<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diş Eti | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dis-eti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dis-eti</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 13:19:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Diş Eti | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dis-eti</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kurban Bayramı&#8217;nda ağız ve diş sağlığı ihmal edilmemeli</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-agiz-ve-dis-sagligi-ihmal-edilmemeli-637454</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 13:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[ihmal]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=637454</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nda lifli et, şeker ve tatlı tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, bayramda ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-agiz-ve-dis-sagligi-ihmal-edilmemeli-637454">Kurban Bayramı&#8217;nda ağız ve diş sağlığı ihmal edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Kurban Bayramı’nda lifli et, şeker ve tatlı tüketirken dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, bayramda ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. </span></span></span></b><b><span><span><span>Diş arasında kalan besinlerin uzun süre temizlenmezse bakteri birikimine, kötü ağız kokusuna, diş eti kanamasına ve zamanla çürük oluşumuna neden olabileceğini belirten Gemrekoğlu, “Et tüketiminden sonra diş ipi veya ara yüz fırçası kullanılarak mekanik temizlik yapılması önemlidir” dedi. Kürdan kullanırken yumuşak uçlu ürünlerin tercih edilmesini ve zorlanmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, tatlı ve şeker tüketiminin ardından su tüketilmesini ve dişlerin fırçalanmasını önerdi.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı’ndan Dr.Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, Kurban Bayramı’nda ağız ve diş sağlığının korunmasıyla ilgili önerilerde bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Diş aralarına sıkışan besinler temizlenmeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kurban Bayramı’nda özellikle ağız ve diş sağlığı açısından bazı risk ve tehditlerin ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, “Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketiminin artmasıyla birlikte diş aralarına lifli et parçalarının sıkışması oldukça sık karşılaştığımız bir durumdur. Özellikle mevcut diş eti problemi, çapraşıklık veya eski dolgu-protez varlığında bu durum daha belirgin hale gelir. Diş arasında kalan besinler uzun süre temizlenmezse bakteri birikimine, kötü ağız kokusuna, diş eti kanamasına ve zamanla çürük oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle et tüketiminden sonra diş ipi veya ara yüz fırçası kullanılarak mekanik temizlik yapılması önemlidir. Ayrıca yeterli su tüketimi ve ağız hijyeninin aksatılmaması gerekir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bilinçsiz kürdan kullanımı diş eti dokusuna zarar verebilir</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Kürdanın bilinçsiz ve sert şekilde kullanılmasının diş eti dokusuna zarar verebileceğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, “Özellikle sivri uçlu kürdanlar diş eti çekilmesine, diş eti travmasına ve zamanla diş aralarında boşluk oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle diş arasında biriken besinleri temizlemek için öncelikli olarak diş ipi veya hekimin önerdiği ara yüz fırçaları tercih edilmelidir. Kürdan kullanılacaksa da çok zorlamadan ve yumuşak uçlu ürünler tercih edilerek dikkatli kullanılmalıdır” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bayramda ağız bakım rutinleri ihmal edilmemeli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayram döneminde ağız bakım rutinlerinin ihmal edilmemesinin çok önemli olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, tavsiyelerini şöyle sıraladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“</span></span></span><span><span><span>Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişler fırçalanmalı, özellikle gece yatmadan önce diş ipi kullanımı ihmal edilmemelidir. