<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dair | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/dair/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dair</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:04:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>dair | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/dair</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İtalyan sineması ve ulusal kimliğine dair ayrıntılı bir inceleme: &#8220;İtalyan Ulusal Sineması&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/italyan-sinemasi-ve-ulusal-kimligine-dair-ayrintili-bir-inceleme-italyan-ulusal-sinemasi-632637</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 21:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ayrıntılı]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[italya]]></category>
		<category><![CDATA[italyan]]></category>
		<category><![CDATA[kimliğine]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sineması]]></category>
		<category><![CDATA[talyan]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=632637</guid>

					<description><![CDATA[<p> VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Pierre Sorlin’in kaleme aldığı, Deniz Arslan’ın dilimize çevirdiği “İtalyan Ulusal Sineması” adlı eseri okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/italyan-sinemasi-ve-ulusal-kimligine-dair-ayrintili-bir-inceleme-italyan-ulusal-sinemasi-632637">İtalyan sineması ve ulusal kimliğine dair ayrıntılı bir inceleme: &#8220;İtalyan Ulusal Sineması&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Pierre Sorlin’in kaleme aldığı, Deniz Arslan’ın dilimize çevirdiği <em>“İtalyan Ulusal Sineması”</em> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Bu kapsamlı çalışma, sinemayı yalnızca toplumu yansıtan pasif bir ayna olarak değil, ulusal kimliğin inşasında etkin rol oynayan kurucu bir pratik olarak ele alıyor ve modern İtalya’nın dönüşümünde beyazperdenin üstlendiği kritik rolü gözler önüne seriyor. </strong></p>
<p>VBKY’nin sanat kitaplığı, Pierre Sorlin imzasını taşıyan <em>“İtalyan Ulusal Sineması”</em> ile genişlemeye devam ediyor. Sorlin’in bu değerli çalışması, sunduğu derinlikli sosyolojik perspektifle “Sanat Sineması” ile “Popüler Sinema” arasındaki gerilimi çok katmanlı bir biçimde inceliyor. Sinemayı yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal yapılarla sürekli etkileşim hâlinde olan bir kültürel üretim biçimi olarak ele alan kitap, bu iki yaklaşım arasındaki sınırların nasıl çizildiğini ve zaman içinde nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. Sinemanın ulusal kimliğin oluşumundaki belirleyici rolünü merkeze alan eser, İtalyan ulusal sineması üzerinden modern İtalya’nın geçirdiği kültürel ve toplumsal dönüşümü tarihsel bir bağlam içinde değerlendiriyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca İtalya’ya odaklanmakla kalmayıp benzer süreçlerden geçen diğer ulusal sinemalar için de karşılaştırmalı bir okuma imkânı sunuyor. Özellikle Türk sinemasının geçirdiği dönüşümleri ve kendi iç çelişkilerini anlamlandırmak isteyen okurlar için önemli bir düşünsel çerçeve ve tarihsel perspektif sağlıyor. Ayrıca kitapta, İtalyan sinemasına ilişkin kapsamlı bir filmografinin yanı sıra zengin bir kaynakçaya da yer verilerek, konuyla ilgilenen araştırmacılar ve sinema meraklıları için başvurulabilecek nitelikli bir referans kaynağı oluşturuluyor.</p>
<p> <strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Pierre Sorlin’in elinizdeki bu eseri, İtalyan Ulusal Sineması, bir sanat dalı ve kültür pratiğinin tarihsel bir çözümlemesi olması­nın yanı sıra İtalyan toplumunun son yüzyılda geçirdiği köklü dönüşümlerin sinema alanı odağında sosyolojik bir okumasıdır. Bir sosyolog olan Sorlin, sinemayı sadece toplumu yansıtıp kay­deden pasif bir ayna olarak görmez. Aksine, sinemanın İtalyan ulusunun bizzat “kurucusu” ve “şekillendiricisi” olan hayati bir kültürel pratik olduğunu savunur. İtalyan sinemasını gelişim ve dönüşüm içerisindeki İtalyan toplumunun önemli bir boyutu olarak ele alır.</em></p>
<p><em>Kitabın merkezindeki temel tez, modern öncesi dönemde dilsel, coğrafi ve kültürel olarak son derece parçalı bir yapı arz eden İtalya’nın, bugün bildiğimiz anlamda bir “ulus”a dönüş­me sürecinin büyük oranda filmler aracılığıyla gerçekleştiğidir. Özellikle sesli sinemanın gelişiyle birlikte, lehçelerin ve yerel kimliklerin ötesinde ortak bir “İtalyanlık” tahayyülü, perdedeki görüntüler ve sesler üzerinden inşa edilmiştir. Sosyolojinin en te­mel meselelerinden biri olan ve genellikle 1980 sonrası literatürde sıkça tartışılan “ulus inşası” süreci, Sorlin’e göre İtalya özelinde en somut karşılığını sinema salonlarında bulmuştur.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>Fransız tarihçi ve sinema sosyoloğu. Vefatına kadar Paris-Sorbonne Nouvelle Üniversitesinde (Paris III) Emeritus Profesör olarak görev yapmıştır. Akademik kariyerine Lyon Üniversitesinde sosyal tarih alanında başlayan Sorlin, daha sonra Paris 8-Vincennes Üniversitesinde sinema ve tarih ilişkisi üzerine yoğunlaşmıştır. Çalışmalarında sinemayı sadece estetik bir obje olarak değil, toplumsal temsillerin ve ulusal kimliklerin inşa edildiği tarihsel bir mecra olarak ele almıştır. İtalya ile güçlü akademik bağları bulunan yazar, Bologna’daki Istituto Ferruccio Parri ve Oxford’daki Maison Française gibi kurumlarda araştırmalar yürütmüştür. Sinema sosyolojisi disiplininin kurucu isimlerinden kabul edilen Sorlin’in başlıca eserleri arasında <em>Sociologie du cinéma </em>(1977), <em>The Film in History </em>(1980), <em>European Cinemas, European Societies 1939-1990 </em>(1991) ve <em>Italian National Cinema </em>(1996) yer almaktadır.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Sanat          </strong></p>
<p><strong>Yazan: Pierre Sorlin </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: İtalyan Ulusal Sineması  </strong></p>
<p><strong>Proje ve Kitap Editörü: Mesut Bostan</strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Deniz Arslan </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Handan Öyken</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 336  </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/italyan-sinemasi-ve-ulusal-kimligine-dair-ayrintili-bir-inceleme-italyan-ulusal-sinemasi-632637">İtalyan sineması ve ulusal kimliğine dair ayrıntılı bir inceleme: &#8220;İtalyan Ulusal Sineması&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paylaşmanın ve Birlikte Üretmenin Gücüne Dair Eğlenceli Bir Roman: Düğme Göz</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/paylasmanin-ve-birlikte-uretmenin-gucune-dair-eglenceli-bir-roman-dugme-goz-631377</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Ayıcık]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[eğlenceli]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[gücüne]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmanın]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[üretmenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=631377</guid>

					<description><![CDATA[<p> Ödüllü yazarı Nuri Kurucu, Redhouse Kidz tarafından yayımlanan Düğme Göz romanında, robotların seri üretime geçtiği bir dünyada tüketim alışkanlıklarını zekice ve eğlenceli bir üslupla sorguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paylasmanin-ve-birlikte-uretmenin-gucune-dair-eglenceli-bir-roman-dugme-goz-631377">Paylaşmanın ve Birlikte Üretmenin Gücüne Dair Eğlenceli Bir Roman: Düğme Göz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Ödüllü yazarı Nuri Kurucu, Redhouse Kidz tarafından yayımlanan <em>Düğme Göz</em> romanında, robotların seri üretime geçtiği bir dünyada tüketim alışkanlıklarını zekice ve eğlenceli bir üslupla sorguluyor. Büyük değişimler için küçük adımların etkisini gösterirken arkadaşlığın önemine değiniyor.</p>
<p><em>Utku dünyayı işiterek ve dokunarak keşfeden görme engelli bir çocuktur. Yaşıtlarından farkı, yalnızca yatarken çıkardığı mavi çerçeveli gözlüğü, iki okula birden gitmesi ve oyuncakları sevmemesidir. Akıllı robotların çalıştığı dev fabrikada üretilen, son moda ayıcıklar bile ilgisini çekmez, ta ki defolu, tek gözlü bir ayıcıkla yolları kesişene dek&#8230; Farklı olmanın anlamını iyi bilen Utku ile Düğme Göz çok geçmeden sıkı arkadaş olup Ayıcık Kurtarma Timi’ni kurar. Hızla yayılan dayanışma dalgası, Ayıcık Şirketi’nin hırslı patronunu çileden çıkarır. Ayıcıkları ve oyuncaksız çocukları mutlu etmeyi amaçlayan Ayıcık Kurtarma Timi amacına ulaşabilecek midir? </em></p>
<p><em><strong>DÜĞME GÖZ</strong></em></p>
<p><strong>Yazan: </strong>Nuri Kurucu</p>
<p><strong>Resimleyen: </strong>Orhan Umut Gökçek</p>
<p><strong>Yayınevi: </strong>Redhouse Kidz</p>
<p><strong>Türü:</strong> Roman</p>
<p><strong>Yaş Grubu:</strong> 10 yaş ve üzeri</p>
<p><strong>Konu:</strong> Robotlar, Sürdürülebilirlik ve Geridönüşüm, Engelli Yaşamı, Dayanışma, Arkadaşlık, Önyargılar, Empati</p>
<p><strong>Müfredat Temaları:</strong> Bilim ve Teknoloji, İletişim ve Sosyal İlişkiler, Hayat Boyu Gelişim</p>
<p><strong>Ölçü:</strong> 13,5 x 19,5 cm</p>
<p><strong>Sayfa Sayısı:</strong> 224</p>
<p><strong>Kâğıt Bilgisi:</strong> Karton Kapak, 1. Hamur</p>
<p><strong>Basım Tarihi:</strong> Nisan 2026</p>
<p><strong>Sınıf Seviyesi:</strong> 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf</p>
<p><strong>ISBN: </strong>978-625-8619-06-5</p>
<p><strong>Fiyatı:</strong> 300 TL</p>
<p><strong>Nuri Kurucu: </strong>1987’de Bulgaristan’ın Burgaz ilinde doğdu. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Çocukluk yıllarından itibaren sözcüklerin büyülü dünyasıyla kurduğu bağ, onu yazmaya yöneltti. Çocuklar için kaleme aldığı Redhouse Kidz tarafından yayımlanan ilk resimli öyküsü S<em>adece Üçe Kadar Sayabilen Adam</em>’ı (2022), neşeli üslubuyla dikkat çeken <em>Dünyanın En Berbat Günü </em>(2022) kitabı izledi.<em> Kukuleta Şeklinde Bir Kule</em> (2024) adlı çocuk romanı, 2023 Tudem Edebiyat Ödülleri’nde dereceye girdi. Sınıftaki Robot serisinin yanı sıra aralarında <em>Zamangezer Yatak </em>(2023), <em>Ayaz’ın İlham Perileri </em>(2024), <em>Dikkat! Koca Dev</em> (2025), <em>Masallar Sirki – Siyah Beyaz Ülke’</em>nin (2026) de olduğu kitaplarını yazdı. <em>Pazartesi Çetesi </em>(2025) romanıyla gençlerle de buluştu. <em>Düğme Göz</em>’le (2026) tüketim alışkanlıklarını sorgulayan yazar, eşi ve iki çocuğuyla birlikte Bursa’da yaşıyor.</p>
<p><strong>Orhan Umut Gökçek: </strong>1987’de Nevşehir’de doğdu. ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun olduktan sonra Anadolu Üniversitesi Çizgi Film Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Yönetmenliğini yaptığı animasyon filmlerinden <em>Son</em> (2020), Çalı Köy Filmleri Festivali’nin kısa film yarışmasında birinci oldu. Daha sonra çizgi romana yönelen sanatçı, illüstrasyon yapmayı ve yeni çizgi roman projeleri üretmeyi sürdürüyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/paylasmanin-ve-birlikte-uretmenin-gucune-dair-eglenceli-bir-roman-dugme-goz-631377">Paylaşmanın ve Birlikte Üretmenin Gücüne Dair Eğlenceli Bir Roman: Düğme Göz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dökmen&#8217;den Aile İçi İletişime Dair Önemli Mesajlar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dokmenden-aile-ici-iletisime-dair-onemli-mesajlar-625799</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 18:09:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beylikdüzü]]></category>
		<category><![CDATA[çi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[dökmen]]></category>
		<category><![CDATA[letişime]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=625799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prof. Dr. Üstün Dökmen, Beylikdüzü’nde aile ve çocuk gelişimi konulu keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dokmenden-aile-ici-iletisime-dair-onemli-mesajlar-625799">Dökmen&#8217;den Aile İçi İletişime Dair Önemli Mesajlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><b><span>Prof. Dr. Üstün Dökmen, Beylikdüzü’nde aile ve çocuk gelişimi konulu keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi. Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Küçük Kalplerde Büyük Değerler” başlıklı programda gündelik yaşamda göz ardı edilen küçük detayların bireylerin duygu dünyası üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.</span></b></span></span></p>
<p><span><span><strong>Aile ve çocuk gelişimi konularında alanında uzman isim Prof. Dr. Üstün Dökmen, ‘Küçük Kalplerde Büyük Değerler’ söyleşisiyle Beylikdüzü’nde izleyicisiyle buluştu. Beylikdüzü Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen programda; </strong>çocuk gelişimi, iletişim ve aile içi ilişkiler ele alındı. Gündelik yaşamda çoğu zaman göz ardı edilen küçük detayların bireylerin duygu dünyası üzerindeki etkilerine değinen <strong>Üstün Dökmen, </strong>hayattan kesitler sunduğu anlatımıyla katılımcıların beğenisini topladı. </span></span></p>
<p><span><span><b>Mutluluğun İzini Süren Söyleşi </b></span></span></p>
<p><span><span>Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde interaktif bir şekilde gerçekleşen söyleşide küçük şeylerle mutlu olabilmenin önemine dikkat çeken Dökmen, “Bugün gerçekleştirdiğimiz söyleşide gerçekten çok ilgili bir kitle vardı. Çocuk gelişimi, çocuklar, anne babaların ihtiyaçları ve davranışları konularına değindik. Çok keyifliydi. Beylikdüzü Belediyesi’ne sunduğu katkılardan ötürü çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.</span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dokmenden-aile-ici-iletisime-dair-onemli-mesajlar-625799">Dökmen&#8217;den Aile İçi İletişime Dair Önemli Mesajlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 11:27:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçli]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[hala]]></category>
		<category><![CDATA[hareketsiz]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[klim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması 2025 Sonuçları Açıklandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yuvam Dünya Derneği, KONDA Araştırma aracılığıyla üst üste dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye İklim Krizi Algısı Araştırması’nın 2025 sonuçlarını paylaştı. Araştırma, toplumun iklim krizine dair farkındalığının arttığını ancak bu  bilincin eyleme dönüşmesinde hâlâ yetersiz kalındığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Bilinç Artıyor, Bilgi Eksikliği Sürüyor</p>
<p>Araştırmaya göre toplumun %45’i iklim krizi hakkında bilgisiz olduğunu ifade ediyor.<br />  İklim eğitimi alanların oranı yalnızca %8. Katılımcılar, en güvenilir bilgi kaynakları olarak okulları (%81), medyayı (%78) ve sivil toplum kuruluşlarını (%54) gösteriyor.</p>
<p>Toplum Farkında Ama Öncelikler Değişiyor</p>
<p>Toplumun %70’i iklim krizini kendi hayatı içinde tehlikeli olarak görse de, ekonomik ve sosyal sorunların bu aciliyeti gölgelediğini belirtiyor. %76’sı bireysel mücadelede enerji tüketimini azaltmanın ortak payda olduğunun farkında. Ayrıca çevreye duyarlı markaların tercih edilme oranı geçen yıla göre artış gösteriyor. Kağıt, cam ve plastik gibi atıklarda geri dönüşüm eğiliminin de güçlendiği görülüyor.</p>
<p>Toplum Devletin Öncülük Etmesini Bekliyor</p>
<p>Katılımcıların %93’ü devlet ve hükümetleri iklim kriziyle mücadelede sorumlu görüyor. Toplumun %73’ü ise özel sektörü iklim kriziyle mücadelede aktif bir rolde görmek istiyor. Gençler bireysel eylemlere daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu durum, Türkiye’de çözümün ancak ortak bir irade ile mümkün olabileceğine dair güçlü bir algıyı yansıtıyor.</p>
<p>Duyguların Dengesi: Endişe Yüksek, Umut Direniyor</p>
<p>Katılımcıların %77’si endişe, %53’ü çaresizlik, %45’i umut, %33’ü suçluluk hissediyor.<br />  Endişe hâlâ baskın duygu; ancak geçen yıla göre düşüşte. Bu düşüş, “duyarsızlaşma” değil, eylem için yeni bir duygusal denge arayışı olarak yorumlanıyor. Buna karşın suçluluk hissi, önceki yıla kıyasla artış gösteriyor.</p>
<p>Kadınlar ve Gençler İleri Dönüşümde Öncü</p>
<p>“İleri dönüşüm” kavramı henüz tam olarak yerleşmemiş olsa da, toplumun %48’i artık ileri dönüşüm yaptığını söylüyor. Kadınlar ve genç sosyal medya kullanıcıları bu dönüşümün öncüleri konumunda. Katılımcıların üçte ikisi, ileri dönüşümün iklim kriziyle mücadelede etkili olduğuna inanıyor.</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık:</p>
<p>“Yuvam Dünya olarak 2022’den bu yana Türkiye’ye aynı soruyu soruyoruz: “İklim krizini nasıl görüyorsunuz?” Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, geleceği de anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü toplumsal algı, değişimin hem barometresi hem de pusulası. Bu yılın sonuçları hem düşündürücü hem de yol gösterici. Toplumun neredeyse yarısı hâlâ kendini bilgisiz hissediyor. Endişe yüksek; çaresizlik ve suçluluk duyguları artıyor. Ama aynı zamanda umut veren gelişmeler de var: Gençlerin bilgiye daha hızlı erişmesi,eğitimin ve sosyal medyanın farkındalığı güçlendirmesi,ileri dönüşüm ve enerji tasarrufunun yaygınlaşması… Ve en önemlisi, Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun iklim krizinin çözümünde devletin, özel sektörün ve bireylerin birlikte sorumluluk alması gerektiğini düşünmesi. Bu yaklaşım, sürdürülebilir dönüşüm için çok değerli bir eşik.”</p>
<p>KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem:</p>
<p>“Yuvam Dünya için gerçekleştirdiğimiz bu araştırma serisinin önemi büyük.</p>
<p>KONDA gibi toplumsal algıları uzun yıllar boyunca aynı yöntemle ölçen bir kurum olarak, başlangıçta az kişinin sahiplendiği birçok meselenin zamanla ülke genelinde önem kazandığını gözlemledik. İklim krizinin de bu yönde ilerlediğini görüyoruz. Bu durum hem toplumsal bir kazanım hem de araştırmacılar olarak bizim için gurur kaynağı.</p>
<p>Bugün iklim krizi, toplumun hayatında artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük. Ancak konuya yaklaşım hâlâ parçalı: kimisi konuyu iyi bildiğini söylüyor, kimisi yüzeysel geçiyor, kimisi ise hâlâ bilgisiz. Eğitim, gençlik ve dijital dünyaya yakınlık bilgiyi artırıyor; yaş ilerledikçe ve gündelik hayattan kopuldukça farkındalık zayıflıyor. Tehlike algısında iki katman öne çıkıyor: İnsanların büyük bölümü iklim krizini kendi hayatı için de tehdit olarak görüyor, ancak neredeyse herkes gelecek nesillerin daha büyük risk altında kalacağına inanıyor. Yani bugünün kaygısı var, fakat yarının yükü daha ağır hissediliyor.”</p>
<p>Yuvam Dünya Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Kurnaz:</p>
<p>“İklim değişikliğinin hayatımızı giderek daha fazla etkilediği bir dönemde yaşıyoruz.<br />  Artık bu meseleyi yalnızca bilim insanlarının raporlarında ya da uzak coğrafyalardaki felaketlerde değil; kuruyan göllerimizde, yaz ortasında yaşadığımız su kesintilerinde, orman yangınlarında, beklenmedik fırtınalarda doğrudan hissediyoruz. Ancak hepimiz biliyoruz ki iklim değişikliğinin etkileri kadar önemli olan bir diğer boyut da toplumların bu krizi nasıl algıladığıdır. Bu araştırma, Türkiye toplumunun iklim değişikliğine bakışını tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.”</p>
<p>Sonuç</p>
<p>İklim krizi artık herkesin gündeminde. Ancak farkındalık, eyleme dönüşmedikçe tükenen gezegen değil, zamandır. Yuvam Dünya olarak bu dönüşüm zincirini tamamlamaya kararlıyız; çünkü biliyoruz ki iklim krizi ile mücadele için bir gün, artık bugün.</p>
<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiye-iklim-krizine-dair-daha-bilincli-ama-hala-hareketsiz-608963">Türkiye İklim Krizine Dair Daha Bilinçli Ama Hâlâ Hareketsiz!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni yıl, yenilenmeye dair umut ve hareket enerjisi taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-yil-yenilenmeye-dair-umut-ve-hareket-enerjisi-tasiyor-601791</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 13:04:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Ara Hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[enerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[taze]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[yaptığı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenmeye]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni bir yılı karşılamaya hazırlanırken yeni kararlar almanın ve yeni hedefler belirlemenin “zamanı bölümlere ayırma” eğilimiyle açıklanabileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, yeni yılın kişinin kendisiyle ilgili yeni ihtimalleri düşünmek için güçlü bir fırsat sunduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-yil-yenilenmeye-dair-umut-ve-hareket-enerjisi-tasiyor-601791">Yeni yıl, yenilenmeye dair umut ve hareket enerjisi taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>Yeni bir yılı karşılamaya hazırlanırken yeni kararlar almanın ve yeni hedefler belirlemenin “zamanı bölümlere ayırma” eğilimiyle açıklanabileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, yeni yılın kişinin kendisiyle ilgili yeni ihtimalleri düşünmek için güçlü bir fırsat sunduğunu söyledi. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bu dönemin kişinin neye ihtiyaç duyduğunu fark edebildiği ve bu ihtiyaçlara alan açmayı seçebildiği bir psikolojik eşik olarak görülebileceğini kaydeden Uzunkoca, “Bu dönem, kimileri için bu küçük düzenlemelerle ilerlemek, kimileri içinse daha cesur ve kapsamlı değişimlere yönelmek anlamına gelebilir.  Yeni yıl, tam da bu yüzden yenilenmeye dair umut ve hareket enerjisi taşır” diye konuştu.</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, yeni yıl öncesinde yeni kararlar alma ve hedefler belirlemenin psikolojisine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Psikolojik sıfırlama düğmesi gibi işliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yeni yılın genellikle taze bir başlangıç anlamına geldiğini, bu dönemde yeni kararlar alındığını ve yeni hedefler belirlendiğini belirten Uzunkoca, “Bu durumu ‘zamanı bölümlere ayırma’ eğilimiyle açıklayabiliriz. Yani bizler doğal olarak zamanı belirli parçalara bölüp, o parçaları birer dönüm noktası gibi kullanarak kendi hayatlarımızda değişim yaratmaya çalışırız. Diğer deyişle insanlar, belirli zaman dilimlerini (yeni yıl, doğum günü, hatta yeni hafta) bir tür temiz sayfa olarak görme eğilimindedir. Bu sayede geçmişteki hatalardan, başarısızlıklardan veya ertelenmiş işlerden kendilerini ayrıştırıp, yeni bir motivasyonla başlama fırsatı bulurlar. Bu aslında bir nevi psikolojik bir sıfırlama düğmesi gibi işler. Bu sayede kendimizi psikolojik olarak yenilenmiş hissederiz” dedi. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yeni yıl kolektif anlam taşıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Yeni yılın bu denli güçlü bir dönüm noktası olarak algılanmasının bir nedeninin de doğum günü gibi bireysel zaman işaretlerinden farklı olarak kolektif bir anlam taşıması olduğunu kaydeden Uzunkoca, “Yeni yıl, kültürler ve toplumlar arasında paylaşılan nadir zaman eşiklerinden biridir. Herkesin aynı anda geçmiş yıla dönüp bakması, değerlendirme yapması ve yeni kararlara yönelmesi, bu dönemin psikolojik etkisini güçlendirir. Ayrıca yeni yıl, çoğu zaman bir duraklama, dinlenme ve kutlama dönemiyle birlikte gelir. Bu doğal duraklama hali, bireylerin hem geriye bakmasını hem de ileriye dönük planlar yapmasını kolaylaştırır ve ‘yeni bir başlangıç’ anlatısını daha güçlü kılar” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Psikolojik yenilenme ile zihinsel ve duygusal tazelenme hissediliyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Psikolojik yenilenmenin, bireyin gündelik yaşamında yaptığı şeylerle ve bu yaptıklarını nasıl deneyimlediğiyle yakından ilişkili olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, “Psikolojik olarak yenilenme denildiğinde kastedilen şey, bireyin zihinsel ve duygusal olarak kendini tazelenmiş, motive olmuş ve yeniden enerjilenmiş hissetmesidir. Ancak bu his, yalnızca takvimin değişmesiyle ortaya çıkmaz. Psikolojik yenilenme, bireyin gündelik yaşamında yaptığı şeylerle ve bu yaptıklarını nasıl deneyimlediğiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle yenilenme, çoğu zaman büyük ve köklü değişimlerden değil, gündelik yaşam içinde yaşanan küçük ama fark edilen deneyimlerden beslenir” dedi.  </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Küçük ve anlamlı ara hedefler önemli</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu açıdan bakıldığında psikolojik yenilenmenin, yalnızca belli kişilere ya da özel koşullara özgü bir durum değil; herkesin gündelik yaşamında kendi eylemleri üzerinden mümkün olabilen bir süreç olduğunu kaydeden Uzunkoca, “Bu noktada küçük ve anlamlı ara hedefler önem kazanır. Ara hedefler, bireyin kendi davranışlarıyla ve ilerleyişiyle daha bilinçli bir temas kurmasına yardımcı olur. Kişi, belirlediği bir adımı hayata geçirdiğinde ya da koyduğu bir hedef doğrultusunda hareket ettiğini gördüğünde, yaptığı şeylerle kendisi arasında daha net bir bağ kurar. Bu bağ, başarma hissinin ortaya çıktığı yerdir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Bir işi tamamlama, kişiyi yeterli ve etkin hissettiriyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Başarma hissinin zihinsel ve duygusal olarak tazelenmeye önemli bir katkısı olduğunu belirten Uzunkoca, “Başarma hissi, soyut bir duygu değil; gün içerisinde gerçekten hissedilen somut bir deneyimdir. Kişi, yaptığı bir şeyi tamamladığında ya da planladığı bir adımı gerçekleştirdiğinde, kendisini daha yeterli ve etkin hisseder. Bu deneyim, bireyin zihinsel ve duygusal olarak tazelenmesine katkı sağlar. Çünkü kişi, kendi eylemleri üzerinden kendisiyle daha olumlu bir iç değerlendirme yapabildiği anda, psikolojik yenilenme hissi güçlenir” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Küçük adımların farkında olmak da yenilenmeye katkı sağlıyor</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Psikolojik yenilenmenin yalnızca bir hedefe ulaşmakla ilgili değil; asıl olarak kişinin bu hedef sürecinin üzerinde durabilmesiyle ilgili olduğunu vurgulayan Uzunkoca, şunları söyledi: </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>“Bazen bir şeyi başaramamış olsak bile durabildiğimizi, kendimize yüklenmeden devam edebildiğimizi fark etmek de güçlü bir yenilenme deneyimi yaratır. Kişinin bu anlarda kendi içsel gücüyle, dayanıklılığıyla ve sürece dair kurduğu bağla temas edebilmesi, psikolojik olarak tazelenmesine katkı sağlar. Bu nedenle psikolojik yenilenme, tek bir karar anıyla ya da büyük başlangıçlarla değil; bu tür başarma deneyimlerinin zaman içinde birikmesiyle oluşur. Birey, yaptığı küçük adımların farkında oldukça ve bu adımların kendisinde yarattığı etkiyi görebildikçe, kendini daha taze ve motive hisseder. Yenilenme bu anlamda, baştan başlamak değil; bulunduğu yerde yaptığı şeylerle yeniden temas edebilmek ve yoluna buradan devam edebildiğini hissedebilmektir.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Ara hedeflere ulaşmak da kutlanmalı</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ara hedeflere ulaşmış olmanın da kutlamaya değer olduğunu belirten Uzunkoca, “Ara hedeflerinize ulaştığınız zaman mutlaka küçük de olsa bir kutlamasını yapın, bu ara hedefe ulaşmış olmanın keyfini çıkarın ve sonraki hedefinize odaklanın. Bazen bu küçük hedeflere ulaşılmamış da olabilir. İşte bu ara noktalar tam da bunun için var; nerede olduğumuzu görmek, durmak ve gerekirse yolu yeniden ayarlamak için. Büyük hedeflere giden yol her zaman düz ilerlemez; bazen yavaşlar, bazen yön değiştirir. Yenilenme de tam olarak burada başlar. İnsan, durabildiği, fark edebildiği ve kendine yüklenmeden yeniden yön çizebildiği anlarda gerçekten tazelenir. Çünkü yenilenmek, baştan başlamak değil; bulunduğu yerden yeniden yön çizebilmektir” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Yeni yıl, yeni ihtimalleri düşünmek için güçlü bir fırsat sunar</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Ülfet Uzunkoca, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu açıdan bakıldığında yeni yıl, kendimizle ilgili yeni ihtimalleri düşünmek için güçlü bir fırsat sunar. Kimileri için bu küçük düzenlemelerle ilerlemek anlamına gelebilir; kimileri içinse daha cesur ve kapsamlı değişimlere yönelmek. Bu dönem, neye ihtiyaç duyduğumuzu fark edebildiğimiz ve bu ihtiyaçlara alan açmayı seçebildiğimiz bir psikolojik eşik olarak görülebilir. Yeni yıl, tam da bu yüzden, yenilenmeye dair umut ve hareket enerjisi taşır.”</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-yil-yenilenmeye-dair-umut-ve-hareket-enerjisi-tasiyor-601791">Yeni yıl, yenilenmeye dair umut ve hareket enerjisi taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüketimin aynasından Amerika&#8217;ya dair benzersiz bir analiz: &#8220;Amerika&#8217;yı Anlatmak&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuketimin-aynasindan-amerikaya-dair-benzersiz-bir-analiz-amerikayi-anlatmak-599671</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 08:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aynasından]]></category>
		<category><![CDATA[benzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[tüketimin]]></category>
		<category><![CDATA[yi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599671</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), George Ritzer’in kaleme aldığı “Amerika’yı Anlatmak” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketimin-aynasindan-amerikaya-dair-benzersiz-bir-analiz-amerikayi-anlatmak-599671">Tüketimin aynasından Amerika&#8217;ya dair benzersiz bir analiz: &#8220;Amerika&#8217;yı Anlatmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), George Ritzer’in kaleme aldığı <em>“</em></strong><em><strong>Amerika’yı Anlatmak”</strong></em><strong> adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Ritzer’in modern dünyanın ekonomik, kültürel ve simgesel örgüsünü analitik bir bakış açısıyla ele aldığı bu çalışma, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürü, kimliğin metalaşması ve bireyin sistem içindeki çözülüşünü sayısız olgusal veriyle ortaya koyuyor.  </strong></p>
<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY) insan ve toplum kitaplığı, sosyoloji yazınında tartışılmaz bir yere sahip olan, çağdaş toplumsal teorinin etkili düşünürlerinden George Ritzer’in kaleme aldığı ve Çiğdem Harrison’ın dilimize çevirdiği <em>“Amerika’yı Anlatmak”</em> ile zenginleşmeye devam ediyor. Kitap, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürünü, kimliğin metalaşmasını ve bireyin sistem içindeki çözülüşünü sayısız olgusal veriyle ortaya koyuyor. Ritzer’in meşhur “McDonaldlaşma” kavramı etrafındaki anlatısına paralel biçimde, burada da gündelik hayatın yüzeyinde gizlenen yapılar teşhir ediliyor: hız, verimlilik ve kontrolün şekillendirdiği bir dünya düzeni… <em>“Amerika’yı Anlatmak”,</em> gündelik hayatımızın ayrılmaz bir hâline gelmiş kredi kartı fenomeni üzerinden yalnızca Amerikan kültürünü değil, küresel ölçekte Amerikanlaşan bir dünyanın ruhunu anlamak için benzersiz bir rehber niteliğinde…</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Bu kitap, kredi kartlarının analizini toplum üzerinde bir “pencere” olarak kullanmaktadır. Kredi kartları modern toplu­mun önemli bir parçasıdır ve bu parçanın incelenmesi, modern dünyanın bazı temel özelliklerini açıkça görmemizi sağlar. Sonuç olarak kredi kartlarıyla ilgili bu çalışma bizi, suç, borç, özel ha­yatın gizliliğine yönelik tehditler, rasyonelleştirme, insanlıktan çıkarma ve homojenleştirme gibi modern toplumdaki en temel sorunlardan bazılarına götürmektedir. Bu nedenle kredi kartı hem modern dünyanın anahtar bir bileşeni hem de ona açılan muhteşem bir penceredir.</em></p>
