<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>değişiklik | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/degisiklik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degisiklik</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Dec 2025 12:15:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>değişiklik | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degisiklik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geyve Belediyesi İdari Birim Yapısında Değişiklik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/geyve-belediyesi-idari-birim-yapisinda-degisiklik-599784</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 12:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[birim]]></category>
		<category><![CDATA[dari]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[geyve]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yapısında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geyve Belediyesi, hizmetlerin daha etkin, hızlı ve verimli yürütülmesi amacıyla idari birim yapısında düzenlemeye gitti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geyve-belediyesi-idari-birim-yapisinda-degisiklik-599784">Geyve Belediyesi İdari Birim Yapısında Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geyve Belediyesi, hizmetlerin daha etkin, hızlı ve verimli yürütülmesi amacıyla idari birim yapısında düzenlemeye gitti.</p>
<p>Yapılan değişikliklerle birlikte bazı müdürlüklerin görev ve yetki alanları yeniden tanımlanırken, organizasyon şeması güncellendi.</p>
<p>Belediyeden yapılan açıklamada, idari yapılanmadaki değişikliklerin vatandaş odaklı hizmet anlayışını güçlendirmek ve kurumsal işleyişi daha verimli hale getirmek amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Yeni düzenleme kapsamında ihtiyaç duyulan alanlarda yeni görev dağılımları yapıldı.</p>
<p>Geyve Belediye Başkanı Selçuk Yıldız yaptığı değerlendirmede, “Belediyemizin hizmet kalitesini artırmak ve kaynakları daha etkin kullanmak adına idari yapımızı gözden geçirdik. Yapılan düzenlemelerle hem kurumsal koordinasyonu güçlendirmeyi hem de vatandaşlarımıza sunulan hizmetleri daha hızlı hale getirmeyi hedefliyoruz,” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yeni idari yapı ile birlikte müdürlükler arası koordinasyonun artırılması, karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve personelin uzmanlık alanlarına göre daha etkin şekilde görevlendirilmesi amaçlanıyor. Düzenlemelerin önümüzdeki süreçte belediye hizmetlerine olumlu yansıması bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/geyve-belediyesi-idari-birim-yapisinda-degisiklik-599784">Geyve Belediyesi İdari Birim Yapısında Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İthal Otomobil Vergilerinde Fiyatlar Artıyor, İndirimler Geliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ithal-otomobil-vergilerinde-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-579583</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 11:51:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[ndirimler]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[thal]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>
		<category><![CDATA[vergilerinde]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=579583</guid>

					<description><![CDATA[<p>22 Eylül 2025’te açıklanan ve Kasım sonunda yürürlüğe girecek yeni gümrük vergisi düzenlemesi, Türkiye otomobil pazarında dengeleri değiştiriyor. AB ülkeleri avantajını sürdürürken, Japonya, ABD ve Çin menşeli araçlar için vergi artışı gündemde. Sektör temsilcileri, ithal araç fiyatlarında büyük indirimler ve zamların kapıda olduğunu belirtiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ithal-otomobil-vergilerinde-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-579583">İthal Otomobil Vergilerinde Fiyatlar Artıyor, İndirimler Geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiden ABD ve Çin gibi ülkelere özel olarak uygulanan ek vergiler değiştirildi. Yeni sistemle, Avrupa Birliği ve STA dışındaki tüm ülkelerden gelen araçlar için motor tipine göre standart bir &#8220;ilave vergi&#8221; getiriyor. Mevcut yüzde 10&#8217;luk gümrük vergisine ek olarak uygulanacak yeni oranlar şöyle oldu:</p>
<p>• Konvansiyonel (ICE) ve Hibrit (HEV): +%25 (minimum 6.000 $)<br />
• Plug-in Hibrit (PHEV): +%30 (minimum 7.000 $)<br />
• Tam Elektrikli (BEV): +%30 (minimum 8.500 $)</p>
<p><strong>BİRÇOK POPÜLER OTOMOBİL YENİ DÜZENLEMEDEN ETKİLENİYOR</strong></p>
<p>Konuyla ilgili araştırma verilerini yayınlayan LenaCars’ın Genel Müdürü Selçuk Nazik, vergi oranlarındaki bu değişimin, Türkiye&#8217;de satılan birçok popüler markayı ve modeli doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/ithal-otomobil-vergilerinde-buyuk-degisiklik-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-0-hSgD5vBd.png" /></p>
<p><strong>HANGİ MODELLER UCUZLAYACAK, HANGİLERİ ZAMLANACAK?</strong></p>
<p>Değerlendirmelerini paylaşan Nazik, “Yeni düzenlemenin yüzünü güldürdüğü iki ülke var: ABD ve Çin.ABD: Önceden yüzde 70 gibi ezici bir vergi yükü altında olan ABD menşeli araçlar için adeta tabiri caizse bir piyango vurdu. Toplam vergi oranının yüzde 35-yüzde 40 bandına gerilemesiyle birlikte BMW X Serisi, Mercedes GLE/GLS, Ford Mustang, Jeep’in lüks modelleri gibi araçlarda ciddi fiyat avantajları doğması bekleniyor. Çin: Türkiye pazarını domine etmeye başlayan Çin markaları için de çifte bayram var. Yüzde 50&#8217;ye varan toplam vergi oranları, yeni düzenleme ile yüzde 35-yüzde 40 seviyesine iniyor. Bu indirim, zaten agresif bir fiyat politikası izleyen Chery, MG, BYD gibi markaların elini daha da güçlendirecek ve pazar paylarını artırmalarına yardımcı olacak” dedi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/ithal-otomobil-vergilerinde-buyuk-degisiklik-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-1-u59SBDUm.png" /></p>
<p><strong>EN BÜYÜK KAYBI JAPON OTOMOBİLLERİ YAŞAYACAK</strong></p>
<p>Öte yandan düzenlemenin bazıları için fırsat yaratırken, bazıları içinse soğuk duş etkisi yarattığını aktaran Nazik, en büyük mağdurun Japonya olduğunu belirterek, &#8220;Değişimin en büyük mağduru şüphesiz Japonya oluyor. Yüzde 10 gibi oldukça avantajlı bir gümrük vergisine sahip olan Japon menşeli araçların vergisi, yüzde 35-yüzde 40 seviyelerine yükseldi. Bu üç kattan fazla artış, Türkiye&#8217;de çok sevilen Toyota,Honda, Nissan, Suzuki, Subaru gibi markaların modellerinde kaçınılmaz fiyat artışlarını beraberinde getirecek. Meksika ve Afrika’dan gelen ve yüzde 10&#8217;luk vergi diliminde olan Audi Q5 (Meksika) ve Volkswagen Polo (Güney Afrika) gibi modeller de artık yüzde 35&#8217;i aşan yeni vergi oranlarıyla karşı karşıya kalacak. Bu durum, bu modellerin fiyat etiketlerine zam olarak yansıyacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/09/ithal-otomobil-vergilerinde-buyuk-degisiklik-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-2-nnGyhDek.jpeg" /></p>
<p>Japon markalarının ya fiyat artışına giderek satışlarında düşüş riskiyle karşılaşması ya da Türkiye&#8217;ye Avrupa fabrikalarından araç getirme gibi alternatif stratejiler geliştirmesi gerektiğini belirten Genel Müdür Selçuk Nazik, &#8220;Sonuç olarak, Kasım sonundan itibaren otomobil almayı düşünen tüketicilerin bu yeni vergi denklemini dikkatle incelemesi gerekiyor. Piyasada yaşanacak bu dalgalanma, önümüzdeki dönemin en çok konuşulan konusu olmaya aday” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ithal-otomobil-vergilerinde-fiyatlar-artiyor-indirimler-geliyor-579583">İthal Otomobil Vergilerinde Fiyatlar Artıyor, İndirimler Geliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tütün Üretim ve Ticareti Yönetmeliğinde Değişiklik: Belge Ücretlerine Büyük Artış</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tutun-uretim-ve-ticareti-yonetmeliginde-degisiklik-belge-ucretlerine-buyuk-artis-561516</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 09:27:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[artış]]></category>
		<category><![CDATA[belge]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[ticareti]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[ücretlerine]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeliğinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, "Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"te yaptığı değişiklikleri 6 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlayarak duyurdu. Yapılan düzenlemeyle, Tesis Kurma Uygunluk Belgesi ücreti 15 bin TL’den 150 bin TL’ye çıkarıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutun-uretim-ve-ticareti-yonetmeliginde-degisiklik-belge-ucretlerine-buyuk-artis-561516">Tütün Üretim ve Ticareti Yönetmeliğinde Değişiklik: Belge Ücretlerine Büyük Artış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan &ldquo;Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik,&rdquo; bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Değişiklikler, 4 Kasım 2010 tarihli ve 27749 sayılı yönetmeliği kapsıyor.</p>
<p>Yönetmelikte, &ldquo;tütün mamulü kutularını&rdquo; ifadesi &ldquo;kutuyu&rdquo; olarak sadeleştirildi ve &ldquo;tütün mamulü üreticisi şirket/firma tarafından&rdquo; ibaresi kaldırıldı. &ldquo;Filtre&rdquo; (nikotin tutan sigara ucu) ve &ldquo;piyasaya arz ambalajı&rdquo; (iç ambalajdan koliye kadar tüm ambalajlar) tanımları yönetmeliğe dahil edildi.</p>
<p>Üretim tesislerinde farklı kategorilerde üretim için Bakanlık izni zorunlu hale getirilirken, ortak makine ve alan kullanımı yasaklandı.</p>