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Et tüketimi sonrası ağız çalkalamak, su tüketmek ve şekerli gıdaların ardından dişleri temizlemek ağız ortamındaki asit yükünü azaltır. Ayrıca çok sert kemik parçalarını dişle kırmaya çalışmak diş çatlaklarına veya kırıklarına yol açabileceği için bundan kaçınılmalıdır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Tatlıdan sonra su içilmeli ve dişler fırçalanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayramlarda gelenekselleşen tatlı ve şeker ikramları ile çay ve kahve tüketiminin arttığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu, “Bayram ziyaretlerinde gün boyu sık aralıklarla tatlı ve şeker tüketimi ağızdaki asidik ortamı artırarak çürük riskini yükseltir. Özellikle şekerli gıdaların tüketim sıklığı, miktarından daha önemlidir. Tatlı tüketimi mümkünse ana öğün sonrasında yapılmalı, ardından su tüketilmeli ve kısa süre sonra dişler fırçalanmalıdır. Çay ve kahve tüketiminin artması ise dişlerde renklenmeye neden olabilir. Bu nedenle su tüketimini artırmak ve düzenli ağız bakımı yapmak önemlidir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Düzenli ve doğru ağız hijyeni diş çürüklerini önler</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Nadin Gemrekoğlu</span></span></span><span><span><span>, diş çürüklerinin önlenmesinde alınabilecek tedbirlere değinerek sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Diş çürüğünü önlemenin temelinde düzenli ve doğru ağız hijyeni yer alır. Florürlü diş macunu kullanımı, diş ipi alışkanlığı ve düzenli diş hekimi kontrolleri büyük önem taşır.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Şekerli ve yapışkan gıdaların sık tüketiminden kaçınılmalı, özellikle gece tüketim sonrası dişler mutlaka temizlenmelidir. Çocuklarda bayram şekeri tüketimi kontrol altında tutulmalı ve aileler ağız bakım konusunda çocukları teşvik etmelidir.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bayram döneminde küçük gibi görünen ağız bakım ihmalleri, sonrasında diş eti problemleri ve çürük artışı olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle ağız bakım rutinlerinin bayramda da devam ettirilmesi gerekir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kurban-bayraminda-agiz-ve-dis-sagligi-ihmal-edilmemeli-637454">Kurban Bayramı&#8217;nda ağız ve diş sağlığı ihmal edilmemeli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş hassasiyetinin çözümü, altta yatan nedenin tedavisi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-hassasiyetinin-cozumu-altta-yatan-nedenin-tedavisi-633063</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:20:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hassasiyeti]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyet]]></category>
		<category><![CDATA[hassasiyetinin]]></category>
		<category><![CDATA[mine]]></category>
		<category><![CDATA[nedenin]]></category>
		<category><![CDATA[Tabakası]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yatan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=633063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş hassasiyetinin nedenleri, oluşum mekanizması, tetikleyici faktörleri ve azaltmaya yönelik tedbirler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hassasiyetinin-cozumu-altta-yatan-nedenin-tedavisi-633063">Diş hassasiyetinin çözümü, altta yatan nedenin tedavisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş hassasiyetinin nedenleri, oluşum mekanizması, tetikleyici faktörleri ve azaltmaya yönelik tedbirler hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Diş hassasiyeti, mine tabakasının zayıflamasıyla ortaya çıkıyor! </strong></p>
<p>Diş hassasiyetinin, dişlerde dış uyaranlara karşı oluşan ani ve kısa süreli ağrı ya da rahatsızlık hissi olarak tanımlandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu durumu daha iyi anlamak için cilt örneği üzerinden açıklama yapılabilir. Ciltte bir yara oluştuğunda o bölgede hassasiyet gelişir ve kişi o alana dokunmaktan kaçınır. Benzer şekilde dişlerde de koruyucu bir yapı olan mine tabakasında herhangi bir bozulma ya da açıklık meydana geldiğinde hassasiyet ortaya çıkar.” dedi.</p>
<p>Dişin en dış katmanını oluşturan mine tabakasının, dişi dış etkenlere karşı koruyan sert bir yapı olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak bu tabakanın zayıflaması, aşınması veya diş eti çekilmesi gibi durumlarla kök yüzeyinin açığa çıkması sonucunda dişin korumasız kalan bölgeleri dış uyaranlara karşı duyarlı hale gelir. Bu durumda özellikle soğuk, sıcak, tatlı ya da baharatlı yiyecek ve içecekler tüketildiğinde dişlerde ani bir sızı veya rahatsızlık hissi oluşur. Kısacası diş hassasiyeti, dişin koruyucu mine tabakasının zayıflaması ya da kaybı sonucunda ortaya çıkan ve dış etkenlere karşı gelişen ağrı duyarlılığıdır.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bruksizm, dişleri dış etkenlere karşı hassas hale getiriyor!</strong></p>
