<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>depremlerin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/depremlerin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/depremlerin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 06 Feb 2026 13:03:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>depremlerin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/depremlerin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>6 Şubat Depremlerinde Hayatını Kaybedenler Maltepe&#8217;de Anıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/6-subat-depremlerinde-hayatini-kaybedenler-maltepede-anildi-611212</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 13:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[6 Şubat]]></category>
		<category><![CDATA[afet]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[anıldı]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerin]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[hazır]]></category>
		<category><![CDATA[kar]]></category>
		<category><![CDATA[kaybedenler]]></category>
		<category><![CDATA[maltepe]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<category><![CDATA[yurttaşlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=611212</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nce 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde hayatını kaybeden yurttaşlar Maltepe’de düzenlenen törenle anıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-subat-depremlerinde-hayatini-kaybedenler-maltepede-anildi-611212">6 Şubat Depremlerinde Hayatını Kaybedenler Maltepe&#8217;de Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi’nce 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde hayatını kaybeden yurttaşlar Maltepe’de düzenlenen törenle anıldı. Anma töreninde konuşan Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen, “1999 Marmara Depremi’nden tam 24 yıl sonra, ne yazık ki aynı acıları yeniden yaşadık. Geçen onca zamana rağmen; yapı üretim süreçlerinden kentleşme politikalarına, afet yönetiminden denetim mekanizmalarına kadar pek çok alanda kalıcı çözümler üretilemediğini 6 Şubat depremleriyle bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Maltepe Belediyesi’nce 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde hayatını kaybeden yurttaşlar için Maltepe Cumhuriyet Meydanı’nda “6 Şubat Depremleri Anma Programı” düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından 6 Şubat depremlerini anlatan barkovizyon gösterisi sunuldu.</p>
<p>Anma programında konuşan Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında, hayatını kaybeden on binlerce yurttaşı anmak; acıyı, sorumluluğu ve ortak hafızayı diri tutmak için bir araya geldiklerini belirterek  “Depremlerle birlikte yalnızca şehirler yıkılmadı. Aynı zamanda hayatlar, hayaller, aileler ve geleceğe dair umutlar enkaz altında kaldı. Aradan geçen zamana rağmen bu büyük felaketin yarattığı acı, hâlâ ilk günkü tazeliğini koruyor” dedi. Depremlere hazırlığın önemine dikkat çeken Başkan Köymen, “Türkiye, bir deprem ülkesidir ve bu ülkede yaşanan yıkımlar, doğanın değil; ihmalin, plansızlığın, rant anlayışının ve bilimden uzak kararların sonucudur. Ülkemizi en çok etkileyen depremlerden biri olan 1999 Marmara Depremi’nden tam 24 yıl sonra, ne yazık ki aynı acıları yeniden yaşadık. Geçen onca zamana rağmen; yapı üretim süreçlerinden kentleşme politikalarına, afet yönetiminden denetim mekanizmalarına kadar pek çok alanda kalıcı çözümler üretilemediğini 6 Şubat depremleriyle bir kez daha gördük” diye konuştu.</p>
<p><b>‘RANT ODAKLI POLİTİKALAR, KENTLERİ DEPREMLERE KARŞI DAHA KIRILGAN HALE GETİRİYOR’</b></p>
<p>Türkiye’de nüfusun büyük bir bölümünün kentlerde yaşadığını belirten Başkan Köymen “Doğal yaşamı ve ekolojik dengeyi hiçe sayan büyük altyapı projeleri, plansız büyüme, göç baskısı ve rant odaklı politikalar; kentlerimizi depremlere karşı daha da kırılgan hale getiriyor. Toplumun güvenliği için toplanan vergilerin ve kaynakların amacı dışında kullanılması, afet toplanma alanlarının birer birer yok edilmesi, kentsel dönüşümün güvenli yaşam alanları üretmek yerine zorunlu göçlere neden olması, bugün hâlâ yüzleşmemiz gereken gerçeklerdir. Deprem korkusunun, güvenli kentler yaratmak için değil; rant odaklı uygulamalara meşruiyet sağlamak için kullanıldığı bir anlayışla karşı karşıya kaldık. Bunun bedelini ise ne yazık ki yurttaşlarımız canlarıyla ödedi” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>AFETLERİN İLK 72 SAATİ, HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR</b></p>
