<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dayanıklılığı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dayanikliligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dayanikliligi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 13:00:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>dayanıklılığı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dayanikliligi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İzmir&#8217;de iklim dayanıklılığı güçleniyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/izmirde-iklim-dayanikliligi-gucleniyor-629867</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 13:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bostan]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[güçleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629867</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Foundation ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) iş birliğiyle yürütülen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi’nin tanıtım toplantısı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-iklim-dayanikliligi-gucleniyor-629867">İzmir&#8217;de iklim dayanıklılığı güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi<strong>, </strong>Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Foundation ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) iş birliğiyle yürütülen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi’nin tanıtım toplantısı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı. Toplantının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı’nda kadınlar ve çocukların katıldığı şenlik havasındaki etkinlikle tohum ve yazlık fideler dikildi.</p>
<p>İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor.  Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>Proje kamuoyuna tanıtıldı</strong></p>
<p>Projenin Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen tanıtım toplantısı, İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay,  Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari’nin katılımıyla yapıldı.</p>
<p><strong>“Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir”</strong></p>
<p>Projenin tanıtım toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi.</p>
<p><strong>“Hedef, bu modeli kent geneline yaymak”</strong></p>
<p>Agora’da yürütülen sel hazırlık ve müdahale eğitimleriyle yüzlerce yurttaşın bilinçlenip kendi yaşam alanlarının aktif koruyucusu haline geldiğini dile getiren Sönmez, “Gönüllü ekipler kuruldu, risk altındaki hanelere doğrudan dokunan önlemler geliştirildi. Kadifekale’de ise çok daha derin bir dönüşüm sağlandı. Kadınların öncülüğünde gelişen bu süreç, iklim meselesini aynı zamanda sosyal güçlenme alanına dönüştürdü. Mahalle Bostanları, üretim seraları, atölyelerin her biri sadece bir proje çıktısı değil dayanışmanın, üretimin ve ortak bir geleceğin kurulmasının temel atımıdır. Biz, her atılan tohumu sadece toprağın değil eşitliğe, dayanışmaya ve ortak müştereklerimize atılmış bir adım olarak görüyoruz. Çocukların bu sürece dahil olması ise geleceğe dair umutlarımızı büyütüyor. Çünkü doğayla kurulan bağ ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar kalıcı ve o kadar dönüştürücü olur. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim krizine karşı mücadeleyi sadece risk azaltımı olarak tanımlamadık. Bu mücadeleyi aynı zamanda daha adil, daha demokratik, daha kapsayıcı bir kent kurma iradesi olarak görüyoruz. Hedefimiz, mahallede başlayan bu dayanışma modelini, kentin tamamına yaymak, yurttaşların bilgiye, üretime ve karar alma süreçlerine gerçek anlamda katkı koymasını sağlamak” bilgisini verdi.</p>
<p><strong>“Umut dolu bir gelecek için çalışmayı sürdüreceğiz”</strong></p>
<p>Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli&#8217;ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir&#8217;de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Örnek bir model”</strong></p>
<p>ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı.</p>
<p><strong>Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün dikimi yapıldı</strong></p>
<p>Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı. ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün dikimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi.</p>
<p><strong>Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı</strong></p>
<p>2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi.</p>
<p>Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/izmirde-iklim-dayanikliligi-gucleniyor-629867">İzmir&#8217;de iklim dayanıklılığı güçleniyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zurich Türkiye, İzmir&#8217;de iklim dayanıklılığını güçlendiriyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/zurich-turkiye-izmirde-iklim-dayanikliligini-guclendiriyor-629861</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:59:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığını]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendiriyor]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zmir]]></category>
