<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dili | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dili/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dili</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dili | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dili</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2026 07:18:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aşındırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[emoji]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kelimelerin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[plaza]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[türkçeyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan "plaza dili", sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü ve Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman; iş dünyasını esir alan &#8220;plaza dili&#8221;, sosyal medyadaki emoji kültürü ve dijital içeriklerin dil üzerindeki tahribatına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Türkçe eğitim ve iş hayatında yozlaşıyor</strong></p>
<p>Türkçenin yozlaşması en belirgin olarak eğitim ve iş hayatında gözlendiğini dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Plaza dili dediğimiz, Türkçe cümle yapısının içine İngilizce kelimelerin gelişigüzel serpiştirildiği garip bir jargon, maalesef kurumsal kimliği esir almış durumda. Bunun yanı sıra cadde ve sokaklardaki dükkan tabelalarında gördüğümüz yabancı ve tuhaf zorlama dil kullanımı, dilin görsel hafızasını da hasara uğratmaktadır. ‘Ana sütümüz’ olan ana dilimiz Türkçe, kendi öz topraklarında bile ikinci sınıf bir dil muamelesi görmekte ve bu durum dilimizin itibarına son derece zarar vermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımı dili köksüzleştiriyor</strong></p>
<p>Dilin matematiğine ve ahengine uymayan, üstelik Türkçe karşılığı olan yabancı kelimelerin ısrarla kullanımının dilimizi köksüzleştirdiğini kaydeden Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Kelimeler sadece sesten ibaret formlar değildir, tarihsel bir yük taşırlar ve yabancı kelimeyi gereksiz yere kullandığınızda o tarihi bağı koparırsınız. Bu durum zamanla Türkçenin türetme gücünü ve sistemini kırar ve dili sadece basit bir iletişim aracına indirgeyerek estetik derinliğini yok eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sosyal medya dili hız ve emoji üzerine kurulu</strong></p>
<p>Selçuk Duman, sosyal medyanın hız odaklı yapısının da dil üzerinde önemli bir dönüşüme neden olduğunu belirterek, “Sosyal medyada hız odaklı hareket edildiği için bu durum dili gramer kurallarından ve nezaketten hızla soyutluyor. Sesli harflerin atıldığı, duyguların derinlikli kelimeler yerine emojilere hapsedildiği bu mecra, ifade yeteneğimizi köreltiyor. Derdini tam cümlelerle anlatamayan, sadece tepki odaklı, parçalı ve güdük bir iletişim dili, ne yazık ki özellikle gençler arasında kalıcı bir alışkanlığa dönüşme tehlikesi taşıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Kelime bilmeyen insan düşünemez</strong></p>
<p>Dil ile düşünce arasında çok güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Kelime bilmeyen insan düşünemez; çünkü kelimeler düşüncenin yapı taşlarıdır ve insan zihni, ancak bildiği kelime sayısı kadar geniş bir ufka sahip olabilir. İsmini bilmediğimiz, kavramlaştıramadığımız bir duyguyu veya düşünceyi zihnimizde tasnif edemeyiz. Dil ne kadar zenginse düşünce de o kadar çok katmanlı olur. Kelime hazinesi zayıfladıkça düşünce sığlaşır, incelikler kaybolur ve kişinin dünyayı görüş açısı daraldıkça daralır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yeni kelimeler zihni geliştirir</strong></p>
<p>Yeni kelimeler öğrenmenin yalnızca iletişim becerilerini değil, kişisel gelişimi de güçlendirdiğini belirten Selçuk Duman, “Yeni kelime öğrenmek, beynin sınırlarını genişleten ve esnekliğini artıran en güçlü zihinsel idmanlardan biridir. Sadece daha iyi konuşmayı sağlamaz; aynı zamanda olayları algılama ve analiz etme yeteneğimizi ve empati gücümüzü artırır. Kavram dünyası zenginleşen insan, kendini ve çevresini daha doğru tanımlar. Bu farkındalık da kuşkusuz kişisel gelişimin en temel ve en sağlam basamağıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Okuma, kelime dağarcığının en güçlü kaynağı</strong></p>
<p>Kelime dağarcığını geliştirmenin en etkili yolunun okuma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Selçuk Duman, “Okuma, kelimelerin doğal yaşam alanlarına yapılan bir yolculuktur ve dağarcığı ezberle değil, bağlam içinde öğreterek besler. Sadece sözlükten bakılarak öğrenilen kelime unutulabilir ancak bir hikâyenin içinde, bir duyguyla harmanlanmış kelime zihne mıh gibi kazınır. Nitelikli okuma, pasif kelime hazinemizi aktif hale getirir ve bize, hiç yaşamadığımız hayatları ve duyguları kelimeler yoluyla tecrübe ettirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital içerikler kelime dağarcığını sınırlıyor</strong></p>
<p>Günümüzde popüler dijital içeriklerin büyük bölümünün “hızlı tüketim” mantığıyla üretildiğini belirten Selçuk Duman, “Aynı 200-300 kelimenin döndüğü, klişelerle dolu videolar ve kısa metinler, zihni tembelliğe ve kolaycılığa alıştırıyor. Anlam derinliği olan edebi ve bilimsel yazılar haricindeki yüzeysel dijital yazı dünyası, dilin zenginliğini eriten ve montonlaştıran bir etki oluşturuyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Sözlük kullanma alışkanlığı hâlâ çok önemli</strong></p>
<p>Bilgi kirliliğinin arttığı günümüzde sözlük kullanımının daha da önemli hale geldiğini belirten Selçuk Duman, “Bilgi kirliliğinin bu denli arttığı bir çağda kelimenin doğrusuna ve köküne ulaşmak bir sorumluluktur. İnternette hızlıca arama yapmak ile bir sözlük maddesini incelemek aynı şey değildir. Sözlük, kelimenin kökünü, akrabalarını ve nüanslarını gösterir. Merak duygusunu canlı tutmak, incelikli düşünmek ve dili hakkıyla kullanmak isteyen herkes için sözlük, emek duygusu veren vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sadeleşme başka, fakirleşme başka</strong></p>
<p>Dil tartışmalarında sıkça gündeme gelen sadeleşme konusuna da değinen Selçuk Duman, “Sadeleşmek, dili anlaşılmaz, gereksiz süslü yüklerden kurtarıp durulaştırmaktır. Fakirleşmek ise anlamı karşılayan kelimeleri atıp dili çoraklaştırmaktır. Örneğin ‘ihtimal’, ‘olasılık’, ‘imkân’ kelimelerinin hepsi farklı tonlarda anlam içerir. Bunları atıp tek kelimeye indirmek sadelik değil, sığlık olacaktır. Sadeleşme dilin tortusunu almaktır; fakirleşme ise dili kurutmaktır ve söndürmektir. Aradaki bu hayati farkı iyi görmek gerekir.” şeklinde sözlerini tamamladı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/plaza-dili-ve-emoji-kulturu-turkceyi-asindiriyor-625068">Plaza dili ve emoji kültürü Türkçeyi aşındırıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Moritanya&#8217;da Türkoloji Okuyan Afrikalı Öğrenciler UCLG Başkanı Altay&#8217;ı Coşkuyla Karşıladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/moritanyada-turkoloji-okuyan-afrikali-ogrenciler-uclg-baskani-altayi-coskuyla-karsiladi-622598</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 12:32:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[afrikalı]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan Altay]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[moritanya]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[okuyan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[uclg]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622598</guid>

					<description><![CDATA[<p>UCLG ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, UCLG Afrika Genel Kurulu için bulunduğu Moritanya‘da Nuakşot Üniversitesi’ndeki Türkoloji Bölümü öğrencileriyle bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/moritanyada-turkoloji-okuyan-afrikali-ogrenciler-uclg-baskani-altayi-coskuyla-karsiladi-622598">Moritanya&#8217;da Türkoloji Okuyan Afrikalı Öğrenciler UCLG Başkanı Altay&#8217;ı Coşkuyla Karşıladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>UCLG ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, UCLG Afrika Genel Kurulu için bulunduğu Moritanya‘da Nuakşot Üniversitesi’ndeki Türkoloji Bölümü öğrencileriyle bir araya geldi. Öğrencilerin büyük coşkuyla karşıladığı Başkan Altay, gördüğü manzara karşısında çok etkilendiğini belirterek, “Türkiye büyük ve güçlü bir ülke. Türk dili de tüm dünyada önemli bir dil. Sizin bunu öğrenmeye niyet etmeniz, bu konuda akademik çalışma yapmanız hakikaten çok kıymetli” dedi. Ziyaret esnasında Yuma isimli Moritanyalı öğrenci İstiklal Marşı’nı okudu. Başkan Altay’ın Moritanya temasları kapsamında Nuakşot Belediyesi ile kardeş şehir protokolü de imzalandı.</strong></p>
<hr/>
<p>UCLG Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, UCLG Afrika Genel Kurulu’na katılmak üzere gittiği Moritanya’da üniversite öğrencileriyle buluştu.</p>
<p>Moritanya’da Nuakşot Üniversitesi Türkoloji Bölümü öğrencileriyle bir araya gelen Başkan Altay, büyük coşku ve samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Afrikalı öğrencilerle sohbet etti.</p>
<p>Konya’nın köklü medeniyet geçmişi ve kültürel mirası hakkında da öğrencilere bilgiler veren Başkan Altay, Moritanya’da Türkçeye ve Türk kültürüne ilgi duyan öğrencilerle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>
<p>Üniversitede gördüğü manzara karşısında çok etkilendiğini kaydeden Başkan Altay, “Bu kadar genci Türkiye sevgisiyle görmek, Türkçe konuşmayı öğrenmeniz, Türk dilini öğrenmeniz, bu konuda eğitim almanız bizim için çok kıymetli. Bu bölümün açılmasında Sayın Büyükelçimizin çok büyük emekleri olmuş. Kendisine ülkemiz adına teşekkür ediyorum. Türkiye büyük ve güçlü bir ülke. Türk dili de tüm dünyada önemli bir dil. Sizin bunu öğrenmeye niyet etmeniz, bu konuda akademik çalışma yapmanız hakikaten çok kıymetli. Biz Türklerin en mutlu olduğu an herhalde Türkçe konuşan bir yabancı gördüğümüz an. ‘Hz. Mevlana aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşırmış’ diyor. Her ne kadar sizin dışınızdaki Moritanyalılarla aynı dili konuşmasak da birbirimize büyük bir muhabbet besledik. Hem de sizin gibi aynı dili konuştuğumuz kardeşlerimizle gönül bağımızın artarak devam edeceği kesin. Bu vesileyle hepinize çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Başkan Altay, Moritanya Türkiye Büyükelçiliği tarafından seçilecek öğrencileri Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Konya’da misafir edeceklerini de sözlerine ekledi. </p>
<p><strong>MORİTANYALI ÖĞRENCİ İSTİKLAL MARŞI OKUDU</strong></p>
<p>Ziyaret esnasında Yuma isimli Moritanyalı öğrenci İstiklal Marşı’nı okudu. Büyük sükunetle dinlenen İstiklal Marşı sonrası Başkan Altay, öğrenciyi tebrik etti.</p>
<p>Türkiye’nin Nuakşot Büyükelçisi Burhan Köroğlu ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’ün de katıldığı ziyarette, Türkoloji bölümünde okuyan Afrikalı öğrenciler, Başkan Altay’a teşekkür ederek, Türkiye’ye ve Türk kültürüne olan ilgilerini paylaştı.</p>
<p><strong>NOUAKCHOTT BELEDİYESİ İLE KARDEŞ ŞEHİR PROTOKOLÜ İMZALANDI</strong></p>
<p>Başkan Altay’ın Moritanya ziyareti kapsamında Nuakşot Belediyesi ile kardeş şehir protokolü de imzalandı.</p>
<p>İmza töreni öncesi konuşan Başkan Altay, Moritanya’nın Türkiye için çok kıymetli bir ülke olduğunu vurgulayarak, “Burası çok önemli bir İslam beldesi. Konya da önemli bir İslam şehri. Bu attığımız imza inşallah kardeşliğin gelişmesine çok önemli vesile olacak. Belediye Burada bulunmak benim için de çok büyük mutluluk” açıklamasını yaptı.</p>
<p>UCLG Afrika Başkanı, Nouakchott Bölge Konseyi Başkanı Fatimetou Mint Abdel Malick de şehre gelen herkesin sıcak misafirperverliği gördükten sonra orada kalmak istediğini belirterek, imzalanan protokol için Başkan Altay’a teşekkür etti.</p>
<p>Konuşmaların ardından Başkan Altay ile Başkan Malick Konya’yı ve Nouakchott’u kardeş şehir yapan protokolü imzaladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/moritanyada-turkoloji-okuyan-afrikali-ogrenciler-uclg-baskani-altayi-coskuyla-karsiladi-622598">Moritanya&#8217;da Türkoloji Okuyan Afrikalı Öğrenciler UCLG Başkanı Altay&#8217;ı Coşkuyla Karşıladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili programında Şubat ayı semineri gerçekleşti</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-subat-ayi-semineri-gerceklesti-613256</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 14:32:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-I Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hallac-ı]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[şatahat]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613256</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri yorumladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-subat-ayi-semineri-gerceklesti-613256">Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili programında Şubat ayı semineri gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri yorumladı.</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor. 10 Şubat Salı akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirlerini farklı kavramlar etrafında ele aldı.</p>
<p><b>“Hallac-ı Mansur, İlahi aşktan başka bir aşk türünü bilmiyor.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirlerinde İlahi aşkın merkezde olduğunu vurguladı: “Hallac’ın temel kavramı aşktır. Kitabı, baştan sona aşktan ibarettir. Bir kavramla açıklamak istesek İlahi aşk deriz. Hallac-ı Mansur zaten başka bir aşkı bilmiyor. Aşk kelimesinin yerine kullanılabilecek bir kelimeyi, aşkın başka bir konusunu bilmiyor. Bütün şiirlerinde anlattığı tema Allah aşkı. Başka bir şey yok. Allah hakkında da aşktan başka bir şey konuşmuyor. Tasavvufta bütün konusunu aşk olarak belirlemiş nadir isimlerden.”</p>
<p><b>“Tasavvufun amacı, insanın kendini sevmesidir.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, “kendini sevmenin” önemine ve bu tutumun yanlış anlaşıldığına işaret etti: “Ancak kendini sevebilmiş bir adamın sözü makbul olabilir. Bugün Hallac’ı Mansur’u okuduğumuzda onu anlıyoruz ve onun kendini ne kadar çok sevdiğini fark ediyoruz. Tasavvufun amacı budur. Kendini sevmeyen bir tasavvuf olmaz. Sahte sevgiyle mücadeleyi insanlar kendinle mücadele gibi addetmişler.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-subat-ayi-semineri-gerceklesti-613256">Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili programında Şubat ayı semineri gerçekleşti</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe deyimlerimiz tehdit altında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkce-deyimlerimiz-tehdit-altinda-611113</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:18:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[Deyim]]></category>
		<category><![CDATA[Deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[deyimlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611113</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü, Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman, deyimlerin Türkçedeki yeri, yanlış kullanımların doğurduğu sonuçlar ve dil bilinci üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkce-deyimlerimiz-tehdit-altinda-611113">Türkçe deyimlerimiz tehdit altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSTÖMER) Müdürü, Türk Dili Bölümü Öğr. Gör. Selçuk Duman, deyimlerin Türkçedeki yeri, yanlış kullanımların doğurduğu sonuçlar ve dil bilinci üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Dilimizde deyimler omurga görevi üstleniyor</p>
<p>Deyimlerin, &#8220;az sözle çok şey anlatma&#8221; sanatının en önemli ve zengin bir yanını temsil ettiğini dile getiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Yüzyılların tecrübesi, neşesi, üzüntüsü ve hayat görüşü, deyimler sayesinde yaşayan kelimelere dökülüp günümüze ulaşmıştır. Uzun uzun anlatılması gereken karmaşık bir ruh halini veya sosyal bir durumu, iki-üç kelimelik bir deyimle özetleyebilmek, insanımızın pratik zekâsını ve dilimizin ifade kabiliyetini gösterir. Bu yönüyle dilimizde deyimler, mecaz ve benzetme anlamlarıyla adeta omurga görevi üstlenmektedir.” dedi.</p>