<p>Diş hassasiyetinin en sık görülen nedenleri arasında diş sıkma ve diş gıcırdatmanın önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bruksizm, özellikle uykuda veya stres anlarında dişlerin istemsiz şekilde birbirine aşırı kuvvetle temas etmesiyle ortaya çıkar. Bu sürekli ve güçlü temas, zamanla dişlerin koruyucu dış tabakası olan mine üzerinde mikro düzeyde çatlaklara ve aşınmalara yol açabilir.” dedi.</p>
<p>Mine tabakasında oluşan bu hasarın, dişin dış etkenlere karşı korumasız kalmasına neden olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Güler şöyle devam etti:</p>
<p>“Ayrıca bruksizme bağlı olarak diş eti çekilmeleri de gelişebilir. Diş eti çekilmesiyle birlikte diş kök yüzeyi açığa çıkar ve bu bölgeler mine tabakasıyla korunmadığı için hassas hale gelir. Sonuç olarak hem mine tabakasındaki aşınmalar hem de diş eti çekilmeleri, dişin normalde korunmuş olan yüzeylerini dış uyaranlara açık hale getirir. Bu durum da özellikle soğuk, sıcak, tatlı veya baharatlı gıdalarla temas edildiğinde dişlerde hassasiyet ve ağrı oluşmasına neden olur.”</p>
<p><strong>Hassasiyet yaşamı etkiliyorsa uzman desteği alınmalı!</strong></p>
<p>Diş hassasiyetinin dönemsel olarak artabilen bir durum olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Hormonlara bağlı değişimlerle birlikte hassasiyetin arttığı dönemler olabileceği gibi, ağız bakımının aksatıldığı zamanlarda da benzer şekilde artış görülebilir. Ayrıca diş sıkma problemi olan hastalarda, özellikle diş sıkmanın yoğunlaştığı dönemlerde diş hassasiyeti belirgin şekilde artabilir.” dedi.</p>
<p>Diş hassasiyetinin dönemsel olarak fark edildiği ve zaman içinde azalma gösterdiği durumlarda genellikle bir uzman desteğine ihtiyaç duyulmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak hassasiyet giderek artan bir seyir izliyorsa, soğuk ve sıcak gibi dış etkenlerden yoğun şekilde etkilenmeye başlamışsa ve kişinin yeme içme alışkanlıklarını olumsuz etkileyecek düzeye ulaşmışsa bu durumda mutlaka uzman desteği alınmalı ve gerekli hassasiyet tedavisi uygulanmalı.” önerisinde bulundu.</p>
<p><strong>Ağız bakımının düzenli yapılmaması durumunda diş etlerinde enfeksiyon gelişebilir!</strong></p>
<p>Günlük ağız bakım rutininin, diş hassasiyeti üzerinde doğrudan etkili olan önemli bir faktör olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Ağız bakımının düzenli yapılmaması durumunda diş etlerinde enfeksiyon gelişebilir. Diş etinin iltihaplanması ve enfekte olması ise dişlerin daha hassas hale gelmesine neden olur. Bu nedenle günlük ağız bakımının aksatılmadan sürdürülmesi gerekir.” dedi.</p>
<p>Bununla birlikte ağız bakımının yanlış şekilde yapılmasının da diş hassasiyetini artırabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Özellikle dişleri çok bastırarak fırçalamak veya sert fırçalar kullanmak diş eti çekilmesine ve mine tabakasında mikro kırıklara yol açabilir. Bu durum da dişlerde hassasiyetin artmasına neden olur. Bu nedenle dişlerin uygun teknikle fırçalanması ve günlük ağız bakım rutinine düzenli şekilde devam edilmesi önemlidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Diş hassasiyetini azaltmak için önce altta yatan neden ele alınmalı!</strong></p>
<p>Diş hassasiyetini azaltmaya yardımcı olabilecek önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Öncelikle altta yatan nedenlerin ele alınması gerekir. Diş hassasiyetinin temel sebeplerinden biri diş sıkma ve bruksizm olarak düşünüldüğünde, bruksizmi tedavi etmeye yönelik işlemlerin yapılması hassasiyetin büyük oranda azalmasına yardımcı olabilir. İkinci olarak, agresif fırçalamadan kaçınılması gerekir. Bu durumun artmasını önlemek için dişlerin aşırı bastırılarak veya sert şekilde fırçalanmaması önemlidir. Üçüncü olarak, hassasiyet giderici ajanlar içeren diş macunlarının kullanımı oldukça etkili olabilir. Ayrıca flor içeriği yüksek macunlarla fırçalama yapmak da hassasiyetin giderilmesi açısından fayda sağlayabilir.</p>
