<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cerrahisinde | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cerrahisinde/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cerrahisinde</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Feb 2026 15:49:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>cerrahisinde | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cerrahisinde</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Menisküs Cerrahisinde Türkiye&#8217;de Bir İlk, DEÜ&#8217;de Gerçekleşti!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-deude-gerceklesti-616708</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Feb 2026 15:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gerçekleşti]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[menisküs]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616708</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menisküs cerrahisinde güncel yaklaşımların ele alındığı sempozyum, alanında uzman isimlerin katılımıyla DEÜ Tıp Fakültesi Konferans Salonunda yoğun ilgiyle başladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-deude-gerceklesti-616708">Menisküs Cerrahisinde Türkiye&#8217;de Bir İlk, DEÜ&#8217;de Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Menisküs cerrahisinde güncel yaklaşımların ele alındığı sempozyum, alanında uzman isimlerin katılımıyla DEÜ Tıp Fakültesi Konferans Salonunda yoğun ilgiyle başladı. Programa; DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bayrak, DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuğra Gençpınar, akademisyenler, sağlık profesyonelleri, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.</p>
<p><b>“TÜRKİYE’DE BİR İLKE İMZA ATMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ”</b></p>
<p>Sempozyumun açılışında konuşan Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, DEÜ’nün sağlık alanındaki öncü rolüne dikkat çekerek, “Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, sağlık alanındaki bilimsel gelişmelere katkı sunmaya ve geleceğin hekimlerinin yetişmesine destek olmaya devam ediyoruz. Bu sempozyum ile Türkiye’de bir ilke imza atmanın heyecanını ve gururunu yaşıyoruz,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>CANLI CERRAHİ YAYINIYLA EĞİTİM FIRSATI</b></p>
<p>İki bölümden oluşan sempozyumun ilk bölümünde, menisküs cerrahisinde güncel teknikler ve tedavi yaklaşımları, alanında uzman hekimlerin sunumlarıyla ele alındı. Programın ikinci bölümünde ise Türkiye’de ilk kez menisküs kök tamiri ve menisküs transplantasyonu ameliyatları, aynı sempozyum kapsamında canlı cerrahi yayını eşliğinde ve eğitim amaçlı olarak gerçekleştirildi. Bu uygulama, katılımcılara cerrahi süreçleri eş zamanlı olarak gözlemleme ve bilimsel değerlendirme imkânı sundu.</p>
<p>Menisküs transplantasyonu ameliyatını gerçekleştiren DEÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Kehribar, böylesine önemli ve öncü bir bilimsel organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını belirterek, sempozyumun hem eğitim hem de bilimsel gelişim açısından önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p>
<p> </p>
<p><b>“TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN UZMANLAR DEÜ’DE BULUŞTU”</b></p>
<p>Ameliyat öncesi değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Lokman Kehribar, sempozyumun kapsamına ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p>
<p>“Bugün bizim için özel bir gün oldu. Anatomisinden cerrahisine, tedavisinden ameliyatına, spora dönüş sürecinden rehabilitasyona kadar pek çok başlıkta, Türkiye’nin dört bir yanından gelen değerli hocalarımız sunumlar gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde ise canlı cerrahi ameliyatları gerçekleştirdik. Bu program, Türkiye’nin farklı illerinden çevrim içi olarak izlenirken, sempozyum salonunda bulunan katılımcılarımız da ameliyatları eş zamanlı takip ederek sorularını yöneltme imkânı buldu. Alanında önemli isimlerin tecrübelerinden faydalanmak hem bilimsel gelişim hem de eğitim açısından büyük önem taşıyor.”</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyum, menisküs cerrahisine yönelik güncel yaklaşımların paylaşılmasına ve genç hekimlerin eğitimine katkı sunarken, canlı cerrahi uygulamalarıyla Türkiye’de bu alanda gerçekleştirilen öncü bilimsel organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-deude-gerceklesti-616708">Menisküs Cerrahisinde Türkiye&#8217;de Bir İlk, DEÜ&#8217;de Gerçekleşti!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jan 2026 07:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Pili]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[parkinson]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yenilik]]></category>