<p>Deyimlerin bozulması kültürel hafızanın silinmesidir</p>
<p>Deyimlerin yanlış kullanılmasının yalnızca bir “dil hatası” olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Deyimlerin bozulması kesinlikle kültürel ve zihinsel bir kayıptır. Her deyim, arkasında o deyimi doğuran bir hikâye, bir gelenek veya tarihi bir olay barındırır. Deyimi bozduğunuzda, o tarihsel bağı koparmış ve kültürel kodları silmiş olursunuz. ‘Dilsel hata’ deyip geçmek, meselenin ciddiyetini hafife almaktır. Nitekim, kelimeler kaybolduğunda, o kelimelerin taşıdığı ‘dünya görüşü’ de kaybolur.” diye konuştu.</p>
<p>Yanlış bilinen bazı deyimler </p>
<p>Günlük dilde sıkça yanlış kullanılan deyimlere de örnek veren Duman, “Yaygın olanlarını şöyle söyleyebiliriz: ‘Göz var nizam var’ hatalısıdır; doğrusu ‘Göz var izan (anlayış) var’dır. Yine ‘Zürafanın düşkünü, beyaz giyer kış günü’ diye bilinen deyimin aslı ‘Zürefanın (zarif kimselerin) düşkünü’dür. Konunun hayvan olan zürafa ile ilgisi yoktur. ‘Aptala malum olur’ sözü de aslında ‘Abdala (ermiş kişiye) malum olur’ şeklindedir. Bu hatalar, deyimin arka planda yüklendiği bilgi ve gelenek mirasını yok edip, cümleyi anlamsız ve değersiz hale getirebiliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Bu bir doğal değişim değil, dilin yozlaşması</p>
<p>Deyimlerin zamanla bozulmasının dilin doğal evrimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Dilde doğal değişim ve gelişim vardır ancak deyimlerin bozulması genellikle ‘bilgisizlik’ ve ‘kulaktan dolma kullanım’ kaynaklıdır. Benzetme yönünü anlamadan, kelimenin ses benzerliğine aldanarak yapılan yanlışlar (Safe yerine safa, izan yerine nizam gibi), zamanla yaygınlaşarak doğruyu kovuyor. Bu doğal bir evrim değil, dilin yozlaşmasıdır.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Dijital ortam ‘galat-ı meşhur’ üretiyor</p>
<p>Sosyal medya ve dijital platformların dil üzerindeki etkisine de değinen Öğr. Gör. Selçuk Duman, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dijital ortam, ‘galat-ı meşhur’ (yaygın yanlış) üretim fabrikası gibi çalışıyor. Yanlış bir kullanım sosyal medyada popüler olduğunda, doğrusunu bilenler bile azınlıkta kalarak insanı ‘acaba ben mi yanlış biliyorum’ şüphesine düşüyor. Dilin standartlarını belirleyen kurumlar yerine, sosyal medya fenomenlerinin dil kullanımı, belirleyici olmaya başlıyor ki bu da Türkçenin kuralsızlaşması riskini ortaya çıkarıyor.”</p>
<p>Deyimlerin anlamını bilmeden kullanmak dile yabancılaşmaktır</p>
<p>Deyimlerin bilinçsiz kullanımının, bireyin kendi diline yabancılaşmasının bir göstergesi olduğunu ifade eden Duman, “Anlamını bilmeden deyim kullanmak, rotasını bilmeden gemi kullanmaya benzer. Bu durumda dil kazaları yapılması kaçınılmaz olur. Dil bilinci, kelimenin sadece sesini değil, ruhunu ve kökünü de bilmeyi gerektirir. Bu bilinç, ezbere ve düşünmeden konuşma yapmaktan insanı korur.” dedi.</p>
<p>Genç kuşak deyimlerin çağrışım dünyasından uzaklaşıyor</p>
<p>Gençlerin deyimlerle kurduğu ilişkiyi de değerlendiren Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Ne yazık ki zayıf ve kopuk buluyorum. Gençler daha çok düz ve gerçek anlam üzerinden düşünüyor ve konuşuyor. Deyimlerin mecaz ve soyut dünyasına girmekte zorlanıyorlar. Emojilerle veya globalleşmiş İngilizce kalıp ifadelerle duygularını ve düşüncelerini ifade etmeyi tercih ediyorlar. Bu zayıflık ve kopuş durumu gençlerin Türkçenin o zengin çağrışım dünyasından mahrum kalmalarına neden oluyor.” diye konuştu.</p>
<p>Deyimler Türkçenin tadı tuzu</p>
<p>Deyimlere sahip çıkmanın, Türkçenin kimliğini korumak açısından hayati olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Selçuk Duman, “Çünkü deyimler, Türkçenin ‘tadı tuzudur’. Bir dili sadece gramer kurallarıyla yaşatamazsınız. Ona tadını, kokusunu ve rengini veren deyimlerdir. Deyimlerine sahip çıkmayan bir dil, zamanla mekanikleşir, bir ‘çeviri diline’ dönüşür ve özgünlüğünü yitirir. Kimliğimizi, mizahımızı ve zekâmızı gelecek nesillere aktarmak istiyorsak, deyimlerimizi doğru öğrenmeli, öğretmeli ve yaygın bir biçimde kullanmalıyız.” diye sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkce-deyimlerimiz-tehdit-altinda-611113">Türkçe deyimlerimiz tehdit altında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-2-611032</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 07:29:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[erkekliğin]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[grupları]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mesele]]></category>
		<category><![CDATA[öğretildiği]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611032</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-2-611032">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><strong>Erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılanıyor</strong></p>
<p>Son dönemde okul ortamlarından meslek gruplarına uzanan ve çoğu zaman dijital platformlarda görünür hale gelen vakaların topluma zarar verebilecek bir sapmaya işaret ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Bu tablo, erkekliğin nasıl kurulduğuna, nasıl öğrenildiğine ve dijital alanlarda nasıl yeniden üretildiğine dair geniş bir soruyu gündeme getiriyor diyebiliriz. Günümüzde erkekliğin hâlâ büyük ölçüde güç, kontrol ve cinsel başarı üzerinden tanımlanması tesadüf değil. Yıllar boyunca erkeklere, değerli olmanın yolunun güçlü görünmekten, hâkim olmaktan ve duygusal mesafeyi korumaktan geçtiği öğretildiği için bu durum, erkekliğin kırılganlıkla, eşitlikle ya da bakım verme pratikleriyle ilişkilendirilmesini zorlaştırdı. Açıkçası erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılandığı sürece eşitlikçi bir temele oturan insan ilişkilerinden uzaklaşıyoruz. Bazı durumlarda erkeklik, kaybedildiği hissedilen gücü yeniden kurma çabasıyla daha sert, daha dışlayıcı ve daha tahakkümcü biçimlerde ortaya çıkabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital alanlar şiddeti görünür kılıyor</strong></p>
<p>İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte dijital alanlarda üretilen kadın düşmanı dilin, gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının nedenlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımıza giren dijital alanlar ve dijital alt kültürlerde üretilen kadın düşmanı dilin gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının en önemli nedenlerinden biri, dijital alanların yarattığı mesafe hissi. Kapalı gruplar, anonimlik ve şaka söylemi, sınırların esnekleşmesine neden oluyor. Zamanla bu dil, yalnızca çevrimiçi bir ifade biçimi olmaktan çıkıp gündelik ilişkilerin parçası haline gelip normalleştiriliyor. Bir taraftan ‘her şeyi söyleyebilirim, sansürsüz ifade edebilirim’ özgürlüğü ve cezasızlık hissi yaratan bir serbestlik, diğer taraftan ise başka bir insanın mahremini fütursuzca metalaştırma gerçeği aynı anda karşımıza çıkıyor. Kullanılan dilin burada belirleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Kadını nesneleştiren, aşağılayan ya da küçümseyen ifadeler tekrarlandıkça sıradanlaşıyor; sıradanlaştıkça da sorgulanmaz hale geliyor. Bu durum, dijital alan ile gerçek hayat arasındaki sınırın sanılandan çok daha geçirgen olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>WhatsApp grupları ‘erkekliğin onaylandığı’ alanlara dönüşebiliyor</strong></p>
<p>WhatsApp gruplarını örnek göstererek, ilk bakışta masum görünen bu alanların zamanla erkekliğin kolektif olarak onaylandığı ve pekiştirildiği mecralara dönüşebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “WhatsApp Grupları üzerinden örnek vermek gerekirse; bir grup insanın ortak paylaşım ve haberleşme platformu olarak WhatsApp grubu kurması masum görünebilir ama mevzu bahis grubun erkekler tarafından oluşturulup kurulan iletişimin ise kadını nesneleştiren ortak bir dil üretmesi ayrı bir sorgu alanı oluşturuyor. Ortaya çıkan bu tür WhatsApp grupları erkekliğin kolektif olarak onaylandığı, performe edildiği ve pekiştirildiği alanlar haline geldiğinde toplumsal nitelikli bir çıkmazın içinde buluyoruz kendimizi. Şöyle ki; bu gruplarda paylaşılan içerikler, çoğu zaman erkekler arası bir aidiyet ve onay mekanizması işlevi görüyor. Kadınlar üzerinden kurulan dil, grubun iç bütünlüğünü güçlendirirken, erkekliğin belirli bir biçimini normal ve makbul olarak yeniden üretiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalık bir aidiyet dili haline geliyor</strong></p>
<p>Zorbalığın da bu kültürel zeminin bir çıktısı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Zorbalık ve şiddetin erkek çocukları arasında bir aidiyet dili haline gelmesi, duyguların nasıl yönetildiğiyle yakından ilişkili diyebiliriz. Erkek çocuklar çoğu zaman korku, kırılganlık ya da yetersizlik hissini ifade etmeyi değil, bastırmayı öğreniyor. Bastırılan duygular ise sıklıkla öfke ve saldırganlık olarak dışa vuruluyor. Bu noktada zorbalık, yalnızca bireysel bir davranış değil; gruba dahil olmanın, görünür olmanın ve kabul edilmenin bir yolu haline geliyor. Üstelik şiddet, bir iletişim biçimi olarak öğreniliyor ve ödüllendiriliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sorun neden geç fark ediliyor?</strong></p>
<p>Bu tür davranışların neden zamanında fark edilemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Peki bu durum neden zamanında fark edilemiyor diye soracak olursak; eğitim ve iş hayatı pratiklerinde genellikle başarı, disiplin ve performansa odaklanılırken; ilişkisel ve etik boyutlar geri plana itilebiliyor. ‘Başarılı öğrenci’, ‘profesyonel’ ya da ‘örnek çalışan’ tanımları çoğu zaman akademik ya da mesleki yeterlilikle sınırlı kalıyor. Erkeklik ise görünmez bir norm olarak kabul edildiği için, sorun alanı olarak tanınmıyor. Bu da erken uyarı işaretlerinin gözden kaçmasına ve sorunların ancak kriz anlarında görünür olmasına yol açıyor. Bu tür davranışların çoğunlukla kapalı erkek gruplarında ortaya çıkması, denetimden çok kültürle ilgili bir meseleye işaret ediyor. Kapalı alanlar, erkekliğin sorgulanmadan yeniden üretildiği, sınırların test edildiği ve çoğu zaman aşıldığı mekânlar haline geliyor. Bu durum, sorunun birkaç kötü örnekten ibaret olmadığını; belirli koşullar oluştuğunda benzer davranışların tekrar edebileceğini gösteriyor.”</p>
<p>Bu durumu yalnızca sapma ya da ahlaki çöküş olarak tanımlamanın yeterli olmadığına da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Diğer taraftan bu meselenin sadece kadınların sorunu olmadığını aynı zamanda erkeklerin de sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu erkeklik biçimi erkekleri de yalnızlaştırıyor, duygusal olarak yoksullaştırıyor. Çözüm; erkek çocuklara erken yaştan itibaren duygularını tanıma, sınır öğrenme ve eşit ilişki kurma becerileri kazandırmakla mümkün. Asıl mesele, erkekliğin nasıl öğretildiği, hangi davranışların ödüllendirildiği ve hangi sessizliklerin sürdürüldüğü. Erkekliği yeniden tanımlamak gerekiyor. Güçle değil, sorumlulukla; tahakkümle değil, eşitlikle; sessizlikle değil, yüzleşmeyle kurulan bir erkeklik inşasına odaklanabiliriz. Aksi halde bu kriz, gerçek ya da sanal farklı mekânlarda ve farklı biçimlerde karşımıza çıkmaya devam edecek.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-2-611032">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-610792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 08:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[asil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[erkekliğin]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[grupları]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mesele]]></category>
		<category><![CDATA[öğretildiği]]></category>
		<category><![CDATA[sınır]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=610792</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-610792">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, son dönemde özellikle dijital platformlarda görünür hale gelen şiddet, zorbalık ve kadın düşmanı dili değerlendirdi.</p>
<p><strong>Erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılanıyor</strong></p>
<p>Son dönemde okul ortamlarından meslek gruplarına uzanan ve çoğu zaman dijital platformlarda görünür hale gelen vakaların topluma zarar verebilecek bir sapmaya işaret ettiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Bu tablo, erkekliğin nasıl kurulduğuna, nasıl öğrenildiğine ve dijital alanlarda nasıl yeniden üretildiğine dair geniş bir soruyu gündeme getiriyor diyebiliriz. Günümüzde erkekliğin hâlâ büyük ölçüde güç, kontrol ve cinsel başarı üzerinden tanımlanması tesadüf değil. Yıllar boyunca erkeklere, değerli olmanın yolunun güçlü görünmekten, hâkim olmaktan ve duygusal mesafeyi korumaktan geçtiği öğretildiği için bu durum, erkekliğin kırılganlıkla, eşitlikle ya da bakım verme pratikleriyle ilişkilendirilmesini zorlaştırdı. Açıkçası erkeklik hep sarsılmaması gereken bir rol olarak algılandığı sürece eşitlikçi bir temele oturan insan ilişkilerinden uzaklaşıyoruz. Bazı durumlarda erkeklik, kaybedildiği hissedilen gücü yeniden kurma çabasıyla daha sert, daha dışlayıcı ve daha tahakkümcü biçimlerde ortaya çıkabiliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital alanlar şiddeti görünür kılıyor</strong></p>
<p>İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte dijital alanlarda üretilen kadın düşmanı dilin, gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının nedenlerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımıza giren dijital alanlar ve dijital alt kültürlerde üretilen kadın düşmanı dilin gerçek hayatta bu kadar kolay karşılık bulmasının en önemli nedenlerinden biri, dijital alanların yarattığı mesafe hissi. Kapalı gruplar, anonimlik ve şaka söylemi, sınırların esnekleşmesine neden oluyor. Zamanla bu dil, yalnızca çevrimiçi bir ifade biçimi olmaktan çıkıp gündelik ilişkilerin parçası haline gelip normalleştiriliyor. Bir taraftan ‘her şeyi söyleyebilirim, sansürsüz ifade edebilirim’ özgürlüğü ve cezasızlık hissi yaratan bir serbestlik, diğer taraftan ise başka bir insanın mahremini fütursuzca metalaştırma gerçeği aynı anda karşımıza çıkıyor. Kullanılan dilin burada belirleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Kadını nesneleştiren, aşağılayan ya da küçümseyen ifadeler tekrarlandıkça sıradanlaşıyor; sıradanlaştıkça da sorgulanmaz hale geliyor. Bu durum, dijital alan ile gerçek hayat arasındaki sınırın sanılandan çok daha geçirgen olduğunu gösteriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>WhatsApp grupları ‘erkekliğin onaylandığı’ alanlara dönüşebiliyor</strong></p>
<p>WhatsApp gruplarını örnek göstererek, ilk bakışta masum görünen bu alanların zamanla erkekliğin kolektif olarak onaylandığı ve pekiştirildiği mecralara dönüşebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “WhatsApp Grupları üzerinden örnek vermek gerekirse; bir grup insanın ortak paylaşım ve haberleşme platformu olarak WhatsApp grubu kurması masum görünebilir ama mevzu bahis grubun erkekler tarafından oluşturulup kurulan iletişimin ise kadını nesneleştiren ortak bir dil üretmesi ayrı bir sorgu alanı oluşturuyor. Ortaya çıkan bu tür WhatsApp grupları erkekliğin kolektif olarak onaylandığı, performe edildiği ve pekiştirildiği alanlar haline geldiğinde toplumsal nitelikli bir çıkmazın içinde buluyoruz kendimizi. Şöyle ki; bu gruplarda paylaşılan içerikler, çoğu zaman erkekler arası bir aidiyet ve onay mekanizması işlevi görüyor. Kadınlar üzerinden kurulan dil, grubun iç bütünlüğünü güçlendirirken, erkekliğin belirli bir biçimini normal ve makbul olarak yeniden üretiyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Zorbalık bir aidiyet dili haline geliyor</strong></p>
