<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çıkar | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cikar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cikar</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Dec 2025 09:52:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çıkar | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cikar</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-baski-kulturunde-zeki-ama-tembel-insan-coktur-599217</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 09:52:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[güven]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendini]]></category>
		<category><![CDATA[kültüründe]]></category>
		<category><![CDATA[nevzat]]></category>
		<category><![CDATA[ödül]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[sistem]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[zeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599217</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ödül-ceza psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-baski-kulturunde-zeki-ama-tembel-insan-coktur-599217">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ödül-ceza psikolojisi konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>İnsan beyni aldığı eğitime göre tepkisini değiştirir</strong></p>
<p>Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insan beyninin ödül-ceza sistemine verdiği tepkilerin hayvan beyninden farklı işlediğini belirterek, modern eğitim anlayışında içsel motivasyonun ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Hayvan beyninin cezaya daha önce tepki verdiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “İnsan beyni aldığı eğitime göre tepkisini değiştirir. Çok cezayla yetiştirilmişse cezaya daha erken tepki verir; ödüle ise daha sonra karşılık verir. İnsan bunu değiştirebiliyor, yorumlayabiliyor. Hayvanda ise ceza tepkisi daha hızlıdır. Beyinde negatif olaylara tepki, pozitif olaylara tepkiye göre altı misli daha fazla ve hızlıdır.” dedi.</p>
<p>EEG testleriyle bu durumun ölçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Beyin negatif uyaranlara 50 milisaniye içinde tepki verirken, pozitif uyaranlara tepki için 300 milisaniye gerekir. Yani beynimiz olumsuz bilgiyi olumluya göre yaklaşık 6 kat daha hızlı algılıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Serotonin süreci ödüllendirir, anlam katar</strong></p>
<p>Modern nörobilimde “ödül-ceza” yerine “ödül ve kaçınma yolakları” tanımının kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Köpeğe iyi davranış için şeker vermek, kötü davranış için cezalandırmak işe yarar. Ama insan beyninde sadece dopamin sistemiyle, dışsal motivasyonla ilerlemek kişiyi sahte davranışlara sürükler. Modern anlayış diyor ki, sadece dopamin değil; serotonin sistemini de çalıştırın. Çünkü serotonin süreci ödüllendirir, anlam katar.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Süreci ödüllendirin, içsel motivasyon gelişsin</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, insanın karakter ve sorumluluk bilincinin, dışsal ödüllerle değil süreç odaklı eğitimle geliştiğine işaret ederek<strong>, </strong>“Bir insana sürekli ‘şunu yap, al ödül; bunu yap, al destek’ derseniz, içsel motivasyon gelişmez. Hep başkasının gözüne bakan, müdür varken çalışan, kontrol edilmediğinde kaytaran insanlar yetişir. Halbuki insanın özerklik duygusu gelişmeli, yalnız kaldığında da doğruyu yapabilmeli.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Çocuklukta öğrenilen davranışlar tekrarla kişilik haline gelir </strong></p>
<p>İnsan kişiliğinin yalnızca üçte birinin genetik olduğunu, geri kalanının ise epigenetik yani öğrenilmiş alışkanlıklardan oluştuğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Çocuklukta öğrenilen davranışlar tekrarla kişilik haline gelir. 6 hafta tekrarlarsanız alışkanlık, 6 ay tekrarlarsanız kişilik olur. Epigenetik mekanizmalar sayesinde beyin yanlış dürtüleri kapatabilir, doğru davranışları otomatik hale getirebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Baskı kültürleri zeki ama tembel bireyler yetiştiriyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, totaliter sistemlerin eğitim anlayışını da dikkat çekerek, “Otoriter, korku odaklı eğitim kültürlerinde insanlar genellikle pasif agresif olur. ‘Evet’ der ama yapmaz. Bu yüzden bu toplumlarda zeki ama tembel insan çoktur. Çünkü dışsal motivasyona bağımlı yetişmişlerdir. Yenilikçi ve girişimci bireyler bu nedenle az çıkar. Güvenli toplumlarda hukuk işler, kişi öngörülemez sürprizlerle karşılaşmaz. Yanlış yaptığında cezalandırılmak yerine öğrenme fırsatı sunulur. Bu yüzden özerklik, risk alma ve yenilikçilik gelişir. İçsel motivasyonun temelinde de bu güven vardır.