<p><em>Toplumun McDonaldlaşması başlıklı daha önce kaleme al­dığım bir kitabımda olduğu gibi Amerika’yı Anlatmak başlığını uygun gördüğüm bu kitabım da önemli sosyal sorunları aydın­latmak için sosyolojik teoriyi kullanmaktadır.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p> 1940 yılında New York<em>’</em>ta doğan Ritzer sosyoloji alanında uzman bir akademisyendir. Maryland Üniversitesi’nde seçkin öğretim üyeleri arasında yer almış, aynı üniversitede “Teaching Excellence” ödülüne layık görülmüştür. Amerikan Sosyoloji Derneği’nin Teorik Sosyoloji ile Örgütler ve Meslekler bölümlerinin başkanlığını yürütmüştür. <em>The McDonaldization of Society </em>ve <em>Metatheorizing in Sociology </em>adlı eserleriyle tanınır; kitapları Almanca, Rusça ve İspanyolca dâhil birçok dile çevrilmiştir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum </strong></p>
<p><strong>Yazar: George Ritzer</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Cansu Açıkgöz </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Amerika’yı Anlatmak  </strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Halid Metin Yolcu </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan    </strong></p>
<p><strong>Türkçesi: Çiğdem Harrison </strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 336  </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuketimin-aynasindan-amerikaya-dair-benzersiz-bir-analiz-amerikayi-anlatmak-599671">Tüketimin aynasından Amerika&#8217;ya dair benzersiz bir analiz: &#8220;Amerika&#8217;yı Anlatmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belgeselden Dijitale, finansmandan sunuma; sinemaya dair her şey Altın Portakal&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/belgeselden-dijitale-finansmandan-sunuma-sinemaya-dair-her-sey-altin-portakalda-2-585865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Başlık]]></category>
		<category><![CDATA[belgeselden]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dijitale]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[finansmandan]]></category>
		<category><![CDATA[Gain]]></category>
		<category><![CDATA[hotel]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaya]]></category>
		<category><![CDATA[sunuma]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585865</guid>

					<description><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türk sinemasının imkânlarını artırmak amacıyla Türkiye ve dünyadan profesyonelleri bir araya getirecek. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belgeselden-dijitale-finansmandan-sunuma-sinemaya-dair-her-sey-altin-portakalda-2-585865">Belgeselden Dijitale, finansmandan sunuma; sinemaya dair her şey Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türk sinemasının imkânlarını artırmak amacıyla Türkiye ve dünyadan profesyonelleri bir araya getirecek. </p>
<p>Sektörel başlıkların yanı sıra Türk sinemasının ustalarından Şerif Gören anısına bir söyleşi de etkinlik programında yer alıyor. </p>
<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türk sinemasının gelişimi için sektör uzmanlarını bir araya getirerek farklı perspektifler sunuyor.  27- 31 Ekim arasında finansmandan proje sunumuna, yeni teknolojilerden çevreci yaklaşıma, film yapım sürecine dair pek çok başlık masaya yatırılacak. </p>
<p>Türkiye ve dünyadan profesyonelleri Antalya’da bir araya getiren etkinliklerin ilki; 27 Ekim saat 10:00’da Hotel Su’da, Türkiye Ürün İhtisas Borsası  (TÜRİB) Genel Müdür Yardımcısı  Doç. Dr. Necla İlter Küçükçolak ve Avrupa Film Akdemisi (EFA) üyesi, yapımcı Doç. Dr. Nurdan Tümbek Tekeoğlu’nun katılımıyla gerçekleştiriliyor. “Kitlesel Fonlama: Bağımsız Sinemanın Yeni Finansman Aracı” başlıklı atölye çalışmasında Küçükçolak ve Tekeoğlu, kendi tecrübelerinden ve sahadaki uygulamalardan hareketle, katılımcılarla, başarılı kitlesel fonlama uygulamaları ve stratejik planlama süreçlerini paylaşacak. </p>
<p>28 Ekim’de ise festival takipçilerini yoğun bir gün bekliyor olacak. Film sektörünün çevre dostu olmasını sağlamak için yola çıkan “Yeşil Setler Mümkün” İnisiyatifi üyeleri; görüntü yönetmeni Ersin Gök, sivil toplum uzmanı Yeşim Girgin ve çevre mühendisi Işıl Aslan, Türkiye ve dünyadan örnekler paylaşacak. Söyleşi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Etkinlik Çadırı’nda saat 11:00’de başlıyor. </p>
<p>Aynı gün Hotel Su’da saat 13:00’te ise sinemaya adım atacak olanlar için hazine niteliğinde bilgilerin paylaşılacağı bir atölye çalışması var: Yapımcı Nefes Polat, “Proje ve Başvuru Dosyaları Nedir, Ne Değildir?” başlıklı atölyede; film fonları, marketleri ya da geliştirme platformları başvurularında istenen dosyalar ne amaçla hazırlanır, bu dosyaların finansörlere, yapımcılara ya da ekip üyelerine yapılan sunumlardan farkı var mıdır, neden bir filmin yapım yolculuğunda birden çok sunum dosyası hazırlanır, sunum dosyalarının içeriği nelerden oluşur? gibi soruların cevaplarını paylaşacak. </p>
<p>Aynı gün yine Hotel Su’da iki ayrı Gain Oturumu da gerçekleşiyor. 14:00’te başlayacak ve “90 Saniyede Duygu: Kısa Dramaların Yükselişi ve Gain Shorts Deneyimi” başlığı taşıyan oturumda Murat Çiçek ve Gain Senaryo içerik ve proje geliştiricisi Esel Oral; kısa dramaların Türkiye ve dünyadaki durumunu değerlendirerek yeni nesil anlatının dramaturjisi ve yaratıcı ekipler için kısa sürede derin etki yaratmanın dinamiklerinden bahsedecek. </p>
<p>Saat 15:00’te başlayacak “Dijital Platformlarda Yayın Süreçleri” başlıklı Gain Oturumu’nda ise dijital yayıncılıkta platform stratejileri ve seyirci alışkanlıklarının değişimi değerlendirilecek. Gain Medya İletişim Direktörü Firuze Abdulazizoğlu moderatörlüğündeki oturuma, Gain Medya İçerik Stratejisi ve Lisanslama Sorumlusu Şehnaz Uğur katılıyor. </p>
<p>Çocukların dünyasına ve haklarına saygı göstererek sinema yapmak nasıl mümkün olur? Alman belgeselci Susanne Kim, 30 Ekim saat 13:00’te AKM Etkinlik Çadırı’nda Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) Başkanı, yönetmen Bahriye Kabadayı Dal ile bu önemli soruyu tartışıyor. “Kids and Docs &#8211; Çocuk Bakış Açısıyla Belgesel Yapmak” başlıklı etkinlikte özellikle Kim; 12-14 yaş arasındaki 4 çocukla birlikte çektiği son belgeseli “Mein Wunderkammern”den hareketle Almanya başta olmak üzere Avrupa’da çocuk belgeselleri yapımı üzerine bilgi verecek. </p>
<p>Sinema aynı zamanda geniş bir emek dayanışması demek. 30 Ekim saat 16:00’da AKM Etkinlik Çadırı’nda iki oturum halinde gerçekleştirilecek “Sinemada Emek, Mücadele ve Dayanışmanın İzinde” başlıklı panel, bu emeği görünür kılmayı amaçlıyor. Emek, hak, örgütlenme, mobbing, taciz ve ifşa gibi konuların ele alınacağı panelin katılımcıları ise şöyle: Sinema Emekçileri Sendikası (SİNE- SEN) Başkanı Galip Görür, Suna Can Özbulduk, Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Cem Yiğit Üzümoğlu, SİNE- SEN avukatı Derya Yaman, SİNE-SEN Yönetim Kurulu üyeleri Yeliz Vurgun ve Zeynep Çelik, Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu üyesi ve Halkevleri Yönetim Kurulu üyesi Rüya Kurtuluş.</p>
<p>Türk sinemasının ustalarından Şerif Gören anısına düzenlenen “Usta: Şerif Gören” başlıklı söyleşi, yönetmenin, “Amerikalı” filminin restore edilmiş kopyasının gösterimi öncesinde gerçekleştirilecek. AKM Aspendos Salonu’nda, 30 Ekim saat 20:30’da başlayacak söyleşiye; oyuncu Lale Mansur, Munzur Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı- yazar Prof. Ali Karadoğan, akademisyen- yazar Prof. Şükran Kuyucak Esen ve festivalin bu yılki Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı, yapımcı Ömer Vargı katılacak. </p>
<p>Sinemanın önündeki en güncel meydan okuma, yapay zekâ teknolojisi de festivalin başlıkları arasında. Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü öğretim görevlisi- yönetmen Emre Ahmet Seçmen, “Pelikülden Dijitale Sinemada Tasarım” başlıklı panelde sinemanın, teknolojiyle bu son sınavını değerlendiriyor. Seçmen; ‘CGI yanlıları ve karşıtları’, ‘Dijital dönemin analog denemeleri: Spielberg&#8217;ten Nolan&#8217;a uzanan bir bakış’ ve ‘Dijital platformlar ve sonrası: 360 VR&#8217;den XR teknolojilerine ve Yapay Zeka&#8217;ya’ sunumlarıyla konuyu masaya yatıracak. </p>
<p>Programdaki son etkinlik ise “Yeni Dalga mı Durgunluk mu: Bu Gişe Bizi Kurtarır mı?” paneli. Yeni üretim ve seyir teknolojileri sonucunda değişen sinema-seyir kültürünün, kültürel ve ekonomik koşullar çerçevesinde yorumlanacağı panele; CJ Entertainment Operasyon Direktörü Ferhat Aslan, Cinema Pink Film Programlama Müdürü İlkay Erdem, ekonomi gazetecisi Murat Muratoğlu ve yönetmen Murat Şeker katılıyor. AKM Etkinlik Çadırı’nda 31 Ekim’de gerçekleştirilecek panel, saat 13:00’te başlayacak.</p>
<p>Etkinlik Programı:</p>
<p>ATÖLYE-  Kitlesel Fonlama: Bağımsız Sinemanın Yeni Finansman Aracı</p>
<p>Necla İlter Küçükçolak- Nurdan Tümbek Tekeoğlu</p>
<p>27.10.2025- 10:00 /Hotel Su</p>
<p>SEMİNER- Yeşil Setler Mümkün İnisiyatifi</p>
<p>Işıl Aslan- Yeşim Girgin- Ersin Gök</p>
<p>28.10.2025- 11:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p>ATÖLYE: Proje ve başvuru dosyaları nedir, ne değildir?</p>
<p>Nefes Polat</p>
<p>28.10.2025- 13:00 / Hotel Su</p>
<p>ATÖLYE: Gain Shorts Oturumu- 90 Saniyede Duygu: Kısa Dramaların Yükselişi ve Gain Shorts Deneyimi</p>
<p>Murat Çiçek- Eser Oral</p>
<p>28.10.2025- 14:00  / Hotel Su</p>
<p>SÖYLEŞİ: Gain Oturumu- Dijital Platformlarda Yayın Süreçleri</p>
<p>Şehnaz Uğur &#8211; Moderatör: Firuze Abdulazizoğlu</p>
<p>28.10.2025- 15:00 / Hotel Su</p>
<p>PANEL: Kids and Docs- Çocuk Bakış Açısıyla Belgesel Yapmak</p>
<p>Susanne Kim- Bahriye Kabadayı Dal</p>
<p>30.10.2025- 13:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p>PANEL: Sinemada Emek, Mücadele ve Dayanışmanın İzinde</p>
<p>Galip Görür- Suna Can Özbulduk &#8211; Cem Yiğit Üzümoğlu- Derya Yaman- Yeliz Vurgun- Zeynep Çelik- Rüya Kurtuluş</p>
<p>30.10.2025- 16:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p>SÖYLEŞİ: Usta: Şerif Gören</p>
<p>Lale Mansur- Ali Karadoğan- Şükran Kuyucak Esen- Ömer Vargı </p>
<p>30.10.2025- 20:30 / AKM Aspendos Salonu</p>
<p>PANEL: Pelikülden Dijitale Sinemada Tasarım</p>
<p>Emre Ahmet Seçmen</p>
<p>31.10.2025- 11:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p>PANEL:  Yeni Dalga mı Durgunluk mu: Bu Gişe Bizi Kurtarır mı? </p>
<p>Ferhat Aslan &#8211; İlkay Erdem- Murat Muratoğlu &#8211; Murat Şeker  </p>
<p>31.10.2025- 13:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belgeselden-dijitale-finansmandan-sunuma-sinemaya-dair-her-sey-altin-portakalda-2-585865">Belgeselden Dijitale, finansmandan sunuma; sinemaya dair her şey Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belgeselden Dijitale, Finansmandan Sunuma; Sinemaya Dair Her Şey Altın Portakal&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/belgeselden-dijitale-finansmandan-sunuma-sinemaya-dair-her-sey-altin-portakalda-585619</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 15:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Başlık]]></category>
		<category><![CDATA[belgeselden]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dijitale]]></category>
		<category><![CDATA[ekim]]></category>
		<category><![CDATA[etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[finansmandan]]></category>
		<category><![CDATA[Gain]]></category>
		<category><![CDATA[saat]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[sinemaya]]></category>
		<category><![CDATA[sunuma]]></category>
		<category><![CDATA[yapım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585619</guid>

					<description><![CDATA[<p>24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türk sinemasının gelişimi için sektör uzmanlarını bir araya getirerek farklı perspektifler sunuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belgeselden-dijitale-finansmandan-sunuma-sinemaya-dair-her-sey-altin-portakalda-585619">Belgeselden Dijitale, Finansmandan Sunuma; Sinemaya Dair Her Şey Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Ekim &#8211; 2 Kasım 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türk sinemasının gelişimi için sektör uzmanlarını bir araya getirerek farklı perspektifler sunuyor. </p>
<p>27- 31 Ekim arasında finansmandan proje sunumuna, yeni teknolojilerden çevreci yaklaşıma, film yapım sürecine dair pek çok başlık masaya yatırılacak. </p>
<p>Türkiye ve dünyadan profesyonelleri Antalya’da bir araya getiren etkinliklerin ilki; 27 Ekim saat 10:00’da Hotel Su’da, Türkiye Ürün İhtisas Borsası  (TÜRİB) Genel Müdür Yardımcısı  <strong>Doç. Dr. Necla İlter Küçükçolak </strong>ve Avrupa Film Akdemisi (EFA) üyesi, yapımcı <strong>Doç. Dr. Nurdan Tümbek Tekeoğlu</strong>’nun katılımıyla gerçekleştiriliyor. “<strong>Kitlesel Fonlama: Bağımsız Sinemanın Yeni Finansman Aracı</strong>” başlıklı atölye çalışmasında Küçükçolak ve Tekeoğlu, kendi tecrübelerinden ve sahadaki uygulamalardan hareketle, katılımcılarla, başarılı kitlesel fonlama uygulamaları ve stratejik planlama süreçlerini paylaşacak. </p>
<p>28 Ekim’de ise festival takipçilerini yoğun bir gün bekliyor olacak. Film sektörünün çevre dostu olmasını sağlamak için yola çıkan <strong>“Yeşil Setler Mümkün” </strong>İnisiyatifi üyeleri; görüntü yönetmeni<strong> Ersin Gök, </strong>sivil toplum uzmanı <strong>Yeşim Girgin </strong>ve<strong> </strong>çevre mühendisi <strong>Işıl Aslan</strong>, Türkiye ve dünyadan örnekler paylaşacak. Söyleşi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Etkinlik Çadırı’nda saat 11:00’de başlıyor. </p>
<p>Aynı gün Hotel Su’da saat 13:00’te ise sinemaya adım atacak olanlar için hazine niteliğinde bilgilerin paylaşılacağı bir atölye çalışması var: Yapımcı <strong>Nefes Polat</strong>, “<strong>Proje ve Başvuru Dosyaları Nedir, Ne Değildir?” </strong>başlıklı atölyede; film fonları, marketleri ya da geliştirme platformları başvurularında istenen dosyalar ne amaçla hazırlanır, bu dosyaların finansörlere, yapımcılara ya da ekip üyelerine yapılan sunumlardan farkı var mıdır, neden bir filmin yapım yolculuğunda birden çok sunum dosyası hazırlanır, sunum dosyalarının içeriği nelerden oluşur? gibi soruların cevaplarını paylaşacak. </p>
<p>Aynı gün yine Hotel Su’da iki ayrı <strong>Gain Oturumu</strong> da gerçekleşiyor. 14:00’te başlayacak ve “<strong>90 Saniyede Duygu: Kısa Dramaların Yükselişi ve Gain Shorts Deneyimi” </strong>başlığı taşıyan oturumda <strong>Murat Çiçek</strong> ve Gain Senaryo içerik ve proje geliştiricisi <strong>Esel Oral</strong>; kısa dramaların Türkiye ve dünyadaki durumunu değerlendirerek yeni nesil anlatının dramaturjisi ve yaratıcı ekipler için kısa sürede derin etki yaratmanın dinamiklerinden bahsedecek. </p>
<p>Saat 15:00’te başlayacak “<strong>Dijital Platformlarda Yayın Süreçleri” </strong>başlıklı Gain Oturumu’nda ise dijital yayıncılıkta platform stratejileri ve seyirci alışkanlıklarının değişimi değerlendirilecek. Gain Medya İletişim Direktörü <strong>Firuze Abdulazizoğlu </strong>moderatörlüğündeki oturuma, Gain Medya İçerik Stratejisi ve Lisanslama Sorumlusu <strong>Şehnaz Uğur </strong>katılıyor. </p>
<p>Çocukların dünyasına ve haklarına saygı göstererek sinema yapmak nasıl mümkün olur? Alman belgeselci <strong>Susanne Kim</strong>, 30 Ekim saat 13:00’te<strong> </strong>AKM Etkinlik Çadırı’nda Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) Başkanı, yönetmen <strong>Bahriye Kabadayı Dal </strong>ile bu önemli soruyu tartışıyor. “<strong>Kids and Docs &#8211; Çocuk Bakış Açısıyla Belgesel Yapmak” </strong>başlıklı etkinlikte özellikle Kim; 12-14 yaş arasındaki 4 çocukla birlikte çektiği son belgeseli “Mein Wunderkammern”den hareketle Almanya başta olmak üzere Avrupa’da çocuk belgeselleri yapımı üzerine bilgi verecek. </p>
<p>Sinema aynı zamanda geniş bir emek dayanışması demek. 30 Ekim saat 16:00’da AKM Etkinlik Çadırı’nda iki oturum halinde gerçekleştirilecek “<strong>Sinemada Emek, Mücadele ve Dayanışmanın İzinde” </strong>başlıklı panel, bu emeği görünür kılmayı amaçlıyor. Emek, hak, örgütlenme, mobbing, taciz ve ifşa gibi konuların ele alınacağı panelin katılımcıları ise şöyle: Sinema Emekçileri Sendikası (SİNE- SEN) Başkanı <strong>Galip Görür</strong>, <strong>Suna Can Özbulduk</strong>, Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu üyesi <strong>Cem Yiğit Üzümoğlu</strong>, SİNE- SEN avukatı <strong>Derya Yaman</strong>, SİNE-SEN Yönetim Kurulu üyeleri <strong>Yeliz Vurgun </strong>ve <strong>Zeynep Çelik</strong>, Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu üyesi ve Halkevleri Yönetim Kurulu üyesi <strong>Rüya Kurtuluş.</strong></p>
<p>Türk sinemasının ustalarından Şerif Gören anısına düzenlenen <strong>“Usta: Şerif Gören” </strong>başlıklı söyleşi, yönetmenin, “Amerikalı” filminin restore edilmiş kopyasının gösterimi öncesinde gerçekleştirilecek. AKM Aspendos Salonu’nda, 30 Ekim saat 20:30’da başlayacak söyleşiye; oyuncu <strong>Lale Mansur</strong>, Munzur Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı- yazar <strong>Prof. Ali Karadoğan</strong>, akademisyen- yazar <strong>Prof. Şükran Kuyucak Esen</strong> ve festivalin bu yılki Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı, yapımcı <strong>Ömer Vargı </strong>katılıyor. </p>
<p>Sinemanın önündeki en güncel meydan okuma, yapay zekâ teknolojisi de festivalin başlıkları arasında. Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü öğretim görevlisi- yönetmen <strong>Emre Ahmet Seçmen, “Pelikülden Dijitale Sinemada Tasarım” </strong>başlıklı panelde sinemanın, teknolojiyle bu son sınavını değerlendiriyor. Seçmen; ‘CGI yanlıları ve karşıtları’, ‘Dijital dönemin analog denemeleri: Spielberg&#8217;ten Nolan&#8217;a uzanan bir bakış’ ve ‘Dijital platformlar ve sonrası: 360 VR&#8217;den XR teknolojilerine ve Yapay Zeka&#8217;ya’ sunumlarıyla konuyu masaya yatıracak. </p>
<p>Programdaki son etkinlik ise “<strong>Yeni Dalga mı Durgunluk mu: Bu Gişe Bizi Kurtarır mı?</strong>” paneli. Yeni üretim ve seyir teknolojileri sonucunda değişen sinema-seyir kültürünün, kültürel ve ekonomik koşullar çerçevesinde yorumlanacağı panele; CJ Entertainment Operasyon Direktörü <strong>Ferhat Aslan</strong>, Cinema Pink Film Programlama Müdürü <strong>İlkay Erdem</strong>, ekonomi gazetecisi Murat Muratoğlu ve yönetmen Murat Şeker katılıyor. AKM Etkinlik Çadırı’nda 31 Ekim’de gerçekleştirilecek panel, saat 13:00’te başlayacak.</p>
<p><strong><u>Etkinlik Programı:</u></strong></p>
<p><strong>ATÖLYE-  Kitlesel Fonlama: Bağımsız Sinemanın Yeni Finansman Aracı</strong></p>
<p>Necla İlter Küçükçolak- Nurdan Tümbek Tekeoğlu</p>
<p>27.10.2025- 10:00 /Hotel Su                    </p>
<p><strong>SEMİNER- Yeşil Setler Mümkün İnisiyatifi</strong></p>
<p>Işıl Aslan- Yeşim Girgin- Ersin Gök</p>
<p>28.10.2025- 11:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p><strong>ATÖLYE: Proje ve başvuru dosyaları nedir, ne değildir?</strong></p>
<p>Nefes Polat</p>
<p>28.10.2025- 13:00 / Hotel Su</p>
<p><strong>ATÖLYE: Gain Shorts Oturumu- 90 Saniyede Duygu: Kısa Dramaların Yükselişi ve Gain Shorts Deneyimi</strong></p>
<p>Murat Çiçek- Eser Oral</p>
<p>28.10.2025- 14:00  / Hotel Su</p>
<p><strong>SÖYLEŞİ: Gain Oturumu- Dijital Platformlarda Yayın Süreçleri</strong></p>
<p>Şehnaz Uğur &#8211; Moderatör: Firuze Abdulazizoğlu</p>
<p>28.10.2025- 15:00 / Hotel Su</p>
<p><strong>PANEL: Kids and Docs- Çocuk Bakış Açısıyla Belgesel Yapmak</strong></p>
<p>Susanne Kim- Bahriye Kabadayı Dal</p>
<p>30.10.2025- 13:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p><strong>PANEL: Sinemada Emek, Mücadele ve Dayanışmanın İzinde</strong></p>
<p>Galip Görür- Suna Can Özbulduk &#8211; Cem Yiğit Üzümoğlu- Derya Yaman- Yeliz Vurgun- Zeynep Çelik- Rüya Kurtuluş</p>
<p>30.10.2025- 16:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p><strong>SÖYLEŞİ: Usta: Şerif Gören</strong></p>
<p>Lale Mansur- Ali Karadoğan- Şükran Kuyucak Esen- Ömer Vargı </p>
<p>30.10.2025- 20:30 / AKM Aspendos Salonu</p>
<p><strong>PANEL: Pelikülden Dijitale Sinemada Tasarım</strong></p>
<p>Emre Ahmet Seçmen</p>
<p>31.10.2025- 11:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p><strong>PANEL:  Yeni Dalga mı Durgunluk mu: Bu Gişe Bizi Kurtarır mı?</strong></p>
<p>Ferhat Aslan &#8211; İlkay Erdem- Murat Muratoğlu &#8211; Murat Şeker  </p>
<p>31.10.2025- 13:00 / AKM Etkinlik Çadırı</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belgeselden-dijitale-finansmandan-sunuma-sinemaya-dair-her-sey-altin-portakalda-585619">Belgeselden Dijitale, Finansmandan Sunuma; Sinemaya Dair Her Şey Altın Portakal&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mimar Erdoğan Elmas&#8217;ın tasarım ve uygulama projelerine dair belgeleri içeren arşivi Salt Araştırma&#8217;da çevrimiçi erişime açıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mimar-erdogan-elmasin-tasarim-ve-uygulama-projelerine-dair-belgeleri-iceren-arsivi-salt-arastirmada-cevrimici-erisime-acildi-563436</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 10:23:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmada]]></category>
		<category><![CDATA[arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[belgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[çevrimiçi]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[elmasın]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[erişime]]></category>
		<category><![CDATA[içeren]]></category>
		<category><![CDATA[mimar]]></category>
		<category><![CDATA[projelerine]]></category>
		<category><![CDATA[salt]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[uygulama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563436</guid>

					<description><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan Salt, mimar Erdoğan Elmas’ın arşivini erişime açtı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mimar-erdogan-elmasin-tasarim-ve-uygulama-projelerine-dair-belgeleri-iceren-arsivi-salt-arastirmada-cevrimici-erisime-acildi-563436">Mimar Erdoğan Elmas&#8217;ın tasarım ve uygulama projelerine dair belgeleri içeren arşivi Salt Araştırma&#8217;da çevrimiçi erişime açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Garanti BBVA tarafından kurulan <strong>Salt</strong>, mimar <strong>Erdoğan Elmas</strong>’ın arşivini erişime açtı. Çalışmaları Kalebodur desteğiyle yürütülen <strong>Salt Araştırma Mimarlık Arşivi</strong>’ne eklenen <strong>koleksiyon</strong>, Erdoğan Elmas’ın mesleki belgelerini içeriyor. Mimarlık kariyerinin büyük bir kısmında Zafer Gülçur ve Ertur Yener ile YEG çatısı altında projeler üreten Elmas’ın 1960’lardan 2000’lere dek tasarladığı mimari yarışma projeleri, arşiv malzemeleri arasında öne çıkıyor. Koleksiyonu incelemek için: <strong>archives.saltresearch.org</strong>.</p>
<p><strong>Erdoğan Elmas Hakkında</strong></p>
<p>Erdoğan Elmas, 1938 yılında Ankara’da doğdu. 1962’de İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Mesleğinin ilk yıllarında Turgut Cansever ile çalışan Elmas, daha sonra İTÜ Şehircilik Kürsüsü’nde asistanlık yaptı; İstanbul Belediyesi ile Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nda plancı ve mimar olarak görev aldı. 1968’de başladığı serbest mimarlık kariyerini 1969’dan 2005’e dek Zafer Gülçur ve Ertur Yener ile birlikte sürdürdü. Devlet Yatırım Bankası, Bayındırlık Bakanlığı, Çimento Sanayii Genel Müdürlüğü, TRT Genel Müdürlük Kompleksi, Merkez Bankası İzmir Şubesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi, meslek hayatı boyunca 130’u aşkın mimari proje tasarlayan Elmas’ın uygulanan projeleri arasındadır. </p>
<p><strong>Salt Araştırma Mimarlık Arşivi</strong></p>
<p>Salt Araştırma bünyesinde derlenen ve 2 milyonu aşkın belgeyi içeren dijital koleksiyonlar “Sanat”, “Mimarlık”, “Tasarım” ile “Kent, Toplum ve Ekonomi” alanlarını kapsar. Mimarlık Arşivi, 20. yüzyıl Türkiye’sinde mimarlık ve tasarımın gelişimine katkı sunmuş uzmanların mesleki ve kişisel arşivlerinde bulunan eskiz, çizim, yazışma, sözleşme, rapor, harita, fotoğraf, dia, ses kaydı ve video gibi 180.000 belgeyi bir araya getirir.</p>
<p>Salt Araştırma Mimarlık Arşivi, Kalebodur tarafından desteklenmektedir.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mimar-erdogan-elmasin-tasarim-ve-uygulama-projelerine-dair-belgeleri-iceren-arsivi-salt-arastirmada-cevrimici-erisime-acildi-563436">Mimar Erdoğan Elmas&#8217;ın tasarım ve uygulama projelerine dair belgeleri içeren arşivi Salt Araştırma&#8217;da çevrimiçi erişime açıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı&#8217;nın gizemli paşası Ahmed Râtib Paşa&#8217;ya dair her şey bu kitapta: &#8220;Bir Osmanlı Paşasının Portresi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/osmanlinin-gizemli-pasasi-ahmed-ratib-pasaya-dair-her-sey-bu-kitapta-bir-osmanli-pasasinin-portresi-563378</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 09:09:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gizemli]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kitapta]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlının]]></category>
		<category><![CDATA[paşası]]></category>
		<category><![CDATA[paşasının]]></category>
		<category><![CDATA[paşaya]]></category>
		<category><![CDATA[portresi]]></category>
		<category><![CDATA[rtib]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563378</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Bir Osmanlı Paşasının Portresi” adıyla Ahmed Râtib Paşa’nın hayatını okurlarıyla buluşturuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmanlinin-gizemli-pasasi-ahmed-ratib-pasaya-dair-her-sey-bu-kitapta-bir-osmanli-pasasinin-portresi-563378">Osmanlı&#8217;nın gizemli paşası Ahmed Râtib Paşa&#8217;ya dair her şey bu kitapta: &#8220;Bir Osmanlı Paşasının Portresi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), </strong><em><strong>“Bir Osmanlı Paşasının Portresi”</strong></em><strong> adıyla Ahmed Râtib Paşa’nın hayatını okurlarıyla buluşturuyor. Mehmet Korkmaz’ın kaleme aldığı bu çalışma, Osmanlı İmparatorluğu’nun çalkantılı son yüzyılında önemli bir devlet adamının portresini sunuyor. Kaptan-ı Derya Mahmud Paşa’nın oğlu olan Ahmed Râtib Paşa’nın hayat hikâyesini merkeze alan kitap, aynı zamanda dönemin siyasi ve idari yapısına da ışık tutuyor. Osmanlı bürokrasisinin dinamiklerini, merkez-taşra ilişkilerini ve dönemin dış politika gerilimlerini kapsamlı bir şekilde ele alarak tarih meraklılarına zengin bir panorama sunuyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin klasik kitaplığı, Mehmet Korkmaz’ın kaleme aldığı <em>“Bir Osmanlı Paşasının Portresi”</em> eseriyle genişlemeye devam ediyor. Kaptan-ı Derya Mahmud Paşa’nın oğlu Ahmed Râtib, Bahriye Mektebi’ndeki başarısıyla babasının izinden gidiyor. II. Abdülhamid’in tahta çıkışıyla birlikte sarayın bendegân zümresine katılıyor. Kısa sürede padişahın güvenini kazanarak önce bahriye nazırı, ardından Osmanlı’nın stratejik vilayetlerinden Hicaz’a vali olarak atanıyor. On beş yıl gibi uzun bir süre görev yaptığı bu vilayette Mekke emirleri, bedevi şeyhleri ve merkezî hükümetle karmaşık ilişkiler kuruyor. Bu ilişkiler Ahmed Râtib Paşa’yı hem güçlü bir idareciye hem de çeşitli eleştirilerin odağına dönüştürüyor. Ahmed Râtib Paşa’nın yaşamını merkeze alan bu eser, geç dönem Osmanlı bürokrasisini, merkez-taşra ilişkilerini, hilafet siyasetiyle şekillenen Hicaz idaresini ve dönemin dış politika gerilimlerini gözler önüne seriyor. İngiliz nüfuzu karşısında Mekke emirleriyle kurulan kırılgan ittifaklar, hac organizasyonları, demiryolu projeleri, telgraf hattı tartışmaları ve İttihad-ı İslâm siyasetinin Hicaz’daki yansımaları, Paşa’nın görev süresinde İmparatorluğun karşılaştığı yapısal sorunların birer izdüşümünü oluşturuyor. <em>“Bir Osmanlı Paşasının Portresi: Hicaz Valisi Ahmed Râtib Paşa (1846-1913)”</em>, titizlikle derlenen arşiv belgeleri, hatıratlar ve dönemin basın kaynaklarıyla örülen bir biyografi olarak yalnızca bir valinin değil, bir dönemin hikâyesini anlatıyor.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Ahmed Râtib Paşa’nın saraya oldukça yakın olmasına ve üst düzey vazifelerde bulunmasına rağmen mevcut literatürümüzde onun hakkında malumat bulabilmek neredeyse imkânsızdır. Ona dair müstakil çalışma bir yana ansiklopedi maddesi dahi mevcut değildir. Esasında paşanın adına ilk rastlamam ve hakkında bir çalışma yapma fikri onun bahriye nazırlığında hem selefi hem de halefi olan Hasan Hüsnü Paşa’ya dair “Bahriyede Bir Ömür: Sultan II. Abdülhamid’in Bahriye Nâzırı Hasan Hüsnü Paşa” adlı eseri hazırlarken ortaya çıktı. Hasan Hüsnü Paşa’nın uzun sürecek bahriye nazırlığından önce Ahmed Râtib Paşa’nın oldukça kısa bir süre (2 gün) nazır olarak görev yapması fakat sonrasında bir bahriye müşiri olmasına rağmen bahriye kayıtlarında ismine neredeyse hiç rastlanmaması bir merak konusuydu. Nitekim bu çalışmada görüleceği üzere sonraki süreçte kendisinin Teftiş-i Askerî Umumi Komisyonunda ve Hicaz Valiliğinde görevlendirilmesi gibi farklı sebeplerle âdeta bahriye ile bağı kopmuştur. Bu çalışmada Ahmed Râtib Paşa’nın merak edilen hayat hikâyesinin ortaya çıkarılmasının yanında Mekke ve Medine gibi kutsal beldeleri bünyesinde barındıran Hicaz Vilayeti’nin askerî ve mülki idaresindeki icraatı, merkez-taşra arasındaki siyasi ve idari ilişkileri, Hicaz’da önemli nüfuza sahip Mekke emirleri, bedevilerin ileri gelenleri ve meşâyihle (şeyhlerle) münasebetleri araştırılmıştır. Aynı zamanda Müslümanların halifesi olan ve saltanatı döneminde bu nüfuzunu etkin olarak kullanan II. Abdülhamid’in ve Osmanlı hükûmetlerinin bölgeye olan ilgisi de valinin çalışmaları kapsamında değerlendirilmiştir.” </em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong> </p>
<p>İstanbul Üniversitesi Arşivcilik Bölümünden mezun oldu. Askerlik görevini Millî Savunma Bakanlığında yedek subay olarak ifa ettikten sonra ATASE Arşivi ile Deniz Müzesi Arşivinde uzman olarak çalıştı. Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde yüksek lisans tezini (2012) ve İstanbul Üniversitesi Yakınçağ Ana Bilim Dalında doktora çalışmalarını tamamladı (2018). Hâlen doçent olarak görev yaptığı Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Enstitüsünde çalışmaktadır. Basra Körfezi’nde Osmanlı Denizcilik Faaliyetleri 1847-1914 (2021); Bahriyede Bir Ömür Sultan II. Abdülhamid’in Bahriye Nâzırı Hasan Hüsnü Paşa (2022); Çaka Bey’den Cumhuriyet’e Türk Denizcilik Tarihi (2022); Bahriye Mektebi’nde Bir Jön Türk: Muhiddin Atayiğit ve II. Abdülhamid Dönemi Bahriye Mektebi Hatıraları (2023) ve Ahmet Taşdemir ile birlikte hazırladığı Bükreş’te 20 Yıl: Şevket Turgut Paşa ve Romanya Ataşemiliterliği Raporları (2024) adlı kitapları vardır.  </p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Bir Osmanlı Paşasının Portresi: Hicaz Valisi Ahmed Râtib Paşa (1846-1913)</strong></p>