<p>Afetlerle baş etmenin yolunun yalnızca kriz anlarında değil, afet öncesinde doğru ve bilimsel adımlar atmaktan geçtiğine işaret eden  Köymen “Afet yönetimi bir bütündür. Bu bütün; zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarından oluşur. Ne yazık ki ülkemizde bu döngünün ilk iki aşamasının uzun yıllardır sağlıklı işlemediğini biliyoruz. 6 Şubat depremlerinden sonra ise, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde de ciddi eksiklikler yaşandığını hep birlikte deneyimledik. Özellikle afetlerin ilk 72 saati, hayati öneme sahiptir. Ancak bu konuda yeterli hazırlığa sahip olmadığımızı acı bir şekilde gördük. Bu nedenle mahalle bazlı örgütlenme, afet gönüllülüğü ve yerel dayanışma ağları, hayati bir öneme sahiptir. Bu noktada muhtarlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve yurttaşlarımıza büyük sorumluluk düşmektedir. Bizler de Maltepe Belediyesi olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><b>‘AFETLERE DİRENÇLİ BİR MALTEPE HEDEFİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ’</b></p>
<p>Göreve gelirken verdikleri söz doğrultusunda; deprem güvenli, afetlere dirençli bir Maltepe hedefiyle hareket ettiklerini ve bunu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceklerine vurgu yapan Başkan Köymen “Afet toplanma alanlarının ve geçici barınma alanlarının belirlenmesi, altyapı hazırlıklarının tamamlanması, afet risk haritalarının çıkarılması, mikro bölgeleme çalışmaları ve yapı envanterinin oluşturulması için yoğun bir emek veriyoruz. Zarar azaltma ve hazırlık çalışmalarını merkeze alan bir anlayışla; afet odaklı eğitimlerimizi artırıyor, mahalle afet gönüllülerimizin sayısını çoğaltmayı hedefliyoruz. Kentsel dönüşüm konusunda ise, yalnızca bina yenilemeyi değil; can güvenliğini, sosyal adaleti ve yerinde yaşamı esas alan bir yaklaşımı benimsiyoruz. Maltepe’de, emsal artışı olmadan yenilemeye olanak tanıyan seçeneklerimiz mevcuttur. Güçlendirme ise, yeterince konuşulmayan ama son derece önemli bir alternatiftir. Şunu açıkça ifade etmek isterim: Bir dairenin birkaç metrekare küçülmesi değil, bir canın yitirilmesi asla kabul edilemez. Bizim için öncelik, yurttaşlarımızın güvenliğidir. Gülsuyu, Gülensu ve Başıbüyük başta olmak üzere; eskimiş ve yıpranmış yapı stoklarının yenilenmesi konusunda kooperatifleşme, maliyet artı kar gibi farklı yapım modellerini de hayata geçirme konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</p>
<p>Köymen daha sonra program alanında afetlerde görev alan kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü yurttaşların katıldığı bilgilendirme ve tanıtım stantlarını ziyaret etti. Köymen, enkaz altında kalan canlıları tespit etmek üzere özel olarak eğitilen, Maltepe’nin ilk akredite arama kurtarma köpeği Zeyna’nın, bir arama faaliyeti sırasında nasıl kazazede yer tespiti yaptığını gösteren bir çalışmasını izledi. Programda kürsüde hazır bulunan anı defterine vatandaşlar 6 Şubat depremlerine dair duygu, düşünce ve anılarını paylaştı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/6-subat-depremlerinde-hayatini-kaybedenler-maltepede-anildi-611212">6 Şubat Depremlerinde Hayatını Kaybedenler Maltepe&#8217;de Anıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir Körfezi&#8217;nin hem deprem geçmişi hem de olası depremlerin riskleri analiz edilecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezinin-hem-deprem-gecmisi-hem-de-olasi-depremlerin-riskleri-analiz-edilecek-607978</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 07:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerin]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişi]]></category>
		<category><![CDATA[körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[olası]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[Sıvılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Altun’nun yürütücülüğünü yaptığı, “İzmir Körfezi Kıyılarında Paleosıvılaşma İzlerinin Çok Disiplinli Karakterizasyonu” adlı proje TÜBİTAK-ARDEB 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezinin-hem-deprem-gecmisi-hem-de-olasi-depremlerin-riskleri-analiz-edilecek-607978">İzmir Körfezi&#8217;nin hem deprem geçmişi hem de olası depremlerin riskleri analiz edilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Ege Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Altun’nun yürütücülüğünü yaptığı, “İzmir Körfezi Kıyılarında Paleosıvılaşma İzlerinin Çok Disiplinli Karakterizasyonu” adlı proje TÜBİTAK-ARDEB 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. </span></span><span>Proje,</span> <span>İzmir Körfezi kıyılarında geçmişte meydana gelen depremlerin zemin üzerindeki etkilerini modern teknolojilerle analiz ederek, gelecekteki olası risklere dair kritik veriler sunmayı hedefliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span> <span><span>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, yapay zekâdan ileri geoteknik yöntemlere kadar birçok modern teknolojiyi buluşturan bu öncü projeleriyle TÜBİTAK desteği almaya hak kazanan Prof. Dr. Selim Altun ve disiplinlerarası ekibini tebrik ederek, çalışmalarında başarılar diledi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“Tarihsel deprem kataloglarındaki eksikler tamamlanacak”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b>         </b><span><span>Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Selim Altun, “Sıvılaşma gibi ciddi zemin problemlerine yol açabilecek deprem parametrelerinin ve bunların tekrarlanma periyotlarının belirlenmesinde, mevcut tarihsel