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Modern çağın en büyük sorunu yalnızlık</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insan ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde kurulabilmesi için güvenli bağlanma, empati ve içsel motivasyonun önemine dikkat çekerek, “Modern çağın en büyük sorunu yalnızlık. Bunun arkasında egoların şişmesi ve çıkar odaklı yaşam anlayışı var. Oysa insanın çıkar değil, doğruluk odaklı öğrenmesi gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong>Güvenli bağlanma ve derin ilişkiler</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, yakın çevre ile kurulan ilişkilerin birey için bir güven alanı olduğunu belirterek, “Bir insanın birinci dereceden yakınlarıyla kurduğu bağlar derin ve anlamlıysa güvenli bağlanma vardır. Ev güven alanıdır. Sosyal ilişkiler de güvenli olabilir fakat anlamlılık açısından daha sınırlıdır” diye konuştu.</p>
<p>Bireylerin yalnızca iş yaşamıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, insanların mutlaka amatörce uğraşacağı, keyif alacağı bir meşgalesi olması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>Narsistik bakış açısı yalnızlaştırıyor</strong></p>
<p>Günümüzde ilişkilerin hızla tüketildiğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Şimdilerde ‘sana uymuyorsa git’, ‘yapamıyorsan ayrıl’ gibi yaklaşımlar öne çıkıyor. Bu, narsistik bir bakış açısıdır. ‘Sen değerlisin, sen önemlisin, herkes sana uymak zorunda’ anlayışı insanı yalnızlaştırıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çıkarcı olmak mı, erdemli olmak mı?</strong></p>
<p>Kapitalist sistemin çıkar odaklı bir ahlak anlayışı öğrettiğine vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Kapital sistem ‘çıkarcı olmak kârlıdır’ diyor. Ancak içsel motivasyonu önceleyen eğitim anlayışları ‘erdemli olmak kârlıdır’ der. Çünkü erdemli olan kişi orta ve uzun vadede kazanır, çıkarcı olan ise kısa vadede kazansa da sonunda kaybeder” diye konuştu.</p>
<p><strong>Pozitif disiplin ve ödül sistemi</strong></p>
<p>Öğrenme süreçlerinde ödülün esas, cezanın ise istisna olması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Beyin korkuyla değil, anlam ve amaç odaklı öğrenmeyle kalıcı şekilde öğrenir. Çocuklara hata yaptıklarında bağırmak ya da cezalandırmak yerine, o hatayı bir öğrenme fırsatına dönüştürmek gerekir. Böylece çocukta suçluluk yerine sorumluluk ve empati gelişir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İçsel motivasyonun 3 temel unsuru</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bireyde yetkinlik, özerklik ve kendini aşan bir amacın varlığının içsel motivasyonun temel unsurları olduğunu belirterek, “Dış ödül odaklı kişiler rüzgârla giden yelkenli gibidir. Rüzgâr yoksa ilerleyemezler. İçsel motivasyonu olan kişiler ise buharlı gemi gibidir; kendi gücüyle yol alabilir. Bu nedenle eğitim sistemleri bireye içsel motivasyonu öğretmelidir” dedi.</p>
<p><strong>İnsanın kendini değerlendirme biçimi</strong> <strong>ilişkilerini doğrudan etkiliyor</strong></p>
<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın kendini değerlendirme biçiminin hem kişisel gelişimi hem de toplumsal ilişkileri doğrudan etkilediğini dile getirerek, “Öz güven, kişinin olumlu yönlerini görüp onları öne çıkarırken olumsuz yönlerine karşı da önlem almasını sağlar. Ancak öz beğeni, kişinin kendini kusursuz görmesine yol açar. Bu da narsistik kişilik yapısına zemin hazırlar” diye konuştu.</p>
<p><strong>Fedakârlık şeması merhamet yorgunluğuna yol açar</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, bazı kişilik yapılarında fedakârlığın aşırıya kaçtığını kaydederek, “Fedakârlık şeması olan kişiler herkese iyilik yapmak zorunda hisseder. İyilik yaptığında iyi, yapmadığında kötü bir insan olduğunu düşünür. Hak edene de etmeyene de aynı şekilde davranır. Karşılığında nankörlük gördüğünde ise yıkılır, kendini suçlar. Bu noktada suçluluk duygusu gerekçesi biliniyorsa öğrenmeye dönüşür; ama gerekçesiz suçluluk hastalıktır. Yoğun suçluluk ve yetersizlik duyguları depresyon belirtileridir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>İnsan kendini aldatma ustasıdır</strong></p>