<p>Zorbalığın da bu kültürel zeminin bir çıktısı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Zorbalık ve şiddetin erkek çocukları arasında bir aidiyet dili haline gelmesi, duyguların nasıl yönetildiğiyle yakından ilişkili diyebiliriz. Erkek çocuklar çoğu zaman korku, kırılganlık ya da yetersizlik hissini ifade etmeyi değil, bastırmayı öğreniyor. Bastırılan duygular ise sıklıkla öfke ve saldırganlık olarak dışa vuruluyor. Bu noktada zorbalık, yalnızca bireysel bir davranış değil; gruba dahil olmanın, görünür olmanın ve kabul edilmenin bir yolu haline geliyor. Üstelik şiddet, bir iletişim biçimi olarak öğreniliyor ve ödüllendiriliyor.” dedi.</p>
<p><strong>Sorun neden geç fark ediliyor?</strong></p>
<p>Bu tür davranışların neden zamanında fark edilemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, şöyle devam etti:</p>
<p>“Peki bu durum neden zamanında fark edilemiyor diye soracak olursak; eğitim ve iş hayatı pratiklerinde genellikle başarı, disiplin ve performansa odaklanılırken; ilişkisel ve etik boyutlar geri plana itilebiliyor. ‘Başarılı öğrenci’, ‘profesyonel’ ya da ‘örnek çalışan’ tanımları çoğu zaman akademik ya da mesleki yeterlilikle sınırlı kalıyor. Erkeklik ise görünmez bir norm olarak kabul edildiği için, sorun alanı olarak tanınmıyor. Bu da erken uyarı işaretlerinin gözden kaçmasına ve sorunların ancak kriz anlarında görünür olmasına yol açıyor. Bu tür davranışların çoğunlukla kapalı erkek gruplarında ortaya çıkması, denetimden çok kültürle ilgili bir meseleye işaret ediyor. Kapalı alanlar, erkekliğin sorgulanmadan yeniden üretildiği, sınırların test edildiği ve çoğu zaman aşıldığı mekânlar haline geliyor. Bu durum, sorunun birkaç kötü örnekten ibaret olmadığını; belirli koşullar oluştuğunda benzer davranışların tekrar edebileceğini gösteriyor.”</p>
<p>Bu durumu yalnızca sapma ya da ahlaki çöküş olarak tanımlamanın yeterli olmadığına da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, “Diğer taraftan bu meselenin sadece kadınların sorunu olmadığını aynı zamanda erkeklerin de sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu erkeklik biçimi erkekleri de yalnızlaştırıyor, duygusal olarak yoksullaştırıyor. Çözüm; erkek çocuklara erken yaştan itibaren duygularını tanıma, sınır öğrenme ve eşit ilişki kurma becerileri kazandırmakla mümkün. Asıl mesele, erkekliğin nasıl öğretildiği, hangi davranışların ödüllendirildiği ve hangi sessizliklerin sürdürüldüğü. Erkekliği yeniden tanımlamak gerekiyor. Güçle değil, sorumlulukla; tahakkümle değil, eşitlikle; sessizlikle değil, yüzleşmeyle kurulan bir erkeklik inşasına odaklanabiliriz. Aksi halde bu kriz, gerçek ya da sanal farklı mekânlarda ve farklı biçimlerde karşımıza çıkmaya devam edecek.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/asil-mesele-erkekligin-nasil-ogretildigi-610792">Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-aralik-ayi-semineri-gerceklesti-599892</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 00:15:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[aralık]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[hallac-ı]]></category>
		<category><![CDATA[Kavram]]></category>
		<category><![CDATA[mansur]]></category>
		<category><![CDATA[programında]]></category>
		<category><![CDATA[şatahat]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvuf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı seminer dizisinin Aralık ayı programı 17 Aralık Çarşamba akşamı gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-aralik-ayi-semineri-gerceklesti-599892">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı seminer dizisinin Aralık ayı programı 17 Aralık Çarşamba akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’un şiirlerinden yola çıkarak tasavvuf tarihindeki farklı kavramların izini sürdü.</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu sezon Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam düşüncesinin ve tasavvufi hayatın en mühim isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin önemli isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” dili, kendi anlam dünyası içinde değerlendiriliyor. 17 Aralık Çarşamba akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, semineri İslam düşüncesi ve tasavvuf tarihinden örneklerle zenginleştirdi.</p>
<p><b>“Bazı kavramların başına felaketler geliyor.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, bazı kavramların farklı nedenlerle esas anlamlarından uzaklaştıklarına vurgu yaptı:</p>
<p>“Benim işlerimden biri kavramları başlarına gelen felaketlerden kurtarmak. Kavramları esas anlamlarına taşımaya çalışıyorum. Bu bakımdan merhamet, aşk, vefa gibi kelimeleri onarmaya çalıştım. Bunlardan biri de sohbet kavramı. Sohbet çok güzel bir kavram. Bugün nedense sohbet denince zihnimize konuşmak geliyor. Sohbet kelimesine niye böyle olmuş, karşılıklı konuşmaya niye sohbet diyoruz bilmiyorum. Bence burada bir tercüme kazası yaşanmış. Sohbet esas anlamı itibarıyla beraber olmak demektir.”         </p>
<p><b>“İslam literatüründe topraktan gelmek, ahlaki bir kavram olarak ele alınmış.”</b></p>
<p>Prof. Dr. Ekrem Demirli, topraktan gelme kavramının tasavvuf tarihinde nasıl algılandığı üzerine konuştu:</p>
<p>“Topraktan geldiğini anlamak tasavvuf tarihi için önemli bir kavram. Bugün bütün dünyadaki dindarlar bu konuyu tartışırken daha çok Evrim Teorisi üzerinden tartışıyorlar. Bizim literatürümüzde topraktan yaratılış, daha çok ahlaki bir kavram olarak ele alınmış. Buradan hareketle bir evrensel insan tanımına ulaşılmış.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hallac-i-mansur-tasavvuf-ve-satahat-dili-programinda-aralik-ayi-semineri-gerceklesti-599892">&#8220;Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Dili&#8221; Programında Aralık Ayı Semineri Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Tekin’den Dünya Türk Dili Ailesi Günü Mesajı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-tekinden-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-mesaji-599368</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 22:50:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[tekin]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599368</guid>

					<description><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş bir coğrafyada konuşulan Türkçenin, Türk Yüzyılı’nın ses bayrağı olduğunu vurgulayarak 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü kutladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-tekinden-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-mesaji-599368">Bakan Tekin’den Dünya Türk Dili Ailesi Günü Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kasım ayında Özbekistan&#8217;ın Semerkant kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 43. Genel Konferansı&#8217;nda ilan edilen &#8220;15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü&#8221; dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı.</p>
<p>Bakan Tekin, mesajında, &#8220;Dilimiz, hem çocuklarımızın kendilerini iyi ifade edebilmeleri hem de bizi bir arada tutan güçlü bir referans kaynağıdır. Teknolojinin tüm dünyayı belirli sınırlara ve dillere mahkûm etme tehdidi karşısında her birimiz, Türkçeye sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Adriyatik&#8217;ten Çin Seddi&#8217;ne dek büyük bir coğrafyada konuşulan Türkçe, Türk Yüzyılı&#8217;nın ses bayrağıdır. Bu vesileyle 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü&#8217;nü kutluyor, bu önemli günün Türk dünyasının ortak mazisi ve mirası olan Türk dilinin korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmasını diliyorum.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-tekinden-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-mesaji-599368">Bakan Tekin’den Dünya Türk Dili Ailesi Günü Mesajı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Erhan Aydın: Dünya Türk Dili Ailesi Günü, Tüm Türk Dillerini Kapsıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-erhan-aydin-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-tum-turk-dillerini-kapsiyor-599115</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[15 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[erhan]]></category>
		<category><![CDATA[Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazıtları]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aydın, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerde, Türk dilinin köklü tarihine ve Orhun Yazıtlarının bilim dünyası için taşıdığı evrensel değere dikkat çekti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-erhan-aydin-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-tum-turk-dillerini-kapsiyor-599115">Prof. Dr. Erhan Aydın: Dünya Türk Dili Ailesi Günü, Tüm Türk Dillerini Kapsıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aydın, 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerde, Türk dilinin köklü tarihine ve Orhun Yazıtlarının bilim dünyası için taşıdığı evrensel değere dikkat çekti.</p>
<p>15 Aralık 1893’ün hatırasına, 15 Aralık 2025’ten itibaren Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün kutlanmaya başlandığını belirten Aydın, bu tarihin yalnızca sembolik değil, bilimsel açıdan da büyük anlam taşıdığını ifade etti. Aydın yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Önümüzdeki yıllarda da her 15 Aralık’ta daha coşkulu şekilde kutlanacağına inanıyorum. Türk dili ailesi derken yalnızca Türkiye Türkçesini değil; Asya’dan Balkanlara, Sibirya’dan Orta Doğu’ya kadar kırkın üzerinde yazı diliyle varlığını sürdüren bütün Türk dillerini kastediyoruz. Bu bakımdan 15 Aralık son derece önemli bir tarihtir ve gelecekte de anlamı daha iyi kavranacaktır.”</p>
<p><b>“15 ARALIK, ORHUN YAZITLARININ ÇÖZÜLDÜĞÜ GÜNDÜR”</b></p>
<p>Prof. Dr. Erhan Aydın, açıklamasında 15 Aralık tarihinin neden Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak kabul edildiğini şu sözlerle anlattı:</p>
<p>“UNESCO’nun ve Türkiye UNESCO Millî Komisyonunun çabalarıyla 15 Aralık, Orhun Yazıtları olarak bilinen, ancak bizim ‘yazıt metinleri’ dediğimiz bu metinlerin ilk kez çözüldüğü tarih olarak anılmaktadır. Danimarkalı dil bilimci Vilhelm Thomsen, bu metinleri çözmüş ve çözümünü 15 Aralık 1893 tarihinde Danimarka Kraliyet Bilimler Akademisine sunduğu bildiriyle dünyaya duyurmuştur. Bu tarihten dolayı 15 Aralık, Dünya Türk Dili Ailesi Günü olarak bundan sonraki yıllarda da kutlanmaya devam edecektir.”</p>
<p><b>“HALKIN DİLİ EN İYİ GÜNDELİK EŞYALARDAKİ YAZITLARDA GÖRÜLÜR”</b></p>
<p>Yazıtların yalnızca anıtsal taşlardan ibaret olmadığını vurgulayan Aydın, dil bilimciler açısından en kıymetli örneklerin gündelik yaşam nesneleri üzerinde yer alan metinler olduğunu belirterek, “Bu metinler, Türkçenin ilk yazılı belgeleri olması sebebiyle çeşitli nesneler üzerine yazılmıştır. Dikili taşlar üzerinde olduğu gibi kayalar üzerinde de örnekleri vardır. Ancak Türk dili araştırmacıları için en önemli metinler, gündelik kullanım nesneleri üzerine yazılmış olanlardır. Çünkü bu tür metinlerde halkın dili, yani ölçünlü olmayan ve standartlaşmamış Türkçe daha net biçimde görülebilmektedir,” dedi.</p>
<p><b>THOMSEN–RADLOFF YARIŞI VE BİLİMSEL KIRILMA NOKTASI</b></p>
<p>Prof. Dr. Erhan Aydın, Orhun Yazıtlarının çözüm sürecinin uzun yıllar süren uluslararası bir bilimsel yarışın ürünü olduğunu da hatırlattı. Yazıtların 1721’de bulunmasına rağmen ancak 1893’te çözülebilmesinin nedenlerini ayrıntılarıyla anlatan Aydın, Çince yazılmış Batı yüzlerinin çözüm sürecinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekerek, “Bir tarafta Alman asıllı Rus Türkolog Wilhelm Radloff, diğer tarafta Danimarkalı dil bilimci Vilhelm Thomsen arasında büyük bir yarış başlamıştır. Thomsen’in çözüm yöntemi farklıydı. Çok geçen kelimelerde çok geçen harflerin ünlü olabileceği varsayımından hareket etti. Üç kelime üzerinde yoğunlaştı: Tengri, Köl Tigin ve Türk. Bu kelimelere tahmini ses değerlerini vererek çözümü başardı,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“TÜRKİYE’DE BU ÇALIŞMALAR, ATATÜRK’ÜN DESTEĞİYLE GELİŞTİ”</b></p>
<p>Prof. Dr. Erhan Aydın, Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarında Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği rolün de önemine vurgu yaparak, “Buna rağmen Atatürk’ün bu çalışmalara büyük önem verdiğini özellikle belirtmek gerekir. Hüseyin Namık Orkun’un Eski Türk Yazıtları adlı eserinin ilk iki cildi Atatürk’ün sağlığında yayımlanmış ve bizzat Atatürk tarafından görülmüştür. Türkiye’de bu alandaki çalışmaların gelişmesinde Atatürk’ün ciddi destekleri olmuştur” dedi.</p>
<p><b>“ORHUN YAZITLARI, İNSANLIK TARİHİ İÇİN ÇOK DEĞERLİDİR”</b></p>
<p>Prof. Dr. Erhan Aydın, Orhun Yazıtlarının yalnızca Türk tarihi açısından değil, Asya’daki birçok halk için de büyük önem taşıdığını belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:</p>
<p>“Bu yazıtlar yalnızca Türkler için değil, Asya’daki pek çok kavim için son derece kıymetlidir. Moğolların, Korelilerin, Japonların ve hatta Çinlilerin bile bu metinlerden elde edeceği çok önemli bilgiler vardır. Bu nedenle bu eserler yalnızca Türk dili için değil, insanlık tarihi için de son derece değerlidir.”</p>
<p><b>PROF. DR. ERHAN AYDIN KİMDİR?</b></p>
<p>Prof. Dr. Erhan Aydın, lisans eğitimini Erciyes Üniversitesinde, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ankara Üniversitesi’nde tamamladı. 2010 yılında doçent, 2015 yılında profesör unvanını aldı.</p>
<p>Daha önce Çin’in Pekin kentindeki Merkezi Milletler Üniversitesinde konuk öğretim üyesi olarak da görev yapan Aydın’ın çalışma alanı, Türklerin ilk yazılı belgeleridir. Asya’nın farklı coğrafyalarına yayılmış Türk runik harfli metinler üzerinde çalışan Aydın, özellikle okunamamış ya da okunması zor yazıtlar üzerine yoğunlaşmaktadır. Yüzün üzerinde makale ve bildirisi yayımlanan Aydın’ın bilimsel çalışmaları üç binin üzerinde atıf aldı. Türk dili araştırmaları kapsamında Türk Runik Bibliyografyası, Yenisey Yazıtları, Orhun Yazıtları, Uygur Yazıtları, Eski Türk Yazıtları, Eski Türk Yer Adları gibi çok sayıda kitabı yayımlandı. Yazarları arasında yer aldığı Runik Harfli Uygur Metinlerinden Seçmeler başlıklı bir kitap ise Çince olarak Pekin’de yayımlandı.</p>
<p>Prof. Dr. Erhan Aydın, 3 yıldır Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümünde akademik çalışmalarını sürdürmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-erhan-aydin-dunya-turk-dili-ailesi-gunu-tum-turk-dillerini-kapsiyor-599115">Prof. Dr. Erhan Aydın: Dünya Türk Dili Ailesi Günü, Tüm Türk Dillerini Kapsıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Türk Dili Ailesi Günü İzmir&#8217;de ilk kez düzenlendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dunya-turk-dili-ailesi-gunu-izmirde-ilk-kez-duzenlendi-599100</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 07:37:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599100</guid>

					<description><![CDATA[<p>UNESCO tarafından bu yıl ilan edilen 15 Aralık “Dünya Türk Dili Ailesi Günü”, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde anlamlı bir etkinlikle kutlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-turk-dili-ailesi-gunu-izmirde-ilk-kez-duzenlendi-599100">Dünya Türk Dili Ailesi Günü İzmir&#8217;de ilk kez düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO tarafından bu yıl ilan edilen 15 Aralık “Dünya Türk Dili Ailesi Günü”, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde anlamlı bir etkinlikle kutlandı. Türk dünyasının ortak dili ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hayata geçirilen etkinlikte katılımcılar, Türk dilinin binlerce yıllık yolculuğuna, ortak hafızasına ve dil mirasına tanıklık etti.</p>
