<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cumhuriyetimiz | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cumhuriyetimiz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cumhuriyetimiz</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Oct 2025 17:53:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>cumhuriyetimiz | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cumhuriyetimiz</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cumhuriyetimiz 102 Yaşında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-2-587340</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:53:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimiz]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587340</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetin 102’nci yıl dönümüne ilişkin bir kutlama mesajı yayınladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-2-587340">Cumhuriyetimiz 102 Yaşında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetin 102’nci yıl dönümüne ilişkin bir kutlama mesajı yayınladı.</p>
<p>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı. 102 yıl önce kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin 2200 yıllık Türk Devlet aklının meyvesi olduğunu ifade eden Başkan Taban, birlik ve beraberlik vurgusu da yaptı.</p>
<p><strong>CUMHURİYET; EMSALSİZ BİR MÜCADELE VE ONURLU DURUŞUN ESERİ</strong></p>
<p>Cumhuriyetin; Anadolu insanının Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verdiği emsalsiz mücadelenin, onurlu duruşunun, vatan sevgisinin, egemenliğine sahip çıkma ve bağımsız yaşama iradesinin ortaya çıkardığı büyük bir eser olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, şöyle konuştu: “Cumhuriyetimizin ilanının 102. yıl dönümünü, milletçe büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, milletimizin azim ve kararlılığıyla kurulan Cumhuriyet; özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın ve çağdaş bir geleceğin en güçlü teminatıdır. Cumhuriyet, her bir vatandaşımızın eşit haklara sahip olduğu, milli iradenin en yüce değer kabul edildiği bir yönetim anlayışının simgesidir.”</p>
<p><strong>BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ EN GÜÇLÜ SİLAHIMIZ</strong></p>
<p>“Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizi bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Cumhuriyetimizin bize yüklediği sorumluluk bilinciyle, birlik ve beraberlik içinde geleceğe emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz. Bu noktada milletçe birlik ve beraberlik, en güçlü silahımız olacak. Ayırmadan, ayrışmadan, tek yumruk olarak geleceğe mührümüzü basacağız. Bu duygu ve düşüncelerle, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.”</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-2-587340">Cumhuriyetimiz 102 Yaşında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyetimiz 102 yaşında!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-587316</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 17:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimiz]]></category>
		<category><![CDATA[eşit]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<category><![CDATA[yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587316</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihçi Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Cumhuriyet’in en büyük kazanımının, halka inanç, cinsiyet veya köken ayrımı olmaksızın “eşit yurttaşlar olma” bilincini kazandırması olduğunu vurguladı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-587316">Cumhuriyetimiz 102 yaşında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tarihçi Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Cumhuriyet’in en büyük kazanımının, halka inanç, cinsiyet veya köken ayrımı olmaksızın “eşit yurttaşlar olma” bilincini kazandırması olduğunu vurguladı. </strong></p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanmak gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Ülkenin tüm vatandaşları eşittir!</strong></p>