<p>İnsanın en büyük tuzaklarından birinin zihinsel zaafları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan çok zeki olmasına rağmen aptalca şeyler yapabilir. Çünkü insan kendi kendini aldatma ustasıdır. Hızlı kararlar çoğu zaman zihinsel tuzaklara yol açar. İçsel motivasyonu güçlü olanlar ise olayları daha iyi analiz eder ve cezaya gerek kalmadan doğruyu seçer” diye konuştu.</p>
<p><strong>Fiziksel görünüm kutsallaştırıldı, toplum dopamin bağımlısı oldu</strong></p>
<p>Sosyal medyanın fiziksel görünüme aşırı vurgu yaptığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bugün gençsen, güzelsen, yakışıklıysan değerlisin; değilsen değersizsin anlayışı hâkim. Hollywood dopamin endüstrisi gibi çalışıyor. Oysa asıl olan serotonin toplumudur. Anlam, sanat, edebiyat, şiir ve kendini aşan amaçlarla elde edilen mutluluk daha kalıcıdır. Dopamin toplumu tüketim kültürünü körüklerken, serotonin toplumu erdemi ve anlamı öne çıkarır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Özgürlük sorumlulukla dengelenmeli</strong></p>
<p>Prof. Dr. Tarhan, özgürlüğün yanlış anlaşıldığını belirterek, “İnsan özgürdür ama sorumsuz değildir. Başkasına da kendine de zarar verme özgürlüğü yoktur. Örneğin bağımlılık tedavisinde kişi algıları bozulduğu için kendi kararını veremez. Böyle durumlarda zorunlu tedavi uygulanır. Özgürlük, sorumlulukla dengelenirse gerçek anlamına kavuşur. Özgürüz ama sorumsuz değiliz. Özgürüz diye başkasına zarar verme özgürlüğümüz yok. Kendimize de zarar verme özgürlüğümüz yok.” dedi.</p>
<p><strong>Karma inancı ve yüksek bir anlamın parçası olmak güven sağlar</strong></p>
<p>İnsanın belirsizliğe tahammül edemediğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Beyin belirsizliği tehdit olarak algılar. Bu nedenle insan yaşadığı olayları mutlaka anlamlandırmak ister. İnanç sistemleri, kültür ya da yüksek bir amaca bağlanma bu noktada devreye girer. Kişi kendini daha büyük bir anlamın parçası hissettiğinde belirsizlik azalır, güven duygusu artar. Anlam ve inanç, insan zihninde koruyucu bir kalkan görevi görür. İnsan yaşadığı olayları anlamlandırıyor ve bir inancın parçası oluyor. Karma da anlamlandırma yapıyor. Yüksek bir anlamın parçası olmak kişi de belirsizliği gideriyor. Kendini güvende hissediyor. Korkular azalıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-nevzat-tarhan-baski-kulturunde-zeki-ama-tembel-insan-coktur-599217">Prof. Dr. Nevzat Tarhan: &#8220;Baskı kültüründe zeki ama tembel insan çoktur!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ateşle oynamak nadir bir sorunun belirtisi olabilir! Yangına karşı durdurulamayan tutku: Piromani</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/atesle-oynamak-nadir-bir-sorunun-belirtisi-olabilir-yangina-karsi-durdurulamayan-tutku-piromani-578848</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Sep 2025 13:20:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ateşle]]></category>
		<category><![CDATA[belirtisi]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[nadir]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[oynamak]]></category>
		<category><![CDATA[Piromani]]></category>
		<category><![CDATA[sorunun]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[Yangın Çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[yangına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, piromani ve yangın çıkarma davranışlarının farkları, erken işaretleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesle-oynamak-nadir-bir-sorunun-belirtisi-olabilir-yangina-karsi-durdurulamayan-tutku-piromani-578848">Ateşle oynamak nadir bir sorunun belirtisi olabilir! Yangına karşı durdurulamayan tutku: Piromani</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, piromani ve yangın çıkarma davranışlarının farkları, erken işaretleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Piromanlar, yangın çıkarma isteğine engel olamıyorlar!</strong></p>
<p>Piromaninin, psikiyatride ‘dürtü kontrol bozuklukları’ sınıfında yer aldığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu bozukluğa sahip kişiler, tekrarlayan ve bilinçli olarak yangın çıkarma isteğine engel olamazlar.” dedi.</p>
