<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çene | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cene/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cene</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 12:12:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favicon-3-32x32.png</url>
	<title>çene | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cene</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ortodontide yaş sınırı yok!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2026 12:12:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[estetik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodonti]]></category>
		<category><![CDATA[ortodontide]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodontik Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=634935</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, 15 Mayıs Dünya Ortodonti Sağlığı Günü kapsamında yetişkinlerde ortodontik tedavinin estetik ve sağlık açısından faydaları, tedavi süreci ve yaygın yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935">Ortodontide yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, 15 Mayıs Dünya Ortodonti Sağlığı Günü kapsamında yetişkinlerde ortodontik tedavinin estetik ve sağlık açısından faydaları, tedavi süreci ve yaygın yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Ortodontik tedavi için ‘geç kalınmış’ bir yaş yok!</strong></p>
<p>Ortodontik tedavinin çoğu zaman çocukluk ve ergenlik dönemiyle özdeşleştirilse de, aslında belirli bir yaş sınırı olmadığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Erken yaşlarda çene gelişimi devam ettiği için tedavi bazı durumlarda daha hızlı ilerleyebilir; ancak dişlerin hareket etmesini sağlayan biyolojik mekanizma yaşam boyu devam eder. Bu nedenle diş eti ve kemik dokusu sağlıklı olan yetişkin bireylerde de ortodontik tedavi güvenle uygulanabilir ve başarılı sonuçlar elde edilebilir.” dedi.</p>
<p>Yetişkin hastalarda ortodontik tedavinin yalnızca estetik bir iyileşme sağlamakla kalmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Aynı zamanda ağız ve diş sağlığının korunmasına da katkıda bulunur. Düzgün hizalanmış dişler daha kolay temizlenir, bu da çürük ve diş eti hastalıkları riskini azaltır. Ayrıca doğru kapanışın sağlanması, çene eklemi problemlerinin ve diş aşınmalarının önüne geçilmesine yardımcı olur. Kısacası, ortodontik tedavi için ‘geç kalınmış’ bir yaş yoktur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çapraşık dişlerin estetikten öte sağlık sorunlarına yol açtığının anlaşılması, tedaviye bakışı değiştirdi!</strong></p>
<p>Son yıllarda yetişkin bireylerin ortodontik tedaviye yöneliminde dikkat çekici bir artış yaşandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Bu artışın temelinde, estetik görünümün sosyal ve profesyonel yaşamda daha fazla önem kazanması yer alıyor. Özellikle gülüş estetiğinin özgüven üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılması, yetişkin hastaların ortodontiye ilgisini artırdı.” dedi.</p>
<p>Geçmişte metal braketlerin yarattığı estetik kaygıların birçok kişi için caydırıcı olurken, günümüzde şeffaf plaklar ve estetik ortodontik çözümler sayesinde tedavi sürecinin daha konforlu ve dışarıdan fark edilmesinin zor hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bunun yanı sıra, ağız ve diş sağlığı konusunda artan farkındalık da talebi artırıyor. Çapraşık dişlerin yalnızca estetik bir sorun olmadığı; diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve çene problemleri gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğinin anlaşılması, yetişkinlerin tedaviye bakışını değiştirdi. Ayrıca kişiye özel planlamalar ve daha erişilebilir tedavi seçenekleri de ortodontik tedaviye olan ilgiyi destekliyor.</p>
<p>Yetişkinlerde ortodonti yalnızca estetik kaygılarla değil, sağlık ihtiyaçları nedeniyle de tercih ediliyor. Çapraşık dişler, yeterli ağız hijyeninin sağlanmasını zorlaştırarak çürük ve diş eti hastalıkları riskini artırabiliyor. Ayrıca yanlış kapanışlar çene ekleminde problemlere, baş ve çene ağrılarına, hatta zamanla dişlerde aşınmalara neden olabiliyor.”</p>
<p><strong>Yetişkinlerde ortodontik tedavi, doğru planlama ve düzenli takip gerektiren bir süreç!</strong></p>
