<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çalışmak | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/calismak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/calismak</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 07:13:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çalışmak | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/calismak</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Başkan Tugay binlerce Bucalıyla ramazan sofrasında buluştu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-binlerce-bucaliyla-ramazan-sofrasinda-bulustu-615521</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:13:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[binlerce]]></category>
		<category><![CDATA[buca]]></category>
		<category><![CDATA[bucalıyla]]></category>
		<category><![CDATA[buluştu]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[iftar]]></category>
		<category><![CDATA[insanları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[sofrasında]]></category>
		<category><![CDATA[tugay]]></category>
		<category><![CDATA[ülkemiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615521</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, ramazanda kentin dört bir yanında iftar sofraları kurmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-binlerce-bucaliyla-ramazan-sofrasinda-bulustu-615521">Başkan Tugay binlerce Bucalıyla ramazan sofrasında buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, ramazanda kentin dört bir yanında iftar sofraları kurmaya devam ediyor. Buca Kozağaç Kapalı Pazaryeri’nde kurulan 3 bin kişilik iftar sofrasına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, &#8220;Ülkemizi de insanlarımızı da içinde bulunduğu sıkıntılardan çıkarmanın tek yolu, çalışmak. İçtenlikle ülkesini severek, insanları severek, ahlakla çalışmak, bizim ilkemiz ve düsturumuzdur&#8221; dedi.<br /> <br />İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Buca Kozağaç Kapalı Pazaryeri’nde kurulan iftar sofrasına katılarak Bucalılarla oruç açtı. Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Altan İnanç, CHP Buca ilçe yöneticileri, muhtarlar ve yurttaşların katıldığı iftar programında 3 bin kişi için iftar menüsü hazırlandı. Vatandaşlarla sohbet eden ve hatıra fotoğrafı çektiren Başkan Tugay, çocuklara da pamuk şeker ikram etti.<br /> <br /><strong>&#8220;Çok çalışmak lazım&#8221;</strong><br />İftar programında Bucalılara seslenen Başkan Tugay, “Hep beraber bu iftar sofrasını paylaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ülkemiz çok sıkıntılı günlerden geçiyor, geçim sıkıntısı giderek artıyor. Çok çalışmak lazım. Ülkemizi de insanlarımızı da içinde bulunduğu sıkıntılardan çıkarmanın tek yolu, çalışmak. İçtenlikle ülkesini severek, insanları severek, ahlakla çalışmak, bizim ilkemiz ve düsturumuzdur. Bugün buraya gelerek bize güç verdiniz. Aldığımız diğer güç de yüce Allah&#8217;tan. Hep beraber dua edelim. Allah derdi olan, sıkıntıda olan tüm insanlarımıza yardımcı olsun. Ülkemizin ihtiyacı olan refahı sağlamada bize yardımcı olsun. Biz de elimizden ne geliyorsa yapalım, çalışalım. Ben inanıyorum; birlik ve beraberlik olduğu zaman ülkemizde de iyilik hakim olacak. Sorunlar çözülecek. Ramazan ayınız mübarek olsun, tuttuğunuz oruçlar, yaptığınız ibadetler, bütün dualarınız kabul olsun. Ne istiyorsanız, gönlünüzden ne geçiyorsa gerçekleşsin&#8221; ifadelerini kullandı.<br /> <br /><strong>&#8220;Huzurunuz motivasyon kaynağımız&#8221;</strong><br />Buca Belediye Başkanı Görkem Duman da “İftarın bereketini paylaştığımız bu güzel sofralarda birlikteliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın en güzel örneklerini yaşıyoruz. Bu akşam bizleri iftar yemeğinde ağırlayan, İzmir&#8217;imiz ve Buca&#8217;mız için değerli çalışmalar yürüten, şehrimizin hizmetteki amiral gemisinin kaptanı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’a çok teşekkür ediyorum. Birlikte attığımız her adımda en büyük gayemiz Buca&#8217;mıza ve İzmir&#8217;imize en iyi hizmetleri sunmak ve sizlerin yüzündeki tebessümü, mutluluğu daima artırmaktır. Sizlerin huzuru bizim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Allah tuttuğunuz oruçları kabul etsin&#8221; sözlerine yer verdi.</p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-tugay-binlerce-bucaliyla-ramazan-sofrasinda-bulustu-615521">Başkan Tugay binlerce Bucalıyla ramazan sofrasında buluştu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mastercard, gençlerin en çok çalışmak istediği teknoloji şirketi oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/mastercard-genclerin-en-cok-calismak-istedigi-teknoloji-sirketi-oldu-580241</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 08:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[istediği]]></category>
		<category><![CDATA[mastercard]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=580241</guid>

					<description><![CDATA[<p> Ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren global teknoloji şirketi Mastercard, ulusal ve uluslararası düzeydeki başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-genclerin-en-cok-calismak-istedigi-teknoloji-sirketi-oldu-580241">Mastercard, gençlerin en çok çalışmak istediği teknoloji şirketi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren global teknoloji şirketi Mastercard, ulusal ve uluslararası düzeydeki başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Mastercard, Youthall’un bu yıl beşincisini düzenlediği Youth Awards’ta &#8220;En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (50-999 Çalışan)&#8221; kategorisinde altın ödülün sahibi oldu. </p>
<p><strong>Dijitalleşmede öncü</strong></p>
<p>Mastercard’ın genç yetenekler için cazip bir işveren olmasında, sadece küresel iş ağı değil; aynı zamanda teknoloji ve inovasyondaki öncü rolü dikkat çekiyor. Mastercard, yapay zeka destekli ödeme çözümleri, dijital güvenlik uygulamaları, sürdürülebilir finans teknolojileri ve açık bankacılık alanındaki inovasyonlarıyla iş yapış biçimlerini dönüştürüyor. Türkiye’de de dijitalleşmeye katkı sunan projeleriyle hem tüketicilere hem de işletmelere katma değer yaratıyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin en büyük gençlik oylaması </strong></p>