<p><strong>Yazar: Mehmet Korkmaz</strong></p>
<p><strong>Kategori: Tarih</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Hasan Ali Çakmak  </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Mustafa Sacid Öztürk</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Dr. Mehmet Yılmaz Akbulut</strong></p>
<p><strong>Sayfa Sayısı: 300</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/osmanlinin-gizemli-pasasi-ahmed-ratib-pasaya-dair-her-sey-bu-kitapta-bir-osmanli-pasasinin-portresi-563378">Osmanlı&#8217;nın gizemli paşası Ahmed Râtib Paşa&#8217;ya dair her şey bu kitapta: &#8220;Bir Osmanlı Paşasının Portresi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni gezegene dair izler saptandı: &#8216;Yaşama elverişli uyduları olabilir&#8217;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-gezegene-dair-izler-saptandi-yasama-elverisli-uydulari-olabilir-562530</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 19:35:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[elverişli]]></category>
		<category><![CDATA[gezegene]]></category>
		<category><![CDATA[izler]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[saptandı]]></category>
		<category><![CDATA[uyduları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562530</guid>

					<description><![CDATA[<p>James Webb Uzay Teleskobu kullanılarak  4 ışık yılı uzaklıkta bulunan en yakın yıldız sisteminde 'yaşama elverişli uydulara sahip olabilecek' bir gaz gezegeni keşfedildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-gezegene-dair-izler-saptandi-yasama-elverisli-uydulari-olabilir-562530">Yeni gezegene dair izler saptandı: &#8216;Yaşama elverişli uyduları olabilir&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) <strong>James Webb Uzay Teleskobu</strong>&#8216;nu kullanan astronomlar, Dünya&#8217;ya yaklaşık 4 ışık yılı uzaklıkta yer alan, Güneş Sistemi&#8217;ne en yakın yıldız sistemi olan <strong>Alpha Centauri</strong>&#8216;deki bir yıldızın yörüngesinde bulunan gaz gezegeninin varlığına dair izler saptandığı belirtildi.</p>
</div>
<div>
<p><strong>Satürn </strong>ve <strong>Jüpiter</strong>&#8216;e benzer özelliklere sahip olduğu düşünülen gezegenle ilgili yapılan açıklamada, kalın bir gaz tabakasıyla kaplı olmasının yanı sıra,<strong> yaşama elverişli uydulara sahip olabileceği </strong>düşünülüyor.</p>
</div>
<div>
<p>Oxford Üniversitesinden <strong>Doç. Dr. Carly Howett</strong>, gezegenin <strong>Güneş&#8217;e benzer sıcaklık ve parlaklığa sahip bir yıldızın </strong>yörüngesinde bulunduğunu belirterek, bunun <strong>yaşanabilir dünyalar</strong> araştırması açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-gezegene-dair-izler-saptandi-yasama-elverisli-uydulari-olabilir-562530">Yeni gezegene dair izler saptandı: &#8216;Yaşama elverişli uyduları olabilir&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Erken Dönem Osmanlı Şairleri&#8217;ne dair eşsiz bir kitap: &#8220;Sehî Bey Tezkiresi&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/erken-donem-osmanli-sairlerine-dair-essiz-bir-kitap-sehi-bey-tezkiresi-561453</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:23:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bey]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[eşsiz]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[şairlerine]]></category>
		<category><![CDATA[seh]]></category>
		<category><![CDATA[tezkiresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=561453</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), "Sehî Bey Tezkiresi" adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Edebî birikimin ustalarını bir araya getirme ihtiyacını fark eden Sehî Bey’in kaleme aldığı bu eser, Osmanlı edebiyatında tezkire türünün başlangıcını oluşturmuş ve ardından gelen benzer örneklerle tezkire yazımı yirminci yüzyıla kadar kesintisiz devam etmiştir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-donem-osmanli-sairlerine-dair-essiz-bir-kitap-sehi-bey-tezkiresi-561453">Erken Dönem Osmanlı Şairleri&#8217;ne dair eşsiz bir kitap: &#8220;Sehî Bey Tezkiresi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), <em>&#8220;Sehî Bey Tezkiresi&#8221;</em> adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Edebî birikimin ustalarını bir araya getirme ihtiyacını fark eden Sehî Bey’in kaleme aldığı bu eser, Osmanlı edebiyatında tezkire türünün başlangıcını oluşturmuş ve ardından gelen benzer örneklerle tezkire yazımı yirminci yüzyıla kadar kesintisiz devam etmiştir. Elinizdeki çalışmada Anadolu sahasında yetişmiş 240 şair ve yazar hakkında bilgiler yer almakta, ayrıca bu şair ve yazarların eserlerinden örnekler sunulmaktadır. Kitap, özellikle yazarıyla çağdaş olan şairler hakkında verdiği bilgiler bakımından, edebiyat tarihimizin önemli ve değerli bir kaynağıdır.</strong></p>
<p>VBKY&#8217;nin klasik kitaplığı, <em>“Sehî Bey Tezkiresi”</em> adlı kitapla genişlemeye devam ediyor.  İslam medeniyetinin dünya uygarlığına sunduğu en önemli katkılardan biri, biyografi türüne gösterdiği derin ilgidir. Bu ilgi doğrultusunda, 8. yüzyıldan itibaren farklı meslek gruplarına ait biyografik eserler kaleme alınmıştır. İlk olarak Arapça, ardından Farsça yazılan bu eserler, 15. yüzyıldan itibaren Türkçe literatürde de yer almaya başlamıştır. Bu türün Osmanlı Türkçesindeki ilk örneği, 1538 yılında yazılan <em>“Sehî Bey Tezkiresi”</em>dir. Şair ve yazarların hayatlarını, eserlerini konu alan, edebiyat tarihinde &#8220;tezkire&#8221; olarak bilinen bu geleneğin öncüsü Sehî Bey olmuştur. Şairleri bir araya getirme ihtiyacından yola çıkan Sehî Bey, kaleme aldığı bu eserle Osmanlı edebiyatında tezkire türünü başlatmış; onu takip eden eserlerle bu gelenek 20. yüzyıla kadar kesintisiz bir biçimde devam etmiştir. <em>“Sehî Bey Tezkiresi”,</em> Anadolu sahasında yetişmiş 240 şair ve yazar hakkında bilgi sunarken, bu isimlerin eserlerinden örneklere de yer verir. Özellikle Sehî Bey’in çağdaşı olan şairler hakkındaki birinci elden bilgiler sayesinde, eser, Türk edebiyatı tarihi açısından büyük bir kaynak değerine sahiptir. Mustafa İsen’in günümüz Türkçesine kazandırdığı bu önemli eser, &#8220;Erken Dönem Osmanlı Şairleri&#8221; başlığıyla yeniden hayat buluyor. Dil içi çeviri yöntemiyle modern okuyuculara sunulan “<em>Sehî Bey Tezkiresi”</em>, klasik edebiyata ilgi duyan okurlar ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliğinde.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Osmanlı coğrafyasında şairler tezkiresi olarak ilk örnek Sehî Bey tarafından 1538 yılında kaleme alındı. Çünkü artık Anadolu’da ciddi örnekler vermeye başlayan Batı Türkçesi, çok sayıda Türkçe eser veren şair/yazara sahipti. Bu yüzden Sehî ve onu izleyen ilk dönem biyografi yazarları, kendilerine İslamî gelenekteki örnekleri model alarak ürünler vermişlerse de 16. yüzyıla kadar gelişen edebî birikim ve onların yaratıcılarını bir araya getirme ihtiyacı zamansız bir özenti değil, bir ihtiyacın cevabıdır. Sehî Bey’den sonra özellikle Latîfî ve Âşık Çelebi şair biyografilerinin çok başarılı örneklerini verdiler. Gelenek ihtiyaç duyulan bir alan üzerinde inşa edildiği için de 20. yüzyıl başlarına kadar kesintisiz devam etti. Sehî Bey böyle bir türün doğmasına öncü lük ettiği için Türk edebiyatı tarihinin dikkate değer isimlerinden biri oldu. Başlangıçta farklı isimlerle anılan biyografik eserler, Türkçede daha çok “tezkire” adıyla anıldı. Şair tezkiresi yazma geleneği âşık edebiyatını da etkilemiş ve “şairnâme” adı verilen ve şairlerin isimlerini ve belirgin özelliklerini anlatan eserlerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>İlk Osmanlı şairler tezkiresini yazarı Sehî Bey, Edirne’de yetişti. Eğitiminde şair Necâtî Bey’in büyük katkısı oldu. Gençliğinde bir süre Mora’da bulundu, ardından Necâtî Bey ile birlikte Manisa’ya giderek şehzade Mahmud’un maiyetinde yer aldı. Şehzadenin ölümü üzerine İstanbul’a dönüp burada divan kâtipliğine devam etti. Ardından Manisa’ya şehzade vali tayin edilen Kanunî Sultan Süleyman’ın yakın çalışma ekibine divan kâtibi olarak atanıp sekiz yıl kalacağı Manisa’ya gitti. Şehzade tahta çıkınca Edirne’ye tayin edildi ve hayatının geri kalanını burada geçirdi. Son görevi dârülhadis mütevelliliğidir. 1548 yılında Edirne’de öldü. En önemli çalışması, 1538&#8217;de tamamladığı tezkiresidir. Kanûnî Sultan Süleyman’a sunulan bu tezkire, Anadolu’da bu geleneğin ilk örneğidir. Sehî Bey’in ayrıca mürettep bir Divan’ı da bulunmaktadır.</p>
<p> </p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kategori: Edebiyat   </strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Sehî Bey Tezkiresi- Erken Dönem Osmanlı Şairleri</strong></p>
<p><strong>Yazar: Sehî Bey</strong></p>
<p><strong>Hazırlayan: Mustafa İsen  </strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Mücahit Kaçar</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Zeynep Kevser Şerefoğlu Danış</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Beyza Terzi Sarı</strong></p>
<p><strong>Sayfa sayısı: 320 </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/erken-donem-osmanli-sairlerine-dair-essiz-bir-kitap-sehi-bey-tezkiresi-561453">Erken Dönem Osmanlı Şairleri&#8217;ne dair eşsiz bir kitap: &#8220;Sehî Bey Tezkiresi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplu İş Sözleşmelerine Dair Yeni Kurallar Resmi Gazete’de Resmen Yayımlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/toplu-is-sozlesmelerine-dair-yeni-kurallar-resmi-gazetede-resmen-yayimlandi-555232</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2025 10:24:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gazetede]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[resmen]]></category>
		<category><![CDATA[resmi]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşmelerine]]></category>
		<category><![CDATA[toplu]]></category>
		<category><![CDATA[yayımlandı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=555232</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Toplu İş Sözleşmesinde Arabulucu ve Hakeme Başvurma Yönetmeliği’nde değişiklik yaptı. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeler, tazminat ödemeleri, gizlilik ilkeleri ve işlem sürelerine dair önemli güncellemeler içeriyor. Özel hakem sürecinde karar verme süresi ise 15 gün olarak belirlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplu-is-sozlesmelerine-dair-yeni-kurallar-resmi-gazetede-resmen-yayimlandi-555232">Toplu İş Sözleşmelerine Dair Yeni Kurallar Resmi Gazete’de Resmen Yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmelik, toplu iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk ve hakem süreçlerini düzenleyen önemli değişiklikler içerdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yürütülecek yönetmelikle, toplu iş sözleşmesi süreçlerinde daha etkin, şeffaf ve adil bir yapı hedeflendi.</p>
<p>Uzman ve Raportör Tanımı: Uzman ve raportörlerin görev tanımı güncellenerek, uyuşmazlıkları inceleyip çözüm önerileri sunan ve Cumhurbaşkanlığı tarafından atanan veya görevlendirilen personel olarak tanımlandı.</p>
<p>Süre Uzatımı: Tarafların anlaşma talebiyle süre bir ay uzatılabilir. Özel hakem sürecinde bu süre 15 gün olarak belirlendi.</p>
<p>Tazminat Ödemeleri: Kurul Başkanı’na toplantı başına 4000, üyelere 3500 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımıyla tazminat ödenecek. Uzman ve raportörlere, iş yoğunluğu ve uyuşmazlık niteliğine göre çalışma günü başına 750 gösterge rakamıyla hesaplanan tazminat verilecek.</p>
<p>Özel Hakem Ücretleri: Özel hakem ücretleri, ön inceleme için yüzde 25, esas inceleme için yüzde 75 oranında ödenecek. Toplantıya katılmayanların ücretleri genel bütçeye gelir kaydedilecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/toplu-is-sozlesmelerine-dair-yeni-kurallar-resmi-gazetede-resmen-yayimlandi-555232">Toplu İş Sözleşmelerine Dair Yeni Kurallar Resmi Gazete’de Resmen Yayımlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugün TechCrunch, Catwatchful veri ihlaline dair bir haber yayımladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bugun-techcrunch-catwatchful-veri-ihlaline-dair-bir-haber-yayimladi-551121</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 16:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[catwatchful]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[ihlaline]]></category>
		<category><![CDATA[techcrunch]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yayımladı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=551121</guid>

					<description><![CDATA[<p>Catwatchful, bir stalkerware (takip yazılımı) örneğidir ve Kaspersky, bu yazılımı 2018’den bu yana tespit ediyor.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugun-techcrunch-catwatchful-veri-ihlaline-dair-bir-haber-yayimladi-551121">Bugün TechCrunch, Catwatchful veri ihlaline dair bir haber yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Catwatchful, bir stalkerware (takip yazılımı) örneğidir ve Kaspersky, bu yazılımı 2018’den bu yana tespit ediyor.   Kaspersky GReAT Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Tatyana Shishkova&#8217;nın konuya ilişkin değerlendirmesi ise şu şekilde:</p>
<p>&#8220;Stalkerware, küresel ölçekte ciddi bir tehdit olmaya devam ediyor. Catwatchful uygulamasıyla ilgili son raporlar da bunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür yazılımlar genellikle meşru ebeveyn kontrolü uygulamaları gibi pazarlansa da, aslında ciddi riskler barındırıyor: Kişinin bilgisi ve rızası olmadan gizlice kurularak çalışıyor ve kötü niyetli kişilere kurbanın en özel bilgilerini takip etme imkânı sunuyor.</p>
<p>Üstelik bu uygulamalar, geliştiricilerinin güvenlik iddialarına rağmen, sadece kurbanlar için değil, uygulamayı kullanan kişiler için de gizlilik riski oluşturuyor. Medyaya yansıyan son haberlerde de görüldüğü gibi, bu tür uygulamalarda sık sık veri sızıntıları yaşanıyor.</p>
<p>Her ne kadar söz konusu uygulamanın &#8216;telefonda görünmez ve tespit edilemez&#8217; olduğu ileri sürülse de, Kaspersky Catwatchful’u 2018’den bu yana stalkerware olarak tespit ediyor. Android için geliştirilen Kaspersky uygulamasında yer alan “Beni Kim Gözetliyor?” özelliği sayesinde, bu tür yazılımlar tespit edildiğinde kullanıcıya özel bir bildirim gönderiliyor.</p>
<p>Bu vaka, stalkerware ve teknoloji destekli taciz konularında farkındalığın sürekli olarak artırılması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. İnsanların hem dijital hem de fiziksel yaşamlarını nasıl koruyacakları konusunda bilinçlenmeleri büyük önem taşıyor.&#8221;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bugun-techcrunch-catwatchful-veri-ihlaline-dair-bir-haber-yayimladi-551121">Bugün TechCrunch, Catwatchful veri ihlaline dair bir haber yayımladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kafkasya&#8217;nın Kalbi Gürcistan&#8217;a dair kapsamlı bir çalışma: &#8220;Gürcistan imparatorluklar arasında bir tarih&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kafkasyanin-kalbi-gurcistana-dair-kapsamli-bir-calisma-gurcistan-imparatorluklar-arasinda-bir-tarih-549773</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 08:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arasında]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistan]]></category>
		<category><![CDATA[gürcistana]]></category>
		<category><![CDATA[imparatorluklar]]></category>
		<category><![CDATA[kafkasyanın]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamlı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549773</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Gürcistan” isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Kaha Şengelia’nın kaleme aldığı, Harun Çimke’nin dilimize çevirdiği bu çalışma, tarih boyunca Kafkasya’nın büyülü coğrafyasında köklü bir kültür ve medeniyetin beşiği olan Gürcistan’a dair kapsamlı bir bakış sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kafkasyanin-kalbi-gurcistana-dair-kapsamli-bir-calisma-gurcistan-imparatorluklar-arasinda-bir-tarih-549773">Kafkasya&#8217;nın Kalbi Gürcistan&#8217;a dair kapsamlı bir çalışma: &#8220;Gürcistan imparatorluklar arasında bir tarih&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), </strong><em><strong>“Gürcistan”</strong></em><strong> isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Kaha Şengelia’nın kaleme aldığı, Harun Çimke’nin dilimize çevirdiği bu çalışma, tarih boyunca Kafkasya’nın büyülü coğrafyasında köklü bir kültür ve medeniyetin beşiği olan Gürcistan’a dair kapsamlı bir bakış sunuyor. Taş Devri’nden günümüz modern Gürcistan’ına kadar uzanan bu eser, sadece tarihî bir anlatı değil, aynı zamanda Gürcü kültürünün, siyasî ve toplumsal yapısının, halkının, âdetlerinin ve dinî anlayışının derinlemesine ele alıyor.</strong></p>
<p>VBKY’nin tarih kitaplığı, Kaha Şengelia’nın yazdığı <em>“Gürcistan”</em> isimli eserle genişlemeye devam ediyor. Kafkasya’nın büyüleyici coğrafyasında köklü bir kültür ve medeniyetin beşiği olan Gürcistan’a dair bu kapsamlı çalışma, alandaki eşsiz kaynaklardan biri olma özelliğini taşıyor. Taş Devri’nden başlayarak modern Gürcistan’a uzanan bu eser; sadece tarihsel bir anlatı değil, aynı zamanda Gürcü kültürünün, siyasal ve toplumsal yapısının, halkının, geleneklerinin ve dinî anlayışının derinlemesine bir incelemesini sunuyor. Antik Kolhis ve Kartli krallıklarından, Orta Çağ&#8217;da feodal Gürcü monarşisinin yükselişine; Doğu ve Batı olarak doğal sınırlarla bölünmüş yapısını tek bir çatı altında birleştirmeye çalışan hanedanların çabalarından, Moğol ve Timur istilalarının karanlık dönemlerine kadar geniş bir tarihî yelpazeyi kapsıyor. İlk birleşik Gürcü krallığının doğuşundan, 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı, Safevî ve Rus imparatorluklarının çatışma alanı haline gelen Gürcistan’ın tarihine kadar birçok kritik döneme ışık tutuyor. Harita ve renkli görsellerle zenginleştirilen eser, Gürcistan tarihinin dönüm noktaları olan Didgori ve Krtsanisi savaşlarını, Kral Tamar döneminde yaşanan &#8220;altın çağ&#8221;ı ve 18. yüzyıl sonrasında ülkenin Rus tahakkümüne girmesini etkileyici bir anlatımla aktarıyor. Eserde yalnızca tarihsel olaylar değil; Gürcü edebiyatının, sanatının, mimarisinin ve tarih yazımının zengin mirası ile bu alanların önde gelen şahsiyetleri de ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Roma, Bizans, Moğol, Osmanlı, Safevî ve Rusya gibi büyük güçlerle şekillenmiş, kültürel zenginlikleri ve tarihî dayanıklılığıyla dikkat çeken Gürcistan’ın hikâyesi, tarihçiler, akademisyenler ve Kafkasya’nın kadim halklarına ilgi duyan herkes için vazgeçilmez bir kaynak olacak.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><em>“Kafkasya’nın kadim halklarından Gürcüler, efsanevi anlatıların da izlerini taşıyan uzun bir geçmişe ve zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Gürcü tarihi ve kültürü üzerine ilk akademik çalışmalar, Avrupa’da 19. yüzyıl gibi erken bir tarihte başlamıştır. Türkiye’de ise Gürcü tarihi çalışmaları nispeten daha geç bir dönemde ortaya çıkmıştır. Bunun nedenleri üzerine burada uzun uzadıya tartışacak değiliz, ancak bugün Kafkasya coğrafyasını doğru okuyabilmek için Gürcistan tarihini hakkıyla bilmemiz gerektiğini söyleyebiliriz. Türkiye’de Gürcistan tarihi üzerine yapılmış müstakil çalışmalar ve tercümeler henüz istenen nitelik ve niceliğe erişmiş değildir. Hele ki başlangıçtan günümüze kadar Gürcistan tarihini bir bütün hâlinde ele alan, ders kitabı niteliği taşıyan güncel bir kitap maalesef mevcut değildir. Bu durum Türk okurunu genel de Kafkasya, özelde ise Gürcistan tarihi ile ilgili araştırma yaparken yabancı kaynaklara yönlendirmektedir. Tabii bu da Gürcistan tarihi ile ilgili pek çok kavram ve ismin İngilizce versiyonlarıyla Türkçeye aktarılmaları gibi problemlere neden olmaktadır. Elinizdeki kitap, yukarıda bahsi geçen ve daha da ayrıntılandırabileceğimiz eksiklikleri telafi etmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Kaha Şengelia tarafından kaleme alınan kitap, Türkiye’de Kartveloloji’nin önde gelen isimlerinden Harun Çimke’nin yetkin çevirisiyle Gürcüceden Türkçeye tercüme edilmiştir. Bu çalışma, alandaki boşluğu doldurmaya adaydır.”</em></p>
<p><strong>Yazar Hakkında;</strong> </p>
<p>Tarihçi, gazeteci, finansçı ve uluslararası yönetim uzmanıdır. Tiflis Devlet Üniversitesi, Saratov Devlet Üniversitesi (Rusya Federasyonu), Hartford Üniversitesi (ABD) ve St. Mary’s Üniversitesinde (Kanada) eğitim alarak lisans, yüksek lisans ve doktora dereceleri kazanmıştır. 2000-2002 yıllarında Kafkas İşletme Fakültesi Dekanı; 2002-2004’te ise Tiflis Belediyesinde sosyal işlerden sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Şengelia, 2004 2008’de Gürcistan Parlamentosu milletvekilliği, parlamentonun dış ilişkiler komisyonu başkan yardımcılığı ve eğitim, bilim, spor ve kültür komitesi başkan yardımcılığı vazifelerinde bulundu. Yazarın Tao-Klarceti anıtları üzerine yayımlandığı başlıca çalışmaları: Tao-Klarceti Anıtlarının İncelenmesi, Tiflis, 2005; Tao-Klarceti Epigrafi İncelemesi, 2005; Şatberdi Manastırı Tanımlama, Araştırma Perspektifleri, 2006 (Eş yazar); Tao-Klarceti, 2007 (Eş yazar); Tao-Klarceti Anıtları, 2008; 1918-1921 Yılları Arası Demokrat Gürcistan Cumhuriyeti Hakkında (Peter Skinner’ın Kitabı Göre 1918-1921 Yıllarında Gürcistan &#8211; Georgia &#8211; The Land Below The Caucasus), 2018 (Eş yazar). Şu an, Kafkas Üniversitesi (CU), Uluslararası Karadeniz Üniversitesi (IBSU) rektörü olan Şengelia, Uluslararası Üniversite Başkanları Birliği (IAUP) başkanlığı, Karadeniz Havzası Üniversiteler Birliği (BSUN) yürütme konseyi üyeliği, Avrupa Kamu Hukuku Örgütü (EPLO) yönetim kurulu üyeliği, Avrupa Hukuk ve Kamu Yönetimi Okulu yönetim kurulu üyeliği (ELGS), Birleşik Dünya Kolejleri (WUC) yönetim kurulu üyeliği, Gürcistan Yüksek Öğrenim Kurumları Yetkilendirme Konseyi başkanlığı görevlerini de yürütmektedir. Fransız dili ve medeniyetinin tanıtımına yapmış olduğu katkılardan dolayı Fransız hükûmeti tarafından ödüllendirilen Şengelia, Dünya Sanat ve Bilim Akademisi üyeliğine seçilmiştir. Aynı zamanda Tallinn Teknoloji Üniversitesi (Estonya), Yukarı Avusturya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (Avusturya), Guadalajara Üniversitesi (Meksika), Oberlin Üniversitesi (Japonya), Johannesburg Üniversitesi (Güney Afrika) ve Akhaltsikhe Devlet Üniversitesinin (Gürcistan) fahri doktorası ödülüne layık görülen yazar, aynı zamanda Gürcistan Cumhurbaşkanlığı devlet nişanı sahibidir. Fotoğrafçılık sanatıyla ilgilenen Şengelia; İngilizce, Rusça, Fransızca ve Türkçe bilmektedir. Şengelia, evli ve üç çocuk sahibidir.</p>
<p><strong>KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Gürcistan imparatorluklar arasında bir tarih</strong></p>
<p><strong>Yazar: Kaha Şengelia</strong></p>
<p><strong>Çeviri: Harun Çimke</strong></p>
<p><strong>Kategori: Tarih</strong></p>
<p><strong>Kitap Editörü: Gökhan Şanlı, Ketevan Kobuladze</strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü ve Son Okuma: Dr. Mehmet Yılmaz Akbulut</strong></p>
<p><strong>Sayfa Sayısı: 420</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kafkasyanin-kalbi-gurcistana-dair-kapsamli-bir-calisma-gurcistan-imparatorluklar-arasinda-bir-tarih-549773">Kafkasya&#8217;nın Kalbi Gürcistan&#8217;a dair kapsamlı bir çalışma: &#8220;Gürcistan imparatorluklar arasında bir tarih&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Grossi: İran’ın nükleer silah ürettiğine dair tek bir delil yok</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/grossi-iranin-nukleer-silah-urettigine-dair-tek-bir-delil-yok-546764</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 11:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[delil]]></category>
		<category><![CDATA[grossi]]></category>
		<category><![CDATA[iranın]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[ürettiğine]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Grossi, ajans raporunun İran'a yönelik askeri eylem için bir gerekçe olmadığını, raporda nükleer silah yapma olasılığına dair hiçbir işaretin bulunmadığını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/grossi-iranin-nukleer-silah-urettigine-dair-tek-bir-delil-yok-546764">Grossi: İran’ın nükleer silah ürettiğine dair tek bir delil yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>UAEA Başkanı <strong>Rafael Mariano Grossi</strong>, CNN televizyonuna açıklamasında, İsrail’in saldırı başlattığı sırada <strong>İran’ın nükleer silah üretmediğini</strong> dile getirdi.</p>
</div>
<div>
<p>Grossi, “İran&#8217;daki nükleer denetimlere ilişkin rapor, herhangi bir askeri eylem için bir gerekçe oluşturamaz. Askeri eylem, bizim söylediklerimizle hiçbir ilgisi olmayan <strong>siyasi bir karar</strong>. Ayrıca, bu raporda söylediklerimiz esasen yeni değildi” ifadesini kullandı.</p>
</div>
<div>
<p>“Şu raporda ayrıca, İran&#8217;da sistemli bir nükleer silah üretim ve geliştirme programı olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığını belirttim” diyen UAEA Başkanı, “<strong>İran&#8217;da böyle bir şeyin olduğuna dair hiçbir delilimiz yok</strong>” diye ekledi.</p>
</div>
<div>
<p>2000&#8217;li yılların başında İran&#8217;da nükleer silah yaratma meselesiyle ilgili olduğu sayılabilecek bazı faaliyetlerin tespit edildiğini anlatan Grossi, “Ancak şu anda böyle bir şey yok” diye kaydetti.</p>
</div>
<div>
<p>Öte yandan İran’ın, ajansın “tüm sorularına cevap vermediğini” dile getiren yetkili, bunun endişe yarattığını belirterek, “Bunlar geçmişte oldu. <strong>Şimdi böyle bir şey görmüyoruz</strong>. Dolayısıyla ne kadar sürebileceği hakkında konuşmak tamamen spekülasyon olur” yorumunda bulundu.</p>
</div>
<div>
<p><b>UAEA raporundaki suçlamalar</b></p>
</div>
<div>
<p>İsrail’in İran’a yönelik saldırılara başlamadan önce UAEA Yönetim Kurulu’nun kabul ettiği kararda, <strong>İran ilk kez Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nı ihlal etmekle suçlanmıştı</strong>. İran&#8217;ın özellikle 2000’li yıllardan önce, beyan edilmemiş nükleer faaliyetler ve beyan edilmemiş nükleer malzemeler konusunda ajansla işbirliği yapmadığı belirtilmişti.</p>
</div>
<div>
<p><strong>İran yönetimi</strong>, UAEA’nın bu raporu çıkmadan önce, <strong>eski iddialar için suçlandıklarını</strong> ve ayrıca beyan edilmemiş hiçbir faaliyette bulunmadıklarını dile getirmişti.</p>
</div>
<div>
<p>Daha önce Grossi, UAEA müfettişlerinin İran&#8217;ın bir nükleer silah programı yürüttüğüne dair <strong>somut bir delil bulmadığını</strong>, ancak durumun hala endişe verici olduğunu söylemişti.</p>
</div>
<p>
Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/20250620/grossi-iranin-nukleer-silah-urettigine-dair-tek-bir-delil-yok-1097181582.html">TR Sputnik<br />
</a></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/grossi-iranin-nukleer-silah-urettigine-dair-tek-bir-delil-yok-546764">Grossi: İran’ın nükleer silah ürettiğine dair tek bir delil yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Muhammed&#8217;in hayatına dair arşivlik bir eser: &#8220;Allahın Kulu&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hz-muhammedin-hayatina-dair-arsivlik-bir-eser-allahin-kulu-527333</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 May 2025 08:16:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[arşivlik]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[hayatına]]></category>
		<category><![CDATA[külü]]></category>
		<category><![CDATA[muhammedin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=527333</guid>

					<description><![CDATA[<p>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Allahın Kulu” isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Denis Gril’in kaleme aldığı, Güllü Yıldız’ın dilimize çevirdiği bu çalışma, kalbini Allah’a adamış Hz. Muhammed (Sav)’i Müslüman İslam kaynaklarını kullanarak tasvir etmeye çalışıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hz-muhammedin-hayatina-dair-arsivlik-bir-eser-allahin-kulu-527333">Hz. Muhammed&#8217;in hayatına dair arşivlik bir eser: &#8220;Allahın Kulu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), </strong><em><strong>“Allahın Kulu”</strong></em><strong> isimli kitabı okurlarıyla buluşturuyor. Denis Gril’in kaleme aldığı, Güllü Yıldız’ın dilimize çevirdiği bu çalışma, kalbini Allah’a adamış Hz. Muhammed (Sav)’i Müslüman İslam kaynaklarını kullanarak tasvir etmeye çalışıyor. Gril, bu kitapta İslam’ın öncü isimlerinin temel kaynaklarını kullanarak onların Hz. Peygamber’de en güzel örneği nasıl bulduklarını gösteriyor.<br /> </strong></p>
<p>VBKY’nin insan ve toplum kitaplığı, Denis Gril’in yazdığı ve Güllü Yıldız’ın Türkçeye çevirdiği <em>“Allah’ın Kulu”</em> adlı kitabıyla genişlemeye devam ediyor. Peygamber Hz. Muhammed (sav) kimdir? O, pek çok şekilde tanımlanmıştır: Bir toplumun kurucusu, bir yasa koyucu, bir savaş komutanı ve fatih&#8230; Gerçekten de Hz. Muhammed (sav), bunların hepsiydi ama her şeyden önce bütün dikkatini ve kalbini Allah’a adamış biriydi. Bunun yanı sıra vahiy alan ve onu kendisine iman eden insanlara ulaştırandı. Hz. Peygamber, ailesine, sahabesine ve insanlara ilahi bilgiyi öğretirken sürekli Rabbi ile beraber olmuş biriydi. Müslümanlar, onun sözlerini, fiillerini ve takrirlerini dinin kaynağı olarak kabul etmiş ve her dönemde ona uymayı, Allah’ı sevmenin ve Allah’a yaklaşmanın yegâne yolu saymışlardır. Denis Gril, Hz. Peygamber’in bu ayırıcı özelliklerini, Müslüman cemaatin aktardığı ve asırlarca yaşadığı hâliyle İslam kaynaklarını kullanarak tasvir etmeye çalışmıştır. Bu kaynaklar, başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere, siyer ve Hz. Peygamber’in sözleridir. Yazar, bu kitapta İslam’ın öncü isimlerinin temel kaynakları üzerinden, onların Hz. Peygamber’de en güzel örneği nasıl bulduklarını göstermektedir.</p>
<p><strong>Kitaptan:</strong></p>
<p><strong> </strong><em>“Allah, kelamını ve kitabında korunan ilmi insanlara indirerek, melek ve resul ikilisi aracılığıyla onları kendisine çağırır. Buna karşılık Peygambere tamamlayıcı bir görev yüklenmiştir; insanları Rablerine doğru bir yol izlemeye çağırmak: “De ki: İşte bu benim yolumdur; ben ve bana uyanlar, basiretle Allah’a çağırıyoruz. Allah’ın şanı yücedir; ben Allah’a ortak koşanlardan değilim” (Yûsuf 12/108). Yalnızca ilahi bir seçime dayanan nübüvvet ve nebevi vazifeden farklı olarak bu Allah’a davet görevi (ed-da’ve ilâ Allâh) Peygamberin yolunu takip ederek üstlenilebilir. Ancak bu ayetin sonundaki aşkınlık ifadesi, böyle bir görevin, insanlara emanet edildiğinde bile aslında hiçbir ortak tanımaksızın Allah’a mahsus kaldığını gösterir. Bu yüzden Peygamber “Allah’ın izniyle Allah’a çağıran” (Ahzâb 33/46; dâ‘iyen ilâ Allâh bi-izni-hi) olarak isimlendirilir. İzin (izn), çağrının Allah adına ve Allah rızası için yapıldığının teminatını verir. Peygamber, insanlara bir mesajla geri gönderilmiştir. Onları bu mesaja bağlanmaya zorlayamaz ancak onları Allah’a doğru bir yol izlemeye çağırmalıdır. Bu yol da vahyin inişine karşılık veren bir yükseliş gibidir. Peygamber, özellikle teheccüd namazında, Kur’an okuyarak, sonrasında insanlar arasında kişilere ve koşullara uygun bir şekilde yaymak zorunda olduğu bir çağrıya cevap verir.”</em></p>
