<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çocuğun | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cocugun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cocugun</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2026 09:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çocuğun | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cocugun</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her çocuğun oyuncakla oynama hakkı var!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-cocugun-oyuncakla-oynama-hakki-var-616900</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 09:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[oynama]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncakla]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616900</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, ekonomik zorluk yaşayan çocuklar için Altındağ Atatürk Kültür Merkezi’nde açtığı Oyuncak Kütüphanesi ile yaklaşık 1500 oyuncağı çocuklarla buluşturdu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-cocugun-oyuncakla-oynama-hakki-var-616900">Her çocuğun oyuncakla oynama hakkı var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi, ekonomik zorluk yaşayan çocuklar için Altındağ Atatürk Kültür Merkezi’nde açtığı Oyuncak Kütüphanesi ile yaklaşık 1500 oyuncağı çocuklarla buluşturdu. Çocuklar ödünç aldıkları oyuncaklarla oynayarak hem eğleniyor hem de paylaşmayı öğreniyor. Başkan Ömer Eşki, projeyi dayanışmayı büyütmek için tüm Bornova’nın desteklemesini istedi.</p>
<p>Bornova Belediyesi, ekonomik zorluklar nedeniyle oyuncaklara erişemeyen çocukları sevindirmek için geçtiğimiz Haziran ayında Altındağ Atatürk Kültür Merkezi’nde Oyuncak Kütüphanesi’ni hizmete açtı. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında başlatılan “Ben Oynadım, Sıra Sende” kampanyası ile bugüne kadar yaklaşık 1500 oyuncak çocuklara ulaştı.</p>
<p><b>Küçük yaşta paylaşmayı öğreniyorlar</b></p>
<p>Oyuncak Kütüphanesi’nden yararlanan çocuklar, ödünç aldıkları oyuncaklarla oynuyor ve sonra onları geri getiriyorlar. Bu süreç sayesinde hem eğleniyor hem de paylaşmanın değerini öğreniyorlar. Minik kullanıcılar, kütüphaneden aldıkları oyuncaklarla yaşadıkları keyfi ve mutluluğu sıkça dile getiriyor.<b> </b></p>
<p><b>Başkan Ömer Eşki: “Bu proje dayanışmanın gücünü gösteriyor” </b></p>
<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, projeyle ilgili olarak, “Her çocuğun oyun oynama hakkı vardır. Oyuncak Kütüphanemiz, sadece oyuncak paylaşmakla kalmıyor, aynı zamanda dayanışmayı ve paylaşmanın güzelliğini öğretiyor. Bu projeyi birlikte büyütmek için herkesin desteğine ihtiyacımız var. Haydi Bornova, bu güzel projeyi birlikte kucaklayalım!”</p>
<p>diye konuştu.<b> </b></p>
<p><b>Dayanışmayı büyütmek için destek bekleniyor </b></p>
<p>Oyuncak Kütüphanesi, toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir platform olarak çocukların gelişimine katkı sağlıyor. Bu dayanışma hareketi, yeni oyuncaklarla büyütülmeye devam ediyor. Projeye destek vermek isteyenler, kütüphaneye oyuncak bağışında bulunarak çocukların yüzünü güldürebilirler.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-cocugun-oyuncakla-oynama-hakki-var-616900">Her çocuğun oyuncakla oynama hakkı var!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baba-çocuk arasındaki bağ, çocuğun benliğini etkiliyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baba-cocuk-arasindaki-bag-cocugun-benligini-etkiliyor-544696</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 08:20:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arasındaki]]></category>
		<category><![CDATA[babaçocuk]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[benliğini]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[etkiliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, Babalar Günü dolayısıyla, baba figürünün çocuğun hayatındaki yeri ve önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baba-cocuk-arasindaki-bag-cocugun-benligini-etkiliyor-544696">Baba-çocuk arasındaki bağ, çocuğun benliğini etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, Babalar Günü dolayısıyla, baba figürünün çocuğun hayatındaki yeri ve önemi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Babasıyla sağlıklı bağ kuran çocuklar başarılı bireylere dönüşüyor!</strong></p>
<p>Baba figürünün, çocuğun hem duygusal hem sosyal hem de zihinsel gelişiminde önemli olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Babanın güven veren, sınır koyan, anlayışlı ve tutarlı olması, çocuğun dış dünyayla kuracağı ilişkilerin yanı sıra iç dünyasında geliştireceği benlik algısının şekillenmesinde de oldukça önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p>Babasıyla sağlıklı bağ kuran çocukların özgüveni yüksek, duygularını düzenleyebilen ve sosyal ilişkilerde daha başarılı bireyler olarak geliştiğini aktaran Ergür, bu bağın aynı zamanda ileriki yaşlarda akademik, mesleki ve duygusal alanlarda daha sağlıklı ilişkiler kurma kapasitesini desteklediğini vurguladı.</p>
<p><strong>‘İdeal baba’ nasıl olmalı?</strong></p>
<p>‘İdeal baba’ figürünün, her çocuk için farklılık gösterdiğini ancak genel olarak çocuğun hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarını gözetiyor olmasının önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “İdeal olan, sevgi ve sınır arasındaki dengeyi kurabilen bir figür olabilmesidir.” dedi.</p>
<p>Babanın, çocuğun yaşına uygun olarak rehberlik etmesi gerektiğini kaydeden Ergür, “Çocuğun duygularına alan tanıması, eleştiriden uzak, anlamaya odaklı, destekleyici bir duruş sergilemesi önemlidir. Baba olmak sadece maddi olanak sağlamakla değil, çocuğun duygusal dünyasına temas edebilmekle anlam kazanır. Bu bağlamda ‘ideal baba’, güvenli bağlanmaya olanak sunan, varlığıyla destekleyen, yokluğuyla örselemeyen bir figürdür.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Değişen baba-çocuk ilişkileri, çocukların ruh sağlığını olumlu etkiliyor</strong></p>
<p>Geleneksel rollerin değişmesiyle birlikte, babalık anlayışının da dönüşüm geçirdiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Eskiden daha çok otorite figürü ya da aileyi maddi olarak destekleyen kişi konumunda olan baba, artık çocuğunun bakımında, duygusal gelişiminde ve günlük yaşamında daha aktif rol alıyor.” dedi.</p>
<p>Bu değişimin, çocukların babalarıyla daha yakın, açık ve şefkatli ilişkiler kurmasını sağladığını da sözlerine ekleyen Ergür, “Artık babalar sadece ‘disiplin sağlayan’ değil, duygusal bağ kuran, oyun oynayan, birlikte düşünen bireyler olarak konumlanıyor. Bu dönüşüm, çocukların ruh sağlığını olumlu yönde etkileyen önemli bir gelişmedir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çocuğun duygusunu anlamak ve yanında olduğunu hissettirmek çok kıymetli!</strong></p>
<p>Baba-çocuk ilişkilerinde tutarlılık, güven ve şefkatin temel unsurlar olarak betimlenebileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Babalar, çocuklarıyla iletişimde yargılamadan dinlemeye, anlamaya çalışan bir tutum sergilemeye, açık uçlu sorular sormaya ve duyguları tanımaya önem vermelidir.” dedi.</p>
<p>Çocuğun yaşadığı bir sorunu çözmeden önce, onun duygusunu anladığını ve yanında olduğunu hissettirmenin de çok kıymetli olduğunu söyleyen Ergür, ‘ne hissediyorsun?, bu seni nasıl etkiledi?’ gibi sorularla kurulan diyalogların, çocuğun kendini ifade etme becerisini geliştireceğini vurguladı.</p>
<p><strong>Çocukla geçirilen zamanın süresi değil, kalitesi önemli! </strong></p>
<p>Babaların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirebilmesi için önerilerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Kaliteli zaman, ne kadar çok vakit geçirildiğiyle değil, içerdiği etkileşimle tanımlanır. Babalar, çocuklarıyla oyun oynamak, hikâye okumak, birlikte yemek yapmak, yürüyüşe çıkmak gibi basit ama samimi aktivitelerle bağlarını güçlendirebilir. Önemli olan, çocuğun ilgilerine duyarlılık göstermek ve birlikte geçirilen anlarda başka dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak durmaktır. Bu sebeple geçirilen kaliteli zamanda telefonların kapatılması, ekrandan uzak olunması ve de göz teması kurularak, anlamak için dinleyerek vakit geçirilmesi, çocuk için ‘önemliyim’ duygusunu pekiştirir.”</p>
<p><strong>Çocuklar sözlerden çok davranışlara inanır!</strong></p>
<p>Babalar Günü’nün çocuklarıyla ilişkilerini yeniden değerlendirmek ve bağlarını güçlendirmek için anlamlı bir fırsat olduğunu da kaydeden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Babaların çocuklarına verebileceği en kıymetli şey, koşulsuz sevgi ve tutarlı bir şekilde yanlarında olmaktır.” dedi.</p>
<p>‘Senin yanındayım, seni duyuyorum ve olduğun halinle kabul ediyorum’ mesajını içtenlikle hissettirmenin, bir çocuğun yaşam boyu taşıyacağı duygusal gücün temelini oluşturduğuna dikkat çeken Ergür, “Unutulmamalıdır ki, çocuklar sözlerden çok davranışlara inanır. Sevgi, ilgi ve şefkatle kurulan her temas, geleceğe bırakılan en kalıcı izdir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baba-cocuk-arasindaki-bag-cocugun-benligini-etkiliyor-544696">Baba-çocuk arasındaki bağ, çocuğun benliğini etkiliyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocugun-en-ciddi-isi-oyundur-542450</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 09:45:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[işi]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[oyundur]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=542450</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen "Her Yerde ve Herkes İçin Oyun" temalı “Uluslararası Oyun Kongresi” 1-3 Haziran 2025 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi ve Çarşı Yerleşke’de gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocugun-en-ciddi-isi-oyundur-542450">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü ev sahipliğinde düzenlenen &#8220;Her Yerde ve Herkes İçin Oyun&#8221; temalı “Uluslararası Oyun Kongresi” 1-3 Haziran 2025 tarihlerinde Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi ve Çarşı Yerleşke’de gerçekleştirildi.</p>
<p>Kongrenin açılış konuşmaları Kongre Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Amerikan düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Sweta Shah, İstanbul Milletvekili ve Çocuk Hareketi Danışma Kurulu Başkanı Elif Esen tarafından yapıldı.</p>
<p><strong>Tarhan:</strong> “<strong>Yaşadığımız olayları</strong> <strong>bir çocuğun oyunu ele alışı gibi ele almayı başarmalıyız”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, oyunun çocuk gelişimi ve toplumsal yaşam için taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, &#8220;Türkiye&#8217;nin şu anda en çok önemli ihtiyaçlarından birisi de hayatı anlayış yaklaşımımızdır. Anadolu irfanı olan bu coğrafyada, Mevlana yetiştirmiş bu coğrafyada daha mutlu, daha huzurlu yaşamayı başarmamız gerekiyor. Yaşadığımız olayları, en ciddi olayı bile bir insanın eğlenceli bir şekilde, soğukkanlı bir şekilde, bir çocuğun oyunu ele alışı gibi ele almayı başarabilirsek birçok problemimiz çok daha kolay düzelir. Her olaya bir savaş stratejisiyle yaklaşmayız.&#8221; dedi.</p>
<p>Konuşmasında nörobilimin oyunun faydalarını kanıtladığını aktaran Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Bir çocuk, çocukluk döneminde iyi oyun oynayarak, her şeyi deneyimleyerek büyürse bir akış duygusu yakalıyor. Bu akış duygusu, pozitif psikolojide insanın bir iş yaparken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadığı duygudur. Çocuğun en ciddi işi oyundur. Erişkinlerin de en ciddi işi, bir işi oyun kolaylığında ve tadında başarabilmesidir. Bu böyle olduğu zaman insan yaşlanmıyor, Alzheimer&#8217;a bile iyi gelir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong> Oyunun antidepresan etkisi var!</strong></p>
