<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çocuğum | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cocugum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cocugum</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Jan 2026 14:22:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>çocuğum | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cocugum</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her 10 mavi yakalıdan 7&#8217;si &#8220;Çocuğum benim işimi yapmasın&#8221; diyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/her-10-mavi-yakalidan-7si-cocugum-benim-isimi-yapmasin-diyor-607067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 14:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[işimi]]></category>
		<category><![CDATA[Katılımcıların]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Yaka]]></category>
		<category><![CDATA[sı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yakalıdan]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreği, sadece teknolojinin değil, sınıfların yeniden tanımlandığı bir dönem oldu</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-mavi-yakalidan-7si-cocugum-benim-isimi-yapmasin-diyor-607067">Her 10 mavi yakalıdan 7&#8217;si &#8220;Çocuğum benim işimi yapmasın&#8221; diyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreği, sadece teknolojinin değil, sınıfların yeniden tanımlandığı bir dönem oldu. Bir yanda uzaktan çalışan, global fırsatlarla hareket eden, dijital ekonominin “yeni beyaz yakalıları”; diğer yanda hayatını fabrika vardiyasına, taşeron sistemine ya da depo koridoruna sığdıran “alın teri sınıfı”. Marketing Türkiye için Research Istanbul’un gerçekleştirdiği “Mavi Yaka Türkiye” araştırması, bu yeni sınıf farkının en keskin aynalarından birini sunuyor.</p>
<p><strong>Sabit saatler, değişken hayatlar</strong></p>
<p>Araştırma sonuçları gösteriyor ki; Türkiye’deki mavi yakalıların yüzde 64’ü sabit saatlerde, yüzde 25’i vardiyalı, yüzde 12’si proje bazlı veya dönemsel çalışıyor. Yani iş ritimleri düzenli, ama hayatları değil.</p>
<p>Katılımcıların üçte biri son bir yılda iş değiştirmeyi düşündüğünü, beşte biri ise aktif olarak iş aradığını söylüyor.</p>
<p><strong>Hayatta kalma ekonomisi </strong></p>
<p>Katılımcıların yaklaşık yarısı servis, yemek kartı veya fazla mesai ücreti gibi temel yan haklara sahip. Ancak özel sağlık sigortası oranı yüzde 36’da kalıyor, prim veya bonus alanlar yüzde 28, yıl sonu ikramiyesi alanlar ise yalnızca yüzde 19.</p>
<p>“Elde ettiğiniz gelir aylık giderlerinizin ne kadarını karşılıyor?” sorusu karşısında katılımcıların yüzde 21’i “Gelirim giderlerimin sadece bir kısmını karşılıyor” yanıtını verirken yüzde 39’luk bir kesim gelirim giderlerimi ucu ucuna karşılıyor diyor. İstediğim tutarda birikim yapabiliyorum diyenlerin oranı ise yüzde 16.</p>
<p>Katılımcıların yüzde 29’u ek gelir için farklı işlerde çalıştıklarını dile getirirken, en çarpıcı veri de karşımıza çıkıyor: Her 10 kişiden 6’sı, 20 bin TL’lik beklenmedik bir harcamayı borçlanmadan karşılayamayacağını ifade ediyor.</p>
<p><strong>Sendikal sessizlik, dijital dayanışma</strong></p>
<p>Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 86’sı hayatları boyunca hiç sendika üyesi olmamış. Şu anda bir sendikaya üye olanların oranı ise yüzde 11.</p>
<p>Bu durum sessiz bir pasifliğe işaret etse de dünyada farklı işler oluyor. Çalışanlar artık dayanışmayı “dijital topluluklar” üzerinden kuruyor. Facebook grupları, Telegram kanalları, forumlar…</p>