<p>Şirketlerin insan kaynakları ve işveren markası alanında yaptığı çalışmaların gençlerin verdiği oylarla belirlendiği yarışmaya bu yıl 29 kategoride 180 şirket katıldı. Oylamada 253 üniversiteden ve 245 bölümden toplam 192.384 oy kullanıldı. Toplam oy sayısı bir önceki yıla göre %209 artarken, bu yıl da geçen yıl ile benzer şekilde en çok oy kullanan üç bölüm endüstri mühendisliği, bilgisayar mühendisliği ve işletme olarak sıralandı. Oy kullanan gençlerin %31,6&#8217;sını üniversite 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturdu. Kullanılan oy sayısı ile Youth Awards bir kez daha Türkiye’nin en büyük gençlik oylaması olma özelliğini korudu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/mastercard-genclerin-en-cok-calismak-istedigi-teknoloji-sirketi-oldu-580241">Mastercard, gençlerin en çok çalışmak istediği teknoloji şirketi oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz solaksa dikkat! Baskın eli değiştirmeye çalışmak nörogelişimsel risk taşıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-solaksa-dikkat-baskin-eli-degistirmeye-calismak-norogelisimsel-risk-tasiyor-565558</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Aug 2025 10:41:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alp]]></category>
		<category><![CDATA[baskın]]></category>
		<category><![CDATA[bazı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[beyni]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[çocuğunuz]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirmeye]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[eli]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[nörogelişimsel]]></category>
		<category><![CDATA[özellik]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[solaksa]]></category>
		<category><![CDATA[taşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=565558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklığın beyin işleyişi, genetik ve çevresel faktörlerle ilişkisi, nörogelişimsel etkileri, yaratıcılık ve zeka ile bağlantısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-solaksa-dikkat-baskin-eli-degistirmeye-calismak-norogelisimsel-risk-tasiyor-565558">Çocuğunuz solaksa dikkat! Baskın eli değiştirmeye çalışmak nörogelişimsel risk taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklığın beyin işleyişi, genetik ve çevresel faktörlerle ilişkisi, nörogelişimsel etkileri, yaratıcılık ve zeka ile bağlantısı hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>El tercihi doğuştan gelen, genetik ve çevresel etkenlerle şekillenen bir özellik!</strong></p>
<p>El tercihinin doğuştan gelen, büyük oranda beynin işleyişine bağlı bir özellik olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Beynimizin motor komutları veren bölümleri, özellikle de karşı beyin yarımküresiyle çalışan motor korteks, hangi elimizi baskın kullandığımızı belirler.” dedi.</p>
<p>Sağ elini kullananların motor sisteminin genellikle sol beyin yarımküresiyle daha aktif çalışırken, solaklarda bu durumun çoğunlukla tersi olduğunu aktaran Alp, “Solaklık genetik faktörlerden de etkilenir. Ailede solak bireylerin bulunması, çocuğun da solak olma ihtimalini artırır. Ancak bu aktarım matematiksel olarak öngörülebilir bir şekilde gerçekleşmez. Genetik yatkınlık kadar, çevresel etkenler ve hatta doğum öncesi gelişim süreci de belirleyicidir. Yani bir çocuk, genetik olarak solaklığa eğilimli olabilir, ancak çevresel baskılar ya da nörogelişimsel faktörler onun sağ el kullanmasını da şekillendirebilir.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Solaklarda dil işlevleri daha esnek dağılıyor!</strong></p>
<p>Beynimizin vücudun karşı tarafını kontrol ettiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Dolayısıyla solak bir birey yazı yazarken ya da bir işi sol eliyle yaparken, beyninin sağ yarımküresi daha yoğun çalışır. Fakat işin ilginç yanı şu, solak bireylerin beyin yapısında, özellikle sağ ve sol beyin yarımküreleri arasındaki iletişimi sağlayan ‘korpus kallozum’ gibi bazı yapılarda daha fazla bağlantı gözlemlenmiştir.” dedi.</p>
<p>Dil gibi karmaşık işlevlerde, sağlak bireylerde genellikle sol beyinin daha baskın olduğunu kaydeden Alp, solaklarda ise bu dağılımın daha esnek olduğunu, bazı solakların dili sağ beyinle işlediğini, bazılarının ise her iki beyni birlikte kullandıklarını vurguladı. Alp, bu esnekliğin, onların farklı bilişsel stratejiler geliştirmesine de olanak tanıyabildiğini aktardı.</p>
<p><strong>Solak bireylerin genel zeka düzeyi veya öğrenme becerilerinde belirgin bir fark yok!</strong></p>
<p>Solak bireylerin genel zeka düzeyi veya öğrenme becerilerinde belirgin bir fark olmadığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Ancak beynin bilgiyi işleme biçimindeki farklılıklar nedeniyle, zaman zaman bazı avantajlar veya farklı yollar izlenebilir. Örneğin solak bireyler bazı görevlerde daha üretken, daha farklı düşünebilen bireyler olarak tanımlanır. Bu, beynin iki yarımküresi arasındaki daha dengeli ya da farklı iletişim yollarından kaynaklanıyor olabilir. Bazı araştırmalar, solakların uzamsal becerilerde, örneğin harita okuma ya da şekil tanımada daha başarılı olabileceğini öne sürüyor. Ancak bunlar tüm solaklar için geçerli genel kurallar değildir; bireysel farklılıklar her zaman ön plandadır.”</p>
<p><strong>Nörolojik hastalıklarda solaklık, tek başına bir risk faktörü değil! </strong></p>
<p>Solak bireylerde bazı nörolojik hastalıklara yatkınlığın daha fazla olup olmadığı konusunda bilimsel tartışmaların devam ettiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Ancak bazı araştırmalar solaklık ile bazı nörolojik veya gelişimsel farklılıklar arasında ilişki olabileceğini gösteriyor.” dedi.</p>
<p>Disleksi, dikkat eksikliği ya da şizofreni gibi sorunların solak bireylerde biraz daha yüksek oranda rapor edildiğini belirten Alp, “Ancak burada önemli olan şu: Solaklık, tek başına bir risk faktörü değildir. Beyindeki bazı farklı yapılanmalar, hem solaklığı hem de bu tür hastalıklarla ilişkili olabilecek bilişsel örüntüleri beraberinde getirebilir. Yani bu, neden-sonuç ilişkisi değil, daha çok ‘ortak bir yolun kesişimi’ gibi düşünülebilir.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çocuğun baskın elini değiştirmeye zorlamak, nörogelişimsel süreçte çeşitli zorluklara yol açabilir!</strong></p>
<p>El tercihinin, doğumdan sonra yavaş yavaş netleşen bir özellik olduğuna işaret eden Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Genellikle 3 ila 6 yaş arasında baskın el belirginleşir. Bazı çocuklar bu süreçte başlangıçta sol elini daha fazla kullansa da zamanla sağ eli tercih etmeye başlar. Bu dönüşüm bazen doğal gelişimin parçasıdır, bazen de çevresel yönlendirmelerle olur.” dedi.</p>
<p>Beynin oldukça esnek bir yapıda olduğunu ve özellikle çocukluk döneminde kullanılan elin sinirsel temsili güçlendiğini vurgulayan Alp, şunları söyledi:</p>
