<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çürük | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/curuk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/curuk</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Apr 2026 11:43:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çürük | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/curuk</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gece sütüyle uyutma alışkanlığı çocukların diş sağlığını riske atabilir!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gece-sutuyle-uyutma-aliskanligi-cocuklarin-dis-sagligini-riske-atabilir-624622</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[koruyucu]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[süt]]></category>
		<category><![CDATA[sütüyle]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[uyutma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=624622</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Barış Karabulut, çocukların ağız ve diş sağlığını korumak için pedodonti uygulamalarının önemi, erken muayene, koruyucu tedbirler ve doğru alışkanlıkların kazanılmasının gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gece-sutuyle-uyutma-aliskanligi-cocuklarin-dis-sagligini-riske-atabilir-624622">Gece sütüyle uyutma alışkanlığı çocukların diş sağlığını riske atabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Barış Karabulut, çocukların ağız ve diş sağlığını korumak için pedodonti uygulamalarının önemi, erken muayene, koruyucu tedbirler ve doğru alışkanlıkların kazanılmasının gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Koruyucu diş hekimliği ile çürükler ve anomaliler önlenir!</strong></p>
<p>Pedodonti, yani çocuk diş hekimliğinin, bebeklikten ergenlik dönemine kadar çocukların ağız ve diş sağlığıyla ilgilenen bir uzmanlık alanı olduğunu aktaran Doç. Dr. Barış Karabulut, “Bu süreç, aslında anne karnında başlar. Hamilelik döneminde anneye verilen eğitimlerle temeller atılır ve bebeğin ilk dişinin çıkmasıyla birlikte düzenli muayene süreci başlar.” dedi.</p>
<p>Pedodonti uzmanlarının temel hedeflerinden birinin, çocuklarda diş hekimi korkusu oluşmadan, güvenli ve olumlu bir deneyim sağlamak olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Karabulut, “Bu sayede çocukların diş hekimi ziyaretlerini bir alışkanlık haline getirmeleri ve ağız-diş sağlığını yaşam boyu korumaları amaçlanır. Aynı zamanda koruyucu diş hekimliği uygulamalarıyla, çürükler ve olası anomaliler oluşmadan önce önlem alınır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Süt dişleri, geçici olmalarına rağmen son derece önemli bir role sahip! </strong></p>
<p>Koruyucu diş hekimliği uygulamaları kapsamda fissür örtücü ve flor uygulamaları gibi işlemler yapıldığı bilgisini veren Doç. Dr. Barış Karabulut, “Erken çocukluk çağı çürükleri tespit edilerek gerekli durumlarda dolgu veya kanal tedavisiyle dişler restore edilir. Ayrıca dişlerde oluşabilecek çapraşıklıklar erken dönemde belirlenerek ileride oluşabilecek ortodontik sorunların önüne geçilir.” dedi.</p>
<p>Çocukların ilk diş muayenesinin, ilk diş çıkar çıkmaz ya da en geç bir yaş civarında yapılmasının önerildiğine değinen Doç. Dr. Karabulut, şunları söyledi:</p>
<p>“Bu erken tanışma, çocuğun diş hekimine alışmasını kolaylaştırırken, ailelerin de doğru beslenme ve ağız bakımı konusunda bilinçlenmesini sağlar.</p>
<p>Süt dişleri, sanıldığının aksine geçici olmalarına rağmen son derece önemli bir role sahiptir. Çocukların sağlıklı beslenmesi, düzgün konuşabilmesi ve estetik açıdan kendine güven geliştirebilmesi için süt dişlerinin korunması gerekir. Ayrıca süt dişleri, kalıcı dişler için rehber görevi görür. Erken kayıplar, hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara yol açabilir.”</p>
<p><strong>Beslenme sonrası ağız temizliği ihmal edilmemeli! </strong></p>
<p>Erken yaşta yapılan düzenli kontrollerin, diş çürüklerinin başlangıç aşamasında tespit edilmesini sağladığını yineleyen Doç. Dr. Barış Karabulut, “Böylece daha basit ve ağrısız yöntemlerle tedavi mümkün olur, ileri aşamalarda gerekebilecek kanal tedavisi veya genel anestezi gibi uygulamaların önüne geçilebilir.” dedi.</p>
<p>Bebeklik döneminde ağız temizliğinin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Karabulut, “Dişler çıkmaya başladıktan sonra, her beslenme sonrası diş yüzeyinde kalan süt mutlaka temizlenmelidir. Bu temizlik başlangıçta nemli bir bez veya tülbentle yapılabilir, ilerleyen dönemde ise parmak fırçaları kullanılabilir. Ayrıca bebeklerin memede ya da biberonla uyutulmaması ve beslenme sonrası ağız temizliğinin ihmal edilmemesi önerilir. Parmak emme ve uzun süreli emzik kullanımı gibi alışkanlıklar, 2-3 yaşından sonra devam ettiğinde diş ve çene yapısında bozulmalara yol açabilir. Bu nedenle bu alışkanlıkların kademeli olarak ve çocuğu zorlamadan bırakılması önemlidir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Pedodonti, tedaviden çok koruyucu bir yaklaşım! </strong></p>
<p>Çocuklarda diş gıcırdatmanın, özellikle diş sürme dönemlerinde geçici olarak normal kabul edilebileceğini aktaran Doç. Dr. Barış Karabulut, “Ancak bu durum uzun süreli ve yoğun şekilde devam ediyorsa, dişlere ve çene eklemine zarar verebileceğinden mutlaka değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda koruyucu plaklar, psikolojik destek veya medikal tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.” dedi.</p>
