<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2026 09:09:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>dik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sıcak çarpması çocuklarda hızla ağırlaşabiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sicak-carpmasi-cocuklarda-hizla-agirlasabiliyor-645185</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağırlaşabiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hızla]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[saatleri]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak Çarpması]]></category>
		<category><![CDATA[sıvı]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=645185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çocukların en sevdikleri aktiviteler deniz ve havuzda yüzmek, parklarda oynamak oluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicak-carpmasi-cocuklarda-hizla-agirlasabiliyor-645185">Sıcak çarpması çocuklarda hızla ağırlaşabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde çocukların en sevdikleri aktiviteler deniz ve havuzda yüzmek, parklarda oynamak oluyor. Ancak uzun süre güneş altında kalmak pek çok sağlık problemine yol açabiliyor. Bunlardan belki de en tehlikelisi olan sıcak çarpması; aşırı sıcak ortamda veya güneş altında uzun süre kalmaya bağlı olarak vücudun ısı dengesini kaybetmesiyle ortaya çıkan acil bir durum olarak tanımlanıyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte çocuklarda sıcak çarpması vakalarında da belirgin bir yükseliş görülüyor. <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, </strong> ısı düzenleme mekanizmalarının tam gelişmemiş olması ve terleme yoluyla çok hızlı sıvı kaybetmeleri nedeniyle sıcak çarpmasının 5 yaş altındaki çocuklarda daha sık görüldüğünü belirterek, “Özellikle açık havada uzun süre kalan,  yeterince sıvı almayan veya günün en sıcak saatlerinde dışarıda  bulunan çocuklar risk grubunda yer almaktadır. Bu nedenle yaz aylarında çocukların susamaları beklenmeden bol bol su içmelerini sağlamak ve onları güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği öğle saatlerinde açık hava aktivitelerinden uzak tutmak büyük bir önem taşımaktadır” diyor. </p>
<p><strong>Belirtiler hafif başlayıp, hızla ağırlaşabiliyor!</strong></p>
<p>Sıcak çarpmasının başlangıçta basit halsizlik ve huzursuzlukla kendini gösterebileceğini belirten Dr. Demet Matben, ilerleyen aşamalarda tablonun ciddi boyutlara ulaşabileceğini vurguluyor.   Dr. Demet Matben, sıcak çarpmasının belirtilerini, “Vücut sıcaklığının aniden 39-40°C’nin üzerine çıkması, mide bulantısı ve kusma, halsizlik ile aşırı uyku hali, baş ağrısı ve baş dönmesi, sıcak, kırmızı ve kuru cilt” olarak sıralıyor. Sıcak çarpmasına bağlı ateş, çocuk serin bir ortama alınıp yeterli sıvı desteği sağlandığında kademeli olarak düşmeye başlıyor ve genellikle bir gün içerisinde geçiyor. </p>
<p><strong>Günün en kritik saatleri: 11.00 – 16.00 arası</strong></p>
<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında çocukların mümkün olduğunca dışarı çıkarılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Bu saatlerde oyun oynayan ya da spor yapan çocuklarda vücut ısısının kısa sürede tehlikeli seviyelere çıkabileceğine dikkat çeken Dr. Demet Matben, “Eğer çocuğun dışarıda bulunması zorunluysa mutlaka gölgede kalınmalı, sık sık su içmesi teşvik edilmeli ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınması sağlanmalıdır”  diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Bol sıvı tüketimi hayati önem taşıyor</strong></p>
<p>Yaz aylarında çocukların yeterli su içmemesi de sıcak çarpması riskini artıran önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Çocukların susama hissi oluşmadan düzenli aralıklarla su içmeye teşvik edilmesinin  son derece önemli olduğunu vurgulayan Dr. Demet Matben, “Çocuklar oyun oynarken su içmeyi unutabiliyor. Bu nedenle düzenli aralıklarla su içmelerinin sağlanması çok önemlidir” uyarısında bulunuyor. </p>
<p> <strong>Acil müdahale çok önemli!</strong></p>
<p>Sıcak çarpmasında vücut sıcaklığının kontrol edilemeyecek düzeyde yükselmesi beyin, böbrekler ve kalp gibi hayati organların işlevlerini olumsuz etkileyebiliyor. Tedavide gecikildiğinde ise organ yetmezliği gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle sıcak çarpmasının acil müdahale gerektiren bir durum olduğu uyarısında bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben,  ilk süreçte yapılması gerekenleri şöyle anlatıyor: “Çocuk hemen serin ve gölgeli bir ortama alınmalıdır. Ardından, bilinci yerindeyse yeterli sıvı desteği sağlanmalı, mümkünse serin bir duş veya ıslak bezlerle vücut sıcaklığının düşmesine yardımcı olunmalıdır. Elektrolit ve sıvı kaybını yerine koymak için bol sıvı tüketimi desteklenmelidir. Gerekli durumlarda hekim önerisiyle ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.” Dr. Demet Matben, çocuğun ağızdan yeterli sıvı alamadığı veya genel durumunun bozulduğu ağır vakalarda ise zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söylüyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sıcak çarpmasına karşı 8 kritik kural! </strong></p>
<p>Dr. Demet Matben,<strong> </strong>sıcak çarpmasının aslında büyük ölçüde önlenebilir bir durum olduğuna dikkat çekerek, ailelere basit ama etkili önlemleri şöyle sıralıyor: </p>
