verilir. Bu liste, besin öğeleri açısından makro (karbonhidrat, protein, yağ) ve mikro (vitamin, mineral, lif) elementleri dengeli ve yeterli biçimde karşılamalıdır. Doğru beslenme planında, gün sonunda; et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebzeler, meyveler, ekmek ve türevleri, kuru baklagiller, yağ gibi tüm besin öğeleri yeterli ve dengeli bir şekilde tüketilmiş olmalıdır. Diyet listesi yani günlük menü, birçok değişken parametreye bağlı olarak hazırlanmaktadır. Kişisel bir sağlıklı beslenme planı çıkarılırken; kişinin yaşı, boyu, kilosu, yaşam şekli, fiziksel aktivite düzeyi, beslenme düzeni, yöresel/geleneksel beslenme alışkanlıkları, seçimleri, sevdiği ve sevmediği besinler, geçirilmiş operasyonları, akut/kronik hastalıkları, ilaç kullanımı gibi birçok değişken parametre göz önünde bulundurulmaktadır. Bütün bu değişkenler bir araya getirilerek tamamen kişisel, yeni ve sağlıklı bir beslenme planı oluşturulmaktadır.</p>
<p><strong>Sağlıklı bir besin örüntüsünün 3 olmazsa olmazı “ana öğünler”</strong></p>
<p>Sağlıklı bir besin örüntüsü; olmazsa olmaz “3 ana öğün esası”nın oluşturulması ile başlar. Sabah kahvaltısı, öğle yemeği ve akşam yemeği içerikleri temel besin öğelerinin dengeli bir şekilde dağıtılması ile menü planına yerleştirilir. Bu şartlar uygulanırken, öğün atlama mümkün olduğunca ve zorunlu kalınmadıkça yapılmamalıdır. Bununla birlikte sağlıklı bir beslenme planında diyet kişiye uymalıdır. </p>
<p><strong>Hastalıklardan korunmak doğru beslenme ve yeterli fiziksel aktivite ile mümkün</strong></p>
<p>Bunun yanı sıra kişinin hatalı beslenmeye dair davranışları, yeni doğru davranış modeli ile değiştirilmelidir. Bu doğrultuda danışanın eksik ya da yanlış bildiği beslenme bilgilerinin iyi bir beslenme eğitimi ile düzeltilmesi hedeflenmektedir. Eksik veya yanlış bilgiyle veya tamamen kontrolsüz şekilde bir besin örüntüsü ile beslenme uzun vadede obezite başta olmak üzere, diyabet, bağırsak hastalıkları ve dışkılama problemleri, bilişsel işlevlerde azalma, karaciğer ve kan yağlarının artması, kanser ve kiloya bağlı kardiyovasküler problemleri beraberinde getirmektedir. Günümüz yaşantısında sıkça karşımıza çıkan bu hastalıkların önüne geçmek büyük oranda doğru beslenme ve yeterli fiziksel aktivite ile mümkündür. </p>
<p><strong>Ara öğünler sağlıklı beslenmede önemli bir yer tutuyor</strong></p>
<p>İhtiyaca, yaşam tarzına ve planın uygulanma nedenine bağlı olarak 1 veya 1’den fazla ara öğün eklenerek, diyette denge sağlanır. Ara öğünler, kişiye göre planlanırken, kan şekerinin dengede tutulmasını sağlar ve kişinin ana öğün saatlerine yaklaşırken karşı konulmaz ve kontrol edilemez açlık yaşamasının önüne geçmeyi hedefler. Aynı zamanda kişinin ihtiyacı olan besin içeriğini mide hacmi düşünülerek eşit şekilde dağıtma mantığı taşır. Yani tüm ihtiyacı, ana öğünlerde mide kapasitesini zorlayarak vermemek için tercih edilir. Çoğu durumda listelerin kalorileri fiziksel aktivite değişkenliklerinden etkilenir. Bu nedenle, ne kadar fiziksel aktivite yapıldığı ve ne denli düzenli yapıldığı konusu da göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p><strong>Uzun vadede kalıcı sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için bunlara dikkat!</strong></p>