<p>“Oyun oynarken beynin mutlulukla ilişkili bölgeleri aktif hale gelir. Bu süreçte haz duygusuyla bağlantılı olan dopamin ve anlam duygusuyla ilişkilendirilen serotonin hormonları salgılanır. Eğer oynanan oyun anlamlı bir içeriğe sahipse, sadece geçici bir haz değil, sürdürülebilir bir mutluluk da ortaya çıkar.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, “Serotonin antidepresandır. Oyunun antidepresan etkisi var. Bunu söyleyebiliriz. Çocuklar için olduğu gibi erişkinler için de aynı. Ama erişkinin yaptığı işi o akış duygusuyla yapabilmesi önemli.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Oyun sırasında çocukların gelişimi değerlendiriliyor</strong></p>
<p>Günümüzde çocuk gelişimiyle ilgili teoriler arasında öne çıkan yaklaşımlardan birinin de çocuğun, oyun yoluyla otonom sinir sisteminin işleyişini öğrendiği ve deneyimleyerek geliştirdiğini kaydeden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Oyun sırasında çocukların gelişimi farklı alanlarda değerlendirilir. Bazı testlerle çocukların özellikle ince motor becerileri ölçülür. Aynı zamanda çocuk ve ergen psikiyatrisinde sıklıkla kullanılan duyu bütünleme profili sayesinde çocuğun; ince motor becerileri, kaba motor becerileri, dil gelişimi, sosyal becerileri ve duyusal becerileri gibi çok yönlü gelişim alanları değerlendirilir. Tüm bu beceriler ise oyun sırasında doğal olarak gelişir.”</p>
<p><strong>Duygusal zekâ açısından da oyun çok kritik</strong></p>
<p>Oyunun aynı zamanda değerler eğitiminin bir parçası olduğunu, çocuğun oyun oynarken; emek vermeyi, sabırlı olmayı (sebat etmeyi), bir gruba ait olma duygusunu öğrendiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu da onun sosyal zekasını geliştirir. Aynı zamanda oyun, mantıksal zekanın da gelişimine katkı sağlar. Çocuk oyun sırasında; sıralama yapmayı, zamanlamayı ve neden-sonuç ilişkisi kurmayı öğrenir. Bu süreçte beyinde farklı nöral ağlar (networkler) gelişir. Duygusal zekâ açısından da oyun çok kritiktir. Özellikle duyguların düzenlenmesinden sorumlu olan anterior singulat korteks bölgesi – ki bu bölge beynin ‘vites kutusu’ olarak da adlandırılır – oyun esnasında aktif olur. Bu bölge, duyguların hızını ayarlamada (yavaşlatma/hızlandırma) önemli bir rol oynar.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuğun gelişimi açısından en kritik dönem 4-6 yaş aralığı</strong></p>
<p>Tüm bu nedenlerle oyunun, sadece eğlence değil; çocuğun nörobiyolojik, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişiminde hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>
<p>“Çocuğun gelişimi açısından en kritik dönem 4-6 yaş aralığıdır<strong>.</strong> Bu dönemde çocuğa teorik bilgi yüklemek yerine onunla birlikte oynamak, hoplamak, yazmak, çizmek gereklidir. Çünkü çocuk bu yaşlarda sadece bilgi değil, aynı zamanda kurallı yaşamayı, disiplini, empatiyi ve başkalarının hakkına saygı duymayı oyun yoluyla öğrenir. Oyun, çocuğun hem zihinsel hem duygusal hem de sosyal gelişimini destekler. Oyun sırasında kurallar vardır, bu da çocuğa kurallara uymayı ve sınır koymayı öğretir. Oyunun içerisinde empati, paylaşım, bekleme, anlayış gibi sosyal beceriler gelişir. Ancak günümüzde birçok çocuk yalnızca dijital oyunlarla vakit geçiriyor.”</p>
<p><strong>Bedeli ağır oluyor…</strong></p>
<p>Dijital oyunların çocuğun gelişimini sekteye uğrattığını ve çocuklarda ‘klip sendromu’ da denilen otizm belirtileri görülebildiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Ne zaman ki tableti elinden alıp, anne-baba çocukla aktif oyun oynamaya başlıyor; o zaman çocuktaki gelişme hızlanıyor. Ancak bu dönüşümün sağlanabilmesi için de çok geç kalmamak gerek. Özellikle dil gelişimi, 4 yaşından sonra çok zor ilerliyor. Bu yaşlardan sonra çocuklarda kalıcı dil bozuklukları gelişebiliyor. Anne babalar bazen tableti bir tür ‘ucuz bakıcı’ gibi görüyor. Tableti veriyor, çocuk saatlerce sessizce oynuyor. Bu ebeveynin de işine geliyor. Ama bunun bedeli ağır oluyor. Çocuğun gelişimi duruyor. Unutmayalım, çocuk için oyun, en ciddi iştir.”</p>
<p><strong>“Öyle sera çiçeği gibi çocuk yetiştiremeyiz”</strong></p>
<p>Oyunun, çocukların eleştirilme, üzülme, canının yanması gibi durumlarla karşılaşarak stres yönetmeyi öğrendiği bir alan olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, &#8220;Öyle sera çiçeği gibi çocuk yetiştiremeyiz. Öğrenecek. Bu da oyun esnasında, arkadaşlar arasında oluyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Modernizmin getirdiği hızlı yaşamın çocukların sokağa çıkıp oynama imkanlarını kısıtladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, akrabalık bağlarının zayıflamasıyla çocukların apartmanda dahi arkadaş bulmakta zorlandığını, bu nedenle, en azından 3 yaşına gelen çocukların kreşe gönderilmesini tavsiye ederek, &#8220;Kreşe gittiği zaman çocuk orada sosyalleşmeye başlıyor. Birçok korkuları gidiyor, ihtiyaçlarını karşılıyor. Aslında hayatı öğreniyor, her şeyi öğreniyor.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kurtuluş Savaşı&#8217;nda oyun</strong></p>
<p>İstanbul Milletvekili ve Çocuk Hareketi Danışma Kurulu Başkanı Elif Esen, babaannesinin Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadığı bir anıyı paylaşarak, o dönemde Bursa Gemlik&#8217;ten İstanbul&#8217;a göç etmek zorunda kalan ailesinin Haydarpaşa Garı&#8217;nda Kızılay çadırlarında kaldığını anlattı.</p>
<p>Elif Esen, &#8220;Babaannem, Kızılay görevlilerinin kendilerine oyunlar oynattığını anlatırdı. Savaş döneminde, o travmatik ortamda çocuklara savaş hissiyatını daha az hissettirmek için &#8216;ağızlarında yumurta taşıma oyunu&#8217; oynatmışlar.&#8221; diyerek oyunun en zor zamanlarda bile bir hayata tutunma ve dayanışma aracı olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;Çocuk siyasetten büyüktür&#8221;</strong></p>
<p>Siyasetten önce de sivil toplumda çocuklar için çalıştığını belirten Esen, &#8220;Umudum ve derdim her daim çocukların umut dolu olmaları ve geleceklerine güvenle hayal kurabilmeleri için onlara destek olmaktır.&#8221; ifadesinde bulundu.</p>
<p>&#8220;Çocuk siyasetten büyüktür&#8221; anlayışıyla fikir annesi olduğu &#8220;Çocuk Hareketi&#8221;nin doğuşunu anlatan Elif Esen, bu sivil inisiyatifin Meclis’teki farklı partilerden milletvekillerini bir araya getirdiğini söyledi.</p>
<p>&#8220;Çok kısa bir zamanda 5 ayrı partiden 10 milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin basın salonunda &#8216;Gazzeli çocuklar yaşamalı&#8217; diye bir basın toplantısı düzenledik.,&#8221; diyerek hareketin başarısına dikkat çeken Esen, partiler üstü bir bakışla kurulan bu inisiyatifin, Türkiye&#8217;nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarını, akademisyenleri, hukukçuları, sağlıkçıları, eğitimcileri ve iş insanlarını bir araya getirdiğini ve Prof. Dr. Nurper Ülküer&#8217;in bu sürecin en büyük destekçisi olduğunu belirtti.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “Oyun aslında yaşamın bütününde var”</strong></p>
<p>Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, “Oyun aslında yaşamın bütününde var. Daha dünyaya gelmeden önce anne karnında oynamaya başlıyor çocuklar. Oynamadığı zaman orada bir aksilik oluyor. Oynadıkları zaman biz onların oynamasından mutlu oluyoruz. Demek ki her şey yolunda gidiyor diyoruz. Doğduktan sonra yine oynuyorlar. Büyüdükçe devam ediyor. Aslında ölene kadar devam ediyor. Oynadıkça iletişim kuruyoruz. Oynadıkça öğreniyoruz. Oynadıkça ekip halinde çalışmayı öğreniyoruz. Oynadıkça birbirimize dokunmayı görüyoruz. Oynadıkça insani değerlerimizin farkına varıyoruz. Hayat hep bir oyun. Yaşamımızdan hiç çıkarmamız gereken en büyük değerlerimizden biri oyun.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Nurper Ülküer:</strong> <strong>“Oyunun yaşamın her alanına entegre edilmesi gerek”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nurper Ülküer, oyunun yeniden hatırlanması ve yaşamın her alanına entegre edilmesi gerektiğini belirterek, bu kongrenin temel amaçlarından birinin de bu olduğunu ifade etti.</p>
<p>Birleşmiş Milletler&#8217;in geçtiğimiz yıl 11 Haziran&#8217;ı &#8220;Dünya Oyun Günü&#8221; ilan etmesine değinen Prof. Dr. Ülküer, &#8220;Bu karar, oyunu tekrar günlük yaşamımıza getirmek için atılmış önemli bir adım. Çünkü oyun; kültürleri, gelenekleri ve ekonomik problemleri aşan, herkesin ortak kullandığı evrensel bir dildir.&#8221; dedi.</p>
<p>Oyunun nörobiyolojik ve psikolojik olarak geliştirici, değiştirici ve rahatlatıcı bir araç olduğunun bilimsel çalışmalarla kanıtlandığını vurgulayan Prof. Dr. Ülküer, bu kongrede oyunun bilimsel yönlerinin detaylıca ele alınacağını belirtti.</p>
<p><strong>Ebeveynler oyun oynamayı bilmiyorlar, unutmuşlar</strong></p>
<p>Haziran ayının &#8220;Ebeveynlik Ayı&#8221; olarak da kabul edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Ülküer, ebeveynlerin çocukların hayatındaki ve oyun süreçlerindeki rolüne dikkat çekti.</p>
<p>Prof. Dr. Ülküer, &#8220;Yıllardır ebeveynlere &#8216;Çocuklarınızla oynayın&#8217; diyoruz. Ancak fark ettim ki, ebeveynler oyun oynamayı bilmiyorlar, unutmuşlar. &#8216;Mış gibi&#8217; oynuyorlar ve çocuklar bunun farkında. Çünkü biz oyun oynamayı unuttuk. Oyunbazlığı geri getirmemiz gerekiyor.&#8221; diyerek ebeveynlerin de oyun sürecine aktif ve içten katılımının önemini vurguladı.</p>
<p>Kriz durumlarında, afetlerde ve deprem sonrasında oyunun rahatlatıcı ve rehabilite edici gücüne dikkat çeken Prof. Dr. Ülküer, &#8220;Oyun bir haktır. Sadece çocuğun değil, yetişkinin de hakkıdır.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Sweta Shah:</strong> “<strong>Oyun, insanlar beceri geliştirdiklerini fark etmeden pek çok beceriyi geliştirebilir”</strong></p>
<p>Amerikan düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nden Sweta Shah, kongrede bulunmaktan duyduğu heyecanı dile getirerek, &#8220;Umarım bugün ortaya çıkan bazı araştırmalar, İstanbul için, Türkiye için, ülke için bir sonraki aşamanın ne olması gerektiğini düşünmenize yardımcı olabilir.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Brookings Enstitüsü olarak herkes için, her yerde oyunun gücüne inandıklarını vurgulayan Shah, &#8220;Oyun, insanlar beceri geliştirdiklerini fark etmeden pek çok beceriyi geliştirebilir çünkü çok eğlenceli ve neşelidir. İnsanlar oyun oynarken öğrendiklerini düşünmezler. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, oyun günlük deneyimlere, pazar, mağaza, sokak ve sınıf tartışmalarına entegre edildiğinde, sadece küçük çocukların değil, yetişkinlerin de beynini yavaş yavaş ve sürekli olarak geliştirir. Çünkü beyinlerimiz yavaşlasa da büyümeye devam ediyor.” diye konuştu.</p>
<p>Açılışın ardından Çocuk ve ergen psikoterapisinde uzmanlaşmış bir psikoterapist<strong> </strong>olan Dr. Joanna Fortune &#8220;Why We Play?&#8221; (Neden Oynarız?) başlıklı bir konferans verdi.</p>
<p><strong>Kongre 3 gün sürdü</strong></p>
<p>3 gün süren kongre boyunca alanında öncü birçok yerli ve yabancı akademisyen ve uzman, panelist, moderatör ve atölye yürütücüsü olarak değerli bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Kongrede, nesiller arası oyun, oyun ve yaratıcılık, doğada oyun, dijital oyunlar, erken çocukluk (bebeklik, okul öncesi ve ilkokulun ilk yılları) dönemi ve oyun, okul dönemi ve oyun, ergenlik dönemi ve oyun, ebeveynlik ve oyun (oyuncu anne babalar, oyuncu kişilikler), yetişkinlik dönemi ve oyun, yaşlılık dönemi ve oyun (oyuncu büyükanne ve büyükbabalar) gibi konular ele alındı.  Kongre kapsamında katılımcılara çeşitli ve zengin içerikli atölye çalışmaları sunuldu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-cocugun-en-ciddi-isi-oyundur-542450">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Çocuğun en ciddi işi oyundur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yıldız&#8217;dan anlamlı bayram buluşmaları Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; &#8220;Bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür bayram&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yildizdan-anlamli-bayram-bulusmalari-cigli-belediye-baskani-onur-emrah-yildiz-bir-cocugun-bir-annenin-gulusudur-bayram-450397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Apr 2024 12:38:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlamlı]]></category>
		<category><![CDATA[annenin]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[emrah]]></category>
		<category><![CDATA[gülüşüdür]]></category>
