<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diş Hassasiyeti | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dis-hassasiyeti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dis-hassasiyeti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:20:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Diş Hassasiyeti | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dis-hassasiyeti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diş hassasiyetinin çözümü, altta yatan nedenin tedavisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-hassasiyetinin-cozumu-altta-yatan-nedenin-tedavisi-633063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyetinin]]></category>
		<category><![CDATA[mine]]></category>
		<category><![CDATA[nedenin]]></category>
		<category><![CDATA[Tabakası]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş hassasiyetinin nedenleri, oluşum mekanizması, tetikleyici faktörleri ve azaltmaya yönelik tedbirler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hassasiyetinin-cozumu-altta-yatan-nedenin-tedavisi-633063">Diş hassasiyetinin çözümü, altta yatan nedenin tedavisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş hassasiyetinin nedenleri, oluşum mekanizması, tetikleyici faktörleri ve azaltmaya yönelik tedbirler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Diş hassasiyeti, mine tabakasının zayıflamasıyla ortaya çıkıyor! </strong></p>
<p>Diş hassasiyetinin, dişlerde dış uyaranlara karşı oluşan ani ve kısa süreli ağrı ya da rahatsızlık hissi olarak tanımlandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu durumu daha iyi anlamak için cilt örneği üzerinden açıklama yapılabilir. Ciltte bir yara oluştuğunda o bölgede hassasiyet gelişir ve kişi o alana dokunmaktan kaçınır. Benzer şekilde dişlerde de koruyucu bir yapı olan mine tabakasında herhangi bir bozulma ya da açıklık meydana geldiğinde hassasiyet ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>Dişin en dış katmanını oluşturan mine tabakasının, dişi dış etkenlere karşı koruyan sert bir yapı olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak bu tabakanın zayıflaması, aşınması veya diş eti çekilmesi gibi durumlarla kök yüzeyinin açığa çıkması sonucunda dişin korumasız kalan bölgeleri dış uyaranlara karşı duyarlı hale gelir. Bu durumda özellikle soğuk, sıcak, tatlı ya da baharatlı yiyecek ve içecekler tüketildiğinde dişlerde ani bir sızı veya rahatsızlık hissi oluşur. Kısacası diş hassasiyeti, dişin koruyucu mine tabakasının zayıflaması ya da kaybı sonucunda ortaya çıkan ve dış etkenlere karşı gelişen ağrı duyarlılığıdır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bruksizm, dişleri dış etkenlere karşı hassas hale getiriyor!</strong></p>
<p>Diş hassasiyetinin en sık görülen nedenleri arasında diş sıkma ve diş gıcırdatmanın önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bruksizm, özellikle uykuda veya stres anlarında dişlerin istemsiz şekilde birbirine aşırı kuvvetle temas etmesiyle ortaya çıkar. Bu sürekli ve güçlü temas, zamanla dişlerin koruyucu dış tabakası olan mine üzerinde mikro düzeyde çatlaklara ve aşınmalara yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Mine tabakasında oluşan bu hasarın, dişin dış etkenlere karşı korumasız kalmasına neden olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Güler şöyle devam etti:</p>
<p>“Ayrıca bruksizme bağlı olarak diş eti çekilmeleri de gelişebilir. Diş eti çekilmesiyle birlikte diş kök yüzeyi açığa çıkar ve bu bölgeler mine tabakasıyla korunmadığı için hassas hale gelir. Sonuç olarak hem mine tabakasındaki aşınmalar hem de diş eti çekilmeleri, dişin normalde korunmuş olan yüzeylerini dış uyaranlara açık hale getirir. Bu durum da özellikle soğuk, sıcak, tatlı veya baharatlı gıdalarla temas edildiğinde dişlerde hassasiyet ve ağrı oluşmasına neden olur.”</p>
<p><strong>Hassasiyet yaşamı etkiliyorsa uzman desteği alınmalı!</strong></p>
