<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>değiştirdi | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/degistirdi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degistirdi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Nov 2025 12:07:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>değiştirdi | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degistirdi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2025 12:07:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doğasını]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[haline]]></category>
		<category><![CDATA[ifade]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişimin]]></category>
		<category><![CDATA[kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[mesajlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[samimi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590574</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, değişen iletişim dili konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574">Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim (İngilizce) Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, değişen iletişim dili konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Her an ulaşılabilir olma kültürü doğdu</strong></p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, mesajlaşma uygulamalarının iletişimi zamansal ve mekânsal sınırlarından arındırarak gündelik etkileşimin doğasını dönüştürdüğünü belirterek, “Artık iletişim, belirli bir zaman dilimine ya da mekâna bağlı bir eylem olmaktan çıktı; kesintili ama sürekli bir akış hâline geldi. Bu durum hem kişisel hem de kamusal ilişkilerde ‘her an ulaşılabilir olma’ kültürünü doğurdu.” dedi.</p>
<p><strong>Dil, jestlerle yeniden buluştu</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin hız ve gündelikliğinin dil kullanımını da dönüştürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Gramerin, noktalamanın ve hatta kelime seçiminin bile daha duygusal, jestsel, ve görsel biçimlerde yeniden tanımlanmasına yol açtı. Emojiler, GIF’ler, sesli notlar ya da tepki butonları, yazılı sözcüklerin yerini kısmen devralarak dilin jestlerle yeniden birleştiği bir melez form yarattı.” diye konuştu.</p>
<p>Ayrıca mesajlaşma uygulamalarının, kamusal ile özel arasındaki sınırı da bulanıklaştırdığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Kişisel sohbetler, iş yazışmaları, politik tartışmalar ya da duygusal paylaşımlar aynı arayüzde iç içe geçiyor. Bu da bireyin dijital ortamlarda kendini temsil etme biçimini, tonlamasını ve hatta sessizliğini bile anlamlı bir iletişim jestine dönüştürüyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yazılı mesajlaşma gençler arasında açık ara önde</strong></p>
<p>Araştırmaların da bu eğilimi desteklediğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “2011 yılında ABD’de üniversite öğrencileri üzerine yapılmış bir araştırmada katılımcıların yüzde 60’ı yazılı mesajlaşmayı aramaya tercih ettiklerini söylüyorlar; üstelik bu rakam o dönemde bir yıl öncesine nazaran yüzde 53 artış göstermiş. Daha yakın bir zamanda, 2020 yılında, Pakistan’da bir üniversitede 17 ila 36 yaşında lisans öğrencileri üzerine yapılan araştırmada da benzer sonuçlar elde ediliyor, bu grup içerisinde iletişimin yüzde 83’ü yazılı mesajlarla gerçekleştiriliyor. Yazılı mesajlaşma, özellikle genç kuşaklar arasında, görüntülü ve sesli aramalara kıyasla açık ara daha fazla tercih ediliyor. Bunun nedeni yalnızca pratiklik değil yazılı iletişimin sağladığı denetim duygusu. Mesaj hem zaman hem de ifade üzerinde bir kontrol alanı sunar, kişi ne zaman yanıt vereceğini, nasıl bir ton kullanacağını ve ne kadar açık olacağını kendi belirler.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yazılı mesajlaşma bir tür dijital tampon görevi görüyor</strong></p>
<p>Görüntülü ya da sesli aramaların daha doğrudan ve samimi olsa da aynı zamanda daha “istilacı” algılanabildiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yazılı mesajlaşma ise bir tür dijital tampon görevi görüyor; mesafe, sessizlik ya da gecikme bile anlam üretme biçimine dönüşüyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, yazılı mesajlaşma hem bireysel hem profesyonel iletişimde bir tür ‘varsayılan’ kanal haline geldi. Kısacası, yazılı mesajlaşma artık yalnızca bir iletişim biçimi değil, bir düşünme, hissetme ve mesafe kurma pratiği hâline geldi.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yazılı iletişim modern insanın kontrol alanı haline geldi</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin, modern insanın hem hız hem de denetim ihtiyacına yanıt veren bir form haline geldiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yüz yüze veya sesli konuşma, doğrudanlık ve açıklık gerektirir; oysa yazışma, söylenmek istenenle söylenebilecek olan arasına bir mesafe koyar. Bu mesafe, kimi zaman duygusal bir tampon, kimi zaman da özneyi koruyan bir sınır işlevi görür. Ayrıca yazılı mesajlaşma, çoklu mevcudiyet çağının en işlevsel araçlarından biridir. İnsanlar aynı anda birden fazla iletişim kanalında bulunabilir, yanıt verme zamanını erteleyebilir, sessizliği bile bir stratejiye dönüştürebilir. Bu, iletişimin doğasını ‘anlık tepki’den ‘kontrollü ifade’ye doğru kaydırır. Kısacası, yazışmayı tercih etmek yalnızca kolaylık değil, aynı zamanda modern bireyin mahremiyetini ve duygusal ritmini koruma biçimidir.” dedi.</p>
