<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>değildir | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/degildir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degildir</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Mar 2026 10:48:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>değildir | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/degildir</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dr. Emrullah Akyüz, “Ağrı halkı kimsesiz değildir” dedi, görevden uzaklaştırıldı !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-emrullah-akyuz-agri-halki-kimsesiz-degildir-dedi-gorevden-uzaklastirildi-622025</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 10:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[akyüz]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[emrullah]]></category>
		<category><![CDATA[halkı]]></category>
		<category><![CDATA[kimsesiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=622025</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağrı'da görevli Op.Dr. Emrullah Akyüz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımın ardından hakkında idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-emrullah-akyuz-agri-halki-kimsesiz-degildir-dedi-gorevden-uzaklastirildi-622025">Dr. Emrullah Akyüz, “Ağrı halkı kimsesiz değildir” dedi, görevden uzaklaştırıldı !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span>Dr. Emrullah Akyüz olayı…Ağrı’da görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Emrullah Akyüz, aynı hastanede görev yapan perinatoloji uzmanının hastalarıyla ilgilenmediğini öne sürdü ve “Ağrı halkı kimsesiz değildir” dedi. Akyüz, sosyal medya hesabından hakkında idari soruşturma başlatıldığını duyurdu. </span></p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/03/dr-emrullah-akyuz-agri-halki-kimsesiz-degildir-dedi-gorevden-uzaklastirildi-0-PT6USIuz.jpeg"/></p>
<p><em>İŞTE O PAYLAŞIM !</em></p>
<p><b><strong>Emrullah Akyüz, “Perinatoloji uzmanı hasta bakmıyor, Ağrı halkı kimsesiz değildir” </strong></b></p>
<p><span>Sosyal medyada paylaşımlarıyla dikkat çeken 11 Mart 2026 tarihinde sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Op.Dr. Emrullah Akyüz, o paylaşımda şu ifadeleri kullandı, “Bir hastam var 25 hafta, riskli gebe, gebelik zehirlenmesi hayati tehlikesi olan bir hasta. Burada yüksek riskli gebelik uzmanı denilen bir perinatoloji uzmanı var. Hasta hakkında kendisine konsültasyon atıyorum. ‘Ben yarın bakarım, sevk et, beni ne alakadar eder, ben yorulamam, eve geldim’ gibi laflar söylüyor. Ben bir hekimimi hayatta şikayet etmem. Ama bir halkı aleni bir şekilde küçük gören bir zihniyeti ben kesinlikle kabul etmiyorum. Adam Ağrı’nın Diyadin’in köyünden gelen adam yalvarıyor, ‘Benim eşim riskli gebe ne olur bakar mısınız’ diyor.  Adam bakmıyor ya , bir tane hastaya bakmıyor. Her gün sıkıntı, her gün kavga dövüş. Ağrı halkı kimsesiz değildir, sahipsiz değildir. Erzurum’a sevk ettim hastaya çok şükür. Hastanın bir çok sıkıntısı var. Bu halk yalnız olmaması lazım” dedi. Dr. Akyüz, bir kaç gün sonra görevinden uzaklaştırıldığını, hakkında idari soruşturma başlatıldığını açıkladı. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) </span></p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-emrullah-akyuz-agri-halki-kimsesiz-degildir-dedi-gorevden-uzaklastirildi-622025">Dr. Emrullah Akyüz, “Ağrı halkı kimsesiz değildir” dedi, görevden uzaklaştırıldı !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Aile Hekimliği Bir Sekreterya Hizmeti Değildir”</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/aile-hekimligi-bir-sekreterya-hizmeti-degildir-613622</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 16:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[hekimliği]]></category>
		<category><![CDATA[hizmeti]]></category>
		<category><![CDATA[sekreterya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613622</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Emrah Şahin, Aile Hekimliği Yönetmeliği'ne tepki gösterdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-hekimligi-bir-sekreterya-hizmeti-degildir-613622">“Aile Hekimliği Bir Sekreterya Hizmeti Değildir”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Emrah Şahin, yaptığı basın açıklamasında, “Aile hekimliği sistemi, birinci basamağın temelidir. Koruyucu sağlık hizmetlerinin, erken teşhisin ve toplum sağlığının en önemli ayağı aile hekimleridir” dedi.</p>
<p>Şahin sözleri söyle sürdürdü, “Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren ve sahada büyük tepkiyle karşılanan bu eziyet yönetmeliği aile hekimlerini destek yerine köstek olmuştur. Kasım 2024 tarihli düzenleme ile başta son 6 daha sonra 1 yıla çıkarılan asm ye başvurmayan hastadan kesinti yapılması hangi masada hangi akla hizmet olarak karşımıza gelmiştir  Bu maddeyi yönetmeliğe koyan yöneticiler kendi aile hekimlerine en son ne zaman başvurmuştur. Aile hekimine başvurmayan hasta sebebiyle hekim neden cezalandırılmıştır.  Bir hastanın aile sağlığı merkezine başvurup başvurmaması hekimlerin kontrolünde değildir. Sorunlar Bu yönetmelik ile sürekli artmıştır.  Antibiyotik, antiinflamatuar ve proton pompa inhibitörü (PPI) ilaçların belirlenen oranların üzerinde yazıldığı gerekçesiyle aile hekimlerinin kesinti yapılmaktadır. Hekimin Reçetesine müdahale kabul edilemez. Her hastanın klinik ihtiyacı farklıdır. Hekimin tıbbi takdir yetkisini kısıtlayan ve gelir tehdidi oluşturan bu yaklaşım mesleki bağımsızlığı zedelemektedir. Son dönemde MHRS randevu yükü de tamamen aile hekimlerinin üzerine bırakılmıştır. İkinci ve üçüncü basamağa erişimde yaşanan sorunların çözümü yine aile hekimlerinin omuzlarına yüklenmiştir”</p>
<p><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/aile-hekimligi-bir-sekreterya-hizmeti-degildir-0-VcaiVRDB.jpeg"/></p>
<p><b>AİLE HEKİMLİĞİ SEKRETERYA HİZMETİ DEĞİLDİR</b></p>
<p>Poliklinik hizmeti, izlem,  aşılama,  rapor , koruyucu sağlık hizmetlerinin yanında bir de yoğun MHRS yönlendirme ve randevu organizasyonu eklenmiş ciddi bir iş yükü oluşturmuştur. Şunu bilin Aile hekimliği bir sekreterya hizmeti değildir. Geçtiğimiz hafta deprem bölgesinde yaptığımız ziyaretlerde sahadaki özveriyi yerinde gördük. Konteyner aile sağlığı merkezlerinde, zorlu fiziki şartlara rağmen aile hekimlerimiz hizmet vermeye devam etmektedir. Tüm eksikliklere rağmen vatandaşını yalnız bırakmayan bir meslek grubundan söz ediyoruz. Bu fedakârlığa karşılık cezalandırıcı düzenlemeler kabul edilemez. Biz Hekim Birliği Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz: Aile hekimliği sistemi baskıyla değil destekle güçlenir. Kasım 2024 tarihli bu eziyet yönetmeliğindeki maddeler geri çekilmeli; gelir kesintilerine dayalı uygulamalardan vazgeçilmelidir. Aile hekimlerinin mesleki bağımsızlığı korunmalı, iş yükü adil şekilde düzenlenmelidir. Birinci basamak güçlenmeden sağlık sistemi ayakta kalamaz” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/aile-hekimligi-bir-sekreterya-hizmeti-degildir-613622">“Aile Hekimliği Bir Sekreterya Hizmeti Değildir”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mubadelenin-103-yili-anisina-celenk-birakildi-609414</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 21:02:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[103]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[anısına]]></category>
		<category><![CDATA[ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[bırakıldı]]></category>
		<category><![CDATA[çelenk]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[mübadele]]></category>