<p>Tüm bu uygulamalara rağmen problemin devam etmesi durumunda mutlaka bir uzman desteği alınması gerekir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-hassasiyetinin-cozumu-altta-yatan-nedenin-tedavisi-633063">Diş hassasiyetinin çözümü, altta yatan nedenin tedavisi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş ipi doğru kullanılmadığında fayda değil zarar verebilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar-verebilir-627797</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 13:12:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Diş İpi]]></category>
		<category><![CDATA[Diş İpi Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[ipi]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmadığında]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[teknikle]]></category>
		<category><![CDATA[yüzey]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=627797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş ipinin doğru teknikle kullanımının ağız ve diş sağlığındaki önemi, kullanım yöntemi ve olası yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar-verebilir-627797">Diş ipi doğru kullanılmadığında fayda değil zarar verebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş ipinin doğru teknikle kullanımının ağız ve diş sağlığındaki önemi, kullanım yöntemi ve olası yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Diş ipi, günlük ağız bakım rutininin vazgeçilmez bir parçası olmalı!</strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığını korumanın en önemli adımlarından birinin, yalnızca diş fırçalamakla yetinmeyip diş aralarının da etkili şekilde temizlenmesi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu noktada diş ipi kullanımı, günlük ağız bakım rutininin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak doğru teknikle uygulanmadığında istenilen faydayı sağlamadığı gibi diş etlerine zarar da verebilir.” dedi.</p>
<p>Diş ipi kullanımına başlarken yaklaşık 30-40 santimetre uzunluğunda bir parça koparmak gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Daha kısa bir ip, parmaklara yeterince sarılamayacağı için kullanım sırasında kayabilir ve kontrolü zorlaştırır. Koparılan diş ipi, iki elin orta parmaklarına sarılarak sabitlenir. Bu sayede ip, kullanım sırasında kaymaz ve daha kontrollü hareket ettirilebilir. Üst dişlerin temizliğinde baş parmaklar, alt dişlerde ise işaret parmakları kullanılarak daha rahat bir uygulama sağlanır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Diş ipinin amacı, dişi sararak yüzey temizliği sağlamak! </strong></p>
<p>Diş ipinin temel amacının, yalnızca diş aralarına girip çıkmak olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, şunları söyledi:</p>
<p>“Asıl hedef, dişin yüzeyine temas ederek dişin çevresini saracak şekilde temizlik sağlamaktır. Diş ipi, iki diş arasına nazikçe yerleştirildikten sonra temas noktasından hafif bir hareketle geçirilir ve diş etinin yaklaşık 1 mm altına kadar ilerletilir. Ardından ip, dişe ‘C’ şeklinde sarılarak yukarı doğru çekilir. Aynı işlem, komşu diş için de tekrarlanır. Böylece iki diş arasındaki her iki yüzey de etkin şekilde temizlenmiş olur. Tüm diş araları bu yöntemle tek tek temizlenmelidir.”</p>
<p><strong>Diş ipi kullanımının akşam yatmadan önce yapılması daha uygun! </strong></p>
<p>Diş ipi kullanımının günde bir kez, tercihen akşam yatmadan önce yapılmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bunun nedeni, gece uyku sırasında tükürük salgısının azalmasıdır. Tükürük miktarının düşmesiyle birlikte ağızda kalan yiyecek artıkları bakteri plağına dönüşür ve bu durum çürük ile diş eti hastalıklarına zemin hazırlar. Bu nedenle gece yatmadan önce hem dişlerin fırçalanması hem de diş aralarının temizlenmiş olması büyük önem taşır.” dedi.</p>
<p>Diş ipi kullanımında en doğru yaklaşımın, önce dişlerin fırçalanması, ardından diş ipi ile ara yüz temizliğinin yapılması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Diş fırçası, dişlerin görünen yüzeylerini temizlerken, diş ipi ulaşılması zor olan ara yüzlerde etkili olur.” bilgisini paylaştı.</p>
<p><strong>Doğru teknikle kullanılan diş ipi diş aralarını açmaz! </strong></p>
<p>Yanlış teknikle kullanıldığında diş ipinin diş etine zarar verebileceği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “İnce ve keskin yapısı nedeniyle agresif hareketlerle kullanıldığında diş etinde kesilmelere yol açabilir. Bu nedenle diş ipini dişlerin arasından geçirirken aceleci davranmamak gerekir.” dedi.</p>
