<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cerrahiden | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cerrahiden/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cerrahiden</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Dec 2025 08:06:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>cerrahiden | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cerrahiden</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Robotik Cerrahiden Akıllı Tedavilere…</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/robotik-cerrahiden-akilli-tedavilere-598400</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2025 08:06:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahiden]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Mert Erkan]]></category>
		<category><![CDATA[robotik]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavilere]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=598400</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pankreas kanseri, tüm kanser türleri arasında en sinsi seyredenlerden biri. Genellikle belirti vermeden ilerleyen bu hastalığın, erken evrede yakalanması ise hayati önem taşıyor. Dünya genelinde her yıl 500 binden fazla kişiye pankreas kanseri tanısı konuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-cerrahiden-akilli-tedavilere-598400">Robotik Cerrahiden Akıllı Tedavilere…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Pankreas kanseri, tüm kanser türleri arasında en sinsi seyredenlerden biri. Genellikle belirti vermeden ilerleyen bu hastalığın, erken evrede yakalanması ise hayati önem taşıyor. <strong>Dünya genelinde her yıl 500 binden fazla kişiye pankreas kanseri tanısı konuyor</strong>. Türkiye’de ise <strong>her yıl yaklaşık 4–5 bin yeni vaka</strong> görülüyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Ancak tüm bunlara karşın geliştirilen yeni tedaviler de yüz güldürüyor. Pankreas kanserinin tanı ve tedavisinde önemli gelişmeler olduğundan söz eden Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mert Erkan</strong>, “Pankreas, vücudun en derin bölgelerinden birinde yer aldığı için tümörler uzun süre belirti vermez. Bu nedenle çoğu vakada hastalık ileri evrede fark edilir. Son yıllarda uygulanan yeni tedavi yöntemleri sayesinde sağ kalım oranları belirgin biçimde arttı” diyor. </strong></em></p>
<p><em><strong>Prof. Dr. Mert Erkan, özellikle<strong> </strong>ameliyat öncesi tümörü küçültmek için uygulanan ilaç ve ışın tedavisi (<strong>neoadjuvan tedavi)</strong>, <strong>robotik cerrahi</strong> ve <strong>Whipple prosedüründeki teknik yeniliklerin</strong> pankreas kanseri tedavisinde çığır açtığını vurguluyor. Cerrahi öncesinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonları sayesinde artık ileri evre hastalarda bile tümörler küçültülerek ameliyat şansı doğabiliyor. Ayrıca yüksek teknolojiyle uygulanan <strong>robotik ve laparoskopik cerrahiler</strong>, hem iyileşme süresini kısaltıyor hem de hastanın yaşam kalitesini artırıyor…</strong></em></p>
<p>Karaciğerden sonra sindirim sisteminin ikinci büyük salgı organı olan pankreas, insülin ve glukagon hormonlarını salgılayarak kan şekeri dengesini korurken, aynı zamanda yağ, protein ve karbonhidrat sindiriminde görevli enzimleri üretiyor. Bu çok yönlü yapısı nedeniyle pankreas, hem metabolik hem de sindirimsel açıdan yaşamsal öneme sahip.</p>
<p>Pankreasta gelişen kötü huylu tümörlerin ise, bu fonksiyonların hızla bozulmasına neden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mert Erkan, “Pankreas kanseri uzun süre belirti vermez; sırt ve karın ağrısı, kilo kaybı, sarılık, sindirim sorunları, ani gelişen diyabet gibi bulgular genellikle hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıkar. Pankreas kanseri en sık 60–65 yaş aralığında görülüyor; ancak genetik yatkınlığı olan kişilerde hastalık daha erken yaşlarda ortaya çıkabiliyor. Ailesinde genç yaşta pankreas kanseri öyküsü olan bireyler risk grubundalar. Bu kişilerin özel tarama programlarına dahil edilmesi gerekiyor” diyor. Prof. Dr. Mert Erkan, özellikle genetik geçişli vakalarda erken tanı için düzenli kontrollerin hayati olduğunu vurguluyor.</p>
