<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dilinin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dilinin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dilinin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 May 2025 08:29:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dilinin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dilinin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türk dilinin ilk sözlüğü &#8220;Dîvânu Lugâti&#8217;t-Türk&#8221; yeniden okurla buluşuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-ilk-sozlugu-divanu-lugatit-turk-yeniden-okurla-bulusuyor-540763</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2025 08:29:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buluşuyor]]></category>
		<category><![CDATA[dilinin]]></category>
		<category><![CDATA[dvnu]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[lugtittürk]]></category>
		<category><![CDATA[okurla]]></category>
		<category><![CDATA[sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=540763</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Türk dilinin köklü geçmişine ışık tutan “Dîvânu Lugâti’t-Türk”ü yeniden okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-ilk-sozlugu-divanu-lugatit-turk-yeniden-okurla-bulusuyor-540763">Türk dilinin ilk sözlüğü &#8220;Dîvânu Lugâti&#8217;t-Türk&#8221; yeniden okurla buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Türk dilinin köklü geçmişine ışık tutan “<em>Dîvânu Lugâti’t-Türk”</em>ü yeniden okurlarla buluşturuyor. Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda kaleme aldığı ve Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olan bu çalışma ikinci baskısıyla sizlerle. Kaşgarlı Mahmud bu eseri, Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazdı. Ancak bu sözlük, sadece kelimeleri Arapçaya çeviren bir kaynak değil; deyimler, atasözleri ve şiir örnekleriyle zenginleştirilmiş, dilin ruhunu yansıtan bir çalışma. Yaklaşık 8.000 kelime içeren “<em>Dîvânu Lugâti’t-Türk”</em>, aynı zamanda Türkçenin o dönemdeki ses ve yapı özelliklerini ortaya koyan bir gramer kitabı niteliğinde.</strong></p>
<p><strong> </strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), klasik kitaplık serisine eklediği, Türk dilinin bilinen ilk sözlüğü olan <em>“Dîvânu Lugâti’t-Türk”</em>, ikinci baskısı ile yeniden raflarda<strong>. </strong>Kaşgarlı Mahmud’un Türk illerini dolaşarak, doğrudan kendi derlediği dil malzemesine dayanarak kaleme aldığı bu eserde<strong> </strong>sadece dil değil; halk edebiyatından mitolojiye, yer adlarından toplumsal yapıya kadar dönemin kültürel panoraması da sunuluyor. Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin zenginliğini göstermek amacıyla yazılan ve Türkçeden Arapçaya bir sözlük şeklinde düzenlenen ve yaklaşık 8000 kelimenin yer aldığı bu sözlükte her bir kelime, anlamının daha iyi kavranabilmesi için deyimlerle, atasözleriyle ve şiir örnekleriyle açıklanmış ve bu örneklerin Arapça çevirilerine de yer veriliyor.<strong> </strong>Üstelik bu değerli kaynakta, o dönemde kullanılan tıbbi bilgiler ve tedavi yöntemlerine dair notlar da yer alıyor. Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri ise şüphesiz, tarihin bilinen ilk &#8220;Türk dünyası haritası&#8221;. Bu harita, o çağda Türklerin yaşadığı coğrafyaları ve ilişkide oldukları toplumları gözler önüne seriyor.</p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) tarafından “<em>Dîvânu Lugâti’t-Türk &#8211; Türk Dilinin İlk Sözlüğü</em>” adıyla yayımlanan bu kıymetli eser, Mustafa S. Kaçalin’in günümüz Türkçesine yaptığı çeviriyle okurlara ulaşıyor. Mehmet Ölmez’in hazırladığı kapsamlı dizin ise eserin kullanımını çok daha kolay ve pratik hale getiriyor. Türkçenin tarihine ilgi duyan herkes için bu kitap, sadece bir sözlük değil; bir kültür hazinesi.</p>
<p><strong> Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Gördüm ki Allah devlet güneşini Türk burçlarında doğduruyor, bütün felekleri onların hükümranlığı ile döndürüyor. Onlara Türk adını verip hükümran kılmış ve onları dönemin egemen gücü eylemiş. Dönem insanının idaresini onların eline vermiş ve onları insanların başına getirip hak yolda desteklemiş. Onlara intisap edip yollarında yürüyenleri yüceltiyor, istedikleri her şeye nail eyliyor ve yaramaz insanların eziyetinden koruyor. [O zaman anladım ki] aklı olana yaraşan, oklarına hedef olmaktan korunabilmek için bu insanların tuttuğu yolu tutmaktır. Derdini dinletebilmek ve gönüllerini kazanabilmek için ise onların dilleriyle konuşmaktan daha güzel bir yol yoktur. Bir düşman, korkusundan dolayı gelip onlara sığınınca onu güvende kılarlar. Sonra başkası da ona sığınır ve zararı giderilir. Buhara’nın sözüne güvenilir bir âliminden ve ayrıca Nîşâburlu bir âlimden duydum. Her ikisi de kendilerine ait rivayet zinciri ile şunu naklediyorlardı: Allah Resulü (s.a.v.); kıyamet alametlerini, ahir zaman karışıklıklarını ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkacağını söylediği sırada ‘Türk dilini öğreniniz; çünkü onların uzun sürecek egemenlikleri vardır.’ buyurdu. Bu hadis doğru ise –ki sorumluluk rivayet edenlere aittir– Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur; yok doğru değilse o zaman da akıl bunu gerektirir.”</em></p>