ve aletsel dönem katalogları kimi zaman yetersiz kalabiliyor. Bu noktada devreye giren proje, ‘paleo-sıvılaşma’ olarak adlandırılan geçmiş dönem deprem izlerini inceleyerek bu eksikliği gidermeyi amaçlıyor. Türkiye’de ilk kez farklı disiplinlerin bütüncül bir bakış açısıyla paleo-sıvılaşma üzerine bir arada çalışacağı bu projede; Holosen ve Geç Pleyistosen dönemlerine ait izler saha ve yaşlandırma çalışmalarıyla analiz edilecek” diye konuştu</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span>“Örselenmeyi en aza indiren yöntemler kullanılacak”</span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Prof. Dr. Selim Altun, “İzmir Körfezi kıyı şeridinde gerçekleştirilecek çalışmalarda oldukça geniş bir teknolojik imkan yelpazesi kullanılacak. Literatürde deprem kaynaklı sıvılaşmaların yaşandığı bilinen sahalarda; drone görüntülerinin yapay zeka ile entegrasyonundan elde edilen haritalar, sismik yöntemler ve sondaj verileri birleştirilecek. Araştırma kapsamında açılacak çukurlardan alınacak numuneler, C14 ve optik lüminesas (OSL) yöntemleriyle yaşlandırılarak geçmişteki büyük sarsıntıların zaman çizelgesi çıkarılacak. Proje kapsamında zemin örneklemesinde hassas yöntemlere başvurulacak. Piezokoni penetrasyon deneyi (CPTu) ile sıvılaşma derinlikleri belirlenirken, numune alımında ise örselenmeyi en aza indirgeyen ‘GEL-PUSH’ ve ‘Shelby tüp(UD)’ yöntemleri kullanılacak. Elde edilen numuneler üzerinde yapılacak dinamik üç eksenli deneyler ve geriye dönük analizler sayesinde, bölgeyi geçmişte etkileyen paleo-depremlerin büyüklükleri ve pik yer ivmeleri tahmin edilebilecek” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span>Yürütücülüğünü Prof. Dr. Selim Altun’un yaptığı projede; Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Gör. Ş. Çağlar Tuna, Dokuz Eylül Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümünden Öğr. Gör. Zülfikar Erhan ve Özkan C. Özdağ araştırmacı olarak görev alırken; Dokuz Eylül Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve Doç. Dr. Mustafa Softa ise danışman olarak katkı sağlıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span><b><span><span> </span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmir-korfezinin-hem-deprem-gecmisi-hem-de-olasi-depremlerin-riskleri-analiz-edilecek-607978">İzmir Körfezi&#8217;nin hem deprem geçmişi hem de olası depremlerin riskleri analiz edilecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ Selçuk ve çevresinde depremlerin izini sürecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deu-selcuk-ve-cevresinde-depremlerin-izini-surecek-402446</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 06:54:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çevresinde]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerin]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[izini]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[sürecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402446</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deprem araştırmalarında Türkiye’nin önde gelen bilim kurumlarından birisi olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), yeni araştırması ile İzmir’in ve bölgenin deprem tarihçesine ışık tutarak, henüz keşfedilememiş yeni fayların tespitini yapmayı, bilime ve güvenli yapıların inşasına referans olabilecek çıktılar elde etmeyi planlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-selcuk-ve-cevresinde-depremlerin-izini-surecek-402446">DEÜ Selçuk ve çevresinde depremlerin izini sürecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Deprem araştırmalarında Türkiye’nin önde gelen bilim kurumlarından birisi olan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), yeni araştırması ile İzmir’in ve bölgenin deprem tarihçesine ışık tutarak, henüz keşfedilememiş yeni fayların tespitini yapmayı, bilime ve güvenli yapıların inşasına referans olabilecek çıktılar elde etmeyi planlıyor. Projeye yönelik çalışmalara Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi ve Efes fayında başladıklarını, Kuşadası fayı, Yavansu fayı ve bölgedeki diğer önemli fay ve antik kentlerin de incelenerek bölgenin deprem potansiyelinin araştırılacağını belirten DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Rektörlüğümüzün de desteklediği projemiz, hem jeoloji hem jeofizik hem de arkeolojiyi kapsayan; multidisipliner bir çalışma olacak. Araştırmamızın deprem araştırmalarına yönelik önemli çıktılar sunmasını bekliyoruz” dedi.</i></b></p>
<p>Akademik çalışmalarının yanı sıra kamu yararını gözeten faaliyetleri ve araştırmaları ile bilim dünyasına yön veren Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), deprem araştırmalarına yönelik dikkat çeken bir çalışmaya daha imza atmaya hazırlanıyor. İzmir’de Antik çağlardan günümüze kadar yaşanan depremleri daha iyi anlayabilmek ve depremlere karşı tedbirler oluşturabilmek amacıyla Selçuk Ayasuluk Tepesi, Efes fayı ve bölgedeki farklı noktalarda inceleme ve araştırma çalışmalarına başlayan DEÜ’lü uzmanlar, çalışmanın sonunda antik dönemlerden itibaren bölgede meydana gelen depremlerin arkeojeolojik olarak tanımlanması, bölgenin sismik tarihi, yeni fayların tespiti ve bölgede bulunan tarihi yapıların geçmiş depremlerden nasıl etkilendiği hakkında veriler toplayacak. DEÜ böylelikle, bilime ve güvenli yapıların inşasına da referans olabilecek önemli çıktılar elde edecek.</p>