		<category><![CDATA[zurich]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=629861</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Foundation, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) iş birliğiyle yürütülen “Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi” ile İzmir’de somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zurich-turkiye-izmirde-iklim-dayanikliligini-guclendiriyor-629861">Zurich Türkiye, İzmir&#8217;de iklim dayanıklılığını güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Foundation, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) iş birliğiyle yürütülen “Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi” ile İzmir’de somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediliyor. Projenin tanıtım toplantısı, <strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız</strong> ve <strong>ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari</strong>’nin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirildi. Proje kapsamında yürütülen saha çalışmalarıyla, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra toplumsal dayanışma, katılım, yerel sahiplenme ve ortak öğrenme kapasitesinin de güçlendirildiği açıklandı. </p>
<p>İklim değişikliğinin kent yaşamı üzerindeki etkileri giderek artarken toplumun değişen çevresel koşullara uyum kapasitesini güçlendiren, yerel dayanıklılığı artıran ve ortak hareket etme becerisini destekleyen uygulamalar da giderek ön plana çıkıyor. Bu doğrultuda ICLEI – Sürdürülebilir Kentler Birliği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin destekleriyle, Z Zurich Foundation öncülüğünde küresel nitelikteki Kentsel İklim Dayanıklılığı Programı yürütülüyor.  Programın Türkiye ayağını oluşturan Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi ise İzmir’de yerel ihtiyaçlara dayalı, katılımcı ve uzun vadeli bir etki modeli ortaya koyuyor. </p>
<p><strong>“Kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir”</strong></p>
<p>Projenin tanıtım toplantısında konuşan <strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi İkinci Başkan Vekili Elvin Sönmez</strong>, “İklim krizi, hepimizin günlük hayatını etkileyen gerçek ama bugünün koşullarında artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çok daha fazlası. Bu nedenle yerel yönetimlerin görevi yalnızca altyapı üretmek değil. Asıl sorumluluk; eşitsizlikleri azaltan, dayanışmayı büyüten, yurttaşı sürecin öznesi haline getiren bir iklim politikasını hayata geçirmektir. İzmir’de tam da bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki iklim direnci, aynı zamanda toplumsal dayanışma varsa gerçek olur. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, bu yaklaşımın sahadaki en somut örneği. Kadifekale ve Agora’da yürütülen çalışmalar, bize şunu açıkça gösterdi; bilgi paylaşıldığında, yurttaş sürece aktif olarak katıldığında ve mahalle ölçeğindeki örgütlenme güçlendirildiğinde kentler gerçekten dirençli bir hale gelebilir” dedi. </p>
<p><strong>“Amacımız hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak”</strong></p>
<p><strong>Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız</strong> da iklim değişikliğinin etkilerinin artık hayatın her alanında daha yakından hissedildiğine dikkat çekerek “Zurich Sigorta Grubu Türkiye olarak başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değil, tüm paydaşlarımız için yarattığımız değerle ölçüyoruz. İzmir’de 2023 yılında başlattığımız Toplumlar için İklim Dayanıklılığı projesi de yarattığımız bu değerin örneklerinden biri. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli&#8217;ne göre Türkiye, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan en çok etkilenecek ülkelerden biri. Akdeniz Havzası bu etkilerin en yoğun hissedildiği bölgelerden biri olurken, Anadolu’da da İzmir bu riskin doğrudan hissedildiği şehirler arasında yer alıyor. Olağanüstü hava olaylarının olma sıklığı ve olduğunda yaşanan etkileri değişti. Küresel ısınma, bizzat hayatımızı etkileyen ve etkilemeye devam edecek global bir sorun. Bu projemiz İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir&#8217;de yaşayan, bu havayı soluyan, bu suyu içen ve küresel ısınmadan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızı dahil ederek, diğer paydaşları da dinleyerek, bu işin içinde olan insanların hayatlarından ve onlardan öğrendiğimiz bilgilerle oluşturulan, yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir çalışma. Amacımız, vatandaşlarımızı ve paydaşlarımızı bu sürecin parçası yapmak ve hep beraber iklim değişikliğini ve onun olumsuz etkilerini giderecek kalıcı ve kapsayıcı çözümler bulmak.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Örnek bir model”</strong></p>