<p><strong>Dijital iletişim duyguların aktarım biçimini değiştirdi</strong></p>
<p>Dijital iletişimin, duyguların aktarım biçimini hem genişlettiğini hem de dönüştürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Yüz ifadeleri, ses tonları, beden dili gibi geleneksel göstergelerin yerini artık emojiler, GIF’ler, ‘okundu’ işaretleri, hatta çevrim içi olma durumu aldı. Bu unsurlar, dijital duygulanımın yeni semiyotik repertuarını oluşturuyor. Ancak bu dönüşüm, duyguların aktarımını hem yoğunlaştırıyor hem de yüzeyselleştiriyor. Bir ‘kalp’ emojisi, bazen söylenemeyen bir duyguyu kolayca iletebilir; ama aynı zamanda duygusal emeği, yani kelimeyle inşa edilen yakınlığı da kısaltabilir. Dolayısıyla dijital ortam, duyguların dolaşımını hızlandırırken onların derinliğini zamansal olarak sıkıştırıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Dijital kültürde samimiyetin yeni biçimi</strong></p>
<p>İletişimdeki “samimiyet” kavramına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Eğer samimiyeti bedensel yakınlık, göz teması ve spontan tepkiyle ilişkilendirirsek, yazışma bu türden doğrudanlığı azaltıyor. Ancak dijital kültürde samimiyet artık yalnızca fiziksel bir mevcudiyetle ölçülmüyor. Yazılı mesajlar, gecikmeli yanıtlar, hatta sessizlikler bile duygusal bağın parçası haline gelebiliyor. Mesajlaşma, kişiye kendi duygusunu düzenleme ve ifade etme alanı tanıyor; yani samimiyetin biçimi değişiyor, ama bütünüyle ortadan kalkmıyor. Dolayısıyla yazışarak iletişim kurmak, samimiyeti eksiltmekten çok, onu başka bir zamansallık ve ifade rejimine taşıyor. Samimiyet artık yüz yüze ‘an’da değil, ekranlar arasında süren bir yazışmanın ritminde üretiliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Dijital jestler yeni bir duygu dili haline geldi</strong></p>
<p>Emojiler, GIF’ler, çıkartmalar ve sesli notların dijital çağın jestsel dili olarak okunabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu araçlar, yazının soyutluğunu bedenselleştiriyor; duyguları görsel ve işitsel biçimlerde yeniden somutlaştırıyorlar. Bir emoji, bir GIF, bir sesli not, editlenmiş kısa bir video; bir nefes veya tereddüt kadar anlam taşıyabiliyor. Böylece dijital platformlarda dil, salt sözcüklerden değil, imgelerden, tepkilerden ve mikro-davranışlardan oluşan çok katmanlı bir doku haline geliyor. Bu yeni dil, ne tamamen evrensel ne de tamamen bireysel; kültürel bağlama, grup dinamiklerine ve platformun normlarına göre değişiyor. Fakat şunu açıkça söylemek mümkün; dijital iletişimde duygular artık yalnızca kelimelerle değil ritimle, memlerle, görsellerle, kısa editlenmiş videolarla ve paylaşımlara tepkilerle ifade ediliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gençler iletişimi yeniden tanımlama eğiliminde</strong></p>
<p>Özellikle genç kuşaklarda sesli ya da yüz yüze konuşmaktan kaçınma eğilimi giderek daha görünür hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ancak bu ‘kaçınma’, iletişimden geri çekilme anlamına gelmiyor; daha çok iletişim biçimini yeniden tanımlama arayışı olarak okunmalı. Gençler, çoğu zaman yazılı mesajlaşmayı daha güvenli bir alan olarak görüyorlar. Bu güvenlik duygusu hem zaman hem de duygusal mesafe üzerinde kontrol kurabilme imkânından kaynaklanıyor. Yazışmak, ‘anında yanıt verme baskısını’ ortadan kaldırıyor; kişi, söylemeden önce düşünebiliyor. Bu da dijital kültürün öznesi için bir tür savunma mekaniği haline geliyor. Ayrıca sosyal medyanın ve sürekli görünürlük hâlinin yarattığı performatif baskı, birçok genci spontane sözlü iletişimden uzaklaştırıyor. Kısacası, konuşmaktan kaçınma davranışı iletişim isteksizliğinden çok iletişimdeki kırılganlığı yönetme biçimi olarak ortaya çıkıyor.”</p>
<p><strong>Yazılı iletişim dili hızlandırdı</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin dijital ortamlarda yoğunlaşmasının, dili hem sadeleştirdi hem de hızlandırdığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu hız; kısaltmaların, ses taklitlerinin, melez dillerin yaygınlaşmasına yol açtı. Örneğin ‘nbr’, ‘slm’, ‘ok’ ya da İngilizce kelimelerin Türkçe cümle içinde akışkan biçimde kullanılması, yeni bir ‘dijital lehçe’nin oluştuğunu gösteriyor. Ancak bu değişim yalnızca yozlaşma olarak okunmamalı. Dil, her zaman bulunduğu teknolojik ortama göre şekillenir. Dijital yazışmalar, tıpkı sözlü kültürdeki jestler gibi, anlamı hızla üretme ve paylaşma ihtiyacına yanıt veriyor. Yazım hataları bile bazen bilinçli bir üslup tercihi hâline geliyor; örneğin küçük harf kullanımı ya da noktalama eksikliği, samimiyetin veya duygusal tonun göstergesi olabiliyor. Bu nedenle, dijital dildeki değişim bir ‘bozulma’ değil yeni bir ifade ekonomisinin işareti olarak düşünülmeli.” dedi.</p>