<p><strong> Yazar Hakkında;</strong></p>
<p>1981 yılından beri Fransa&#8217;da Provence Üniversitesi&#8217;nde Arapça ve İslam araştırmaları üzerine dersler veren, Aix-Marseille Üniversitesi&#8217;nde Emeritus Profesör olarak çalışan bir akademisyen, çevirmen ve yazardır. Kendisini İbn Arabi&#8217;nin eserlerini incelemeye ve aynı zamanda İslam&#8217;da velayet konusunu araştırmaya adamıştır. Diğer araştırma alanları arasında İslam maneviyatı ve kutsal metinler yer almaktadır. Arap ve Müslüman Dünyası Araştırma Enstitüsü (IREMAM) üyesidir. Yayımlanmış eserleri arasında İbn Arabi&#8217;nin eserlerinin kendisi tarafından şerh edilmiş çevirileri bulunmaktadır.</p>
<p><strong> KÜNYE</strong></p>
<p><strong>Yayınevi: VBKY</strong></p>
<p><strong>Kitabın adı: Allahın&#8217;ın Kulu İslam Maneviyatında Hz. Muhammed</strong></p>
<p><strong>Yazar: Denis Gril</strong></p>
<p><strong>Editör: Birol Biçer</strong></p>
<p><strong>Kategori: İnsan ve Toplum</strong></p>
<p><strong>Son Okuma: Elif Erdemir</strong></p>
<p><strong>Çevirmen: Güllü Yıldız</strong></p>
<p><strong>Proje Editörü: Hande Kayhan</strong></p>
<p><strong>Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan</strong></p>
<p><strong>Sayfa Sayısı: 432</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hz-muhammedin-hayatina-dair-arsivlik-bir-eser-allahin-kulu-527333">Hz. Muhammed&#8217;in hayatına dair arşivlik bir eser: &#8220;Allahın Kulu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 13:52:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[değişiklik]]></category>
		<category><![CDATA[hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[hükmünde]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kararnamede]]></category>
		<category><![CDATA[sayılı]]></category>
		<category><![CDATA[teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440269</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında açıklama yaptı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269">663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında açıklama yaptı.</p>
<p>Açıklamada şu ifadeler yer aldı.</p>
<p>TBMM Başkanlığı’na 5 Şubat 2024 günü sunulan Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 8 Şubat 2024’te TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’ndan iktidar partilerinin oylarıyla değişiklik yapılmadan geçirildi. Bu süreçte komisyonda bulunarak itirazlarımızı dile getirdik ancak ne bizim ne de değişiklik önerisi yapan milletvekillerinin önerileri kabul edildi.</p>
<p>Hekimler olarak, aylıkları açlık ve yoksulluk sınırının altında kalan emekli hekimlerle ilgili düzenlemenin ve çalışan hekimlerin ücretlerinin emekliliğe yansımasının TBMM gündemine alınmasını beklerken; yine hekimlere/sağlık emekçilerine ve dolayısıyla toplum sağlığına gelecekte önemli derecede zarar verecek bir kanun teklifi herhangi bir değerlendirmeye fırsat vermeyecek kadar kısa sürede ve tam da Şubat 2023 depremlerinin yıldönümünde önümüze geldi.</p>
<p>Kanun teklifi ile ilgili komisyonda temsilcimiz söz aldığında düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerine uygun olarak yapılmadığını da belirtmiş bunun üzerine komisyon başkanı, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesine bakmadığını ancak gerekçesi ne olursa olsun asla <em>“Kanunu şöyle yapacaksınız”</em> diye kendilerine tarif edemeyeceğini belirtmiştir. Mevzuat düzenlemesinde gerekirse Anayasa Mahkemesi’nin de tanınmayacağını söyleyen bu sözler ne yazık ki skandal niteliğindedir. Bu çalışmanın komisyon başkanı dahil sunanlarca bilinmediğini gösteren durum ise kanun teklifinin gerekçesinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının gereklerinin yerine getirildiği yazmasıdır.</p>
<p>Bu kanun teklifinin, toplumun sağlıksızlaşması pahasına özel sermayenin kârını ve tekelleşmesini amaçlayan sağlık politikalarının uygulanması için hekimlerin üzerindeki tahakkümü artırmanın ve son aylarda daha da belirginleşen Anayasa tanımazlığın devamı olduğu net bir şekilde görülmektedir. Meslektaşlarımızın haklarının daha fazla zarar görmemesi adına kanun teklifine yönelik her türlü girişimde bulunacağımızı ifade ediyoruz.</p>
<p>Sağlıklı koşullarda çalışıp haklarımızı alabildiğimiz, toplum sağlığını korumayı önceleyen bir sağlık sistemini mümkün kılana dek Türk Tabipleri Birliği olarak hekimler/sağlık emekçileri ve toplumla birlikte itirazlarımızı yükseltecek, kanun Meclis’te görüşülürken de itiraz ve görüşlerimizi dile getirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Kanun teklifinin hekim meslektaşlarımızı yakından ilgilendiren maddelerine ilişkin görüşlerimiz aşağıda bilgilerinize sunulmaktadır.</p>
<p><strong>1.</strong> Teklifin <strong>6, 7 ve 8. maddelerinde </strong>1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu’nda değişiklik yapılması önerilmektedir.</p>
<p>Anılan kanunun mevcut 6. maddesinde, ilaç ruhsatlandırması öncesinde Sağlık Bakanlığı’na başvurunun ne şekilde yapılacağı belirtilmekte; başvuru dilekçesi ile birlikte müstahzarın numunesinin de gönderilmesi hüküm altına alınmıştır. 7. maddesinde ise bu numunelerin Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvarlarda tetkik ve tahlil edilerek maddede yazılı şartların varlığı halinde izin verileceği düzenlenmektedir. 8. maddesinde de yabancı memleketlerden getirilen müstahzarlar için ruhsatlandırma işlemlerinde dilekçe ekinde verilecek beş numune ibaresi yürürlükten kaldırılmaktadır.</p>
<p>Teklif metninde bakanlığa ruhsatlandırma öncesinde tahlil edilmek üzere numunelerin gönderilmesinden vazgeçilmektedir. Bunun gerekçesi ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılarak hastaların ilaca daha hızlı erişiminin temini ve <em>“ürünün ruhsatlandırma süreci içinde, üretici </em><em>tarafından yapılan analizlere ek olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yeniden analiz edilmemesinin, ürünün kalite ve güvenliği üzerinde herhangi bir risk oluşturmadığı”</em> şeklinde gösterilmiştir. Ruhsat sürecinin tamamlanması sonrasında analiz yapılması öngörülerek olması gereken ruhsatlandırma basamakları tersine çevrilirken; böyle bir risk olmadığının söylenebilmesi, bu savın ancak bilimsel bilgiyle desteklenmesi ile mümkün olabilir. Kaldı ki risk olmadığının kabulü halinde de ruhsatlandırma sonrasında analiz yapılması tümüyle gereksiz olacaktır. İlaç araştırmalarının sonunda ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılmasından daha önemli olan, etkililik ve güvenilirlik çalışmalarının tamamlanması ve toplum sağlığının korunması, en küçük bir riskin dahi bertaraf edilmesidir. Bu süreç sayesinde tüm ilaçların etkililiği ve güvenliliği daha büyük oranda güvence altına alınıyorsa, “gecikme” yararlıdır. Bu tetkiklerin ruhsat aşamasından sonra yapılması, bu arada zarar görebilecek kişiler için geri dönüşsüz sonuçlara yol açabilecektir. Teklif bu haliyle Anayasa’nın 2, 17 ve 56. maddelerine aykırıdır.</p>
<p>2. Teklifin <strong>9. maddesinde </strong>1262 sayılı kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında değişiklik yapılarak bakanlıkça başvuru üzerine mevzuatta belirlenen süre içinde cevap verileceğine dair düzenleme yerine ruhsatname düzenleneceği belirtilmektedir.</p>
<p>Teklif bu haliyle başvurunun mutlak surette “ruhsatname verilmesi” ile sonuçlandırılacağı anlamını taşımakta, idarenin değerlendirme ve takdir yetkisini tümüyle ortadan kaldırmaktadır. İlacın numuneleri tetkik edilmeden piyasada satıldığı dönemde oluşacak zararların sorumluluğuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı, ön onay benzeri bir mekanizmanın da tarif edilmediği görülmektedir.</p>
<p>3. Teklifin<strong> 15. maddesinde</strong> 209 sayılı kanunun 5. maddesinde değişiklik yapılması önerilmektedir.</p>
<p>Maddenin 1. fıkrasının üçüncü cümlesinde sağlık tesisince dağıtılabilecek ek ödeme miktarının belirlenmesinde esas olan unsurlar; tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörler şeklinde sıralamıştır. Bu unsurlar, sağlık hizmeti sunumunun niteliği ile bağdaşmamaktadır. Zira sağlık hizmetinin, Bütçe Kanunu ile tahsis edilen tutar karşılığında Sağlık Bakanlığı tarafından sunulması gerekmektedir. Maddenin bu şekilde düzenlenmesi, Sağlık Bakanlığı’nın Bütçe Kanunu dışı ödeme yapmasının kabulü anlamına gelmektedir. Bu kamu kaynağının harcanmasında, hasta yararı değil, son derece göreceli bir kavram olan “hasta memnuniyeti” ve ayrıca işletmecilik terminolojisine ait olmakla birlikte sağlık hizmeti açısından hesaplanamaz olan “verimlilik” unsurlarının dikkate alınması da kamu sağlık hizmet sunumunun temel ilkelerine aykırıdır.</p>
<p>Yine aynı cümlede önceki düzenlemeye göre ek bazı hususları da belirterek hangi kriterlerle ek ödeme yapılacağını yeniden düzenlemiştir. Ancak yine ödemenin usul ve esaslarını yönetmeliğe bırakmıştır. Bu düzenleme önceki düzenlemeden farklı değildir ve kanunilik ölçütü karşılanmamıştır. Kamu görevlilerinin özlük haklarına dair düzenlemelerin sadece kanunda yönetmelik ile düzenleneceğinin belirtilmesi yeterli olmayıp, idareye bırakılacak düzenlemenin temel ölçütlerinin kanunda gösterilmesi gerekmektedir. Mevcut haliyle düzenleme yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2014/82 sayılı esas ve 2014/143 sayılı kararında da belirtildiği üzere; <em>“Anayasa’nın 7. maddesinde ‘Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki devredilemez’ denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin pek çok kararında yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinden ne anlaşılması gerektiği hususu açıklanmıştır. Buna göre, kanunla düzenleme ilkesi, düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesi değil, bunların kanun metninde kurallaştırılmasıdır. Kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Ancak bu koşulla uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi yürütme organının takdirine bırakılabilir.”</em></p>
<p>Bu bakımdan teklif edilen metin esasen hukuki güvenlik ve belirlilik ölçütlerini karşılamamaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 209 sayılı kanunun 5. maddesinin üçüncü cümlesinin tümünün iptaline dair 2022/102 sayılı esas ve 2023/154 sayılı kararında mülkiyet hakkı olan ve özlükle ilişkisi açık olan döner sermaye ek ödemesinin salt kanun formunda düzenlenmesinin de yeterli olmayacağı, temel hakların korunması gerektiği ifade edilmiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlar vurgulanmıştır:</p>
<p><em>“Anayasa’nın 13. maddesinde ‘Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.’ denilmektedir. Buna göre mülkiyet hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerekir. Nitekim Anayasa’nın 35. maddesinde de mülkiyet hakkının kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın anılan maddeleri kapsamında sağlık personelinin disiplin işlemlerine ilişkin ve aynı zamanda mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp kanuni düzenlemelerin keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir. Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, kişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.”</em></p>
<p>Kararda ayrıca “ikinci bir disiplin cezası” olarak değerlendirilen ek ödeme kesintilerinin mevcut haliyle Anayasa’ya aykırı olduğu ifade edilmiştir. Bu yöne ilişkin değerlendirme şöyledir:</p>
<p><em>“Bu itibarla söz konusu fıkrayla disipline aykırı eylemler dolayısıyla döner sermaye ek ödemesi yapılmaması veya düşük oranda yapılması suretiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki disiplin cezalarına ek bir cezanın öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan kanunun 125. maddesinde disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma biçiminde belirlenmiş ve her bir cezayı gerektiren fiil ve hâller ayrı ayrı düzenlenmiştir. 209 sayılı kanunun 5. maddesinde ise disipline aykırı fiil ve hâller nedeniyle döner sermaye ek ödemesinden kesinti biçiminde yeni bir cezaya yer verilmekle birlikte ek ödemeden hangi durumda ve ne miktarda kesinti yapılacağına ilişkin belirleme yapılmamıştır. Başka bir deyişle ek ödemenin oranının belirlenmesinde disiplin durumunun dikkate alınacağı öngörülmekle birlikte bu kapsamda yer alan disipline aykırı fiil ve hâllerle bunlara uygulanacak yaptırım arasında herhangi bir ilişkilendirmenin yapılmadığı, hangi eylemin hangi disiplin cezası ile cezalandırılacağının açık ve net olarak gösterilmediği ya da bunun tespit edilmesine imkân sağlayacak herhangi bir ölçüte yer verilmediği veyahut bu hususta kişiler ve idare açısından belirlilik ve öngörülebilirliği sağlayacak şekilde kanuni bir çerçevenin oluşturulmadığı görülmektedir. Bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda bir disiplin cezasının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2021/16, K.2021/62, 22/9/2021, §§ 17, 18). 19. Buna göre kural, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkân tanımamaktadır. Söz konusu yaptırımın döner sermaye ek ödemesinin oranının azaltılması veya yapılmaması biçiminde uygulanacak olması nedeniyle de mülkiyet hakkını sınırlamaya yönelik şeklî anlamdaki kanuni düzenlemenin içeriği itibarıyla mülkiyet hakkını koruyacak nitelikte belirli ve öngörülebilir olduğu söylenemez.”</em></p>
<p>Değişiklik teklifinde disiplin cezası alanlardan; uyarma ve kınama cezası alanlara bir ek ödeme dönemi, aylıktan kesme cezası alanlara iki ek ödeme dönemi, kademe ilerlemesi cezası alanlara üç ek ödeme dönemi süresince ek ödeme yapılmayacağı düzenlenmektedir. Disiplin cezası, iç düzenin ve kamu yararının korunması, kamu hizmetinin iyi işlemesinin sağlanması temel gerekçeleriyle, belirli eylemlerin karşılığı olarak belirlenmiş idari yaptırımlardır. Disiplin cezasını gerektiren eylemler ve bunların karşılığında verilebilecek olan disiplin cezaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde gösterilmiş; sayılan eylemlerin ağırlığına göre uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması ile devlet memurluğundan çıkarma cezalarından hangisinin verileceği de belirtilmiştir. Sözü edilen maddeye göre disiplin cezası alanlara, bu yaptırımların yanı sıra ek ödemenin verilmemesi, ek ödemenin sağlık çalışanlarının gelirlerinin önemli kısmını oluşturduğu da gözetildiğinde, ücret kesintisi niteliğinde ikinci bir yaptırım uygulanması anlamına gelmektedir ki aynı eylem dolayısıyla kişiye birden fazla ceza verilmesi hukuka aykırıdır.</p>
<p>Öte yandan teklif ile oluşturulması önerilen “hastane koordinasyon kurulu” tarafından “ikaz” edilen işbirliği ve ortak kullanım kapsamındaki hastanelerde görev yapan öğretim elemanlarına ek ödeme yapılmayacağına dair düzenleme de açıklanan nedenlerle Anayasa’ya aykırıdır. Ayrıca bu düzenleme suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile de bağdaşmaz. Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan bir kurula, 657 sayılı kanunun disiplin hükümleri ile Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği dışında bir yapı olarak ceza tayinine ve buna bağlı olarak anılan mevzuatta bulunmayan bir cezalandırma yetkisi tanımlanması hukuk devleti ilkesi ile kamu görevlilerine tanınan koruma kurallarına aykırıdır.</p>
<p>4. Teklifin<strong> 17. maddesi </strong>ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne dair 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun ek 158. maddesinin 5. fıkrası değiştirilmektedir. Teklif, gerekçesinde atıf yapılan Anayasa Mahkemesi’nin 2021/5 sayılı esas ve 2023/109 sayılı kararındaki iptal gerekçelerini dikkate almamıştır. Anılan kararda şöyle denilmektedir:</p>
<p><em>“Bilimsel özerklik, bilimsel çalışmaların üniversite ortamında yürütülebilmesinin olmazsa olmaz şartı olup üniversite mensuplarının ekonomik ve siyasi yönden nüfuz sahibi bulunan kişi ve kurumların baskısı, yönlendirmesi olmadan ve toplumda hâkim olan düşünce ve kabuller doğrultusunda sonuçlara varmak gibi bir zorunluluk hissetmeden sadece bilimsel ölçütler ve etik kurallar çerçevesinde eğitim, öğretim, araştırma ve yayın yapabilme imkânlarına sahip bulunmalarını ifade etmektedir (AYM, E.2017/33, K.2019/20, 10/4/2019, § 70).</em></p>
<p><em>Üniversitelerin bilimsel özerkliği; üniversitelerde yürütülen eğitim, araştırma, yayın ve benzeri etkinliklerin planlanması, düzenlenmesi ve icra edilmesi aşamalarında yönetim yetkisinin serbestçe kullanılabilmesini, belirtilen faaliyetlerle ilgili üniversite kaynaklarının kullanımına yönelik kararların üniversite yönetim organlarınca serbestçe alınabilmesini gerektirmektedir (AYM, E.2015/61, K.2016/172, 2/11/2016, § 43).</em></p>
<p><em>Bilimsel özerklik, idari ve mali özerklikle birlikte üniversitelerin özerkliği için olmazsa olmaz nitelikte bir bütünün parçalarını oluşturmaktadır. Bu unsurlardan herhangi birine yapılacak müdahale diğer unsurların da olumsuz şekilde etkilenmesine sebebiyet verecektir. Bu bağlamda üniversite yönetim organlarının, merkezi idarenin müdahalesine imkân verecek şekilde yapılandırılması, diğer bir ifadeyle üniversitelerin merkezî idare tarafından doğrudan atanan kişiler tarafından yönetilmesi, bu kurumların bilimsel özerkliğini de doğrudan etkileyecektir. Üniversite mensuplarının bilimsel ölçütler ve etik kurallar çerçevesinde eğitim, öğretim, araştırma ve yayın yapabilmesi için bunlara her türlü dış etkiden uzak kalacak bir ortamın sağlanması gerekir (AYM, E.2015/61, K.2016/172, 2/11/2016, § 45).</em></p>
<p><em>Anayasa’nın 130. maddesinin birinci fıkrasında üniversitelerin bilimsel özerkliğe sahip kamu tüzel kişileri olarak tanımlanması ve bunların ancak devlet tarafından kanunla kurulabileceklerinin hükme bağlanması ile güdülen amacın siyasal çevrelerin ve değişik baskı gruplarının üniversite çalışmaları ile eğitim ve öğretimi etki altında tutabilme yolunu kapatmak ve bu çalışmaların bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak olduğunda kuşku bulunmamaktadır.”</em></p>
<p>Söz konusu üniversitelerin, Anayasa’nın 130. maddesi ile tanınan özerkliğini ihlal ettiğinden akademik kadrolarının idare tarafından belirlenmesine dair düzenlemeler Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>5. Teklifin<strong> 18. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmekte, 9. fıkrası yeniden düzenlenmektedir. Maddede birlikte kullanılan hastanelerin, öğretim üyeleri ile iki yıl süreli sözleşme yapması ve bakanlık tarafından ek ödeme yapılabilmesi için hizmet sözleşmesi imzalanmasının şart olduğu, sözleşmelerde sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresinin yer alacağı, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim ve bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumlulukların belirtileceği düzenlenmektedir. Tıp fakültesi öğretim üyesi olan hekimlerin, Sağlık Bakanlığı ile imzalayacakları sözleşmenin içeriğinin sayılan şekilde belirlenmesi esasen Sağlık Bakanlığı’nın yetki alanında değildir. Akademisyen hekimler ile Sağlık Bakanlığı’nın mezuniyet öncesi ve sonrası tıp eğitiminin içeriğini belirleyen sözleşme yapacağına dair düzenleme, Sağlık Bakanlığı’nın Anayasa’dan almadığı bir yetkiyi kullanması ve akademinin özerkliğini korumakla yükümlü YÖK ile herhangi bir temasa dair hüküm içermemesi nedeniyle Anayasa’nın 6/3. maddesine aykırıdır. Teklif düzenlemenin gerekçesi de Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda sözü edilen 2021/5 sayılı esas ve 2023/109 sayılı kararına uygun değildir.</p>
<p>Teklifin 26. maddesi ile 663 sayılı KHK’de yapılacak değişiklik ile kurulacağı belirtilen Hastane Koordinasyon Kurulu’na 3359 sayılı kanuna ek 9. madde kapsamında sözleşme imzalanan personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip ve gerektiğinde sözleşmenin feshine esas olmak üzere ikaz etme ve disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevi verilmiştir. Teklifin 18.maddesi ise Koordinasyon Kurulu tarafından üç kez yazılı olarak ikaz edilmeyi sözleşmenin feshi nedenleri arasında saymakta, ayrıca birlikte kullanılan eğitim ve araştırma hastanelerinde görev yapan personelin sözleşme kapsamında yerine getirmekle yükümlü oldukları eğitim ve sağlık hizmetleri ile sınırlı olarak ilgili mevzuatı çerçevesinde disiplin cezası verilmesi gereken fiiller ile bu fiillere karşılık gelen disiplin cezası hastane koordinasyon kurulunca tespit edileceğini ve ilgili merciye ifası için bildirileceğini düzenlemektedir.</p>
<p>Kamu görevlilerinin tüm özlük hakları ve verilecek disiplin cezalarının kanun ile belirlenmesi, yine hangi eyleme hangi disiplin cezası verileceğinin de kanunda düzenlenmesi anayasal zorunluluktur. Madde düzenlemesi ile kurula disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Ayrıca 657 ve 2547 sayılı kanunlarda sayılan disiplin cezaları arasında yer almayan sözleşmenin feshi gibi ağır bir sonuca yol açacak yaptırım olarak “ikazın” düzenlenmesi ve kurula, anılan kanunlarda gösterilen disiplin usullerine aykırı şekilde bir yaptırım uygulama yetkisinin verilmesi de Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>Yine teklifte sözleşmesi feshedilen veya yenilenmeyen öğretim elemanlarının sağlık tesisindeki görevinin sona ereceği; gözaltı, tutukluluk ve hükümlülükte geçen sürenin 60 günü aşması veya koordinasyon kurulu tarafından üç kez yazılı ikaz edilmesi veya sözleşme süresinin sone ermesi halinde öğretim elemanının üniversitenin bakanlık ile birlikte kullanım protokolü imzaladığı “diğer” sağlık tesisleri ile sözleşme yapabileceği düzenlenmektedir. Koordinasyon kurulu tarafından üç kez yazılı ikaz edilmenin fesih sebebi yapılamaması bir yana bu sebeplerle aynı sağlık kuruluşunda çalışmanın olanaksız hale getirilmesini haklı kılan hukuksal bir dayanak yoktur.</p>
<p>6. Teklifin<strong> 19. maddesi</strong> ile 3359 sayılı kanunun ek 10. maddesi değiştirilmektedir. Değişiklik ile klinik araştırmalara ilişkin denetim, etik kurulların oluşması, hangi araştırmaların izne ve hangilerinin bildirime tabi olacağına dair yeni hükümler getirilmektedir.</p>
<p>Etik kurulların yapısı, çalışmaları ve kararlarının yönetsel otorite, politika, destekleyici vb. her türlü dış etkiden uzak olması, bilimsel ve kurumsal özerklik perspektifi içinde, bilim ve gönüllüler yararına çalışması esastır. “Yapılacak klinik araştırmanın etik kurul tarafından uygun görülmesi”, klinik araştırma yapılabilmesinin başlıca koşuludur. Burada sözü edilen etik kurulların “bağımsızlığı”nın da en temel niteliği olduğu gözetildiğinde, sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığı izni ile oluşturulmasına ilişkin düzenleme, etik kurulların kuruluş amacına uygun ve bağımsız olarak inceleme yapabilmesini sağlamaya elverişli değildir.</p>
<p>Bu düzenlemeler ayrıca akademik ve bilimsel özerkliğe de aykırıdır. Zira bilindiği gibi, Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca yükseköğretim kurumları, <em>“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip”</em> kurumlardır. Bu özellik, 2547 sayılı kanunda da belirtilmektedir. Burada belirtilen “bilimsel özerklik” Anayasa Mahkemesi kararlarında <em>“Siyasal çevrelerin, özellikle iktidarların ve ayrıca çeşitli baskı gruplarının, üniversite çalışmalarıyla öğretim ve eğitimini etki altında tutabilmeleri yolunu kapatmak ve bu faaliyetlerin bilimsel gerekler ve gereksinmelerden başka, herhangi bir dış etkiden uzak kalacak bir ortamda sürdürülmesini sağlamak”</em> olarak açıklanmıştır.</p>
<p>Bilginin ve gerçeğin açığa çıkarılması, bilimin özgürce üretilmesi bilimsel özerklik ile mümkündür. Bilimsel özerkliğin sağlanabilmesi ise “akademik özerklik” ile sıkı sıkıya bağlıdır. “Akademik özerklik”, üniversitelerin misyonuna uygun olarak her türlü konuda özgürce karar almasını sağlayan kurumsal özgürlüğü ifade eder. Bu sayede, siyasi otorite ve bürokratlar üniversitelerin alacağı kararlarda etkili olamazlar. Teklif edilen düzenleme, üniversitede kurulacak etik kurulların oluşumu Sağlık Bakanlığı’nın iznine bağlanmakla, üniversitelerin bilimsel ve akademik özerkliği ile çatışmaktadır. Tüm etik kurullara başvuruların merkezi bir sisteme giriş yapılarak yine tüm etik kurullarca görülebilmesi; ret, düzeltme ve kabul gerekçelerinin sistemde görülebilmesi iç denetleme ve eğitimi güçlendirecektir. Yine etik kurullarda etik alanında uzman üyelerin olması zorunluluğu alanın özerkliği ve bilimselliğinde koşut roldedir.</p>
<p>Teklif metninde ayrıca belirli imkanlara sahip olan sağlık kurum ve kuruluşları ile araştırma ve geliştirme merkezlerinde yapılabileceği belirtilmiş, hangi araştırmaların bu merkezlerde yapılabileceğinin Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, klinik araştırmaların ticari kazanç elde etmeye yönelik etkinlik gösteren ve pek çoğu büyük sermaye grupları tarafından oluşturulan özel hastanelerde ve ticari kuruluşlarda yapılmasının önünü açmaktadır. Bu kuruluşlar akademik yapılar değildir. Oysa klinik araştırmalar, asıl olarak akademik bilimsel çalışmalardır. Akademik amaç olmaksızın yapılacak klinik çalışmaların, mevzuat hükümlerine ve etik ilkelere uygun hale getirilmesi ve yürütülmesinin, denetimle sağlanmasının zorluğu açıktır. Ülkemizdeki özel hastanelerin klinik araştırmalara açılması, bu alanda kamu kurumlarında dahi yaşanan güçlükler ve bakanlığın denetim konusunda kaynaklarının yetersizliği de dikkate alındığında; klinik araştırmalar konusunda uluslararası ilaç tekellerinin kuralsız çalışmalarının ülkemize kayması, araştırmada yer alacak hasta ve sağlıklı gönüllü gruplarının temel haklarının ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkarabilecektir.</p>
<p>Öte yandan klinik araştırmalar uzun erimli çalışmalar olup, bu tür çalışmaların mesleki bağımsızlık içerisinde sürdürülebilmesi gerekmektedir. Mesleki bağımsızlıktan söz edilebilmesi için, iş güvencesine sahip olmak şarttır. Ancak sözü edilen kuruluşlarda çalışan araştırıcılar, mesleki bağımsızlık ve iş güvencesi açısından kamu kurumlarında çalışanlara oranla yeterli güvencelere sahip değillerdir.</p>
<p>Bütün bunlardan başka klinik araştırmanın yapılabilmesinin koşulları arasında, araştırmaya katılacak gönüllünün araştırmanın mahiyeti ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı yazılı rızasının alınmasının şart olduğu düzenlenmektedir. Ancak bilgilendirme tek taraflı bir eylemi ifade etmekte, kişinin anlamasını içermemektedir. Bu nedenle “bilgilendirilmiş rıza” yerine “aydınlatılmış onam” tanımı tercih edilmelidir.</p>
<p>Yine maddenin başında cümle <em>“Herhangi bir tedavi yöntemi veya ruhsat veya izin alınmış </em><em>olsa dahi beşeri tıbbi ürünler ile</em><em>…”</em>şeklinde başlamaktadır. “Herhangi bir tedavi yöntemi” ile “ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler” ayrı kavramlardır bu nedenle “veya” bağlacıyla benzer kavramlar haline getirilmemelidir. Ayrıca “ruhsat veya izin alınmış olsa dahi beşeri tıbbi ürünler” tanımında da ruhsat ile izin aynı şey olmadıkları gibi, iznin etik kurul izni mi, bakanlık izni mi ve ne tür bir izin olduğu açıklanmalıdır.</p>
<p>Maddenin e bendinde yer alan <em>“Üzerinde araştırma yapılacak ilgilinin, araştırmanın mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı rızasının olması ve bu rızanın herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması”</em> cümlesindeki “ilgili” sözcüğü “gönüllü” olarak, “rıza” sözcüğü de “aydınlatılmış onam” olarak değiştirilmelidir. Araştırmanın mahiyet ve sonuçları tanımı da Helsinki Bildirgesi’ne göre eksik kalacaktır. Bu nedenle “araştırmanın mahiyeti, öngörülebilir riskleri, yükleri ve sonuçları” şeklinde asgari biçimde tanımlanmalıdır.</p>
<p>Maddenin f bendindeki “ilgili etik kurulun uygun görmesi” etik kurulların görev ve yetkileriyle uyumlu olarak “ilgili etik kurulun onay vermesi” şeklinde düzenlenmelidir. Aynı madde içerisindeki “geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarına ilişkin araştırmalar”ın etik kurul onaylarına gerek duyulmayan uygulamalar olarak değerlendirilmesi bilimsel olarak kabul edilmediği açıkça belirtilmeli ve karşılığında nasıl bir denetim mekanizması olacağı yine açıklanmalıdır. Aksi halde bilim çevrelerinde bu uygulamaların etik kurullardan geçemeyeceğinin bilindiği ve onları etik kurullardan “korumak” için böyle bir alan tanındığı kaygısı artacaktır.</p>
<p>Maddedeki <em>“Araştırma </em><em>sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri açıklanamaz”</em>cümlesi <em>“Araştırma </em><em>sonucunda elde edilecek bilgilerin yayımlanması durumunda gönüllünün kimlik bilgileri ve/ya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri açıklanamaz”</em> şeklinde düzenlenmelidir. Nadir görülebilen ya da görsel özellikleri özgün hastalık ya da durumlar da kişinin kimlik bilgilerini ortaya koyan özellikler olabilmektedir.</p>
<p><em>“Sağlık Bakanlığı araştırmanın yürütülmesi </em><em>sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını tespit ederse klinik araştırmayı der</em><em>hal durdurur”</em> cümlesi yine etik kurulları yok sayan ve edilgenleştiren mahiyettedir. Bu cümle etik kurulların görev ve yetkileriyle uyumlu olarak <em>“Sağlık Bakanlığı ve etik kurul, araştırmanın yürütülmesi sırasında araştırmaya izin verilirken mevcut şartlardan birinin ortadan kalktığını </em><em>tespit ederse klinik araştırmayı derhal durdurur</em><em>”</em> şeklinde asgari olarak düzenlenmelidir.</p>
<p>7. Teklifin<strong> 20. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 11. maddesi değiştirilmektedir. Düzenleme ile denetimler sonucu uygulanan idari para cezalarına alt sınır getirilmekte, fiilin tekrarı haline dair hükümler ise madde metninden çıkarılmaktadır. Fiilin tekrarı halinde uygulanacak yaptırım kanun ile düzenleme yapılmadan önce çıkarılan Özel Sağlık Tesislerinin Denetimi Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Ancak şu haliyle tekerrür hükmünün kanuni dayanağı bulunmamaktadır.</p>
<p>8. Teklifin<strong> 21. maddesi</strong> ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 18. maddesinin 2. fıkrasından sonra gelmek üzere yeni fıkra eklenmektedir. Bu düzenleme 26. Yasama Dönemi’nde sunulan teklifte yer alan maddelerden olup Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi uygulama kaynaklı zararların ödenmesinden sonra sigorta şirketlerinden tahsilat yapılmasına dair düzenleme içermektedir.</p>
<p>3359 sayılı kanunun ek 18. maddesine ve bu maddenin uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan yönetmeliğe göre, hekimlerin sadece kasten gerçekleştirdiği eylemler ile hastaya verdikleri zarar dolayısıyla Sağlık Bakanlığı veya üniversite tarafından ödenecek tazminat hekime rücu edilebileceğine, hekimlerin esasen hastaya bu şekilde zarar vermesinin çok istisnai bir durum olduğuna ve özel sigorta şirketleri eliyle yapılan zorunlu sigorta düzenlemesinden vazgeçilmediğine göre bu düzenleme sigorta şirketlerine boş yere aktarılan kaynağın kamu bütçesine kazandırılmasını sağlayacağından olumlu bulunmaktadır.</p>