<p>Gece sütüyle uyutma alışkanlığının da diş sağlığı açısından riskli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karabulut, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Anne sütü ya da biberonla verilen süt, diş yüzeyinde uzun süre kaldığında çürük oluşumuna zemin hazırlar. Özellikle uyku sırasında tükürük akışının azalması bu riski artırır. Bu nedenle beslenme sonrası dişlerin temizlenmesi ve biberon kullanımının mümkün olan en erken dönemde bırakılması önerilir.</p>
<p>Sonuç olarak pedodonti, sadece mevcut sorunların tedavi edildiği bir alan değil; aynı zamanda çocukların ağız ve diş sağlığını korumaya yönelik önleyici yaklaşımların merkezinde yer alan önemli bir bilim dalıdır. Erken yaşta kazanılan doğru alışkanlıklar, sağlıklı bir ağız yapısının temelini oluşturur.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gece-sutuyle-uyutma-aliskanligi-cocuklarin-dis-sagligini-riske-atabilir-624622">Gece sütüyle uyutma alışkanlığı çocukların diş sağlığını riske atabilir!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ozel-gereksinimli-cocuklarda-oncelikli-hedef-curuk-olusmasini-onlemek-623109</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 12:19:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[gereksinimli]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[oluşmasını]]></category>
		<category><![CDATA[öncelikli]]></category>
		<category><![CDATA[özel]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=623109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, özel gereksinimli çocuklarda diş sağlığının koruyucu yöntemlerle nasıl yönetilebileceği ve gerektiğinde uygulanabilecek tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-gereksinimli-cocuklarda-oncelikli-hedef-curuk-olusmasini-onlemek-623109">Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, özel gereksinimli çocuklarda diş sağlığının koruyucu yöntemlerle nasıl yönetilebileceği ve gerektiğinde uygulanabilecek tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Amaç, çürük oluşmadan önce gerekli önlemlerin alınabilmesi!</strong></p>
<p>Özel gereksinimli çocuklarda diş tedavileri planlanırken, daha çok koruyucu uygulamalara odaklanıldığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Amacımız, çürük oluşmadan önce gerekli önlemleri alabilmek. Bu nedenle özel gereksinimi olan çocukları, ilk dişleri çıktığı andan itibaren düzenli aralıklarla klinikte görmek istiyoruz.” dedi.</p>
<p>Bu süreçte minimal invaziv denilen uygulamaların ön plana çıktığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Şen, “Flor vernik uygulamaları ve doğru diş fırçalama alışkanlıklarıyla, çürük henüz oluşmadan durumu kontrol altına almayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Genel anestezi ile tüm diş tedavileri tek seansta tamamlanabiliyor! </strong></p>
<p>Tüm bu önlemlere rağmen çürüğün engellenememesi ve çocuğun ağrı yaşamaya başlaması durumunda atılan adımlara değinen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, şöyle devam etti:</p>
<p>“Koltukta işlem yapılması çok zorsa, bu durumda genel anestezi uygulamalarına başvurulabiliyor. Çocuk ameliyathane ortamında uyur pozisyondayken, tüm diş tedavilerini tek seansta tamamlanabiliyor. Bu yöntem, hem çocuğun konforu hem de tedavinin sağlıklı şekilde tamamlanması açısından önemli bir avantaj sağlıyor.”</p>
<p><strong>Ağız bakımının sürdürülebilir hale getirilmesi için aileyle birlikte çalışılmalı! </strong></p>
<p>Tedavi sonrasında ise sürecin bitmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Düzenli kontrollerle birlikte aileyle bir yolculuğa çıkılıyor. Bu süreçte nasıl fırçalanmalı, hangi ürünler kullanılmalı gibi konularda birlikte ilerleniyor ve çocuğun ağız bakımının sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor.” dedi.</p>
<p>Diş fırçası ve macununun yanı sıra, özel gereksinimli çocuklarda ağız duşu kullanımını da öneren Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ağız duşu; küçük bir deposu olan, su tabancasına benzer şekilde tazyikli su fışkırtan bir cihazdır. Evde kullanım için oldukça pratik bir yardımcıdır. Tercihen banyodan önce, duşakabin içinde ya da uygun bir ortamda diş aralarına tazyikli su uygulanarak temizlik sağlanabilir. Ardından banyo yapılmasıyla birlikte hem diş hem de vücut temizliği bir arada tamamlanmış olur. Bu şekilde evde ağız bakımını daha da güçlendirmek mümkün olur.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ozel-gereksinimli-cocuklarda-oncelikli-hedef-curuk-olusmasini-onlemek-623109">Özel gereksinimli çocuklarda öncelikli hedef çürük oluşmasını önlemek!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramda yapışkan şekerlere dikkat</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayramda-yapiskan-sekerlere-dikkat-621685</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 08:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şekerlere]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı]]></category>
		<category><![CDATA[yapı]]></category>
		<category><![CDATA[yapışkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621685</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bayram ziyaretleriyle birlikte özellikle çocuklar tarafından tüketilen şeker ve tatlı miktarı artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayramda-yapiskan-sekerlere-dikkat-621685">Bayramda yapışkan şekerlere dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bayram ziyaretleriyle birlikte özellikle çocuklar tarafından tüketilen şeker ve tatlı miktarı artıyor. Ancak bu durum diş sağlığı açısından bazı riskler doğurabiliyor. Şekerlemelerin dişler üzerindeki etkisinin, türüne ve ağızda kalma süresine bağlı olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Diş Hekimi Elanur Kök, “Tatlılar arasında dişler için en riskli olanlar; lokum, karamelli şeker ve jelibon gibi ağızda uzun süre kalan yapışkan şekerlerdir. Çikolata daha kısa sürede eridiği için nispeten daha az riskli sayılır” dedi. </strong></p>
