<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Disiplinlerarası | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/disiplinlerarasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/disiplinlerarasi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Feb 2026 15:32:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Disiplinlerarası | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/disiplinlerarasi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakış]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depreme]]></category>
		<category><![CDATA[depremin]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614175</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Lojistik Yönetimi Bölüm Başkanı Fahri Erenel, üniversitenin toplumsal sorumluluk vizyonundan hareketle hazırlanan “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitabının ortaya çıkış sürecini ve amaçlarını anlattı. Depremin tüm boyutlarıyla ele alınmasının risk yönetimi süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirten Erenel, hem akademik dünyada hem de toplum genelinde deprem okuryazarlığının artırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>
<p><strong>“Risk ve kriz yönetim süreçlerine katkı sağlayabileceğini düşündüm”</strong></p>
<p> Prof. Dr. Fahri Erenel, “Depreme Disiplinlerarası Bakış” kitap fikrinin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:</p>
<p>“10’uncu yaşını kutlayan İstinye Üniversitesi’nin genç yaşında ulaşmış olduğu başarılı seviyeye, topluma katkı ve toplumsal sorumluluk kapsamında nasıl katkıda bulunabilirim düşüncesi, bu çalışmanın filizlenmesine yol açtı. Daha önce, bu konuda uzman değerli bir hocam ile ‘Acil Durum ve Afet Yönetimine Güncel Bakış’ adlı çalışmayı hazırlamış ve yayınlamıştık. Yaptığım araştırmalar, sahada gördüklerim, afet konusunu farklı boyutlarıyla ortaya koyan çalışmalar olmakla birlikte deprem konusunun bütün boyutlarını kapsayan bir yayın olmadığını ve bu konunun bütün boyutlarıyla ele alınmasının risk ve kriz yönetim süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlayabileceğini düşündüm. Üniversitemizde mevcut çok sayıda disiplinin nasıl katkı sağlayabileceğini hocalarımızla paylaştığım anda gelen geri bildirimler katkının çok yüksek seviyede olacağını gösterdi ve beni de teşvik etti. Elbette Rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş’in vizyoner tavrı ve desteği bu çalışmanın hayata geçmesinde önemli rol oynadı. Rektör yardımcımız Prof. Dr. Peyami Çelikcan’ın tıkandığımız noktalarda devreye girerek yol açması ve baskı sürecinde sağladığı katkı son derece değerli. Çalışmanın ortaya çıkmasında, birlikte çalıştığım Dr. Burak Buyun’un hem bölüm yazarı ve hem de kitabın tasarım sürecinde, Prof. Dr. Hasip Pektaş’ın kapak tasarımında sağladığı destek çok önemliydi. Elbette bölüm yazılarıyla katkı sağlayan hocalarımız çalışmanın farkını ortaya koydu. Kısacası bu çalışma İstinye Üniversitesi’nin örnek bir ekip çalışmasının ürünü.”</p>
<p><strong>“İkincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel, kitabın okurlara sunduklarını ise şöyle özetliyor:</p>
<p>“Afetin hemen her türlüsüne maruz kalan ülkemizde deprem hem kapladığı alan, etkilediği nüfus, meydana gelişi sırasında ve sonrasında yarattığı etkiler açısından önceliğini korumaktadır. Bu afet türü öncesi ve sonrası ile birçok akademik disiplinin ortak çalışmasını gerektirmektedir. Deprem ile mücadeleyi disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almanın tek bir alanda çalışma yapanlara diğer alanlara da bakarak kendi çalışma alanına katkı sağlaması ve çalışma alanında dikkate almadığı veya gözden kaçırdığı farklı değişkenleri görmesini de sağlamak çalışmanın otaya çıkmasındaki amaçlardan biri olmuştur. Ayrıca, kitabı okuyacak olanlarda depremin birçok boyutunu