<p>“Ancak bu dönüşüm dış baskılarla oluyorsa, örneğin çocuk yazı yazarken sol eliyle yazmak istiyor ama sağ elle yazmaya zorlanıyorsa, bu durum çocuğun nörogelişimsel sürecinde bazı zorluklara yol açabilir. Bu tür zorlamalar, yazı yazma güçlüklerinden ince motor becerilerde gerilemeye kadar uzanan çeşitli etkiler yaratabilir. Hatta bazı durumlarda dikkat dağınıklığı veya konuşma akıcılığı sorunları da gözlemlenmiştir.</p>
<p>Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalı. Günlük yaşamdaki bazı alışkanlıklar, örneğin yemek yeme gibi pratik davranışlar, bireyin el tercihi ne olursa olsun zamanla sağ elle de yapılabilir hale gelebilir. Nitekim, bir davranışın motor düzeyde kolayca öğrenilebilmesi ile bireyin baskın motor elini değiştirmek aynı şey değildir. El tercihi bir yönelimdir, alışkanlıklar ise öğrenilebilir ve şekillendirilebilir.”</p>
<p><strong>Solaklar daha mı yaratıcı? </strong></p>
<p>Solaklık ile yaratıcılık ya da sanatkârlık arasında bir ilişki olup olmadığı konusunda değinen Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Bilimsel çalışmalarda zaman zaman sol elini kullanan bireylerin problem çözme yaklaşımlarında veya sanatsal ifade alanlarında biraz daha farklı yollar izleyebildiği gözlemlenmiş. Özellikle görsel-uzamsal algı, özgün düşünme stratejileri gibi alanlarda bazı eğilimler söz konusu olabiliyor. Ama bu, her solak bireyin sanatla iç içe olduğu ya da mutlaka farklı düşündüğü anlamına gelmiyor.” dedi.</p>
<p>Beynin iki yarımküresi arasındaki iletişimin solak bireylerde daha esnek olabildiğinin düşünüldüğünü dile getiren Alp, “Bu da bazı durumlarda olaylara farklı açılardan bakabilmelerine katkı sağlayabilir. Elbette bu her birey için geçerli değil; kişisel yatkınlıklar ve çevresel faktörler burada çok belirleyici. Kısacası, bu alanda bazı ilginç bulgular var ama doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi kurmak için elimizde yeterince net veri yok.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocugunuz-solaksa-dikkat-baskin-eli-degistirmeye-calismak-norogelisimsel-risk-tasiyor-565558">Çocuğunuz solaksa dikkat! Baskın eli değiştirmeye çalışmak nörogelişimsel risk taşıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başarının sırrı &#8220;Yapay zekâ ile akıllı çalışmak&#8221;!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/basarinin-sirri-yapay-zeka-ile-akilli-calismak-548974</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2025 07:35:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[başarının]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=548974</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri eğitim uzmanı Psk. Hatice Ada, öğrencilerin artan yapay zekâ kullanımını değerlendirdi.  </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basarinin-sirri-yapay-zeka-ile-akilli-calismak-548974">Başarının sırrı &#8220;Yapay zekâ ile akıllı çalışmak&#8221;!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri eğitim uzmanı Psk. Hatice Ada, öğrencilerin artan yapay zekâ kullanımını değerlendirdi.<strong> </strong> </p>
<p><strong>Çok çalışan değil, akıllıca çalışanlar fark atıyor…</strong></p>
<p>Günümüzde yapay zekânın sadece teknoloji meraklılarının gündeminde değil, her yaştan insanın günlük yaşamında yer edinen bir gerçekliğe dönüştüğünü ifade eden Uzm. Psk. Hatice Ada, “Bilgiye ulaşma hızımızı artırıyor, üretkenliği destekliyor, rutin işlerimizi kolaylaştırıyor. Eskiden bir seçenek olarak görülen bu sistemler şimdi doğrudan yaşamın içinde. Artık yapay zekâyı sadece bilmek yetmiyor, onunla çalışabilmek, onu hayatın içine akıllıca katabilmek gerekiyor. Bu yeni düzende yalnızca çok çalışan değil, akıllıca çalışan bireyler fark yaratıyor.” dedi.</p>
<p><strong>Yapay zekâ sistemleri sınav hazırlığı süreçlerine de doğrudan entegre… </strong></p>
<p>Özellikle genç kuşakların, bu dönüşümün en ön sırasında yerini aldığını kaydeden Hatice Ada, “Lise ve üniversite öğrencileri, yapay zekâyı yalnızca eğlence amacıyla değil; öğrenmek, üretmek ve akademik başarıya ulaşmak için de aktif şekilde kullanıyor. Ödev hazırlama, sunum oluşturma ve bilgiye ulaşma gibi temel ihtiyaçlarda kullanılan yapay zekâ sistemleri artık sınav hazırlığı süreçlerine de doğrudan entegre olmuş durumda. Peki gerçekten yapay zekâyla sınava hazırlanılır mı? Bu soruya verilecek yanıt, kullanım biçimine bağlı olarak değişse de birçok öğrenci, öğretmen ve rehber bu sistemleri sınav sürecinde etkili ve verimli bir araç olarak değerlendirmeye başladı bile.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zeka stratejiye de hizmet eden bir yardımcıya dönüştü</strong></p>
<p>Yapay zekâ tabanlı uygulamaların, öğrencinin zayıf olduğu konuları analiz edebildiğini, hatalı çözümlerin nedenlerini açıklayabildiğini ve benzer örneklerle pekiştirme yapabildiğini kaydeden Hatice Ada, “Bununla da kalmayıp öğrencinin dikkat süresine uygun olarak mola önerileri sunarak süreç yönetimine katkı sağlıyor. Bu sayede yalnızca bilgiye değil, stratejiye de hizmet eden bir yardımcıya dönüşüyor. Özellikle bireyselleştirilmiş geri bildirim olanağı, öğrencilerin kendi gelişimlerini izleyebilecekleri bir yol haritası çizmelerini kolaylaştırıyor. Her öğrenciye aynı şekilde yaklaşan klasik sistemlerin aksine, kişiye özel bir deneyim sunması büyük bir avantaj sağlıyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Yapay zekâ bir tür ‘yargılamayan öğretmen’ rolünü üstleniyor</strong></p>
<p>Bazı platformların, öğrencilerin sınav geçmişlerini analiz ederek anlık gelişim grafikleri oluşturabildiğini de dile getiren Psk. Hatice Ada, “Bu grafikler yalnızca akademik başarıyı değil, motivasyonu da besliyor. Ayrıca yapay zekânın ‘aynı soruyu defalarca sorma’ ya da ‘sabırla dinlenme’ gibi insan ilişkilerinde sınırlı olan özellikleri karşılayabilmesi, gençler için cazip hâle geliyor. Özellikle hata yapmaktan çekinen, öğretmenleri tarafından yargılanmaktan kaygı duyan öğrenciler için yapay zekâ bir tür ‘yargılamayan öğretmen’ rolünü üstleniyor. Öğrenciler sınırsız soru sorabiliyor, gerektiği kadar tekrar yapabiliyor ve tüm süreci kendi hızlarında ilerletebiliyorlar.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Adeta bir psikolojik destek birimi gibi işlev görüyor</strong></p>
<p>Yapay zekânın bazı platformlarda adeta bir psikolojik destek birimi gibi işlev görebildiğini de kaydeden Ada, “Kaygı seviyesine göre mola hatırlatmaları yapmak, çalışma bloklarını yapılandırmak, odaklanma ve zaman yönetimi teknikleri sunmak gibi becerileriyle öğrencinin sadece bilgi düzeyine değil, duygusal süreçlerine de dokunabiliyor. Bir terapist ya da rehber öğretmen gibi insanın biricikliğine odaklanamasa da sınav kaygısıyla baş etmede işlevsel bir ilk adım olarak değerlendirilebilir.” dedi.</p>