<p><strong>Güvencesizlik ekonomisinde tüketici psikolojisi</strong></p>
<p>Katılımcıların yüzde 28’i işini kaybetme endişesi taşıyor. Bu oran, küresel endekslerdeki “anxiety economy” eğilimine bire bir denk düşüyor. Bu kaygı, tüketim davranışını da önemli bir şekilde etkiliyor:</p>
<ul>
<li>“Deneyim ekonomisi” yerini “temel ihtiyaç ekonomisi”ne bırakıyor.</li>
<li>Lüks değil, dayanıklılık önemli hale geliyor.</li>
<li>Markalarla duygusal bağ yerini “güvenilir pratiklik” arayışına bırakıyor.</li>
</ul>
<p><strong>Yeni sosyal gerçeklik: Ev, ekran ve Trendyol </strong></p>
<p>Boş zamanını nasıl geçirdiği sorulan mavi yakalıların yüzde 46’sı “ev ve aile sorumluluklarıyla”, yüzde 18’i “hobilerimle”, yüzde 16’sı “arkadaşlarımla dışarıda” yanıtını veriyor.</p>
<p>Ama bu ev, aynı zamanda dijital dünyanın kapısı. Sosyal medyada Instagram (yüzde 69) ve YouTube (yüzde 61) öne çıkıyor Online alışverişte ise tablo net: Yüzde 40 hiç yapmıyor, yüzde 27 nadiren, yüzde 21 ara sıra, yüzde 13 sık sık.</p>
<p>Alışveriş yapanların yüzde 78’i Trendyol’u tercih ediyor. Bu, Türkiye’nin dijital uçurumunun aynı zamanda bir “dijital merkezileşme” hikayesi olduğunu gösteriyor.</p>
<p><strong>Marka sadakatinin şifresi: Kalite, fiyat, güven </strong></p>
<p>Araştırma, mavi yaka tüketicinin markalarla kurduğu duygusal denklemi net biçimde ortaya koyuyor. Yani sadakatin üç temel taşı var: Kalite, fiyat, güven. Buna bir dördüncü boyut ekleniyor: Yerlilik. Yerli marka tercihi, ekonomik gerekçeden çok, duygusal aidiyetle ilişkili. Küresel markalar “aspirasyon” sunarken, yerli markalar “yakınlık” hissi veriyor.</p>
<p><strong>“Çocuğum benim işimi yapmasın”</strong></p>
<p>Katılımcıların yüzde 71’i çocuklarının kendi işlerini yapmasını istemiyor. Bu, bir kuşağın bitmekte olduğunun göstergesi. Fiziksel emeğin saygı görmediği, emeğin karşılığının azaldığı bir dönemde, mavi yaka Türkiye geleceğe “kendini değil, çocuğunu kurtarma” perspektifinden bakıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/her-10-mavi-yakalidan-7si-cocugum-benim-isimi-yapmasin-diyor-607067">Her 10 mavi yakalıdan 7&#8217;si &#8220;Çocuğum benim işimi yapmasın&#8221; diyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efes Selçuk&#8217;ta çocuk meclisi kuruldu: Çocuğum, haklarım var..</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-cocuk-meclisi-kuruldu-cocugum-haklarim-var-423571</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 11:26:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[haklarım]]></category>
		<category><![CDATA[kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[selçukta]]></category>
		<category><![CDATA[var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423571</guid>

					<description><![CDATA[<p>20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde Efes Antik Kenti’nde yer alan Odeon’da Efes Selçuk Çocuk Meclisi kuruldu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-cocuk-meclisi-kuruldu-cocugum-haklarim-var-423571">Efes Selçuk&#8217;ta çocuk meclisi kuruldu: Çocuğum, haklarım var..</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EFES SELÇUK&#8217;TA ÇOCUK MECLİSİ KURULDU: ÇOCUĞUM, HAKLARIM VAR&#8230;</p>
<p>20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde Efes Antik Kenti’nde yer alan Odeon’da</p>
<p>Efes Selçuk Çocuk Meclisi kuruldu.</p>
<p>Efes Selçuklu çocuklar 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde tarihi bir adıma imza</p>
<p>atarak Odeon’da meclislerini kurdular.</p>
<p>İlk olarak Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen</p>