		<category><![CDATA[mübadelenin]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[yılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609414</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 103. Yıldönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mubadelenin-103-yili-anisina-celenk-birakildi-609414">Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 103. Yıldönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Tören, mübadillerin Cunda’ya ilk adım attıkları noktada gerçekleştirildi. Mübadelenin 103. Yılının anısına; Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Kurucu Başkanı Coşkun Tunçmen ve katılımcılar tarafından denize çelenk bırakıldı. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin törende yaptığı konuşmada “Bu meydanda bugün bir tarih anlatmıyoruz, bu meydanda bugün bir sessizlik dinliyoruz. Mübadele, bu kelime, kitaplarda iki satırdır. Ama Ayvalık’ta bir ömürdür. Bugün burada rakamları anmak için toplanmadık. Bugün burada kaç kişinin gittiğini, kaç kişinin geldiğini saymayacağız. Çünkü bu topraklar sayılarla değil, yarım kalmış hayatlarla doludur. Mübadele, sadece yer değiştirmek değildir. Mübadele, kapıyı kilitlemeden çıkmaktır. Mübadele, “nasıl olsa dönerim” diyerek anahtarı cebine koymaktır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>En acı yaşanan durumun da o kapıya bir daha hiç dönememek olduğunu vurgulayan Başkan Mesut Ergin konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>“Ayvalık, işte bu yüzden sadece bir kent değildir. Ayvalık, iki halkın da kalbinde kalan bir yaradır. Gidenler, geride bıraktıkları evlerin duvarlarına sadece eşyalarını değil, çocuk seslerini, bayram sabahlarını, akşam sofralarını bıraktılar. Gelenler ise bu sokaklara umutla ama korkuyla bastılar. Çünkü bilmedikleri bir şehirde, başkasının hatıralarıyla dolu evlerde yaşamaya başladılar. Bu şehirde her taşın iki hikâyesi vardır. Her kapının ardında iki dil susmuştur. Her pencere, iki farklı memlekete bakar.Biz Ayvalık’ta, aynı acıyı iki taraftan da dinlemiş bir kentin çocuklarıyız. Mübadele bize şunu öğretti: Bir insanı yerinden edebilirsiniz, ama hatıralarını asla. Bugün burada, ne gidenleri sadece “mağdur”, ne gelenleri sadece “misafir” olarak anacağız. Çünkü bu şehirde kimse misafir kalmadı. Herkes, acısını bavulundan çıkarıp bu toprağa gömdü. Ve zamanla… O acılar bu kentin mayası oldu. Ayvalık’ta hoşgörü varsa, Ayvalık’ta komşuluk varsa, Ayvalık’ta farklı olana saygı varsa, bunun nedeni yaşanmış bu büyük kırılmadır.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bugün dünyaya bakıldığında, insanların hâlâ yerlerinden edildiğini, hâlâ sürgün yollarına düşürüldüğünü gördüklerini hatırlatan Başkan Mesut Ergin, “O yüzden Mübadele sadece geçmişin hikâyesi değildir. Mübadele, bugüne söylenecek bir uyarıdır. Biz Ayvalık olarak şunu söylüyoruz: Hiçbir toprak, insanından daha kıymetli değildir. Hiçbir sınır, bir çocuğun gözyaşından daha kutsal değildir. Bu anma, bir yas değildir sadece. Bu anma, bir vicdan çağrısıdır. Gidenlerin ruhuna, gelenlerin sabrına, bu kentin hafızasına saygıyla.Ayvalık, unutmuyor. Ama kin de tutmuyor. Çünkü biz, acıdan düşmanlık değil, insanlık çıkarmayı öğrendik. Ve bugün, burada, bir kez daha söz veriyoruz: Bu topraklarda bir daha hiç kimse “gitmek zorunda kalmasın” diye hafızamıza sahip çıkacağız” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mubadelenin-103-yili-anisina-celenk-birakildi-609414">Mübadelenin 103. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgi Varsa, Hiçbir Engel Aşılamaz Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sevgi-varsa-hicbir-engel-asilamaz-degildir-596303</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 13:21:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşılamaz]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[varsa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Engelliler Günü kapsamında Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, 3 Aralık 2025 Çarşamba Günü özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle bir araya gelerek onların talep ve beklentilerini dinledi. Program, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgi-varsa-hicbir-engel-asilamaz-degildir-596303">Sevgi Varsa, Hiçbir Engel Aşılamaz Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>Dünya Engelliler Günü kapsamında Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, 3 Aralık 2025 Çarşamba Günü özel gereksinimli bireyler ve aileleriyle bir araya gelerek onların talep ve beklentilerini dinledi. Program, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk, konuşmasında dayanışma ve sevginin önemine vurgu yaparak şu sözlere yer verdi:</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>“Sevgi varsa, hiçbir engel aşılamaz değildir. Dünya Engelliler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Hepimizin hayatını güzelleştiren şey; birbirimizi anlamak, destek olmak ve birlikte güçlü bir toplum oluşturmaktır. Sizlerin her bir isteğini önemsiyor, şehrimizi daha erişilebilir ve daha kapsayıcı bir hale getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Kapımız da gönlümüz de her zaman sizlere açık”</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Etkinlik boyunca Başkan Öztürk, katılımcılarla yakından ilgilendi, çocuklarla sohbet etti ve ailelerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları dinleyerek çözüm önerilerini değerlendirdi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span>Program, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.</span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sevgi-varsa-hicbir-engel-asilamaz-degildir-596303">Sevgi Varsa, Hiçbir Engel Aşılamaz Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[etkin]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gündoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi topluma katkı misyonu doğrultusunda bilimsel faaliyetlerini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararı ile 1999 yılında ilan edilen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenleniyor. Bu kapsamda güçlü bir müktesebata sahip olan Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM) alana yönelik bilimsel katkı sunmaya devam ediyor.</p>
<p>Ege Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu, “Şiddet bir kader değildir; toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir” mesajını öne çıkararak, günümüzde şiddetin azalmadığı, yalnızca biçim değiştirerek dijital ve ekonomik alanlarda artış gösterdiğini dile getirdi. Kadına yönelik şiddetin, toplumsal dinamiklerle beslenen bir insan hakları ihlali olduğunu belirten Doç. Dr. Gündoğdu, “Kadınlara yönelik şiddet, benim için kesinlikle bireysel bir sorun değil; toplumsal, kültürel ve yapısal dinamiklerle beslenen çok yönlü bir insan hakları ihlali. Şiddetin her türü, kadınların yaşam hakkını, özgürlüğünü, geleceğini ve toplumsal hayata katılımını doğrudan tehdit ediyor. Bu yüzden şiddetle mücadeleyi hem hukuki hem de sosyal politikalarla bütüncül bir şekilde ele almak zorundayız. Bence en yaygın şiddet türü psikolojik şiddet. Hakaret, tehdit, kontrol etme, izolasyon, değersizleştirme gibi davranışlar çoğu zaman görünmez oluyor ve bu yüzden tespit edilmesi çok zor. Ama etkileri en az fiziksel şiddet kadar yıkıcı. Psikolojik şiddeti ekonomik, dijital ve fiziksel şiddet takip ediyor” dedi.</p>
<p><b>“Farkındalık ve dayanışmayı güçlendirmek temel amacımızdır”</b></p>
<p>Kadınlara yönelik şiddetle mücadelede çeşitli düzeylerde çalışmaların yürütüldüğünden bahseden Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim ve farkındalık programlarıyla, çeşitli etkinliklerimizle öğrenciler, akademik personel ve idari çalışanlara yönelik seminerler ve bilgilendirme etkinlikleri yapmaktayız. Örneğin bu yaz çalışanlara yönelik Çalışma Yaşamında Cinsiyet Eşitliği adlı bir sertifika programımız oldu. İçeriğinde çalışma yaşamında kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddetle ilgili epeyce bilgiler yer aldı. Yine 8 Mart etkinliğimiz doğrudan şiddet üzerineydi. Katılımcıların çoğunluğunun öğrencilerin olduğu etkinlik kapsamında alanın uzmanları olan bir psikolog, bir hukukçu ve şiddet önleme merkezi yöneticisinin katıldığı bir panel düzenlendi ve konu ayrıntılarıyla konuşuldu. Eylül ayında düzenlediğimiz Dijital Bağımlılık ve Aile İçi İletişime Etkileri adlı panelde, dijital şiddet üzerine de konuşulmuş ve bilgilendirme yapılmıştır. Bugün, yani 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Aile İçi Şiddet ve Sağlık konulu bir panelle konuyu bu bağlamda ele alacağız. Amacımız hem üniversite içinde hem de toplumda farkındalığı artırmak ve dayanışmayı güçlendirmektir. Bununla ilgili olarak daha fazla farkındalık ve bilgilendirme etkinliği ile çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.</p>
