<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyabeti | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/diyabeti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/diyabeti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Dec 2025 12:21:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>diyabeti | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/diyabeti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yenişehir&#8217;de &#8220;Diyabeti Tanı, Sağlığını Koru&#8221; Paneli Düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-diyabeti-tani-sagligini-koru-paneli-duzenlendi-601740</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 12:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlendi]]></category>
		<category><![CDATA[eczacı]]></category>
		<category><![CDATA[koru]]></category>
		<category><![CDATA[lions]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[paneli]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[yenişehir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601740</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, Lions International (Lions Kulüpleri), Türk Eczacılar Birliği 25. Bölge Mersin Eczacı Odası, Uluslararası Lions Dernekleri 118-U Yönetim Çevresi Federasyonu ve Anadolu Lions Diyabet Teşhis Tedavi ve Eğitim Vakfı (ALDİVAK) iş birliğiyle düzenlenen “Diyabeti Tanı, Sağlığını Koru” paneli, Yenişehir Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-diyabeti-tani-sagligini-koru-paneli-duzenlendi-601740">Yenişehir&#8217;de &#8220;Diyabeti Tanı, Sağlığını Koru&#8221; Paneli Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Mersin Yenişehir Belediyesi, Lions International (Lions Kulüpleri), Türk Eczacılar Birliği 25. Bölge Mersin Eczacı Odası, Uluslararası Lions Dernekleri 118-U Yönetim Çevresi Federasyonu ve Anadolu Lions Diyabet Teşhis Tedavi ve Eğitim Vakfı (ALDİVAK) iş birliğiyle düzenlenen <strong><span>“Diyabeti Tanı, Sağlığını Koru”</span></strong> paneli, Yenişehir Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>İnsülin kullanan hastalar ve diyabet yakınlarına yönelik düzenlenen panelde, diyabet konusunda farkındalık oluşturulması ve sağlıklı yaşam bilincinin artırılması amaçlandı.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><span>Panelin açılış konuşmasını yapan <strong><span>Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit</span></strong>, diyabetin erken teşhis edilmediğinde ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek “Diyabet farkında olunursa hastalık bile sayılmaz ama farkında olmazsak içten içe bizi tüketir, organlar zarar görür. Bir gün bakmışız ki her şey için çok geç kalınmış.” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bilgilenmenin ve uzmanlara danışmanın önemine vurgu yapan Başkan Özyiğit, eczacıların bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Eczacınıza danışmak çok önemli. Bu nedenle bugün burada bir farkındalık ve eğitim toplantısı için bir aradayız,” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Sağlıklı ve yaşanabilir bir kent hedefini yineleyen Özyiğit, “Daha sağlıklı, güzel ve yaşanabilir bir kenti; el ele, omuz omuza, dayanışma içinde inşa edeceğiz.” diyerek katkı sunan tüm kurum ve katılımcılara teşekkür etti.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panelde ayrıca Uluslararası Lions Dernekleri 118-U Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni <strong><span>Faruk Birsen</span></strong>, Mersin Eczacı Odası Başkanı <strong><span>Aliye Akgül Aydın</span></strong> ve <strong><span>ALDİVAK Başkanı Tülin Koçoğlu</span></strong> da açılış konuşmaları yaptı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Açılış konuşmalarının ardından alanında uzman isimler katılımcılara önemli bilgiler aktardı.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Uzm. Ecz. <strong><span>Cansu Korkmaz</span></strong> “Diyabet nedir, belirtileri nelerdir?”, Psikolog <strong><span>Tuğçe Derkuş</span></strong> “Diyabette Aile ve Sosyal Destek”, Diyetisyen <strong><span>Hazal Asfuroğlu Dönmez</span></strong> “Diyabette Dikkat Edilmesi Gerekenler”, Diyetisyen <strong><span>Seza Berran Kaya</span></strong> “Diyabette Yaşam ve Pratik Beslenme Önerileri” ve Fizyoterapist <strong><span>Güler Kılıç</span></strong> ise “Fiziksel Aktivitenin Diyabetteki Rolü” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Panel sonunda konuşmacılara plaket takdim edilirken, <strong><span>insülin iğnesi kullanan katılımcılara iğnelerini yanlarında güvenle taşıyabilmeleri amacıyla insülin çantaları ücretsiz olarak dağıtıldı.</span></strong></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yenisehirde-diyabeti-tani-sagligini-koru-paneli-duzenlendi-601740">Yenişehir&#8217;de &#8220;Diyabeti Tanı, Sağlığını Koru&#8221; Paneli Düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tip 2 Diyabeti Önlemek İçin Yapmamız Gereken 8 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tip-2-diyabeti-onlemek-icin-yapmamiz-gereken-8-oneri-591460</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 08:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[gereken]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[önlemek]]></category>