<p>Tanı için aranan temel ölçütleri sıralayan Aydın, “Birden fazla kez kasıtlı yangın çıkarmak, yangın öncesinde yoğun bir gerginlik veya heyecan yaşamak, yangın sırasında ya da sonrasında rahatlama veya haz duymak, yangının maddi çıkar, öç, ideolojik amaç gibi nedenlerle çıkarılmaması, bu davranışın psikoz, mani veya zayıf muhakeme gibi başka bir durumla açıklanamaması gerekir. Örneğin 17 yaşındaki bir genç, ‘içimdeki sıkışma ancak kibriti çaktığımda geçiyor’ diyorsa ve bu davranıştan maddi bir kazanç elde etmiyorsa, bu tablo piromaniyi düşündürebilir. Elbette kesin tanı yalnızca uzmanlar tarafından konur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Travmalar yangın çıkarma riskini artırabilir ama her çocuk piromani geliştirmez!</strong></p>
<p>Her yangın çıkaran kişinin piromanik olmadığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Yangın çıkarma davranışı, kaza, çıkar sağlama, ideolojik amaç, öfke ya da suç işleme niyetiyle de olabilir. Kundaklama (arson), hukuki bir terimdir ve genellikle zarar verme amacı taşır. Piromani ise tamamen farklıdır. Burada kişi yalnızca yangın çıkarmanın kendisinden haz alır, başka bir amaç yoktur.” dedi.</p>
<p>Araştırmaların, özellikle ergenlerde aile içi çatışma, ebeveyn ilgisizliği, gözetim eksikliği ve travmatik yaşantıların yangın çıkarma davranışlarını artırabileceğini gösterdiğini kaydeden Aydın, “Ancak piromani bu davranışların çok küçük ve nadir bir alt grubudur. Yani travma ve sorunlu aile ortamı yangın çıkarma riskini artırabilir ama her çocuk piromani geliştirmez.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Bu davranışlar piromaniye işaret ediyor olabilir!</strong></p>
<p>Toplum verilerine göre yangın çıkarma davranışının en çok 18–29 yaş arası erkeklerde görüldüğünü dile getiren Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Ancak piromani tanısının kendisi oldukça nadirdir. Kundaklama suçundan hüküm giymiş kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde 3’ü piromani kriterlerini karşılar.” dedi.</p>
<p>Piromaniyi düşündürebilecek erken işaretlere dikkat çeken Aydın, şunları söyledi:</p>
<p>“Ateşe, yangınlara, itfaiyeye aşırı ilgi, küçük çaplı ateşler yakma davranışı, yangın öncesinde huzursuzluk, sonrasında rahatlama, yangınların çıkar sağlamak ya da mesaj vermek amacıyla yapılmaması. Aileler ve öğretmenler için uyarı sinyalleri ise şöyle sıralanabilir: Çocuğun gizlice kibrit ya da çakmak taşıması, eşyalarının arasında yanık kokulu materyaller bulunması, sık sık küçük ateşler yakması, yangın sonrası ‘içim ferahladı’ gibi ifadeler kullanması.”</p>
<p><strong>Tedavinin temeli terapi!</strong></p>
<p>Tedavi için piromaniye özgü bir ‘ilaç’ olmadığını hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Ancak tedavi, özellikle psikoterapi ile mümkün.” dedi.</p>
<p>Bilişsel davranışçı terapide dürtüyü fark etme, geciktirme, yerine başka yollar koyma, yangın güvenliği eğitimi gibi teknikler kullanıldığını aktaran Aydın, diğer tedavi yöntemlerinden bahsederek sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Aile temelli programlarda çocuk ve ergenler aileyle birlikte yürütülen programlara alınır ve bunlar çok önemlidir. Multisistemik terapide çocuk, aile, okul, arkadaş çevresi ve toplumla birlikte ele alınır. Bu yöntem, yangın çıkarma davranışı da dâhil olmak üzere birçok riskli davranışı azaltmada etkili bulunmuştur. İlaç desteği eşlik eden depresyon, kaygı, dürtüsellik gibi bazı vakalarda kullanılabilir. Antidepresanlar veya naltrekson gibi ilaçlar vaka bazında tercih edilebilse de kanıtlar sınırlıdır. Tedavi süresi kişiye göre değişir. Çoğunlukla birkaç aylık yoğun terapi ve sonrasında uzun süreli takip gerekir. Başarı oranı, özellikle erken dönemde fark edilirse ve aile-uzman işbirliği sağlanırsa oldukça artar.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/atesle-oynamak-nadir-bir-sorunun-belirtisi-olabilir-yangina-karsi-durdurulamayan-tutku-piromani-578848">Ateşle oynamak nadir bir sorunun belirtisi olabilir! Yangına karşı durdurulamayan tutku: Piromani</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüm yollar Büyükşehir&#8217;le Kocaeli Stadı&#8217;na çıkar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/tum-yollar-buyuksehirle-kocaeli-stadina-cikar-564020</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 15:29:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[büyükşehirle]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[stadına]]></category>