<p>Ürün izleme sistemi kurulumunda Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü ile koordinasyon zorunlu kılındı. Ek hammadde ve mamul ambarları için Bakanlık izni şartı getirildi, ancak mevcut ambarlar için eski bildirimler geçerli sayılacak.</p>
<p><strong>BAŞVURU BEDELLERİ ARTIRILDI</strong></p>
<p>Tesis Kurma Uygunluk Belgesi için 15 bin TL’den 150 bin TL’ye, diğer belgeler için de benzer oranlarda yükseltmeler yapıldı.</p>
<p>Yönetmeliğin ihraç ambalajı ve bazı fıkralar 6 Kasım 2025’te uygulanacağı bildirildi.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tutun-uretim-ve-ticareti-yonetmeliginde-degisiklik-belge-ucretlerine-buyuk-artis-561516">Tütün Üretim ve Ticareti Yönetmeliğinde Değişiklik: Belge Ücretlerine Büyük Artış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Arı &#8220;Bu Şehrin Kaderinde Değişiklik Koşuşturmacası İçerisindeyiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-ari-bu-sehrin-kaderinde-degisiklik-kosusturmacasi-icerisindeyiz-558437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2025 14:24:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arı]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[içerisindeyiz]]></category>
		<category><![CDATA[kaderinde]]></category>
		<category><![CDATA[koşuşturmacası]]></category>
		<category><![CDATA[şehrin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nevşehir Belediye Başkanımız Rasim Arı, belediye ekipleri tarafından yürütülen projeleri yerinde incelemelerde bulunarak Nevşehir’e yeni müjdeler verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ari-bu-sehrin-kaderinde-degisiklik-kosusturmacasi-icerisindeyiz-558437">Başkan Arı &#8220;Bu Şehrin Kaderinde Değişiklik Koşuşturmacası İçerisindeyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nevşehir Belediye Başkanımız Rasim Arı, belediye ekipleri tarafından yürütülen projeleri yerinde incelemelerde bulunarak Nevşehir’e yeni müjdeler verdi.</p>
<p>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, altyapı çalışmaları tamamlanan ve üstyapı çalışmalarına geçilerek konforlu bir yol ağı olacak olan Güzelyurt Mahallesi Esenler Caddesi’ni, Mostar Köprüsü yanında yapılacak sosyal donatılar ile yüzme havuzu, spor kompleksi ve gösteri alanı yapım çalışmalarını ziyaret etti. Başkan Arı, her üç çalışmanın büyük ölçüde tamamlandığını ifade ederek, periyodik zaman dilimlerinde hizmete açacaklarını söyledi.</p>
<p>Nisan ayından itibaren şantiye alanına dönen Nevşehir’de yürütülen projelerin yapım çalışmalarını yerinde inceleyen Başkan Rasim Arı, hem hızlı hem de kaliteli hizmet ulaştırmak adına kentin dört bir yanını denetlemeye devam ediyor.</p>
<p>Güzelyurt Mahallesi Esenler Caddesi’nde devam eden üstyapı çalışmalarını yerinde inceleyen Başkan Arı, Nevşehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen alanları ziyaret ederek yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Şehrin bütün arterleri ve farklı mahallelerinde yol ve yaya kaldırımı yapımı, bakım ve onarımı, park yenileme, temizlik ve altyapı yenileme çalışmaları devam ederken şantiye alanına dönen Nevşehir’de Belediye ekipleri ve ilgili müdürlükler tarafından çalışmalar titizlikle devam ediyor.</p>
<p>Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı “Nevşehir’de insan odaklı ve erişilebilir bir belediye gerçeğiyle hareket ediyoruz. Her yaştan vatandaşlarımızın faydalanabileceği projeler, kentimizdeki sosyal yaşamı zenginleştirecek ve daha kaliteli bir geleceğe katkı sunacak. Bu önemli projeleri en kısa sürede halkımızla buluşturmak için sabırsızlanıyoruz. Mostar Köprüsü yanında oluşturacağımız sosyal donatılar ve Türkiye’de sadece birkaç noktada bulunan projeler on binlerce turistin bu şehre gelmesine olanak sunarak katkı sağlamasına imkan verecek. Üçü bir arada yapacağımız projelerle çocuklara yüzme imkanı sağlamak ve eğitim vermek maksadıyla Ağustos ayının ilk haftasında Yüzme Havuzumuzu açıyoruz. Diğer bir projemiz yine aynı alan içinde spor salonu olarak bir tesis daha bu şehre kazandırıyoruz. Son eksikliklerini gidererek yakın zamanda açıp kardeşlerimizin uygun fiyatlarla faydalanabilecekleri ve spor yapmalarına imkan sağlayacak şartları oluşturuyoruz. Sık sık söylüyoruz biz sadece bu şehri imar etmiyoruz, beraberinde fiziksel değişimin yanında zihinsel değişimi de sağlıyoruz. Belediyemiz uhdesinde oluşturacağımız salon bu şehrin gençlerinin ve vatandaşlarının sağlıklı ve güvenli koşullarda spor yapmalarına imkan oluşturacak. Mostar Köprüsü’nün olduğu noktada en önemli projelerimizden bir tanesini daha hayata geçireceğiz. Madem burasını turizm adası ilan ettik, turizmi canlandırıyoruz, hem atıl vaziyetten kurtaracağız hem de on binlerce turistin on binlerce insanın buraya gelmesini sağlayacak sadece Nevşehir’den değil sadece turistler değil beraberinde civar illerden gelecekleri, rezervasyon yaparak akın akın misafir kabul edeceğimiz bir alan haline dönüştürüyoruz. 30 Ağustos tarihinde burayı hizmete açıyoruz. Gösteri alanına dönüşecek bu alan sosyal boyut da şehrimize büyük değer katacak. Biz gece gündüz çalışarak bu şehrin kaderini değiştirecek işlere ve projelere imza atıyoruz. Nevşehir tarihinin en büyük altyapı ve üstyapı hamlesini yapıyoruz. 30-40 yıllık boruları değiştirerek bu şehrin güvenli ve sağlıklı su içmesine ve altyapı sorunlarının ortadan kalkmasına imkan sağlayacak projeler geliştiriyoruz. 20-25 yıldır parke taşlarla oluşturulmuş bir şehri asfalta dönüştürerek katma değer katıyoruz. Biz makule göre davranıyoruz. Bu şehrin kaderinde değişiklik koşuşturmacası içerisindeyiz. Biz bize güvenenleri mahcup etmeden bu şehrin gelecek yüzyıllarına katkı sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-ari-bu-sehrin-kaderinde-degisiklik-kosusturmacasi-icerisindeyiz-558437">Başkan Arı &#8220;Bu Şehrin Kaderinde Değişiklik Koşuşturmacası İçerisindeyiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EPDK’dan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epdkdan-elektrik-piyasasi-lisans-yonetmeliginde-degisiklik-558010</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[epdkdan]]></category>
		<category><![CDATA[lisans]]></category>
		<category><![CDATA[piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmeliğinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=558010</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2 Kasım 2013 tarihli ve 28809 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 57. maddesinde değişikliğe gitti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epdkdan-elektrik-piyasasi-lisans-yonetmeliginde-degisiklik-558010">EPDK’dan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle, önlisans sahibi tüzel kişilerin ortaklık yapılarındaki dolaylı pay sahipliği değişiklikleri düzenlendi.</p>
<p>Yönetmelik değişikliği, 57. maddenin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerini kapsarken, yeni düzenlemeye göre yurt dışında kurulmuş ortakların ortaklık yapılarında kontrol değişikliği oluşturmayacak dolaylı pay sahipliği değişiklikleri, önlisans sahibi tüzel kişinin mevcut ortakları arasında, rüçhan haklarının kullanımına bağlı olarak kontrol değişikliği oluşturmayan doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısı değişiklikleri, düzenleme kapsamına alındı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/epdkdan-elektrik-piyasasi-lisans-yonetmeligi-degisikligi-0-xghIYj3Q.png" /></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epdkdan-elektrik-piyasasi-lisans-yonetmeliginde-degisiklik-558010">EPDK’dan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÖTV Oranlarında Değişiklik! Araç Alacaklar İçin Yeni Düzenlemeler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/otv-oranlarinda-degisiklik-arac-alacaklar-icin-yeni-duzenlemeler-555827</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jul 2025 13:27:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[oranlarında]]></category>
		<category><![CDATA[ötv]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555827</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBMM'den geçen yeni düzenlemeyle ÖTV matrahları ve oranlarında köklü değişiklikler yapıldı. Bazı araçların vergisi artarken, savunma ve güvenlik alanında kullanılacak yerli araçlar vergiden muaf tutulacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otv-oranlarinda-degisiklik-arac-alacaklar-icin-yeni-duzenlemeler-555827">ÖTV Oranlarında Değişiklik! Araç Alacaklar İçin Yeni Düzenlemeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu&#8217;nda kabul edildi. Yeni düzenleme ile Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu’nda kapsamlı değişiklikler yapıldı. Bazı otomobil sınıflarının matrah eşikleri ve ÖTV oranları yeniden belirlendi.</p>
</div>
<div>
<p>Yapılan değişiklikle, yerli katkı oranı en az yüzde 40 olan binek otomobiller, kamyon ve kamyonetler ile arazi taşıtları ve motosikletlerin, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından kullanılmak üzere ilk iktisabı ÖTV&#8217;den muaf tutulacak. <strong>Yerli üretimi bulunmayan hafif ticari araçlar</strong> da bu muafiyet kapsamına girecek.</p>
</div>
<div>
<p>Kanunla birlikte Cumhurbaşkanı’na, II sayılı listedeki taşıtlar için ÖTV oranlarını ve matrahlarını 3 katına kadar artırma veya sıfıra indirme yetkisi verildi. Bu oranlar, aracın motor hacmi, elektrik menzili ve batarya kapasitesine göre farklılaştırılabilecek.</p>
</div>
<div>