<p>İpin, temas noktasından yavaş ve kontrollü şekilde geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Sert ve ani hareketler, diş etine doğrudan baskı yaparak travmaya neden olabilir. Oysa doğru kullanımda ip, diş etine zarar vermeden diş yüzeyine sarılarak temizleme işlemini gerçekleştirir. Diş ipinin dişlerin arasını açtığı yönündeki inanış da yaygındır. Ancak bu doğru değildir. Doğru teknikle kullanılan diş ipi diş aralarını açmaz. Aksine, yanlış ve sert kullanım diş etine zarar vererek çekilmelere neden olabilir. Bu da zamanla diş aralarında boşluk oluştuğu izlenimini yaratabilir. Özellikle dişleri sıkı temas eden kişilerde diş ipi kullanımı zor olabilir, ancak bu durum kullanımın bırakılmasını gerektirmez.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Uyumsuz restorasyonlar diş ipi kullanımını zorlaştırabilir! </strong></p>
<p>Diş ipinin dolgulara veya kaplamalara zarar verip vermediği konusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Doğru şekilde yapılmış dolgu ve kaplamalar, dişle uyumlu ve pürüzsüz bir yüzeye sahiptir. Bu tür restorasyonlar diş ipi kullanımından etkilenmez.” dedi.</p>
<p>Ancak dolgu ya da kaplamada taşkınlık varsa, diş ipinin bu bölgelere takılabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Böyle bir durumda sorun diş ipinde değil, yapılan tedavinin uyumsuzluğundadır ve ilgili restorasyonun yenilenmesi gerekir.</p>
<p>Sonuç olarak, diş ipi kullanımı doğru teknikle uygulandığında ağız sağlığını korumanın en etkili yollarından biridir. Günlük rutine dahil edilen bu basit alışkanlık, diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının önlenmesinde büyük rol oynar.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar-verebilir-627797">Diş ipi doğru kullanılmadığında fayda değil zarar verebilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessiz tehlike ağızda başlıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-agizda-basliyor-622779</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 08:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bakteriler]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kanama]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-agizda-basliyor-622779">Sessiz tehlike ağızda başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan</strong>,<strong> </strong>özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu…</p>
<p>Diş eti hastalığının en erken ve en önemli belirtisi diş fırçalarken oluşan kanamayla ortaya çıkıyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi </strong><strong>Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan</strong> “Nasıl ki ellerimizi yıkarken kanama olmuyorsa, diş etlerimizin de fırçalarken kanamaması gerekir. Ancak birçok kişi yanlış fırçalama teknikleri nedeniyle diş etine temas etmeden temizlik yapıyor. Bu da hastalığın fark edilmeden ilerlemesine yol açıyor” diyor. Sorunun ilerlemesiyle kendiliğinden veya yemek sırasında kanamalar ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Noyan bu aşamada çoğu hastanın cerrahi işlemler, implant ve protez gibi çok daha kapsamlı tedaviye ihtiyaç duyar hale geldiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Diş eti hastalıkları Alzheimer ve kanserle de ilişkili!</strong></p>
<p>Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ve diş kaybıyla sınırlı kalmayıp, vücutta kronik iltihaplanmaya yol açarak birçok hastalığı tetikliyor. Prof. Dr. Noyan şu bilgileri veriyor: “Diş eti hastalıkları sistemik hastalıkların ortaya çıkması, var olan hastalığın da şiddetlenmesinde rol oynuyor. Kötü ağız hijyeninin, kanser sonrası sağ kalım süresini olumsuz etkilediği de bilimsel olarak gösterilmiştir. Tedavi edildiğinde; iltihap belirteci olan CRP (c-reaktif protein) azalır, kolesterol seviyesi düşer, kan şekeri olumlu etkilenir. Kalp ve damar hastalıklarının tekrarlama riski azalır. Alzheimer ve kanserin önemli nedenlerinden olan vücuttaki kronik enflamasyon ortadan kalkar. Yapılan çalışmalar; ameliyatlardan önce diş taşı temizliği, kök yüzeyi düzleştirme işlemlerinin yapılması ve ağız hijyeninin sağlanmasının da enfeksiyon riskini azalttığını ve hastanede kalış süresini kısalttığını ortaya koyuyor.” </p>
<p><strong>Kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini artırabiliyor!</strong></p>
<p>Uluslararası Kardiyoloji Dergisi&#8217;nde geçtiğimiz ay yayınlanan çalışmada; çocukluk dönemindeki ağız sağlığının, yetişkinlikte damar sertliği ve kalp hastalıkları riskinin artmasına yol açtığının bildirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Noyan “Bu bize, süt dişlerinin sürmesini takiben, hemen diş fırçalama işleminin başlaması gerektiğini gösteriyor. Dolayısıyla bu halk sağlığı konusunda herkese büyük görev düşmektedir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Diş eti kanamasında erken müdahale şart</strong></p>