		<category><![CDATA[tüm]]></category>
		<category><![CDATA[yollar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=564020</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 yıl aradan sonra Süper Lig’e yükselen Kocaelispor, yeni sezondaki ilk saha maçını 16 Ağustos Cumartesi günü (yarın) saat 19.00’da Samsunspor ile oynayacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-yollar-buyuksehirle-kocaeli-stadina-cikar-564020">Tüm yollar Büyükşehir&#8217;le Kocaeli Stadı&#8217;na çıkar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16 yıl aradan sonra Süper Lig’e yükselen Kocaelispor, yeni sezondaki ilk saha maçını 16 Ağustos Cumartesi günü (yarın) saat 19.00’da Samsunspor ile oynayacak. Bu kapsamda harekete geçen Büyükşehir Belediyesi, yeni sezonun ilk ilk iç saha maçı öncesinde yeşil-siyahlı taraftarların Kocaeli Stadı’na ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ek otobüs seferleri ve ring hatlarını devreye aldı.</p>
<p><b>MAÇA GİDİŞ GELİŞLER DAHA KOLAY</b><br />Büyükşehir Belediyesi, temsilcimiz Kocaelispor’un Samsunspor ile oynayacağı Süper Lig maçı öncesi ulaşım seferberliği başlattı. Buna göre vatandaşların stada kolay ulaşımı için şehir merkezi ve ilçelerden ek otobüs ve tramvay seferleri düzenlenecek. Kocaelispor-Samsunspor mücadelesini yerinde takip etmek isteyen vatandaşlar, şehir merkezinden ve ilçelerden T1 Kuruçeşme-Otogar tramvay hattı ile 15KS, 26S, 150KS, 152KS, 216KS, 204KS, 435KS, 750KS ve 801KS otobüs hatları ile Kocaelispor Stadı’na ulaşım sağlayabilecek. </p>
<p><b>TÜM İLÇELERDEN SEFERLER YAPILACAK</b><br />Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan düzenleme ile birlikte 16 Ağustos Cumartesi günü (yarın) saat 19.00’da Kocaeli Stadı’nda oynanacak karşılaşma öncesinde İzmit merkez başta olmak üzere Gebze, Dilovası, Derince, Körfez, Başiskele, Gölcük, Karamürsel ve Kartepe ilçelerinden stada doğrudan ulaşım sağlayacak özel otobüs hatları hizmet verecek.</p>
<p><b>HANGİ HATLAR STADA GİDER?</b><br />15KS ile İzmit otogar bölgesinden, 26S ile Batı Terminali D-100 karayolu güzergâhından, 150KS ile Körfez-Derince D-100 karayolu güzergâhından, 152S ile Körfez alt yolu takiben Derince-İzmit otogar güzergâhından, 216S ile Batı Terminali D-100 karayolu güzergâhından, 204KS ile Maşukiye-Derbent- Suadiye ve Arslanbey güzergâhından, 435KS ile Gebze Center-Dilovası-Körfez-Derince ve İzmit D1-00 güzergâhından, 750KS ile Karamürsel-Gölcük ve Başiskele güzergâhından, 801KS ile de Kandıra ve İzmit otogar 15KS aktarması ile Kocaeli Stadı’na ulaşım sağlanabilecek.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/tum-yollar-buyuksehirle-kocaeli-stadina-cikar-564020">Tüm yollar Büyükşehir&#8217;le Kocaeli Stadı&#8217;na çıkar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hangi burcun kadını ne şekilde baştan çıkar?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hangi-burcun-kadini-ne-sekilde-bastan-cikar-562176</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Aug 2025 15:37:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[baştan]]></category>
		<category><![CDATA[burcun]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[hangi]]></category>
		<category><![CDATA[kadını]]></category>
		<category><![CDATA[şekilde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=562176</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlar nasıl baştan çıkar? Bu sorunun herkesi kapsayan tek bir cevabı yoktur. Çünkü kadın erotizmi, fiziksel arzular kadar zihinsel ve duygusal uyaranlarla da şekilleniyor. Ama burçlarına göre kadınların neyden tahrik olduklarını belirlemek ve nasıl bir atmosferde erotik kıvılcımı hissettiklerini keşfetmek mümkün.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hangi-burcun-kadini-ne-sekilde-bastan-cikar-562176">Hangi burcun kadını ne şekilde baştan çıkar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>13 milyonu aşkın kullanıcısıyla Avrupa’nın en popüler gizli ilişkiler platformu olan Fransız menşeli Gleeden sitesinin, Türkiye’den giriş yapan 1.763 kadın kullanıcısıyla gerçekleştirdiği anketin sonuçları oldukça çarpıcı. “Sizi en çok ne baştan çıkarır?” sorusuna verilen cevaplar, kadınların astrolojik profillerine göre dikkat çekici bir şekilde farklılaşıyor ve burçlar özelinde benzer eğilimler yoğunlaşıyor.</p>