<ul>
<li>Açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler tercih edin.</li>
<li>Güneş altında uzun süre kalmamasına dikkat edin.</li>
<li>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında açık hava aktivitelerinden ve egzersizden uzak tutun.</li>
<li>Güneşe çıkmadan en az 15-20 dakika önce 30+ koruma faktörlü güneş kremi kullanın.</li>
<li>Baş bölgesini korumak için geniş kenarlıklı şapkalar ve güneş gözlüğü kullanın.</li>
<li>Tente veya şemsiye yerine ağaç gölgesini tercih edin.</li>
<li>Her fırsatta su içirin, susamasını veya istemesini beklemeyin.</li>
<li>Asla araçta bırakmayın. Araç içi sıcaklık bir saat içinde bile hayati tehlike oluşturabiliyor. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sicak-carpmasi-cocuklarda-hizla-agirlasabiliyor-645185">Sıcak çarpması çocuklarda hızla ağırlaşabiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş yanığı geçiyor, hasarı kalıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunes-yanigi-geciyor-hasari-kaliyor-641607</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 09:11:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[Dermatoloji Uzmanı]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Işınları]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[kalıyor]]></category>
		<category><![CDATA[koruma]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[saatler]]></category>
		<category><![CDATA[yanığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=641607</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güneş ışınları vücudumuzda D vitamini sentezinin yanı sıra ruh sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerinde son derece önemli bir rol oynuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-yanigi-geciyor-hasari-kaliyor-641607">Güneş yanığı geçiyor, hasarı kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş ışınları vücudumuzda D vitamini sentezinin yanı sıra ruh sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz üzerinde son derece önemli bir rol oynuyor. Ancak, kontrolsüz şekilde güneş altında kalmak cildimizde ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Özellikle açık tenli, açık renk gözlü ve çilli kişiler daha fazla tehdit altında oluyor. Ciltte yanık, kızarıklık ve su toplaması gibi hızlı etkilerinin yanı sıra; kuruluk, ince ve derin kırışıklar, kahverengi ve kırmızı lekeler gibi sonradan oluşan hasarlar da gelişebiliyor. Daha da önemlisi cilt kanserine adeta davetiye çıkarıyor! Üstelik eskiden daha çok ileri yaşların sorunu olan cilt kanseri, incelen ozon tabakası nedeniyle günümüzde 30’lu yaşlarda da daha sık görülüyor. <strong>Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, </strong>bu nedenle cildimizi  yaz aylarında güneş ışınlarından mutlaka korumamız gerektiğine dikkat çekerek, <strong> </strong>“Düzenli ve yeterli miktarda güneş koruyucu kullanımı, uygun saatlerde dışarı çıkılması, koruyucu kıyafetlerin tercih edilmesi ve bulutlu havalarda dahi tedbirlerin sürdürülmesi cildimizi güneşin zararlı ışınlarından korumak için en etkili savunma yöntemleri arasında yer almaktadır” diyor. <strong> Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, </strong>zararlı<strong> </strong>güneş ışınlarından korunmak için almamız gereken önlemleri anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>Bu saatler arasında güneşe çıkmayın</strong></p>
<p>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında UV yoğunluğu en yüksek seviyeye çıkıyor. Bu saatlerde alınan ışın miktarının cildin savunma kapasitesini zorlayabildiğini anlatan Dr. Şenay Ağırgöl, ”Dolayısıyla güneşin yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı saatlerde güneşe çıkılmamalı, bu mümkün değilse şapka ve gözlük kullanılmalı ve gölge alanlar tercih edilmelidir” diye konuşuyor. </p>
<p><strong>Güneş koruyucu kullanımını günlük rutine dönüştürün</strong></p>
<p>Cildimizi korumak için dikkat etmemiz gereken bir başka önemli nokta ise güneş koruyucudan düzenli olarak faydalanmak olmalı. Ancak çoğumuz güneş koruyucuyu yalnızca plaja giderken kullanıyoruz. Dermatoloji Uzmanı  Dr. Şenay Ağırgöl,<strong> </strong>güneş koruyucu ürünlerin günlük bakımın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirterek,  “Koruyucu ürünün etkili olabilmesi için yaklaşık 15-30 dakika önce sürülmesi  ve gün içinde yenilenmesi son derece önemlidir.<strong> </strong>En az SPF 30 koruma sağlayan ürünler UV ışınlarının cilt üzerindeki yıkıcı etkilerini azaltmaya yardımcı olmaktadır” diyor.  </p>
<p><strong>Güneş koruyucuyu her 2 saatte bir uygulayın</strong></p>
<p>Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş koruyucuların etkilerinin devam etmesi için genel olarak her 2 saatte bir yenilenmelerini önerirken, şu bilgileri veriyor: “Terleme, denize veya havuza girme, yüzü havluyla kurulama gibi durumlarda ise bu sürenin beklenmeden ürünün tekrar sürülmesi gerekir. Tek seferlik uygulamanın gün boyu koruma sağlamadığı unutulmamalıdır.” </p>
<p><strong>Şapka ve koruyucu kıyafetleri ihmal etmeyin</strong></p>