<p><strong>Yazılı iletişim ikinci bir düşünme alanı sağlıyor</strong></p>
<p>Yazılı iletişimin, bireye ikinci bir düşünme alanı sağladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Karakaş Kırmızısakal, “Bu da dijital ortamlarda öznenin kendini daha bilinçli ve kurmaca biçimde ifade etmesine yol açıyor. Buna karşın konuşma, anlık tepkilerin ve bedenin eşlik ettiği bir ifade biçimi; dolayısıyla beraberinde belli bir kırılganlık, açıklık da getiriyor. Dijital iletişim çağında okur-yazarlık biçimlerinde görülen dönüşüm özneleşme biçimlerini de etkiliyor. İnsan, artık yalnızca konuşan ya da yazan bir varlık değil bildirimlerle yaşayan bir varlık haline geldi. Mesajlaşma uygulamaları, duyguların, ilişkilerin ve hatta sessizliklerin ritmini belirliyor. ‘<em>Yazıyor..</em>.’ ifadesi bile yoğun anlamlar yüklenen bir gösterge haline geldi. Bu tür mikro göstergeler modern ilişkilerin yeni nabzı hâline geldi. Dolayısıyla mesele yalnızca iletişim biçimlerinin değişmesi değil, öznenin zaman, mekân ve kendilik deneyiminin de dönüşmesi.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mesajlasma-kulturu-iletisimin-dogasini-degistirdi-590574">Mesajlaşma kültürü, iletişimin doğasını değiştirdi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hanehalkı Birikim Stratejisini Değiştirdi: Riskten Kaçıp Güvenli Yatırımlara Yöneldi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bireyler-artik-fonlardan-kaciyor-altin-ve-yuksek-faizli-mevduata-yoneliyor-588223</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 13:17:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[almıyor]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[altına]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[birikim]]></category>
		<category><![CDATA[birikimde]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[faizli]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[fonlara]]></category>
		<category><![CDATA[fonlardan]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[hanehalkı]]></category>
		<category><![CDATA[kaçıp]]></category>
		<category><![CDATA[kaçıyor]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[riskten]]></category>
		<category><![CDATA[stratejisini]]></category>
		<category><![CDATA[tasarruf]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=588223</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyada 31 Ekim, Dünya Tasarruf Günü olarak anılıyor ve tasarrufun önemine dikkat çekilmek için farkındalık çalışmaları yapılıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bireyler-artik-fonlardan-kaciyor-altin-ve-yuksek-faizli-mevduata-yoneliyor-588223">Hanehalkı Birikim Stratejisini Değiştirdi: Riskten Kaçıp Güvenli Yatırımlara Yöneldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada 31 Ekim, Dünya Tasarruf Günü olarak anılıyor ve tasarrufun önemine dikkat çekilmek için farkındalık çalışmaları yapılıyor. Enflasyon, para politikaları gibi nedenler ailelerin tasarruf ve birikim alışkanlıklarını da değiştiriyor. “Türkiye&#8217;de tasarruf etme alışkanlıkları, son dönemde uygulanan sıkı para politikaları, yüksek enflasyon ve dalgalanan piyasalar nedeniyle köklü bir değişimden geçiyor” diyen İstinye Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Doç. Dr. Caner Özdurak, ailelerin değişen tasarruf alışkanlıklarını anlattı.</p>
<h3><strong>BÜTÇELER DAHA SIKI KONTROL ALTINDA</strong></h3>
<p>Ailelerin artık bütçelerini geçmişe kıyasla çok daha sıkı kontrol altında tutmaya eğilimde olduğunu belirten Doç. Dr. Caner Özdurak, şunları söyledi:</p>
<p>“Yüksek enflasyon, hanehalkını iki ana konuda zorluyor: Hem alım gücümüz hızla düşüyor hem de tasarruf etmek imkânsız hale geliyor. 2025 verilerine göre, finansal dengesini korumak isteyen hanehalkının yüzde 63’ü harcamalarını aktif olarak kontrol ettiğini belirtiyor. Bu, geçmişe göre çok daha dikkatli bir bütçeleme refleksi geliştirdiğimizi gösteriyor. Tasarruf sahipliği oranı genel olarak yüzde 54 civarında seyretse de düzenli tasarruf yapabildiğini söyleyenlerin oranındaki artış dikkat çekiyor. İnsanlar, ‘önce harcayayım, kalanı biriktiririm’ yaklaşımından uzaklaşıp, zorunlu bir disiplinle gelirin bir kısmını doğrudan ayırmaya başlamış durumda.”</p>
<h3><strong>TÜRK YATIRIMCISININ RİSKE TOLERANSI DÜŞTÜ</strong></h3>
<p>“Son dönemde yatırım araçlarındaki değişim ise Türk yatırımcısının riske toleransının düştüğünü ve daha profesyonel yönetime yöneldiğini gösteriyor” diyen Doç. Dr. Özdurak, değişen alışkanlıklarla ilgili ise şu bilgileri veriyor:</p>
<ul>
<li><strong>Hisse Senetlerinde Geri Adım:</strong> Borsa, 2023 yılında yakaladığı tarihi yatırımcı sayısından uzaklaşıyor. 2023 yılının son çeyreğinde 8,5 milyon kişi ile tarihi zirvesine ulaşan hisse senedi yatırımcı sayısı, 2025 yılının mart ayı sonunda 6,6 milyon kişiye kadar geriledi. Bu, borsaya olan talebin ciddi ölçüde azaldığını ve yaklaşık 2 milyon yatırımcının piyasadan çekildiğini gösteriyor. Yatırımcıların hisse portföyünün reel (enflasyondan arındırılmış) değeri de gerileme kaydetti.</li>
