<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çalışanların | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/calisanlarin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/calisanlarin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Mar 2026 07:23:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çalışanların | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/calisanlarin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Sürekli Bağlantıda&#8221; Olma Hali: Çalışanların %80&#8217;i Mesai Dışında da İşten Kopamıyor, Bu Durum Dijital Anksiyeteyi Tetikliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/surekli-baglantida-olma-hali-calisanlarin-%80i-mesai-disinda-da-isten-kopamiyor-bu-durum-dijital-anksiyeteyi-tetikliyor-621233</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 07:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[80]]></category>
		<category><![CDATA[bağlantıda]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[E-Posta]]></category>
		<category><![CDATA[halı]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kaspersky]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[mesai]]></category>
		<category><![CDATA[olma]]></category>
		<category><![CDATA[Siber Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sürekli]]></category>
		<category><![CDATA[veri]]></category>
		<category><![CDATA[yanıt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=621233</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından Türkiye,Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, çalışanların boş zamanlarında ve tatillerinde dahi işten kopamaması nedeniyle dijital kaygının modern iş kültürünün ayırt edici özelliklerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surekli-baglantida-olma-hali-calisanlarin-%80i-mesai-disinda-da-isten-kopamiyor-bu-durum-dijital-anksiyeteyi-tetikliyor-621233">&#8220;Sürekli Bağlantıda&#8221; Olma Hali: Çalışanların %80&#8217;i Mesai Dışında da İşten Kopamıyor, Bu Durum Dijital Anksiyeteyi Tetikliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky tarafından Türkiye,Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, çalışanların boş zamanlarında ve tatillerinde dahi işten kopamaması nedeniyle dijital kaygının modern iş kültürünün ayırt edici özelliklerinden biri haline geldiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırma bulgularına göre, Türkiye’deki çalışanların <strong>%80’i</strong> mesai saatleri dışında da iş süreçlerini takip etmeye devam ediyor. Katılımcıların <strong>%87’si</strong> anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden gelen işle ilgili tüm mesajlara yanıt verirken, <strong>%81’i</strong> boş zamanlarında iş e-postalarını kontrol ediyor. Hatta çalışanların <strong>%77’si</strong>, tatildeyken veya kişisel zamanlarında iş e-postalarını yanıtladığını itiraf ediyor.</p>
<p>Sürekli ulaşılabilir olma baskısı, iş yerindeki stres seviyelerinin yükselmesine neden oluyor. İşle ilgili yaşanan aksaklıklar da önemli birer stres kaynağı; örneğin çalışanların <strong>%45’i</strong>, bir iş grubuna yanlışlıkla rastgele bir mesaj gönderdiklerinde ciddi bir kaygı yaşıyor. Öte yandan, her dijital hata aynı derecede kritik algılanmıyor: Katılımcıların <strong>%33’ü</strong>, eksik kalmış bir e-postayı göndermeyi daha soğukkanlılıkla karşılıyor; bu da bazı hataların diğerlerine kıyasla daha az &#8220;hasar verici&#8221; görüldüğünü kanıtlıyor.</p>
<p>Özel hayat ile profesyonel hayat arasındaki sınırların belirsizleşmesi ve anlık iletişim araçlarının yaygınlaşması, çalışanlarda sürekli izlenme hissini ve dijital hata yapma korkusunu pekiştiriyor. Katılımcıların <strong>%37’si</strong>, iş yerinde çalışmak yerine sosyal medyada vakit geçirirken yöneticilerine yakalanma ihtimalinin kendilerini aşırı derecede rahatsız ettiğini, hatta korkuttuğunu belirtiyor. Bu &#8220;sürekli bağlantıda kalma&#8221; kültürü, uzun vadede çalışan refahını sarsma, tükenmişlik riskini artırma ve genel verimliliği düşürme potansiyeli taşıyor.</p>
<p><strong>Kaspersky Teknik Uzmanı Brandon Muller</strong>, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuyor: <em>&#8220;Dijital kaygı yalnızca çalışan refahını etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda kurumlar için siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Mesajlara ve e-postalara anında yanıt verme baskısı hisseden bireyler; bağlantıları, ekleri veya gönderici kimliklerini dikkatlice doğrulamadan daha dürtüsel hareket etme eğilimi gösteriyor. Bu aceleci tavır, çalışanları oltalama (phishing) saldırılarına ve sosyal mühendislik teknikleri kullanılan diğer dolandırıcılıklara karşı çok daha savunmasız hale getiriyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky, dijital kaygıyı ve bununla bağlantılı siber riskleri en aza indirmek adına çalışanlara şu önerilerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li><strong>Tıklamadan veya yanıtlamadan önce yavaşlayın:</strong> Dijital kaygı, otomatik tepkileri tetikleyebilir. Gönderici bilgilerini, URL&#8217;leri veya ekleri kontrol etmek için verilecek kısa bir ara, olası bir güvenlik ihlalini önleyebilir.</li>
<li><strong>Aciliyet duygusuna şüpheyle yaklaşın:</strong> Siber suçlular genellikle baskı ve korku unsurlarını kullanır. Beklenmedik veya &#8220;acil&#8221; kodlu talepleri yanıtlamadan önce mutlaka doğrulayın.</li>
<li><strong>Hassas verileri güvensiz ağlar üzerinden yönetmeyin:</strong> Mesai saatleri dışında çalışırken sıkça kullanılan halka açık Wi-Fi ağları, siber tehditlere karşı korumasızdır. Bu tür durumlarda mobil veri veya VPN kullanımı tercih edilmelidir.</li>
<li><strong>Riskleri azaltan teknolojilerden faydalanın:</strong> Örneğin Kaspersky Premium, kullanıcıları potansiyel tehditlere karşı uyarmak için tasarlanmış yapay zeka destekli anti-phishing (oltalama önleme) özelliklerini bünyesinde barındırır.</li>
</ul>
<p>Kurumlar ise çalışanların dijital kaygısından kaynaklanan siber güvenlik risklerini azaltmak için, personelin tehditleri tanımasını ve stres altında dahi doğru tepki vermesini sağlayacak düzenli siber güvenlik eğitimleri sunabilir. Bununla birlikte, insan hatasının etkisini minimize etmek için güçlü siber güvenlik çözümlerinin kullanılması da kritik önem taşır. Kaspersky Next’in esnek ve güçlü bulut tabanlı koruma yapısı, şirketin benzersiz siber güvenlik deneyimiyle desteklenerek bu alanda öne çıkan çözümlerden biridir. Ayrıca, Kaspersky Security for Mail Server gibi anti-phishing özelliklerine sahip e-posta sunucusu güvenlik çözümleri, oltalama e-postaları üzerinden gerçekleşebilecek enfeksiyon riskini daha da azaltmaya yardımcı olur.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surekli-baglantida-olma-hali-calisanlarin-%80i-mesai-disinda-da-isten-kopamiyor-bu-durum-dijital-anksiyeteyi-tetikliyor-621233">&#8220;Sürekli Bağlantıda&#8221; Olma Hali: Çalışanların %80&#8217;i Mesai Dışında da İşten Kopamıyor, Bu Durum Dijital Anksiyeteyi Tetikliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-ruh-sagligi-uzerindeki-etkileri-609839</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 04:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[toksik]]></category>
		<category><![CDATA[üzerindeki]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=609839</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pek çok işçi toksik yöneticilerin hayatlarını etkilediğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-ruh-sagligi-uzerindeki-etkileri-609839">Çalışanların Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küçük bir halkla ilişkiler ajansındaki iş imkanı, kağıt üzerinde ideal görünüyordu: Uyumlu bir ekip, yüksek profilli müşteriler ve hızlı ilerleyen bir kariyer inşa etme şansı.</strong> </p>
<p>Ancak Maya&#8217;nın (gerçek adı değil) beklemediği şey, &#8220;inanılmaz derecede yüksek standartlar&#8221; koyan ve bunları karşılamayan personeli alenen azarlayan &#8220;toksik bir patron&#8221;du.</p>
<p>&#8220;Düzenli olarak tüm ekibin önünde insanlara &#8216;kalın kafalı mısın&#8217; ve &#8216;bu iş saçmalık&#8217; gibi hakaretler savururdu&#8221; diye anlatıyor yaşadıklarını.</p>
<p>Maya, yöneticisinin davranışlarının çoğu zaman performans yönetiminin ötesine geçip kişisel saldırılara dönüştüğünü söylüyor.</p>
<p>Hatta bir meslektaşı düğünü öncesinde kişisel antrenör tuttuğunu söylediğinde patronu masasına kilolu bir gelin fotoğrafı bırakmış. </p>
<p>Maya, işe başladıktan birkaç ay sonra &#8220;her bir meslektaşının neredeyse her gün ağladığını&#8221; fark etti.</p>