<p>Yetişkinlerde ortodontik tedavi sürecinin, detaylı bir muayene ve planlama ile başladığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “İlk aşamada hastanın ağız içi değerlendirmesi yapılır; dişlerin dizilimi, kapanış ilişkisi, çene yapısı ve diş eti sağlığı incelenir .Hastadan panoramik röntgen, sefalometrik analiz ve dijital ölçümler alınarak tedaviye uygunluk değerlendirilir. Bu aşama, doğru tedavi planının oluşturulması açısından oldukça kritiktir.” dedi.</p>
<p>Planlama sonrasında hastaya uygun tedavi yöntemi belirlendiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Sabit braketler, şeffaf plaklar veya bazı özel durumlarda lingual ortodonti gibi seçenekler hastanın ihtiyacına ve beklentilerine göre değerlendirilir. Yetişkin hastalarda kemik yapısı tamamen gelişmiş olduğu için tedavi biyolojik olarak farklı bir denge içinde ilerler; bu nedenle süreç dikkatli ve kontrollü şekilde takip edilir. Tedavi süresi vakaya göre değişmekle birlikte düzenli kontroller genellikle 4–8 hafta aralıklarla yapılır ve dişlerin hareketi aşama aşama izlenir. Aktif tedavi tamamlandıktan sonra pekiştirme (retansiyon) aşamasına geçilir. Bu dönemde dişlerin yeni konumlarını koruması için şeffaf plaklar veya sabit retainer uygulamaları kullanılır. Bu aşama, elde edilen sonucun uzun vadede stabil kalması açısından tedavinin en az aktif dönem kadar önemli bir parçasıdır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Ortodontik tedavi günlük yaşamda genellikle belirgin bir kısıtlama oluşturmaz!</strong></p>
<p>Ortodontik tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarında bazı küçük alışma dönemlerinden geçebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Beslenme açısından özellikle başlangıçta dişlerde hassasiyet olabileceği için daha yumuşak gıdalar tercih edilmesi gerekebilir. Sabit ortodontik tedavide braket kullanılan durumlarda ise sert ve yapışkan yiyeceklerden kaçınmak, hem konfor hem de apareylerin korunması açısından önemlidir. Şeffaf plak tedavisinde ise yemeklerden önce plakların çıkarılması gerektiği için beslenme rutini genellikle daha esnek şekilde devam eder.” dedi.</p>
<p>Konuşma açısından, tedavinin ilk günlerinde hafif bir farklılık hissedilebileceğine ancak bu durumun kısa sürede kendiliğinden düzeleceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, sosyal yaşamda ise günümüzdeki estetik ortodontik seçenekler sayesinde belirgin bir kısıtlama oluşmayacağı bilgisini paylaştı. </p>
<p><strong>Dişlerin hizalanması, kişinin gülümsemesini daha rahat sergilemesini sağlar!</strong></p>
<p>Tedavi tamamlandıktan sonra hastalarda en sık fark edilen değişimin, gülüşün daha estetik ve uyumlu hale gelmesiyle birlikte özgüvenin artması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, “Dişlerin doğru şekilde hizalanması, kişinin gülümsemesini daha rahat ve çekinmeden sergilemesine yardımcı olur ve bu durum sosyal hayata da olumlu yansır.” dedi.</p>
<p>Ayrıca fonksiyonel olarak da belirgin bir iyileşme görüldüğüne vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Durmuş, “Kapanışın dengelenmesiyle çiğneme daha konforlu hale gelir, ağız temizliği daha kolay sağlanır ve diş ile diş eti sağlığının uzun vadede korunması desteklenir. Hastalar genellikle hem estetik hem de işlevsel açıdan yaşam kalitelerinde belirgin bir artış olduğunu ifade eder.” diye konuştu.</p>
<p><strong>En yaygın yanlış inanış, ortodontinin sadece çocuklukta yapılabileceği!</strong></p>
<p>Yetişkinlerde ortodontiyle ilgili en sık karşılaşılan yanlış inanışlar hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Muhteber Durmuş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tedavinin yalnızca çocukluk döneminde yapılabileceği düşüncesi çok yaygın. Oysa dişleri çevreleyen dokular sağlıklı olduğu sürece yetişkinlerde de ortodontik tedavi etkili şekilde uygulanabilir. Bir diğer yanlış algı ise ortodontinin sadece estetik bir işlem olduğu yönündedir; aslında diş dizilim bozuklukları ve kapanış problemleri uzun vadede ağız sağlığını olumsuz etkileyebilir.</p>