<li><strong>Yatırım Fonlarına İlgi Artıyor:</strong> Hisse senetlerinden çıkan veya birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaş, parayı yatırım fonlarına kaydırmaya başladı. Yatırım fonları, düşük tutarlarla bile profesyonelce yönetilen ve çeşitlendirilmiş bir portföy sunduğu için cazip hale geldi. Fon büyüklüğü, son 5 yılda 20 kata yakın devasa bir artış gösterdi ve 2025 verilerinde bu büyüme istikrarlı şekilde devam ediyor. Bu, bireysel yatırımcının riskini dağıtma ve uzman yönetimine güvenme eğiliminin yükseldiğini gösteriyor.</li>
</ul>
<p>Enflasyon ve kur dalgalanması, hanehalkının en temel tepkisini değiştirmiyor: Güvenli ve elle tutulur varlıklara yönelmek.</p>
<ul>
<li><strong>Yastık Altı Liderliği Bırakmıyor:</strong> 2025 ilk çeyrek verilerine göre, tasarruf edenlerin ilk iki tercihi hala sistem dışı varlıklar: Yastık altı TL/Döviz ve Yastık altı altın/değerli metaller. Yüksek faize rağmen insanlar, likidite ve anında erişim imkânı nedeniyle fiziki varlıklardan vazgeçmiyor.</li>
<li><strong>Altın Talebi Zirvede:</strong> Altın, son 10 yılda hem küresel merkez bankalarının hem de bireylerin gözdesi oldu. Tüketicilerin fiziki altın alımı, son on yılın zirvelerini görmeye devam etti. Bu, altının enflasyon ve belirsizlik dönemlerinde bir numaralı sigorta aracı olma rolünü koruduğunu teyit ediyor.</li>
</ul>
<h3><strong>DÜŞÜK RİSKLİ ARAÇLARA İLGİ ARTIYOR</strong></h3>
<p>Son dönemlere bakıldığında gündelik harcamaların kısıldığını, düşük riskli araçlara ilginin arttığını belirten Özdurak, şu bilgileri veriyor:</p>
<p>“2025&#8217;in başındaki trendler bize şunu söylüyor: Sıkı para politikasının etkisiyle hanehalkı, bir yandan gündelik harcamalarını kısarken, bir yandan da birikimlerini daha düşük riskli ve profesyonelce yönetilen araçlara kaydırıyor. Faiz ve mevduat etkisine bakıldığında, politika faizindeki artışların desteğiyle, TL mevduat ve yatırım fonlarının payı hanehalkının varlıkları içinde artıyor. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) katılımcı sayılarının istikrarlı şekilde artması ise, Türk vatandaşının birikimlerini yavaş yavaş uzun vadeli, disiplinli sistemlere yönlendirme alışkanlığı kazanmaya başladığını gösteren umut verici bir gelişmedir. Özetle, hanehalkı piyasalardaki oynaklıktan yoruldu ve daha sağlam, daha az riskli ve enflasyondan korunma potansiyeli yüksek çözümlere, yani fonlara, altına ve yüksek faizli mevduata yöneliyor. Bu, ülkenin finansal istikrarı için olumlu bir adımdır, çünkü uzun vadeli ve düzenli tasarruf alışkanlığını güçlendirmektedir.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bireyler-artik-fonlardan-kaciyor-altin-ve-yuksek-faizli-mevduata-yoneliyor-588223">Hanehalkı Birikim Stratejisini Değiştirdi: Riskten Kaçıp Güvenli Yatırımlara Yöneldi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara’da Temmuz Ayında 12 Bin 491 Konut El Değiştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ankarada-temmuz-ayinda-12-bin-491-konut-el-degistirdi-563823</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 14:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ankarada]]></category>
		<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[bin]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[konut]]></category>
		<category><![CDATA[temmuz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye genelinde konut satışları Temmuz 2025’te geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 oranında artarak 142 bin 858 adede ulaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankarada-temmuz-ayinda-12-bin-491-konut-el-degistirdi-563823">Ankara’da Temmuz Ayında 12 Bin 491 Konut El Değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da ise geçtiğimiz yılın aynı ayında 11 bin 364 konut satılmışken, bu yıl 12 bin 491 konut satıldı. Buna göre Ankara’da satışlar yüzde 10 oranında arttı</p>
</p>
<p>Gayrimenkul ekonomisi ve ileri düzeyde pazarlama alanında faaliyet gösteren Ankara’nın önde gelen gayrimenkul şirketi Gayrimenkul PR TÜİK verilerini şu şekilde analiz etti;</p>
<p>Ankara’da satılan konutların türlerine baktığımızda; İpotekli ve ilk el satış: 442, İpotekli ve ikinci el satış: 1.910 olurken, diğer konut türlerinde birinci el satış 2.754 olurken, ikinci el satış: 7.385 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Sıfır konutlarda satışlar durgun olurken, ikinci elde cazip fiyat avantajlarının etkisiyle ve yapılan büyük indirimler ile satışlar canlılığını koruyor</p>
<p>Konut satışlarını artıran en önemli etkenlerden birisi ise takaslı satışların çok fazla olması. Bu türden satışlarda tapuda 2 hatta 3 işlem birden gerçekleşiyor</p>
<p>Yatırım için alınan konutların hızla elden çıkarıldığı bu süreç 2026 yılının Şubat ayına kadar devam edecek. O tarihten sonra ise emlak vergilerinde 10 kat ve daha üstünde gerçekleşen artışları görecek olan mülk sahipleri, gayrimenkullerini hızlı bir şekilde elden çıkartmaya çalışacaklar</p>
<p>Önümüzdeki süreçte doğru fiyatlandırılmış ve ilan siteleri dışında alternatif pazarlama kanallarıyla satışa sunulan konutlar rakiplerinden daha önce satılacak.</p>
<p><b>Ankara Temmuz 2025 İlçe düzeyinde konut satış sayıları</b></p>