<p>UNESCO’nun bu yıl ilan ettiği 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde görkemli bir programla kutlandı. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) düzenlenen etkinlik, Türk dünyasını dil, kültür ve sanat ekseninde İzmir’de buluşturdu. Türk dilinin köklü geçmişine ve ortak kültürel mirasına ışık tutan etkinlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Kazakistan Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilciliği AB Uzmanı Volkan Kocagül, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) İletişim ve Bilişim Daire Başkanı Salim Ezer, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Fedakar, İzmir Demokrasi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gonca Kuzay Demir ve çok sayıda davetli  yer aldı.</p>
<p><strong>“Ortak tarihimizin, kültürümüzün ve gönül coğrafyamızın güçlü bir ifadesi”</strong></p>
<p>Program, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır&#8217;ın konuşması ile başladı. 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü&#8217;nün 194 ülkenin kabulüyle, Türkiye’nin öncülüğünde, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın ortak sunumuyla ilan edildiğini anımsatan Yıldır, “Bugün; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve gönül coğrafyamızın güçlü bir ifadesi. Bugün, Türk dilinin en eski yazılı belgeleri olan Orhun Yazıtları’nın çözüldüğünü, dünya bilim çevrelerine duyurulduğu gün. Vilhelm Thomsen’in 1893’te attığı bu adım, sadece bilimsel bir keşif değil; Türkçenin binlerce yıllık yolculuğunun insanlığın ortak hafızasına kaydedilmesi” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Her nereden geliyor olursanız olun, sizler bize göre İzmirlisiniz”</strong></p>
<p>Kendilerinin o uzun yolculuğun mirasına sahip çıkan; dili yaşayan, çoğaltan ve geleceğe taşıyan bir topluluk olduklarına değinen Yıldır, şunları söyledi: “Bir toplumun dili zenginleştikçe düşünme biçimi de zenginleşiyor. Düşüncenin gücü, dilin açıklığında ve yeterliliğinde saklıdır. Dilimizi korumak aynı zamanda düşünme hakkımızı korumak demektir bir yönüyle. Dilerim, bu özel akşam dostluklarla, paylaşımlarla ve unutulmaz anılarla hafızalarınızda yer alsın. Şunu özellikle vurgulamak isterim. Her nereden geliyor olursanız olun, sizler bize göre İzmirlisiniz. Bu şehirde yalnız değilsiniz. Ne zaman bir ihtiyacınız olursa, ne zaman bir destek arayışına girerseniz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sizler için burada olduğunu düşünmenizi istiyorum. Bizi bir kurumdan öte, güven duyabileceğiniz bir aile olarak görmenizi isteriz.”</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay&#8217;ın, 21 Mart’ta bir Türk Dili Ailesi Buluşması daha yapacaklarına yönelik sözlerini anımsatarak, bu programın hayata geçirileceğini ifade etti.</p>
<p><strong>Önemli isimlerle panel düzenlendi</strong></p>
<p>Program kapsamında, Türk dünyasının ortak hafızası ve dil mirası, “Türk Dünyası ve Dünya Türk Dili Ailesi Günü” başlıklı panelde masaya yatırıldı. Panelin moderatörlüğünü, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı, Eski Türk Dili Anabilim Dalı Başkanı ve Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan üstlendi. Panelde, Dokuz Eylül Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülmira Kuruoğlu, Kazakistan Atrau Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ege Üniversitesi Misafir Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Karlygaş Aşirhanova ile Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü emekli öğretim görevlisi, KIBATEK Onursal Başkanı Feyyaz Sağlam konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p><strong>Türkçenin yolculuğunu anlattı</strong></p>
<p>Şaban Doğan dilin, insanoğlunun var oluş serüveninin başlangıcı olduğunu belirterek, “Bizi farklı kılan, dünyadaki diğer canlılardan ayrı bir noktaya taşıyan çok çok önemli bir araç. Dilin iki temel işlevi var. İnsan insan ve insan varlık ilişkisi kurmak. İnsan insan ilişkisi, iletişim. İnsan varlık ilişkisi ise öğrenme. Bu iki dilin bu iki özelliği bizi farklı kılıyor. Aslında çağdaşlaşmamızın, gelişmemizin, evrilmemizin temelinde yatan gerçeklik de bu. Biz diğer canlılardan, dünya üzerindeki diğer canlılardan bilgi birikiminin dil vasıtasıyla sonraki nesle aktardığımız için farklıyız ve öndeyiz. Dolayısıyla da dil olmasaydı biz olmazdık. En azından bu noktada olmazdık. Onu da özellikle ifade etmek isterim. Yani bizi mağara çağından, bilişim ve uzay çağına taşıyan hiç şüphe yok ki dilimiz. İnsanla varlık ilişkisini kurarken de dil bilgiyi sabitlemek ve gelecek nesillere daha eksiksiz aktarabilmek için yazıyla buluştu. Muazzam bir keşif. Türkçe ilk defa yazıyla ne zaman buluştu? Çok heyecanlı bir hikaye” dedi.</p>
<p><strong>Türk yazıtları nasıl bulundu?</strong></p>
<p>Doğan, “Türkler ilk ne zaman yazdı? İlk ne zaman yazmaya başladı? Dil yazıyla ne zaman buluştu? 1721 yılında İsveçli bir tutsak subay olan Johan von <em>Strahlenberg, G</em>üney Sibirya&#8217;da Yenisey Nehri&#8217;nin yukarı mecrasında eski Türk alfabesiyle yazılmış bir yazıt buldu. Küçük bir yazıt. Ve 1730 yılında da <em>Strahlenberg tutsaklığı </em>bitince İsveç&#8217;e döndü. O yazıtla birlikte Bozkır kültür ve medeniyetinin farklı örneklerini de derlemişti yazıtla birlikte. Bunu 1730’da yayınladı. Ve bir sessizlik. Çünkü bilim dünyası, bulduklarının yazı olduğunu dahi bilmiyordu. 1887-88 Finlandiya&#8217;dan Sibirya&#8217;ya gönderilen Fin araştırma heyeti, <em>Strahlenberg’in</em> denk geldiği Yenisey yazıtlarını kopyaladı ve yayınlandı. Ardından Rus bir arkeolog, Moğolistan’da Orhun Irmağı kıyılarında aynı yazıyla yazılmış çok daha büyük iki yazıt buldu. 1888&#8230; Ve bunları da 1890’da yayınladı. Aslında bütün bilim dünyasının dikkatlerinin bu coğrafyaya çekildiği andı bu. Çünkü Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarını bulmuştu. Bilim camiası artık bunların yazı olduğuna emindi. Ama hangi medeniyete ait, kimler tarafından verilmiş, yazılmış… Tam bir muamma. Ta ki 15 Aralık 1893’e gelinceye kadar. Vilhelm Thomsen muazzam bir çalışma ve titizlikle bu yazıtların Türk yazıtları olduğunu ve bunların da ilk Türkçe metinler olabileceğini ortaya koydu” diye konuştu.</p>
<p><strong>Panelistler Türkçe’ye dair görüşlerini paylaştı</strong></p>
<p>Panelistlerden Gülmira Kuruoğlu ise dilin bir köprü, inanç ve tarih olduğunu söyledi. Karlygaş Aşirhanova da Türkiye Türkçesinin ortak Türkçe olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek, “Bir Türk’ün Türkiye Türkçesi öğrenmesi için 3 ay yeterli” dedi.</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü emekli öğretim görevlisi, KIBATEK (Kıbrıs – Balkanlar – Avrupa Türk Edebiyatları Kurumu) Onursal Başkanı Feyyaz Sağlam ise Türkçenin bütün dünyaya yayıldığını, bir dünya dili olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>Farklı ülkelerden piyanistler geceye renk kattı</strong></p>
<p>Program, Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı ve Antalya Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının katılımıyla gerçekleştirilen piyano konseri ile sanat dolu anlara sahne oldu. Farklı ülkelerden İzmir’e gelen piyanistlerden Samir Mirzayev, Talgat Arakeev, Pelin Ece Acar, Dameli Nurbergen ile Hakan Aksoy, konuklara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlik Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu’nun sunduğu müzik ve dans gösterisiyle renklendi. Gösterinin sanat yönetmenliğini Şavk Eryürek üstlendi.</p>
<p>Kent Arşivi ve Müzeler Müdürlüğü’nün destekleri ve TÜRKSOY’un katkılarıyla da “Türk Dünyasında Kadim Başkentler: Kadın ve Moda” temalı fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Sergide, TÜRKSOY onayıyla İletişim ve Bilişim Daire Başkanı Salim Ezer tarafından iletilen fotoğraflar yer aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dunya-turk-dili-ailesi-gunu-izmirde-ilk-kez-duzenlendi-599100">Dünya Türk Dili Ailesi Günü İzmir&#8217;de ilk kez düzenlendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Tugay Dünya Türk Dili Ailesi Günü&#8217;nü öğrencilerle birlikte kutladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-dunya-turk-dili-ailesi-gununu-ogrencilerle-birlikte-kutladi-598837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2025 07:51:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[günü]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[ülkelerin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598837</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü kapsamında, Türk dili konuşan ülkelerin öğrencileri ile piknikte buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-dunya-turk-dili-ailesi-gununu-ogrencilerle-birlikte-kutladi-598837">Başkan Tugay Dünya Türk Dili Ailesi Günü&#8217;nü öğrencilerle birlikte kutladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü kapsamında, Türk dili konuşan ülkelerin öğrencileri ile piknikte buluştu. Başkan Tugay,  “Böyle özel bir şehrin bu tür etkinliklerle başka şehirlere, başka ülkelere örnek olacağını düşünüyorum. Sizin İzmir’e, İzmir’in size duyduğu sevgi devam edecek.  Hep beraber bu dünyayı güzel bir yer yapalım” dedi.</p>
<p>UNESCO tarafından bu yıl ilk kez ilan edilen 15 Aralık “Dünya Türk Dili Ailesi Günü -World Turkic Language Day” İzmir’de kutlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’de eğitim gören  Orta Asya Türk ve Balkan ülkelerinin öğrencileriyle bir araya geldi. Kültürpark’ta yer alan Mogambo Şehir Kulübü’nde düzenlenen pikniğe İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Kazakistan Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet (KKTC) Başkonsolosu Mustafa Davulcu, sivil toplum kuruluşlarının ve derneklerin  temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katıldı.</p>
<p><strong>“Irkımızla, kökenimizle, milletimizle gurur duyan insanlarız”</strong></p>
<p>Pikniğin açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, “Bugün bizim için çok özel bir gün. Çok özel bir etkinlikte, çok özel insanlarla birlikteyiz. Bu sene ilk defa UNESCO Türk dilini dünyanın kültür mirası olarak kabul etti. Türkçe konuşan ülkelerin, milletlerin bir aile olduğunu kabul etti. Bizler bunun böyle olduğunu biliyorduk ama bunun UNESCO tarafından da kabul edilmiş olması bizi mutlu etti. Biz bu günü, hem bu yıl hem de önümüzdeki yıllarda siz kardeşlerimizle, akrabalarımızla, Türk dilini konuşan bu büyük ailenin diğer üyeleriyle kutlamak istiyoruz. Bu sene burada olan ve önümüzdeki sene burada olacaklarla beraber bu kutlamayı en güçlü şekilde yapacağız. Çünkü biz gerçekten ırkımızla, kökenimizle, milletimizle gurur duyan insanlarız. Türkçe de dünyanın en eski en köklü dillerinden birisi. Ortak kültürümüzde korunması gereken çok şey var. Daha yakın ilişkiler kuracağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Sizin İzmir’e, İzmir’in size duyduğu sevgi devam edecek”</strong></p>
<p>Başkan Tugay, “Benim hayalim bu büyük ailenin birbirine daha yakın olması. İzmir çok farklı yerlerden göç almış, farklı insanlara ev sahipliği yapan bir şehirdir. Bağrına gelen herkesi kucaklamış, onları da hoşgörüyle karşılamıştır. Her zaman barış içerisinde, dostluk içerisinde yaşamın sürdüğü bir şehirdir. Böyle özel bir şehrin bu tür etkinliklerle başka şehirlere, başka ülkelere örnek olacağını düşünüyorum. Sizin İzmir’e, İzmir’in size duyduğu sevgi devam edecek.  Hep beraber bu dünyayı güzel bir yer yapalım. Bunu çok istiyoruz” diye konuştu.</p>
<p><strong>İzmir Marşı’nı okudular</strong></p>
<p>Piknikte katılımcı ülkelerin öğrencileri ve konukları kaynaşarak sohbet etti. Etkinlik kapsamında Türk, Azerbaycan Türkü, Kırgız, Özbek ve Kazak öğrenciler birbirinden güzel şiirler okudu. Programın sonunda ise Kazakistanlı öğrenciler hep bir ağızdan İzmir Marşı’nı söyleyerek kapanış yaptı.</p>
<p><strong>“21 Mart’ta bir arada olacağız”</strong></p>
<p>Programın sonunda konuşan Başkan Tugay, “Bizi bugün çok mutlu ettiniz. Tahmin ettiğimden çok daha güzel bir gün oldu. Geldiğiniz için, bu güzel tabloyu yarattığınız için çok teşekkür ederim. Bizim daha fazla birlikte olmaya ihtiyacımız var. Bunun için bir tarih bile belirledik. Nevruz’da, 21 Mart’ta bir arada olacağız. Ülkelerinizdeki sanatçıların da yer alacağı bir program yapalım” şeklinde konuştu. Gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Tugay hatıra fotoğrafı çekildi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-dunya-turk-dili-ailesi-gununu-ogrencilerle-birlikte-kutladi-598837">Başkan Tugay Dünya Türk Dili Ailesi Günü&#8217;nü öğrencilerle birlikte kutladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın Danışma Merkezi&#8217;nde &#8220;İşaret Dili Eğitimi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kadin-danisma-merkezinde-isaret-dili-egitimi-591295</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 11:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[İşaret Dili]]></category>
		<category><![CDATA[İşitme Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[şaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi, işitme engelli bireylerle doğru ve etkili iletişim kurulabilmesi amacıyla İşaret Dili Eğitimi düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-danisma-merkezinde-isaret-dili-egitimi-591295">Kadın Danışma Merkezi&#8217;nde &#8220;İşaret Dili Eğitimi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><span><span><strong><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi</span></strong><span><span>, işitme engelli bireylerle doğru ve etkili iletişim kurulabilmesi amacıyla <strong>İşaret Dili Eğitimi</strong> düzenledi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların bireysel gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği KadınDanışmaMerkezi<b>,</b></span></span><span><span> kadınlara psikolojik destek sunmanın yanı sıra öğretici eğitimler ve çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Merkezde her hafta farklı konularda planlanan eğitim ve etkinliklerle kadınların hem kaliteli zaman geçirmeleri hem de gelir elde edebilecekleri el sanatları becerileri kazanmaları sağlanıyor. Düzenlenen etkinlikler arasında örgü atölyesi, diyetisyen hizmeti, meme kanseriyle mücadele eğitimi ve Alzheimer’dan korunma yolları gibi bilgilendirici çalışmalar da yer alıyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><strong><span>KADIN DANIŞMA MERKEZİNDE HER AY FARKLI ETKİNLİK</span></strong></span></span></p>
<p><span><span><strong><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi Birim Sorumlusu Havane Üzülen</span></strong><span><span>, merkezde atölye çalışmalarının yanı sıra eğitimlerin de sürdüğünü belirtti. Üzülen, “Merkezimizde psikolog ve diyetisyen desteği gibi hizmetler sunuyoruz. Her ay yeni etkinlikler planlayarak çalışmalarımıza çeşitlilik kazandırmayı hedefliyoruz. Bu etkinliklerden biri de <em>İşaret Dili Eğitimi</em><i>.</i> Bu eğitimle toplumun her kesiminden vatandaşa ulaşmayı amaçlıyoruz” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>ENGELLERİ İŞARET DİLİYLE AŞIYORLAR</span></span></span></p>
<p><span><span><strong><span>Kadın Danışma Merkezinde İşaret Dili Eğitimi veren Emine Bozahmetli</span></strong><span><span>, 15 yıldır bu alanda eğitim verdiğini belirterek “İşitme engellileri çoğu zaman sadece duymayan ve ya konuşamayan bireyler olarak görüyoruz. Oysa onların eğitim ve iş yaşamları bizlerden oldukça farklı ve bu durum hayatlarında pek çok zorluk yaratıyor. Bu nedenle, toplum olarak işitme engelli bireylere destek olabilmek için en azından günlük yaşamda kullanılan temel işaret dili kelimelerini öğrenmemiz gerektiğine inanıyorum. Bizim toplumumuzun bu konuda duyarlı ve öğrenmeye açık olduğuna da güveniyorum” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><strong><span>YALNIZ OLMADIĞIMI HİSSETTİM</span></strong></span></span></p>