<p>İşte burçlara göre kadınların erotik uyarılma haritası:</p>
<ul>
<li><strong>Koç Kadını:</strong> Dürtüseldir. Hızlı gelişen dokunuşlar, ani öpücükler ve cesur bakışlar onu anında yakalar.</li>
<li><strong>Boğa Kadını:</strong> Duyusaldır. Tensel temas, kaliteli bir parfüm ve etkileyici bir ses tonu onu baştan çıkarır.</li>
<li><strong>İkizler Kadını:</strong> Sapyoseksüeldir. Beyinsel bir oyundur onun için erotizm. Zekice imalar, kelimelerle yapılan atraksiyonlar onun tahrik noktasıdır.</li>
<li><strong>Yengeç Kadını:</strong> Duygusaldır. İçten bir sarılma, şefkatli sözler ve yatakta güvende olma hissini ararlar.</li>
<li><strong>Aslan Kadını:</strong> Egosantriktir. İltifatlar, ilgi odağı olmak ve hayranlık dolu bakışlarla süzülmek onun erotik parfümüdür.</li>
<li><strong>Başak Kadını:</strong> Düzencidir. Temiz, her şeyin yerli yerinde olduğu düzenli bir ortam, uyumlu giyim ve küçük detaylara verilen özen onu harekete geçirir.</li>
<li><strong>Terazi Kadını:</strong> Sanatsaldır. Estetik kaygı, hafif müzik ve zarif bir yaklaşım ister. Erotik uyarılma onun için görsel bir sanat niteliğindedir.</li>
<li><strong>Akrep Kadını:</strong> Gizemlidir. Hayal gücünü canlandıran sözler, tamamlanacak boşluklar ve dominant enerji onu çeker. Akrep kadınları için erotizm daima karanlıkta başlar.</li>
<li><strong>Yay Kadını:</strong> Maceracıdır. Yenilik ve özgürlük hissi olmazsa olmazıdır. Farklı yerler, spontane öpücükler ve minik sınır ihlalleri onu uyarır.</li>
<li><strong>Oğlak Kadını:</strong> Kontrolcüdür. Planlı adımlar, başarı hissi ve hedefe ulaşma arzusu onu tahrik eder. Gücü elinde tutarken arzunun da iplerini bırakmaz.</li>
<li><strong>Kova Kadını:</strong> Aykırıdır. Farklılık onu çeker. Klişeler değil, sıra dışı deneyimler ve alışılmadık sözler onun tahrik noktasıdır.</li>
<li><strong>Balık Kadını:</strong> Romantiktir. Masalsı bir atmosferde kaybolmak ister. Mum ışığı, yavaşça fısıldanan cümleler ve duygusal dalgalarla baştan çıkar.</li>
<li></li>
<li>Gleeden İletişim Direktörü Solène Paillet’in yorumu: “Kadınlar için arzu, yalnızca fiziksel bir dürtü değil aynı zamanda zihinsel, duygusal ve astrolojik uyumun bir sentezi gibidir. Burçlar, kadınların hangi sinyallere açık olduğunu gösteren birer pusula niteliğindedir. Baştan çıkarılma, kadınlarda yalnızca tensel temasla değil, ruhsal ve duyusal uyaranlarla da tetiklenir.”</li>
</ul>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hangi-burcun-kadini-ne-sekilde-bastan-cikar-562176">Hangi burcun kadını ne şekilde baştan çıkar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günümüzde arkadaşlıklar çıkar üzerinden kuruluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gunumuzde-arkadasliklar-cikar-uzerinden-kuruluyor-544714</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2025 08:28:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[günümüzde]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluyor]]></category>
		<category><![CDATA[üzerinden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=544714</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Arş.  Gör. Dr. Berat Dağ, günümüz arkadaşlık ilişkilerini değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunumuzde-arkadasliklar-cikar-uzerinden-kuruluyor-544714">Günümüzde arkadaşlıklar çıkar üzerinden kuruluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Arş.  Gör. Dr. Berat Dağ, günümüz arkadaşlık ilişkilerini değerlendirdi.</p>
<p><strong>Bir yandan yoldaşlık geleneği sürüyor</strong></p>
<p>Toplumların tarihî ve coğrafî farklılıklara göre, inşa ettiği arkadaşlık ilişkilerinde süreklileşen ve değişen nitelikleri olduğunu ifade eden Dr. Berat Dağ, “Bu bağlamda, toplumsal ilişkilerin giderek para, statü ve siyasî güç ekseninde temellenmeye başlamasının, arkadaşlık anlayışını etkilediği savunulabilir. Buna rağmen, günümüzde hâlâ Doğulu toplumlara özgü sınanmış dayanışmacı ilişkilere dayanan arkadaşlık örneklerine rastlamak mümkündür. Dolayısıyla, toplumların mevcut arkadaşlık ilişkilerinde bir yandan yoldaşlık geleneğini sürdürürken, diğer yandan da çıkar ilişkileri üzerinden şekillenen değişimleri deneyimledikleri ileri sürülebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Teknolojideki değişim arkadaşlık ilişkilerini farklılaştırdı</strong></p>