<p>Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin maddelerini okuyan çocuklar hep birlikte; “Çocuğum</p>
<p>haklarım var” dedi.</p>
<p>Efes Selçuklu çocukların meclis heyecanına ortak olan Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu</p>
<p>Sengel, çocuklar adına kentte atılacak adımlara Çocuk Meclisi ile birlikte karar vereceklerini</p>
<p>belirterek; “Çocuklarımızın fikirleri varsa, bu fikirleri uygulayabilecekleri bir ortam olması</p>
<p>gerekir diye düşündük. O yüzden dedik ki, çocuk olan ve haklarını çok iyi bilen bu</p>
<p>çocuklarımızı meclis üyesi ilan edelim. Artık Efes Selçuk Belediyesi’nin meclis üyelerini ve</p>
<p>ilerinin idarecilerini burada görüyorsunuz. Bundan sonra biz çocuklarla ilgili bir şey yapmak</p>
<p>istediğimizde çocuk meclisimize getireceğiz ve diyeceğiz ki, “Burada bir park yapmak</p>
<p>istiyoruz” sizin için uygun mu?” Çocuklar için açmak istediğimiz bir kursu Çocuk</p>
<p>Meclisimize soracağız” dedi.</p>
<p>Haklarını bilen çocuklara teşekkür eden Başkan Ceritoğlu Sengel; “Sizler Efes Selçuk</p>
<p>Belediyesi’nin ilk çocuk meclisini oluşturuyorsunuz. İlerleyen yıllarda da Efes Selçuk</p>
<p>Belediyesi’nin meclis üyeleri, belediye bürokratları ve belediye başkanı olacaksınız.</p>
<p>Kendinizle gurur duyun çocuklar” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/efes-selcukta-cocuk-meclisi-kuruldu-cocugum-haklarim-var-423571">Efes Selçuk&#8217;ta çocuk meclisi kuruldu: Çocuğum, haklarım var..</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğum Okula Başlıyor, Ne Yapmalıyım?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugum-okula-basliyor-ne-yapmaliyim-404053</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Sep 2023 08:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum]]></category>
		<category><![CDATA[okula]]></category>
		<category><![CDATA[yapmalıyım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir okul yılı daha geldi ve çocukları yeni okula başlayacak ailelerin kafasında birçok soru işareti var</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugum-okula-basliyor-ne-yapmaliyim-404053">Çocuğum Okula Başlıyor, Ne Yapmalıyım?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YENİ OKULA BAŞLAYAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM NASIL OLMALI?</strong> </p>
<p><strong>ÇOCUĞU YENİ OKULA BAŞLAYAN EBEVEYNLERE TAVSİYELER</strong></p>
<p><strong>ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOR, NE YAPMALIYIM?</strong></p>
<p>Bir okul yılı daha geldi ve çocukları yeni okula başlayacak ailelerin kafasında birçok soru işareti var. Çocukların uyum sağlama yetenekleri iyi olsa da, genel olarak ilginin üzerinde olduğu ve güvende hissettiği aile/ev ortamından çıkıp pek çok yaşıtıyla, yabancı/yeni bir otorite figürünün olduğu bir ortama alışmak pek kolay olmayabilir. Peki, uyum zorluğu nasıl aşılır, çocuklar bu duruma nasıl hazırlanabilir, adaptasyon sürecinde neler yapılabilir?</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk – Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünden Uzm. Dr. Hamza Ayaydın, ‘yeni okula başlayacak çocuklara yaklaşım’ hakkında bilgilendirmelerde bulundu.</strong></p>
<p><strong>Çocuğun rutinini koruyun</strong></p>
<p>Okula alışma sürecinde çocuğun uyum zorluğunu aşmak adına bazı rutinleri devam ettirmek bu duruma fayda sağlayacaktır. Örneğin; beraber sabah kahvaltısı yapmak çocuğun rutininin korunmasını sağlar ve okul sürecinin farklı bir durummuş gibi kaygı oluşturmasını azaltır. Bununla birlikte okulun çocuğa kazandıracağı olumlu yönlerden bahsedin ve bu süreçte çocuğun ev-aile ilişkilerinde bir değişikliğin olmayacağı, evdeki var olan sürecin devam edeceğini belirtin. </p>