<p>Ekipte &#8220;kötü ruh sağlığı nedeniyle&#8221; sürekli hastalıklar yaşanıyordu. Maya sonunda işten ayrıldı.</p>
<p><b>Toksik mi yoksa kişilik çatışması mı?</b></p>
<p>Maya yalnız değil: Araştırmalara göre her üç kişiden biri toksik bir işyeri ya da kötü bir yönetici nedeniyle işten ayrılıyor.</p>
<p>Ancak Chartered Management Institute CEO&#8217;su Ann Francke, her kötü yöneticinin toksik olmadığını ve aradaki farkı anlamanın önemli olduğunu vurguluyor. </p>
<p>Birçok lider, enstitünün &#8220;tesadüfi yönetici&#8221; olarak adlandırdığı kategoriye giriyor: Bu kategoride insanlar liderlik becerilerinden ziyade teknik becerileri nedeniyle terfi ettiriliyor.</p>
<p>Bu gibi durumlarda, kötü davranışlar genellikle kasıttan değil, deneyimsizlik veya belirsizlikten kaynaklanıyor.</p>
<p>Toksik bir patron ise kötü yöneticilerin aksine &#8220;hem empatiden hem de genellikle öz farkındalıktan yoksun oluyor&#8221;.</p>
<p>Francke, &#8220;Ekiplerini aktif olarak baltalayabilir, başkalarının çalışmalarından kendilerine pay çıkarabilir veya korkuyla yönetip gerçekçi olmayan beklentilere sahip olabilirler&#8221; diyor. </p>
<p>Bu etki, kişilik çatışmalarının ötesine geçerek hem ruh sağlığına hem de performansa zarar verebilecek bir kaygı yaratır:</p>
<p>&#8220;Pazartesi sabahı midenizde bir düğüm varsa, yüzleşmekten kaçınmak için sürekli koridorlarda siniyorsanız veya cezalandırılma korkusuyla toplantılarda konuşmaktan korkuyorsanız, bu bir kişilik çatışması değil, toksikliktir.&#8221;</p>
<p>Josie (gerçek adı değil) yıllarca kendisini sürekli gözetim altında tutan bir yönetici için çalıştığını anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Sabah 7&#8217;den akşam 10&#8217;a kadar durmaksızın beni arar, yazılı ve sesli mesajlar atardı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Çalışmadığı günlerde bile her zaman nerede olduğunuzu bilmek isterdi.&#8221;</p>
<p>Ayrıca projeleri Josie&#8217;den alıp başkalarına verdi ve ekip üyelerini grup öğle yemeklerinden dışladı.</p>
<p>BBC&#8217;nin konuştuğu bir diğer işçi Hannah (gerçek adı değil) büyük bir süpermarket zincirinde çalışırken patronu tarafından düzenli olarak aşağılandığını söylüyor.</p>
<p>Bir keresinde kurumsal bir etkinliğe konuklardan biriyle aynı kazağı giyerek gelmiş.</p>
<p>&#8220;Patronum Kasım ayında kazağımı çıkarttırıp yeleğimle etkinlikte çalışmamı istedi. Kendimi aptal gibi hissettim ve çok aşağılayıcıydı&#8221; diye anlatıyor yaşadıklarını.</p>
<p>Bu yıl vizyona giren, bir uçak kazasının ardından ıssız bir adada birlikte mahsur kalan bir yönetici ve çalışanın, çözümlenmemiş işyeri gerilimleriyle yüzleşmek zorunda kaldıkları karanlık ve komik bir hayatta kalma gerilimi olan Send Help (Yardım Çağrısı) filminde, toksik zehirli bir patron ile ekip üyelerinden biri arasındaki gerilim ele alınıyor.</p>
<p>Haksızlığa uğrayan çalışanı canlandıran Rachel McAdams, film prömiyerinde yaptığı konuşmada, zor işyerlerinde çalışmak zorunda kaldığını ve bir yaz işinde özellikle kötü bir patrona denk geldiğini söylüyor:</p>
<p>&#8220;Ben sadece bıraktım ve tavsiyem eğer yapabiliyorsanız sessizce bırakmanız, yapamıyorsanız da biraz zen pratiği yapmanız.&#8221;</p>
<p><b>Toksik bir patronla nasıl başa çıkılır?</b></p>
<p>Ancak çoğu kişi için başka bir rol bulana kadar işi bırakmak bir seçenek değildir.</p>
<p>Francke, bir sonraki adımın ne olacağına karar verirken durumu idare etmenin yolları olduğunu söylüyor.</p>
<p>Şunları öneriyor:</p>
<p><strong>&#8211; Birine anlatın:</strong> Doğrudan yöneticiniz olmayan, kurumu tanıyan ve size dürüst, bağımsız tavsiyeler verebilecek bir danışman bulun.</p>
<p><strong>&#8211; Davranışa meydan okuyun:</strong> Patronunuza tuzak kurmayın, bir toplantı ayarlayın ve endişelerinizi belirli örneklerle sakin ve resmi bir şekilde dile getirin. İş arkadaşlarınız da etkileniyorsa, daha geniş etkiyi göstermek için birlikte ele almayı düşünün. Patronunuz davranışlarıyla neden olduğu zararın farkında olmayabilir.</p>
<p><strong>&#8211; Kendinizi koruyun: </strong> Sınırlar belirleyin, sağlığınıza öncelik verin ve iş dışında kendinize alan yaratın. Zor olabilir, ancak kendinizi bir durumdan nasıl ayıracağınızı öğrenmek, perspektifinizi yeniden kazanmanıza ve sonraki adımları planlamanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>&#8211; İK&#8217;yı dikkatli kullanın:</strong> Kuruluşunuzda iyi bir İK (İnsan Kaynakları) varsa, onlara kesinlikle güvenebilirsiniz, ancak kötü davranışları görmezden gelmek yerine bunlarla mücadele etme konusunda bir geçmişleri olup olmadığını kontrol etmeye değer.</p>
<p><strong>&#8211; Olayı ne zaman büyüteceğinizi bilin:</strong> Davranış taciz içeriyorsa veya itibar riski oluşturuyorsa, resmi bir ihbar süreci gerekli olabilir, ancak cezalandırılma korkusuyla bunu yapmak daha zor olabilir.</p>
<div><img decoding="async" src="https://cdn.engazete.com.tr/2026/02/calisanlarin-ruh-sagligi-uzerindeki-etkileri-0-VqsCLAB8.png"/></div>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-ruh-sagligi-uzerindeki-etkileri-609839">Çalışanların Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EY Work Reimagined 2025 Araştırması yayımlandı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ey-work-reimagined-2025-arastirmasi-yayimlandi-594943</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[2025]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[elde]]></category>
		<category><![CDATA[ey]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[reimagined]]></category>
		<category><![CDATA[şirket]]></category>
		<category><![CDATA[temel]]></category>
		<category><![CDATA[work]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[yayımlandı]]></category>
		<category><![CDATA[yetenek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, 29 ülkeden 15.000 çalışanın ve 1.500 işverenin katılımıyla gerçekleştirdiği EY Work Reimagined 2025 Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-work-reimagined-2025-arastirmasi-yayimlandi-594943">EY Work Reimagined 2025 Araştırması yayımlandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, 29 ülkeden 15.000 çalışanın ve 1.500 işverenin katılımıyla gerçekleştirdiği <strong>EY Work Reimagined 2025 Araştırması</strong>’nın sonuçlarını açıkladı. İş dünyasında yetenek dinamiklerinin nabzını takip eden ve bu sene yapay zekânın iş dünyası üzerindeki etkilerini odağa alan araştırma; yapay zekâ (AI) uygulamalarıyla insan kaynağının bu dönüşüme hazırlık düzeyi kapsamında bazı gelişime açık alanlar olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca araştırma, yapay zekânın güçlü bir yetenek stratejisi temelinde uygulanarak etkin biçimde kullanılmasıyla, bunun şirketlerin verimliliğini %40’a kadar yükseltme potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. </p>
<p><strong>Yetenek stratejilerinin yapay zekâ odağında geliştirilmesi önem kazanıyor</strong></p>
<p>Araştırmaya katılan çalışanların %88’i günlük rutin işlerinde yapay zekâyı kullandığını belirtiyor; ancak bu kullanım çoğunlukla bilgi araştırması yapmak (%54) ve belge özetlemek (%38) gibi temel uygulamalarla sınırlı kalırken, çalışanların yalnızca %5’i yapay zekâyı iş yapış biçimlerini dönüştürecek şekilde, ileri düzeyde kullanıyor. Bununla birlikte araştırma, yapay zekânın iş dünyasında yaygın şekilde benimsenmesine rağmen, çalışanların yapay zekâyla ilgili bazı endişeleri olduğunu da ortaya koyuyor. Çalışanların %37’si, yapay zekâya aşırı bağımlılığın kendi yetenek ve uzmanlıklarını zayıflatabileceğinden endişe ederken; %64’ü artan performans baskısı nedeniyle iş yüklerinin arttığını düşünüyor. Aynı zamanda çalışanların yalnızca %12’si, yapay zekânın sunduğu verimlilik potansiyelinden tam anlamıyla yararlanabilecek düzeyde eğitim aldığını belirtiyor. Ayrıca işverenlerin kurum içi yapay zekâ uygulaması sunma çabalarına rağmen, çalışanların kurum tarafından resmi olarak onaylanmayan yapay zekâ araçlarına yönelmesiyle “gölge yapay zekâ” (“shadow AI”) kullanımı yaygınlığını koruyor. Araştırmaya göre, dünya genelinde farklı sektörlerde çalışanların %23 ila %58’i bu gibi uygulamalara yöneliyor.</p>
<p>Araştırma, önemli bir konuya daha dikkat çekiyor: Yetersiz öğrenme fırsatları ve yanlış ödüllendirme sistemleri gibi kırılgan yetenek temelleri üzerine kurulan yapay zekânın ve yeni teknolojilerin potansiyel faydaları, büyük ölçüde azalıyor. Araştırmaya göre, yetenek ve teknolojiyi etkin biçimde entegre ederek “yetenek avantajı” (“talent advantage”) elde eden kurumlar daha yüksek değer kazanımı elde ediyor. Ancak bu seviyeye ulaşma yolunda ilerleyen kurumların oranının yalnızca %28 olduğu görülüyor.</p>