<p><b><strong>Tedavideki Gelişmeler Yüz Güldürüyor</strong></b></p>
<p>Tanı koymak için ultrasonun çoğu zaman yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Mert Erkan, “Şüpheli durumlarda mutlaka bilgisayarlı tomografi veya MR gibi ileri görüntüleme yöntemleri kullanılmalı. Ayrıca tümör belirteçleri olan CA 19-9 ve CEA değerlerinin yüksekliği de takip edilmeli” şeklinde konuşuyor. </p>
<p>Pankreas kanseri tedavisinde artık klasik yöntemlerin ötesine geçildi. Günümüzde multidisipliner yaklaşımla genel cerrahi, tıbbi onkoloji ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının birlikte planladığı tedavi protokolleri uygulanıyor.</p>
<p>“Eskiden cerrahiye uygun olmayan birçok hasta, artık ameliyat edilebilir hale geliyor. Neoadjuvan tedavi dediğimiz kemoterapi ve radyoterapi kombinasyonları sayesinde tümörler küçültülüyor, ardından cerrahiyle tamamen çıkarılabiliyor” şeklinde konuşan Prof. Dr. Mert Erkan, bu yaklaşımın sonucunda 5<strong> </strong>yıllık sağ kalım oranının yüzde 15’lerden yüzde 50’nin üzerine çıkmış durumda olduğunu vurguluyor… </p>
<p>Robotik ve laparoskopik cerrahi tekniklerin de pankreas ameliyatlarında giderek daha fazla kullanıldığını belirten Prof. Dr. Mert Erkan, “Bu yöntemlerle hastalar daha hızlı iyileşiyor ve komplikasyon oranları azalıyor” diyor.</p>
<p><b><strong>En Etkili Ameliyatlardan Biri: Whipple Prosedürü</strong></b></p>
<p>Pankreas kanseri çoğunlukla organın baş bölgesinde görülüyor. Prof. Dr. Mert Erkan, “Bu durumda en etkili cerrahi yöntem ‘Whipple prosedürü’ olarak bilinen operasyon. Bu ameliyatta pankreasın baş kısmı, onikiparmak bağırsağı ve safra yolu birlikte çıkarılır. Sindirim sisteminin devamlılığını sağlamak için mide, pankreas ve safra yolları ince bağırsakla yeniden birleştirilir. Genel Cerrahi’nin en zor ameliyatlarından biri olan bu Whipple Prosedürü, deneyimli merkezlerde başarıyla uygulanabiliyor. Whipple ameliyatının ardından hastaların büyük bir kısmı 7–10 gün içinde taburcu edilip normal beslenmeye dönebiliyor” diyor.   </p>
<p>Bazen pankreasın tamamının da alınması gerekebiliyor. Ancak böyle bir durumda dahi yaşamı sürdürmenin mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mert Erkan, “Pankreasın tamamen alınması durumunda, hastalar yaşam boyu insülin tedavisi ve sindirim enzimleri takviyesi alıyor. Hastalar yemek sırasında aldıkları tablet şeklindeki enzim ilaçlarıyla sindirim sürecini sürdürebiliyor. İnsülin desteğiyle de metabolik denge korunuyor” diyor. </p>
<p>“Artık pankreas kanseri tanısı bir son değil. Multidisipliner yaklaşımla, doğru merkezde ve zamanında müdahale edilen hastalarda yaşam süresi anlamlı şekilde uzuyor” şeklinde sözlerini sürdüren Prof. Dr. Mert Erkan, bir zamanlar tedavi şansı çok sınırlı olan pankreas kanserinin, bugün modern cerrahi teknikler, moleküler onkoloji ve neoadjuvan yaklaşımlar sayesinde çok daha yönetilebilir hale geldiğine dikkat çekiyor&#8230;</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/robotik-cerrahiden-akilli-tedavilere-598400">Robotik Cerrahiden Akıllı Tedavilere…</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme estetiğinde cerrahiden uzak duruyorsanız&#8230;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/meme-estetiginde-cerrahiden-uzak-duruyorsaniz-539023</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 May 2025 07:31:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahiden]]></category>
		<category><![CDATA[duruyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[duruyorsanız8230]]></category>
		<category><![CDATA[estetiğinde]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=539023</guid>