<p>Güneş koruyucuların yanı sıra almamız gereken başka önemli tedbirler de büyük önem taşıyor. Geniş kenarlı şapkalar yüzü, kulakları ve enseyi korurken uzun kollu ince giysiler de UV ışınlarının cilde doğrudan ulaşma riskini azaltıyor. Bu kıyafetlerin güneş koruyucu özellik taşıması daha etkin koruma sağlıyor.  Fiziksel koruma yöntemleri özellikle uzun süre dışarıda bulunacak kişiler için büyük avantaj sağlıyor.</p>
<p><strong>Gölgede olsanız bile tedbiri elden bırakmayın</strong></p>
<p>Şemsiyenin altında, denizde ya da bir ağacın gölgesinde kaldığımızda cildimizi güneşten koruduğumuz düşüncesine kapılabiliyoruz.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, aslında kum, beton, kumaş, su ve açık renkli yüzeylerin güneş ışınlarını yansıtarak cilde ulaşmasına neden olabildiğine vurgu yapıyor. Dolayısıyla gölgede bulunmak koruyucu önlemleri tamamen bırakmak için yeterli bir  neden oluşturmuyor.</p>
<p><strong>Bulutlu havalarda da korunmaya devam edin</strong></p>
<p>Toplumda en sık yapılan hatalardan biri bulutlu havalarda riskin ortadan kalktığını düşünmek. “Oysa UV ışınlarının önemli bir bölümü bulut tabakasını aşabiliyor” uyarısında bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr.  Şenay Ağırgöl, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hava kapalı, yağmurlu ya da serin olsa bile cilt güneş ışınlarından etkilenmeye devam eder. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımı yalnızca güneşli günlerle sınırlandırılmamalıdır.” </p>
<p><strong>Bol su içerek cildin savunmasını güçlendirin</strong></p>
<p>Güneş altında geçirilen zaman arttıkça vücudun sıvı kaybı da yükseliyor. Yeterli su tüketimi cildin nem dengesinin korumasına yardımcı olurken sıcak havanın oluşturduğu stresin etkilerini azaltabiliyor. Özellikle yaz aylarında susama hissi beklenmeden gün içinde düzenli aralıklarla su içilmesi büyük bir önem taşıyor.</p>
<p><strong>Yetersiz miktar ‘eksik koruma’ demek </strong></p>
<p>Güneş koruyucu ürünlerin etkili olabilmeleri için vücuda uygulama miktarı da son derece önemli. Ürünlerin yeterli kalınlıkta, ciltte katman oluşturacak şekilde ve ovalamadan uygulanması gerektiğini belirten Dr. Şenay Ağırgöl,<strong> </strong>“Bu miktar yüz, saçlı deri ve boyun bölgesi için yaklaşık bir tatlı kaşığı veya işaret ve orta parmak olmak üzere 2 parmak olmalıdır. Ense, dudak ile ayaküstü gibi güneş ışınlarının dik geldiği bu bölgeler de ihmal edilmemelidir” bilgisini veriyor. Cildimizi güneşten etkin koruduğumuzun en önemli işareti ise ciltte güneş sonrası kızarıklık oluşmaması ve cilt tonunun değişmemesi. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunes-yanigi-geciyor-hasari-kaliyor-641607">Güneş yanığı geçiyor, hasarı kalıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu önlemler yaşamsal önem taşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bu-onlemler-yasamsal-onem-tasiyor-640493</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:26:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[önlemler]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamsal]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz İshali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=640493</guid>

					<description><![CDATA[<p> Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-onlemler-yasamsal-onem-tasiyor-640493">Bu önlemler yaşamsal önem taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmediğinde çocukların genel sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyebiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, </strong>aslında alınacak olan basit önlemlerle yaz aylarında gelişebilecek hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekerek, “Bu önlemler arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği öğle saatlerinde bebekleri dışarı çıkarmamak, daha büyük çocuklarda şapka, gözlük ve güneş kremi kullanmak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, havuz yerine denizi tercih etmek ve sıcak havalarda riskli gıdalardan kaçınmak da kilit rol oynamaktadır” diyor. <strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel,</strong> yaz aylarında en yaygın görülen üç hastalığı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </p>
<p><strong>SICAK ÇARPMASI</strong></p>
<p>Yaz aylarının en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması özellikle uzun süre güneş altında kalan, yeterince su tüketmeyen veya kapalı ve havasız ortamlarda bulunan çocuklarda görülüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, çocuklarda terleme mekanizmasının yetişkinlere göre daha hassas olduğu için vücut ısısının hızlı yükselebildiği uyarısında bulunuyor. Dr. Özlem Altay Yücel, vücut ısısının aşırı yükselmesiyle ortaya çıkan bu tabloda zaman kaybetmeden hekime başvurmanın yaşamsal önem taşıyabildiğine dikkat çekerek, “Sıcak çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı ve bilinç bulanıklığı yer almaktadır. Şüpheli durumlarda çocuğun derhal gölgeye alınması ve tıbbi yardım istenmesi gerekmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>
<ul>
<li>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00–16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkarmayın.</li>
<li>Güneş çarpmasının en önemli tetikleyicilerinden biri yetersiz sıvı alımıdır. Dolayısıyla susama hissi olmasa bile bol su içmesini sağlayın. </li>