<p><b>“Sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir”</b></p>
<p>Farkındalığın artırılmasında eğitimin büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Gündoğdu, “Bugün hâlâ 25 Kasım’ın önemini koruduğunu söyleyebiliriz çünkü kadına yönelik şiddet tüm dünyada yaygınlığını sürdürmeye devam ediyor; günümüzde şiddet azalmış değil, sadece biçimleri değişiyor, dijital ve ekonomik şiddet artıyor ve kadın-erkek eşitliği hâlâ tam olarak sağlanabilmiş değil” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Gündoğdu “Ailede başlayan süreçte çocuk, şiddetten uzak, güvenilir ve empati ile donatılmış bireyler olarak temel eğitimi almalı ve ardından okul yaşamına atılmalı; kadın-erkek eşitliğini merkeze alan eğitimlerin erken yaşlardan itibaren verilmesi oldukça önemli. Çağımız dijital çağ ve hızlı değişiyor; bu nedenle farkındalık kampanyalarında teknoloji ve medyanın etkin şekilde kullanılması gerekiyor. Şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur ve sessizlik şiddetin en büyük destekçisidir. Gençlerin duyarlı olması, çevrelerinde şiddete tanık olduklarında müdahil olmaları, destek mekanizmalarını bilmeleri ve eşitlikçi bir toplumun savunucusu olmaları çok değerli; her bireyin yaşadığı veya tanık olduğu şiddeti görünür kılması ve destek istemekten çekinmemesi hayati önem taşıyor” diye konuştu.</p>
<p>Eğitim seviyesi ve şiddet arasındaki bağa da değinen Doç. Dr. Gündoğdu, “Eğitim seviyesi aslında ne yazık ki şiddeti tam anlamıyla önlemiyor. Eğitim seviyesiyle şiddet yok olmuyor; ancak türleri ve yoğunluğu değişiyor. Yasalarda şiddeti önlemeye yönelik hükümler var. Bunların uygulanmasında da aslında herhangi bir sorun yok ama öncelikle şiddet olgusunun gündeme getirilmesi gerekir ki hem hukuki hem de sosyokültürel boyutlarıyla bu soruna çözüm yolları arayabilelim.” dedi.</p>
<p><b>“Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli”</b></p>
<p>EKAM Müdür Yardımcısı Doç. Dr. İlkay Südaş ise, “Eşitlik fikrinin öncelikle zihinlerde yerleşmesi gerekli. Kadınların toplumsal statülerinin yükselmesinin, erkeklerin anlam dünyasında krize yol açmadığı bir dünya inşa etmeliyiz. Dolayısıyla, bu şiddetle mücadelede sadece kadınların değil, esasen erkeklerin de büyük bir görevi, değişim ve dönüşüm sorumluluğu var. Ayrımcılığın, ancak ayrımcılık yapan kişinin, ayrımcılık yaptığını kabul etmesiyle ortadan kalkabileceği fikri önemlidir. Günümüz dünyasında erkeklerin her anlamda daha avantajlı konumda oldukları bir gerçektir ve kadınların toplumsal statülerinin yükselişinin erkekler açısından yol açtığı konfor kaybı ne yazık ki cinsiyet ayrımcılığının da farklı biçimlerini gündeme getirmektedir. Erkekler söz konusu konumlarını sorgulamadığı sürece de ayrımcılığın hiçbir biçimi son bulmaz. Bu bağlamda, kadınların statüsünün yükselmesi bir tehdit olarak algılanmamalı. Kadınların toplumsal, siyasal, ekonomik her alanda yer edinmeleri, karar verici konumlara gelmeleri gereklidir ve çabalarımız bu yöndedir. Kritik nokta ise, erkeklerin bu değişimi nasıl karşıladıklarıdır. Dolayısıyla amacımız, kadına yönelik şiddetin farklı biçimleriyle mücadelede erkeklerin yaklaşımlarına da odaklanmak ve eşitlikçi bir perspektifi yerleştirmek olmalıdır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-gundogdu-siddet-bir-kader-degildir-toplumsal-bir-sorun-olarak-degistirilebilir-594853">Doç. Dr. Gündoğdu, &#8220;Şiddet bir kader değildir, toplumsal bir sorun olarak değiştirilebilir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paylaşmak her zaman önemsemek değildir: Çocuk fotoğraflarını paylaşırken onları riske atmamak için nasıl davranmalı?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/paylasmak-her-zaman-onemsemek-degildir-cocuk-fotograflarini-paylasirken-onlari-riske-atmamak-icin-nasil-davranmali-580469</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Sep 2025 08:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraflarını]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[önemsemek]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşırken]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580469</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sorumlu dijital ebeveynlik söz konusu olduğunda, çocukların haklarının ihlali ile güvenliklerinin tehlikeye atılması arasındaki çizgiyi çizmek zordur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paylasmak-her-zaman-onemsemek-degildir-cocuk-fotograflarini-paylasirken-onlari-riske-atmamak-icin-nasil-davranmali-580469">Paylaşmak her zaman önemsemek değildir: Çocuk fotoğraflarını paylaşırken onları riske atmamak için nasıl davranmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sorumlu dijital ebeveynlik söz konusu olduğunda, çocukların haklarının ihlali ile güvenliklerinin tehlikeye atılması arasındaki çizgiyi çizmek zordur. Aynı zamanda anıları korumak amacıyla fotoğraf ve video materyallerinin güvenli paylaşımını da dengelemek gerekir. Ancak, sosyal medyadaki etkileşimleri mümkün olduğunca güvenli hale getirmek için izlenebilecek bazı temel kurallar vardır.</p>
<p>Kaspersky’nin “Growing Up Online” araştırma sonuçlarına göre, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’daki (META) katılımcıların neredeyse yarısı (%52) çocuklarının fotoğraf veya videolarını veya çocukları hakkında paylaşımlarını sosyal medyada yayınlıyor. Bu ebeveynlerin %58’si ayrıca paylaşıma bazı ek kişisel bilgiler de ekliyor; örneğin çocuğun adı (%48), coğrafi konum (%46) veya çocuğun hayatından hikâyeler (%46). Aynı zamanda, bu bilgilerin %18’i sosyal medya hesaplarında herhangi bir gizlilik kısıtlaması olmadan paylaşılıyor ve böylece herkesin görebilmesine izin veriliyor. Bu tür davranışlar çocukları, kimliklerinin, bulundukları yerin ve/veya kişisel anlarının kötü niyetli kişiler tarafından kullanılma riskiyle karşı karşıya bırakıyor.</p>
<p>Araştırmaya katılan ebeveynlerin çoğu, çocuklarının fotoğraf veya videolarını iyi niyetle paylaşıyor: anıları saklamak için (%58), çocuklarının başarılarıyla gururlandıklarında (%26) veya sadece yakınlarıyla ve arkadaşlarıyla çocuklarının hayatına dair bilgi paylaşmak için (%29). Ancak, çoğu zaman siber uzaydaki ilgili riskleri küçümseyebiliyorlar.</p>
<p><strong>Kaspersky Orta Doğu ve Afrika Tüketici Kanal Müdürü Kim Grobbelaar </strong>şu açıklamada bulunuyor:<br /><em>“Güvenli olan bilgi paylaşımı ile bir çocuğun güvenliğini tehlikeye atmak arasındaki çizgiyi belirlemek zordur. Ancak çevrimiçi ortamda çok fazla paylaşım yapma isteğine karşı koymak gerekir, çünkü bu çocukların güvenliğini ve gizliliğini riske atabilir. Kişisel ayrıntıları yabancılarla paylaşmak, kimlik hırsızlığına, takip edilmeye ve istismara maruz kalmaya yol açabilir. Ayrıca bir çocuğun dijital ayak izini etkileyerek ilerleyen yaşlarda utanç, zorbalık veya itibar zararına neden olabilir. Ek olarak, çocuklar büyüdükçe çevrimiçi varlıkları üzerinde kontrol kaybı veya hoşnutsuzluk hissedebilirler.”</em></p>
<p>Çocukların verilerini korumak ve güvenli bir şekilde paylaşım yapmak için Kaspersky şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>
<ol>
<li>Sosyal medya profillerinizin erişimini sınırlayın ve sadece arkadaşlarınıza görünür hale getirin (ama daima arkadaş listenize yalnızca kişisel olarak tanıdığınız kişileri eklediğinizden emin olun). Instagram uygulamasında iki faktörlü kimlik doğrulama ve güvenli bir şifre gibi genel güvenlik ayarlarını unutmayın.</li>
