<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>değişen | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/degisen/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degisen</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 08:03:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>değişen | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degisen</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nedeni irade eksikliği değil, değişen hormonlar!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/nedeni-irade-eksikligi-degil-degisen-hormonlar-621287</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 08:03:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ani]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[insülin]]></category>
		<category><![CDATA[irade]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[nedeni]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik, bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-irade-eksikligi-degil-degisen-hormonlar-621287">Nedeni irade eksikliği değil, değişen hormonlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik,<strong> </strong>bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Görkemli bayram sofraları biyolojik bir sınav</strong></p>
<p>Ramazan Bayramı’nın, toplumumuzda &#8220;Şeker Bayramı&#8221; olarak da anılmasıyla daha en başından zihnimizde tatlı ve şekerleme çağrışımları uyandırdığını dile getiren Arş. Gör. Ekin Çevik, “Ancak bir ay süren oruç ibadetinin ardından kurulan o görkemli bayram sofraları, sadece kültürel bir gelenek değil, aynı zamanda vücudumuz için biyolojik bir sınav niteliği taşıyor. Yapılan araştırmalar, Ramazan ayı boyunca beslenme düzenindeki değişimlerin bayram sabahı kapımızı farklı bir hormonal tabloyla çaldığını gösteriyor.” dedi.</p>
<p><strong>Biyolojik olarak daha aç hissediyoruz</strong></p>
<p>Pek çok kişinin bayramda iştahına hakim olamamaktan şikayet etse de bilimin, bu durumun sadece iradeyle ilgili olmadığını kanıtladığını söyleyen Arş. Gör. Ekin Çevik, “Ramazan sonunda, vücudumuzda ‘açlık hormonu’ olarak bilinen ghrelin seviyelerinde belirgin bir artış yaşanırken; tokluk hissi veren leptin hormonunda ise hafif bir düşüş gözleniyor. Yani biyolojik olarak hem daha aç hissediyoruz hem de doyma sinyali beynimize normalden daha geç ulaşıyor. Vücudumuz adeta ‘depoları doldur’ komutu verirken, insülin dengesi de bu ani şeker yüklemesiyle sarsılmaya açık hale geliyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Aşırı tatlı isteği değişen hormonların doğal bir sonucu</strong></p>
<p>Bayramda aşırı tatlı tüketme isteğinin aslında değişen hormonların doğal bir sonucu olduğunu kaydeden Arş. Gör. Ekin Çevik, bu biyolojik iştah dalgasını yönetme ve farkındalıkla yemenin ise bayramı sağlıklı atlatmanın anahtarı olduğunu söyledi.</p>
<p>Ramazan ayı boyunca vücudun, bazal metabolizma hızını ve enerji kullanımını düşük bir tempoya göre kalibre ettiğini dile getiren Arş. Gör. Ekin Çevik, “Bayramla birlikte başlayan ani ve yüksek glisemik indeksli tatlı tüketimi, pankreasın üzerinde ciddi bir akut stres yaratır. Kan şekeri hızla yükselirken, vücut bu durumu dengelemek için hiper-insülinemi (aşırı insülin salgılanması) tepkisi verir. Bu ani dalgalanma, sadece enerji düşüklüğüne değil, damar endotel yapısında (damar iç zarı) mikroskobik hasarlara ve oksidatif strese yol açabilir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Diyabet ve kalp hastaları için &#8216;kırmızı çizgiler&#8217;</strong></p>
<p>Özellikle diyabet, insülin direnci ve kalp hastaları için bayramın &#8220;tadımlık&#8221; ile &#8220;doyumluk&#8221; arasındaki ince çizginin hayati önem taşıdığı bir dönem olduğunun altını çizen Arş. Gör. Ekin Çevik, “En büyük kırmızı çizgi, tatlıyı tek başına ve aç karnına tüketmektir. Tatlı mutlaka ana yemeğin ardından, lifli gıdalar (sebze) ve proteinlerle birlikte tüketilmelidir. Bu, şekerin kana karışma hızını yavaşlatır. Şerbetli ve hamurlu tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Ancak ‘şeker ilavesiz’ olsa dahi meyve şekerinin de insülini yükselttiği unutulmamalıdır. Tatlının yanında içilen asitli/şekerli içecekler glisemik yükü ikiye katlar. Yanında sadece su, sade maden suyu veya ayran tercih edilmelidir. Hazır tatlılar ve hamur işleri sadece şeker değil, gizli sodyum ve trans yağ da içerir. Bu durum kan basıncını (tansiyonu) aniden yükselterek kalbe binen yükü artırabilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Porsiyonu elinizle ölçün!</strong></p>
<p>Şerbetli tatlıların basit karbonhidrat ve yüksek fruktoz içeriğiyle &#8220;boş enerji&#8221; sınıfında olduğunu, sütlü tatlıların ise protein ve kalsiyum sayesinde kan şekerini daha yavaş yükselttiğini söyleyen Ekin Çevik, şöyle devam etti:</p>
<p>“Puding, muhallebi veya meyve salatası gibi kaseyle yenen tatlılar için ideal porsiyon küçük bir kaseye denk gelen bir avuç içi kadardır. Taze meyveler veya hafif meyve bazlı tatlılar için bir yumruk büyüklüğü idealdir. Baklava, kadayıf gibi enerji yoğunluğu çok yüksek şerbetli tatlılarda ise ölçü, birleştirilmiş iki parmağınız (işaret ve orta parmak) genişliğinde ve uzunluğunda olmalıdır. Bu ölçü, yaklaşık 40-50 gramlık (165-170 kalori) bir porsiyona denk gelir ve karşılığı olan 1-2 adet orta boy baklava dilimi genellikle yeterli bir porsiyondur. Şerbetli tatlılar yüksek oranda yağ içerdiği için porsiyonun kalınlığı başparmağınızın boğumunu geçmemelidir. Eğer tatlı daha kalınsa (örneğin havuç dilimi baklava), boyutu küçültmek gerekir. Bir dilim kekin porsiyonu, avucunuzun ayası (parmaklar hariç orta kısım) büyüklüğünde ve yaklaşık bir parmak kalınlığında olmalıdır.”</p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde &#8220;seçici denge&#8221; stratejisi</strong></p>
<p>Sosyal baskıyı ve yoğun ikramları yönetmek için kültürel ikramları tamamen reddetmek yerine &#8216;seçici denge&#8217; stratejisi uygulanmasını tavsiye eden Ekin Çevik, “Günlük toplam ilave şeker alımı, toplam kalori ihtiyacının %5-10’unu geçmemelidir. Bu da yetişkin bir birey için günde ortalama 2 dilim baklava veya muadili bir tatlıya tekabül eder. Birden fazla ziyaret yapılacaksa, ikramlar ‘paylaşılarak’ tüketilmelidir (örneğin; bir evde yarım dilim baklava, diğerinde küçük bir kase sütlü tatlı gibi). Vücudunuzun şeker dengesini sarsmamak için kendinize bir &#8220;tatlı seçim hiyerarşisi&#8221; oluşturabilirsiniz. Birinci tercih; meyveli veya sütlü tatlılar (güllaç, sütlaç, kazandibi gibi hafif seçenekler). İkinci tercih; şeker ilavesiz, kuru meyvelerle (incir dolması gibi) hazırlanmış doğal tatlılar. Sınırlı tercih; şerbetli ve hamurlu tatlılar (baklava, kadayıf).” dedi.</p>
<p><strong>Aşırı şeker tüketimi ‘yemek sonrası çöküşü’ denilen ağır uyku haline yol açıyor</strong></p>
<p>Aşırı şeker tüketiminin klinik etkileri hakkında çarpıcı detaylar veren Ekin Çevik, “Kısa vadede,<strong> </strong>yoğun şeker alımı sonrası insülin tavan yapar. Bu aşırı tepki, kan şekerinin normalin altına düşmesine neden olarak; titreme, soğuk terleme, baş dönmesi ve ani acıkma hissini tetikleyebilir. Kan şekerindeki sert dalgalanmalar, nöronal aktiviteyi etkileyerek konsantrasyon güçlüğü ve ‘yemek sonrası çöküşü’ dediğimiz ağır uyku haline yol açabilir. Şeker molekülleri, fiziksel yapıları gereği suyu kendilerine çekme özelliğine sahiptir ve bu nedenle bağırsaklara sıvı çekilir. Bu da bayramda sıkça rastlanan şişkinlik, gaz ve diyare (ishal) şikayetlerine neden olabilir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Şeker karaciğeri yağlandırıyor</strong></p>
<p> Uzun vadede ise sürekli tekrarlanan yüksek şeker döngüsünün; visseral (iç organ) yağlanmayı artırdığını, leptin direncini tetikleyerek obeziteye zemin hazırladığını kaydeden Ekin Çevik, “Buna bağlı olarak hiperinsülinemi dediğimiz kanda insülin seviyelerinin sürekli yüksek olması durumu, hücrelerin bu hormona duyarsızlaşmasına neden olur. Bu nedenle, pankreas yorulur ve şeker hastalığı kronikleşmiş olur. Fazla fruktoz sadece karaciğerde işlenir. Kapasite aşıldığında karaciğer bu şekeri yağa dönüştürür; bu da alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasına (NAFLD) yol açar. Yüksek şeker, LDL (kötü kolesterol) parçacıklarını küçülterek damar duvarına yapışmasını kolaylaştırır ve trigliseridleri yükseltir. Bu durum, damar sertliği (ateroskleroz) riskini doğrudan artırır. Kandaki ani glikoz artışı, sitokin adı verilen iltihap yapıcı maddelerin salınımını tetikleyerek eklem ağrılarını veya mevcut ödemleri artırabilir. Şeker molekülleri proteinlere bağlanarak ‘Gelişmiş Glikasyon Son Ürünleri’ oluşturur. Bu süreç cildin kolajen yapısını bozar (erken kırışıklık) ve damar esnekliğini kaybettirir.” ifadelerinde bulundu.</p>
<p><strong>Şekerin panzehiri bol su ve yürüyüş</strong></p>
<p>Tatlı tüketiminin neden olduğu metabolik yükü hafifletmenin iki temel yolunun &#8216;su tüketimi&#8217; ve &#8216;fiziksel aktivite&#8217; olduğunu belirten Arş. Gör. Ekin Çevik, “Yoğun şeker ve karbonhidrat alımı, vücutta ‘ozmotik yük’ yaratarak hücrelerin su dengesini bozar ve böbreklerin fazla glikozu süzmek için normalden fazla çalışmasına neden olur. Bu süreçte yeterli su tüketmek, sadece susuzluğu gidermekle kalmaz; kandaki şeker konsantrasyonunu seyrelterek böbreklerin yükünü hafifletir ve şekerin idrar yoluyla atımını destekler. Ayrıca, tatlı tüketimiyle birlikte vücudun tuttuğu ödemin atılması ve bağırsaklarda şeker kaynaklı oluşabilecek şişkinlik, gaz gibi sindirim şikayetlerinin minimize edilmesi için su, en doğal ve etkili çözümdür. Gün boyu küçük yudumlarla yaygın bir şekilde içilen 2,5-3 litre su, bayram sonrası oluşabilecek ‘metabolik yorgunluğun’ önüne geçmek için temel şarttır.” dedi.</p>
<p><strong>‘Tasarruf moduna’ giren metabolizmayı yeniden canlandırmak için yürüyüş şart</strong></p>