		<category><![CDATA[Riskin]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tarzı]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[yapmamız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591460</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstatistiklere göre, dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 13–14’ü yani her 7 kişiden biri Tip 2 diyabetli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tip-2-diyabeti-onlemek-icin-yapmamiz-gereken-8-oneri-591460">Tip 2 Diyabeti Önlemek İçin Yapmamız Gereken 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstatistiklere göre, dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 13–14’ü yani her 7 kişiden biri Tip 2 diyabetli. Bu oranın özellikle 30 yılda önemli ölçüde artış gösterdiğine işaret eden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Öztürk, Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre Türkiye’de de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 16’sının diyabetli olduğunu hatırlattı. </p>
<p>Bu artışın temel nedenlerinin başında sağlıksız yaşam, beslenme alışkanlıklarındaki değişim ve obezitenin geldiğini söyleyen Dr. Öztürk, “Ancak doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle Tip 2 diyabet büyük ölçüde önlenebilir” dedi.  Dr. Öztürk, “Verilere bakıldığında, diyabetin sadece tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmadığı, aynı zamanda önlenmesi mümkün bir halk sağlığı sorunu olduğu ortaya çıkıyor” diye konuşarak, bilimsel verilerin ışığında Tip 2 diyabeti önlemek için hayatımızda yapmamız gereken önerileri sıraladı…</p>
<p><strong>HAREKET EDİN, DÜZENLİ EGZERSİZ YAPIN</strong></p>
<p>Egzersiz ile diyabet riskinin yüzde 40 oranında azaltmanın mümkün olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Funda Öztürk, “Finlandiya ‘da 2001 yılında yayınlanan bir çalışmada; egzersiz ve kalori kısıtlaması ile diyabet riskinin yaklaşık yüzde 58 oranında azaltılabileceği gösterilmiş. Ayrıca, aerobik (dayanıklılık) egzersizlerinin yanı sıra kas güçlendirmesini sağlayacak direnç egzersizlerinin de insülin duyarlılığını artırdığı ve kan şekeri kontrolünü geliştirdiği gösterilmiştir.” diye konuştu. </p>
<p>Herkesin fiziksel kapasitesine uygun bir egzersiz programını seçerek bugünden egzersize başlaması gerektiğine işaret eden Dr. Öztürk, “En kolay yapılabilecek egzersiz 30 dakikalık yürüyüştür. Mümkünse haftanın her günü olacak şekilde en az haftanın üç günü yürümeye dikkat edin. Ayrıca haftanın iki günü de kas güçlendirici hareket faydalı olacaktır.”</p>
<p><strong>SAĞLIKLI BESLENİN, KİLO KONTROLÜNÜ SAĞLAYIN</strong></p>
<p>Beslenme şekli, sağlıklı ürünlerden oluşan bir diyetin, diyabetin önlenmesinde kilit bir rol oynadığını hatırlatan Dr. Öztürk, “Örneğin Akdeniz diyeti üzerin yapılan metaanalizler, Akdeniz tarzı beslenmeye yüksek uyum sağlayan kişilerde tip 2 diyabet riskinin yaklaşık yüzde 20-30 oranında daha düşük olduğunu gösteriyor.”</p>
<p>2024’te Çin’de 12.575 kişiyle yapılan bir başka çalışmada da Akdeniz diyetine uyum arttıkça yeni diyabet gelişim riskinin her bir puan artışta yüzde 17 azaldığının tespit edildiğini anlatan Dr. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler, balık ve sağlıklı yağlar (özellikle zeytinyağı) ön planda olmalı. Kırmızı ve işlenmiş etler, ilave şeker içeren gazlı içecekler, rafine karbonhidratlar ve aşırı yağ‑şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı. Unutmayın, hızla kilo verdiğiniz ancak sonrasında sürdüremediğiniz bir beslenme modelinin kilo kontrolünde ve diyabeti önlemede faydası yok.”</p>
<p><strong>AİLE RİSKİNİZİ ÖĞRENİN</strong></p>
<p>Tip 2 diyabetin genetik yatkınlığın etkili olduğu hastalıklardan biri olduğunu anlatan Dr. Funda Öztürk, “Birinci derece yakınlarınızda tip 2 diyabet varsa sizin de diyabet riskinizin yüksek olabileceğini unutmayın. Ailenizdeki birinci ve ikinci derece yakınlarınızın hangi hastalıkları taşıdığını öğrenin ve yaşam tarzı değişiklikleriniz için bir uyarı işareti olarak görün. Riskin varlığı sizi önlem almak için teşvik etmelidir.”</p>
<p><strong>MAVİ EKRAN SÜRESİNİ KONTROL EDİN</strong></p>
<p>“Günümüzde televizyon, bilgisayar, telefon gibi cihazlar karşısında geçirilen uzun sürelerin fiziksel aktivitenin azalmasına, hareketsizliğe ve dolaylı olarak diyabet riskine katkıda bulunabilir” diyen Dr. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Bilimsel çalışmalar, hareketli yaşam tarzına kıyasla oturmanın uzun süreli olması, insülin direncini artırdığını ve dolayısıyla metabolik sağlığı olumsuz şekilde etkilediğini gösteriyor. Bu nedenle ekran başında geçen süreyi azaltmak, aktif molalar vermek, cihaz kullanımını sınırlamak önemlidir. Cihazlarda ekran süresi için zamanlayıcı kurmak, sosyal medya ya da online alışveriş gibi hareketsiz kalmaya yol açan etkinlikleri sınırlamak yarar sağlayabilir.”</p>
