<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>depresyonu | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/depresyonu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/depresyonu</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 08:19:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>depresyonu | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/depresyonu</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-depresyonuna-karsi-6-kritik-oneri-631157</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:19:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonuna]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[kişinin]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631157</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-depresyonuna-karsi-6-kritik-oneri-631157">Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor. <strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Klinik Psikolog Seda Akcan</strong>, “Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyimdir. Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan ‘aktif olma’ baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir” diyor. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı, bahar depresyonuna karşı 6 kritik önerisini sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><strong>1. Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?</strong></p>
<p>Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.</p>
<p><strong>2. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz? </strong></p>
<p>Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.</p>
<p><strong>3. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?</strong></p>
<p>Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.</p>
<p><strong>4. Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?</strong></p>
<p>Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.</p>
<p><strong>5. Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?</strong></p>
<p>Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.</p>
<p><strong>6. Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?</strong></p>
<p>Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin ‘şimdi ve burada’ kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir. </p>
<p><strong>7. Uyku düzeniniz değişti mi?</strong></p>
<p>Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder. </p>
<p><strong>8. İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?</strong></p>
<p>İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır. </p>
<p><strong>9. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?</strong></p>
<p>İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.</p>
<p><strong>10. Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?</strong></p>
<p>Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir. </p>
<p><strong>xxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>BAHAR DEPRESYONUNA KARŞI 6 KRİTİK ÖNERİ</strong></p>
<p>Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulunuyor; </p>
<ul>
<li><strong>Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın</strong></li>
</ul>
<p>Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz. </p>
<ul>
<li><strong>Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın</strong></li>
</ul>
<p>Bahar ayları toplumda genellikle ‘canlanma’ ve ‘mutluluk’ ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. ‘Böyle hissetmemeliyim’ düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir. </p>
<ul>
<li><strong>Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin</strong></li>
</ul>
<p>Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.</p>
<ul>
<li><strong>Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün</strong></li>
</ul>
<p>Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir. </p>
<ul>
<li><strong>Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün</strong></li>
</ul>
<p>Bahar depresyonunda sık görülen içe çekilme ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma eğilimi yalnızlık hissini derinleştirerek bahar depresyonunun belirtilerini güçlendirebilir. Kişinin kendini güvende hissettiği ve yargılanmadan var olabildiği ilişkilerle temasını sürdürmesi duygularını düzenlemesine yardımcı olur. Sosyal destek, bu süreçte en önemli koruyucu faktörlerden biridir.</p>
<ul>
<li><strong>Profesyonel desteği geciktirmeyin</strong></li>
</ul>
<p>Klinik Psikolog Seda Akcan “Yakınmalarınız günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa ve 2 haftadan uzun bir uzmandan destek almak önemlidir. Psikolojik destek, kişinin bu süreci daha sağlıklı anlamlandırmasına ve yönetmesine yardımcı olur. Erken müdahale, depresif belirtilerin kronikleşmesini önemlede kritik bir rol oynar” diyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-depresyonuna-karsi-6-kritik-oneri-631157">Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar Depresyonu Nedir? Nasıl Atlatılır?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bahar-depresyonu-nedir-nasil-atlatilir-631106</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 07:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[atlatılır]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar depresyonu nedir?  Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-depresyonu-nedir-nasil-atlatilir-631106">Bahar Depresyonu Nedir? Nasıl Atlatılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bahar depresyonu nedir?  </b>Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Klinik Psikolog Seda Akcan, “Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyimdir. Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan ‘aktif olma’ baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir” diyor. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı, bahar depresyonuna karşı 6 kritik önerisini sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<p><b><strong>Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?</strong></b></p>
