<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dikkatli | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dikkatli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dikkatli</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Aug 2025 17:23:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>dikkatli | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dikkatli</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suyumuzu dikkatli kullanalım</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/suyumuzu-dikkatli-kullanalim-560923</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[kullanalım]]></category>
		<category><![CDATA[suyumuzu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560923</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, sosyal medya hesabından "Suyumuzu tasarruflu kullanalım" çağrısı yaptı. Başkan Büyükakın'ın bu paylaşımı kısa sürede büyük destek gördü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/suyumuzu-dikkatli-kullanalim-560923">Suyumuzu dikkatli kullanalım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, sosyal medya hesabından &#8220;Suyumuzu tasarruflu kullanalım&#8221; çağrısı yaptı. Başkan Büyükakın&#8217;ın bu paylaşımı kısa sürede büyük destek gördü.</p>
<p><b>BÜYÜKŞEHİR FARKINDALIĞI ARTIRIYOR</b></p>
<p>Türkiye ne yazık ki en kurak yılını yaşıyor. Kocaeli de bundan nasibini almış durumda. Kocaeli&#8217;nin su ihtiyacını karşılayan barajlardaki doluluk oranı her geçen gün gerilerken, kentin dört bir yanındaki bilboardları uyarıcı reklamlarla donatan Büyükşehir Belediyesi vatandaşları tasarrufa yöneltmek adına farkındalık artıran çalışmalarını sürdürüyor. Başkan Doç. Dr. Tahir Büyükakın da bugün sosyal medya hesabından konuya dikkat çeken çok önemli bir paylaşımda bulundu.</p>
<p><b>KISA SÜREDE BÜYÜK DESTEK GÖRDÜ</b></p>
<p>Kocaeli&#8217;yi besleyen barajların ve su kaynaklarının son durumunu gösteren 30 saniyelik bir video paylaşan Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, tasarrufun ne kadar değerli ve kıymetli olduğuna vurgu yaptı. Başkan Büyükakın paylaşımında şu uyarılarda bulundu; &#8220;Tasarruf etmezsek… Barajlar kurur, toprak susar, hayat durur. Su geleceğimizdir. Bugünden korumazsak, yarın çok geç olabilir.” Başkan Büyükakın&#8217;ın bu paylaşımı kısa sürede beğeni yağmuruna tutularak, büyük destek gördü.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/suyumuzu-dikkatli-kullanalim-560923">Suyumuzu dikkatli kullanalım</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakan Yumaklı: Yangınlar Sürüyor, Dikkatli Olun!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bakan-yumakli-yanginlar-suruyor-dikkatli-olun-549837</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 12:37:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[olun]]></category>
		<category><![CDATA[sürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yangınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yumaklı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549837</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadele ve alınması gereken önlemler hakkında önemli açıklamalarda bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-yumakli-yanginlar-suruyor-dikkatli-olun-549837">Bakan Yumaklı: Yangınlar Sürüyor, Dikkatli Olun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İletişim Başkanlığı&#8217;nın sosyal medya hesabından aktarılan bilgiye göre, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en güçlü hava, kara ve personel kapasitesine ulaştığını vurgulayan Bakan Yumaklı, &ldquo;Yangınlarla mücadelede kullandığımız teknolojiyle dünyanın önde gelen ülkelerindeniz. Metotlarımızla ilgili birçok ülke bizimle iletişim halinde&rdquo; dedi.</p>
<p><strong>&ldquo;KAYNAKLARIMIZ SINIRSIZ DE&#286;İL&rdquo;</strong></p>
<p>Bakan Yumaklı, riskli bölgelere gerekli konumlandırmaların yapıldığını, ancak kaynakların sınırsız olmadığını belirtti.</p>