		<category><![CDATA[yıllar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=607136</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumda genellikle “titreme hastalığı” olarak bilinen Parkinson hastalığı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136">Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda genellikle “titreme hastalığı” olarak bilinen Parkinson hastalığı, son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen</strong> “Parkinson hastalığı titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertleşme ve denge sorunları gibi belirtilerle seyreder. Son yıllarda yapılan gözlemler, tanısı genellikle <strong>50–55 yaş civarında</strong> konulan hastalığın daha genç yaşlarda da ortaya çıktığını göstermektedir” diyor. Sevindirici olan gelişmenin ise; tıp teknolojisindeki hızlı gelişmelerle hastalığın cerrahi tedavisinde daha esnek yaklaşımlar uygulanabilmesi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kertmen, ileri teknoloji döneminin getirdiği yenilikleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Beyinde hücre yıkımıyla ilerleyen ve Alzheimer’dan sonra görülme sıklığında ikinci sırada yer alan Parkinson hastalığı günümüzde artık genç yaşlarda da kapıyı çalabiliyor. Bu durumun ‘erken başlangıçlı Parkinson hastalığı’ olarak tanımlandığını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen</strong> “Günümüzde Parkinson hastalarının yaklaşık yüzde <strong>5–10’unda hastalık 40 yaşından önce</strong> başladığı görülmektedir. Erken yaşta Parkinson hastalığında genetik faktörler önemli rol oynamaktadır. Ayrıca <strong>bazı tarım ilaçları, ağır metallere maruz kalma ve hava kirliliği gibi çevresel etkenler</strong> de hastalığın daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına neden olabilmektedir” diyor.</p>
<p><strong>Günümüzde daha erken tanı konulabiliyor</strong></p>
<p>Son yıllarda tıp teknolojisinin gelişmesi ve toplumsal farkındalığın artmasıyla hastalığa daha erken ve daha doğru tanı konulabildiğini <strong>söyleyen Prof. Dr. Kertmen “</strong>Parkinson’un ilk ve en önemli tedavisi <strong>ilaç tedavisidir</strong>. Hastalığın ilk yıllarında özellikle dopamin içeren ilaçlar, genellikle çok iyi sonuç verdiği için halk arasında <strong>“balayı dönemi”</strong> olarak adlandırılır. Ancak zamanla ilaçların etki süresi kısalır; gün içinde daha sık ilaç alma ihtiyacı doğar. Bazı hastalarda ilaçlara bağlı istem dışı aşırı hareketler ortaya çıkabilir, doz sonu kötüleşmeleri yaşanabilir ve yaşam kalitesi belirgin şekilde bozulur. Bu durumlarda, titremesi kontrol altına alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir” diyor. </p>
<p><strong>Temel hedef, başkalarına bağımlılığı azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak</strong></p>
<p>Cerrahi tedavinin (beyin pili) her hastaya, hemen uygulanan bir yöntem olmadığını, uygun hastalarda cerrahinin daha erken dönemde uygulanmasının ise çok büyük faydalar sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Kertmen şöyle konuşuyor: “Böylece hastanın başkalarına bağımlılığı azalır ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artar. Hastaların büyük bölümünde ilaç ihtiyacı azalırken, bazılarında hiç gerek kalmaz. Tedavi süreci, hastanın klinik durumuna göre yeniden düzenlenir. Cerrahi sonrası düzenli kontroller, pil ayarlarının yapılması ve egzersiz ile fizik tedavinin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi durumunda ise hastanın kendi yemeğini yiyebilmesi, düğmesini ilikleyebilmesi ve daha güvenli yürüyebilmesi gibi becerilerin kazanımıyla bağımsız bir yaşam sürmesi mümkün olabilmektedir.”</p>
<p><strong>Beyin pili için artık uzun yıllar beklemek gerekmiyor</strong></p>
<p>Eskiden geçerli olan “beyin pili için mutlaka yıllarca beklemek gerekir” anlayışının günümüzde yerini hastaya özel ve bilimsel verilere dayanan daha esnek bir yaklaşıma bıraktığını belirten Prof. Dr. Hüseyin Hayri Kertmen “Tanının net konulması ve ilaçlardan sağlanan faydanın azalması durumunda, uygun hastalarda beyin pili ameliyatı için artık yıllarca beklemek gerekmiyor. Ancak ameliyat kararı; nöroloji ve beyin cerrahisi başta olmak üzere deneyimli bir ekip tarafından, hastanın genel durumu, zihinsel ve psikolojik özellikleri de göz önünde bulundurularak verilmelidir. Buradaki temel amaç; acele etmek değil, hastaya en fazla faydayı sağlayacak doğru zamanı yakalamaktır” diyor.</p>
<p><strong>Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</strong></p>
