<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çatışma | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/catisma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/catisma</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Mar 2026 13:00:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çatışma | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/catisma</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[anlam]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[bayramlar]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[çatışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dönüştürüyor]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[içinde]]></category>
		<category><![CDATA[koşullar]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ritüellerini]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621846</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846">Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, savaşların gölgesinde yaşanan bayramları değerlendirdi.</p>
<p><strong>Savaşlar ve çatışma ortamı bayramları dönüştürüyor</strong></p>
<p>Bayramların, toplumsal hayatın en güçlü sembolik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar kolektif hafızanın yeniden üretildiği, toplumsal dayanışmanın pekiştirildiği ve ortak değerlerin görünür hale geldiği zaman dilimlerini ifade ediyor. Ancak günümüz uluslararası sisteminde artan savaşlar ve süreklilik kazanan çatışma ortamı, bu sembolik alanın anlamını ve işlevini doğrudan dönüştürüyor.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Bayramlar artık daha katmanlı bir deneyim</strong></p>
<p>Küresel ölçekte eş zamanlı yaşanan çatışmaların yalnızca siyasi dengeleri değil, gündelik yaşam pratiklerini de etkilediğini belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Bayramlar klasik anlamda bir birleşme ve yakınlaşma zemini olma özelliğini tamamen kaybetmiş değil. Ancak içinde bulunulan koşulların izlerini taşıyan daha katmanlı bir deneyime dönüşmüş durumda.” dedi.</p>
<p><strong>Toplumsal duygu rejimi değişiyor</strong></p>
<p>Savaş ve belirsizlik ortamlarının bireylerin duygusal dünyasını etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaş ve çatışma ortamlarının en belirgin etkilerinden biri, toplumsal duygu rejimlerinde meydana gelen değişimdir. Güvensizlik, belirsizlik ve tehdit algısının arttığı dönemlerde bireylerin kolektif ritüellere yüklediği anlam da farklılaşır. Bayramlar hâlâ kutlanmakta; ritüeller sürdürülmekte, ancak bu ritüellerin arka planındaki duygusal yoğunluk ve toplumsal karşılığı önemli ölçüde dönüşmektedir. Coşku yerini daha temkinli ve yer yer buruk bir sevinç haline bırakırken, toplumsal birliktelikler daha sınırlı ve kontrollü bir çerçevede gerçekleşmektedir.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Bayram, çatışma bölgelerinde bir ‘dayanma pratiğine’ dönüşüyor</strong></p>
<p>Çatışma bölgelerinde bayramların çok daha farklı yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Süleymanlı, şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu dönüşümün en çarpıcı boyutu doğrudan çatışma bölgelerinde yaşayan insanların deneyimlerinde görülür. Günlük hayatın sürekli tehdit altında olduğu, siren seslerinin ve patlamaların sıradanlaştığı ortamlarda bayram, alışıldık anlamından uzaklaşır. İnsanlar bir yandan hayatta kalma refleksiyle hareket ederken, diğer yandan bayramın ritüellerini sürdürebilmek için çaba gösterir. Bu durum, korku ile umut, kayıp ile tutunma arzusu arasında gidip gelen yoğun bir psikolojik gerilim üretir. Bayram, bu koşullarda neşeden çok bir dayanma ve devam edebilme pratiğine dönüşür.”</p>
<p><strong>Savaşın etkisi sınırları aşıyor</strong></p>