<p>Pilotların ve genç ekiplerin zorlu koşullarda cansiparane mücadele ettiğini ifade ederek, &ldquo;Rüzgarda pilotlarımız olağanüstü çaba sarf ediyor. Gencecik kardeşlerim, ormanların içinde ateşleri söndürmek için fedak&acirc;rca çalışıyor. Tüm kamu kurumları omuz omuza mücadele ediyor&rdquo; diye konuştu.</p>
</p>
<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/iletisim/status/1939976577179083168</div>
</figure>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bakan-yumakli-yanginlar-suruyor-dikkatli-olun-549837">Bakan Yumaklı: Yangınlar Sürüyor, Dikkatli Olun!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kronik hastalıkları olanlar kurban bayramında çok dikkatli olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kronik-hastaliklari-olanlar-kurban-bayraminda-cok-dikkatli-olmali-541710</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2025 07:41:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayramında]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=541710</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nda et tüketiminin artmasıyla birlikte bazı hastalıklarda da artış görülür.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-hastaliklari-olanlar-kurban-bayraminda-cok-dikkatli-olmali-541710">Kronik hastalıkları olanlar kurban bayramında çok dikkatli olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı&#8217;nda et tüketiminin artmasıyla birlikte bazı hastalıklarda da artış görülür. Bu dönemde özellikle mide-bağırsak, kalp-damar ve metabolik hastalıklar daha sık tetiklenebilir.</p>
<p><em><strong>YYÜ Gaziosmanpaşa Hastanesi İç Hastalıkları Bölümünden Uzman Dr. Gülnar Zeynalova, kurban bayramının doğasına uygun olarak artacak et tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri hatırlattı. Özellikle  kronik hastalıkları olan kişilerin çok daha hassas ve özenli beslenmesi konusunda uyarılarda bulundu. </strong></em></p>
<p><strong><u>Kurban Bayramı&#8217;nda Sık Görülen Hastalıklar:</u></strong></p>
<p><strong>Mide ve Bağırsak Sorunları:</strong></p>
<p>   &#8211; Aşırı ve hızlı et tüketimi; hazımsızlık, mide yanması, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlara yol açabilir.  </p>
<p>   &#8211; Yağlı ve kızartılmış etler mideyi daha fazla rahatsız eder.  </p>
<p><strong>Gıda Zehirlenmeleri:</strong></p>
<p>   &#8211; Etin uygun olmayan koşullarda kesilmesi, saklanması ya da pişirilmemesi sonucu bakteri üreyebilir.  </p>
<p>   &#8211; Özellikle yeni kesilen etin hemen tüketilmesi sindirim sistemi açısından risklidir.</p>
<p><strong>Kalp ve Tansiyon Problemleri:</strong></p>
<p>   &#8211; Yağlı etlerin sık tüketimi, kolesterol ve tansiyon değerlerini artırabilir.  </p>
<p>   &#8211; Kalp hastaları, hipertansiyon ve kolesterol hastaları dikkatli olmalıdır.</p>
<p><strong>Şeker Hastalarında Denge Bozulması:</strong></p>
<p>   &#8211; Et tüketimiyle birlikte tatlılar ve karbonhidratların da fazlalaşması, kan şekerini olumsuz etkileyebilir.  </p>
<p><strong>Gut Hastalığı Atakları:</strong></p>
<p>   &#8211; Yüksek proteinli kırmızı et, gut hastalığını tetikleyebilir.   </p>
<p><strong>Et Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p>Kurban Bayramı&#8217;nda et tüketimi artar. Ancak yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi sindirim sorunlarına yol açabilir. Etin, kesildikten sonra en az 24 saat buzdolabında dinlendirilmesi önerilir. Bu süreç, etin sertliğinin azalmasına ve sindiriminin kolaylaşmasına yardımcı olur</p>
<p>Pişirme yöntemleri de sağlık açısından önemlidir. Etlerin haşlama, ızgara veya fırında pişirilmesi önerilirken, kızartma ve mangalda pişirme yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Bu yöntemler, etin besin değerini azaltabilir ve sindirim sistemini zorlayabilir.</p>
<p><strong>Kronik Hastalığı Olanlar İçin Öneriler</strong></p>