<p><strong>Çalışan memnuniyeti artarken, yapay zekâ yetkinlikleriyle dış fırsatlar daha cazip hale gelebiliyor</strong></p>
<p>Çalışan deneyiminin ölçülmesinde temel bir gösterge olan “küresel yetenek sağlığı” (“global talent health”) endeksi geçen yıla göre 0–100 ölçeğinde 10 puan artarak 55’ten 65’e yükseldi. Yaklaşık %18 oranındaki bu yükseliş; şirketlerde ödüllendirme, gelişim ve kurum kültürüne yönelik memnuniyetin arttığını yansıtıyor. Aynı zamanda küresel çapta çalışanların işten ayrılma isteği %29 oranına gerileyerek, 2021’de görülen %43’lük zirveye kıyasla son dört yılın en düşük seviyesine geldi.</p>
<p>Bununla birlikte, istihdamın yavaşladığı dönemlerde çalışanların mevcut pozisyonlarına daha sıkı tutunduğu gözlemleniyor. Ancak yapay zekâ söz konusu olduğunda tablo değişiyor. Liderlik yaklaşımı, yapay zekânın benimsenmesini ve sürekli öğrenmeyi destekleyen kurum kültürü oluşturmada kritik bir rol oynarken, ekibine güvenen, onları geliştiren ve önemseyen liderler kurum kültürünün tonunu belirliyor ve yetenek sağlığının %44’ünü şekillendiriyor.</p>
<p>Araştırma ayrıca çalışanların yetkinliklerini geliştirmeye yönelik yatırımların, dönüşümü hızlandırdığını, ancak aynı zamanda çalışan bağlılığı konusunda bazı zorluklar oluşturduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre; yılda 81 saatten fazla yapay zekâ eğitimi alan çalışanlar, ortalamanın üzerinde haftalık 14 saatlik bir verimlilik artışı bildiriyor. Ancak, yapay zekâ yeteneklerine olan talebin fazlalığı ve dış fırsatların şirket içi terfi döngülerinden daha cazip hale gelmesinden dolayı bu çalışanların mevcut işlerinden ayrılma olasılığı %55 daha fazla olabiliyor. İşverenler, çalışanların teknolojiye erişim, esneklik ve yapay zekâ becerilerini kullanmalarına imkân tanıyan kariyer fırsatlarını da içeren kapsamlı bir paket sunarak çalışanları elde tutma konusunda zorlukları azaltabilir.</p>
<p><strong>Yetenek avantajı şirketlere değer katıyor</strong></p>
<p>Araştırma, insan faktörleri ile yapay zekâ entegrasyonu arasındaki etkileşimi; yapay zekâ benimseme başarısı, öğrenme, yetenek sağlığı, kurum kültürü ve ödüllendirme mekanizmaları olmak üzere beş temel alanda ortaya koyarken, bu alanlarda öne çıkan kurumlar “yetenek avantajı” elde ederek yapay zekâdan dönüşümsel bir değer elde edebiliyor.</p>
<p><strong>EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Şirket Ortağı Gökhan Gümüşlü, </strong>araştırma ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:</p>
<p>“EY olarak, küresel yetenek dinamiklerini, yapay zekânın benimsenmesini ve çalışma kültüründeki değişimleri daha iyi anlamak adına gerçekleştirdiğimiz <strong>EY Work Reimagined 2025 Araştırması</strong>; yapay zekânın iş dünyasındaki mevcudiyetini her geçen gün artırdığını gözler önüne seriyor. Çalışanların ve işverenlerin yapay zekâyı benimseme oranlarının da giderek yükseldiğini gösteren araştırmada, etkili kurgulanmayan modellere entegre edilen teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarının gerçek potansiyelini ortaya çıkaramadığını gözlemliyoruz. Araştırmaya göre, şirketlerin yetenek stratejisindeki bazı eksiklikler nedeniyle kaçırdıkları verimlilik artış potansiyeli yaklaşık %40 oranına ulaşabiliyor. Bu noktada, çalışanların yapay zekâyla ilgili endişelerinin giderilmesi, işveren tarafında yatırım modellerinin doğru dizayn edilmesi önem taşıyor. Kısacası insanı merkeze alan yöntemlerle yapay zekâ uygulamaları ve iş gücünün daha uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Yapay zekânın, gelecekte yetenek gücüyle çok daha ileri bir seviyeye ulaşacağı aşikâr. İş dünyasının her geçen gün yeniden şekilleneceği bu yakın gelecekte rekabet avantajı elde etmek isteyen şirketlerin, insan faktörünün merkezde olduğu yapay zekâ dönüşümüne ivme kazandırmaları gerekiyor.” </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ey-work-reimagined-2025-arastirmasi-yayimlandi-594943">EY Work Reimagined 2025 Araştırması yayımlandı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 08:26:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durumunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[esenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[meditopia]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 15 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor.</strong></p>
<p>Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Çalışanların Mutluluk Seviyesi 54,3 Puanla Orta Düzeyde</strong></p>
<p>Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor</strong></p>
<p>Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. </p>
<p><strong>“Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></p>
<p>Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-2-583904">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:46:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan]]></category>
		<category><![CDATA[durumunu]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[esenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[inin]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[meditopia]]></category>
		<category><![CDATA[orta]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=583642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Meditopia, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde topladığı verilerle hazırladığı Wellbeing Raporu’nda Türkiye’deki çalışanların duygu durumları, ağrı noktaları ve esenlik düzeylerini analiz etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde açıklanan veriler, iş yaşamında psikolojik dayanıklılığın ve duygusal esenliğin önemini yeniden hatırlattı. Türkiye genelinde 100 şirkette 150 bini aşkın çalışanın dahil olduğu Meditopia Çalışan Destek Platformu tarafından hazırlanan Meditopia 2025 Wellbeing Raporu, çalışanların stres ve kaygı düzeylerinin yüksek, mutluluk düzeyi ve uyku kalitesinin orta, hareket seviyesinin ise düşük seviyede seyrettiğini ortaya koydu. Verilere göre, çalışanların %93’ü duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkilerinin etkilediğini belirtirken esenlik dengesinin yıl boyunca dalgalı seyrettiği görülüyor.</strong></p>
<p>Sağlık ve esenlik, geçmişten günümüze, üzerine en çok çalışmaların gerçekleştiği konuların başında yer alıyor. Bu yüzden Dünya Ruh Sağlığı Günü, bireylerin ve kurumların psikolojik iyi oluş ve dayanıklılığa verdiği önemi yeniden düşünmeleri için güçlü bir hatırlatıcı oluyor. Meditopia, 2025’in ilk üç çeyreğini baz alarak hazırladığı Çalışan Wellbeing Raporu ile Türkiye’deki çalışanların hem ruhsal hem de bütüncül esenlik durumuna dair güncel tabloyu ortaya koydu. Ülke genelinde 15 bini aşkın çalışanın katılım sağladığı raporun sonuçlarına göre çalışanların genel esenlik seviyesinin 54,4 puanla orta düzeyde seyrettiği raporlandı. 100 puan üzerinden yapılan skorlamada 66 puanla stres ve 63,3 puanla kaygı indekslerinin ise yüksek seviyelerde olduğu vurgulanıyor. Meditopia uzmanlarına göre bu tablo, yılın farklı dönem ve aylarında değişkenlik gösteriyor ve çalışanların yıl boyunca duygusal dalgalanmalar yaşadığını ve destek mekanizmaları yetersiz kaldığında bu dengenin hızla bozulabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışanların %49’u stres ve kaygılarının en büyük sebebi olarak gelecek belirsizliğini işaret ederken, %46’sı fiziksel sağlık ve uyku problemlerini, %40’ı ise kişisel zaman eksikliğini öne çıkarıyor. Bu veriler, çalışanların psikolojik desteğe ek olarak fiziksel ve sosyal açıdan da desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gözler önüne seriyor.</p>
<p><strong>Çalışanların Mutluluk Seviyesi 54,3 Puanla Orta Düzeyde</strong></p>
<p>Raporun en çarpıcı bulgularından biri, çalışanların duygusal durumları üzerindeki iş ve özel yaşam dengesinin belirleyici rolü oldu. Rapora göre katılımcıların %93’ünün duygularını en çok iş, eğitim veya yakın ilişkileri etkiliyor. %75’i ise bu dalgalanmaların merkezinde doğrudan iş hayatının yer aldığını belirtiyor. Bu veriler, işverenlerin çalışan esenliğinde üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor. İş yükü, performans baskısı, finansal zorluklar ve yönetici ilişkileri, stres ve tükenmişliğin en güçlü tetikleyicileri arasında geliyor. Mutluluk İndeksi bulgularına göre çalışanların mutluluk seviyesi 54,3 puanla orta düzeyde raporlandı. Araştırma süresi boyunca elde edilen sonuçlara göre her 10 çalışandan 1’i son bir ay içinde hiçbir zaman ya da neredeyse hiç bir zaman mutlu veya memnun hissetmediğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>İş-Özel Yaşam Dengesindeki Bozulmalar Hareketsizliği Artırıyor</strong></p>