<li>Çocuğunuza zarar verebilecek materyalleri paylaşmayın – buna kişisel fotoğraf ve videolar, kamuya açık olmaması gereken bilgiler – çocuğun iletişim bilgileri, okulunun adı vb. dahildir.</li>
<li>Kaspersky Safe Kids modülünü de içeren Kaspersky Premium gibi güvenilir bir güvenlik çözümünü tercih edin. Bu, aile üyelerini ve kişisel verileri korumaya yardımcı olur.</li>
</ol>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paylasmak-her-zaman-onemsemek-degildir-cocuk-fotograflarini-paylasirken-onlari-riske-atmamak-icin-nasil-davranmali-580469">Paylaşmak her zaman önemsemek değildir: Çocuk fotoğraflarını paylaşırken onları riske atmamak için nasıl davranmalı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşlılarımız yalnız değildir&#8221; projesi başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaslilarimiz-yalniz-degildir-projesi-basladi-561510</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılarımız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561510</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi, sosyal belediyecilik projeleri kapsamında Kemer’de yaşayan 75 yaş ve üzeri vatandaşlar için “Yaşlılarımız yalnız değildir” projesi başlattı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilarimiz-yalniz-degildir-projesi-basladi-561510">&#8220;Yaşlılarımız yalnız değildir&#8221; projesi başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer Belediyesi, sosyal belediyecilik projeleri kapsamında Kemer’de yaşayan 75 yaş ve üzeri vatandaşlar için “Yaşlılarımız yalnız değildir” projesi başlattı. </p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu öncülüğünde, Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde başlatılan proje kapsamında, Kemer’de ikamet eden 75 yaş ve üzeri 513 yaşlı vatandaş ziyaret edilerek, sağlıkla ilgili sorunları dinleniyor ve kişisel bakımları yapılıyor. </p>
<p>Kemer’in “Ulu çınarlarına” Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun selamını da ileten belediye sağlık işleri ekipleri, Kemer Belediyesi’nin sağlıkla ilgili yaptıkları hizmetleri de anlatıyor. </p>
<p>Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, yaptığı açıklamada, “Kemer Belediye Başkanımız Necati Topaloğlu öncülüğünde meclis üyelerimizle aldığımız karar doğrultusunda “Yaşlılarımız yalnız değildir” projesine başladık. Kemer Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde bu hizmetimizi sunuyoruz. Mahalle muhtarlarımızdan edindiğimiz bilgilerle Kemer’de 513 tane 75 yaş ve üstü yaşlımızı evlerinde ziyaret ediyoruz. Onlarla sohbet ediyoruz ve sağlıkla ilgili sorunlarını dinliyoruz. Tansiyonlarını ölçüyoruz, saç tıraşlarını yapıyoruz, bakıma muhtaç olanların ev temizliğini yaparak onlara hizmet veriyoruz. Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yapılan hizmetlerimizi anlatıyoruz. Başkan Bey’in selamını ileterek onlara yanlarında olduklarını hissettiriyoruz.” dedi. </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaslilarimiz-yalniz-degildir-projesi-basladi-561510">&#8220;Yaşlılarımız yalnız değildir&#8221; projesi başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Buradan haykırıyoruz, Kıbrıs Türkü yalnız değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-buradan-haykiriyoruz-kibris-turku-yalniz-degildir-557288</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 06:32:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[buradan]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[haykırıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[tatar]]></category>
		<category><![CDATA[türkü]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=557288</guid>

					<description><![CDATA[<p>KKTC Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 51. yıl dönümü nedeniyle Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Şubesince Beykoz'daki Hidiv Kasrı'nda bir resepsiyon düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-buradan-haykiriyoruz-kibris-turku-yalniz-degildir-557288">KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Buradan haykırıyoruz, Kıbrıs Türkü yalnız değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 500 davetlinin katıldığı buluşmaya KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar  eşi Sibel Hanım ile birlikte katılırken İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Arslan resepsiyona evsahipliği yaptılar.</p>
<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını belirterek, &#8220;Mehmetçikler caydırıcı güç olarak orada kalmaya devam edecek. Biz buradan haykırıyoruz, Kıbrıs Türkü yalnız değildir. Mavi Vatan, Doğu Akdeniz ana vatanı için bütün Türk dünyası için çok önemlidir.&#8221; dedi.</p>
<p><b>KKTC&#8217;nin kuruluşunun 42. yıl dönümünü kutlayacağız</b></p>
<p>Burada konuşan Tatar, 15 Kasım&#8217;da KKTC&#8217;nin kuruluşunun 42. yıl dönümünü kutlayacaklarını belirterek, &#8220;Doğu Akdeniz&#8217;de hep birlikte yedi düvele karşı bir destan yazdık. Bu sadece Kıbrıslı Türklerin kendi bekası ve güvenliği için önemli değil aynı zamanda ana vatanımız Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin, İskenderun&#8217;dan Ege Adaları&#8217;na kadar 2 bin kilometre sahil şeridiyle Akdeniz&#8217;e en uzun cephesi olan Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin, mavi vatanın kalbinde kendi güvenliğidir, kendi onurudur, kendi milli direncidir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>Kıbrıs Türkleri asla yalnız değildir</b></p>
<p>Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını vurgulayan Tatar, şunları kaydetti: &#8220;1974 Barış Harekatı&#8217;ndan 51 sene sonra halen daha Türk askerinin adadan çekileceğini ve Kuzey ve Güney birlikte Avrupa Birliği&#8217;ne gireceğini ve Avrupa Birliği&#8217;nin güvenlik mekanizmaların Kıbrıs Türkü&#8217;nü koruyacağını, güvenliği sağlayacağını zannedenlere buradan cevabımız; asla öyle bir durum söz konusu değildir. Çünkü biz bu barışı ve huzuru ve güvenliği kolay bulmadık. Çok acılar çektik. Topyekun imhayla karşı karşıyaydık. Allah nasip etti, Mehmetçikler adaya geldi. Mehmetçikler caydırıcı güç olarak orada kalmaya devam edecek. Biz buradan haykırıyoruz. Kıbrıs Türkü yalnız değildir. Mavi Vatan, Doğu Akdeniz ana vatanı için bütün Türk dünyası için çok önemlidir. &#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>Tatar, KKTC&#8217;nin Türk Devletleri Teşkilatı&#8217;na gözlemci üye olduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın gayretleriyle KKTC Hükümeti&#8217;ni tanıtma yolunda farklı örgütlerde seslerini duyurabildiklerini söyledi.</div>
<div><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-557290 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k2.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k2.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k2-600x338.webp 600w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" />y Kıbrıs Türk Hükümeti&#8217;ni haykırarak dünyaya tanıtmak hepimizin borcudur. Şehitlerimize olan vefamızdır. Onun için hep birlikte birlik ve beraberliğimizi koruyarak, karşı cephelerden saldırılara asla boyun eğmeyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;ni haklı olduğu noktaya taşımak ve Kıbrıs Türk halkına refah içerisinde müreffeh yarınları yaşatmak hepimizin görevidir.&#8221;</div>
<p>KKTC&#8217;ye verdiği destek için Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a teşekkür eden Tatar, &#8220;Kıbrıs&#8217;ta olağanüstü yatırımlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti&#8217;nin çehresinin değiştiğini&#8221; vurguladı.</p>
<p><b>&#8220;Birlikte emin adımlarla, güçlü bir şekilde hep birlikte yürüyeceğiz.&#8221;</b></p>
<p>Tatar, Mavi Vatan&#8217;ın kendileri için kutsal olduğunu belirterek, &#8220;Birlikte emin adımlarla, güçlü bir şekilde hep birlikte yürüyeceğiz.&#8221; dedi.</p>