<p>Diş hassasiyetinin dönemsel olarak artabilen bir durum olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Hormonlara bağlı değişimlerle birlikte hassasiyetin arttığı dönemler olabileceği gibi, ağız bakımının aksatıldığı zamanlarda da benzer şekilde artış görülebilir. Ayrıca diş sıkma problemi olan hastalarda, özellikle diş sıkmanın yoğunlaştığı dönemlerde diş hassasiyeti belirgin şekilde artabilir.” dedi.</p>
<p>Diş hassasiyetinin dönemsel olarak fark edildiği ve zaman içinde azalma gösterdiği durumlarda genellikle bir uzman desteğine ihtiyaç duyulmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak hassasiyet giderek artan bir seyir izliyorsa, soğuk ve sıcak gibi dış etkenlerden yoğun şekilde etkilenmeye başlamışsa ve kişinin yeme içme alışkanlıklarını olumsuz etkileyecek düzeye ulaşmışsa bu durumda mutlaka uzman desteği alınmalı ve gerekli hassasiyet tedavisi uygulanmalı.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Ağız bakımının düzenli yapılmaması durumunda diş etlerinde enfeksiyon gelişebilir!</strong></p>
<p>Günlük ağız bakım rutininin, diş hassasiyeti üzerinde doğrudan etkili olan önemli bir faktör olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Ağız bakımının düzenli yapılmaması durumunda diş etlerinde enfeksiyon gelişebilir. Diş etinin iltihaplanması ve enfekte olması ise dişlerin daha hassas hale gelmesine neden olur. Bu nedenle günlük ağız bakımının aksatılmadan sürdürülmesi gerekir.” dedi.</p>
<p>Bununla birlikte ağız bakımının yanlış şekilde yapılmasının da diş hassasiyetini artırabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Özellikle dişleri çok bastırarak fırçalamak veya sert fırçalar kullanmak diş eti çekilmesine ve mine tabakasında mikro kırıklara yol açabilir. Bu durum da dişlerde hassasiyetin artmasına neden olur. Bu nedenle dişlerin uygun teknikle fırçalanması ve günlük ağız bakım rutinine düzenli şekilde devam edilmesi önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini azaltmak için önce altta yatan neden ele alınmalı!</strong></p>
<p>Diş hassasiyetini azaltmaya yardımcı olabilecek önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncelikle altta yatan nedenlerin ele alınması gerekir. Diş hassasiyetinin temel sebeplerinden biri diş sıkma ve bruksizm olarak düşünüldüğünde, bruksizmi tedavi etmeye yönelik işlemlerin yapılması hassasiyetin büyük oranda azalmasına yardımcı olabilir. İkinci olarak, agresif fırçalamadan kaçınılması gerekir. Bu durumun artmasını önlemek için dişlerin aşırı bastırılarak veya sert şekilde fırçalanmaması önemlidir. Üçüncü olarak, hassasiyet giderici ajanlar içeren diş macunlarının kullanımı oldukça etkili olabilir. Ayrıca flor içeriği yüksek macunlarla fırçalama yapmak da hassasiyetin giderilmesi açısından fayda sağlayabilir.</p>
<p>Tüm bu uygulamalara rağmen problemin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzman desteği alınması gerekir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hassasiyetinin-cozumu-altta-yatan-nedenin-tedavisi-633063">Diş hassasiyetinin çözümü, altta yatan nedenin tedavisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Estetik ve sağlık bir arada!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/estetik-ve-saglik-bir-arada-612569</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 09:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arada]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[dolgu]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[kompozit]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[turan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612569</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, hem gülüş estetiğinde hem de diş hassasiyeti ve dolgu tercihleri konusunda merak edilen bazı uygulamalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/estetik-ve-saglik-bir-arada-612569">Estetik ve sağlık bir arada!