<p><strong>Yapay zekâ gerçekle ilgisi olmayan içerikler de üretebiliyor</strong></p>
<p>Tüm bu avantajlarının yanında, yapay zekânın da sınırlılıkları olduğunun unutulmaması gerektiğine işaret eden Ada, “Son dönemde ChatGPT gibi platformlarda yaşanan uzun süreli kesintiler ya da bazı yanlış bilgi örnekleri, kullanıcıların bu sistemleri eleştirel bir süzgeçten geçirmesini gerekli kılıyor. Yapay zekâ, zaman zaman ‘hallucination’ adı verilen, gerçekle ilgisi olmayan içerikler üretebiliyor. Bu da sistemin sunduğu bilgilerin mutlaka başka kaynaklarla doğrulanması gerektiği anlamına geliyor.” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>Öğrencilere kişiselleştirilmiş destek sağlıyorlar</strong></p>
<p>Dünya genelinde eğitimde yapay zekâ kullanımının her geçen gün daha da yaygınlaştığını dile getiren Ada, şöyle devam etti:</p>
<p>“Güney Kore’de devlet destekli projelerle dijital ders kitapları yapay zekâyla entegre ediliyor, öğrencilerin gelişimleri anlık olarak takip ediliyor. ABD’de ise öğrencilerin öğrenme stillerine göre mikro dersler sunan sistemler dikkat çekiyor. Riiid gibi platformlar, sınav hazırlığında kişisel test sistemleriyle milyonlarca öğrenciye ulaşıyor.</p>
<p>Türkiye’de eğitimde yapay zekâ uygulamaları yeni olmasına rağmen hızla gelişiyor. Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları Strateji Belgesi’ ile yol haritasını belirlerken, YEĞİTEK bünyesinde Yapay Zekâ ve Büyük Veri Uygulamaları Daire Başkanlığı’nı kurdu. İstanbul ve Ankara’daki pilot okullarda yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirme sistemleri test ediliyor. Ayrıca MEB’in yapay zekâ destekli bireysel öğrenme platformu MEBİ ve sanal asistanı KANKA, özellikle YKS hazırlığında öğrencilere 7/24 kişiselleştirilmiş destek sağlıyor.”</p>
<p><strong>Gelecekte sınav sistemleri de dönüşüme ayak uyduracak</strong></p>
<p>Geleneksel kaynaklara kıyasla yapay zekânın sunduğu 7/24 erişimin, kişiselleştirilmiş içerikler, sabırlı tekrarlar ve gerçek zamanlı analiz gibi avantajlarının yadsınamaz olduğunu anlatan Psk. Hatice Ada, “Ancak tüm bunlara rağmen insan ilişkilerinin ve öğretmen rehberliğinin yerini tamamen alması mümkün görünmüyor. En verimli kullanım biçimi, yapay zekâyı tamamlayıcı bir araç olarak görmekten geçiyor. İnsan zekâsı ve duygusuyla teknolojiyi yan yana getirebilmek, bu yeni dönemin en önemli becerisi hâline geliyor. Gelecekte sınav sistemlerinin de bu dönüşüme ayak uydurması ise kaçınılmaz görünüyor. Ezber temelli yapılardan uzaklaşarak analiz, yorumlama ve beceri odaklı ölçme sistemlerinin ön plana çıkması bekleniyor. Dünya genelinde IBM, Pearson gibi kuruluşlar bu yönde büyük yatırımlar yapıyor. Türkiye’de de benzer ölçme-değerlendirme sistemlerinin pilot uygulamalarına daha sık rastlayacağımız bir döneme giriyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Yapay zeka şimdinin gerçeği…</strong></p>
<p>Eğitim Uzm. Psk. Hatice Ada, yapay zekânın sınav hazırlığında güçlü bir destek sağlayabileceğine işaret ederek, “Ancak gerçek farkı yaratan; stratejik düşünme, planlama becerisi ve insan desteğiyle bu teknolojiyi akıllıca harmanlayabilmektir. Yapay zekâ artık tam anlamıyla şimdinin gerçeği. Bu gerçeği kavrayıp onunla iş birliği kurabilenler hem bireysel başarılarını pekiştiriyor hem de geleceği şekillendiren aktörler hâline geliyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/basarinin-sirri-yapay-zeka-ile-akilli-calismak-548974">Başarının sırrı &#8220;Yapay zekâ ile akıllı çalışmak&#8221;!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Çift iş&#8217;te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cift-iste-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-448541</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Apr 2024 09:54:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[çift]]></category>
		<category><![CDATA[işte]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=448541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde pek çok şirket ofisten çalışmaya dönse de hibrit çalışma modeli hayatımızdan temelli çıkmayacak gibi gözüküyor. Evden çalışmanın sağladığı esneklik işveren ve İK yöneticilerinin çalışanlar üzerindeki kontrolünü azaltırken, beyaz yakalılara ...</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cift-iste-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-448541">&#8216;Çift iş&#8217;te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><span>Günümüzde pek çok şirket ofisten çalışmaya dönse de hibrit çalışma modeli hayatımızdan temelli çıkmayacak gibi gözüküyor. Evden çalışmanın sağladığı esneklik işveren ve İK yöneticilerinin çalışanlar üzerindeki kontrolünü azaltırken, beyaz yakalılara da gizlice iki ya da daha fazla şirket için çalışmanın yolunu açıyor. Bu durum iş dünyasında endişe yaratıyor. Bunu fark eden vizyoner şirketler iyi yetişmiş insan kaynağını başka şirkete kaptırmamak için yetenek yönetimine, eğitime ve yan haklara odaklanıyor.</span></strong></em></p>
<p><em><strong><span>Teedo Online Eğitim Platformu Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “İyi yetişmiş ve potansiyele sahip bir çalışanı elde tutmak, yetenek yönetimi stratejinizin ayrılmaz bir parçası olmalı. Bu nedenle kişisel ve mesleki becerilerini artırmak için onları desteklemelisiniz” diyor. Teedo, şirketlere çalışan memnuniyetini artıran, şirket içi yetenek havuzunuzu güçlendiren farklı ve kapsamlı eğitim seçenekleri sunuyor.</span></strong></em></p>
<p><span>Pandeminin başlangıcında dünyadaki milyonlarca beyaz yakalı çalışanın aniden evden çalışmaya başlaması birçok yöneticiyi derinden sarstı. İnsanlar zorunlu olarak evden çalışmaya başladığında işverenler ve İK yöneticileri, çalışanlar üzerindeki kontrolün çok önemli bir kısmını kaybetti. Evden çalışanlar işe gidip gelmekten, ofisteki dikkat dağıtıcı işlerden ve yöneticilerinin şahin bakışlarından kurtuldu. Ancak bazıları, önlerine çıkan yeni özgürlük fırsatlarını kendi lehlerine çevirmeyi de ihmal etmedi. Günümüz ekonomik koşullarında istediği ücreti alamayan ve geçim zorluğu yaşayan pek çok çalışan, ‘çift iş’ yaparak aynı anda birden fazla gelire (double-dipping) sahip olma gayreti içine girdi. </span></p>
<p><span>McKinsey danışmanlık firmasının öngörüsü, ABD&#8217;de aynı anda çift işte çalışanların oranının toplam iş gücünün yüzde 5&#8217;inden az olmadığı yönünde. </span><span>Eylül 2022’de <span>Gallup&#8217;un anketine katılan üst düzey yöneticilerin yüzde 16&#8217;sı, yönetim ekibinin, firmalarındaki uzaktan çalışanların gizli olarak ikinci bir işe sahip olabileceğinden şüphelendiğini söylüyordu. </span></span></p>