<p> </p>
<p><b>“YIKIMLAR ÖNEMLİ VERİLER SUNACAK”</b></p>
<p>Bu kapsamda somut veriler ortaya koyabilmek için araştırmalarına başlayan DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile DEÜ Arkeoloji ve Arkeometri Araştırma Merkezi (DEUARKEUM) Müdürü Doç. Dr. Barış Gür, ilk olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Selçuk Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Anıtı Kazısı” ile tarihi metinlerde sözü edilen büyük depremlerin izlerini ortaya çıkarabilmek için kolları sıvadılar. Proje hakkında konuşan DEÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, çalışmanın sonunda elde edilecek çıktıların İzmir’in deprem tarihçesini ortaya çıkaracağı gibi, hangi fayların büyük yıkımlara sebep olduğunu da ortaya çıkarmak istediklerini kaydetti. Sözbilir, “Bu kapsamda; İzmir çevresindeki Antik çağlardan günümüze uzanan depremlerin Antik kentler ile ilişkisini de ortaya koymak, büyük yıkımlara hangi fayların sebep olduğunu saptamak istiyoruz. Bu yıkımlar bize birçok çıktı sunacak” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>MULTİDİSİPLİNER ÇALIŞMA</b></p>
<p>Projeye yönelik çalışmalara Selçuk ilçesinde Ayasuluk Tepesi ve Efes fayında başladıklarını, Kuşadası fayı, Yavansu fayı ve bölgedeki diğer önemli fay ve antik kentlerin de incelenerek bölgenin deprem potansiyelinin araştırılacağını belirten Sözbilir, “Bu çalışmayı Selçuk’ta başlatmak istedik. Bölgedeki Efes fayı üzerinde çalışmalar yaptık. Fayın geçmiş dönemlerde ürettiği depremleri ortaya çıkarıp, bu depremlerden hangisinin Efes’i yıktığını bulmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda, Türkiye ölçeğinde baktığımız zaman, özellikle Kahramanmaraş depremlerinden sonra bölgedeki antik yerleşimlerle jeolojik yapı arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu biliyoruz. Biz de İzmir ve çevresindeki antik kentlerimizdeki eski depremlerin izlerini araştırarak, bunların faylar üzerindeki kayıtlarını bulmaya çalışıyoruz. Bu çalışmamız hem jeoloji hem jeofizik hem de arkeolojiyi kapsayan, multidisipliner bir çalışma olacak. Projeye desteklerinden dolayı DEÜ Rektörlüğümüze de teşekkür ediyoruz” bilgisini paylaştı.</p>
<p> </p>
<p><b>“YER KABUĞU OLUŞUMUNU SÜRDÜRÜYOR”</b></p>
<p>Türkiye’nin genç oluşumlu bir yapıya sahip olduğunu belirten DEÜ DAUM Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgedeki alüvyonal ovaların hala gelişim göstermeye devam ettiğini ifade etti. Sözbilir, “Genç oluşumlu arazi yapısında alüvyonal zeminler henüz oluşumunu tamamlamamıştır. Oluşumunu sürdüren yer kabuğunda tektonik hareketlilik de daha fazladır. Ülkemizin mevcut yapısı göz önünde bulundurulduğunda, kentimizin tarih boyunca çeşitli şiddetlerde pek çok deprem atlattığını söylemek mümkün.  Selçuk Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Anıtı Kazısı ise bizlere bu depremlerin tarihi, yıkıcılığı ve tekrarlanma periyotları hakkında önemli bilgiler verebilir. Bu yüzden araştırmalarımıza buradan başladık” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>ANTİK ÇAĞ DEPREMLERİ TANIMLANIYOR </b></p>
<p>Antik Çağlar boyunca Batı Anadolu topraklarının birçok önemli depremden etkilenmiş olduğunun yazılı kaynaklar yoluyla öğrenildiğini kaydeden DEÜ Arkeoloji ve Arkeometri Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Barış Gür ise, “Antik Çağlar boyunca Batı Anadolu topraklarının birçok önemli depremden etkilenmiş olduğu yazılı kaynaklar yoluyla öğrenilmektedir. Antik Çağ yazarları ve çeşitli yazıtlar Antik Çağ’da Batı Anadolu’daki depremlerden doğrudan ve dolaylı bilgiler verdikleri gibi Ayasuluk ve çevresi ile ilgili tahribatların da geçtiği görülmektedir” bilgisini paylaştı. </p>
<p>Açıklamalarını sürdüren Gür, şunları kaydetti:</p>
<p>“Örneğin Roma İmparatoru Tiberius döneminde MS 17 yılında Batı Anadolu büyük bir depremin tahribatıyla karşı karşıya kalmıştır. MS 178’de İzmir’de Agora’nın yıkılmış olduğu bilinirken, Batı Anadolu’da Ephesos’u da etkileyen bir başka büyük deprem MS 262’de gerçekleşirken Artemis Tapınağı zarar görmüş ve bazı yapılar sonrasında yeniden inşa edilmiştir. MS 6’ncı yüzyılda gerçekleşen depremler Ayasuluk Tepesi’ndeki St. Jean Bazilikasını tahrip ederken sonrasında yerine büyük bir kilise inşa edilmiştir. 1360 civarında ise St. Jean Kilisesi bir başka depremle yıkılmıştır. Bu bakımdan İzmir ve çevresinde Antik Çağlarda tarihsel olarak yazılı kaynaklar ile bilinen depremlerin, antik kentler üzerinden incelenmesi, arkeojeolojik olarak tanımlanması büyük önem taşıdığı gibi; filolojik belgelerde aktarılan bilgileri değerlendirme imkanı sağlayacaktır. Aynı zamanda antik kentler üzerinden uygulanacak bu çalışmanın İzmir ve çevresinin deprem tarihçesinin daha iyi kavranabilmesi ve anlaşılabilmesi için önemli veriler sunacağı düşünülmektedir.