<p>Savaşların yalnızca çatışma bölgelerini etkilemediğini ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “Savaşların etkisi yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı değildir. Sıcak savaşın doğrudan yaşanmadığı toplumlarda da bu süreçlerin çok katmanlı etkileri hissedilmektedir. Ekonomik dalgalanmalar, artan hayat pahalılığı ve temel ihtiyaçlardaki belirsizlikler gündelik yaşamı zorlaştırırken; insanlar bir yandan başka coğrafyalardaki acılara empatiyle yaklaşmakta, diğer yandan bu çatışmaların kendilerine de sıçrayabileceği endişesini taşımaktadır. Bu durum, bayramların hem maddi hem de duygusal boyutunu derinden etkileyerek, onları daha temkinli ve karmaşık bir duygu deneyimine dönüştürmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Genelleşmiş tehdit algısı bayramın ruhunu değiştiriyor</strong></p>
<p>Sürekli savaş haberlerine maruz kalmanın bireylerin ruh halini etkilediğini belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Sürekli olarak savaş haberlerine maruz kalmak, küresel belirsizlik hissi ve geleceğe dair artan kaygı, bireylerin ruh halini derinden etkilemektedir. Güvende olunan bir coğrafyada yaşansa bile, genelleşmiş tehdit algısı bireylerin zihninde yer etmekte ve bu durum bayramların duygusal tonunu değiştirmektedir. İnsanlar bayramı yaşarken bir yandan da dünyanın farklı yerlerinde yaşanan acıların farkındalığını taşımakta; bu da sevinç ile hüzün arasında ikili bir duygu durumu yaratmaktadır.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramlar küresel etkilerden bağımsız değil</strong></p>
<p>Bu süreci sosyolojik açıdan “dolaylı etkilenme” olarak tanımlayan Prof. Dr. Süleymanlı, “Bireyler doğrudan çatışmanın içinde olmasalar bile, küresel sistemin parçası olmaları nedeniyle bu süreçlerin ekonomik, psikolojik ve kültürel sonuçlarını deneyimler. Bu da bayramların yalnızca yerel değil, aynı zamanda küresel gelişmelerden etkilenen bir toplumsal pratik olduğunu ortaya koymaktadır.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Kamusal dilde barış vurgusu geri planda kalabiliyor</strong></p>
<p>Bayram dönemlerindeki söylemlere de dikkat çeken Prof. Dr. Süleymanlı, “Kamusal söylem de bu dönüşümün önemli bir parçasıdır. Bayram dönemlerinde yapılan açıklamalar, siyasal aktörlerin dili ve medya çerçeveleri incelendiğinde, barış ve merhamet vurgusunun yer yer geri planda kaldığı; buna karşılık güvenlik, mücadele ve güç söylemlerinin daha görünür hale geldiği dikkat çekmektedir. Bu durum, bayramların sembolik anlamının siyasal bağlam içinde yeniden şekillendiğini göstermektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Bayramların iki katmanlı yapısı var</strong></p>
<p>Bayramların hem bireysel hem de toplumsal boyutuna işaret eden Prof. Dr. Süleymanlı, şunları söyledi:</p>
<p>“Bayramların iki katmanlı bir yapıya sahip olduğu görülmektedir; bireyin iç dünyasında oluşan anlam ve içinde bulunduğu dışsal koşullar. Savaş ve çatışma ortamı bu iki katman arasındaki ilişkiyi yeniden düzenler. Dış koşullar bayramın nasıl yaşanacağını sınırlandırırken, içsel değerler bu sınırlar içinde bayramın anlamını belirler. Bayramlar bu nedenle yalnızca kültürel bir süreklilik unsuru değil, aynı zamanda toplumsal yapının, değerler sisteminin ve kolektif bilinç durumunun analiz edilebildiği önemli bir sosyolojik gösterge işlevi görmektedir. Toplumların içinde bulunduğu ruh hali, dayanışma kapasitesi ve değerler sistemi, bayramların yaşanma biçiminde somutlaşır. Çatışma ortamlarının yoğunlaştığı dönemlerde bayramların daha sessiz, daha temkinli ve daha içe dönük bir karakter kazanması, bu dönüşümün en görünür işaretlerinden biridir.”</p>
<p><strong>Tüm zorluklara rağmen bayramlar varlığını sürdürüyor</strong></p>