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, hem gülüş estetiğinde hem de diş hassasiyeti ve dolgu tercihleri konusunda merak edilen bazı uygulamalar hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Kompozit bonding, gülüş estetiğinde sık kullanılan bir yöntem!</strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığı uygulamalarının yalnızca estetik beklentilere değil, aynı zamanda fonksiyon ve konforun korunmasına da hizmet ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Gülüş estetiğinde en sık kullanılan yöntemlerden biri kompozit estetik dolgular, bir diğer adıyla kompozit bonding uygulamalarıdır.” dedi.</p>
<p>Bu işlemin, diş yüzeyine kompozit dolgu materyalinin tabaka tabaka yerleştirilip şekillendirilmesiyle gerçekleştirildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Turan, “Çoğu zaman dişte aşındırma yapılmaz ya da minimal düzeyde aşındırma yeterli olur. Kompozit bonding dişler arasındaki boşlukların kapatılmasında, kırık ve çatlak dişlerin düzeltilmesinde, gülüşte simetri sağlanmasında ve özellikle ön dişlerdeki şekil bozukluklarının giderilmesinde kullanılabilir. Genellikle tek seansta tamamlanır ve 1–2 saat içinde sonuç alınabilir. Ağrısız bir işlem olarak bilinir. Ayrıca en önemli avantajlarından biri, istenmediği takdirde uzaklaştırılabilmesi ya da yenilenebilmesidir. Bu özelliği sayesinde hem estetik hem de geri dönüşümlü bir seçenek sunar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Her diş hassasiyeti çürük belirtisi değil!</strong></p>
<p>Estetik uygulamaların yanı sıra, hastaların en sık başvuru nedenlerinden birinin de diş hassasiyeti olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Ancak her diş hassasiyeti çürük belirtisi değildir. Öncelikle hassasiyetin nedeninin değerlendirilmesi gerekir.” dedi.</p>
<p>“Diş eti çekilmesi sonucu kök yüzeyi açığa çıkabilir. Kök yüzeyi, mineyle kaplı olmadığı için soğuğa ve sıcağa karşı daha duyarlı hâle gelir ve hassasiyet gelişebilir.” Örneğini veren Dr. Öğr. Üyesi Turan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bir diğer neden bruksizm, yani diş sıkma ve gıcırdatmadır. Bu durum dişlerde aşınmaya yol açarak hassasiyete sebep olabilir. Aynı şekilde sert fırçalama alışkanlığı ve asitli içecek tüketimi de diş yüzeyinde aşınmaya neden olarak hassasiyet oluşturabilir. Eğer hassasiyet özellikle tatlı tüketimi sırasında artıyor ve belirli bir bölgede lokalize hissediliyorsa, bu durumda çürükten şüphelenilebilir. Böyle bir durumda mutlaka bir diş hekimine başvurulması önerilir.”</p>
<p><strong>Amalgam dolgular, özel durumlar dışında risk oluşturmaz!</strong></p>
<p>Diş hassasiyeti ve estetik kaygılar söz konusu olduğunda, mevcut dolguların da sıkça gündeme geldiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ayşenur Turan, “Özellikle gri dolgular olarak bilinen amalgam dolgular hakkında birçok soru soruluyor.” dedi.</p>
<p>Amalgam dolguların uzun zamandır kullanılan ve son derece dayanıklı malzemeler olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Turan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“İçerdikleri cıva, diğer metallerle stabil bir yapıdadır ve ağızda bulunduğu sürece cıva salınımı yapmaz. Ancak dolgunun sökümü sırasında, ısı ve sürtünme etkisiyle cıva buharı açığa çıkabilir. Bu nedenle söküm işlemi uygun izolasyon yöntemleri ve gerekli koşullar sağlanarak yapılmalı. Amalgam dolgular; altında çürük oluşması, dolgunun kırılması ya da estetik nedenlerle tercih edilmemesi gibi durumlarda uzaklaştırılabilir. Bunun dışında ağızda sağlam şekilde durduğu sürece cıva salınımı söz konusu değildir. Günümüzde ise daha biyouyumlu ve estetik olan kompozit dolgular, amalgamın yerine daha sık tercih edilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/estetik-ve-saglik-bir-arada-612569">Estetik ve sağlık bir arada!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