<p>Şehitleri rahmetle anan Tatar, &#8220;Bir milletin, tarihin tekerrür edebileceğini bilmesi gerekmektedir. Onun için Kıbrıs&#8217;ta bir anlaşmaya imza atacaksak sağlam temeller üzerinde Türkiye&#8217;nin garantörlüğü ve Türk askerinin caydırıcı güç olarak orada kalmasını içeren bir onurlu anlaşmaya, ancak Kıbrıs Türkü imza atabilir. Onun için biz gücümüzü sizden alıyoruz. Türkiye&#8217;den alıyoruz.&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<p>İstanbul Valisi Gül de KKTC&#8217;nin başta dost ve kardeş ülkeler olmak üzere farklı ülkeler tarafından tanınmaya başladığını belirterek, bunun örtülü diplomasinin en önemli çalışmalarından biri olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Kıbrıs Türkleriyle sonsuza kadar birlikte olacaklarını vurgulayan Gül, şehitleri rahmetle andı.</p>
<p>Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Zehra Bilge Eray da KKTC&#8217;nin özgürlüğü ve bağımsızlığı için tüm imkansızlıklara, uygulanan ambargo ve izolasyonlara karşı yediden yetmişe beraberlik içinde direndiklerini söyledi.</p>
<div>Eray, Kıbrıs Türklerinin Türk ulusunun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, &#8220;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır.&#8221; dedi.</div>
<div></div>
<div dir="ltr"><img decoding="async" class="size-full wp-image-557291 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k3.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k3.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k3-600x338.webp 600w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr">Resepsiyonun onur konukları arasında Cihat Yaycı Paşa da vardı. Son zamanlarda yaptığı dikkat çekici yorumlarıyla gündem yaratan Cihad Yaycı paşa tüm konukların ilgi odağıydı.</div>
<div></div>
<div><img decoding="async" class="size-full wp-image-557295 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k7.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k7.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k7-600x338.webp 600w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<div></div>
<div dir="ltr">Kadıköy Life yazar ve yönetim kadrosu da resepsiyonun davetlileri arasındaydı. Buluşma sırasında karşılaştığımız, <em>Maltepe Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı</em> Prof. Dr. İlter Büyükdığan ile bu özel günü bu fotoğraf karesi ile paylaşıyoruz.  İrem Toprakkaya, Mustafa Öztürk, Nursema Öztürk, İlter Büyükdığan, Canan Toprakkaya ve Kadir Toprakkaya.</div>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-557294 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/K6.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/K6.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/K6-600x338.webp 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<div>Resepsiyona KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, İstanbul Valisi Davut Gül, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Kıbrıs Türkleri ve çok sayıda davetli katıldı.</div>
<div></div>
<div dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-557292 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k4.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k4.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k4-600x338.webp 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr">Resepsiyonun olmazsa olmaz konuklarından biri de Hüseyin Macit Yusuf idi. Adı, KKTC ile bütünleşmiş isimlerden biri olan Hüseyin Macit Yusuf için KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, &#8220;O&#8217;nu burada görmekten benim için ayrı bir mutlluluk kaynağı&#8221; dedi. Biz ise kendisinin Kadıköy ile önemli ve şaşırtıcı bağları olduğunu öğrendik. Gelecek sayılarımızda büyük bir heyecanla açıklayacağız&#8221; Kadir Toprakkaya, Hüseyin Macit Yusuf ve Aslan Adıgüzel.</div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-557293 aligncenter" src="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k5.webp" alt="" width="800" height="450" srcset="https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k5.webp 800w, https://cdn.engazete.com.tr/2025/07/k5-600x338.webp 600w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr">Cihat Yaycı Paşa resepsiyonda karşılaştığı yazı işleri müdürümüz Av. İrem Toprakkaya ile hatıra fotoğrafı çektirirken, &#8220;Sizin gibi bu ülkeye yürekten bağlı gençlerimiz varken gözümüz arkada kalmayacak. Yine de  &#8216;Türkiye olarak Çok Dikkatli Olmalı&#8217; dedi.</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kktc-cumhurbaskani-tatar-buradan-haykiriyoruz-kibris-turku-yalniz-degildir-557288">KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Buradan haykırıyoruz, Kıbrıs Türkü yalnız değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükakın: &#8220;Her özel çocuk, her anne-baba bu şehirde yalnız değildir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyukakin-her-ozel-cocuk-her-anne-baba-bu-sehirde-yalniz-degildir-533799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 May 2025 17:08:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[annebaba]]></category>
		<category><![CDATA[büyükakın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[şehirde]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=533799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, “Bu şehirde yapılan her işin merkezinde insan var.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-her-ozel-cocuk-her-anne-baba-bu-sehirde-yalniz-degildir-533799">Büyükakın: &#8220;Her özel çocuk, her anne-baba bu şehirde yalnız değildir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, “Bu şehirde yapılan her işin merkezinde insan var. Özellikle özel gereksinimli bireylerimizin ve onların ailelerinin hayatına dokunabildiğimiz her an, bizim için bir başarıdan öte, bir vefa borcunun ifasıdır” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>HAYATI KOLAYLAŞTIRAN ADIMLAR ATILIYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştıracak adımları atmaya devam ediyor. Kocaeli&#8217;nde, engelsiz yaşam merkezleriyle yeni bir dönemin arkasında engelli bir çocuğu olan bir annenin gözyaşı, bir babanın sessiz mücadelesi var. Özel gereksinimli çocukların ve gençlerin sadece bir birey değil, bir emanet olarak gören bir anlayışla hizmet üreten Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, engelsiz yaşam merkezleri ile büyük bir dönüşüme de imza atıyor. Başkan Büyükakın, “O annelerin sessiz gözyaşlarını, o babaların omzundaki görünmeyen yükü görüyor ve hissediyoruz” anlayışıyla İzmit’te faaliyetlerine başlayan Engelsiz Yaşam Merkezi’ne sadece hizmet olarak değil, vicdani ve idari bir sorumluluk olarak baktıklarını ifade ediyor.</p>
<p> </p>
<p><b>HER GÜN 500 ÖZEL ÖĞRENCİ HİZMET ALABİLECEK</b></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Darıca’da katıldığı açılış programları dolayısıyla, engelli bireylerin aileleriyle buluşan Başkan Büyükakın, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak, engelli bireylerimizin ve ailelerinin hayatını kolaylaştıracak adımların önemine değindi. İzmit’te hayata geçirilen ve hizmete başlayan, Gebze’de yapımı devam eden Engelsiz Yaşam Merkezleri, sadece birer bina değil; gönüllerin birleştiği, umutların yeşerdiği alanlar olarak da kayda geçiyor. “İzmit’te faaliyete başlayan merkezimizde, her gün 500 özel öğrencimiz en yüksek standartlarda hizmet alabilecek” diyen Başkan Büyükakın, “Şuan da 300 engelli bireyimiz ve aile İzmit’teki Engelsiz Yaşam Merkezimizden hizmet alıyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“BİR DUŞ ALMANIN, BİR PAZARA GİTMENİN ANLAMINI BİLENLER İÇİN”</b></p>
<p>“Engelli bir çocuğun birkaç saatliğine güvenle emanet edilebileceği bir yerin kıymetini; sadece bir annenin evden çıkamadığı, bir babanın gece uyumadan çocuğunu beklediği anları bilenler anlayabilir” diyen Başkan Büyükakın, “O yüzden bu merkezler, sadece çocuklarımıza değil; onların kahraman ebeveynlerine de nefes alma imkânı sunmaktadır. Bu, sosyal devletin bir gereği, insan olmanın bir sorumluluğudur” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>BİLİMSEL TEMELLİ, ŞEFKATLE YOĞRULMUŞ BİR EĞİTİM YAKLAŞIMI</b></p>