<li>Dışarı çıkarken açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler tercih edin. Bu tür giysiler vücut ısısının dengelenmesine yardımcı oluyor.</li>
<li>Dışarı çıkmadan 30 dakika önce en az 30 SPF korumalı güneş koruyucu krem uygulayın. Korumayı her iki saatte bir düzenli olarak yenileyin.</li>
<li>Güneş altında uzun süre fiziksel aktivite yaptırmayın, gölge alanlarda oynamasını teşvik edin.</li>
<li>Şapka ve güneş gözlüğü kullanımını alışkanlık haline getirin. </li>
</ul>
<p><strong>YAZ İSHALİ</strong></p>
<p>Yazın gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaz ishali de çocuklarda oldukça yaygın görülüyor. Yaz ishali mikroplarla kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Mikroorganizma barındıran içme suları veya yutulan deniz ve havuz suyu, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra sıcakta çabuk bozulan tavuk, deniz ürünleri, et, salata sosları, süt ürünleri ve kremalı pastalar tüketmek ishale neden olabiliyor. 6-12 ay arası bebekler ve 5 yaş altındaki çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için yaz ishaline daha sık yakalanıyor.  Ani  başlayan ve bazen şiddetli olan bulantı, karın krampları, kusma, halsizlik, iştahsızlık, sulu ve sık dışkılama ile hafif ateşin yaz ishalinin en yaygın belirtileri olduğunu vurgulayan Dr. Özlem Altay Yücel,<strong> </strong>“24 saati aşan belirtilerde veya küçük bebeklerde ishal ve kusmanın, hayatı tehdit eden dehidratasyona, bir başka deyişle sıvı kaybına neden olabileceği için hekime başvurulması son derece önemlidir” diye konuşuyor.</p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>
<ul>
<li>Ellerini sık sık sabunlu suyla yıkayın. </li>
<li>Açıkta satılan ve riskli gıdalardan (tavuk, sütlü tatlılar, deniz ürünleri) kaçının. </li>
<li>Evde hasta birey varsa izole olmasına dikkat edin. Kullandığı tuvaleti mutlaka dezenfekte edin. </li>
<li>Besinleri 4 °C ve altında muhafaza edin.</li>
<li>Yemekleri günlük olarak tüketin ve tekrar ısıtmaktan kaçının. </li>
<li>Temizliğinden emin olduğunuz deniz ve havuzları tercih edin.</li>
<li>Deniz ve havuz suyu yutmaması gerektiği konusunda sık sık uyarın. </li>
</ul>
<p><strong>DIŞ KULAK YOLU ENFEKSİYONU</strong></p>
<p>Dış kulak yolu enfeksiyonu yaz aylarında çocuklarda sık görülen bir diğer sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Deniz ve özellikle havuz suyu içindeki mikroplar, yüzme sonrası dış kulak yolunun ıslak kalması, kulak çubukları ile kulak yolu mukozasının zarar görmesi dış kulak yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Kulakta tıkanıklık hissi, şiddetli ağrı, akıntı ve hafif işitme kaybı belirtileri arasında yer alıyor. Dr. Özlem Altay Yücel,<strong> </strong>çocuklarda gelişen bu şikayetlerde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor. </p>
<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>
<ul>
<li>Kulağının nemli kalmamasına dikkat edin.</li>
<li>Kulağını temizlerken kulak çöpü kullanmayın. Havluyla dış bölgesini temizleyin. </li>
<li>Özellikle havuza girerken silikon kulak tıkaçları veya sıkı bone kullanmasını sağlayın.</li>
<li>Temizliğinden emin olduğunuz deniz ve havuzları tercih edin. </li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bu-onlemler-yasamsal-onem-tasiyor-640493">Bu önlemler yaşamsal önem taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın doğa keyfiniz kabusa dönüşmesin! Keneye dikkat!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yazin-doga-keyfiniz-kabusa-donusmesin-keneye-dikkat-639053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaş]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşmesin]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kabusa]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kene]]></category>
		<category><![CDATA[keneye]]></category>
		<category><![CDATA[keyfiniz]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[temas]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yazın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=639053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte piknik, kamp, tarım ve doğa aktiviteleri yoğunlaşırken, açık alanlarda kene tutunmasına bağlı olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski de artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-doga-keyfiniz-kabusa-donusmesin-keneye-dikkat-639053">Yazın doğa keyfiniz kabusa dönüşmesin! Keneye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte piknik, kamp, tarım ve doğa aktiviteleri yoğunlaşırken, açık alanlarda kene tutunmasına bağlı olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski de artıyor. <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman</strong>, özellikle kırsal, çayırlık ve ormanlık alanlarda daha sık görülen kene tutunmasının erken fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirterek “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, enfekte kenelerin insan vücuduna tutunmasıyla bulaşsa da, yine kenelerin enfekte ettiği hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas ya da hastaların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucu da bulaşabilmektedir. Özellikle bahar ve yaz aylarında doğayla temas arttığından bu konuda doğru bilgilenme hayati önem taşımaktadır” diyor.  </p>
