<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deniz Seviyesi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/deniz-seviyesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/deniz-seviyesi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 21:37:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>Deniz Seviyesi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/deniz-seviyesi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 21:37:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Belirten]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[in]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[karaman]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=642696</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696">İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Planlama Ajansı’nın paydaşları arasında yer aldığı Avrupa Birliği destekli “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi (CRIZ-ERS)” projesinin kapanış konferansında, kentin iklim geleceğine ilişkin kapsamlı analizlerin sonuçları paylaşıldı. Çalışmalarda sıcaklıkların 4 ila 5 derece artabileceği, aşırı yağışların yüzde 40’a kadar yükselebileceği, sıcak hava dalgalarının 90 güne kadar uzayabileceği ve deniz seviyesinin en kötü senaryoda 1,7 metreye kadar yükselebileceği ortaya konuldu.</p>
<p>İzQ İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen CRIZ-ERS Projesi Kapanış Konferansı’nda iklim değişikliği, afet riskleri, kent dayanıklılığı ve iklim yönetişimi konuları ele alındı. Yaklaşık iki yıldır yürütülen proje kapsamında İzmir’in iklim riskleri il ve ilçe ölçeğinde analiz edilirken, risklere karşı geliştirilecek uyum ve direnç stratejileri de değerlendirildi.</p>
<p><strong>Velibeyoğlu: Çözümün merkezinde topluluk var</strong><br />Konferansın açılışında konuşan İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, iklim krizinin yalnızca teknik yatırımlarla çözülemeyeceğini, toplumsal davranış değişikliğinin ve ortak hareket kültürünün en az altyapı yatırımları kadar önemli olduğunu söyledi. İklim değişikliğinin çok boyutlu bir kriz haline geldiğini belirten Velibeyoğlu, “Uluslararası hedefler önemli ancak yerel çözümler ve yerel iş birlikleri de belirleyici. Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ve özel sektör arasında daha güçlü iş birliği mekanizmalarına ihtiyaç bulunuyor. Küçük ölçekli başarılı projeler çoğu zaman büyüyemiyor ve kalıcı politikalara dönüşemiyor. İzmir’de yürütülen Yurttaş Meclisleri çalışmaları ilk olarak sınırlı ölçekte başladı. Bugün 30 ilçeye yayıldı. Su, gıda, enerji, kültür ve sağlık gibi başlıklar doğrudan yurttaşlarla birlikte ele alınıyor. Yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan en önemli kavram ise ‘topluluk’. İklim krizine karşı dayanıklılık ancak güçlü topluluklar ve ortak hareket etme kültürüyle mümkün olacak” dedi. </p>
<p><strong>İzmir Avrupa’nın öncü iklim kentleri arasında</strong><br />İzmir Planlama Ajansı İklim Yönetişimi Uzmanı Berkay Yılmaz ise Avrupa Birliği İklim Nötr ve Akıllı Şehirler Misyonu kapsamında yürütülen çalışmaları anlatarak, “Avrupa Birliği 2030 yılına kadar 112 öncü kent oluşturmayı hedefliyor. İzmir ise 370 kent arasından seçilen şehirlerden biri. Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkeler için ayrılan 12 şehirlik kontenjan içerisinde yer alan İzmir, İstanbul ile birlikte Türkiye’yi temsil ediyor. İzmir tarım, turizm, sanayi ve liman kenti özelliklerini aynı anda taşımasının yanı sıra yüksek yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde öne çıkıyor” diye konuştu.<br />Avrupa Birliği’nin misyon yaklaşımını yerelleştirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini de anlatan Yılmaz, hazırlanan kentsel politika notları kapsamında İzmir’in karşı karşıya olduğu 10 temel zorluğun tanımlandığını söyledi. Bu başlıkların “İzmir’in 10 Misyonu” olarak belirlendiğini ifade eden Yılmaz, İzmir Misyon Laboratuvarı (M-Lab) bünyesinde yürütülen tüm çalışmaların bu öncelikler doğrultusunda şekillendirildiğini belirtti.