					<description><![CDATA[<p>Güzel ve genç görünme isteği arttıkça daha çok sayıda kişi, estetik operasyon olmayı tercih ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-estetiginde-cerrahiden-uzak-duruyorsaniz-539023">Meme estetiğinde cerrahiden uzak duruyorsanız&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel ve genç görünme isteği arttıkça daha çok sayıda kişi, estetik operasyon olmayı tercih ediyor. Özellikle kilo alıp verme, yaşlanma, hamilelik, emzirme ve yaşam biçimine dikkat etmeme sonucu oluşan estetik sorunlara karşı, operasyon dışında seçenek arayanlar da var. Estetik dünyasında ise bu arayışlara yanıt verecek yeni yöntemler geliştiriyor. Sık yapılan meme estetiğinde geliştirilen ve cerrahi gerektirmeyen Minimal İnvaziv Augmentasyon yöntemi, sadece koltuk altında iz bırakması ve işlem sonrasında gündelik hayata hızlı dönmeyi sağlaması gibi özellikleriyle meme hacmi kazandırmak isteyenlerin ilgisini çekiyor. Bu yöntemle meme şekillendirmede doğal ve orantılı bir sonuç hedeflendiğine dikkat çeken <strong>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak,</strong> &#8220;Minimal İnvaziv Augmentasyon; ‘fikir, implant ve teknoloji’ olmak üzere 3 alanda inovasyon sağlanarak geliştirilmiş bir yöntem. Enjekte edilebilir bir formda bulunan implantlar koltuk altında 2 cm kesi ile yerleştirilebiliyor. 1 ila 2 kup büyüklükte, yumuşak, doğal bir sonuç elde edilebiliyor. Ayrıca doku koruma tekniğiyle hızlı iyileşme sağlanıyor” diyor. </p>
<p><strong>Doğal sonuçlar elde ediliyor</strong></p>
<p>Doğala yakın görünümüyle öne çıkan Minimal İnvaziv Augmentasyon yöntemini çoğunlukla “Göğsünün vücuduyla uyumlu, dikkat çekmeyen (maksimum 195 cc yani 1-2 sütyen bedeni kadar) ve orantılı bir değişim isteyenler, daha güzel bir dekolte elde etmek için dolgulu sütyen veya diğer yöntemlerden yorulanlar, emzirme, yaşlanma veya vücutta meydana gelen doğal değişiklikler nedeniyle görünümünden rahatsız olanlar, büyük cerrahi işlemlerden kaçınanlar, aynı gün veya ertesi gün aktivitelerine geri dönmek isteyenler” tercih ediyor. Bununla birlikte, bu işlemin uygunluğuna hasta ve hekimin birlikte karar vermesi gerektiği belirtiliyor. </p>
<p><strong>Çok az kesi uygulanan işlem 15 dakikada yapılıyor</strong></p>
<p>Memeleri şekillendirirken beden ile uyumunu da koruyan bu yöntemle doğal ve göze batmayan orantılı sonuçlar amaçlanıyor. Genel anestezi olmadan yapılan 15 dakikalık işlem “minimal invaziv” olarak tanımlanıyor; yani mümkün olan en az sayıda kesi ve müdahale uygulanıyor. Küçük ve koltuk altı katlarının içerisinde olması nedeniyle yara izleri gizli kalıyor, ayrıca hasta aynı gün gündelik işlerine devam edebiliyor. Memeye neşter değmediğinin altını çizen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, “Bu yöntem meme dokusunu kesme ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Cerrah, memenin anatomik bütünlüğünü bozmaz; bunun yerine, yüksek teknoloji özelliği olan bir cihazla memede bir kanal açar ve protezi içine enjekte eder. Memenin yerinde durmasını sağlayan bir askı görevi gören bağ dokularının cerrahi işlem sırasında zarar görme ihtimali bulunsa da bu yöntemde o bağ dokulara zarar vermeden, implantı yerleştirmek, yani meme dokusunu korumak mümkün. Sadece koltuk altı kıvrımlarında 2-2,5 cm kadar gizli bir yara izi oluşur” diyor. </p>
<p><strong>Lokal sedasyon ile ağrısız bir işlem</strong></p>
<p>Yeni bir yöntem olan Minimal İnvaziv Augmentasyon ile işlem sırasında, maksimum projeksiyon elde etmek için daha küçük hacme sahip silikon ve elmas şeklindeki implantlar kullanılıyor. İşlemin detaylarına değinen<strong> </strong>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Saçak, şunları söylüyor: “Ciltle temasın gerçekleştirildiği işlem süresi 15 dakika; işlemin daha kısa sürmesi de daha az risk anlamına gelir. Sürenin bu kadar kısa olmasını sağlayan elbette yüksek teknoloji ve cerrahın yetkinliği. Toplamda, işlemle birlikte hastaneden ayrılış süresi yaklaşık olarak 90 dakika sürüyor. İşlem sırasında genel anestezi değil, lokal anestezi ve sedasyon kullanıyoruz, bu da ağrısız bir uygulama olması anlamına geliyor.” </p>
<p><strong>Mamografi sonuçlarını etkilemiyor</strong></p>
<p>Bu yöntemde kullanılan implantlar, mamografi veya meme görüntüleme ile yapılan meme taramalarını da etkilemiyor ve elde edilen sonuçları değiştirmiyor. Ayrıca bu implantlarda bulunan, dahili batarya içermeyen yeni nesil bir teknoloji sayesinde implant kartı taşımaya gerek kalmıyor. Bu teknolojiyle aynı zamanda implant verileri taranabiliyor ve seri numarası doğrulanabiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/meme-estetiginde-cerrahiden-uzak-duruyorsaniz-539023">Meme estetiğinde cerrahiden uzak duruyorsanız&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