<p>“Cumhuriyet’in en büyük kazanımı, aynı vatanda yaşayan bütün halk kitlesine ‘eşit yurttaşlar olma’ duygusunu kazandırmış olmasıdır.” diyen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yurttaşlık bilinci, hangi toplumsal kimliklere sahip olursak olalım, hepimizin eşit haklara sahip bireyler olduğumuzun farkında olmak demektir. Yani inancımızdan, cinsiyetimizden, soyumuzdan ya da gelir düzeyimizden bağımsız olarak, bu ülkenin tüm vatandaşları eşittir. Bu eşitlik bilincinin toplumsal düzeyde yerleşebilmesi ise Cumhuriyet’in ilanıyla mümkün olmuştur. Bu yönüyle Cumhuriyet’in kuruluşu, yalnızca bir yönetim biçimi, rejim değişikliği değil, halkın kendi gücünün farkına vararak kaderini tayin etme cesaretini kazandığı tarihsel bir dönüm noktasıdır.”</p>
<p><strong>Toplumun yapısal temelleri yeniden inşa edildi</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin, ülke tarihindeki en büyük toplumsal kırılmalardan biri olduğunun söylenebileceğini dile getiren Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Çünkü bu süreç ülkenin geçmişindeki en köklü toplumsal ve siyasal dönüşüm anlarından biridir. Sadece monarşiden cumhuriyete geçişi değil, toplumun yapısal temellerinin yeniden inşasını da ifade eder. Cumhuriyet öncesi devirde diğer tüm imparatorluk formlarında olduğu gibi bizde de toplumu oluşturan bireylerin siyasal aidiyeti hanedana ve dine dayalı bir hiyerarşiye yönelikti. Cumhuriyet’le birlikte bu aidiyetin yerini halkın iradesi, yani ‘hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu’ anlayışı aldı. Böylece birey-devlet arasındaki ilişkide tam anlamıyla bir paradigma dönüşümü yaşandı. Osmanlı’nın 600 yıllık kadim geleneğinde yaşanan bu kırılma, doğal olarak yeni ulus devletin, Türkiye’nin siyasal kültürünü, toplumsal değerlerini ve kimlik algısını da yeniden şekillendirdi.” dedi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet fikri toplumunun tüm kesimlerinde</strong> <strong>sarsılmaz bir yer edindi</strong></p>
<p>“Cumhuriyet fikrinin Türkiye toplumunun tüm kesimlerine yüzde yüz yerleştiği söylenemez ancak bu fikrin toplumsal bilinçte kalıcı ve de sarsılmaz bir yer edindiği tartışmasızdır.” diyerek görüşlerini ifade eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Toplumun tüm kesimlerine neden yerleşememiş olduğuna dair çeşitli açıklamalar yapılabilir. Bunlardan en yaygını, pek çok coğrafyada olduğu gibi bizde de cumhuriyetle birlikte yaşanan toplumsal dönüşümün ‘yukarıdan aşağıya’ bir modelle kurgulanmasıdır. Bu nedenle ilk dönemlerde cumhuriyet fikri bilhassa özellikle kentli, eğitimli ve devletle yakın temas hâlinde olan kesimlerde güçlü bir karşılık bulmuştur. Diğer kesimlerde aynı şekilde karşılık bulmamasının başlıca sebebi ise geleneksel yaşam biçimlerinin ve dini-kültürel referansların bu çevrelerde daha belirleyici olmasıdır. Bugün gelinen noktada, cumhuriyet fikri, yani halk egemenliği, eşit yurttaşlık ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkeler kuşkusuz geniş kabul görmektedir fakat hem yorumlanması hem de içselleştirilme düzeyleri farklı kesimlerde değişiklikler gösterir. Fakat bu durumun bizim tarihimize münhasır olmadığını, her devirde ve her türden yeniliğe karşı toplumun çeşitli kesimlerinin birbirinden farklı tutumlar geliştirdiğini de vurgulamak gerekir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Cumhuriyet, Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ediyor</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in, en öz haliyle Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dolayısıyla 600 yıllık alışılmış kadim bir geleneğin değişimi ve dönüşümü hiçbir toplum için kolay olmayacaktır, bizim için de öyle oldu. Din ile devlet işlerinin ayrılması yani din-devlet-kamusal yaşam ayrımının içselleştirilmesi, 600 yıllık alışkanlıkları olan bir halk kitlesi için kuşku yok ki hassas ve uzun soluklu bir sürece ihtiyaç duyar; kimi kesimlerde adaptasyon ve kabul sorunlarına yol açar. Zira yeni rejimle birlikte geleneksel otorite zayıflayıp dinin kamusal alandaki rolü sınırlandırılınca yüzlerce yıldır halk tarafından alışılagelmiş toplumsal düzenin güvenlik kurumları da ya zayıflamış ya da ortadan kalkmıştır. Haliyle bu durum karşısında geleneksel bağlantıları daha güçlü kesimler için kolektif bilinçte yani insanların alıştığı kurallar, değerler ve davranış biçimleri bütününde derin bir kırılma yaşanarak güven, aidiyet ve öngörülebilirlik duyguları tehdit edilmiştir.”</p>