<p>Ağız ve diş sağlığını korumanın en etkili yolu, zararlı bakterilerin çoğalmasını engellemekten geçiyor. Bunun için ağız ve diş bakımı alışkanlığı kazanmak şart. Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, diş eti kanaması fark edildiğinde zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması gerektiğini, erken dönemde yapılan diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme işlemleriyle iltihabın kolaylıkla tedavi edilebildiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Ağız ve diş bakımında basit ama etkili 7 yöntem!</strong></p>
<p>“Küçük gibi görünen bazı alışkanlıklar, hayat kurtaracak kadar büyük bir etkiye sahiptir” diyen Prof. Dr. Noyan, doğru ve sağlıklı ağız ve diş bakımının kurallarını şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın. </li>
<li>Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın. </li>
<li>Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir. </li>
<li>Ağız kokusunun ve bakterilerin önemli kaynaklarından biri dil yüzeyidir. Bu nedenle mutlaka dilinizi de temizleyin. </li>
<li>Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullamayın. Çünkü gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli olan nitrit oksit üretimini azaltabilir. Ayrıca alkollü gargaralar, özellikle sigara kullanan bireylerde kanser riskini artırabilir.</li>
<li>Her gün yeterli su için. Tükürük ağız içini koruyan doğal bir savunmadır. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerin gün boyunca suyu yudum yudum tüketmesi büyük önem taşır.</li>
<li>En az 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidin. Yapılan kontroller, yalnızca diş taşı temizliği değil, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını önlemek için gereklidir. Çünkü temizlik yapılmasından 9-11 hafta sonra zararlı bakteriler çoğalmaya başlar.</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-agizda-basliyor-622779">Sessiz tehlike ağızda başlıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Diş Eti Büyümesini Hafife Almayın</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gebelikte-dis-eti-buyumesini-hafife-almayin-596448</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:21:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[büyümesini]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Etleri]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte]]></category>
		<category><![CDATA[hafife]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596448</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş eti büyümesi (diş eti hiperplazisi), genellikle diş ile diş eti arasındaki alanların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir durum. Bu bölgede plak ve yiyecek artıkları daha kolay birikerek iltihap oluşumuna ve ilerlediğinde bazı diş eti hastalıklarına (periodontis) neden olabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebelikte-dis-eti-buyumesini-hafife-almayin-596448">Gebelikte Diş Eti Büyümesini Hafife Almayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diş eti büyümesi (diş eti hiperplazisi), genellikle diş ile diş eti arasındaki alanların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir durum. Bu bölgede plak ve yiyecek artıkları daha kolay birikerek iltihap oluşumuna ve ilerlediğinde bazı diş eti hastalıklarına (periodontis) neden olabiliyor. Biriken plaklar, diş taşı ve bakterilerin yanı sıra; düzensiz fırçalama, sigara kullanımı, bazı ilaçlar, diyabet ve gebeliğe bağlı hormonlar da diş eti büyümesinin önemli sebepleri arasında yer alıyor. Sorunun başlıca belirtileri arasında; diş etlerinde gözle görülür şişlik, kızarıklık, sıcak ve soğuk yiyeceklere karşı diş etlerinde hassasiyet, ağız içinde kötü koku ve tat, ısırırken rahatsızlık ve şiddetli ağrı gibi şikayetler geliyor. </p>
<p><strong>İyi Huylu Gebelik Tümörü Olarak Biliniyor </strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı’ndan Dt. Merve Ağırman</strong>, “<em>İyi huylu gebelik tümörü olarak da adlandırılan diş eti büyümesinde, hormonların etkisiyle birlikte hassas ve kolay kanayan diş etleri, ağız ve diş sağlığında ciddi sorunlara yol açıyor</em>” diyor ve ekliyor: “<em>Bu durum dikkate alınmadığında iltihaplanma devam ediyor ve bazen erken doğuma veya bebeğin düşük kiloda doğumuna neden olabiliyor. Gebelik sonunda hormonlar normale döndükçe diş etleri kendiliğinden iyileşse de, uzun süren iltihaplanmada ağız hijyeni yetersizse diş etleri eski haline dönemediği için doğum sonrası cerrahi müdahale ihtiyacı da gündeme geliyor</em>.” </p>