<p>Dijitalleşme ve sosyal medyanın, arkadaşlık ilişkileriyle karşılıklı bir etkileşim içerisinde olduğunu anlatan Dr. Berat Dağ, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu çerçevede, arkadaşlık ilişkilerindeki dönüşüm, teknolojinin niteliğini belirleyen unsurlardan biri olarak değerlendirilebilir. Ancak teknolojideki değişim de eşzamanlı olarak arkadaşlık ilişkilerinin farklılaşmasında etkili bir süreçtir. Bu bağlamda, arkadaşlık ilişkileri bireycilik temelinde inşa edildiği sürece, teknoloji de bu inşa üzerinden şekillenecektir. Aynı şekilde, bireyciliğe odaklı bir teknolojiyle etkileşime giren bireylerin, kendi arkadaşlık ilişkilerini bu etkileşime göre düzenlemeleri de son derece olasıdır. Öte yandan, bu karşılıklı etkileşimi hem dijitalleşme ve sosyal medya hem de arkadaşlık ilişkileri açısından eşitlikçi, özgürlükçü ve dayanışmacı değerlerle temellendirmek de her zaman mümkündür.&#8221;</p>
<p><strong>Günümüzde arkadaşlık ilişkileri yüzeysel bir hâl aldı</strong></p>
<p>Z kuşağının arkadaşlık kurma biçimleri ile X veya Baby Boomer kuşaklarının arkadaşlık anlayışları arasındaki fark olup olmadığına da değinen Dr. Berat Dağ, “Aslında kuşak kavramı oldukça muğlak anlamlar içermektedir. Zira bireylerin, toplulukların ve toplumların ekonomik, siyasî ve zihinsel farklılıklarına dayanarak net çizgilerle bir kuşak tanımı yapmak oldukça zordur. Bu nedenle, toplumların coğrafi ve tarihsel bağlamda ortaya koyduğu süreklilik ve değişimleri dikkate alarak, arkadaşlık ilişkilerinin benzer ve farklı yönlerini somutlaştırmak daha anlamlı bir yaklaşım olacaktır. Bu tür bir somutlaştırma sonucunda, geçmişteki ve günümüzdeki arkadaşlık ilişkilerinin birbirine eklemlenen karmaşık bir toplumsal yapı oluşturduğu görülebilir. Başka bir deyişle, günümüzde arkadaşlık ilişkilerinin giderek daha temelsiz ve yüzeysel bir hâl aldığı yönünde bir eğilim gözlemlenmektedir. Ancak buna rağmen, toplumlarda hâlâ derinlikli ve bütünlüklü arkadaşlık biçimlerinin varlığını sürdürdüğünü fark etmek de mümkündür.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Son elli yıllık süreçte bireyin dönüşümü nasıl oldu? </strong></p>
<p>Arkadaşlık ilişkilerinin, her zaman ve mekânda hem uzun ömürlü hem de kısa süreli örnekler ortaya koyduğunu ifade eden Dr. Berat Dağ, “Özellikle son elli yıllık süreçte birey, toplum ve devletin kaygan, değişken, sanal ve parçalı bir düzlemde birbiriyle etkileşime girdiği açıkça görülmektedir. Bu noktada, iktisat, siyaset ve zihniyet kurumlarıyla bireysel duygu, düşünce ve eylem biçimlerinin, aşırı bir öznelleşme ve nesnelleşme bağlamında inşa edildiği belirtilmelidir. Zira, son dönemde dünyada sürekli değişen ve farklılaşan hazların peşine düşerek varlık kazanmaya çalışan, fakat içinde bulunduğu toplumu fark edemeyen bir kitle oluşmuştur. Herkesin yalnızca kendi çıkarlarını gözeterek birbirine dönüştüğü mekân ve zamanlarda, sahici ve dengeli yapılar ile etkileşimler üretmek son derece güç hâle gelmiştir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yalnızlığı bilinçli tercih edenler de var</strong></p>
<p>Günümüzde, dünya ölçeğinde yalnızlığa itilen ya da kendisini çevresinden tecrit eden gençler olduğu gibi, yalnızlığı ya da çevresiyle birlikte yaşamayı bilinçli olarak tercih eden gençlerin de olduğunu dile getiren Dr. Berat Dağ, “Dolayısıyla, bu çeşitlilik içinde gençlerin derinlikli ve bütünlüklü toplumsal ilişkiler kurmasının önemi üzerinde durmak daha yerinde olacaktır. Zira bu önem doğrultusunda hareket edildiğinde ister yalnızlığı ister çevresiyle birlikte yaşamayı tercih etsin, gençlerin tutumu temel bir farklılık oluşturmayacaktır. Asıl belirleyici olan, gençlerin toplumsal bir varlık olmayı hedefleyerek yapacakları tercihlerdir. Bu yaklaşım, gelecekte birbirinden tamamen kopmuş bireylerden oluşan bir kalabalığın dünya çapında hâkimiyet kurmasını engelleyebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Son elli yılda çok çeşitli arkadaşlık biçimleri oldu</strong></p>