<p>Çocukların diş yapısı yetişkinlere göre daha hassas olduğu için şekerli yiyeceklerden daha hızlı etkilenebilir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Diş Hekimi Elanur Kök, “Çocukların dişlerinin dış tabakası olan mine yetişkinlere göre daha ince, iç kısmı olan dentin ise daha yumuşaktır. Bu yapı nedeniyle şekerli yiyecekler çocuk dişlerinde daha hızlı etki gösterebilir ve çürük oluşma ihtimali artabilir. Ayrıca çocukların ağız hijyeni alışkanlıkları henüz tam oturmadığı için diş yüzeyinde kalan şeker, bakteriler için uygun bir ortam oluşturabilir. Bu nedenle aynı miktarda şeker tüketildiğinde yetişkin dişleri daha dayanıklı kalabilirken çocuk dişleri daha hızlı zarar görebilir” bilgilerini verdi.</p>
<p><strong>Florürlü diş macunu kullanılmalı</strong></p>
<p>Bayramda artan tatlı tüketimine dikkat çeken Kök, “3-4 günlük bayram sürecinde yoğun tatlı tüketimi tek başına hemen çürük oluşturmaz. Çürük gelişimi genellikle haftalar veya aylar içinde başlar. Ancak tatlılardan sonra dişler fırçalanmaz ve şeker ağızda uzun süre kalırsa çürük riski artar. Bayramda çocukların dişlerini korumak için ailelerin dikkat etmesi gerekenler; çocukların tatlılardan sonra ağzını suyla çalkalamasını sağlamak, günde en az iki kez özellikle yatmadan önce dişlerini fırçalatmak, tatlıları ana öğünlerle birlikte vermek, gece şeker vermekten kaçınmak, florürlü diş macunu kullanmak ve yapışkan şekerleri sınırlamak olarak sıralanabilir” dedi.</p>
<p><strong>6-12 yaş grubunda risk daha fazla</strong></p>
<p>Diş sağlığı açısından en riskli yaş grubuna dikkat çeken Kök, “Diş sağlığı açısından en riskli yaş grubu 6-12 yaş arasındaki çocuklardır. Bu dönemde hem süt hem de kalıcı dişler bulunur ve kalıcı dişler yeni çıkmaya başladığı için yapıları daha hassas olabilir. Ortodontik tedavi gören veya daha önce çürük geçmişi olan çocuklarda da çürük gelişme riski daha yüksek olabilir. Ayrıca çocukların tatlıyı ödül gibi bir alışkanlık haline getirmemesi önemli. Düzenli diş hekimi kontrolleri de çürüklerin erken fark edilmesi ve önlenmesi açısından kıymetli” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayramda-yapiskan-sekerlere-dikkat-621685">Bayramda yapışkan şekerlere dikkat</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayramda şeker tüketirken bir kez daha düşünün!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bayramda-seker-tuketirken-bir-kez-daha-dusunun-621086</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[bayramda]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[düşünün]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tüketirken]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621086</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, Ramazan Bayramı öncesi şekerin diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayramda-seker-tuketirken-bir-kez-daha-dusunun-621086">Bayramda şeker tüketirken bir kez daha düşünün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, Ramazan Bayramı öncesi şekerin diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Şeker, ağız ortamındaki asiditenin artmasına neden oluyor!</strong></p>
<p>Aşırı şeker tüketiminin halk arasında da bilindiği gibi dişlerde çürük oluşumuna sebep olduğunu hatırlatan Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Şeker ağız florasını ve tükürüğün yapısını değiştirerek asidik bir ortam oluşturuyor.” dedi.</p>
<p>Dr. Öğr. Üyesi Bahar, ağız ortamının asiditesinin artmasını dişlerdeki mine yüzeyinin yumuşamasına ve çürüklerin oluşmasına sebep olduğunu aktardı.</p>
<p><strong>Şekerlerin hepsi diş üzerinde çürük yapıcı etkiye sahip!</strong></p>
<p>Dişlerin emayesini zayıflatan ve çürümeye neden olan şeker türleri hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, şunları söyledi:</p>
<p>“Şekerlerin hepsi diş üzerinde çürük yapıcı etkiye sahiptirler. Bazıları daha fazladır bazıları da az. Şekerler arasında yapışkan olanlar yani dişin üzerinde daha uzun süre kalanlar tükürükle de daha zor temizlendikleri için diğer tür şekerlere göre dişlerde daha çok çürük yapıcı özelliğe sahiptirler.”</p>
<p><strong>Dişlerin çürümemesi için ne yapılmalı?</strong></p>
<p>Bayramda fazla şeker tüketildiği için dişlerin çürümesinden korkulup korkulmaması konusunda da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Şeker tüketiminden hemen sonra dişler fırçalanırsa şekerin çürük yapma özelliği ortadan kalkar. Diş fırçalama gibi bir olanak yoksa su içerek veya ağzı su ile çalkalayarak şekerin dişler üzerindeki negatif etkisi daha aza indirilebilir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bayramda-seker-tuketirken-bir-kez-daha-dusunun-621086">Bayramda şeker tüketirken bir kez daha düşünün!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sessiz Tehlike: Diş Çürükleri Fark Edilmeden İlerleyebilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-dis-curukleri-fark-edilmeden-ilerleyebilir-608210</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 07:49:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[çürükleri]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dolgu]]></category>
		<category><![CDATA[edilmeden]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[lerleyebilir]]></category>
		<category><![CDATA[mine]]></category>