<p><strong>ICLEI Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari</strong> ise “İzmir’de hayata geçirilen Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi, iklim risklerini ele alırken teknik yetkinliği, topluluk öncülüğündeki çözümleri ve kamu-özel sektör iş birliklerini bir araya getirmesiyle öne çıkıyor. Yerel topluluklar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Zurich Türkiye ile birlikte çalışan ICLEI, bu proje kapsamında geliştirilen bilgi, beceri ve çözümlerin topluluk içinde kalıcı hale gelmesini ve yerel yönetim tarafından benimsenmesini sağladı. Komşuların iklim riskleri etrafında kendi kendine organize olması, bu sosyal dokunun uzun vadeli kentsel dayanıklılığın temelini oluşturmasına katkı sunuyor. İzmir, tüm küresel ağımızdaki şehirlerin karşı karşıya olduğu iklim krizine nasıl yaklaşabileceğine dair örnek bir model sunuyor” sözlerine yer verdi. Toplumlar için İklim Dayanıklılığı Projesi Koordinatörü Nida Bilgen de proje kapsamında yapılan çalışmaları ve hedefleri aktardı. </p>
<p><strong>Kadifekale Mahalle Bostanı’nda ürün ekimi yapıldı</strong></p>
<p>Projenin tanıtım toplantısının ardından Kadifekale Mahalle Bostanı katılımcısı 98 kadın ve beraberindeki çocuklar, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ICLEI temsilcileri, Zurich Türkiye Yönetim Kurulu ve yönetici kadroları, Zurich Sigorta gönüllüsü/Zurich Ege bölgesi acente çalışanları, bostanda yazlık ürün ekimi yaptı. Ayrıca bölgede yer alan bir okulda mini bostan kuruldu. Program kapsamında iklim dirençli fide üretim serasında tohumlar ekildi.</p>
<p><strong>Mahallelerin iklim risklerine karşı dayanıklılığı artırıldı</strong></p>
<p> 2023 yılında İzmir’de başlatılan proje kapsamında, mahalle ölçeğinde iklim risklerine karşı dayanıklılığı artıran bütüncül çalışmalar hayata geçirildi. Bu çalışmalarla afetlere karşı topluluk dayanışması güçlendirilirken, mahalle sakinlerinin kriz anlarında daha bilinçli ve birlikte hareket edebilmelerini destekleyen “Mahalle İklim Afet Gönüllüleri” komitesi kuruldu. Sel ve aşırı hava olaylarına karşı önleyici çözümler uygulanarak sel riski altındaki haneler, okullar ve kamusal alanlara sel bariyeri gibi pratik destekler sağlandı. Aynı zamanda, sıcak hava dalgalarının etkisini azaltmaya yönelik mekânsal çözümler geliştirildi.</p>
<p>Proje kapsamında ayrıca, iklim dayanıklılığına ilişkin bilgi ve farkındalığın artırılması amacıyla eğitim içerikleri geliştirildi hem okullarda hem de belediye merkezlerinde yaygınlaştırıldı. İmariye Mahallesi’nde hayata geçirilen Mahalle Bostanı iyileştirmeleri ve sera uygulamalarıyla ise gıda güvenliğini destekleyen, mahalle ölçeğinde kalıcı ve sürdürülebilir altyapı çözümleri oluşturuldu. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde proje ile yaklaşık 16 bin mahalle sakinine ulaşırken, İzmir’de iklim dayanıklılığının güçlendirilmesi adına güçlü bir model oluşturuldu.  </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/zurich-turkiye-izmirde-iklim-dayanikliligini-guclendiriyor-629861">Zurich Türkiye, İzmir&#8217;de iklim dayanıklılığını güçlendiriyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Şirketlerin %55&#8217;i Siber Dayanıklılığı Artırmak İçin İş Ortaklarının Güvenlik Maliyetlerini Paylaşmaya Hazır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-sirketlerin-%55i-siber-dayanikliligi-artirmak-icin-is-ortaklarinin-guvenlik-maliyetlerini-paylasmaya-hazir-628671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 08:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[deki]]></category>
		<category><![CDATA[durum]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerin]]></category>
		<category><![CDATA[tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[Tedarikçileri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[zinciri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=628671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky’nin yeni araştırmasına göre, Türkiye’deki şirketlerin %55’inden fazlası siber saldırılara karşı daha güçlü bir koruma sağlamak amacıyla iş ortakları ve tedarikçilerinin güvenliğine yatırım yapmaya istekli.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-sirketlerin-%55i-siber-dayanikliligi-artirmak-icin-is-ortaklarinin-guvenlik-maliyetlerini-paylasmaya-hazir-628671">Türkiye&#8217;deki Şirketlerin %55&#8217;i Siber Dayanıklılığı Artırmak İçin İş Ortaklarının Güvenlik Maliyetlerini Paylaşmaya Hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky’nin yeni araştırmasına göre, Türkiye’deki şirketlerin %55’inden fazlası siber saldırılara karşı daha güçlü bir koruma sağlamak amacıyla iş ortakları ve tedarikçilerinin güvenliğine yatırım yapmaya istekli. Buna ek olarak, şirketlerin dörtte biri halihazırda bu yönde adım atmış durumda. Bu eğilim, iş dünyasının artık tedarikçileri tekil birer dış paydaş olarak değil, bütünleşik bir güvenlik ekosisteminin parçası olarak gördüğüne işaret ediyor.</strong></p>