<p>Tatlı bir ikramın ardından yapılan hafif tempolu bir yürüyüşün, vücudun insülin hormonuna olan ihtiyacı azaltan sihirli bir mekanizmayı devreye soktuğunu kaydeden Ekin Çevik, “Kaslar hareket halindeyken, kandaki glikozu insülinin rehberliğine ihtiyaç duymadan doğrudan yakıt olarak kullanmaya başlar; bu da kan şekerindeki ani ve keskin yükselişlerin önüne geçer. Yemeklerden yaklaşık 15-20 dakika sonra yapılacak kısa bir yürüyüş hem pankreasın üzerindeki baskıyı azaltır hem de bayramın getirdiği enerji fazlasının yağ olarak depolanmasını engeller. Hareket etmek, sadece ‘kalori’ yakmak değil, uzun süreli açlık döneminden çıkan ve ‘tasarruf moduna’ giren metabolizmayı yeniden canlandırarak enerji seviyenizi gün boyu dengede tutmaktır.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/nedeni-irade-eksikligi-degil-degisen-hormonlar-621287">Nedeni irade eksikliği değil, değişen hormonlar!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimle Değişen Dünya: TEKNOFEST&#8217;te Lise Öğrencilerine Özel İki Büyük Araştırma Yarışması</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilimle-degisen-dunya-teknofestte-lise-ogrencilerine-ozel-iki-buyuk-arastirma-yarismasi-612921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:09:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilimle]]></category>
		<category><![CDATA[Bin Tl]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[Lise Öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencilerine]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[te]]></category>
		<category><![CDATA[teknofest]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[yarışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim ve teknoloji alanında gençleri araştırmaya, üretmeye ve çözüm geliştirmeye teşvik eden; T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, lise öğrencilerine yönelik iki önemli araştırma yarışmasıyla bilimsel düşünceyi desteklemeye devam ediyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilimle-degisen-dunya-teknofestte-lise-ogrencilerine-ozel-iki-buyuk-arastirma-yarismasi-612921">Bilimle Değişen Dünya: TEKNOFEST&#8217;te Lise Öğrencilerine Özel İki Büyük Araştırma Yarışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim ve teknoloji alanında gençleri araştırmaya, üretmeye ve çözüm geliştirmeye teşvik eden; <strong>T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı</strong> ana yürütücülüğünde düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali <strong>TEKNOFEST</strong>, lise öğrencilerine yönelik iki önemli araştırma yarışmasıyla bilimsel düşünceyi desteklemeye devam ediyor. <strong>TÜBİTAK</strong> yürütücülüğünde düzenlenen bu yarışmalar, gençlerin hem küresel sorunlara bilimsel bakış açısıyla yaklaşmalarını hem de özgün projelerle geleceğe katkı sunmalarını amaçlıyor.</p>
<p><strong>Kutup Bilimlerine Genç Bakış: Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması</strong></p>
<p>Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması, lise öğrenimine devam eden öğrencileri kutup bilimleri alanında çalışmaya teşvik etmek amacıyla düzenleniyor. Yarışma, gençlerin yapacakları nitelikli araştırmalarla hem toplumda kutup bilimlerine yönelik farkındalık oluşturmayı hem de Türkiye’nin bu alandaki bilimsel gücünü artırarak uluslararası bilim camiasında daha etkin bir konuma gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor.</p>
<p>Canlı bilimlerinden fiziki bilimlere, sosyal ve beşeri bilimlerden yer bilimlerine uzanan geniş bir çerçevede projelerin kabul edildiği yarışma, lise öğrencilerine disiplinler arası düşünme ve bilimsel araştırma yapma fırsatı sunuyor. Yarışmada her kategori için ödüller aynı olmak üzere birincilik ödülü 90 bin TL, ikincilik ödülü 80 bin TL, üçüncülük ödülü ise 70 bin TL olarak belirlendi.</p>
<p><strong>İklim Değişikliğine Bilimsel Çözümler: Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması</strong></p>
<p>Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışması ise gençlerin iklim değişikliği konusundaki farkındalıklarını artırmayı, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına yönelik çalışmalar yapmalarını teşvik etmeyi ve bu alanda toplumsal bilinç oluşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Yarışma, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine yönelik çözüm üretme potansiyeli taşıyan özgün projeleri destekliyor.</p>
<p>Çevreden ekonomik sektörlere, hava ve iklimden su araştırmalarına, sürdürülebilirlik ve refahtan toplumsal farkındalığa kadar altı ana alan ve yirmi iki alt alanı kapsayan yarışma, lise öğrencilerine çok boyutlu bir araştırma zemini sunuyor. Enerji, tarım, sanayi, ulaşım, biyoçeşitlilik, su yönetimi, iklim direnci ve sağlık gibi kritik başlıklarda geliştirilecek projeler, iklim değişikliğiyle mücadelede gençlerin söz sahibi olmasına olanak tanıyor. Bu yarışmada da her kategori için birincilik ödülü 90 bin TL, ikincilik ödülü 80 bin TL, üçüncülük ödülü ise 70 bin TL olarak uygulanıyor.</p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi: 23 Mart</strong></p>
<p>Bilime ilgi duyan, araştırmayı seven ve geleceğin dünyasına katkı sunmak isteyen lise öğrencileri için büyük bir fırsat sunan bu iki önemli yarışma için <strong>son başvuru tarihi 23 Mart</strong>. Gençler, TEKNOFEST çatısı altında hayata geçirilecek bu yarışmalarla projelerini ulusal düzeyde sergileme, bilimsel yetkinliklerini geliştirme ve önemli ödüller kazanma şansı elde edecek.</p>
<p>Bilimsel merakı olan tüm lise öğrencileri, hayallerindeki projeleri gerçeğe dönüştürmek ve TEKNOFEST heyecanının bir parçası olmak için 23 Mart’a kadar başvurularını tamamlayabilir.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilimle-degisen-dunya-teknofestte-lise-ogrencilerine-ozel-iki-buyuk-arastirma-yarismasi-612921">Bilimle Değişen Dünya: TEKNOFEST&#8217;te Lise Öğrencilerine Özel İki Büyük Araştırma Yarışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KO-MEK ile üreten eller, değişen hayatlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ko-mek-ile-ureten-eller-degisen-hayatlar-602505</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2026 09:21:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eller]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[grup]]></category>
		<category><![CDATA[hayatlar]]></category>
		<category><![CDATA[ko-mek]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[üreten]]></category>
		<category><![CDATA[ürünler]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=602505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK) 2025 yılını dolu dolu geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mek-ile-ureten-eller-degisen-hayatlar-602505">KO-MEK ile üreten eller, değişen hayatlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitim Kursları (KO-MEK) 2025 yılını dolu dolu geride bırakmanın mutluluğunu yaşıyor. 12 ilçede 42 kurs merkezinde 401 farklı branşta eğitim veren KO-MEK tamamen ücretsiz ve kaliteli eğitimlerle adeta halk üniversitesi olmanın gururunu yaşadı. Her yıl kendini yenileyerek eğitimlerine devam eden KO-MEK, 2024-2025 eğitim öğretim yılında 35 bin 201 kursiyere eğitim verdi.</p>
<p><b>EV BECERİLERİ ATÖLYESİ İLE HAYATA HAZIRLANDILAR</b></p>
<p>Meslek ve Sanat eğitimlerine devam eden KO-MEK; sadece kendini geliştirmek isteyen değil, bir meslek sahibi olmak isteyenlerinde eğitimi konusunda gerekli önemi gösterdi. Özellikle dezavantajlı guruplara verdiği eğitimlerle dikkat çeken KO-MEK, yaz aylarında da boş durmadı. Çocukların bilgi ve becerilerinin gelişimine destek olmak için yaz tatilinde ev becerileri atölyeleri açan KO-MEK, binlerce çocuğa yeni beceriler kazanmalarının önünü açtı. Kur’an-ı Kerim, kuaförlük, giyim, resim ve müzik gibi önemli branşlarda eğitim alan çocuklar artık kendi başlarına bir şeyleri başarmanın mutluluğunu yaşadı.</p>
<p><b>12 İLÇEDE 12 EŞSİZ SERGİ</b></p>
<p>Kursiyerlerin el emeği göz nuru ürünlerinin sergilendiği geleneksel ilçe sergileri bu yıl da yapıldı. Adeta karnaval havasında rengârenk, bin bir çeşit el emeği ürünün sergilendiği 12 ilçe sergisine binlerce ziyaretçi katılarak kursiyerlerin mutluluğuna ortak oldu. Sergilerde, müzik branşı ve uygulamalı branşlar birbirinden güzel performanslar sergileyerek sergilere renk kattı.</p>
<p><b>MARİFEST2025 İLE YIL SONU FARKLI OLDU</b></p>
<p>Bu yıl ilk kez düzenlenen Marifest2025 ile farklı bir konsepte genel sergi düzenleyen KO-MEK, sergilediği ürünler ve içeriklerle ziyaretçilerden tam not aldı. Marifest2025; farklı kültürleri, yerel değerleri ve sanatı aynı çatı altında buluşturarak şehre canlılık katan, her yaştan ziyaretçiye hitap eden renkli bir buluşma noktası oldu. Müzikten gastronomiye, el emeği ürünlerden sahne gösterilerine kadar uzanan zengin içeriğiyle Marifest, sadece bir festival değil; paylaşmanın, birlikte üretmenin ve kentin sosyal hafızasında iz bırakan anlar biriktirmenin güçlü bir sembolü haline geldi. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinlikler, şehrin kültürel dinamizmini gözler önüne serdi.</p>
<p><b>SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE DEVAM EDİLDİ</b></p>
<p>Ramazan ayının gelmesiyle birlikte artık geleneksel hale gelen “KO-MEK Hurması” projesi, ihtiyaç sahibi ailelerin iftar sofrasına misafir olarak onlarında gönüllerine taht kurdu. KO-MEK vefası projesi ile yoksul ve ihtiyaç sahibi ailelere destek veren KO-MEK kursiyerleri, çocukların neşesi olmayı da başardı.</p>
<p><b>KOMEKSEPETİ İLE EV EKONOMİSİNE DESTEK</b></p>
<p>KO-MEK kursiyerleri ve el emeği ürünü olan herkes, üretmiş oldukları göz nuru ürünleri online alışveriş platformu olan www.komeksepeti.com adresinden dünyanın her yerine kolaylıkla satabiliyor. Her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği ürün satış platformlarında sanal mağaza sayısı 1.192 olurken, yaklaşık 680 kursiyerde Darıca,  Ormanya ve İzmit Milli İrade Meydanı’na kurulan Komekstoreler de ürünlerinin satışını yapabiliyor.</p>
<p><b>FARKLI PROJELERLE HAYATLARA DOKUNULDU</b></p>