<p>Bununla birlikte, temelde var olan sigorta sisteminin kamu yararına olmadığına dair görüşlerimiz daha önce de komisyonda paylaşılmıştır. Bunun yerine halihazırda özel sigorta şirketlerine aktarılmakta olan paranın kamusal bir fon oluşturularak burada toplanması durumunda, kendi adına bağımsız çalışan hekimler ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan hekimlerin benzer eylemleri nedeniyle doğan zararların da tazmin edilebileceği sürdürülebilir kaynak yaratılmış olacak; hekimlerin karşılama imkanı olmayan tazminat yükleri ortadan kaldırılabilecek ve nerede, kim tarafından verilirse verilsin kamusal niteliği olan sağlık hizmeti kaynaklı uğranılan hasta zararı tümüyle giderilebilecektir.</p>
<p>Öte yandan teklifte, Anayasa Mahkemesi’nin bu maddeye ilişkin üniversitelerin özerkliğinin ihlal edildiğine dair gerekçesiyle verdiği iptal kararı dikkate alınmadan düzenleme önerilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 2022/90 sayılı esas ve 2023/201 sayılı kararında iptal gerekçeleri şöyle açıklanmıştır:</p>
<p><em>“Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık çalışanlarına, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle rücu edilmesine karar verme yetkisinin tek bir elden yürütülmesinin farklı ve çelişkili kararlar verilmesinin önüne geçilerek bu konuda uygulama birliğinin sağlanmasına hizmet edeceği açıktır. Bu bakımdan düzenlemenin kamu yararına yönelik meşru bir amacının bulunmadığı söylenemez.</em></p>
<p><em>İdari vesayet yetkisi, hiyerarşik denetimde olduğu gibi genel bir yetki niteliği taşımayıp kanunla çerçevesi çizilen sınırlar içinde kullanılması gereken istisnai bir yetkidir. İstisnailik ve kanunilik idari vesayetin en belirgin iki temel özelliğidir. Vesayet makamlarınca bu yetki yerinden yönetim kuruluşunun işlemlerini iptal, onama, erteleme, izin verme, tekrar görüşülmesini isteme, düzeltme şeklinde kullanılabileceği gibi bunların organlarının kararlarına karşı idari yargı mercilerinde dava açma şeklinde de kullanılabilir. Buna karşılık vesayet yetkisi ilke olarak merkezî idareye, yerinden yönetim kuruluşları yerine geçerek icrai karar alma yetkisi vermez (AYM, E.2019/112, K.2020/35, 25/6/2020, § § 43-44).</em></p>
<p><em>Bu hususlar gözetildiğinde, söz konusu amaca ulaşma bakımından, idari ve mali özerkliğe sahip üniversitelerin yerine geçerek bu kurumların bütçe hazırlama yetkisi üzerinde doğrudan etki doğurabilecek nitelikte karar alma yetkisine sahip bir kurulun oluşturulması merkezî yönetimin vesayet yetkisinin sınırlarıyla bağdaşmamaktadır. Dolayısıyla kuralın anılan amaca ulaşma bakımından elverişli olmadığı açıktır.</em></p>
<p><em>Açıklanan nedenlerle kural, ek 18. maddenin ikinci fıkrasında yer alan ‘…Devlet üniversitelerinde…’ ibaresi yönünden Anayasa’nın 130. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” </em></p>
<p>İptal kararının gerekçesi ile birlikte değerlendirme ve buna uygun düzenleme yapılması gerektiğinden teklif edilen düzenlemenin bu bölümü Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>9. Teklifin<strong> 23. maddesi </strong>ile 4924 sayılı kanunun 3. maddesinin son fıkrası değiştirilmiştir. Burada 4924 sayılı kanuna tabi olarak çalışanların geçici görevlendirilmelerine dair düzenleme ve ayrıca bu kapsamda yapılan sözleşmelerin taraflarca feshedilmesi halinde kadronun bulunduğu yerde 10 iş günü içinde göreve başlanmaması durumunda müstafi sayılacağına dair hüküm getirilmektedir.</p>
<p>Askeri sağlık kuruluşlarının kapatılarak Sağlık Bakanlığı’na devredilmesinin ardından 6756 sayılı kanun 24 Kasım 2016 günlü Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 106/2. maddesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne <em>“Harp cerrahisi gibi özellikli askeri sağlık hizmetleri alanlarına yönelik hizmet faaliyetini yürütme”</em> görevi verilmiştir. Kanunun 107/10. maddesinde de <em>“Savaş hali ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurtdışı görevleri nedeniyle askeri sağlık teşkili kurulması ile buralarda görevlendirilecek Sağlık Bakanlığı personeline ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılacak protokollerle belirlenir”</em> düzenlemesi yapılmıştır. Kanunda anılan, Sağlık Bakanlığı Tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine Sunulacak Sağlık Hizmetleri Hakkında Usul ve Esasların Yürürlüğe Konulmasına Dair Protokol 7 Şubat 2018 günü imzalanmıştır. 18 Nisan 2019 tarihli Resmî Gazete’de 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. Kararname ile Milli Savunma Bakanlığı teşkilatında Askeri Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü kurulmuş ve <em>“Barışta ve savaşta, bakanlığın sağlık ve veteriner hizmetlerini yürütmek”, “Sağlık personelinin atama ve görevlendirme faaliyetlerini koordine etmek, harekât ve hizmet ihtiyaçları kapsamında, askeri sağlık personelini askeri ve sivil sağlık teşkillerinde görevlendirmek”, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nce icra edilen harekâtların sağlık hizmet desteğinin sağlanması maksadıyla; bünyesindeki sıhhi ikmal ve bakım birliği, seyyar sağlık teşkilleri ve harekât kontrolüne girecek sivil sağlık teşkillerini harekât planlarına uygun olarak sevk ve idare etmek”, “Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak”</em> görevleri arasında sayılmıştır.</p>
<p>Halihazırda hekimler, Millî Savunma Bakanlığı emrine geçici olarak görevlendirilmekte ancak kurumlar arası geçici görevlendirme için zorunlu olan “memurun muvafakatinin aranması” zorunluluğu yerine getirilmemektedir. Geçici görevlendirmeler yukarıda sayılan kural ve ilkelere aykırı olarak yapılmakta, yeterli süre tanınmamaktadır. Getirilmek istenen düzenlemede de hekimlerin haklarını koruyacak hükümler bulunmamaktadır.</p>
<p>Açıklanan çerçevede esasen, Sağlık Bakanlığı ile 2018 yılında imzalanan protokolün gelinen aşamada yasal dayanağının kalmadığının kabulü ile askeri sağlık hizmetlerinin bizzat Milli Savunma Bakanlığı teşkilatı ve kadrosundaki hekimler tarafından karşılanması gerektiği, uygulamanın yasal dayanağı olmadığı değerlendirilmektedir.</p>
<p>Esasen 4924 sayılı kanun, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde personelin istihdamını sağlamak amacıyla yapıldığından, bu kanun kapsamında çalışanların bir başka yere geçici görevlendirilmesi kanunun temel mantığına aykırıdır.</p>
<p>10. Teklifin<strong> 24. maddesi</strong> ile 4924 sayılı kanunun 9. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında değişiklik yapılmaktadır. Bu kanun kapsamında çalışanlar yönünden disiplin cezalarının ne şekilde uygulanacağı ve sözleşme döneminde altı ay ve üzerinde ek ödeme kesintisi uygulananların da sözleşmelerinin feshedileceği düzenlenmektedir.</p>
<p>209 sayılı kanunda yapılan değişiklik teklifine ilişkin değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere aldığı disiplin cezasına bağlı olarak ek ödeme kesintisinin yapılması ikinci ceza niteliğinde olmasının yanı sıra bu hukuka aykırı kesintilerin ayrıca fesih sebebi de yapılması Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>11. Teklifin<strong> 25. maddesi</strong> ile Aile Hekimliği Kanunu’nda değişiklik yapılarak destek ödemelerine dair yönetmelik ile yapılan düzenlemenin kanuna alındığı görülmektedir. 209 sayılı kanunda yapılan değişiklik teklifine ilişkin değerlendirme bölümünde belirtildiği üzere, aldığı disiplin cezasına bağlı olarak destek ödemesinden kesinti yapılması ikinci ceza niteliğinde olmasının yanı sıra bu hukuka aykırı kesintilerin ayrıca fesih sebebi de yapılması Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p>12. Teklifin<strong> 26. maddesi</strong> ile 663 sayılı KHK’nin “mülga” 25/A maddesinin başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmesi teklif edilmekte; Hastane Koordinasyon Kurulu ve Görevleri düzenlenmektedir.</p>
<p>Teklif ile kurulması öngörülen kurula 3359 sayılı kanuna ek 9. madde kapsamında sözleşme imzalanan personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini takip ve gerektiğinde sözleşmenin feshine esas olmak üzere ikaz etme ve disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevi verilmiştir. Kamu görevlilerinin tüm özlük hakları ve verilecek disiplin cezalarının kanun ile belirlenmesi, yine hangi eyleme hangi disiplin cezası verileceğinin de kanunda düzenlenmesi anayasal zorunluluktur. Madde düzenlemesi ile kurula disiplin cezası verilmesi gereken halleri tespit etme görevinin verilmesi, yasama yetkisinin devri niteliğindedir. Ayrıca 657 sayılı kanun ve 2547 sayılı kanunda sayılan disiplin cezaları arasında yer almayan sözleşmenin feshi gibi ağır bir sonuca yol açacak yaptırım olarak “ikazın” düzenlenmesi ve kurula, anılan kanunlarda gösterilen disiplin usullerine aykırı şekilde bir yaptırım uygulama yetkisinin verilmesi de Anayasa’ya aykırıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/663-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-hakkinda-aciklama-440269">663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Hakkında Açıklama</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal psikoloji, insana dair tüm alanların kavşak noktası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sosyal-psikoloji-insana-dair-tum-alanlarin-kavsak-noktasi-427318</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Dec 2023 21:03:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[insana]]></category>
		<category><![CDATA[kavşak]]></category>
		<category><![CDATA[noktası]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=427318</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal psikoloji alanının insanı ilgilendiren pek çok bilim dalını buluşturan bir kavşak olduğunu kaydeden uzmanlar, sosyal psikolojinin önemini vurguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-psikoloji-insana-dair-tum-alanlarin-kavsak-noktasi-427318">Sosyal psikoloji, insana dair tüm alanların kavşak noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal psikoloji alanının insanı ilgilendiren pek çok bilim dalını buluşturan bir kavşak olduğunu kaydeden uzmanlar, sosyal psikolojinin önemini vurguluyor. Uzmanlar, sosyal psikolojinin insanın biyolojik yapısı, sosyalleşme becerisi, toplum kurma arzusu, kültür oluşturma ve bu kültürel yapıyı ayak tutma gayreti için disiplinler arası çalışmalarda önemli bir yeri olduğunu kaydetti.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Meltem Narter, sosyal psikolojiyle ilgili açıklamalarda bulundu. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sosyal psikoloji nedir?</strong></p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Meltem Narter, sosyal psikolojiyi “Bireylerin, insanlar arası ve sosyal çevreyle olan ilişkilerini, sosyal deneyim ve davranışlarını, grup üyeliğinin nitelikleri veya bir toplum içinde bulunmanın, bireyin tutum ve davranışları ile inançları üzerindeki etkilerini araştıran psikolojik içerikli ve sosyal nitelikli bir bilim dalı.” şeklinde tanımladı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Sosyal psikoloji neden önemli?</strong></p>
<p>Sosyal psikolojinin, bireylerin doğanın bir ürünü olarak sahip oldukları ve ihtiyaç duydukları sosyal olma halini nasıl gerçekleştirdiğini araştırdığı için önemli olduğunu kaydeden Dr. Narter, şunları söyledi:</p>
<p>“Sosyalleşme ve toplumsallaşma arasındaki farklar, sosyalleşmenin kuralları, toplumsal normlar tüm bunların bireyin davranışını oluşturmadaki etkileri ve insanların toplumu oluşturmaları ve normları belirleme kurallarını anlamaya çalışması bakımında önemlidir.”</p>
<p> </p>
<p><strong>Sosyal psikolojide disiplinler arasında iş birliği önemli</strong></p>
<p>Sosyal psikoloji anlamında disiplinler arasında iş birliğinin önemine de işaret eden Dr. Meltem Narter, “Sosyal psikoloji insanın biyolojik yapısı, sosyalleşme becerisi, toplum kurma arzusu, kültür oluşturma ve bu kültürel yapıyı ayak tutma gayreti için disiplinler arası çalışmalarda önemli bir kavşaktır. İnsanın ürünü olan tüm sosyal bilimlerle iş birliği içinde olmak durumundadır.” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sosyal-psikoloji-insana-dair-tum-alanlarin-kavsak-noktasi-427318">Sosyal psikoloji, insana dair tüm alanların kavşak noktası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kaspersky, 2024&#8217;ün Gelişmiş Tehdit Ortamına dair tahminlerini paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kaspersky-2024un-gelismis-tehdit-ortamina-dair-tahminlerini-paylasti-421827</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2023 07:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmiş]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[ortamına]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[tahminlerini]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=421827</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) uzmanları, Gelişmiş Kalıcı Tehditlerin (APT) evrimine odaklanan Kaspersky Güvenlik Bülteninde 2024 yılı için öngörülerini ve tahminlerini paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-2024un-gelismis-tehdit-ortamina-dair-tahminlerini-paylasti-421827">Kaspersky, 2024&#8217;ün Gelişmiş Tehdit Ortamına dair tahminlerini paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, 2024&#8217;ün Gelişmiş Tehdit Ortamına dair tahminlerini paylaştı</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) uzmanları, Gelişmiş Kalıcı Tehditlerin (APT) evrimine odaklanan Kaspersky Güvenlik Bülteninde 2024 yılı için öngörülerini ve tahminlerini paylaştı.</strong></p>
<p>Kaspersky araştırmacıları, APT aktörlerinin mobil, giyilebilir ve akıllı cihazlara yeni açıklar getireceğini ve bunları botnet oluşturmak, tedarik zinciri saldırı yöntemlerini geliştirmek ve daha etkili hedefli kimlik avı için yapay zekadan yararlanmak için kullanacağını tahmin ediyor. Bu gelişmelerin siyasi amaçlı saldırıları ve siber suçları da yoğunlaştırması bekleniyor.</p>
<p><strong>Yapay zeka destekli taklitler, mobil cihazlar için yeni istismarların yükselişi ve yeni botnetler</strong></p>
<p>Rapora göre gelişmekte olan yapay zeka araçları kimlik avı mesajı üretimini kolaylaştıracak, hatta belirli kişilerin taklit edilmesine olanak sağlayacak. Saldırganlar, çevrimiçi verileri toplayarak hedefle ilişkisi olan bir kişinin tarzında mektuplar yazmak üzere bunları büyük dil modellerini (LLM) beslemek için kullanabilir ve yaratıcı otomasyon yöntemleri geliştirebilirler.</p>
<p>“Operation Triangulation” mobil cihazlara yönelik istismarlarda çığır açan bir dönemece işaret ediyor ve potansiyel olarak mobil, giyilebilir ve akıllı cihazlara saldıran APT&#8217;lere yönelik daha fazla araştırma yapmak için ilham veriyor. Yakın gelecekte tehdit aktörlerinin izleme çabalarını genişlettiğine, çeşitli tüketici cihazlarını güvenlik açıkları ve mesajlaşma programları aracılığıyla sıfır tıklama saldırıları, SMS veya mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla ağ trafiğini durdurmak dahil olmak üzere &#8220;sessiz&#8221; istismar dağıtım yöntemleri aracılığıyla hedeflediğine tanık olacağız. Bu gelişimeler kişisel ve kurumsal cihazların korunmasını daha da önemli hale getiriyor.</p>
<p>Yaygın olarak kullanılan yazılım ve cihazlardaki güvenlik açıklarının istismar edilmesi, dikkatli olunması gereken bir başka nokta. Yüksek ve kritik öneme sahip güvenlik açıklarının keşfedilmesi bazen sınırlı araştırma ve gecikmeli düzeltmelerle sonuçlanıyor ve potansiyel olarak hedefli saldırılar yapabilen, yeni, büyük ölçekli ve gizli botnetlerin önünü açıyor.</p>
<p><strong>Devlet destekli aktörlerin siber saldırılarındaki artış ve hacktivizm eğiliminin normalleşmesi</strong></p>
<p>Devlet destekli siber saldırı sayıları artan jeopolitik gerginlikler nedeniyle önümüzdeki yıl artma eğiliminde. Bu saldırılar muhtemelen veri hırsızlığı veya şifreleme, BT altyapısı tahribatı, uzun vadeli casusluk ve siber sabotaj tehditlerine yol açacak.</p>
<p>Dikkat çeken bir diğer eğilim de jeopolitik çatışmaların bir parçası olarak daha yaygın hale gelen hacktivizm eğilimi. Jeopolitik gerilimler hem yıkıcı hem de yanlış bilgi yaymayı amaçlayan, gereksiz soruşturmalara ve ardından SOC analistlerinin ve siber güvenlik araştırmacılarının uyarı yorgunluğuna yol açan hacktivist faaliyetlerde olası bir artışa işaret ediyor.</p>
<p><strong>2024&#8217;e yönelik gelişmiş tehditlere dair diğer tahminler arasında şunlar yer alıyor:</strong></p>
<p><strong>Hizmet olarak tedarik zinciri saldırıları: Operatörlerin toplu satın alma eğilimi</strong></p>
<p>Büyük firmaların sistemlerine erişim sağlamak için daha küçük firmaları hedef alan tedarik zinciri saldırıları: 2022-2023 yıllarındaki Okta ihlalleri bu tehditlerin ölçeğini vurguluyor. Bu tür saldırıların amaçları finansal kazançtan casusluğa kadar değişebiliyor. 2024 yılı tedarik zincirleriyle ilgili dark web erişim pazarı faaliyetlerinde yeni gelişmelere sahne olabilir ve daha verimli ve büyük ölçekli saldırılara olanak sağlayabilir.</p>
<p><strong>Kiralık hack hizmetleri sunan grupların artması</strong></p>
<p>Özel dedektiflerden ticari rakiplere kadar çeşitli müşterilere veri hırsızlığı hizmetleri sağlayan kiralık hack grupları artıyor. Bu eğilimin önümüzdeki yıl büyümesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Kernel rootkitleri yeniden revaçta</strong></p>
<p>Kernel Mode Code Signing, PatchGuard, HVCI (Hypervisor-Protected Code Integrity) gibi modern güvenlik önlemlerine rağmen, çekirdek düzeyinde kod yürütme engelleri APT&#8217;ler ve siber suç grupları tarafından aşılabiliyor. WHCP suistimalleri ile etkinleştirilen Windows çekirdek saldırıları artıyor, EV sertifikalarının ve çalıntı kod imzalama sertifikalarının yeraltındaki pazarı giderek büyüyor. Tehdit aktörleri taktiklerinde BYOVD&#8217;den (Bring Your Own Vulnerable Driver &#8211; Kendi Savunmasız Sürücünü Getir) giderek daha fazla yararlanıyor.</p>
<p><strong>Gelişmiş saldırılar için kullanılan Yönetilen Dosya Aktarımı (MFT) sistemleri</strong></p>
<p>Yönetilen Dosya Aktarımı (Managed File Transfer<strong> &#8211; </strong>MFT) sistemleri, MOVEit ve GoAnywhere&#8217;in 2023 ihlallerinde görüldüğü üzere, artan siber tehditlerle karşı karşıya. Siber saldırganların finansal kazançlar ve operasyonel aksaklıkların peşine düşmesi nedeniyle bu eğilim daha da artmaya hazırlanıyor. Daha geniş ağlara entegre olan karmaşık MFT mimarisi, güvenlik zafiyetleri barındırabiliyor. Kuruluşlar, MFT sistemlerini gelişen tehditlere karşı güçlendirmek için Veri Kaybını Önleme ve şifreleme dahil olmak üzere sağlam siber güvenlik önlemleri uygulamalı ve siber güvenlik farkındalığını artırmalı.</p>
<p>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Direktörü <strong>Igor Kuznetsov</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;2023 yılında yapay zeka araçlarının kullanılabilirliğindeki kayda değer artış, kapsamlı ve son derece sofistike kampanyalar yürüten gelişmiş kötü niyetli aktörlerin dikkatinden kaçmadı. Bununla birlikte, tedarik zinciri saldırıları gerçekleştirmek için yeni yöntemler, kiralık hack hizmetlerinin ortaya çıkışı, tüketici cihazları için yeni istismarlar ve daha fazlası dahil olmak üzere yaklaşan trendlerin yapay zekanın etkilerinin ötesine geçeceğini tahmin ediyoruz. Amacımız, siber savunmacıların tehditlere dair en son gelişmelerin önüne geçmelerine yardımcı olarak gelişmiş tehdit istihbaratı sağlayarak siber saldırılara karşı daha etkili savunma yapma kapasitelerini artırmaktır.&#8221;</em> </p>
<p>APT tahminleri, Kaspersky&#8217;nin dünya çapında kullanılan tehdit istihbarat hizmetleri sayesinde geliştirildi. Raporun tamamını Securelist&#8217;te okuyabilirsiniz.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kaspersky-2024un-gelismis-tehdit-ortamina-dair-tahminlerini-paylasti-421827">Kaspersky, 2024&#8217;ün Gelişmiş Tehdit Ortamına dair tahminlerini paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genco Erkal ile &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; 9 Kasım&#8217;da Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi&#8217;nde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/genco-erkal-ile-yasamaya-dair-9-kasimda-sabanci-universitesi-gosteri-merkezinde-420061</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 21:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[erkal]]></category>
		<category><![CDATA[genco]]></category>
		<category><![CDATA[gösteri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kasımda]]></category>
		<category><![CDATA[merkezinde]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420061</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen ay kapılarını sanatseverlere açan Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), Kasım ayında da birbirinden değerli sanatçılara ev sahipliği yapacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genco-erkal-ile-yasamaya-dair-9-kasimda-sabanci-universitesi-gosteri-merkezinde-420061">Genco Erkal ile &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; 9 Kasım&#8217;da Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Geçen ay kapılarını sanatseverlere açan Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), Kasım ayında da birbirinden değerli sanatçılara ev sahipliği yapacak.</strong></em></p>
<p>Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), Kasım ayında da birbirinden değerli sanatçıları ağırlayacak. SGM’de sergilenecek ilk oyun<strong>, 9 Kasım, Perşembe</strong> günü, saat 20.00’da <strong>“Yaşamaya Dair</strong>” olacak. <strong>Genco Erkal’ın</strong>, Nazım Hikmet&#8217;in ölümünün 50. yıl dönümü için uyarlayıp yönettiği oyun; Ozanın Bursa Cezaevi&#8217;ndeki yaşamı, eşi Piraye Hanım’a olan tutkusu, sürgün yılları ve vatan hasretine odaklanıyor. <strong>Genco Erkal ve Tülay Günal’ın</strong> rol aldığı tiyatro oyununda, başta Fazıl Say ve Zülfü Livaneli olmak üzere farklı bestecilerin Nazım Şarkıları; piyano ve viyolonsel eşliğinde seslendirilecek.</p>
<p>Sabancı Gösteri Merkezi’nin Kasım programındaki bir diğer etkinlik ise “<strong>Büyük Ev Ablukada”</strong> konseri olacak. <strong>21 Kasım, Salı </strong>günü sahne alacak Galvaniz Gelbiraz <strong>(Gülin Kılıçay)</strong>, Canavar Banavar (<strong>Bartu Küçükçağlayan</strong>) ve Afordisman Salihins <strong>(Cem Yılmazer</strong>) üçlüsü, akustik performansları ile müzikseverlerin karşısına çıkacak.</p>
<p>Kasım ayının son etkinliği ise <strong>23 Kasım Perşembe</strong> günü sahnelenecek “<strong>Sevgili Arsız Ölüm Dirmit”</strong> tiyatro oyunu. Latife Tekin’in kaleminden çıkan hikaye, <strong>Hakan Emre Ünal ve Nezaket Erden’in</strong> uyarlaması ile sahneye taşınıyor. <strong>Nezaket Erden’in</strong> de rol aldığı oyun, köyden şehre göç eden kalabalık bir ailenin şehirle mücadelesini, ailenin en küçük kızı Dirmit&#8217;in gözünden anlatıyor. </p>
<p>9 Kasım’da başlayacak kültür sanat etkinliklerine katılmak isteyen sanatseverler etkinliklerin biletlerine <strong>Biletix</strong> üzerinden erişilebilecek.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/genco-erkal-ile-yasamaya-dair-9-kasimda-sabanci-universitesi-gosteri-merkezinde-420061">Genco Erkal ile &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; 9 Kasım&#8217;da Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prime Video, Yeni Türk Original Filmi Bihter&#8217;in Karakterlerine Dair İlk Bilgileri Paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prime-video-yeni-turk-original-filmi-bihterin-karakterlerine-dair-ilk-bilgileri-paylasti-420043</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 21:10:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bihterin]]></category>
		<category><![CDATA[bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[filmi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[karakterlerine]]></category>
		<category><![CDATA[original]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[prime]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Original filmi Bihter, 16 Kasım’da sadece Prime Video’da yayınlanacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prime-video-yeni-turk-original-filmi-bihterin-karakterlerine-dair-ilk-bilgileri-paylasti-420043">Prime Video, Yeni Türk Original Filmi Bihter&#8217;in Karakterlerine Dair İlk Bilgileri Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Türk Original filmi Bihter, 16 Kasım’da sadece Prime Video’da yayınlanacak.</em></p>
<p>Dünya çapında 200 milyondan fazla izleyiciye ulaşan dijital yayın servisi <strong>Prime Video,</strong> yeni Türk Original filmi <em><strong>Bihter</strong>’</em>in karakterlerine dair ilk bilgileri paylaştı. Prime Video; merakla beklenen <em><strong>Bihter </strong></em>filmini 16 Kasım’da aboneleriyle bir araya getirecek. Prime Video, Amazon Prime üyeliğinin bir parçasıdır. Prime üyeleri, ayda sadece 39 TL&#8217;ye tek bir üyelikte tasarruf, kolaylık ve eğlencenin tadını çıkarıyor.</p>
<p> </p>
<p><em><strong><u>Bihter</u></strong></em><strong><u> Hakkında:</u></strong></p>
<p>Tutku, sadakatsizlik, cesaret ve korkaklığın bir felakete dönüşmesinin anlatıldığı hikaye, izleyicileri 1900’lerin büyülü atmosferine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Yeni Türk Original filmi <em>Bihter</em>, Halit Ziya Uşaklıgil&#8217;in eserine farklı ve taze bir bakış getiriyor. </p>
<p>Yönetmenliğini Mehmet Binay ve Caner Alper’in üstlendiği, senaryosunu Merve Göntem’in kaleme aldığı, Timur Savcı ve Cemal Okan’ın yapımcılığıyla TAFF Pictures imzalı filmin iddialı oyuncu kadrosunda Farah Zeynep Abdullah,  Boran Kuzum, Osman Sonant, Hande Ataizi, Helin Kandemir, Nezaket Erden, Lorin Merhart, Mert Can Tekin, Mert İnce, konuk oyuncu olarak ise Ebru Özkan ve Tilbe Saran yer alıyor.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Bihter (Farah Zeynep Abdullah) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Genç ve güzel Bihter, Firdevs Hanım’ın küçük kızıdır. Annesinin yapmış olduğu hataları omuzlarında büyük bir yük olarak taşıyan Bihter’in hayatı, imalı bakışlar ve dedikoduların zehriyle gölgelenmiştir. Annesinin yarattığı karanlıktan çıkmak için beklediği fırsat, zengin ve saygıdeğer Adnan Bey’in evlilik teklifiyle ayağına gelir. Hayatı boyunca en büyük korkusu annesine dönüşme ihtimali olan Bihter, güç ve para sahibi arzulanan bir kadın olmanın ne demek olduğunu keşfettikçe korkularıyla yüzleşmek zorunda kalır.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Behlül (Boran Kuzum) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Yakışıklı ve çapkın Behlül, amcası Adnan Bey’in himayesi altında büyümektedir. Siyaset okumuş olmasına rağmen, amcasının ona sunduğu rahat ve refah dolu hayatından oldukça mutlu olan Behlül’ün politikaya atılmak gibi bir gayesi bulunmamaktadır. Ailenin yaramaz delikanlısı olarak görülen Behlül’ün Beyoğlu maceraları ve dillere destan çapkınlıkları meşhurdur. Çapkın ve çocuksu kişiliğinin yanı sıra ailesine çok düşkün olan Behlül, onlara karşı minnet duygusu hissetmektedir.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Adnan Bey (Osman Sonant) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Varlıklı bir İstanbul beyefendisi olan Adnan Bey, şehrin en üst tabakasına mensuptur. İki çocuk babası olan Adnan Bey, eşi vefat ettikten sonra tüm hayatını onlara adamıştır. Bir gün kendinden yaşça küçük olan Firdevs Hanım’ın kızı Bihter’e aşık olunca, hayatını daha fazla yalnız devam ettirmeme kararı alır.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Firdevs (Hande Ataizi) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Hayatı boyunca yaşlanmayı ve anne olmayı hiçbir zaman kabul edememiş olan Firdevs Hanım’ın hayattaki en önemli amacı gösterişli hayatını devam ettirmeye çalışmaktır. Yaşadığı hayattan çok daha iyisini hak ettiğine inanan Firdevs Hanım’ın kocasını aldatıp ölümüne sebep olması, dahil olmak istediği sosyetenin ağzından düşmemektedir. Adnan Bey ile evlenmeyi kendi için bir fırsat olarak görse de Adnan Bey’in Bihter ile evlenmek istemesini kabullenmek zorunda kalır. Kızı Bihter’de kendisini gören Firdevs, herkesten önce olacakları sezip dönülmez hataları önlemeye çalışır.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Nihal (Helin Kandemir) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Annesinin vefatından sonra babası Adnan Bey’e oldukça düşkünleşmiş olan Nihal’in en büyük korkusu yalnızlıktır. Nihal, babasının Bihter ile evlenme kararına saygı göstermeye çalışsa da annesinin hatırasının ve kendisinin unutulma ihtimali onu çok üzmektedir. Annesinin yokluğunun yarattığı hisle mücadele etmeye çalışan Nihal, bir de çocukluktan genç kızlığa geçerken yetişkin hayatının getirdiği karmaşık duygularla mücadele eder.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Peyker (Nezaket Erden) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Firdevs Hanım’ın büyük kızı olan Peyker, mesafeli tavrıyla kardeşi Bihter’den ayrılmaktadır. Annesinin onaylamadığı Nihat ile evlenir ve bir çocuk sahibi olur.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Matmazel de Courton (Ebru Özkan) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Nihal ve Bülent’in mürebbiyesi olan Matmazel, Adnan Bey’in eşinin vefatının ardından hayatını adadığı çocuklara annelik yapma görevini üstlenmiştir. Adnan Bey’in Bihter ile evlenmesinin, yalıdaki herkesin hayatını değiştireceğini farkındadır. </p>
<p><strong><u>Nihat (</u><u>Mert Can Tekin)</u><u> Kimdir?</u></strong></p>
<p>Firdevs Hanım’ın hiçbir zaman aileye denk görmediği için onaylamadığı Nihat, Peyker’in eşidir. Onaylanma arzusuyla her zaman kendini ispatlamaya çalışmaktadır. Bihter’in yardımıyla Adnan Bey’in yanında çalışmaya başlayan Nihat, hayatının fırsatını yakalar.</p>
<p> </p>
<p><strong><u>Beşir (Lorin Merhart) Kimdir?</u></strong></p>
<p>Nihal ile beraber büyüyen Beşir, yalıda hizmetli olarak çalışmaktadır. Nihal’e duyduğu karşılıksız aşk, hastalığını daha da tetikleyip onu yataklara düşürecektir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prime-video-yeni-turk-original-filmi-bihterin-karakterlerine-dair-ilk-bilgileri-paylasti-420043">Prime Video, Yeni Türk Original Filmi Bihter&#8217;in Karakterlerine Dair İlk Bilgileri Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Sana Dair&#8217; ile müzik piyasasına damga vuracak.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sana-dair-ile-muzik-piyasasina-damga-vuracak-416156</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Oct 2023 11:08:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[damga]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[piyasasına]]></category>
		<category><![CDATA[sana]]></category>
		<category><![CDATA[vuracak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416156</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 yıldır sahnelerde olan şarkıcı Pınar Güsar, yaz ayı bitmeden kıpır kıpır bir şarkı çıkardı. İlk şarkısı 'Sana Dair'i sevenleriyle buluşturan Güsar, müzik listelerine de hızlı bir giriş yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sana-dair-ile-muzik-piyasasina-damga-vuracak-416156">&#8216;Sana Dair&#8217; ile müzik piyasasına damga vuracak.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 yıldır sahnelerde olan şarkıcı Pınar Güsar, yaz ayı bitmeden kıpır kıpır bir şarkı çıkardı. İlk şarkısı &#8216;Sana Dair&#8217;i sevenleriyle buluşturan Güsar, müzik listelerine de hızlı bir giriş yaptı. 10 yıldır değişik mekanlarda şarkı söyleyen Pınar Güsar, uzun bir aranın ardından içine sinen şarkıyı buldu ve ilk single çalışmasını sevenleriyle buluşturdu. Kıpır kıpır bir şarkıyla müzik piyasasına &#8216;merhaba&#8217; diyen Pınar Güsar, şimdiden ikinci şarkı çalışmalarına da başladı. Ortadoğu&#8217;ya yönelik bazı projeleri olduğunu ifade eden Güsar, hedeflerinden de bahsetti.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8216;ŞARKIMI İLK KEZ YEMEYEYE GİTTİGİM BİR YERDE TESADÜFEN DİNLEDİM&#8217; </strong></p>