<p>Akyurt: 213</p>
<p>Altındağ: 974</p>
<p>Beypazarı: 63</p>
<p>Elmadağ: 66</p>
<p>Etimesgut: 1007</p>
<p>Gölbaşı: 637</p>
<p>Güdül: 69</p>
<p>Haymana: 27</p>
<p>Kahramankazan: 164</p>
<p>Keçiören: 1690</p>
<p>Kızılcahamam: 80</p>
<p>Mamak: 1635</p>
<p>Polatlı: 320</p>
<p>Pursaklar: 368</p>
<p>Sincan: 1446</p>
<p>Yenimahalle: 1364</p>
<p>Çankaya: 1874</p>
<p>Çubuk: 435</p>
<p>Şereflikoçhisar: 62</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ankarada-temmuz-ayinda-12-bin-491-konut-el-degistirdi-563823">Ankara’da Temmuz Ayında 12 Bin 491 Konut El Değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim için geldiği İstanbul, Güney Koreli Hee Soo Lee&#8217;nin hayatını değiştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/egitim-icin-geldigi-istanbul-guney-koreli-hee-soo-leenin-hayatini-degistirdi-425004</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2023 21:03:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[geldiği]]></category>
		<category><![CDATA[güney]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[hee]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[koreli]]></category>
		<category><![CDATA[leenin]]></category>
		<category><![CDATA[soo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425004</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bağcılar Belediyesi’nin düzenlediği Cumhuriyet Sempozyumu’na katılan Prof. Dr. Hee Soo Lee (71) gençliğinde eğitim için geldiği İstanbul’un hayatında değiştirdiğini anlattı. İstanbul Üniversitesi’nde doktora eğitimi yaptığı sırada İslam’la tanıştığını belirten Lee, Güney Kore’ye döndükten sonra Müslüman olduğunu ve Cemil Lee adına aldığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-icin-geldigi-istanbul-guney-koreli-hee-soo-leenin-hayatini-degistirdi-425004">Eğitim için geldiği İstanbul, Güney Koreli Hee Soo Lee&#8217;nin hayatını değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim için geldiği İstanbul, Güney Koreli Hee Soo Lee’nin hayatını değiştirdi</p>
<p>41 yaşında Müslüman olup Cemil Lee adını aldı</p>
<p>Bağcılar Belediyesi’nin düzenlediği Cumhuriyet Sempozyumu’na katılan Prof. Dr. Hee Soo Lee</p>
<p>(71) gençliğinde eğitim için geldiği İstanbul’un hayatında değiştirdiğini anlattı. İstanbul</p>
<p>Üniversitesi’nde doktora eğitimi yaptığı sırada İslam’la tanıştığını belirten Lee, Güney Kore’ye</p>
<p>döndükten sonra Müslüman olduğunu ve Cemil Lee adına aldığını söyledi.</p>
<p>Bağcılar Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk</p>
<p>Araştırma Merkezi Başkanlığı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Tarih</p>
<p>Araştırma Merkezi ve İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü iş birliğiyle</p>
<p>“Cumhuriyet’in İlanının 100 Yıl Dönümü Uluslararası Sempozyumu” düzenlendi. İki gün süren</p>
<p>etkinliğe 8 farklı ülkeden 47 akademisyen katıldı.</p>
<p>Dine yakın biri değildim</p>
<p>Cumhuriyet’in her yönüyle ele alındığı programın konuklarından biri de Seul Hanyang</p>
<p>Üniversitesi Kültürel Antropoloji Bölümü Emeritus Profesörü Hee Soo Lee. Sempozyum için</p>
<p>Güney Kore’den geldiğini ifade eden 71 yaşındaki Prof. Dr. Lee, İstanbul’un hayatında özel bir</p>
<p>yeri olduğunu belirtti. İlk olarak 1983 yılında İstanbul’a geldiğini dile getiren Lee, “İstanbul</p>
<p>Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora yaptım. O zaman İbrahim Kafesoğlu hocamız vardı. Onun</p>
<p>Türk Milli Kültürü kitabını okurken Türkiye’den başlayarak Kore’ye kadar aynı kültür aynı tarihe</p>
<p>sahip olduğumuzu öğrendim. O sahada çalışmaya devam ettim. Memleketime döndükten sonra</p>
<p>ilim hayatıma devam ettim. Şu anda profesör olarak Türk kültür tarihi ve Osmanlı’nın Uzakdoğu</p>
<p>münasebeti üzerine ders veriyorum. Dinlere yakın biri değildim. Bu sırada İslamiyet ile tanıştım.</p>
<p>İstanbul hayatım sırasında İslamiyet’in güzel taraflarını araştırarak öğrendim. Ülkeme döndükten</p>
<p>sonra araştırmalarım devam etti. 41 yaşında Güney Kore’de Müslüman oldum. Koreli imam bana</p>
<p>Cemil ismini verdi. O günden beri de Cemil Lee adımı kullanıyorum. 30 senedir Müslümanım”</p>
<p>dedi.</p>
<p>Cumhuriyetin 100 Yılına yönelik düşüncelerimi paylaştım</p>
<p>Programda eski dostlarla bir araya gelmekten mutlu olduğunu da ifade eden Lee, sempozyuma</p>
<p>yönelik ise şunları söyledi: “Cumhuriyet’in kuruluşunun 100 Yılı münasebetiyle burada</p>
<p>düşüncelerimi ve akademik şuurumu paylaşmaktan son derece mutluluk duyuyorum. Mustafa</p>
<p>Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ felsefesinin sadece Türkiye için değil Kore’de o</p>
<p>zaman masum Kore halkı için de ümit verici bir ilke olduğunu söylemek istiyorum. Küçük bir</p>