<p><strong>UYKU DÜZENİNİZİ KORUYUN</strong></p>
<p>Uyku kalitesi ve düzeninin, metabolizma ve hormon dengesi açısından kritik öneme sahip olduğunu anlatan Dr. Öztürk, “Uyku yetersizliği veya düzensizliği; insülin duyarlılığını azalttığı, kan şekeri kontrolünü bozduğu çalışmalarla gösterilmiştir. Uyku en önemli sağlık göstergelerinden biridir. Bu nedenle hiçbir zaman uyku ritminizin bozulmasına izin vermeyin. Uyku ritminiz bozulduysa yeniden düzenlemeye gayret gösterin. Bazen bunun için en az üç haftalık bir süre gerekebileceğini unutmayın.”</p>
<p><strong>HEKİM KONTROLÜNDE VERİLEN İLAÇLARI DÜZENLİ KULLANIN</strong></p>
<p>Yaşam tarzında yapılacak değişimler diyabeti önlemede çok önemli olmakla birlikte özellikle yüksek riskli kişilerle tıbbi değerlendirme ve gerekirse koruyucu ilaç kullanımının da gündeme geldiğini anlatan Dr. Funda Öztürk, “Hekimin yapacağı tetkikler ve hastalık geliştirme riskine göre bazı ilaçlar kullanılabilir. Yapılan araştırmalar, bu ilaçların bazılarında yüzde 30-40 oranında diyabeti geciktirebildiği gösterilmiştir. Ancak bu noktada hekim değerlendirmesi ve hastanın tedaviye uyumu çok önemlidir. Ayrıca, 45 yaş üstü bireyler için yılda en az bir kez açlık kan şekeri, HbA1c gibi testlerin yapılması gerekir. Zira, erken tanı ve önlem açısından bu oldukça önemlidir.”</p>
<p><strong>STRESİNİZİ KONTROL ETMEYİ ÖĞRENİN</strong></p>
<p>Stresin diyabeti önleme ve kontrolde de çok önemli bir unsur olduğunu söyleyen Dr. Funda Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Stres uyku kalitenizi; diyet uyumunuzu, hareket kapasitenizi değiştiren en önemli faktörlerden biridir. Bilimsel olarak da süreklilik, spor ya da diyet gibi müdahalelerde en güçlü etkiye sahip unsur olarak görülmektedir. Bu nedenle kendinize katı kurallar koyup yıkılınca  strese girmeyin. Yaşam tarzı değişikliklerini kademeli yaparak, o anının tadını çıkarmaya odaklanın. Kontrolde çok zorlanıyorsanız profesyonel yardım almayı ihmal etmeyin. Zaman zaman; beslenme ve egzersiz düzeniniz aksasa bile her günün yeni bir gün olduğunu hatırlayarak gayret göstermeye devam edin.”</p>
<p>  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tip-2-diyabeti-onlemek-icin-yapmamiz-gereken-8-oneri-591460">Tip 2 Diyabeti Önlemek İçin Yapmamız Gereken 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Obezite salgını diyabeti de tetikliyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-salgini-diyabeti-de-tetikliyor-586690</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Oct 2025 22:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[diyabette]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[salgını]]></category>
		<category><![CDATA[soru]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tetikliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=586690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya çapında diyabet araştırmaları ve insülin direnci kavramının geliştirilmesinde öncü rol oynayan,  tip 2 diyabet tedavisinde temel ilaçlardan biri olan metforminin geliştirilmesine liderlik eden ABD’den Houston Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta diyabet tedavilerindeki gelişmeleri anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-salgini-diyabeti-de-tetikliyor-586690">&#8220;Obezite salgını diyabeti de tetikliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Dünya çapında diyabet araştırmaları ve insülin direnci kavramının geliştirilmesinde öncü rol oynayan,  tip 2 diyabet tedavisinde temel ilaçlardan biri olan metforminin geliştirilmesine liderlik eden ABD’den Houston Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen konferansta diyabet tedavilerindeki gelişmeleri anlattı. </b></p>
<p><b>Diyabette dünya çapındaki en büyük sorunun obezite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, “Obezite salgını, diyabet salgınını da tetikliyor. Bu yüzden diyabetli hastalara verebileceğim en önemli mesaj şu olurdu: Kilonuzu koruyun, fit kalın, fiziksel olarak aktif olun. Eğer bunu başarabilirseniz, bu aslında diyabetli hastalar için en iyi tedavidir. Ama bunun çok zor olduğunun da farkındayım. Eğer kilo veremiyorsanız ve düzenli bir egzersiz programına uyamıyorsanız, doktorunuza gittiğinizde size çok iyi ilaçlar önerebiliriz. Bu ilaçlarla diyabetin neden olduğu sorunların üstesinden gelebilir ve diyabet hastalarında gerçekten çok iyi bir kontrol sağlayabiliriz” diye konuştu. </b></p>
<p><b>Günümüzde diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar sayesinde hastalığın kontrol altında tutulabildiğini kaydeden Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, “Eğer hastalığı erken dönemde ve etkili şekilde tedavi edersek, tüm komplikasyonları önleyebiliyoruz” dedi.</b></p>