<p><span><span><strong><span>Eğitime katılan işitme engelli Filiz Serçe</span></strong><span><span>, etkinliği duyduklarında kızının işaret dilini daha iyi öğrenmek istediğini, kendisinin de onu yalnız bırakmamak için birlikte katıldıklarını söyledi. Serçe, “Böyle bir etkinlik düzenlenip eğitim verilmesinden büyük mutluluk duydum. Eğitime katılan diğer arkadaşların da bizleri tanıması ve daha bilinçli bireyler olması için burada olmak istedik. Bana yalnız olmadığımı hissettirdiniz. Antalya Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ederim.” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span>EĞİTEME KADINLARDAN YOĞUN İLGİ</span></span></span></p>
<p><span><span><strong><span>Eğitime katılan Meltem Ertekin ise</span></strong><span><span> Büyükşehir Belediyesinin Kadın Danışma Merkezi’ndeki etkinliklere düzenli olarak katıldığını kaydetti. Meltem Ertekin “Burayı çok seviyorum. İşitme engellilerle ilgili bir eğitim alacağımızı öğrenince büyük bir hevesle geldim. Toplumumuzda eksik kalan bir alan olduğunu düşünüyorum. İşitme engelli bireylerle iletişim kurabilme ihtimali beni gerçekten çok mutlu ediyor” diyerek eğitimden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. </span></span></span></span></p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kadin-danisma-merkezinde-isaret-dili-egitimi-591295">Kadın Danışma Merkezi&#8217;nde &#8220;İşaret Dili Eğitimi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koçluk, bireyden topluma dönüşümün yeni dili oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocluk-bireyden-topluma-donusumun-yeni-dili-oluyor-589563</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 08:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bireyden]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşümün]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[topluma]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=589563</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getiriyor. Konferansın bu yılki teması: “İnsan. İlişki. Gelecek.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocluk-bireyden-topluma-donusumun-yeni-dili-oluyor-589563">Koçluk, bireyden topluma dönüşümün yeni dili oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getiriyor. Konferansın bu yılki teması: “İnsan. İlişki. Gelecek.”</p>
<p>Anlamlı bağların, kolektif dönüşümün ve sürdürülebilir bir geleceğin altını çizen konferans, koçluğun dönüştürücü gücünü iş dünyasının merkezine taşımayı hedefliyor.</p>
<p><strong>Dünyaca ünlü isimler ICF Türkiye Konferansı’nda buluşuyor!</strong></p>
<p>Bu yılki konferansta, bilimden liderliğe, kişisel gelişimden organizasyonel dönüşüme uzanan farklı disiplinlerden dünyaca tanınan isimler sahnede olacak. </p>
<p><strong>Hilal Ergenekon</strong>’un sunuculuğunu üstlendiği konferansta; beyin cerrahisi profesörü, bilim insanı <strong>Prof. Dr. Türker Kılıç</strong>, kişisel gelişim alanında öncü yazar <strong>Mümin Sekman</strong>, klinik ve örgütsel psikolog, mindfulness eğitmeni <strong>Kıvılcım Kıran</strong>, uluslararası koç, yazar ve konuşmacı <strong>Dr. Marcia Reynolds</strong>, Organizasyonel Davranış, Psikoloji ve Bilişsel Bilimler uzmanı, dünyanın en çok atıf alan bilim insanlarından <strong>Dr. Richard E. Boyatzis</strong>, uluslararası koç, danışman, konuşmacı ve yazar <strong>Dr. Dorothy E. Siminovitch</strong>, uluslararası liderlik koçu ve organizasyonel dönüşüm uzmanı <strong>Judith Liberman </strong>ile kendi alanlarında uluslararası otorite kabul edilen birçok konuşmacı, ilham veren vizyonlarını ve deneyimlerini paylaşacak.</p>
<p>C-level yöneticiler ve liderler, CHRO’lar ve insan kaynakları profesyonelleri, akademisyenler ve gelişim uzmanları ile yerel ve uluslararası koçluk ekosisteminin önde gelen temsilcilerinin de katılacağı konferans 3 Aralık’ta İstanbul Maslak, 42 VENUE’de, 4 Aralık’ta ise çevrimiçi olarak gerçekleşecek.</p>
<p><strong>Balcı: “Geleceği yeniden yazmak için odağımız insan olmalı.”</strong></p>
<p>ICF Türkiye Başkanı Beyza Erdem Balcı, etkinlik hakkında şu açıklamayı yaptı: </p>
<p>“Profesyonel Koçluğun çatı kuruluşu Uluslararası Koçluk Federasyonu’nun (ICF) Türkiye’deki temsilcisi olarak 2005 yılından bu yana Profesyonel Koçluk mesleğine hizmet ediyoruz. ICF Türkiye, 20 yıldır ülkemizde mesleğin etik kurallarının, yetkinliklerinin doğru şekilde aktarılması ve yaygınlaştırılması adına değer katmaya çalışan bir dernek. Yaklaşık 500 üyemizle, bireylerden kurumlara ve topluma uzanan bir dönüşümün parçası olmak için çalışıyoruz. Bu yıl düzenleyeceğimiz ICF Türkiye Konferansı 2025, tam da bu vizyonu yansıtıyor. “İnsan. İlişki. Gelecek.” ana temasıyla yola çıktığımız konferansımızda; anlamlı bağlar, kolektif değişim ve sürdürülebilir geleceği, insanla başlayıp ilişkilerde güçlenen ve gelecekte büyüyen dönüşüm yolculuğunu, koçluğun bireyden topluma uzanan ilham verici etkilerini hep birlikte keşfedeceğiz. </p>
<p>Biz biliyoruz ki, geleceği yeniden yazmak için odağımız insan olmalı. Anlamlı ilişkiler kurarak, empatiyle dinleyerek, ilhamla harekete geçerek daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşabiliriz.”</p>
<p><strong>Geleceği koçlukla şekillendirecek buluşma!</strong></p>
<p>ICF Global verilerine göre; koçluk alan yöneticilerin yüzde 70’i liderlik yetkinliklerini geliştirdiğini bildiriyor. Koçluğa yatırım yapan şirketlerin yüzde 86’sı yatırım geri dönüşünün 6 kat arttığını, koçluk alan çalışanların ise yüzde 80’i iş tatmininin yükseldiğini ifade ediyor. Bu veriler, koçluğun sadece bireyler için değil, kurumlar ve toplumlar için de güçlü bir dönüşüm aracı olduğunu kanıtlıyor.</p>
<p>İlham veren konuşmacılar, güçlü uygulama örnekleri ve insan odaklı bir vizyonla şekillenecek bu buluşma, geleceği koçlukla tasarlamak isteyen herkes için benzersiz bir deneyim sunacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocluk-bireyden-topluma-donusumun-yeni-dili-oluyor-589563">Koçluk, bireyden topluma dönüşümün yeni dili oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Akıllı Dünyasının Görünmeyen Dili: Matematik!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-akilli-dunyasinin-gorunmeyen-dili-matematik-587858</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 13:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasının]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyen]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Matematik, yalnızca sayılarla değil; doğayı, teknolojiyi ve insan yaratıcılığını anlamanın dili. Matematik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak, bu evrensel dili hem eğitimde hem de teknolojide nasıl kullandığımızı anlatıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-akilli-dunyasinin-gorunmeyen-dili-matematik-587858">Geleceğin Akıllı Dünyasının Görünmeyen Dili: Matematik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Matematik, yalnızca sayılarla değil; doğayı, teknolojiyi ve insan yaratıcılığını anlamanın dili. Matematik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak, bu evrensel dili hem eğitimde hem de teknolojide nasıl kullandığımızı anlatıyor.</p>
<p>“Matematik, doğayı anlamanın ve geleceği inşa etmenin en güçlü dilidir,” diyor Yeditepe Üniversitesi Matematik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak ve ekliyor:</p>
<p>“Farkında olmadan bebeklikten itibaren matematikle yaşamaya başlarız. Bir yiyeceğin çokluğunu anlamak için sayar, adımlarımızı atarken bile geometrik bir hesap yaparız. Ben öğrencilerime matematiği, ‘karşılaştığımız sorunları tanımlayıp çözme sanatı’ olarak anlatıyorum. Çünkü matematik, evreni anlamamız için bize verilmiş en güçlü araçtır.”</p>
<p><strong>“Matematik, Korkulacak Değil, Keşfedilecek Bir Alan”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak, bazı öğrencilerin matematiğe karşı erken yaşta önyargı geliştirebildiğini söylüyor ve ekliyor:</p>
<p>“Çocuklara sadece ders olarak değil, bir keşif alanı olarak matematik sunulmalı. Onların merak etmelerini, sorular sormalarını sağlamalıyız. ‘Bu benim ne işime yarayacak?’ yerine ‘Yeni bir yol keşfetmeliyim’ diyebilen gençler yetiştirmeliyiz.</p>
<p>Matematik yalnızca sınıfta değil, hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Mühendislikte, teknolojide, ekonomide ve hatta sanatta bile matematik var. Öğrenciler, bu bağlantıları gerçek hayat uygulamalarıyla gördüğünde matematik anlam kazanıyor.”</p>
<p><strong>“Matematik, Yaratıcılığın ve Eleştirel Düşünmenin Anahtarı”</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak’a göre matematik yalnızca bir çözüm aracı değil; aynı zamanda yaratıcılığın ve eleştirel düşünmenin okulu.</p>
<p>“Bir problemi çözmenin tek bir yolu yoktur. Matematik bize farklı yollarla düşünmeyi öğretir. Bu da gençlerin hem hayal gücünü hem de mantıksal düşünme becerisini geliştirir.</p>
<p>Şehirde binlerce telefonun aynı anda baz istasyonlarına bağlandığı karmaşık bir durumu düşünün. Bu büyük karmaşayı anlamak için matematiksel modeller kurarız. Yani karmaşık bir tabloyu sadeleştirmek aslında hem akıl yürütmeyi hem de hayal gücünü birlikte çalıştırmaktır.”</p>
<p>Bu örnekle, matematiğin yalnızca defterlerde değil, her gün elimizdeki telefondan, şehirlerin işleyişine kadar her yerde yaşadığını hatırlatıyor.</p>
<p><strong>“Matematik, 5G VE 6G’nin Görünmeyen Omurgası”</strong></p>
<p>Geleceğin teknolojilerinde matematiğin belirleyici rol oynayacağını vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Matematik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak, özellikle yapay zeka, veri bilimi, haberleşme teknolojileri ve biyoinformatik alanlarında büyük bir devrimin başladığını söylüyor.</p>
<p>“5G ve 6G sadece daha hızlı internet demek değil,” diyor. “Nesnelerin interneti, akıllı şehirler, sürücüsüz araçlar ve uzaktan yapılan cerrahi operasyonların altyapısı demek. Bu sistemlerin güvenli ve verimli çalışması tamamen matematiksel modellere dayanıyor. Kısacası geleceğin akıllı dünyasını inşa eden görünmeyen güç, matematiktir.”</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak akademik çalışmalarından da örnek veriyor:</p>
<p>“Örneğin, telefonların ve internetin daha hızlı, daha güvenli çalışması için kullanılan ağ sistemleri üzerinde çalışıyoruz. Normalde bu ağların performansını ölçmek uzun zaman alıyor. Biz geliştirdiğimiz özel bir matematiksel modelle bu süreci çok daha kısa sürede ve doğru biçimde analiz edebiliyoruz. Böylece bağlantı kalitesini artıracak sistemleri önceden öngörmek mümkün olabiliyor.”</p>
<p>Bu örnek, matematiğin sadece teoride değil, günlük hayatı yöneten görünmeyen altyapılarda nasıl rol oynadığını gösteriyor.</p>
<p><strong>Matematik Laboratuvardan Hayata Taşınıyor</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak, öğrencilerini yalnızca sınıfta değil, gerçek araştırma süreçlerinde de aktif rol almaya teşvik ediyor.</p>
<p>“İnsansız Hava Aracı (İHA) projelerinde rota planlamasından görüntü işlemeye kadar her adımda matematik var. Sensörlerden gelen verilerin işlenmesi, rotaların belirlenmesi, görüntülerin analiz edilmesi… Tüm bu işlemleri, verileri anlamlandıran, rotaları en kısa yoldan çizen ve görüntüleri netleştiren gelişmiş matematiksel yöntemlerle yapıyoruz.</p>
<p>Bu çalışmalar sayesinde öğrenciler, tahtadaki denklemlerin gerçek dünyada nasıl hayat bulduğunu deneyimliyor. Onlar için en büyük farkındalık şu oluyor: Matematik sadece bir ders değil; gökyüzünde uçan bir aracın, bir hastanede çalışan yapay zekanın ya da bir şehirdeki trafik sisteminin temelidir.”</p>
<p><strong>Geleceğin Matematik Eğitimi: Kodlama, Veri Analizi ve Modelleme</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak’a göre matematik eğitimi ezberden uzak, uygulamalı ve disiplinler arası olmak zorunda.</p>
<p>“Artık karmaşık hesaplamaları bilgisayarlar yapıyor. Bizim görevimiz, öğrencilere doğru soruları sormayı, bir dünya problemini matematiksel dile çevirmeyi ve bunu çözmek için uygun teknolojik araçları kullanmayı öğretmek.”</p>
<p>Geleceğin sınıflarında MATLAB, Python, R gibi programlama dilleri, yapay zeka destekli öğrenme ortamları<strong> </strong>ve<strong> </strong>sanal laboratuvarlar yer alacak. Amacımız, teknolojiyi bir enstrüman gibi kullanarak karmaşık sistemleri anlayabilen ve tasarlayabilen matematiksel düşünürler yetiştirmek.</p>
<p>Bu yaklaşım, geleceğin öğrencilerini yalnızca matematik bilen değil, veriyi yorumlayan, sistem kurabilen ve çözüm üreten bireylere dönüştürecek.”</p>
<p><strong>“Matematik, Geleceği Şekillendiren Sessiz Kahraman!”</strong></p>
<p>Yeditepe Üniversitesi Matematik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Derya Çoksak sözlerini şu cümleyle özetliyor:</p>
<p>“Matematik korkulacak bir alan değil; evrenin düzenini, teknolojinin ilerleyişini ve insan aklının yaratıcılığını anlamanın en estetik yoludur. Geleceği şekillendiren sessiz kahraman, matematiktir.”</p>
<p> </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-akilli-dunyasinin-gorunmeyen-dili-matematik-587858">Geleceğin Akıllı Dünyasının Görünmeyen Dili: Matematik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koza Buluşmaları&#8217;nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koza-bulusmalarinda-kadina-yonelik-siddet-ve-edebiyat-konusuldu-584601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Oct 2025 15:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Erk]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadına]]></category>
		<category><![CDATA[koza]]></category>
		<category><![CDATA[nda]]></category>
		<category><![CDATA[romanı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[türker]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=584601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları'nın konuğu olan ödüllü yazar Sibel K. Türker, “Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Son romanı “Cennette Gibiyim” üzerinden kadına yönelik şiddeti ele alan Türker, edebiyatın tanıklık etme sorumluluğunu vurguladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koza-bulusmalarinda-kadina-yonelik-siddet-ve-edebiyat-konusuldu-584601">Koza Buluşmaları&#8217;nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Koza Buluşmaları&#8217;nın konuğu olan ödüllü yazar Sibel K. Türker, “Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Son romanı “Cennette Gibiyim” üzerinden kadına yönelik şiddeti ele alan Türker, edebiyatın tanıklık etme sorumluluğunu vurguladı.</b></p>
<p>Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Koza Buluşmaları söyleşi serisinin son konuğu, ödüllü yazar Sibel K. Türker oldu. Koza Kütüphane’de gerçekleşen etkinlikte Türker, yazar Hakan Akdoğan’ın moderatörlüğünde “Kadın Cinayetleri Çağında Roman: Tanıklığın Etiği” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p>Söyleşiye Nilüfer Belediye Başkanvekili Resul Tarman ile Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri Gökçe Güney ve Ata Erk Şanlı da katılım gösterdi.</p>
<p><b>ACIYI SOMUT DİLE ÇEVİRMEK</b></p>
<p>Son romanı “Cennette Gibiyim” üzerinden kadınların toplumsal hayatta yaşadığı zorlukları, kadına yönelik şiddeti ve ataerkil dilin kadının toplumdaki yerine etkisini ele alan Türker, romanının yazdığı en zor metinlerden biri olduğunu belirtti.</p>
<p>“Annesi, babası tarafından öldürülmüş bir genç kızın tanıklığını yazmaya, onun hikayesini anlatmaya çalıştım. Bu tanıklık aynı zamanda hayatta kalmanın utancını da taşıyor” diyen Türker, eserinde acıyı somut bir dile çevirmeye odaklandığını vurguladı.</p>
<p>Yazar, romanını kaleme aldığı süreçte yaşanan kadın cinayetlerinin kendisinde yarattığı çaresizlik duygusuna da değindi: “Romanı yazdığım süreçte birçok kadın cinayeti yaşandı. Burada, bende de bir iflas duygusu oluştu. Çünkü değişen bir şey olmuyordu. Bu nedenle romanı yazmayı bıraktığım zamanlar oldu. Ancak yine de romanın dünyasına sadık kalmaya çalıştım.”</p>
<p><b>KADIN DİLİ VE ERKEK DİLİ ARASINDAKİ FARKLAR</b></p>