<p><span>‘Çoklu çalışanlar’ olarak adlandırılan bu kişilerin sayısı Türkiye’de de giderek artıyor. <em><strong>&#8220;Babam, bizi üniversiteye gönderebilmek için iki işte birden çalıştı&#8221;</strong></em> söylemi, mevcut ekonomik koşullara bağlı olarak günümüze taşınmış durumda. Özellikle genç çalışanlar, artan maliyetleri karşılamak için ‘çift iş’e yöneliyor. </span></p>
<p><span>Evden çalışmanın sağladığı lokasyon ve saat özgürlüğü, ‘çift iş’e sahip olma seçeneğinden daha fazla çalışanın yararlanmasını sağlıyor. Bu da işveren ve İK yöneticilerini çeşitli nedenlerle endişelendiriyor. İlk neden, rekabet kaygısı. Özellikle gizli bilgilere sahip bir çalışanın rakip firmaya da hizmet etmesi endişe yaratıyor. Bunun dışında çalışanın performansının etkilenmesi, kendisinden beklenen iş kalitesini ve yoğunluğunu karşılayamaması da endişe konusu. Tüm bu nedenlerden ötürü iş sözleşmelerinde birden fazla işte çalışmayı sınırlandıran hükümlere artık daha sık rastlanıyor. İşverenin rekabet ihlali ya da yapılan ikinci işin mevcut işe zarar verdiğini ispat etmesi halinde sözleşme feshine kadar giden bir süreç işliyor. Son 5 yılda </span><span>özellikle Z kuşağı ve yaratıcı endüstrilerde çalışanlar bu nedenle full-time ve sözleşmeli çalışmayı tercih etmiyor. Gerek Türkiye’de gerekse dünyada eğilim özellikle de pandemi sonrasında bu yönde gelişti. Çalışma koşulları bu eğilime göre düzenlenmediği ve bu durum işverenler tarafından dikkate alınmadığı takdirde önümüzdeki dönemde full-time ve ofisten çalışacak insan bulmakta daha zorlanılacağı iş dünyasında endişe konusu.</span></p>
<p><strong><span>Aşırı tepki motivasyonu düşürüyor</span></strong></p>
<p><span>Peki, böyle bir durumda yöneticiler genelde nasıl tepki veriyor? Birçok yönetici sadakatsizlik karşısında anında öfkeleniyor ve çalışanın diğer tüm işleri durdurması konusunda ısrar ediyor. Bu aşırı tepki, aradaki ilişkiyi sarsıyor ve çalışanın motivasyonunu da tamamen düşürüyor.</span></p>
<p><span>Diğer bir yönetici tipi ise buna iş yükünü artırarak tepki veriyor; <em><strong>&#8220;Başkası için çalışacak zamanın varsa benim için daha fazlasını yapabilirsin&#8221;</strong></em> diyor. Bu seçenek de performans düşüşüyle sonuçlanıyor ve genellikle çalışanın diğer işi tercih etmesine yol açıyor.</span></p>
<p><span>Bu konuda en olgun yaklaşım ise çalışanın başarısını kutlamak. Zor olsa da çalışanın ikinci işini kabul etmek ve yüksek performans sergileyen bir çalışanı takdir etmek, hatta ödüllendirmek, kişinin o şirkete ve işine olan bağlılığını artırıyor.</span></p>
<p><strong><span>Çalışanınıza destek olun!</span></strong></p>
<p><span>Geniş ve uzmanca tasarlanmış eğitim programlarıyla beyaz yakalı profesyonellerin kariyer gelişimine odaklanan Teedo Online Eğitim Platformu’nun Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “Bugün özellikle Y ve Z kuşağı, artan yaşam maliyetlerini karşılamak, aynı zamanda farklı bir iş deneyimi daha yaşamak amacıyla ‘ikinci iş’te çalışmaya yöneliyor. Özellikle yaratıcı endüstrilerde çalışanlar, tam zamanlı ve sözleşmeli çalışmayı tercih etmiyor. Öyle ki şirketler yakın zamanda ofisten çalışacak personel bulamadığı gibi, önümüzdeki 10 yılda tam zamanlı çalışan bulmakta da zorluk çekecek. Oysa işverenler, bir çalışanı başka bir şirkete kaptırmak yerine, bu çalışanların mevcut pozisyonlarında üretken ve tatmin olmaları için tam olarak neye ihtiyaç duyduklarını öğrenebilir ve bunu karşılayabilir. İyi yetişmiş ve potansiyele sahip bir çalışanı elde tutmak, yetenek yönetimi stratejinizin ayrılmaz bir parçası olmalı. Kişisel ve mesleki becerilerini artırmak için onları desteklemelisiniz. Bu nedenle doğru işe doğru çalışan yerleştirmeyi, çalışana doğru yatırım yapmayı önceliklendiren tüm kurumsal şirketlerin bir eğitim bütçesi var ve yıl boyunca çalışanların ihtiyaçlarına, organizasyon şemasının gerekliliklerine yönelik eğitim programı satın alımları gerçekleştiriyorlar. Şirketler eğitimlerimizi, şirketin mevcut çalışan fayda paketlerine dahil ederek hem çalışan memnuniyetini artırabiliyor hem de şirket içi yetenek havuzunuzu güçlendirebiliyor” diye konuştu.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cift-iste-calismak-tercih-mi-zorunluluk-mu-448541">&#8216;Çift iş&#8217;te çalışmak tercih mi, zorunluluk mu?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Soyer: &#8220;İZSU ile çalışmak benim için şanstı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-izsu-ile-calismak-benim-icin-sansti-439652</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 11:26:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başkan]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[izsu]]></category>
		<category><![CDATA[şanstı]]></category>
		<category><![CDATA[soyer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=439652</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İZSU Genel Müdürlüğü yöneticileriyle sabah kahvaltısında bir araya geldi</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-izsu-ile-calismak-benim-icin-sansti-439652">Başkan Soyer: &#8220;İZSU ile çalışmak benim için şanstı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İZSU Genel Müdürlüğü yöneticileriyle sabah kahvaltısında bir araya geldi. 5 yıl boyunca İzmir’deki körfez sorununu değiştirmek için büyük mücadele verdiğini ifade eden Başkan Soyer, “İZSU ile çalışmak benim için bir şanstı. Çocukluğumdaki İzmir Körfezi’ni sizlerin yaşatacağınıza eminim. Bu dönemde başladığımız işleri sizlerin devam ettireceğini bilmek ise benim için çok önemli” dedi.</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, belediye iştiraklerinden İZSU Genel Müdürlüğü’nün yöneticileriyle bir araya geldi. İzmir Marina’da sabah kahvaltısında personelle buluşan Başkan Tunç Soyer’e, İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu’nun yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı da eşlik etti.</p>
<p> </p>
<p><strong>Çocukluğumdaki İzmir Körfezini sizlerin yaşatacağınıza eminim</strong></p>