<br />Yılmaz, İzmir Misyon Eylem ve Uygulama Platformu’nun (EMRAP) kentteki iklim dönüşümünün koordinasyon merkezi olarak görev yapacağını söyleyerek, “Platforma dahil olan kurumlar kendi faaliyet alanlarında iklim hedefleriyle uyumlu yol haritaları hazırlayacak. Bu çalışmalar kurumların stratejik planlarına da entegre edilecek. Avrupa Birliği’nin yeni yaklaşımında yalnızca belediyelere görev verilmiyor. Tüm kent ekosistemi sürece dahil ediliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç aşamada yürütüldü</strong><br />Projenin çıktılarını paylaşan Dr. Çağrı Tükel ise “İklime Hazır İzmir: Direnç Stratejisinin Geliştirilmesi” projesinin üç aşamada tamamlandığını anlattı. İlk aşamada İzmir genelindeki iklim tehlikeleri ve risklerin değerlendirildiğini belirten Tükel, ikinci aşamada çalışmaların Konak ilçesi ölçeğine indirildiğini, üçüncü aşamada ise belirlenen risklere karşı geliştirilebilecek uyum ve adaptasyon eylemlerinin ele alındığını söyledi. İzmir genelinde sıcak hava dalgaları, tarımsal kuraklık, taşkınlar, deniz seviyesindeki yükselme ve orman yangınlarının incelendiğini belirten Tükel, Konak ilçesinde ise sıcak hava dalgaları, taşkınlar ve deniz seviyesindeki yükselmenin öncelikli risk alanları olarak değerlendirildiğini kaydetti.<br />Çalışmalarda geçmiş yıllara göre çok daha kapsamlı veri setleri kullanıldığını ifade eden Tükel, İzmir genelinde ve Konak ilçesinde detaylı mekânsal risk analizleri gerçekleştirildiğini söyledi. Tükel, elde edilen verilerin gelecekte yapılacak yatırımların ve uyum çalışmalarının önceliklendirilmesine katkı sağlayacağını kaydetti.</p>
<p><strong>Sıcaklıklar 5 derece kadar artabilir</strong><br />İklim tehlikeleri ve ilişkili risklere ilişkin sunum yapan Dr. Çağrı Hasan Karaman ise küresel iklim modelleri kullanılarak İzmir’in gelecekte karşılaşabileceği iklim risklerinin analiz edildiğini söyledi. Karaman, iyimser senaryolarda sıcaklıkların 2 ila 3 derece, kötümser senaryolarda ise 4 ila 5 derece artabileceğini belirterek küresel iklim krizinin etkilerinin artık günlük yaşamda hissedildiğini ifade etti. <br />Toplam yağış miktarının azalacağını ancak yağışların daha kısa sürede ve daha şiddetli gerçekleşeceğini belirten Karaman, İzmir’in gelecekte daha kurak bir iklime sahip olacağını ancak aşırı yağışların daha sık görüleceğini söyledi. İklim değişikliğinin en önemli etkilerinden birinin de sıcak hava dalgaları olduğunu belirten Karaman, gündüz ve gece sıcaklıklarının birlikte değerlendirildiği analizlerde dikkat çekici sonuçlar elde edildiğini söyledi. İklim modellerine göre gelecekte sıcak hava dalgalarının süresinin 20 ila 60 gün arasında değişebileceğini belirten Karaman, bazı senaryolarda bu sürenin yaklaşık 90 güne kadar çıkabileceğini ifade etti. Uzun süreli sıcak hava dalgalarının özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler üzerinde ciddi sağlık riskleri yaratabileceğini de vurguladı. </p>
<p><strong>Deniz seviyesi 1,7 metreye kadar yükselebilir</strong><br />Proje kapsamında deniz seviyesi yükselmesi ve kıyı taşkınlarına ilişkin analizlerin de gerçekleştirildiğini belirten Karaman, İzmir Körfezi’ndeki mareograf istasyonlarından elde edilen yaklaşık 25 yıllık verilerin kullanıldığını söyledi. Yapılan analizlere göre geçmiş veriler dikkate alındığında 100 yıllık tekrarlama periyoduna sahip aşırı bir olayda deniz kabarmasının yaklaşık 70 santimetreye ulaşabileceğini ifade eden Karaman, iklim değişikliğinin etkisiyle buna deniz seviyesi yükselmesinin de ekleneceğini belirtti. İyimser senaryolarda deniz seviyesinin yaklaşık 60 santimetre, kötümser senaryolarda ise yaklaşık 80 santimetre yükselebileceğini kaydeden Karaman, deniz kabarması ve deniz seviyesi yükselmesinin birlikte değerlendirildiği en kötü senaryoda yüzyılın sonuna doğru su seviyesinin yaklaşık 1,7 metreye ulaşabileceğini söyledi.</p>