<p>10 yıldır sahne aldığını ifade eden Pınar Güsar, &#8220;Ben şarkı söylemeyi ve sahne almayı çok seviyorum. Aslında hobimi işe çevirdim. Ama &#8216;şöyle şarkı yapayım, böyle şarkı yapayım&#8217; diye bir düşüncem olmadı. Her zaman iyi bir dinleyiciyim ve her tarzı çok severim. O yüzden bir şarkıyı dinlediğimde &#8216;tam benlik mi bu şarkı&#8217; diye karar veremiyordum ama uzun süredir de şarkı arıyordum. Ben tam bu enerjiye girdikten sonra bir gün yemeye gittik. Oranın sahibiyle muhabet ediyordum ve kendisi &#8216;müzik işiyle uğraşıyoruz&#8217; dedi. O an şok olduk, bizde kendimizden bahsettik. Kızının şarkı yazdığını söyledi ve &#8216;hadi sana bir şarkı bakalım&#8217; dedi. &#8216;Sana dair&#8217; şarkısını bize dinletti, ilk dinlediğimizde çok beğendik ve &#8216;yaz bitmeden bu şarkıyı çıkarmamız lazım&#8217; dedik. Şarkımızın hikayesi böyle oldu. Biraz kader kısmetle oldu, ben şarkıyı çok sevdim. Dinleyenler ve radyolar çok beğeniyor. Yeni çıktık ama çok iyi gidiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>ORTADOĞU&#8217;YA GÖZ KIRPTI </strong></p>
<p>Ortadoğu&#8217;ya yönelik projeleri olduğunu ifade eden Güsar, &#8220;Oradan önemli bir fenomenle ya da şarkıcıyla düet yapabiliriz. Buradaki kurumsal etkinliklerde İngilizce, İtalyanca, İspanyolca, Fransızca karışık bir repertuar yapıyoruz. Son dönemlerde buna Arapçayı da ekledik. Birkaç isme bakıyoruz, önümüzdeki dönemler için ikinci şarkımızı yapmaya başladık. Üçüncü şarkı arayışımıza devam ediyoruz. Tam gaz başladık ve devam edeceğiz. Emek vermeden popüler olan insanlar da var. Bu kişiler bir zaman sonra sönüp gidiyor. Dünya bir tüketim dünyasına dönüşmüş durumda. O nedenle çok çabuk parlanılıyor ama çokta çabuk sönülüyor. Alt yapı olması gerekiyor. 1990&#8217;larda bir gecede insanlar meşhur olabiliyordu ama insanlar güzel şarkılar yapıyordu. O zamanların müzik kalitesi çok farklı. O nedenle şimdiyle o dönemi asla kıyaslayamıyorum. Artık ses ve bilgi o kadar önemli değil. Müzik emekçileri için hoş bir şey değil ama onlar kısa süre sonra sönüyor. Güzel işler yapan her zaman bir yere geliyor ve yerinde de kalıcı oluyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sana-dair-ile-muzik-piyasasina-damga-vuracak-416156">&#8216;Sana Dair&#8217; ile müzik piyasasına damga vuracak.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malkara Belediyesine Ait 17 Adet Taşınmazın Satışının Yapılmasına Dair İhale Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/malkara-belediyesine-ait-17-adet-tasinmazin-satisinin-yapilmasina-dair-ihale-gerceklestirildi-413503</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Oct 2023 19:24:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesine]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[ihale]]></category>
		<category><![CDATA[malkara]]></category>
		<category><![CDATA[satışının]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmazın]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=413503</guid>

					<description><![CDATA[<p>2886 sayılı kanunun 45 maddesine göre açık teklif usulü (arttırma) ile 11 Ekim 2023 Çarşamba günü 17 adet taşınmazın satışının yapılmasına dair ihale Belediye Encümeni huzurunda Belediye Meclis Odasında gerçekleştirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malkara-belediyesine-ait-17-adet-tasinmazin-satisinin-yapilmasina-dair-ihale-gerceklestirildi-413503">Malkara Belediyesine Ait 17 Adet Taşınmazın Satışının Yapılmasına Dair İhale Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2886 sayılı kanunun 45 maddesine göre açık teklif usulü (arttırma) ile 11 Ekim 2023 Çarşamba günü 17 adet taşınmazın satışının yapılmasına dair ihale Belediye Encümeni huzurunda Belediye Meclis Odasında gerçekleştirildi. İhale sonucunda mülkiyeti Malkara Belediyesine ait ekli dosyada açıkça belirtilen 5 adet taşınmazın satışı yapılırken, 12 adet taşınmaza ise iştirak olmadı. Komisyon tarafından ihale sonuçlandırmış olup, ita amirinin onayına sunulmuştur.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malkara-belediyesine-ait-17-adet-tasinmazin-satisinin-yapilmasina-dair-ihale-gerceklestirildi-413503">Malkara Belediyesine Ait 17 Adet Taşınmazın Satışının Yapılmasına Dair İhale Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Sandıkçı: Eğitime dair yeni projeleri ilçemizde hayata geçirmeyi sürdürecek, eğitim alanına yönelik desteklerimizi arttırarak devam edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-egitime-dair-yeni-projeleri-ilcemizde-hayata-gecirmeyi-surdurecek-egitim-alanina-yonelik-desteklerimizi-arttirarak-devam-edecegiz-403921</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 00:38:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[arttırarak]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[desteklerimizi]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[edeceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitime]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmeyi]]></category>
		<category><![CDATA[hayata]]></category>
		<category><![CDATA[ilçemizde]]></category>
		<category><![CDATA[projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sandıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürecek]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=403921</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkan İbrahim Sandıkçı, yeni eğitim öğretim yılının ilk günü öğrencileri sıralarında ziyaret ederek başarı dileklerinde bulundu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-egitime-dair-yeni-projeleri-ilcemizde-hayata-gecirmeyi-surdurecek-egitim-alanina-yonelik-desteklerimizi-arttirarak-devam-edecegiz-403921">Başkan Sandıkçı: Eğitime dair yeni projeleri ilçemizde hayata geçirmeyi sürdürecek, eğitim alanına yönelik desteklerimizi arttırarak devam edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Başkan İbrahim Sandıkçı, yeni eğitim öğretim yılının ilk günü öğrencileri sıralarında ziyaret ederek başarı dileklerinde bulundu. </b></p>
<p>Eğitim ve eğitim hayatına dair verdiği önem ve ilçede gerçekleştirdiği çalışmalarla öğrencilerin büyük sevgisini kazanan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrencilerle her an bir araya gelemeye devam ediyor. 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı’nın ilk günü öğrencileri sıralarında ziyaret eden, heyecan ve sevinçlerinde ortak olan Başkan İbrahim Sandıkçı, onlara başarı dileklerinde bulundu. Öğrenciler ve öğretmenlerle yakından ilgilenerek uzun süre sohbet eden Başkan İbrahim Sandıkçı, kendilerine yeni eğitim ve öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulundu. </p>
<p> </p>
<p><b>Çiçeklerle Karşıladılar</b></p>
<p>Canik Toptepe İlkokulu’nda gerçekleşen 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programı’nda öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya gelen Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, öğrenciler tarafından çiçeklerle, büyük bir ilgi ve sevgiyle karşılandı. Öğrencileri sıralarında ziyaret ederek, başarı dolu bir eğitim öğretim yılı geçirmelerini temenni eden Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerin daima yanında olduklarını belirterek, “ Öğrencilerimiz uzun bir aranın ardından öğretmenlerine ve sıralarına kavuştular. Okulun ilk günü öğrencilerimizi ziyaret ederek sevinçlerine ortak olduk. Eğitim hayatının her döneminde verdiğimiz desteklerle öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bu yıl ilçemizde ilkokul birinci sınıfa başlayan tüm öğrencilerimize çanta ve kırtasiye seti hediye ettik. Canik’imize yeni nitelikli okullar kazandırdık. Yeni eğitim öğretim yılı öncesi ilçemizdeki tüm okullarımızda kapsamlı bir şekilde temizlik çalışmaları gerçekleştirerek, okullarımızı öğrencilerimiz için hazır hale getirdik. İnşallah eğitime dair yeni projeleri ilçemizde hayata geçirmeyi sürdürecek, eğitim alanına yönelik desteklerimizi arttırarak devam edeceğiz. Yeni eğitim ve öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olmasını temenni ediyor, öğrencilerimize başarılarla dolu bir yıl diliyorum” dedi. </p>
<p>Yeni Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programı’na Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-sandikci-egitime-dair-yeni-projeleri-ilcemizde-hayata-gecirmeyi-surdurecek-egitim-alanina-yonelik-desteklerimizi-arttirarak-devam-edecegiz-403921">Başkan Sandıkçı: Eğitime dair yeni projeleri ilçemizde hayata geçirmeyi sürdürecek, eğitim alanına yönelik desteklerimizi arttırarak devam edeceğiz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prime Video, Yeni Dizi The Continental: From The World Of John Wick&#8217;in Karakterlerine ve Oyuncu Kadrosuna Dair İlk Bilgileri Paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prime-video-yeni-dizi-the-continental-from-the-world-of-john-wickin-karakterlerine-ve-oyuncu-kadrosuna-dair-ilk-bilgileri-paylasti-389682</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jul 2023 13:40:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[continental]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[from]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[john]]></category>
		<category><![CDATA[kadrosuna]]></category>
		<category><![CDATA[karakterlerine]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncu]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[prime]]></category>
		<category><![CDATA[the]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>
		<category><![CDATA[wickin]]></category>
		<category><![CDATA[world]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=389682</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prime Video yakında yayına girecek yeni dizisi The Continental: From the World of John Wick’in genç Winston Scott karakterine ve geniş oyuncu kadrosuna dair ilk bilgileri paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prime-video-yeni-dizi-the-continental-from-the-world-of-john-wickin-karakterlerine-ve-oyuncu-kadrosuna-dair-ilk-bilgileri-paylasti-389682">Prime Video, Yeni Dizi The Continental: From The World Of John Wick&#8217;in Karakterlerine ve Oyuncu Kadrosuna Dair İlk Bilgileri Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prime Video yakında yayına girecek yeni dizisi <em>The Continental: From the World of John Wick</em>’in genç Winston Scott karakterine ve geniş oyuncu kadrosuna dair ilk bilgileri paylaştı. Japon illüstratör Yuko Shimizu, diziyle ilgili duyuruyu kutlamak için yarattığı özel edisyon bir çizimle hayranlarını <em>The Continental’ın</em> dünyasına davet ediyor.</p>
<p><em> </em></p>
<p><strong>Prime Video</strong> yeni John Wick dizisi <em><strong>The Continental: From the World of John Wick</strong>’</em>in karakterlerine ve oyuncu kadrosuna dair bilgileri sundu. </p>
<p>Üç bölümlük dizi, John Wick evreninin merkezindeki ikonik otelin ve suikastçıların başlangıç hikayelerini keşfe çıkıyor. Diziyi, geride bıraktığını sandığı geçmişiyle yüzleşmek için 1970’lerde suçun kol gezdiği New York şehrinin cehennemine sürüklenen genç Winston Scott’ın gözlerinden izliyoruz. Winston, sonunda başına geleceği oteli ele geçirmek için gizemli yeraltı dünyasında ölümcül bir rota çiziyor. </p>
<p>Diziden paylaşılan ilk kareleri ve diziyle ilgili duyuruyu kutlamak için hayranlara özel bir çizime imza atan ödüllü illüstratör Yuko Shimizu, duygularını şöyle ifade etti: <em>“Ben sıkı bir John Wick hayranıyım. Dolayısıyla Prime Video’dan bu proje için iş birliği teklifi almak beni gerçekten çok heyecanlandırdı. The Continental Hotel, John Wick serisinin temel unsurlarından birini oluşturuyor. Ben de bu illüstrasyonla oteli -dizinin de harika bir şekilde aktardığı gibi- hikayenin ana karakteri olarak betimlemek ve izleyicilerin neler bekleyebileceğine dair ipucu vermek istedim. Tehlike, entrika ve dram dolu dizide, izleyiciler The Continental’in kapısından girip hikayenin ana kahramanı olan Winston’ın başlangıç hikayesini izlerken birçok şey keşfedecek.”</em></p>
<p>Colin Woodell, filmde Ian McShane’in canlandırdığı Winston karakterinin gençliğini oynarken Ayomide Adegun, bu yıl hayatını kaybeden Lance Reddick’in oynadığı Charon rolünü üstleniyor. Dizide ayrıca Mel Gibson, Mishel Prada, Jeremy Bobb, Ben Robson, Nhung Kate, Jessica Allain ve Hubert Point-Du Jour gibi oyuncular rol alıyor. <strong>Yönetmen ve yönetici prodüktör Albert Hughes, oyuncu kadrosunu şu sözlerle anlatıyor: </strong>“Hayranlar <em>The Continental</em> dizisini çok sevecek çünkü John Wick filmleri gibi benzersiz, renkli, cesur ve hızlı olan <em>The Continental</em> da izleyicileri çılgın ve eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak, üstelik içinde yaşadığımız dünya nedeniyle sıradan filmlerde bulamayacağınız birbirinden farklı birçok karaktere sahip.” </p>
<p>The Continental: From the World of John Wick, Prime üyeliğine eklenen en yeni dizi olacak. Türkiye’deki Prime üyeleri ayda yalnızca 39 TL ödeyerek tek bir üyelikte indirim, kolaylık ve eğlence fırsatlarından yararlanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prime-video-yeni-dizi-the-continental-from-the-world-of-john-wickin-karakterlerine-ve-oyuncu-kadrosuna-dair-ilk-bilgileri-paylasti-389682">Prime Video, Yeni Dizi The Continental: From The World Of John Wick&#8217;in Karakterlerine ve Oyuncu Kadrosuna Dair İlk Bilgileri Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaza ve Aşka Dair Notalar Pera Müzesi&#8217;nde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yaza-ve-aska-dair-notalar-pera-muzesinde-381192</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 14:40:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[aşka]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[müzesinde]]></category>
		<category><![CDATA[notalar]]></category>
		<category><![CDATA[pera]]></category>
		<category><![CDATA[yaza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=381192</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pera Müzesi, konser programları ile alanının önde gelen icracılarını ağırlamaya devam ediyor. 10 Haziran’da Pera Kuartet’in “Bir Yaz Akşamı” konserine ev sahipliği yapacak</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaza-ve-aska-dair-notalar-pera-muzesinde-381192">Yaza ve Aşka Dair Notalar Pera Müzesi&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pera Müzesi, konser programları ile alanının önde gelen icracılarını ağırlamaya devam ediyor. 10 Haziran’da Pera Kuartet’in “Bir Yaz Akşamı” konserine ev sahipliği yapacak olan müze, 11 Haziran’da ise “Aşk Şarkıları” temalı Türk Müziği Konseri’nde solistler</strong> <strong>Atakan Akdaş</strong>, <strong>Neval Güleç</strong> <strong>ve genç solist</strong> <strong>Yaşar Cankut Erşen’i müzikseverlerle buluşturacak.</strong></p>
<p><strong>Pera Kuartet’ten yaz repertuvarı</strong><br />Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin <strong>Pera Klasikleri</strong> serisi Haziran ayında “Bir Yaz Akşamı” temalı konserle devam ediyor. Bu konser için özel olarak bir araya gelen <strong>Pera Kuartet</strong> flütlü dörtlüsü, <strong>10 Haziran Cumartesi akşamı saat 19.30’da</strong> müzikseverlerle buluşacak.  </p>
<p><strong>Didem Karakaya</strong> (Flüt), <strong>Doğu Kaptaner</strong> (Keman), <strong>Nora Heder</strong> (Viyola) ve <strong>Sedef Erçetin Atala</strong>’dan (Viyolonsel) oluşan topluluk, konserde J. Pachelbel, J.S. Bach, W.A. Mozart, F. Schubert, G. Bizet ve F. Devienne’in eserlerini seslendirecek. </p>
<p>Pera Müzesi Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndan bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturan <em>Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar </em>sergisinin yer aldığı salonda gerçekleştirilecek “Bir Yaz Akşamı” konseri, müzenin tarihi ve büyülü atmosferinde dinleyicileri renkli bir müzik yolculuğuna çıkaracak.</p>
<p><strong>Türk Müziği’nden “Aşk Şarkıları”</strong><br /><strong>Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca</strong>’nın aziz hâtırasına saygıyla, <strong>Sinan Sipahi </strong>koordinatörlüğünde düzenlenen <strong>Pera Müzesi Türk Müziği Konserleri </strong>“Aşk Şarkıları”<strong> </strong>temasıyla yazı karşılıyor. </p>
<p><strong>Sunuculuğunu Osman Nuri Özpekel</strong>’in yaptığı programın bu ayki misafir solistleri <strong>Atakan Akdaş</strong>, <strong>Neval Güleç</strong> ve misafir genç solisti <strong>Yaşar Cankut Erşen</strong> olacak. </p>
<p>Büyük bestekârların seçme eserlerinin seslendireceği programın saz sanatçıları arasında Osman Nuri Özpekel  (Ud),<strong> </strong>Aziz Şükrü Özoğuz (Keman), Taner Sayacıoğlu (Kanun), Lütfiye Özer (Kemençe),<strong> </strong>Gamze Ege Yıldız (Tanbur) ve Volkan Ertem (Viyolonsel) yer alıyor.<strong> </strong></p>
<p>“Aşk Şarkıları” konseri <strong>11 Haziran Pazar günü saat 16.30’da</strong> <strong>Pera Müzesi Oditoryumu</strong>’nda dinleyicilerle buluşacak.</p>
<p>Haziran programının ardından kısa bir ara verecek olan Pera Klasikleri ve Pera Müziği Türk Müziği Konserleri, Eylül ayı itibariyle yeni temalar ve konuk sanatçılarla müzikseverlerle buluşmaya devam edecek.</p>
<p><em><strong>Biletler Biletix’ten veya konser günü Pera Müzesi resepsiyonundan alınabilir. Pera Müzesi Dostları&#8217;na %50 indirim uygulanır. Yerler sınırlı ve numaralıdır.</strong></em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yaza-ve-aska-dair-notalar-pera-muzesinde-381192">Yaza ve Aşka Dair Notalar Pera Müzesi&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çevre ve geri dönüşüme dair her şey bu fuarda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cevre-ve-geri-donusume-dair-her-sey-bu-fuarda-372411</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 12:16:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşüme]]></category>
		<category><![CDATA[fuarda]]></category>
		<category><![CDATA[geri]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372411</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sürdürülebilir kentlerin öncüsü İzmir’de, ikinci kez düzenlenen We-Cycle Çevre ve Geri Dönüşüm Teknolojileri Fuarı, 9 - 11 Mayıs 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Fuar kapsamında yapılacak seminer ve etkinlikler de geri dönüşümün önemine dikkat çekerek sektörün geleceğine ışık tutacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevre-ve-geri-donusume-dair-her-sey-bu-fuarda-372411">Çevre ve geri dönüşüme dair her şey bu fuarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sürdürülebilir kentlerin öncüsü İzmir’de, ikinci kez düzenlenen We-Cycle Çevre ve Geri Dönüşüm Teknolojileri Fuarı, 9 &#8211; 11 Mayıs 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Fuar kapsamında yapılacak seminer ve etkinlikler de geri dönüşümün önemine dikkat çekerek sektörün geleceğine ışık tutacak.</p>
<p> </p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve EFOR Fuarcılık ortaklığında düzenlenen We-Cycle Çevre ve Geri Dönüşüm Teknolojileri Fuarı için hazırlıklar tamamlandı. Fuarizmir’de düzenlenecek fuar, kentlerde atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm kültürünün yaratılması ve gereksiz kaynak kullanımının engellenmesi konularını da gündeme taşıyacak. </p>
<p> </p>
<p>T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde düzenlenen fuar; Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), Ege Bölgesi Sanayi Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası, TÜDAM Değerlendirilebilir Atık Malzemeler Sanayicileri Derneği ve Ege Plastik Sanayicileri Dayanışma Derneği (Ege PLASDER) destekleriyle gerçekleşiyor. </p>
<p> </p>
<p>Fuar kapsamında düzenlenen seminerde uzman isimler, A hol içinde oluşturulacak etkinlik sahnesi ile A Hol Seminer Salonu’nda katılımcı ve ziyaretçilerle bir araya gelecek. Üç gün boyunca birbirinden değerli konukları ağırlayacak fuar, geri dönüşüm kültürünün geleceğine ışık tutacak. Söyleşilerde geri dönüşüm sektörünün önemli kuruluşları, vakıflar, odalar, dernekler ve yerel yönetimlerden temsilciler; atık yönetiminden dünyada ve Türkiye’deki uygulama örneklerine, sektördeki yatırım teşviklerinden mekânsal planlama sorunlarına, yeşil büyüme politikalarından Sıfır Atık Yönetmeliği’ne kadar birçok konuda değerlendirmede bulunacak. Doğa ve Çevre Programları Yapımcısı Güven İslamoğlu da “Çevre ve Sürdürülebilirlik” konulu bir konuşma gerçekleştirecek. </p>
<p> </p>
<p>Fuar kapsamında, geri dönüşüm bilincini kazandırmak amacıyla sergi ve atölyeleriyle de fark yaratacak. Burçin Bayer Babaoğlu ile Atıklardan Müzik Dinletisi, Fırat Karapınar ile Rosa Atık Atölyesi fuar süresince gerçekleştirilirken çocuklara yönelik de pek çok etkinlik düzenlenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZELMAN Anaokulları öncülüğünde geri dönüşümü hedefleyen etkinlikler gerçekleştirilecek. Etkinliklere katılan öğrenciler, atık malzemeleri farklı ve kullanışlı ürünlere dönüştürecek. Fuarda ayrıca, İZELMAN Robotics İzmir Teknoloji Takımları standında da FRC, FLL, WRO, Teknofest, VEX Robotics, Robotex vb turnuvalara katılan ve özellikle ileri ve geri dönüşüm ile sürdürülebilirlik çalışmaları üzerine yoğunlaşmış ekip ve takımlar yer alacak. Fuar boyunca geri dönüşümü teşvik etmek amacıyla atıkların dönüşümü ile ilgili de çeşitli kampanyalar düzenlenecek. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cevre-ve-geri-donusume-dair-her-sey-bu-fuarda-372411">Çevre ve geri dönüşüme dair her şey bu fuarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2023 Yılının İkinci ÇEVKO Vakfı Söyleşisi Gerçekleştirildi İklim Krizine Dair &#8220;Yapılması&#8221; ve &#8220;Yapılmaması&#8221; Gerekenler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2023-yilinin-ikinci-cevko-vakfi-soylesisi-gerceklestirildi-iklim-krizine-dair-yapilmasi-ve-yapilmamasi-gerekenler-371162</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 13:00:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çevko]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisi]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmaması]]></category>
		<category><![CDATA[yapılması]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=371162</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ikincisi, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023-yilinin-ikinci-cevko-vakfi-soylesisi-gerceklestirildi-iklim-krizine-dair-yapilmasi-ve-yapilmamasi-gerekenler-371162">2023 Yılının İkinci ÇEVKO Vakfı Söyleşisi Gerçekleştirildi İklim Krizine Dair &#8220;Yapılması&#8221; ve &#8220;Yapılmaması&#8221; Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle,</strong> <strong>ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ikincisi, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla gerçekleşen söyleşiye; P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal, Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu, Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar konuşmacı olarak katıldı. </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri ile iklim krizi konusunu tüm yönleriyle ele alıyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ikincisi, &#8220;İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler&#8221; başlığıyla gerçekleştirildi. Zoom platformu üzerinde düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak üstlenirken, söyleşiye ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ev sahipliği yaptı. 2023 yılındaki “ÇEVKO Vakfı Söyleşileri”nin ikincisinin konuşmacıları ise P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal, Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu, Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar oldu. </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’den Siyasi Partilerin Mutlaka Dikkate Alması Gereken 10 Madde </strong></p>
<p>Moderatör Celal Toprak, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin önemini vurgulayarak ilk sözü ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’e verdi. 2021 yılında ÇEVKO Vakfı’nın 30’uncu kuruluş yılı çerçevesinde başlatılan ve üçüncü yılına giren söyleşilerin toplumda farkındalığın yükselmesine katkı sağladığını söyleyen Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzde genel seçimler var. Bu vesile ile bir sivil toplum kuruluşu olarak siyasal partilere çevre ile ilgili birtakım öneri ve çağrılarda bulunmak istiyorum. Özellikle çevre konusunda kamu otoritesini oluşturacak, siyasal partilerin sivil toplumu dinlemesi, onlarla birlikte çalışması başarı açısından çok önemli. Biz ÇEVKO Vakfı olarak, “Cumhuriyetin 100. Yılında Çevre Politikası Önerisi” hazırladık. Çevre, çok kapsamlı bir alan. Öncelikli konumuz olan İklim Krizi’ne karşı yapılması gerekenleri, ÇEVKO Vakfı olarak uzunca bir zamandır çeşitli vesilelerle ifade ediyoruz. Tüm siyasal partilere bu konunun önemini anımsatmak bakımından, iklim krizi ile mücadele konusunda geliştirdiğimiz 10 maddeden oluşan öneriler paketimizin burada kısaca üzerinden geçmek istiyorum. Biliyorsunuz, iklim krizi ile mücadele kapsamında Paris Anlaşması’nı kabul ederek ülke olarak “2053’te Karbon Nötr Olma Hedefi” belirledik. Birinci önerimiz, BM’ye verdiğimiz ulusal katkı beyanının güncellenerek daha iddialı hale getirilmesi yönündeydi; bu konuda 27. BM Taraflar Konferansı’nda, salım artışından yüzde 21 azaltım olan hedefimiz, artıştan yüzde 41 azaltım olarak güncellendi. Fakat biz bunun, 2053 yılında Karbon Nötr olabilmemiz için mutlak azaltım hedefi haline getirilmesi yönünde çalışılmasını öneriyoruz. İkinci önerimiz, İklim Yasası ve gerekli yasal düzenlemelerin çıkartılması ve bu konuda bir an önce uygulamaya geçilmesi. Bu alanda epeyce hazırlık yapıldığını biliyoruz, biz de bu çalışmalar içinde yer aldık ama zaman kaybetmeden bunların yürürlüğe girmesi çok önemli.  Üçüncüsü; bu yasal düzenlemelerle bağlantılı olarak Emisyon Ticaret Sistemi veya benzeri yöntemler yoluyla artık karbon salımına ülkemizde de bir sınır, bir bedel konulması. Dördüncüsü; enerji üretiminde kömürün kullanımına kademeli olarak azaltılması suretiyle son verilmesine ilişkin bir plan yapılması.  Bu konuda ilgililerden çok fazla ses duyamıyoruz. Tabii ki enerji güvenliğimiz önemli ama bütün dünyanın bu yönde hareket ettiğini düşünerek bu konuda da bir plan yapılmasını öneriyoruz. Beşincisi; ormanların ve diğer karbon yutaklarının çoğaltılması için yine bir plan yapıp uygulamak. Bu konuda da önemli çalışmalar var, sürdürülmesi gerekli. Altıncı olarak binalarda, sanayide ve ulaşımda enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerjiye geçişin daha iddialı hale getirilmesi önemli. Yenilenebilir enerji açısından, kapasite olarak, aslında ülkemiz hidrolik enerjiyi de dikkate alırsak, yüzde 50’yi geçmiş durumda. Bu iyi bir sonuç. Ciddi bir kapasitemiz var fakat ülke potansiyeline uygun olarak bunu daha da ileriye götürebiliriz. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi yanında yeşil hidrojenden de yararlanabiliriz. Bu konudaki yatırımların, çalışmaların devam etmesi önemli. Yedinci olarak enerji sektörü ve sanayiden kaynaklanan salımların yanında ulaşımdan, binalardan, tarımdan ve atıklardan çıkan salımların da azaltılması önemli. Sekizinci önerimiz iklim değişikliğine uyum konusunda bölgesel ölçekli plan ve çalışmaların yapılarak yürürlüğe konulması. Bu konuda da çeşitli illerimizde çalışmalar başladı, ama bu çalışmaların ülke geneline yayılması, benimsenmesi, sahiplenilmesi çok önemli çünkü artık iklim değişikliğinden kurtuluşumuz yok.  İklim değişikliğine uyum sağlayacak önlemleri kesinlikle almamız gerekiyor. Bütün bunları gerçekleştirmek için ciddi bir finansal kaynağa gereksinim var ve belki de en zor kısım bu. Dokuzuncu önerimiz finansal kaynağın kamu, özel sektör, ulusal ve uluslararası fonlardan sağlanması için iş birliğiyle çalışılması. Onuncu ve son olarak da toplumda iklim krizine karşı farkındalığın oluşturulması, alışkanlıkların değişimi için ulusal kampanya başlatılması ve bunun sürdürülmesi gerektiğini düşünüyoruz.   İklim krizi riski yüksek Türkiye için belirlediğimiz 10 maddeden oluşan bu önerilerle tekrar çağrıda bulunuyoruz. Kapsamı çok geniş olan &#8220;Çevre”nin diğer konuları da önemli. Bu konular, iklim değişikliğinin yanında, atık yönetimi, su kalitesi, hava kalitesi, gürültü, yatay mevzuat, kimyasallar gibi pek çok alt başlıktan oluşuyor. Bu başlıklarda da yapılacak şeyler var. “Atık Yönetimi”, ÇEVKO Vakfı olarak bu alanda uzmanlaşmış bir kuruluş olduğumuz için bizim açımızdan öncelikli, çünkü dünyanın döngüsel ekonomiye geçmekte olduğu günümüzde, bütün dünya atığın çöp değil, değerlendirilmesi gereken bir kaynak olduğunu konuşuyor. Bunun Yeşil Mutabakat ile, AB ile yaptığımız sözleşmelerle yakından ilgisi var.  “Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu”, atıkların kaynağında ayrı toplanıp geri dönüştürülmesi için aslında AB’de 20-30 yıldır uygulanmakta olan bir model.  Bu modeli biz, ülkemizde 2-3 yıl öncesine kadar sistematik olarak 15 yıl uyguladık; fakat daha sonra terk ettik. Siyasal partilere, Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu’nun ülkemizde finansal bir model olarak, tüketim sonrası atıkların geri dönüştürülmek üzere kaynağında ayrı toplanması için kullanılabilecek verimli bir yöntem olduğunu hatırlatmak istiyor; bu modelin ülkemizde yeniden tesis edilmesi için çağrıda bulunuyoruz.” </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşilerine Üniversitelerin ve Gençlerin Katılımı Çok Önemli </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’ne üniversitelerin ve gençlerin katılımının önemine vurgu yapan Mete İmer, “Üniversitelerimiz, öğrencilerimiz ve sanayi kuruluşlarımızla birlikte bu söyleşileri yapmaktan dolayı çok mutluyuz.  Sanayisiz bir toplum mümkün değil, ama gençlerimiz sanayi kuruluşlarını da, bilinçli birey ve tüketiciler olarak, çevreyle ilgili konularda her zaman uyarmamız gerektiğini düşünüyor.  Bireyler, tüketiciler olarak taleplerimiz değişirse, sanayi de buna uymak zorunda kalacaktır. Öncü sanayi kuruluşları, sürdürebilirlik ve iklim krizi ile savaşım konusunda çalışmalarına çoktan başladılar ve bu konularda örnek oluyorlar. Diğer ekonomik işletmeler de onları izleyecektir. Ben, hukuk kuralları, yasal düzenlemelerin uygulanması bakımından kamu otoritesini de önemsiyorum. Kısacası gezegenimizi kurtarmak yine bizim elimizde. Bilimsel gelişmelerin ışığında güzel bir gelecek mümkün” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal: “NASA İle Ürün Geliştiriyoruz”</strong></p>