<p>Hastalığın genellikle kene tutunmasından 1-3 gün sonra, en geç 10 gün içinde belirti verdiğini belirten Dr. Akman “İlk bulgular ani başlayan yüksek ateş, halsizlik, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı ve ishal şeklindedir. İlerleyen dönemde ciltte morluklar, burun veya diş eti kanaması, idrar ya da dışkıda kanama gibi bulgular ortaya çıkabilir. Özellikle ateşle birlikte yaygın vücut ağrısı ve kanama bulguları olan hastalarda KKKA mutlaka akla getirilmelidir” diyor. Erken tanı ve doğru tedavinin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayan Dr. Akman, KKKA hastalığının belirtilerini ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı ihmale gelmez kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>Açık alanlarda koruyucu kıyafet giyin</strong></p>
<p>Piknik, kamp, doğa yürüyüşü veya tarla-bahçe işleri sırasında mümkün olduğunca uzun kollu giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Açık renkli kıyafetler kullanılması, kenelerin daha kolay fark edilmesini sağlar.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kene kovucu ürünlerden yararlanın</strong></p>
<p>Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen, Sağlık Bakanlığı onaylı kene kovucu ürünler özellikle riskli bölgelerde koruyucu olabilir. Ancak bu ürünlerin kullanım talimatlarına uygun uygulanması gerekir.</p>
<p><strong> Doğadan döndükten sonra mutlaka vücut kontrolü yapın</strong></p>
<p>Kene genellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası gibi fark edilmesi zor alanlara tutunmakla birlikte vücudun her yerinde olabilir. Açık alandan dönüşte, kişinin hem kendisini hem de çocuklarını tüm kıyafetlerini çıkararak dikkatlice kontrol etmesi büyük önem taşır. Kene vücuttan ne kadar kısa sürede uzaklaştırılırsa hastalık riski o kadar azalır.</p>
<p><strong> Keneyi yanlış yöntemlerle çıkarmaya çalışmayın</strong></p>
<p>Kenenin üzerine kolonya, sigara, sabun, deterjan veya kimyasal madde dökmek son derece yanlış bir uygulamadır. Bu uygulamalar kenenin strese girerek taşıdığı virüsü daha fazla salgılamasına neden olabilir ve bulaş riskini artırabilir. </p>
<p><strong> Keneye çıplak elle temas etmeyin</strong></p>
<p>Kene ezilmemeli, çıplak elle tutulmamalıdır. Çünkü virüs, ezilen kenenin vücut sıvılarıyla temas sonrası da bulaşabilir. Bir cımbız veya kene kartı yardımıyla, kenenin vücuda girdiği en yakın noktadan (baş kısmından) tutularak tek hamlede dik bir şekilde çekilmelidir. Eğer kişi kendine güvenemiyorsa, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.</p>
<p><strong>Hayvan teması sırasında da dikkatli olun</strong></p>
<p>Sadece kene değil, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas da hastalık bulaşına neden olabilir. Özellikle hayvancılıkla uğraşan kişilerin eldiven ve koruyucu ekipman kullanması büyük önem taşır.</p>
<p><strong>Kene tutunmasından sonra 10 gün belirtilere dikkat edin</strong></p>
<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, kene tutunması durumunda kişinin ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı veya kanama bulguları açısından dikkatli olması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Özellikle ilk 10 gün kritik önem taşır. Herhangi bir şikayet gelişmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tedavisi ihmal edildiğinde ağır sonuçlara yol açabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüm tedavi yöntemlerine rağmen bazen ağır vakalar kaybedilebildiği için, korunma önlemleri kritik önem taşımaktadır. Doğru bilgi, erken farkındalık ve basit korunma yollarıyla hastalık büyük ölçüde önlenebilir.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yazin-doga-keyfiniz-kabusa-donusmesin-keneye-dikkat-639053">Yazın doğa keyfiniz kabusa dönüşmesin! Keneye dikkat!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oktay Kaynarca: Alnım açık, başım dik!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oktay-kaynarca-alnim-acik-basim-dik-604586</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 11:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[başım]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[kaynarca]]></category>
		<category><![CDATA[oktay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604586</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ünlü oyuncu Oktay Kaynarca, “Bebek Oteli” kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde ifade vermek üzere savcılığa davet edilmiştir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oktay-kaynarca-alnim-acik-basim-dik-604586">Oktay Kaynarca: Alnım açık, başım dik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ünlü oyuncu Oktay Kaynarca, “Bebek Oteli” kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde ifade vermek üzere savcılığa davet edilmiştir. Soruşturma kapsamında ifadesini vereceğini belirten Oktay Kaynarca, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Alnım açık, başım dik” ifadelerini kullanmıştır. </p>
<p><strong>UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEYİ DESTEKLİYORUM </strong></p>