<p>Tüm bu değişimlere rağmen bayramların ortadan kalkmadığını belirten Prof. Dr. Süleymanlı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Tüm bu dönüşüme rağmen bayramlar tamamen ortadan kalkmaz; aksine yeni koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürür. Bu süreçte bayramlar, bireylerin anlam arayışına cevap veren, toplumsal bağları asgari düzeyde de olsa koruyan ve insanın ‘insan kalma’ çabasını destekleyen bir işlev üstlenir. Bu işlev, özellikle belirsizlik ve kaygının yoğunlaştığı dönemlerde daha da görünür hale gelmektedir. Bayramların bugünkü durumu, yalnızca kültürel bir değişimi değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız çağın ruhunu yansıtan önemli bir göstergedir. Bu çerçevede bayramlar, yalnızca geleneksel bir pratik değil, aynı zamanda mevcut toplumsal koşullardan etkilenen dinamik bir sosyolojik alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum, bayramların taşıdığı anlamın korunmasının artık yalnızca kültürel bir mesele değil, aynı zamanda etik ve insani bir sorumluluk haline geldiğini göstermektedir.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kuresel-catismalar-bayram-rituellerini-donusturuyor-621846">Küresel çatışmalar bayram ritüellerini dönüştürüyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-gerilimler-denizcilikte-hukuki-destegin-onemini-artiriyor-617874</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 12:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[denizcilikte]]></category>
		<category><![CDATA[desteğin]]></category>
		<category><![CDATA[gerilimler]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki]]></category>
		<category><![CDATA[jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Kazalar]]></category>
		<category><![CDATA[önemini]]></category>
		<category><![CDATA[riskler]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye deniz taşımacılığında dünya sıralamasında ilk 10’a yükselirken, ABD/İsrail-İran çatışması başta olmak üzere tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle bu alanda hukuki desteğin önemi de giderek artıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-gerilimler-denizcilikte-hukuki-destegin-onemini-artiriyor-617874">Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye deniz taşımacılığında dünya sıralamasında ilk 10’a yükselirken, ABD/İsrail-İran çatışması başta olmak üzere tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle bu alanda hukuki desteğin önemi de giderek artıyor. Avukat Seda Yılmaz, her ne kadar bölgesel çatışma, doğal afet, salgın gibi durumlar mücbir sebep kabul edilse de armatörden lojistik firmasına kadar zararın karşılanması için tüm paydaşlara düşen sorumluluklar olduğuna dikkati çekti. </strong></p>
<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamasına göre bin groston ve üzeri Türk sahipli deniz ticaret filosu, 53,1 milyon detveyt kapasitesiyle dünyada 10. sıraya yükseldi. TÜİK verilerine göre geçen yıl, deniz yoluyla taşınan ihracat yükü ise yüzde 5,2 artarak 153 milyar 816 milyon doları buldu. İhracatın yüzde 56,3’ü deniz yoluyla taşınırken, çatışmalar, kazalar ve diğer riskler nedeniyle bu alanda hukuki desteğe ihtiyaç da büyüyor. </p>
<p>Türkiye’nin denizcilikteki atılımını değerlendiren Avukat Seda Yılmaz, <em>“Filomuzun büyümesi, dünyaya açılmayı da beraberinde getiriyor ancak denizcilik, kazançlı olduğu kadar riskli de bir alan.”</em> dedi. <strong> </strong></p>
<p><strong>Kazalar ve Güvenlik Riskleri Artıyor</strong> </p>
<p>Yılmaz, gemi yangınları, kazalar, korsan saldırıları ve savaş risklerinin milyarlarca dolarlık kayıplara yol açtığını belirterek, <em>“En son yayımlanan uluslararası istatistiklere göre küresel deniz kazaları, 2024’te yüzde 10 artarak 3.310’a ulaştı. 2025 yılında ise korsan saldırılar yüzde 18’lik artışla 137’ye çıktı.”</em> bilgilerini paylaştı.   </p>
<p><strong>“Savaş Riskleri Doğru Yönetilmeli</strong>” </p>
<p>ABD/İsrail-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Yılmaz, <em>&#8220;Orta Doğu&#8217;daki sıcak çatışma bölgelerinde seyreden gemilerin sigorta poliçelerindeki özel şartlar ve &#8216;savaş riskleri&#8217; klozlarının doğru yönetilmesi, çok önem kazandı. Çatışma dönemlerinde, bölgeden geçecek tankerler için sağlanan teminatlar kapsam dışı bırakılabiliyor veya ek prim karşılığında yeniden düzenlenebiliyor. Hasar ve kazalarda sorumluluk paylaşımı, mücbir sebep değerlendirmesi, sigorta tazminatları ve dava süreçleri, uluslararası hukuk desteğini ve öngörülebilir sözleşmelerin gereğini zorunlu kılıyor.”</em> diye konuştu.</p>
<p><strong>“Hasar Durumlarında Her Dakikanın Önemi Var”</strong></p>