<p>Parkinson hastalığının cerrahi tedavisinde son yıllarda önemli teknolojik ilerlemeler sayesinde, özellikle beyin pili (Derin Beyin Stimülasyonu) uygulamalarının, geçmişe kıyasla hem daha hassas hem de hastaya özel çözümler sunabilir hale geldiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kertmen 5 önemli yeniliği şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Günümüzde kullanılan yönlendirilebilir elektrotlar sayesinde, tedavi etkinliği artarken, konuşma bozukluğu vb yan etkiler azalmaktadır. </li>
<li>Akıllı (adaptif) beyin pili sistemleri sayesinde tedavi daha dengeli, daha kişiselleştirilmiş ve daha etkili olabilmektedir. </li>
<li>Cerrahi tekniklerdeki gelişmeler sayesinde, ameliyat esnasında artık çoğu hastanın uyanık kalma zorunluluğu yoktur. </li>
<li>Gelişmiş görüntüleme yöntemleri kullanılarak elektrotlar, hasta genel anestezi altındayken milimetrik doğrulukla hedef bölgeye yerleştirilebilmekte, bu da ameliyat sürecini hasta açısından daha konforlu hale getirmektedir. </li>
<li>Yeni nesil şarj edilebilir ve uzun ömürlü pil sistemleri ile pil değişim sıklığı önemli ölçüde azalmıştır. Kablosuz olarak şarj edilebilen bu piller, 10–15 yıla kadar kullanılabilmekte ve hastaların tekrar ameliyat olma ihtiyacını büyük ölçüde azaltmaktadır</li>
</ul>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/parkinson-cerrahisinde-5-onemli-yenilik-607136">Parkinson cerrahisinde 5 önemli yenilik</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Apaydın&#8217;ın yeni kitabı burun cerrahisinde referans niteliği taşıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-apaydinin-yeni-kitabi-burun-cerrahisinde-referans-niteligi-tasiyor-565948</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Aug 2025 07:54:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[apaydının]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[referans]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fazıl Apaydın’ın yazarı olduğu “Septal Surgery Challenges in Rhinoplasty” isimli kitap raflardaki yerini aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-apaydinin-yeni-kitabi-burun-cerrahisinde-referans-niteligi-tasiyor-565948">Prof. Dr. Apaydın&#8217;ın yeni kitabı burun cerrahisinde referans niteliği taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fazıl Apaydın’ın yazarı olduğu “Septal Surgery Challenges in Rhinoplasty” isimli kitap raflardaki yerini aldı. Eser, burun cerrahisinde zengin ve pratik bir kaynak olarak genç cerrahların beğenisine sunuldu. KBB Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serdar Akyıldız ve Prof. Dr. Fazıl Apaydın, EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret ederek kitabı takdim ettiler.</p>
<p>Tıp literatürüne kazandırdığı eserden ötürü Prof. Dr. Apaydın’ı tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Sağlık temalı bir üniversite olarak bu alana yönelik projeler geliştirirken aynı zamanda literatüre de katkı sunmaya devam ediyoruz. Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı öğretim üyemiz Prof. Dr. Fazıl Apaydın’ın eseri, burun cerrahisinde özellikle genç cerrahlara önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Bilime verdiği katkılardan ötürü hocamızı tebrik ediyorum” dedi.</p>
<p>Eser hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fazıl Apaydın, “İki yıllık titiz çalışmanın ardından, tam da hayal ettiğim gibi bu kitabı tamamlamanın gururunu ve sevincini yaşıyorum. Bu kapsamlı kitapta, burun estetiğinde septal ameliyatın her yönünü inceledim ve doğru burun septum yönetiminin önemine dikkat çektim.<br />
35 yıllık cerrahi deneyim ve akademik bilgim üzerine çizim yaparak septal sapmaların sınıflandırılmasından geleneksel ve modern tekniklere, caudal ve dorso-caudal sapmalardan dorsal korunmaya kadar birçok konuyu anlattım.<br />
Hedefim burun estetiği ile ilgilenen her seviyeden cerrahlar için görsel olarak zengin ve pratik bir kaynak yaratmaktı. Bu yolculukta emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler ederim” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-apaydinin-yeni-kitabi-burun-cerrahisinde-referans-niteligi-tasiyor-565948">Prof. Dr. Apaydın&#8217;ın yeni kitabı burun cerrahisinde referans niteliği taşıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Kalp Sağlığı Uzmanları Kalp Cerrahisinde İleri Teknolojileri Paylaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/unlu-kalp-sagligi-uzmanlari-kalp-cerrahisinde-ileri-teknolojileri-paylasti-406469</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Sep 2023 11:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[ileri]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[paylaştı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=406469</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalp hastalıkları dünyada ve ülkemizde en yaygın sağlık sorunlarının başında geliyor. Gelişen teknoloji ile birlikte kalp sağlığı konusunda önemli adımlar atılıyor ve tedavide devrim niteliğindeki yenilikler hastaların konforunu artırıyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-kalp-sagligi-uzmanlari-kalp-cerrahisinde-ileri-teknolojileri-paylasti-406469">Ünlü Kalp Sağlığı Uzmanları Kalp Cerrahisinde İleri Teknolojileri Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalp hastalıkları dünyada ve ülkemizde en yaygın sağlık sorunlarının başında geliyor. Gelişen teknoloji ile birlikte kalp sağlığı konusunda önemli adımlar atılıyor ve tedavide devrim niteliğindeki yenilikler hastaların konforunu artırıyor. Ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen bilimsel toplantılar, araştırmacıların en son bulgularını paylaşmalarına ve yeni tedavi yöntemlerini tartışmalarına olanak tanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Memorial Sağlık Grubu tarafından 2’ncisi düzenlenen “Cardiac Memorial 23” toplantısı deneyimli kalp cerrahlarını tekrar bir araya getirdi. Toplantıda “Minimal İnvaziv ve Robotik Kalp Cerrahisi’nde İleri Teknikler” başlığı altında canlı cerrahiler gerçekleştirildi ve toplumda görülme sıklığı giderek artan kalp-damar hastalıklarının minimal invaziv ve robotik cerrahi gibi kapalı yöntemlerle tedavisi, bilim insanları tarafından ele alındı. </p>
<p> </p>
<p>Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan Durdu ve Prof. Dr. Mehmet Çakıcı’nın destekleri ile düzenlenen “Cardiac Memorial 23” sempozyumu 16 Eylül 2023 tarihinde The Ankara Hotel Konferans Salonu’nda yapıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını ise dünyaca ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez yaptı. Bu yılki toplantıda 3 canlı ameliyat gerçekleştirildi. Bu kapsamda 2 hastaya total endoskopik koroner bypass ve 1 hastaya total endoskopik aort kapak değişimi yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>Kalp cerrahisinde minimal invaziv yöntemler ile ilgili modern uygulamalar ve yenilikler konuşulup, bilgi alışverişinin yapıldığı organizasyon “Minimal İnvaziv Koroner Bypass Cerrahisinde Gelişmeler ve Yenilikler” ve  “Minimal İnvaziv Aort Cerrahisi” olmak üzere iki oturum şeklinde gerçekleştirildi. Kalp cerrahisi ile ilgili değerli bilgilerin paylaşıldığı programda vaka sunumları da yapıldı. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Kalpte küçük kesi yöntemi ve robotik cerrahi hastaların tedavi konforunu artırıyor” </strong></p>
<p>Günümüzdeki teknolojik gelişmeler ile birlikte kalp ve damar ameliyatlarının göğüs kafesi tamamen açılmadan minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini belirten Prof. Dr. Serkan Durdu, katılımın yoğun olduğu “Cardiac Memorial 23” toplantısı ile ilgili şu bilgileri verdi: </p>
<p>“Dünyanın pek çok ülkesinden ve yurt içinden gelen kalp cerrahlarına minimal invaziv (küçük kesi) ve robotik kalp cerrahisini canlı ameliyatlarla uygulamalı olarak gösterdik, toplam 200 cerrahın katıldığı organizasyon için Almanya, İngiltere, Irak, İran, Belçika ve Türki Cumhuriyetlerden de yaklaşık 25 yabancı cerrah ülkemize geldi. İkisi koroner bypass ameliyatı, biri de kapak operasyonu olmak üzere minimal invaziv cerrahiyle üç canlı cerrahi gerçekleştirdik. Ameliyat esnasında göğüs kafesi açılmadığı için kemik problemleri, yara yeri enfeksiyonları, akciğer sorunları ve kanama riski olmuyor, böylece hastalarımız kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Körfez ülkeleri başta olmak üzere Avrupa’dan  Almanya, İsveç, Norveç, Ukrayna ve hatta Rusya’dan da hastalar küçük kesi ve robotik kalp cerrahi operasyonu için ülkemizi tercih ediyor.”   </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Genç kalp cerrahları, robotik ve minimal invaziv kalp cerrahisinin dünyaca ünlü mentorları ile bir araya geldi”</strong></p>
<p>Toplantıda cerrahinin ulaştığı en ileri seviye olarak nitelenen robotik kalp cerrahisindeki önemli gelişmelerin aktarıldığını ve yeniliklerin paylaşıldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, ‘’Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Cardiac Memorial 23 toplantısında, robotik ve minimal invaziv kalp cerrahisinin dünyaca ünlü mentorların da katılımı ile bu programı gerçekleştirdik. Robotik ve minimal invaziv kalp cerrahisindeki temel sorunlar, yaklaşım farklılıkları ve gelecek inovasyonların tartışıldığı  toplantımızın, ülkemizde bu konuda emek veren tüm meslektaşlarımız için yol gösterici ve aydınlatıcı olacağından eminiz” diye konuştu. </p>