<p><strong>Cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sundu</strong></p>
<p>Öte yandan kadın hakları, kıyafet ve dil inkılabı gibi toplumsal değişimlerle yerleşik değerlerin çok hızlı biçimde değişmesinin, geleneksel bağlılığı yüksek olan kesimlerde kaygı düzeyini artırarak direnç ve tepkiye yol açtığını da hatırlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Zira yenilik ve değişim karşısında hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ‘bilinen eskiyi tercih etme’ eğilimi genellikle daha güçlüdür. Aynı nedenle yeni rejimin birey-vatandaş kimliğini içselleştirmek de yüzyıllardır bilinen, tanıdık olan eski kimlik, aidiyetler ve yaşanan güven duygusu yerine yeni kimlikle özdeşleşmeyi zorlaştırmıştır; çünkü yeni kimlik de her şeyiyle bir hayli yabancıdır. Sonuç itibariyle cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sunmuş ancak hemen tüm kesimlerce aynı oranda içselleştirilmemiştir. Geleneksel aidiyetleri güçlü kesimler cumhuriyetle birlikte yüz yüze kaldıkları güvendikleri eski otorite ve düzenin kaybına tepki vermiştir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanılmalı</strong></p>
<p>Geleceğe dair yol haritası çizen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Dünyada ve ülkemizde, Cumhuriyet’in ilanıyla başlayan ulusal kimlik inşa sürecinin artık farklı dinamiklerle ilerlediğini ve zamanın ruhunun değiştiğini kabul etmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.  Bu nedenle, katılımcı ve kapsayıcı eğitim politikaları, toplumun farklı kesimleriyle iş birliği ve diyalog, halk odaklı farkındalık ve deneyim fırsatları ile sosyal ve ekonomik eşitliği güçlendiren adımlar atmalıyız. Bunu yaparken, toplumun ritmini ve kültürel hassasiyetlerini gözeterek, 21. yüzyılda Cumhuriyet’in kazanımlarını vatandaşlık ve yurttaşlık değerleri temelinde toplumu birleştirecek şekilde yeniden yapılandırabiliriz.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanmak gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yılına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>
<p><strong>Ülkenin tüm vatandaşları eşittir!</strong></p>
<p>“Cumhuriyet’in en büyük kazanımı, aynı vatanda yaşayan bütün halk kitlesine ‘eşit yurttaşlar olma’ duygusunu kazandırmış olmasıdır.” diyen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Yurttaşlık bilinci, hangi toplumsal kimliklere sahip olursak olalım, hepimizin eşit haklara sahip bireyler olduğumuzun farkında olmak demektir. Yani inancımızdan, cinsiyetimizden, soyumuzdan ya da gelir düzeyimizden bağımsız olarak, bu ülkenin tüm vatandaşları eşittir. Bu eşitlik bilincinin toplumsal düzeyde yerleşebilmesi ise Cumhuriyet’in ilanıyla mümkün olmuştur. Bu yönüyle Cumhuriyet’in kuruluşu, yalnızca bir yönetim biçimi, rejim değişikliği değil, halkın kendi gücünün farkına vararak kaderini tayin etme cesaretini kazandığı tarihsel bir dönüm noktasıdır.”</p>
<p><strong>Toplumun yapısal temelleri yeniden inşa edildi</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin, ülke tarihindeki en büyük toplumsal kırılmalardan biri olduğunun söylenebileceğini dile getiren Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Çünkü bu süreç ülkenin geçmişindeki en köklü toplumsal ve siyasal dönüşüm anlarından biridir. Sadece monarşiden cumhuriyete geçişi değil, toplumun yapısal temellerinin yeniden inşasını da ifade eder. Cumhuriyet öncesi devirde diğer tüm imparatorluk formlarında olduğu gibi bizde de toplumu oluşturan bireylerin siyasal aidiyeti hanedana ve dine dayalı bir hiyerarşiye yönelikti. Cumhuriyet’le birlikte bu aidiyetin yerini halkın iradesi, yani ‘hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu’ anlayışı aldı. Böylece birey-devlet arasındaki ilişkide tam anlamıyla bir paradigma dönüşümü yaşandı. Osmanlı’nın 600 yıllık kadim geleneğinde yaşanan bu kırılma, doğal olarak yeni ulus devletin, Türkiye’nin siyasal kültürünü, toplumsal değerlerini ve kimlik algısını da yeniden şekillendirdi.” dedi.</p>
<p><strong>Cumhuriyet fikri toplumunun tüm kesimlerinde</strong> <strong>sarsılmaz bir yer edindi</strong></p>