<p>Son bir yılda neredeyse her üç şirketten birini etkileyen tedarik zinciri saldırılarındaki artış ve küresel ölçekte şirketlerin dörtte birini hedef alan güven ilişkisi istismarına dayalı saldırılar*, kurumları iç güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor. Kuruluşlar, kendi siber risk seviyelerinin; altyapı ve sistemlerine erişimi olan tüm tedarikçi ve iş ortaklarının güvenlik seviyesine doğrudan bağlı olduğunu daha net bir şekilde kavrıyor ve bu doğrultuda harekete geçmeye hazırlanıyor.</p>
<p>Kaspersky’nin araştırmasına göre, Türkiye’deki katılımcıların %55’i kendi siber dayanıklılıklarını artırmak amacıyla iş ortaklarının güvenliğine yatırım yapmayı değerlendiriyor. Bölgesel bir karşılaştırma yapıldığında ise bu yaklaşımın Orta Doğu genelinde daha yaygın olduğu görülüyor: Şirketlerin güvenlik maliyetlerini paylaşma isteği Orta Doğu genelinde %71, Suudi Arabistan’da %73, Birleşik Arap Emirlikleri’nde %69 ve Mısır’da %71 seviyelerine kadar çıkıyor. Diğer yandan, Türkiye’deki şirketlerin %31’i şimdiden niyet aşamasını geçerek maliyetleri iş ortaklarıyla paylaşmaya başlamış durumda.</p>
<p><strong>Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı Sergey Soldatov</strong><em> konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Günümüzde şirketler, güvenliğin yalnızca kendi organizasyonlarının sınırları içinde kalamayacağını; tüm ekosisteme yayılması gerektiğini fark etmiş durumda. Küçük ölçekli şirketler, hizmet verdikleri büyük kurumların güvenlik yetkinliklerine her zaman sahip olmayabiliyor ve bu durum ek riskler doğuruyor. Daha büyük şirketlerin kaynak ve uzmanlıklarını paylaşması, bu boşluğu kapatarak bağımlılık zincirindeki zayıf halkaları güçlendirir ve küresel siber dayanıklılığın önemli bir itici gücü haline gelir.”</em></p>
<p>Kaspersky, tedarik zinciri risklerini azaltmak için şirketlere organizasyonel önlemlerle güvenliklerini güçlendirmelerini öneriyor. Bu kapsamda, yazılım sağlayıcılarının titiz ve kanıta dayalı yöntemlerle değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Tedarikçilerin güvenlik uygulamalarının incelenmesi, yazılım geliştirme süreçlerinin gözden geçirilmesi ve yapılandırılmış değerlendirme çerçevelerinin kullanılması sayesinde şirketler, yalnızca güvenli ve dayanıklı ürünlerin kendi altyapılarında yer almasını sağlayabilir. En uygun ürünün nasıl seçileceğine dair detaylı rehbere ilgili bağlantı üzerinden ulaşılabilirsiniz.</p>
<p>Tedarik zinciri ve güven ilişkisi temelli risklerin azaltılması için Kaspersky ayrıca şu önerilerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Tedarikçilerle güvenlik konusunda iş birliği yapın.</strong> Tedarikçilerle yakın çalışarak güvenlik önlemlerinin geliştirilmesi, karşılıklı güveni güçlendirir ve güvenliği ortak bir öncelik haline getirir. </li>
<li><strong>İş birliği öncesinde tedarikçileri kapsamlı şekilde değerlendirin.</strong> Olası tedarikçilerin siber güvenlik politikalarının incelenmesi, geçmiş olaylara dair bilgi talep edilmesi ve sektör standartlarına uyumlarının değerlendirilmesi kritik önem taşır. </li>
<li><strong>Yazılım ve bulut hizmetleri için teknik analizler gerçekleştirin.</strong> Zafiyet verilerinin toplanması, sızma testlerinin yapılması ve gerekli durumlarda dinamik uygulama güvenliği testlerinin (DAST) uygulanması önerilir. </li>
<li><strong>Sözleşmelere güvenlik gerekliliklerini dahil edin.</strong> Tedarikçi sözleşmelerinde düzenli güvenlik denetimleri, kurum politikalarına uyum ve olay bildirim süreçleri gibi açık bilgi güvenliği şartları yer almalıdır. </li>
<li><strong>Önleyici teknolojik önlemler benimseyin.</strong> En az ayrıcalık prensibi, sıfır güven (zero trust) yaklaşımı ve gelişmiş kimlik yönetimi uygulamaları gibi güvenlik pratikleri, tedarikçi kaynaklı risklerin yaratabileceği olası zararları önemli ölçüde azaltır. </li>
</ul>
<p>Tedarik zinciri risklerine ilişkin daha fazla bulgu ve öneriye ilgili bağlantı üzerinden ulaşılabilir.</p>
<p>* “Supply chain reaction: securing the global digital ecosystem in an age of interdependence” raporuna dayanmaktadır. Kaspersky’nin kurum içi pazar araştırma merkezi tarafından yürütülen çalışma kapsamında, 500’den fazla çalışanı bulunan şirketlerde görev yapan C-seviye yöneticilerden ekip liderleri ve kıdemli uzmanlara kadar uzanan 1.714 iş liderinin görüşleri alınmıştır. Araştırma; Almanya, İspanya, İtalya, Brezilya, Meksika, Kolombiya, Singapur, Vietnam, Çin, Hindistan, Endonezya, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya dahil olmak üzere 16 ülkede gerçekleştirilmiştir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-sirketlerin-%55i-siber-dayanikliligi-artirmak-icin-is-ortaklarinin-guvenlik-maliyetlerini-paylasmaya-hazir-628671">Türkiye&#8217;deki Şirketlerin %55&#8217;i Siber Dayanıklılığı Artırmak İçin İş Ortaklarının Güvenlik Maliyetlerini Paylaşmaya Hazır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 10:28:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygular]]></category>