<p>‘’Küçük kesi ile kalp cerrahisini dünya standartlarında ülkemizde uygulayıp, sunmanın ve genç kalp damar cerrahlarının eğitimine ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyoruz’’ diyen Op. Dr. Fatih Gümüş ise uzun ve zorlu eğitim sürecini ileri eğitim programlarıyla daha kısa sürelere indirmenin mümkün olduğunu ve yakın zamanda resmi olarak paylaşacakları bu eğitim programlarının uluslararası arenada ses getirerek,  dünya kalp cerrahları için de heyecan ve heves uyandıracağını söyledi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Bu yöntemler kozmetik kaygıları da sona erdiriyor</strong></p>
<p>Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Cengiz Bolca da minimal invaziv cerrahi ve robotik kalp cerrahisinin kadınlar tarafından da sıkça tercih edildiğini belirterek şunları kaydetti:</p>
<p>“Normalde kalp ameliyatı sonrası hastada 15-20 cm’lik bir kesi izi kalıyor ve bu durum hastalar için rahatsız edici olabiliyor. Özellikle kadın hastalarda kalıcı psikolojik travmalar görülebiliyor. Ancak bu yeni nesil yöntemler sayesinde kozmetik kaygılar da son buluyor. Ameliyat sağ meme altından yapılan küçük kesiyle gerçekleştirildiği için küçük boyuttaki iz de çok rahatlıkla kamufle edilebiliyor ve bu da kadın hastaların daha rahat ve konforlu hissetmelerini sağlıyor. Ayrıca iş hayatına dönüş süreleri kısalıyor, çocuklarına bakım vermeleri de daha kolay hale geliyor.”  </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/unlu-kalp-sagligi-uzmanlari-kalp-cerrahisinde-ileri-teknolojileri-paylasti-406469">Ünlü Kalp Sağlığı Uzmanları Kalp Cerrahisinde İleri Teknolojileri Paylaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göğüs Cerrahisinde Robotik Yöntemin Avantajlarını Biliyor musunuz?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gogus-cerrahisinde-robotik-yontemin-avantajlarini-biliyor-musunuz-402652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 10:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[avantajlarını]]></category>
		<category><![CDATA[biliyor]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs]]></category>
		<category><![CDATA[musunuz]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son dönemlerde yapılan çoğu ameliyatlarda adını duyduğumuz “Da Vinci” robotik cerrahi yöntemi; göğüs cerrahisi uzmanları tarafından da sıklıkla tercih edilebiliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-cerrahisinde-robotik-yontemin-avantajlarini-biliyor-musunuz-402652">Göğüs Cerrahisinde Robotik Yöntemin Avantajlarını Biliyor musunuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son dönemlerde yapılan çoğu ameliyatlarda adını duyduğumuz “Da Vinci” robotik cerrahi yöntemi; göğüs cerrahisi uzmanları tarafından da sıklıkla tercih edilebiliyor. Başta akciğer kanseri olmak üzere, iyi huylu tümörler, kistler, yemek borusu ameliyatları, mediasten kitle ve kistlerinin çıkarılması gibi çoğu ameliyatlarda robotik yöntem rahatlıkla kullanılıyor. Hastaya ve hekime sağladığı konfor ile adından söz ettiren robotik cerrahi yöntemi; hastanede kalış süresi, günlük yaşama daha hızlı dönüş, estetik kaygılar, kanama ve komplikasyon gelişme riskinin azlığı gibi birden fazla avantajı da beraberinde sunuyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Murat Akkuş, göğüs cerrahisi ameliyatlarında robotik yöntemin avantajları hakkında bilgi verdi. </p>
<p> </p>
<p><strong>3 küçük kesi ile işlem yapılıyor</strong></p>
<p>Robotik cerrahi yöntemden kısaca bahsetmek gerekirse; bir robot, bir konsol ve bir kuleden oluşan teknolojik sistem ile hastanın ameliyatının kapalı (minimal invaziv) olarak yapılmasıdır. Hastanın vücuduna 3 adet 1-1,5 cm genişliğinde delikler açılarak yapılacak ameliyata göre robot konumlandırılır. Bu kollardan bir tanesi kamera portu, bir tanesi tutucu, diğeri de hem yakacak hem de diseksiyon yapacak özel bir kol olarak kullanılmaktadır. Hekim konsol üzerinden robota komut vererek hasta başındaki hekim ile birlikte koordineli şekilde ameliyatı sürdürmektedir. İşlem sırasında robot kolları yardımı ile gereken cerrahi içeride kapalı olarak gerçekleştirilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İyi huylu tümörler için de kullanılıyor</strong></p>
<p>Göğüs cerrahisi ameliyatlarının büyük bir bölümünde kullanılabilen robotik cerrahi yöntemi, en sık olarak akciğer kanseri başta olmak üzere akciğerdeki iyi huylu tümörler, kistler, amfizem cerrahisi, her iki akciğerlerin arasında (mediasten bölgesinde) olan tümör ve kistler, kalp zarındaki kist, tümör gibi hastalıkları, el terlemesi, diyafram kasının fıtık ve tamirleri, yemek borusu hastalık ve kanserleri, torasik outlet sendromu gibi göğüs duvarı hastalıkları ve tümörleri olan hastalarda sıklıkla tercih edilebilmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Pek çok avantaj sunuyor</strong></p>