<p>Kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olan bireylerin et tüketiminde daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Bu bireyler, yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolüne özen göstermelidir. Ayrıca, etin yanında lif açısından zengin sebzelerin tüketilmesi, sindirimi kolaylaştırabilir.</p>
<p><strong>Tatlı ve Şeker Tüketimi</strong></p>
<p>Bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlı ve şekerlemelerin aşırı tüketimi, kan şekerinde ani yükselmelere neden olabilir. Özellikle diyabet hastalarının bu konuda dikkatli olmaları gerekmektedir. Tatlı tüketiminde, sütlü ve meyveli tatlılar gibi daha hafif seçenekler tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>Etin Saklanması ve Hijyen Kuralları</strong></p>
<p>Etlerin uygun koşullarda saklanması, gıda zehirlenmelerinin önlenmesi açısından önemlidir. Etler, buzdolabında -2 derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 derecede 6 ay süreyle saklanabilir. Çözdürülen etler hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Ayrıca, çiğ etle temas eden mutfak gereçleri, diğer gıdalarla temas etmeden önce iyice temizlenmelidir</p>
<p><strong>Nelere Dikkat Etmeli?</strong></p>
<p>Eti hemen tüketmeyin. En az 24 saat buzdolabında dinlendirin.</p>
<p>Haşlama, ızgara veya fırında pişirme tercih edin. Kızartmadan kaçının.</p>
<p>Yanında mutlaka salata, sebze veya yoğurt tüketin. Lif dengesi için önemli.</p>
<p>Porsiyonlara dikkat edin. Günde 100-150 gramdan fazla kırmızı et önerilmez.</p>
<p>Bol su tüketin. Sindirimi destekler.</p>
<p>Tatlılarda aşırıya kaçmayın. Şekerli hamur işlerinden ziyade meyve tercih edin.</p>
<p>Bu dönemde özellikle kronik hastalığı olan bireylerin, doktorlarının beslenme önerilerine sadık kalmaları önemlidir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kronik-hastaliklari-olanlar-kurban-bayraminda-cok-dikkatli-olmali-541710">Kronik hastalıkları olanlar kurban bayramında çok dikkatli olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Antidepresan bitkiler dikkatli kullanılmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antidepresan-bitkiler-dikkatli-kullanilmali-430236</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 08:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[kullanılmalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430236</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin NİLKOOP ile birlikte düzenlediği eğitimde antidepresan bitkiler anlatıldı ve kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekildi. Eğitimde depresyonla nasıl başa çıkılabileceği hakkında da önemli bilgiler verildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antidepresan-bitkiler-dikkatli-kullanilmali-430236">&#8220;Antidepresan bitkiler dikkatli kullanılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi’nin NİLKOOP ile birlikte düzenlediği eğitimde antidepresan bitkiler</p>
<p>anlatıldı ve kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çekildi. Eğitimde</p>
<p>depresyonla nasıl başa çıkılabileceği hakkında da önemli bilgiler verildi.</p>
<p>Nilüfer Belediyesi ve NİLKOOP, Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Depresyon</p>
<p>Farkındalığı ve Antidepresan Bitki Eğitimi’ düzenledi. Vatandaşların antidepresan bitkileri</p>
<p>bilinçli kullanması amacıyla düzenlenen eğitime vatandaşların ilgisi büyüktü.</p>
<p>İki oturum halinde düzenlenen eğitimin ilk bölümünde konuşan ziraat mühendisi Kemal</p>
<p>Özdemir, sarı kantaron, lavanta, oğulotu, tıbbi papatya, ginkgo, passiflora gibi antidepresan</p>
<p>bitkilerin market veya aktarlardan alınabileceğini belirtti. Bu bitkilerdeki etken maddenin</p>
<p>nerede olduğunu bilmenin önemini vurgulayan Özdemir, “Bu bitkilerin hangi kısmının</p>
<p>kullanılması gerektiğini, miktarını iyi bilmeliyiz. Bu bitkileri tedavide kullananlar doktor</p>