<p>“Özel eğitim uzmanlarımızla, her çocuğun ihtiyacına göre şekillenen bireysel yaklaşımları esas aldık” diyen Başkan Büyükakın, açılışlar sonrası yaptığı değerlendirmede ise şunları kaydetti: “Engelsiz yaşam merkezlerimizde dijital eğitim donanımları, nitelikli öğretmen destek paketleri, her bir çocuğun kendini değerli hissettiği güvenli ortamlar hazırladık. Bunlar, sadece hizmet değil; şefkatin ve eğitimle harmanlandığı bir kalkınma modelidir. Her özel çocuk, her anne-baba, bu şehirde yalnız olmadığını bilsin istiyoruz. Çünkü biz ‘kimseyi geride bırakmayan bir şehir’ olmak istiyoruz. Bunu da başardığımıza inanıyoruz. Bizim için en büyük ödül; bir annenin içtenlikle söylediği ‘Allah razı olsun’ duasıdır. Bu şehirde yapılan her işin merkezinde insan var. Özellikle özel gereksinimli bireylerimizin ve onların ailelerinin hayatına dokunabildiğimiz her an, bizim için bir başarıdan öte, bir vefa borcunun ifasıdır.”</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyukakin-her-ozel-cocuk-her-anne-baba-bu-sehirde-yalniz-degildir-533799">Büyükakın: &#8220;Her özel çocuk, her anne-baba bu şehirde yalnız değildir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Yücel, &#8220;Tarım eğitimi olmadan üretim ve gıda güvenliği mümkün değildir&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-yucel-tarim-egitimi-olmadan-uretim-ve-gida-guvenligi-mumkun-degildir-435437</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jan 2024 08:08:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[olmadan]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yücel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435437</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Mekteb-i Zirai Şahane’nin açılması ile başlayan tarım eğitiminin 178’nci yıl dönümü dolayısıyla Ege Üniversitesinde “Tarım Bayramı” programı düzenlendi. Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Feyzi Önder Konferans salonunda gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Rektör Yardımcısı ve Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Banu Yücel, İzmir İl Tarım ve Orman Müdür Yarımcısı Ayhan Temiz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-yucel-tarim-egitimi-olmadan-uretim-ve-gida-guvenligi-mumkun-degildir-435437">Prof. Dr. Yücel, &#8220;Tarım eğitimi olmadan üretim ve gıda güvenliği mümkün değildir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de Mekteb-i Zirai Şahane’nin açılması ile başlayan tarım eğitiminin 178’nci yıl dönümü dolayısıyla Ege Üniversitesinde “Tarım Bayramı” programı düzenlendi. Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Feyzi Önder Konferans salonunda gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Rektör Yardımcısı ve Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Banu Yücel, İzmir İl Tarım ve Orman Müdür Yarımcısı Ayhan Temiz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Banu Yücel, “Tarım eğitimi ülkemizde ilk olarak 10 Ocak 1846 tarihinde başlamıştır. Bu vesileyle her yıl 10 Ocak gününü kapsayan hafta ülkemizde tarım haftası olarak kutlanmaktadır. Tarımın önemi geçen küresel pandemi sürecinde daha fazla idrak edilmiş, sürdürülebilir, nitelikli ve sağlıklı tarımsal üretimin önemi ortaya konmuştur. Yapılan tahminlere göre 2050’li yıllarda dünya nüfusunun 9 milyar olacağı göz önünde bulundurulursa tarım ve gıdanın milli güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesinin yanı sıra artık sağlık, gıda güvencesi, çevre, doğal kaynaklar, enerji lojistik, finansman, kırsal kalkınma gibi çok farklı açılardan da toplumumuzu etkileyecektir. Yapılan araştırmalar, önümüzdeki yıllar için önlem alınmadığında, bireylerin beslenme için yeterli gıdaya ulaşmakta ciddi düzeyde zorlanacağını ortaya koymaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ülkemizi bağımsızlığa kavuşturduktan sonra, ‘milli ekonominin temeli tarımdır’ diyerek ülke tarımının kalkınmada ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmıştır” dedi.</p>
<p>“Günümüzde sürdürülebilir tarımın önemi ortaya çıktı” Prof. Dr. Yücel, “Türkiye Yüzyılı olarak nitelendirilen günümüzde; ekonomik kalkınma hedefleri, yoksulluğun azaltılması, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik için çağa uygun tarımsal üretimin önemi daha fazla ortaya çıkmaktadır. Farklı bilim disiplinlerinin etkileşimi ve kadim bilgiyle bezenmiş yetkin teknolojinin daha fazla kullanılmasının sağlanmasıyla; tarımsal üretimde verimliliği artırmak, üretimin izlenebilirliğini sağlamak, kalite ve gıda güvenliğini sürdürülebilir hale getirmek mümkün olabilecektir.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki bilim odaklı ve nitelikli bir tarım eğitimi olmadan  tarımsal üretim dolayısıyla sağlıklı beslenme ve gıda güvenliği mümkün olmamaktadır” diye konuştu.</p>
<p>Ziraat Fakültesinin yarım asrı aşkın süredir nitelikli mühendisler yetiştirdiğini dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Öğrencilerimiz teknolojik yenilikleri ve eğitimle aldıkları bilgi birikimi ve tecrübeyi gelecekte tarım politikalarına yön verebilecek yetkinliğe erişmek için kullanacaklardır. Bu amaçla dünyada tarım bilimleri alanında 288’inci, ülkemizde ise ilk sırada bulunan fakültemiz, tarımda sürdürülebilir kalkınma amaçlarına öncülük eden fakültelerden birisi olma hedefiyle köklü ve deneyimli akademik kadrosu, kaliteli ve güncellenmeye sürekli açık eğitim planı, etik değerlerden ödün vermeden hayat boyu öğrenmeyi kendine amaç edinerek, ülke tarımının gelişimine yüksek düzeyde katkı sağlayacak donanımlı ziraat mühendisleri yetiştirerek ülkemize hediye etmektedir. Bu eğitim günümüzde Azerbaycan ve Özbekistan ile lisans, İspanya ile lisansüstü düzeyde sürdürdüğümüz çift diploma programları ve yurt dışından gelen 28 ülkeden 383 öğrencimizle uluslararası görünürlüğü ve repütasyonu artmış, bilim ihraç eder noktaya ulaşmıştır. Bugün fakültemizde 24’ü uluslararası olmak üzere toplam 87 Ar- Ge projesi devam etmektedir. Aynı zamanda üniversite-sanayi iş birlikleri ile çeşitli tescil çalışmaları yapılmaktadır. Fakültemiz 2023-2024 öğretim yılında taban puan sıralamasında 8 bölümü ile birinci, 2 bölümü ile ikinci sırada öğrenci kaydı alarak Türkiye’de bu başarıyı elde eden tek ziraat fakültesi olmanın gururunu ve mutluluğunu bize yaşatmaktadır” dedi.</p>
<p>“Tarım insanlık tarihindeki en temel ve hayati faaliyetlerden biridir” Tarım eğitiminin önemine değinen İzmir İl Tarım ve Orman Müdür Yarımcısı Ayhan Temiz ise, “Tarım eğitiminin 178 Yılını kutlamak için bugün burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. Tarım insanlık tarihindeki en temel ve hayati faaliyetlerden biridir. Bu alandaki eğitim ise sadece bitkileri ve hayvanları yetiştirmekle kalmayıp aynı zamanda doğal kaynakların yönetimi, robotik, iklim değişikliği gibi pek çok önemli konuyu da kapsamaktadır. 178 yıl önce başlayan tarım eğitimi, modern tarımın temellerini atmamıza, verimliliği artırmamıza ve kırsal bölgelerin kalkınmasına katkı sağlamıştır. Tarım eğitimi; bilim, teknoloji ve inovasyonla birleşerek tarım sektörünü daha sürdürülebilir, verimli ve çevre dostu hale getirmiştir. Ancak son zamanlarda tarımın karşısında bulunan zorluklara karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini unutmamalıyız. İklim değişikliği, nüfus artışı, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, tarımda yeni teknolojilerin kullanımı gibi konularda daha fazla çalışma ve çaba sarf etmemiz gerekiyor. Henry Kissinger’in dediği gibi, ‘Petrolü kontrol edersen ulusları,  tarımı kontrol edersen insanlığı kontrol edersin’ bu noktada genç nesilleri tarım bilimleri alanlarına teşvik etmek büyük önem taşımaktadır” dedi.</p>