<p>Kaynarca yaptığı açıklamada ayrıca adli tıp sonuçlarının tamamlanmasının ardından kamuoyunun bilgilendirileceğini belirtmiş; uzun yıllardır uyuşturucu ile mücadele ettiğini ve bu kapsamda yürütülen her türlü yasal operasyonu desteklediğini ifade etmiştir.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oktay-kaynarca-alnim-acik-basim-dik-604586">Oktay Kaynarca: Alnım açık, başım dik!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 11:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[gelmez]]></category>
		<category><![CDATA[ihmale]]></category>
		<category><![CDATA[kural]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Estetiği]]></category>
		<category><![CDATA[öncesinde]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599767</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme estetiği dünyada ve Türkiye’de  en sık yapılan estetik ameliyatların başında geliyor. Uluslararası Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) verilerine göre; özellikle meme büyütme ve dikleştirme ameliyatlarına olan ilgi son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Bunun nedeni ise  öncelikle kadınların bedenleriyle ilgili beklenti ve ihtiyaçlarını daha rahat dile getirmeleri, estetik ameliyatlarını sadece görünüm değişikliği değil, kendini iyi hissetmenin de bir yolu olarak görmeleri.  <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiğine olan<strong> </strong>talebin artmasındaki<strong>  </strong>ikinci önemli etkenin ise cerrahi tekniklerdeki gelişmeler olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde kullanılan yeni nesil silikon implantlar, minimal iz bırakma teknikleri ve hızlı iyileşme protokolleri ameliyatı  hem daha güvenli hem de konforlu hale getirdi. Modern tekniklerin getirdikleri güven hissi doğal olarak kadınların daha kolay karar vermelerini sağlamaktadır. Ayrıca, sosyal medya ve dijital platformlar da kadınların bu konuda daha fazla bilgi edinmelerine destek olmaktadır” diyor.</p>
<p><strong>Son derece doğal ve vücutla uyumlu sonuçlar alınıyor!</strong></p>
<p>Günümüzde,  cerrahideki teknik gelişmeler ve kadına özel planlama sayesinde  meme estetiği ameliyatında son derece doğal ve  vücutla uyumlu sonuçlar elde edilebiliyor.  <strong>Dr. Münür Selçuk Kendir,</strong> özellikle kullanılan yeni nesil protezlerin doku, şekil ve kalite olarak doğal meme dokusuna çok yakın özellikler taşıdıklarını belirterek, “Ayrıca, her kadında meme yapısı, göğüs kafesi genişliği ve cilt elastikiyeti analiz edilmekte ve bu sayede vücuda en uygun hacim ile ameliyat tekniği belirlenmektedir. Amacımız, ‘yapılmış’ bir görünüm değil; aksine, kadının kendi vücut oranlarına yakışan, doğal ve estetik bir form elde etmektir. <strong> </strong>Ameliyatın en önemli kazanımı ise fiziksel görünümün yanı sıra özgüveni ve yaşam enerjisini de olumlu yönde etkilemesidir” diye konuşuyor. <strong>Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, </strong>meme estetiği ameliyatları ile ilgili en çok merak edilen 7  soruyu yanıtladı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu! <strong> </strong></p>
<p><strong>Meme estetiği ameliyatında yaş sınırı var mıdır?</strong></p>
<p>Meme estetiği ameliyatları için belirli bir “üst yaş sınırı” yoktur; önemli olan kadının genel sağlık durumu ve vücut gelişimini tamamlamış olmasıdır. Meme estetiği ameliyatının genellikle 17 &#8211; 18 yaşından itibaren, yani meme dokusunun gelişimini tamamladıktan sonra  yapılabildiğini anlatan Dr. Münür Selçuk Kendir,   sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak, bazı istisnalar olabilir; örneğin doğuştan belirgin asimetri, tek taraflı gelişim bozukluğu veya aşırı büyük olması nedeniyle oluşan fiziksel rahatsızlıklar gibi durumlarda, psikolojik ve fiziksel sağlığı korumak adına, daha erken yaşlarda cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Ameliyat kararı, vücut gelişimi kadar kadının psikolojik olarak hazır oluşu da göz önünde bulundurularak verilmektedir.” </p>
<p><strong>Bu fotoğraftaki gibi yaptırabilir miyim? </strong></p>
<p>Meme estetiği yaptırmak isteyen kadınlar hekimlerine bir fotoğraf gösterip, “Bu şekilde istiyorum” diyebiliyorlar. Ancak, beğenilen görünüm her vücut yapısında aynı sonucu vermeyebiliyor. Meme estetiğinin kesinlikle “tek kalıp” bir operasyon olmadığını vurgulayan Estetik, Rekonstrüktif ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Münür Selçuk Kendir, şu değerlendirmede bulunuyor: “Her kadının göğüs kafesi genişliği, cilt kalınlığı, meme dokusu miktarı ve vücut oranları birbirinden farklıdır. Bizim yaklaşımımız, hastalarımızın isteklerini dikkatle dinleyip, bu istekleri vücudun ölçülerine, doku özelliklerine ve doğal dengesine uygun bir biçimde planlamaktır. Amaç, fotoğraftaki görüntüyü birebir kopyalamak değil, vücutta en güzel ve en doğal duracak formu oluşturmaktır.” </p>
<p><strong>Dikleştirme ameliyatı sonrasında göğüslerim yeniden sarkar mı? </strong></p>
<p>Meme dikleştirme ameliyatında amaç sarkmış dokuyu toparlayıp meme başını yeniden ideal konuma taşımak ve memeye daha diri, dik ve estetik bir form kazandırmak. İhtiyaç halinde fazla deri çıkarılabiliyor veya meme aynı anda küçük bir silikon protezle desteklenerek hacim dengesi sağlanabiliyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, meme dokusunun yerçekimi, kilo alıp vermeler veya yeni bir emzirme dönemi gibi etkenlerle hafifçe değişebildiğine, ancak tekrar aynı derecede sarkmanın genelde görülmediğine değinerek, “Sarkmayı önlemek için ideal kiloda kalmak, düzenli sütyen kullanımı ve cilt elastikiyetini koruyan yaşam alışkanlıkları çok önem taşımaktadır” diye konuşuyor.  </p>