<p>makaleyle büyük alimlerle beraber olmaktan şeref duyuyorum.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/egitim-icin-geldigi-istanbul-guney-koreli-hee-soo-leenin-hayatini-degistirdi-425004">Eğitim için geldiği İstanbul, Güney Koreli Hee Soo Lee&#8217;nin hayatını değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karşıyaka Belediyesi Gündüz Yaşam Merkezi Hayatları Değiştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-belediyesi-gunduz-yasam-merkezi-hayatlari-degistirdi-407561</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Sep 2023 12:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[hayatları]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=407561</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın vizyon projelerinden biri olarak 2022 yılında hayata geçirilen Karşıyaka Belediyesi Gündüz Yaşam Merkezi bir yılı geride bıraktı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-belediyesi-gunduz-yasam-merkezi-hayatlari-degistirdi-407561">Karşıyaka Belediyesi Gündüz Yaşam Merkezi Hayatları Değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın vizyon projelerinden biri olarak 2022 yılında hayata geçirilen Karşıyaka Belediyesi Gündüz Yaşam Merkezi bir yılı geride bıraktı. </p>
<p> </p>
<p>Merkezde uzmanların gözetiminde ve Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi desteğiyle Alzheimer hastalarına hizmet verilirken, hasta yakınlarına yönelik çok sayıda eğitim ve seminer düzenlendi. </p>
<p> </p>
<p>Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Alzheimer hastası değerli büyüklerimizin yaşamlarını değiştiriyor, hayata tutunmalarını sağlıyoruz. Hayata geçirdiğimiz merkezimizin örnek teşkil ederek her semtte, her ilçede kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Teşvik etmek için ne kadar faydalı olduğunu örneklerle anlatmak gerekiyor” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan ve geçtiğimiz yıl Dünya Alzheimer Günü’nde kapılarını açan Gündüz Yaşam Merkezi, Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarının hayatını kolaylaştıran hizmetler sunuyor. Yıl içerisinde çok sayıda eğitim, söyleşi ve etkinlik düzenlenen merkez, toplumda farkındalık oluşturacak projeler de gerçekleştiriyor. </p>
<p> </p>
<p><b>GÜNDÜZ HİZMET VERİYOR</b></p>
<p>Bahriye Üçok Mahallesi’nde 5 katlı olarak inşa edilen Gündüz Yaşam Merkezi’nde, 650 metrekarelik kullanım alanıyla Karşıyaka sınırları içerisinde yaşayan Alzheimer hastalarına ve hasta yakınlarına hizmet sunuluyor. Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi’nin de destek verdiği merkezde, günlük yaşam aktivitelerini yardımsız gerçekleştirebilen ilk ve orta evre Alzheimer hastaları konuk ediliyor. </p>
<p> </p>
<p><b>İLERİ EVREYE GEÇİŞ GECİKTİRİLİYOR</b></p>
<p>Hastaların sosyalliklerini kaybetmemelerini sağlamak amacıyla çay saatleri, nefes-denge egzersizleri, koordinasyon becerilerini geliştirecek çeşitli faaliyetler, müzik ve sanat aktiviteleri, gezi programları yapılıyor. Farklı sosyal aktiviteler gerçekleştirilmekle birlikte hastaların geçmişten gelen alışkanlıklarını kaybetmemeleri için özel gün ve bayram kutlamaları da özenle gerçekleştiriliyor. İki hemşire, bir psikolog ve bir sosyal hizmet uzmanıyla hizmet veren merkezdeki bu etkinlikler, Alzheimer hastası olan yaş almış büyüklerde hastalığın daha ileri evreye geçişini geciktiriyor. Hastalarını güvenli bir yere emanet etmenin rahatlığını yaşayan hasta yakınları da kendilerine zaman ayırabiliyor. Ayrıca hasta yakınlarına yönelik eğitim ve seminerler de düzenlenen merkez hem hastalara hem de hasta yakınlarına fayda sağlıyor.</p>
<p> </p>
<p><b>HASTALIĞIN GÖRÜLME SIKLIĞI GİDEREK ARTIYOR</b></p>
<p>Gündüz Yaşam Merkezi’nin birinci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Alzheimer hastalığı; bilişsel ve motor bozukluklar ile kendini gösteren, sinsi başlangıçlı, ilerleyici vasıflı, ülkemizde ve dünyada en sık görülen demans türüdür. Geçtiğimiz yıllarda olabildiğince bu hastalığın seyrini, hem hastanın hem de yakınlarının hayatındaki etkisini anlatan, toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik çok sayıda etkinlik gerçekleştirdik. Sadece ülkemizde değil dünyamızda da Alzheimer hastalığının görülme oranının arttığının farkındaydık ve akıllarımızda ‘peki ne yapacağız?’ sorusu hep vardı. Sağlık hizmeti merkezi hükümetin sorumluluğunda olsa da hastalığın sosyal etkilerini değerlendirerek belediyelerin de çözüm üretmesi gereken hizmet alanına girdiğini değerlendirdik. Bir yıl önce merkezimizi hizmete açtık” dedi. </p>
<p> </p>
<p><b>HER İLÇEDE MUTLAKA AÇILMALI</b></p>
<p>Merkezde verilen hizmetlerin hastalığın seyrinde olumlu etki yaptığını belirten Dr. Cemil Tugay, “WHO verilerine göre, dünya genelinde 55 milyondan fazla Alzheimer hastası bulunmaktadır. Ülkemizde ve tüm dünyada yaşlı nüfusun artmasıyla hastalığın daha da artacağı bilinmektedir. Bu hastalığın çaresi bulunmalı ama çare bulunana kadar daha hızlı ilerlememesi için insanların hayatlarını daha sorunlu hale getirmemesi için bir şeyler yapmak gerekiyor. Bunun mümkün olduğunu bu tesisle birlikte görmüş olduk. Ailelerimize yaptığımız ziyaretlerde hastalarımızın uzman arkadaşlarımızı tanıyor olması, kısa süreli hafızalarındaki gelişimi gösteriyor. Bir hekim olarak bunu gözlemliyor olmak benim için çok önemli. Verilen hizmetin ne kadar doğru olduğunu tespit etmiş oluyoruz. Bu merkezin bir örnek teşkil ederek her semtte, her ilçede mutlaka böyle bir merkezin kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Teşvik etmek için ne kadar faydalı olduğunu örneklerle anlatmak gerekiyor. İnsanların hayatına çok değerli katkılar veren bu mütevazi yapıyı kurmaktan dolayı çok mutluyuz. Yaptığımız en önemli işlerden olduğunu düşünüyor; yapımında, faaliyetinde katkısı olan, bu hikayenin parçası olan herkese çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p><b>UZUN BİR VEDA</b></p>