<p>Bazı fosil yakıtla çalışan binek otomobiller ile hem fosil yakıt kullanan hem de elektrik motoru bulunan bazı hibrit otomobillerin ÖTV matrah eşiklerinde ve oranlarında değişikliğe gidiliyor. Buna göre, motor silindir hacmi ve elektrik motor gücüne göre alınacak ÖTV oranları, yüzde 80 ile yüzde 220 arasında değişecek.</p>
</div>
<div>
<p>Kamyonet cinsi araçlardan arazi taşıtı sınıfında olan ve azami yük kütlesi 3 bin 500 kilogramı geçmeyen arazi taşıtları için ÖTV oranı yüzde 50 olarak uygulanacak.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/otv-oranlarinda-degisiklik-arac-alacaklar-icin-yeni-duzenlemeler-555827">ÖTV Oranlarında Değişiklik! Araç Alacaklar İçin Yeni Düzenlemeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATM’lerde Değişiklik: Kartınızı Takınca Bu Uyarı Görünebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atmlerde-degisiklik-kartinizi-takinca-bu-uyari-gorunebilir-555193</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 10:03:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[atmlerde]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[görünebilir]]></category>
		<category><![CDATA[kartınızı]]></category>
		<category><![CDATA[takınca]]></category>
		<category><![CDATA[uyarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Artan dijital dolandırıcılık vakalarının ardından bankalar, mobil uygulamalarda zorunlu olan 6 ayda bir şifre yenileme uygulamasını ATM’lere de getirmeye başladı. Buna göre, kullanıcılar kartlarını ATM’ye taktıklarında yeni şifre belirlemeleri istenecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atmlerde-degisiklik-kartinizi-takinca-bu-uyari-gorunebilir-555193">ATM’lerde Değişiklik: Kartınızı Takınca Bu Uyarı Görünebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Bankacılık sektöründe <strong>dijital güvenlik</strong> önlemleri genişletiliyor. Son yıllarda ciddi artış gösteren <strong>internet dolandırıcılığı vakaları</strong> nedeniyle, <strong>mobil bankacılık uygulamalarında</strong> zorunlu olan “<strong>6 ayda bir şifre değişikliği</strong>” artık <strong>ATM cihazları üzerinden yapılan kartlı işlemler</strong> için de geçerli olacak.</p>
</div>
<div>
<p><b>Şifre değiştirmeyen kullanıcılar uyarılacak</b></p>
</div>
<div>
<p>Sözcü&#8217;nün haberine göre, yeni düzenleme kapsamında, uzun süredir kart şifresini değiştirmeyen kullanıcılar <strong>ATM üzerinden işlem yapmak istediklerinde</strong> bir uyarı ekranı ile karşılaşacak. Bu kullanıcılar, mevcut şifreleriyle giriş yaptıktan sonra <strong>yeni bir şifre belirlemek üzere yönlendirilecek.</strong></p>
</div>
<div>
<p><b>Son 3 şifre kullanılamayacak</b></p>
</div>
<div>
<p>Mobil uygulamalarda olduğu gibi, <strong>ATM’lerde de şifre güvenliği</strong> artırılacak. Kullanıcılar, <strong>önceki 3 şifreden herhangi birini</strong> yeni şifre olarak kullanamayacak. Böylece <strong>şifre tahmini ve tekrar eden kombinasyonların</strong> önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>Dolandırıcılık vakaları tetikledi</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Kredi kartı ve banka kartı kullanım oranlarındaki artış</strong>, dolandırıcıların da dijital alana yönelmesine neden oldu. Geleneksel yöntemleri bırakan dolandırıcılar, artık çoğunlukla <strong>mobil uygulamalar ve internet bankacılığı üzerinden</strong> faaliyet gösteriyor.</p>
</div>
<div>
<p>Bu nedenle bankalar, dijital güvenliği artırmak için kullanıcıların <strong>şifrelerini düzenli olarak değiştirmelerini</strong> zorunlu hale getiriyor. Uygulama şimdiye kadar yalnızca mobil şubelerde geçerliydi, ancak bu durum artık değişiyor.</p>
</div>
<div>
<p><b>81 ilde devreye alınacak</b></p>
</div>
<div>
<p><strong>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)</strong> tarafından henüz resmi bir tebliğ yayımlanmamış olsa da, sektör kaynaklarına göre <strong>çok sayıda banka</strong>, bu uygulamayı <strong>önümüzdeki hafta itibarıyla Türkiye genelinde</strong> hayata geçirecek.</p>
</div>
<div>
<p>Türkiye genelinde 81 ilde geçerli olacak uygulama, özellikle yaşlı kullanıcılar ve dijital güvenliğe dikkat etmeyen kitleler için bir <strong>önleyici tedbir</strong> olarak değerlendiriliyor.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atmlerde-degisiklik-kartinizi-takinca-bu-uyari-gorunebilir-555193">ATM’lerde Değişiklik: Kartınızı Takınca Bu Uyarı Görünebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yumurta Tebliğinde Değişiklik: A Sınıfı Yumurtalara Tüketim Tarihi Şartı Getirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yumurta-tebliginde-degisiklik-a-sinifi-yumurtalara-tuketim-tarihi-sarti-getirildi-555060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 08:03:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[getirildi]]></category>
		<category><![CDATA[şartı]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfı]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[tebliğinde]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Yumurta Tebliği’nde yapılan değişiklikleri Resmi Gazete’de yayımladı. Yeni düzenlemeler, yumurta sınıflandırma, etiketleme ve pazarlama standartları güncelleniyor. Tebliğe uyum tarihi 31 Aralık 2025 olarak belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yumurta-tebliginde-degisiklik-a-sinifi-yumurtalara-tuketim-tarihi-sarti-getirildi-555060">Yumurta Tebliğinde Değişiklik: A Sınıfı Yumurtalara Tüketim Tarihi Şartı Getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tebliğ, yumurta üretim, sınıflandırma, etiketleme ve pazarlama süreçlerinde Avrupa Birliği mevzuatına uyumu hedefleyen düzenlemeler içeriyor.</p>
<p>Tebliğ, Tarım ve Orman Bakanı tarafından yürütülerek, yumurta sektöründe kalite, şeffaflık ve tüketici güvenliğinin artırılması amaçlandı.</p>
<p>Yumurtaların gıda sanayiine gönderilmesine ilişkin ifadelerin netleştirildiği tebliğde, gıda katkı maddeleri, bulaşanlar, pestisit kalıntı limitleri ve mikrobiyolojik kriterlere dair yönetmelik referansları güncellendi.</p>
<p><strong>ETİKETLEME VE SINIFLANDIRMA&#8230; ESKTRA TAZE YUMURTALARDA SON TÜKETİCİYE ULAŞIM 4 GÜN</strong></p>
<p>A sınıfı yumurtalarda “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadesi zorunlu hale geldi. Yumurtlama tarihinden itibaren 28 gün içinde son tüketiciye ulaşması ve 10 gün içinde sınıflandırılıp paketlenmesi gerektiğinin altı çizildiği tebliğde, ekstra taze yumurtalar için bu süre 4 gün olduğu belirlenirken, 10 gün içinde işaretlenmeyen A sınıfı yumurtalar B sınıfı olarak değerlendirileceği kaydedildi.</p>
<p>Bu arada yumurtaların saklama sıcaklığı (+5)-(+8) °C olarak düzeltildi.</p>
<p>Kalite standartları konusunda da paketleme öncesi kalite kusurlu yumurta oranı yüzde 5, pazarlama ve satış aşamalarında yüzde 7 olarak belirlendi.</p>
<p>Gıda işletmecilerinin bu tebliğe uyum süreci olarak 31 Aralık 2025 olacağı kararlaştırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yumurta-tebliginde-degisiklik-a-sinifi-yumurtalara-tuketim-tarihi-sarti-getirildi-555060">Yumurta Tebliğinde Değişiklik: A Sınıfı Yumurtalara Tüketim Tarihi Şartı Getirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resmi Gazete’de Malvarlığı Dondurma Listesinde Değişiklik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/resmi-gazetede-malvarligi-dondurma-listesinde-degisiklik-545568</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2025 09:41:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[dondurma]]></category>
		<category><![CDATA[gazetede]]></category>
		<category><![CDATA[listesinde]]></category>
		<category><![CDATA[malvarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[resmi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda, malvarlığı dondurma listesinde yapılan değişiklikler, Resmi Gazete’de yayımlanan 9977 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/resmi-gazetede-malvarligi-dondurma-listesinde-degisiklik-545568">Resmi Gazete’de Malvarlığı Dondurma Listesinde Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete’nin 17 Haziran 2025 tarihli sayısında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1267 (1999), 1988 (2011), 1989 (2011) ve 2253 (2015) sayılı kararlarıyla listelenen kişi, kuruluş veya organizasyonların malvarlığının dondurulmasına ilişkin 30 Eylül 2013 tarihli ve 2013/5428 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın ek (1) sayılı listesinde değişiklik yapıldı.</p>
<p>Bugünkü Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan değişiklik, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri doğrultusunda terörizmle mücadele kapsamında atılan adımlardan biri olarak değerlendirildi.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/06/17/screenshot-2025-06-17-at-10-13-26-layout-1-20250617-4-pdf-1750144458-83-x750.png"></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/resmi-gazetede-malvarligi-dondurma-listesinde-degisiklik-545568">Resmi Gazete’de Malvarlığı Dondurma Listesinde Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 13:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hükmünde]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kararnamede]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında açıklama yaptı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269">663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı.</p>
<p>TBMM Başkanlığı’na 5 Şubat 2024 günü sunulan Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 8 Şubat 2024’te TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’ndan iktidar partilerinin oylarıyla değişiklik yapılmadan geçirildi. Bu süreçte komisyonda bulunarak itirazlarımızı dile getirdik ancak ne bizim ne de değişiklik önerisi yapan milletvekillerinin önerileri kabul edildi.</p>