<p>“Türkiye’de 10 evden 9’unda varız” diyen P&#038;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim ve Medya Direktörü Nesli Kılıçal, kullanıcılarını bu ekosistemin nasıl bir parçası haline getirdiklerini ve onları nasıl birer “İklim Elçisi”ne dönüştürmeye çalıştıklarını anlattı: “Mete Bey’in de söz ettiği üzere 10 maddede de yer alan enerji tasarrufu hakkında bilgi vermek istiyorum. Kullanılan enerjinin yüzde 30’u evlerde tüketiliyor. Bizim de banyo ve mutfaklara yönelik suyla, elektirikle kullanılan ürünlerimiz var. Bu nedenle evde kullanılan enerji bizi çok ilgilendiriyor. P&#038;G olarak her yıl 20 binden fazla araştırma yapan bir şirketiz. Bu araştırmalar sayesinde tüketicilerin kullanım alışkanlıklarını, ürünlere bakış açısını anlamaya çalışarak ürünler geliştiriyoruz. Analizler de elektrik ve su kullanımına odaklanmamız gerektiğini söylüyor. Örneğin, Fairy, ön yıkama alışkanlığına son vermek amacıyla çok ciddi çalışmalara imza attı. Biz bu yönde iletişim yapan ilk markalardan biriyiz. Kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirmeyi hedefledik. Ayrıca alışkanlıklarından, ön yıkamadan vazgeçmeyen kullanıcılar için geçen yıl Fairy Power Sprey’i çıkardık. Ev içi tüketimi yüksek olan ürünler söz konusu olduğunda kullanıcıları bu yönde bilinçlendirebilmenin öneminin farkındayız. Benzer bir çalışmayı, Ariel ve Alo markalarımızda da yapıyoruz. Çamaşır yıkamadaki ayak izinin yüzde 60’ı  yine kullanım alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Oysa Türkiye’de tüm çamaşırların 30 derecede yıkanması, 6 milyon hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacından tasarruf edilmesi anlamına geliyor. 2021 yılında NASA ile yaptığımız bir çalışmadan da söz etmek istiyorum. Uzaya giden astronotların kıyafetlerini nasıl yıkadığını hiç düşündünüz mü? Uzun süre giyiyorlar ve sonunda yakılıyor. NASA ile yaptığımız iş birliği ile kıyafetlerin uzayda nasıl yıkanabileceğine çözüm bulmaya odaklandık. Öncelikle lekeyi çözücü maddede silikon kullanılmaması gerekiyor ve deterjanın tamamı bozunabilir maddeden olmalı. Ayrıca soğuk suda performans göstermesi gerekiyor. </p>
<p>İyi haber ise şu; Çok az su kullanılan, hafif ve çok soğuk suda yıkamayı mümkün kılan Tide İnfinity adlı bu ürün sadece uzayda kullanılmayacak. Bu teknolojileri tüketicilerin hizmetine de sunuyoruz. Uzayda işe yaradığını kanıtlayan deterjan dünya için de çevre dostu ve az kaynak kullanan çözümler sağlayacak.dünyada da kullanılması planlanıyor.  Dünyada enerji ve su tasarrufuna, sürdürülebilirliğe güçlü bir şekilde katkıda bulunan çalışmalarımıza devam edeceğiz.” </p>
<p><strong>Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu: “Çocuklara Sürdürülebilir Bir Gelecek Bırakabilecek Miyiz?” </strong></p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi &#8211; Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Prof. Dr. Güray Salihoğlu, İklim Krizi’ni net rakamlar vererek ortaya koyarak yapılması gerekenlerden çok “yapılmaması gerekenler”in altını çizdi: “Aslında bu dünyadaki yaşamımızı ‘sürdüremiyoruz’. Arz ve talep birbirini tutmuyor. Gezegenin bize sundukları azalırken bizim talebimiz artıyor. Temiz su azalıyor. İklim düzenlenemiyor. Türler kayboluyor. Bütün bu kaynakların yenilenme hızı bizim tüketme hızımıza yetişemiyor. Biyoçeşitlilik alarmda ama bizim gündemimizde daha çok İklim Krizi var. Net sıfır hedefleri koymaya başladık ama biyoçeşitlilik için bir hedef bile koyamıyoruz. Ben burada biraz İklim üzerinden gideceğim. Net sıfır nedir? Ne kadar emisyon salınıyor ve ne kadarı yutaklar aracılığıyla emiliyor? Dengede olursa, net sıfırdan bahsedebiliriz. Oysa ki bir açık var. 59 milyar ton sera gazı atmosfere veriliyor! Ulaşım, endüstri, binalardan kaynaklanan emisyonlar, en başta enerji temininden kaynaklanan emisyonlar nedeniyle net sıfırdan uzağız. Üstelik lehimize çalışan yutakları aleyhimize çeviriyoruz. Ağaçları kesiyoruz mesela. Mete Bey çok güzel ifade etti: politikacılardan ilk istememiz gereken şey de bu. Çocuklara yaşanabilir, sürdürülebilir bir gelecek bırakabilecek miyiz? Kurum ve kuruluşların verdikleri sözler de takip edilmeli; bunun bir karşılığı, cezası da olmalı. 2100 yılının sonuna doğru eğer bu sözler verilirse, önlemler alınırsa 1.5-2 derece sıcaklık artışının sınırı altında kalabiliriz. Türkiye aslında 2038 yılına kadar emisyonunu artıracağını söyledi. Artıştan azaltım yapacağını belirtti. Net sıfır sözünü vermek kolay değil aslında. Tüm emisyonları kapsadığından emin olacağız. Ayrıca kendi sınırlarımızın dışını da düşünüyor muyuz? Yasal düzenlemelerimiz yerinde ve uygulanabiliyor mu? Emisyon Ticaret Sistemi ile belli yaptırımlar gelecek, onları da bekliyoruz. Hem gezegen hem ülkemiz ölçeğinde yapmamız gerekenler var. 564 milyon ton bir salımımız var ülke olarak (karbondioksit eşdeğeri). Bireysel karbon ayak izimiz yıllık 6.7 ton düzeyinde (karbondioksit eşdeğeri). 1990’da 4 tondu bu değer.! Bir önceki yıl 6.3’tü. Gittikçe artıyor. 1990’da o zamanki emisyonların yüzde 25’ini yutaklarımız yutabiliyordu. 2020’de bu rakamın, yüzde 10.86 düzeyine indiğini görüyoruz. Dolayısıyla net sıfırdan uzaklaşıyoruz. Sadece ağaç dikerek de net sıfıra ulaşmamız mümkün değil. Büyümek değil, dengelenmek söz konusu olmalı. Gerekirse “küçüleceğiz”. BM’nin daha çok yaptırım gücüne sahip olmasını diliyorum. Bizim kullandığımız temiz elektrik, yüzde 50 civarında. Elektrikleşme endüstriyel kuruluşlar açısından önemli bir adım ama yapılması gerekenler bununla bitmiyor. Öte yandan döngüsel ekonomi, mevut kapitalist düzen içerisinde, bence bir ütopya. Döngüsel ekonomi diyor ki daha az satın al, daha az hammadde kullan, kullandığın hammaddeyi de işin bittiğinde çöpe atma, tekrar tekrar kullan. Oysa ki kaynak artık yok, hammadde tükeniyor. Bakış açımızı değiştirmeliyiz. Eko tasarım diye bir kavram var. Çevre için tasarım yapmaktan, dayanıklı ürünler tasarlamaktan yola çıkıyor. Yani ürünler çabuk bozulsun daha çok tüketilsin değil, dayanıklı ürünler çıksın, hızlı moda olmasın gibi kurallar getiriyor… AB, Yeşil Mutabakat söylemiyle  aslında zihinsel bir dönüşümün gerekli olduğunu söylemeye çalışıyor.”</p>
<p><strong>Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar: “Gençler Olarak Her Alanda Daha Aktif Olmak İstiyoruz”</strong></p>
<p>Bursa Uludağ Üniversitesi İklim Elçisi ve Sürdürülebilir Kampüs Öğrenci Topluluğu Üyesi Simge Çağlar, Çevre Mühendisliği Yüksek Lisans son sırıf öğrencisi. Üniversitelerinin Sürdürülebilir Kampüs Topluluğu üyesi ve İklim Elçisi olarak söyleşiye katılan Çağlar, gençlere söz verilmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek çalışmaları hakkında bilgi verdi: “Atığın Modası Geçti etkinliğinden çevre yürüyüşlerine, Sürdürülebilirlik ile Tanışıyoruz Etkinliğinden Elektrikli ve Elektronik Atık Toplama Günü’ne, birçok etkinlik gerçekleştik, projelere imza attık. Paydaşlarla düzenli olarak toplantılar yaptık, araştırma raporları yayımladık. Haberler ve söyleşilerle de halkın konuya ilgisini çekmeye çalıştık. Gençlerin birinci ağızdan çevresel haklarını, sosyal haklarını iletebilmeleri için çalışmalar yürütüyoruz. Politikalarda, uygulamalarda aktif rol almak istiyoruz. Devletin, vakıfların teşviki de önemli. Çok farklı bölümlerden arkadaşlarımızla bir araya geldik, bu etkinlikleri de beraber yürüttük. Çevreyi umursamayan sanayi kuruluşları olmasından şikayetçiyiz. Çevre hareketleri devam ediyor ama kirletenlerin ekonomik olarak desteklendiği bir sistem istemiyoruz. Çevre politikalarının değişmesini istiyoruz. Sanayi kuruluşlarının genç bir zihniyetle, çevreci bir zihniyetle yönetilmesini istiyoruz.   Öğretmenler, sanayiciler, yere çöp atmayan anne babalar, her bireyin katkısı söz konusu. Sürdürülebilir ve temiz bir çevreyi böylelikle yaratabileceğiz.”</p>
<p>Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı &#8220;İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler&#8221; başlığını taşıyan ikinci söyleşiyi, ÇEVKO Vakfı’nın YouTube kanalından da izleyebilirsiniz: </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2023-yilinin-ikinci-cevko-vakfi-soylesisi-gerceklestirildi-iklim-krizine-dair-yapilmasi-ve-yapilmamasi-gerekenler-371162">2023 Yılının İkinci ÇEVKO Vakfı Söyleşisi Gerçekleştirildi İklim Krizine Dair &#8220;Yapılması&#8221; ve &#8220;Yapılmaması&#8221; Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesel &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221; Youtube&#8217;da</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alfa-kusagina-dair-ilk-belgesel-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-youtubeda-369209</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2023 09:54:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[doğruyu]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağına]]></category>
		<category><![CDATA[söyler]]></category>
		<category><![CDATA[youtubeda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=369209</guid>

					<description><![CDATA[<p>AXA Sigorta’nın katkılarıyla ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu tarafından çekilen ve Alfa kuşağına dair Türkiye’de yapılan ilk belgesel olan “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler”, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Youtube’da yayına girdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alfa-kusagina-dair-ilk-belgesel-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-youtubeda-369209">Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesel &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221; Youtube&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AXA Sigorta’nın katkılarıyla ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu tarafından çekilen ve Alfa kuşağına dair Türkiye’de yapılan ilk belgesel olan “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler”, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Youtube’da yayına girdi. </strong></p>
<p>Türkiye’nin öncü sigorta şirketi AXA Sigorta, <em>“insanlığın gelişmesi adına insanlar için değerli olanı korumak”</em> amacıyla sanata verdiği desteklere bir yenisini ekleyerek, ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu’nun Çocuklar Hep Doğruyu Söyler belgeselinin sponsoru olmuştu. Geçtiğimiz haftalarda galası gerçekleştirilen belgesel, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda AXA Türkiye Youtube kanalında izleyiciyle buluştu. </p>
<p>Alfa kuşağına dair Türkiye’de çekilen ilk belgesel film olma özelliğine sahip Çocuklar Hep Doğruyu Söyler, çocukların da toplumsal özneler olduğuna dikkat çekiyor. Belgeselde, farklı sosyal gruplardan 6-13 yaş arası 20 çocuk, Tuluhan Tekelioğlu’nun iklim krizi, teknoloji, arkadaşlık gibi birçok konuya dair sorularını yanıtlıyor. </p>
<p><strong>AXA Sigorta Hukuk, Uyum ve Kurumsal Sorumluluk Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Onur Koçkar</strong>, şunları söyledi: “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler belgeseli ile geleceğin yetişkinleri olan Alfa kuşağını yakından tanıma, onların dünya algısını keşfetme olanağı buluyoruz. AXA Sigorta olarak, çocukların geleceğimizin teminatı olduğuna inanıyoruz; bu nedenle onları dinlemek ve anlamak bizim için çok önemli. Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizin geleceğine dair umutlarımızı yeşerten bu belgesel için hem Tuluhan Tekelioğlu’na hem de belgeselde yer alan sevgili çocuklara teşekkür ediyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda bu filmi tüm çocuklara armağan ediyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alfa-kusagina-dair-ilk-belgesel-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-youtubeda-369209">Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesel &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221; Youtube&#8217;da</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malkara Belediyesine Ait 3 Adet Taşınmazın Satışının Yapılmasına Dair İhale Gerçekleştirildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/malkara-belediyesine-ait-3-adet-tasinmazin-satisinin-yapilmasina-dair-ihale-gerceklestirildi-365558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 11:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[belediyesine]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleştirildi]]></category>
		<category><![CDATA[ihale]]></category>
		<category><![CDATA[malkara]]></category>
		<category><![CDATA[satışının]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmazın]]></category>
		<category><![CDATA[yapılmasına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365558</guid>

					<description><![CDATA[<p>2886 sayılı kanunun 45. maddesine göre açık teklif usulü (arttırma) ile 12 Nisan 2023 Çarşamba günü 3 adet taşınmazın satışının yapılmasına dair ihale Belediye Encümeni huzurunda Belediye Meclis Odasında gerçekleştirildi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malkara-belediyesine-ait-3-adet-tasinmazin-satisinin-yapilmasina-dair-ihale-gerceklestirildi-365558">Malkara Belediyesine Ait 3 Adet Taşınmazın Satışının Yapılmasına Dair İhale Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2886 sayılı kanunun 45. maddesine göre açık teklif usulü (arttırma) ile 12 Nisan 2023 Çarşamba günü 3 adet taşınmazın satışının yapılmasına dair ihale Belediye Encümeni huzurunda Belediye Meclis Odasında gerçekleştirildi</p>
<p>İhale sonucunda mülkiyeti Malkara Belediyesine ait ekli dosyada açıkça belirtilen 1 adet taşınmazın satışı yapılırken, 2 adet taşınmaza ise iştirak olmadı. Komisyon tarafından ihale sonuçlandırmış olup, ita amirinin onayına sunulmuştur.</p>
<p>Taşınmazların satışı yapılmasına dair ihale sonuçları ektedir.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/malkara-belediyesine-ait-3-adet-tasinmazin-satisinin-yapilmasina-dair-ihale-gerceklestirildi-365558">Malkara Belediyesine Ait 3 Adet Taşınmazın Satışının Yapılmasına Dair İhale Gerçekleştirildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hepsiburada Ramazan&#8217;ın İlk Haftasına Dair Alışveriş Verilerini Paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hepsiburada-ramazanin-ilk-haftasina-dair-alisveris-verilerini-paylasti-363499</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 10:42:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[haftasına]]></category>
		<category><![CDATA[hepsiburada]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazanın]]></category>
		<category><![CDATA[verilerini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=363499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepsiburada, Ramazan ayının ilk haftasına dair alışveriş verilerini paylaştı. “Ramazan Bereketi Burada” kampanyasıyla ve “Şimdi Al 3 Ay Sonra Öde” ile Hepsiburada müşterilerinin bütçelerini rahatlatmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepsiburada-ramazanin-ilk-haftasina-dair-alisveris-verilerini-paylasti-363499">Hepsiburada Ramazan&#8217;ın İlk Haftasına Dair Alışveriş Verilerini Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepsiburada, Ramazan ayının ilk haftasına dair alışveriş verilerini paylaştı. “Ramazan Bereketi Burada” kampanyasıyla ve “Şimdi Al 3 Ay Sonra Öde” ile Hepsiburada müşterilerinin bütçelerini rahatlatmaya devam ediyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Hepsiburada’da Ramazan’ın ilk haftasını kapsayan tarih aralığında en çok temel tüketim gıda kategorisinden sipariş verildi. Küçük ev aletleri ve sofra malzemeleri ilgi çeken diğer kategoriler oldu. Küçük ev aletlerinin yıldızı airfryer olurken sofra malzemelerinde en çok masa örtüsü siparişi verildi.</p>
<p><strong>Ramazan’ın Vazgeçilmezi Hurma</strong></p>
<p>Hurma, Ramazan ayının vazgeçilmez ürünleri arasında yer almaya devam ediyor. Hepsiburada&#8217;da geçen yıla kıyasla bu sene Ramazan’ın ilk haftasında hurma siparişlerinde artış görüldü.</p>
<p><strong>Sağlıklı iftar ve sahurlar için “Airfryer”lara ilgi yüksek</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yılın yıldızı “airfryer” ürünlerine bu Ramazan’da da ilgi yüksek oldu. Sağlıklı ve pratik tariflerle iftar ve sahur yemeklerini çeşitlendiren airfryer siparişlerinde geçtiğimiz ramazan ayının ilk haftasına göre 10 kat artış görüldü. Ayrıca yumurta pişirme makineleri de en çok satan küçük ev aletleri arasında yer aldı.</p>
<p><strong>Tatlılarda “Glutensiz Güllaç” Trendi</strong></p>
<p>Ramazan ayının tatlılarından helva, tahin ve pekmez ise bu yıl büyük bir ilgiyle karşılandı. Hepsiburada&#8217;da helva, tahin ve pekmez ürünlerinde bu yıl %275 oranında artış görüldü. Hepsiburada&#8217;da güllaç siparişleri de geçen seneye kıyasla 2 kat arttı. Bu sene glutensiz güllaç da tatlılar arasında öne çıktı.</p>
<p><strong>HepsiTürkiye’den ürünlerine ilgi</strong></p>
<p>Hepsiburada’nın, yöresel üreticileri desteklemek üzere hayata geçirdiği HepsiTürkiye’den ürünlerine de Ramazan ayında ilgi fazla oldu. Hem yerel üretilen hem de sağlıklı beslenmek isteyenlerin tercihi olan HepsiTürkiye’den ürünleri arasında Ramazan’da en çok sipariş verilenler;  Fethiye tahini, Ayvalık Zeytinyağı, Tunceli Çemişgezek Dut Kurusu, Bursa Gemlik siyah zeytini, Kayseri mantısı, Elazığ Ağın kavrulmuş leblebisi olarak sıralandı.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hepsiburada-ramazanin-ilk-haftasina-dair-alisveris-verilerini-paylasti-363499">Hepsiburada Ramazan&#8217;ın İlk Haftasına Dair Alışveriş Verilerini Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Krizine Dair En Son Gelişmeler, 2023 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisi&#8217;nde Masaya Yatırıldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-dair-en-son-gelismeler-2023-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-masaya-yatirildi-361073</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 08:54:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çevko]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[krizine]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşisinde]]></category>
		<category><![CDATA[vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[yatırıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yılının]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=361073</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu'nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ilki, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-dair-en-son-gelismeler-2023-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-masaya-yatirildi-361073">İklim Krizine Dair En Son Gelişmeler, 2023 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisi&#8217;nde Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri, 2023 yılında da devam ediyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle,</strong> <strong>ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ilki, “İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler” başlığıyla gerçekleştirildi. Toplantının konuşmacıları akademisyenler ve üniversite öğrencisi genç bir iklim aktivisti oldu. Moderatörlüğünü Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı, ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in de katılımıyla gerçekleşen söyleşiye; Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Erbaş Açıkel ve Kadir Has Üniversitesi İklim Elçisi Ayça Sezer konuşmacı olarak katıldı. </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri ile iklim krizi konusunu tüm yönleriyle ele alıyor. Küresel Isınma Kurultayı Komitesi işbirliğiyle, ÇEVKO Vakfı İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu&#8217;nun hazırladığı bu yılki söyleşilerin ilki, &#8220;İklim Değişikliği, Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilirlikteki Son Gelişmeler&#8221; başlığıyla gerçekleştirildi. Zoom platformu üzerinde düzenlenen söyleşinin moderatörlüğünü, Küresel Isınma Kurultayı Komitesi Başkanı Celal Toprak üstlenirken, söyleşiye ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer ev sahipliği yaptı. 2023 yılındaki “ÇEVKO Vakfı Söyleşileri”nin ilkinin konuşmacıları ise Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Erbaş Açıkel ve Kadir Has Üniversitesi İklim Elçisi, öğrenci ve iklim aktivisti Ayça Sezer oldu. </p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer: “Dünyada Yeni Ekonomik Kuralların Belirleyicisi İklim Düzenlemeleri Olacak”</strong></p>
<p>Moderatör Celal Toprak, ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin önemini vurgulayarak ilk sözü ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’e verdi. 2021 yılında ÇEVKO Vakfı’nın 30uncu kuruluş yılı çerçevesinde başlatılan ve üçüncü yılına giren söyleşilerin toplumda farkındalığın yükselmesine katkı sağladığını söyleyen Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün son gelişmelerle ilgili bilgi vermek istiyorum. Dünyada iklim düzenlemeleri aslında yeni ekonomik kuralların da belirleyicisi olma yolunda gözüküyor. İklim krizi ile ilgili mücadele kapsamında uygulanan politikalar, olumlu ekonomik sonuçlar yaratacak şekilde tasarlanmaya çalışılıyor. Bu durum, teşvik, korumacılık veya güvenli tedarik zincirleri kurmak şeklinde somutlaşıyor. Avrupa Komisyonu’nun ocak ayında açıkladığı Yeşil Mutabakat Sanayi Planı, öngörülebilir ve basitleştirilmiş mevzuat, finansmana erişimi hızlandırma, emek piyasasında gerekli becerileri sağlamak ve dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmak için ticarete açık olmak başlıklarını içeriyor. Planda, yeşil dönüşümde arz güvenliğini sağlamak üzere ‘Kritik Hammaddeler Kulübü’ kurulmasına, yani kritik hammaddelere sahip olan ülkelerin bunu kullanan ülkelerle bir araya gelip arz güvenliği için çalışmasına atıf yapılması önem taşıyor. Haziran 2022’de dünya genelinde kurulması kararı alınan İklim Kulübü’nün ana esasları da geçtiğimiz aylarda yayımlandı; kulübün kuruluş ve tanıtımı BM 28. Taraflar Konferansı’nda yapılacak. Diğer taraftan AB ve İngiltere’nin de içinde olduğu 50 ülke Ticaret Bakanları, İklim Koalisyonu’nu kurdular; bu koalisyonun, uluslararası ticaretin sera gazı azaltımına, dayanıklı, iklim nötr ve sürdürülebilir bir yapıya adil geçişte katkı sunabileceği belirtiliyor. Öte yandan dünya genelinde kurulan emisyon ticaret sistemlerinin (ETS) sayısı 13’ten 28’e, ETS kapsamındaki salımın toplam küresel salımdaki payı yüzde 8’den yüzde 17’ye yükseldi. Hazırlanan bir raporda ETS’lerden elde edilen gelirlerin hükümetlerce iklim eylemini güçlendirmek, yeni teknolojileri teşvik etmek ve düşük gelirli hane halkını desteklemek için kullanıldığının altı çiziliyor.” </p>
<p><strong>Türkiye için Depremin Yanı Sıra Çölleşme Riski de Tehdit Oluşturuyor</strong></p>
<p>Deprem felaketi sonrasında yaralarımızı sarmaya devam ettiğimizi vurgulayan ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Türkiye’ye dair iki önemli uluslararası uyarının da altını çizdi: “BM İklim Değişikliği Paneli, Türkiye’nin topraklarının yüzde 60’ının çölleşmeye yatkın, yüzde 50’sinin de deprem riski altında olduğu uyarısında bulundu. Ayrıca Avrupa Çevre Ajansı’ndan da Türkiye’nin ‘tam gaz büyüme’ stratejisini yeniden düşünmesi gerektiği, aksi takdirde yakın zamanda topraklarının büyük bölümünün yaşam için elverişsiz duruma gelebileceği uyarısı geldi. Bulunduğumuz coğrafyada hem deprem riski hem iklim krizinden kaynaklanan çölleşme riskine karşı çok ciddi, bilime dayalı önlemleri bir an önce yürürlüğe koymalı, büyüme stratejimizi sürdürülebilirlik ilkelerine göre yeniden tasarlamalıyız. Bu konuda Türkiye, biliyorsunuz ki hedef belirlemiş durumda ama bu hedefe ulaşmak için hızla iklim yasası, yasal düzenlemeler ve diğer çalışmaların da yürürlüğe konulması gerekiyor.”</p>
<p><strong>Üst Gelir Gruplarının Daha Fazla Emisyonda Daha Fazla Payı Var</strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir diğer önemli konu da iklim adaleti. BM destekli bir kuruluş tarafından yayımlanan 2023 İklim Eşitsizliği Raporu’na göre bir ülkede, yüksek gelir grubunda bulunanların karbon ayak izi, yaşadıkları ülkenin toplam sera gazı salımından bağımsız olarak, düşük gelir grubunda yer alan kimselerin karbon ayak izinden çok daha fazla. Buna karşılık, yüzde 50’lik düşük gelirli kesimin iklim krizi kaynaklı afetlerdeki oransal kayıpları, iklim krizi nedeniyle ortaya çıkan kayıpların yüzde 75’ini oluştururken, toplam küresel salımların yüzde 48’inden sorumlu yüzde 10’luk yüksek gelirli kesimse bu kayıplardan ancak yüzde 3 oranında etkileniyor. Burada, hem kayıplar bakımından düşük gelirliler açısından sıkıntılı bir durum var, hem de salımlara olumsuz katkı yapmak bakımından yüksek gelirli grupların önemli bir etkisi var. Sonuç olarak, küresel iklim krizi çabalarını finanse edebilme kapasiteleri refah seviyesi açısından değerlendirildiğinde, karbon ayak izi en yüksek yüzde 10’luk kesim iklim eylemlerinin finansmanında kullanılabilecek kaynakların yüzde 76’sını elinde bulunduruyor.  Bu durum da ülkelerde çeşitli yeni vergilerin ortaya çıkmasına yol açabilecek; iklim adaletini sağlamaya ve hane halklarının bu konudaki direncini artırmaya yönelik birtakım mali önlemleri gündeme getirebilecek.”</p>
<p><strong>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’ne Üniversitelerin ve Gençlerin Katılımı Önemli </strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’ne üniversitelerin ve gençlerin katılımının önemine vurgu yapan Mete İmer, “İklim krizi ile mücadelede gençlerin de katkısı olsun, gençleri de dinleyelim istiyoruz. Gençler gümbür gümbür geliyor. Gerçekten bu konuda geçmişte yapılan yanlışlar bakımından sorumlulukları az ama bu sorundan en çok etkilenecek olanlar da onlar. Onun için birlikte çözüm üretmek ve bu konuyu sahiplenmek bakımından gençliği burada görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Üniversitelerin bilimsel çalışmalarına gereksinim var. Dünya bir değişim içinde. Yeşil dönüşüm hızla gerçekleşiyor. Bizim de ülke olarak çok büyük zorluklarımız var ama bu gelişmenin dışında veya gerisinde kalmamamız gerekiyor. Hep birlikte, bir sonraki kuşaklar için, bu konuda başarılı olmak zorundayız,” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm Öne Çıkan Sektörler</strong></p>
<p>ÇEVKO Vakfı Söyleşileri’nin ilkinin konuklarından Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası, küreselleşmeden Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm’e, ufuk açıcı bir konuşma yaptı: “Yeşil konular, 25 yıl öncesinde çok konuşulmuyordu. Bir siyasi partinin gündeminde olan, vatandaşa da şirin gözükebilecek konulardı. Bugün ÇEVKO Vakfı dahil STK’ların, devletin, yerel yönetimlerin, şirketlerin gündeminde. Jeopolitiğin ve jeostratejik düşüncenin şirketlerin günlük nakit akışı kararlarına, tasarım kaynaklarına, insan kaynaklarına kadar gündemde olduğu; yapay zeka, eğitim politikası, tarım, ticaret politikalarıyla ilgili kararlar ya da afet yönetimi ile ilgili kararlar gibi konuları da ilgilendirdiği bir dönemdeyiz. Zaman ve mekan kavramı da değişiyor. Yönetilecek birçok sorun var. Geçen haftalarda AB, nükleer enerjinin temizliğini tartıştı. Küçük modüler reaktörler konuşulacak. Nükleer önemli çünkü Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin bir sonucu da dünyada enerji dengelerinin bozulması oldu. Nükleer enerjiden çıkma kararı alan Almanya, şimdi eldekini korumanın yollarını arıyor. 13 ülke, nükleer enerjiden yararlanıyor. Büyük de bir Ar-Ge yatırımı var. ABD, Çin, Avrupa, Japonya gibi pek çok ülke hem yenilenebilir enerjiye hem de nükleere yatırım yapıyor. Bir orta yol bulunmaya çalışılıyor. Ayrıca AB, 2035’te yüzde 100 elektrikli araçlara geçme kararı almıştı ama Almanya ve İtalya, yeni teknolojilere yatırımın bu kadar kolay olmadığını, zaman gerektiğini anladı. Şimdi eFuel’e yatırım yapılması planlanıyor. Almanya bunu yapan ülkelerden. Peki bunları kim yapacak? 3-4 milyonluk bir insan kaynağı açığı var, STEM, teknoloji temelli bilimlerde. İnsan kaynağına yatırım, orta vadeli bir yapısal reform, kısa vadeli de değil. Nasıl olacak? Tüm bu sektörlerden bahsederken iki sektör ön plana çıkıyor: Yapay Zeka ve Yeşil Dönüşüm. Birbirini destekleyen alanlar aynı zamanda. Türkiye ise bir seçim dönemine doğru gidiyor. İktidar nasıl şekillenirse şekillensin, küresel rekabet gücünün artırılması planlanırken yapılması gerekenler var. Hukuk devleti olmak, insan hakları, demokrasi gibi. Bunlar olmadan hiçbir alanda ilerleme mümkün değil, ekonomi dahil. Bütün bunların yol açacağı yapısal reformlar içinde tabii ki dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm gibi alanlar, eğitim, Ar-Ge’ye yatırım gibi birbirini destekleyici süreçler var. AB ile Gümrük Birliği’nin yenilenmesi gündeme gelecek. Gümrük Birliği bir ticaret anlaşması değil, ekonomik entegrasyon anlaşması. Türkiye’nin de yeşil, dijital ve sosyal bir Gümrük Birliği anlaşmasına imza atması gerekiyor. Hepsini kapsamalı.” </p>
<p><strong>İklim Adaleti Uluslararası Hukuk Alanında Giderek Daha Fazla Önem Kazanacak</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Erbaş Açıkel ise üniversite bünyesinde kurdukları İklim Değişikliği ve Hukuk Laboratuvarı’nın çalışmalarına değindi: “Üniversitemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği ve Hukuk Laboratuvarı’nda iklim hukuku konusunda yeni bir ders tasarımı, öğrenci çalışma grupları ve iklim hukukuna ilişkin çeşitli konuların ele alındığı bir seminer serisi olmak üzere çeşitli faaliyetler gerçekleştirdik. İklim, Denizler ve Deniz Çevresinin Korunması’na dair bir AB projesine geçtiğimiz günlerde başvurduk ve sonuç beklemekteyiz. İklim Adaleti konusu seminer serilerimizde ele aldığımız konulardan biri oldu. İklim adaleti en temelinde karbon emisyonu çok az olan ülkelerin, toplumların hatta hiç etkisi olmayan canlıların iklim krizinden en çok etkilenenler olmasını ifade ediyor. Seminerimize katılan Sayın Cameron Diver, Pasifik ülkeleri perspektifinden iklim adaletini çok güzel bir şekilde gözler önüne seren açıklamalarda bulundu. Pasifik ülkeleri ada ülkelerinden oluşuyor ve iklim değişikliği nedeniyle de global ısınma, buzulların erimesine, bu durum da deniz seviyelerinin yükselmesine yol açıyor. Deniz seviyeleri yükselince de ada ülkeleri sular altında kalıyor. Bir devleti devlet yapan üç unsurdan bir tanesi olan ülke yani kara toprağı, aslında yok oluyor. Bunun sonucunda o ülkenin vatandaşlarının yaşayabildiği bir toprak olmayacak. Pasifik Ülkeleri, karbon emisyonuna en az etki eden ülkelerden. Bunun gibi ısınma ve çölleşme; ekonomisi tarıma dayalı pek çok ülkenin tarım yapamamasına yol açacak. Tarım ve su sıkıntısı yanında biyolojik çeşitliliğin azalması, iklim mültecileri vb. hususların hepsi İklim Adaleti ile ilgili ve görüldüğü üzere iklim değişikliğinin etkilerinin buna en az ölçüde katkıda olanlar tarafından hissedilmesi oldukça önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkıyor. Yeşil Mutabakat ise iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir belge. Avrupa İklim Kanunu ve diğer ikincil mevzuatlar ile birlikte iklim krizi ile mücadelede önemli bir adım atılmış durumda. Yeşil Mutabakat’a İklim Adaleti perspektifinden yaklaştığımızda ise, insan merkezci bir yaklaşım ile hazırlandığını, daha ziyade iklim değişikliği ile mücadelede ekonomik dengeleri gözetmeye çalıştığını ve bu açıdan İklim Adaleti konusunda bir misyona sahip olmadığını görüyoruz. Bu açıdan iklim değişikliği ile ilgili politikaların alınması ve hukuki düzenlemelerin tesisi sırasında iklim adaletinin de dikkate alınması konusunda devletlere daha çok rol düştüğünü düşünüyorum. İklim Değişikliği konusundaki kırılgan ülkelerin iklim müzakerelerine katılımı ve alınan kararlardaki etkinliklerinin sağlanması çok önemli. İklim adaleti, nesiller arasındaki adaletin sağlanması açısından da dikkate alınmalı.” </p>