<p>Rapor, çalışanların yalnızca duygusal değil, fiziksel esenlik alanında da desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Uyku kalitesinin 50,6 ile orta, egzersiz indeksinin ise 37,1 puanla düşük seviyede kaldığı ise diğer bulgular arasında. Verilere göre katılımcıların %84’ü fiziksel ağrı yaşıyor olsa da %50’sinden fazlası hiç egzersiz yapmıyor. Meditopia verilerine göre düzenli hareket ve kaliteli uyku, genel esenlik skoruyla paralel dalgalanmalar gösteriyor. Ancak iş-özel yaşam dengesindeki zorlanmalar, çalışanların bu alanlarda sürdürülebilir bir rutin oluşturmasına engel teşkil ediyor. </p>
<p><strong>“Çalışan Sağlığı ve İyi Oluş, Kurum Kültürünün Ayrılmaz Bir Parçası”</strong></p>
<p>Bugün iş yaşamının profesyonel becerilerin ötesinde, duygusal dayanıklılığın da sınandığı bir alan haline geldiğini belirten Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Çalışanlar, artan tempo ve belirsizlik içinde fiziksel sağlıklarını, sosyal ilişkilerini ve kişisel alanlarını korumakta zorlanıyor. Hızla değişen koşullar, artan belirsizlikler ve sürekli tetikte olma hali, çalışanların içsel dengesini korumasını her zamankinden daha zor hale getiriyor. Kurumların çalışanlarının iyi oluşunu stratejik bir öncelik olarak ele almadıkları sürece sürdürülebilir bir başarı inşa etmeleri ise mümkün görünmüyor. Gerçek sürdürülebilirliğin, finansal büyüme ya da operasyonel verimlilikle sınırlı kalmaması, çalışanların ruhsal dayanıklılığının, yaşam dengesi ve aidiyet duygusuyla ölçülmesi gerektiği tartışılmaz bir gerçek. Meditopia olarak, bireylerin ve kurumların ruh sağlığına dair farkındalığını artırmak, bu alanı konuşulabilir ve erişilebilir kılmak için çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz bütüncül çözümlerle çalışanların stres, kaygı, uyku, hareket ve mutluluk gibi temel wellbeing alanlarında ihtiyaç duydukları desteğe diledikleri anda ulaşmalarını sağlıyoruz. Çünkü bizce çalışanların sağlık ve wellbeing hizmetlerine erişebiliyor olması, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası.” açıklamalarında bulundu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-%75inin-duygu-durumunu-dogrudan-is-hayati-etkiliyor-583642">Çalışanların %75&#8217;inin Duygu Durumunu Doğrudan İş Hayatı Etkiliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vodafone, &#8220;VFlexy&#8221; ile Yan Haklar Alanında Fark Yaratmaya Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vodafone-vflexy-ile-yan-haklar-alaninda-fark-yaratmaya-devam-ediyor-576153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 14:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[çalışan]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[fark]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[haklar]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Sigortası]]></category>
		<category><![CDATA[vflexy]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[yan]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[yaratmaya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576153</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, çalışanlarının yan haklarını yaşam tarzlarına ve farklılaşan ihtiyaçlarına göre belirlemesi amacıyla kurguladığı Vflexy esnek yan haklar programını 8 yıldır başarıyla uyguluyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafone-vflexy-ile-yan-haklar-alaninda-fark-yaratmaya-devam-ediyor-576153">Vodafone, &#8220;VFlexy&#8221; ile Yan Haklar Alanında Fark Yaratmaya Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren <strong>Vodafone</strong>, çalışanlarının yan haklarını yaşam tarzlarına ve farklılaşan ihtiyaçlarına göre belirlemesi amacıyla kurguladığı <strong>Vflexy</strong> esnek yan haklar programını 8 yıldır başarıyla uyguluyor. Özel sağlık sigortası, yemek ve  mobil cihaz gibi yan hakların ihtiyaca göre şekillendirilmesine imkan veren programla, çalışanlara farklı alanlardaki marka işbirlikleriyle değerlendirebilecekleri ek bütçeler de sağlanıyor. Bu marka işbirlikleri de yine geçmiş dönemlerdeki kullanımlara ve çalışanların geribildirimlerine göre belirleniyor. </p>
<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler,</strong> şunları söyledi:</p>
<p>“Vodafone’da çalışan deneyimine dokunan tüm uygulamalarımızı ve politikalarımızı her bir ekip arkadaşımızın “biricik” olduğu, ihtiyaç ve beklentilerinin kişisel koşullarına ve hayatlarının dönemlerine göre farklılaştığı bilinciyle tasarlıyoruz. Bu durum yan haklar konusundaki yaklaşımımız için de geçerli. VFlexy kapsamında sunduğumuz esnek yan haklarla, ekip arkadaşlarımızın memnuniyetini ve bağlılığını yükseltirken, aynı zamanda farklı yaşam koşullarına sahip çalışma arkadaşlarımıza hitap ederek, çeşitliliği ve dahiliyeti destekliyoruz. Vflexy’yi hem çalışma arkadaşlarımızdan aldığımız geri bildirim ve beklentiler, hem de global ve lokal trendler doğrultusunda sürekli güncelliyoruz. Bu süreçte esneklik, kişiselleştirilmiş ve ihtiyaç bazlı yan hak deneyimi, esenlik gibi konulara ağırlık veriyoruz. Vflexy ile temel yan hakların üstüne esnek haklar sunuyoruz ve çalışma arkadaşlarımız haklarını diledikleri gibi, ihtiyaçlarına göre esnetebiliyorlar. Özel sağlık sigortası için de yine çalışma arkadaşlarımızın ihtiyaçlarına göre belirlenmiş geniş kapsamlı alternatifler sunuyoruz. Vodafone olarak, esnek yan haklar konusuna yönelik yenilikçi çalışmalarımıza devam edeceğiz.” </p>
<p><strong>Kapsamlı sağlık sigortası paketleri</strong></p>
<p>Vflexy kapsamında, Vodafone çalışanlarının ve sevdiklerinin yararlanabileceği, çeşitlendirilmiş ve kapsamlı özel sağlık sigortası planları sunuluyor. Buna göre, Vodafone çalışanları 5 özel sağlık sigortası paketinden birini seçebildikleri gibi, eş ve çocuklarından oluşan bağımlıları için farklı bir paket de seçebiliyor. Ayrıca, seçtikleri paketin limit miktarına göre ek bütçe kazanabiliyor ve kişisel ihtiyaca göre seçerek esnettikleri bu bütçeyi çeşitli markalarda değerlendirebiliyorlar. Dileyen çalışanlar, kazandıkları ek bütçeyle, kendi sigorta paketlerine ek olarak evcil hayvanlarına da sigorta yaptırabiliyor. </p>
<p><strong>Marka işbirlikleri artıyor</strong></p>
<p>Vflexy programında Vodafone çalışanlarına sanat, spor, gelişim, eğlence gibi birçok alanı barındıran harcama alanları sunuluyor. Kullanım ve geri bildirimlerin takibiyle yenilenen harcama alanları;  Sağlıklı ve Mutlu Yaşam, Kişisel Gelişim ve Üyelikler, E-ticaret ve Alışveriş, Eğlence olmak üzere 4 başlıkta toplanıyor. Sunulan markalar arasında NuSpa, Estethica, Torchwell (Maslak Spor Salonu ve Diyetisyen) ,Meditopia Wellness Pass, Neo Skola, Open English, Cambly, Storytel, iWallet, TokenFlex, Chippin, Biletix, Biletinial bulunuyor. Bu sene itibariyle harcama alanlarına Vodafone’lulara özel Hepsiburada’da eklendi. Bu sayede çalışanlar binlerce farklı marka ve ürün içerisinde bütçelerini esnetme fırsatı bulacaklar. Bu firmaların Vodafone çalışanlarına sundukları indirimli fırsatlar üzerinden dileyen çalışanlar bütçelerini bu markalarda da değerlendirebiliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vodafone-vflexy-ile-yan-haklar-alaninda-fark-yaratmaya-devam-ediyor-576153">Vodafone, &#8220;VFlexy&#8221; ile Yan Haklar Alanında Fark Yaratmaya Devam Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların Yeni Talebi: Tatil Sonrası Evden Çalışma</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yeni-talebi-tatil-sonrasi-evden-calisma-549831</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2025 12:27:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[evden]]></category>
		<category><![CDATA[sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[talebi]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=549831</guid>

					<description><![CDATA[<p>2024 yılı ve bu yılın ilk yarısında, şirketlerin ofise dönüş eğilimlerine rağmen, çalışanların en çok talep ettiği izin türleri arasında uzaktan çalışma izni ikinci sıraya yerleşti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yeni-talebi-tatil-sonrasi-evden-calisma-549831">Çalışanların Yeni Talebi: Tatil Sonrası Evden Çalışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan araştırmalara göre, 2024’ün ilk altı ayında yapılan her 10 izin talebinden biri uzaktan çalışmak için yapıldı. Pandemi öncesinde yok denecek kadar az olan bu talep, her yıl artış göstererek sağlık ve eğitim gibi klasik izin türlerini geride bıraktı.</p>
<p><b>PANDEMİDEN BERİ HER GEÇEN YIL ARTIYOR</b></p>