<p><strong>Dt. Merve Ağırman</strong> daha sağlıklı bir gebelik süreci için bazı önlemlere dikkat çekiyor: </p>
<ul>
<li><strong>Bağışıklığınızı güçlendirin: </strong>Dengeli ve düzenli beslenme ile bağışıklık sisteminizi destekleyin. </li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Ağız içi bakımı ihmal etmeyin: </strong>Ağız hijyenine özen gösterin; düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımını ihmal etmeyin. Her gün en az iki kez, hekimlerinin önerdiği şekilde ağız bakımınızı yapın. <strong> </strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong>Kontrollerinizi aksatmayın: </strong>Gebelik planlıyorsanız, öncesinde mutlaka periodontolog veya diş hekimi kontrollerinizi yaptırın. Unutmayın; gebelik boyunca düzenli ağız ve diş muayenesi, gebenin yaşam kalitesini yükselterek sorunsuz bir gebelik sağlar. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gebelikte-dis-eti-buyumesini-hafife-almayin-596448">Gebelikte Diş Eti Büyümesini Hafife Almayın</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikteki diş eti problemlerinin sebebi eskiye dayanıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamilelikteki-dis-eti-problemlerinin-sebebi-eskiye-dayaniyor-589341</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 09:41:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[eşkiye]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikteki]]></category>
		<category><![CDATA[problemlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589341</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, hamilelik döneminde diş ve diş eti sağlığının korunmasının önemi, yetersiz ağız hijyeninin anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve hangi diş tedavilerinin gebelikte güvenle yapılabileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikteki-dis-eti-problemlerinin-sebebi-eskiye-dayaniyor-589341">Hamilelikteki diş eti problemlerinin sebebi eskiye dayanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, hamilelik döneminde diş ve diş eti sağlığının korunmasının önemi, yetersiz ağız hijyeninin anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ve hangi diş tedavilerinin gebelikte güvenle yapılabileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Hamilelikte ortaya çıkan diş eti problemlerinin nedeni yetersiz ağız hijyeni!</strong></p>
<p>Hamile kadınlarda hormonal dengelerin bozulması nedeniyle diş etlerinde şişme veya kızarıklık görülebileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Bu şişmeler genel bir diş eti şişmesi veya lokal denilen bir dişi ya da bir kısım diş etini kapsayabilir.” dedi.</p>
<p>Diş eti şişmesinin sebebinin direkt hamilelik olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Eğer altta yatan bir sebep olarak dişlerimize iyi bakmıyorsak, hamilelik döneminden önce de oral hijyen iyi yapılmamışsa, hamilelik dönemi bu oral hijyenin eksikliğini daha çok arttırabilir. Sonuç olarak daha şiddetli bir tablo ortaya çıkabilir.” uyarısında bulundu. </p>
<p><strong>Diş eti iltihabı erken doğum ve düşük riskine neden olabiliyor!</strong></p>
<p>Çocuk sahibi olma planları yapanların gebelik döneminden önce mutlaka ağız ve diş sağlığı bakım ve muayenelerini yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Diş eti iltihabının hamileler üzerinde erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, düşük, preeklampsi ve alt genital bölge enfeksiyonu gibi çeşitli olumsuz etkilere sahip olduğu farklı çalışmalarla ortaya konmuştur.” dedi.</p>
<p>Hamilelik döneminde diş tedavilerinin etkileri konusundaki çalışmalara değinen Dr. Öğr. Üyesi Bahar, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu konuda yapılan çalışmalar, hamileliğin ikinci 3 aylık döneminde yapılan cerrahisiz periodontal tedavinin güvenli olduğunu ve istenmeyen hamilelik problemlerinde bir artışa neden olmadığını açıkça gösteriyor. Periodontal tedavinin diğer tedavi yöntemlerine göre olumsuz hamilelik sonuçlarında önemli bir azalma sağladığı, yapılan birçok çalışmayla da gösterilmiştir.”</p>
<p><strong>Cerrahi tedaviler hamilelik sonrasında, cerrahisiz tedaviler ise hekim onayıyla yapılmalı!</strong></p>