<p>Hekimler olarak, aylıkları açlık ve yoksulluk sınırının altında kalan emekli hekimlerle ilgili düzenlemenin ve çalışan hekimlerin ücretlerinin emekliliğe yansımasının TBMM gündemine alınmasını beklerken; yine hekimlere/sağlık emekçilerine ve dolayısıyla toplum sağlığına gelecekte önemli derecede zarar verecek bir kanun teklifi herhangi bir değerlendirmeye fırsat vermeyecek kadar kısa sürede ve tam da Şubat 2023 depremlerinin yıldönümünde önümüze geldi.</p>
<p>Kanun teklifi ile ilgili komisyonda temsilcimiz söz aldığında düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerine uygun olarak yapılmadığını da belirtmiş bunun üzerine komisyon başkanı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesine bakmadığını ancak gerekçesi ne olursa olsun asla <em>“Kanunu şöyle yapacaksınız”</em> diye kendilerine tarif edemeyeceğini belirtmiştir. Mevzuat düzenlemesinde gerekirse Anayasa Mahkemesi’nin de tanınmayacağını söyleyen bu sözler ne yazık ki skandal niteliğindedir. Bu çalışmanın komisyon başkanı dahil sunanlarca bilinmediğini gösteren durum ise kanun teklifinin gerekçesinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının gereklerinin yerine getirildiği yazmasıdır.</p>
<p>Bu kanun teklifinin, toplumun sağlıksızlaşması pahasına özel sermayenin kârını ve tekelleşmesini amaçlayan sağlık politikalarının uygulanması için hekimlerin üzerindeki tahakkümü artırmanın ve son aylarda daha da belirginleşen Anayasa tanımazlığın devamı olduğu net bir şekilde görülmektedir. Meslektaşlarımızın haklarının daha fazla zarar görmemesi adına kanun teklifine yönelik her türlü girişimde bulunacağımızı ifade ediyoruz.</p>
<p>Sağlıklı koşullarda çalışıp haklarımızı alabildiğimiz, toplum sağlığını korumayı önceleyen bir sağlık sistemini mümkün kılana dek Türk Tabipleri Birliği olarak hekimler/sağlık emekçileri ve toplumla birlikte itirazlarımızı yükseltecek, kanun Meclis’te görüşülürken de itiraz ve görüşlerimizi dile getirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Kanun teklifinin hekim meslektaşlarımızı yakından ilgilendiren maddelerine ilişkin görüşlerimiz aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.</p>
<p><strong>1.</strong> Teklifin <strong>6, 7 ve 8. maddelerinde </strong>1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nda değişiklik yapılması önerilmektedir.</p>
<p>Anılan kanunun mevcut 6. maddesinde, ilaç ruhsatlandırması öncesinde Sağlık Bakanlığı’na başvurunun ne şekilde yapılacağı belirtilmekte; başvuru dilekçesi ile birlikte müstahzarın numunesinin de gönderilmesi hüküm altına alınmıştır. 7. maddesinde ise bu numunelerin Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvarlarda tetkik ve tahlil edilerek maddede yazılı şartların varlığı halinde izin verileceği düzenlenmektedir. 8. maddesinde de yabancı memleketlerden getirilen müstahzarlar için ruhsatlandırma işlemlerinde dilekçe ekinde verilecek beş numune ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.</p>
<p>Teklif metninde bakanlığa ruhsatlandırma öncesinde tahlil edilmek üzere numunelerin gönderilmesinden vazgeçilmektedir. Bunun gerekçesi ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılarak hastaların ilaca daha hızlı erişiminin temini ve <em>“ürünün ruhsatlandırma süreci içinde, üretici </em><em>tarafından yapılan analizlere ek olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yeniden analiz edilmemesinin, ürünün kalite ve güvenliği üzerinde herhangi bir risk oluşturmadığı”</em> şeklinde gösterilmiştir. Ruhsat sürecinin tamamlanması sonrasında analiz yapılması öngörülerek olması gereken ruhsatlandırma basamakları tersine çevrilirken; böyle bir risk olmadığının söylenebilmesi, bu savın ancak bilimsel bilgiyle desteklenmesi ile mümkün olabilir. Kaldı ki risk olmadığının kabulü halinde de ruhsatlandırma sonrasında analiz yapılması tümüyle gereksiz olacaktır. İlaç araştırmalarının sonunda ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılmasından daha önemli olan, etkililik ve güvenilirlik çalışmalarının tamamlanması ve toplum sağlığının korunması, en küçük bir riskin dahi bertaraf edilmesidir. Bu süreç sayesinde tüm ilaçların etkililiği ve güvenliliği daha büyük oranda güvence altına alınıyorsa, “gecikme” yararlıdır. Bu tetkiklerin ruhsat aşamasından sonra yapılması, bu arada zarar görebilecek kişiler için geri dönüşsüz sonuçlara yol açabilecektir. Teklif bu haliyle Anayasa’nın 2, 17 ve 56. maddelerine aykırıdır.</p>
<p>2. Teklifin <strong>9. maddesinde </strong>1262 sayılı kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında değişiklik yapılarak bakanlıkça başvuru üzerine mevzuatta belirlenen süre içinde cevap verileceğine dair düzenleme yerine ruhsatname düzenleneceği belirtilmektedir.</p>
<p>Teklif bu haliyle başvurunun mutlak surette “ruhsatname verilmesi” ile sonuçlandırılacağı anlamını taşımakta, idarenin değerlendirme ve takdir yetkisini tümüyle ortadan kaldırmaktadır. İlacın numuneleri tetkik edilmeden piyasada satıldığı dönemde oluşacak zararların sorumluluğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı, ön onay benzeri bir mekanizmanın da tarif edilmediği görülmektedir.</p>
<p>3. Teklifin<strong> 15. maddesinde</strong> 209 sayılı kanunun 5. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir.</p>
<p>Maddenin 1. fıkrasının üçüncü cümlesinde sağlık tesisince dağıtılabilecek ek ödeme miktarının belirlenmesinde esas olan unsurlar; tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörler şeklinde sıralamıştır. Bu unsurlar, sağlık hizmeti sunumunun niteliği ile bağdaşmamaktadır. Zira sağlık hizmetinin, Bütçe Kanunu ile tahsis edilen tutar karşılığında Sağlık Bakanlığı tarafından sunulması gerekmektedir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesi, Sağlık Bakanlığı’nın Bütçe Kanunu dışı ödeme yapmasının kabulü anlamına gelmektedir. Bu kamu kaynağının harcanmasında, hasta yararı değil, son derece göreceli bir kavram olan “hasta memnuniyeti” ve ayrıca işletmecilik terminolojisine ait olmakla birlikte sağlık hizmeti açısından hesaplanamaz olan “verimlilik” unsurlarının dikkate alınması da kamu sağlık hizmet sunumunun temel ilkelerine aykırıdır.</p>
<p>Yine aynı cümlede önceki düzenlemeye göre ek bazı hususları da belirterek hangi kriterlerle ek ödeme yapılacağını yeniden düzenlemiştir. Ancak yine ödemenin usul ve esaslarını yönetmeliğe bırakmıştır. Bu düzenleme önceki düzenlemeden farklı değildir ve kanunilik ölçütü karşılanmamıştır. Kamu görevlilerinin özlük haklarına dair düzenlemelerin sadece kanunda yönetmelik ile düzenleneceğinin belirtilmesi yeterli olmayıp, idareye bırakılacak düzenlemenin temel ölçütlerinin kanunda gösterilmesi gerekmektedir. Mevcut haliyle düzenleme yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2014/82 sayılı esas ve 2014/143 sayılı kararında da belirtildiği üzere; <em>“Anayasa’nın 7. maddesinde ‘Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki devredilemez’ denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinden ne anlaşılması gerektiği hususu açıklanmıştır. Buna göre, kanunla düzenleme ilkesi, düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların kanun metninde kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.”</em></p>
<p>Bu bakımdan teklif edilen metin esasen hukuki güvenlik ve belirlilik ölçütlerini karşılamamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 209 sayılı kanunun 5. maddesinin üçüncü cümlesinin tümünün iptaline dair 2022/102 sayılı esas ve 2023/154 sayılı kararında mülkiyet hakkı olan ve özlükle ilişkisi açık olan döner sermaye ek ödemesinin salt kanun formunda düzenlenmesinin de yeterli olmayacağı, temel hakların korunması gerektiği ifade edilmiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlar vurgulanmıştır:</p>
<p><em>“Anayasa’nın 13. maddesinde ‘Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.’ denilmektedir. Buna göre mülkiyet hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerekir. Nitekim Anayasa’nın 35. maddesinde de mülkiyet hakkının kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın anılan maddeleri kapsamında sağlık personelinin disiplin işlemlerine ilişkin ve aynı zamanda mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kanuni düzenlemelerin keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, kişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.”</em></p>
<p>Kararda ayrıca “ikinci bir disiplin cezası” olarak değerlendirilen ek ödeme kesintilerinin mevcut haliyle Anayasa’ya aykırı olduğu ifade edilmiştir. Bu yöne ilişkin değerlendirme şöyledir:</p>
<p><em>“Bu itibarla söz konusu fıkrayla disipline aykırı eylemler dolayısıyla döner sermaye ek ödemesi yapılmaması veya düşük oranda yapılması suretiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezalarına ek bir cezanın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan kanunun 125. maddesinde disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma biçiminde belirlenmiş ve her bir cezayı gerektiren fiil ve hâller ayrı ayrı düzenlenmiştir. 209 sayılı kanunun 5. maddesinde ise disipline aykırı fiil ve hâller nedeniyle döner sermaye ek ödemesinden kesinti biçiminde yeni bir cezaya yer verilmekle birlikte ek ödemeden hangi durumda ve ne miktarda kesinti yapılacağına ilişkin belirleme yapılmamıştır. Başka bir deyişle ek ödemenin oranının belirlenmesinde disiplin durumunun dikkate alınacağı öngörülmekle birlikte bu kapsamda yer alan disipline aykırı fiil ve hâllerle bunlara uygulanacak yaptırım arasında herhangi bir ilişkilendirmenin yapılmadığı, hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüte yer verilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §§ 17, 18). 19. Buna göre kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamaktadır. Söz konusu yaptırımın döner sermaye ek ödemesinin oranının azaltılması veya yapılmaması biçiminde uygulanacak olması nedeniyle de mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik şeklî anlamdaki kanuni düzenlemenin içeriği itibarıyla mülkiyet hakkını koruyacak nitelikte belirli ve öngörülebilir olduğu söylenemez.”</em></p>