<p>Ayrıca birçok kişi ortodontik tedavinin günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtladığını veya çok ağrılı bir süreç olduğunu düşünür. Günümüzde kullanılan modern yöntemler sayesinde bu süreç genellikle oldukça yönetilebilir bir konforla ilerler. ‘Yetişkinlerde dişler artık düzelmez’ inancı da yaygın bir yanılgıdır; doğru teşhis ve planlama ile yetişkin hastalarda da başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ortodontide-yas-siniri-yok-634935">Ortodontide yaş sınırı yok!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 13:13:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[damak]]></category>
		<category><![CDATA[den]]></category>
		<category><![CDATA[deü]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[dudak]]></category>
		<category><![CDATA[hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalarına]]></category>
		<category><![CDATA[leri]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yarık]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357">DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda en ileri tedavi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun çözümleri sunuyor. Dijital teknolojiden aktif biçimde yararlanan Ana Bilim Dalı’nda, hasta kayıtları üç boyutlu (3D) fotoğraflar elde etmek amacıyla yüz tarayıcılarıyla yapılırken, konvansiyonel yöntemlerin yanı sıra aparey tasarımları da dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan bu apareylerin birçoğu, 3D yazıcılar aracılığıyla fakülte bünyesinde üretiliyor.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı ile yürütülen multidisipliner çalışmalar kapsamında yalnızca yarık dudak ve damak hastaları değil; travma hastaları, çene eklemi problemleri yaşayan bireyler ve ortognatik cerrahi gerektiren hastalar da tedavi ediliyor. Özellikle ortognatik cerrahi vakalarında kullanılan cerrahi splintler, gelişmiş cerrahi simülasyon programları aracılığıyla dijital olarak hazırlanıp fakültede üretiliyor.</p>
<p>Yılda yaklaşık 700 ila 1000 bebekte görülen ve özel hastanelerde tedavi maliyeti dudak uçuklatan yarık dudak ve damak anomalilerinin tedavisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor.</p>
<p><b>“YARIK DUDAK VE DAMAK, YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”</b></p>
<p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezinden Prof. Dr. Candan Efeoğlu, hastalığın tedavisi için yeterli ekipman ve güçlü bir ekibe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekerek, “Yarık dudak ve damak, doğuştan görülen yüz ve çene bölgesi anomalileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Bu durum hem estetik görünümü hem de çiğneme, konuşma ve solunum gibi temel fonksiyonları etkileyerek bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilmektedir. Özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu olgularda, çene kemiklerinin büyümesini ve yeniden şekillenmesini sağlayan distraksiyon osteogenezisi yöntemiyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bu ileri düzey tedavi yöntemi, yüksek teknoloji, deneyim ve multidisipliner bir ekip çalışması gerektirir. Bu nedenle, ülkemizde bu tür uygulamaların gerçekleştirildiği merkezlerin sayısı oldukça sınırlıdır,” dedi.</p>
<p><b>“DEÜ İŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE OLAN TALEP HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”</b></p>
<p>Yarık dudak-damak hastalarının tedavisinin kamuda sınırlı sayıda merkezde özel sektörde ise yüksek maliyetlerde yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Candan Efeoğlu, DEÜ’nün bu alandaki toplumsal katkısına dikkat çekti.</p>
<p>Efeoğlu, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:</p>
<p>“Kullanılan titanyum apareyler, cerrahi ekipmanlar, anestezi ve ameliyathane giderleri ciddi maddi yük oluşturur. Ayrıca tedavi süresinin bir buçuk ila iki yıl arasında sürmesi, toplam maliyeti daha da artırmaktadır. Yarık dudak-damak hastalarının büyük bir kısmının düşük sosyoekonomik koşullara sahip olması, bu yüksek maliyetli tedavilere erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne olan talebi her geçen gün artırmaktadır.”</p>
<p><b>“DİSTRAKSİYON OSTEOGENEZİ İLE BAŞARILI SONUÇLAR ELDE EDİYORUZ”</b></p>