		<category><![CDATA[sessiz]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tehlike]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=608210</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağız içinde bulunan bakterilerin ürettiği asitler, diş minesindeki mineralleri çözerek mine bütünlüğünü bozar ve çürük oluşumuna zemin hazırlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-dis-curukleri-fark-edilmeden-ilerleyebilir-608210">Sessiz Tehlike: Diş Çürükleri Fark Edilmeden İlerleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ağız içinde bulunan bakterilerin ürettiği asitler, diş minesindeki mineralleri çözerek mine bütünlüğünü bozar ve çürük oluşumuna zemin hazırlar. Ancak diş çürüğü, doğru önlemler alındığında önlenebilir bir sorundur. Dengeli beslenme, düzenli ve etkili ağız hijyeni, diş minesini onarıcı ajanların kullanımı ve periyodik diş hekimi kontrolleri, çürük riskini önemli ölçüde azaltır. </p>
<p><strong>Başlangıç Aşamasında Dolguya Gerek Kalmayabilir</strong></p>
<p>Diş çürüğünün başlangıç aşamasında, henüz gözle görülür bir boşluk (kavite) oluşmamışsa, dolgu tedavisi yerine remineralizasyon tedavileri (diş minesini onaran, güçlendiren) tercih edilebilir. Bu sayede dişin kaybettiği mineral içerik yeniden kazandırılabilir. Ancak mineral kaybı ilerlediğinde, diş minesinde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelir ve kavite adı verilen boşluklar oluşur. Vücudun yeni mine dokusu üretememesi nedeniyle bu aşamada restoratif diş tedavileri kaçınılmaz hale gelir. </p>
<p><strong> Diş Dolguları Aynı Zamanda Koruyucu Bir Uygulamadır</strong></p>
<p><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Yenier Yurdagüven</strong>, diş dolgularının yalnızca mevcut çürüğü tedavi etmekle kalmadığını, aynı zamanda çürüğün ilerlemesini durdurarak daha büyük sorunların önüne geçebildiğini vurguluyor. Çürük dokunun uzaklaştırılmasıyla bakteriler ortadan kaldırılırken, aynı bölgede yeniden çürük oluşma riski de azaltılır. Bu yönüyle diş dolguları, sadece bir tedavi değil, aynı zamanda koruyucu bir uygulama olarak da değerlendirilir. <strong> </strong></p>
<p><strong>Küçük Bir Çürük, Büyük Sorunlara Yol Açabilir</strong></p>
<p>Tedavisi geciken çürüklerde riskler de yükselir. Çürük, dentin tabakasına ulaştığında daha hızlı ilerler; sıcak, soğuk ve tatlı gıdalara karşı hassasiyet, ilerleyen vakalarda ise ağrı şikayetleri ortaya çıkabilir. Çürük ilerledikçe diş dokusunda daha fazla madde kaybı meydana gelir; bu durum dişi zayıflatarak kırılma riskini artırır. Ayrıca, çürüğün derinleşmesiyle birlikte dişin canlılığını sağlayan pulpa dokusunun zarar görme riski ve buna bağlı olarak kanal tedavisi gereksinimi de artar.</p>
<p><strong>Erken Teşhis Büyük Diş Kayıplarını Önleyebilir </strong></p>
<p>Çürüklerin erken dönemde teşhis edilip tedavi edilmesinin önemine dikkat çeken <strong>Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Yenier Yurdagüven</strong>, erken teşhis ve minimal invaziv tedavi yaklaşımları sayesinde hem sağlıklı diş dokusunun korunabildiğini hem de yapılan restorasyonların klinik ömrünün uzatılabildiğini belirtiyor. Zamanında uygulanan basit bir dolgu ileride yaşanabilecek büyük diş kayıplarının önüne geçmek mümkün. Bu nedenle düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi büyük önem taşıyor. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sessiz-tehlike-dis-curukleri-fark-edilmeden-ilerleyebilir-608210">Sessiz Tehlike: Diş Çürükleri Fark Edilmeden İlerleyebilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de ağız ve diş sağlığı güncel bilim ışığında konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-agiz-ve-dis-sagligi-guncel-bilim-isiginda-konusuldu-594234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 10:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[güncel]]></category>
		<category><![CDATA[işığında]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodonti]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde, Bilim İletişimi Koordinatörlüğü Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında “Güncel Bilim Işığında Ağız ve Diş Sağlığı” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-agiz-ve-dis-sagligi-guncel-bilim-isiginda-konusuldu-594234">EÜ&#8217;de ağız ve diş sağlığı güncel bilim ışığında konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde, Bilim İletişimi Koordinatörlüğü Bilim Kafe Etkinlikleri kapsamında “Güncel Bilim Işığında Ağız ve Diş Sağlığı” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Etkinlikte, Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cemal Akay, “Kötü Alışkanlıkların Bedeli: Ağız Kanserleri ile Yüzleşme” başlıklı sunumuyla ağız kanserlerine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Demirbaş ise “Diş Çürüğünden Ne Kadar Korunabiliriz?” başlıklı konuşmasında çürükten korunma yollarını anlattı. “Ortodontiyle Sağlıklı Gülüşler: Çocuklukta Başlayan Yolculuk” sunumuyla ortodontik tedavinin önemine değinen Ortodonti Anabilim Dalı Arş. Gör. Hüdai Ayçiçek, erken farkındalığın önemini vurguladı.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı Arş. Gör. Büşra Şen ise “Diş Hekimliği Açısından Osteoporoz” başlıklı sunumuyla osteoporozun ağız ve diş sağlığıyla ilişkisine dair güncel bilgiler paylaştı. Diş Hekimliği Fakültesi Seminer Salonunda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Kariyer Planlanama Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu üstlendi.</p>
<p>Etkinliğin açılışında konuşan EÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tijen Pamir, etkinliğin koordine edilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek verimli bir konferans olmasını diledi.</p>
<p><b> “Sigara, geri dönülmez hasarlı bir bağımlılıktır”</b></p>