<p>Değişiklik teklifinde disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince ek ödeme yapılmayacağı düzenlenmektedir. Disiplin cezası, iç düzenin ve kamu yararının korunması, kamu hizmetinin iyi işlemesinin sağlanması temel gerekçeleriyle, belirli eylemlerin karşılığı olarak belirlenmiş idari yaptırımlardır. Disiplin cezasını gerektiren eylemler ve bunların karşılığında verilebilecek olan disiplin cezaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde gösterilmiş; sayılan eylemlerin ağırlığına göre uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması ile devlet memurluğundan çıkarma cezalarından hangisinin verileceği de belirtilmiştir. Sözü edilen maddeye göre disiplin cezası alanlara, bu yaptırımların yanı sıra ek ödemenin verilmemesi, ek ödemenin sağlık çalışanlarının gelirlerinin önemli kısmını oluşturduğu da gözetildiğinde, ücret kesintisi niteliğinde ikinci bir yaptırım uygulanması anlamına gelmektedir ki aynı eylem dolayısıyla kişiye birden fazla ceza verilmesi hukuka aykırıdır.</p>
<p>Öte yandan teklif ile oluşturulması önerilen “hastane koordinasyon kurulu” tarafından “ikaz” edilen işbirliği ve ortak kullanım kapsamındaki hastanelerde görev yapan öğretim elemanlarına ek ödeme yapılmayacağına dair düzenleme de açıklanan nedenlerle Anayasa’ya aykırıdır. Ayrıca bu düzenleme suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile de bağdaşmaz. Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan bir kurula, 657 sayılı kanunun disiplin hükümleri ile Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği dışında bir yapı olarak ceza tayinine ve buna bağlı olarak anılan mevzuatta bulunmayan bir cezalandırma yetkisi tanımlanması hukuk devleti ilkesi ile kamu görevlilerine tanınan koruma kurallarına aykırıdır.</p>
<p>4. Teklifin<strong> 17. maddesi </strong>ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne dair 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun ek 158. maddesinin 5. fıkrası değiştirilmektedir. Teklif, gerekçesinde atıf yapılan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/5 sayılı esas ve 2023/109 sayılı kararındaki iptal gerekçelerini dikkate almamıştır. Anılan kararda şöyle denilmektedir:</p>
<p><em>“Bilimsel özerklik, bilimsel çalışmaların üniversite ortamında yürütülebilmesinin olmazsa olmaz şartı olup üniversite mensuplarının ekonomik ve siyasi yönden nüfuz sahibi bulunan kişi ve kurumların baskısı, yönlendirmesi olmadan ve toplumda hâkim olan düşünce ve kabuller doğrultusunda sonuçlara varmak gibi bir zorunluluk hissetmeden sadece bilimsel ölçütler ve etik kurallar çerçevesinde eğitim, öğretim, araştırma ve yayın yapabilme imkânlarına sahip bulunmalarını ifade etmektedir (AYM, E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, § 70).</em></p>
<p><em>Üniversitelerin bilimsel özerkliği; üniversitelerde yürütülen eğitim, araştırma, yayın ve benzeri etkinliklerin planlanması, düzenlenmesi ve icra edilmesi aşamalarında yönetim yetkisinin serbestçe kullanılabilmesini, belirtilen faaliyetlerle ilgili üniversite kaynaklarının kullanımına yönelik kararların üniversite yönetim organlarınca serbestçe alınabilmesini gerektirmektedir (AYM, E.2015/61, K.2016/172, 2/11/2016, § 43).</em></p>
<p><em>Bilimsel özerklik, idari ve mali özerklikle birlikte üniversitelerin özerkliği için olmazsa olmaz nitelikte bir bütünün parçalarını oluşturmaktadır. Bu unsurlardan herhangi birine yapılacak müdahale diğer unsurların da olumsuz şekilde etkilenmesine sebebiyet verecektir. Bu bağlamda üniversite yönetim organlarının, merkezi idarenin müdahalesine imkân verecek şekilde yapılandırılması, diğer bir ifadeyle üniversitelerin merkezî idare tarafından doğrudan atanan kişiler tarafından yönetilmesi, bu kurumların bilimsel özerkliğini de doğrudan etkileyecektir. Üniversite mensuplarının bilimsel ölçütler ve etik kurallar çerçevesinde eğitim, öğretim, araştırma ve yayın yapabilmesi için bunlara her türlü dış etkiden uzak kalacak bir ortamın sağlanması gerekir (AYM, E.2015/61, K.2016/172, 2/11/2016, § 45).</em></p>
<p><em>Anayasa’nın 130. maddesinin birinci fıkrasında üniversitelerin bilimsel özerkliğe sahip kamu tüzel kişileri olarak tanımlanması ve bunların ancak devlet tarafından kanunla kurulabileceklerinin hükme bağlanması ile güdülen amacın siyasal çevrelerin ve değişik baskı gruplarının üniversite çalışmaları ile eğitim ve öğretimi etki altında tutabilme yolunu kapatmak ve bu çalışmaların bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak olduğunda kuşku bulunmamaktadır.”</em></p>
<p>Söz konusu üniversitelerin, Anayasa’nın 130. maddesi ile tanınan özerkliğini ihlal ettiğinden akademik kadrolarının idare tarafından belirlenmesine dair düzenlemeler Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>5. Teklifin<strong> 18. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmekte, 9. fıkrası yeniden düzenlenmektedir. Maddede birlikte kullanılan hastanelerin, öğretim üyeleri ile iki yıl süreli sözleşme yapması ve bakanlık tarafından ek ödeme yapılabilmesi için hizmet sözleşmesi imzalanmasının şart olduğu, sözleşmelerde sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresinin yer alacağı, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim ve bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumlulukların belirtileceği düzenlenmektedir. Tıp fakültesi öğretim üyesi olan hekimlerin, Sağlık Bakanlığı ile imzalayacakları sözleşmenin içeriğinin sayılan şekilde belirlenmesi esasen Sağlık Bakanlığı’nın yetki alanında değildir. Akademisyen hekimler ile Sağlık Bakanlığı’nın mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitiminin içeriğini belirleyen sözleşme yapacağına dair düzenleme, Sağlık Bakanlığı’nın Anayasa’dan almadığı bir yetkiyi kullanması ve akademinin özerkliğini korumakla yükümlü YÖK ile herhangi bir temasa dair hüküm içermemesi nedeniyle Anayasa’nın 6/3. maddesine aykırıdır. Teklif düzenlemenin gerekçesi de Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda sözü edilen 2021/5 sayılı esas ve 2023/109 sayılı kararına uygun değildir.</p>
<p>Teklifin 26. maddesi ile 663 sayılı KHK’de yapılacak değişiklik ile kurulacağı belirtilen Hastane Koordinasyon Kurulu’na 3359 sayılı kanuna ek 9. madde kapsamında sözleşme imzalanan personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip ve gerektiğinde sözleşmenin feshine esas olmak üzere ikaz etme ve disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevi verilmiştir. Teklifin 18.maddesi ise Koordinasyon Kurulu tarafından üç kez yazılı olarak ikaz edilmeyi sözleşmenin feshi nedenleri arasında saymakta, ayrıca birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerinde görev yapan personelin sözleşme kapsamında yerine getirmekle yükümlü oldukları eğitim ve sağlık hizmetleri ile sınırlı olarak ilgili mevzuatı çerçevesinde disiplin cezası verilmesi gereken fiiller ile bu fiillere karşılık gelen disiplin cezası hastane koordinasyon kurulunca tespit edileceğini ve ilgili merciye ifası için bildirileceğini düzenlemektedir.</p>
<p>Kamu görevlilerinin tüm özlük hakları ve verilecek disiplin cezalarının kanun ile belirlenmesi, yine hangi eyleme hangi disiplin cezası verileceğinin de kanunda düzenlenmesi anayasal zorunluluktur. Madde düzenlemesi ile kurula disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Ayrıca 657 ve 2547 sayılı kanunlarda sayılan disiplin cezaları arasında yer almayan sözleşmenin feshi gibi ağır bir sonuca yol açacak yaptırım olarak “ikazın” düzenlenmesi ve kurula, anılan kanunlarda gösterilen disiplin usullerine aykırı şekilde bir yaptırım uygulama yetkisinin verilmesi de Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>Yine teklifte sözleşmesi feshedilen veya yenilenmeyen öğretim elemanlarının sağlık tesisindeki görevinin sona ereceği; gözaltı, tutukluluk ve hükümlülükte geçen sürenin 60 günü aşması veya koordinasyon kurulu tarafından üç kez yazılı ikaz edilmesi veya sözleşme süresinin sone ermesi halinde öğretim elemanının üniversitenin bakanlık ile birlikte kullanım protokolü imzaladığı “diğer” sağlık tesisleri ile sözleşme yapabileceği düzenlenmektedir. Koordinasyon kurulu tarafından üç kez yazılı ikaz edilmenin fesih sebebi yapılamaması bir yana bu sebeplerle aynı sağlık kuruluşunda çalışmanın olanaksız hale getirilmesini haklı kılan hukuksal bir dayanak yoktur.</p>
<p>6. Teklifin<strong> 19. maddesi</strong> ile 3359 sayılı kanunun ek 10. maddesi değiştirilmektedir. Değişiklik ile klinik araştırmalara ilişkin denetim, etik kurulların oluşması, hangi araştırmaların izne ve hangilerinin bildirime tabi olacağına dair yeni hükümler getirilmektedir.</p>