<p>Son elli yıllık süreçte, toplumların hem tanım hem de uygulama açısından çok çeşitli arkadaşlık biçimlerine sahne olduğunu anlatan Dr. Berat Dağ, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu bağlamda, günümüzde dahi her yaş grubunda, cinsiyette, meslek alanında ve toplumsal sınıfta; emek ve güven temelinde değer kazanan sağlam arkadaşlık örneklerine rastlamak mümkündür. Öte yandan, aynı dönemde ortaya çıkan aşırı bireyci yapı ve etkileşim biçimleri, toplumlar açısından ciddi bir risk halini almıştır. Nitekim bu yeni süreçte, arkadaşlık ilişkilerinin çıkarcılık mefhumu çerçevesinde şekillenmeye başlaması oldukça dikkat çekicidir. Bu nedenle, her toplumun kendi özgün nitelikleri doğrultusunda bireyselliği koruyan bir toplumsallığın imkânlarını tartışması büyük önem taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gunumuzde-arkadasliklar-cikar-uzerinden-kuruluyor-544714">Günümüzde arkadaşlıklar çıkar üzerinden kuruluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nedir-nasil-ortaya-cikar-456893</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 May 2024 08:08:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=456893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her insanın beyninde elektrik aktivitesi vardır. Bu elektriksel aktivite arttığında epilepsi ya da sara hastalığı dediğimiz tablo ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nedir-nasil-ortaya-cikar-456893">Epilepsi Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beyinde bulunan nöronlarda ani ve kontrolsüz deşarjlar olur. Bunun sonucunda da istemsiz kasılmalar bilinç değişiklikleri ve duygusal değişiklikler oluşur. </p>
<p>Epilepsi nöbetler halinde olan bir hastalıktır ve nöbet aralarında hasta sağlıklıdır. Nöbet tipleri basitçe parsiyel ve jeneralize olarak iki ayrılır. Bunların yanı sıra başkalarının dışarıdan fark edemeyeceği hafif nöbet tipleri de mevcuttur. Nöbetler 30 saniye ile 2 dakika arasında sürer. Bazı epilepsi nöbetleri 5 dakikadan uzun sürebilir ve o zaman status epileptikus tablosundan söz edilir. </p>
<p><strong>Epilepsi Belirtileri Nelerdir ve Tanısı Nasıl Konur?</strong></p>
<p>Epilepsi nedenleri arasında doğumsal anomaliler, doğum travması, beyin-damar hastalıkları, beyin iltihaplanması, beyin tümörleri yer almaktadır. </p>
<p>Epilepsi tanısı fizik muayenesinin ardından Kranial BT, MR görüntüleme ve EEG tetkikleriyle konur. Epilepsi tanısı almış hastalara epilepsi nöbetlerini durdurmak için anti-epileptikler başlanır. İlaçlarla kontrol altına alınamayan nöbetlerde cerrahi yöntemlere de başvurulabilir. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/epilepsi-nedir-nasil-ortaya-cikar-456893">Epilepsi Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sporun tadı Nesfit ile çıkar</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sporun-tadi-nesfit-ile-cikar-441375</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2024 21:02:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çıkar]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[nesfit]]></category>
		<category><![CDATA[sporun]]></category>
		<category><![CDATA[tadı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=441375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nesfit, “İyi yaşamak senin Nesfit’inde” dediği yeni reklam filminde ünlü voleybolcu Meryem Boz ve içerik üreticisi Uğur Şengül’ü bir araya getirdi. Meryem ile Uğur’un ilk defa ayak tenisi oynadığı reklam filmi, #NesfitChallenge ile herkesi yeni bir deneyime davet ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sporun-tadi-nesfit-ile-cikar-441375">Sporun tadı Nesfit ile çıkar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nesfit, “İyi yaşamak senin Nesfit’inde” dediği yeni reklam filminde ünlü voleybolcu Meryem Boz ve içerik üreticisi Uğur Şengül’ü bir araya getirdi. Meryem ile Uğur’un ilk defa ayak tenisi oynadığı reklam filmi, #NesfitChallenge ile herkesi yeni bir deneyime davet ediyor. </strong></p>
<p>Vitamin ve minerallerle zenginleştirilen tam tahıllı Nesfit, “İyi yaşamak Senin Nesfit’inde” kampanyasının yeni reklam filmini izleyicilerinin beğenisine sundu. Nesfit marka elçisi Meryem Boz’un yeniden kamera karşısına geçtiği reklam filminde bu kez ünlü voleybolcuya Uğur Şengül eşlik etti. </p>
<p>Filmde Uğur Şengül, voleybol antrenmanına başlarken gördüğümüz Meryem Boz’u yepyeni bir deneyime davet ediyor. Ayak tenisi oynanırken yaşanılan eğlenceli anlara odaklanılan filmde ikili, sporun tadını hem Nesfit bar hem de Nesfit Kahvaltılık Gevrek ile çıkartıyor. </p>
<p>İzleyicileri yeni bir spor denemeye çağıran reklam filmi McCann imzası taşıyor, filmin yönetmen koltuğunda ise Deniz Özgün oturuyor.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sporun-tadi-nesfit-ile-cikar-441375">Sporun tadı Nesfit ile çıkar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