bir arada görerek özellikle risk yönetim sürecinde deprem okuryazarlığı bilincinin artmasına ve bu suretle devletimizin çalışmalarına katkı sağlamakta hedeflerimizden bir olmuştur. Bu çalışmanın diğer bir özelliği de bölüm yazıları arasına deprem konusunda bilgilendirici metinler konulmuş olmasıdır. Çalışmada depremin birçok disiplinini ele almakla birlikte daha farklı disiplinleri de ilgilendirdiğinin farkında olarak zaman içerinde bu çalışmanın ikincisini çıkarmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çalışmaya sadece üniversitemiz kadrosunda yer alan hocalarımız ve öğrencilerimiz katkı sunmamışlar, farklı üniversite ve kurumlardan da katkı sağlanmış olması çalışmayı zenginleştirmiştir.”</p>
<p><strong>“Depremin bir kader olmadığını görecekler”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kitabı okuyanların öncelikle depremin bir kader olmadığını göreceklerini belirten Erenel, “Depremin risk ve kriz yönetim süreçlerinde nelerle karşılaşabilecekleri, ne tür tedbirler alabileceklerini ve nasıl hazırlanmaları gerektiği konusunda farkındalık oluşabilecektir. Deprem dahil afetlere birçok disiplin açısından hazırlanılması gerektiğini görebileceklerdir. Deprem hazırlık eğitim programlarında düzenlemeler yapılabilecektir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Yapılması gerekenlerle ilgili de bilgi veren Profesör, “Depreme hazırlığın birçok disiplini ilgilendiren boyutu bulunmaktadır. Bu boyutları bütüncül bir şekilde bir araya getirecek çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların daha kapsayıcı olması ve daha geniş kitlelere yayılacak olması özellikle risk yönetimi sürecinin başarısını artırabilecektir. Ayrıca, toplumun her kesimine yayılmış sistemli bir eğitim ve vatandaşları da içine katan değişik zamanlarda ve koşullarda, senaryoya dayalı olarak yapılacak tatbikatlarla hazırlanmamız gerekir. Sık tekrar ve uygulamalarla bilinçli bir alışkanlık haline getirilirse deprem anında doğru hareket tarzı uygulama olasılığı daha yüksek olacaktır. Tatbikatları gerçekçi senaryolara dayalı olarak tüm vatandaşlarımızın katılımıyla gerçekleştirmek planların başarı oranını arttıracak ve büyük yol kat etmemizi sağlayabilecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Afetler toplumlar için asla kader değildir”</strong></p>
<p>Afetlerin toplumlar için kader olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Erenel, şöyle devam etti:</p>
<p>“Afetleri veya afetlerin verebileceği büyük zararlı önlemede çok başarılı adımlar atmış birçok ülke var. 9.5 büyüklük ile dünya tarihinin en şiddetli depremlerden birini yaşayan Şili bu afetten çıkardığı dersle depremle ilgili eğitimlerini artmış, alınacak tedbirleri detaylarıyla planlanmış ve gerçekçi senaryolarla tatbikatlar gerçekleştirerek bir sonraki 8.5 büyüklüğündeki depremden asgari düzeyde zararla etkilenmiştir. Afetler toplumlar için asla kader değildir. Bizler de hazırlık süreçlerini hızlandırarak üniversitelerimize zorunlu afet yönetimi dersleri koymalı ve afetlere gerçekçi bir şekilde hazırlanmalıyız. Anadolu’da bildiğimiz en yıkıcı felaketlerden biri olan 1932 yılında gerçekleşen Erzincan depremini örnek verecek olursak; teknolojinin ve karayollarının gelişmediği, arama kurtarma ekip ve ekipmanlarının yeterli olmadığı bir tarihte, Doğu Anadolu bölgemizin eksi 35 derecelere varan soğuğunda gerçekleşen bu deprem her türlü şartlara hazırlıklı olmamız gerektiğinin bir örneğidir. Bu örnek; afetlere hazırlıkta gerçekçi olmanın, çağa, iklime ve coğrafyaya göre senaryo çizerek tatbikat yapmanın ve elbette eğitimlerde sürekliliği sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.”</p>
<p><strong>“Deprem anında merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın”</strong></p>