<p>Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.</p>
<p><b><strong>Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz? </strong></b></p>
<p>Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.</p>
<p><b><strong>Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?</strong></b></p>
<p>Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.</p>
<p><b><strong>Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?</strong></b></p>
<p>Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.</p>
<p><b><strong>Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?</strong></b></p>
<p>Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.</p>
<p><b><strong>Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?</strong></b></p>
<p>Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin ‘şimdi ve burada’ kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir.</p>
<p><b><strong>Uyku düzeniniz değişti mi?</strong></b></p>
<p>Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder.</p>
<p><b><strong>İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?</strong></b></p>
<p>İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır.</p>
<p><b><strong>Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?</strong></b></p>
<p>İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.</p>
<p><b><strong>Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?</strong></b></p>
<p>Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir.</p>
<p><strong>BAHAR DEPRESYONUNA KARŞI 6 KRİTİK ÖNERİ</strong></p>
<p>Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulunuyor;</p>
<div>
<p><strong>Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın</strong></p>
</div>
<p>Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz.</p>
<div>
<p><strong>Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın</strong></p>
</div>
<p>Bahar ayları toplumda genellikle ‘canlanma’ ve ‘mutluluk’ ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. ‘Böyle hissetmemeliyim’ düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir.</p>
<p><strong>Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin</strong></p>
<p>Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.</p>
<p><strong>Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün</strong></p>
<p>Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir.</p>
<p><strong>Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün</strong></p>
<p>Bahar depresyonunda sık görülen içe çekilme ve sosyal ilişkilerden uzaklaşma eğilimi yalnızlık hissini derinleştirerek bahar depresyonunun belirtilerini güçlendirebilir. Kişinin kendini güvende hissettiği ve yargılanmadan var olabildiği ilişkilerle temasını sürdürmesi duygularını düzenlemesine yardımcı olur. Sosyal destek, bu süreçte en önemli koruyucu faktörlerden biridir.</p>
<p><strong>Profesyonel desteği geciktirmeyin</strong></p>
<p>Klinik Psikolog Seda Akcan “Yakınmalarınız günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa ve 2 haftadan uzun bir uzmandan destek almak önemlidir. Psikolojik destek, kişinin bu süreci daha sağlıklı anlamlandırmasına ve yönetmesine yardımcı olur. Erken müdahale, depresif belirtilerin kronikleşmesini önemlede kritik bir rol oynar” diye konuştu. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bahar-depresyonu-nedir-nasil-atlatilir-631106">Bahar Depresyonu Nedir? Nasıl Atlatılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 09:40:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltacak]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[biyopsikososyal]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesinde]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[riski]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582746</guid>

					<description><![CDATA[<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746">Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Afetler, kayıplar, güven ve kontrol duygusunun kaybı ve belirsizlik gibi psikososyal riskleri artırarak doğum sonrası kadın ve çocuk sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Antakya ve Gaziantep’te doğum yapan kadınlarla gerçekleştirilen “Deprem Bölgesinde Travma Bilgili Doğum Sonu Depresyonu Önleme Programı”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>TÜBİTAK ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu tarafından desteklenen programa 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 100’den fazla yeni doğum yapmış kadın katıldı. Program kapsamında afet bölgelerinde doğum yapan kadınların ruh sağlığını koruyacak ve doğum sonrası depresyon riskini azaltacak bir model geliştirildi.</p>
<p><strong>Kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü</strong></p>