		<category><![CDATA[onur]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızdan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=450397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ve Eşi Gamze Yıldız; bayram kahvaltısını bir kızı ve torunlarıyla Kaklıç Mahallesi’nde yaşayan kanser hastası Bedia Sakin’in evinde yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yildizdan-anlamli-bayram-bulusmalari-cigli-belediye-baskani-onur-emrah-yildiz-bir-cocugun-bir-annenin-gulusudur-bayram-450397">Yıldız&#8217;dan anlamlı bayram buluşmaları Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; &#8220;Bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür bayram&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ve Eşi Gamze Yıldız; bayram kahvaltısını bir kızı ve torunlarıyla Kaklıç Mahallesi’nde yaşayan kanser hastası Bedia Sakin’in evinde yaptı.</p>
<p>Adaylık sürecinde ailenin yanında olan Başkan Yıldız, daha sonra kampanyasına da destek olduğu SMA hastası Doruk Çukurcu ve ailesini ziyaret etti.  Yıldız; “Bayram bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür. Eşim ve ben, bayramın ilk günü bu gülüşleri yaşamak istedik. Bedia Teyze ve Doruk’u ziyaret ettik.” ifadelerini kullanırken; destek kampanyası için Doruk’la birlikte çağrı videosu da çekti. Videoda; ilaçlarını almakta güçlük çeken küçük Doruk ve Başkan Yıldız, yardımseverleri destek olmaya çağırdı.</p>
<p>Sözlerini tutmaya bayramla başladı<br />Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, bayram sabahı eşi Gamze Yıldız ile birlikte, adaylık sürecinde de ziyaret ederek destek verdiği ailelerle bir araya geldi. Yıldız Ailesi; kanser hastası Bedia Sakin ve torunlarıyla bayram kahvaltısı yaparken çocuklarla yakından ilgilendi. Başkan Onur Emrah Yıldız; onlara şeker ve oyuncak verirken yaşadığı mutluluğu şu sözlerle anlattı; “ Verdiğim sözleri tutmanın çok ötesinde bir huzur ve mutluluk bu. İlk bayramımızı böyle anlamlı buluşmalarla yaşamanın heyecanı bambaşka. İyi ki bu yola çıkmışım diyorum. İyi ki, yanında olmam gerekenlere dokunma fırsatım olacak.”</p>
<p>Başkan Yıldız, daha sonra yine adaylık kampanyası yürüyüşünde kendisini balkondan Türk Bayrağıyla selamlayan  91 yaşındaki Selim Dereli ve ailesini de Yeni Mahelle’deki evlerinde ziyaret etti. “Asıl bayramı 1 Nisan’da yaşadım.” diyen Dereli’nin anılarını dinleyen Başkan Yıldız, albüm fotoğraflarına bakarak gündemi de konuştu. Yıldız; “Selim Amca’ya söz vermiştim. Sana geleceğim mutlaka, demiştim. Bayram buluşmamızın anlamlı olacağını biliyordum. Çünkü; kendisi yaşayan bir çınar. Cumhuriyet’in ve ülkemizin gelecek aydınlık yarınlarının bir rehberi. Onlardan alacağımız çok ders var, öğreneceğimiz çok şey var.” Dedi.</p>
<p>Doruk’la birlikte kamera karşısına geçti<br />Kampanyasına destek verdiği 8 yaşındaki SMA Hastası Doruk’u ve Çukurcu Ailesi’ni de ziyaret ederek bayramlaşan Yıldız çifti; küçük sporsevere Çiğli Belediye Spor Kulübü’nün formasını hediye etti. Daha önce tüm sosyal medya hesaplarından banka hesap numaralarını paylaşarak yardım çağrısı yapan Başkan Onur Emrah Yıldız; bu kez Doruk’la birlikte kamera karşısına geçti. Küçük Doruk’un; “Oyuncak değil, ilaç istiyorum.” sözleri üzerine duygulanan Başkan Yıldız, şöyle konuştu; “ Bizler onun<br /> yanındayız. Çiğli Belediye Başkanı olarak da, Doruk’un abisi olarak da kampanyaya destek olunmasını bekliyorum. Ona sahip çıkmalıyız.  Kimin gücü neye yeterse, bir elin verdiğini diğer elimiz görmeden Doruk’u kucaklamalıyız.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yildizdan-anlamli-bayram-bulusmalari-cigli-belediye-baskani-onur-emrah-yildiz-bir-cocugun-bir-annenin-gulusudur-bayram-450397">Yıldız&#8217;dan anlamlı bayram buluşmaları Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız; &#8220;Bir çocuğun, bir annenin gülüşüdür bayram&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun üstüne su dökmeyin!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobeti-sirasinda-cocugun-ustune-su-dokmeyin-442234</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2024 21:03:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[dökmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[üstüne]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=442234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nöbet olarak tanımlanan, hastanın hareketlerinde, bilincinde ve davranışlarında değişikliğe neden olan durumun nörolojik bir hastalık olduğunu kaydeden uzmanlar, yaygın düşüncenin aksine epilepsinin ruh hastalığı olmadığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobeti-sirasinda-cocugun-ustune-su-dokmeyin-442234">Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun üstüne su dökmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nöbet olarak tanımlanan, hastanın hareketlerinde, bilincinde ve davranışlarında değişikliğe neden olan durumun nörolojik bir hastalık olduğunu kaydeden uzmanlar, yaygın düşüncenin aksine epilepsinin ruh hastalığı olmadığını söylüyor. “Epilepsi, çocukluk ve ergenlik çağında erişkin döneme oranla daha sık görülür.” diyen Çocuk Nöroloğu Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Nöbet sırasında çocuğu yere yatırın, etrafındaki sivri cisimleri ortadan kaldırın, başını hafif yana çevirin, nöbet sonlanan kadar yanından ayrılmayın.  Çocuğun dilini ısırmasını engellemek için elle veya başka bir cisimle ağzını açmaya çalışmayın, su vermeyin, üstüne su dökmeyin.” önerilerinde bulundu.</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu: “İlaca cevap vermeyen dirençli epilepsi türlerinde ketojenik diyet ve pil takılması önerilebilir.”</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Hastanesi Çocuk Nöroloğu Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, 12 Şubat “Dünya Epilepsi Günü” dolayısıyla<strong> </strong>çocuklarda epilepsi hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>“Epilepsi (sara) beyinden kaynaklanan, tekrar eden nöbetlerle karakterize bir hastalık”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, epilepsinin (sara) beyinden kaynaklanan, tekrar eden nöbetlerle karakterize bir hastalık olduğunu dile getirerek, “Beyindeki sinir hücreleri birbirleriyle elektriksel ve kimyasal sinyallerle iletişim kurar. Bu iletişimi bozan ani bir elektrik deşarjı, hastanın hareketlerinde, bilincinde, davranışlarında değişikliğe neden olur. Nöbet olarak tanımlanan bu durum nörolojik bir hastalıktır. Yaygın düşüncenin aksine ruh hastalığı değildir. Epilepsi, çocukluk ve ergenlik çağında erişkin döneme oranla daha sık görülür.” dedi.</p>
<p><strong>“Beyni etkileyen bir bozukluk epilepsi nöbetine yol açar”</strong></p>
<p>Beyni etkileyen bir bozukluğun epilepsi nöbetine yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Epilepsinin nedenleri yaşa göre değişir. Çocukluk çağı epilepsilerinin yüzde 60-75’inde herhangi bir neden bulunamazken sadece yüzde 25-40’nda saptanabilen bir neden vardır. Epilepsi; genetik yatkınlık, hamilelik ve doğumda yaşanan sorunlar neticesinde bebeğin oksijensiz kalması, gelişimsel bozukluklar (beyin gelişiminin tam olmaması), kafa travması, enfeksiyonlar (menenjit, beyin iltihabı), uzun süren ateşli havaleler ve beyin tümörleri gibi durumlarda ortaya çıkabilir.” şeklinde bilgi verdi.</p>
<p><strong>Çocuklarda epilepsi nasıl anlaşılır? </strong></p>
<p>Epilepsi belirtilerinin nöbetin tipine göre değiştiğini kaydeden Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>“Beynin bir bölgesinden başlayan nöbetlere parsiyel nöbetler denir. Basit parsiyel<em> </em>nöbetlerde çocuklarda bilinç kaybı olmaz. Nöbet anında değişik parlak renkler görme, kötü koku duyma, korku hissi olabilir. Kompleks parsiyel nöbetlerde bilinç kaybı vardır. Yalanma, çiğneme, çamaşırlarını çekiştirme, ağızdan salya akması görülür. Beynin tamamından kaynaklanan nöbetler ise jeneralize nöbet olarak tanımlanır. Jeneralize Tonik-Klonik Nöbet; kasların ani kasılıp gevşemesi ile başlar, bilinç kaybı olur. Hastalarda yere düşme, ağızdan köpük gelme, çenede kilitlenme olabilir. Nöbet anı genellikle 2-3 dakika sürer, nöbetin bitiminde hastanın bilinci açılır, sonrasında yaklaşık yarım saat ile iki saat süren uyku dönemi görülebilir. Uyandıktan sonra tamamen sağlıklı olarak günlük hayata katılır. </p>
<p>Dalma nöbeti (Absans nöbet) jeneralize nöbetin bir türüdür. Hasta 10-20 saniye boş bakar, sonra hiçbir şey olmamış gibi yaptığı işe kaldığı yerden devam eder. Bu durum gün içinde çok sayıda olabilir. Tedavi edilmezse öğrenme güçlüğüne neden olabilir.”</p>
<p><strong>“Nöbet anında çocuğun üstüne su dökmeyin”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, nöbet sırasında çocuğa nasıl yardımcı olunması gerektiği konusunda ailelere şu önerilerde bulundu:</p>
<p>“Sakin olun, çocuğu yere yatırın, etrafındaki sivri cisimleri ortadan kaldırın, başını hafif yana çevirin, nöbet sonlanan kadar yanından ayrılmayın.  Çocuğun dilini ısırmasını engellemek için elle veya başka bir cisimle ağzını açmaya çalışmayın, su vermeyin, üstüne su dökmeyin. Doktorunuza vereceğiniz bilgiler çok önemli olduğu için çocuğunuzu dikkatli bir şekilde gözleyin. Yanınızda birisi varsa nöbet anında video çekmesini isteyin. </p>
<p>Nöbetler tehlikeli ve üzücü görünümlerine rağmen genellikle 2-5 dakika içinde sonlanırlar. Uzun süren nöbetlerde mutlaka 112’yi arayıp en yakın sağlık merkezine ulaşmaya çalışın. Nöbet anında yanlış yapılan her yardımın çocuğunuza zarar vereceğini unutmayın.”</p>
<p><strong>Epilepsi çocuğun hayatını nasıl etkiler? </strong></p>
<p>Epilepsinin de diğer hastalıklar gibi olduğunu, utanılacak, saklanacak bir durum olmadığını anlatan Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Çocuğunuz bu hastalık sırasında diğer yaşıtlarından farklı değildir. Okuluna devam edecek, günlük yaşama katılacaktır. Ancak öğretmenlerini, yakın arkadaşlarını, aile büyüklerinizi hastalık hakkında bilgilendirmelisiniz ki, gerekli durumlarda çocuğunuza yardımcı olabilsinler. Bu hastalık nedeniyle çocuğunuzun yapabileceği sporları ve diğer sosyal faaliyetler engellemeyin, aksine çocuğunuzu teşvik edin. Kafa darbelerine açık olan sporlar, aletli jimnastik gibi fazla efor harcayacağı aktiviteler tercih edilmemelidir. Yüzme ve ilgili diğer sporlar, çocuğun durumunu bilen bir yetişkinin gözetiminde yapılmalıdır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Çocuklarda epilepsi tanısı nasıl konur?</strong></p>
<p>Epilepsi tanısının, aileden alınan öykü, nörolojik muayene ve laboratuvar testleri ile konduğunu dile getiren Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Doktorunuz öykü alıp nörolojik muayenesini yaptıktan sonra epilepsiden şüphe ederse elektroensefalografi (EEG) ve kan testleri isteyecektir. Testlerin sonucuna göre beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve daha ileri tetkikler isteyebilir.” dedi.</p>
<p>Ailelerin çocuk nörologlarına sorduğu en sık sorulardan birinin de bu hastalıkta tedavinin gerekip gerekmediği olduğunu da belirten Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Tedavisiz kalan küçük nöbetler bir süre sonra büyük nöbetlere dönüşebilir. Sık tekrarlayan ve uzun süren nöbetler hem bir sonraki nöbeti tetikleyebilir hem de beynin oksijensiz kalarak hasarlanmasına neden olabilir.” diye kaydetti.</p>
<p><strong>“Çocukluk çağı epilepsilerinin bazı türleri hasta belirli bir yaşa gelince düzelebilir”</strong></p>
<p>Çocukluk çağı epilepsilerinin bazı türlerinin hasta belirli bir yaşa gelince düzelebildiğini kaydeden Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Bu tür epilepsilerde tedavi gerekmeyebilir. Ancak tedavi kararını doktorunuz vermelidir. Epilepsinin en önemli tedavi şekli ilaç tedavisidir. İlaca cevap vermeyen dirençli epilepsi türlerinde ketojenik diyet ve pil takılması önerilebilir. Tüm tedavi şekillerine cevap vermeyen veya bazı özel epilepsi türlerinde cerrahi tedavi uygulanır.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklarda epilepsi kalıcı mıdır?</strong></p>