<p>Çocuğa okulla ilgili önceden bilgi verin ve okulu gezdirin. Nerede yemek yiyeceğini, nerede oynayacağını, nerede ellerini yıkayacağını, nerede tuvalete gideceğini gösterin. Kim, nerede, ne zaman çocuğu okuldan alacak belirtin. Erken yatırıp erken kaldırın, kıyafet ve çantalarını akşamdan hazırlayın, sakin kalın ve kaygılarınızı kontrol edin. Kaygılı bir çocuk size baktığında yüzünüzde kaygı ifadesi görürse kaygılarında ne kadar da haklı olduğu düşüncesi çoğalır. </p>
<p><strong>Kaygı oluşturabilecek söz ve davranışlardan kaçının</strong></p>
<p>Öncelikle ebeveynlerin çocuklarından ayrılma ile ilgili kaygıları varsa kendilerini bu konuda kontrol etmeleri gerekir. Kaygılı ebeveynlerin ; “Orada tek başına ne yapacak?”, “Arkadaşları tarafından zarar görür mü?”,  “Sevilir mi?”, “Öğretmeni sever mi?” gibi kaygıları çocuklarının da kaygılı hissetmesine sebep olacaktır. </p>
<p>Ebeveynler soğukkanlı olmalıdır ve çocuklarından ayrılmakla ilgili kaygılı iseler bu durum çocukta okulun güvensiz bir ortam olduğu algısını oluşturup kaygısını artırabilir. Okulun nasıl bir yer olduğu, korkulacak bir yer olmadığı konusunda rahatlatıcı sözler söylenebilir. Herhangi bir ihtiyacı olduğu durumlarda arkadaşlarından ve öğretmeninden yardım isteyebileceği şeklinde bilgi verilebilir. </p>
<p>Çocuk okula gitmek istemiyorsa bunun nedenlerini, yaşadığı endişelerinin neler olduğu hakkında aşağılamadan, küçük düşürmeden çocukla konuşmak gerekir. Bazen yeni başlangıçların herkesi biraz kaygılandırabileceği, onu anladığınızı ve hatta sadece onun değil muhtemelen arkadaşlarının da benzer kaygılarının olabileceği anlatılarak süreç normalleştirilebilir. Yine, “Başkaları ağlamıyor, bir tek sen ağlıyorsun.” gibi kıyaslayıcı söz ve davranışlardan uzak durulmalıdır. </p>
<p>Çocuğun kendisini değersiz hissetmesine sebebiyet verecek diğer bir tutum da sert davranışlardır. Bu tutum, ayrılık kaygısını derinleştirip sevilmediği düşüncesine küçüğü itebilir. Çocuğun okulda yaşadığı kaygıları dinlenip ona göre söylemler düzenlenir; yani çocuğa onu okuldan kaçta ve kimin alacağı, akşam yine beraber olacakları, beraber yine oyun oynayacakları, beraber yemek yiyecekleri gibi söylemler onların terkedilmiş, yalnız kalmış düşünceler geliştirmesini engeller. “Akşam seni alacağım.”, kapıda veya bir yer belirlenip “Seni akşam şurada bekleyeceğim.” gibi güven veren söylemler uygundur ve söz verilen saatte ve yerde orada olmak çocuğun güvende hissetmesi açısından önemlidir. </p>
<p>Çocuğun okulda ilk birkaç gün ağlama tepkisi göstermesi olağandır ve ebeveynler hemen endişeye kapılmamalıdır. </p>
<p><strong>Çocuğunuzu dinleyin</strong></p>
<p>Çocuğun okulla ilgili sorularını, kaygılarını dile getirmesine izin verin, çocuğunuzu dinleyin. Eğer anlatmakta ve sormakta isteksizse zorlamayın; “Sen anlatmak istediğinde ben seni dinlemekten memnuniyet duyacağım.” gibi bir yaklaşım bu süreçte uygun olabilir. ‘’Korkma!”, “Gerilme!” gibi söylemler yerine “Okul senin diğer yuvan.”, ”Sorunlarını öğretmeninle de paylaşabilirsin.”, “Öğretmenine güvenebilirsin.” gibi söylemlerle güven duygusunu pekiştirebilirsiniz.</p>