<p>Program kapsamında, rutin doğum sonrası izlemler yapılarak kadınlara travma farkındalığı eğitimi verilirken, depresyona neden olan biyopsikososyal tehlikeler saptanıp uygun müdahale araçları uygulandı. Kadınlar arasında yapılan değerlendirmeler, travma bilgili müdahalelerin doğum sonrası depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını gösterdi. Program ile kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü, stres düzeylerinde ise yarı yarıya düşüş gözlendi. Ayrıca doğum yapan kadınların sorunlarla baş etme becerileri ve profesyonel sosyal destek algısının ise güçlendiği gözlemlendi.</p>
<p>2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremlerin etkilediği bölgede yaklaşık 4.1 milyon üreme çağında kadın bulunduğunu ve her ay ortalama 25.000 doğumun gerçekleştiğini belirten Şimşek, “Bu tür travmatik olaylar, annenin fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığına zarar veren, anne-bebek etkileşimini olumsuz etkileyen ve kadınların doğum sonrası depresyon riskini artıran önemli bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Depremler sonrası Türkiye’de yapılan araştırmalar doğum sonu depresyonun yaklaşık yüzde 12’den yüzde 35’e yükseldiğini gösteriyor. Bu artış,  afetin neden olduğu çoklu kayıplarla doğrudan ilişkili.  Geçici barınma alanlarında yaşayan, sağlık hizmetine ve sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen ve ilk annelik deneyimini yaşayan kadınlar daha fazla risk altında” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zeynep Şimşek, “Geliştirdiğimiz model, birinci basamak sağlık sistemimizin mevcut altyapısına uyumlu, biyopsikososyal riskleri kapsayıcı ve afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artıran bir çözüm sunuyor. Bu nedenle programın Sağlık Bakanlığı Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi’ne entegre edilmesini, afet bölgelerinde yaygınlaştırılmasını ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner ekiplerce uygulanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p>2000–2025 arasında Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 90 afet, milyonlarca kişiyi etkilerken ciddi ekonomik kayıplara yol açtı. Afetler, kayıplar, güven ve kontrol duygusunun kaybı ve belirsizlik gibi psikososyal riskleri artırarak doğum sonrası kadın ve çocuk sağlığını tehdit ediyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şimşek, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, Antakya ve Gaziantep’te doğum yapan kadınlarla gerçekleştirilen “Deprem Bölgesinde Travma Bilgili Doğum Sonu Depresyonu Önleme Programı”nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>
<p>TÜBİTAK ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu tarafından desteklenen programa 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 100’den fazla yeni doğum yapmış kadın katıldı. Program kapsamında afet bölgelerinde doğum yapan kadınların ruh sağlığını koruyacak ve doğum sonrası depresyon riskini azaltacak bir model geliştirildi</p>
<p><strong>Kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü</strong></p>
<p>Program kapsamında, rutin doğum sonrası izlemler yapılarak kadınlara travma farkındalığı eğitimi verilirken, depresyona neden olan biyopsikososyal tehlikeler saptanıp uygun müdahale araçları uygulandı. Kadınlar arasında yapılan değerlendirmeler, travma bilgili müdahalelerin doğum sonrası depresyon semptomlarını anlamlı şekilde azalttığını gösterdi. Program ile kadınların depresyon riski yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 4’e düştü, stres düzeylerinde ise yarı yarıya düşüş gözlendi. Ayrıca doğum yapan kadınların sorunlarla baş etme becerileri ve profesyonel sosyal destek algısının ise güçlendiği gözlemlendi.</p>
<p>2023 yılında Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen depremlerin etkilediği bölgede yaklaşık 4.1 milyon üreme çağında kadın bulunduğunu ve her ay ortalama 25.000 doğumun gerçekleştiğini belirten Şimşek, “Bu tür travmatik olaylar, annenin fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlığına zarar veren, anne-bebek etkileşimini olumsuz etkileyen ve kadınların doğum sonrası depresyon riskini artıran önemli bir faktör olarak tanımlanmaktadır. Depremler sonrası Türkiye’de yapılan araştırmalar doğum sonu depresyonun yaklaşık yüzde 12’den yüzde 35’e yükseldiğini gösteriyor. Bu artış,  afetin neden olduğu çoklu kayıplarla doğrudan ilişkili.  Geçici barınma alanlarında yaşayan, sağlık hizmetine ve sosyal destek mekanizmalarına erişemeyen ve ilk annelik deneyimini yaşayan kadınlar daha fazla risk altında” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Zeynep Şimşek, “Geliştirdiğimiz model, birinci basamak sağlık sistemimizin mevcut altyapısına uyumlu, biyopsikososyal riskleri kapsayıcı ve afetlere karşı toplumsal dayanıklılığı artıran bir çözüm sunuyor. Bu nedenle programın Sağlık Bakanlığı Doğum Sonu Bakım Yönetim Rehberi’ne entegre edilmesini, afet bölgelerinde yaygınlaştırılmasını ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde multidisipliner ekiplerce uygulanmasını öneriyoruz.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-bolgesinde-dogum-sonrasi-depresyonu-azaltacak-biyopsikososyal-destek-modeli-gelistirildi-582746">Deprem bölgesinde doğum sonrası depresyonu azaltacak biyopsikososyal destek modeli geliştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tatil sonrası depresyonu ile başa çıkma yolları: Mutlu bir yeni yıl için, siber güvenlik ipuçları</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-depresyonu-ile-basa-cikma-yollari-mutlu-bir-yeni-yil-icin-siber-guvenlik-ipuclari-436407</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2024 09:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başa]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çıkma]]></category>