<p>Yılmaz, hasar ve kazalarda hızlı müdahalenin şart olduğunun altını çizdi. Hasarın tespiti için gemi veya limanda hazırlanacak rapor ve bildirimlerin vakit kaybetmeden yapılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, <em>“Tüm tarafların, risklere önceden ne kadar hazır oldukları da sorumluluğun hafiflemesi açısından belirleyici olabiliyor. Mücbir sebep durumunda zararı önleme tedbirlerinin ve alternatif planların devreye girmesi büyük önem taşıyor.”</em> ifadelerini de kullandı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/jeopolitik-gerilimler-denizcilikte-hukuki-destegin-onemini-artiriyor-617874">Jeopolitik gerilimler, denizcilikte hukuki desteğin önemini artırıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Narlıdere&#8217;de Kuşaklar Arası Çatışma Konuşuldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/narliderede-kusaklar-arasi-catisma-konusuldu-616371</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:39:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arası]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[konuşuldu]]></category>
		<category><![CDATA[kuşaklar]]></category>
		<category><![CDATA[narlıdere]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=616371</guid>

					<description><![CDATA[<p>Narlıdere Belediyesi, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren “Kuşaklar, Toplumsal Dönüşüm ve İlişkilerde Güç Kaybı” başlıklı seminere ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-kusaklar-arasi-catisma-konusuldu-616371">Narlıdere&#8217;de Kuşaklar Arası Çatışma Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Narlıdere Belediyesi, toplumun her kesimini yakından ilgilendiren “Kuşaklar, Toplumsal Dönüşüm ve İlişkilerde Güç Kaybı” başlıklı seminere ev sahipliği yaptı. Seminerde; aile içi çatışmaların nedenleri, dijitalleşmenin Z ve Alfa kuşakları üzerindeki etkileri ve anne baba otoritesinin sarsılma nedenleri bilimsel verilerle anlatıldı</i></b></p>
<p>Narlıdere Belediyesi, toplumsal yaşamda giderek belirginleşen kuşaklar arası farkları, psikolojik etkilerini ve değişen değerleri ele almak amacıyla önemli bir seminere ev sahipliği yaptı. Alanında uzman isimler 15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Yüksek Lisans Programı Öğretim Elemanı Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer ve Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi araştırmacısı Dr. Gülçin Itırlı Aslan, vatandaşlarla bir araya gelerek kuşaklar, toplumsal dönüşüm ve ilişkilerde yaşanan güç kaybını kapsamlı biçimde değerlendirdi. Seminere ebeveynler, eğitimciler, gençlerle çalışan profesyoneller ve Narlıdere’nin farklı kesimlerinden vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</p>
<p>Narlıdere Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, Y, Z ve ALFA kuşaklarının portresi, dijital dünyanın getirdiği belirsizlikler, yoğun kaygı bozuklukları, toplumsal yaşamda giderek belirginleşen kuşaklar arası farklar, psikolojik etkileri ve değişen değerler detaylı bir şekilde ele alındı.</p>
<p> </p>
<p><b>HER KUŞAK BİR ÖNCEKİ KUŞAĞA TEPKİLİ</b></p>
<p>Seminerin ilk bölümünde söz alan Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, kuşakların karakteristik özelliklerine dikkat çekti. Yıldırımer, “Her kuşak, bir öncekinin travmasına tepki olarak yetişir. Ancak iyileştirmek isterken, çoğu zaman yeni bir kırılganlık üretir” diye konuştu.</p>
<p>Y kuşağının sınav odaklı ve aşırı korumacı ailelerle büyüdüğünü belirten Yıldırımer, Z kuşağının ise dijital dünya ve belirsizlikler nedeniyle yoğun kaygı bozukluğu yaşadığını vurguladı. Yıldırımer, günümüz çocukları üzerinde kurulamayan otorite krizine dair, &#8220;Bugün yaşanan otorite sorunları saygı eksikliğinden değil, temas kurulamamasından doğuyor. Güç, doğru ilişki kurulamadığı için kaybediliyor. Özellikle 0-3 yaş arası, aile otoritesinin doğru inşası için en kritik dönemdir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><b>DİJİTAL BAĞIMLILIĞA KARŞI DERİN BAĞ</b></p>