		<category><![CDATA[etme]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Meme Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sürecinde]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tepkiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624041</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Cumali Aydın, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, özellikle kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri sürecinde kadınların yaşadığı psikolojik zorluklar, duygusal tepkiler, vücut imajı sorunları ve baş etme stratejileri ile sosyal desteğin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Kanser teşhisi hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’ olabilir!</strong></p>
<p>Meme kanseri teşhisinin, birçok kadın için yalnızca tıbbi bir bilgi olmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu teşhis hayatın tamamını sarsan bir ‘eşik anı’dır. Bu nedenle ilk tepkiler çoğunlukla yoğun, karmaşık ve dalgalı olur.” dedi.</p>
<p>En sık görülen ilk duygular arasında şok, inkâr, korku, kaygı ve kontrol kaybı hissinin yer aldığını ifade eden Aydın, “Pek çok kadın, tanıyı ilk duyduğunda ‘bu bana olamaz’ ya da ‘bir hata olmalı’ düşüncesine kapılır. Bu inkâr tepkisi, psikolojide akut stres tepkisinin doğal bir parçasıdır ve beynin ani tehdide karşı kendini koruma mekanizması olarak değerlendirilir. Araştırmalar, kanser tanısı alan bireylerin önemli bir kısmında ilk haftalarda travma sonrası stres belirtilerine benzer tepkiler görülebildiğini gösteriyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Farklı tepkiler, baş etme tarzı ve kişilikle ilgili!</strong></p>
<p>Bu tepkilerin yanında ölüm korkusu, geleceğe dair belirsizlik, ‘çocuklarıma ne olacak?’, ‘hayatım yarım mı kalacak?’ gibi varoluşsal soruların da çok erken dönemde ortaya çıkabileceğini kaydeden Klinik Psikolog Cumali Aydın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bazı kadınlar bu süreçte aşırı bilgi arayışına girerken, bazıları tam tersine tıbbi konuşmalardan kaçınabilir. Her iki tepki de psikolojik açıdan anlaşılırdır. Bir kadın, tanıdan sonraki ilk günlerde sürekli internette hastalıkla ilgili içerik aradığını, geceleri uyuyamadığını ve zihninin hiç durmadığını ifade edebilir. Bir başka kadın ise tam aksine, ‘hiçbir şey duymak istemiyorum’ diyerek çevresinden gelen bilgileri kapatabilir. Bu farklılıklar, kişinin baş etme tarzı, geçmiş yaşam deneyimleri ve kişilik yapısıyla yakından ilişkilidir.”</p>
<p><strong>Duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkiler!</strong></p>
<p>Meme kanseri tedavilerinin, bedeni hedef alıyor gibi görünse de psikolojik dünyayı da derinden etkilediğine vurgu yapan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi süreçleri; bedensel bütünlük algısını, kontrol hissini ve benlik algısını doğrudan etkileyen deneyimlerdir. Cerrahi müdahaleler sonrasında kadınlar sıklıkla bedenlerine yabancılaşma, ‘artık eskisi gibi değilim’ duygusu ve kayıp hissi yaşayabilir. Özellikle mastektomi geçiren kadınlarda bu duygular daha belirgin olabilir.” dedi.</p>
<p>Bilimsel çalışmaların, cerrahi sonrası dönemde depresif belirtilerin ve anksiyetenin artabildiğini gösterdiğini aktaran Aydın, “Kemoterapi süreci ise yalnızca fiziksel yan etkilerle değil, psikolojik açıdan da zorludur. Saç dökülmesi, halsizlik, mide bulantısı gibi belirtiler, kişinin kendini ‘hasta’ olarak algılamasını pekiştirir. Bu süreçte kadınlar sıklıkla çaresizlik, öfke, sabırsızlık ve zaman zaman umutsuzluk hissedebilir. Ayrıca ‘kemobeyin’ olarak bilinen dikkat ve hafıza sorunları, kişinin kendine güvenini sarsabilir. Radyoterapi ise daha sessiz ilerleyen ama uzun vadede yorgunluk, tahammülsüzlük ve duygusal dalgalanmalar yaratabilen bir süreçtir. Tedavinin uzaması, ‘bu hiç bitmeyecek mi?’ düşüncesini besleyebilir. Önemli nokta şudur; bu duygular tedavinin ‘yan etkisi’ değil, insani ve anlaşılır psikolojik tepkilerdir. Araştırmalar, tedavi sürecinde psikolojik destek alan kadınların hem ruhsal dayanıklılığının hem de tedaviye uyumunun daha yüksek olduğunu gösteriyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bedenle yeniden ilişki kurmak zamana ve şefkate ihtiyaç duyar!</strong></p>
<p>Meme kanseri sonrası vücut imajının, kadınlar için en hassas konulardan biri olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Meme, kültürel ve bireysel düzeyde kadınlık, annelik, cinsellik ve çekicilik ile ilişkilendirilen bir organdır. Bu nedenle bedende meydana gelen değişimler, yalnızca fiziksel değil, psikolojik bir kayıp olarak da yaşanabilir.” dedi.</p>