<p>ABD’deki Houston Texas Sağlık Bilimleri Merkezi Diyabet Bölümü Başkanı ve dünya çapında diyabet araştırmalarının öncüsü olan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, İstanbul Atlas Üniversitesi Vadi Kampüs’te adının verildiği oditoryumda  “Bir Ustanın İzinde: Prof. Dr. DeFronzo ile Diyabetin Geleceği” başlıklı konferans verdi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Merak olmadan bilimsel keşif yapmak imkansız”</b></p>
<p>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, konferansın açılış konuşmasında Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo’yu isminin verildiği oditoryumda ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirterek  “Bugün Atlas Üniversitesi olarak bilim ve tıp dünyası için çok özel, çok müstesna bir ismi, buluşlarıyla diyabet tedavisinde çığır açmış bir bilim insanını ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz” dedi.</p>
<p>Bilim insanlarının en büyük özelliğinin zeka ve merak duygusuna sahip olması olduğunu belirten Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Bilim insanlarının ya da keşif yapan insanların en büyük özellliğinin zeka olduğu düşünülür. Bir bakıma belki doğrudur, bununla beraber bu başarı için başka parametreler de var. Bunların başında da merak duygusu geliyor. Merak olmadan bilimsel keşif yapmak neredeyse imkansız. Tabii bu merakı bilimin sistemize edilmiş yollarıyla geçerek başarıya ulaştırmak mümkün. Bununla beraber dirençli ve sabırlı olmak ve bu yolda ilerleyebilmek gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Başarı için dirençli ve sabırlı olmak şart”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, “Einstein’a atfedilen bir anektod vardır, kendisine diyorlar ki ‘Siz çok zeki olduğunuz için bu kadar önemli başarılar elde ettiniz.’ Einstein’ın cevabı, ders niteliğinde, diyor ki: ‘Hayır, çok zeki olduğum için değil, bence dirençli ve sabırlı olduğum için buralara geldim. Bir mektup pulu gibi olun ve varacağınız adrese ulaşmadan ondan ayrılmayın.’ Aslında belki de başarının en büyük parametresi bu. O yüzden yapabildiklerimiz, hayal ettiklerimizle sınırlı” dedi.</p>
<p><b>Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo,  diyabet tedavisinde uygulanan yöntemleri anlattı</b></p>
<p>İnsülin direnci kavramının geliştirilmesinde öncü rol oynayan, tip 2 diyabet tedavisinde temel ilaçlardan biri olan metforminin geliştirilmesine liderlik eden Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, özellikle tip 2 diyabet konusunda yapılan çalışmalar ve araştırmalardan örnekler verdi.</p>
<p>Konferansta diyabetin sebeplerine değinen Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, tip 2 diyabetin yalnızca insülin direnci veya beta hücre yetmezliği olmadığını, “Uğursuz Sekizli” (Ominous Octet) adını verdiği 8 temel bozukluktan kaynaklandığını söyledi. Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, tip 2 diyabetle ilgili yapılan çalışmalardan örnekler sundu. Prof. Dr. DeFronzo, tip2 diyabet tedavisinde birden fazla patofizyolojik kusuru düzeltmek için birden fazla ilacın bir arada kullanılmasının gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, tedavide kullanılan metamorfin reçetesinin HBA1c üzerindeki etkilerini gösteren çalışmalardan örnekler de sundu.</p>
<p><b>“Erken dönemde ve etkili şekilde tedavi edersek komplikasyonları önleyebiliyoruz” </b></p>
<p>Konferansta soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, diyabet için kalıcı bir tedavi olup olmadığına ilişkin soru üzerine “Keşke diyabet için kalıcı bir tedavi olsaydı. Elbette bu konuda çok çalışıyoruz. Ama bence hikâyenin güzel tarafı şu: Artık diyabetli hastalarımızı tedavi etmek için mükemmel ilaçlarımız var. Eğer hastalığı erken dönemde ve etkili şekilde tedavi edersek, tüm komplikasyonları önleyebiliyoruz. Örneğin körlüğü önleyebiliyoruz, böbrek hastalığını önleyebiliyoruz, kalp krizi ve felçleri önleyebiliyoruz. Harika ilaçlarımız var, çok şey öğrendik, ama sanırım kalıcı tedaviye ulaşmamıza biraz daha zaman var” diye konuştu.</p>
<p><b>“Diyabetteki en büyük ilerleme, hastalarda çok sayıda sorunun fark edilmesi oldu”</b></p>
<p>Son yıllarda diyabet tedavisindeki değişimlere de değinen Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, “Bence en büyük ilerlememiz, diyabetli hastalarda çok sayıda farklı sorunun olduğunu fark etmemiz oldu. Diyabetli bir hastayı tedavi ederken, mevcut tüm bozuklukları düzeltmek için birden fazla ilacı birlikte kullanmamız gerektiğini artık biliyoruz. İyi haber şu ki artık birçok farklı kategoride çok sayıda etkili ilacımız var ve bu ilaçları birlikte nasıl kullanacağımızı öğrendik. Böylece hastalarımızı çok daha etkili bir şekilde tedavi edip; uzun vadeli komplikasyonların önüne geçebiliyoruz” dedi.</p>
<p><b>“Obezite salgını diyabeti tetikliyor”</b></p>