<p>Sunumunda sigaranın ağız sağlığı açısından zararlarına değinen Prof. Dr. Cemal Akay, “Günümüzde sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerin kullanım yaşı maalesef ortaokullara kadar düşmüş durumda ve bu da ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor. Dünya genelinde her yıl 8 milyon kişi sigara nedeniyle hayatını kaybederken, ülkemizde her gün yaklaşık 300 vatandaşımızı bu yüzden yitiriyoruz. Sigaranın içinde 4 binden fazla toksik ve kanserojen madde bulunuyor; bunlar ağızdan akciğere kadar tüm organlarda ciddi tahribata yol açıyor. Özellikle damar yapısını bozarak kalp krizi riskini artırıyor, akciğer ve mesane başta olmak üzere birçok kanser türüne neden oluyor. Kısırlık, ağız ve diş sağlığı sorunları, tat ve koku kaybı, solunum problemleri gibi etkiler de oldukça yaygın. Özetle, sigara tüm vücut sistemlerini etkileyen, geri dönüşü zor hasarlar bırakan son derece tehlikeli bir bağımlılık maddesidir” dedi.</p>
<p><b>“Her çürük farklıdır; koruma kişiye ve sürekliliğe bağlıdır”</b></p>
<p>Diş çürüğünün kişiye göre değişen, tamamen yok edilemeyen ama kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Ayşegül Demirbaş “Hastalık yoktur, hasta vardır; çürük de böyledir. Çürüğün önlenebilir olduğunu biliyoruz ama tamamen yok olmuyor. Yıllar önce Hollanda’daki ACTA’yı ziyaret ettiğimizde, çürük insidansı çok düşük bir ülkede olmalarına rağmen dünyanın en iyi diş hekimliği fakültesini kurduklarını gördük. Beslenme alışkanlıkları, peynir tüketimi ve genetik yapıları çürüğü azaltmış olsa da, koruyucu uygulamaları gevşettiklerinde oranların yeniden yükseldiğini kendileri söyledi. Bu bize şunu gösteriyor: Diş çürüğü tek tip değildir ve herkesin çürüğü farklıdır; bu nedenle mücadele sürekli ve kişiye özel olmalıdır. Çürük, mikroorganizmalar, uygun diş yüzeyi, besin kaynağı ve zamanın bir araya gelmesiyle oluşur. Plak temizlenmez, ağız kuru kalır ya da gece dişler fırçalanmadan yatılırsa mikroplar hızla çoğalır. Bu yüzden doğru bilgi, düzenli bakım ve etkili temizlik çürüğün önlenmesinde vazgeçilmezdir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Erken farkındalık ve müdahale, zor tedavileri önler”</b></p>
<p>Erken önlemlerin ve kötü alışkanlıkların düzeltilmesinin, ilerideki ortodontik sorunları önlediğinden bahseden Arş. Gör. Hüdai Ayçiçek ise “Ortodonti, halk arasında tel ya da şeffaf plak tedavisi olarak bilinen ve dişlerle çenelerin doğru hizalanmasını amaçlayan bir branş. Çocuklukta başlayan yolculuk dememin sebebi ise yetişkinlikte gördüğümüz birçok ortodontik problemin temelinin çocukluk dönemindeki alışkanlıklar ve erken diş kayıpları olduğunu bilmemiz. Bu nedenle koruyucu ve durdurucu ortodonti çok önemlidir. Koruyucu ortodonti; ağız hijyeninin kazanılması, çürüklerin ve erken süt dişi kayıplarının önlenmesi, fissür örtücü ve flor uygulamaları gibi sorun ortaya çıkmadan yapılan müdahaleleri içerir. Durdurucu ortodonti ise başlamış problemlerin ilerlemesini engeller; zararlı alışkanlıkların tespiti, erken diş kayıplarında yer tutucuların uygulanması ve çene bozukluklarının erken teşhis edilmesi gibi. Özellikle parmak emme, dudak ısırma, uzun süreli biberon kullanımı, dil itimi gibi kötü ağız alışkanlıkları; süre, sıklık ve şiddet faktörlerine bağlı olarak dişlerin ve çenenin yapısını bozabilir. Bu nedenle erken farkındalık, ailelerin bilinçlenmesi ve erken müdahale, gelecekte daha zor tedavilerin önüne geçmek için kritik önem taşır” dedi.</p>
<p><b>“Osteoporozda erken tanı yaşam kalitesini korur”</b></p>
<p>Osteoporoz hakkında genel bilgiler anlatan Arş. Gör.  Büşra Şen, “Osteoporoz, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen ve kemiğin hem miktarının hem de yoğunluğunun azalmasıyla karakterize bir hastalıktır; bu durum kemikleri güçsüz ve kırılgan hâle getirir. Özellikle omurga ve kalça kemiklerinde sık görülür, sırt ve bel ağrısı, boy kısalması ve kamburlaşma gibi belirtiler ortaya çıkabilir, ancak çoğu zaman sessiz ilerler. Küçük darbeler veya düşmeler ciddi kırıklara yol açabilir. Yaş, menopoz sonrası dönem, genetik faktörler, yetersiz beslenme ve hareketsizlik riski artırır; erkekler de osteoporoza yakalanabilir. Tanıda kemik yoğunluk ölçümleri temel rol oynar ve risk grubuna göre düzenli takip gerekir. Bu nedenle osteoporozun erken fark edilmesi ve önlem alınması, yaşam kalitesini korumak açısından çok önemlidir” diye konuştu.</p>
<p>Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu ise “Yükseköğretim Kurulu tarafından Türkiye’deki tüm üniversitelerde Bilim İletişim Ofisleri kuruldu. Bu ofislerin amacı, üniversitelerde üretilen bilgi ve birikimi toplumla buluşturmak, bilimi herkes için erişilebilir ve anlaşılır kılmaktır. Biz de üniversitemizde yürüttüğümüz çalışmalarla bilimin toplumun her kesimi tarafından anlaşılabildiği, sorgulanabildiği ve katkı sağlanabildiği bir ortam oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-agiz-ve-dis-sagligi-guncel-bilim-isiginda-konusuldu-594234">EÜ&#8217;de ağız ve diş sağlığı güncel bilim ışığında konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekran bağımlılığı ağız sağlığını tehdit ediyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ekran-bagimliligi-agiz-sagligini-tehdit-ediyor-592863</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 13:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[artması]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığını]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592863</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, dijital bağımlılığın özellikle gençlerde ağız sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değindi ve küçük günlük önlemlerle bu etkilerin nasıl azaltılabileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekran-bagimliligi-agiz-sagligini-tehdit-ediyor-592863">Ekran bağımlılığı ağız sağlığını tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, dijital bağımlılığın özellikle gençlerde ağız sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değindi ve küçük günlük önlemlerle bu etkilerin nasıl azaltılabileceği hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Uzun süre ekran başında kalındığında diş fırçalamak unutulabiliyor!</strong></p>