<p>“Cumhuriyet fikrinin Türkiye toplumunun tüm kesimlerine yüzde yüz yerleştiği söylenemez ancak bu fikrin toplumsal bilinçte kalıcı ve de sarsılmaz bir yer edindiği tartışmasızdır.” diyerek görüşlerini ifade eden Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Toplumun tüm kesimlerine neden yerleşememiş olduğuna dair çeşitli açıklamalar yapılabilir. Bunlardan en yaygını, pek çok coğrafyada olduğu gibi bizde de cumhuriyetle birlikte yaşanan toplumsal dönüşümün ‘yukarıdan aşağıya’ bir modelle kurgulanmasıdır. Bu nedenle ilk dönemlerde cumhuriyet fikri bilhassa özellikle kentli, eğitimli ve devletle yakın temas hâlinde olan kesimlerde güçlü bir karşılık bulmuştur. Diğer kesimlerde aynı şekilde karşılık bulmamasının başlıca sebebi ise geleneksel yaşam biçimlerinin ve dini-kültürel referansların bu çevrelerde daha belirleyici olmasıdır. Bugün gelinen noktada, cumhuriyet fikri, yani halk egemenliği, eşit yurttaşlık ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilkeler kuşkusuz geniş kabul görmektedir fakat hem yorumlanması hem de içselleştirilme düzeyleri farklı kesimlerde değişiklikler gösterir. Fakat bu durumun bizim tarihimize münhasır olmadığını, her devirde ve her türden yeniliğe karşı toplumun çeşitli kesimlerinin birbirinden farklı tutumlar geliştirdiğini de vurgulamak gerekir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Cumhuriyet, Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ediyor</strong></p>
<p>Cumhuriyet’in, en öz haliyle Osmanlı’nın geleneksel yapısından kopuşu ifade ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Dolayısıyla 600 yıllık alışılmış kadim bir geleneğin değişimi ve dönüşümü hiçbir toplum için kolay olmayacaktır, bizim için de öyle oldu. Din ile devlet işlerinin ayrılması yani din-devlet-kamusal yaşam ayrımının içselleştirilmesi, 600 yıllık alışkanlıkları olan bir halk kitlesi için kuşku yok ki hassas ve uzun soluklu bir sürece ihtiyaç duyar; kimi kesimlerde adaptasyon ve kabul sorunlarına yol açar. Zira yeni rejimle birlikte geleneksel otorite zayıflayıp dinin kamusal alandaki rolü sınırlandırılınca yüzlerce yıldır halk tarafından alışılagelmiş toplumsal düzenin güvenlik kurumları da ya zayıflamış ya da ortadan kalkmıştır. Haliyle bu durum karşısında geleneksel bağlantıları daha güçlü kesimler için kolektif bilinçte yani insanların alıştığı kurallar, değerler ve davranış biçimleri bütününde derin bir kırılma yaşanarak güven, aidiyet ve öngörülebilirlik duyguları tehdit edilmiştir.”</p>
<p><strong>Cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sundu</strong></p>
<p>Öte yandan kadın hakları, kıyafet ve dil inkılabı gibi toplumsal değişimlerle yerleşik değerlerin çok hızlı biçimde değişmesinin, geleneksel bağlılığı yüksek olan kesimlerde kaygı düzeyini artırarak direnç ve tepkiye yol açtığını da hatırlatan Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Zira yenilik ve değişim karşısında hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ‘bilinen eskiyi tercih etme’ eğilimi genellikle daha güçlüdür. Aynı nedenle yeni rejimin birey-vatandaş kimliğini içselleştirmek de yüzyıllardır bilinen, tanıdık olan eski kimlik, aidiyetler ve yaşanan güven duygusu yerine yeni kimlikle özdeşleşmeyi zorlaştırmıştır; çünkü yeni kimlik de her şeyiyle bir hayli yabancıdır. Sonuç itibariyle cumhuriyet Türkiye’de birleştirici bir çerçeve sunmuş ancak hemen tüm kesimlerce aynı oranda içselleştirilmemiştir. Geleneksel aidiyetleri güçlü kesimler cumhuriyetle birlikte yüz yüze kaldıkları güvendikleri eski otorite ve düzenin kaybına tepki vermiştir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Geçmişle kavga etmek yerine geleceğe odaklanılmalı</strong></p>
<p>Geleceğe dair yol haritası çizen Prof. Dr. Hadiye Yılmaz Odabaşı, “Öncelikle geçmişte horoz döğüşü yapmak yerine yönümüzü ânâ ve geleceğe dönmeliyiz. Dünyada ve ülkemizde, Cumhuriyet’in ilanıyla başlayan ulusal kimlik inşa sürecinin artık farklı dinamiklerle ilerlediğini ve zamanın ruhunun değiştiğini kabul etmeliyiz. Bugün tüm farklı kesimlerin birlik ve dayanışmasıyla ancak vatanımızı daha güvenli ve refah içinde bir yuva hâline getirebileceğimizi unutmamalıyız.  