<p>Dr. Gülçin Itırlı Aslan ise konunun biyolojik ve psikolojik boyutuna odaklandı. &#8220;Sandviç Kuşağı&#8221; olarak adlandırılan, hem çocuklarına hem de yaşlı ebeveynlerine bakmak zorunda kalan yetişkinlerin yaşadığı zorluklara değinen Aslan, epigenetik kavramının önemini anlattı.</p>
<p>Aslan, &#8220;Genlerin üzerinde yaşam notaları yazılıdır. Kavga ortamında büyüyen çocuk ile sevgi ortamında büyüyen çocuğun genetik kodları farklı gelişir. Bugün sergilediğimiz davranışlar, sadece çocuklarımızı değil, torunlarımızı dahi etkiliyor,&#8221; diyerek dijital bağımlılığa karşı &#8220;derin bağ&#8221; kuracak etkinliklerin hayati önem taşıdığını belirtti.</p>
<p><b>ETKİNLİK SONRASI SAĞLIK TARAMASI</b></p>
<p>Etkinlik sonrasında Narlıdere İlçe Sağlık Müdürlüğü Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) Bölümü tarafından HT, diyabet ve obezite konusunda bilgilendirme yapılarak broşür dağıtıldı. Ayrıca kan şekeri ölçümü ile diyabet hastalığına karşı farkındalık oluşturuldu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/narliderede-kusaklar-arasi-catisma-konusuldu-616371">Narlıdere&#8217;de Kuşaklar Arası Çatışma Konuşuldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamaney: Savaşı başlatırlarsa bölgesel çatışma olur</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hamaney-savasi-baslatirlarsa-bolgesel-catisma-olur-609818</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 21:27:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA[başlatırlarsa]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[hamaney]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609818</guid>

					<description><![CDATA[<p>İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD'nin tehditlerine sert karşılık verdi. Hamaney, ABD'nin askeri tehditlerine karşı İran’ın taviz vermeyeceğini belirtti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamaney-savasi-baslatirlarsa-bolgesel-catisma-olur-609818">Hamaney: Savaşı başlatırlarsa bölgesel çatışma olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p>ABD ve İran arasında artan gerilimle ilgili İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney&#8217;den açıklama geldi.</p>
</div>
<div>
<p>Sosyal medya hesabından Hamaney, <em>&#8220;Amerikalılar şunu bilmelidir ki, eğer bir savaş başlatırlarsa, bu kez bölgesel bir savaş olur. Amerikalıların bazen savaş gemileri ve uçaklarla geleceğiz şeklindeki açıklamaları yeni bir şey değil. İran milleti böyle sözlerden etkilenmez. İran milletini korkutmaya çalışmasınlar. Biz savaşın başlatıcısı değiliz. Hiç kimseyi ezmeye çalışmıyoruz. Hiçbir ülkeye saldırmayı düşünmüyoruz. Ancak, saldırmak veya zarar vermek isteyen herkes, İran milletinden kararlı bir darbe alacaktır&#8221;</em> dedi.</p>
</div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hamaney-savasi-baslatirlarsa-bolgesel-catisma-olur-609818">Hamaney: Savaşı başlatırlarsa bölgesel çatışma olur</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KKTC&#8217;de Türkiye ile çatışma değil yeni bir denge hedefleniyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kktcde-turkiye-ile-catisma-degil-yeni-bir-denge-hedefleniyor-587072</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 21:55:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[değil]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[Erhürman]]></category>
		<category><![CDATA[halkı]]></category>
		<category><![CDATA[hedefleniyor]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[kktc]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[tepki]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İle]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Kuzey Kıbrıs'taki seçim sonuçlarını değerlendirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kktcde-turkiye-ile-catisma-degil-yeni-bir-denge-hedefleniyor-587072">KKTC&#8217;de Türkiye ile çatışma değil yeni bir denge hedefleniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, Kuzey Kıbrıs&#8217;taki seçim sonuçlarını değerlendirdi.<strong> </strong></p>