<p>kontrolünde hareket etmeli. Aksi takdirde olumsuz etkileri de olabilir. Antidepresan bitkiler</p>
<p>bilinçli tüketilmeli” dedi.</p>
<p>Özdemir, depresyonda kullanılan bitkilerin birçoğunun birbirinden farklı olduğuna da işaret</p>
<p>etti.</p>
<p>Eğitimin ikinci bölümde uzman psikoterapist danışman Gönül Hazneci, depresyon konusunda</p>
<p>bilgilendirmelerde bulundu. Depresyonu, bunalım, çöküntü ve sürekli ilgi kaybına neden olan</p>
<p>duygu ve durum bozukluğu olarak tanımlayan Hazneci; belirtileri, tanı ve tedavi yöntemlerini</p>
<p>anlattı. Depresyonun yaşı ve cinsiyeti olamayacağını söyleyen Hazneci, her canlının da bu</p>
<p>durumu yaşayabileceğine işaret etti. Burada psikolojik sağlamlığın önemini vurgulayan</p>
<p>Hazneci, katılımcılarla atölye de gerçekleştirdi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antidepresan-bitkiler-dikkatli-kullanilmali-430236">&#8220;Antidepresan bitkiler dikkatli kullanılmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar Uyarıyor: Kronik Hastalığı Olanlar ve Hamileler Ramazan&#8217;da Dikkatli Olmalı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-kronik-hastaligi-olanlar-ve-hamileler-ramazanda-dikkatli-olmali-358988</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 07:58:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[hamileler]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik]]></category>
		<category><![CDATA[olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanda]]></category>
		<category><![CDATA[uyarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ramazan ayının gelmesiyle birlikte gösterişli iftar sofraları pek çoğumuzu heyecanlandırmaya başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-kronik-hastaligi-olanlar-ve-hamileler-ramazanda-dikkatli-olmali-358988">Uzmanlar Uyarıyor: Kronik Hastalığı Olanlar ve Hamileler Ramazan&#8217;da Dikkatli Olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ramazan ayının gelmesiyle birlikte gösterişli iftar sofraları pek çoğumuzu heyecanlandırmaya başladı. Kronik hastalığa sahip olanlar ve hamileler için ise durum biraz daha farklı: Onlar, “Acaba oruç tutabilecek miyim?” sorusuyla baş başalar&#8230; Uzmanlara göre, bu soruya mutlaka hekim kontrolünde cevap aranması gerekiyor. Liv Hospital hekimlerinden Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cem Arıtürk, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Saida Dashdamirova ile Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünden Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç kronik hastalığı olanlar ve hamileler için Ramazan’a özel uyarılarını ve önerilerini paylaştılar.</strong></p>
<p><strong><u>Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cem Arıtürk</u></strong></p>
<p><strong>Kalp dostu besinlerden Ramazan’da da vazgeçmeyin! </strong></p>
<p>Sağlıklı oruç konusunu kronik hastalıkların başında gelen kalp-damar hastalıkları açısından değerlendiren Liv Hospital Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cem Arıtürk “Bazı kalp-damar hastaları için oruç tutmak tehlikeli olacağından kesinlikle önerilmez. Dolayısıyla hastalar, doktorlarının önerileri doğrultusunda hareket etmeli, eğer doktorları izin vermiyorsa kesinlikle oruç tutmamalılar. Oruç tutabilecek kalp hastalarının ise Ramazan boyunca dikkatli olması gereken konu, beslenme şeklidir” dedi.</p>
<p>Kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltan, iyi kolesterolü artırarak kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olan besinlerin önemini hatırlatan Doç. Dr. Cem Arıtürk, “Vücudumuzun ihtiyacı olan yağ tüketimi için ağırlıklı olarak sağlığımıza &#8216;iyi&#8217; gelen; diğer adıyla doymamış yağlı besinleri tercih edin. Doymuş yağ içeriği yüksek gıdaları ise belirli ve gerekli ölçülerde tüketin, &#8216;kötü&#8217; olarak nitelendirdiğimiz trans yağlardan mutlak suretle kaçının. Buna göre salata ve yemeklerinizde ağırlıklı olarak zeytinyağı ve ayçiçek yağını kullanabilir; zeytin, avokado, badem, ceviz, yer fıstığı, fındık, ay çekirdeği, mısır gibi besinler ile somon, uskumru, hamsi, alabalık gibi balık çeşitlerine beslenme düzeninizde yer verebilirsiniz.” </p>