<p>Program kapsamında 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılında unvan değişikliği olan ve EÜ Ziraat Fakültesine yeni katılan akademisyenlere berat belgeleri, 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılında gerçekleştirdikleri ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katkı sağlayan akademisyenlere ve sınıf temsilcilerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Belge takdimlerinin ardından Grup Ortam müzik dinletisiyle katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Tarım Eğitiminin 178 Yılı’nın kutlandığı etkinlikte, “Tarım Eğitiminde Uluslararasılaşma Ege Üniversitesi ve Azerbaycan Devlet Tarım Üniversitesi Örneği” konferansı ve “Tarım Eğitiminde Ege-ADAU Çift Diploma Örneğinin Öğrettikleri” paneli gerçekleştirildi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-yucel-tarim-egitimi-olmadan-uretim-ve-gida-guvenligi-mumkun-degildir-435437">Prof. Dr. Yücel, &#8220;Tarım eğitimi olmadan üretim ve gıda güvenliği mümkün değildir&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Bel Ağrısı Fıtık Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-bel-agrisi-fitik-degildir-371108</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 12:18:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371108</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel ağrıları; herkes tarafından hayatın bir bölümünde hissedilen ağrılar arasındadır. Bel ağrısının en önemli nedenleri genellikle ağır kaldırma, yanlış duruş, kas zayıflığı gibi nedenlerden oluşur.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-bel-agrisi-fitik-degildir-371108">Her Bel Ağrısı Fıtık Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bel ağrıları; herkes tarafından hayatın bir bölümünde hissedilen ağrılar arasındadır. Bel ağrısının en önemli nedenleri genellikle ağır kaldırma, yanlış duruş, kas zayıflığı gibi nedenlerden oluşur. </p>
<p>Hayatı olumsuz yönde etkileyen bu ağrılarda ilk akla gelen bel fıtığı şüphesidir ve hastalar genellikle ameliyat korkusu nedeniyle erken dönem de doktora gitmeyerek ağrının daha da şiddetlenmesine neden olabilmektedir. Her ağrı bel fıtığını işaret etmez, erken dönemde ağrıların önüne geçmek doğru tanı ve tedavi ile mümkündür.</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Yiğit Kültür bel ağrısı yöntemleri hakkında bilgiler verirken, her bel ağrısının bel fıtığını işaret etmediğini tanı ve tedaviler ile ağrıların önüne geçilebileceğini söyledi. </strong></p>
<p><strong>Bel ağrısının en sık sebebi nedir ve tedavi sürecinde nasıl ilerlenir?</strong></p>
<p>Bel ağrısı toplumda acil servise başvuru nedenlerinin başında gelmektedir. Bu başvuruların büyük çoğunluğu mekanik ağrı karakterindedir ve altta yatan problemli bir durum yoktur. Mekanik ağrıların sebebi çoğunlukla omurga etrafındaki kas, ligaman ve bağların gerilmesi sonrasında oluşan yangı, enflamasyon ve ödemdir. Çeşitli travmalar, ağır yük kaldırma, fazla kilo, sigara kullanımı, hareketsizlik veya aşırı aktivite predispozan faktörlerdir. Çoğunlukla birkaç gün içinde ağrı azalmaya başlar ve en geç birkaç hafta içinde ağrı tamamen kaybolmaktadır. Bu durumlarda yatak istirahati çok fazla önerilmez çünkü ağrıya sebep olan sitokinlerin kan dolaşımı ile spontan olarak vücuttan uzaklaştırılması için standart bir aktivitenin devamı teşvik edilir. Uzun süreli korse kullanımı adele zayıflamasına sebep olabileceği için korsenin yaklaşık 1 hafta kullanımı genelde önerilir. Bu süreçte ağrının kontrolü için uygun topikal veya oral non-steroid ilaçlar yardımcı olabilir. </p>
<p><strong>Hangi durumlarda bel ağrısı problem yaratabilir ve ileri tetkik/tedavi edilmesi gerekir?</strong></p>
<p>Bazı durumlarda bel ağrısının kaynağı sadece kas/adele/tendon gerilmesi-zedelenmesi olmayıp altta yatan ve incelenmesi gereken durumlar olabilir. Eğer kişinin ağrısı 4-5 haftadan uzun sürüyorsa, ağrının şiddeti azalma eğilimi göstermiyorsa, bel ağrısı kalçadan bacaklara vuruyorsa veya uyluk ile bacağın herhangi bir bölgesinde ağrı/uyuşma/karıncalanma eşlik ediyorsa, sistemik ateş varsa, idrar ve dışkı yapmada veya tutmada problemler oluyorsa, yakın ağır kaldırma, yanlış omurga cerrahı tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>Her bel fıtığı ameliyat gerektirir mi? Ameliyat gerektiren bel fıtığı nasıl bir karakterdedir?</strong></p>
<p>Yapılan bir çok çalışmada hiçbir şekilde bel ağrısı şikayeti olmayan hastalarda dahi çekilen emar (MR) görüntülerinde çok kez bel fıtığı tespit edildiği görülmüştür. Tabi ki de bu tarz fıtıklara yaklaşımda ameliyat ile tedavi gündeme gelmemektedir. Önemli olan mevcut fıtıkta problemli veya problem yaratmayan fıtık ayrımının yapılmasıdır. Eğer bel fıtığının kişide yarattığı ağrıda zamanla belirgin derece azalma yok ise, bel ağrısına eşlik eden bir kalça/uyluk/bacak ağrısı var ise, bacaklarda güç kaybı var ise ve kişinin ağrısı şiddetli ise mutlaka tetkik edilmeli, gerekli tanı-tedavi planlamaları yapılmalıdır. Birçok durumun tedavide aciliyet gerektirebileceği dikkate alınarak erken müdahale önem kazanabilmektedir.</p>
<p><strong>Kanal daralması ve bel kayması nedir? Tanı ve tedavi süreci nasıldır?</strong></p>
<p>Orta-ileri yaştaki hastalarda görülen kanal daralması ve bel kayması problemleri çoğunlukla omurganın dejeneratif (kireçlenme) süreçleri sonrasında meydana gelmektedir. Bu problemler çoğunlukla her iki omur arasındaki <em>“intervertebral disk” </em>yapılarındaki uzun vadede meydana gelen sıvı ve yükseklik kaybı sonrasında problemin omurların diğer bölgelerine yayılması sonrasında ilerleyici bir kısır döngüye sebep olarak kişinin günlük aktivitelerini, yaşamsal faaliyetlerini ve konforunu oldukça etkileyebilecek durumlara sebep olabilmektedir. Kanal daralması ve bel kaymasının yarattığı ağrı ve nörolojik durumlar sebebiyle kişinin günlük yürüme mesafesi azalabilmekte, hareket halindeyken olan ağrılar kişiyi oldukça rahatsız edebilmektedir. Her hastada mevcut problemin durumuna göre oluşan şikayet tablosu genellikle farklı ve kişiye özel olmaktadır. </p>
<p>Omurga-bel problemlerinin değerlendirmesinde ilk aşamada muayene oldukça önem arz etmektedir. Bazı durumlarda kalça-diz gibi komşu eklemlerdeki problemler bel problemleri ile karışabilmekte iken detaylı bir fizik muayene ile bunun ayrımına tecrübeli bir hekim tarafından rahatlıkla varılabilmektedir. Sonrasında rahatsızlığın durumuna göre röntgen-dinamik röntgen- MR- tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılmaktadır. Ayrıca her hastada bu tetkiklerin uygulanma yöntemleri farklı olup hekimin radyoloji uzmanı ve teknisyenini bu konuda yönlendirmesi önemlidir. Omurgadan çıkan sinirlerde mevcut rahatsızlıktan kaynaklı bir bası varlığını tespit ve dökümante edebilmek amacıyla omurga problemlerinde yetkin bir Nöroloji uzmanı tarafından yapılacak EMG birçok durumda hekimin mevcut problemin kaynağına detaylı bir şekilde ulaşabilmesine yardımcı olabilmektedir. </p>
<p><strong>Her kanal daralması ve bel kayması ameliyat gerektirir mi? İleri yaşlı hastalarda bu problemlere yönelik cerrahi uygulanabilir mi?</strong></p>
<p>Her kanal daralması ve bel kayması problemi cerrahi gerektirmemektedir. Birçok durumda cerrahi dışı yöntemlerden faydalanılabilmektedir. Bu tedaviler kilo verme, egzersiz, fizik tedavi ve görüntüleme yöntemleri eşliğinde omurgaya enjeksiyon uygulamalarını içermektedir. Ayrıca ameliyat gerektiren bazı durumlar “acil” kabul edilmekte ve uygulanmakta bazı durumlar ise ”görece acil” yani ilerleyen zamanda gelişebilecek nörolojik problemleri engellemek amacıyla mümkün olan en erken ve uygun zamanda cerrahinin planlanması şeklinde olup, bazı durumlarda da kişinin hayat kalitesini arttırmak, ağrılarını kontrol altına almak ve günlük aktivitesini daha iyi bir seviyeye ulaştırmak için cerrahi tedavi seçilmektedir. </p>