<p>“Okuyan Şehir Kulübü Projesi” ile 105 grup lideri ve 1.155 grup üyesi ile okuma grupları başlatılarak, grup liderleri tarafından okuma etkinlikleri düzenlendi. Ayrıca “Değer-İz Projesi” kapsamında her ay belirlenen tema ile oluşturulan bülten bu zamana kadar 10.472 grupta 103.418 kursiyere “değerli dakikalar’” adı altında etkinlikler düzenlendi.  “Adım Adım Kocaeli Kulübü Projesi’nde” ise Ormanya, Yuvacık Barajı ve Nüzhetiye Şelalesi yürüyüş parkurlarında toplam 400 kişinin katılımıyla üç yürüyüş etkinliği gerçekleştirildi.</p>
<p><b>SOSYAL BELEDİYECİLİĞİN GÜÇLÜ ADRESİ</b></p>
<p>KO-MEK; çocuk oyun alanları, sosyal etkinlikler ve kültürel buluşmalarla kursiyerlerin kurslara rahat ve güvenle katılımını destekliyor. Merkezlerde kurulan sıcak ve kapsayıcı ortam, farklı yaş ve kesimlerden vatandaşları bir araya getirerek kentte sosyal uyumu güçlendiriyor.</p>
<p><b>BÜYÜYEN ŞEHRİN ORTAK BAŞARISI</b></p>
<p>2025’te KO-MEK, bireysel başarı hikâyelerinden kentsel kalkınmaya uzanan etkisiyle Kocaeli’nin büyüme yolculuğuna değer kattı. Üreten kadınlar, güçlenen aileler ve büyüyen bir şehir hedefiyle yoluna devam eden KO-MEK, eğitimle değişen hayatların en güçlü örneklerinden biri olmaya devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ko-mek-ile-ureten-eller-degisen-hayatlar-602505">KO-MEK ile üreten eller, değişen hayatlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Contemporary Istanbul&#8217;un 20. Edisyonu, Focus Amerika Kapsamında Sanatın Değişen Manzarasına Odaklanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/contemporary-istanbulun-20-edisyonu-focus-amerika-kapsaminda-sanatin-degisen-manzarasina-odaklaniyor-559697</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2025 08:13:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[contemporary]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[edisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[focus]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulun]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[manzarasına]]></category>
		<category><![CDATA[odaklanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[sanatın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559697</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul, 24 – 28 Eylül 2025 tarihleri arasında Akbank ana sponsorluğunda 20. edisyonuna özel Amerika’daki çağdaş sanat alanına yön veren galerileri ve sanat profesyonellerini iki gün sürecek Focus America programı kapsamında sanatseverler ile bir araya getiriyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/contemporary-istanbulun-20-edisyonu-focus-amerika-kapsaminda-sanatin-degisen-manzarasina-odaklaniyor-559697">Contemporary Istanbul&#8217;un 20. Edisyonu, Focus Amerika Kapsamında Sanatın Değişen Manzarasına Odaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul, 24 – 28 Eylül 2025 tarihleri arasında Akbank ana sponsorluğunda 20. edisyonuna özel Amerika’daki çağdaş sanat alanına yön veren galerileri ve sanat profesyonellerini iki gün sürecek Focus America programı kapsamında sanatseverler ile bir araya getiriyor.  Bu yıl, Brooklyn Müzesi, Guggenheim Müzesi, MoMA ve Metropolitan Sanat Müzesi’nin yanı sıra New York, Seattle ve Kaliforniya’da bulunan çeşitli özel koleksiyonerler konuklar arasında yer alıyor. </p>
<p>Focus America kapsamına ek olarak, Contemporary Istanbul aynı zamanda Ontario Sanat Galerisi, Toronto Sanat Bienali, Kanada Ulusal Galerisi, Montreal Güzel Sanatlar Müzesi ve MAC Montreal ile koleksiyonerler, küratörler ve sanat profesyonelleri için de yeni iş birliklerine ev sahipliği yapacak. </p>
<p>Davetli galeriler arasında:</p>
<p>• Amanita (New York) </p>
<p>• Heft Gallery (New York) </p>
<p>• Revolver Galería (New York / Buenos Aires) </p>
<p>• Madison Gallery (California) </p>
<p>• Leila Heller Gallery (New York / Dubai) </p>
<p>• Pontone / Friedrichs Pontone (New York / London) seçkin sanat kurumlarının müze direktörleri ve temsilcileri yer almaktadır.</p>
<p>Bu yıl Focus America kapsamı özelinde, New York merkezli Perulu-Amerikalı sanatçı Grimanesa Amorós tarafından gerçekleştirilen ve mekâna özgü bir ışık yerleştirmesi olan PASSAGE &#038; MARITIME eserlerini Contemporary Istanbul’da sergileyecek. LED teknolojisini kullandığı büyük ölçekli heykelleriyle tanınan sanatçının Passage eseri, Çinili Han’ın geçiş salonu olan ve The Peninsula Hotel’in saat kulesi ile lobisi olarak hizmet veren alana yerleştirilecek. Amorós’un çalışması, İstanbul’un bir geçiş ve değişim mekânı olarak önem taşıdığı bir konumda yer alıyor. Kırmızı LED tüpler, özel aydınlatma dizileri ve yansıtıcı yüzeyler kullanan sanatçı, kentin şekillenmesinde rol oynayan duygu akışlarını, hafızayı ve zamanı çağrıştırmaktadır. </p>
<p>PASSAGE, mimarinin hareketi ve dönüşümü nasıl özümsediğini yansıtırken, ayrılış ve varış, iç ve dış mekân, geçmiş ve şimdi arasındaki ikilikleri aydınlatıyor. Latince kökenli “denize ait” anlamındaki maritimus kelimesinden türeyen MARITIME ise denizlerin ve suların ritmik biçimdeki hareketliliğini yansıtırken aynı zamanda hafızayı, hareketi ve ışığı geniş coğrafyalara uzanan fiziksel, tarihsel ve duygusal araçlar olarak temsil etmektedir. Maritime insan ruhunun keşfetme arzusunu—sanatçının deyimiyle “bilinmeyene duyulan romantik ilgi”ye odaklanıyor.</p>
<p>CIF Dialogues 2025: Dağılan Koordinatlar</p>
<p>24–25 Eylül tarihlerinde Contemporary Istanbul Vakfı (CIF), her yıl düzenlenen konuşma programı CIF Dialogues 2025’e ev sahipliği yapacak. Bu yılın teması olan &#8220;Dağılan Koordinatlar: İstanbul ve Değişen Sanat Peyzajı&#8221;, kültürel aktörlerin jeopolitik, teknolojik ve toplumsal konulara nasıl yanıt verdiklerini ele alıyor.</p>
<p>Konuşmacılar arasında:</p>
<p>• Jennifer Stockman (Emeritus Başkanı, Guggenheim Museum) </p>
<p>• Anne Pasternak (Direktör, Brooklyn Museum) </p>
<p>• Ahu Antmen (Direktör, Sabancı Museum) </p>
<p>• Jean Cooney (Direktör, Times Square Arts; VP of Arts and Culture, Times Square </p>
<p>Alliance) </p>
<p>• Thomas Girst (Global Kültürel İlişkiler Başkanı, BMW) </p>
<p>• Pierre Sigg (Kurucu, Sigg Art Foundation),  </p>
<p>•  Ulrich Schruath (Direktör, UBS Digital Art Museum) yer almaktadır.</p>
<p>Panel tartışmalarında dijital sanatın değişen rolü, Batı kanonu dışındaki koleksiyoner pratikleri, mimari ve kültürel hafıza gibi konuların yanı sıra şehirlerin sanatsal ve toplumsal ihtiyaçlara nasıl yanıt verebileceği gibi sorular ele alınacak. Contemporary Istanbul 20. edisyonu, bir kez daha Tersane İstanbul’da gerçekleşerek iki on yıllık sanatsal etkileşimi düşünmeye davet ediyor. Doğu ile batının kesişim noktasında yer alan bu şehirde kök salan fuar, İstanbul’un kültürel bağlantıların kurulduğu ve dinamik dönüşümlerin yaşandığı büyüyen bir merkez olarak yeniden konumunda sanatseverler ile bir araya geliyor.</p>
<p>Contemporary Istanbul 20. Edisyon Tarihleri </p>
<p>24 Eylül Preview | Ön İzleme </p>
<p>25 – 28 Eylül General Admission | Genel Ziyaret </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/contemporary-istanbulun-20-edisyonu-focus-amerika-kapsaminda-sanatin-degisen-manzarasina-odaklaniyor-559697">Contemporary Istanbul&#8217;un 20. Edisyonu, Focus Amerika Kapsamında Sanatın Değişen Manzarasına Odaklanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Temizkan, &#8220;Değişen hayat tarzıyla birlikte Ramazanlar da değişiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-temizkan-degisen-hayat-tarziyla-birlikte-ramazanlar-da-degisiyor-448216</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 09:28:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[değişiyor]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanlar]]></category>
		<category><![CDATA[tarzıyla]]></category>
		<category><![CDATA[temizkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448216</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nesiller boyu insanların bir araya gelmesini sağlayan On Bir Ayın Sultanı Ramazan, günümüzde eskiye nazaran sönük geçiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-temizkan-degisen-hayat-tarziyla-birlikte-ramazanlar-da-degisiyor-448216">Prof. Dr. Temizkan, &#8220;Değişen hayat tarzıyla birlikte Ramazanlar da değişiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Nesiller boyu insanların bir araya gelmesini sağlayan On Bir Ayın Sultanı Ramazan, günümüzde eskiye nazaran sönük geçiyor. İçerisinde dini ibadetlerin yanı sıra kültürel izler de taşıyan Ramazan-ı Şerif’in eski haline özlem her yıl artarak devam ediyor. Cami Mahyaları şehirlerin görüntüsünü değiştirirken, Teravih Namazları ise, halkın birlik ve beraberlik duygusunu harmanlıyor. Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Türk Dünyası Edebiyatları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Temizkan, Ramazan Ayı temalı edebi eserler ile ilgili bilgi verdi.  </span></p>
<p><span>Halkın nazarında itibarı bulunan her şeyin Türk edebiyatı eserlerinde sıkça yer verildiğini belirten Prof. Dr. Temizkan, “Türk Halk Şiiri ve Divan Şiiri, Ramazan’ın ve Ramazan’la ilgili kavramların söz konusu edildiği beyitler ve dörtlüklerle doludur. Temayı esas alan sınıflandırmaya ‘Tür’ denir. Ağırlıklı olarak Türk halk şiirinin türlerinden biri de Ramazanname’dir. Vazifesi, bekçiyle birlikte halkı sahur için uyandırmak olan davulcunun, sokak sokak dolaşırken okuduğu dörtlükler, bu türün en güzel örneklerini oluşturur. Hocamız Prof. Dr. Âmil Çelebioğlu, ‘Ramazanname’ adlı eserinde, söz konusu şiirlerde sehl-i mümteni sayılabilecek tipik ve canlı tasvirlerle teşbihlerin bulunduğunu ifade etmektedir. Yani bunlar, sanat değeri yüksek şiirlerdir. ‘Kandilleri şekl-i nücûm’, ‘Gûyâ namaza durmuştur/Kıbleye karşı her direk’, ‘Paçacılık edemedim/Sırıtıyor gördüm başı’, ‘Döşek kal’asına saptık/Yorganlardan hisar yaptık’ gibi örnekleri, sanat değeri bulunan örnekler olarak sıralar” dedi. </span></p>