<p><strong>Pide yerine bol tahıllı ekmek tüketin </strong></p>
<p>Aşırı ve sağlıksız karbonhidrat tüketiminin kan şekeri, kan basıncı, kan yağları seviyelerinin yükselmesine ve uzun vadede şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine de değinen Doç. Dr. Cem Arıtürk karbonhidrat tüketiminde lifli besinleri öneriyor:</p>
<p>“Sahurda nişasta ve şeker gibi karbonhidrat içeriği yüksek olan besinleri tercih edenler gün boyu açlık hissedeceklerdir. Daha uzun süre tok hissetmek için sahurda pide yerine bol tahıllı ekmekler tercih edin. Lif içeriği yüksek, az şekerli tam tahıllardan üretilmiş kahvaltılık gevrek, ekmek, makarna gibi besinler; kahverengi pirinç veya kinoa gibi tahıllar kan şekerini dengede tutacağı için faydalıdır.”</p>
<p><strong>Halsizliğe karşı protein ağırlıklı beslenin </strong></p>
<p>Doyurucu ve daha uzun süre tokluk için ise protein açısından zengin ve yüksek lifli besinleri tavsiye eden Doç. Dr. Cem Arıtürk, “Dengeli ve yeterli miktarda protein almak, gün içinde gelişebilecek halsizliği ve yorgunluğu da engelleyecektir. Yumurta, et, balık, süt ve süt ürünlerinden oluşan hayvansal protein kaynakları ile kuru baklagiller, yulaf ezmesi, fındık, fıstık, badem ve chia tohumu gibi bitkisel protein kaynaklarının beslenme düzeninde dengeli dağılımı sağlanmalıdır” şeklinde bilgi verdi. </p>
<p><strong>Meyve suyu yerine meyve tüketmeyi tercih edin </strong></p>
<p>Doç. Dr. Cem Arıtürk sıvı tüketimi konusunda “Kadınlar için günde 2,5 litre, erkekler için 3,5 litre sıvı tüketimi vücuttaki sıvı dengesinin korunması açısından idealdir. Seçilebilecek en iyi içecek türü ise kaynağı bilinen, temiz sudur. Bunu ayran, taze sıkılmış meyve suları, sade soda, çay ve kahve izleyebilir. Ancak yine de meyvelerin bütün olarak yenmesinin, sadece sularının içilmesinden daha sağlıklı olduğunu unutmamak gerekir. Örneğin bir portakal, bir bardak portakal suyunun iki katı kadar lif; yarısı kadar şeker içerir” diye konuştu.  </p>
<p><strong><u>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Saida Dashdamirova</u></strong></p>
<p><strong>Ramazan’da şiddetli hipoglisemi vakaları artıyor</strong></p>
<p>Liv Hospital Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Saida Dashdamirova da oruç tutmanın, Diyabet hastaları için taşıdığı olası ve ciddi riskler hakkında bilgi verdi. Yapılan çalışmalarda Ramazan ayında şiddetli kan şekeri düşüklüğünün (hipoglisemi) yedi kat; şiddetli şeker yüksekliğinin ise dört kat artış gösterdiğine işaret eden Uzm. Dr. Saida Dashdamirova, “Yüksek riskli hastalar, oruç tuttukları zaman ciddi kan şekeri düşüklüğü ve kan şekeri yüksekliğinin yanı sıra vücutta sıvı kaybı (dehidratasyon), tansiyon düşüklüğü, bayılmalar, yaralanmalar, tromboz (kanda pıhtı oluşumu) gibi komplikasyonlar yaşayabilir” diyerek yüksek riskli olarak değerlendirilen Diyabet hastaları için oruç tutmamaları yönünde uyarıda bulundu: </p>
<p><strong>Yüksek riskli Diyabet hastaları oruç tutmamalı </strong></p>
<p>“Tip 1 diyabeti olanlar, akut hastalığı olanlar, diyalize girenler, ciddi şeker düşüklükleri yaşayanlar, şekerinin düştüğünü fark edemeyenler, üç aylık ortalama kan şeker testi yüzde sekizin üzerinde olanlar, son üç ayda diyabete bağlı koma, şeker yüksekliği veya düşüklüğü ile hastaneye yatışı olanlar, şeker hastalığına bağlı organ hasarı gelişenler, yalnız yaşayan insülin veya sulfanilüre grubu ilaç kullananlar, 75 yaş üzeri olan hastalar, çoklu insülin tedavisi alanlar yüksek riskli olarak değerlendirilir. Bu hastaların oruç tutması önerilmez, fakat oruç tutmakta ısrarcı olurlarsa kişiselleştirilmiş bir tedavi planı oluşturulmalı, hasta gerekli eğitimi almalı, her zamankinden daha sık parmak ucu kan şekeri kontrol edilmelidir. Parmak ucu kan şekeri ölçümü ve kan vermek orucu bozmaz. Hasta, kan şekerini ölçtüğünde 70 mg/dL&#8217;nin altında veya 300 mg/dL&#8217;nin üstünde olursa veya kendini kötü hissederse mutlaka orucunu bozmalı; kan şeker düzeyinde düzelme olmazsa hastaneye başvurarak tıbbi yardım almalıdır. Kan şekeri 70 mg/dl altında ölçüldükten sonra oruca devam etmek ise hayati risk getirebilir.”</p>