<p><strong>Kuzey Kıbrıs Türk halkı son yıllarda biriken tepkisini sandığa yansıttı</strong></p>
<p>“Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) lideri Tufan Erhürman’ın seçimleri açık farkla kazanması, Kuzey Kıbrıs Türk halkının son yıllarda biriken tepkisini sandığa yansıttığını gösteriyor.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu sonuç, Ankara ile tam uyumlu ancak iç siyasette yolsuzluk iddialarıyla yıpranmış bir yönetim tarzına karşı bir tepki olarak okunabilir. Erhürman’ın seçilmesi, Kıbrıs Türk siyasetinde daha kurumsal, daha dengeli ve toplumun seküler hassasiyetlerine saygılı bir çizginin öne çıkacağına işaret ediyor.” dedi.</p>
<p><strong>“Erhürman, denge mesajı veriyor”</strong></p>
<p>Prof. Dr. Havva Kök Arslan, bir önceki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar döneminde Türkiye ile tam uyumlu bir dış politika yürütüldüğünü hatırlatarak, “Ancak Tufan Erhürman, Türkiye ile iş birliğini sürdürme niyetinde olsa da bu ilişkiyi ‘eşitlik temelinde’ yürütmekten yana. Yani tamamen kopuş değil, daha özerk ve karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki anlayışı bekleniyor. Erhürman, ‘Türkiye ile koordinasyon içinde olacağız’ diyerek denge mesajı veriyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Seçim sonuçları tepki oyu olarak görülmeli</strong></p>
<p>Bu seçimin, doğrudan bir çözüm modeli referandumu olmadığına işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ancak sonuçlar, halkın federasyona dönüşten ziyade mevcut yönetime ve Türkiye’nin iç işlerine fazla müdahalesine duyduğu rahatsızlığın ifadesi. Dolayısıyla bu sonuç ‘federasyon isteği’nden çok ‘tepki oyu’ olarak görülmeli.” ifadesinde bulundu.</p>
<p>Seçimlere katılım oranının düşük olmasının, halkın genel olarak siyasete ve mevcut partilere duyduğu güvensizliği gösterdiğini de dile getiren Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Seçmenlerin bir kısmı sandığa gitmeyerek tepkisini ortaya koydu. Ancak bu ilgisizlik, siyasal sistemin meşruiyetine değil, yöneten kadroların tutumuna yönelik bir eleştiri niteliğinde.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Erhürman’ın ‘Devlet geleneğimiz devam edecek’ sözlerinin, ‘Kıbrıs Türk halkı kendi kurumlarına sahip çıkar, ancak Türkiye ile ilişkiler de devam edecek’ anlamına geldiğini söyleyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu, bağımsızlık vurgusunu korurken Türkiye ile ilişkileri koparmak istemeyen bir denge mesajı olarak okunmalı.” dedi.</p>
<p><strong>Türkiye–KKTC ilişkilerinde daha özerk bir diplomatik yaklaşım beklenebilir mi?</strong></p>
<p>Türkiye–KKTC ilişkilerinde daha özerk bir diplomatik yaklaşım beklenebileceğini de ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Yeni dönemde daha dengeli bir yaklaşım bekleniyor. Erhürman’ın çizgisi, Ankara’ya karşı değil, ancak Ankara’ya tam bağımlı da değil. Özellikle iç işlerine müdahale konusundaki hassasiyetin dikkate alınacağı, karar süreçlerinde KKTC’nin kurumsal iradesine daha fazla önem verileceği düşünülüyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikası stratejik bir öncelik olmaya devam ediyor</strong></p>
<p>Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikasının Erhürman döneminde de stratejik bir öncelik olmaya devam edeceğini kaydeden eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Ancak bu süreçte söylem ve üslup farkı görülebilir. Erhürman, sert restleşmeler yerine diplomatik diyalog ve hukuk temelinde hareket etmeyi tercih edebilir. Yani Türkiye’nin pozisyonuna karşı değil, ama yöntemde daha yumuşak bir çizgi.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderinin tebrik mesajı ne anlama geliyor?</strong></p>
<p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in tebrik mesajının, iki taraf arasında yeniden diyalog zemini oluşturabileceğini söyleyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Erhürman, Rum tarafıyla müzakereye tamamen kapalı değil; ancak ‘eşit statü’ ve ‘güvenlik garantileri’ gibi temel konularda geri adım atmayacağını açıkça belirtiyor.” dedi.</p>