<p><strong>Slikon protezler emzirmemi veya kanserin erken tanısını önler mi? </strong></p>
<p>Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong> meme dokusu korunarak yapılan meme büyütme ameliyatlarının emzirme fonksiyonunu genellikle etkilemediğini söylüyor. Ayrıca, meme dokusunun arkasına yerleştirildikleri için silikon protezlerin mamografi ve ultrason taramalarında kanserin  erken tanısını önlemediğine de vurgu yapıyor. </p>
<p><strong>Slikon protezlerin bir süre sonra değiştirilmeleri gerekir mi? </strong></p>
<p>Meme büyütme ameliyatında; meme dokusunun veya kasın altına yerleştirilen silikon protezlerle meme hacmi artırılıyor. Seçilen teknik ise kadının cilt dokusunun yapısına ve beklentisine göre belirleniyor. Dr. Münür Selçuk Kendir, günümüzde kullanılan yeni nesil silikon protezlerin son derece güvenli olduklarını ve genellikle ömür boyu dayandıklarını belirterek,   “Slikonların rutin olarak  belirli bir sürede değiştirilmeleri gerekmez. Ancak, çok nadir durumlarda, implantın formu veya çevre dokularla ilişkisi değişirse, ihtiyaç halinde değişim önerilmektedir” diyor. </p>
<p><strong>Meme küçültme ameliyatı sonrasında omuz ve sırt ağrılarım geçer mi? </strong></p>
<p>Meme küçültme ameliyatına hem estetik görünümü düzeltmek hem de büyüklüğü dolayısıyla oluşan boyun, sırt ve omuz ağrısı gibi fiziksel şikâyetleri gidermek amacıyla başvuruluyor. Meme küçültme ameliyatında fazla olan meme dokusu ve deri çıkarılarak meme yeniden şekillendiriliyor ve meme başı ideal konuma taşınıyor. Meme küçültmenin sadece estetik değil, yaşam kalitesini artıran bir ameliyat olduğunu ifade eden Dr. Münür Selçuk Kendir,<strong> </strong>“Ameliyat sonrasında boyun, sırt ve omuz ağrısı ile sürekli terleme nedeniyle oluşan cilt problemleri de ortadan kalkmaktadır” bilgisini veriyor.</p>
<p><strong>Ameliyat öncesinde hangi hazırlıkları yapmalıyım?  <br /> <br /> </strong>Ameliyat öncesinde doğru planlama, dikkatli hazırlık ve bilinçli davranış; hem daha kısa iyileşme süresi hem de daha doğal ve kalıcı sonuçlar anlamına geliyor.<strong> </strong>Dr. Münür Selçuk Kendir, ameliyat öncesinde yapılması gereken hazırlıkları şöyle anlatıyor:</p>
<ul>
<li>Dokuları olumsuz etkileyerek yara iyileşmesini geciktirebilen sigarayı ameliyattan en az 2–3 hafta önce mutlaka bırakmalısınız. </li>
<li>Kan sulandırıcı ilaçlar, E vitamini, yeşil çay veya balık yağı gibi ürünler kanamayı artırabiliyor. Bu tür ilaçlar ve takviyeler kullanıyorsanız, geçici bir süreliğine bırakmanız gerektiği için hekiminizi bilgilendirmeniz çok önemli. </li>
<li>Vücudun iyileşme kapasitesini güçlendirdikleri için sağlıklı beslenmeye, bol su içmeye ve yeterince dinlenmeye özen gösterin. </li>
<li>Kronik hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa, özel doz ayarlamaları yapılacağı için hekiminizi mutlaka bilgilendirin. </li>
<li>Kanamayı artırabildiği ve anestezi sürecini olumsuz etkileyebildiği için alkol kullanımından kaçının. </li>
<li>Aşırı egzersiz veya ağır fiziksel aktiviteleri bırakın, çünkü yorgun kaslar ameliyat sonrasında toparlanmayı zorlaştırabiliyor. </li>
<li>Fazla kafein tüketimi ödem riskini artırabiliyor; bu nedenle kahve ve enerji içeceklerini sınırlandırın.  </li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ameliyat-oncesinde-ihmale-gelmez-7-onemli-kural-599767">Ameliyat öncesinde ihmale gelmez 7 önemli kural!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Sandal, &#8220;Başımız dik, alnımız ak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sandal-basimiz-dik-alnimiz-ak-445373</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:16:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başımız]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[sandal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi tarafından Postacılar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ‘Hasan Tahsin Kültür Merkezi’ düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandal-basimiz-dik-alnimiz-ak-445373">Başkan Sandal, &#8220;Başımız dik, alnımız ak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı Belediyesi tarafından Postacılar Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ‘Hasan Tahsin Kültür Merkezi’ düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte konuşan Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Görev süremiz boyunca ilçemizin ve vatandaşlarımızın ihtiyacı olan hizmetleri kimseyi ötekileştirmeden, işlerimize siyaseti karıştırmadan, insanları ayrıştırmadan ve her kesime eşit şekilde yaptık. Başımız dik, alnımız ak. Her zaman çocuklarımız için en iyisini en güzelini hayata geçirdik. Yeni kültür merkezimiz mahallemize hayırlı olsun” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Postacılar Mahallesi’ndeki açılış törenine Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, CHP Bayraklı İlçe Başkanı Didem Gültekin, meclis üyeleri, muhtarlar, öğrenci ve velilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. İçinde anaokulu, düğün salonu ve kurs alanları olan üç katlı yeni kültür merkezi bölge halkında memnuniyet yarattı.</p>