<p>Kolay İK’nın verilerine göre 2019 yılında yani pandemiden önce çalışanların talep ettiği izinler arasında uzaktan izin talebinin oranı yalnızca yüzde 0,62 iken bu oran 2020’de yüzde 1,76, 2021’de yüzde 2,2, 2022’de yüzde 3,29, 2023’te yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. Ofise dönüşlerin artmaya başladığı 2024 yılında ise hızlı bir sıçrama yaşandı ve bu oran yüzde 9,6’ya yükseldi. Böylece uzaktan çalışma izni ilk kez, hastalık, eğitim gibi izinlerin önüne geçerek yıllık izinden sonra en çok talep edilen ikinci izin türü oldu. Bu yılın ilk yarısında da bu yükselme trendi değişmedi ve izinlerin yüzde 10,51’i uzaktan çalışmak için alındı. Bu da geçtiğimiz yıldan beri yaklaşık her 10 izin talebinden birinin şirket dışında çalışmak için istendiğini gösteriyor.</p>
<p><b>ÖZEL İZİN TÜRLERİ ARTIYOR</b></p>
<p>Son yıllarda şirketlerin işveren markası olma yönünde attığı adımlar; yıllık, haftalık, hastalık, doğum gibi ücretli izin türlerine ek olarak özel izin türlerini de beraberinde getiriyor. Kolay İK’nın verilerine göre en çok talep edilen bu özel izin türlerinin başında ise doğum günü, karne günü, sigara içmeme ve regl izni geliyor.</p>
<p><strong>TUNCA ÜÇER: &ldquo;HAYATI DENGELEME İHTİYACI KALICI HALE GELDİ&rdquo;</strong></p>
<p>Kolay İK COO’su Tunca Üçer, pandemiyle hayatımıza giren uzaktan çalışma modelinin artık çalışanlar için temel bir beklentiye dönüştüğünü belirtti. &ldquo;Çalışanlar yalnızca işlerini yürütmek değil, yaşamlarını da dengelemek istiyor&rdquo; diyen Üçer, doğum günü ve regl gibi özel izinlere yönelik taleplerin de arttığını vurguladı. Şirketlerin bu taleplere duyarlı yaklaşarak, karşılıklı güvene dayalı bir kültür inşa etmelerinin önemine dikkat çekti.</p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yeni-talebi-tatil-sonrasi-evden-calisma-549831">Çalışanların Yeni Talebi: Tatil Sonrası Evden Çalışma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Multinet Up, Kurban Bayramı&#8217;nda İşverenlerin ve Çalışanların Yanında</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/multinet-up-kurban-bayraminda-isverenlerin-ve-calisanlarin-yaninda-525691</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 May 2025 11:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bayramında]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[işverenlerin]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[multinet]]></category>
		<category><![CDATA[yanında]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=525691</guid>

					<description><![CDATA[<p>Multinet Up’ın kurumsal hediye çözümü MultiGift ve kullanıcılara mobil uygulama üzerinden esneklik sunan dijital hediye platformu MultiFlex ile şirketler, kurumsal yardım süreçlerini dijitalleştirirken çalışanlarına ise gıda, giyim, teknoloji gibi birçok farklı alanda seçim yapabilecekleri bir özgürlük sunuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/multinet-up-kurban-bayraminda-isverenlerin-ve-calisanlarin-yaninda-525691">Multinet Up, Kurban Bayramı&#8217;nda İşverenlerin ve Çalışanların Yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Multinet Up</strong>’ın kurumsal hediye çözümü MultiGift ve kullanıcılara mobil uygulama üzerinden esneklik sunan dijital hediye platformu MultiFlex ile şirketler, kurumsal yardım süreçlerini dijitalleştirirken çalışanlarına ise gıda, giyim, teknoloji gibi birçok farklı alanda seçim yapabilecekleri bir özgürlük sunuyor. </p>
<p>İş dünyası, toplumsal yardımlaşmanın ve bağların güçlendiği özel zamanlar olan bayram dönemlerini, çalışanlarıyla ilişkilerini güçlendirmek için değerlendiriyor. Multinet Up’ın Kuantum Araştırma iş birliğiyle gerçekleştirdiği 2024 Pazar ve Segmentasyon Araştırması’na göre, çalışanlara verilen ödül tutarıyla istedikleri ürünü seçebilme imkânı tanıyan dijital çözümler, kurumların yüzde 41,6’sı tarafından olumlu karşılanıyor. Bu sonuçlar, kıyafet yardımı, erzak kolisi gibi geleneksel yöntemlerin yerini dijital ve kişiselleştirilebilir uygulamalara bıraktığını gösteriyor.</p>
<p><strong>“Operasyonel zorlukları ve kaynak israfını ortadan kaldırıyoruz”</strong></p>
<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan <strong>Multinet Up Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Didem Kuş,</strong> “Kurban Bayramı, toplumsal dayanışmanın en güçlü simgelerinden birisi. Biz de Multinet Up olarak bu dönemde kurumların hem çalışanlarına hem de ihtiyaç sahiplerine destek olma motivasyonunu, dijitalleşme ve esneklik vizyonumuzla buluşturuyoruz. Artık sadece Ramazan ayında değil, Kurban Bayramı ve diğer özel günlerde de kurumsal hediye kartı kullanımı ciddi oranda artıyor. Büyük kurumsal şirketlerden, orta ve küçük ölçekli işletmelere, kamu kurumlarından belediyelere kadar uzanan geniş bir müşteri kitlemiz var. Bu işletmelerin ve kurumların birçoğu; operasyonel zorluklar ve kaynak israfı yaratan geleneksel gıda kolileri yerine hem kolaylık hem de seçme özgürlüğü sunan MultiGift’i tercih ediyor. Gıda ve teknoloji alışverişlerinde yoğun şekilde kullanılan MultiGift kartlar ve A101, CarrefourSA, Mediamarkt, Teknosa, Hepsiburada ve Boyner gibi MultiGift marka çözümleri sayesinde kullanıcıların farklı ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine imkân tanıyor. Şu an yüzde 76,9 oranında yüksek bir kullanıcı memnuniyeti oranımız var” dedi.</p>
<p><strong>“Kurban Bayramı dönemindeki artış oranı yüzde 153”</strong></p>
<p>“Özellikle endüstri, finansal aracılık ve danışmanlık hizmetleri, ulaştırma, tekstil ve deri gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, kullanıcıların kendilerine tanımlanan bakiyeyi mobil uygulama üzerinden diledikleri yerde kullanabilmesine imkan veren dijital hediye platformumuz MultiFlex’in sağladığı esnekliği tercih ediyor. MultiFlex’in kullanım oranı 2024 yılı genelinde 2023’e göre yüzde 66 oranında artarken, Kurban Bayramı dönemindeki artış oranı yüzde 153’e ulaştı. Her geçen sene daha fazla işveren tarafından tercih edilen çözümlerimizin nihai kullanıcıları çalışanlarımıza sunduğu deneyimi iyileştirmek için sürekli geliştirmeler yapıyoruz. Harcama noktalarının çeşitliliği ve yaygınlığı, kullanım kolaylığı, prestijli markalarla olan iş birliklerimiz ve yeni nesil müşteri destek hizmetlerimiz ile bu deneyimi önümüzdeki süreçte daha da iyileştirerek sektörümüzün geleceğine yön vermeye devam edeceğiz” dedi. </p>
<p><em><strong> </strong></em></p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/multinet-up-kurban-bayraminda-isverenlerin-ve-calisanlarin-yaninda-525691">Multinet Up, Kurban Bayramı&#8217;nda İşverenlerin ve Çalışanların Yanında</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çalışanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları değişti! Çalışanlar artık &#8216;Ruh Sağlığı İzni&#8217; de alıyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yillik-izinlerini-kullanma-motivasyonlari-degisti-calisanlar-artik-ruh-sagligi-izni-de-aliyor-452042</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Apr 2024 13:10:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[artık]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[değişti]]></category>
		<category><![CDATA[izinlerini]]></category>
		<category><![CDATA[izni]]></category>
		<category><![CDATA[kullanma]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[ruh]]></category>
		<category><![CDATA[sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yıllık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=452042</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası analizlere göre son yıllarda çalışanların büyük çoğunluğunun yıllık izinlerini ‘ruh sağlığı izni’ olarak kullandığına yönelik verilerin olduğunu kaydeden uzmanlar, özellikle 2017’den 2023’e kadar ruh sağlığı ile ilgili izinlerin yüzde 300 oranında arttığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yillik-izinlerini-kullanma-motivasyonlari-degisti-calisanlar-artik-ruh-sagligi-izni-de-aliyor-452042">Çalışanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları değişti! Çalışanlar artık &#8216;Ruh Sağlığı İzni&#8217; de alıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası analizlere göre son yıllarda çalışanların büyük çoğunluğunun yıllık izinlerini ‘ruh sağlığı izni’ olarak kullandığına yönelik verilerin olduğunu kaydeden uzmanlar, özellikle 2017’den 2023’e kadar ruh sağlığı ile ilgili izinlerin yüzde 300 oranında arttığını söylüyor.</strong></p>
<p><strong>Modern dünyada stres ve tükenmişlik arttıkça fiziksel hastalıklar kadar ruh sağlığının da ön plana çıktığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Toplumsal olarak mutlu bir gelecek için bugün tüm kurumlarımızın çalışanların ruh sağlığı için adım atması ve ruh sağlığını korumaya yönelik izin uygulamaları başlatması gerekiyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, çalışanların “ruh sağlığı izni” konusunu değerlendirdi.</p>