<p>Mümkünse sınıfta kalınmamalıdır, çok ısrar ederse içeride kalmasının uygun olmadığı güzelce anlatılmalıdır. Yine de ısrarı devam ederse bahçede olacağınız, teneffüslerde gelip sizi görebileceği söylenebilir. Çok zorlanılan durumlarda öğretmenle durum konuşulup birkaç gün süren kısa süreli sınıfta kalmalar olgu bazında uygun olabilir. Eğer okulda durmayıp eve gelmek isterse, sizin de sabah işe gidip akşam eve geldiğiniz örneğinden yola çıkarak, okul zamanında da onun okulda olması gerektiği şeklinde açıklama yapmanız uygun olacaktır. </p>
<p>Akşam geldiğinde; “Okulda bugün ilginç bir şey yaşadın mı?”, “Bugün seni mutlu eden bir şey oldu mu?”, “Bugün seni güldüren bir şey oldu mu?”, “Seni üzen bir şey oldu mu?”, “Bugün öğrendiğin yeni bir şey var mı?”, “Bugün ismini öğrendiğin bir arkadaşın var mı?” gibi sorularla gününün nasıl geçtiği sorulabilir. Eğer cevap vermezse üstelemeyin, “Anlatmak istediğinde seni dinlemeye hazırım.” gibi bir yaklaşım daha uygun olabilir. Siz de o gün evde/işte yaptığınız şeyleri ona anlatırsanız, onun da size okulda yaptıklarını anlatmasına rol model olmuş olursunuz. </p>
<p>Bütün bunlara rağmen çocuğunuzun kaygı süresi uzuyorsa, okulda aşırı çekingen ya da sürekli ağlamaklıysa, hırçın davranıyorsa ya da alt ıslatma gibi durumlar oluyorsa uzman yardımı almanızda fayda olacaktır.</p>
<p> </p>
<p><strong>YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ GAZİOSMANPAŞA HASTANESİ HAKKINDA</strong></p>
<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi, 1992 yılında bölgenin ilk özel yataklı sağlık kuruluşu olarak 24 saat uzman hekim kadrosuyla hizmet vermeye başlamıştır. 60.000 metrekare kapalı alanı, depreme dayanıklı akıllı bina teknolojisi, 12 ameliyathanesi, 350 yatak kapasitesi ile Türkiye’de ki öncü sağlık kuruluşlarından biridir. Bünyesinde barındırdığı Organ Nakil Merkezi ve  Onkoloji Merkezi ile uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunmaktadır. 2008 yılından bu yana ISO 9001-2008 kalite belgesine sahip olan Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi aynı zamanda JCI akreditasyonuna sahiptir.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugum-okula-basliyor-ne-yapmaliyim-404053">Çocuğum Okula Başlıyor, Ne Yapmalıyım?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğum Sünnet Oldu, Denize-Havuza Girebilir mi?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugum-sunnet-oldu-denize-havuza-girebilir-mi-394978</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2023 19:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğum]]></category>
		<category><![CDATA[denizehavuza]]></category>
		<category><![CDATA[girebilir]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=394978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle yaz mevsiminde büyük artış gösteren sünnet törenleri aileleri ve dostları bir araya getirirken, artan sıcaklar ailelerin kafasında yazın sünnet yaptırmakla ilgili birçok soru işaretine de yol açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugum-sunnet-oldu-denize-havuza-girebilir-mi-394978">Çocuğum Sünnet Oldu, Denize-Havuza Girebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle yaz mevsiminde büyük artış gösteren sünnet törenleri aileleri ve dostları bir araya getirirken, artan sıcaklar ailelerin kafasında yazın sünnet yaptırmakla ilgili birçok soru işaretine de yol açıyor.</p>
<p>Kutlama ve törenlerin yazın yapılmasından çok; sünnet operasyonlarının yazın yapılması ve sünnet çocuğunun denize havuza girmesiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenler acaba neler olmalı?</p>
<p>‘Sünnet yazın yapılır mı? Sünnetten sonra denize havuza girilebilir mi? Sünnette anestezi gerekli midir? Yaz sıcaklarında sünnet sonrası nelere dikkat edilmelidir?’ en çok merak edilen sorular arasında…</p>