<p>Hamilelik döneminde diş tedavisi için hastanın kadın doğum doktoruna danışılması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Hamilelik döneminde diş taşı temizliği gibi cerrahisiz periodontal tedavilerin yapılabilmesi için hastanın kadın doğum doktoruna danışılması önemli. Akabinde hamile hastalara uygulanan özel protokoller yerine getirilir ve uygulama yapılır.” dedi.</p>
<p>Cerrahi tedavilerin ise çok acil olmadığı sürece hamilelik sonrasına bırakılması tavsiyesinde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Hamilelik doğrudan diş ve diş etlerinde var olmayan bir rahatsızlığa sebep olmaz. Hormonal denge değişimi altta yatan bir enflamasyonu veya problemi daha da alevlendirebilir. Bu yüzden hamilelik planlayan kadınların mutlaka diş bakımlarını yaptırmaları ve mümkünse diş eti uzmanı kontrollerini aksatmamaları tavsiye edilir.” hatırlatmasını yaparak sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamilelikteki-dis-eti-problemlerinin-sebebi-eskiye-dayaniyor-589341">Hamilelikteki diş eti problemlerinin sebebi eskiye dayanıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-587566</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 10:33:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çekilmesinin]]></category>
		<category><![CDATA[damak]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Eti]]></category>
		<category><![CDATA[eti]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[taşı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-587566">Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş eti çekilmelerinin nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Diş taşı temizliğinden sonra çekilen diş eti eski haline gelmez! </strong></p>
<p>Diş eti çekilmelerinin çeşitli nedenlerle karşımıza çıktığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Farklı nedenleri olsa da en temel sebebi diş taşı birikimidir.” dedi.</p>
<p>Diş taşlarının birikmesiyle diş etinin yavaş yavaş aşağı doğru çekildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Diş taşı temizliğinden sonra ise çekilen diş eti eski haline gelmez.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Tedavi, diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra planlanır!</strong></p>
<p>Diş taşı temizliği yapıldıktan ve diş etleri sağlığına kavuştuktan sonra tedavi planlamasının yapılabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “En temel tedavi ağzın başka bir bölgesinden bir miktar diş eti alarak o diş eti çekilmesi olan yere yama yapmaktır. Bunun için genellikle damak bölgesinden bir parça kullanılır. Diş eti çekilmesinin boyutuna göre, yani ne kadar parça gerekli ise damak bölgesinden o kadar parça kesilir ve hazırlanan bölgeye çeşitli dikişlerle tutturulur.” şeklinde tedavi yöntemini açıkladı.</p>
<p><strong>Çekilmenin tamamı her zaman kapatılamayabilir!</strong></p>
<p>Müdahalenin ardından hastanın, tedavinin uygulandığı bölgeye mümkün olduğunca iyi bakması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bölge temiz tutulmalı ve çok kullanmaktan kaçınılmalı. 1 hafta ile 10 gün arasında yama yapılan doku alttaki dokulardan da beslenerek yerine yapışır ve iş eti çekilmesi tedavi edilmiş olur.” dedi.</p>
<p>Yüksek miktarda diş eti çekilmesinin olduğu durumlarda ise her zaman çekilmenin tamamının kapatılamayabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, “Ancak önemli olan sıkı, yapışık ve dişin hareket etmesini önleyecek güzel bir dokunun oluşmasıdır. Bu da yapılan ‘serbest diş eti grefti’ denilen damaktan diş eti alınarak yama yapılan tedavilerle mümkün olur. İşlem sonrasında ise ağrı ve enfeksiyon oluşmaması için hastaya antibiyotik ve ağrı kesici reçete edilir.” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Dikişler alındıktan sonra hasta normal düzenine dönebiliyor!</strong></p>
<p>Damaktan alınan parçanın yerinde oluşan yara bölgesine de çeşitli uygulamalar yapıldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Güler sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Damakta oluşan yara bölgesi için hastanın kanından elde edilen ve PRF denilen yara bandı benzeri bir biyomateryal oluşturulur ve parçanın alındığı yaralı bölgeye tutturulur. Yeme içme sırasında bu bölgedeki biyomateryal etkilenmez. Bu tedavi süresinde hastalardan beklenen yaklaşık 10 gün kadar yama yapılan bölgeyi kullanmamalarıdır. Bu sürenin sonunda dikişler alınır ve hasta normal yeme içme düzenine dönebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dis-eti-cekilmesinin-en-buyuk-sebebi-dis-tasi-587566">Diş eti çekilmesinin en büyük sebebi diş taşı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