<p>Vatandaşların deprem anında ilk yapması gerekenlerlerle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. Erenel, şunları söyledi:</p>
<p>“Günlük yaşam içinde deprem farklı alanlarda/konumlarda yakalanabiliriz. Evimizde yakalandığımız zaman panik yapmamak gerekir. Hazırlıklar kapsamında düşmesi veya kırılması her türlü obje ve eşyayı sabitlememiz uygun olacaktır. Sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa altına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek veya uzanarak kendinize hayat üçgeni oluşturun. Başınızı iki elinizin arasına alarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb.) malzeme ile koruyun. Sarsıntı geçene dek bekleyin. Gece uyurken yatağınızın yanında terlik bulundurmayı unutmayın. Cam, pencere, dışarıya bakan duvar ve kapılardan, aydınlatma tesisatı veya armatürü gibi üzerinize düşecek her tür eşyadan uzak durun. Sarsıntı başladığında yataktaysanız orada kalın. Üzerinize düşecek ağır bir eşya yoksa bir yastıkla başınızı koruyun; varsa en yakındaki güvenli alana geçin. Size yakın çok sağlam ve yüke dayanıklı bildiğiniz bir kapı değilse, kapıyı kullanmayın. Merdivenlere ya da çıkışlara doğru koşmayın. Sarsıntı bitene kadar içeride kalın, ancak sarsıntı bitince dışarı çıkmak güvenlidir. Sarsıntı sırasında binayı terk etmeye çalışmayın. Balkona çıkmayın. Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın. Asansör kullanmayın. Merdivenlere koşmayın. Unutmayınız bir düdük bir lamba sizi hayata bağlayacaktır. Yıkıntı altında kalınması halinde paniklemeden durumunuzu kontrol ediniz. Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayınız. Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutunuz. El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışın. Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışın. Ancak enerjinizi kontrollü kullanın.”</p>
<p><strong>“Koku alırsanız gaz vanasını kapatın”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Erenel depremden sonra yapılması gerekenlere dair ise, “Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetlerdir. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, doğal gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Binayı hemen terk edin. Eğer gaz kokusu almıyorsanız sırasıyla elektrik, doğal gaz ve su vanalarını kapatın, soba ve ısıtıcıları söndürün.  Acil durum çantanızı yanınıza alın ve acil durum eylem planı yaptıysanız bu plana sadık kalarak mahalledeki toplanma noktanıza gidin. Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarıyla yapılacak uyarıları dinleyin. Cadde ve sokakları acil yardım araçları için boş bırakın. Her büyük depremden sonra mutlaka artçı depremler olur. Artçı depremler zaman içerisinde seyrekleşir ve büyüklükleri azalır. Artçı depremler hasarlı binalarda zarara yol açabilir. Bu nedenle sarsıntılar tamamen bitene kadar hasarlı binalara girmeyin. Artçı depremler sırasında da ana depremde yapılması gerekenleri uygulayın. Evinizi veya binanızı terk ederken kıymetli eşyalarınızı, kalın giyecek, battaniye gibi eşyaları yanınıza alınız, ayakkabılarınızı giyin, biraz yiyecek ve içme suyu temin edin. Cep telefonlarını gereksiz yere kullanmayın” dedi.</p>
<p><strong>“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”</strong></p>
<p>“’Deprem öldürmez, ihmal öldürür’ sözü, depremlerin doğal bir olay olduğunu, ancak bu olayların sonucunda yaşanan can ve mal kaybının çoğunlukla hazırlıksızlık ve ihmallerden kaynaklandığını ifade eder” diyen Erenel sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Bu söz, insanların depreme karşı yeterli önlemleri almadıkları, binaların güvenliğini sağlamadıkları veya acil durum planları yapmadıkları takdirde, depremin yarattığı zararın artacağına dikkat çeker. 