<p>Çocuklarda epilepsinin kalıcı olup olmadığı sorusunun kesin bir cevabı olmadığını dile getiren Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, “Bazı epilepsi türleri ergenlikte geçebilir, bazı türleri ise ömür boyu sürebilir. Genellikle ilaç kontrolü altında 2-4 yıl nöbet görülmeyen, nörolojik muayene bulguları, EEG’leri ve beyin MRG’ları normal olan hastalarda kullandıkları epilepsi ilacı 4-6 ay gibi bir sürede azaltılarak kesilir. İlaç kesildikten sonra iki yıl süreyle doktor kontrolü sürer.” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, ailelere çocuğun durumu hakkında gerçekçi olmaları önerisinde de bulunarak, “Onu epilepsisi olan (diyabeti, hipertansiyonu, tüberkülozu olan gibi) bir kişi olarak görün ve çocuğunuzun da öyle düşünmesini sağlayın. Nöbetlere yol açan bir hastalığı olduğunu yaşına uygun şekilde anlatın, ona sorunu ile barışık yaşamayı öğretin.” şeklinde sözlerini tamamladı. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nobeti-sirasinda-cocugun-ustune-su-dokmeyin-442234">Epilepsi nöbeti sırasında çocuğun üstüne su dökmeyin!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEGV ve Hensel Elektrik Türkiye&#8217;den 250 Çocuğun Eğitimine Destek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tegv-ve-hensel-elektrik-turkiyeden-250-cocugun-egitimine-destek-422549</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimine]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[hensel]]></category>
		<category><![CDATA[tegv]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyeden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=422549</guid>

					<description><![CDATA[<p>27 ilde kurulu 71 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile elektrik ürünleri üreticisi Hensel Elektrik Türkiye, yeni bir iş birliğine imza attı. Bu iş birliği kapsamında Hensel Elektrik Türkiye’nin KX ve RX serisi tüm buat ve yan ürünlerinin satışından bir yıl boyunca elde edeceği gelirin bir kısmı TEGV’e bağışlanacak. Proje kapsamında 250 çocuğun bir yıllık eğitim giderinin karşılanması planlanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tegv-ve-hensel-elektrik-turkiyeden-250-cocugun-egitimine-destek-422549">TEGV ve Hensel Elektrik Türkiye&#8217;den 250 Çocuğun Eğitimine Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEGV ve Hensel Elektrik Türkiye’den 250 Çocuğun Eğitimine Destek<br /> </strong></p>
<p><strong>27 ilde kurulu 71 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile elektrik ürünleri üreticisi Hensel Elektrik Türkiye, yeni bir iş birliğine imza attı. Bu iş birliği kapsamında Hensel Elektrik Türkiye’nin KX ve RX serisi tüm buat ve yan ürünlerinin satışından bir yıl boyunca elde edeceği gelirin bir kısmı TEGV’e bağışlanacak. Proje kapsamında 250 çocuğun bir yıllık eğitim giderinin karşılanması planlanıyor.</strong></p>
<p> </p>
<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla ilköğretim çağındaki çocuklara Cumhuriyet’in temel ilke ve değerleri ışığında nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile elektrik ürünleri üreticisi Hensel Elektrik Türkiye yeni bir iş birliğine imza attı. “Geleceğe Enerji Katın” sloganıyla başlatılan proje kapsamında, Hensel Elektrik Türkiye, KX ve RX serisi tüm buat ve yan ürünlerinin satışından bir yıl boyunca elde edeceği gelirin bir kısmını TEGV’e bağışlayacak. Bu proje sayesinde yaklaşık 250 TEGV’li çocuğun bir yıllık eğitim giderlerine destek olunacak.</p>
<p>Hensel Elektrik Türkiye Genel Müdürü Fatih Ünal proje hakkında görüşlerini şu şekilde dile getirdi “<em>Sosyal sorumluluk, Hensel Elektrik Türkiye için sadece bir anlayış değil, bir yaşam tarzıdır. Ülkemize olan borcumuzun bilinciyle, eğitim alanında kalıcı bir etki yaratma amacıyla Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile güç birliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu bağlamda, TEGV ile gerçekleştireceğimiz bağış kampanyası ile eğitime destek olmanın gururunu yaşıyor, bu önemli adımda bizimle birlikte olan herkesi teşekkürle selamlıyoruz. Toplumsal sorumluluğumuzu daha da güçlendirmek ve gelecek kuşaklara aydınlık bir gelecek bırakmak için elbirliğiyle çalışmaya devam edeceğiz.</em>” </p>
<p><strong>“Anlamlı destekleri için Hensel Elektrik Türkiye ailesine teşekkür ediyorum”</strong></p>
<p>TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise proje hakkında şunları söyledi:  “<em>Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı olarak 28 yıldır çocuklarımıza nitelikli eğitim desteği sağlayarak onları daha donanımlı bireyler olarak yarınlara hazırlıyoruz. Bu kapsamda çocuklarımıza bilişimden sanata, çevre bilincinden sürdürülebilirliğe kadar birçok alanda eğitim desteği veriyoruz. Çocukları sadece akademik anlamda değil, sosyal ve bilişsel beceriler alanında da geliştiriyor; Türkiye’nin dört bir yanındaki etkinlik noktalarımızda kapılarımızı her gün binlerce çocuğumuza açıyoruz. Bu faaliyetlerimizin sürdürülebilir olmasındaki temel faktörlerden birisi de kurumsal ve bireysel bağışçılarımızdır. Hensel Elektrik Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu değerli proje sayesinde yüzlerce çocuğumuz daha nitelikli eğitimle buluşacak, yarınlara umutla bakacak. Anlamlı destekleri için çocuklarımız adına Hensel Elektrik Türkiye’ye teşekkür ediyorum.</em>” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tegv-ve-hensel-elektrik-turkiyeden-250-cocugun-egitimine-destek-422549">TEGV ve Hensel Elektrik Türkiye&#8217;den 250 Çocuğun Eğitimine Destek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Umuda Tenis Turnuvası&#8221; ile 265 TEGV&#8217;li çocuğun eğitimine destek sağlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/umuda-tenis-turnuvasi-ile-265-tegvli-cocugun-egitimine-destek-saglandi-416785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Oct 2023 00:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimine]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sağlandı]]></category>
		<category><![CDATA[tegvli]]></category>
		<category><![CDATA[tenis]]></category>
		<category><![CDATA[turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[umuda]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=416785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)-Umuda Tenis Turnuvası 1-8 Ekim tarihleri arasında Bosphorus Tennis Club’ta gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/umuda-tenis-turnuvasi-ile-265-tegvli-cocugun-egitimine-destek-saglandi-416785">Umuda Tenis Turnuvası&#8221; ile 265 TEGV&#8217;li çocuğun eğitimine destek sağlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)-Umuda Tenis Turnuvası 1-8 Ekim tarihleri arasında Bosphorus Tennis Club’ta gerçekleştirildi. Nitelikli eğitime destek olmak isteyen sporcuların katıldığı turnuva için başlatılan “100. Yılda 100 Çocuk” kampanyasında toplanan bağışlarla TEGV’li 265 çocuğun eğitimine destek sağlandı. </strong></p>
<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çocuklarına destek olmak amacıyla düzenlenen “TEGV-Umuda Tenis Turnuvası” tamamlandı. 1-8 Ekim tarihleri arasında Bosphorus Tennis Club’ta düzenlenen turnuvaya 8 takım katılırken, TEGV çocukları yararına toplam 7 bağış kampanyası açıldı. </p>
<p> </p>
<p><strong>Turnuva tenis sporunun yaygınlaştırılmasını hedefliyor</strong></p>
<p>Adesso, Bilgili Holding, Erciyas Holding, Eti Eskişehir, Eti İstanbul, Koç Healthcare, KPMG ve Yapı Kredi takımları turnuvaya katılarak kendilerinin yanı sıra açtıkları fonzip kampanyaları ile sosyal çevrelerinden de bağış topladılar. Takımların açtıkları kampanyalara birçok bağışçı destek sağladı. Bu bağışlarla TEGV’li 265 çocuk daha eğitim desteğine kavuştu. Çocukların spor olanaklarının arttırılması amacıyla düzenlenen turnuvanın tüm geliri TEGV çocuklarının nitelikli eğitim desteği için kullanılacak.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/umuda-tenis-turnuvasi-ile-265-tegvli-cocugun-egitimine-destek-saglandi-416785">Umuda Tenis Turnuvası&#8221; ile 265 TEGV&#8217;li çocuğun eğitimine destek sağlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bursalı 412 Çocuğun Eğitimine Destek Verildi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bursali-412-cocugun-egitimine-destek-verildi-415838</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 13:54:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bursalı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimine]]></category>
		<category><![CDATA[verildi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415838</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) bu yıl 10’uncusu düzenlenen Eker I Run’a katılarak başlattığı “Cumhuriyetin Yüzleri Eğitim için Koşuyor” kampanyası sona erdi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursali-412-cocugun-egitimine-destek-verildi-415838">Bursalı 412 Çocuğun Eğitimine Destek Verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) bu yıl 10’uncusu düzenlenen Eker I Run’a katılarak başlattığı “Cumhuriyetin Yüzleri Eğitim için Koşuyor” kampanyası sona erdi. Cumhuriyetin 100’üncü yılında düzenlenen Eker I Run’da adımlar yardımseverlik için de atıldı. TEGV’in Cumhuriyetin 100’üncü yılına özel olarak hayata geçirdiği Cumhuriyetin Yüzleri projesi kapsamında oluşturduğu “Cumhuriyetin Yüzleri Eğitim için Koşuyor” kampanyası 109 koşucuyla en çok koşucuya ulaşan kampanya oldu. 1072 bağışçının destek verdiği kampanyada toplanan bağışlarla TEGV Bursa Öğrenim Birimi’ndeki 412 çocuk için eğitim desteği sağlandı. TEGV Bursa Öğrenim Birimi’nde etkinliklere katılacak olan ilköğretim çağındaki çocuklara fenden matematiğe, okumadan bilişime, sanattan İngilizceye kadar birçok farklı alanda eğitim desteği fırsatı sunulacak.</p>
<p><strong>Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) hakkında:</strong></p>
<p>Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), başta Suna Kıraç olmak üzere, eğitimin her şeyin başı olduğuna yürekten inanan bir grup sanayici, yönetici ve akademisyenin girişimi ile devlet tarafından verilen temel eğitime destek olmak amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kuruldu. İlköğretim çağındaki çocuklara okul dışı saatlerde ücretsiz eğitim desteği vermeye odaklanan TEGV, yıllar içinde Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu. TEGV 2009 yılında Bakanlar Kurulu tarafından “izin almadan yardım toplama” hakkına sahip vakıflardan biri olarak tanındı. Vakıf Türkiye genelinde halen 27 ilde 6 Eğitim Parkı, 40 Öğrenim Birimi ve 20 Ateşböceği ile toplam 66 etkinlik noktasında çocuklara nitelikli eğitim desteği vermeye devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bursali-412-cocugun-egitimine-destek-verildi-415838">Bursalı 412 Çocuğun Eğitimine Destek Verildi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2023 12:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[biçimi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[kriter]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[seçiminde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=400755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte velilerin okul araştırmaları da arttı. Karar aşaması aileleri öyle zorluyor ki, tercih bazen son günlere kalabiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755">Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşmasıyla birlikte velilerin okul araştırmaları da arttı. Karar aşaması aileleri öyle zorluyor ki, tercih bazen son günlere kalabiliyor. Çünkü seçim yaparken dikkat edilmesi gereken standart kriterlerin yanı sıra, çocuğun özelliklerine en uygun okulu bulmak da büyük bir önem taşıyor.</strong></p>
<p><strong>Okul seçiminde çocuğun kişisel özellikleri ve eğilimlerinin iyi tahlil edilmesi gerektiğini belirten Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem; çocuğun ihtiyaçlarını merkez alan bir eğitim felsefesi benimseyen, çocuklara kendi öğrenme sorumluluğunu benimseten, uluslararası akreditasyona sahip okulların özellikle anaokulu ve ilköğretim dönemlerinde önemli bir fark yarattığının altını çiziyor.</strong></p>
<p>Bir çocuğun eğitimi, hayatının belki de en önemli aşamalarından biri… Ancak eğitim süreci, sadece sınıf içinde öğrenilen bilgilerle sınırlı olmuyor. Anaokulu ve ilköğretim dönemleri bireyin karakterinin, sosyal becerilerinin ve dünya görüşünün şekillenmesinde de büyük bir rol oynuyor. Bu nedenle okul seçerken dikkat edilmesi gereken bazı temel kriterler bulunuyor. Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem, velilere okul seçiminde dikkat etmeleri gereken önemli noktaları anlattı.</p>