<p><strong>Ruh sağlığı izinlerinde artış var</strong></p>
<p>Uluslararası analizlere göre son yıllarda çalışanların büyük çoğunluğunun yıllık izinlerini “ruh sağlığı izni” olarak kullandığına yönelik verilerin olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Özellikle 2017’den 2023’e kadar ruh sağlığı ile ilgili izinlerin yüzde 300 oranında arttığı bildiriliyor. İçinde bulunduğumuz modern dünyada stres ve tükenmişlik arttıkça fiziksel hastalıklar kadar ruh sağlığının da ön plana çıktığını görüyoruz.  Artık ruh sağlığı bize kendini zorla hatırlatıyor. Covid-19 pandemisi, devam eden uluslararası çatışmalar, savaşlar, toplumsal huzursuzluk, kutuplaşmalar, istikrarsız ekonomi ve iklim krizi gibi çalkantılı olayları göz önüne aldığımızda, üreten, çalışan insanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları da değişiyor. Eskiden sadece fiziksel hastalıklar dahilinde izin alınırken şimdilerde insanların tükenmiş bir halde kendilerini işe gitmek için zorladıklarını, özellikle ülkemizde ruhsal sağlıkları için adım atmadıklarını görüyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>İnsanlar umutsuz bir şekilde hayatını sürdürmeye çalışıyor</strong></p>
<p> İnsanlar toplu taşıma araçlarında, meydanlarda, sokaklarda umutsuz bir şekilde gündelik hayatını sürdürmeye çalıştığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şöyle devam etti:</p>
<p>“Ancak bu durum sanılanın aksine verimli bir üretim ve mutlu bir toplum geleceği için bir tehdit. Toplumsal olarak mutlu bir gelecek için bugün tüm kurumlarımızın çalışanların ruh sağlığı için adım atması ve ruh sağlığını korumaya yönelik izin uygulamaları başlatması gerekiyor. Bugün mutsuz bir çalışan, saatlerce ofiste otursa üretken olamaz, yaratıcılık körelir, yapılan işlerde hata oranı artar. Tükenmişlik sendromu zaman zaman herkesin yaşayacağı bir süreçtir. İşte tam da bu dönemlerde kurumlar çalışan psikolojisini önemsemeli ve gereken adımları atmalıdır.” diye konuştu. </p>
<p><strong>Kuşaklararası farklılıklar çalışma hayatında da ön plana çıkıyor</strong></p>
<p>Kuşaklararası farklılıkların çalışma hayatında da ön plana çıktığına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Hatırlamak gerekirse X kuşağı <span>1965-1979</span> yılları arası doğan, Y kuşağı ise <span>1980-1999</span> yılları arasındaki kuşak. X kuşağına baktığımızda, iş yaşamında sadık, aynı işte uzun seneler çalışabilen, iyi kariyer hedefinde olan bireylerdir. Toplumsal sorunlara karşı duyarlı, iş motivasyonları yüksek ve otoriteye saygılılar. Y kuşağı ise dünyada etki yaratmak isteyen, iş ve özel hayat dengesini kurmayı amaçlayan, X kuşağının aksine hayatı yaşayabilmek için çalışmayı amaçladıkları araştırmalarla ortaya konmuştur. Y kuşağı için çalışmak bir amaç değil; sevdikleri ile zaman geçirmek, gezmek, kazandıkları parayı harcamak için bir araç olarak görülüyor.” dedi.</p>
<p><strong>Y kuşağı uzun çalışma saatleri sevmiyor</strong></p>
<p>Bu nedenle mesai saatleri sonrası devam eden rutin ve uzun çalışma saatleri, hafta sonu ek çalışmaların Y Kuşağı üyelerinin işten uzaklaşmasına neden olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, şunları kaydetti:</p>
<p>“Y kuşağı aile ve özel hayat dengesini kurmaya çalışıyor. Ancak bir yandan özellikle kadınların iş hayatındaki yerinin artması, ancak ev içi iş yükünü aile üyeleri ile paylaşmamaları tükenmişlik düzeylerini arttırıyor. Erkeklerde bunun düşük olmasının nedeni, erkeğin kamusal alanda aktif olması ve sadece bu sorumlulukla yaşaması.”</p>
<p><strong>X kuşağı, Y kuşağı çalışanlarına göre psikolojik olarak daha dayanıklı</strong></p>
<p>Kadın çalışanların hem iş yerinde hem evde çalışmalarının ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu çerçevede aile içi dinamikler düzenlenmeli, bir aileyi oluşturan tüm fertler ev ortamında eşit sorumluluk almalılar.” dedi.</p>
<p>Yapılan çalışmaların X kuşağının, Y kuşağı çalışanlarına göre psikolojik olarak daha dayanıklı olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, X kuşağının çok çalışarak başarıya ulaşabileceklerine dair inançlarıyla işlerine bağlılık gösterdiklerini, Y kuşağının ise teknolojik imkanların daha gelişmiş olduğu bir ortamda büyümelerine rağmen, küreselleşen dünyada rekabet etme zorunluluğuyla karşı karşıya olduklarını ve bu nedenle, psikolojik dayanıklılık açısından X kuşağı avantajlı konumdayken Y kuşağının daha dezavantajlı olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>Yıllık izinler artık sadece evlilik, ölüm, fiziksel hastalık gibi konularda olmamalı</strong></p>
<p>Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu sonuçlar ışığında kuşaklar arası farklılaşma olmakla beraber genel olarak çalışanların ruh sağlığına yapılan yatırımın şirketlere ve ülkemize olumlu dönüşlerinin olacağını vurgulayabiliriz. Yıllık izinler artık sadece evlilik, ölüm, fiziksel hastalık gibi konularda olmamalı, çalışanlar açık bir şekilde tükenmiş hissettiklerini ya da farklı bir ruhsal dönemden geçtiğini ifade edebilmeli ve gerektiğinde kendilerini şarj edebilmeleri için ruh sağlığı izni alabilmelidirler.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yillik-izinlerini-kullanma-motivasyonlari-degisti-calisanlar-artik-ruh-sagligi-izni-de-aliyor-452042">Çalışanların yıllık izinlerini kullanma motivasyonları değişti! Çalışanlar artık &#8216;Ruh Sağlığı İzni&#8217; de alıyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Çalışanların %48&#8217;i İnsansız Hava Araçlarının Casusluk Yapmasından Korkuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-48i-insansiz-hava-araclarinin-casusluk-yapmasindan-korkuyor-415433</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Oct 2023 10:38:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[araçlarının]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[casusluk]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[insansız]]></category>
		<category><![CDATA[korkuyor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki]]></category>
		<category><![CDATA[yapmasından]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=415433</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky Business Digitization'ın 2023 yazında Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre bölgedeki çalışanların %53'ü insansız hava aracı (drone) casusluğundan korkuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-48i-insansiz-hava-araclarinin-casusluk-yapmasindan-korkuyor-415433">Türkiye&#8217;deki Çalışanların %48&#8217;i İnsansız Hava Araçlarının Casusluk Yapmasından Korkuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky Business Digitization&#8217;ın 2023 yazında Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre bölgedeki çalışanların %53&#8217;ü insansız hava aracı (drone) casusluğundan korkuyor. Türkiye özelinde bu oran %48 olarak belirlenmiş. Kurumsal casuslar ve bilgisayar korsanları, şirketlerden ve veri merkezlerinden ticari sırları, gizli bilgileri ve diğer hassas verileri almak için dronları kullanabilir. Bunlar kurumsal ağlara sızmak için özel bir cihaz taşıyabilir. Telefon, küçük bir bilgisayar (örneğin, Raspberry Pi) veya sinyal kesici (örneğin, Wi-Fi Pineapple) taşıyan dronlar ile bilgisayar korsanları bu cihazları kurumsal verilere erişmek ve iletişimi bozmak için kullanabilir. Tüm kablosuz iletişim (Wi-Fi, Bluetooth, RFID, vb.) drone saldırılarına karşı savunmasız kalabilir.</p>
<p>Dronlar, geleneksel bir saha dışı bilgisayar korsanının elde edemeyeceği veri kanallarına erişebildikleri için siber casusluğu yeni bir seviyeye taşıyabiliyor. Drone casusluğu tehdidi endişeleri en çok BT, üretim ve enerji alanlarındaki anket katılımcıları tarafından dile getiriliyor. Türkiye’deki çalışanların %62&#8217;si şirketlerini casusluktan korumak için drone tespit sistemleri kurmanın faydalı olacağını söylüyor.</p>
<p>Dronları tespit etmek, sınıflandırmak ve etkilerini hafifletmek için kullanılan sistemlere karşı drone teknolojisi adı veriliyor. Bu sistemler, drone faaliyetlerini izlemek ve analiz etmek için radarlar, radyo frekans analizörleri, kameralar, lidarlar, sinyal bozucular ve diğer sensörler dahil olmak üzere geniş bir sensör kombinasyonu kullanıyor.</p>
<p>Genel olarak çalışanların %61&#8217;i kendi sektörlerinde siber casusluktan korkuyor. Casuslukla ilgili en sık dile getirilen endişeler kurumların para (%32) ve fikri mülkiyeti (%21) kaybetmesine yol açabileceği ve ticari itibarına zarar verebileceği (%30) yönünde.</p>