<ol>
<li>Beden değerlerine göre değişiklik göstermesine karşın, sıvı özellikle su tüketimi, saf su cinsinden minimum 1,5 ortalamada ise 2 litre tüketilmelidir. Mevsim ve ısı değişiklikleri su tüketimi konusunda belirleyici olmamalı, hava durumuna bakılmaksızın bedenin ihtiyacı olan su her daim aynı ortalamada tüketilmelidir.</li>
<li>Sağlıklı bir beslenme planında tüm besin öğelerinde aşırılıktan kaçınılmalıdır. Diyette var olan içeriklerin mümkün olduğunca dışına çıkılmaması, beslenme dengesini bozacak şekilde olan yönelimlerin önüne geçilmesi, duygusal veya strese bağlı yeme ataklarının gerekirse profesyonel bir destekle (psikoterapi) çözümlenmesi, uzun vadede, kalıcı beslenme alışkanlığı kazanmak adına önemli gerekliliklerdendir.</li>
<li>Paketli ve ambalajlı ürünler, yüksek miktarda şurup ve katkı maddesi içeren gıdalar, beslenmeye artı bir değer katmayacak yalnızca kalori içeriği yüksek besinler diyet listesi içinde yer almamalıdır.</li>
<li>Kontrolsüz şekilde çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalıdır. Ortalama günlük kahve tüketimi 2 fincanı geçmemeli, günlük çay tüketimi ise açık olmak koşulu ile 4-5 bardakla sınırlandırılmalıdır. </li>
<li>Evde diyet yapılması ne yazık ki toplumda oldukça yaygın bir davranış modelidir. Oysa diyet listesi kişisel olmalıdır. Sağlıklı bir listenin herkes için sabit ve standart kuralları olmasına karşın içerikler kişiye göre seçilmektedir. Bu nedenle TV programı, sosyal medya veya bir başkasının diyeti, kişisel olmayan içerikler, moda diyet yöntemleri işe yaramayacağı gibi kalıcı, doğru ve sağlıklı sonuçları beraberinde getirmemektedir. Kalıcı sonuçlar elde edilmediği gibi, sağlığı ciddi anlamda olumsuz etkileyebilecek sonuçlar doğurabilmektedir. Sağlıksız yöntemlerle hızlı kilo alıp verme döngüsü (yo yo etkisi) inatçı ve verilemeyen kiloları beraberinde getirmektedir. Uzun vadede kilo verme için mücadele eden bireyler için bu durum ciddi bir motivasyon kaybına yol açabilir. </li>
<li>İdeal ve sağlıklı bir kilo verme programında haftalık ağırlık kaybı ortalama 1 – 1,5 kilo arasında olmalıdır. Bu değerler beslenme programının yanı sıra doğru yapılan fiziksel aktivite ile artış gösterebilir ve bu artış kabul edilebilir. Ancak ortalama 3,5 kilogramın üstündeki kayıplar, uygulanan programın hatalı olduğunun bir göstergesidir. Sağlıklı bir kilo verme programında kalıcı sonuç elde etmek için diyetisyen tahmini süreyi belirlemeli ve danışana bu konuda bilgi vermelidir. Hızlı kilo kaybı sağlanan beslenme programlarının sonucunda ne yazık ki verilen kilolar kalıcı ve uzun vadede korunabilir olmamaktadır. Herhangi bir danışana/hastaya sağlıklı veya tıbbi beslenme programı hazırlarken amaç, sağlığı korumanın ve alışkanlık kazandırmanın yanı sıra, doğru beslenmenin ne olduğunu öğretmek ve bu öğretileri hayata geçirebilecek formülleri beraber oluşturmaktır. </li>
</ol>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaz-gelirken-saglikli-bir-diyet-icin-6-onemli-nokta-378434">Yaz Gelirken Sağlıklı Bir Diyet İçin 6 Önemli Nokta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