<p>Diyabette en büyük sorunun obezite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aslında diyabette dünya çapındaki en büyük sorun obezite. Obezite salgını, diyabet salgınını da tetikliyor. Bu yüzden diyabetli hastalara verebileceğim en önemli mesaj şu olurdu: Kilonuzu koruyun, fit kalın, fiziksel olarak aktif olun.Eğer bunu başarabilirseniz, bu aslında diyabetli hastalar için en iyi tedavidir. Ama bunun çok zor olduğunun da farkındayım. İyi tarafı şu: Eğer kilo veremiyorsanız ve düzenli bir egzersiz programına uyamıyorsanız, doktorunuza gittiğinizde size çok iyi ilaçlar önerebiliriz. Bu ilaçlarla diyabetin neden olduğu sorunların üstesinden gelebilir ve diyabet hastalarında gerçekten çok iyi bir kontrol sağlayabiliriz.”</p>
<p>Konferans sonunda Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo’ya Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Aydın tarafından plaket takdim edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-salgini-diyabeti-de-tetikliyor-586690">&#8220;Obezite salgını diyabeti de tetikliyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülkemizde her 8 kişiden 1&#8217;inin diyabeti var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-her-8-kisiden-1inin-diyabeti-var-550090</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2025 07:50:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[kişiden]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemizde]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550090</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yüksek sıcaklıklar, artan nem oranı ve tatil planları derken değişen günlük alışkanlıklar yaz mevsimini diyabet hastaları için zorlu bir döneme çevirebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-her-8-kisiden-1inin-diyabeti-var-550090">Ülkemizde her 8 kişiden 1&#8217;inin diyabeti var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek sıcaklıklar, artan nem oranı ve tatil planları derken değişen günlük alışkanlıklar yaz mevsimini diyabet hastaları için zorlu bir döneme çevirebiliyor. Özellikle serinletici meyveler, soğuk içecekler ve dondurma gibi masum görünen yaz keyifleri ile öğün atlamaya yol açan uzun günler kan şekeri dengesini tehdit eden gizli tuzaklara dönüşebiliyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja </strong>“Yaz mevsimi güzel ama diyabet hastaları açısından bir o kadar dikkat isteyen bir dönem. Su kaybından ilaçların saklanmasına dek birçok etken diyabetliler için sorun olabiliyor. Oysa basit ama etkili önlemlerle sağlıklı ve keyifli bir yaz geçirmek mümkün” diyor. Ülkemizde yaklaşık her 8 kişiden birinin diyabetinin olduğunu ama çoğunun bunun farkında bile olmadığını belirten Dr. Murrja “Diyabet kontrol altına alınmadığında; kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor” diye konuşuyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja, diyabette ihmale gelmez 7 yaz önlemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<ul>
<li><strong>Yaz meyvelerinde aşırıya kaçmayın!</strong></li>
</ul>
<p>Karpuz, kavun, incir, üzüm gibi yaz meyveleri serinletici ve çok cazip olabilir. Ancak şeker oranları yüksektir ve ölçüsüz tüketildiklerinde kan şekerinde ani yükselmelere neden olur. Birçok kişi “doğal şeker” diyerek sınırsızca meyve yer ama diyabetli bireyler için porsiyon kontrolü çok önemli. Özellikle karpuz gibi glisemik indeksi yüksek meyveler büyük dilimlerle yendiğinde hızlı şeker yükselişi yaratır. Ayrıca meyveleri tek başına değil protein veya sağlıklı yağ içeren yiyeceklerle birlikte tüketmek kan şekerini daha dengeli yükseltmeye yardımcı olur. Tatilde de özellikle açık büfelerde sınırsız meyve tabağına kapılmak yerine ölçülü davranın.</p>
<ul>
<li><strong>Yanınızda küçük atıştırmalıklar bulundurun!</strong></li>
</ul>
<p>Tatilde daha çok yürürüz, denize gireriz, hareket ederiz. Öğün saatleri kayar, atlanır. Tüm bunlar hipoglisemi riskini artırır. Sıcak havalarda kan şekerinin yalnızca yükselmesi değil, ani ve sinsi düşüşler de risklidir. Terleme ve sıvı kaybı vücudun glukoz kullanımını değiştirir. En büyük tehlike, hipogliseminin sıcaktan ayırt edilememesidir. Terleme, halsizlik, sersemlik sıcak çarpmasıyla karıştırılabilir. Bu yüzden ölçüm cihazınızı mutlaka yanınızda bulundurun ve düzenli ölçüm yapın. Daha önce de şeker düşüşleri yaşadıysanız yanınızda küçük atıştırmalıklar taşıyın. </p>
<ul>
<li><strong>Gölge ve serin alanları tercih edin</strong></li>
</ul>
<p>Öğle saatlerinde güneşin altında kalmak herkes için zorlayıcıdır ama diyabetli bireyler için daha da riskli olabilir. Vücut sıcaklık düzenlemesini yaparken damarlar genişler, sıvı-elektrolit dengesi bozulur ve kan şekeri beklenmedik şekilde oynar. Özellikle 11.00–16.00 arası doğrudan güneşe dikkat edin. İnce, açık renkli, pamuklu giysiler tercih edin. Basit gibi görünse de şapka ve güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin. Gölgelik veya klimalı alanlarda vakit geçirmek daha güvenlidir. Uzun süre dışarıda kalmanız gerekiyorsa mutlaka suyunuzu alın ve sık sık mola verin. Unutmayın, sıcak çarpması ciddi sonuçlara yol açabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Bol su tüketin</strong></li>