<p><strong>Düşük riskli Diyabet hastaları gerekli tedavi düzenlemelerini yaptırmalı </strong></p>
<p>Diyabet tanısı olan ve oruç tutmayı planlayan hastalar için ise mutlaka, Ramazan’dan 1-2 ay önce durum değerlendirmesi için doktor kontrolüne gitmiş olmaları gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Saida Dashdamirova, “Düşük hipoglisemi riskine sahip olan ilaçlarla tedavi edilen ve üç aylık ortalama kan şeker testi yüzde sekizin altında olan hastalar son 3 ay içerisinde kan şekeri düşüklüğü veya yüksekliği nedeniyle hastaneye yatışı olmamışsa gerekli tedavi düzenlenmelerinden sonra oruç tutabilirler” şeklinde bilgi verdi. </p>
<p><strong><u>Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum &#8211; Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç </u></strong></p>
<p><strong>Anne adayları oruç tutabilir mi?</strong></p>
<p>Anne adayları için de gebelik döneminde oruç tutup tutamayacakları en sık merak edilen konulardan biri. Liv Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünden Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç “Hamileyim, oruç tutabilir miyim? Tutarsam bunun bebeğime etkisi nasıl olur” gibi soruların cevabının her gebe için farklılık göstereceğini belirtti: </p>
<p>“Birçok çalışma, orucun gebelik ve bebek üzerinde yaptığı etkilerin anlamlı sonuçlar yaratmadığını göstermektedir. Fakat gebelikte düzenli ve kaliteli beslenme ile sıvı tüketimi düzeni oldukça önemlidir. Uzun süreli açlık durumunun ve sıvı alımının olmamasının genel etkilerini, gebelerin doktorları ile birlikte değerlendirmesini ve oruç tutma kararını buna göre almasını öneririm.”</p>
<p>Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç, oruç tutan anne adaylarında gözlemlenebilecek durumlar hakkında da bilgi verdi:</p>
<p><strong>Anne ve bebek için ne gibi olumsuzluklar gelişebilir?</strong></p>
<p>“Uzun süreli açlığa bağlı olarak anne kan şekerinin düşmesi, kan insülin artışı, kan yağ asitlerinde artış, tüm vücutta dolaşan damar içi kan hacminde azalma, kalpten pompalanan kanın azalması, vücut su dengesinin bozulması, böbreklere giden kan akımın azalması, idrar çıkışında azalma gibi olumsuz sonuçlar görülebilir. Gelişen bu değişimlere karşı bebeği korumaya yönelik mekanizmalar devreye girer. Bunun sonucunda bebekte hareket azlığı, bebeğin kanlanmasına destek sağlayan damarların kan hacminde azalma, amnios sıvı hacminde azalma gibi bebek adına olumsuz etkiler ile karşılaşabiliriz.”</p>
<p>Özellikle yaz aylarına denk gelen Ramazan dönemlerinde uzun süreli açlık ve susuzluğun bebek ve anne için negatif etkilenme olasılığını artırdığını hatırlatan Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç “Anne ve bebek ancak dokuz  saati aşmayan oruç saatlerinde bahsettiğimiz olumsuz etkileri tolere edebilir” dedi. </p>
<p><strong>Oruç tutacak anne adaylarına öneriler</strong></p>