45 saniye süren 1999 Marmara Depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ne ekonomik maliyeti bağımsız kurumlar tarafından yapılan araştırmalara göre 20 milyar dolardır. Bu maliyet dünya üzerinde afetlerin yarattığı ekonomik etkileri açısından 6. Sırada yer almaktadır. Tüm dünyayı etkileyen pandemi sebebiyle ortaya çıkan ekonomik ve sağlık krizinin tam ortasında gerçekleşebilecek olası bir İstanbul depreminin Türkiye Cumhuriyeti’ni ciddi bir refah kaybına uğratacağı hatta beka sorunlarına dahi yol açabileceği açıkça görülmektedir. Afet ve Acil durumlarda kaybettiğimiz her vatandaşımız, yetiştirilen bir insanın, beşerî sermayemizi oluşturan nitelikli insan gücümüzü elimizden kayması kaybetmemiz dışında, yanan, yıkılan veya kullanılamaz hale gelen her türlü araç, tesis ve binalar ise büyük bir milli servet kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Meydana gelebilecek afetlerden toplumun en az zararla kurtulabilmesi için gerekli teknik, yönetsel ve yasal önlemlerin afetten önce alınması; önlemenin mümkün olduğu hallerde afetin önlenmesi, mümkün olmadığı hallerde ise kurtarma, ilk yardım ve iyileştirme çalışmalarının mümkün olan en hızlı, verimli ve etkin şekilde gerçekleşmesinin sağlanması son derece önem taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depreme-disiplinlerarasi-bakis-afetler-kader-degil-hazirlik-meselesidir-614175">Depreme Disiplinlerarası Bakış: &#8220;Afetler Kader Değil, Hazırlık Meselesidir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesinin disiplinlerarası karbon yakalama projesine TÜBİTAK desteği</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinin-disiplinlerarasi-karbon-yakalama-projesine-tubitak-destegi-608793</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 07:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[karbon]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[projesine]]></category>
		<category><![CDATA[tübi]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesinin]]></category>
		<category><![CDATA[yakalama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608793</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özge Andiç Çakır yürütücülüğünde gerçekleştirilen  “Doğrudan CO₂ Yakalayan Bakteri Bazlı Kaplama ile İyileştirilmiş Geopolimer Beton ve Yakalanan CO₂ Ölçüm Cihazı Tasarımı” başlıklı proje, TÜBİTAK 1005 Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinin-disiplinlerarasi-karbon-yakalama-projesine-tubitak-destegi-608793">Ege Üniversitesinin disiplinlerarası karbon yakalama projesine TÜBİTAK desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Özge Andiç Çakır yürütücülüğünde gerçekleştirilen  “Doğrudan CO₂ Yakalayan Bakteri Bazlı Kaplama ile İyileştirilmiş Geopolimer Beton ve Yakalanan CO₂ Ölçüm Cihazı Tasarımı” başlıklı proje, TÜBİTAK 1005 Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlanan proje, farklı disiplinlerin uzmanlık alanlarını bir araya getirerek karbondioksit emisyonlarıyla mücadeleye yönelik yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı,</span></span> <span><span>sürdürülebilirlik ve çevre dostu projeyi hayata geçirerek TÜBİTAK’tan destek alan Prof. Dr. Özge Andiç Çakır ve ekini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“Avrupa Yeşil Mutabakatı ve İklim Hedefleriyle Tam Uyum”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özge Andiç Çakır, “Proje kapsamında, doğrudan havadan karbondioksit yakalayabilen sürdürülebilir bir kaplama teknolojisi kullanılarak hem geopolimer beton hem de geleneksel Portland çimentosu betonu geliştirilecek. Proje bünyesinde tasarlanacak olan yerli ve özgün prototip cihaz sayesinde, elde edilecek veriler bilimsel olarak değerlendirilecek ve malzemelerin çevresel etkileri karşılaştırmalı olarak analiz edilebilecek. Tamamen yerli Ar-Ge imkânlarıyla geliştirilecek olan proje çıktıları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye’nin “karbon