<p>Edebiyata ilk başladığı dönemlerde “erkek dili” kullandığına yönelik eleştiriler aldığını paylaşan Türker, bu eleştirilerin ardından daha fazla kadın yazar okuduğunu söyledi. Kadın ve erkek dili arasındaki farka değinen yazar, “Erkek edebiyatında kazanmış, muktedir olmanın kibri var. Kadın dili ise daha paylaşımcı, sevgiden yana, el uzatan ve dostça. Bu açıdan bakıldığında kadın ve erkek yazarlar hemen fark ediliyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>Babası olmadan, annesi ve ailesindeki kadınlar tarafından yetiştirildiğini aktaran Türker, “Cennette Gibiyim” romanını yazış sürecinde kadın dünyasıyla olan bağının daha da güçlendiğini, bu süreçte kadının ataerkil toplumdaki rolüyle yeniden yüzleştiğini dile getirdi.</p>
<p>Edebiyatı, insanları rahatsız etme sanatı olarak tanımlamadığını belirten Türker, romanında yer yer mizahi, yer yer sert bir dil kullanarak denge kurmaya çalıştığını ifade etti.</p>
<p>Söyleşinin sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Sibel K. Türker, okurları için “Cennette Gibiyim” romanını imzaladı. Nilüfer Belediye Başkanvekili Resul Tarman, günün anısına yazar Sibel K. Türker’e hediye takdim etti.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koza-bulusmalarinda-kadina-yonelik-siddet-ve-edebiyat-konusuldu-584601">Koza Buluşmaları&#8217;nda kadına yönelik şiddet ve edebiyat konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menderes Belediyesi&#8217;nde Personele İşaret Dili Eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/menderes-belediyesinde-personele-isaret-dili-egitimi-582390</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:39:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[menderes]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[personele]]></category>
		<category><![CDATA[şaret]]></category>
		<category><![CDATA[vatandaşla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582390</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menderes Belediyesi’nde personele işaret dili eğitimi veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün destekleri ile gerçekleştirilen eğitimler dört haftada dört ayrı eğitim olarak planlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menderes-belediyesinde-personele-isaret-dili-egitimi-582390">Menderes Belediyesi&#8217;nde Personele İşaret Dili Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Menderes Belediyesi’nde personele işaret dili eğitimi veriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün destekleri ile gerçekleştirilen eğitimler dört haftada dört ayrı eğitim olarak planlandı. Her Salı saat 14:00’da belediye meclis salonunda verilmeye devam edecek olan eğitimler ile özellikle vatandaşlarla sık diyaloğa giren personelin bu meziyete sahip olması ve her birimde işitme engeli olan vatandaşlara yardımcı olunabilmesi amaçlanıyor. </span></span></span></p>
<p><span><span><span>Gelişmeye devam edeceğiz</span></span></span></p>
<p><span><span><span>Eğitimler ile ilgili açıklama yapan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, “Hizmetimizi daima geliştiriyoruz. Her geçen gün vatandaşlarımıza daha çok hizmet etme, daha çok memnuniyet için çabalıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ile her birimden özellikle vatandaşla diyaloğa giren en az bir personelin bu eğitimi almasını, belediyemize gelen işitme engelli vatandaşların aksaklık yaşamadan işini çözebilmesini istiyoruz. Kurum içi eğitimlerimiz ile personelimizi geliştirmeye belediyemizi yükseltmeye devam edeceğiz.” dedi.</span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/menderes-belediyesinde-personele-isaret-dili-egitimi-582390">Menderes Belediyesi&#8217;nde Personele İşaret Dili Eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazar Yaşar: Kitabın dili çocuğu yakalamalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazar-yasar-kitabin-dili-cocugu-yakalamali-581601</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 16:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğu]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[kitabın]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[yakalamalı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=581601</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 1050 söyleşi ve 515 yayınevinin katılımı ile Kocaeli Kongre Merkezi’nde devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-yasar-kitabin-dili-cocugu-yakalamali-581601">Yazar Yaşar: Kitabın dili çocuğu yakalamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 1050 söyleşi ve 515 yayınevinin katılımı ile Kocaeli Kongre Merkezi’nde devam ediyor. Çocuk kitapları yazarı Sinan Yaşar da minik dostlarıyla Kocaeli Kitap Fuarı’nda bir araya geldi. Yaşar, söyleşisinde kitabın dilinin önemine dikkat çekerek, “Kitabın dili çocuğu yakalamalı” dedi.</p>
<p><b>MİNİK OKURLARI İLE BULUŞTU</b></p>
<p>Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuar’ındaki söyleşide çocuk kitapları yazarı Sinan Yaşar, minik dostlarıyla buluştu. Selim Sırrı Paşa Salonu’nda “Çocuklarda Okuma Sevgisi” söyleşisine Sinan Yaşar’ın minik okurları ilgi gösterdi. Yazar söyleşisinde, çocuklara nasıl kitaplar tavsiye edilebilir sorusuna yanıt verdi. “Sıkıcı şeyleri okumak çocukları da okumaktan koparıyor” diyen Sinan Yaşar, “Çocukları kitaplarda güldürebilmek çok önemlidir. Ben öğrencilerim için set kitaplardan ziyade nitelikli kitaplar seçmeye başladım. Burada önemli unsur; kitabın dili çocuğu yakalamalı. Bazı kitaplar çok fazla mesaj vermeye kaygısı ile yazılıyor. Bu tür kitaplardan çocuklar çok çabuk sıkılmaya başlıyor. Ben daha çok macera, komedi ve sürükleyici kitapları çocuklar için seçiyorum” ifadelerini kullandı.    </p>
<p><b>“ÇOCUKKEN EN BÜYÜK HAYALİM FUTBOLCU OLMAKTI”</b></p>
<p>Sevilen yazar söyleşinde konuklarından gelen soruları da yanıtladı. Bir okurunun yazmaya nasıl başladığı yönündeki soruyu yanıtlayan Yaşar,<b> </b>“Çocukluğum Eskişehir’in bir köyünde geçti. Çocukken en büyük hayalim yazar olmak değil futbolcu olmaktı. Daha sonra öğretmenliği kazanınca ailemin de yönlendirmesi ile öğretmenliği tercih ettim. Böylelikle öğretmenlik benim içimde arzu olarak kaldı. Üniversiteyi kazandığım ilk sene Dostoyevski ile tanıştım. Dostoyevski’den sonra benimde içimde bir okuma isteği oluştu. Beni yazmaya iten Dostoyevski olmuştur. Onun kitaplarında çok etkilendim. 17 ve 18 yaşlarımdan itibaren bende yazabilir miyim diye düşünmeye başladım. Bu süreç 8-10 yıl sürdü ve öğrencilerim sayesinde çocuklar için yazmaya başladım. Öğrencilerim olmasaydı muhtemelen çocuk kitaplarına yönelmezdim diye düşünüyorum. Öğretmenlik bana çocukların neyi istediğini öğretti” dedi.  Yazar Yaşar söyleşinin sonunda minik okurlarıyla hatıra fotoğrafları çektirmeyi de ihmal etmedi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazar-yasar-kitabin-dili-cocugu-yakalamali-581601">Yazar Yaşar: Kitabın dili çocuğu yakalamalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balçova&#8217;da işaret dili eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/balcovada-isaret-dili-egitimi-550518</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2025 08:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[balçovada]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=550518</guid>

					<description><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi, ilçesinde yaşayan ya da belediye birimlerine müracaat eden işitme engellilere daha iyi hizmet verebilmek için personele yönelik işaret dili eğitimi başlattı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-isaret-dili-egitimi-550518">Balçova&#8217;da işaret dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Balçova Belediyesi, ilçesinde yaşayan ya da belediye birimlerine müracaat eden işitme engellilere daha iyi hizmet verebilmek için personele yönelik işaret dili eğitimi başlattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü ile ortaklaşa yapılan eğitime, 19 gönüllü personel katıldı. 4 hafta sürecek eğitimin önemli bir duyarlılık içerdiğini belirten Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, “Öncelikle Sağlık İşleri Müdürlüğümüz tarafından Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle başlatılan bu eğitime katılan duyarlı çalışma arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Biz engelli dostu bir belediyeyiz ve onların yaşamını kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Belediye bünyemizde engelli çalışmaları, eğitimler ve sanatsal faaliyetlerin yanı sıra, engelli bireylerin çalıştığı bir kafeteryamız da bulunuyor. Onlara yönelik çalışma ve projelerimizi artıracağız. Öte yandan bu eğitim sonrasında hizmet binamız ve bağlı birimlere müracaat eden işitme engelli vatandaşların işlemleri daha hızlı ve kolay olacak” diye konuştu.   </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/balcovada-isaret-dili-egitimi-550518">Balçova&#8217;da işaret dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehrin ruhu, sanatın dili: Burhan Doğançay</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sehrin-ruhu-sanatin-dili-burhan-dogancay-548765</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jun 2025 12:18:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[burhan]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[doğançay]]></category>
		<category><![CDATA[ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[sanatın]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sanatın nabzını tutan İstanbul Sanat Dergisi, yeni sayısıyla raflarda yerini aldı. Kent estetiğini duvarlarda arayan usta sanatçı Burhan Doğançay ’ı kapağına taşıyan dergi, sanatın yalnızca müzelerde değil, sokaklarda da var olduğunu hatırlattı. Doğançay’ın kent duvarlarını bir sanat nesnesine dönüştürerek zamanın ruhunu yakalayan estetik mirası, bu sayının merkezinde duran en etkileyici anlatılardan biri oldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehrin-ruhu-sanatin-dili-burhan-dogancay-548765">Şehrin ruhu, sanatın dili: Burhan Doğançay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="ydpb1d84a6fmsonormal"><strong><span style="font-size: 13.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;">FISILDAYAN DUVARLAR</span></strong></p>
<p class="ydpb1d84a6fmsonormal"><span style="font-size: 13.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;">Burhan Doğançay, şehirlerin yüzeyine sinmiş zamanı okuyan bir ressamdı; onun fırçası soyulmuş afişlerde, çatlamış duvarlarda ve paslı sokaklarda gizlenen hikâyeleri ortaya çıkardı. Kolaj, fümaj ve kent belleğini harmanladığı eserlerinde her katman, bir şehir şiirine dönüştü. Eylem Kaftan’ın yönettiği “Fısıldayan Duvarlar” belgeseli ise Doğançay’ın 114 ülkeye yayılan görsel yolculuğunu sinema diliyle yorumluyor. Sanat ve hayatın birbirine karıştığı bu anlatı, izleyiciyi bir duvarın ardındaki dünyaya davet ediyor.</span></p>
<p class="ydpb1d84a6fmsonormal"><strong><span style="font-size: 13.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;">DÜNYA SANATINDAN SESLER</span></strong></p>
<p class="ydpb1d84a6fmsonormal"><span style="font-size: 13.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;">Bu sayıda ayrıca, kısa süre sonra kentsel dönüşümle birlikte tarih sahnesinden silinme riski taşıyan Aşiyan Apartmanı’nın öyküsünü okuyacaksınız. Türkiye’nin ilk kadın seramik profesörü ve dünyanın en iyi seramik sanatçıları arasında anılan Jale Yılmabaşar’ın eşsiz seramik panolarıyla taçlanan bu yapı, hem mimarlık hem sanat tarihi açısından bir dönüm noktasını temsil ediyor. Ve tabii ki dünya sanatından sesler… Angel Otero, Rosa Nguyen, Kristel Saan, Oleksii Zolotar, Glendalys Medina ve Anton Smit gibi çağdaş sanatın güçlü isimleriyle gerçekleştirilen röportaj serisinde, sanatın sınır tanımayan diliyle buluşacaksınız.</span></p>
<blockquote>
<p class="ydpb1d84a6fmsonormal"><span style="font-size: 13.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;">İlham verici içerikler, derinlikli dosyalar ve özenle seçilmiş görsellerle dolu İstanbul Sanat Dergisi, sanatın izini süren tüm sanatseverleri bekliyor. Keyifli okumalar…</span></p>
</blockquote>
<p class="ydpb1d84a6fmsonormal"><span style="font-size: 13.0pt; font-family: 'Arial',sans-serif;">Daha fazlası için İstanbul Sanat Dergisi’nin yeni sayısını kaçırmayın! İstanbul Sanat Dergisi’ni <a href="http://www.kiletisimyayinlari.com">www.kiletisimyayinlari.com</a> internet sitesi üzerinden aynı gün kargo ile sipariş verebilir veya Hepsiburada, Trendyol, N11 gibi platformlardan satın alabilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sehrin-ruhu-sanatin-dili-burhan-dogancay-548765">Şehrin ruhu, sanatın dili: Burhan Doğançay</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den personele işaret dili eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-personele-isaret-dili-egitimi-541447</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 May 2025 07:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[personele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541447</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli’ni daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, hizmetlere erişimin önündeki engelleri de tek tek kaldırıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-personele-isaret-dili-egitimi-541447">Büyükşehir&#8217;den personele işaret dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli’ni daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, hizmetlere erişimin önündeki engelleri de tek tek kaldırıyor. Bu kapsamda Büyükşehir, işitme engelli vatandaşlara daha etkili hizmet verilebilmesi amacıyla personele “İşaret Dili Eğitimi” verdi.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR’LE KESİNTİSİZ İLETİŞİM</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kurum içi eğitimlere devam ediyor. Bu kapsamda işitme engelli bireylerin hayatlarının kolaylaştırılması ve iletişim engellerinin ortadan kalkması amacıyla “İşaret Dili Eğitimi” düzenledi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı ile Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen eğitimler haftanın iki günü gerçekleşti.</p>
<p><b>EĞİTİMLER 44 SAAT SÜRDÜ</b></p>
<p>Büyükşehir personelinin işitme engelli vatandaşlar ile etkili iletişim sağlaması ve iletişimde yaşanan aksaklıkların giderilmesi amacıyla verilen “İşaret Dili Eğitimi” 44 saat sürdü. Eğitimde; işaret dili, işaret dili alfabesi, iş terimleri, fiiller, okul ve eğitim işaretleri ile sağlık terimleri gibi konular işlendi. Eğitmen Betül Avcı tarafından verilen eğitime çok sayıda personel katılım sağladı. İşaret dili eğitimine katılarak bilgi ve becerilerini artıran personel, yalnızca mesleki anlamda değil, yoğun iş tempolarına rağmen aynı zamanda toplumsal sorumluluk anlamında da önemli bir adım atmış oldu.</p>
<p><b>EĞİTİMLERE ÖNEM VERİLİYOR</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi kurumsal gelişim ve vatandaşlara en iyi hizmeti sunma hedefiyle eğitim çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda sürdürülebilir bir yönetim anlayışını yaygınlaştırma konusundaki kararlılığını sürdüren Büyükşehir, kurum içi eğitimlere büyük hassasiyet gösteriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-personele-isaret-dili-egitimi-541447">Büyükşehir&#8217;den personele işaret dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi 2. Uluslararası Turan Film Festivali&#8217;nde Sinemanın Anlatı Dili ve Geleceği Tartışıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-2-uluslararasi-turan-film-festivalinde-sinemanin-anlati-dili-ve-gelecegi-tartisildi-527330</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 08:16:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[anlatı]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[festivalinde]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[sinemanın]]></category>
		<category><![CDATA[tartışıldı]]></category>