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deu-selcuk-ve-cevresinde-depremlerin-izini-surecek-402446">DEÜ Selçuk ve çevresinde depremlerin izini sürecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koç Holding, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede ilk günden bu yana yürüttüğü kapsamlı çalışmaları aralıksız sürdürüyor.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/koc-holding-kahramanmaras-merkezli-depremlerin-ardindan-bolgede-ilk-gunden-bu-yana-yuruttugu-kapsamli-calismalari-araliksiz-surduruyor-389132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Jul 2023 08:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aralıksız]]></category>
		<category><![CDATA[ardından]]></category>
		<category><![CDATA[bölgede]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerin]]></category>
		<category><![CDATA[günden]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[merkezli]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[yana]]></category>
		<category><![CDATA[yürüttüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koç Holding’in Topluluk Şirketleri ile birlikte AFAD koordinasyonunda Adıyaman, Hatay, İskenderun, Kahramanmaraş ve Malatya’da kurduğu, 5 bin adet konteynerden oluşan ve yaklaşık 20 bin kişinin yaşayacağı “Umut Kentler”, sosyal yaşam alanlarıyla öne çıkıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-holding-kahramanmaras-merkezli-depremlerin-ardindan-bolgede-ilk-gunden-bu-yana-yuruttugu-kapsamli-calismalari-araliksiz-surduruyor-389132">Koç Holding, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede ilk günden bu yana yürüttüğü kapsamlı çalışmaları aralıksız sürdürüyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç Holding’in Topluluk Şirketleri ile birlikte AFAD koordinasyonunda Adıyaman, Hatay, İskenderun, Kahramanmaraş ve Malatya’da kurduğu, 5 bin adet konteynerden oluşan ve yaklaşık 20 bin kişinin yaşayacağı “Umut Kentler”, sosyal yaşam alanlarıyla öne çıkıyor.</strong></p>
<p><strong>&#8211; Farklı disiplinlerden uzmanlardan görüş alınarak yaratılan “Umut Kent” isimli Konteyner Kent projelerinin odağında eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata katılım yer alıyor.</strong></p>
<p><strong>&#8211; Umut Kent proje modeli, Koç Topluluğu şirketlerinin iş birliği geçmişlerinin ve tecrübelerinin olduğu yerel ve uluslararası kurumlarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte yaratılan çevik yönetim anlayışıyla hayata geçirildi.</strong></p>
<p><strong>&#8211; Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ve Koç Holding’in üst düzey yöneticileri Hatay Umut Kent’i ziyaret ederek kent sakinleriyle bir araya geldi.</strong></p>
<p>Koç Holding, Topluluk Şirketleri ile birlikte AFAD koordinasyonunda 5 farklı noktada, yaklaşık 20 bin kişinin yaşayacağı, 5 bin adet konteynerden oluşan ve sosyal yaşam alanlarıyla öne çıkan Umut Kentleri kurdu. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ve Koç Holding’in üst düzey yöneticileri Hatay Umut Kent’i ziyaret ederek kent sakinleriyle bir araya geldi. </p>
<p>Depremin meydana geldiği 6 Şubat sabahı Koç Topluluğu Afet Koordinasyon Komitesini toplayarak önceliklerini belirlediklerini belirten Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Kamu kurum ve kuruluşları ile hızlıca temasa geçtik. Güneş panelinden iş makinesine, jeneratörden sobaya, temiz içme suyundan hijyen malzemelerine kadar yüzlerce kalem ürünü bölge için yola çıkardık. Ayrıca mobil mutfak, tuvalet ve çamaşırhane kurulumu için ekipler oluşturduk. Diğer yandan; arama kurtarma çalışmalarında görev alabilecek eğitim ve donanıma sahip 531 Koç çalışanımız, AFAD ekipleriyle koordineli olarak bölgeye ulaştı. Nitekim, ekiplerimiz 117 kişiyi enkaz altından kurtardı. Vehbi Koç Vakfı Sağlık Kuruluşlarımız tarafından uzman hekim ve destek hizmetlerinden oluşan sağlık ekiplerimiz, AFAD ve Sağlık Bakanlığı koordinasyonu ile bölgede görev yapmaya başladı. Bir yandan da bölgedeki depremzede çalışanlarımızı, aileleriyle birlikte güvenli illere sevk etmek üzere bir planlama yaptık” dedi.  </p>
<p>Umut Kentlerde çocuklar, gençler, kadınlar ve engelliler başta olmak üzere bu büyük felaketten sağ kalanlara hayata yeniden başlayabilme gücü verecek yaşam alanları tasarlamayı hedeflediklerini belirten Levent Çakıroğlu, “Farklı disiplinlerden uzmanlardan da görüş alarak Umut Kentleri, sakinleri için sadece barınma değil, yaşamla yeniden bağ kurma alanları olarak modelledik. Öncelikli hizmet konularımızı eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata katılım olarak belirledik. Koç Holding Konteyner Kent Projesi’nin başlangıcında ortaya koyduğumuz ‘100 gün içinde konteyner kentlerde yaşamın başlaması’ hedefine, 2 Mayıs’ta ilk yerleşimlerin gerçekleşmesiyle ulaştık. Umut Kentlerde yaşam devam ettiği sürece 115 binden fazla çalışanımız, Topluluk şirketlerimiz ve proje paydaşlarımızla depremzedelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Umut Kent projesine başlamadan önce sahadaki ihtiyaçları her yönüyle ele alabilmek için bir saha araştırması gerçekleştirdiklerini belirten Levent Çakıroğlu, “Araştırmadan depremzedelerin beklentilerini ortaya koyan çok önemli veriler elde ettik. Konteyner evlerin donanımından kentin bütününün tasarımına kadar tüm aşamalarda bu verilerden yararlandık. Bu noktada sizinle, proje ismine de ilham olan bir not paylaşmak istiyorum. Araştırma sırasında görüşülen bir depremzede; ‘Burada her şey yıkıldı, yıkılmayan tek şey umut’ dedi. Projemizi işte tam olarak bu umudun üzerine inşa ettik” ifadelerini kullandı. </p>