<p>Erhürman’ın, iki eşit tarafın tanınmasına dayalı bir müzakere süreci önerdiğine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Bu yaklaşım, BM çerçevesinde yeni bir sayfa açılmasına katkı sağlayabilir; ancak Rum tarafının bu önerileri kabul etmesi zor görünüyor. Yine de Erhürman’ın diplomatik dili, Türkiye’nin tezlerini uluslararası alanda daha kabul edilebilir hale getirebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Erhürman yönetimi, Türkiye ile çatışma değil, yeni bir denge kurmayı hedefliyor</strong></p>
<p>Kuzey Kıbrıs’taki seçim sonucunun, yalnızca hükümet değişikliğini değil, halkın ‘saygı, denge ve özerklik’ arayışını da gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Arslan, “Erhürman yönetimi, Türkiye ile çatışma değil, karşılıklı saygıya dayalı yeni bir denge kurmayı hedefliyor. Bu da hem iç siyasette hem de dış politikada daha temkinli ama daha kurumsal bir dönemin işareti olabilir.” diye sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kktcde-turkiye-ile-catisma-degil-yeni-bir-denge-hedefleniyor-587072">KKTC&#8217;de Türkiye ile çatışma değil yeni bir denge hedefleniyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya-Ukrayna Çatışma Bölgesindeki Kuruluşlara Kalıcı Tehdit Kampanyası</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/rusya-ukrayna-catisma-bolgesindeki-kuruluslara-kalici-tehdit-kampanyasi-362309</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2023 08:12:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesindeki]]></category>
		<category><![CDATA[çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[kalıcı]]></category>
		<category><![CDATA[kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[kuruluşlara]]></category>
		<category><![CDATA[rusyaukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=362309</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky araştırmacıları, Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın sürdüğü bölgede bulunan kuruluşları hedef alan yeni ve gelişmiş bir kalıcı tehdit (APT) kampanyası keşfetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-ukrayna-catisma-bolgesindeki-kuruluslara-kalici-tehdit-kampanyasi-362309">Rusya-Ukrayna Çatışma Bölgesindeki Kuruluşlara Kalıcı Tehdit Kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky araştırmacıları, Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın sürdüğü bölgede bulunan kuruluşları hedef alan yeni ve gelişmiş bir kalıcı tehdit (APT) kampanyası keşfetti. CommonMagic olarak adlandırılan söz konusu casusluk kampanyasının en az Eylül 2021&#8217;den beri aktif olduğu düşünülüyor. Saldırganlar hedeflerinden veri toplamak için daha önce bilinmeyen bir kötü amaçlı yazılım kullanıyor. Hedefler arasında Donetsk, Luhansk ve Kırım bölgelerinde bulunan idare, tarım ve ulaştırma kuruluşları yer alıyor.</strong></p>
<p>Saldırılar, PowerMagic olarak adlandırılan PowerShell tabanlı bir arka kapı ve CommonMagic adı verilen yeni bir kötü amaçlı çerçeve yardımıyla gerçekleştiriliyor. Bunlardan CommonMagic, USB cihazlarından dosya çalma, veri toplama ve saldırgana gönderme yeteneğine sahip. Bununla birlikte modüler çerçevelerin yapısı itibariyle yeni kötü amaçlı modüller aracılığıyla ek kötü amaçlı faaliyetlerin başlatılmasına izin vermesinden dolayı, saldırının potansiyeli bu iki işlevle sınırlı değil.</p>
<p>Saldırılar, bulaşma zincirinin sonraki adımlarında da belirtildiği gibi büyük olasılıkla spearphishing veya benzer yöntemlerle başlatıldı. Yani hedefler önce bir internet adresine, oradan kötü niyetli sunucu üzerinde barındırılan bir ZIP arşivine yönlendirildi. Arşiv, PowerMagic arka kapısını dağıtan kötü amaçlı bir dosya ve kurbanları içeriğin yasal olduğuna inandırmayı amaçlayan iyi huylu bir sahte belge içeriyordu. Kaspersky, bölgelerdeki çeşitli kuruluşların kararnamelerine dair atıfta bulunan başlıklarla yazılmış bu türden bir dizi yem dosyası keşfetti.</p>
<p><strong>PowerMagic hedeflerine CommonMagic olarak bulaşıyor</strong></p>