<p> <strong>“Çocuğunuzu iyi tanımalısınız”</strong></p>
<p>Okul tercihinde öncelikle çocukların iyi analiz edilmesi gerektiğini belirten <strong>Ay Koleji Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Badem</strong>, <em>“Burada öncelikle çocuğunuzun bir psikolog veya anaokulu raporu ile kişisel özelliklerini tanımanız gerekir. “Öğrenmesinin önünde engel var mı? Okul olgunluğu tamamlanmış mı?” gibi birçok sorunun uzmanlardan alınacak cevaplarına göre, eğitim yaklaşımları farklı okullar içinde rotanızı belirlemelisiniz&#8221; </em>diyerek, öğrencinin gelişimini destekleyecek, güvenli, konforlu ve çağdaş eğitim ortamına sahip okullarla görüşmenin önemini vurguladı.</p>
<p><strong>“Okulun donanımı ve hizmetleri değerlendirilmeli”</strong></p>
<p>Okul tercihi yaparken okulun donanımının ve benimsediği eğitim felsefesinin mutlaka iyi incelenmesi gerektiğini vurgulayan <strong>Saadet Badem</strong>,<em> “Okulun içerisindeki her şey okulun eğitime bakış açısı hakkında önemli bilgiler verir. Örneğin bir okulda sınıf içerisindeki öğrenci sıraları çift kişilik ve bir kara tahta önünde muntazam şekilde öğretmen masasına doğru dizilmişse bu bize; ‘bu sınıf içerisindeki en önemli öge öğretmendir’ mesajını verir. Fakat bazen tekli, bazen ikili, bazense dörtlü gruplar halinde mobil hareket eden sıralar; öğretmeni yol gösterici, eşlik edici konuma getirir. Böyle bir sınıf düzeninde en önemli öğe çocuklardır.</em> <em>Bu nedenle çocuğunuzun nasıl eğitim alması gerektiğine karar vermeniz çok önemli. Bunun yanı sıra çocukların okul başarısı ve girecekleri tüm sınavlarda başarılı olabilmeleri için görüşülen okullar; hem ulusal hem uluslararası standartlarda eğitim kabiliyeti, deneyimleri ve vizyonlarına göre titizlikle değerlendirilmeli. Okuma-yazma-okuduğunu anlama-anlatım becerileri kazandırmada başarı oranı yüzde 90’ın altında olan okullar listeden elenmeli.  Bunun yanı sıra verilen yabancı dilde, 5. sınıf düzeyinde A2 seviyesinin yüzde 75’in üstünde olmasına dikkat edilmeli” </em>diye konuştu.<em> </em></p>
<p><strong>“Öğrencilere geniş bir uluslararası eğitim ağı sunuyoruz”</strong></p>
<p>30 yıllık eğitim serüvenlerinde sürekli değişen ve gelişen dünya standartlarına ayak uydurarak, kaliteli eğitim anlayışından ödün vermediklerini belirten <strong>Badem</strong>;<em> “Eğitimde mükemmeliyetçilik anlayışımızla, öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için her türlü imkânı sunuyoruz. Uluslararası Bakalorya (IB) PYP (ilkokul) Programına akrediteyiz. Bu program ile öğrencilere kritik düşünme, problem çözme ve küresel bir perspektif kazandırma gibi beceriler edindiriyoruz; öğrencilerimizin uluslararası alanda daha geniş bir eğitim ağına erişimini garantiliyoruz. Program öğrenciye kazandırdığı beceriler ve uluslararası bakış açısı ile dünya vatandaşı olmalarını sağlıyor. Her öğrencinin ihtiyacına yönelik ders planları ve ölçme – değerlendirme stratejileri ile bireyin daima öğrenmesine ve kendi öğrenmesinin sorumluluğunu almasına odaklanıyoruz. Bu nedenle velilerin okul tercihi yaparken okulun akademik başarısına, eğitim felsefesine ve uluslararası akreditasyonlarına da dikkat etmelerini öneriyoruz” </em>şeklinde konuştu.<em> </em></p>
<p><strong>“Tercih yaparken fiziksel şartlara da önem verilmeli”</strong></p>
<p>Okulların fiziksel şartlarının da önemine değinen <strong>Badem</strong>; “<em>Okulun yatay ve bahçeye açılan bir bina olmasına dikkat etmeli; en fazla 2 ya da en fazla 3 kat yüksekliği olan okulları tercih etmelisiniz. Çünkü dikey binalar çocukları zaman yönetiminde zorluyor. Her şeyden önemlisi tehlike anında binanın ideal zaman diliminde güvenle boşaltılamamasına neden oluyor. Okul binalarının depreme dayanıklılık raporu 2018’den sonra alınmış olmalı, sınıflar ve koridorlarda doğal havalandırma ve doğal aydınlatmanın olmasına dikkat edilmeli. Bunların yanı sıra derslik dışında profesyonel kütüphane, donanımlı fen laboratuvarı, müzik, resim, heykel, akıl oyunları, spor alanlarının standart yeterliliği ve zengin çeşitliliğinin olması, açık hava oyun alanının-bahçesinin her kademe için ayrılmış olması ilk bakılması gereken kriterler arasında yer alıyor” </em>dedi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/okul-seciminde-en-onemli-kriter-cocugun-ihtiyaci-ve-ogrenme-bicimi-400755">Okul seçiminde en önemli kriter; Çocuğun ihtiyacı ve öğrenme biçimi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası&#8221; ile 272 TEGV&#8217;li çocuğun eğitimine destek sağlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/umuda-basket-veteran-basketbol-turnuvasi-ile-272-tegvli-cocugun-egitimine-destek-saglandi-392155</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 08:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[basket]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimine]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sağlandı]]></category>
		<category><![CDATA[tegvli]]></category>
		<category><![CDATA[turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[umuda]]></category>
		<category><![CDATA[veteran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=392155</guid>

					<description><![CDATA[<p>15-18 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)-Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası kapsamında toplanan bağışlarla TEGV’li 272 çocuğun eğitimine destek sağlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/umuda-basket-veteran-basketbol-turnuvasi-ile-272-tegvli-cocugun-egitimine-destek-saglandi-392155">&#8220;Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası&#8221; ile 272 TEGV&#8217;li çocuğun eğitimine destek sağlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>15-18 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)-Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası kapsamında toplanan bağışlarla TEGV’li 272 çocuğun eğitimine destek sağlandı. Nitelikli eğitime destek olmak isteyen veteran sporcuların katıldığı turnuva, Spor İstanbul Fatih Spor Kompleksi&#8217;nde yapıldı. Takımların açtıkları fonzip kampanyalarıyla TEGV’li çocukların spor faaliyetlerine destek olmak amacıyla bağış toplandı.</strong></p>
<p><strong><u>31.07.2023</u></strong></p>
<p>“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) çocuklarına destek olmak amacıyla düzenlenen “TEGV-Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası” tamamlandı. 15-18 Haziran tarihleri arasında Spor İstanbul Fatih Spor Kompleksi&#8217;nde düzenlenen turnuvaya 4 Kadın, 6 Erkek olmak üzere 10 takım fiziksel 10 takım sanal olarak katılırken, TEGV çocukları yararına toplam 20 bağış kampanyası açıldı. </p>
<p><strong>TEGV’li çocuklar hem maçları izledi hem de basketbol oynadı</strong></p>
<p>Türkiye’nin her yerinden gönüllü sporcuların bağış yaparak katıldıkları turnuvada, takımlar açtıkları fonzip kampanyaları ile sosyal çevrelerinden de bağış topladılar. Umuda Basket Turnuvası’nda sportif rekabetin yanında yardımseverlik rekabeti de eklendi. Takımların açtıkları kampanyalara 243 bağışçı destek sağladı. İBB ve Spor İstanbul indirimli saha desteği sağlamanın yanı sıra turnuvanın pano, afiş ve tişört giderlerini karşıladı. NBN23 ve CBL, turnuva için online yayın ve canlı istatistik desteği sunarak maçın dijital platformlarda da ücretsiz gösterimini gerçekleştirdi. Ayrıca Koç Üniversitesi Hastanesi ve Apex Encore miniklere ambulans ve sağlık desteği sunarken; Sentez Filo ve Bodrum Yaz Otel de turnuva için maddi destek verdi. Turnuvanın üçüncü gününde TEGV Zeyrek Öğrenim Birimi ve Ferit Aysan Eğitim Parkı çocukları turnuvaya katıldılar. Minikler hem maçları izlediler hem de basketbol oynayarak turnuva atmosferini deneyimleme fırsatı buldular. </p>
<p><strong>“Tüm sporseverlere çocuklarımız adına teşekkür ederiz”</strong></p>
<p>Çocukların spora olan ilgisini arttıran bu etkinliklerin önemine değinen TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı, şöyle konuştu:</p>
<p>“TEGV olarak 28 yılda 3 milyondan fazla çocuğa nitelikli eğitim desteği verdik. Bizler faaliyetlerimiz ve eğitim programlarımızla çocuklarımızın tüm gelişim alanlarını desteklemeyi önemsiyoruz. Spor faaliyetleri de çocukların kişisel ve sosyal gelişiminde çok büyük bir yer tutuyor. Çocuklarımız spor yaparak hem takım olmayı hem de ‘fair play’ ilkelerini öğreniyorlar. Ayrıca farklı spor etkinlikleri ile vakfımız için bağış kampanyaları oluşturulabiliyor. Bugüne kadar maratoncular, dağcılar, yüzücüler, golf ve bisiklet sporuna gönül verenler bir yandan hobilerini gerçekleştirirlerken diğer yandan bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmenin heyecan ve mutluluğunu yaşamışlardı. Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası ise bu etkinliklerin en yenisi olarak seriye katıldı. Çocuklarımızın spora olan ilgisini arttırıp sportif etkinlik olanaklarını iyileştirmeyi hedefleyen bu anlamlı kampanyaya öncü olan, katılan ve bağış yapan tüm sporseverlere çocuklarımız adına teşekkür ederiz”</p>
<p><strong>“Hedefimiz uluslararası katılımın olacağı bir turnuva”</strong></p>
<p>Turnuvanın devam edeceğini, hedeflerinin uluslararası bir katılımın olacağı bir turnuva olduklarını belirten Umuda Basket Takım Kaptanı Doç. Dr. F. Okan Falay, şunları söyledi:</p>
<p>“Hayatımıza kattığımız spor, sanat vd. hobiler ile mesleğimizin topluma katkı yapacak şekilde açılımlar oluşturması hayata kattığı bireysel olmayan anlam olarak çok önemlidir. Bu şekilde hem farkıdalık yaratıp maddi-manevi destek toplayabiliyoruz hem de keyif aldığımız bir şeyi yapabilmek mümkün olmaktadır. Bisiklet ile Umuda Pedal ismini verdiğimiz ve derneğe dönüştürdüğümüz ortam ile birçok STK’ya destek sağladık, birçok konuda farkındalık oluşturduk. Basketbol gibi hayatımızın çok büyük bir kısmında var olan hobimizi de Umuda Basket grubu olarak bu şekilde katkı sağlayacak bir ortmda yapmak isteği ile yola çıktık. 15-18 Haziran’da Spor İstanbul’un desteği ile Fatih Spor Kompleksi’nde yaptığımız turnuvaya 4 kadın, 6 erkek veteran takım katıldı. Ayrıca daha önce uygulanmamış bir formatı da turnuvaya ekleyerek sanal katılım ortamı oluşturduk. Bu şekilde turnuvaya gelemeyen takımların da çocuklarımız için destek vermek ve destek yarışına katılmaları, belki de dünyada bir örneği olmayan bir şekilde mümkün olmuştur. Bu şekilde 10 fiziki 10 sanal takım, toplam 20 takım ile destek toplamış oldu. Turnuvamızın sonunda toplanan destek ile 272 TEGV çocuğunun bir yıllık ihtiyaç desteğini özellikle deprem bölgesindeki çocuklar için sportif ortamlarına destek olacak şekilde topladık. Turnuvanın en güzel anlarından biri de eski basketbolcular ile TEGV çocuklarının birlikte basket oynadığı maç ve seyreden TEGV çocukları idi. Umuda Basket Turnuvasını devam ettirecek motivasyonumuz oluşmuş olup, hedefimiz daha çok takım ve uluslararası bir katılımın olacağı bir turnuvadır. Bu turnuvanın birlikte hayalini kuran, arkadaşlarımıza ve fiziksel ve sanal olarak katılan tüm takımlarımıza teşekkür ederiz. Sporu umut için kullanmak adına daha yapacak çok şey var. Umutlarımız için hayallerimizin peşinden koşmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Turnuva spor duyarlılığını arttırma amacıyla düzenlendi</strong></p>
<p>Eğitime destek olmak isteyen veteran takımların katıldığı turnuva bağış kampanyalarının tüm geliri TEGV çocuklarının spor eğitimleri için kullanılacak. Turnuva, çocukların spor olanaklarının arttırılıp iyileştirilmesinin dışında, katılımcı sporcularda ve toplumda veteran spor, ‘fair play’ ve çevre konularına duyarlılığı da arttırma amacıyla düzenlendi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/umuda-basket-veteran-basketbol-turnuvasi-ile-272-tegvli-cocugun-egitimine-destek-saglandi-392155">&#8220;Umuda Basket Veteran Basketbol Turnuvası&#8221; ile 272 TEGV&#8217;li çocuğun eğitimine destek sağlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) tarafından yürütülen &#8220;Çocuğun İyi Olma Hali İstanbul Araştırması&#8221;nın bulguları kamuoyuyla paylaşıldı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bilgi-cocuk-calismalari-birimi-coca-tarafindan-yurutulen-cocugun-iyi-olma-hali-istanbul-arastirmasinin-bulgulari-kamuoyuyla-paylasildi-387484</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jun 2023 13:54:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmasının]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[birimi]]></category>