<p><strong> Yazar Hakkında;</strong></p>
<p><em> </em>Kaşgarlı Mahmud, Kaşgar şehrinin güneybatısındaki Opal köyünde 1008 yılında dünyaya gelmiştir. Eğitimine Opal’de başlamış, daha sonra gençlik yıllarında Kaşgar’da yüksek sınıftan aile çocuklarının devam ettiği Medrese-i Hamîdiyye ve Medrese-i Sâciyye’de okumuştur. Medrese yıllarında zamanının klasik ilimleri yanında Arapça ve Farsça öğrenmiştir. 1057’de babası ve aile fertlerinin saraydaki suikasta kurban gitmelerinin ardından başka ülkelerde geçen uzun gezgincilik yılları sonunda geldiği Bağdat’ta, Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek maksadıyla yazdığı, Türk dilinin ilk sözlüğü Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü tamamlayarak 1077 tarihinde halife Muktedî-Biemrillâh’ın oğlu Ebü’l-Kāsım Abdullah’a takdim etmiştir. 1080’de kendi ülkesine dönüp Opal’de kurduğu Medrese-i Mahmûdiyye’de müderrislik yaptıktan sonra doksan yedi yaşında vefat etmiştir.</p>
<p><strong> KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Klasik</strong></p>
<p><strong>Yazar: Kaşgarlı Mahmud</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Dîvânu Lugâti’t-Türk: Türk Dilinin İlk Sözlüğü</strong></p>
<p><strong>Editör: Prof. Dr. Mehmet Ölmez  </strong></p>
<p><strong>Çeviri: Mustafa S. Kaçalin</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 976</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-ilk-sozlugu-divanu-lugatit-turk-yeniden-okurla-bulusuyor-540763">Türk dilinin ilk sözlüğü &#8220;Dîvânu Lugâti&#8217;t-Türk&#8221; yeniden okurla buluşuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk dilinin kimliği tehlikede!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 May 2025 16:01:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[dilinin]]></category>
		<category><![CDATA[kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikede]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=530659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTOMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı dolayısıyla, dilin bir toplumun kültürü ve kimliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekti</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659">Türk dilinin kimliği tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTOMER) Müdürü Öğr. Gör. Selçuk Duman, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı dolayısıyla, dilin bir toplumun kültürü ve kimliği açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekti</p>
<p><strong>Milli kimliği oluşturan kültür, dil vasıtasıyla gelecek kuşaklara taşınır</strong></p>
<p>Dilin, bir toplumun kültürü ve kimliği bakımından son derece büyük bir öneme sahip olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Milli kimliği oluşturan kültür, düşünce tarzı gibi değerler dil vasıtasıyla gelecek kuşaklara taşınır. Bu itibarla kültürel hafızanın oluşması, korunması ve toplumu bir arada tutması yönüyle dilin rolü büyüktür.” dedi.</p>
<p><strong>Düşünce ve ifade gücünü korumak ancak dilin korunmasıyla mümkün </strong></p>
<p>“Dil, milletin hafızası, kimliği ve düşünmenin aracı olması dolayısıyla korunmalıdır.” diyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dilini koruyamayan bir millet, zamanla kültürel köklerini ve hafızasını da kaybetmeye başlar ki bu milli kimlik için varoluşsal bir tehdit sayılır. Ayrıca düşünce ve ifade gücünü korumak ancak dilin korunmasıyla mümkün olabilir.”</p>
<p><strong>Yabancı dillerin etkisi, kullanılan kelime zenginliğinin kaybolmasına neden oluyor</strong></p>
<p>Dilimizin bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin yozlaşma ve derinliğini kaybetme sorunu olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Bu durum, özellikle İngilizce olmak üzere yabancı dillerin etkisi, kullanılan kelime zenginliğinin kaybolması şeklinde açıklanabilir. Günlük yaşamın çeşitli alanlarında dilimizde karşılığı olan kelimelerin özellikle İngilizceleri kullanılmaktadır. Oysa örneğin, peak yapmak yerine zirve yapmak; meeting yerine toplantı, focuslanmak yerine odaklanmayı kullanmamız gerekir. Ayrıca marka ve mağaza isimlerinde de bilinçsizce İngilizce sözcüklerin kullanımı toplum nezdinde Türkçe’mizin saygınlığını düşürmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Türk Dil Kurumu’nun yaptığı değişikliklerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabiliyor</strong></p>