<p><span>Ramazanı konu alan eserlere örnekler veren Prof. Dr. Temizkan, “Bu ay mâhlar yücesidir/ Zevk ü safâ gecesidir’ ve ‘Geldi mâh-ı Ramazân / Şâd olup sevindi cânım / Ramazân-ı şerifiniz/ Mübarek olsun sultanım / Bu gece ayı gördüler/ Yüzlerin yere sürdüler/ Donandı kandiller ile/ Câmiler ziynet buldular’ dizeleri, Ramazan ayının yüceliğini ve bu aydaki gece eğlencelerini ifade eder. Ayrıca, ‘Âleme rahmetle geldi/ Hamd ola izzetle geldi/ Cümle mü’min kullarına/ Müjde-i cennetle geldi’ hadisi ile de Ramazan ayının başının ‘rahmet’ sonunun da ‘cehennemden kurtuluş’ olduğu haber verilmektedir” dedi.</span></p>
<p><span>Divan Edebiyatı’nın en önemli şairleri arasında yer alan Nedim’in eserlerinden örnek veren Prof. Dr. Temizkan “Divan şiirinin büyük ismi Nedim, Ramazan ayının ilk akşamının hilali ile ay parçası bir güzelin boyu arasında ilişki kurar ve şöyle der; ‘Şöyle bîtâb olmuş ol mehpâre tâb-ı rûzeden/ Farkolunmaz kâmet-i ham gurre-i yekrûzeden’ Nedim burada; ‘O ay parçası güzel, orucun hararetiyle (susuzluğuyla) öyle halsiz kalmış ki, bükülen boyu, Ramazan ayının ilk akşamındaki hilalden ayırt edilemez bir güzellik almış’ demektedir. Sevgilinin yüzünün rengiyle zülfünün rengi, birbirine zıttır. Nedim’e göre; yüzün rengi güneşin doğuşu esnasındaki rengidir ve zülfün rengi de gecenin rengi olan siyahtır. Kadir Gecesi, Ramazan ayının içindedir. Şair, bu çerçevede, zülfü de Kadir Gecesi’ne benzetir ve onda bu gecenin ruhanî güzelliğinin gizli olduğunu haber verir; ‘Seher-i îyd celî meşrık-ı ruhsârunda /Leyle-i Kadr hafî zülf-i siyeh-fâmında’yani “Yanağının güneş doğuşu renginde bayram sabahı ışıldar, saçının siyah renginde ise Kadir Gecesi’nin ruhanî güzelliği gizlidir’ Bu ve benzeri şiirlerin anlaşılması için; ayın/hilalin görünmesiyle Ramazan ayının başladığını, bu ayda cennet kapılarının açıldığını ve Kadir Gecesi’nin Ramazan ayının içinde bulunduğunu bilmemiz gerekmektedir. Ramazan ayının sonuna, dolayısıyla bayrama yaklaşıyoruz. Bu sebeple sizlerle, temennilerin bir araya getirildiği ‘Bayram size neşeler getirsin /Bir müjde veren haber getirsin /Sağlık, servet, muvaffakiyet /Her lütfu birer birer getirsin’ şiirini paylaşmak isterim” diye konuştu.</span></p>
<p><b><span>“Geleneklerimiz yavaş yavaş ortadan kalkıyor”</span></b></p>
<p><span>         Ramazan Ayı’nın eskiye nazaran daha sönük karşılandığını söyleyen Prof. Dr. Temizkan, “Ramazan ayını ruhuna yaraşır bir şekilde yaşamak, saygı duyulması gereken bir tercihtir. Bu aya saygı duymak, gelenek haline gelmiş bir davranış şeklidir. Müslüman olmayan vatandaşların eskiden Ramazan’a duydukları saygı, günümüzde Müslüman olan insanlarımızda bile kalmamıştır. Kendisine duyulan saygının azaldığı Ramazan’ın eski canlılığını devam ettirmesi mümkün müdür? Haberleşme araçlarıyla yapılan kutlamalar, ziyaretlerin yerini almış durumda. Ziyaretlerle birlikte ziyaret adabı da yok oluyor. Büyüklerin ziyaretine küçük de olsa bir hediyeyle gidilmesi, büyüklerin gelen çocuklara hediye veya bayram harçlığı vermesi, el öpme ve ikram gibi gelenekler yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Bütün bunlar da Ramazan’ı ve bayramı canlı yapan geleneklerdir. Gelenekler de yok olunca, canlılık da yok olmaya yüz tutuyor” dedi.</span></p>
<p><b><span>“İyi insanlar iyi atlara binip gittiler”</span></b></p>
<p><span>Ramazan Ayı ile ilgili bir hikâye paylaşan Prof. Dr. Temizkan, “Bir hikâye vardır. Adamın biri bir köye misafir olmuş. Köy halkı, misafiri ağırlamak için, neredeyse birbiriyle kavga etmiş. Bir evde üç gün kalmış. Güzelce ağırlanmış. Giderken de kendisine çok iyi bir at hediye edilmiş. Uzun bir süre sonra, bu köye tekrar uğramış. Yüzüne bakan bile olmamış. Köyle karşılaştığı bir ihtiyarla yaşadıklarını anlatan adam, şimdiki durumun da sebebini sormuş. Yaşlı adam kendisine; ‘İyi insanlar iyi atlara binip gittiler’ diye cevap vermiş. Ramazan ve bayramları canlı kılan ritüeller ve gelenekler hayatımızdan bir bir çıktığı için de eski canlılığın yerini sönüklük almış durumda. Kısaca, değişen hayat tarzıyla birlikte Ramazanlar da değişiyor” diye konuştu.  </span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-temizkan-degisen-hayat-tarziyla-birlikte-ramazanlar-da-degisiyor-448216">Prof. Dr. Temizkan, &#8220;Değişen hayat tarzıyla birlikte Ramazanlar da değişiyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeniden Sinematek&#8217;te &#8220;Değişen Dünya ve Geçmişe Özlem&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-degisen-dunya-ve-gecmise-ozlem-445959</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2024 21:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişe]]></category>
		<category><![CDATA[özlem]]></category>
		<category><![CDATA[sinematekte]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445959</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Mart ayındaki “Yeniden Sinematek” gösterimlerinde “Değişen Dünya ve Geçmişe Özlem” temasıyla dört film İzmirli sinemaseverlerle buluşacak. İzmirliler farklı dönemlerden ve kültürlerden seçilmiş önemli sinema yapıtlarını izleme imkanı bulacak. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-degisen-dunya-ve-gecmise-ozlem-445959">Yeniden Sinematek&#8217;te &#8220;Değişen Dünya ve Geçmişe Özlem&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Mart ayındaki “Yeniden Sinematek” gösterimlerinde “Değişen Dünya ve Geçmişe Özlem” temasıyla dört film İzmirli sinemaseverlerle buluşacak. İzmirliler farklı dönemlerden ve kültürlerden seçilmiş önemli sinema yapıtlarını izleme imkanı bulacak. </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi dünyanın dört bir yanından sinema eserleriyle keyifli bir yolculuk yapma şansını İzmirli sanatseverlere sunuyor. &#8220;Yeniden Sinematek&#8221; gösterimlerinde Mart ayında “Değişen Dünya ve Geçmişe Özlem” temasıyla ödüllü dört film, iki ayrı merkezde ücretsiz olarak gösterime girecek.  “Elveda Lenin!”, “Leopar”, “Yüzücü ” ve “Muhsin Bey” filmleri izleyenlere unutulmayacak anlar yaşatacak. Film gösterimleri Kültürpark İzmir Sanat ve Seferihisar Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgiye kultursanat.izmir.bel.tr adresinden ulaşılabilir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeniden-sinematekte-degisen-dunya-ve-gecmise-ozlem-445959">Yeniden Sinematek&#8217;te &#8220;Değişen Dünya ve Geçmişe Özlem&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk sinemasının değişen yüzü: Kadın oyuncular</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-degisen-yuzu-kadin-oyuncular-435814</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jan 2024 09:08:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncular]]></category>
		<category><![CDATA[sinemasının]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[yüzü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435814</guid>

					<description><![CDATA[<p> Türk sinemasının kadın oyuncuların temsil biçimlerinde önemli bir evrime tanıklık ettiğini ifade eden uzmanlar, oyuncuların rolleri ve toplumsal cinsiyet algısının da sinemanın gelişimiyle birlikte derin değişimler geçirdiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-degisen-yuzu-kadin-oyuncular-435814">Türk sinemasının değişen yüzü: Kadın oyuncular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türk sineması bu coğrafyadan beslenen oyuncular sayesinde öne çıkıyor</strong></p>
<p><strong> Türk sinemasının kadın oyuncuların temsil biçimlerinde önemli bir evrime tanıklık ettiğini ifade eden uzmanlar, oyuncuların rolleri ve toplumsal cinsiyet algısının da sinemanın gelişimiyle birlikte derin değişimler geçirdiğini söylüyor.</strong></p>
<p> <strong>Doç. Dr. Esennur Sirer, “Türk Sineması son dönemde var olan auteur</strong> <strong>(kendine ait bir tarzı ve anlatısı olan) yönetmenler ve bu coğrafyadan beslenen oyuncular sayesinde öne çıkıyor.” dedi.</strong></p>
<p><strong> </strong>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer, Türk sinemasında kadın oyuncuların yıllar içindeki gelişim ve değişimini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Kültür aktarımının önemli bir aracı; sinema…</strong></p>
<p>Kültürel değişim yaşanırken ya da kültüre dair yeni bir yaklaşım benimsenirken iletişim araçlarının her zaman süreci yöneten önemli bir noktada konumlandığını kaydeden Doç. Dr. Esennur Sirer, “20. Yüzyılın başından itibaren görsel ve işitsel hikâye anlatıcısı olarak hayata dâhil olan sinema, kültür aktarımının önemli bir aracı olarak görev almıştır. Bir iletişim aracı olan sinema ile şekillenen toplumsal yapı ve bu yapıyı oluşturan bireyler toplumsal yapının düzenlenmesine de aracılık etmiştir. Toplumsal cinsiyet rollerinin belirlenmesi açısından sinema işlevsel bir öneme sahip olmuştur.” dedi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet Döneminde Türk kadın oyuncular görülmeye başlıyor</strong></p>
<p>Yıllar içerisinde kadın ve erkeğin değişen konumlarının sinemaya da yansıdığını anlatan Doç. Dr. Esennur Sirer, “Ülkemizde 1923 yılına kadar çekilen filmlerde kadın karakterleri gayrimüslim oyuncular tarafından canlandırılmıştır. Cumhuriyet Döneminde Türk kadın oyuncular görülmeye başlasa da ön planda bir kadın karaktere rastlanmıyor. 1940 ve 50’li yıllar II. Dünya Savaşı’nın etkileri nedeniyle dünya genelinde sinemanın az ürün verdiği bir dönem olarak nitelendiriliyor” şeklinde konuştu. </p>
<p><strong>1960’lı yıllar sinemasında değişen toplumsal yapı beyazperdeye yansıdı</strong></p>
<p>1960’lı yıllarda sanayileşme nedeniyle değişen toplumsal yapının sinema filmlerine de yansıdığını kaydeden Doç. Dr. Esennur Sirer, “Kentlerde oluşan ve azınlığı temsil eden zengin burjuva sınıfı ile köyden kente göç eden ve gecekondularda yaşayan işçi sınıfının konu edildiği filmler çekilmiştir. Bu filmlerde kadınlar zengin burjuvanın hanımı ya da namuslu fabrika işçisi konumundadır. Filmlerde kötü yola düşürülen kadınları da erkek kahraman kurtararak tüm övgüyü almaktadır. Böylece geleneksel aile yapısı içerisinde kadın evinde anne ve iyi eş olarak yer alırken erkek ailenin koruyucusu ve çalışan birey olarak temsil edilmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>1970’li yıllardaki filmlerde kadın sadece cinselliği ile ön planda</strong></p>