		<category><![CDATA[turan]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle; Ege Üniversitesi, TÜRKSOY ve Sinema Genel Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen 2. Uluslararası Turan Film Festivali etkinlikleri kapsamında  sinema sanatına dair derinlikli oturumlar gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-2-uluslararasi-turan-film-festivalinde-sinemanin-anlati-dili-ve-gelecegi-tartisildi-527330">Ege Üniversitesi 2. Uluslararası Turan Film Festivali&#8217;nde Sinemanın Anlatı Dili ve Geleceği Tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle; Ege Üniversitesi, TÜRKSOY ve Sinema Genel Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen 2. Uluslararası Turan Film Festivali etkinlikleri kapsamında  sinema sanatına dair derinlikli oturumlar gerçekleştirildi.</p>
<p>Festival kapsamında Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Sergi Salonunda “Anlamın İzinde: Sinema Göstergebilimi İle Film Çözümlemesi”, “Sinemada Hikaye Anlatımı Ve Yaratıcı Senaryo Yazım Teknikleri”,  “Belgesel Sinemada Yenilikçi Bir Anlatım Formu: İnteraktif Belgeseller”, “Yeni Teknolojiler, Yeni Formatlar, Yeni Anlatılar: İnteraktif Sanal Gerçeklik Film Yapımı” söyleşileri gerçekleştirildi. Söyleşiler,  EÜ Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa, EÜ Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Elçin As ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Öğretim Elemanı Öğr.Gör.Dr. Kenan Subaşı moderatörlüüğnde yapıldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-2-uluslararasi-turan-film-festivalinde-sinemanin-anlati-dili-ve-gelecegi-tartisildi-527330">Ege Üniversitesi 2. Uluslararası Turan Film Festivali&#8217;nde Sinemanın Anlatı Dili ve Geleceği Tartışıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Galaxy AI Yeni Güncellemeyle Artık Daha Fazla Dili Destekliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/galaxy-ai-yeni-guncellemeyle-artik-daha-fazla-dili-destekliyor-450270</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Apr 2024 11:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[destekliyor]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[fazla]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[güncellemeyle]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450270</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung, daha fazla kullanıcıyı kapsamak için Galaxy AI ile dil engellerini aşmaya ve iletişime yenilikler kazandırmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galaxy-ai-yeni-guncellemeyle-artik-daha-fazla-dili-destekliyor-450270">Galaxy AI Yeni Güncellemeyle Artık Daha Fazla Dili Destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><span>Samsung, daha fazla kullanıcıyı kapsamak için Galaxy AI ile dil engellerini aşmaya ve iletişime yenilikler kazandırmaya devam ediyor.</span></em></p>
<p><span>Samsung Electronics bugün Galaxy AI platformuna Arapça, Endonezce ve Rusça olmak üzere üç yeni dilin eklendiğini duyurdu. Platforma ayrıca artık, Avustralya İngilizcesi, Kantonca ve Quebec Fransızcası lehçelerini de destekliyor. Samsung, halihazırda desteklenen 13 dile </span><span>eklenen yeni diller ve lehçelerle, dünya çapında daha fazla Galaxy kullanıcısının mobil yapay zekanın gücünden yararlanmasını sağlıyor. Yeni dil ve lehçelere ek olarak Samsung, bu yılın içinde Romence, Türkçe, Hollandaca ve İsveççenin yanı sıra geleneksel Çince ve Avrupa Portekizcesinin de dahil olduğu dört dil daha eklemeyi planlıyor.</span></p>
<p><span>Samsung Electronics Mobil Dünya Başkanı ve CEO’su TM Roh, eklenen dillerle ilgili olarak:” Mobil yapay zekayı herkesin kullanımına sunmaya kararlı olan Galaxy AI platformunun desteklediği dillere bu yıl yeni dillerin eklenmesi, Samsung&#8217;a özgü büyük bir ölçekte daha da fazla Galaxy kullanıcısının dil engellerini aşarak iletişim kurmasına olanak tanıyacak. Teknolojilerimizi inovasyonlarla geliştirmeye ve birinci sınıf mobil yapay zeka deneyimlerine öncülük etmeye devam edeceğiz. Böylece, sınırsız potansiyellerini ortaya çıkarmaları için, daha fazla kullanıcının doğru araçlarla donatılmasını sağlayacağız” dedi.</span></p>
<p><strong><span>Galaxy AI’da öne çıkan özellikler:  </span></strong></p>
<ul>
<li><strong><span>Canlı Çeviri</span></strong><span> telefon görüşmelerinde karşılıklı ve gerçek zamanlı ses ve metin çevirileri gerçekleştirerek, seyahat ederken rezervasyon yaptırmayı veya büyükanne ve büyükbabanızla kendi ana dillerinde sohbet etmeyi her zamankinden daha kolay hale getiriyor.</span></li>
<li><strong><span>Sözlü Çevirmen</span></strong><span> kullanıcı dostu bölünmüş ekran görünümü üzerinden canlı konuşmaları anında çevirebiliyor ve bir kişinin karşısındakinin söylediklerinin çevirisini metin olarak okumasına olanak tanıyor.</span></li>
<li><strong><span>Chat Asistanı</span></strong><span> bir iş arkadaşına nazik bir mesajlaşma ya da bir sosyal medya mesajı başlığı için kısa ve akılda kalıcı bir ifade oluşturmak gibi durumlarda iletişimin amacına uygun kurulmasını sağlamak için, istenen tonlamaya özel öneriler sunarak konuşma bağlamını mükemmelleştirmeye yardımcı oluyor.</span></li>
<li><strong><span>Not Asistanı</span></strong><span> yapay zeka ile oluşturulan özetler hazırlayarak, önceden biçimlendirilmiş şablonlar ve kapak sayfaları oluşturarak günlük yaşamdaki üretkenliği artırıyor.</span></li>
<li><strong><span>Ses Kaydı Asistanı</span></strong><span> ses kayıtlarını yazıya dökmek, özetlemek ve hatta çevirmek için yapay zeka ve “Konuşmadan Metne/text-to-speech” teknolojisini kullanıyor.</span></li>
<li><strong><span>Web Asistan</span></strong><span>ı ise haber makalelerinin veya web sayfalarının kısa özetlerini oluşturarak zamandan tasarruf ederken dünyada neler olup bittiğini takip etmenize yardımcı oluyor.</span></li>
</ul>
<p><span>Nisan ayında başlayarak takip eden aylarda yeni diller destekleyecek olan Galaxy AI’ın sunacağı diller ve lehçeler, Ayarlar uygulamasından, ayrı dil paketleri olarak indirilebilecek.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/galaxy-ai-yeni-guncellemeyle-artik-daha-fazla-dili-destekliyor-450270">Galaxy AI Yeni Güncellemeyle Artık Daha Fazla Dili Destekliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alternatif Bank Dünya Engelliler Günü&#8217;nde  Atatürk filmini işaret dili çevirisiyle işitme engelliler ile buluşturdu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alternatif-bank-dunya-engelliler-gununde-ataturk-filmini-isaret-dili-cevirisiyle-isitme-engelliler-ile-bulusturdu-428004</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Dec 2023 12:01:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[bank]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturdu]]></category>
		<category><![CDATA[çevirisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[engelliler]]></category>
		<category><![CDATA[filmini]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=428004</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkes için hak temelli ve erişilebilir bir bankacılık deneyimi oluşturmak amacıyla Engelsiz Bankacılık çalışmalarına devam eden Alternatif Bank, hayatın her alanında daha kapsayıcı, erişilebilir ve engelsiz bir dünya için toplumsal bilincin ve farkındalığın güçlenmesine katkı sağlayan projelere imza atıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alternatif-bank-dunya-engelliler-gununde-ataturk-filmini-isaret-dili-cevirisiyle-isitme-engelliler-ile-bulusturdu-428004">Alternatif Bank Dünya Engelliler Günü&#8217;nde  Atatürk filmini işaret dili çevirisiyle işitme engelliler ile buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alternatif Bank Dünya Engelliler Günü’nde </strong></p>
<p><strong>Atatürk filmini işaret dili çevirisiyle işitme engelliler ile buluşturdu</strong></p>
<p> </p>
<p>Herkes için hak temelli ve erişilebilir bir bankacılık deneyimi oluşturmak amacıyla <strong>Engelsiz Bankacılık</strong> çalışmalarına devam eden <strong>Alternatif Bank</strong>, hayatın her alanında <strong>daha kapsayıcı, erişilebilir ve engelsiz bir dünya için</strong> toplumsal bilincin ve farkındalığın güçlenmesine katkı sağlayan projelere imza atıyor. Kendi sektöründe ve toplumda zihniyet değişimine öncülük etme misyonuyla hareket eden Alternatif Bank <strong>3 Aralık Dünya Engelliler Günü</strong> vesilesiyle erişilebilirliğin ne derece değerli olduğunu bir kez daha hatırlatmak amacıyla, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını konu alan <strong>Atatürk 1881 – 1919 </strong>filmini, işaret diline çevrilmiş formatıyla işitme engellilerin beğenisine sundu. </p>
<p> </p>
<p>Banka, <strong>CGV Mars Cinema Group </strong>iş birliğiyle 3 Aralık’ta, engelli sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla davet edilen işitme engelliler ile ailelerini Paribu Cineverse Kanyon’da ağırladı. Kültür sanat alanında ve Türk sinema sektöründe de örnek teşkil edecek etkinlikte, büyük bir ilgiyle takip edilen Atatürk 1881 – 1919 filmi, Türk işaret diline çevirili formatıyla işitme engellilerin beğenisine sunuldu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Alternatif Bank Marka, İletişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Levent Ulusoy</strong>, “Alternatif Bank olarak hizmetlerimizi herkesin erişebileceği şekilde tasarlamanın ve sunmanın önemine inanarak 5 yıl önce başladığımız Engelsiz Bankacılık çalışmalarımızı, ‘hak temelli’ bir yaklaşımla sürdürüyor ve sektörümüzde bir zihniyet değişimine öncülük etmeyi amaçlıyoruz. Bu yaklaşım, zaman içinde ürün ve hizmetlerimizi dönüştürmenin ötesine geçerek Bankamızın temel bir değeri ve kurum kültürümüzün önemli bir bileşeni haline geldi. Bizim için ‘yılda bir gün farkındalık yaratmak’tan çok daha öte bir anlam taşıyan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, Alternatif Bank olarak sahiplendiğimiz önemli bir gün. Biz de bu günün değerinden hareketle, erişilebilirlik alanında çok kıymetli bir mesaj verdiğine inandığımız önemli bir projeye destek verdik. CGV Mars Cinema Group iş birliğinde, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını konu alan ve ülke genelinde büyük ilgi gören Atatürk 1881 – 1919 filmini işaret dili çevirisiyle özel bir gösterimde işitme engelli bireylerle buluşturduk. ‘Kültürel yaşama ve sanata erişim bir insan hakkıdır’ bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz bu projenin, sadece sektörümüz açısından değil, tüm büyük kurumlar için erişilebilirliğe katkı sağlama noktasında farkındalık yaratan bir çağrı niteliğinde olduğuna inanıyoruz. ‘Engelleri kaldırmak tek Alternatifimiz’ diyerek çalışmaya, daha erişilebilir daha kapsayıcı bir hayata katkı sağlamaya devam edeceğiz.” diye konuştu. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alternatif-bank-dunya-engelliler-gununde-ataturk-filmini-isaret-dili-cevirisiyle-isitme-engelliler-ile-bulusturdu-428004">Alternatif Bank Dünya Engelliler Günü&#8217;nde  Atatürk filmini işaret dili çevirisiyle işitme engelliler ile buluşturdu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-etkili-iletisim-ve-beden-dili-egitimi-427057</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 08:55:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirden]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[etkili]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personele “Etkili İletişim ve Beden Dili” konulu hizmet içi eğitimi verdi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’nın koordinesinde gerçekleştirilen seminere Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğü’nde antrenör olarak görev yapan personel katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-etkili-iletisim-ve-beden-dili-egitimi-427057">Büyükşehir&#8217;den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir, kurum bünyesindeki personele “Etkili İletişim ve Beden Dili” konulu</p>
<p>hizmet içi eğitim semineri verdi</p>
<p>Büyükşehir’den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kurum bünyesindeki personele “Etkili İletişim ve</p>
<p>Beden Dili” konulu hizmet içi eğitimi verdi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi</p>
<p>Başkanlığı’nın koordinesinde gerçekleştirilen seminere Gençlik ve Spor</p>
<p>Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğü’nde antrenör olarak görev</p>
<p>yapan personel katıldı. Seminerde katılımcılara özellikle iş yaşamında etkili</p>
<p>iletişim teknikleri, etkili ve güzel konuşma, dinleme, empati, beden dili kullanımı</p>
<p>ve iletişim becerilerine yönelik eğitimler aktarıldı.</p>
<p>HIZLI VE KALİTELİ HİZMET</p>
<p>Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleşen eğitimde konuşan İnsan Kaynakları</p>
<p>ve Eğitim Dairesi Başkanı Bayram Bayram, belediye personellerinin vatandaşa</p>
<p>daha hızlı ve kaliteli hizmet verebilmesi amacıyla “Etkili İletişim ve Beden Dili”</p>
<p>seminerinin düzenlendiğini ifade etti. Bu tür eğitimlerin faydasından bahseden</p>
<p>ve eğitime katılan tüm personele teşekkür eden Bayram, eğitimlerin belirli</p>
<p>periyotlarla devam edeceğini kaydetti.</p>
<p>KARŞINDAKİNİ ETKİN VE İLGİLİ DİNLEMEK</p>
<p>Eğitmen Azer Erdem’in interaktif yöntemlerle gerçekleştirdiği eğitimde,</p>
<p>“Karşındakini etkin ve ilgili dinlemek”, “Empati kurabilmek”, “Önyargısız</p>
<p>olmak”, “Eleştirilere açık olmak”, “Beden diline hâkim olup daha iyi iletişim</p>
<p>kurmak”, “Sesin etkin kullanılması”, “Yüz ve göz hareketleri,” “Hitap, ses</p>
<p>düzey, tonlama, vurgu” gibi konular ele alındı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirden-etkili-iletisim-ve-beden-dili-egitimi-427057">Büyükşehir&#8217;den Etkili İletişim ve Beden Dili eğitimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çankayalı miniklerden işaret dili ile Atatürk sevgisi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cankayali-miniklerden-isaret-dili-ile-ataturk-sevgisi-418225</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 08:38:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çankayalı]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[miniklerden]]></category>
		<category><![CDATA[sevgisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418225</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesinin kreşlerinde okul öncesi eğitimi alan çocuklar Cumhuriyetin 100 Yılını coşkuyla kutluyor. Hafta boyunca renkli etkinliklere sahne olan kreşlerden İlkadım Kreşi Atatürk Çocukları şarkısını işaret dili ile söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayali-miniklerden-isaret-dili-ile-ataturk-sevgisi-418225">Çankayalı miniklerden işaret dili ile Atatürk sevgisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÇANKAYALI MİNİKLERDEN İŞARET DİLİ İLE ATATÜRK SEVGİSİ</p>
<p>Çankaya Belediyesinin kreşlerinde okul öncesi eğitimi alan çocuklar</p>
<p>Cumhuriyetin 100 Yılını coşkuyla kutluyor. Hafta boyunca renkli etkinliklere</p>
<p>sahne olan kreşlerden İlkadım Kreşi Atatürk Çocukları şarkısını işaret dili ile</p>
<p>söyledi.</p>
<p>Cumhuriyetin 100 Yılı, Çankaya Belediyesinin tüm birimlerinde coşkuyla kutlanıyor. Kültür</p>
<p>merkezlerini, Çankaya Evlerini, spor ve sosyal tesisleri, kreşleri, parkları Atatürk ve Türk</p>
<p>Bayrağı posterleri ile süsleyen Çankaya Belediyesi birimlerinde özel kutlamalar da</p>
<p>gerçekleştiriyor.</p>
<p>Kutlamaların en renkli birimi ise kreşler oldu. Çağdaş, laik, bilim ve Atatürk aydınlığında</p>
<p>eğitim alan çocuklar, Atatürk sevgisini farklı dilde de gösterdi. İlkadım Kreşinde eğitim alan</p>
<p>minik Çankayalılar, işaret dili ile Atatürk Çocukları şarkısını seslendirdi. Çocukların heyecan</p>