nötr” hedefleriyle tam uyum gösteriyor. Sürdürülebilir ve düşük karbonlu yapı malzemelerinin geliştirilmesine büyük katkı sağlaması beklenen projenin sonuçları, inşaat sektöründe karbon emisyonlarının azaltılması ve karbon yakalama teknolojilerinin yaygınlaştırılması açısından stratejik öneme sahip. Projenin ilerleyen aşamalarında elde edilen çıktıların ticarileşme potansiyeli ile ülke ekonomisine de katma değer sağlaması hedefleniyor” dedi</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“Ulusal ölçekte çevresel ve teknolojik kazanımlar sağlanacak”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Proje, farklı bilim dallarının uzmanlık alanlarını karbondioksit emisyonlarıyla mücadele ortak paydasında buluşturuyor. Prof. Dr. Özge Andiç Çakır’ın yürütücüsü olduğu projede; Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ataç Uzel ve Fizik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Metin Bilge araştırmacı olarak yer alıyor. Akademik bilgi üretiminin yanı sıra ulusal ölçekte çevresel ve teknolojik kazanımlar sağlamayı hedefleyen çalışma, aynı zamanda proje bursiyeri İnşaat Mühendisi Mehmet Kara’nın doktora tezi kapsamında yürütülüyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesinin-disiplinlerarasi-karbon-yakalama-projesine-tubitak-destegi-608793">Ege Üniversitesinin disiplinlerarası karbon yakalama projesine TÜBİTAK desteği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maltepe&#8217;de disiplinlerarası sanat buluşması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/maltepede-disiplinlerarasi-sanat-bulusmasi-598720</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Dec 2025 15:51:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598720</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, sanat etkinliklerine hız kesmeden devam ederek ilçeyi kültür ve sanatın buluşma noktası haline getirmeyi sürdürüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-disiplinlerarasi-sanat-bulusmasi-598720">Maltepe&#8217;de disiplinlerarası sanat buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, sanat etkinliklerine hız kesmeden devam ederek ilçeyi kültür ve sanatın buluşma noktası haline getirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Metin Kar’ın küratörlüğünde hazırlanan “Diyalog–II” sergisi, ziyaretçilere disiplinlerarası bir sanat deneyimi sunuyor.</p>
<p>Maltepe Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşan sergi; resim, heykel, seramik, fotoğraf, tekstil ve geleneksel el sanatları gibi pek çok farklı mecrayı bir araya getiriyor. Sanatı Maltepe halkıyla buluşturmayı temel hedeflerinden biri olarak gören Maltepe Belediyesi, “Diyalog–II” sergisiyle ilçede kültürel çeşitliliği artırırken aynı zamanda yeni sanat üretimlerine alan açıyor. İzleyiciyi düşünsel bir yolculuğa davet eden sergi, bireysel ve kolektif sorgulamalara kapı aralayan yapısıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Doç. Dr. Metin Kar’ın küratörlüğünde gerçekleşen sergi; Marmara, Kocaeli, Anadolu, Haliç ve İstanbul Aydın Üniversiteleri’nden akademisyen sanatçıların yanı sıra bağımsız üretim yapan sanatçıları da Maltepe’de aynı çatı altında birleştiriyor. Ali Fuat Altın, Arda Şeref Erbaş, Atilla Ergüder, Begüm Savçın, Burak Savçın, Ceyhun Konak, Hünkar Yılmaz Ianniello, Meltem Aktün, Metin Kar, Nuran Mola, Nurettin Bektaş, Osman Odabaş, Selçuk Yılmaz, Serap Erdoğan, Seval Sultan Erdoğan, Şebnem Sezgin ve Yeşim Sayın Yorulmaz’ın eserleri, serginin zengin içeriğini oluşturan isimler arasında yer alıyor.</p>