<p>1970’li yıllarda bozulan ekonomi ve televizyonun evlere girmesinin sonucunda sinema filmlerine sadece eğitim düzeyi düşük alt gelir gruplarının gittiğini hatırlatan Doç. Dr. Esennur Sirer, “Bu filmlerde kadın sadece cinselliği ile ön planda. 1980’li yıllar videonun etkisiyle film üretiminin arttığı bir dönemi temsil ediyor. Bu dönemde kadın sorunlarının işlendiği ve kültürel yapı içerisinde farklı kadın temsillerinin yer aldığı filmler de yapıldı. Nostalji rüzgarlarının estiği 1990’lı yılların sinemasında hakkını arayan kadın tekrar sessizliğe bürünerek şarkıcı ve manken gibi karakterlerin temsilinde varlığını sürdürdü.” dedi.</p>
<p><strong>Sözden çok oyunculuğun öne çıktığı filmler…</strong></p>
<p>Doç. Dr. Esennur Sirer, eril anlatının hâkim olduğu sinema filmlerinin içeriklerinde kadının varoluşunu sessizliğiyle temsil ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu temsiliyeti en anlamlı işleyen yönetmenlerden birisi Nuri Bilge Ceylan’dır. Filmlerini doğal mekânlarda çeken Ceylan karakterlerini de olabildiğince doğal bir anlayışla stilize etmiştir. Filmlerindeki yıldız kadın oyuncular gündelik hayat temsilleri içerisinde sivrilmemişlerdir. Sözden çok oyunculuğun öne çıktığı filmlerde yakın plan ve mimikler ile anlatı güçlendiriliyor. Bu nedenle Ceylan’ın filmlerindeki kadın oyuncuların mimiklerinden güç alarak doğal anlatım yapabilen oyuncular olduğu görülüyor.”</p>
<p><strong>Merve Dizdar’ın Cannes’da ödül alması</strong></p>
<p>Günümüzde teknolojinin ulaşılabilir olmasının film anlatısının oluşturulmasında teknik beceriyi öne çıkan bir özellik olmaktan ayırdığını da kaydeden Doç. Dr. Esennur Sirer, “Kişisel anlatım üslubunun yanı sıra auteur’lüğü temsil eden yönetmenin felsefesini yansıttığı filmin iç anlamıdır. Cannes’da düzenlenen film festivalinde en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Merve Dizdar da doğal oyunculuğu, mimikleriyle ve bakışlarıyla konuşmasıyla ön plana çıkan oyuncularımızdan. Türk Sineması son dönemde var olan auteur yönetmenler ve bu coğrafyadan beslenen oyuncular sayesinde öne çıkıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turk-sinemasinin-degisen-yuzu-kadin-oyuncular-435814">Türk sinemasının değişen yüzü: Kadın oyuncular</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IICEC &#8220;Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye&#8221; Konferansı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iicec-dunyada-degisen-enerji-jeopolitigi-iklim-krizi-ve-turkiye-konferansi-429593</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 10:10:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyada]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[iicec]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitiği]]></category>
		<category><![CDATA[konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[krizi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=429593</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bora Şekip Güray: “Yeşil hidrojende çok yönlü fırsatlar ve gelişim alanlarımız var” Dünya ve Türkiye gündeminin güncel konularına mercek tutan Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), bu kez değişen enerji jeopolitiğini ele aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iicec-dunyada-degisen-enerji-jeopolitigi-iklim-krizi-ve-turkiye-konferansi-429593">IICEC &#8220;Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakan Bayraktar, “Hedefimiz, 30 yılda net sıfır emisyonlu bir ülke olmak”</strong></p>
<p><strong>Güler Sabancı: “Türkiye enerji talebinde güçlü gelişim potansiyeline sahip”</strong></p>
<p><strong>Dr. Fatih Birol: “Türkiye için nükleer olmazsa olmaz bir teknoloji”</strong></p>
<p><strong>Bora Şekip Güray: “Yeşil hidrojende çok yönlü fırsatlar ve gelişim alanlarımız var”</strong><br /><strong>Dünya ve Türkiye gündeminin güncel konularına mercek tutan Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), bu kez değişen enerji jeopolitiğini ele aldı. Sabancı Center’da düzenlenen “Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye” temalı konferans ve panelde, yeni gelişmeler ışığında değişen enerji jeopolitiği, insanlığın önündeki en önemli sorun iklim krizi ve tüm bunların Türkiye’ye etkileri konuşuldu. Konferans kapsamında ayrıca, IICEC tarafından hazırlanan “IICEC &#8211; Türkiye Yeşil Hidrojen Raporu 2023” lansman sunumu da yapıldı.</strong></p>
<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Dr. Alparslan Bayraktar, Türkiye&#8217;nin enerjide dışa bağımlılığının azaldığını belirterek, “Türkiye&#8217;nin 2022 yılında enerjide dışa bağımlılığı yüzde 67,8&#8217;e düştü. Ulusal enerji planı ile hedefimiz, önümüzdeki 30 yıl içerisinde dışa bağımlılıktan kurtarmak ve net sıfır emisyonlu bir ülke haline getirmek” dedi.</strong></p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Türkiye’nin enerji talebinde güçlü gelişim potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak, “Avrupa’nın en büyük, dünyanın da en dinamik enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştık. Enerjide son dönemde pek çok alanda Enerji Bakanlığımız ve özel sektör tarafından önemli adımlar atılıyor. Yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’nın lider ülkelerinden biri konumuna ulaştık” diye konuştu.</strong></p>
<p><strong>Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol, yıllar önceki toplantılarda nükleerin Türkiye için olmazsa olmaz olduğunu söylediğini hatırlatarak, “Türkiye&#8217;nin mevcut enerji durumuna bakınca, coğrafik durumuna bakınca olmazsa olmaz bir teknoloji olduğunu düşünüyorum. Dünyada da son iki yıl içerisinde, hatta 1,5 yıl içerisinde nükleer enerjide hızlı bir geri dönüş var. Ancak nükleer santrali beraber inşa edeceğiniz partner ülkeyi çok iyi seçmeniz lazım. Türkiye şu anda nükleer santral çalışmalarına başladı. Umuyorum Türkiye bu konudaki çalışmalarını daha da artıracak ve başka nükleer santraller de yapacak” şeklinde konuştu.</strong></p>
<p><strong>Konferansta ‘IICEC &#8211; Türkiye Yeşil Hidrojen Raporu 2023’ lansman sunumunu yapan IICEC Direktörü Bora Şekip Güray da, “Yeşil hidrojende ülke olarak, çok yönlü fırsatlarımız ve gelişim alanlarımız var” diyerek, yeşil hidrojende sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek IICEC önerilerini paylaştı. </strong></p>
<p>Küresel ölçekte değişen enerji dinamikleri, sürdürülebilir bir gelecek için artık kaçınılmaz konuların başında gelen iklim krizi ve bu iki konunun Türkiye’ye etkileri Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından Sabancı Center’da düzenlenen “Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye” temalı konferans ve panelde ele alındı. Konferansta, IICEC tarafından hazırlanan “IICEC &#8211; Türkiye Yeşil Hidrojen Raporu 2023” lansman sunumu IICEC Direktörü Bora Şekip Güray tarafından yapıldı. İş ve siyaset dünyasında üst düzey isimlerin katılımıyla, Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak, ALJ-Toyota Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Ali Haydar Bozkurt, T.C. Dışişleri Bakanlığı Enerji ve Çevre Genel Müdürü Büyükelçi Ayşe Berris Ekinci, SOCAR Türkiye CEO’su (vekaleten) Elchin Ibadov, bp Türkiye Ülke Başkanı Tümkan Işıltan ve ING Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Semra Kuran konuşmacı olarak yer aldı.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iicec-dunyada-degisen-enerji-jeopolitigi-iklim-krizi-ve-turkiye-konferansi-429593">IICEC &#8220;Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye&#8221; Konferansı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen Tüketici Talepleri Turizm Sektöründeki Hizmet Yaklaşımını Yeniden Şekillendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/degisen-tuketici-talepleri-turizm-sektorundeki-hizmet-yaklasimini-yeniden-sekillendiriyor-425659</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 09:41:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[şekillendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[sektöründeki]]></category>
		<category><![CDATA[talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>
		<category><![CDATA[yaklaşımını]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=425659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Turizm sektörünün öncü markalarından TatilBudur; Türkiye'nin sayılı turizm etkinlikleri arasında yer alan Uzakrota Travel Summit 2023’ün açılış panelinde konuşmacı olarak yer aldı. TatilBudur’un Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Nefesoğlu iç pazarın potansiyelini artırmaya yönelik değerlendirmelerini ve pazarlama alanında nasıl bir yol izlediklerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-tuketici-talepleri-turizm-sektorundeki-hizmet-yaklasimini-yeniden-sekillendiriyor-425659">Değişen Tüketici Talepleri Turizm Sektöründeki Hizmet Yaklaşımını Yeniden Şekillendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table>
<tbody>
<tr>
<td><strong>Değişen Tüketici Talepleri Turizm Sektöründeki Hizmet Yaklaşımını Yeniden Şekillendiriyor</strong></p>
<p><strong>Turizm sektörünün öncü markalarından TatilBudur; Türkiye&#8217;nin sayılı turizm etkinlikleri arasında yer alan Uzakrota Travel Summit 2023’ün açılış panelinde konuşmacı olarak yer aldı. TatilBudur’un Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Nefesoğlu iç pazarın potansiyelini artırmaya yönelik değerlendirmelerini ve pazarlama alanında nasıl bir yol izlediklerini paylaştı. Bu önemli organizasyonun bir diğer oturumunda markanın CTO’su Nazmi Özer teknolojinin hizmet deneyimine sağladığı avantajları ve bu noktada nasıl farklılaşılabileceğini örnek uygulamalar ile aktardı.  </strong></p>