<p>“Oruç tutmak konusunda kararlı olan gebelerin ise iftar ve sahur arasında zamanı bölerek beslenmeleri, yağlı karbonhidratlı gıdalar yerine tok tutucu protein desteği yüksek olan gıdaları tüketmeleri ve su içmeyi ihmal etmemeleri gerekir” şeklinde bilgi veren Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç bazı sağlık problemleri olan anne adaylarının ise kesinlikle oruç tutması gerektiğini hatırlattı. Op. Dr. Gamze Baykan Özgüç “Hipertansiyon, böbrek hastalığı, diyabet, erken doğum riski, bebek gelişme geriliği gibi var olan gebelik riskleri ile takip edilen gebeler kesinlikle oruç tutmamalıdır” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uzmanlar-uyariyor-kronik-hastaligi-olanlar-ve-hamileler-ramazanda-dikkatli-olmali-358988">Uzmanlar Uyarıyor: Kronik Hastalığı Olanlar ve Hamileler Ramazan&#8217;da Dikkatli Olmalı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuzun Ayak İzlerine Dikkatli Bakın, Çünkü!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-ayak-izlerine-dikkatli-bakin-cunku-348552</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2023 09:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[bakın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuzun]]></category>
		<category><![CDATA[çünkü]]></category>
		<category><![CDATA[dikkatli]]></category>
		<category><![CDATA[izlerine]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=348552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğunuzun gelişimini yakından takip ediyor, adeta gözünün içine bakıyorsunuz. Peki hiç ayak izlerine baktınız mı!</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-ayak-izlerine-dikkatli-bakin-cunku-348552">Çocuğunuzun Ayak İzlerine Dikkatli Bakın, Çünkü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuzun gelişimini yakından takip ediyor, adeta gözünün içine bakıyorsunuz. Peki hiç ayak izlerine baktınız mı! Ya da bir çift ayakkabının teki tam olup, diğeri biraz sıktığında bunun altında ortopedik bir sorun yatabildiğini düşündünüz mü? <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Eralp </strong>çocuklarda<strong> </strong>bir bacağın diğerine göre kısalığının (uzuv kısalığı) yaygın görülen bir sorun olduğunu, ancak özellikle 2 cm’in altındaki kısalıkların dikkatli bakılmadıkça fark edilemeyebildiğini söylüyor. Bu nedenle ailelere, çocuklarını dikkatlice gözlemlemelerini, özellikle de banyo sonrası ya da kumsalda gezinirken ayak izlerine bakmalarını tavsiye eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Eralp, çocuklarda bacak (uzuv) kısalıkları hakkında açıklamalar yaptı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Toplumumuzda çok yaygın olan bel ağrısı şikayetlerinin altında, bir bacağın boyunun diğerinden daha kısa olmasının da yatabildiğini biliyor muydunuz? Peki, aldığınız ayakkabının tekinin normal olup diğer ayağı sıkmasının da aynı nedenden kaynaklanabildiğini? Günlük yaşantıda normal gibi görünen hatta hiç fark edilmeyen bazı sorunlar sadece ailelerin dikkatli gözlemleriyle ortaya çıkabiliyor! <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Eralp </strong>bu noktada anne babaların çocuklarını, onların dikkatini çekmeden ve psikolojik rahatsızlığa yol açmadan dikkatlice gözlemlemeleri gerektiğini belirterek “Bacak boyunun eşit olmaması (uzuv kısalığı) ancak bu dikkatli gözlemler sonucu anlaşılabilen hastalıklardan biridir. Günlük yaşantıda gözle görülen herhangi bir değişikliğe yol açmadığı için özellikle 2 santime kadar olan tek bacak kısalığı genellikle fark edilmiyor.” diyor. Prof. Dr. Levent Eralp şöyle konuşuyor: “Bacak kısalığı denilen sorunda, kalçadan parmak ucuna kadar olan bütün uzuvdan bahsediyoruz. Vücudun bir ya da birkaç noktasında tek bacak kısalığına sebep olan bozukluk olabilir. Amerika’da yapılan bir araştırma çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor; devlet tarafından liselere bir halk sağlığı görevlisi atanıyor. Kadın görevliler bütün kız öğrencileri vücutlarını görecek şekilde muayene ettiklerinde, bir çoğunda o güne dek hiç fark edilmemiş sırt eğrilikleri olduğunu görüyorlar. Böylece yüzde 4-5 olan skolyoz oranı bir anda yaklaşık 3 kat artıyor. Yani bir takım iskelet sistemi değişiklikleri ya da bozukluklarında göze çarpmayan, ailenin önemsemediği, çünkü günlük hayatı sekteye uğratmayan aksaklıklar söz konusu olabiliyor. Ancak özellikle bunlar çocukluk çağında artma eğiliminde olduğu için tanıda gecikmemek gerekiyor. Skolyozda olan sorun, tek bacağın kısalığında da geçerli.”</p>