<p>“Diyalog–II” sergisi, 13–30 Aralık tarihleri arasında Maltepe Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde tüm Maltepelileri sanatın büyülü dünyasıyla buluşmaya davet ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/maltepede-disiplinlerarasi-sanat-bulusmasi-598720">Maltepe&#8217;de disiplinlerarası sanat buluşması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 08:21:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çi]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[müdür]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[toraman]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında “Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671">EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinde (EÜ) Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri kapsamında “Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar” paneli düzenlendi.</p>
<p>         EÜ Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sinem Utanır Altay’ın moderatörlüğünde yapılan panel Edebiyat Fakültesi Nuri Bilgin Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Etkinlikte; İzmir Valiliği Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürü Güliz Kuli ve Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman konuşmacı olarak yer aldı.  Panelde, şiddetin bireylerin psikolojik ve bedensel sağlığını derinden etkileyen toplumsal bir yara ve öncelikli bir halk sağlığı sorunu olduğu gerçeği vurgulandı.</p>
<p>Panelin açılış konuşmasını yapan EKAM Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Çağın bilgiye ulaşım hızına ve artan eğitim seviyesine rağmen şiddet yok olmuyor. Farklı türlerde hayatımızın hep içinde. Mücadeleyi tek bir güne sıkıştırmamak, daha fazla farkındalık yaratmak, daha fazla dile getirmek gerekiyor” dedi.</p>
<p><b>    “Yalnızca fiziksel şiddete değil; siber şiddete ve flört şiddetine de dikkat!”</b></p>
<p>ŞÖNİM Müdürü Güliz Kuli, şiddetin yalnızca fiziksel boyutuyla algılanmasının mücadeleyi zayıflattığını belirtti. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan siber şiddet ve flört şiddetine dikkat çeken Kuli, Türk Ceza Kanunu’na giren “Israrlı Takip” kavramı üzerinde durdu. Kuli, “Israrlı takip sadece fiziksel izleme değildir. İstemediğiniz halde sürekli hediye gönderilmesi, kapınıza gül bırakılması veya her yoldan erişimini engellediğiniz bir partnerin, örneğin dijital bankacılık yoluyla para göndererek, transferin açıklama kısmına özel bir mesaj yazması dahi ısrarlı takibe girer” diye konuştu. Kuli, ilişkide kendi hür iradenizle yapmadığınız her davranışın şiddet sinyali olduğunu söyledi. Kuli, 6284 Sayılı Kanun’un önemine değinerek, şiddet mağdurlarının kanıt sunma zorunluluğu olmadan, “Beyan Esastır” ilkesiyle koruma talep edebileceklerini hatırlattı. KADES uygulamasının ve ALO 183 hattının hayat kurtarıcı rolüne vurgu yapan Kuli, “Öldürülen kadınların yüzde 99&#8217;unun daha önce hiçbir resmi kuruma başvurmadığını görüyoruz. Bu sessizlik döngüsünü kırmak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p><b>“Kuşaklararası aktarım tehlikesi”</b></p>
<p>Panelin sağlık boyutunu ele alan Prof. Dr. Aynur Uysal Toraman ise şiddeti “Öncelikli Halk Sağlığı Sorunu” olarak tanımladı. Şiddetin, en çok öldüren ve sakat bırakan nedenlerden biri olduğunu belirten Toraman, “Kuşaklararası Aktarım” teorisine dikkat çekti. Prof. Dr. Toraman, “Şiddet, tıpkı genetik bir kod gibi kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Çocukluğunda şiddete tanık olan veya maruz kalan bireylerin, yetişkinlikte fail veya mağdur olma oranı yüzde 70-80 civarında. Bu döngünün bir noktada kırılması gerekiyor” dedi.</p>
<p>Şiddet mağdurlarının yüzde 80’inin ilk olarak sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirten Prof. Dr. Toraman, sağlık çalışanlarının bu noktada “5D Prensibi”; Dinle, Duygularına Saygı Duy, Değerlendir, Doğrula, Destekle ile hareket etmesi gerektiğini söyledi. Toraman, “Acil servise karın ağrısı şikâyetiyle gelen bir kadının, içinde bulunduğu bu durumun altında yatan neden şiddet olabilir. Sağlıkçılar ipuçlarını erken yakalarsa, o kadın, cinayet istatistiğinde bir sayı olmaktan kurtulabilir” dedi.</p>