<p><strong>İklim risklerine karşı uyum politikaları tartışıldı</strong><br />Konferansın ikinci bölümünde ise iklim değişikliğinin farklı boyutları uzmanlar tarafından ele alındı. Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban afet risk yönetimi perspektifinden iklim risklerinin analiz edilmesi ve uyum eylemlerini değerlendirirken, Doç. Dr. Selda Tuncer iklim krizinin sosyoekonomik etkilerine dikkat çekti. Dr. Banu Gökmen kültürel miras alanlarının iklim değişikliğinden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Prof. Dr. Osman Balaban ise İklim Kanunu sonrasında Türkiye’de yerel iklim eylemlerinin öneminin daha da artacağını vurguladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirin-iklim-gelecegi-masaya-yatirildi-2-642696">İzmir&#8217;in iklim geleceği masaya yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege kıyılarında basınç 991 mb&#8217;a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-kiyilarinda-basinc-991-mba-dustu-deniz-85-santimetre-yukseldi-614096</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 10:19:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Atmosfer]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[düştü]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[kıyılarında]]></category>
		<category><![CDATA[mb]]></category>
		<category><![CDATA[yağış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=614096</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege’yi etkisi altına alan düşük basınç sistemi İzmir’de deniz seviyesini 85 santimetreye kadar yükseltti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-kiyilarinda-basinc-991-mba-dustu-deniz-85-santimetre-yukseldi-614096">Ege kıyılarında basınç 991 mb&#8217;a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege’yi etkisi altına alan düşük basınç sistemi İzmir’de deniz seviyesini 85 santimetreye kadar yükseltti. 17 Şubat’ta 991 milibara kadar gerileyen atmosfer basıncı, güneyli rüzgâr ve yağışla birleşince kıyı hattında kısa süreli taşmalar yaşandı. İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında suyun mazgallardan geri basması fiziki bir zorunluluktur. Bu altyapı yetersizliği değil, hidrolik dengenin doğal sonucudur” dedi.</p>
<p>İzmir’de 17 Şubat’ta sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran sağanak yağış ve güneyli rüzgâr, atmosfer basıncındaki sert düşüşle birleşince deniz seviyesinde dikkat çekici bir yükselmeye yol açtı. Akşam saatlerinde basıncın 991 milibara kadar gerilemesiyle birlikte deniz seviyesi 80–85 santimetre bandına çıktı. Bu durum, özellikle deniz kotuna yakın bölgelerde yağmur suyunun tahliyesini geçici olarak zorlaştırdı.</p>
<p><strong>Büyükşehir ekipleri 24 saattir sahada</strong></p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri, Kordon ve Mavişehir başta olmak üzere kıyı hattında 24 saattir aralıksız görev yapıyor. 412 iş makinesi, 200 pompa ve 1365 personel ile müdahale sürdürülüyor. Mazgallarda geri basmaya karşı kontroller yapılırken, yol ve kavşaklarda su tahliye çalışmaları devam ediyor. Meteorolojik veriler anlık takip ediliyor; basınç değerlerinin yükselmesiyle birlikte deniz seviyesinin kademeli olarak normale dönmesi bekleniyor.</p>
<p>Uzmanlara göre yaşanan tablo, meteorolojik koşulların aynı anda devreye girdiği bölgesel bir atmosferik sistemin sonucu.</p>
<p><strong>“Bileşik kaplar” etkisi: Su denize akamıyor</strong></p>
<p>İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yaşanan durumu şöyle değerlendirdi:</p>