<p><strong>Ayak izine dikkatlice bakın!</strong></p>
<p>Sağ ve sol bacak ya da kollar arasında uzunluk farkı olmasına uzuv kısalığı denildiğini belirten Prof. Dr. Levent Eralp, kollar arasında 5 cm altında uzunluk farkı olmasının, görüntü dışında, kullanma bozukluğuna neden olmayacağını, bu nedenle uzuv kısalığının daha çok bacaklarda yaşandığında çeşitli sorunlar ortaya çıkarabildiğini söylüyor. Tek bacağın kısalığına; doğuştan kemik hastalıkları, geçirilmiş kazalar, çocukluk çağında geçirilen kemik iltihapları, romatizmal ya da nörolojik hastalıkların yol açabildiğini söyleyen Prof. Dr. Levent Eralp teşhis konusunda “çocuğunuzun ayak izlerine dikkatli bakın” diyor ve şöyle anlatıyor: “Toplumumuzda yaygın görülen bir sorun olan tek bacak kısalığını fark etmek için anne babalar çocuklarının kışın banyo sırasında bedenlerine dikkatlice bakmalı, banyodan çıktıktan sonra da her iki ayak izini kıyaslamalıdır! Çocuk banyodan çıkar ve ıslak ayakla yere basar ama ama iki ayağının izi birbirinin aynı değildir. Dikkat etmezseniz gözden kaçırırsınız ama dikkat ederseniz görürsünüz. Veya yazın kumsalda yürürken çocuğun iki ayağının izi birbirinden farklı ise tek bacak kısalığı olduğunu tespit edebilirsiniz. Dolayısıyla çocuğun ayak izlerine ve özellikle yavaş yürürken aksamasının olup olmadığına dikkat etmek gerekir.”</p>
<p><strong>Tek bacak kısalığında tedavi yöntemleri!</strong></p>
<p>Anne babaların çocuklarının bacağını mezura ile ölçmeye kalkmamaları, çünkü bunun yanıltıcı olacağını söyleyen Prof. Dr. Levent Eralp sadece gözlem yapmaları ve gerekli durumlarda ihmal etmeyip hekime başvurmaları gerektiğini vurguluyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Eralp 2 cm’e kadar olan, 2-5 cm arası ve 5 cm’in üzerindeki tek bacak kısalığının tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor: “Bacaklarda 2 cm altındaki boy farklarında, kısa olan tarafın ayakkabısının içine ya da altına yapılacak takviyeler ile boy farkının ortadan kaldırılması en uygun tedavidir. 2-5 cm arasındaki farkta ise cerrahi tedavi şarttır. Bu durumda çocuklarda iki taraf uzuvlarının boyunu eşitlemek için ya kısa taraf uzatılır ya da uzun olan tarafın uzaması yavaşlatılır. Uygun tekniğe hekim altta yatan hastalık ve boy uzaması için geride kalan süre gibi faktörleri değerlendirerek karar vermelidir. 5 cm’den fazla ise; mutlaka kısa olan tarafı uzatmak gerekir ancak yine hekimin yapacağı değerlendirmelerle tekniğe karar verilmelidir.”</p>
<p><strong>Bel ağrısından eklem kireçlenmelerine!</strong></p>
<p>2 cm’den kısa da olsa bacak uzunluğu farkının bel ağrısı şikayetlerine neden olabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Levent Eralp “Ayak bileği, diz, kalça ve bel esasında birbirine uyumlu çalışan dişli çarklar gibidirler, birbiriyle bağlantılı olarak bir düzen içerisinde çalışır. Ancak eğer bu dişlilerden bir tanesi diğerleriyle uyumlu dönmüyorsa zaman içinde diğerlerinin dişlerini aşındırır. Dolayısıyla cerrahi tedavi gerektirmeyen 2 cm’in altındaki kısalıklar bile bel ağrısı ve zaman içerisinde eklem kireçlenmelerine yol açabilir.” uyarısında bulunuyor. Anne babaların, çocuklarında tek bacak kısalığı durumunda doğru bilinen yanlışlara dikkat etmeleri ve bunlardan uzak durmaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Levent Eralp, örneğin; ip atlamak, seksek oynamak, tek ayağını öne doğru savurmak gibi yöntemlerin bacak uzatmada etkisinin olmadığı, aksine tedavide gecikmeye yol açabileceği konusunda uyarıyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuzun-ayak-izlerine-dikkatli-bakin-cunku-348552">Çocuğunuzun Ayak İzlerine Dikkatli Bakın, Çünkü!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