Bu nedenle, katılımcı ve kapsayıcı eğitim politikaları, toplumun farklı kesimleriyle iş birliği ve diyalog, halk odaklı farkındalık ve deneyim fırsatları ile sosyal ve ekonomik eşitliği güçlendiren adımlar atmalıyız. Bunu yaparken, toplumun ritmini ve kültürel hassasiyetlerini gözeterek, 21. yüzyılda Cumhuriyet’in kazanımlarını vatandaşlık ve yurttaşlık değerleri temelinde toplumu birleştirecek şekilde yeniden yapılandırabiliriz.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyetimiz-102-yasinda-587316">Cumhuriyetimiz 102 yaşında!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsızlığımızın Simgesi Cumhuriyetimiz 100 Yaşında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bagimsizligimizin-simgesi-cumhuriyetimiz-100-yasinda-418271</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Oct 2023 09:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsızlığımızın]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetimiz]]></category>
		<category><![CDATA[simgesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=418271</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Türk Milleti’nin bağımsızlığının simgesi ve gücü olan Cumhuriyet’in 100 Yılında bir kutlama mesajı yayımladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagimsizligimizin-simgesi-cumhuriyetimiz-100-yasinda-418271">Bağımsızlığımızın Simgesi Cumhuriyetimiz 100 Yaşında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsızlığımızın Simgesi Cumhuriyetimiz 100 Yaşında</p>
<p>Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Türk Milleti’nin</p>
<p>bağımsızlığının simgesi ve gücü olan Cumhuriyet’in 100 Yılında bir</p>
<p>kutlama mesajı yayımladı.</p>
<p>Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün ilelebet bu topraklarda yaşayacağını, hiçbir</p>
<p>kuvvetin bunu silemeyeceğini söyleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.</p>
<p>Osman Gürün; ‘’Cumhuriyet, 1923 yılından beri Atatürk ilke ve devrimleri ile</p>
<p>aydınlanan bu topraklarda halkın hür iradesinin demokrasiye yansıması,</p>
<p>özgürlüklerimizin, geleceğimizin teminatıdır. Bugün hepimize düşen görev,</p>
<p>ulusal değerlerimize, Cumhuriyet’e sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Kurtuluş</p>
<p>Savaşı’nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır.</p>
<p>Cumhuriyet, Türk halkı için sıradan bir kavram değildir. Ömrünü halkının</p>
<p>istiklaline, bağımsızlığına ve özgürlüğüne adamış bir neslin, canı ve kanı</p>
<p>pahasına kazanıp bizlere bıraktığı en değerli mirastır. Halkın egemenliğidir.</p>
<p>İnsan onuruna yakışan çağdaş demokrasinin temel taşıdır. Egemenliği ulusa</p>
<p>teslim eden yönetim şeklinin adıdır Cumhuriyet. Kimsesizlerin kimsesidir. Gazi</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Cumhuriyet barışın tatlı güneşidir”</p>
<p>Cumhuriyeti demokrasi ve adalet ile aydınlatacak olan ise bizleriz.</p>
<p>Cumhuriyetimizi tüm değerleriyle ikinci yüzyılına taşımak, onu kurmak kadar</p>
<p>önemlidir.</p>
<p>Bugün, büyük özveriyle kurulan ve büyük emeklerle bugünlere kadar getirilen</p>
<p>ve bundan sonra da ’İlelebet payidar kalacak’ Cumhuriyetimizin 100 yıl</p>
<p>dönümünü kutlarken; Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük bir imparatorluğun</p>
<p>küllerinden, büyük bir direnişin, büyük bir bağımsızlık savaşının sonucunda</p>
<p>doğduğunu asla unutmamalıyız. Unutmamalıyız ki, Cumhuriyetimizi daha</p>
<p>ileriye taşıyabilelim.</p>
<p>Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında da her zaman olduğu gibi rehberimiz daima</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk olacak ve Cumhuriyet’in bizi birleştiren ve önümüzü</p>
<p>aydınlatan ışığı altında kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. Türk Milleti’nin </p>
<p>karakterine ve adetlerine en uygun yönetim biçimi olan Cumhuriyet’in yüzüncü</p>
<p>yılında Cumhuriyet’imizi kuranlara, yaşatanlara ve yüceltenlere sonsuz</p>
<p>minnetlerimi sunuyorum. Cumhuriyete hep beraber sahip çıkacağız. Çünkü</p>
<p>Cumhuriyette bağımsızlığımız, egemenliğimiz ve geleceğimiz var. Bizi biz</p>
<p>yapan Cumhuriyetimizin 100 yaşı, en büyük bayramımız kutlu olsun. Yaşasın</p>
<p>Cumhuriyet” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bagimsizligimizin-simgesi-cumhuriyetimiz-100-yasinda-418271">Bağımsızlığımızın Simgesi Cumhuriyetimiz 100 Yaşında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