<p>Robotik cerrahi yönteminde göğüse açılan deliklerden biri ile bu alandan yerleştirilen kameranın büyütme özelliği sayesinde 3 boyutlu ve çok net bir görüntü elde edilebilmektedir. Kameranın özellikleri sayesinde doğal göz ile alınan görüntüden daha iyi bir görüş açısı sağlaması mümkündür. Robotun göğüs içinde çalışan kollarının küçük ve hassas manevra kabiliyeti sayesinde çok daha mikro bir cerrahi uygulanmakta ve kanama miktarı oldukça düşebilmektedir. Örneğin; akciğer kanseri ameliyatında lenf nodlarının tamamen çıkarılması hayati önem taşımaktadır. Derin ve dar alanlarda yer alan lenf nodlarının tam çıkarılma işlemi; diğer klasik yöntemlerle oldukça güç iken, robotun kamerası ile yakından görme ve hassas küçük aletlerin dar alana girip rahat çalışması sayesinde işlem başarılı bir şekilde tamamlanabilmektedir. Böylelikle günümüzde teknolojik cihazların kullanımı ile operasyon sırasında komplikasyon gelişme ihtimali oldukça düşüktür. Klasik yöntemlere kıyasla robotik cerrahi, büyük ameliyat izleri yerine minik delikler ile estetik bir görünüm de sağlamaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Hızlı iyileşme imkanı</strong></p>
<p>Robotik cerrahi yönteminin sunduğu ayrıcalıklar arasında operasyonda daha az kanama ve hava kaçağı (akciğerin kesilip dikilen yerlerinden hava gelişi) durumu gözlemlenmektedir. İşlem sonrasında hastalarda çok daha az ağrı hissi yaşanabilmektedir. Bu durum çok daha dikkatli ve hassas çalışıldığından kaynaklanmaktadır. Bütün bunların sonucu olarak daha az doku travması nedeniyle hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalmakta ve hızlı iyileşme sağlanmaktadır. </p>
<p> </p>
<p><strong>Ameliyat sonrasında nefes alıp verme ve öksürme kolaylığı</strong></p>
<p>Göğüs cerrahisi ameliyatlarında kullanılan klasik açık cerrahide, bölgeye 10-20 cm arasında cilt kesisi yapılarak göğüs kasları ve kaburgalar arası kaslar kesilmektedir. Ardından mekanik bir alet (ekartör) konularak kaburgalar gerdirilerek açılmakta ve bu açıklıktan ameliyat yapılmaktadır. Robotik cerrahide 1-1,5 cm olan 3-4 adet delikten kapalı olarak işlem gerçekleşmekte, kaburgaların altından açılan da küçük kesi ile lezyon çıkarılmaktadır. Robotik cerrahide; geniş cilt kesisi, göğüs kaslarının kesilmesi ve tekrar dikilmesi, kaburgaların açılması ve tekrar birbirlerine iplerle yaklaştırılarak kapatılması işlemleri olmadığı için hem hastaya hem de hekime büyük konfor sunmaktadır. Bu konfor daha az ağrının yanı sıra hastanın derin nefes alıp verme ve öksürme egzersizlerini daha kolay yapmasını sağlayarak çabuk iyileşmesine imkan tanımaktadır. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gogus-cerrahisinde-robotik-yontemin-avantajlarini-biliyor-musunuz-402652">Göğüs Cerrahisinde Robotik Yöntemin Avantajlarını Biliyor musunuz?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obezite Cerrahisinde Yeni Dönem; Ameliyat İçin Uygunluk Kriterlerinde Obezite Derecesi Düşürüldü</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/obezite-cerrahisinde-yeni-donem-ameliyat-icin-uygunluk-kriterlerinde-obezite-derecesi-dusuruldu-345074</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 09:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahisinde]]></category>
		<category><![CDATA[çin]]></category>
		<category><![CDATA[derecesi]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[düşürüldü]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[kriterlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[uygunluk]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=345074</guid>

					<description><![CDATA[<p>21’inci yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen obezite hastalığının insan hayatını 10 yıl kısaltabileceğini belirten Genel Cerrahi uzmanı Op. Dr. Cihan Şahan, Aralık 2022’de Uluslararası Obezite ve Metabolik Cerrahi Federasyonu (IFSO) ile Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) ‘nin yayınladığı kılavuzdaki değişikliklerle ilgili önemli bilgiler verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-cerrahisinde-yeni-donem-ameliyat-icin-uygunluk-kriterlerinde-obezite-derecesi-dusuruldu-345074">Obezite Cerrahisinde Yeni Dönem; Ameliyat İçin Uygunluk Kriterlerinde Obezite Derecesi Düşürüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>21’inci yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen obezite hastalığının insan hayatını 10 yıl kısaltabileceğini belirten Genel Cerrahi uzmanı Op. Dr. Cihan Şahan, Aralık 2022’de Uluslararası Obezite ve Metabolik Cerrahi Federasyonu (IFSO) ile Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) ‘nin yayınladığı kılavuzdaki değişikliklerle ilgili önemli bilgiler verdi. Op. Dr. Şahan, kılavuzdaki en önemli değişikliğin obezite hastalığı olan bireylerde ameliyat önerilen grupların obezite derecesinin düşürülmesi olduğunu söyledi.  </em></p>