<p>Etik kurulların yapısı, çalışmaları ve kararlarının yönetsel otorite, politika, destekleyici vb. her türlü dış etkiden uzak olması, bilimsel ve kurumsal özerklik perspektifi içinde, bilim ve gönüllüler yararına çalışması esastır. “Yapılacak klinik araştırmanın etik kurul tarafından uygun görülmesi”, klinik araştırma yapılabilmesinin başlıca koşuludur. Burada sözü edilen etik kurulların “bağımsızlığı”nın da en temel niteliği olduğu gözetildiğinde, sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığı izni ile oluşturulmasına ilişkin düzenleme, etik kurulların kuruluş amacına uygun ve bağımsız olarak inceleme yapabilmesini sağlamaya elverişli değildir.</p>
<p>Bu düzenlemeler ayrıca akademik ve bilimsel özerkliğe de aykırıdır. Zira bilindiği gibi, Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca yükseköğretim kurumları, <em>“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip”</em> kurumlardır. Bu özellik, 2547 sayılı kanunda da belirtilmektedir. Burada belirtilen “bilimsel özerklik” Anayasa Mahkemesi kararlarında <em>“Siyasal çevrelerin, özellikle iktidarların ve ayrıca çeşitli baskı gruplarının, üniversite çalışmalarıyla öğretim ve eğitimini etki altında tutabilmeleri yolunu kapatmak ve bu faaliyetlerin bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka, herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak”</em> olarak açıklanmıştır.</p>
<p>Bilginin ve gerçeğin açığa çıkarılması, bilimin özgürce üretilmesi bilimsel özerklik ile mümkündür. Bilimsel özerkliğin sağlanabilmesi ise “akademik özerklik” ile sıkı sıkıya bağlıdır. “Akademik özerklik”, üniversitelerin misyonuna uygun olarak her türlü konuda özgürce karar almasını sağlayan kurumsal özgürlüğü ifade eder. Bu sayede, siyasi otorite ve bürokratlar üniversitelerin alacağı kararlarda etkili olamazlar. Teklif edilen düzenleme, üniversitede kurulacak etik kurulların oluşumu Sağlık Bakanlığı’nın iznine bağlanmakla, üniversitelerin bilimsel ve akademik özerkliği ile çatışmaktadır. Tüm etik kurullara başvuruların merkezi bir sisteme giriş yapılarak yine tüm etik kurullarca görülebilmesi; ret, düzeltme ve kabul gerekçelerinin sistemde görülebilmesi iç denetleme ve eğitimi güçlendirecektir. Yine etik kurullarda etik alanında uzman üyelerin olması zorunluluğu alanın özerkliği ve bilimselliğinde koşut roldedir.</p>
<p>Teklif metninde ayrıca belirli imkanlara sahip olan sağlık kurum ve kuruluşları ile araştırma ve geliştirme merkezlerinde yapılabileceği belirtilmiş, hangi araştırmaların bu merkezlerde yapılabileceğinin Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, klinik araştırmaların ticari kazanç elde etmeye yönelik etkinlik gösteren ve pek çoğu büyük sermaye grupları tarafından oluşturulan özel hastanelerde ve ticari kuruluşlarda yapılmasının önünü açmaktadır. Bu kuruluşlar akademik yapılar değildir. Oysa klinik araştırmalar, asıl olarak akademik bilimsel çalışmalardır. Akademik amaç olmaksızın yapılacak klinik çalışmaların, mevzuat hükümlerine ve etik ilkelere uygun hale getirilmesi ve yürütülmesinin, denetimle sağlanmasının zorluğu açıktır. Ülkemizdeki özel hastanelerin klinik araştırmalara açılması, bu alanda kamu kurumlarında dahi yaşanan güçlükler ve bakanlığın denetim konusunda kaynaklarının yetersizliği de dikkate alındığında; klinik araştırmalar konusunda uluslararası ilaç tekellerinin kuralsız çalışmalarının ülkemize kayması, araştırmada yer alacak hasta ve sağlıklı gönüllü gruplarının temel haklarının ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkarabilecektir.</p>
<p>Öte yandan klinik araştırmalar uzun erimli çalışmalar olup, bu tür çalışmaların mesleki bağımsızlık içerisinde sürdürülebilmesi gerekmektedir. Mesleki bağımsızlıktan söz edilebilmesi için, iş güvencesine sahip olmak şarttır. Ancak sözü edilen kuruluşlarda çalışan araştırıcılar, mesleki bağımsızlık ve iş güvencesi açısından kamu kurumlarında çalışanlara oranla yeterli güvencelere sahip değillerdir.</p>
<p>Bütün bunlardan başka klinik araştırmanın yapılabilmesinin koşulları arasında, araştırmaya katılacak gönüllünün araştırmanın mahiyeti ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı yazılı rızasının alınmasının şart olduğu düzenlenmektedir. Ancak bilgilendirme tek taraflı bir eylemi ifade etmekte, kişinin anlamasını içermemektedir. Bu nedenle “bilgilendirilmiş rıza” yerine “aydınlatılmış onam” tanımı tercih edilmelidir.</p>
<p>Yine maddenin başında cümle <em>“Herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış </em><em>olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile</em><em>…”</em>şeklinde başlamaktadır. “Herhangi bir tedavi yöntemi” ile “ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler” ayrı kavramlardır bu nedenle “veya” bağlacıyla benzer kavramlar haline getirilmemelidir. Ayrıca “ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler” tanımında da ruhsat ile izin aynı şey olmadıkları gibi, iznin etik kurul izni mi, bakanlık izni mi ve ne tür bir izin olduğu açıklanmalıdır.</p>
<p>Maddenin e bendinde yer alan <em>“Üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması”</em> cümlesindeki “ilgili” sözcüğü “gönüllü” olarak, “rıza” sözcüğü de “aydınlatılmış onam” olarak değiştirilmelidir. Araştırmanın mahiyet ve sonuçları tanımı da Helsinki Bildirgesi’ne göre eksik kalacaktır. Bu nedenle “araştırmanın mahiyeti, öngörülebilir riskleri, yükleri ve sonuçları” şeklinde asgari biçimde tanımlanmalıdır.</p>
<p>Maddenin f bendindeki “ilgili etik kurulun uygun görmesi” etik kurulların görev ve yetkileriyle uyumlu olarak “ilgili etik kurulun onay vermesi” şeklinde düzenlenmelidir. Aynı madde içerisindeki “geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına ilişkin araştırmalar”ın etik kurul onaylarına gerek duyulmayan uygulamalar olarak değerlendirilmesi bilimsel olarak kabul edilmediği açıkça belirtilmeli ve karşılığında nasıl bir denetim mekanizması olacağı yine açıklanmalıdır. Aksi halde bilim çevrelerinde bu uygulamaların etik kurullardan geçemeyeceğinin bilindiği ve onları etik kurullardan “korumak” için böyle bir alan tanındığı kaygısı artacaktır.</p>
<p>Maddedeki <em>“Araştırma </em><em>sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri açıklanamaz”</em>cümlesi <em>“Araştırma </em><em>sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri ve/ya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri açıklanamaz”</em> şeklinde düzenlenmelidir. Nadir görülebilen ya da görsel özellikleri özgün hastalık ya da durumlar da kişinin kimlik bilgilerini ortaya koyan özellikler olabilmektedir.</p>
<p><em>“Sağlık Bakanlığı araştırmanın yürütülmesi </em><em>sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını tespit ederse klinik araştırmayı der</em><em>hal durdurur”</em> cümlesi yine etik kurulları yok sayan ve edilgenleştiren mahiyettedir. Bu cümle etik kurulların görev ve yetkileriyle uyumlu olarak <em>“Sağlık Bakanlığı ve etik kurul, araştırmanın yürütülmesi sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını </em><em>tespit ederse klinik araştırmayı derhal durdurur</em><em>”</em> şeklinde asgari olarak düzenlenmelidir.</p>
<p>7. Teklifin<strong> 20. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 11. maddesi değiştirilmektedir. Düzenleme ile denetimler sonucu uygulanan idari para cezalarına alt sınır getirilmekte, fiilin tekrarı haline dair hükümler ise madde metninden çıkarılmaktadır. Fiilin tekrarı halinde uygulanacak yaptırım kanun ile düzenleme yapılmadan önce çıkarılan Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Ancak şu haliyle tekerrür hükmünün kanuni dayanağı bulunmamaktadır.</p>
<p>8. Teklifin<strong> 21. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 18. maddesinin 2. fıkrasından sonra gelmek üzere yeni fıkra eklenmektedir. Bu düzenleme 26. Yasama Dönemi’nde sunulan teklifte yer alan maddelerden olup Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi uygulama kaynaklı zararların ödenmesinden sonra sigorta şirketlerinden tahsilat yapılmasına dair düzenleme içermektedir.</p>
<p>3359 sayılı kanunun ek 18. maddesine ve bu maddenin uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliğe göre, hekimlerin sadece kasten gerçekleştirdiği eylemler ile hastaya verdikleri zarar dolayısıyla Sağlık Bakanlığı veya üniversite tarafından ödenecek tazminat hekime rücu edilebileceğine, hekimlerin esasen hastaya bu şekilde zarar vermesinin çok istisnai bir durum olduğuna ve özel sigorta şirketleri eliyle yapılan zorunlu sigorta düzenlemesinden vazgeçilmediğine göre bu düzenleme sigorta şirketlerine boş yere aktarılan kaynağın kamu bütçesine kazandırılmasını sağlayacağından olumlu bulunmaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte, temelde var olan sigorta sisteminin kamu yararına olmadığına dair görüşlerimiz daha önce de komisyonda paylaşılmıştır. Bunun yerine halihazırda özel sigorta şirketlerine aktarılmakta olan paranın kamusal bir fon oluşturularak burada toplanması durumunda, kendi adına bağımsız çalışan hekimler ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan hekimlerin benzer eylemleri nedeniyle doğan zararların da tazmin edilebileceği sürdürülebilir kaynak yaratılmış olacak; hekimlerin karşılama imkanı olmayan tazminat yükleri ortadan kaldırılabilecek ve nerede, kim tarafından verilirse verilsin kamusal niteliği olan sağlık hizmeti kaynaklı uğranılan hasta zararı tümüyle giderilebilecektir.</p>
<p>Öte yandan teklifte, Anayasa Mahkemesi’nin bu maddeye ilişkin üniversitelerin özerkliğinin ihlal edildiğine dair gerekçesiyle verdiği iptal kararı dikkate alınmadan düzenleme önerilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2022/90 sayılı esas ve 2023/201 sayılı kararında iptal gerekçeleri şöyle açıklanmıştır:</p>