<p><em><strong>Levent Çakıroğlu: “Konteyner evlerin montajı için sıfırdan yeni bir fabrika kurduk.”</strong></em></p>
<p>Ülke genelindeki konteyner arz-talep dengesine etki etmeden, Koç Topluluğu’nun sahip olduğu uzmanlık ve etki gücünden yararlanarak yurt dışından konteyner tedariki yolunu seçtiklerini belirten Çakıroğlu, “Global tedarikçilere hızla ulaştık ve kapasite anlaşmaları yaptık. Konteyner evlerin montajı için sıfırdan yeni bir fabrika kurduk. Tüm konteyner ihtiyacımızı böylece kendi üretimimizle karşılamış olduk” şeklinde konuştu. </p>
<p>Levent Çakıroğlu, “Projemizin ilk fikir aşamasından itibaren tedarik, lojistik ve kurulumunda büyük bir fedakarlıkla ve şevkle çalışan, 100 gün gibi kısa bir zamanda konteyner evleri sahiplerine teslim eden tüm çalışma arkadaşlarıma bu vesileyle teşekkür ediyorum. Elbette tüm çalışmalarımızda bizi destekleyen, toplumsal fayda odaklı bu projede her adımda yanımızda olan AFAD’a ve ilgili tüm idari ve yerel yönetimlere de içtenlikle teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.</p>
<p>Umut Kentlerde bulunan konteyner evlerde ısıtma soğutma ayarı olan ihtiyaçtan daha yüksek kapasiteli 12.000 BTU klima kullanıldı. Buna ek olarak derin donduruculu 375 litre kapasiteli buzdolabı, sıcak su ihtiyacı için 65 lt kapasiteli termosifon, elektrikli ocak, 81 cm televizyon ve mobilyalar ile konteyner evlerin içi donatıldı.</p>
<p>Konteyner evlerin dekorasyon ve donanımına farklı bir özenle yaklaştıklarını kaydeden Levent Çakıroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Metrekareyi verimli kullanan, pratik depolama alanları oluşturduk. Her konteyner eve televizyon ve klima yerleştirdik. Evlerin önünde teras alanı yaratıp ev sahiplerinin komşularıyla sosyalleşmesine imkân sağladık.”</p>
<p><em><strong>Levent Çakıroğlu: “Öncelikli hizmet konularımızı eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata katılım olarak belirledik.”</strong></em></p>
<p>Levent Çakıroğlu, Umut Kent’te engelli vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik, rutin üretim süreçlerinin dışına çıkarak erişilebilirlik standartlarına göre tasarladıkları konteyner evler bulunduğunu belirtti. </p>
<p>Umut Kent modelini farklı kılacak en temel unsurlardan birinin kentlerdeki sosyal yaşam alanları olduğuna dikkat çeken Levent Çakıroğlu, “Market, aile sağlığı merkezi, psikososyal destek merkezi, ibadethane, çamaşırhane, kuaför, kafeterya gibi bazı temel hizmet ve imkanlardan yararlanabilecekleri birimlerin yer aldığı Kent Meydanları, okulun yanında ders dışı saatleri de kaliteli kılacak eğitim birimlerini ve aktivite alanlarını etrafında toplayan Eğitim Meydanları, kadınların, gençlerin erişimine açık çok yönlü gelişim alanlarının bulunduğu Yaşam Meydanları oluşturduk. Umut Kentlerin her birinde 30’un üzerinde sosyal birim yer alıyor. Bu çerçevede; öncelikli hizmet konularımızı eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata katılım olarak belirledik” dedi. </p>
<p>Koç Topluluğu şirketlerinin ekosisteminde yer alan, ortak iş birliği geçmişlerinin ve tecrübelerinin olduğu yerel ve uluslararası kurumlarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla temasa geçtiklerini belirten Levent Çakıroğlu, bugüne kadar yürüttükleri güvene dayalı başarılı iş birliklerinin, bu projenin şekillenmesine ve istedikleri modelin hayata geçmesine büyük katkı sunduğunu söyledi.  </p>
<p><em><strong>Levent Çakıroğlu: “Okul, çocuk oyun merkezleri, ana sınıfları, özel destek sınıfları ve kütüphaneler kurduk.”</strong></em></p>
<p>Çocuklara ve gençlere yaratıcı öğrenme desteği sunacak, 21. yüzyıl becerilerini destekleyecek birimler oluşturduklarını ifade eden Levent Çakıroğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Umut Kentlerde okul, çocuk oyun merkezleri, ana sınıfları, özel destek sınıfları ve kütüphaneler kurduk. Yine her okula hizmet verecek şekilde Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde, bilgisayarlar ve 3 boyutlu yazıcılardan oluşan özel donanımlı teknoloji tasarım sınıfları oluşturduk. Öğrencilerin ders dışı saatlerde eğlenerek öğrenmelerini desteklemek üzere Öğrenim Birimleri kurduk.”</p>
<p>Çocukların ve gençlerin deprem sonrası yaşama uyumlarını kolaylaştırmak, gelecek için onlara umut ve cesaret verme hedefiyle bir dizi iş birliğine imza attıklarını belirten Levent Çakıroğlu, bu amaçla oluşturulan Gelecek Hayalim Merkezi ve Çocuk Yaşam Merkezi’ne de değindi. </p>