<p>Günümüzde ekran karşısında geçirilen sürenin artmasının, ağız sağlığı açısından da önemli olduğunu dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Özellikle gençler arasında dijital bağımlılığın yaygınlaşmasıyla birlikte ağız sağlığı da doğrudan etkilenmeye başladı.” dedi.</p>
<p>Ekran süresinin tek başına çürük ya da periodontal hastalık oluşturmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Fakat beraberinde getirdiği yaşam tarzı değişiklikleri ağız sağlığını belirgin şekilde bozabiliyor. Uzun süre ekran başında kalındığında en sık görülen durum, bireyin günlük rutinlerini aksatması oluyor. Özellikle ergenlerde ve genç erişkinlerde, telefon veya bilgisayara dalındığında diş fırçalama kolayca atlanabiliyor, ertelenebiliyor ya da tamamen unutuluyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Gece telefon kullanımı diş eti iltihabını artırabiliyor</strong></p>
<p>Ekran başında geçirilen sürenin çoğu zaman atıştırmalık tüketimiyle birleştiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Genellikle şekerli içecekler, çikolata, cips gibi kuru ve yapışkan gıdalar daha fazla tüketiliyor. Yeme sonrası ağız bakımı yapılmadığı için de bu durum çürük riskini ciddi şekilde artırıyor.” dedi.</p>
<p>Bir diğer önemli etkinin uyku düzeninin bozulması olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Bahar, şöyle devam etti:</p>
<p>“Özellikle gece telefon kullanımının artması melatonin üretimini etkiliyor, uyku kalitesini düşürüyor. Kalitesiz uyku ise hem bağışıklığı zayıflatıyor hem de periodontal  dokularda inflamasyonu (diş eti iltihabı) artırabilecek hormonal değişikliklere yol açabiliyor. Buna ek olarak, uzun süre aynı pozisyonda ekrana bakmak boyun ve çene kaslarında gerginlik yaratarak ve çene ekleminde (tempromndibular-TME ) sorunlarını tetikleyebiliyor.”</p>
<p><strong>Ekran süresinin artmasıyla, ağız hijyeni bozuluyor ve çürük oranları yükseliyor!</strong></p>
<p>Beslenme düzeninin de dijital bağımlılığın en çok bozduğu alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Dijital platformlara dalmış bireylerde öğün atlama, gece geç saatlerde yemek yeme, şekerli içecek tüketiminin artması gibi davranışlar daha sık görülüyor.” dedi.</p>
<p>Bu yaşam tarzı bozukluklarının, çürük oluşumunu artırdığının birçok çalışmayla gösterilmiş durumda olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Son yıllarda gençlerin ekran süresinin belirgin şekilde artmasıyla birlikte ağız hijyeni davranışlarındaki bozulmanın ve çürük oranlarının yükseldiğine dair bulgular da giderek güçleniyor. Özellikle ergenlerde internet bağımlılığı oranlarının yüzde 15–30 arasında değiştiği bildiriliyor ve bu grubun ağız sağlığı davranışları, ekran süresi düşük olanlara göre belirgin şekilde daha zayıf.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Dijitali tamamen bırakmaya gerek yok; küçük günlük düzenlemeler bile çok etkili!</strong></p>
<p>Risk grubundakilerin ağız sağlığını korumalarının mümkün olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Öncelikle dijital kullanımın tamamen bırakılması gerekmiyor; ancak günlük rutinde bazı küçük düzenlemeler oldukça etkili oluyor.” dedi.</p>
<p>Yapılabilecek düzenlemeler hakkında önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yemeklerden sonra telefon/tablet kullanılmadan önce kısa bir fırçalama rutini oluşturmak, ekran başında geçirilen sürede şekerli içecek ve atıştırmalıkları sınırlandırmak, su tüketimini artırmak, gece telefon kullanımını azaltmak ve uyku düzenini toparlamak ağız sağlığı üzerinde çok olumlu sonuçlar doğuruyor. Hatta dijital teknolojinin olumlu yönlerinden yararlanmak da mümkün. Fırçalama süresini takip eden uygulamalar, AI destekli diş fırçaları ve teledentistry gibi araçlar ağız bakımını destekleyebiliyor.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ekran-bagimliligi-agiz-sagligini-tehdit-ediyor-592863">Ekran bağımlılığı ağız sağlığını tehdit ediyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakız Çiğneyerek Çürük Riskini Azaltmak Mümkün Mü?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sakiz-cigneyerek-curuk-riskini-azaltmak-mumkun-mu-435184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltmak]]></category>
		<category><![CDATA[çiğneyerek]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[mümkün]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sakız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların çok sevdiği bir alışkanlık, sakız çiğnemek.  Peki bu durumu çocuklarda diş sağlığının korunması yönünde lehimize çevirebilir miyiz? Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir “Sakız çiğneyerek çocuklardaki çürük riskini düşürmek mümkün müdür?” sorusunun cevabını veriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakiz-cigneyerek-curuk-riskini-azaltmak-mumkun-mu-435184">Sakız Çiğneyerek Çürük Riskini Azaltmak Mümkün Mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların çok sevdiği bir alışkanlık, sakız çiğnemek.  Peki bu durumu çocuklarda diş sağlığının korunması yönünde lehimize çevirebilir miyiz? <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir “</strong>Sakız çiğneyerek çocuklardaki çürük riskini düşürmek mümkün müdür?” sorusunun cevabını veriyor.</p>