		<category><![CDATA[bulguları]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[çoça]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyuyla]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşıldı]]></category>
		<category><![CDATA[tarafından]]></category>
		<category><![CDATA[yürütülen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=387484</guid>

					<description><![CDATA[<p>BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) tarafından yürütülen “Çocuğun İyi Olma Hali İstanbul Araştırması”nın bulguları kamuoyuyla paylaşıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgi-cocuk-calismalari-birimi-coca-tarafindan-yurutulen-cocugun-iyi-olma-hali-istanbul-arastirmasinin-bulgulari-kamuoyuyla-paylasildi-387484">BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) tarafından yürütülen &#8220;Çocuğun İyi Olma Hali İstanbul Araştırması&#8221;nın bulguları kamuoyuyla paylaşıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) tarafından yürütülen “Çocuğun İyi Olma Hali İstanbul Araştırması”nın bulguları kamuoyuyla paylaşıldı. İstanbul’un 100 mahallesinde 803 hanede çocuklar ve ebeveynleriyle yapılan araştırma çocukların sosyoekonomik statüsü düştükçe yaşamdan memnuniyetinin azaldığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çocukların yüzde 90’ı aile bireylerinin başına kötü bir şey gelmesinden, yüzde 62’si ebeveynlerinin işsiz kalmasından, yüzde 59’u derslerde başarısız olmaktan, yüzde 57’si ekonominin durumundan kaygı duyuyor  </strong></p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) tarafından yürütülen “Çocuğun İyi Olma Hali İstanbul Araştırması”nın sonuçları <strong>santral</strong>istanbul Kampüsü’nde düzenlenen panelde kamuoyuyla paylaşıldı. İstanbul’un 100 mahallesinde 803 hanede 12-18 yaş aralığındaki çocuklar ve ebeveynleriyle yüz yüze görüşmelere dayanarak yapılan araştırma çocukların iyi olma halini “maddi durum”, “sağlık”, “eğitim”, “risk ve güvenlik”, “barınma ve çevre”, “katılım” ve “ilişkiler” başlıkları altında ele alıyor. </p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, Prof. Dr. Emre Erdoğan, Dr. Öğr. Üyesi Başak Akkan ve Çocuk Çalışmaları Birimi Koordinatörü Gözde Durmuş’un katılımıyla gerçekleşen panelde çocukların üstün yararını destekleyecek politikaların geliştirilmesi amacıyla yürütülen araştırmanın sonuçları değerlendirildi.</p>
<p><strong>Çocukların üçte ikisi yaşamlarından memnun</strong></p>
<p>Çocukların yaşamdan memnuniyetine ilişkin çarpıcı veriler ortaya koyan araştırmaya göre ailenin sosyoekonomik statüsü düştükçe çocukların yaşamdan memnuniyeti azalıyor. Orta ve yüksek sosyoekonomik statüdeki çocukların yaşamlarından memnuniyet oranı yüzde 70’ken bu oran en düşük sosyoekonomik statüye sahip çocuklarda yüzde 47’ye iniyor. Görüşülen tüm çocukların üçte ikisi yaşamlarından memnun olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Araştırma bulguları çocuklar arasında kaygının yaygın olduğuna işaret ediyor. Buna göre çocukların yüzde 90’ı aile bireylerinin başına kötü bir şey gelmesinden, yüzde 62’si ebeveynlerinin işsiz kalmasından, yüzde 59’u derslerde başarısız olmaktan, yüzde 57’si ekonominin durumundan kaygı duyuyor. Düşük sosoyoekonomik statüye sahip çocuklar en fazla arkadaşsız kalmak, taşınmak zorunda kalmak, okuldan ayrılmaktan kaygı duyarken orta ve yüksek sosyoekonomik statüye sahip çocuklarda derslerde ve sınavlarda başarısız olma kaygısı öne çıkıyor. </p>
<p>Ekonomik krizin en kırılgan aileleri daha olumsuz etkilediğini ortaya koyan araştırmaya göre düşük sosyoekonomik statüye sahip aileler çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu ailelerin üçte biri okul gezisi ve benzeri etkinlikleri, yüzde 27’si özel ders/dershane gibi masrafları karşılayamadığını söylüyor. Kırtasiye ve okul masraflarını karşılayamadığını söyleyen ebeveynlerin oranı ise yüzde 15’in üzerinde. </p>
<p><strong>Düşük gelir grubunda balık ve dışarıdan tatlı tüketimi lüks</strong></p>
<p>Çocukların bazı gıdaları tüketme sıklığı ile ilgili verilerin de paylaşıldığı araştırmaya göre peynir, yumurta, süt tüm gelir gruplarında tüketilirken; haftada iki ve daha sık kırmızı et tüketim oranında yüksek ve düşük gelir grupları arasında yaklaşık iki kat fark var. Balıkta haftada iki ve daha fazla tüketim düşük sosyoekonomik grupta yüzde 2’ye kadar düşerken, aynı grupta dışarıdan tatlı yeme oranı yüzde 7’nin altında kalıyor. </p>
<p><strong>Salonda yatan çocuk oranı yüzde 51</strong></p>
<p>Araştırma çocuğun ev hayatı hakkında da bilgi veriyor. Sosyoekonomik statü düştükçe çocuğun yaşadığı evden memnuniyetsizliği artıyor. Orta ve yüksek sosyoekonomik statüye sahip çocuklarda evlerinden memnun olma oranı yüzde 75’ken bu oran düşük sosyoekonomik statüdeki çocuklarda yüzde 46’ya iniyor. Düşük gelir grubunda tek başına odası olan çocuk oranı sadece yüzde 31’ken, aynı gelir grubunda odasını bir başkasıyla paylaşan çocuk oranı yüzde 52 seviyesinde.</p>
<p><strong>Çocukların yüzde 97’si okula gitmek istiyor</strong></p>
<p>Araştırma eğitim ve okul ortamına ilişkin de önemli veriler ortaya koyuyor. Araştırma ekibinin 2009 yılında yürüttüğü çalışmanın sonuçlarıyla karşılaştırıldığında okula kayıtlı çocuk oranında artış gözleniyor. Buna göre 15-18 yaş dilimindeki erkek çocuklar arasında herhangi bir okula kayıtlı olanların oranı yüzde 70’den yüzde 90’a; aynı yaş dilimindeki kız çocuklarında ise yüzde 77’den yüzde 96’ya yükseldi. Çocukların yüzde 97’si okula devam etmek istediğini belirtirken düşük sosyoekonomik statüdeki çocukların yüzde 6’sı herhangi bir sebepten okulu bırakmak istediğini belirtiyor. Bu çocukların yüzde 34’ü zaman zaman dersleri takip etmekte zorlandıklarını söylüyor. </p>
<p><strong>Çocukların yüzde 91’i her gün sosyal medya kullanıyor</strong></p>
<p>Araştırmada dijital dünya ve çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin bulgular da yer aldı. Çocukların boş vakitlerinde TV izleme oranın yüksek çıktığı araştırmaya göre çocukların yüzde 91’i her gün en az bir kere sosyal medya kullanıyor. Bu oran düşük sosyoekonomik statüye sahip çocuklarda yüzde 83’e düşüyor. Yüksek sosyoekonomik statüye sahip çocuklar ağırlıklı olarak WhatsApp, Instagram, Tiktok kullanmayı tercih ederken; Youtube ise tüm gruplar için ortak payda olarak öne çıkıyor. Çocukların yüzde 86’sı kendilerini sosyal medya kullanırken güvende hissederken, bu oran en düşük sosyoekonomik statüye sahip çocuklarda yüzde 75’e düşüyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bilgi-cocuk-calismalari-birimi-coca-tarafindan-yurutulen-cocugun-iyi-olma-hali-istanbul-arastirmasinin-bulgulari-kamuoyuyla-paylasildi-387484">BİLGİ Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) tarafından yürütülen &#8220;Çocuğun İyi Olma Hali İstanbul Araştırması&#8221;nın bulguları kamuoyuyla paylaşıldı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğun kontrolsüz yaz tatili geçirmesi gelişimini olumsuz etkiler</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugun-kontrolsuz-yaz-tatili-gecirmesi-gelisimini-olumsuz-etkiler-386117</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 12:10:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[geçirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[gelişimini]]></category>
		<category><![CDATA[kontrolsüz]]></category>
		<category><![CDATA[olumsuz]]></category>
		<category><![CDATA[tatili]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=386117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukların yaz tatili dönemlerini planlarken, yaş dönemlerine dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, planlamanın yaş gruplarına göre yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugun-kontrolsuz-yaz-tatili-gecirmesi-gelisimini-olumsuz-etkiler-386117">Çocuğun kontrolsüz yaz tatili geçirmesi gelişimini olumsuz etkiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukların yaz tatili dönemlerini planlarken, yaş dönemlerine dikkat edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, planlamanın yaş gruplarına göre yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Okul öncesi eğitimi alan çocukların aynı düzeni devam ettirmelerinin gelişimleri için önemli olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, 11 yaş sonrası çocuklarınsa yaz kamplarına katılmalarının daha uygun olacağını söylüyor. Aydoğdu, 0-6 yaş grubu çocuklar için ise ailelerinden uzun süre uzak kalacak planlamalar yapılmaması gerektiğine dikkat çekiyor.</strong></p>
<p>Okullar kapandı. Çocuklar için aileler tarafından program yapılması gereken günler başladı. Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, çocukların yaz tatilini nasıl daha verimli değerlendirebileceği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Yaz tatilinden maksimum verim alınabilmesi için yaşa uygun planlama yapılmalı</strong></p>
<p>Çocukların yaz tatili dönemlerini belirlerken, yaş dönemlerine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Farklı yaş dönemleri için farklı stratejiler belirlenmeli ve farklı düzenlemeler yapılmalı. Böylece çocukların yaz tatilinden maksimum verim almalarını sağlanabilir. Özellikle okul öncesi eğitimi alan çocukların, okul dönemindeki düzenlerine devam ediyor olmaları gerekir. Hem akran ilişkileri hem sosyal öğrenme hem de fiziksel gelişimleri için dikkat edilmesi gereken bir nokta. Bilişsel gelişimlerin de bunlara eşlik edebilmesi için yaz okulu gibi uygulamalara devam edilmesi oldukça önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Çocuklar ailelerinden uzun süre uzak kalmamalı</strong></p>
<p>Okul öncesi eğitimi alan çocukları olan ve çalışan anne-babaların çocukların gelişimi için geniş aile bireylerinden destek almasının sık görülen bir durum olduğuna değinen Aydoğdu, “Ancak 0-6 yaş dönemindeki çocukların anne-babadan uzun süre ayrı kalarak uzak mesafede olması, onların gelişimi açısından çok olumlu ve sağlıklı karşılanmamaktadır. Bu yüzden mümkün oldukça evlerine yakında hatta evleri içerisinde bakım alabileceği şekilde düzenleme yapılması gerekir. Yaşanılan ilin dışında planlanan tatillerin de annenin veya babanın eşlik edebileceği zaman dilimlerinde yapılması daha uygundur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Okul döneminde olduğu gibi belli bir düzen içerisinde olmalılar</strong></p>
<p>11 yaş sonrası çocuklar için yaz kampı gibi uygulamaların daha önemli olabileceğini belirten Aydoğdu, “Ön ergenlik dönemi içerisinde olan çocukların daha sık akranlarıyla birlikte olması, sosyal medya kullanımının kontrol altında tutulması ve yoğun fiziksel hareket içeren aktiviteler yapması, bütün gelişim basamakları için önerilen, yönlendirilen ve destek alınması gereken alanlar içerisinde yer alır. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında, çocukların okul döneminde olduğu gibi belli bir program ve düzen içerisinde olması oldukça önemli.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Çocuğa, esnek ama kuralların da olduğu tatil için alan açmak gerekir</strong></p>
<p>Tüm bu düzenlemeleri yaparken çocuğun ne istediğinin göz önünde tutulması gerektiğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Çocuğun yerine sadece aileler karar vermemeli. Seçenekler arasından çocukla birlikte karar vermek, çocuğun gideceği kurs hakkında söz sahibi olması önemli. Mümkünse süreci arkadaşlarıyla beraber karar verebileceği bir hale getirmek, onun da karar mekanizması içerisinde olması çocuğun öz güvenini de geliştiren bir durum.” dedi.</p>