<p>Türk Dil Kurumu’nun yaptığı değişikliklerin hem olumlu hem de olumsuz etkileri olabildiğine işaret eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Dili daha arı ve duru bir kıvama getirme çabaları milletçe kimi kelimelerde kabul görmüş ve bu durum dilin doğal bir sürecinin bir yansıması olarak görülmüştür. Kimi ifade ve sözcükler ise tutarsız ve yetersiz bulunarak karşılık bulamamış ve reddedilmiştir. Ayrıca TDK teknik ve bilimsel terimlere karşılık gelen Türkçe sözcükler üreterek dilin zenginleşerek güçlenmesini sağlamıştır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dil kısaldıkça anlam daralıyor</strong></p>
<p>Günümüzde özellikle genç kuşakların sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla her gün yüzlerce kelimeyi nasıl ve ne kadar doğru olduğuna bakmaksızın kontrolsüz ve bilinçsiz bir şekilde kullanabildiğini anlatan Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Asıl endişe edilmesi gereken ise bu durumun gelecekte dilimizi, hatta düşünce biçimimizi dönüştürebilecek bir tehdit olmasıdır. Dil kısaldıkça anlam daralmaktadır. ‘nbr’, ‘tmm’, ‘slm’ gibi kısaltmaların dilde bu kadar yaygınlaşması aslında yazı dilinin sadeleşmesi değil; aksine daraltılmasıdır. Kısaltmalar, ifadelerin uyumunu, kelimelerin incelik ve ruhunu alıp götürmektedir.”</p>
<p><strong>Dilde emoji ve kısaltmalar analitik ve derin düşünme alışkanlığından uzaklaştırıyor</strong></p>
<p>Sosyal medyada kullanılan dilin gündelik dile hem de edebi dile sızma tehlikesinin ciddi ve gittikçe büyüyen bir problem olduğunu da dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, şunları dile getirdi:</p>
<p>“Sosyal medya dili genellikle hızlı, tepkisel ve derinlikten uzaktır. İnsanlar artık duygularını ‘çok mutluyum, harika&#8230;’” yerine sadece ‘J ’ ya da ‘yess’, ‘ohh’gibi emoji ve sözcüklerle ifade ediyor. Bu durum ise kişiyi uzun vadede analitik ve derin düşünme alışkanlığından uzaklaştırabiliyor. Kelime zenginliğini eriterek ifade kabiliyetini zayıflatıyor. Bu sığlık ise maalesef toplumda iletişim ahlakı ve sohbet kültürünü tehdit etmektedir. Edebiyatta ise bu durum içtenlik görüntüsüyle gelen bir kirlilik ve belirsizlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin küçük harflerle yazılmış cümleler, noktalama işareti kullanılmadan yapılan anlatımlar ‘sıra dışı’ sayılıyor. Ayrıca sosyal medya dili hızlı bir şekilde kullanılıp atılan ve unutulan içerikler üretir. Bu durumun edebiyata da sirayet etmesi, derinliği olmayan ama ‘trend olan’ yazıların yazılmasını ön plana çıkaracaktır.”</p>
<p><strong>Yabancı dilin etkisi kültürel bir kimlik sorunu</strong></p>
<p>Yabancı dillerden, özellikle İngilizceden gelen kelimelerin Türkçeye etkisinin artık sadece bir dil sorunu değil, kültürel bir kimlik sorunu olduğunu da kaydeden Duman, “Fakat bu kelimelerin Türkçeye girmesi dilin tabiatı gereği karşı konulamaz bir durumdur. Burada önemli olan bu kelimelerin doğal bir ihtiyaç olarak dilimizdeki boşlukları doldurup doldurmadığıdır. Örneğin: ‘kontrol etmek’ varken ‘check etmek’; ‘son tarih’ varken ‘deadline’ kullanmak kompleks ve gösteriş merakı olarak değerlendirilebilir.” dedi.</p>
<p>Plaza dilinin de özellikle beyaz yakalı tabakası içinde türemiş, yarı İngilizce, yarı Türkçe bir iletişim aracı olduğunu da ifade eden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Net düşüncenin sonucu net konuşmadır. Hâlbuki bu tarz karma(şık) diller ise düşünceyi sisli ve belirsiz bir hale getirir. Bu dil, bilgi aktarımından ziyade statü ve ‘elitlik’ göstermek için kullanılır. Yani samimiyetin yerini gösteriş ve sunilik alır. Bu durum ise zamanla kendi kültüründen ve kimliğinden uzaklaşmaya kadar gidebilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dilin yozlaşması…</strong></p>
<p>Dilin yozlaşmasının sadece kurumların ya da ilim adamlarının değil, hepimizin bir varoluş meselesi olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Birey olarak, dilimizi doğru ve özenle kullanmaya dikkat ederek yeni nesle örnek olmalıyız. Dil kullanımında karşılaştığımız yanlışlıkları uygun bir dille düzeltip doğrusunu göstererek bu bilincin gelişmesini sağlayabiliriz. Günlük, deneme gibi yazılar yazarak yazın sahasına katkıda bulunabiliriz.” şeklinde sözlerine son verdi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-dilinin-kimligi-tehlikede-530659">Türk dilinin kimliği tehlikede!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