<p>Market raflarında rengârenk ambalajlarla, birçok markanın şekerli veya tatlandırıcılı sakızlarını görmek mümkün. Çocuklarda diş çürükleri bu kadar yaygın bir hastalık haline gelmişken, ilk amaç her zaman şeker tüketimini sınırlamak, diyet alışkanlıklarını düzenlemek ve çocuğun ağız hijyeni alışkanlıklarının devamlılığını sağlamak olmalıdır. “Bunlara ek olarak, sakız çiğnemenin olumlu etkilerini de çocuklarda bir avantaj olarak değerlendirmekte fayda var” açıklamasında bulunan <strong>Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir sözle</strong>rine şöyle devam etti: “Sakızların içeriklerini bilerek satın almak, çocuklar için faydalı olabilecek tercihi yapmak ya da çocuklar bir seçim yaparken yönlendirici olmak bu noktada çok önemli hale geliyor. Çünkü bazı sakızlar, çürük riskini azaltabilecek ve dişleri koruyucu özelliklere sahipken; bazı sakızlar içerdikleri şeker cinsi ve miktarıyla çürük riskini arttırabilir. Üzerinde ‘diş dostu’ anlamına gelen ‘gülen diş’ sembolü olan sakızların dişler için zararlı bir etkisi bulunmaz.”</p>
<p><strong>Çürük yapmayan şeker seçilmeli</strong></p>
<p>Küçük yaştaki çocukların sakız çiğneme alışkanlıklarının, oyun oynarken aspire etme gibi, farklı riskleri de olabileceğini hatırlatan <strong>Dt. Nurgül Demir</strong> çocuklarda diş sağlığının korunması için sakız seçiminde dikkat edilmesi gereken hususları da şu şekilde sıraladı.</p>
<p>-Çürük yapmayan şekerler arasında, dişler üzerinde koruyucu etkisi en fazla olan şeker alkolü: ‘Xylitol’. Dolayısıyla çocuklar için tercih edilecek olan sakızlarda bulunması gereken tatlandırıcı Xylitoldür.  Xylitol, şeker kamışından elde edilmiş doğal bir şeker alkolüdür. Yıllardır diş macunu, gargara gibi ağız hijyeni ürünlerinin bileşiminde yer aldığı gibi, sakızlara tatlandırıcı olarak da eklenmektedir. Xylitol, ağızdaki bakteriler tarafından kolay yıkılamadığı için ‘çürük yapmayan şeker’ olarak tanımlanabilir.</p>
<p>-Xylitol, sakızlarda, çiğneme tabletlerinde, naneli drajelerde, diş macunlarında, gargaralarda, öksürük şuruplarının içeriğinde bulunabilir. Xylitollü sakızların, çiğnemeyle birlikte çürükler üzerinde durdurucu etki göstermesi, sakız çiğnemeyi seven küçük yaş grubundaki hastalarımız ve yüksek çürük riski grubundaki hastalarımızda; düzenli diş fırçalama ve karbonhidrattan uzak diyet düzenlemesine ek olarak ağız hijyeninin devamlılığının sağlanmasında, ek bir koruyucu yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Uluslararası alanda yapılan çalışmalar da xylitolün, ağızdaki çürük oluşumuna sebep olan bakteri seviyelerini düşürerek, dişleri çürümeye karşı koruyabileceğini göstermiştir.</p>
<p>-Kslitollü sakızlar, çiğneme sırasında tükürük akışını da arttırarak, ağız içi yumuşak dokuların ve diş yüzeylerinin temizlenmesini sağladığı gibi; ağız içindeki asiditenin tamponlanmasını sağlayarak çürüklerin önlenmesinde de aktif rol oynar. Aynı zamanda diş yüzeylerine bakteri tutulumunu azaltır. Marketlerde satılan Xylitollü ürünler ‘Sağlık Bakanlığı Onaylı’dır ve içerdikleri Xylitol miktarı kontrol edilmiştir.</p>
<p><strong>Hangi sakızlar çürükler için risk oluşturur?</strong></p>
<p>-Sukroz, glikoz ve fruktoz gibi şekerler, ağızdaki çürük yapıcı bakteriler tarafından besin olarak kullanılarak kolaylıkla asite yıkılarak çürük riskini arttırdığını ifade eden Demir, özellikle yüksek çürük risk grubundaki çocuk hastalarda şekerli sakızların kesinlikle tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. <strong>Dt. Nurgül Demir </strong>diğer dikkat edilmesi gereken hususları şu şekilde sıraladı:</p>
<ol>
<li>Yüksek çürük riski olan çocuklarda, xylitollü sakızların çiğnenmesi çürük oluşumunun önlenmesinde koruyucu rol oynar.</li>
<li>Çocukların çiğneyeceği sakızların içeriğinde; çürük riskini arttıran sukroz, glikoz, fruktoz gibi tatlandırıcıların bulunmamasına dikkat edilmelidir.</li>
<li>Üzerinde ‘diş dostu’ anlamına gelen ‘gülen diş’ sembolü olan sakızların dişler için zararlı bir etkisi bulunmaz.</li>
<li>Küçük yaştaki çocukların sakız çiğnemesi yutma, soluk yoluna kaçma gibi riskler açısından sakıncalı olabilir.</li>
<li>Çocuklarda diş sağlığının korunmasında en temel unsurun, dişlerin düzenli olarak ve doğru teknik kullanılarak florlü macunla ‘günde 2 kere’ fırçalanması olduğu unutulmamalıdır.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakiz-cigneyerek-curuk-riskini-azaltmak-mumkun-mu-435184">Sakız Çiğneyerek Çürük Riskini Azaltmak Mümkün Mü?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Florürün çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/florurun-curuk-onleyici-etkisi-dis-minesi-icin-yararli-376213</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 May 2023 13:00:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[florürün]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[minesi]]></category>
		<category><![CDATA[önleyici]]></category>
		<category><![CDATA[yararlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=376213</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diş macunu seçiminin ağız ve diş sağlığı için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar doğru diş macununun uygun oranlarda florür içermesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/florurun-curuk-onleyici-etkisi-dis-minesi-icin-yararli-376213">Florürün çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diş macunu seçiminin ağız ve diş sağlığı için önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar doğru diş macununun uygun oranlarda florür içermesi gerektiğini söylüyor. </strong></p>
<p><strong>Florürün sanılanın aksine zararlı olmadığını kaydeden Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, yutulmadığı takdirde herhangi bir yan etkisi ve zehirlenmeye neden olmayacağını belirtti. Bahar, “Florür çürük önleyici etkisi olduğu için diş minesini desteklemek ve korumak için yararlıdır. Diş hekimliğinde dolgu malzemelerinin çoğunda florürün çürük önleyici etkisinden yararlanılmaktadır.” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar diş macunu seçiminde ‘Florürlü mü, florürsüz mü?’ tartışmalarına açıklık getirdi.</p>