<p>Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Başkanı Belgin Karavaş da merkezde verilen hizmetin hastalar ve hasta yakınları için hayati değere sahip olduğunu belirterek, “Bu hastalık en uzun veda denilen bir hastalık. Evlatlarının, sevdiklerinin isimlerini unutuyorlar, son evrede yemek yemeyi hatta yutkunmayı unutuyorlar maalesef. Hastaların yaşam kaliteleri düşerken hasta yakınları hatta tüm sosyal hayat bundan etkileniyor. Dolayısıyla Karşıyaka Belediyesi Gündüz Yaşam Merkezi verdiği hizmet ve oluşturduğu etki ile önemli bir ihtiyaca karşılık veriyor” ifadelerini kullandı. </p>
<p>Masal anlatıcı Sıla Topçam’ın performansının ardından Alzheimer hastalarının merkezde hazırladığı eserlerden oluşan sergi ziyarete açıldı.</p>
<p> </p>
<p>Öte yandan, Dünya Alzheimer Günü kapsamında Medicana International İzmir Hastanesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Arif Yüksel ve Nöroloji Uzmanı Dr. Ceyda Hayretdağ’ın katılımıyla Karşıyaka Belediyesi Bilge Çınarlar Sağlıklı Yaş Alma Merkezi’nde düzenlenen seminerde Alzheimer Farkındalığı ile ilgili bilgiler verildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/karsiyaka-belediyesi-gunduz-yasam-merkezi-hayatlari-degistirdi-407561">Karşıyaka Belediyesi Gündüz Yaşam Merkezi Hayatları Değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir Zabıtası rengi solan Türk Bayrağını yenisiyle değiştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-zabitasi-rengi-solan-turk-bayragini-yenisiyle-degistirdi-391753</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jul 2023 07:40:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bayrağını]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[rengi]]></category>
		<category><![CDATA[solan]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yenisiyle]]></category>
		<category><![CDATA[zabıtası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=391753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büyükşehir Zabıtası, İzmit’te eski balık halinin bulunduğu alanda asılı bulunan bayrağın renklerinin solduğunu görünce yenisiyle değiştirdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-zabitasi-rengi-solan-turk-bayragini-yenisiyle-degistirdi-391753">Büyükşehir Zabıtası rengi solan Türk Bayrağını yenisiyle değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Zabıtası, İzmit’te eski balık halinin bulunduğu alanda asılı bulunan bayrağın renklerinin solduğunu görünce yenisiyle değiştirdi</p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri vatandaşların huzuru için çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda devriye atan ekipler Salim Dervişoğlu Caddesi üzerinde bulunan eski balık hali bölgesindeki yapıda dalgalanan Türk Bayrağının rüzgar ve güneşin etkisiyle eskidiğini fark etti. Zabıta Şube Müdürlüğü ekipleri, al bayrağımızın yenisini tedarik ederek vatandaşlara ulaştırdı. Rengi solan eski bayrak yenisiyle değiştirildi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehir-zabitasi-rengi-solan-turk-bayragini-yenisiyle-degistirdi-391753">Büyükşehir Zabıtası rengi solan Türk Bayrağını yenisiyle değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem, ülke genelinde arz talep dengesini değiştirdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deprem-ulke-genelinde-arz-talep-dengesini-degistirdi-369296</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 11:18:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arz]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[dengesini]]></category>
		<category><![CDATA[Deprem]]></category>
		<category><![CDATA[genelinde]]></category>
		<category><![CDATA[talep]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369296</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Şubat’ta meydana gelen deprem 11 ildeki konut piyasasını direkt etkilerken, çevre iller ve 3 büyükşehir üzerinde de ciddi değişimlere sebep oldu. “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” Nisan raporuna göre Ankara’da satılık konut piyasasının canlandığı görülüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-ulke-genelinde-arz-talep-dengesini-degistirdi-369296">Deprem, ülke genelinde arz talep dengesini değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>6 Şubat’ta meydana gelen deprem 11 ildeki konut piyasasını direkt etkilerken, çevre iller ve 3 büyükşehir üzerinde de ciddi değişimlere sebep oldu. “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” Nisan raporuna göre Ankara’da satılık konut piyasasının canlandığı görülüyor.</strong></em></p>