<p>Panelde, şiddetle mücadelenin sadece yasal düzenlemelerle değil; medya dili, eğitim sistemi ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir zihniyet dönüşümüyle başarıya ulaşabileceği mesajı verildi.</p>
<p>Panelin sonunda EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş, konuşmacılara “Teşekkür Belgesi” takdim etti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-aile-ici-siddet-ve-saglik-disiplinlerarasi-yaklasimlar-paneli-duzenlendi-595671">EÜ&#8217;de &#8220;Aile İçi Şiddet ve Sağlık: Disiplinlerarası Yaklaşımlar&#8221; paneli düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:07:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Disiplinlerarası]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[ncı]]></category>
		<category><![CDATA[sekizinci]]></category>
		<category><![CDATA[Sıralama]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593277</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere merkezli saygın sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), “Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026” sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277">Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere merkezli saygın sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE), “Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026” sonuçlarını açıkladı. Bu yıl 94 ülkeden 911 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada Türkiye’den 82 üniversite yer aldı. Yayımlanan rapora göre Ege Üniversitesi, dünya sıralamasında 167’nci sırada yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında sekizinci oldu. Ege Üniversitesi ayrıca,  Girdiler ve Süreç kategorisinden topladığı puanlarla Türkiye devlet üniversiteleri arasında ikinci sırada yer aldı.</p>
<p>Sıralamayı değerlendiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Dünya üniversitelerini uluslararası platformda derecelendiren kuruluşlar tarafından yapılan sıralamalarda, tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemiz yükselişini sürdürmeye devam ediyor. Uluslararası derecelendirme kuruluşu Times Higher Education tarafından yapılan Disiplinlerarası Bilim Sıralamasında üniversitemiz, dünyada 167’inci sırada yer alırken ülkemizdeki devlet üniversiteleri arasında sekizinci oldu. Girdiler ve Süreç kategorileri baz alınarak yapılan değerlendirmede ise devlet üniversiteleri arasında ikinci sırada yer aldık. Başarılarımızı daha ileri noktalara taşımak,  uluslararası platformda hak ettiğimiz seviyelere çıkmak, Türkiye Yüzyılı’nı bilim yüzyılı yapmak  için sarf ettiğimiz çabaların sonuçlarının uluslararası raporlara yansıması, bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Bu başarı, çalışanlarımızın emek ve gayretleri ile elde edildi. Katkı sağlayan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p><b>Disiplinlerarası Bilim Sıralaması nedir?</b></p>
<p>Disiplinlerarası Bilim Sıralaması, üniversitelerin birden fazla bilim alanını bir araya getiren araştırmalardaki performanslarını ölçüyor. THE’nin metodolojisinde yer alan girdiler; üniversitelerin disiplinlerarası araştırmalara ayırdığı fonları ve endüstri destekleri olmak üzere iki başlık üzerine kuruluyor. Süreç, kurumların disiplinlerarası araştırma ortamlarını; merkezleri, laboratuvarları, idari ve akademik destek yapılarını ve yükselme kriterlerini içeriyor. Çıktılar ise disiplinlerarası yayınların sayısı, bu yayınlara yapılan atıflar ve araştırmacı anketlerindeki kurum değerlendirmeleri üzerinden ölçülüyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-dunyada-167nci-turkiyede-sekizinci-593277">Ege Üniversitesi dünyada 167&#8217;nci, Türkiye&#8217;de sekizinci</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