<p><strong>Söyleşide Son Söz Genç İklim Aktivistinin</strong></p>
<p>Kadir Has Üniversitesi İklim Elçisi Ayça Sezer ise üçüncü sınıf öğrencisi, genç bir iklim aktivisti olarak gençlerin iklim değişikliği ile ilgili mücadelede ne gibi sorumluluklar alması gerektiğini özetledi, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi: “İklim Krizini bir an önce çözebilmek, etkilerini azaltabilmek için bilim insanları çözüm üretmeye gerek devletler gerek insanlar üzerinde farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu sorunu ancak hep birlikte çözebiliriz. Karbon ayak izimizi derhal düşürmek elbette kolay değil. İklim değişikliği konusunda önlemler almak ve sürdürülebilir bir sanayi sistemi kurmak ve İklim Adaleti’ni sağlayabilmek adına düzenleyici kurallar bulunmadığından bu sorun biraz inisiyatif alınan bir konuya döndü. Hukukun bu konudaki önemini de göz önünde bulundurarak üniversite olarak birçok çalışma yürüttük. İklim Değişikliği ve Çalışma Grubu olarak İngiltere İklim Yasası’nı tercüme ettik. Bu çalışma sırasında ilgili tüm kurumların, yeni kurumlar da hayata geçirilerek nasıl entegrasyon ve koordinasyon içinde çalışmasının mümkün olduğunu, hukukun bağımsız bir denetim mekanizması olarak iklim değişikliği ile mücadelede nasıl bir politika belirleme aracı haline gelebileceğini gördük. Böylece ülkemizde yürürlüğe girmesi planlanan İklim Kanunu’nun önemini daha iyi anladık. Bu kanunla sürdürülebilir enerjinin desteklenmesi, karbon emisyonu denetimi ve azalımı, kurulacak sorumlu birimler ve gerekli raporlamalar gibi çevreyi korumak ve iklim değişikliğinin sebeplerini ve etkilerini azaltmak adına düzenlemeler bekliyoruz. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başta isminin değişmesi olmak üzere birçok gelişime imza attığını da belirtmek gerekir. Bakanlık bünyesinde gerçekleştirilen İklim Şurası’nda İklim değişikliğine uyum, sera gazı emisyonlarının azaltımı, teknoloji ve bilim, yeşil finansman, göç ve sosyal politikalar olmak üzere çeşitli bağlamlardan incelendiğinde, planlanan kanun hakkında istişarelerde bulunduğu kaydedildi. Türkiye, 2021 yılında Paris İklim Anlaşması’nı yürürlüğe koydu. AB Yeşil Mutabakatı da son derece önemli. Gerekli adımların atılması gerekiyor ama devletlerin nasıl adımlar atması gerektiği onlara bırakılıyor. Örneğin, COP27 Konferansı. Özellikle az gelişmiş devletler için bir fon oluşturulmasına karar verildi ama bu kadar. Nasıl değiştirilecek, nasıl oluşturulacak, bunların hiçbirinin cevabı verilmedi henüz. Akademinin ve üniversitenin rolü de burada karşımıza çıkıyor. Tüm alanlarda bilim insanlarının bu hususta yapması gereken, bilimsel temellere dayalı kararlar alma konusunda yetkili ve ilgili mercilere gerekli tavsiyelerde bulunmak ve konunun öneminin anlaşılmasını sağlayarak, bu bağlamda süreçleri hızlandırmak. Gerek okullarda gerek okul dışı bilinçlenerek çevremizi de bu çerçevede bilinçlendirmeyi hedefliyoruz. Bizim okulumuzda olduğu gibi disiplinler arası çalışmaların yürütüldüğü çalışma gruplarına ihtiyaç var. İlgili kamu kuruluşları ile birlikte toplumun daha çok bilinçlendirilmesi sağlanmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/iklim-krizine-dair-en-son-gelismeler-2023-yilinin-ilk-cevko-vakfi-soylesisinde-masaya-yatirildi-361073">İklim Krizine Dair En Son Gelişmeler, 2023 Yılının İlk ÇEVKO Vakfı Söyleşisi&#8217;nde Masaya Yatırıldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ENKA Sanat, Tiyatromuzun Ulu Çınarı Genco Erkal&#8217;ın 85. Yaşını Müzikli Gösteri &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; ile Kutluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/enka-sanat-tiyatromuzun-ulu-cinari-genco-erkalin-85-yasini-muzikli-gosteri-yasamaya-dair-ile-kutluyor-359681</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 14:19:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[çınarı]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[enka]]></category>
		<category><![CDATA[erkalın]]></category>
		<category><![CDATA[genco]]></category>
		<category><![CDATA[gösteri]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[kutluyor]]></category>
		<category><![CDATA[müzikli]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatromuzun]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamaya]]></category>
		<category><![CDATA[yaşını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359681</guid>

					<description><![CDATA[<p>ENKA Sanat, usta oyuncu Gencol Erkal’ın 85. yaşını, on yıldır sahnelenen müzikli gösteri “Yaşamaya Dair- Bursa Cezaevi’nden Mektuplar” ile kutluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enka-sanat-tiyatromuzun-ulu-cinari-genco-erkalin-85-yasini-muzikli-gosteri-yasamaya-dair-ile-kutluyor-359681">ENKA Sanat, Tiyatromuzun Ulu Çınarı Genco Erkal&#8217;ın 85. Yaşını Müzikli Gösteri &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; ile Kutluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ENKA Sanat, usta oyuncu Gencol Erkal’ın 85. yaşını, on yıldır sahnelenen müzikli gösteri </strong><em><strong>“Yaşamaya Dair- Bursa Cezaevi’nden Mektuplar” </strong></em><strong>ile kutluyor.</strong><em><strong> </strong></em><strong>29 Mart Çarşamba akşamı ENKA Oditoryumu’nda sahnelenecek oyunda Genco Erkal, senelerdir aynı sahneyi paylaştığı usta isim Tülay Günal’la birlikte bir kez daha seyirciyi Nâzım Hikmet’in ölümsüz dizeleriyle buluşturacak.</strong>  </p>
<p>Nazım Hikmet&#8217;in ölümünün 54. yıldönümü için Genco Erkal&#8217;ın uyarlayıp yönettiği <em><strong>“Yaşamaya Dair &#8211; Bursa Cezaevi’nden Mektuplar”</strong></em>,<em> </em>onuncu yılında bir kez daha tiyatro severlerle buluşuyor.<em> </em>Büyük ozanın Bursa Cezaevi’ndeki yaşamına, eşi Piraye Hanım’a olan tutkusuna, sürgün yılları ve vatan hasretine odaklanan oyunda,<em> </em>Nâzım Hikmet’in aynı adlı destansı şiiri bir kez daha hayat bulurken, <strong>Genco Erkal</strong>’a sahnede usta tiyatrocu <strong>Tülay Günal</strong> eşlik ediyor. Gösterinin müzikleri <strong>Fazıl Say, Zülfü Livaneli, Cem Karaca, Tarık Öcal, Edip Akbayram, Tolga Çebi, Nadir Göktürk, Timur Selçuk</strong> imzası taşıyor.  </p>
<p><em><strong>“Yaşamaya Dair &#8211; Bursa Cezaevi’nden Mektuplar”</strong></em> <u>29 Mart Çarşamba akşamı saat 20.30’da</u> <strong>ENKA Oditoryumu</strong>’nda sahnelenecek. </p>
<p>90 dakika / Tek perde  / +12</p>
<p><strong>Uyarlayan ve Yöneten: Genco Erkal </strong></p>
<p><strong>Oyuncular: Genco Erkal, Tülay Günal </strong></p>
<p><strong>Piyano: Yiğit Özatalay Viyolonsel: Deniz Doğangün</strong></p>
<p><strong>Müzikler: </strong>Fazıl Say, Zülfü Livaneli, Cem Karaca, Tarık Öcal, Edip Akbayram, Tolga Çebi, Nadir Göktürk, Timur Selçuk </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/enka-sanat-tiyatromuzun-ulu-cinari-genco-erkalin-85-yasini-muzikli-gosteri-yasamaya-dair-ile-kutluyor-359681">ENKA Sanat, Tiyatromuzun Ulu Çınarı Genco Erkal&#8217;ın 85. Yaşını Müzikli Gösteri &#8220;Yaşamaya Dair&#8221; ile Kutluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meta, gençlere yönelik Instagram&#8217;daki güvenlik önlemlerine dair bilgi verdi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meta-genclere-yonelik-instagramdaki-guvenlik-onlemlerine-dair-bilgi-verdi-359636</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Mar 2023 13:29:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[gençlere]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[instagramdaki]]></category>
		<category><![CDATA[meta]]></category>
		<category><![CDATA[önlemlerine]]></category>
		<category><![CDATA[verdi]]></category>
		<category><![CDATA[yönelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meta, gençlerin Instagram’da daha güvenli bir deneyim yaşamaları için hayata geçirdiği özellikleri ve önerilerini paylaştığı bir atölye gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meta-genclere-yonelik-instagramdaki-guvenlik-onlemlerine-dair-bilgi-verdi-359636">Meta, gençlere yönelik Instagram&#8217;daki güvenlik önlemlerine dair bilgi verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meta, gençlerin Instagram’da daha güvenli bir deneyim yaşamaları için hayata geçirdiği özellikleri ve önerilerini paylaştığı bir atölye gerçekleştirdi.</p>
<p>Meta, TOBB’da düzenlediği atölye çalışması ile Instagram’daki genç kullanıcılar ve ebeveyn denetimleri için getirdiği güvenlik araçlarına dair bilgiler verdi. Meta’nın paylaştığı bilgiler arasında hesap güvenliği, zorbalık, taciz ve rahatsız edici içeriklerden korunmak için geliştirilen önlemlerin yanı sıra ebeveyn ve gençler için sunulan denetleme araçları ve bilgi kaynakları da yer aldı.</p>
<p>Meta’nın Türkiye’de de kullanıma sunduğu Aile Merkezi ile hayata geçen denetim özellikleri, çocukları bir gönderiyi veya hesabı şikayet ettiğinde, ebeveynlere kimin şikâyet edildiği ve şikâyetin türünün ne olduğuna dair ayrıntılı bilgi edinme imkânı tanıyor. Bu özellikler ebeveynlere çocuklarının günlük ve haftalık olarak Instagram kullanımını istedikleri saatler arasında sınırlama imkanı da tanıyor. Instagram, Aile Merkezi ile aynı zamanda ebeveynlerin uzman kaynaklara erişebilecekleri ve çocuklarıyla sosyal medya hakkında nasıl konuşulacağı gibi konularda faydalı makaleler, videolar ve ipuçlarını inceleyebilecekleri bir Eğitim Merkezi sunuyor. Ebeveynler, Instagram&#8217;da bulunan yeni denetim araçlarını nasıl kullanabileceklerine ilişkin video eğitimlerine de Eğitim Merkezi’nden ulaşabiliyor. </p>
<p>Instagram ayrıca yakın zamanda 18 yaş altı gençlere yönelik yeni bir yaş doğrulama yönteminin bugünden itibaren kullanıma sunulduğunu duyurdu. Bu özellik ile beraber, bir kullanıcı yaşını 18 altından 18 üstüne değiştirmek istediği zaman kendisine iki farklı yaş doğrulama seçeneği sunulacak. Bu yöntemlerden biri resmi bir kimlik yüklemek, diğeri ise kullanıcının yüzünü gösteren bir video çekmek olacak. Bu video, yeni yaş belirleme teknolojisi kullanarak yaş doğrulama için değerlendirilecek.</p>
<p>Meta, hayata geçirdiği bu önlemler ile birlikte Instagram’da gençlerin daha güvenli vakit geçirmelerini sağlamayı ve ebeveynlere de çocukları için yeni denetim mekanizmaları kurma ve sosyal medya denetimi ile ilgili eğitim sahibi olma imkânı sunmayı amaçlıyor. </p>
<p>Meta’nın gençlerin güvenliği için yaptığı çalışmalar hakkında konuşan Meta Türkiye ve Azerbaycan Kamu Politikaları Müdürü Sezen Yeşil, güvenlik konusunda kullanıcıları bilinçlendirmenin altını çizerek sözlerine devam etti, “Meta olarak platformlarımızda yer alan gençlere daha güvenli bir internet deneyimi sunmak en büyük sorumluluklarımızdan biri. Biz de hayata geçirdiğimiz Aile Merkezi’miz ile gençleri Instagram’da karşılaşabilecekleri tehditlere dönük koruma altına alıyor ve ebeveynleri, gençlerin her hareketine müdahil olmadan çocuklarına daha güvenli bir Instagram deneyimi yaşatmaları için gerekli araçlarla donatıyoruz. Bunu yaparken aynı zamanda Eğitim Merkezi’miz ile ebeveynleri bu araçları doğru şekilde kullanmaları ve çocuklarıyla en uygun şekilde iletişim kurmaları için çeşitli bilgi kaynaklarıyla destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha fazla kullanıcımızı bu özellikler hakkında bilgilendirerek daha güvenli internet kullanımını desteklemeyi amaçlıyoruz.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meta-genclere-yonelik-instagramdaki-guvenlik-onlemlerine-dair-bilgi-verdi-359636">Meta, gençlere yönelik Instagram&#8217;daki güvenlik önlemlerine dair bilgi verdi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>5. yıl dönümünü kutlayan PUBG MOBILE, oyuna dair şaşırtıcı istatistikler paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/5-yil-donumunu-kutlayan-pubg-mobile-oyuna-dair-sasirtici-istatistikler-paylasti-359105</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 10:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dönümünü]]></category>
		<category><![CDATA[istatistikler]]></category>
		<category><![CDATA[kutlayan]]></category>
		<category><![CDATA[mobile]]></category>
		<category><![CDATA[oyuna]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[pubg]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırtıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359105</guid>

					<description><![CDATA[<p>5. yıl dönümünü büyük bir güncelleme ve yenilikler ile kutlayan PUBG MOBILE, geride kalan beş yıla ve topluluğun olağanüstü başarılarına dair bazı istatistikler paylaştı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yil-donumunu-kutlayan-pubg-mobile-oyuna-dair-sasirtici-istatistikler-paylasti-359105">5. yıl dönümünü kutlayan PUBG MOBILE, oyuna dair şaşırtıcı istatistikler paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5. yıl dönümünü büyük bir güncelleme ve yenilikler ile kutlayan PUBG MOBILE, geride kalan beş yıla ve topluluğun olağanüstü başarılarına dair bazı istatistikler paylaştı.</strong></p>
<p>Dünyanın en popüler mobil oyunlarından biri olan PUBG MOBILE, bu ay itibari ile 5. yıl dönümünü kutluyor. İlk olarak Mart 2018&#8217;de piyasaya sürülen PUBG MOBILE, o zamandan beri dünya çapında 1 milyardan fazla indirmeyle global çapta bir topluluk oluşturmayı başardı. 5.yılını kutlayan PUBG MOBILE, bu eşsiz topluluğunun son beş yıldaki inanılmaz başarılarından bazılarını açıkladı.  </p>
<p>Oyunun en ikonik haritalarından biri olan Erangel’in 108,5 milyar toplam oyuncu ziyareti ile PUBG MOBILE&#8217;ın en çok oynanan haritası olması hiç de şaşırtıcı değil. Bu sayı aynı zamanda gezegenimizin nüfusunun 14 katına eş değer! M416 silahı, 311 trilyon kullanım ve 118,6 milyar rakibi eleme ile oyuncuların en sevdiği silah olurken, en iyi destek ise paraşütle atlarken 780 milyon kez kullanılan Yeşil Düşüş İzi oldu.</p>
<p>Araçlara baktığımızda ise PUBG MOBILE oyuncularının en çok 18,3 milyar kez sürülen Buggy&#8217;yi tercih ettiğini, ancak daha uzun mesafeler için motosikleti daha çok sevdiklerini görüyoruz. Toplamda 3,42 trilyon kilometre yol kat eden oyuncular, bu iki tekerlek üzerinde dünyanın çevresini 85,72 milyon kez dolaşmış oldular.</p>
<p>Oyuncuların hayatta kalma içgüdüleri de bir o kadar etkileyici; zira beş yıllık süreçte her zaman popüler olan PUBG MOBILE Tavası, toplam 538,5 milyar oyuncu elemesinin 1,24 milyarına katkıda bulundu. Bu istatistiklere ve daha fazlasına buradaki videodan göz atabilir, Çorba Parası kazanan 10 milyardan biri olmak için de PUBG MOBILE oynamaya başlayabilirsiniz!</p>
<p><strong>Kültürel ikonlar ile onlarca iş birliği</strong></p>
<p>PUBG MOBILE, bu beş yıllık süreçte K-pop&#8217;un en büyük sanatçılarından, dünyaca ünlü bir futbolcuya, süper kahramanlardan, otomotiv endüstrisinin devlerine kadar dünyanın en büyük kültürel ikonlarından bazılarıyla da iş birliği yaptı. Bu çalışmalarla oyunu herkes için daha heyecan verici hale getirmeye çalışan PUBG MOBILE; bazı işbirlikleriyle sınırlı süreli yeni araçlar getirirken, bazılarıyla da oyuncuların eğlenmesi için sanal konserlere sahne oldu. PUBG MOBILE, önümüzdeki dönemde çok daha fazlasıyla karşınıza çıkmaya devam edecek!</p>
<p>Tencent Games PUBG MOBILE Yayıncılık Başkanı Vincent Wang &#8220;Her gün PUBG MOBILE&#8217;a gelip oynamaya devam eden milyonlara, inanılmaz bir beş yıl için teşekkür ediyoruz! Topluluktan aldığımız destek inanılmaz olmaya devam ediyor ve 5. yıl dönümü kutlamalarının tadını çıkarmanızı umuyoruz! Size mobildeki en iyi battle royale deneyimini sunmaya devam edeceğimiz için çok heyecanlıyız!&#8221; dedi.</p>
<p>5. yıl dönümü kutlamalarının bir parçası olarak PUBG MOBILE, oyuncuların kendi haritalarını ve modlarını yaratmalarına olanak tanıyan ve şu anda Beta aşamasında olan World of Wonder’ı tanıtmıştı. Bu yeni modu içeren 2.5 Güncellemesi geçtiğimiz günlerde yayınladı. PUBG MOBILE 2.5 güncellemesinde ayrıca oyuncular; ödüller kazanmak için Hayal Meydanı ve Hayal Mahallesi’ni ziyaret edebiliyor, hayal gücü çoklu harita güncellemeleri ile sevdikleri mobil battle royale oyununa mutlu yıllar da dileyebiliyor.</p>
<p>PUBG MOBILE, yeni World of Wonder modunun sürekli olarak kullanıma sunulması ve bu yılın sonlarında ikonik anime serisi DRAGON BALL ile yapılacak ortaklık da dahil olmak üzere oyuncuları savaş alanlarında eğlendirecek yeni, heyecan verici ortaklıklarla geleceğe emin adımlarla yürüyor. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/5-yil-donumunu-kutlayan-pubg-mobile-oyuna-dair-sasirtici-istatistikler-paylasti-359105">5. yıl dönümünü kutlayan PUBG MOBILE, oyuna dair şaşırtıcı istatistikler paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Müşterilerin Neye İhtiyaç Duyduğuna Dair Derinlemesine Bir Anlayış Kazanın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/musterilerin-neye-ihtiyac-duyduguna-dair-derinlemesine-bir-anlayis-kazanin-355585</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2023 10:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[derinlemesine]]></category>
		<category><![CDATA[duyduğuna]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kazanın]]></category>
		<category><![CDATA[müşterilerin]]></category>
		<category><![CDATA[neye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=355585</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğal dil işleme (NLP) tekniği olan duygu analizi, tüketicinin bir ürün, hizmet veya marka algısı hakkında bilgi alma sürecidir ve verilerin olumlu, olumsuz veya nötr olup olmadığını belirleyerek işletmelerin müşteri ihtiyaçlarını anlamalarına yardımcı olmak için kullanılmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/musterilerin-neye-ihtiyac-duyduguna-dair-derinlemesine-bir-anlayis-kazanin-355585">&#8220;Müşterilerin Neye İhtiyaç Duyduğuna Dair Derinlemesine Bir Anlayış Kazanın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğal dil işleme (NLP) tekniği olan duygu analizi, tüketicinin bir ürün, hizmet veya marka</p>
<p>algısı hakkında bilgi alma sürecidir ve verilerin olumlu, olumsuz veya nötr olup olmadığını belirleyerek işletmelerin müşteri ihtiyaçlarını anlamalarına yardımcı olmak için kullanılmaktadır.  Yeni nesil Müşterinin Sesi Analitiği Platformu Pivony’nin kurucu ortağı Emre Çalışır, müşteri ihtiyaçlarını anlamak isteyen markalar için duygu analizinin önemini anlattı ve iş profesyonellerine önemli ipuçları verdi.</p>
<p>“İnsan ilişkilerinde duyguları anlamak karmaşıktır. Pazarlama için de aynı şey geçerli. Bir ürünü tanıtmak nispeten daha kolay olsa da ürünün müşteriye nasıl hissettirdiğini anlamak size yol gösterici olacaktır.” diyen Emre Çalışır geliştirdikleri Pivony plaftormunun markalara duygu analizinde önemli kolaylıklar sağlayabileceğini belirtti.</p>
<p><strong>“Tematik duygu analizi ile yeni bir seviyeye geçin”</strong></p>
<p>Geleneksel olarak cümle seviyesinde yürütülen duygu analizi, tematik duygu analizi çalışmalarının ortaya çıkması ile yeni bir seviyeye geçiş yaptı.Bir metnin içinde yer alan farklı duyguların ilgili oldukları hedef başlıklar ile birlikte analiz edilmesi, tema tabanlı (aspect-based) duygu analizi olarak karşımıza çıkıyor. Emre Çalışır verdiği örnekle, bu tanımı sadeleştirdi; “Kalite, paketleme, marka imajı rezalet durumda; tek iyi olan şey fiyatlarınız.&#8221; gibi bir duygu analizinin sonucu, tüm cümleye bakılarak değerlendirilirse negatif olduğu düşünülebilir ve bu durum yanlış yönlendirmelere sebebiyet verebilir. Tematik duygu analizi, bu cümlenin kategorilere göre duygu analizini ortaya çıkarır. Örnekte söz edilen yorum, kalite, paketleme ve marka imajı kategorilerinde negatif olarak sınıflandırılırken; fiyat kategorisinde pozitif olarak sınıflandırılır. Pivony’nin duygu analizinde tema bazlı olduğunun altını çizen Emre Çalışır, “Platformumuzda klasik anlayışın ötesinde kişilerin herhangi bir ürün ya da servis hakkında sadece olumlu veya olumsuz düşüncesini tespit etmek yerine, o ürün ya da servisin spesifik özellikleriyle ilgili memnuniyetini ölçmeyi amaçlıyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>”Sosyal medya takibiyle olası krizlerin önüne geçerek müşteri kaybını önleyin”</strong></p>
<p>Sosyal medya, markalar için ürün ve hizmetlerini müşterilerinin nasıl konumlandırdıklarını görebildikleri ve bazen de markaların itibar kaybına yol açabilen oldukça güçlü bir mecradır. İş Profesyonellerinin marka itibarlarına dikkat etmeleri gerektiğini altını çizen Emre Çalışır, “Günümüz sosyal medya dünyasında bir hizmet veya ürün hakkında yapılan yorumların etki alanı oldukça büyük olup hızla artan kaotik krizlere yol açabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin burada paylaştığı duyguların analiz edilmesi oldukça kritik bir öneme sahip. Olumsuz duyguların ön plana çıktığı durumlarda müşteri kaybını önlemek için harekete geçmelisiniz. Aksi halde bu negatif duygular marka itibarına zarar verebilir” dedi.</p>
<p><strong>‍”Artık çevrimiçi pazar yerleri ve mobil uygulama mağazaları da sosyal medya platformu haline geldi”</strong></p>
<p>“Sosyal medyanın en önemli dinamiklerinden biri, kullanıcıların kendi düşüncelerini ifade edebilmesi ve diğer kullanıcıların da o paylaşımlarla etkileşime geçebilmesi olarak tanımlanabilir. Buradaki deneyim paylaşımı artık o kadar önemli hale geldi ki, başkalarının ne düşündüğünü incelemeden bir ürün satın almaz, bir mobil uygulama indirmez hale geldik. Duygu analizini tüm bu mecralarda yapabilmek, markaların müşteri odaklı olmalarına katkı sağlıyor.” </p>
<p><strong>“Pazar analizi ile rekabet avantajı elde edin”</strong></p>
<p>“Müşterilerin ürün ve hizmetlerinizi diğer markaların ürün ve hizmetlerine kıyasla nasıl konumlandırdığını görmek, markanızın avantajlarını vurgulayan tanıtım stratejileri oluşturmanıza yardımcı olabilir.” diyen Emre Çalışır “Ayrıca, pazar analizinde kullanılan duygu analizi markaların gelecekteki ürün iyileştirmelerindeki sorunlu noktaları tespit edip önemli tüketici içgörülerini belirleyerek rekabet avantajı elde etmelerine de yardımcı olur. Duygu analizini kullanmak, pazarlama, müşteri deneyimi veya ürün yönetiminde çalışan herkes için zaman ve enerji tasarrufu sağlarken, müşterilerinin neye ihtiyaç duyduğuna dair derinlemesine bir anlayış sunar.” diye ekledi.</p>
<p><b><strong>“Tüketici geri bildirimlerini doğrudan Pivony’nin duygu analizi yetenekleriyle keşfedin”</strong></b></p>
<p>Tüketiciler markanız hakkında pek çok konuda ve farklı tonlarda konuşuyor olabilir. Pivony ile tüketicilerin duygularını doğrudan analiz edebilir, detaylı olarak doğal dil işleme ve anlama yetenekleri sayesinde tüketici konuşmalarını etiketleyip şikayet, öneri ve geliştirilmesi gereken alanlar olarak kategorize ederek ilgili başlıklardan takip yapabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/musterilerin-neye-ihtiyac-duyduguna-dair-derinlemesine-bir-anlayis-kazanin-355585">&#8220;Müşterilerin Neye İhtiyaç Duyduğuna Dair Derinlemesine Bir Anlayış Kazanın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesele AXA Sigorta&#8217;dan Destek: &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/alfa-kusagina-dair-ilk-belgesele-axa-sigortadan-destek-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-347094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2023 17:31:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[axa]]></category>
		<category><![CDATA[belgesele]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[doğruyu]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağına]]></category>
		<category><![CDATA[sigortadan]]></category>
		<category><![CDATA[söyler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=347094</guid>

					<description><![CDATA[<p>AXA Sigorta’nın katkılarıyla ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu tarafından çekilen belgesel “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler" in galası 26 Ocak’ta Kanyon’da yapıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alfa-kusagina-dair-ilk-belgesele-axa-sigortadan-destek-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-347094">Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesele AXA Sigorta&#8217;dan Destek: &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AXA Sigorta’nın katkılarıyla ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu tarafından çekilen belgesel “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221; in galası 26 Ocak’ta Kanyon’da yapıldı.</strong></p>
<p><strong>Alfa kuşağına dair ülkemizde çekilen ilk belgesel olan “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler” 6-13 yaş arası farklı şehirlerde yaşayan çocukların; arkadaşlarına, iklim krizine, teknolojiye ve daha birçok güncel konuya dair düşüncelerini ekranlara taşıyor.</strong></p>
<p>AXA Sigorta “İnsanlığın gelişimi adına insanlık için değerli olanı korumak” marka amacına yönelik çalışmalarını sanat alanında yeni bir proje ile sürdürüyor. Türkiye’nin öncü sigorta şirketi AXA Sigorta, ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu’nun yeni belgeseli “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221; projesinin hayata geçmesine katkıda bulundu.  Alfa kuşağından çocukların hayata bakışını ve algılayışını, taleplerini, kaygılarını ve hayallerini ortaya koyan belgesel Türkiye’de alfa kuşağını konu alan ilk çalışma. “<strong>Çocuklar Hep Doğruyu Söyler” in 26 Ocak’ta Kanyon’da gerçekleştirilen galasına AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken, yönetmen Tuluhan Tekelioğlu, </strong>şirket yöneticileri, sigorta ve sanat camiasından davetliler yanında belgeselde görüşlerini paylaşan çocuklar ve aileleri de katıldı.</p>
<p><strong>“Çocuklar Hep Doğruyu Söyler” belgeselinin yönetmeni Tuluhan Tekelioğlu</strong>, şunları söyledi: “Alfa kuşağını kendisinden tanıyacağımız Türkiye’deki ilk belgeseli hayata geçirmiş olmak çok heyecan verici. Antakya’dan Zonguldak’a, Mardin’den İstanbul’a 6-13 yaş arası 20 çocuk, aşk, siyaset, para, iklim krizi, gelecek planları, eğitim, sosyal medya, dijitalleşme ve çözüm önerileri gibi birçok konuda düşüncelerini filtresiz, olanca doğallığında paylaştılar, Çocukların beklentileri yetişkinlerden çok başka. Çünkü dünyanın geleceği tüm sorumluluklarıyla üzerlerine yığılacak. </p>
<p>Bu belgeselle Anadolu’ya, Alfa kuşağı bireylerine doğru bir yolculuğa çıktım. Belgeseldeki çocuklarla aramızda çok kuvvetli bir bağ oldu. </p>
<p>Bu akşam da kendilerini sinema perdesinde izlediler, bazıları ilk kez sinema gördü. Bu filmde söylenen her şeyi yetişkinler dikkatle izlesinler, çünkü çocuklar hep doğruyu söyler. Bu yolculukta katkılarından ötürü AXA Sigorta’ya da teşekkür etmek istiyorum.” </p>
<p><strong>AXA Sigorta CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yavuz Ölken </strong>ise şu açıklamalarda bulundu: “AXA Sigorta olarak, insanlığın gelişimi adına insanlık için değerli olanı korumak anlayışıyla hareket ediyor ve bu anlayışla sağlık, spor, gençler, girişimcilik ve sanat gibi birçok farklı alandaki gelişmelere de katkı sağlıyoruz. “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler”, henüz çok tanımadığımız bir jenerasyona, Alfa Kuşağı’na dair de bir pencere açıyor. Alfa Kuşağı’yla ilgili gelecekte hem sanat alanında hem de iş dünyasında daha çok konuşacağız. Bu yeni jenerasyona dair bilgimiz ve perspektifimiz her geçen yıl daha da genişleyecek.  AXA Sigorta olarak, geleceği şekillendirecek kuşakları daha iyi anlamayı ve onların hayallerine katkıda bulunmayı önemsiyoruz. </p>
<p>Cumhuriyetimizin 100. yılında, bizlere umut ve ilham veren çocuklarımıza daha çok kulak vererek kendimizi geleceğe hazırlayacağız. Bu ülkede yetişen çocuklarımızın geleceğimizin güvencesi olacağından eminiz. </p>
<p>Tuluhan Tekelioğlu’nun hayata geçirdiği bu önemli belgeselimizi Cumhuriyetimizin 100. Yılının bu ilk günlerinde çocuklarımıza armağan ediyoruz.»</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/alfa-kusagina-dair-ilk-belgesele-axa-sigortadan-destek-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-347094">Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesele AXA Sigorta&#8217;dan Destek: &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuluhan Tekelioğlu&#8217;dan Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesel: &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tuluhan-tekeliogludan-alfa-kusagina-dair-ilk-belgesel-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-345891</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2023 11:06:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[belgesel]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dair]]></category>
		<category><![CDATA[dan]]></category>
		<category><![CDATA[doğruyu]]></category>
		<category><![CDATA[hep]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kuşağına]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[söyler]]></category>
		<category><![CDATA[Tekelioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[tekelioğludan]]></category>
		<category><![CDATA[tuluhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345891</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu tarafından AXA Sigorta’nın katkılarıyla çekilen belgesel “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler" in galası 26 Ocak’ta Kanyon’da yapılacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuluhan-tekeliogludan-alfa-kusagina-dair-ilk-belgesel-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-345891">Tuluhan Tekelioğlu&#8217;dan Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesel: &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu tarafından AXA Sigorta’nın katkılarıyla çekilen belgesel “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221; in galası 26 Ocak’ta Kanyon’da yapılacak.</strong></p>
<p><strong>Farklı sosyal gruplardan çocukların taleplerine, kaygılarına ve hayallerine ışık tutan belgesel, ALFA kuşağına dair Türkiye’de çekilen ilk belgesel olma özelliğini de taşıyor.   </strong></p>
<p>“İnsanlığın gelişimi adına insanlık için değerli olanı korumak” amacı doğrultusunda sanat alanında yapılan çalışmalara da katkı sağlayan Türkiye’nin öncü sigorta şirketi AXA Sigorta, <strong>ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu</strong>’nun<strong> </strong>ALFA kuşağını konu alan yeni belgeseli <strong>“Çocuklar Hep Doğruyu Söyler</strong>” in destekçisi oldu. </p>
<p>Türkiye’de ALFA kuşağını konu alan ilk belgesel olan “Çocuklar Hep Doğruyu Söyler”, çocukların da birer özne olarak toplumda var olduklarını göstermeyi hedefliyor.</p>
<p>Belgeselde, Türkiye’de yaşayan farklı sosyal gruplardan ALFA kuşağının bireyleri olan 20 çocuk, Tuluhan Tekelioğlu’nun eğitim, hayaller, gelecek, sosyal medya gibi çeşitli konulara dair sorularını yanıtlıyor. </p>
<p><strong>“Çocuklar Hep Doğruyu Söyler” in gala gösterimi 26 Ocak Perşembe akşamı saat 18.00’de Kanyon’da yapılacak.</strong></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tuluhan-tekeliogludan-alfa-kusagina-dair-ilk-belgesel-cocuklar-hep-dogruyu-soyler-345891">Tuluhan Tekelioğlu&#8217;dan Alfa Kuşağına Dair İlk Belgesel: &#8220;Çocuklar Hep Doğruyu Söyler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