</ul>
<p>Diyabet hastalarında susuzluk kan şekeri seviyelerinin daha da yükselmesine neden olabilir, çünkü vücut fazla şekeri idrarla atarken su da kaybeder. Bol su içmek, böbreklerin düzgün çalışmasına, toksinlerin atılmasına ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Suyun yerine şekerli içecekler veya gazlı içecekler tüketmek kan şekerini yükselttiği için tehlikelidir. Yazın özellikle açık havada geçirilen sürelere dikkat ederek her saat başı su içmeyi hatırlamak önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Hareketi doğru planlayın </strong></li>
</ul>
<p>Yaz mevsimi açık hava yürüyüşleri, yüzme veya spor yapmak için idealdir. Ancak sıcak havada kontrolsüz veya aşırı egzersiz, kan şekerinin hızla düşmesine sebep olabilir. Fiziksel aktivitenin günün serin saatlerinde (sabah erken veya akşamüstü) planlanması, egzersiz öncesi ve sonrası kan şekerinin ölçülmesi önerilir. Ayrıca su kaybını önlemek için egzersiz sırasında yeterli su içmek gerekir. Tatilde spor yaparken bu planlama ihmal edilebiliyor ama önceden planlı hareket birçok sıkıntıdan kurtarır. </p>
<ul>
<li><strong>Tatilde ilaçlarınızı ihmal etmeyin!</strong></li>
</ul>
<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Edvin Murrja “Tatilde öğün saatlerinin değişmesi, aktivitelerin artması veya serinlemek için dışarıda uzun süre vakit geçirilmesi ilaç saatlerini unutmaya yol açabilir. Bu nedenle seyahate çıkmadan önce tedavi planı gözden geçirilmeli, ilaçlar için serin saklama çantaları hazırlanmalı ve doz saatleri mutlaka hatırlatıcılarla planlanmalıdır. Yaz tatili keyfini riske atmamak için tedaviyi aksatmamak önemli; kısa bir ihmal bile ciddi kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir” diyor. </p>
<ul>
<li><strong>Tatil rehavetine kapılmayın</strong></li>
</ul>
<p>Yazın getirdiği tatlı rehavet sağlık kontrollerini erteleme alışkanlığına yol açabilir. Ancak diyabet dört mevsim kontrol gerektirir. Düzenli kontroller sadece kan şekerine değil, böbrek fonksiyonlarına ve diğer komplikasyon risklerine de bakar. Tatile çıkmadan önce kontrollerinizi yaptırın. Ölçüm cihazınızı ve günlük kayıtlarınızı ihmal etmeyin. Kısa vadede “tatildeyim ne olacak” diye düşünüp sağlığınızı riske atmayın. Unutmayın; basit ama etkili önlemlerle sağlıklı ve keyifli bir yaz geçirmek mümkün!</p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ulkemizde-her-8-kisiden-1inin-diyabeti-var-550090">Ülkemizde her 8 kişiden 1&#8217;inin diyabeti var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker yükleme testi deği &#8220;gebelik diyabeti&#8221; tehlikeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/seker-yukleme-testi-degi-gebelik-diyabeti-tehlikeli-435727</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 07:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[deği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>
		<category><![CDATA[yükleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anne ile baba adayları, hamilelik sürecinin sağlıklı ve huzurlu geçmesi için tüm önlemleri alsalar da hesapta olmayan sorunlar gelişebiliyor. Bu sorunların başında gelen ‘gebelik diyabeti’ hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Öyle ki erken doğum riskini artırıyor, anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini tetikleyebiliyor, bebekte gelişim geriliğine yol açabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-yukleme-testi-degi-gebelik-diyabeti-tehlikeli-435727">Şeker yükleme testi deği &#8220;gebelik diyabeti&#8221; tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anne ile baba adayları, hamilelik sürecinin sağlıklı ve huzurlu geçmesi için tüm önlemleri alsalar da hesapta olmayan sorunlar gelişebiliyor. Bu sorunların başında gelen ‘gebelik diyabeti’ hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Öyle ki erken doğum riskini artırıyor, anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini tetikleyebiliyor, bebekte gelişim geriliğine yol açabiliyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar</strong>, özellikle endişeli anne baba adaylarını, tanı ve tedavi konusunda, “Toplumdaki yaygın inanışın aksine, şeker yükleme testi son derece güvenli ve faydalıdır. Şeker yükleme testinden değil diyabetten endişe edilmeli” sözleriyle uyarıyor. Hamilelik sürecinin oluşturduğu hormon dengesindeki değişimlerin tetiklediği bir durum olarak görülen gebelik diyabeti doğumla birlikte ortadan kalktığı için ‘geçici diyabet’ olarak da tanımlanıyor. Ancak, hamilelik boyunca anne adayının ve bebeğin sağlığını tehdit etmesi nedeniyle düzenli takiplerle kontrol altında tutulması gerekiyor. Saptanması ise oldukça kolay; hamileliğin 24 ila 28. haftaları arasında yapılan şeker yükleme testi, gebelik diyabeti olup olmadığını gösteriyor. </p>
<p><strong>En önemli risk hatalı beslenme alışkanlığı</strong></p>