<p><strong>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Okumuş, ‘yazın yapılan sünnet operasyonları’ hakkında merak edilenleri anlattı</strong></p>
<p>Sünnet, tıbbi zorunluluk sebepleriyle veya koruyucu amaçlarla gerçekleştirilebilen bir işlem olsa da, hem ülkemizde hem de dünyada sünnet daha çok dini sebeplerle uygulanır. Ayrıca bu işlem yasal olarak sadece doktorlar tarafından yapılabilmektedir. Sünneti yapacak kişinin farklı yöntemler konusunda bilgili ve deneyim sahibi bir hekim, tercihen bir çocuk cerrahı veya çocuk üroloğu olması gerekir.</p>
<p>Sünnet, her yaşta yapılabilecek bir cerrahi operasyon olsa da, 2 ila 6 yaş arasında psikolojik gelişimi etkileyebileceği için psikiyatristler tarafından önerilmez. Genel olarak çocuk ne kadar küçükse yara iyileşmesi o kadar hızlıdır. Bu nedenle bebeklik dönemi uygun ve önerilen bir zamandır. Yenidoğan sünnetinin 3 önemli avantajı vardır; yara iyileşmesi çok hızlıdır, kanama ihtimali nerdeyse yok denecek kadar azdır ve bakımı kolaydır.</p>
<p><strong>Sünnette anestezi gerekli midir?</strong></p>
<p>Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bebekler ağrı duymaz sözü doğru değildir. Bebekler ağrı duyarlar ve mutlaka anestezi yapmak gerekir. Bebeklik döneminde lokal anestezi tercih edilse de büyük çocuklarda genel anestezi tercihi daha doğru bir yaklaşım olur. Lokal anestezi ve genel anestezi arasında belirgin bir risk farkı da yoktur. </p>
<p><strong>Sıcak havalar sünneti etkiler mi?</strong></p>
<p>Sünnetin bilimsel olarak havalarla ilişkisini (yaz veya kış) açıklayacak bir veri yoktur; yani uygun bir şekilde yapılıp takip edildiğinde her mevsimde yapılabilir. Okula giden çocuklarda sünneti okulu aksatmadan, tatillerde yapmak uygun bir yaklaşımdır.</p>
<p><strong>Sünnet öncesi yapılması gerekenler nelerdir?</strong></p>
<p>Sünnet öncesi, çocuk doktor tarafından muayene edilmeli ve sünnete engel olacak bir durum veya bir hastalık olup olmadığı değerlendirilmelidir. Kanamaya yol açacak ilaçlar bir hafta öncesinden kesilmelidir.</p>
<p><strong>Sünnet sonrası denize havuza ne zaman girilebilir?</strong></p>
<p>Yaz mevsiminde gerçekleştirilen sünnetlerde hepimizin en çok merak ettiklerinden biri çocuğun sünnet işleminden sonra denize ya da havuza rahatça girip giremeyeceği konusu. Çocuğunuzun sünnet işlemiyle ilgili doktorunuzun ayrıca bir önerisi yok ise genellikle bir hafta sonra denize ve havuza girilebilir.</p>
<p><strong>Sünnet sonrası enfeksiyonlardan korunmak için nelere dikkat edilmelidir? </strong></p>
<p>Her ne kadar sünnet enfeksiyonlarından korkulsa da,  sünnet enfeksiyonu çok sık karşımıza çıkan bir durum değildir. Aile tarafından enfeksiyon olarak değerlendirilen bir çok durum da çoğu zaman enfeksiyon değildir. Bununla birlikte;</p>
<ol>
<li>Çocuğunuzun aktif idrar yolu enfeksiyonu veya sünnet derisi ile ilgili bir enfeksiyonu varsa, enfeksiyon geçene kadar sünneti erteleyin.</li>
<li>Sünnetin uygun bir ortamda ve steril koşullarda yapılmasına özen gösterin.</li>
<li>Çocuğunuzun alt temizliğine dikkat edin. Bebekse sık bez değiştirin, kaka bulaşmış ise yıkayın.</li>
<li>Sık sık duş aldırın.</li>
<li>Lokal antibiyotikli merhemleri anlatıldığı şekilde kullanmaya özen gösterin.</li>
</ol>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugum-sunnet-oldu-denize-havuza-girebilir-mi-394978">Çocuğum Sünnet Oldu, Denize-Havuza Girebilir mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