<p>Günümüzün pandemisi haline gelen ve büyükten küçüğe birçok insanı ilgilendiren obezitenin cerrahi tedavisi için IFSO ve ASMBS’nin ortak kılavuzunda vücut kitle indeksine göre hesaplanan obezite derecelerinin bir derece aşağıya çekilmesi ameliyat olabilecek obezite hastalığı olan bireylerin oranını da arttırdı. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cihan Şahan, bu oranlarının aşağıya çekilmesinde; obezite cerrahisinin kilo kaybının yanı sıra eşlik eden kronik hastalıklarda gerilemeye, cerrahi komplikasyon oranlarının azalmasına ve yaşam kalitesinde artışla elde edilen başarılı sonuçların etkili olduğunu söyledi. </p>
<p>Op. Dr. Cihan Şahan’ın konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Daha önce 3. derece obezite hastalığı olan bireylerde ek hastalık olup olmadığına bakılmaksızın cerrahi önerilmekte idi. Bu kılavuzda ise obezite hastalığı olan bireylerde 2. derece obezite hastalığı varsa yani vücut kitle indeksleri 35-40 kg/m2 aralığında ise ek hastalık şartı aranmaksızın ameliyat önerilmektedir. Ek hastalığı olan özellikle diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalık durumlarında 1. derecede obezite hastalığı olan bireylerde de ameliyat önerilmektedir.” dedi. </p>
<p><strong>“OBEZİTE TEDAVİ EDİLEBİLİR VE ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR” </strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün 2021 yılındaki verilerine göre obezitenin son 50 yılda yaklaşık 3 kat arttığına dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cihan Şahan “Bu raporda, 18 yaş ve üstü 1,9 milyardan fazla yetişkin fazla kilolu ve bunların 650 milyondan fazlasının obezite hastalığı olan bireyler olduğu belirtiliyor. Ayrıca 5-18 yaş arası 340 milyon çocuk ve ergenin fazla kilolu veya obez olduğu, buna ek olarak 5 yaş altı 39 milyon çocuğun fazla kilolu veya obez olduğu gösteriliyor” diye konuştu. </p>
<p>Obezitenin en temel sebebinin kötü beslenme alışkanlıkları ve fiziksel aktivitenin yeterli düzeyde yapılmaması olduğunun altını çizen Op. Dr. Cihan Şahan, “Ancak bilinmesi gereken nokta obezitenin tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalık olduğudur. Kötü beslenme alışkanlığına, kişilerin küçük yaşlarda sağlıksız beslendiği, çevresel faktörlerin ve bazı psikolojik nedenlerin de devreye girdiği birçok sebep eklenebilir. Obezite tedavisiyle asıl amacımız ise hastalarımıza kilo verdirmek ve kiloyu belli bir seviyede tutmaktır. Bu sayede obeziteye bağlı gelişebilecek diğer komplikasyonların da önüne geçmiş oluruz.” ifadelerini kullandı.  </p>
<p><strong>“HASTALARIN HANGİ TEDAVİ YÖNTEMİNİ ALACAĞI PROFESYONEL BİR EKİP TARAFINDAN BELİRLENİR</strong>”  </p>
<p>Obeziteyi halk sağlığı problemi olarak görmek ve bunun önlemlerini önceden almak gerektiğine değinen Op. Dr. Şahan, konuyla ilgili şöyle konuştu: </p>
<p>“Obezite hastalığı olan kişilerin ihtiyaç duyduğu tedavi kapsamlı olarak ele alınmalı ve deneyimli bir ekip tarafından belirlenmelidir. Hangi hastanın cerrahi veya endoskopik tedaviye hangi hastanın medikal tedaviye ihtiyaç duyduğu multidisipliner bir yaklaşımla tespit edilmelidir. Bu bağlamda cerrahi kararının da obezite ve metabolik cerrahi alanında deneyimli ekiplerin yer aldığı donanımlı merkezlerde alınması son derece önemlidir.”</p>
<p><strong>“OBEZİTE İLE MÜCADELE KISA VE GEÇİCİ YÖNTEMLERLE OLMAZ”</strong></p>
<p>“Kilo sorunu yaşayan kişiler aslında bunun bir sorun olduğunu biliyorlar ve bu sorunun üstesinden gelmek için kendi belirledikleri farklı yöntemleri (diyet ve egzersiz vs) deniyorlar. Bu denemeler kısa süreli ve geçici etki oluşturuyor” diye konuşan Op. Dr. Cihan Şahan sözlerine şöyle devam etti: </p>
<p>“İstenen etki alınamayınca umutsuzluk ve görmezden gelme gibi durumlar neticesinde başarısız olabiliyor. Obezite ile mücadelede önemli olan kısa ve geçici yöntemler değildir. Hayat tarzı değişikliği, doğru beslenme ve egzersiz ile uzun vadeli planlamalar yapmak gerekir. Bir çok kez denenmesine rağmen bireylerin başarıya ulaşamadığı durumları yani kişilerin kendi başlarına obezitenin üstesinden gelemediği durumları klinik obezite olarak tanımlayabiliriz. Uzun yıllar obezite ile mücadele eden bireylerin herhangi bir başarıya ulaşamadıkları ve bu durumun kendi başlarına üstesinden gelemedikleri durumlarda bizim hastalara destek olmamız gerekmektedir.”</p>
<p><strong>“OBEZİTE TEDAVİSİNDE YOL HARİTASI BAŞTAN ÇİZİLMELİ”</strong></p>