<p>Emlak piyasasının nabzını tutan sahibinden.com, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) işbirliğiyle hazırladığı “sahibindex Kiralık ve Satılık Konut Piyasası Görünümü” raporunun yenisini yayınlandı. Rapora göre, <strong>satılık konut</strong> talebi endeksi Şubat’a kıyasla <strong>yüzde 3,6 yükseldi</strong>. Satılık konut fiyatlarındaki yıllık artış oranı ise Türkiye genelinde düşüş seyrine geçti. Benzer şekilde, konut piyasasındaki canlılık göstergesi olarak değerlendirilen ‘’satılan konutların satılık ilan sayısına oranı” da ülke genelinde ve üç büyükşehirde arttı. Ayrıca, konut piyasasında bir diğer canlılık ölçütü olarak kullanılan satılık konut ilanlarının ne kadar süre yayında kaldıklarını gösteren “kapatılan ilan yaşı” ise geçen aya kıyasla hem ülke genelinde hem de üç büyükşehirde kısaldı. Depremden en çok etkilenen illerde gözlenen veriler <strong>satılık konut sayısının</strong> bu illerde neredeyse<strong> üçte bir</strong>, <strong>konut talebinin</strong> ise <strong>yarıdan fazla</strong> düştüğünü göstermektedir. Bu illerde hem arz hem de talepte görülen azalma, fiyatlarda sınırlı bir artışla sonuçlandığı görülmektedir. </p>
<p><strong>Kiralık konut sayısının</strong> yine deprem bölgelerindeki illerde <strong>üçte birinden fazla düştüğü</strong> gözlemlendi. Bu illerdeki kiralık konut talebi ise önemli farklılıklar gösteriyor. Bu doğrultuda kiralık konut talep endeksi Adıyaman’da yüzde 49,7 azalırken Gaziantep’te yüzde 98,6 arttı. Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da kiralık konutlar sağlam binalarda yer aldığından konut talebindeki artış yüksek oranda fiyat artışlarına neden oldu, bu üç ilde kira fiyatları geçtiğimiz iki ayda iki katına yaklaştı. Fiyat artış oranları incelendiğinde Hatay’da yüzde 79,1 ve Kahramanmaraş’ta yüzde 88,9 gibi yüksek seviyelerde artış gözlemlendi. Malatya ise yüzde 93,2’lik oranla en yüksek fiyat artışının gerçekleştiği il oldu. </p>
<p><strong>Deprem bölgesinde arz azaldı fiyatlar arttı</strong></p>
<p>Deprem felaketi bölge illerdeki konut arzının önemli ölçüde düşmesine sebep oldu. Kiralık konut arzlarındaki toplam değişim oranları negatif anlamda yüzde 37,1 ve yüzde 89,4 olarak göze çarpıyor(Tablo 1). Gaziantep bu iller arasında konut arzının yüzde 37,1 oranla en az düştüğü il olmuştur. Osmaniye ve Hatay&#8217;daki kiralık ilan sayıları da yarıdan fazla düştü. Ne yazık ki depremden en çok etkilenen Malatya, Kahramanmaraş ve Adıyaman&#8217;daki kiralık konut arzındaki düşüşlerin yüzde 90&#8217;a ulaştığı gözlendi.</p>
<p>Bu illerdeki konut arzındaki düşüşe karşılık konut talebinde çok farklı seyirler görülmektedir. Kiralık konut talebi Adıyaman’da neredeyse yarıya düştü. Buna karşılık Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay ve Malatya kiralık konut talebinin arttığı iller olarak öne çıkıyor. Gaziantep ise konut talebinin neredeyse iki katına çıkmasıyla diğer illerden ayrışıyor.</p>
<p>Değişen arz talep dengesi doğal olarak fiyatlara da yansıyor (Tablo 2). En yüksek fiyat artışı görülen il Malatya iken en az artış yaşanan il ise Muğla olarak dikkat çekiyor. </p>
<p>Yüksek kira artış oranında Malatya’yı takip eden iller ise Trabzon, Kahramanmaraş, Denizli ve Ordu oldu. En düşük kira artışının görüldüğü iller de İstanbul, Van, Erzurum ve Diyarbakır oldu.</p>
<p><strong>Satış fiyatları artışı yavaşladı</strong></p>
<p>Satılık konut fiyatlarındaki yıllık artış oranı Türkiye genelinde düşüş seyrine geçti. (Şekil 1). Şubat’ta yüzde 131,6 olan yıllık fiyat artışı Mart’ta yüzde 122’ye gerilediği gözlemlendi. Mart ayında depremin etkilerinin ortadan kalkmadığı ancak, Mart&#8217;ta baz etkisinin daha baskın olmasından dolayı yıllık fiyat artış hızı geriledi. </p>
<p>Şubat ayındaki değerle kıyaslandığında, satılık konut cari fiyatlarındaki yıllık artış oranının üç büyükşehirde düştüğü görülüyor. Şubat’tan Mart’a yıllık artış oranı İstanbul’da yüzde 127’den yüzde 112,6’ya, Ankara’da yüzde 141,7’den yüzde 138,3’e, İzmir’de ise yüzde 133,5’ten 124,8’e geriledi. </p>
<p><strong>Satılan konut sayısının satılık ilan sayısına oranı en çok Ankara’da yükseldi</strong></p>
<p>Satılan konutların toplam satılık ilan sayısına oranı üç büyük ilde de yükseldi (Şekil 2). Bu oran geçen aya kıyasla İstanbul’da 0,3 puan, Ankara’da 1,7 puan, İzmir’de ise 0,1 puan arttı. Mart ayının verilerine göre satılan konutların toplam satılık ilan sayısına oranı İstanbul’da yüzde 4,6, Ankara’da yüzde 7,6, İzmir’de ise yüzde 4,6 oldu.</p>
<p><strong>Yıllık reel satış fiyatı artış oranı Ankara’da artarken İstanbul’da ve İzmir’de düştü</strong></p>
<p>Reel satış fiyatı yıllık artış oranı Ankara’da artarken İstanbul’da ve İzmir’de azaldı. Reel satış fiyatı yıllık artış oranı Şubat’tan Mart’a Ankara’da 2,6 yükseldi, İstanbul’da 5,1 puan, İzmir’de ise 1,2 puan düştü. Satılık konut reel fiyatlarındaki yıllık artış oranı İstanbul&#8217;da yüzde 41,2, Ankara&#8217;da yüzde 58,3 ve İzmir&#8217;de yüzde 49,3 olarak kaydedildi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deprem-ulke-genelinde-arz-talep-dengesini-degistirdi-369296">Deprem, ülke genelinde arz talep dengesini değiştirdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