<p>Çocuğun kontrolsüz bir şekilde bütün yaz tatili boyunca tek başına evde olmasının gelişim basamakları için olumsuz etkilere sahip olacağına vurgu yapan Aydoğdu sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Böyle bir durumda çocukta geceyle gündüz karışır, sosyal medya kullanımında sınırlar ve kurallar kalkmış olur. Tabii ki okul döneminde olduğu gibi çocuğu çok fazla sıkmak ve yönlendirmek de doğru bir yaklaşım değil. Çocuğa nispeten biraz daha esnek ama kuralların da olduğu bir yaz tatili geçirebileceği alan açmak, zaman yaratmak gerekir. Özellikle çocuğun kış döneminde, okul döneminde yapmak istediği ama okul şartları ya da hava şartlarından dolayı yapamadığı etkinler, dâhil olamadığı aktiviteler varsa bunlara katılması için teşvik edilmesi ve yönlendirilmesi oldukça önem arz eder.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugun-kontrolsuz-yaz-tatili-gecirmesi-gelisimini-olumsuz-etkiler-386117">Çocuğun kontrolsüz yaz tatili geçirmesi gelişimini olumsuz etkiler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğan Holding ve UNICEF, çok sayıda çocuğun değerlerini keşfederek hayatında olumlu etki yaratmayı amaçlayan Değer Çarkı oyununu tanıttı.</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dogan-holding-ve-unicef-cok-sayida-cocugun-degerlerini-kesfederek-hayatinda-olumlu-etki-yaratmayi-amaclayan-deger-carki-oyununu-tanitti-385613</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Jun 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[amaçlayan]]></category>
		<category><![CDATA[çarkı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[çok]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerini]]></category>
		<category><![CDATA[doğan]]></category>
		<category><![CDATA[etki]]></category>
		<category><![CDATA[hayatında]]></category>
		<category><![CDATA[holding]]></category>
		<category><![CDATA[keşfederek]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu]]></category>
		<category><![CDATA[oyununu]]></category>
		<category><![CDATA[sayıda]]></category>
		<category><![CDATA[tanıttı]]></category>
		<category><![CDATA[unicef]]></category>
		<category><![CDATA[yaratmayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385613</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSTANBUL, 19 Haziran 2023 - Doğan Holding ve UNICEF’in iş birliğinde hayata geçirilen ve çocuklara sevgi, topluma katkı ve saygı gibi evrensel değerlerin önemini kavratmayı amaçlayan yeni oyunun tanıtımı yapıldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogan-holding-ve-unicef-cok-sayida-cocugun-degerlerini-kesfederek-hayatinda-olumlu-etki-yaratmayi-amaclayan-deger-carki-oyununu-tanitti-385613">Doğan Holding ve UNICEF, çok sayıda çocuğun değerlerini keşfederek hayatında olumlu etki yaratmayı amaçlayan Değer Çarkı oyununu tanıttı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL, 19 Haziran 2023 &#8211;</strong> Doğan Holding ve UNICEF’in iş birliğinde hayata geçirilen ve çocuklara sevgi, topluma katkı ve saygı gibi evrensel değerlerin önemini kavratmayı amaçlayan yeni oyunun tanıtımı yapıldı. </p>
<p>‘Değer Çarkı’ oyunu, önümüzdeki üç yılda sosyal beceri gelişimlerine katkıda bulunarak en az 5 milyon çocuğa fayda sağlayacak. <strong>Değer Çarkı,</strong> 7-10 ve 11-14 olmak üzere iki farklı yaş grubuna hitap eden; okulda, gençlik ve toplum merkezlerinde, arkadaşlar ve aile üyeleri ile oynanabilen interaktif bir grup oyunu. </p>
<p>Çocuklar oynayarak öğrenirken; öğretmenler, ebeveynler ve faaliyet kolaylaştırıcıları Değer Çarkı’nı bir eğitim aracı olarak kullanabiliyor. Dürüstlük, nezaket, etik ve eşitlik gibi değerleri öne çıkaran Değer Çarkı, kapsayıcı, sürdürülebilir ve değer odaklı bir toplum inşa etme ihtiyacının anlaşılmasına katkıda bulunuyor.  </p>
<p>Değer Çarkı birçok dilde oynanabilir olacak ve Doğan Holding, çatışma ve diğer krizlerden etkilenen bölgelerde dağıtılmak üzere 150.000 oyun seti bağışlayacak. UNICEF, oyunu, çocukların sosyal becerilerini güçlendirmek için yenilikçi bir araca dönüştürme hedefiyle farklı bağlamlara uyarlayacak.</p>
<p>Doğan Holding, bireysel değerlerin evrensel değerlerle bağını keşfederek toplumdaki ayrışma ve kutuplaşma eğilimlerini ortadan kaldırmak amacıyla 2016 yılında <strong>Ortak Değerler Hareketi</strong>’ni başlattı ve bu hareket, değer odaklı ve kolektif gelişim projeleri geliştirmeye devam ediyor. Bu projelerden ilki olan “Değer Taşı” oyun projesi, ortak değerleri ve hayalleri birlikte konuşmanın herkes için iyi olacağı düşüncesinden hareketle 16 üzeri yaş grubu için tasarlandı ve liselerde, üniversitelerde, iş dünyasında ve sivil toplum kuruluşlarında 25.000 kişiye ulaştı. Hareketin bir diğer önemli kilometre taşı olarak da ‘Değer Çarkı’ ve Doğan Holding bu kez dünyanın farklı yerlerindeki çocuklara ulaşmak için UNICEF ile ortaklık kuruyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Doğan Faralyalı</strong> ve <strong>UNICEF Türkiye Temsilcisi Regina De Dominicis</strong> ev sahipliğinde düzenlenen protokol imza töreninde konuşan Faralyalı, değerlerin insanın özü olduğunu ve bu değerlerin çocukluktan itibaren yol göstericimiz olması gerektiğini söyledi. Faralyalı şöyle konuştu: “Bugün benim için çok kıymetli bir gün. Değerler uzun süredir üzerine çalıştığım bir konu. En önemli özdenetim mekanizmamız olan değerlerimizle ne kadar uyum içinde yaşarsak o kadar mutluyuz. Kendinden kopuk bireyler, birbirinden kopuk toplumlara dönüşüyor ve birbirinden kopuk toplumlar mutsuz toplumlar oluyorlar. Değer odaklı bireyler, değer odaklı şirketler ve değer odaklı bir toplum olursak daha mutlu bir toplum oluruz. Ortak Değerler Hareketi’ni bu inançla başlatmıştık. Ama ‘değer’ zor bir kavram. Bunu toplumda konuşabilmek için de Değer Taşı diye bir oyun geliştirdik ve Türkiye’nin 7 bölgesinde 25.000’den fazla kişiyle oynadık. Değerlerin birleştirici gücünü her defasında hissettik. Fark ettik ki, ne kadar erken yaşta, yani çocuklarla değerleri konuşmaya başlarsak o kadar iyi. UNICEF ile beraber, iki farklı yaş grubu çocuklar için kendi değerlerini keşfedecekleri “Değer Çarkı” oyununu geliştirdik. <strong>Önümüzdeki 3 yıl içerisinde UNICEF ve Doğan Holding iş birliğiyle 5 milyon çocuk ortak değerlerini Değer Çarkı oynayarak keşfedecek.</strong> Bu anlamda Doğan Holding olarak UNICEF ile güçlerimizi birleştirdiğimiz için çok mutluyum. Sayın Regina De Dominicis ve tüm ekibe çok teşekkür ediyorum.”<br /> </p>
<p><strong>UNICEF Türkiye Temsilcisi Regina De Dominicis, </strong>bu oyununun çocukların ortak değerleri anlamalarına yardımcı olarak sosyal-duygusal öğrenmelerini ve yaşam becerilerini geliştirmelerini hızlandırmaya da yardımcı olacağı söyledi.<strong> </strong>De Dominicis, sözlerine şöyle devam etti: “Oyunları çocukların öğrenmesine yardımcı olacak bir araç olarak sıklıkla kullanıyoruz; bu da, eğlenceli ve ilgi çekici yöntemlerle önemli beceriler edinmenin ve değerleri anlamanın başka bir yaratıcı örneğini teşkil ediyor. Değer Çarkı oyununun pek çok çocuğun insan haklarına, çeşitliliğe ve empatiye saygı duymasını sağlayarak sosyal uyumu ve barış inşasını teşvik edeceğine yürekten inanıyoruz. Doğan Holding ile yaptığımız bu iş birliğini memnuniyetle karşılıyoruz; özel sektör ortakları, tüm çocukların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmak için yalnızca kaynaklarını değil, uzmanlıklarını ve yenilikçi bakış açılarını da getirerek çalışmalarımızda kritik rol oynuyor.”  </p>
<p><strong> </strong>Doğan Holding ve UNICEF, çocukların her yönüyle toplumda bireysel bir yaşam sürmeye hazırlanması ve başta barış, değerler, hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma olmak üzere Birleşmiş Milletler Antlaşması’nda belirtilen ideallerle yetiştirilmesinin gerekliliğini dikkate alan bir ortak değerler zemininde anlaşmaya varmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.</p>
<p><strong>Doğan Holding Hakkında:</strong></p>
<p><strong>64 yıldır Türkiye ekonomisine değer katan Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş., iş dünyasına, Onursal Başkan Aydın Doğan’ın 1959 yılında Mecidiyeköy Vergi Dairesi’ne kaydolması ve 1961’de otomotiv alanında ilk şirketini kurması ile girmiştir. Bugün Doğan Grubu Şirketleri faaliyette bulundukları elektrik üretimi, sanayi &#038; ticaret, otomotiv ticareti &#038; pazarlama, finansman &#038; yatırım, internet &#038; eğlence ve gayrimenkul alanlarında yenilikçi vizyonları ile öncü rol üstlenmektedir. Doğan Grubu’nun, bünyesinde yer alan tüm şirketleriyle birlikte uyguladığı kurumsal ve etik değerler, iş dünyasındaki diğer kurumlara da örnek teşkil etmektedir. Üretim faaliyetleri ve ticari faaliyetlerinde küresel başarıyı hedefleyen Doğan Grubu, yurt içindeki ve yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip etmekte, uluslararası gruplarla kurduğu stratejik iş birlikleri sayesinde faaliyetlerini verimli bir şekilde yürütmektedir.</strong> <strong>www.doganholding.com.tr</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>UNICEF Hakkında:</strong></p>
<p><strong>UNICEF, dünya genelinde en dezavantajlı çocuklara ulaşmak için dünyanın en zorlu yerlerinde faaliyetlerini yürütüyor. 190’dan fazla ülke ve bölgede, herkes için daha iyi bir dünya inşa etmek için her yerde, tüm çocuklar için çalışıyoruz.</strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dogan-holding-ve-unicef-cok-sayida-cocugun-degerlerini-kesfederek-hayatinda-olumlu-etki-yaratmayi-amaclayan-deger-carki-oyununu-tanitti-385613">Doğan Holding ve UNICEF, çok sayıda çocuğun değerlerini keşfederek hayatında olumlu etki yaratmayı amaçlayan Değer Çarkı oyununu tanıttı.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doç. Dr. Tunç &#8220;Çocuğun Babayla Olan İlişkisi Kişilik Özelliklerine Yansıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/doc-dr-tunc-cocugun-babayla-olan-iliskisi-kisilik-ozelliklerine-yansiyor-385060</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jun 2023 11:40:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[babayla]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[doç]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[özelliklerine]]></category>
		<category><![CDATA[tunç]]></category>
		<category><![CDATA[yansıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=385060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk gelişiminde annenin olduğu kadar babaların da çocuklarıyla doğru iletişim ve etkileşim içinde olması gerektiğinin altını çizen Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, baba-çocuk iletişimi güçlü olan çocukların olumlu kişilik özellikleri geliştirmesinin yanında hayatla kurdukları bağı da güçlendireceğini söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-tunc-cocugun-babayla-olan-iliskisi-kisilik-ozelliklerine-yansiyor-385060">Doç. Dr. Tunç &#8220;Çocuğun Babayla Olan İlişkisi Kişilik Özelliklerine Yansıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Çocuk gelişiminde annenin olduğu kadar babaların da çocuklarıyla doğru iletişim ve etkileşim içinde olması gerektiğinin altını çizen Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, baba-çocuk iletişimi güçlü olan çocukların olumlu kişilik özellikleri geliştirmesinin yanında hayatla kurdukları bağı da güçlendireceğini söyledi. Doç. Dr. Tunç, “Çocuğun düşünsel, sosyal-duygusal, cinsel-rol ve kimlik gelişimi üzerinde baba ile etkileşimin önemli rolü bulunur” dedi. </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>Baba-çocuk etkileşiminin çocukların gerçek dış dünyaya hazırlanmalarının yanında sosyal-duygusal-iletişim becerilerini geliştirmesinde de son derece önemli olduğunun altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, bu nedenle ebeveynlerin çocuk yetiştirirken sorumluluğu paylaşmalarının önemine dikkat çekti. Çocuk gelişiminde baba figürünün önemini anlatan Doç. Dr. Tunç, şu bilgileri verdi: </p>
<p>“Sağlıklı çocuk gelişiminde hem annenin hem de babanın etkileşiminin farklı sonuçları vardır. Örneğin çocuğun düşünsel, sosyal-duygusal, cinsel-rol ve kimlik gelişimi üzerinde baba ile etkileşimin önemli rolü bulunur. Bununla birlikte baba-çocuk etkileşimi çocukta farklılaşmayı başlatır, bağımsızlaştırır ve yaratıcılık kazandırır. Bu nedenle babalar da çocuklarıyla oyun oynamalı onlara kitap okumalı ve rol model olmalıdır.”</p>
<p> </p>
<p>“<strong>KIZ ÇOCUKLARI GÜVEN, ERKEKLER SABIR SEMBOLÜ OLARAK GÖRÜYOR”</strong></p>