<p>Tedavi sonrası kadınların; ameliyat izleri, meme kaybı, protez kullanımı, kilo değişimleri veya ciltteki farklılıklar nedeniyle aynaya bakmakta zorlanabileceğini dile getiren Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“‘Artık kendimi tanımıyorum’ ya da ‘eşim beni eskisi gibi beğenir mi?’ gibi düşünceler sıkça dile getirilir. Araştırmalar, olumsuz vücut algısının özsaygı düşüşü, cinsel isteksizlik ve ilişkisel mesafelenme ile ilişkili olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Tedavi süreci bitmiş, tıbben ‘iyi’ denilen bir kadın, sosyal ortamlardan kaçınmaya başlayabilir, denize girmekten çekinebilir ya da aynada kendine uzun süre bakmaktan kaçınabilir. Bu durum dışarıdan ‘abartı’ gibi algılansa da, aslında derin bir kimlik yeniden yapılanma sürecinin parçasıdır. Burada önemli olan, bedenle yeniden ilişki kurmanın zamana ve şefkate ihtiyaç duyduğunu kabul etmektir.”</p>
<p><strong>Güçlü olmak zorunda değilsiniz; ağlamak ve durmak da iyileşmenin parçası!</strong></p>
<p>Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar, bazı baş etme stratejilerinin ruh sağlığını belirgin şekilde desteklediğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Öncelikle duyguları bastırmak yerine ifade etmenin büyük önem taşıdığının altını çizen Aydın, “Üzgün, öfkeli ya da korkmuş hissetmek zayıflık değil; insan olmanın doğal bir sonucudur. Yazmak, güvendiği biriyle konuşmak ya da bir uzmandan destek almak, bu duyguların yükünü hafifletir. İkinci olarak, kontrol edilebilir alanlara odaklanmak önemlidir. Tedavi sürecini yönetmek, randevularını planlamak, beslenme ve uyku düzenine özen göstermek, kişiye ‘aktif bir özne’ olma hissi kazandırır. Bu, kaygıyı azaltan temel faktörlerden biridir. Mindfulness, nefes egzersizleri ve gevşeme çalışmaları gibi yöntemlerin, kanser hastalarında anksiyete ve depresyonu azalttığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Ayrıca destek gruplarına katılmak, ‘yalnız değilim’ duygusunu güçlendirir. En önemlisi ise; güçlü olmak zorunda değilsiniz. Zaman zaman dağılmak, ağlamak, durmak da iyileşmenin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir!</strong></p>
<p>Sosyal desteğin meme kanseri sürecinde en güçlü koruyucu faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Güçlü sosyal desteğe sahip kadınlar daha düşük depresyon düzeyleri yaşıyor ve tedaviye psikolojik olarak daha iyi uyum sağıyor.” dedi.</p>
<p>Ancak desteğin her zaman ‘çok konuşmak’ ya da ‘pozitif ol’ demek anlamına gelmediğini aktaran Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bazen en iyisi, sadece orada olmak ve dinlemektir. ‘Güçlüsün, atlatırsın’ gibi iyi niyetli cümleler, kadının yaşadığı korkuyu görünmez kılabilir. Yakın çevreye düşen en önemli rol; yargılamadan dinlemek, duygulara alan açmak ve kadının temposuna saygı göstermektir. Yardım teklif etmek ama zorlamamak, bilgi vermeden önce izin almak, bedenle ilgili yorumlardan kaçınmak bu süreçte çok değerlidir. ‘İstersen bugün yanında olabilirim’ demek, ‘ben senin yerinde olsam böyle yapardım’ demekten çok daha destekleyicidir.</p>
<p>Sonuç olarak, meme kanseri yalnızca bireyin değil, bir ilişkiler sisteminin yaşadığı bir deneyimdir. Şefkatli, anlayışlı ve sabırlı bir çevre, iyileşmenin psikolojik zeminini güçlendirir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-kanseri-surecinde-psikolojik-dayanikliligi-artirmak-mumkun-624041">Meme kanseri sürecinde psikolojik dayanıklılığı artırmak mümkün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayram ziyaretleri duygusal dayanıklılığı arttırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-duygusal-dayanikliligi-arttiriyor-619463</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaretleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=619463</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan doğası gereği başkalarıyla bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Bayramlar da insanların sevdikleriyle bir araya gelerek sosyal bağlarını güçlendirdiği özel zamanlardır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-duygusal-dayanikliligi-arttiriyor-619463">Bayram ziyaretleri duygusal dayanıklılığı arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan doğası gereği başkalarıyla bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Bayramlar da insanların sevdikleriyle bir araya gelerek sosyal bağlarını güçlendirdiği özel zamanlardır. Bayramların ruhsal iyilik hali için önemli bir fırsat sunduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Ailemizle, arkadaşlarımızla ya da sevdiklerimizle bir araya gelmek yalnız olmadığımızı düşündürerek bizi güvende hissettirir. Bu nedenle bayramları sadece tatil olarak değil sosyal bağların güçlendiği zamanlar olarak da görmek gerekir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Günümüzde iletişimin önemli bir kısmının dijital kanallar üzerinden gerçekleştiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Jülide Unutmaz, “Oysa yüz yüze iletişim, duyguların daha net ifade edildiği ve karşılıklı bağın daha güçlü kurulduğu bir iletişim biçimidir. Bayram ziyaretleri insanların fiziksel olarak bir araya gelmesine ve sosyal bağların güçlenmesine katkı sağlar. Güçlü sosyal ilişkiler de bireylerin zorlayıcı durumlarla başa çıkma kapasitesini artırarak duygusal dayanıklılığa katkı sağlar. Aynı zamanda sevdiklerimizle birlikte zaman geçirmek stres ve kaygı gibi olumsuz duyguların azalmasına da yardımcı olabilir” dedi.</p>