<p>“Deniz seviyesi altyapı kotlarının üzerine çıktığında, yağmur suyu doğal olarak denize doğru akamaz. Fizikteki bileşik kaplar prensibi burada devreye girer. Deniz seviyesi daha yüksek olduğunda su mazgallardan geri basabilir. Bu altyapı yetersizliği değil, hidrolik dengenin doğal sonucudur. Deniz seviyesi yüksekken yağan yağmurun tahliyesi geçici olarak zorlaşıyor. Üzerine dalga yüksekliği de eklendiğinde, kıyıya yakın mazgallardan geri tepme görülebiliyor. Bu nedenle özellikle Kordon ve Mavişehir hattında kısa süreli su baskınları yaşandı.”</p>
<p><strong>“Bu yalnızca İzmir’e özgü değil”</strong></p>
<p>Dr. Güler, yaşanan durumun bölgesel bir atmosferik sistemin sonucu olduğunu belirterek, “Aynı sistem Ayvalık’tan Muğla kıyılarına kadar Ege genelinde benzer sonuçlar doğuruyor. Benzer hidrodinamik olaylar dünyada da görülür. Örneğin Venedik’te yılda birkaç kez deniz seviyesi yükselmesine bağlı taşkın yaşanabiliyor. Basınç değerleri yükselmeye başladığında deniz seviyesi de kademeli olarak normale döner” dedi.</p>
<p><strong>İzmir merkeze metrekareye 44,2 kg yağış</strong></p>
<p>Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) verilerine göre kent genelinde sabah başlayan yağış, öğleden sonra etkisini artırdı. En yüksek yağış değerleri Bayındır/Çınardibi metrekareye 78,2 kg, Ödemiş/Demirdere Köyü’nde 73,5 kg, Menderes/Çileme Köyü’nde ise 61,3 kg olarak ölçüldü. İzmir merkezde ise 44,2 kg yağış kaydedildi. Bu değerler özellikle düşük kotlu bölgelerde kısa süreli su birikintilerine neden oldu.</p>
<p><strong>Basınç 991 mb’a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</strong></p>
<p>Dün akşam saatlerinde atmosfer basıncının 991 milibara kadar gerilemesiyle birlikte deniz seviyesi 80–85 santimetre bandına çıktı. Uzmanlara göre bu durum “ters barometre etkisi” olarak biliniyor. Atmosfer basıncı düştüğünde deniz yüzeyine uygulanan ağırlık azalıyor ve su seviyesi yükseliyor. Buna saatte şiddetli rüzgârlar eklendiğinde su kütlesi kıyıya doğru itiliyor. Yağışın aynı zaman diliminde devam etmesi ise tabloyu daha da belirgin hale getiriyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-kiyilarinda-basinc-991-mba-dustu-deniz-85-santimetre-yukseldi-614096">Ege kıyılarında basınç 991 mb&#8217;a düştü, deniz 85 santimetre yükseldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-50-yilda-bir-gorulen-meteorolojik-tablo-613313</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[basınç]]></category>
		<category><![CDATA[dalga]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Seviyesi]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[görülen]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı]]></category>
		<category><![CDATA[meteorolojik]]></category>
		<category><![CDATA[metre]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[santimetre]]></category>
		<category><![CDATA[Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşık]]></category>
		<category><![CDATA[yılda]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613313</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Kuvvetli lodos ve alçak basıncın birleşik etkisiyle deniz seviyesi 60 santimetre yükselirken, 1 metreye ulaşan dalgalarla birlikte kıyı hattında toplam su etkisi 1,5 metreye yaklaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-50-yilda-bir-gorulen-meteorolojik-tablo-613313">İzmir&#8217;de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Kuvvetli lodos ve alçak basıncın birleşik etkisiyle deniz seviyesi 60 santimetre yükselirken, 1 metreye ulaşan dalgalarla birlikte kıyı hattında toplam su etkisi 1,5 metreye yaklaştı. İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Bu tablo sıradan bir lodos kabarması değil; ön hesaplara göre yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek ölçekte dalga ve seviye koşullarına işaret ediyor. Meteorolojik kaynaklı ve geçici olsa da, kıyı şeridinde dikkatli olunmalı” değerlendirmesinde bulundu.