<p>Dünyada gebelik diyabeti riski yüzde 1 ila 14 arasında görülürken ülkemizde bu oranlar yüzde 2.6 ila 27.9 arasında değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle özellikle ülkemizde hamilelik sürecinde ve sonrasında kan şekeri takibine dikkat edilmesi gerekiyor. Gebelik diyabetine yol açan en önemli sorunun sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, “Hareketsizlik ve düzenli egzersiz alışkanlığının olmaması diyabetin ortaya çıkma ihtimalini arttırıyor. Bunun yanında tabi ki en önemli faktör beslenme alışkanlığının doğru olmaması. Beslenme doğru şekilde planlanmalı, kişiye özel yapılmalı. Hazır yemek alışkanlığı, paketli gıda tüketmek, fazla karbonhidrat, gluten ve rafine şeker tüketmek, organik gıdaya ulaşmakta zorluk büyük risk oluşturuyor” diyor. Ayrıca kilolu hamile kalmış olmak, ailede diyabet hastalığı öyküsü, bir önceki hamilelikte iri bebek doğurmuş olmak ya da diyabet gibi etkenler gebelik diyabeti riskini daha da artırıyor.  </p>
<p><strong>Gelişim geriliğine bile neden olabiliyor</strong></p>
<p>Uzmanlar tarafından tıbbi önlem alınabilen en önemli multisistem hastalığı olarak kabul gören gebelik diyabeti hem annenin hem bebeğin sağlığını tehdit ediyor. Örneğin anne adayında yüksek tansiyonu ve gebelik zehirlenmesini (preeklampsi) tetikleyebiliyor. Bebeğin iri bebek olmasına ya da gelişim geriliğine neden olabiliyor. Bunların yanı sıra bebekte normalden yüzde 1 ila 3 oranında daha fazla sinir sistemi hastalıklarına; yüzde 3 ila 5 oranında daha fazla sindirim sistemi ve metabolik sorunlara yol açabiliyor.</p>
<p><strong>Şeker yükleme testi gereklidir</strong></p>
<p>Risk grubunda olan anne adaylarına hamileliğin erken dönemlerinde; risk taşımayanlara ise 24-28 haftalar arasında Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) ya da diğer adıyla şeker yükleme testiyle ‘gebelik diyabeti’ testi yapılması öneriliyor. Şeker yükleme testinin tüm anne adayları için oldukça güvenli ve faydalı olduğunun altını çizen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Esra Boyar, şunları söylüyor: “Şeker yükleme testi, anne ve bebek sağlığı için en önemli testler arasındadır ve kesinlikle zarar vermez. Bu yüzden anne ile baba adaylarının endişeli sorularına cevaben ‘şeker yükleme testinden değil diyabetten korkun’ diyoruz. Testin sonucuna göre, anne adayı ya bu konuda eğitimli diyetisyen tarafından verilen diyetle takip ediliyor ya da yeterli gelmezse dahiliye ile endokrin hekimlerinin önerisiyle insülin tedavisine başlanıyor ve yakından takip ediliyor. Gebelik diyabeti olan anne adayının diyet ve /veya  medikal tedavinin  yanında kendisi de evde açlık tokluk şeker takiplerini yapması ve hekimini bilgilendirmesi önem taşıyor” </p>
<p>Gebelikte ortaya çıkan diyabetin doğum sonrasında devam etme ihtimali ilk yıl ortalama yüzde 2 iken bu ihtimal 10 yıl içinde yüzde 5 ila 10’a kadar çıkabiliyor. Bunu tespit etmek için ek risk faktörü varsa 6. haftada, yoksa 12. haftada, ilk yıl bitince ve 3. yılda şeker yükleme testinin tekrar edilmesi isteniyor. </p>
<p><strong>Sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı beslenin</strong></p>
<p>Gebelik diyabeti saptanan anne adaylarının her şeyden önce beslenme alışkanlıklarını düzenlemeleri ve mutlaka egzersiz yapmaları gerekiyor. Glutenli, genetiği değiştirilmiş, paketli, hazır gıdalardan özellikle kaçınmaları; temiz ve kaliteli su tüketmeleri; tercihen sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı olsa da öğün sayısı, miktarı ve niteliği kişiye özel olarak hazırlanan bir diyet uygulamaları tavsiye ediliyor. Ayrıca kan şekeri seviyelerini aç /tok olarak takip ederek hekimlerini bilgilendirmeleri büyük öneme sahip<strong>. </strong>Dr. Esra Boyar, gebelik diyabeti tanısı konulan anne adaylarının, doktor onayını alarak, haftada 3  gün ortalama 150 dakika olmak koşuluyla, en az bir spor dalına ya da egzersiz programına yönlenebileceklerini belirtiyor</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/seker-yukleme-testi-degi-gebelik-diyabeti-tehlikeli-435727">Şeker yükleme testi deği &#8220;gebelik diyabeti&#8221; tehlikeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelik Diyabeti Anne ve Bebeğin Sağlığını Tehlikeye Atabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gebelik-diyabeti-anne-ve-bebegin-sagligini-tehlikeye-atabilir-360712</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2023 17:03:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[atabilir]]></category>
		<category><![CDATA[bebeğin]]></category>
		<category><![CDATA[diyabeti]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=360712</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gebelikte şeker hastalığı yani gestasyonel diyabet, anne adaylarında hamilelik öncesinde diyabet olmamalarına rağmen ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebelik-diyabeti-anne-ve-bebegin-sagligini-tehlikeye-atabilir-360712">Gebelik Diyabeti Anne ve Bebeğin Sağlığını Tehlikeye Atabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte şeker hastalığı yani gestasyonel diyabet, anne adaylarında hamilelik öncesinde diyabet olmamalarına rağmen ortaya çıkabiliyor. Hamilelikte şeker hem anne hem bebek sağlığını tehlikeye atabildiğinden, şeker düzeylerinin gebelik süreci boyunca kontrol altında tutulması önem taşıyor. Gebelik diyabeti hamileliğin 24 ve 28’inci haftaları arasında yapılan şeker yükleme testiyle teşhis ediliyor ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlıyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Gürkan Gürsoy, gebelikte şeker hastalığı hakkında bilgi verdi. </p>