<p>Ortodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal ise, yarık dudak ve damak anomalilerinin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirterek, “Bu hastaların tedavisinde özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu vakalarda ağız içi ve ağız dışı Distraksiyon Osteogenezi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler, çene kemiklerinin büyümesini sağlayarak hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sunmaktadır. Ancak bu ileri düzey tedavi yaklaşımlarının uygulandığı merkezlerin sayısı ülkemizde oldukça sınırlıdır,” ifadelerini kullandı.</p>
<p><b>“DENEYİM VE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİRİYORUZ”</b></p>
<p>Doç. Dr. Yurdakal, tedavi sürecinin multidisipliner iş birliği gerektirdiğini vurgulayarak, “Üniversitemizde gerek ağız içi gerekse ağız dışı distraksiyon osteogenezi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Candan Efeoğlu liderliğinde, Doç. Dr. Anıl Özyurt ve Doç. Dr. Kübra Öztürk ile birlikte ekip çalışmasıyla uygulanmaktadır. Prof. Dr. Efeoğlu’nun bilgi ve tecrübesi gerek hastalarımız gerekse uzmanlık eğitimi alan asistanlarımız açısından son derece kıymetlidir. Bu tecrübeyi teknoloji ile birleştirdiğimizde çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz,” dedi.</p>
<p>DEÜ Ortodonti Ana Bilim Dalı’nın amacının hem ileri tedavi yöntemleriyle hastalara en uygun çözümleri sunmak hem de bu bilgi birikimini geleceğin hekimlerine aktarmak olduğunu belirten Yurdakal, “Bir çocuğun ya da yetişkinin hayatına dokunmanın öneminin farkındayız. Hedefimiz, teknolojiyi etkin biçimde kullanarak en iyi tedaviyi sunmak ve hekim açığının bulunduğu bu alanda modern tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmasını sağlamaktır,” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/deuden-yarik-dudak-ve-damak-hastalarina-ileri-teknolojiyle-ucretsiz-hizmet-585357">DEÜ&#8217;den Yarık Dudak ve Damak Hastalarına İleri Teknolojiyle Ücretsiz Hizmet</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş ağrılarınızın sebebi çene eklem rahatsızlıkları olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bas-agrilarinizin-sebebi-cene-eklem-rahatsizliklari-olabilir-402785</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Sep 2023 21:40:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[çene]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=402785</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çene eklemi bozukluğunun dengesiz kapanış varlığında ortaya çıkan kas ve sinir hastalığına bağlı bir bozukluk olduğunu belirten uzmanlar, bu rahatsızlığın en çok 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıktığının altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-agrilarinizin-sebebi-cene-eklem-rahatsizliklari-olabilir-402785">Baş ağrılarınızın sebebi çene eklem rahatsızlıkları olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çene eklemi bozukluğunun dengesiz kapanış varlığında ortaya çıkan kas ve sinir hastalığına bağlı bir bozukluk olduğunu belirten uzmanlar, bu rahatsızlığın en çok 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıktığının altını çiziyor. Çene eklemi rahatsızlığının en önemli belirtilerinden birinin ağrı olduğuna dikkat çeken Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, bu ağrının çene eklemi bölgesinde, başta, kulakta ya da boğazda olabileceğini ifade ediyor. Çene eklemi rahatsızlığı bulunan kişilerin yarısının herhangi bir tedavi için hekime başvurmadıklarını dile getiren Üçem, ilaç tedavisi ve ağız içi aparey tedavileri ile yüzde 85 oranında başarı elde edilebileceğini söylüyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, baş ağrılarına neden olabilen ve baş boyun bölgesindeki ağrılarla karıştırılabilen çene eklem rahatsızlıkları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Baş ağrısı   ve migrenin sebebi çene eklem rahatsızlıkları olabilir</strong></p>
<p>Çene eklemi rahatsızlıklarının en çok 20 ile 45 yaş arasında ortaya çıktığı gözlemlenirken, çene eklemi rahatsızlıklarının çoğu zaman baş ya da kulak ağrısı olarak kendini gösterdiğini biliyor muydunuz?</p>
<p>Çeneler arası ilişkiye &#8216;diş oklüzyonu&#8217; denildiğini belirten Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, “Çene eklemi bozukluğu, dengesiz kapanış varlığında ortaya çıkan kas ve sinir hastalığına bağlı bir bozukluktur. Eklem, kafanın yan bölgesinden geçen sinir, kas ve kan damarlarında baskıya yol açtığında bu baş ağrısı  ve migrene sebep olabilir.” dedi. </p>