		<category><![CDATA[depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436407</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mavi Pazartesi yılın en üzücü günü olarak kabul ediliyor. Ocak ayının üçüncü Pazartesi gününe denk gelen Mavi Pazartesi; hava durumu, mevcut borçlar ve işteki düşük motivasyon gibi çeşitli faktörlerin birleşiminin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-depresyonu-ile-basa-cikma-yollari-mutlu-bir-yeni-yil-icin-siber-guvenlik-ipuclari-436407">Tatil sonrası depresyonu ile başa çıkma yolları: Mutlu bir yeni yıl için, siber güvenlik ipuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mavi Pazartesi yılın en üzücü günü olarak kabul ediliyor. Ocak ayının üçüncü Pazartesi gününe denk gelen Mavi Pazartesi; hava durumu, mevcut borçlar ve işteki düşük motivasyon gibi çeşitli faktörlerin birleşiminin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.</strong></p>
<p>Beklenen yeni yıl gerçekten yeni bir şey getirmediğinde, tatilden sonra yapılmasına karar verilenlerin tatil öncesinden daha kolay olmadığı gerçeği insanın yüzüne çarptığında, bazıları kendilerini kötü hissedebiliyor. Böyle durumlarda basit ve gerçekçi şeylere odaklanmak, mesela yeni yılda şifrelerinizi güvende tutmak gibi faydalı alışkanlıklar edinmek fayda sağlayabiliyor. Bu olumlu yöndeki ufak değişiklik, yeni yılın para veya kişisel veri kaybı gibi zararlara neden olmasının önüne geçebiliyor.</p>
<p>Bu nedenle Kaspersky uzmanları, kullanıcıların parolalarla olan ilişkilerini nasıl yönetebilecekleri ve benimseyebilecekleri konusunda birkaç basit ipucunu bir araya getirdi:</p>
<ol>
<li><strong>Paroladaki &#8220;1234&#8221; ve &#8220;admin&#8221; gibi kombinasyonları ortadan kaldırın</strong></li>
</ol>
<p>Bu tür parolalar kullanım açısından kullanışlı ve basit olsa da, ne yazık ki saldırganlar tarafından kolayca tahmin edilmeye de uygundur. Bu tarz şifreler olası karakter kombinasyonlarını sıralayan algoritmalar tarafından kolayca tahmin edilebilir. Kişisel bilgilerinizi korumak için hem büyük hem küçük harflerin yanı sıra çeşitli semboller, sayılar ve harflerden oluşan daha karmaşık ve benzersiz parolalar kullanmak daha güvenlidir.</p>
<ol>
<li><strong>Kişisel bilgilerinizi parolaların dışında tutun</strong></li>
</ol>
<p>Doğum tarihinin, evlilik yıldönümü, evin olduğu sokağın veya ikamet edilen şehir adının parolalarda kullanılması, saldırganlar açısından parolayı daha kolay bir hedef haline getirir. Parola hesap sahibi hakkında, özellikle de herkese açık olan kişisel bilgileri içermemelidir. Bunun yerine anlamlı kelime ve ifadeler içermeyen rastgele kelime ve harf kombinasyonları kullanmak daha iyidir. Güçlü parolaların nasıl oluşturulacağına dair çeşitli yöntemler vardır. Örneğin, kullanıcılar çağrışımsal yöntemleri veya emoji gibi yaklaşımları seçebilirler.</p>
<ol>
<li><strong>En güvenli uygulama, her bir hesap için benzersiz parolalar kullanmaktır</strong></li>
</ol>
<p>Bundan önceki ipuçlarını takip etmek bir hesabı ele geçirilmeye karşı korumasa dahi, bu kuralı uygulamak en azından talihsizliğin büyümesinin önüne geçecektir. Parolalarda kullanılacak harflerin, sayıların ve sembollerin sıralaması her hesap için benzersiz olmalıdır. Böylece en kötü durumda bile kullanıcının tüm bilgileri bilgisayar korsanlarının eline geçmeyecektir.</p>
<ol>
<li><strong>Şifreler için ilişkilendirme yöntemi, faydalı ve güvenli bir uygulama olabilir</strong></li>
</ol>
<p>Bu yöntem, parola belirlerken kişisel olarak önemli olan olaylar, yerler veya kişilerle ilişkili birkaç kelime veya kelime öbeği seçmeyi içerir. Daha sonra bu kelimeler veya ifadeler bir araya getirilerek hatırlanması kolay ancak seçilmesi zor benzersiz bir şifre oluşturulur. İfadenin yalnızca kullanıcı için anlamlı olması, &#8220;Iloveyou&#8221; gibi yaygın ifadeler içermemesi önemlidir.</p>
<ol>
<li><strong>Şifre yöneticisi kurmaktan çekinmeyin</strong></li>
</ol>
<p>Tüm hesaplar için yalnızca &#8220;password123&#8221; gibi bir parola kullanmak ve bunu yıllarca değiştirmemek göze çok cazip görünebilir. Gerçekten de düzinelerce hesap için benzersiz ve karmaşık bir parola bulmak göz korkutucu bir süreçtir. Bu işi güvenilir bir parola yöneticisine devredilebilirsiniz. Bu tür uygulamalar yalnızca güçlü parolalar oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda bunları ve tıbbi bilgiler, finansal veriler gibi diğer hassas verileri her bir cihazınızda güvenli bir şekilde saklamanıza yardımcı olur.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tatil-sonrasi-depresyonu-ile-basa-cikma-yollari-mutlu-bir-yeni-yil-icin-siber-guvenlik-ipuclari-436407">Tatil sonrası depresyonu ile başa çıkma yolları: Mutlu bir yeni yıl için, siber güvenlik ipuçları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