<p>Kurulduğu günden bu yana Turizm alanında birçok ilke imza atan TatilBudur, dört bir yanındaki seyahat endüstrisi profesyonellerinin bir araya geldiği Uzakrota Summit Global 2023’te, sektörün dinamiklerini ve geleceğine ilişkin vizyoner bakışını katılımcılarla paylaştı. “İç Pazarın Gücünü Ortaya Çıkarmak’’ başlıklı açılış panelinde yer alan TatilBudur’un Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Barış Nefesoğlu pandemi sonrasında tüketici taleplerinin yerini bugün daha çok rahatlık ve eğlenceye bıraktığını belirtirken, tatilin her aşamasında güven ve hizmetin ön plana çıktığını vurguladı. Nefesoğlu “İç pazardaki potansiyeli artırmak için tüketiciyi yakından tanımak ve en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor. Yaptığımız araştırmalarda; pandemi sonrası hijyen ve temizlik konularına önem veren tüketicinin bugün daha özgür, kişiselleştirilmiş ve eğlenceli bir tatil arayışında olduklarını gözlemledik. Tatile gideceği markada önce güven, sonra eğlence ve kolaylık aramaya başladılar. Biz araştırmalardan yola çıkarak TatilBudur olarak müşterilerimize aradıkları tatili bulabilmeleri için çağrı merkezlerimizden, online platformumuzda bulunan chatGPT’li sanal asistana kadar çeşitli kolaylıklar ve imkanlar sağladık. Bizler her şeyi müşteri odaklı çalışıyoruz. Müşteri ne istiyor, neye göre kararlarını veriyor ya da değiştiriyor diye sürekli araştırma yapıyoruz. Önde gelen tüketimlerden olan televizyon, radyo ve youtube gibi mecralarda tüketici geri bildirimlerini yakından takip ediyoruz ve bize ilettikleri beklentilerine göre organize ediyoruz. 2024 sezonunda da bu çalışmalarımıza yeni projelerimizi lanse ederek devam edeceğiz” dedi.</p>
<p><strong>Turizmde “hyperautomation” teknolojileri önem kazandı</strong></p>
<p>Teknolojinin her alana hızlı adaptasyonu turizm sektöründe de etkisini artırmaya devam ediyor. Özellikle müşteri deneyimini ve uçtan uca kusursuz hizmet anlayışını geliştirmek için yapılan çalışmalarda teknolojinin desteği kaçınılmaz bir noktada yer alıyor. Türkiye turizminin en çok ziyaret edilen web siteleri arasında yer alan TatilBudur, özellikle dijital operasyonda en iyi müşteri deneyimini sunmak adına teknolojinin en yeni imkanlarını sistemine dahil ederek, global ölçekte hizmet veriyor. Etkinliğin en dikkat çeken bölümleri arasında yer alan “Turizmde Hyparautomation Teknolojilerinin Önemi ve Uygulamaları” başlıklı panelin moderatörlüğünü üstlenen,  TatilBudur CTO’su Nazmi Özer, hyperautomation başlığı altında konumlanan RPA ( Akıllı Süreç Otomasyonu), yapay zeka, QA automation (Test Otomasyonu), Low-code   teknolojiler, BI (İş Zekası) ve büyük veri alanında yapılan uygulamaları dinleyiciler ile paylaştı. TatilBudur’un bu alanda yapmış olduğu örneklere de değinen Özer, turizm sektöründe farklılaşmak için teknoloji tüm süreçlerde en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tüketiciden gelen büyük verinin analiz edilirken doğru parametlerle değerlendirilmesi gerektiğini ve mutlaka sonuçlara uygun aksiyon alınması gerektiğini vurguladı. </p>
<p>Etkinliğin sonunda yapılan ödül töreninde TatilBudur, ’”Dünyanın Önde Gelen Seyahat Sitesi’’ ödülüne layık görüldü. </p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-tuketici-talepleri-turizm-sektorundeki-hizmet-yaklasimini-yeniden-sekillendiriyor-425659">Değişen Tüketici Talepleri Turizm Sektöründeki Hizmet Yaklaşımını Yeniden Şekillendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soyal fayda sağlayan yazımlar, geleceğin değişen dünyasını şekillendiriyor </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/soyal-fayda-saglayan-yazimlar-gelecegin-degisen-dunyasini-sekillendiriyor-393413</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2023 08:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyasını]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[sağlayan]]></category>
		<category><![CDATA[şekillendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[soyal]]></category>
		<category><![CDATA[yazımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=393413</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rekabetin her geçen gün daha da arttığı ekonomik sistem içerisinde markaları bir adım öne taşıyan en güçlü parametrelerden birini ‘yazılım’ oluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyal-fayda-saglayan-yazimlar-gelecegin-degisen-dunyasini-sekillendiriyor-393413">Soyal fayda sağlayan yazımlar, geleceğin değişen dünyasını şekillendiriyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rekabetin her geçen gün daha da arttığı ekonomik sistem içerisinde markaları bir adım öne taşıyan en güçlü parametrelerden birini ‘yazılım’ oluşturuyor. Çevik bir yazılım alt yapısı, şirketinizi rakiplerinden daha değerli kılıyor. Teknoloji ve yazılım şirketi PATH; yazılım ekosistemini büyütmek, </strong></p>
<p><strong>Türkiye’nin küresel dijital ekonomideki payını artırmak için sosyoekonomik etkileri yüksek programlar tasarlıyor. Kurulduğu günden bu yana; özel ürün ve yazılım çözümleri geliştirme alanında 5 farklı sektörün, e-ticaret alanında ise 10 farklı sektörden 50’den fazla markanın ihtiyaçlarına uygun hizmet sunuyor. Startup Hızlandırma Programı ile yaratıcı fikirlerini teknoloji ile birleştirmek isteyen 15 girişimi, Power Ventures markası ile destekliyor.</strong></p>
<p>“Sürekli-nitelikli-inovasyon” mottosu ile 2015 yılında Murat Kader’in liderliğinde kurulan teknoloji ve yazılım şirketi PATH, iş ortaklarının ihtiyaçlarına uygun yazılım ve ürün geliştirme çözümleri sunuyor. 185 kişilik profesyonel bir ekiple hizmet veren PATH, en üst seviyedeki BT yeteneklerini bir araya getirmesi, T-Şekilli takımı ve güçlü referansları ile fark yaratıyor. PATH; kozmetik, tekstil, hizmet, yeme-içme, otomotiv, elektronik, sağlık, güzellik-bakım, turizm, FMCG sektörleri için e-ticaret alanında çözüm üretiyor. Bahis, spor, kargo-lojistik sektörleri için yazılım ve altyapılarının geliştirilmesi, yönetilmesi alanında faaliyet gösteriyor. “CTO As a Service” modelinde firmaların ihtiyaçlarına göre BT departmanlarının bir parçası olarak ya da kurum içi BT departmanları olacak şekilde konumlanarak kesintisiz hizmet sağlıyor. E-ticaret tarafında Türkiye’nin en büyük perakende işletmelerine “Dijital Satış Kanalları”, “Mağaza İçi Uygulama”, “Stok Yönetimi”, “Sipariş Yönetimi” gibi konularda omnichannel çözümler sunuyor. Bu tür özel geliştirmelerin yanı sıra; Shopify ve Akinon partnerliği ile de farklı sektörlerden birçok markanın ihtiyaçlarına yanıt veriyor.</p>
<p><strong>PATH OLARAK, BÜYÜMEYİ TEŞVİK EDEN BİR TEKNOLOJİ REHBERİYİZ</strong></p>
<p>PATH, teknolojik yol haritası geliştirilmesi ve yönetimi de dahil olmak üzere BT dış kaynak kullanımı ve destek hizmetleri kullanıyor. BT dış kaynak kullanımı markaların iş hedefleri ile uyumlu olacak ve şirket içi kaynaklarını serbest bırakacak şekilde tasarlanıyor. Bu da PATH’i alanındaki en verimli, en sonuç odaklı seçenek haline getiriyor. </p>
<p><strong>E-TİCARET ŞİRKETLERİ, BAHİS PLATFORMLARI, KARGO-LOJİSTİK FİRMALARI VE SPOR KULÜPLERİ İLE ÇALIŞIYORUZ </strong></p>
<p>PATH’in 185 kişilik profesyonel bir kadroyla hem danışmanlık verdiğini hem de yazılım tarafındaki bütün ihtiyaçları karşıladığını vurgulayan PATH’in Kurucu Ortağı Murat Kader, <em>‘‘Birçok farklı sektöre nitelikli katma değer sunuyoruz. E-ticaret dünyasında da varız, kargo-lojistik sektöründe de&#8230; Bizi, Türkiye’nin en büyük spor kulüplerinde de görmeniz mümkün… Ülkemizin en büyük futbol kulüplerinin yazılım altyapılarını ve komple ERP sistemlerini, teknoloji partneri olduğumuz SportsERP ile birlikte veriyoruz. Çoğunlukla o</em><em>rta-büyük ölçekli kurumsal şirketlerle ve B2B satış yapan markalarla çalışıyoruz”</em> dedi. </p>
<p><strong>KURUM KÜLTÜRÜMÜZ AVANTAJIMIZ, GREAT PLACE TO WORK SERTİFİKALIYIZ</strong><br /><strong> </strong>Great Place to Work sertifikası olan PATH, ekipler arasında bilgi aktarımını teşvik ederek birden fazla projeyi tam odaklı şekilde yönetme konusunda öne çıkıyor. BT alanındaki uzmanlığı ve tecrübesiyle yeni zorluklara, alanlara ve sektörlere hızla uyum sağlayabiliyor.<em> </em>Sosyal eğitimler ve deneyim stüdyolarıyla güçlenen bir iş üretme anlayışıyla çalışan PATH, Mandala Atölyesi, Etkili Konuşma, Gitar Çalma, Serbest Dalış gibi birçok farklı atölye, eğitim ve gelişim aktiviteleri de düzenliyor.</p>
<p><strong>İNSANA DAİR, HAYATA DOKUNAN BİR TEKNOLOJİ ŞİRKETİYİZ</strong></p>
<p>Yaşamın merkezinde, insanların hayatlarına dokunan, onların faydasına hayatlarını değiştiren, zenginleştiren, deneyim yaratan bir şirketler topluluğu olmayı hedeflediklerini belirten Kader, <em>“Müşterilerimize teknoloji ile çözüm üreten, yol gösteren bir değerler topluluğuyuz. Teknoloji rehberi partneri mantığı ile kesintisiz ve sürekli, nitelikli hizmet sağlıyoruz. Hizmetimizin sosyal ve ekonomik değerini artırmayı, sektörleri ve şirketleri büyütmeyi hedefliyoruz. Biz, insanların yaşamlarında merkezi bir fayda üretme, güç olma konusunda tutkuluyuz. Her projemizde 360 derece çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz. Çünkü PATH olarak bir bilgi teknolojisi şirketinden daha fazlasıyız. Öncelikle insanı merkezine alan bir kuruluşuz. Ürettiğimiz projelerde özellikle CTO As a Service modelimizde kendimizi müşterimizin BT ekibinin bir parçası olarak konumluyoruz. Bu şekilde 20 yılı aşkın deneyimimizle PATH yazılım ekosistemini müşterilerimize sunuyoruz”</em> ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>BİR NEFES ALIN DİYE VARIZ </strong></p>
<p>Teknolojinin artık bir gereklilik ve zorunluluk olmanın çok daha ötesinde, sosyal yaşamımızın ayrılmaz bir parçası ve bir yaşam tarzı olduğunu söyleyen Kader şöyle konuştu: <em>“Teknoloji hızla gelişiyor. Bu hızlı gelişimin sonucu olarak firmalar teknolojiye entegre olmak durumunda kalıyor. İlerleyen zamanlarda teknoloji tabanlı yazılımlara geçemeyen mesleklerin yok olacağını öngörüyoruz. Teknolojideki bu hızlı gelişimin yanı sıra, iş dünyasında da giderek bir zaman kısıtı yaşanıyor. Modern iş dünyasında zaman, en kıymetli kavram olarak karşımıza çıkıyor. PATH olarak biz de müşterilerimize zaman kazandırıyoruz. Çalıştığımız firmaların üzerindeki yükü taşımaya ortak oluyoruz ve onlara; ‘Nefes alın, biz varız!’ diyoruz.”</em></p>