<p><strong>Zararlı değil ancak yutulmaması gerekir</strong></p>
<p>Diş fırçalamanın, diş sağlığı açısından son derece önemli olduğuna dikkat çeken Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, diş macunu seçiminin de bir o kadar önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p>Diş macunu seçerken mutlaka florür içerikli olanların seçilmesini öneren Bahar, “Florür söylenilenin aksine zararlı ya da yan etkili bir madde değildir. Ancak özellikle küçük çocuklar tarafından yutulmaması gerekir. Yutulmadığı takdirde herhangi bir yan etkisi ve zehirlenmeye neden olabilme durumu yoktur.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</strong></p>
<p>Florürlü diş macunlarının zararlı olmamasının yanında tam tersine çürüklerin önlenmesinde etkili olduğunu kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Florür çürük önleyici etkisi olduğu için diş minesini desteklemek ve korumak için yararlıdır. Diş hekimliğinde dolgu malzemelerinin çoğunda florürün çürük önleyici etkisinden yararlanılmaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Florür oranı yetişkinlerde ve çocuklarda farklı olmalı</strong></p>
<p>Diş macununun içerdiği florür oranının yetişkinlerde ve çocuklarda farklı oranlarda olması gerektiğine değinen Bahar sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yetişkinlerde genelde 1500 ppm’lik florür oranı olan diş macunları uygundur. 7 yaş altı çocuklar için ise 1000 ppm 1350 ppm’lik florür oranı uygun olacaktır.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/florurun-curuk-onleyici-etkisi-dis-minesi-icin-yararli-376213">Florürün çürük önleyici etkisi diş minesi için yararlı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sakız, çürük riskini azaltıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sakiz-curuk-riskini-azaltiyor-365211</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 12:16:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[azaltıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[riskini]]></category>
		<category><![CDATA[sakız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365211</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme ile diş çürüğü arasında ciddi bir ilişki mevcut. Besinlerin kimyasal ve fiziksel yapısı, hazırlanışı, yeme şekli ve sırasının diş çürüklerine yol açabildiğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Ayça Tarakçı, “Sert, yapışkan ve kolay erimeyen yoğun karbonhidratların çürük oluşturma potansiyelleri daha fazla. Sert, lifli ve kokulu yiyecekler ise çürüğe karşı koruyucu rol oynarlar.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakiz-curuk-riskini-azaltiyor-365211">Sakız, çürük riskini azaltıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beslenme ile diş çürüğü arasında ciddi bir ilişki mevcut. Besinlerin kimyasal ve fiziksel yapısı, hazırlanışı, yeme şekli ve sırasının diş çürüklerine yol açabildiğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Ayça Tarakçı, “Sert, yapışkan ve kolay erimeyen yoğun karbonhidratların çürük oluşturma potansiyelleri daha fazla. Sert, lifli ve kokulu yiyecekler ise çürüğe karşı koruyucu rol oynarlar. Kızartarak tüketilen yiyeceklerin çürük oluşturma potansiyelleri daha yüksek. Besinleri haşlama, yiyecekte daha fazla su kalmasına neden oluyor. Besinlerin kurutularak tüketilmesi çürük oluşturma potansiyelleri arttıran bir diğer faktördür. Örneğin taze incir daha az çürük oluşturuyorken, kuru incir oldukça yüksek bir çürük oluşturma özelliğine sahiptir. Çürük oluşturma potansiyeli yüksektir” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Diş çürüğünün, alınan sıvının izlediği yolu takip ederek de yayılım göstereceğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Diş Hekimi Ayça Tarakçı, “Çürük oluşturma potansiyeli fazla olan içeceğin bardakla içilmesi halinde daha fazla diş yüzeyi etkilenirken, pipetle içilmesi bu etkiyi azaltacaktır. Sık aralarla yiyecek ve içecek tüketmek dişlerde çürük oluşma potansiyelini arttırır. Dişlerin az sıklıkta asit ataklarına maruz kalması diş çürüğü oluşumunu azaltır. Özellikle ara öğünlerde yenen yiyecekler dikkatle seçilmeli” dedi.</p>
<p><strong>Meyveler posası ile tüketilmeli</strong></p>
<p>Dişlerin fırçalanamadığı durumlarda ise su içilmesi veya ağız gargarası yapılmasının önemine dikkat çeken Diş Hekimi Ayça Tarakçı, “Şekerli besinlerin tüketimi, peynir gibi şekerin oluşturduğu asidi tamponlayıcı gıdalar ile yapılmalı. Örneğin kurabiyeyi asitli bir içecekle tüketmek yerine çay ile tüketmek daha uygun olur. Hızlı beslenmenin yerini yavaş beslenme almalıdır. Taze meyvelerin suyunu sıkarak tüketmek yerine meyvenin kendisi posası ile tüketilmelidir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sakız çürüğü engelliyor</strong></p>
<p>Ana öğünlerde yağ içeriğinin zenginliği nedeni ile diş yüzeyleri daha kaygan olacak ve tükürük miktarı daha fazla olacağından şekerli yiyeceklerin tek başına bir öğün olarak tüketilmesi yerine ana öğün sonlarında tüketilmesinin<strong> </strong>daha az zararlı olduğunu ifade eden Diş Hekimi Ayça Tarakçı, “Ayrıca<strong> </strong>sakız çiğnemek de diş çürüğünden korunma yolları arasında yer alır. Sakız çiğnemek, tükürük akış hızını artırdığından yıkama özelliği ile çürükten korunmayı sağlar” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sakiz-curuk-riskini-azaltiyor-365211">Sakız, çürük riskini azaltıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