<p>dolu gösterisine öğretmenleri ve aileleri de eşlik etti.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cankayali-miniklerden-isaret-dili-ile-ataturk-sevgisi-418225">Çankayalı miniklerden işaret dili ile Atatürk sevgisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ana Dili İyi Öğrenmek Hayatın Her Alanında Başarı Getiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ana-dili-iyi-ogrenmek-hayatin-her-alaninda-basari-getiriyor-413808</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2023 14:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[getiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayatın]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ana dilin iyi öğrenilmesi, öğrencinin duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimine katkıda bulunurken, aynı zamanda toplumsal uyumu sağlamasına da yardımcı oluyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ana-dili-iyi-ogrenmek-hayatin-her-alaninda-basari-getiriyor-413808">Ana Dili İyi Öğrenmek Hayatın Her Alanında Başarı Getiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ana dilin iyi öğrenilmesi, öğrencinin duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimine katkıda bulunurken, aynı zamanda toplumsal uyumu sağlamasına da yardımcı oluyor. Bu nedenle okullardaki Türkçe derslerinin çok önemli olduğunu vurgulayan Ay Koleji Kurucusu Saadet Badem, öğrencilerin öğrenme süreçlerini derinleştiren, özgüvenlerini artıran ve topluma daha etkin bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlayan Türkçe dersinin iyi öğretilmesi için büyük bir özen gösterilmesi gerektiğini ifade etti. </strong></p>
<p>Ana dilin iyi öğrenilmesi eğitimden sosyal yaşantıya kadar her alanda kritik bir rol oynuyor. Sadece bir iletişim aracı olmayan, aynı zamanda düşünceyi ve öğrenmeyi yapılandıran ana dilin öğrenimi, diğer derslerde de başarılı olunmasına destek sağlıyor. Okuma, yazma ve anlama becerilerinin tüm derslerin temelini oluşturduğunu belirten ve bu kapsamda öğrencilerin ana dili iyi öğrenmesi için birçok etkinlik gerçekleştiren Ay Koleji, ana dilin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>“Öğrencilerimizin kendini ifade edebilme becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz”</strong></p>
<p>Ay Koleji olarak, Türkçenin sadece bir ders değil, aynı zamanda öğrencinin kendini keşfettiği bir kaynak olduğunu belirten <strong>Ay Koleji Kurucusu Saadet Badem, </strong><em>“Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin, Türkçe dersinde ortalamanın 70 olduğunu ve bu ortalama altındaki öğrencilerin dersten geçemeyeceğini duyurdu. Sayın Bakanın bu açıklaması, ana dilin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor çünkü ana dil, bir bireyin en derin duygularını, en sofistike düşüncelerini ifade edebildiği bir araçtır.  Kuşkusuz ki, karşılıklı etkileşim halinde olan dil ve düşünce, bireylerin düşünme beceri ve biçemlerini şekillendirir. Çocuklarda zeka gelişimini büyük oranda kitap okuma ve ana dile hakim olmanın büyük katkısının olduğu yapılan bilimsel araştırmalarda da görülmektedir. Bu gerçeğin bilincinde olarak , okulumuzun ilkokul kademesinde yürüttüğümüz IB-PYP (uluslararası Bakalorya ilk yıllar programı akreditasyonu) ile en başarılı olduğumuz alanlardan olan ana dili ve başka bir dili  öğrenme çalışmalarımızın üst düzeyde olması ve Çocuklar İçin Felsefe (P4C Philosophy for Children) çalışmalarıyla, demokratik bir öğrenme ortamında öğrencilerimizin eleştirel, yaratıcı, iş birlikli düşünme, özenli iletişim kurabilme ve kendini ifade edebilme becerilerini geliştirmeyi hedefliyoruz”</em>dedi.</p>
<p><strong>“Türkçe eğitimini teşvik ve motive edici eğitimlerle destekliyoruz”</strong></p>
<p>Türkçe eğitimine özel bir önem verdiklerini, öğrencileri bu alanda teşvik ve motive edici eğitimlerle desteklediklerini ifade eden <strong>Saadet Badem;</strong> <em>“Öğrenme-öğretme sürecinde, büyük ve küçük grup tartışması, münazara gibi yöntemlerle öğrencilerimizin sözlü ifade kabiliyetlerini güçlendiriyor; kompozisyon çalışmalarıyla kelime hazinelerini zenginleştirmeye, düşünce ve hayâl dünyalarını genişletmeye katkıda bulunuyoruz. Okuma saatleri, öğrencilerimize okuma alışkanlığı kazandırmak, yeni fikir ve kültürlere ilişkin bilinci artırmak, dikkat ve odaklanma gibi bilişsel becerileri geliştirmek adına eğitim programımızın önemli bir unsurunu oluşturuyor. Benzer şekilde, düzenli olarak organize ettiğimiz kütüphane derslerimiz ve yazar söyleşi programlarımız ile öğrencilerimizin kitap okuma ve yazma, bilimsel araştırma yapma, kaynak kullanma gibi alışkanlıklarını pekiştirirken, metinleri anlama ve analiz etme becerilerini geliştirme fırsatı sunuyor. Sonuç olarak Ay Koleji’nde biz bu sanatın ustalarını yetiştiriyoruz” </em>dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ana-dili-iyi-ogrenmek-hayatin-her-alaninda-basari-getiriyor-413808">Ana Dili İyi Öğrenmek Hayatın Her Alanında Başarı Getiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşitme engellilerin sesi: İşaret Dili</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/isitme-engellilerin-sesi-isaret-dili-381839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jun 2023 09:54:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[engellilerin]]></category>
		<category><![CDATA[işaret]]></category>
		<category><![CDATA[işitme]]></category>
		<category><![CDATA[sesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381839</guid>

					<description><![CDATA[<p>EÜ’de “Türk ve Alman İşaret Dillerine Genel Bakış” söyleşisi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isitme-engellilerin-sesi-isaret-dili-381839">İşitme engellilerin sesi: İşaret Dili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EÜ’de “Türk ve Alman İşaret Dillerine Genel Bakış” söyleşisi</p>
<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Engelsiz Ege Birimi Koordinatörlüğünde; EÜ Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü ile EÜ Avrupa Dilleri ve Kültürleri Araştırma ve Uygulama Merkezi iş birliğinde Türk İşaret Dili Bayramı etkinliği kapsamında, “Türk ve Alman İşaret Dillerine Genel Bakış” başlıklı bir söyleyişi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Engelsiz Ege Koordinatörü Doç. Dr. Pelin Akmeşe ile EÜ Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgin Tanış Polat’ın üstlendiği çevrimiçi etkinliğe, EÜ Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü doktora öğrencisi Nalan Özpınar konuşmacı olarak katıldı.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Doç. Dr. Pelin Piştav Akmeşe, “İşitme engelli bireyler, birbirleriyle çok iyi anlaşır, eğlenir ve çok iyi bağ kurarlar. İşitme engelli bireylere dokunabilmek için işaret dili öğrenilmesi gerekmektedir. Onlarla iletişim kurmak, onların aralarına katılmak bireylere motivasyon kaynağı olmaktadır” dedi.</p>
<p>“Her ülkenin kendine has işaret dili var”</p>
<p>Dudak okuma yöntemi ve işaret dili yöntemini karşılaştıran Nalan Özpınar, “İşitme engelli bireylerle dudak okuma yöntemi ile konuşmak, tamamen tahmine dayalı bir iletişim yöntemi olduğu için problem oluyor. Diğer yöntemimiz ise işaret dili yöntemi. İşitme engelli bireylerin tercih ettiği iletişim yöntemi, işaret dilidir. El hareketleri ve yüz ifadeleriyle oluşturulmuş kendine has bir dildir. Sağır bireylerin de ana dilidir. İşaret dilinin yanı sıra jest, mimik ve yüz ifadesi çok önemlidir. İşitme engellilerin işaret dilini ana dil kabul ediyoruz. Ama bu bilinenin aksine evrensel değil. Ulusal geleneklere ve kültüre bağlı olarak farklıdır. Alman işaret dili, Amerikan işaret dili, hepsinin birbirinden farklılıkları vardır. Farklı coğrafi bölgelerde farklı kültürlerde her ülkenin kendine has işaret dili vardır” dedi.</p>
<p>İşaret dilinin ülkemizde ve Almanya’da tarihsel gelişiminden bahseden Özpınar, “2000’li yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de engelsiz toplum anlayışı ile yola çıkıldı ve işaret diline daha çok önem verilerek daha çok farkındalık oluşturuldu. 2005 yılında da nihayet resmi olarak Türk işaret dili tanınmış oldu. Almanya da ise 1778 yılında işitme engeli okulu kurulmuş fakat işaret dili uygun bulunmadığı için sözel dil kullanılmış. Daha sonra bu durum değişmiş. 1981’de Hamburg Üniversitesinde işaret dili üzerine araştırmalar yapılmaya başlanmış. Genel olarak karşılaştırırsak Türk işaret dili alfabesinde iki el kullanılarak oluşturuyoruz. Fakat rakamları tek elle gösteriyoruz. Alman işaret dilinde ise tam tersi alfabe tek elle oluşturuluyor fakat rakamlar iki elle gösteriliyor. Alman işaret dilinin gramer yapısı, konuşulan dilden tamamen farklı. Aynı Türk dili gibi. Türk işaret diliyle konuşulan dil farklı değildir. Konuşma dili ile işaret dilinin yapısı aynıdır” diye konuştu.</p>
<p>“Türkiye’de tercümanlık eğitimi iki aşamadan oluşuyor”</p>
<p>Nalan Özpınar, “İşitme engelliler, okuduklarını anlayamazlar, beni de işaret diline çeken en önemli şey bu olmuştur. Okudukları anlayamıyorlar çünkü işitme engelli bireylerin okuma yazma seviyesi ortalama olarak ilkokul seviyesindedir. Okumakta güçlük çekiyorlar. Bu sebeple görsel medya erişiminde sınırlı bir erişim sağlıyor.  Bu yüzden dizi ve filmlerin alt yazıları yeterli gelmiyor. Almanya’da 27 yıldır Hans-Otto tiyatrosunda yılda en az 4 oyun işaret dili tercümanlarıyla sahneleniyor. Türkiye ile Almanya’daki tercümanlık eğitimlerinin farklı olmasının sebebi, Türkiye’de tercümanlık eğitimi iki aşamadan oluşuyor. Önce işaret dili kurs programına kayıtlanma oluyor. Bunun için ilkokul mezunu olmak yetiyor. 4 haftalık bu eğitimi tamamlandıktan sonra bir belge alarak bu aşama bitiyor. Fakat Türk işaret dili tercümanı ya da öğreticisi olmak isteniyorsa ikinci aşamaya geçiliyor. Bunun için işaret dili öğretici ve tercüman eğitimi kurs programına katılmak gerekiyor. Bu eğitim de 7 hafta. Burada en az ön lisans olmak üzere üniversite mezun şartı aranıyor. Toplamda 11 haftanın sonunda hem işaret dili öğretmeni hem de Türk işaret dili tercümanı olunuyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/isitme-engellilerin-sesi-isaret-dili-381839">İşitme engellilerin sesi: İşaret Dili</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bankacılığın yeni dili N Kolayca!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bankaciligin-yeni-dili-n-kolayca-363520</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 11:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bankacılığın]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[kolayca]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank’ın dijital bankası N Kolay’ın relansman kampanyası, Danilo Zanna’nın oynadığı yeni reklam filmiyle yayına başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bankaciligin-yeni-dili-n-kolayca-363520">Bankacılığın yeni dili N Kolayca!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank’ın dijital bankası N Kolay’ın relansman kampanyası, Danilo Zanna’nın oynadığı yeni reklam filmiyle yayına başladı.</strong></p>
<p>Daha önce “Bankacılıkta hız, güven ve kazanç arayana N Kolay gelsin!” diyen N Kolay, reklam ajansı Havas İstanbul ile hayata geçirdiği yeni reklam kampanyasında herkesi bankacılığın yeni dili ile tanıştırıyor:<br /> N Kolayca!</p>
<p>Müşteri odaklı bakış açısı ile bankacılığı değiştirmek amacıyla yola çıkan, kalıplaşmış ve bireyleri koşullara bağlayan bankacılık hizmetlerinin dışında bir felsefe güden N Kolay; ünlü şef Danilo Zanna aracılığıyla herkes için çözümlerini N Kolayca sunuyor. Eğlenceli dört seri filmden oluşan kampanya filmlerinin prodüksiyon şirketi Anima İstanbul’a aitken yönetmen koltuğunda Aytuğ Üngör oturuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bankaciligin-yeni-dili-n-kolayca-363520">Bankacılığın yeni dili N Kolayca!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Visa&#8217;dan Sahteciliğin Dili Analizi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/visadan-sahteciligin-dili-analizi-361498</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 10:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[analizi]]></category>
		<category><![CDATA[dili]]></category>
		<category><![CDATA[sahteciliğin]]></category>
		<category><![CDATA[visadan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361498</guid>

					<description><![CDATA[<p>Visa’nın, Wakefield Research ile ortaklaşa yayınladığı yeni araştırma “Sahteciliğin Dili Analizi”, siber suçluların teknolojiye en yatkın tüketicilerde bile güvenlik açıkları bulduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/visadan-sahteciligin-dili-analizi-361498">Visa&#8217;dan Sahteciliğin Dili Analizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Visa’nın, Wakefield Research ile ortaklaşa yayınladığı yeni araştırma “Sahteciliğin Dili Analizi”, siber suçluların teknolojiye en yatkın tüketicilerde bile güvenlik açıkları bulduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yarıya yakını bir dolandırıcılığı fark edebileceklerinden emin olduklarını söyleseler de araştırma % 73&#8217;ünün dijital iletişimde sahteciliğe dair uyarı sinyallerini gözden kaçırabileceğini gösteriyor.</p>
<p><strong>Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener</strong>, &#8220;Günümüzde sahteciliğin dilini anlamak, dijital dünyamızda giderek daha önemli bir konu haline geldi. Visa’nın gerçekleştirdiği Sahteciliğin Dili Analizi, bu konuda tüketicileri bilinçlendirme ve korumaya yönelik çalışmalarımızın ayrılmaz bir parçası. Sahtecilik dilindeki ortak noktalara dikkat çekmenin altını çizmenin, küresel olarak bu suçların önlenmesinde etkili olacağı görüşündeyiz&#8221; dedi. </p>
<p><strong>Sahtecilik Dilini Keşfetmek</strong></p>
<p>2022 yılında 18 pazarda, 6.000 kişiyle yürütülen anket alanında bir ilk. Anket sonuçlarına göre, en yaygın sahtecilik mesajları, %87 ile tüketicilere bir sorunu hakkında çözüm içeren veya onları cazip bir teklifle ilgilenmeye davet eden mesajlar. İkinci sırada ise, tüketiciyi harekete geçirmeye yönelik problem bildirimleri bulunuyor. Sahteciliğin Dili Raporu’na göre, dolandırıcılar en çok tüketici heyecanından yararlanıyor ve kişileri kandırmak üzere &#8220;kazanın&#8221;, &#8220;özel fırsat&#8221; veya &#8220;bedava” veya “hediye&#8221; sözcüklerini kullanıyor. </p>
<p>Raporda öne çıkan diğer bulgular işe şöyle: </p>
<ul>
<li><strong>Hep başkalarının dolandırıcılık konusunda kendimizden daha kırılgan olduğunu düşünüyoruz. </strong> Tüketiciler kendi dikkatlerine güveniyor. Diğer yandan, %90 gibi büyük bir çoğunluk, arkadaşları veya aile üyelerinin, e-posta veya kısa mesajla yürütülen potansiyel dolandırıcılıklara kurban gidebileceğinden endişe duyuyor.</li>
</ul>
<p><strong>•    Mesajlarda dikkat edilmesi gereken ayrıntılar:</strong> Ankete katılanların %81’i, yeni her 5 kişiden 4’ü bir mesajın doğruluğunu belirlemek için yanlış ayrıntıları kontrol ediyor. Şirketin adı veya logosu da dahil olmak üzere dolandırıcıların kolaylıkla taklit edebilecekleri özelliklere odaklanıyor. Raporda bireylerin, hesap numaraları veya şirketle etkileşimlerine ilişkin ayrıntılar gibi taklit edilmesi daha zor olan detaylara dikkat ederek kendilerini dolandırıcılardan daha iyi koruyabilecekleri belirtiliyor. </p>
<ul>
<li><strong>En bariz işaretleri gözden kaçırmak: </strong>Araştırmaya katılanların yalnızda %60’ı kendilerine gelen bir mesajın geçerli bir e-posta adresinden gönderilip gönderilmediğine baktığını belirtiyor. Katılımcıların yarıdan azı ise (%47) kelimelerde doğru imlaya dikkat ediyor.<br /> </li>
</ul>
<p><strong>Tüketicileri korumak Visa’nın en önemli önceliği</strong></p>
<p>Visa, dolandırıcılığı önlemek ve ağ güvenliğini artırmak üzere son beş yılda yeni teknolojilere 10 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Binden fazla siber güvenlik uzmanı, yılın her günü, günde 24 saat Visa ağını zararlı yazılımlardan, siber saldırılardan ve diğer tehditlerden korumak için göre yapıyor. Sadece geçtiğimiz yıl Visa, 122 milyon işlemde 7,2 milyar dolarlık dolandırıcılık girişimini proaktif olarak engelledi ve bu işlemlerin müşterileri etkilemesine engel oldu. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/visadan-sahteciligin-dili-analizi-361498">Visa&#8217;dan Sahteciliğin Dili Analizi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