<p>Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinin çok büyük bir heyecan ve çok büyük bir gurur olduğunun altını çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Ben 5 yıl boyunca bu hikayeyi değiştirmek için yola çıktım. Attığım her adımı kenti daha da ileriye götürmek için yaptım. Ben bu durumu iyileştirmek için çok büyük bir güce sahiptim. Mucize gibi bir şey benim hayatımda. İnsan hayatında bu sevginin aşkın çok büyük bir yeri var. Bu şehre çok büyük bir aşk duydum, sevgi duydum. Ne şanslıyım ki bu şehre hizmet etmek gibi bir görevi yaşadım bundan daha büyük bir mutluluk yok. Bu aşkın bana öğrettiği çok şey var. Hayatımızda her güzel şey de olduğu gibi mücadele etmek gerek. Bunların her biri için mücadele etmek gerek. Aksi taktirde bunlar avuçlarımızdan akıp gidebiliyor. Özgürlüğü yaşarken asla zarar gelemeyeceğini düşünüyorsunuz. Halbuki onları yaratmak için mücadele etmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz hayatta. Bir de bunu dayanışma içerisinde yapabiliyorsunuz. Eğer özgürlüğü koruyup, sevgiyi koruyacaksınız örgütlü güçle yapmanız gerek. İZSU ile çalışmak benim için bir mucizeydi. Bir şanstı. Sizlerle buluştuğum ve çalıştığım için çok mutluyum. Çocukluğumdaki İzmir Körfezini sizlerin yaşatacağınıza eminim. Bu dönemde başladığımız işleri sizlerin devam ettireceğini bilmek ise benim için çok önemli. Bana iyilik gösterdiğiniz için sizlere çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.  </p>
<p> </p>
<p><strong>5 yıl boyunca bizlere önderlik yaptığınız sizlere teşekkür ediyorum</strong></p>
<p>7 bin çalışan 22 daire başkanı ile 5 yıl boyunca Başkan Tunç Soyer ile birlikte başarılı bir mesai geçirdiklerini ifade eden İZSU Genel Müdürü Ali Hıdır Köseoğlu, “Ortak akılla kurumu yönettik. Eksiklerimizi giderdik. Sizlerin vizyonuyla bilimsel veriler ışığında çözümler bularak çalıştık ve çalışmak zorundayız. İZSU büyük bir ailedir. Attığımız her adım geleceği şekillendirir. İzmirlilerin 50 yılını yönetir. Biz onu da başardık. 5 yıl boyunca bizlere önderlik yaptığınız için kentin dokunulmayan sorunlarına birlikte el attığımız için sizlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/baskan-soyer-izsu-ile-calismak-benim-icin-sansti-439652">Başkan Soyer: &#8220;İZSU ile çalışmak benim için şanstı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet&#8217;e borcumuz çalışmak, üretmek, ilerlemek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cumhuriyete-borcumuz-calismak-uretmek-ilerlemek-417847</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Oct 2023 07:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[borcumuz]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyete]]></category>
		<category><![CDATA[ilerlemek]]></category>
		<category><![CDATA[üretmek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=417847</guid>

					<description><![CDATA[<p>ORSİAD’ın 100’ncü yıl nedeniyle yayınladığı mesajda Cumhuriyet, “100 yıllık bir çınar” olarak tarif edildi. Başkan Çamur, “Bu çınarın altında hepimize yer var, hepimizin Cumhuriyet’e borcu var; çalışmak, üretmek, ilerlemek…” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyete-borcumuz-calismak-uretmek-ilerlemek-417847">Cumhuriyet&#8217;e borcumuz çalışmak, üretmek, ilerlemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CUMHURİYET’E BORCUMUZ <br />ÇALIŞMAK, ÜRETMEK, İLERLEMEK…</p>
<p>ORSİAD’ın 100’ncü yıl nedeniyle yayınladığı mesajda Cumhuriyet, “100 yıllık bir çınar” olarak tarif edildi. Başkan Çamur, “Bu çınarın altında hepimize yer var, hepimizin Cumhuriyet’e borcu var; çalışmak, üretmek, ilerlemek…” dedi.<br />OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (ORSİAD) Yönetim Kurulu adına bir kutlama mesajı yayınlayan Başkan Levent Çamur, bir asır önce ilan edilen Cumhuriyetimizin temellerinin çok sağlam bir iradeye dayandığını vurguladı. 100 yıl önce yokluk ve yoksulluk içindeki bir milletin verdiği “kurtuluş mücadelesinin” dünya harp tarihine geçtiğini anımsatan Başkan Çamur, “Maddi imkanları değil ama umutları, inançları, bağımsızlık ve vatan sevdaları vardı. İşte bu inanç ve kararlılık, bu sağlam irade istiklal mücadelesini zaferle taçlandırdı. Canla başla, kanla, acıyla gözyaşıyla elde edilmiş bu zaferin en büyük mükafatı ise Cumhuriyet oldu” dedi.<br />“Değerini Anlamak İçin Etrafımıza Bakmak Yeterli”<br />Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren genç Türkiye’nin ekonomiden siyasete, eğitimden sağlığa, kültürden sanata-spora kadar hemen her alanda olağanüstü bir değişim ve gelişime uğradığını da vurgulayan Başkan Çamur, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />“Bugün geldiğimiz noktayla gurur duymakla birlikte Cumhuriyet’in değerini, etrafımızdaki ülkelere bakarak daha iyi anlayabiliriz. Bugün biz; ateşten gömlek olan bu coğrafyada, ülkemiz sınırları içinde tam bağımsız yaşıyorsak, hak ve özgürlüklerimize sahip çıkabiliyor, seçme ve seçilme haklarımızı kullanabiliyorsak bunu, işte bu eşsiz mücadeleye, 100 yıl önce aziz milletimizin yarattığı mucizeye, Cumhuriyet’i ilan eden Atatürk’e borçluyuz. Onlara duyduğumuz minnet borcunu ödeyemeyiz ama Cumhuriyet’e borcumuzu daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok ilerleyerek ödemek zorundayız. Cumhuriyet 100 yıllık bir çınar ve bu çınarın altında hepimize yer var. Bölgesinde ve dünyada çok güçlü ekonomiye sahip bir Türkiye için, çocuklarımızın aydınlık yarınları için, mazlumların güvenli limanı olmaya devam edebilmemiz için durmadan, yılmadan koşmak zorundayız. Tam bağımsız Türkiye; Anadolu’nun bağrında yatan yüzbinlerce isimsiz kahramanın bizlere armağanıdır. Başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm isimsiz kahramanlarımızı şükran, minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz. Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümü, Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…”<br /> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cumhuriyete-borcumuz-calismak-uretmek-ilerlemek-417847">Cumhuriyet&#8217;e borcumuz çalışmak, üretmek, ilerlemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belirsizliği çözmeye çalışmak öfke ve tahammülsüzlüğü arttırır</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/belirsizligi-cozmeye-calismak-ofke-ve-tahammulsuzlugu-arttirir-372345</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 11:16:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttırır]]></category>
		<category><![CDATA[belirsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[çözmeye]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[tahammülsüzlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=372345</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tahlillerinize 1 gün sonra bakın, kargodan gelen ürünü açmayı erteleyin</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belirsizligi-cozmeye-calismak-ofke-ve-tahammulsuzlugu-arttirir-372345">Belirsizliği çözmeye çalışmak öfke ve tahammülsüzlüğü arttırır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tahlillerinize 1 gün sonra bakın, kargodan gelen ürünü açmayı erteleyin</strong></p>