<p>Bu noktada tehdit istihbaratı, eyleme geçirilebilir içgörüler ve proaktif önlemler sağlayarak siber casuslukla mücadelede çok önemli bir rol oynuyor. Bunlar keşif ve veri sızıntısı gibi casuslukla ilgili faaliyetlerin belirtilerini ortaya koymak için kurumsal BT sistemlerini sürekli izliyor ve tehdit aktörlerini tanımlıyor. Tehdit istihbaratı, siber güvenlik ekiplerinin casuslukla ilgili saldırıları gerçek zamanlı olarak tespit etmesini ve engellemesini sağlayan IP adreslerini, kötü amaçlı yazılım imzalarını ve davranış kalıplarını uzmanlara sunuyor.</p>
<p>Kaspersky Türkiye Genel Müdürü <strong>İlkem Özar</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Araştırmamız, çoğu iş dünyası temsilcisinin siber casusluğun tehlikelerini anladığını gösteriyor.  Siber casuslar tarafından kullanılan taktikler, teknikler ve prosedürler hakkında bilgi edinmek, kuruluşların savunmalarını uyarlamalarına ve bu taktikleri etkili bir şekilde engellemek için karşı önlemler geliştirmelerine yardımcı oluyor. Siber casusluk genellikle kimlik avı, kötü amaçlı yazılımlar, açıkların istismarı ve hedefli saldırılar yoluyla gerçekleştirilir. Ancak günümüzde drone casusluğu tehdidini de dikkate almamız gerekiyor. Kaspersky olarak kurumlara hem geleneksel siber casusluk yöntemlerine hem de dronlardan gelebilecek casusluk gibi yeni yöntemlere karşı koyacak çözümler sunuyoruz. Kaspersky Threat Intelligence, kapsamlı ve pratik raporlama ile kurumların yüksek profilli siber casusluk kampanyalarına ilişkin farkındalıklarını ve bilgilerini artırmalarına yardımcı oluyor. Kaspersky Antidrone ise drone ile ilgili tüm bilgileri tek bir web arayüzünde toplayarak havadaki istenmeyen nesneleri tespit ediyor, sınıflandırıyor ve etkilerini azaltıyor. Çözüm, kontrol edilen bölgenin hava sahasını otomatik modda izlemeye olanak tanıyor.&#8221;</em></p>
<p> </p>
<p>Kaspersky, casusluktan korunmak için kurumlara şunları öneriyor</p>
<ul>
<li>Tüm kurumsal BT sistemlerindeki yazılım ve sürücüleri güncelleyin</li>
<li>Kaspersky Threat Intelligence ile şirketin dijital sistemlerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirin</li>
<li>Hedefli kimlik avı saldırıları olasılığını en aza indirmek için çalışanlarınızı eğitin. Kaspersky Automated Security Awareness Platform, çalışanlara sosyal mühendislik saldırı girişimlerine karşı koymak için gerekli bilgileri sağlayacaktır</li>
<li>Karmaşık ve hedefli saldırılara karşı kapsamlı koruma için, gelişmiş tehdit istihbaratıyla desteklenen ve MITRE ATT&#038;CK çerçevesiyle eşleştirilen Kaspersky Anti Targeted Attack (KATA) Platformu gibi kapsamlı bir siber güvenlik çözümü kullanın</li>
<li>Profesyonellerden oluşan bir ekipten ek koruma ve uzmanlık almak için siber güvenlik denetiminde Kaspersky MDR ile dış kaynak kullanın </li>
<li>Havadan casusluk tehdidine karşı koymak için Kaspersky Antidrone kullanın</li>
</ul>
<p><strong>Kaspersky hakkında</strong></p>
<p>Kaspersky, 1997 yılında kurulmuş küresel bir siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketidir. Kaspersky&#8217;nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelinde işletmeleri, kritik altyapıları, hükümetleri ve tüketicileri korumak için sürekli olarak yenilikçi çözümlere ve hizmetlere dönüşmektedir. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, gelişmiş ve gelişen dijital tehditlerle mücadele etmek için önde gelen uç nokta koruması, özel güvenlik ürünleri ve hizmetleri ile Siber Bağışıklık çözümlerini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunmaktadır ve şirket 220.000&#8217;den fazla kurumsal müşterinin kendileri için en önemli olanı korumalarına yardımcı oluyoruz. kaspersky.com adresinden daha fazla bilgi edinin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-48i-insansiz-hava-araclarinin-casusluk-yapmasindan-korkuyor-415433">Türkiye&#8217;deki Çalışanların %48&#8217;i İnsansız Hava Araçlarının Casusluk Yapmasından Korkuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Çalışanların %25&#8217;sı Dijital Beceri Eksikliği Nedeniyle İşini Kaybetmekten Korkuyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-25si-dijital-beceri-eksikligi-nedeniyle-isini-kaybetmekten-korkuyor-404805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Sep 2023 10:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beceri]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[işini]]></category>
		<category><![CDATA[kaybetmekten]]></category>
		<category><![CDATA[korkuyor]]></category>
		<category><![CDATA[nedeniyle]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'deki çalışanların %25'sı dijital beceri eksikliği nedeniyle işini kaybetmekten korkuyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-25si-dijital-beceri-eksikligi-nedeniyle-isini-kaybetmekten-korkuyor-404805">Türkiye&#8217;deki Çalışanların %25&#8217;sı Dijital Beceri Eksikliği Nedeniyle İşini Kaybetmekten Korkuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir Kaspersky anketine göre[1], Orta Doğu, Türkiye ve Afrika&#8217;daki çalışanların %66&#8217;sı bilgisayar ve diğer dijital ekipmanlarla çalışırken dijital becerilerin eksikliğini hissediyor. Türkiye&#8217;de çalışanların %25&#8217;i BT yetkinliklerinin eksikliği nedeniyle işlerini kaybetmekten korkuyor. Bazıları bunun önümüzdeki 5 yıl içinde gerçekleşebileceğine inanırken (%15), diğerleri bunun daha uzun sürede gerçekleşebileceğini düşünüyor (%10). Türkiye’deki katılımcıların sadece %24&#8217;ü yetersiz BT bilgisi nedeniyle işini kaybetme riski altında olmadığından emin olduğunu söylüyor.</p>
<p>Önümüzdeki 5 yıl içinde dijital beceri eksikliği nedeniyle işini kaybetme olasılığının en yüksek olduğunu düşünenler arasında bölüm başkanları ve üst düzey yöneticiler yer alıyor. Sürekli kendini eğitme ve trendlerin bir adım önünde olma ihtiyacı konusunda en temkinli olanlar da yine bu grup.</p>
<p> </p>
<p>Dijital becerilerin eksikliği sadece çalışanların kariyerini engellemekle kalmıyor, aynı zamanda çalışanın istihdam edildiği kurumun siber güvenliği için de ciddi riskler oluşturuyor. &#8216;İnsan güvenlik duvarı&#8217;, siber olaylara karşı en önemli savunmalardan birini oluşturuyor. Son araştırmalar, siber güvenlik tehditlerinin %95&#8217;inin bir şekilde insan hatasından kaynaklandığını gösteriyor. Örneğin çalışanlar bir kimlik avı bağlantısını açabilir, şirket cihazına fidye yazılımı indirebilir ve şirket için maliyet ve itibar kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle üst düzey yöneticilerden stajyerlere kadar her seviyedeki çalışanın uygun siber güvenlik eğitimi alması gerekir.</p>
<p><strong>Kaspersky Türkiye Genel Müdürü İlkem Özar</strong> konuyla ilgili şunları söylüyor: <em>&#8220;Yapay zeka ve makine öğrenimi çözümlerinin hızla ilerlemesi nedeniyle pek çok kişi işini kaybetmekten korkuyor. Bazı bireyler ve kuruluşlar otomasyona karşı temkinli davranıp bu yöndeki çözümleri kullanmaktan kaçınırken, diğerleri süreçlerini en yeni teknolojilerden en büyük faydayı sağlayacak şekilde uyarlıyor. Çalışanlar tercih edilmeye devam etmek istiyorlarsa siber bilince sahip olmalı ve şirketler de dijital zorlukların üstesinden gelmelerine ve siber güvenlik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmalıdır. Kaspersky, her seviyedeki çalışanın eğitimine ve becerilerini geliştirmesine katkıda bulunmak için Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformunu sunuyor. Platform, yıl boyunca çalışanlar için güçlü, pratik siber hijyen becerileri geliştiren çevrimiçi bir araç. Platformu başlatmak ve yönetmek özel kaynaklar veya düzenlemeler gerektirmiyor ve kuruluşa güvenli bir kurumsal siber ortama doğru yapacakları yolculuğun her adımında yerleşik yardım sağlıyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky uzmanları, çalışanlarınızın dijital becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmanız için şunları öneriyor:</p>
<ul>
<li>İş için en çok hangi dijital becerilere ihtiyaç duyulduğunu anlamak ve çalışanlarını eğitmek için düzenli kontroller yapın.</li>
<li>Çalışanların becerilerini geliştirebilmeleri için dijital okuryazarlık kursları ve eğitimleri düzenleyin. Çalışanları siber güvenlikle ilgili konularda eğitmeye yardımcı olacak çevrimiçi bir öğrenme aracı olan Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalık Platformunu kullanın.</li>
<li>Çalışanların kimlik avı, dolandırıcılık, fidye yazılımı saldırıları gibi yaygın siber tehditleri ve bunları nasıl tanıyıp önleyeceklerini bildiklerinden emin olun.</li>
</ul>
<p><strong>Kaspersky hakkında</strong></p>