<p>Umut Kentlerde bir diğer odak alanlarının da kadınları ve kız çocuklarını desteklemek olduğunu kaydeden Levent Çakıroğlu, şöyle konuştu: “Uzun süredir birlikte çalışma tecrübemiz olan UN Women Türkiye ile iş birliği yaparak Kadın Dayanışma Merkezlerini hayata geçirdik. Bu merkezleri; içlerinde tekstil tasarım ve yemek atölyelerinin yanı sıra danışma ve eğitim alanlarının da bulunduğu mini birer kampüs şeklinde tasarladık. Ayrıca dört ayrı şehirde gerçekleştireceğimiz Mutfak Atölyeleri ile özellikle kadınların mutfakta üretim yapabileceği, ilerleyen zamanlarda ürüne dönüştürüp gelir edebileceği bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz.”</p>
<p>Levent Çakıroğlu, gençleri spor ve sanat aracılığıyla destekleyecek alanlar oluşturmayı öncelikleri arasına aldıklarını belirterek Umut Kent’te yer alan futbol, basketbol ve voleybol sahaları ile açık amfi tiyatroya da dikkat çekti. </p>
<p><em><strong>Levent Çakıroğlu: “Topluluk şirketlerimize istihdam olanaklarını bölgeye kaydırma çağrısı yaptık.”</strong></em></p>
<p>Konteyner kentlerde yaşayan yetişkinlerin en önemli ihtiyaçlarından birinin iş hayatına geri dönmek olduğu gerçeğinin farkında olduklarını belirten Levent Çakıroğlu, “Proje çalışmalarının başında Topluluk şirketlerine, mümkün olabilecek istihdam olanaklarını bölgeye kaydırma çağrısı yaptık. Bu çağrımızın sonucunda; Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da Çağrı Merkezleri açarken, İş Makineleri Operatörü ve Teknisyen Yetiştirme Programları gibi süreçleri hayata geçirdik. Ayrıca üniversite okuyan gençlere yönelik staj imkanları tanımladık. Bu alandaki projelerimizle afetzedeler için istihdam olanaklarının yaratılması çalışmalarına devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><em><strong>Levent Çakıroğlu: “Çalışma arkadaşlarımızın samimi isteğini projenin içine dahil ettiğimizde ortaya eşsiz bir dayanışma ve gönüllülük hareketi çıktı.”</strong></em></p>
<p>Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, süreç boyunca günde 1.000’den fazla kişinin planlama, tedarik, satın alma, lojistik, operasyon, koordinasyon, iş birlikleri ve tüm diğer faaliyetlerde görev aldığını söyledi. Konuşmasında Koç Gönüllülerine de değinen Levent Çakıroğlu, “İlk günden itibaren, Koç Topluluğu çalışanlarının emek ve enerjisi projemize hem hayat hem şekil verdi. Onların samimi isteğini projenin içine dahil ettiğimizde ortaya eşsiz bir dayanışma ve gönüllülük hareketi çıktı. Umut Kentlerdeki kütüphanelerde kitapların dizilmesinden amfi tiyatroda oynanacak amatör oyunlara, çevrim içi ücretsiz ders vermekten mentörlüğe kadar yaşama dair her alanda Koç Gönüllülerinin izini görmeniz mümkün. Sizlerin huzurunda tüm Gönüllülerimize içtenlikle teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong><u>Umut Kent Hakkında</u></strong></p>
<ul>
<li>Toplam 735.000 metrekare alanda eş zamanlı olarak yürütülen projede 5.000 adet konteyner ev bulunuyor.</li>
<li>Çin’de üretilen konteyner evlerin montajı için Osmaniye’de özel bir üretim tesisi kuruldu. 4.000 metrekare kapalı alanı bulunan tesiste görev alan 480 kişilik ekip, 6 dakikada bir konteyner ev üretimi gerçekleştirdi ve 1.500.000 km’den fazla lojistik operasyonla konteyner evlerin bölgelere sevkiyatını sağladı.</li>
<li>Standardın üzerinde, 247 cm tavan yüksekliğine sahip evlerin tamamında en kaliteli malzemeler kullanıldı. Her biri özenle hazırlanan konteyner evler, 60.500 parça mobilya ve 25.000 parça beyaz eşya ile donatıldı. </li>
<li>Umut Kentlerde 11.340 m² sosyal donatı alanı, yaklaşık 25.000 m² yeşil alan, 4 okul, 8 çocuk oyun merkezi ve ana sınıfı, 4 kütüphane, 21 çocuk parkı, 21 sportif tesis, 3 amfi tiyatro, 7 bilgisayar salonu ve teknoloji atölyesi, 4 mutfak atölyesi bulunuyor. </li>
<li><strong>Koç Topluluğu;</strong> Vehbi Koç Vakfı, El Ele Eğitim ve Kültür Derneği, Hayata Destek Derneği, İlköğretim Okullarına Yardım Vakfı,<strong> </strong>Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Suna’nın Kızları, Sürdürülebilir Kalkınma için Yenilikçi Çözümler Derneği, Tohum Otizm Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ve UN Women Türkiye’nin de aralarında bulunduğu kuruluşlarla sosyal yaşam alanlarında destek faaliyetleri yürütüyor.</li>
<li>Çin’den konteynerların teminini <strong>Arçelik</strong>, tüm lojistik operasyonu <strong>Zer</strong>, 5 lokasyonda kentlerin kurulum sürecini <strong>Ark İnşaat,</strong> konteyner evlerin iç tasarımını ve donanımını <strong>Arçelik</strong> ve <strong>Koçtaş</strong> yürüttü. Ayrıca bu ekiplere konteyner evlerin montajı için kurulan fabrikada <strong>Arçelik, Ford Otosan, Türk Traktör ve Tofaş</strong> ekipleri destek verdi. </li>
<li>‘Konteyner Kent’ projesine Koç Holding’in yanı sıra Koç Topluluğu’ndan <strong>Arçelik, Ark İnşaat, Aygaz, Düzey, Ford Otosan, Koçfinans, Koçtaş, Koç Sistem, Koç Topluluğu Spor Kulübü, Opet, Otokar, Otokoç Otomotiv, Sendeo, Tofaş, Tüpraş, TürkTraktör, Vehbi Koç Vakfı, Yapı Kredi, Zer; Vehbi Koç Vakfı Eğitim Kurumlarından</strong> ise<strong> Koç Okulu ve Koç Üniversitesi </strong>katkı sağladı.<strong> </strong> </li>