<p>Kız çocukları babayı daha çok emniyet ve güven sembolü olarak algılarken erkek çocuklarının kararlı olmak ve sabırlı olmak konusunda rol modeli olarak aldıklarını söyleyen Doç. Dr. Tunç, baba çocuk ilişkisinin çocuğun başkalarıyla olan iletişimini de etkilediğini anlattı. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>0-6 YAŞ ARASI ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Özellikle 0-6 yaş arasının çok önemli olmakla birlikte her çocuğun ayrı gelişimsel süreçleri olduğu ve her gelişimsel dönemde farklı noktalara dikkat etmek gerektiğini anlatan Doç. Dr. Serhat Tunç, “Kişiliğin esas yapısı altı yaşına kadar oluşur. <em>Baba-çocuk iletişimi güçlü olan çocuklar olumlu kişilik özellikleri geliştirdikleri görülüyor. İyi bir baba-çocuk ilişkisinin çocuğun hayatla kurduğu ilişkiyi de güçlendirdiği unutulmamalı.”</em></p>
<p>Ebeveynlerin zorlanabildikleri ergenlik döneminde de bazı noktalara dikkat etmek gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Serhat Tunç, “Bu dönemde ergenler için arkadaşları ön plana geçer. Dolayısıyla iyi iletişim için ebeveynlerin ergenlerin arkadaşlarını tanımaları ve olumlu ilişkilerini desteklemeleri önemli. Olumsuz gördükleri ilişkilerinde ise mutlaka bu görüşlerini nedenleriyle açıklayarak ifade etmeleri gerekir.” </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İLİŞKİYİ GÜÇLENDİRECEK SOMUT ÖNERİLER</strong></p>
<p>Baba çocuk ilişkisinde en önemli noktanın çocuğa sevildiğini ve değerli olduğunu hissettirmek olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tunç, doğru iletişim kurmak için yapılabilecekleri şöyle sıraladı: </p>
<p>“Babalar çocuğa sevildiklerini sözlü olarak da mutlaka söylemeli. Bununla birlikte davranışsal olarak da gösterdiği ilgiyle bunu hissettirmeli.  Çocuklar öfkelendiğinde onları yargılamadan, suçlamadan sadece dinlemeye çalışarak duygularını anlamaya çalışılmalı ve çocuğun düşünceleri dinlenilmelidir. Ayrıca babanın rol model olarak örnek olabilmek için söyledikleriyle yaptıkları da tutarlı olmalı. En önemli noktalardan biri de çocukla gerçekten kaliteli vakit geçirilmeli. Bunun için ayrılacak zamanın süresinden ziyade birlikte yaptıkları paylaşım önem taşır. Ve bir aradayken baba sadece çocuğa odaklanmalı.”</p>
<p> </p>
<p><strong>“ÇOCUKLARI KALİTESİZ UYARANLARDAN UZAK TUTUN”</strong></p>
<p>İçinde bulunduğumuz dönemin en önemli sorun ve zorluklarından birinin ekran maruziyeti olduğuna işaret eden Doç. Dr. Serhat Tunç, “Çocuklar sosyal ilişki ve etkileşimleri modelleyerek sosyal beceri kazanırlar. Ancak ne yazık ki uyaranların yoğun olduğu ve yüz yüze sosyal iletişimin azaldığı bir dönem içerisindeyiz. Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarını kalitesiz uyaranlardan uzak tutmaları da ayrıca önem taşıyor.”</p>
<p> </p>
<p><strong>ÇOCUĞUNUZLA İLİŞKİNİZDE BU YANLIŞLARA DÜŞMEYİN</strong></p>
<p>Sağlıklı bir iletişimde yapılması gerekenler kadar yapılmaması gerekenlerin de önem taşıdığının altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Bağdat Caddesi Polikliniği’nden Psikiyatri uzmanı Doç. Dr. Serhat Tunç, bu konuda ebeveynlere şu önerilerde bulundu. </p>
<p>“Babaların annelere saygı duymaması çocukları olumsuz etkiler. Ayrıca sevgilerini sözel ve davranışsal olarak ifade etmemeleri, ilgi, alaka ve sevgilerini göstermemeleri, söyledikleriyle yaptıklarının tutarlı olmaması yapılmaması gerekenler listesinin başında yer alıyor. </p>
<p>Zaman zaman ebeveynlerin iletişim kurma isteği ya da farklı nedenlerle çocuklarıyla sıkıntılarını paylaşabiliyor. Ebeveynin çocuğu bu şekilde dert ortağı gibi görmesi çocuk üzerine ağır bir sorumluluk duygusu yükleyebileceği unutulmamalı. Akademik beklenti konusunda çocuklarının istekleri, talepleri, kapasiteleri dikkate alınmalı ve bu konuda çok yüksek beklentilere girilmemeli ve bu yüksek beklentiler dayatılmamalı.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/doc-dr-tunc-cocugun-babayla-olan-iliskisi-kisilik-ozelliklerine-yansiyor-385060">Doç. Dr. Tunç &#8220;Çocuğun Babayla Olan İlişkisi Kişilik Özelliklerine Yansıyor&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baba ile olan iletişim, çocuğun yetişkinlikte de tüm ilişkilerini etkileyebiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baba-ile-olan-iletisim-cocugun-yetiskinlikte-de-tum-iliskilerini-etkileyebiliyor-367127</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 08:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[etkileyebiliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkilerini]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlikte]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=367127</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sevgi her çocuğun temel ihtiyacıdır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baba-ile-olan-iletisim-cocugun-yetiskinlikte-de-tum-iliskilerini-etkileyebiliyor-367127">Baba ile olan iletişim, çocuğun yetişkinlikte de tüm ilişkilerini etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgi her çocuğun temel ihtiyacıdır. Babaların çocuklarıyla kurduğu sağlıklı ilişkinin yetişkinlikteki ve başkalarıyla olan iletişimi etkilediğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut Hızlan, “Babası ile sağlıklı iletişim kuranlar, hayatında iyi ve kötü günde babasını yanında görenler, aralarında sevgi hoşgörü ve kabul temeline dayanan ilişkileri olanlar, şartlara bağlı olmadan sevilenler daha şanslı” dedi.</strong></p>
<p>Babası tarafından yeterince ilgi görmeyen çocukların, yetişkinlikte herkese ve her şeye koşabildiğini, herkese “kendince” iyilik yaptığını ve yardım ettiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut Hızlan, “Bunun karşılığında beklenen teşekkür ve takdir alınamadığında kişi hayal kırıklığına uğramaktan kaçamaz. Babasıyla iletişim kuramayan ya da iletişimi hep anne üzerinden sağlayan çocuklar ise babalarından korkup çekinebilir. Yetişkinliğinde en basit şeyleri bile eşine, arkadaşlarına veya yöneticilerine anlatıp söyleyemeyeceği hale gelebilir. Böylece gerçeği değerlendirmek yerine zihinindeki senaryolar üzerinden ilişkilerini yürütür” hatırlatmasında bulundu.</p>
<p><strong>Fazla mükemmeliyetçi olmak iyi değil</strong></p>
<p>Mükemmeliyetçi tutumu yüzünden hiçbir şeyi beğenmeyen, her şeye kendince &#8220;daha doğru&#8221; bir çözümü olan babaları olan kızların ikili ilişki kurmaktan kaçınabileceğini paylaşan Uzman Psikolog Selin Karabulut Hızlan, “Bu kişilerde, kimsenin kendi babası kadar mükemmel olamayacağı gibi bir düşünce oluşabilir. Böylece başarısız ikili ilişki denemeleri, bağlanma problemleri yaşayabilir. Babasının reddedici, mesafeli, sevgisiz tutumuna maruz kalan çocuklar ise yetişkinlikte kimseye güvenmeyip insanlara karşı mesafeli bir tutum sergileyebilirler” şeklinde konuştu. Selin Karabulut Hızlan, babasının işi nedeniyle uzakta olan, çalışma ya da boşanma gibi durumlar sebebiyle düzenli olarak görüşemeyen babaların çocuklarının ise genelde yalnız olmayı tercih etmeyip sürekli bir ilişki içerisinde olma eğilimine daha yatkın olabildiklerini söyledi.</p>
<p>Bütün bu sebeplerden ötürü, “babanın”, psikoterapide muhakkak konuşulan konuların başında geldiğine dikkat çeken Uzm. Psikolog Selin Karabulut Hızlan, sağlıklı bir baba-evlat ilişkisi için her iki tarafa da bazı önerilerde bulundu: </p>
<p><strong>BABALARA ÖNERİLER: </strong></p>
<p>&#8211; Çocuğun hayatında aktif rol almayan baba, figüran olarak kalır. Çocuklarınızın hayatında aktif rol alın. </p>
<p>&#8211; Çocuğunuzla iletişime açık, iyi ve kötü günde yan yana, sevgi ve karşılıklı saygı temellerine oturtulmuş bir ilişkiniz olması için çaba harcayın. </p>
<p>&#8211; Çocuğunuzun zihninde hep çalışan ve eve geç gelen bir baba olarak yer etmeyin.</p>
<p>&#8211; Otoriter olmak, korkutmak demek değildir. İlişkinizde korkuya yer vermeyin.</p>
<p>&#8211; Çocuklarınız özellikle büyüdükten sonra onların hayatlarına müdahale etmeyin, yetişkinler kendi hayatları hakkında kendileri karar vermelidirler.</p>
<p>&#8211; Babaların çok çalışıp eve para getirmeleri tek başına  “iyi” baba oldukları anlamına gelmez. Bunu bir düşünün.</p>
<p><strong>EVLATLARA ÖNERİLER: </strong></p>
<p>&#8211; Yetişkin olduğunuzu ve kendi hayatlarınızın sorumluluklarını alabileceğinizi unutmayın.</p>
<p>&#8211; Artık küçük bir çocuk olmadığınızı ve anne-babaya muhtaç olmadığınızı hatırlayın.</p>
<p>&#8211; İlişkinizi kendi sınırlarınızı koruyarak sürdürün.</p>
<p>&#8211; Sevgi, saygı ve hürmetin başka, kendi özel hayatınızın başka olduğunu bilin.</p>
<p>&#8211; Eş-partnerlerinizle olan ilişkiniz ile aile ilişkilerinizi her zaman ayrı tutun.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baba-ile-olan-iletisim-cocugun-yetiskinlikte-de-tum-iliskilerini-etkileyebiliyor-367127">Baba ile olan iletişim, çocuğun yetişkinlikte de tüm ilişkilerini etkileyebiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Mar 2023 10:15:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlatın]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğun]]></category>
		<category><![CDATA[depremi]]></category>
		<category><![CDATA[göre]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=354146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm doğal afetlerde olduğu gibi deprem ile ilgili açıklama yaparken de çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşı mutlaka dikkate alınmalı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146">&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tüm doğal afetlerde olduğu gibi deprem ile ilgili açıklama yaparken de çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşı mutlaka dikkate alınmalı. Depremi, çocuğun yaşına göre anlatmak gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, yaş gruplarına göre çocuklara nasıl davranılması ve nasıl iletişim kurulması gerektiğiyle ilgili önemli bilgiler verdi&#8230;</strong></p>
<p><strong>2-6 yaş</strong></p>
<p>-Öğretilecek bilgiyi görseller veya etkinliklerle anlatmaya çalışın.</p>
<p>-Yeni bilgileri öğretirken daha rahat anlayabilmeleri için ritim veya şarkı kullanın.</p>
<p>-Sakin ses tonu ile konuşun ve yalın bir dil kullanın.</p>
<p>-Dikkat süresi kısa olduğundan 10-15 dakikalık kısa etkinlikler veya 1-2 dakikalık ilgi çekici sohbetler yapın.</p>
<p>-Soru ve cevaplarla anlatın.</p>
<p>-Bu yaş grubunda çocuklar kendilerinin ve başkalarının duygularının farkındadır. Bu nedenle kendi duygularınızı da paylaşın.</p>
<p><strong>7-12 yaş</strong></p>
<p>-Bu dönemde kendi fikirlerine güvenleri, bağımsızlıkları ve farklılıkları gelişmeye başlar. Bu nedenle sohbet ederken onların da fikirlerine saygı gösterdiğinizi vurgulayın.</p>
<p>-Çocuk merkezli hikâyelere ve karakterlere yer vererek olayları açıklayın. Empati kurarak kavramalarını sağlayın.</p>
<p>-Olaylar hakkında soyut düşünme becerileri gelişmeye başlar. Artık somut olarak görmediği olaylar hakkında da rahatça fikir yürütebilir. Onunla artık soyut kavramlarla ilgili daha rahat konuşabilirsiniz. Fikirlerini önemseyin, önemsediğinizi gösterin.  </p>
<p>-Kendi eylemlerinin sorumluluğunu alma konusunda farkındalıkları artmaya başlar. Bu nedenle suçlu hissedebilirler. Yaşananların sebep ve sonuçları hakkında kontrolümüz dışında etkenler olabileceğini hatırlatın.</p>
<p><strong>13-18 yaş</strong></p>
<p>-Bu yaş grubu genellikle akılcı olmayan riskler alır. Ayrıca yetişkin sorumluluğuna direnç gösterirler. Hem arkadaşça, anlayışlı bir tutum hem de otoriter bir tutumla iletişim kurmalısınız.</p>
<p>-Sıklıkla ruh hallerinde dalgalanma, taşkınlık veya duygusal patlama yaşayabilirler. Bu nedenle sabırla yaklaşmalısınız.</p>
<p>-Kişiliğine saygı duyduğunuzu cümleler içerisinde vurgulayarak, fikirlerini sizinle paylaşmasından memnun olduğunuzu aktarın.</p>
<p>-Konuşmak istediğinde iletişime her zaman açık oldugunuzu söyleyin.</p>
<p>-Baskı ile değil, saygı ile konuşun; küçümseyici sözler, suçlayıcı ifadelerden kaçının.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/depremi-cocugun-yasina-gore-anlatin-354146">&#8220;Depremi çocuğun yaşına göre anlatın&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