<p><em>“Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık çalışanlarına, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle rücu edilmesine karar verme yetkisinin tek bir elden yürütülmesinin farklı ve çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçilerek bu konuda uygulama birliğinin sağlanmasına hizmet edeceği açıktır. Bu bakımdan düzenlemenin kamu yararına yönelik meşru bir amacının bulunmadığı söylenemez.</em></p>
<p><em>İdari vesayet yetkisi, hiyerarşik denetimde olduğu gibi genel bir yetki niteliği taşımayıp kanunla çerçevesi çizilen sınırlar içinde kullanılması gereken istisnai bir yetkidir. İstisnailik ve kanunilik idari vesayetin en belirgin iki temel özelliğidir. Vesayet makamlarınca bu yetki yerinden yönetim kuruluşunun işlemlerini iptal, onama, erteleme, izin verme, tekrar görüşülmesini isteme, düzeltme şeklinde kullanılabileceği gibi bunların organlarının kararlarına karşı idari yargı mercilerinde dava açma şeklinde de kullanılabilir. Buna karşılık vesayet yetkisi ilke olarak merkezî idareye, yerinden yönetim kuruluşları yerine geçerek icrai karar alma yetkisi vermez (AYM, E.2019/112, K.2020/35, 25/6/2020, § § 43-44).</em></p>
<p><em>Bu hususlar gözetildiğinde, söz konusu amaca ulaşma bakımından, idari ve mali özerkliğe sahip üniversitelerin yerine geçerek bu kurumların bütçe hazırlama yetkisi üzerinde doğrudan etki doğurabilecek nitelikte karar alma yetkisine sahip bir kurulun oluşturulması merkezî yönetimin vesayet yetkisinin sınırlarıyla bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla kuralın anılan amaca ulaşma bakımından elverişli olmadığı açıktır.</em></p>
<p><em>Açıklanan nedenlerle kural, ek 18. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ‘…Devlet üniversitelerinde…’ ibaresi yönünden Anayasa’nın 130. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” </em></p>
<p>İptal kararının gerekçesi ile birlikte değerlendirme ve buna uygun düzenleme yapılması gerektiğinden teklif edilen düzenlemenin bu bölümü Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>9. Teklifin<strong> 23. maddesi </strong>ile 4924 sayılı kanunun 3. maddesinin son fıkrası değiştirilmiştir. Burada 4924 sayılı kanuna tabi olarak çalışanların geçici görevlendirilmelerine dair düzenleme ve ayrıca bu kapsamda yapılan sözleşmelerin taraflarca feshedilmesi halinde kadronun bulunduğu yerde 10 iş günü içinde göreve başlanmaması durumunda müstafi sayılacağına dair hüküm getirilmektedir.</p>
<p>Askeri sağlık kuruluşlarının kapatılarak Sağlık Bakanlığı’na devredilmesinin ardından 6756 sayılı kanun 24 Kasım 2016 günlü Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 106/2. maddesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne <em>“Harp cerrahisi gibi özellikli askeri sağlık hizmetleri alanlarına yönelik hizmet faaliyetini yürütme”</em> görevi verilmiştir. Kanunun 107/10. maddesinde de <em>“Savaş hali ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurtdışı görevleri nedeniyle askeri sağlık teşkili kurulması ile buralarda görevlendirilecek Sağlık Bakanlığı personeline ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılacak protokollerle belirlenir”</em> düzenlemesi yapılmıştır. Kanunda anılan, Sağlık Bakanlığı Tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine Sunulacak Sağlık Hizmetleri Hakkında Usul ve Esasların Yürürlüğe Konulmasına Dair Protokol 7 Şubat 2018 günü imzalanmıştır. 18 Nisan 2019 tarihli Resmî Gazete’de 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. Kararname ile Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuş ve <em>“Barışta ve savaşta, bakanlığın sağlık ve veteriner hizmetlerini yürütmek”, “Sağlık personelinin atama ve görevlendirme faaliyetlerini koordine etmek, harekât ve hizmet ihtiyaçları kapsamında, askeri sağlık personelini askeri ve sivil sağlık teşkillerinde görevlendirmek”, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nce icra edilen harekâtların sağlık hizmet desteğinin sağlanması maksadıyla; bünyesindeki sıhhi ikmal ve bakım birliği, seyyar sağlık teşkilleri ve harekât kontrolüne girecek sivil sağlık teşkillerini harekât planlarına uygun olarak sevk ve idare etmek”, “Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak”</em> görevleri arasında sayılmıştır.</p>
<p>Halihazırda hekimler, Millî Savunma Bakanlığı emrine geçici olarak görevlendirilmekte ancak kurumlar arası geçici görevlendirme için zorunlu olan “memurun muvafakatinin aranması” zorunluluğu yerine getirilmemektedir. Geçici görevlendirmeler yukarıda sayılan kural ve ilkelere aykırı olarak yapılmakta, yeterli süre tanınmamaktadır. Getirilmek istenen düzenlemede de hekimlerin haklarını koruyacak hükümler bulunmamaktadır.</p>
<p>Açıklanan çerçevede esasen, Sağlık Bakanlığı ile 2018 yılında imzalanan protokolün gelinen aşamada yasal dayanağının kalmadığının kabulü ile askeri sağlık hizmetlerinin bizzat Milli Savunma Bakanlığı teşkilatı ve kadrosundaki hekimler tarafından karşılanması gerektiği, uygulamanın yasal dayanağı olmadığı değerlendirilmektedir.</p>
<p>Esasen 4924 sayılı kanun, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde personelin istihdamını sağlamak amacıyla yapıldığından, bu kanun kapsamında çalışanların bir başka yere geçici görevlendirilmesi kanunun temel mantığına aykırıdır.</p>
<p>10. Teklifin<strong> 24. maddesi</strong> ile 4924 sayılı kanunun 9. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında değişiklik yapılmaktadır. Bu kanun kapsamında çalışanlar yönünden disiplin cezalarının ne şekilde uygulanacağı ve sözleşme döneminde altı ay ve üzerinde ek ödeme kesintisi uygulananların da sözleşmelerinin feshedileceği düzenlenmektedir.</p>
<p>209 sayılı kanunda yapılan değişiklik teklifine ilişkin değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere aldığı disiplin cezasına bağlı olarak ek ödeme kesintisinin yapılması ikinci ceza niteliğinde olmasının yanı sıra bu hukuka aykırı kesintilerin ayrıca fesih sebebi de yapılması Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>11. Teklifin<strong> 25. maddesi</strong> ile Aile Hekimliği Kanunu’nda değişiklik yapılarak destek ödemelerine dair yönetmelik ile yapılan düzenlemenin kanuna alındığı görülmektedir. 209 sayılı kanunda yapılan değişiklik teklifine ilişkin değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere, aldığı disiplin cezasına bağlı olarak destek ödemesinden kesinti yapılması ikinci ceza niteliğinde olmasının yanı sıra bu hukuka aykırı kesintilerin ayrıca fesih sebebi de yapılması Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>12. Teklifin<strong> 26. maddesi</strong> ile 663 sayılı KHK’nin “mülga” 25/A maddesinin başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmesi teklif edilmekte; Hastane Koordinasyon Kurulu ve Görevleri düzenlenmektedir.</p>
<p>Teklif ile kurulması öngörülen kurula 3359 sayılı kanuna ek 9. madde kapsamında sözleşme imzalanan personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip ve gerektiğinde sözleşmenin feshine esas olmak üzere ikaz etme ve disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevi verilmiştir. Kamu görevlilerinin tüm özlük hakları ve verilecek disiplin cezalarının kanun ile belirlenmesi, yine hangi eyleme hangi disiplin cezası verileceğinin de kanunda düzenlenmesi anayasal zorunluluktur. Madde düzenlemesi ile kurula disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Ayrıca 657 sayılı kanun ve 2547 sayılı kanunda sayılan disiplin cezaları arasında yer almayan sözleşmenin feshi gibi ağır bir sonuca yol açacak yaptırım olarak “ikazın” düzenlenmesi ve kurula, anılan kanunlarda gösterilen disiplin usullerine aykırı şekilde bir yaptırım uygulama yetkisinin verilmesi de Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269">663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GSS prim borcunda önemli değişiklik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gss-prim-borcunda-onemli-degisiklik-429665</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 14:36:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[borcunda]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[gss]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[prim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Genel Sağlık Sigortası (GSS)borcu olanlar için sağlık hizmetleri ile ilgili karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karar göre, sigorta prim borcu olanlar hastaneleri kullanabilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gss-prim-borcunda-onemli-degisiklik-429665">GSS prim borcunda önemli değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>Sağlık Bakanlığı&#8217;na ait hastanelerdeki hizmetten faydalanamayan sigorta borcu bulunanlar için yeni bir karar alındı.  Yapılan açıklamaya göre, GSS prim borcu bulunan vatandaşlar 2024 yılından itibaren sağlık hizmeti alamayacaktı. Türk vatandaşları ve bakmakla yükümlü olan kişilere yönelik alınan yeni karar doğrultusunda sağlık hizmetlerinden yararlanmalarına ilişkin düzenleme 31 Aralık 2024 tarihine kadar uzatıldı.</p>
<p>ARTIK HASTANELERİ KULLANABİLECEKLER</p>
<p>Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamındaki vatandaşlar, prim borcu olsa dahi Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile devlet üniversitesi hastanelerindeki sağlık hizmetlerinden faydalanmaya devam edecek.</p>