<p><strong>Hayatta kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz alanlar olduğunu söyleyen uzmanlar geleceği bilememenin kişilere rahatsızlık verici gelebileceğini konusunda uyarıyor. “Alınan gelecek kararlarında belirsizliğe rağmen plan yapmak kişilerde strese ve üzüntüye sebep olabilir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Fatmanur Karahan, belirsizliği çözmeye çalışmanın kişinin belirsizliğini arttıracağı gibi kaygısını, üzüntüsünü, çaresizliğini, sabırsızlığını, öfkesini ve tahammülsüzlüğünü de arttıracağına dikkat çekiyor. Belirsiz bir dünyada yaşadığımızı hatırlatan Karahan, daha az stresli ve heyecan dolu bir hayat için belirsizliklerle yaşamayı öğrenmeyi tavsiye ediyor.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Fatmanur Karahan, son zamanlarda daha çok gündeme gelen, yaşamdaki belirsiz gerçek tehditlerden biri olan depremle birlikte, belirsizliğe tahammülsüzlük durumunun neden kaygılarımızı bu kadar arttırdığına dair açıklamalarda bulundu.</p>
<p><strong>Belirsizlik stres verici ve üzücü bir hale gelebilir</strong></p>
<p>Geleceği bilememenin kişilere rahatsız edici gelebileceğini söyleyerek sözlerine başlayan Uzman Klinik Psikolog Fatmanur Karahan, “Geleceğin bizim için ne getireceğini her zaman bilmek isteriz ve bu duruma tahammül etmekte güçlük çekebiliriz. Belirsizlik stres verici ve üzücü bir hale gelebilir. Alınan gelecek kararlarında belirsizliğe rağmen plan yapmak kişilerde strese ve üzüntüye sebep olabilir. Belirsizlik sebebiyle eyleme geçmekten kaçınılabilir. Özellikle mükemmeliyetçi bir yapıya sahip olan kişiler yaptıkları planla ilgili olumsuz olabilecek belirsizlikler olması endişesiyle işlerini erteleyebilir, plan yapmaktan kaçınabilirler.” dedi.</p>
<p><strong>Belirsizliğe tahammülsüzlük tek başına bir hastalık değil</strong></p>
<p>Kişinin kendisinde belirsizlikle ilgili olumsuz değerlendirmelerinin de kaygıyı arttıran bir sebep olabileceğine değinen Karahan, “Kişi kendisinin aksine diğer insanların ne yapacaklarından emin gözüktüğünü düşünmesi ancak bu konuda kendisinin emin olamadığı kaygısına kapılması da bir diğer stres faktörüdür. Belirsizliğe tahammülsüzlük tek başına bir hastalık değildir ancak panik bozukluk, yaygın anksiyete, OKB ve depresyon gibi birçok hastalık grubunda sıkça karşılaştığımız bir durumdur.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Çözmeye çalışmak belirsizliği arttırır</strong></p>
<p>Hayatta kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz birçok alan olduğunu hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Fatmanur Karahan, “Yapılabilecek en sağlıklı şey, kontrol edebildiğimiz alanlarda kendi seçimlerimiz ve davranışlarımızla elimizden gelenin en iyisini yapmak; duygularımız, düşüncelerimiz, başkalarının duygu, düşünce ve davranışları, çevresel olaylar, genetik ve geçmiş olaylar gibi kontrol edemediğimiz alanlarda da kabullenip kontrol etmeye çalışmayı bırakmak olmalı.” önerisinde bulundu.</p>
<p>“Özellikle kontrol edemediğimiz alanlarda araştırmalar yapmak, sık sık kontroller yapmak ve sürekli onay almak kişinin belirsizliğini daha da güçlendiren etmenler olacaktır.” ifadelerini kullanan Karahan, “Bundan kaynaklı olarak belirsizliği çözmeye çalışmak günden güne kişinin belirsizliğini arttıracağı gibi kaygısını, üzüntüsünü, çaresizliğini, sabırsızlığını, öfkesini ve tahammülsüzlüğünü de arttıracaktır.” diyerek uyardı.</p>
<p><strong>Tahlillerinize 1 gün sonra bakın, kargodan gelen ürünü açmayı birkaç saat erteleyin</strong></p>
<p> “Bütün bunlar göz önüne alındığında belirsizliğe tahammül edip kabullenmeyi sağlamak istersek, hayatımızdaki baş etmekte zorlandığımız belirsiz olaylardan seçerek tam tersi davranışlarla belirsizliğe tahammül etmeyi öğrenebiliriz.” diyen Karahan sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Mesela sosyal medya hesaplarına 1 gün boyunca bakmamak, yapılan tahlillerinize 1 gün sonra bakmak, kargodan gelen ve merak ettiğiniz bir ürünü açmayı birkaç saat ertelemek, rutininizin dışındaki bir yerden yemek veya alışveriş yapmak gibi. Belirsiz bir dünyada yaşıyoruz ve hayatımızı daha az stresli ve heyecan dolu bir hale getirmek istiyorsak belirsizliklerle yaşamayı öğrenelim ve onları kucaklayalım.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/belirsizligi-cozmeye-calismak-ofke-ve-tahammulsuzlugu-arttirir-372345">Belirsizliği çözmeye çalışmak öfke ve tahammülsüzlüğü arttırır</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Oturarak çalışmak hemoroid sebebi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/oturarak-calismak-hemoroid-sebebi-359084</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 09:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[hemoroid]]></category>
		<category><![CDATA[oturarak]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=359084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemoroid hastalığı, dünyada en sık rastlanılan hastalıklardan biri. Dünya nüfusunun yüzde 50'sinden fazlasının yaşamları boyunca en az bir defa hemoroidal hastalık semptomları yaşayacağının tahmin edildiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oturarak-calismak-hemoroid-sebebi-359084">Oturarak çalışmak hemoroid sebebi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hemoroid hastalığı, dünyada en sık rastlanılan hastalıklardan biri. Dünya nüfusunun yüzde 50&#8217;sinden fazlasının yaşamları boyunca en az bir defa hemoroidal hastalık semptomları yaşayacağının tahmin edildiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Ülkemizdeki yaygın hastalıklardan biri olan hemoroidal hastalık sorunu, özellikle kabızlığı olanlarda, doğum yapan kadınlarda ve oturarak çalışan insanlarda daha sık görülüyor. Erken evrelerdeki hastalar için diyet ve ilaç düzenlemeleri yeterli olabilirken, ileri evrelerde cerrahi yönteme başvurulması önem taşıyor. Geleneksel cerrahilere bağlı olarak, şiddetli ameliyat ağrıları ve idrar problemleri, makattan kanama, makat darlığı ve makat yırtığı gibi komplikasyonlar görülebiliyor ancak günümüzde ağrısız ve kesi yapılmadan yapılabilen hemoroid ameliyatları hastalar açısından daha konforlu hale gelmeye başladı” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Hemoroid tedavisinde son zamanlarda artış gösteren vakalar sonucunda lazer yönteminin daha çok kullanılmaya başladığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Hemoroid hastalığına lazerle iki temel yaklaşım vardır. Birincisi lazer hemoroidoplasti olup, bu yöntemde hemoroidal dokunun lazer probu kullanılarak pıhtılaşmanın ve koagülasyonun tetiklendiği bir yöntemdir. Diğeri ise makat çevresine giden yüzeyel damarların lazer enerjisiyle pıhtılaşmasının sağlandığı yöntemdir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>Hemoroid ameliyatı genel anestezi altında yapılıyor</strong></p>