<p><strong>Hamilelikte vücut yeteri kadar insülin üretemiyor</strong></p>
<p>İnsülin, pankreas tarafından üretilen ve kan şekerinin enerji olarak kullanılmak üzere hücrelere girmesine izin veren, anahtar gibi davranan bir hormondur. Hamilelik sırasında vücut daha fazla hormon üretir ve kilo alımı gibi diğer değişikliklerden geçer. Bu değişiklikler, hücrelerin insülini daha az etkili bir şekilde kullanmasına neden olur, buna insülin direnci denir. İnsülin direnci vücudun insülin ihtiyacını artırır. Gestasyonel diyabet, vücudun hamilelik sırasında yeterli insülin üretememesi durumunda ortaya çıkar. Tüm hamile kadınlar, hamileliğin son dönemlerinde bir miktar insülin direncine sahiptir. Bununla birlikte, bazı kadınlarda hamilelikten önce de insülin direnci bulunmaktadır. Bu kişiler gebeliğe artan insülin ihtiyacı ile başlar ve bu nedenle gestasyonel diyabet riski daha da yükselir. </p>
<p><strong>Fazla kilo alımı gebelik şekerine neden olabiliyor</strong></p>
<p>Gestasyonel diyabet, tipik olarak herhangi bir semptom göstermez. Tıbbi geçmiş ve herhangi bir risk faktörü olup olmadığı gestasyonel diyabetin olabileceğini düşündürebilir, ancak emin olmak için test yaptırılması gerekir. Bu risk faktörlerinden bazıları gebelerde aşırı kilo alımı olabilir. Çok su içmek, çok sık idrara çıkmak, idrarda glikoz saptanması, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ya da vajinal enfeksiyonlar, bulantı veya halsizlik gebelik şekerini işaret ediyor olabilir. Bunu saptamak için de şeker yükleme testi yapılmaktadır. </p>
<p><strong>Şeker yükleme testi zararlı bir test değildir</strong></p>
<p>Gebelik şekeri bebekte gelişme geriliği, bazen anne karnında can kaybı riskinde artış, plasentanın erken yaşlanması ya da iri bebek durumundan dolayı doğum travmalarına yol açabilmektedir. O nedenle gebelik şekerinin belirlenen sınırlarda olması gerekir. Şeker yükleme testi zararlı bir test değildir. Aksine iri bebek, erken doğum, ölü doğum, doğacak bebekte solunum problemi ya da hipoglisemi görülmesi, ilerleyen dönemlerde obezite gibi riskleri önlemek için yapılması gereken bir testtir.</p>
<p><strong>Vücudun şekere karşı tepkisi ölçülüyor</strong></p>
<p>Şeker yükleme testi yani oral glukoz tolerans testi, vücudun şekere karşı tepkisini ölçer. Gebenin tıbbi durumuna göre testin nasıl yapılacağı belirlenir. 50 gr. şeker yüklemesi gebenin aç ya da tok olmasına bağlı olmadan yapılabilir. Doktor kontrolünde 50 gram şeker içeren bir solüsyon gebeye içirilir. Bu içildikten 1 saat sonra kan şekeri ölçülür. Eğer şeker 140 üzerinde çıkarsa gebe şüpheli olarak değerlendirilir ve buna istinaden ek 100 gram OGTT istenir.100 gram OGTT&#8217;de açlık 95 mg/dL, 1. saat 180,  2. saat 155, 3. saat ile 140 mg/dL altında olması gerekir.  Eğer 2 değer eşit veya yüksekse gebelik şekeri tanısı konur. Bir diğer şeker tarama testi olan 75 gram OGTT ise açlık 92 mg/dL, 1. saat 180,   2. saat 153 mg/dL’nin altında olması beklenir. Eğer bir değer eşit veya yüksekse gebelik şekeri tanısı konur. 75 gram şeker yüklemesi ya da 100 gram şeker yüklemesi testi arasında bir fark olmaz. Anne adayı en az 8-12 saat açlıkla teste gider. Öncelikle açlık kan şekeri ölçülür. Sonrasında 75 veya 100 gramlık şeker içeren solüsyon 5-10 dk. içinde tüketilir. Buna istinaden anne adayının 1. 2. ve 3. saatlerde şeker değerine bakılır. </p>
<p><strong>Anne adayının şekerinin belli aralıklarda olması gerekiyor</strong></p>
<p>Şeker yükleme testinin aç yapılıp yapılmayacağı, verilecek glikoz miktarına göre değişebilmektedir. 50 gramlık formda yapılırsa açlık ya da tokluk fark etmez, 75 ya da 100 gramlık formu yapılırsa en az 8-12 saat açlık istenir. Anne adayının gebelikte şekeri yüksek çıkarsa, düzenli aralıklarla kan şekerinin ölçülmesi, ilaç ya da insülin tedavisi ve bir beslenme diyet uzmanından destek alınarak anne adayına sağlıklı bir beslenme programı oluşturulması gerekir. Gebelikte bu dönemde orta derecede egzersiz yapılması önem taşır. Yürüyüş de gebelikte önemlidir. Bunun yanında tüm kontrollere düzenli gidilmesi gerekmektedir. Burada amaç, anne adayının şekerinin belirli aralıklarda tutulmasıdır. Yaşam tarzı değişiklikleri bu anlamda önem taşımaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebelik-diyabeti-anne-ve-bebegin-sagligini-tehlikeye-atabilir-360712">Gebelik Diyabeti Anne ve Bebeğin Sağlığını Tehlikeye Atabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