<p>Resmi Gazete&#8217;de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararına göre, GSS&#8217;li olup prim borcu nedeniyle sağlık hizmeti alamayacak Türk vatandaşları ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile devlet üniversitesi hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerinden yararlanabilmelerine ilişkin düzenleme 31 Aralık 2024&#8217;e kadar uzatıldı.</p>
<p>Böylece bu kapsamdaki kişiler, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın devlet hastaneleri ile devlet üniversitesi hastanelerinden önümüzdeki yıl da yararlanabilecek.</p>
</p></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gss-prim-borcunda-onemli-degisiklik-429665">GSS prim borcunda önemli değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Sigorta Üst Yönetiminde Değişiklik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-sigorta-ust-yonetiminde-degisiklik-392501</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 22:24:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<category><![CDATA[yönetiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392501</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta’da Teknik ve Acentelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Remzi Duman görevinden ayrıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-sigorta-ust-yonetiminde-degisiklik-392501">Türkiye Sigorta Üst Yönetiminde Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Sigorta’da Teknik ve Acentelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Remzi Duman görevinden ayrıldı. </strong></p>
<p>Türkiye Sigorta tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre; sigorta sektörünün lider ve öncü şirketi Türkiye Sigorta’da Teknik ve Acentelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten Remzi Duman 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla görevinden ayrıldı. </p>
<p>Mayıs 2019’da Güneş Sigorta’da Teknikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başlayan Duman, daha sonra Haziran 2020’de Güneş Sigorta, Ziraat Sigorta ve Halk Sigorta şirketlerine Teknik ve Hasar Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmıştır. Kamu sigorta ve emeklilik şirketlerinin birleşmesi sürecinde görev alan Remzi Duman, 31 Ağustos 2020 tarihi itibarıyla Türkiye Sigorta Teknik ve Hasar Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütmüştür. 15 Aralık 2020 tarihinde bu görevine ek olarak Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcılığı görevine de atanarak; Türkiye Sigorta Teknik, Hasar ve Sağlık Genel Müdür Yardımcısı olmuştur. Duman, 2 Haziran 2021 tarihi itibarıyla Türkiye Sigorta Teknik ve Acentelerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmıştır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-sigorta-ust-yonetiminde-degisiklik-392501">Türkiye Sigorta Üst Yönetiminde Değişiklik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zaman değiştikçe süre tahminleri de değişiklik gösteriyor…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zaman-degistikce-sure-tahminleri-de-degisiklik-gosteriyor-367979</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Apr 2023 10:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[değiştikçe]]></category>
		<category><![CDATA[gösteriyor]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tahminleri]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367979</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastanesi ABD. Psikiyatri Bölümü tarafından tasarlanan ve yürütülen “Geriye Yönelik (Retrospektif) Zamanlamanın Dinamikleri” başlıklı araştırmanın sonuçları yayınlandı. En doğru tahminler ise 15 dakikalık uzunluktaki olayları kestirmekte elde edildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaman-degistikce-sure-tahminleri-de-degisiklik-gosteriyor-367979">Zaman değiştikçe süre tahminleri de değişiklik gösteriyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastanesi ABD. Psikiyatri Bölümü tarafından tasarlanan ve yürütülen “Geriye Yönelik (Retrospektif) Zamanlamanın Dinamikleri” başlıklı araştırmanın sonuçları yayınlandı. En doğru tahminler ise 15 dakikalık uzunluktaki olayları kestirmekte elde edildi.</strong></p>
<p>24 bin 500 katılımcıyla gerçekleşen geriye yönelik zamanlama performansının (5-90 dakika) zaman dilimi aralığında araştırıldığı ankette katılımcılardan, kendi hızlarına göre dolduracakları bir dizi anketi doldurmalarının ne kadar sürdüğüne karar vermeleri istendi. Katılımcılar, sırasıyla 15 dakikadan daha kısa ve daha uzun süreleri olduğundan, anket sürelerinin tahmini zamanını daha fazla ve az olarak tahmin ettiler. Bunun yanı sıra 15 dakikalık uzunluktaki olayları kestirmekte en doğru tahminler elde edildi. </p>
<p>Aralarında Prof. Dr. Gökben Hızlı Sayar ve Doç. Dr. Hüseyin Ünübol’un olduğu araştırmacılar, zaman dilimleri değiştikçe süre tahminlerindeki özneler arasındaki değişkenlik, zamanın bir fonksiyonu olarak katlanarak azaldı ve 30 dakika sonra alt bulgusuzluğuna (asimptot) ulaştı. </p>
<p>Psychonomic Bulletin &#038; Review de yayınlanan araştırmada son olarak, katılımcıların önemli bir kısmı, süre tahminlerini 5 dakikanın katlarına yuvarlayarak tam sayı önyargısı gösterdi. </p>
<p><strong>Geriye yönelik (Retrospektif) zamanlamanın dinamikleri araştırmasının kapsamı </strong></p>
<p>Çoğu aralık zamanlama araştırmasında birden fazla deneme üzerinden test edilirken katılımcılardan zamana dikkat etmeleri açıkça istendi ve ileriye yönelik (prospektif) zamanlama tahminlerine odaklanmaları talep edildi.  </p>
<p><strong>Araştırmayı özetleyen Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastanesi ABD. Psikiyatristi ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Gökben Hızlısayar;</strong> </p>
<p>“Aralık zamanlaması konusundaki mevcut anlayışımız öncelikle ileriye yönelik zamanlamaya dayanmaktadır. Bununla birlikte, gerçek hayattaki zamansal yargıların çoğu, olayların sürelerinin tahmin edilmesi gerekeceği şekilde önceden bilinmeden yapılır (diğer bir deyişle, geriye yönelik zamanlama). Mevcut çalışmada, sonuçlarımız, geriye yönelik zamansal yargılardaki sistematik önyargılar için kanıt sağlamaktadır ve geriye yönelik zamanlamadaki değişkenliğin daha kısa süreler için nispeten daha yüksek olduğunu göstermektedir. </p>
<p>(Örneğin,</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zaman-degistikce-sure-tahminleri-de-degisiklik-gosteriyor-367979">Zaman değiştikçe süre tahminleri de değişiklik gösteriyor…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SunExpress, bilet değişiklik ve iptal hakkını 31 Mart&#8217;a kadar uzattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sunexpress-bilet-degisiklik-ve-iptal-hakkini-31-marta-kadar-uzatti-350596</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2023 12:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilet]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[hakkını]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[marta]]></category>
		<category><![CDATA[sunexpress]]></category>
		<category><![CDATA[uzattı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=350596</guid>

					<description><![CDATA[<p>SunExpress, 14-28 Şubat 2023 tarihleri arasında planlanan tüm yurt içi uçuşları için yeni uçuş tarihi en geç 31 Mart 2023 olacak şekilde ücretsiz bilet değişikliği ve iptal hakkı sundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sunexpress-bilet-degisiklik-ve-iptal-hakkini-31-marta-kadar-uzatti-350596">SunExpress, bilet değişiklik ve iptal hakkını 31 Mart&#8217;a kadar uzattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li><strong>SunExpress, 14-28 Şubat 2023 tarihleri arasında planlanan tüm yurt içi uçuşları için yeni uçuş tarihi en geç 31 Mart 2023 olacak şekilde ücretsiz bilet değişikliği ve iptal hakkı sundu  </strong></li>
<li><strong>Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri, Malatya, Hatay ve Mardin kalkışlı tüm yurt içi uçuşlarını 20 Şubat’a kadar ücretsiz olarak gerçekleştirmeye devam ediyor</strong></li>
<li><strong>Bugüne kadar 200 özel uçuşla deprem bölgesinden 11 binden fazla kişiyi tahliye etti</strong></li>
</ul>
<p>Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, geçtiğimiz hafta ülkemizde yaşanan deprem felaketi nedeniyle seyahat planlarını değiştirmek veya askıya almak isteyen tüm yolculara, 5 Şubat 2023 tarihinden önce yaptıkları ve 14-28 Şubat 2023 tarihleri arasında planladıkları tüm yurt içi uçuşları için yeni uçuş tarihi en geç 31 Mart 2023 olacak şekilde ücretsiz bilet değişikliği ve iptal hakkı sunduğunu duyurdu. </p>
<p>SunExpress, deprem bölgesinden gerçekleştirdiği ücretsiz tahliye uçuşlarını da 20 Şubat’a kadar uzattığını açıklamıştı. Yolcular, Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri, Malatya, Hatay ve Mardin kalkışlı<strong> </strong>tüm yurt içi uçuşları için SunExpress web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden ücretsiz rezervasyon yapabilecek.</p>
<p>SunExpress, arama-kurtarma ve sağlık ekiplerini deprem bölgesine ulaştırmak amacıyla bugüne kadar toplam 200 özel uçuş gerçekleştirdi. Düzenlediği özel uçuşlarda yaklaşık 5000 arama-kurtarma ve sağlık ekibini bölgeye taşıyan SunExpress, bu uçuşların dönüş seferlerinde de depremden etkilenen 11 binden fazla kişinin bölgeden tahliyesini sağladı. </p>
<p>Hava yolu, AFAD başta olmak üzere tüm resmi yetkili kuruluşlar aracılığıyla gelen 174 ton yardım malzemesini ücretsiz kargo hizmeti vererek deprem bölgesine ulaştırdı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sunexpress-bilet-degisiklik-ve-iptal-hakkini-31-marta-kadar-uzatti-350596">SunExpress, bilet değişiklik ve iptal hakkını 31 Mart&#8217;a kadar uzattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