<p>Hemoroid tedavi işleminin genellikle genel anestezi altında uygulandığına dikkat çeken Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “İşlem genellikle genel anestezi altında yapılır. Hemoroidal pakeleri (hemoroid memeleri) bulmak için bir anal ekartör kullanılır. Lazer probunun geçişine izin vermek için küçük bir kesi yapılır. Lazer ışını, lazer enerjisinin dağıldığı ve çevredeki normal dokuya zarar vermeyen bir ışın olarak kabul edilir. Hemoroidektomi sonrası ağrı, cerrahi tekniklerle ilişkili en yaygın sorundur” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Bir gün sonra günlük yaşantıya dönülebilir</strong></p>
<p>Lazer hemoroidoplastinin cerrahi hemoroidektomiden önemli ölçüde daha az ağrılı olduğunu ve normal aktiviteye daha erken dönüşle ilişkili olduğunu söyleyen Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Ameliyat sonrası ağrılar cerrahi işleme göre lazer işleminde daha az oluyor. Ameliyat sonrası ağrı, lazer işleminde cerrahi işleme göre daha azdır. Lazer işleminde ayrıca ameliyat süresi ve ameliyat sonrası işe dönüş süresi de daha kısadır” diye konuştu.</p>
<p>Genel anestezi altında yapılan ağrısız, acısız, kesisiz hemoroidal arter bağlaması adı verilen doppler ile yapılan bu işlemin minimal invaziv bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Standart hemoroid ameliyatlarında hemoroidler kesilerek alınmaktadır ve o bölgeye dikiş atılmaktadır. Bu, hasta için ağrılı bir işlem olabilir. Hastalar bir günlük hastane yatışı sonrası günlük yaşantılarına dönebilirler” dedi.</p>
<p><strong>Ameliyat 25-30 dakika sürüyor</strong></p>
<p>Uygulanan yöntem kesisiz yapıldığı için işlemden sonra önemli bir ağrı ve acı yaşanmadığını belirten Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Hasta anestezi alacağı için 8 saatlik bir açlık ve hastanede yapılan bir lavman dışında herhangi bir özel hazırlığa gerek yok. Yaklaşık 25-30 dakika süren bir uygulama. Genel anestezi yapıldığı için hastanın bir gün hastanede kalması gerekiyor. Ertesi gün hasta normal günlük yaşamına dönebiliyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>Ameliyat sonrası beslenmeye dikkat edilmeli</strong></p>
<p>Ameliyat sonrası beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Abdulcabbar Kartal, “Hemoroidlerin tam olarak yerine yerleşip oturması yaklaşık 2-3 ay sürüyor. Hastaların bu süre zarfında dışkı yaparken dikkat etmeleri gerekir. Kabızlık ve ıkınma olmamasına dikkat edilmeli. Bu nedenle ameliyat sonrası hastalara gaitayı yumuşatıcı ilaçlar veriliyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/oturarak-calismak-hemoroid-sebebi-359084">Oturarak çalışmak hemoroid sebebi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İhtiyaç Haritası Kurucusu Özgür: Tek dileğimiz umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ihtiyac-haritasi-kurucusu-ozgur-tek-dilegimiz-umutlu-olmak-calismak-ve-gonullu-olmak-358042</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2023 15:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[dileğimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[haritası]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[kurucusu]]></category>
		<category><![CDATA[olmak]]></category>
		<category><![CDATA[özgür]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[umutlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=358042</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan İhtiyaç Haritası Kurucusu Dr. Ali Ercan Özgür, “Umutlu olmak için daha çok çalışmaya ihtiyacımız var. Tek dileğimiz umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihtiyac-haritasi-kurucusu-ozgur-tek-dilegimiz-umutlu-olmak-calismak-ve-gonullu-olmak-358042">İhtiyaç Haritası Kurucusu Özgür: Tek dileğimiz umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında konuşan İhtiyaç Haritası Kurucusu Dr. Ali Ercan Özgür, “Umutlu olmak için daha çok çalışmaya ihtiyacımız var. Tek dileğimiz umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak” dedi.</p>
<p>İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında İhtiyaç Haritası Kurucusu Dr. Ali Ercan Özgür, “Çocuk Dostu Kentler, Çocuk Odaklı Bütçe ve Stratejik Plan” başlıklı sunum yaptı. İhtiyaç Haritası’nı Türkiye’de unutulan kooperatifçilik temeliyle kurduklarını söyleyen Özgür, “İhtiyaç Haritası bir yardımlaşma kooperatifi. Kooperatiflerin düşüşe geçtiği dönemde dijital kooperatifleşme yolunu seçtik. Bu ülke çok daha zor koşullarda kuruldu. O günlerde İktisat Kongresi düşünebilen o değerli aklın bugün sahibi oluyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yaptığımız çalışmaların tarihe dayanan bir yanı var. İhtiyaç Haritası’nın kökeni de Anadolu’daki imece kültürü. Bu dünyada yalnız ama sosyal insanlara dönüştük. Aslında dayanışma ve mahall e kültürünü yeniden var etme gibi bir çabamız var” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Veriye dayalı vatandaş katılımlı çözümlere ihtiyaç var”</strong><br />İhtiyaç Haritası’nın yürütmüş olduğu çalışmalar, işleyiş biçimleri ve alt platformları hakkında bilgi veren Özgür, “Geleceğe umutla bakabileceğimiz bir yerde duruyoruz. Bugün İktisat Kongresi’nde sosyal girişim dediğimiz, teknoloji dediğimiz veriye dayalı çözümler yarattığımız dünyada geleceği planlarken, iktisadı planlarken mutlaka veriye dayalı vatandaş katılımını içeren çözümlere çok ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“Umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak”</strong><br />Özgür, “İzmir bu konuda her zaman bu vizyonun öncüsü oldu. O zaman Bir Kira Bir Yuva’yı İzmir depreminde Tunç Başkan’la birlikte kurduk. İzmir’de olmak bana tüm Türkiye’de unuttuğumuz mahalle kültürünü yeniden hatırlattı. Yeniden buradan umutlanabileceğimizi gördük. Son yaşadığımız deprem çok yıkıcıydı. Orada görmek istediğimiz aslında temel şeyler vardı. Kamuoyuna çok iyi anlatılabilirdi. Vatandaşın oradaki illerde kendi illerine sahip çıktıkları bir süreç yaşıyoruz. Tüm Türkiye’nin yardımlaşma için harekete geçmesi ve bunu bir sistemle yapması çok kıymetliydi. Sadece tek bir birey değil, benden bize, bizden hepimize geçeceğimiz bir dünya yaratma hayali aslında. Bunlarda hepimiz aklımız, fikrimiz yettiğince yer almaya çalışıyoruz. İkinci yüzyılda çocuklara, gençl ere, kendimize güvenmeye ihtiyacımız var. Bunu yapabilmek için de katılmaya, gönüllü olmaya ihtiyaç var. Umutlu olmak için daha çok çalışmaya ihtiyacımız var. Tek dileğimiz umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak” diye konuştu.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ihtiyac-haritasi-kurucusu-ozgur-tek-dilegimiz-umutlu-olmak-calismak-ve-gonullu-olmak-358042">İhtiyaç Haritası Kurucusu Özgür: Tek dileğimiz umutlu olmak, çalışmak ve gönüllü olmak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