<p>Omurga cerrahisi ameliyatlarının bu konuda yetkin bir ekip ile yapılmasında fayda vardır. Anestezi ekibi, nöromonitorizasyon ekibi, ameliyat hemşire ve personelleri ameliyatın birçok aşamasında önemli görevlere sahiptir. İleri yaştaki hastaların da ameliyatları omurga cerrahisinde tecrübeli bir anestezi ekibinin desteğiyle ve ameliyat sonrası ilk akşam gözlem altında tutulabilmek amacıyla tam kapsamlı yoğun bakım ünitesinin mevcudiyetiyle mümkün olabilmektedir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-bel-agrisi-fitik-degildir-371108">Her Bel Ağrısı Fıtık Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 12:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[sadece]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kadınların toplumsal ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve farkındalık yaratılması için kutlanır. Günümüzde ki kadın sorunlarına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886">Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü her yıl 8 Mart tarihinde kadınların toplumsal ve sosyal yaşamda cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve farkındalık yaratılması için kutlanır. Günümüzde ki kadın sorunlarına dikkat çeken İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Kln. Psk. Müge Leblebicioğlu Arslan kadınların maruz kaldığı psikolojik şiddet ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Tarihi 1800’lü yıllara dayanan bir grup dokuma işçisi kadının canları pahasına haklarını savunmasını temsilen kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlu olsun. </p>
<p>Bugün evde eşlerin, çocukların, işte patronların ve kurumların kadınlar için çiçekler aldığı, jestler yaptığı kısacası kendilerini özel hissetmeleri için çaba gösterdiği bir gün. Tüm spot ışıklarının kadınların değeri üzerine yöneldiği bir gün olması dolayısıyla toplumun dikkatini yakalaması açısından da çok özel bir gün.</p>
<p><strong>“Sadece bir güne indirgemek kadınlara haksızlık olacaktır”</strong></p>
<p>Günün önemine dikkat çeken Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu,<strong> “</strong>Aslında sembolik bir tarih olan 8 Mart Dünya Kadınlar gününü sadece o güne indirgemek kadınlara yapılan bir haksızlık olacaktır. Eğer bugünü kadınların yarını için farkındalık kazanarak bir şeyleri değiştirebileceğimiz bir gün olarak görürsek günün anlamı daha kıymetli olacaktır. Ben hem bir kadın hem de bir ruh sağlığı çalışanı olarak  kadınların günümüzde maruz kaldığı fakat gözdeki morluk kadar dikkat çekici ve görünür olmadığı için önemsenmeyen ancak şiddetin fiziksel halinden hiç bir farkı olmayan psikolojik şiddete dikkat çekmek istiyorum” dedi.</p>
<p><strong>“Kadınların çabalarını görmemek de şiddettir”</strong></p>
<p>Şiddetin sadece fiziksel olmadığını belirten Uzm. Kln. Psk. Leblebicioğlu, “Eşinizin yaptıklarını değersizleştirmek, çabalarını görmemek de şiddettir. Sadece kadın olduğu için erkek çalışandan daha az maaş vermek de kadına karşı şiddettir. Alın teriyle aldığı terfiyi sadece güzel olduğuna bağlandığınızda, emek emek yapılan projenin içeriğinden ziyade kadının fiziksel görünümüne dikkat çekerek değersizleştirdiğinizde de kadına karşı şiddet uygulamış olursunuz. Kadına karşı yapılan hakkı olanı vermemek, yaptıklarını değersizleştirmek, ötekileştirmek eylemleri de vurmak, bağırmak kadar şiddettir ve  ne yazık ki kadına karşı şiddet sadece karşı cinsten değil hem cinslerinden de gelebilmektedir” diye söyledi.</p>
<p>Ayrıca Leblebicioğlu,” Toplumsal ve bireysel olarak maruz bırakılan hem psikolojik hem fiziksel şiddetin bir kadında açtığı yaraları hep birlikte daha dikkatli olarak ve gerekli özeni göstererek sarabiliriz. Dünya kadınlar gününde alınan çiçek, yapılan sürprizler eğer bir değişimin başlangıcı ise değerlidir.</p>
<p>Umarım 8 Mart Dünya Kadınlar gününde kaleme aldığım bu yazı farkındalığı artırarak kadınların hak ettiklerine hiçbir zorbalığa uğramadan hayatlarını sürdürmelerine katkıda bulunur.</p>
<p>8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günümüz kutlu olsun” diyerek sözlerini noktaladı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siddet-sadece-fiziksel-degildir-354886">Şiddet Sadece Fiziksel Değildir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AK Partili Keseli: Başkanlık makamı kaos çıkarma yeri değildir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ak-partili-keseli-baskanlik-makami-kaos-cikarma-yeri-degildir-351040</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2023 09:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[değildir]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[keseli]]></category>
		<category><![CDATA[makamı]]></category>
		<category><![CDATA[partili]]></category>
		<category><![CDATA[yeri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=351040</guid>

					<description><![CDATA[<p>AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Didem Keseli, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın Bostanlı ve Mavişehir'i Yamanlar'a taşıma açıklamasını değerlendirdi. Keseli, "Altı doldurulmadan yapılan açıklamalar sorumluluk değil kaos çıkarmaktır." dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-partili-keseli-baskanlik-makami-kaos-cikarma-yeri-degildir-351040">AK Partili Keseli: Başkanlık makamı kaos çıkarma yeri değildir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i>AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Didem Keseli, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay&#8217;ın Bostanlı ve Mavişehir&#8217;i Yamanlar&#8217;a taşıma açıklamasını değerlendirdi. Keseli, &#8220;Altı doldurulmadan yapılan açıklamalar sorumluluk değil kaos çıkarmaktır.&#8221; dedi.</i></p>
<p>Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sonrasında Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay&#8217;ın Mavişehir ve Bostanlı&#8217;nın Yamanlar Dağı bölgesine taşınacağı açıklaması ilçede paniğe yol açtı. Konuyu değerlendiren AK Parti Karşıyaka İlçe Başkanı Didem Keseli, &#8220;Kahramanmaraş Depremi ile aynı haftada sadece Karşıyaka&#8217;nın değil İzmir&#8217;in ve Türkiye&#8217;nin en önemli bölgelerinden biri hakkında açıklama yapmak için elinizde çok yeni ve aciliyetli raporların olması gerekir.</p>
<p>Bu raporlar doğrultusunda hareket eylem planı yapılması gerekir. Karşıyaka Belediye Meclisi&#8217;nde ve Karşıyaka gündeminde bugüne kadar olmamış bir taşınma, deprem haftası gündeme getiriliyorsa bu durum vatandaşta korku yaratmaktan öteye geçmez. Sorumlu belediyeciliğe aykırıdır. İzmir depreminden beri bölgede yeni binalara ruhsat verip, sonra da taşıma açıklaması tezattır.&#8221; dedi.</p>
<p>İzmir&#8217;de ve Karşıyaka&#8217;da kentsel dönüşüm karnesinin zayıf olduğunu dile getiren Keseli, &#8220;Karşıyaka Belediye Başkanı Tugay, dört yıllık görev süresinde Cumhuriyet Mahallesi&#8217;nin imar planını yapmayı beceremedi. En son duyduğumuz kadarıyla o işi de özel bir şirkete devretmişler. Kentsel dönüşümde Örnekköy&#8217;deki çalışmalar oldukça yavaş ve dar kapsamlı.</p>
<p>Üç bin kişiyi kapsayacak kentsel dönüşümü şova dönüştürüp başarı gibi sunan CHP zihniyeti, her biri binlerce kişilik siteleri kaç yılda ve nasıl taşımayı düşünüyor? Daha birkaç gün önce çalışanlarının &#8216;Artık yeter&#8217; diyerek Aralık maaşının yüzde 30&#8217;unu, Ocak maaşının tamamını alamadığı için isyan ettiği Karşıyaka Belediyesi, hangi plan ve projeyle ve en önemlisi bütçeyle Mavişehir ve Bostanlı&#8217;yı Yamanlar&#8217;a taşıyacak? Biz şunu anladık ki, Sayın Başkan bir gece yatıyor, sabah kalktığında aklına eseni belediye projesi diye kamuoyuna satıyor. Bunun örneklerini de daha önce hızlıca açıp kapattıkları &#8216;büfekondu&#8217; ve Karşıyaka Spor Kulübü ile inatlaşıp belediye kulübünün basketbol şubesini yarışmacı yapıp sonra geri çekmesinde görmekteyiz. Dolayısıyla; Mavişehir ve Bostanlı için bilim insanlarının raporları doğrultusunda, akıl, mantık, ilim ve vicdan doğrultusunda  vatandaşımızın refahı için yapılması gereken her türlü çalışmanın arkasındayız. Fakat vatandaşı önce paniğe sürükleyip korku ve kaos yaratan, sonrasında da bina yöneticileriyle toplantı yapıp &#8216;basın bizi çarpıttı&#8217; diyerek sıyrılmaya çalışan bir anlayışın Karşıyaka&#8217;mıza faydası olmayacağı açıktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ak-partili-keseli-baskanlik-makami-kaos-cikarma-yeri-degildir-351040">AK Partili Keseli: Başkanlık makamı kaos çıkarma yeri değildir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