<p><strong>Bayram ziyaretlerinde karşılıklı anlayış önemli</strong></p>
<p>Bayram buluşmalarında aileler arasındaki geçmiş kırgınlıkların ya da hassas konuların zaman zaman gündeme gelebileceğine de değinen Unutmaz, “Sevdiklerimizle iletişim kurmak kadar, iletişimi anlayışlı ve saygılı bir yaklaşımla sürdürebilmek de çok önemli. Karşımızdakini anlamak için dinlemek ve tartışmaya yol açabilecek konulardan mümkün olduğunca uzak durmak daha huzurlu bir bayram ortamı oluşmasına yardımcı olabilir. Küçük jestler, samimi sohbetler ve iki taraflı anlayış bayram ziyaretlerinin daha sıcak ve keyifli geçmesini sağlar” dedi.</p>
<p><strong>Kişi hem kendine hem sevdiklerine zaman ayırmalı</strong></p>
<p>Bayramın pek çok kişi için günlük iş temposu arasında kısa bir mola anlamına geldiğini dile getiren Unutmaz, “Bu tür kısa tatiller zihinsel yorgunluğun azalmasına ve kişinin kendini daha yenilenmiş hissetmesine yardımcı olabilir. Bayramın yarattığı olumlu ruh halini sürdürebilmek için ise günlük yaşamda da sosyal bağları canlı tutmak önemli. Sevdiklerimizle iletişimde kalmak, küçük paylaşımlar yapmak ve kendimize dinlenmek için zaman ayırmak ruhsal iyilik halini destekleyebilir. Bu küçük ama düzenli adımlar, yoğun yaşam temposu içinde kişinin kendini daha dengede hissetmesine katkı sağlar” bilgisini verdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayram-ziyaretleri-duygusal-dayanikliligi-arttiriyor-619463">Bayram ziyaretleri duygusal dayanıklılığı arttırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>REDMI Note 15 Serisi, Titan Dayanıklılığıyla Geliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/redmi-note-15-serisi-titan-dayanikliligiyla-geliyor-603163</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2026 09:05:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığıyla]]></category>
		<category><![CDATA[geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[note]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[redmi]]></category>
		<category><![CDATA[Redmı Note 15]]></category>
		<category><![CDATA[serisi]]></category>
		<category><![CDATA[titan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=603163</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Titan gücünde sağlamlık” sloganıyla tanıtılacak yeni REDMI Note 15 Serisi, 15 Ocak'ta Xiaomi’nin dayanıklılık ve performans odaklı yaklaşımını teknoloji severlerle buluşturmaya hazırlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/redmi-note-15-serisi-titan-dayanikliligiyla-geliyor-603163">REDMI Note 15 Serisi, Titan Dayanıklılığıyla Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Titan gücünde sağlamlık” sloganıyla tanıtılacak yeni REDMI Note 15 Serisi, 15 Ocak&#8217;ta Xiaomi’nin dayanıklılık ve performans odaklı yaklaşımını teknoloji severlerle buluşturmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Dayanıklılığı ve gücüyle öne çıkan REDMI Note 15 Serisi; günlük kullanımda güven veren sağlamlığı, uzun ömürlü bataryası ve amiral gemisi seviyesindeki performansıyla dikkat çekiyor.</p>
<p><strong>Lansmana Özel Avantajlar</strong></p>
<p>Xiaomi Türkiye&#8217;nin resmi internet sitesinde oluşturulan lansman özel sayfasından kayıt olan kullanıcılar, 15-31 Ocak tarihleri arasında REDMI Note 15 Serisi’nde geçerli %10 indirim kuponu kazanma şansı elde edecek. Sınırlı süreli bu fırsat, yeni seriyi avantajlı fiyatla deneyimlemek isteyenler için önemli bir avantaj sunacak.</p>
<p><strong>Titan Dayanıklılığı ile Güven Veren Tasarım</strong></p>
<p>REDMI Note 15 Serisi, “Titan Dayanıklılığı” vurgusuyla geliştirilen REDMI Titan yapısı sayesinde zorlu koşullara meydan okumaya hazırlanıyor. Serinin akıllı telefonları, 2,5 metreye kadar düşmelere karşı dayanıklılığı kapsayan SGS Premium Performans Sertifikası testlerinden başarıyla geçti. Bu kapsamda, günlük darbeler ve yoğun kullanım için onaylı bir yapı sunacak.</p>
<p>Ayrıca seri, IP66/IP68 sertifikalarıyla toza ve suya karşı yüksek koruma sağlayacak. Cihazlar, uzun ömürlü ve kapsamlı dayanıklılık için cihazlar, zorlu TÜV SÜD testlerinden geçirildi.</p>
<p><strong>Uzun Süreli Güç ve Akıllı Enerji Yönetimi</strong></p>
<p>REDMI Note 15 Serisi; 2 güne kadar dayanan pil ömrü, 6 yıl dayanacak şekilde tasarlanmış batarya yapısı ve 22,5 W ters şarj özelliğiyle kesintisiz bir kullanım deneyimi sunmayı hedefliyor.</p>
<p><strong>200 MP Ultra Net Kamera Deneyimi</strong></p>
<p>Seride yer alan 200 MP ultra netlikte kamera, gelişmiş 200 MP AI Motoru ile destekleniyor. Piksel düzeyinde ayrıntı sunan kamera, farklı ışık koşullarında ve zoom seviyelerinde dahi netliğini koruyarak profesyonel seviyede görüntüler yakalamayı mümkün kılacak.</p>
<p><strong>&#8220;Odağımızda Gerçek Bir Dayanıklılık Var&#8221;</strong></p>