<br /> <br />İzmir, 15 Şubat 2026 tarihinde son yılların en güçlü meteorolojik olaylarından birini yaşadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre kent genelinde ölçülen en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Bu değer, şehir içinde saatte 130 kilometre hızla ilerleyen bir aracın oluşturduğu rüzgar gücüne yakın bir etki anlamına geliyor. Menderes/Çileme Köyü, Çiğli Havalimanı, Dikili/Çukuralan, Güzelbahçe Feneri ve Balçova başta olmak üzere birçok noktada 100 km/saatin üzerinde fırtına değerleri kaydedildi. Körfez ve kıyı hattındaki ölçüm istasyonlarında yer yer tam fırtına şiddetinde rüzgar etkili oldu. Bu seviyedeki rüzgar; çatıların yerinden sökülmesine, ağaçların devrilmesine ve açık alanlarda yürümeyi zorlaştıracak bir etkiye neden olabilecek güçte.</p>
<p>Ancak tablo yalnızca rüzgarla sınırlı kalmadı. Bostanlı ve Pasaport istasyonlarından alınan verilere göre alçak basınç sistemi nedeniyle İzmir Körfezi’nde deniz seviyesi son 24 saatte yaklaşık 60 santimetre yükseldi. Kuvvetli lodosun oluşturduğu 90 santimetre ile 1 metre arasındaki dalgalarla birlikte kıyı hattında hissedilen toplam su etkisi yer yer 1,5 metreye ulaştı. Bu durum özellikle düşük kotlu bölgelerde deniz baskını, dalga aşması ve yağmursuyu sistemlerinde geri basma riskini artırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri kıyı hattında ve riskli bölgelerde su tahliyesi ve kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.<br /> <br /><strong>Dr. Işıkhan Güler: Bu değerler yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek ölçekte</strong><br />İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yaşanan süreci teknik verilerle değerlendirerek, “İzmir’de şu an güneyli rüzgârlar zaman zaman 35–40 knot hızlara ulaşıyor. Körfez genelinde dalga yüksekliği 90 santimetre ile 1 metre arasında ölçülüyor. Uzun süredir etkili olan düşük basınç sistemi ise deniz seviyesinde yaklaşık 60 santimetrelik bir yükselmeye neden olmuş durumda. Bu iki etki birleştiğinde kıyı hattında 1,5 metreye varan bir su etkisi oluşuyor. Ön hesaplamalarımıza göre bugün gözlenen dalga koşulları istatistiksel olarak yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek şiddette bir olaya işaret ediyor. Bu sıradan bir lodos kabarması değildir” diye konuştu.<br /> <br /><strong>Salı gününe dikkat</strong><br />Güler, Alsancak ve Karşıyaka kıyılarında gözlenen geri basmaların yapısal bir sorundan değil, eş zamanlı meteorolojik koşullardan kaynaklandığını vurgulayarak, “Düşük basınç deniz seviyesini doğal olarak yükseltir. Rüzgâr bu suyu kıyıya doğru ittiğinde dalga aşmaları görülebilir. Aynı dönemde yağışın devam etmesi, yağmursuyu sistemlerinin denize deşarjını zorlaştırarak mazgallardan geri basmaya neden olur. Bu geçici bir meteorolojik tablodur. Basınç yükselip rüzgâr zayıfladığında deniz seviyesi normale dönecektir. Salı günü öğle saatlerinde basıncın 1000 mb’nin altına düşmesinin bekleniyor.Bu nedenle deniz seviyesinde kısa süreli yeni bir artış daha yaşanabilecek” dedi.<br /> <br /><strong>Neden deniz yükseldi?</strong><br />Uzmanlara göre üç ana etken aynı anda devreye girdi:<br />•Alçak basınç: Deniz seviyesinde yaklaşık 60 cm yükselmeye neden oldu.<br />•Kuvvetli lodos (35–40 knot): Denizi kıyıya doğru iterek 90 cm–1 m dalga oluşturdu.<br />•Yağış: Suyun denize akışını zorlaştırarak geri basma riskini artırdı. Bu üçlü etki birleşince özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını riski ortaya çıktı. Yetkililer, kıyı tahkimatlarının normal dalga koşullarına göre tasarlandığını; ancak çok kuvvetli rüzgâr, düşük basınç ve yükselen deniz seviyesinin aynı anda etkili olduğu ekstrem durumlarda dalga aşmalarının görülebileceğini vurguluyor. Bu durum yapısal bir yetersizlik değil, olağanüstü meteorolojik koşulların geçici sonucudur.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-50-yilda-bir-gorulen-meteorolojik-tablo-613313">İzmir&#8217;de 50 yılda bir görülen meteorolojik tablo</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