</ul>
<p>Toplu Fotoğraf / Fotoğraf Altı<br />Soldan sağa: </p>
<ol>
<li>Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Oğuz Toprakoğlu</li>
<li>Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün</li>
<li>Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Özgür Burak Akkol </li>
<li>Koç Holding Enerji Grubu Başkanı Yağız Eyüboğlu</li>
<li>Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Burçin Girit</li>
<li>Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu </li>
<li>Koç Holding Baş Hukuk ve Uyum Müşaviri Kenan Yılmaz</li>
<li>Koç Holding Muhasebe Direktörü Mehmet Apak</li>
<li>Koç Holding Resmi İşler Direktörü Ufuk Çıplak </li>
<li>Koç Holding Denetim Grubu Başkanı Kemal Uzun</li>
<li>Koç Holding İnsan Kaynakları Direktörü Umut Günal</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/koc-holding-kahramanmaras-merkezli-depremlerin-ardindan-bolgede-ilk-gunden-bu-yana-yuruttugu-kapsamli-calismalari-araliksiz-surduruyor-389132">Koç Holding, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgede ilk günden bu yana yürüttüğü kapsamlı çalışmaları aralıksız sürdürüyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Sandıkçı Depremlerin Merkezi Kahramanmaraş&#8217;ta</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-depremlerin-merkezi-kahramanmarasta-355735</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 15:36:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[depremlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kahramanmaraşta]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sandıkçı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan Sandıkçı, "Deprem bölgesinde yaraları sarmak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz"</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-depremlerin-merkezi-kahramanmarasta-355735">Başkan Sandıkçı Depremlerin Merkezi Kahramanmaraş&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span>Başkan Sandıkçı, &#8220;Deprem bölgesinde yaraları sarmak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz&#8221; </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı,  depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş&#8217;ta düzenlenen Afet, Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı&#8217;na katıldı. Deprem bölgesinde koordinasyonu sağlamak üzere Kahramanmaraş’ta görevde bulunan Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı’yı ve sahada çalışmalarına devam eden Canik Belediyesi ekiplerini ziyaret eden Başkan İbrahim Sandıkçı, deprem bölgesinde yaraları sarmak için çalışmaların büyük bir titizlikle devam ettiğini söyledi. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p><span><span><span><b><span><span>&#8220;Deprem bölgesinde yaraları sarmak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz&#8221; </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, &#8216;asrın felaketi&#8217; olarak nitelenen ve 11 ilin etkilendiği depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş&#8217;ta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal ve belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleşen Afet, Koordinasyon ve Değerlendirme  Toplantısı&#8217;na katıldı. Toplantıda deprem bölgesinde koordineli bir şekilde gerçekleştirilen çalışmalar değerlendirildi. Deprem bölgesinde çalışmaların titizlikle sürdüğünü ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, &#8220;Deprem bölgesinde yaraları sarmak için çalışmalarımıza titizlikle devam ediyoruz. Koordineli bir şekilde sürdürdüğümüz çalışmalarımızla depremzede kardeşlerimizin gerekli ihtiyaçlarını bölgede karşılıyoruz. Devletimiz, tüm kurumları tüm imkânları ile depremden etkilenen vatandaşlarımızın yanında. Allah bizlere bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın. Ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin&#8221; dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Başkan Sandıkçı&#8217;dan Vali Dağlı&#8217;ya Ziyaret </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Başkan İbrahim Sandıkçı, deprem bölgesinde koordinasyonu sağlamak için görev yapan Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı&#8217;yı ziyaret etti. Samsun ilçe belediye başkanları ile birlikte Vali Doç. Dr. Zülkif Dağlı’yı ziyaret eden Başkan İbrahim Sandıkçı, çalışmalarında kolaylıklar diledi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Canik Belediyesi Ekipleri Sahada </span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Kahramanmaraş&#8217;ta depremzedeler için oluşturulan yaşam alanını ziyaret eden Başkan İbrahim Sandıkçı, burada görevlerine devam eden Vezirköprü Kaymakamı Halid Yıldız, Ladik Kaymakamı Ahmet Raşit Orhan, Havza Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı müdürleri ile Canik Belediyesi ekiplerine kolaylıklar diledi. </span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-depremlerin-merkezi-kahramanmarasta-355735">Başkan Sandıkçı Depremlerin Merkezi Kahramanmaraş&#8217;ta</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