<p><strong>Xiaomi Türkiye Pazarlama Direktörü Wang Bing, </strong>REDMI Note 15 Serisi ile ilgili şunları söyledi: “REDMI Note 15 Serisi’ni geliştirirken odağımıza yalnızca gücü değil, uzun yıllar güvenle kullanılabilecek gerçek bir dayanıklılığı aldık. Titan Dayanıklılığı yaklaşımımızla kullanıcıların günlük hayatta karşılaştığı tüm zorluklara hazır bir seri sunmayı amaçlıyoruz.”</p>
<p><strong>Amiral Gemisi Performansı Tek Cihazda</strong></p>
<p>REDMI Note 15 Serisi, güçlü donanımı ve optimize edilmiş yazılımıyla amiral gemisi performansını tek bir cihazda sunmaya hazırlanıyor. Günlük kullanımda akıcılık, yoğun uygulamalarda yüksek performans ve uzun vadeli güvenilirlik bir arada sunulacak.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/redmi-note-15-serisi-titan-dayanikliligiyla-geliyor-603163">REDMI Note 15 Serisi, Titan Dayanıklılığıyla Geliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siber Dayanıklılığı Artıracak 8 Öneri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/siber-dayanikliligi-artiracak-8-oneri-414794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2023 14:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[artıracak]]></category>
		<category><![CDATA[dayanıklılığı]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=414794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber saldırılarla başa çıkmaya hazırlıklı olmak ev ve küçük işletmelerde uğranılan saldırının etkisini azaltma konusunda önemli rol oynuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-dayanikliligi-artiracak-8-oneri-414794">Siber Dayanıklılığı Artıracak 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber saldırılarla başa çıkmaya hazırlıklı olmak ev ve küçük işletmelerde uğranılan saldırının etkisini azaltma konusunda önemli rol oynuyor. Siber güvenlik şirketi ESET siber saldırılara karşı alınması gereken önlemler konusunda yapılabilecekleri sıraladı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Her yıl Ekim ayında kutlanan ‘Siber Güvenlik Farkındalık Ayı’ tüm kullanıcılar açısından siber güvenlik önlemlerini gözden geçirmeleri için bir olanak tanıyor.  Güçlü ve benzersiz şifre ve parolaları tercih etmek, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) kullanmak, kimlik avı saldırılarına karşı dikkatli olmak ve siber suçluların bilinen güvenlik açıklarından yararlanmasını engellemesini sağlamak için cihazlardaki yazılımı güncellemek ilk akla gelen önlemler arasında yer alıyor. </p>
<p> </p>
<p>Bunlara ek olarak küçük bir işletme sahibi, kişisel kullanıcı veya bir aile bireyi olarak yapılabilecek bazı temel hazırlık adımları da var: </p>
<p> </p>
<p><strong>Düzenli olarak verilerinizi yedekleyin:</strong> Saldırı veya donanım arızası durumunda veri kaybını önlemek için düzenli veri yedeklemesinin önemini vurgulayın. Mümkünse hem yerel hem de bulut tabanlı yedeklemeleri kullanın ve bu yedeklemeleri düzenli olarak test edin.</p>
<p><strong>Çalışma arkadaşlarınızı ve aile üyelerini eğitin:</strong> Bu, fark ettiğiniz iyi hazırlanmış bir kimlik avı e-postasından bahsetmek kadar basit bir şey olsa bile, onları en son tehditlerden haberdar edin. Ve bir olay karşısında nasıl tepki vereceklerini bildiklerinden emin olun.</p>
<p><strong>Bir olay tepki planı hazırlayın:</strong> Plan, bir siber güvenlik saldırısına nasıl müdahale edileceğini, kiminle iletişime geçileceğini ve bir saldırıyı hafifletmek ve saldırıdan kurtulmak için yapılması gerekenleri özetlemelidir. </p>
<p><strong>Haberdar olun:</strong> Haber uygulamalarındaki siber güvenlik haber kategorisini en az haftada bir kez kontrol edin. Bu kaynaklardan elde edeceğiniz en önemli bilgi, cihazlara ne zaman yama yapmak gerektiğini bilmektir. Siber güvenlik sektörü, yazılımın güncellenmesine acil ihtiyaç olduğunda sıklıkla içerik yayınlar.</p>
<p><strong>Şüpheli hareketler hakkında tartışın:</strong> Herkesi şüpheli hareketler veya güvenlik olaylarını tartışmaya teşvik edin. Bunu aile içinde veya küçük bir işletmede de benimsemek, gizlenen küçük bir olayın büyük bir soruna dönüşmesini önler. </p>
<p><strong>Ardınızda bir cihaz bırakmayın:</strong> Tüm cihazların evinizde ya da iş yerinizde nerede olduğunu bilmek, onları güncel tutmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>Hesapları ve erişimi sık sık izleyin: </strong>Abone olduğunuz bir hizmeti kullanan bir cihazdan yapılan herhangi bir bağlantı da araştırılmalıdır; bu, parolanızın ve kişisel bilgilerinizin ihlal edildiği anlamına gelebilir. </p>
<p><strong>Tüm finansal hesaplar, telefon operatörleri, internet servis sağlayıcısı ve benzeri kişilerin iletişim bilgilerini (fiziksel olarak) elinizin altında bulundurun.</strong> Bir olay meydana gelirse, kartların bloke edilmesi, SIM kartların devre dışı bırakılması veya daha fazla kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla bu şirketlerden bazılarıyla iletişime geçmeniz gerekebilir.  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/siber-dayanikliligi-artiracak-8-oneri-414794">Siber Dayanıklılığı Artıracak 8 Öneri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