<p>Obezite merkezlerinin daha ulaşılabilir olması ve obezite hastalığı olan bireylerin bu merkezlere başvurması neticesinde profesyonel bir değerlendirme sonrası bir yol haritası çizilmesi ve bunun sürekli takiplerinin yapılması gerektiğine de işaret eden Op. Dr. Şahan,  </p>
<p>“Klinik obezite hastalığı” olarak tanımladığımız bu durum çok iyi değerlendirilmeli cerrahi ve medikal yaklaşımlar belirlenmeli ve sonuç olarak ameliyat kararı verilen kişilere ameliyat gerekliliği ve etkinliği doğru bir şekilde anlatılmalıdır. Klinik obezite hastalığında, 2. derece ve üzeri obezite olan kişilerde en etkin yöntemin cerrahi olduğunu söyleyebilirim.” diye konuştu. </p>
<p><strong>“OBEZİTE CERRAHİSİNDE YENİ DÖNEME GİRİLDİ”</strong></p>
<p>Uluslararası Obezite ve Metabolik Cerrahi Federasyonu (IFSO) ile Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS)’nin Aralık 2022’da yayınladığı ortak yeni kılavuz ile obezite alanında yeni bir döneme girdiklerine işaret eden Op. Dr. Şahan, süreçle ilgili şunları kaydetti: </p>
<p>“Obezite tedavisi için gelen hastalarımıza öncelikle obezitenin hangi derecede olduğunu değerlendiriyoruz. Geçtiğimiz yıla kadar 3’üncü derecede obezite, yani vücut kitle endeksi 40’ın üstünde olan hastalarda cerrahi endikasyon koyabiliyorduk. Ancak Aralık 2022 itibariyle yayınlanan yeni kılavuzda 2’nci derecede obezite, yani vücut kitle endeksi 35’in üzerinde olan kişilerde de ek hastalık durumuna bakılmaksızın ameliyat önerilmektedir. Bununla birlikte ek hastalığı bulunan yani vücut kitle endeksi 30-35 arasında olan birinci derecede obezite hastalarında da ameliyatlar önerilmektedir. Bu klavuzun açıklanması ile birlikte obezite cerrahisinde yeni bir döneme girildi.”</p>
<p><strong>“BU KARARDA CERRAHİ TEDAVİDEN ELDE EDİLEN BAŞARILI SONUÇLAR DA ETKİLİ”</strong></p>
<p>Böyle bir kararın alınarak klavuza girmesinde birkaç noktanın etkili olduğunu belirten Op. Dr. Cihan Şahan, “Obezite cerrahisinde yaklaşık 60-70 yıldır uygulanan gastrik by-pass ve yine son 20 yıldır uygulanan tüp mide ameliyatlarından elde edilen başarılı sonuçlar önem arz ediyor. Dünyada salgın haline gelen obezitenin önlenmesinde cerrahinin en etkin ve son yıllarda güvenle uygulanan yöntemler haline gelmesi sebebiyle, obezite derecesinin aşağı çekilerek kılavuzların oluştuğunu düşünüyorum. Ayrıca kronik hastalıkların gerilemesindeki etkisi de önemlidir. Örnek olarak söylemek gerekirse, özellikle ailesel olmayan diyabeti olan obezite hastalığı olan kişilerde obezite ameliyatı sonrası diyabetin yüzde 90’ların üzerinde gerilediği ve hatta ilaç kullanımlarının tamamen bırakıldığını gösteren çalışmalar vardır.</p>
<p><strong>“OBEZİTEYİ ÖNLEDİĞİMİZDE YAŞAM SÜRESİ UZUYOR” </strong></p>
<p>Op. Dr. Şahan, “Obezite hastalığı olan bireylerin normla kilolu bireyler ile kıyaslandığında obezite hastalığı olan kişilerin ortalama yaşam sürelerinin 10 yıl daha az olduğu gösterilmiştir. Obeziteyi önlediğimizde bu anlamda hem yaşam süresi uzuyor hem de obeziteye bağlı kronik hastalıkların özellikle tansiyon, şeker ve kalp hastalığı gibi hastalıkların gerilediği ve yaşam kalitesinin arttığını söylemek mümkün.” dedi.  </p>
<p><strong>“HASTA UYUMU, BAŞARI ORANINI ARTIYOR” </strong></p>
<p>Obezite cerrahisinin başarısında multidisipliner yaklaşımın çok önemli olduğunu vurgulayan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Genel Cerrahi uzmanı Op. Dr. Cihan Şahan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Hastanın ameliyat öncesi iyi değerlendirilmesi ve ameliyat sonrasında da iyi takip edilmesi gerekir.  Hastaların psikolojik olarak bu süreçlere hazır olması, ameliyat sonrası yeni bir yaşam tarzının benimsenmesi, takip programlarına ve beslenme önerilerine uymaları son derece önem teşkil etmektedir. Deneyimli bir ekibin olması gerektiği gibi ameliyat sonrası dönemde hasta takipleri de önemli rol oynamaktadır. Tüm bu süreçleri ameliyat öncesinde hasta ile paylaşıyoruz. Ameliyat sonrası dönemde hasta ne kadar uyum sağlıyorsa, başarı oranı da o oranda artıyor ve uzun yıllar kalıcı oluyor. Bu kalıcılığın sağlanması için ameliyattan sonraki 1 yıl hastalarımız yakından takip ediliyor sonrasında da yıllık takipler yapılarak bu takip süresi 5 yıla kadar devam ediyor. Ameliyat öncesi, ameliyat dönemi ve ameliyat sonrası dönemi kapsayan tüm süreçleri deneyimli ve koordineli bir ekiple takım çalışması yaparak yürütüyoruz.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/obezite-cerrahisinde-yeni-donem-ameliyat-icin-uygunluk-kriterlerinde-obezite-derecesi-dusuruldu-345074">Obezite Cerrahisinde Yeni Dönem; Ameliyat İçin Uygunluk Kriterlerinde Obezite Derecesi Düşürüldü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