<p><strong>Diş kırıkları, sallanan dişler ve nedensiz diş ağrısı görülebilir</strong></p>
<p>Pek çok kişinin dengesiz kapanışa sahip olmalarına karşın bu sorunu bir şekilde tolere edebildiklerini ve belirti göstermediklerini ifade eden Üçem, “Ağrıdan şikâyetçi olanların diş veya diş etleri direkt etkilenmiş olabilir ve baş ağrısından ziyade diş kırıkları, dolgu, sallanan dişler ve nedensiz diş ağrısı gibi şikâyetleri de olabilir. Eğer bu sorunlardan birinden şikâyetçiyseniz hemen bir diş hekimine görünmeniz gerekir.” uyarısında bulundu.</p>
<p><strong>Çene eklem ağrıları ile kulak ve baş ağrıları karıştırılabilir</strong></p>
<p>Çene eklemi rahatsızlığının en önemli belirtilerinden birinin ağrı olduğuna dikkat çeken Üçem, “Bu ağrı çene eklemi bölgesinde, başta, kulakta ya da boğazda olabilir. Kişiler ağrı nedeniyle ağızlarını tam açamama şikâyeti yaşayabilirler. Çene eklemi kulağın hemen önünde yer alan bir eklemdir bu nedenle çene kemiği ağrısı ile kulak ağrıları sık sık karıştırılabilir. Kişiler baş ağrısı ile çene eklemi rahatsızlığı arasında ilişki kuramasa da bu bölgede çevre kasların bulunması nedeniyle sık sık baş ağrısı şikâyeti görülür. Bir diğer belirtisi ise çene ekleminde gıcırdama ya da sürtünme şeklinde seslerin gelmesidir.” diye konuştu.</p>
<p>Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, çene eklem rahatsızlıklarının diğer belirtilerini ise şöyle sıraladı:</p>
<p>&#8211; Çene fonksiyonu sırasında eklemden ses gelebilir.</p>
<p>&#8211; Ağız açılırken alt çene sağa veya sola kayabilir.</p>
<p>&#8211; Ağız açıklığında kısıtlılık olabilir.</p>
<p>&#8211; Ağız kapalı ya da açık şekilde kilitli kalabilir.</p>
<p>&#8211; Yüz ve/veya baş boyun kaslarında ağrı olabilir.</p>
<p>&#8211; Kulak çınlaması olabilir.</p>
<p>&#8211; Yemek yeme sırasında eklemde şiddetli ağrı olabilir.</p>
<p>&#8211; Alt çene hareketlerinde koordinasyon bozukluğu olabilir.</p>
<p><strong>Sorun çoğunlukla rutin diş muayenesi sırasında tespit ediliyor</strong></p>
<p>Çene eklemi rahatsızlığı bulunan kişilerin yarısının herhangi bir tedavi için hekime başvurmadıklarını dile getiren Üçem, ancak rutin diş muayenesi sırasında çene eklemi sorunları tespit edilebildiğini söyledi.</p>
<p>Çene eklemi rahatsızlığı tedavi seçeneklerine değinen Üçem, “İlaç tedavisi ve ağız içi aparey tedavileri uygulanabilir. Ağız içine yerleştirilen apareyler ile uykuda bruksizmin ortaya çıkarabileceği rahatsızlıklar engellenebilir. Disk kayması, diskin yerinden çıkması gibi durumlarda yine ağız içi apareylerden yararlanılır ve bu tedaviler yüzde 85 oranında başarılı olur. Hastada büyüme anomalisi varsa, tümörler bulunuyorsa ve ağrısı sosyal hayatını etkiliyorsa son çare olarak cerrahi tedaviler tercih edilebilir.” bilgilerini paylaştı. </p>
<p>Tedaviye multidisipliner olarak yaklaşıldığını sözlerine ekleyen Üçem, “Hastada psikolojik nedenler baskın ise psikolojik desteğe yönlendiriyoruz. Çene eklemi ile ilgili sorunlar belirgin ise çene eklemini tedavisi, medikal tedavi, fizyoterapiden fayda görüyoruz. Böylece kalıcı kulak şikâyetleri, çene eklemi şikâyetleri, diş problemleri ve kas ağrılarından kurtulmuş oluyoruz.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yiyecekler ağrı olan bölgedeki dişlerle çiğnenmeli</strong></p>
<p>Çene eklemi rahatsızlığı olanların dikkat etmesi gereken bazı noktalar olduğunu vurgulayan Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Ağzın çok fazla açılmasını gerektirecek hareketlerden kaçınılmalı. Ön dişlerle büyük lokmalar ısırılmamalı, çatal bıçak kullanılarak arka dişlerle yemek yenmeli. Sakız çiğnemekten kaçınılmalı. Sadece tek bir eklemden ağrı geliyorsa özellikle ağrı olan taraftaki dişlerle yemek çiğnenmeli. Uyku pozisyonu yan veya yüzüstü değil, sırt üstü olmalı. Problemin şiddetine göre bölgenin sıcak tutulması gerekebilir. Fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler dişlerle kırılmamalı. Çiğnemeye dirençli sert besinlerden kaçınılmalı.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bas-agrilarinizin-sebebi-cene-eklem-rahatsizliklari-olabilir-402785">Baş ağrılarınızın sebebi çene eklem rahatsızlıkları olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