<p><strong>YAPABİLİRİM DİYEN HERKESİ YAZILIMCI OLMAYA DAVET EDİYORUZ</strong></p>
<p>PATH’i kurduktan sonra yazılım alanında adeta bir devrim yaptıklarını söyleyen PATH Yönetim Kurulu Başkanı Kader, <em>“Yazılım sektöründe hayallerimiz büyük. PATH’i kurduktan hemen sonra yazılım sektörü ile ilgili hayallerimizi gerçekleştirmeye odaklandık. Türkiye’de yazılımcı konusunda hep bir açık vardı. Yazılım kuruluşu olarak bu konulara kayıtsız kalmadık. Önce üniversitelere gittik, gençleri yazılım sektörünün sunduğu fırsatlarla ve gelecek öngörülerimizle buluşturmaya çalıştık. Bu da yetmedi, yazılım ekosistemini büyütmek, sektörü tabana yaymak için Sosyal Teknoloji Enstitüsü adını verdiğimiz yeni bir oluşum başlattık. Hedefimiz, Türkiye’nin teknoloji toplumuna dönüşümünü desteklemek, küresel çapta dijital ekonomideki payını artırmak, konumunu güçlendirmek. Çok yakında, Sosyal Teknoloji Enstitüsü’nün detaylarını paylaşacağım.’’</em> dedi.</p>
<p><strong>NİTELİKLİ TEKNOLOJİ REHBERLİĞİ YAPIYOR, İNOVATİF ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ</strong></p>
<p>Bahis şirketleriyle de çalıştıkları bilgisini veren Murat Kader, <em>“Türkiye’deki en büyük yasal bahis bayisinin bütün altyapısını, yazılımlarını, donanımlarını ve sistem yönetimlerini gerçekleştiriyoruz”</em> dedi. Ticaretin e-ticarete evrildiğini ve günümüzün yükselen değerinin dijital ortamda satış yapmak olduğunu belirten Kader, konuşmasını şöyle tamamladı: <em>“E-ticaret tarafında varız. Özel yazılım çözümlerimizin yanı sıra Shopify ve Akinon’un Türkiye’deki lider partnerleriyiz. Bugüne kadar 50’den fazla e-ticaret sitesinin yönetimlerini ve yazılımlarının geliştirilmesini sağladık. PATH olarak farklı sektörlere çözümler sunmayı seviyoruz. Farklı sektörlerdeki çözümlerimiz hem o sektörleri hem de bizi geliştiriyor. Lojistik ve kargo sektöründe bulunuyoruz. Lojistik sektörü, ülkemizin ve global dünyanın en önemli iş kollarından birisini oluşturuyor. Lojistik iş süreçlerinde ‘zaman’ en önemli değer olarak karşımıza çıkıyor. Biz de teslimatların zamanında yerine ulaşmasında yazılım ve altyapı çözümlerimizle önemli bir rol oynuyoruz. Yıllar içinde edindiğimiz tüm tecrübeleri bir ekosistemde birleştirerek, müşterilerimiz için fark yaratan deneyimler oluşturuyoruz.”</em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/soyal-fayda-saglayan-yazimlar-gelecegin-degisen-dunyasini-sekillendiriyor-393413">Soyal fayda sağlayan yazımlar, geleceğin değişen dünyasını şekillendiriyor </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen izleme alışkanlıkları yayıncılığı da dönüştürdü… TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/degisen-izleme-aliskanliklari-yayinciligi-da-donusturdu-trt-dijital-platformu-tabii-ile-kuresel-bir-hamle-yapti-385655</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 11:10:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürdü]]></category>
		<category><![CDATA[hamle]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[izleme]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[platformu]]></category>
		<category><![CDATA[tabii]]></category>
		<category><![CDATA[trt]]></category>
		<category><![CDATA[yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[yayıncılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385655</guid>

					<description><![CDATA[<p>TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-izleme-aliskanliklari-yayinciligi-da-donusturdu-trt-dijital-platformu-tabii-ile-kuresel-bir-hamle-yapti-385655">Değişen izleme alışkanlıkları yayıncılığı da dönüştürdü… TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TRT’nin yeni dijital platformu tabii’nin açılmasını kamu yayıncılığı açısından değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Hale Yaylalı, bu platformun Türkiye’deki ‘kamu hizmeti’ yayıncılığının dijital dünyadaki varlığı ve konumu açısından önemli olduğunu söyledi. Üretim yapan global şirketlerin dünyada eriştiği pazar payının tüm dünyadaki televizyon yayıncılarını çevrimiçi içerik üretmeye yönelttiğini belirten Yaylalı, değişen izleme alışkanlıklarının Türkiye’deki yayıncılığı da dönüştürdüğünü ifade etti. Yaylalı, kamu yayıncılarının yeni dijital platformları da kamu göreviyle uyumlu kullanılmalarının önem kazandığına dikkat çekti, TRT’nin, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptığını söyledi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hale Yaylalı, kamu yayıncılığı açısından TRT’nin yeni dijital platformu tabii’nin yayın hayatına başlamasının önemini değerlendirdi.</p>
<p><strong>“tabii, kamu hizmeti yayıncılığının dijital dünyadaki varlığı açısından önemli”</strong></p>
<p>TRT’nin yeni dijital platformu tabii’nin uluslararası bir yayın platformu olarak yayın hayatına başlamasını değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Hale Yaylalı, “TRT’nin, Türkiye’nin hikayelerini ve sesini dünyaya duyurmak amacıyla ‘Bizi Birleştiren Hikayeler’ mottosuyla yapılandırdığı tabii, Türkiye’deki ‘kamu hizmeti’ yayıncılığının dijital dünyadaki varlığı ve konumu açısından önemli.” dedi.</p>
<p>“Radyo ve televizyon yayıncılığının, toplumsal taleplerin kamusal görünürlüğe erişmesinde vazgeçilmez bir rolü olduğu kabul edilir.” diyen Yaylalı, bu yaklaşımın temelinde de, demokratik süreçlerin işleyişi bakımından yaşamsal bir konumda bulunan yayıncılığın, serbest piyasanın kâr amaçlı işleyişine tabi kılınamayacağı görüşünün yer aldığını söyledi.</p>
<p><strong>“Değişimler, kamu hizmeti yayıncılığında yeniden yapılanma tartışmalarını getiriyor”</strong></p>
<p>Kamu yayıncılığında, mülkiyet yapısının yayın içeriklerini doğrudan etkilediğini dile getiren Yaylalı, “Radyo televizyon kanallarının özel metalar olarak değil, kamu malları olarak düzenlenmesi şeklinde tanımlanabilen kamu hizmeti yayıncılığı yapan kurumlar, kamusal enformasyon, kültür, eğitim ve eğlence kaynaklarını geliştirmekle yükümlü ulusal kültür kurumlarıdır. Ancak teknolojik, toplumsal ve ekonomik değişimler, kamu hizmeti yayıncılarının varlıklarını sürdürebilmeleri için yenilenme ve yeniden yapılanma tartışmalarını da beraberinde getirir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Kamu hizmeti yayıncılarının izler kitlesini takip etmesi bir ön koşul” </strong></p>
<p>İnternetin, medya iletilerinin taşınabildiği bir alan haline gelmesinin, televizyon yayıncılığının üretim ve dağıtım süreçlerini farklılaştırmanın yanında, izleme pratiklerini de etkilediğini ifade eden Yaylalı, “İçeriğin internet ortamında taşınabilmesi, dijital olarak saklanabilmesi ve izleyiciye anında iletilmesi gibi özellikleriyle, online yayıncılık ve çoklu ortam içeriği yayıncılığı da başka bir noktaya taşındı. Kamu hizmeti yayıncılığının yeni sayısal hizmetler alanındaki rolü de halen tartışılıyor. Kamu hizmeti yayıncıları tüm elektronik medya platformlarında var olma ve bu yeni platformları aktif olarak kullanan izler kitleye hizmet götürme hak ve yükümlülükleri olduğunu savunuyorlar. Öte yandan dijital medya kullanımı büyük oranda kitle iletişimden bireysel talep üzerine kullanıma dönüştü. Bunun için kamu hizmeti yayıncılarının kendi izler kitlesini takip etmesi bir ön koşul olarak ortaya çıkıyor. Bu nedenle kamu hizmeti yayıncılarının son mücadele alanı da etkileşim ve daha fazla program tedariği olarak belirleniyor. Yaptıkları analog radyo-televizyon yayınları kadar yeni dijital platformların da kamu göreviyle uyumlu kullanılmaları önem kazanıyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Değişen izleme alışkanlıkları Türkiye’deki yayıncılığı da dönüştürüyor” </strong></p>
<p>Günümüzde kamu hizmeti yayıncılığı yapan yayın kurumlarının en önemli hedeflerinden birinin daha fazla sayıda tematik kanal ve platform üzerinden daha belirgin özelliklere göre ayrışan izler kitle gruplarına ulaşmak olduğunu kaydeden Yaylalı, “Bu noktada Türkiye’nin kamu yayıncılığı yapan kurumu olan TRT’nin hem dijital yayın stratejileri, hem de yeni medya kullanımı, farklı beğeni, ihtiyaç ve taleplere sahip izler kitle gruplarına ulaşması açısından önemli bir konumu ve görevi olduğu söylenebilir. Çünkü ekran, televizyonların yanı sıra bilgisayarlar, tabletler, cep telefonları ile çeşitlendi. İnternete erişimin kolaylaşmasıyla da izler kitlenin talepleri ve izleme alışkanlıkları değişti. Doğal olarak bu değişim de dünyadaki yayıncılık kadar Türkiye’deki yayıncılığı da dönüştürüyor. Bir platformun 2017 yılında 37 bin 56 kişi ile yaptığı bir araştırma, Türklerin yüzde 77’sinin yalnızca evlerinde değil, işe gidip gelirken, otobüste ya da uçakta yolculuk yaparken de mobil cihazlardan film ve dizi seyrettiklerini ortaya koydu. Üretim yapan global şirketlerin dünyada eriştiği pazar payı da tüm dünyadaki televizyon yayıncılarını çevrimiçi içerik üretmeye yöneltiyor.” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p><strong>“TRT, tabii ile küresel bir hamle yaptı”</strong></p>