<p> </p>
<p>ÇOCUKLARIMIZA HİZMET ETMEK BOYNUMUZUN BORCU</p>
<p>Törende konuşan Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, “Kültür Merkezimize; İzmir’de işgal kuvvetlerine ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in adı yakışırdı. Biz de meclisimizden geçirerek buraya Hasan Tahsin adını verdik. Siyaset bir tercih meselesidir, hizmet meselesidir. Kime hizmet edeceğinize, kiminle yol yürüyeceğinize karar verirsiniz. Ben Kemal Kılıçdaroğlu ile siyaset yaptım. Bugün yine Kemal Kılıçdaroğlu ile siyaset yapıyorum. Yarın da siyaset yapacağım. İhtiyaç duyulan şey; ahlak, vicdan, devlet adamı olabilmek, ötekileştirmemek, birleştirmek&#8230; Bunun da adı Kılıçdaroğlu’ydu. Kılıçdaroğlu&#8217;nun yanında durmak benim için büyük bir şerefti. Her koltuk, her makam onun ayaklarının türabı olsun. Biz görev süremiz boyunca ilçemizin ve vatandaşlarımızın ihtiyacı olan hizmetleri kimseyi ötekileştirmeden, işlerimize siyaseti karıştırmadan, insanları ayrıştırmadan ve her kesime eşit şekilde yaptık. Başımız dik, alnımız ak. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Çocuklarımıza hizmet etmek bizim boynumuzun borcu. Her zaman çocuklarımız için en iyisini en güzelini hayata geçirdik, bundan sonra da böyle olacak. Yeni kültür merkezimiz mahallemize hayırlı olsun” dedi.</p>
<p> </p>
<p>MAHALLE SAKİNLERİNDEN TEŞEKKÜR</p>
<p>Postacılar Mahallesi Muhtarı Abidin Topçu ise, “Mahallemizin ve bölge halkının önemli ihtiyacına yanıt verecek yeni kültür merkezi ve ilçemize desteklerinden dolayı başta Başkanımız Serdar Sandal olmak üzere emeği geçenlere tüm mahalle sakinlerimiz adına teşekkür ederim” dedi.</p>
<p> </p>
<p>3 KATLI ÇOK AMAÇLI MERKEZ</p>
<p>Hasan Tahsin Kültür Merkezi’nin birinci katında 110 öğrencinin eğitim gördüğü ve ismini öğrencilerin belirlediği ‘Pati izi Anaokulu’ yer alıyor. İkinci katında kütüphane, kafeterya ve kadınlara yönelik eğitimlerin verileceği kurs alanları bulunuyor. Üçüncü katta ise 300 kişilik düğün salonu mahalle sakinlerinin kullanımına sunuluyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandal-basimiz-dik-alnimiz-ak-445373">Başkan Sandal, &#8220;Başımız dik, alnımız ak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başımız Dik Alnımız Ak Görevimizin Başındayız</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basimiz-dik-alnimiz-ak-gorevimizin-basindayiz-409719</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 13:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başımız]]></category>
		<category><![CDATA[başındayız]]></category>
		<category><![CDATA[dik]]></category>
		<category><![CDATA[görevimizin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=409719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, emniyet güçlerinin gerekli evraklarda inceleme yaptıktan sonra “Suç unsuruna rastlanmamıştır” şeklinde tutanak tuttuktan sonra herhangi bir belgeyi götürmeden belediyeden ayrıldıklarını açıkladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basimiz-dik-alnimiz-ak-gorevimizin-basindayiz-409719">Başımız Dik Alnımız Ak Görevimizin Başındayız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, emniyet güçlerinin gerekli evraklarda inceleme yaptıktan sonra “Suç unsuruna rastlanmamıştır” şeklinde tutanak tuttuktan sonra herhangi bir belgeyi götürmeden belediyeden ayrıldıklarını açıkladı.</p>
<p>“Başımız dik, alnımız ak görevimizin başındayız” ifadesini kullanan Başkan Soner Çetin, “Yaşanan durumun benimle ya da belediyemizin hükmü şahsiyetiyle herhangi bir ilgisi yoktur. Rüşvet iddialarıyla ilgili olarak bazı memurlar suçlanmaktadır ve bu suçlamalar kurumsal değil kişisel olarak yapılmaktadır. Göreve geldiğimiz günden bu yana yolsuzlukla, rüşvetle ve suistimalle en büyük mücadeleyi biz yapıyoruz. Bunu da herkes biliyor. Adeta bir emniyet müdürü gibi bu tür işlerin peşine düşüyoruz ve kimseye taviz vermiyoruz” dedi.</p>
<p>Başkan Soner Çetin, iddia edilen rüşvet suçunun bir memur suçu olduğunu ve belediyenin kurumsal yapısını bağlayan bir durum olmadığını vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Devlet elbette görevini yapacaktır. Bizler de her türlü desteği sağlayacağız. Biz şeffaf bir yönetim anlayışı benimsediğimiz için her zaman bilgi ve belge vermeye hazırız. Zaten bu tür rüşvet gibi suçlara bulaştığını düşündüğümüz kişileri biz adli makamlara şikayet ediyor ve gereğinin yapılmasını istiyoruz. Emniyetten arkadaşlar bazı memurlarla ilgili suç iddialarıyla ilgili belediyemize geldiler, kendilerine her türlü kolaylığı sağladık işbirliğini yaptık. İstedikleri belgeler üzerinde incelemelerde bulundular.”</p>
<p>İnceleme yapılan belgelerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını belirten Başkan Soner Çetin, “Polis de zaten ‘suç unsuruna rastlanmamıştır’ şeklinde tutanak tutmuştur. Herhangi bir belgeyi de götürmemiştir. Bizler işimizi düzgün yapmanın vicdani rahatlığı içinde görevimizin başındayız. Aynı zamanda birlikte çalıştığımız mesai arkadaşlarımıza güveniyoruz, onların böyle bir suç işlediğine inanmıyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basimiz-dik-alnimiz-ak-gorevimizin-basindayiz-409719">Başımız Dik Alnımız Ak Görevimizin Başındayız</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