<p>Kurban arşivi indirdikten ve arşivdeki kısayol dosyasına tıkladıktan sonra PowerMagic arka kapısı sisteme bulaşıyor. Devamında arka kapı genel bir bulut depolama hizmetinde bulunan uzak bir klasördeki komutları alıyor, gönderilen komutları çalıştırıyor ve sonuçları buluta geri yüklüyor. PowerMagic, ayrıca virüs bulaşmış cihazın her açılışında yeniden başlatılmak üzere kendisini sisteme kalıcı olarak yerleştiriyor.</p>
<p>Kaspersky, tespit ettiği tüm PowerMagic hedeflerine CommonMagic olarak adlandırılan modüler bir çerçevenin de bulaştığını keşfetti. Bu, CommonMagic&#8217;in PowerMagic tarafından dağıtılmış olabileceğine işaret ediyor. Ancak mevcut verilerden bulaşmanın nasıl gerçekleştiği net değil.</p>
<p>CommonMagic çerçevesi birden fazla modülden oluşuyor. Her çerçeve modülü ayrı bir süreçte başlatılan yürütülebilir bir dosya içeriyor ve modüller birbirleri arasında iletişim kurabiliyor. Çerçeve, USB cihazlarından dosya çalmanın yanı sıra her üç saniyede bir ekran görüntüsü alabiliyor ve daha sonra bunları saldırgana gönderiyor.</p>
<p>Bu bültenin hazırlandığı sırada, kampanyada kullanılan kod ve veriler ile daha önce bilinen kod ve veriler arasında doğrudan bir bağlantı kurulabilmiş değildi. Bununla birlikte, kampanya hala aktif olduğundan ve soruşturmalar devam ettiğinden, daha fazla araştırma sonucunda bu kampanyayı belirli bir tehdit aktörüne atfetmeye yardımcı olabilecek ek bilgilerin ortaya çıkarması mümkün. Mağdurların coğrafi açıdan sınırlı olması ve yem olarak kullanılan mesajların konu başlıkları, saldırganların muhtemelen kriz bölgesindeki jeopolitik duruma özel bir ilgi duyduklarını gösteriyor.</p>
<p>Kaspersky Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Güvenlik Araştırmacısı <strong>Leonid Bezvershenko</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Jeopolitik koşullar her zaman siber tehdit ortamını etkiler ve yeni tehditlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bir süredir Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmayla bağlantılı faaliyetleri izliyoruz ve bu da en son keşiflerimizden biri. CommonMagic kampanyasında kullanılan kötü amaçlı yazılım ve teknikler fazla sofistike olmasa da, komuta ve kontrol altyapısı olarak bulut depolamanın kullanılması dikkat çekici. Bu konu üzerindeki araştırmalarımıza devam edeceğiz ve umarım önümüzdeki günlerde bu kampanyayla ilgili daha fazla bilgi paylaşabileceğiz.&#8221;</em> </p>
<p>Kaspersky araştırmacıları, bilinen veya bilinmeyen bir tehdit aktörünün hedefli saldırısının kurbanı olmamak için aşağıdaki önlemlerin alınmasını öneriyor:</p>
<p> </p>
<ul>
<li>SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına (TI) erişmesini sağlayın. Kaspersky Tehdit İstihbaratı Portalı, şirketin TI&#8217;sı için ortak bir erişim noktası sunar ve Kaspersky tarafından 20 yılı aşkın bir süredir toplanan siber saldırı verilerini ve içgörülerini sağlar.</li>
<li>GReAT uzmanları tarafından geliştirilen Kaspersky çevrimiçi eğitimi ile siber güvenlik ekibinizi en son hedefli tehditlerle mücadele edecek şekilde geliştirin.</li>
<li>Uç nokta düzeyinde tespit, tehdit araştırma ve olaylara zamanında müdahale için Kaspersky Endpoint Detection and Response gibi EDR çözümlerini kullanın.</li>
<li>Temel uç nokta korumasını benimsemenin yanı sıra, Kaspersky Anti Targeted Attack Platform gibi gelişmiş tehditleri ağ düzeyinde erken aşamada tespit eden kurumsal düzeyde bir güvenlik çözümü kullanın.</li>
<li>Birçok hedefli saldırı kimlik avı veya diğer sosyal mühendislik teknikleriyle başladığından, ekibinize güvenlik farkındalığı eğitimi verin ve pratik beceriler edinmelerini sağlayın. Bunu örneğin Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu aracılığıyla yapabilirsiniz.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/rusya-ukrayna-catisma-bolgesindeki-kuruluslara-kalici-tehdit-kampanyasi-362309">Rusya-Ukrayna Çatışma Bölgesindeki Kuruluşlara Kalıcı Tehdit Kampanyası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