<p>Yayıncılıkta giderek dijitalleşmenin ve ‘küreselleşme-yerelleşme’ kombinasyonlarının arttığı, günümüzün koşullarının, Türkiye’nin kamu yayıncılığı yapan kurumu TRT’ye önemli bir konum atfettiğini vurgulayan Yaylalı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Dijital ve yeni medya alanlarını uzun yıllardır ‘yeni bir yayın mecrası’ olarak kurgulayan ve izleyicisiyle etkin ve interaktif bir iletişim için yeni medya araçlarını da kullanan TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı. ‘Dijital alanda da daha adil bir dünya mümkün’ fikriyle hareket ettiği ifade edilen TRT’nin, kamu yayıncılığı açısından çeşitlilik, çoğulculuk ve çok seslilik hedeflerine ve yöndeşmenin yol açtığı değişimle kendi seçeneklerini oluşturabilen kullanıcılarına ulaşmakta yeni görevleri ve önemli bir konumu olduğu bu noktada açıkça görülüyor.” </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-izleme-aliskanliklari-yayinciligi-da-donusturdu-trt-dijital-platformu-tabii-ile-kuresel-bir-hamle-yapti-385655">Değişen izleme alışkanlıkları yayıncılığı da dönüştürdü… TRT, dijital platformu tabii ile küresel bir hamle yaptı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/degisen-beslenme-aliskanliklari-trafikte-uykuya-neden-olabilir-367709</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 12:00:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[trafikte]]></category>
		<category><![CDATA[uykuya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayram tatillerinde karayolu üzerinde trafik yoğunluğunun artması nedeniyle kaza potansiyelinin yükseldiğine dikkat çeken İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, güvenli bir yolculuk için araç servis bakımlarının yapılmasında fayda olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-beslenme-aliskanliklari-trafikte-uykuya-neden-olabilir-367709">Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bayram tatillerinde karayolu üzerinde trafik yoğunluğunun artması nedeniyle kaza potansiyelinin yükseldiğine dikkat çeken İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğr. Gör. Özgür Şener, güvenli bir yolculuk için araç servis bakımlarının yapılmasında fayda olduğunu ifade ediyor. Şener, kazaları engellemek için yolda yasal hız limitlerine uyulmasını, öndeki araç ile 4-6 saniye mesafe bırakılmasını ve yerleşim yeri geçişlerinde yaya trafiğine dikkat edilmesini öneriyor. Sürüş için mental olarak da hazır olunması gerektiğini belirten Şener, Ramazanla birlikte değişen beslenme alışkanlıklarının da trafikte uyku haline neden olabileceği uyarısında bulunuyor.   </strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Öğretim Görevlisi Özgür Şener bayram tatilinde yola çıkacaklar için güvenli seyahatin ip uçlarını paylaştı.</p>
<p><strong>Yola çıkmadan araç servis bakımı yaptırılmalı</strong></p>
<p>Bayram tatillerinin karayolu üzerinde artan trafik yoğunluğu ile birlikte trafik kazası potansiyelinin  arttığı dönemler olduğunu belirten İSG Uzmanı Öğr. Gör. Örgür Şener, “Yola çıkmadan önce aracın yolda bırakmayacak şekilde servis bakımlarının yapılması gerekiyor. Lastiklerin yanal yüzeylerinde kesik, yarık, parça kopması olmadığından emin olunmalı. Güvenilir bir lastik tamircisinde diş derinliklerinin minimum 3mm olduğu, lastik basınçlarının araç için verilmiş basınç değerlerinde olduğu kontrol ettirilmeli.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Sağlık sorunu varsa önce doktora danışılmalı</strong></p>
<p>Sürüş için mental olarak hazır olunması ve uykusuz olunmaması gerektiğinin altını çizen İSG Uzmanı Örgür Şener, “Herhangi bir rahatsızlık varsa doktora danışmadan sürüşe çıkılmamalı. Sürüşe başlamadan önce yol ve hava durumunu kontrol edilmeli, gidilecek güzergâh üzerinde mola yerleri ve gerekli durumlarda alternatif rotalar yola çıkmadan önce belirlenmeli. Sürüşe başlamadan önce araç yakının da yeterli  olduğundan emin olunmasında fayda var.” dedi.</p>
<p><strong>Yasal hız limitlerine uyulmalı</strong></p>
<p>Trafik kurallarını da hatırlatan Şener, “Bağlantı ve katılım noktaları ile kavşak, trafik ışıkları gibi kritik bölgelere yaklaşırken hız azaltılarak kontrollü geçiş yapılmalı. Özellikle yerleşim yeri geçişlerinde yaya ve çocuk çıkma olasılığına karşı çok dikkatli olunmalı. Yasal hız limitlerine uyun, yağış, karanlıkta sürüş, dar, virajlı yollar gibi zorlayıcı şartlar oluştuğunda hız limitlerinin altında sürüş yapmak kazaları önleyecektir. Güvenli takip mesafesi korunmalı.  Öndeki araç ile minimum 4 saniye, otoyol ve otobanda 6 saniyelik bir mesafe bırakmak gerekiyor. Yolun ilerisini iyi gözlemleyerek aynaları ve çevreyi 5-8 saniyede bir olacak şekilde kontrol etmek de yine güvenli bir sürüş sağlayacaktır.” dedi.</p>
<p><strong>Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</strong></p>
<p>Yolculuk sırasında sürücülerin psikolojik zorluklarla da karşılaşabileceğine dikkat çene Şener sözlerini şöyle tamamladı: </p>
<p>“Sıkışık trafik, uzayan bekleme süreleri sebebiyle sürücüler agresif olabilir. Bu sebeple yolda sakin kalmakta fayda var. Oruç tutmaya alışmış olan sürücülerin Ramazan bayramı sonrası değişen beslenme düzenleri sebebiyle uyku hali gibi reaksiyonlar göstermelerine karşın hazırlıklı olunmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/degisen-beslenme-aliskanliklari-trafikte-uykuya-neden-olabilir-367709">Değişen beslenme alışkanlıkları trafikte uykuya neden olabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükşehir&#8217;de Değişen İklim ve Antalya bilgilendirmesi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-degisen-iklim-ve-antalya-bilgilendirmesi-367211</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 10:24:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[bilgilendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirde]]></category>
		<category><![CDATA[değişen]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaptığı çalışmalar ve hayata geçirdiği projeler ile iklim değişikliği ve sıfır atık çalışmalarının öncüsü olan Antalya Büyükşehir Belediyesi, “Değişen İklim ve Antalya: Mücadele ve Uyumda Büyükşehir Belediyesi’nin Önemi” konusunda Büyükşehir Belediyesi bürokratlarına bilgilendirme yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-degisen-iklim-ve-antalya-bilgilendirmesi-367211">Büyükşehir&#8217;de Değişen İklim ve Antalya bilgilendirmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaptığı çalışmalar ve hayata geçirdiği projeler ile iklim değişikliği ve sıfır atık çalışmalarının öncüsü olan Antalya Büyükşehir Belediyesi, “Değişen İklim ve Antalya: Mücadele ve Uyumda Büyükşehir Belediyesi’nin Önemi” konusunda Büyükşehir Belediyesi bürokratlarına bilgilendirme yapıldı. </p>
<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, Genel Sekreter Yardımcıları Ramazan Demir, Tuncay Saruhan, Başkan Danışmanları ve daire başkanları katıldı. </p>
<p>“Değişen İklim ve Antalya: Mücadele ve Uyumda Büyükşehir Belediyesi’nin Önemi” konulu bilgilendirme toplantısında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Danışmanı Lokman Atasoy, iklim değişikliğinin önemine değinirken, Büyükşehir Belediyesi olarak bu alanda hayata geçirilen çalışmaları anlattı. </p>
<p><strong>HER YATIRIM KALKINMA OLARAK GERİ DÖNÜYOR</strong></p>
<p>Türkiye’de iklim değişikliği ile ilgili konularda ilkleri yaptıklarını ve ilk reaksiyon gösteren belediye olduklarını aktaran Lokman Atasoy, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Şube Müdürlüğü’nü kurduk. Daha sonra ise Türkiye’de ilk defa İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nı kuran belediye olduk. Bir iklim eylem planımız var. Mecburiyetlerimiz, taahhütlerimiz var. Tarımdan, fen işlerine, bilgi işleme kadar bütün daire başkanlıklarını iklim değişikliği ile yakından ilgisi var. Çevre ile ilgili yapılan her yatırımın ilerleyen süreçte belediyeye maddi geri dönüşü oluyor. Bugün yapılan bir yatırım ilerde kalkınma olarak geri dönüş sağlıyor” dedi. </p>
<p><strong>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN NEDEN OLDUĞU DOĞA OLAYLARI</strong></p>
<p>Daha sonra ise İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı çalışanlarından araştırmacı Fulya Kandemir, Büyükşehir Belediyesi bürokratlarına iklim değişikliği konusunda bilgilendirme yaptı. Kentlerin iklimi ve ekosisteminin nasıl değiştiğini anlatan Fulya Kandemir, “Hızlı ve plansız kentleşme, kent nüfusunun artması, artan enerji tüketimi ve biyoçeşitliliğe olan etkisi çok büyük faktör. Kentsel ısı adası ve hava kirliliği var. Kentlerde yaşayanlar kırsala göre 10 derece daha sıcakta yaşıyor. Antalya ve Karadeniz’de yaşanılan en önemli sorunlardan birisi taşkınlardır. Yüzey akımlarını değiştirdiğimiz için fırtınalarda iklim değişikliğini tetikleyerek sel ve taşkın gibi aşırı yağış olaylarıyla karşı karşıyayız. Antalya son zamanlarda Cumhuriyet tarihin en büyük orman yangınlarından birini yaşadı. İklim değişikliği orman yangınlarını tetiklerken, kentleşme vahşi yaşam kent etkileşimini etkiliyor. Bu da orman yangınlarının mega orman yangını şeklinde olmasına sebep oluyor” diye konuştu. </p>
<p><strong> İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GELECEĞİ DÜŞÜNMEK</strong></p>
<p>Antalya’da iklim değişikliği kaynaklı orman yangınlarının arttığına dikkat çeken Kandemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İklim değişikliği kaynaklı orman yangınlarına baktığımızda Antalya ülkemizin rekor kıran şehirlerinin başında geliyor. Bizlerin yaz aylarında en muzdarip olduğumuz olayların başında sıcak hava dalgaları oluyor. Antalya’da 37 derece gün sayıları giderek artıyor. Yakında sıcak hava dalgalarının uzunlukları ile mücadele edeceğiz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanlığı olarak sizlerden aldığımız çalışma verilerini raporluyoruz ve uluslararası görünürlüğümüzü artırmaya çalışıyoruz. Uluslararası alanda fon desteği almaya çalışıyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yenilenebilir enerji, güneş enerjisi, biokütle enerji santrallerimiz var. Sürdürülebilir enerji eylem planımız var. Kurakçıl peyzaj çalışmaları, kuraklığa dayanıklı fidanların yetiştirilmesi, kent ormancılığına, çiftçilere önem verilmesi noktasında çok önemli çalışmalar yapıyoruz. İlgili daire başkanlıklarımız ile koordineli bir çalışma yürütüyoruz. İklim değişikliğine düşünmek, uzun vadeli düşünmek, geleceği düşünmektir.”<br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyuksehirde-degisen-iklim-ve-antalya-bilgilendirmesi-367211">Büyükşehir&#8217;de Değişen İklim ve Antalya bilgilendirmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