<p>Kaspersky, 1997 yılında kurulmuş küresel bir siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketidir. Kaspersky&#8217;nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelinde işletmeleri, kritik altyapıları, hükümetleri ve tüketicileri korumak için sürekli olarak yenilikçi çözümlere ve hizmetlere dönüşmektedir. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, gelişmiş ve gelişen dijital tehditlerle mücadele etmek için önde gelen uç nokta koruması, özel güvenlik ürünleri ve hizmetleri ile Siber Bağışıklık çözümlerini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunmaktadır ve şirket 220.000&#8217;den fazla kurumsal müşterinin kendileri için en önemli olanı korumalarına yardımcı oluyor. kaspersky.com adresinden daha fazla bilgi edinin.</p>
<p>[1] <em>Ağustos 2023&#8217;te Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde KOBİ&#8217;ler ve işletmelerden 2.000 çalışanla yapılan anket.</em></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-25si-dijital-beceri-eksikligi-nedeniyle-isini-kaybetmekten-korkuyor-404805">Türkiye&#8217;deki Çalışanların %25&#8217;sı Dijital Beceri Eksikliği Nedeniyle İşini Kaybetmekten Korkuyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki Çalışanların %67,8&#8217;i Metaverse&#8217;in Sektörlerinde Devrim Yaratacağına İnanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-678i-metaversein-sektorlerinde-devrim-yaratacagina-inaniyor-404495</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Sep 2023 10:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[inanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[metaversein]]></category>
		<category><![CDATA[sektörlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyedeki]]></category>
		<category><![CDATA[yaratacağına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=404495</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky araştırmasına göre Türkiye'deki çalışanların çoğunluğu metaverse'in internetin geleceği olduğuna ve tüm sektörlerde devrim yaratacağına inanıyor (%67,8)</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-678i-metaversein-sektorlerinde-devrim-yaratacagina-inaniyor-404495">Türkiye&#8217;deki Çalışanların %67,8&#8217;i Metaverse&#8217;in Sektörlerinde Devrim Yaratacağına İnanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaspersky araştırmasına göre Türkiye&#8217;deki çalışanların çoğunluğu metaverse&#8217;in internetin geleceği olduğuna ve tüm sektörlerde devrim yaratacağına inanıyor (%67,8). Katılanlardan sadece çok azı metaverse kavramına şüpheyle yaklaşıyor ve bunun geçip geçici bir trend olduğunu düşünüyor (%18,3). Birçok çalışan şirketlerinin halihazırda metaverse ile ilgili projeleri olduğunu (%22) veya bu tür projeler için özel planları olduğunu (%44,8) belirtiyor. Ancak metaverse ile birlikte yeni siber güvenlik zorluklarının ortaya çıkacağını da da göz ardı etmemek gerekiyor.</p>
<p>Metaverse, fiziksel ve dijital gerçeklikleri birleştiren, sanal ve bağlı bir evreni simgeliyor. Metaverse içinde insanlar sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi sürükleyici teknolojiler aracılığıyla etkileşime girebiliyor, sosyalleşebiliyor, çalışabiliyor ve diğer faaliyetlerde bulunabiliyor. Metaverse genellikle çevrimiçi ve çevrimdışı dünyalar arasındaki sınırları bulanıklaştıran ve sosyal, ekonomik ve eğlence deneyimleri için sınırsız olanaklar sunan yeni nesil internet olarak tasavvur ediliyor.</p>
<p><strong>Metaverse, siber riskleri de beraberinde getiriyor!</strong></p>
<p>Kaspersky uzmanları, metaverse gibi yeni kavramların getireceği siber riskler getirdiği konusunda uyarıyor. Bunlar arasında içeriği manipüle etmek için VR başlıklarının saldırıya uğraması, metaverse ortamında kazanılan sanal varlıkların çalınması ve sanal ekonomilerin tehlikeye atılması gibi örnekler yer alıyor. Bunun yanı sıra yeni gizlilik endişeleri de söz konusu. Kullanıcıların eylemleri, tercihleri ve davranışları hakkında kimlik hırsızlığı veya gözetim için kullanılabilecek kapsamlı veriler bu ortamlardan toplanabilir. Böylesine geniş ve birbirine bağlı bir dijital alanda bireylerin mahremiyetini korumak önemli bir mücadele konusu olabilir. Metaverse gelişmeye devam ettikçe, siber güvenlik stratejilerinin yeni ortaya çıkacak tehditleri ve güvenlik açıklarını ele alacak şekilde uyarlanması gerekecektir.</p>
<p>KasperskyOS İş Geliştirme Lideri <strong>Victor Ivanovsky</strong>, şunları söylüyor: <em>&#8220;Metaverse ile gerçek dünyadaki nesneler ve cihazlar arasında bağlantı kurmak söz konusu olduğunda, teknik olarak IoT&#8217;nin meta dünyadaki artan öneminden ve yeni rollerinden bahsediyoruz. Dolayısıyla &#8216;Her Şeyin İnterneti&#8217;nin küresel siber suçlar açısından çekiciliği de artıyor. Bu nedenle IoT satıcıları, cihazlarında yeni nesil bir siber güvenlik yaklaşımlarını uygulamayı düşünmeliler. Kaspersky, cihazların tehlikeye atılmalarını neredeyse imkansız hale getirecek doğuştan gelen, yerleşik koruma ile tasarlanıp geliştirilmesine olanak sağlayan Siber Bağışıklık yaklaşımına öncülük ediyor. Örneğin Kaspersky IoT Secure Gateway, endüstriyel IoT ağlarında, akıllı şehirlerde ve metaverse sınırlarındaki diğer modern kullanım durumlarında nesnelerin interneti için güvenli bir ağ geçidi olarak hizmet vermek üzere tasarlandı.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky uzmanları, şirketinizi geleneksel ve sanal ortamlarda siber tehditlere karşı korumak için şunları öneriyor:</p>
<ul>
<li>Kuruluşlar, çalışanlar arasında düzenli siber beceri kontrolleri yapmalı ve yetkinliği artırmaya yönelik eğitimler sunmalıdır. Kaspersky Güvenlik Farkındalığı portföyü, personeli eğitmek için esnek yollar sunar, kolayca özelleştirilebilir ve her boyuttaki şirketin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ölçeklendirilebilir. </li>
<li>Kurumsal kullanıcılar sanal ortamlarda çalışırken olası gizlilik riskleri konusunda eğitilmelidir. Kuruluşlar kişisel ve kurumsal verilerin korunmasında en iyi uygulamaları hayata geçirmelidir.</li>
<li>Dijital cihazlarda (sanal gözlükler dahil) kullanılan ürün yazılımı güncellemelerini kullanıma sunulur sunulmaz yüklenmelidir. </li>
<li>Kurumsal ağlarda IoT koruması için Siber Bağışıklık çözümlerini kullanın. Dahili güvenlik ve veri aktarımının güvenilirliğini sağlayan özel IoT ağ geçitlerini tercih edin. </li>
<li>Güvenlik araştırmacıları tarafından tespit edilen kötü amaçlı ağ adreslerinden gelen ağ bağlantılarını engellemek için Kaspersky Threat Intelligence kullanın.</li>
</ul>
<p><strong>Kaspersky hakkında</strong></p>
<p>Kaspersky, 1997 yılında kurulmuş küresel bir siber güvenlik ve dijital gizlilik şirketidir. Kaspersky&#8217;nin derin tehdit istihbaratı ve güvenlik uzmanlığı, dünya genelinde işletmeleri, kritik altyapıları, hükümetleri ve tüketicileri korumak için sürekli olarak yenilikçi çözümlere ve hizmetlere dönüşmektedir. Şirketin kapsamlı güvenlik portföyü, gelişmiş ve gelişen dijital tehditlerle mücadele etmek için önde gelen uç nokta koruması, özel güvenlik ürünleri ve hizmetleri ile Siber Bağışıklık çözümlerini içeriyor. 400 milyondan fazla kullanıcı Kaspersky teknolojileri tarafından korunmaktadır ve şirket 220.000&#8217;den fazla kurumsal müşterinin kendileri için en önemli olanı korumalarına yardımcı oluyor. kaspersky.com adresinden daha fazla bilgi edinin.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyedeki-calisanlarin-678i-metaversein-sektorlerinde-devrim-yaratacagina-inaniyor-404495">Türkiye&#8217;deki Çalışanların %67,8&#8217;i Metaverse&#8217;in Sektörlerinde Devrim Yaratacağına İnanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmkân sunulsa çalışanların yüzde 67&#8217;si başka şehre göçecek</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/imkan-sunulsa-calisanlarin-yuzde-67si-baska-sehre-gocecek-374553</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 12:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[başka]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[göçecek]]></category>
		<category><![CDATA[imkn]]></category>
		<category><![CDATA[şehre]]></category>
		<category><![CDATA[sunulsa]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=374553</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'nin en büyük online istihdam platformu Kariyer.net, Deprem Sonrası Çalışma Hayatı Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/imkan-sunulsa-calisanlarin-yuzde-67si-baska-sehre-gocecek-374553">İmkân sunulsa çalışanların yüzde 67&#8217;si başka şehre göçecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye&#8217;nin en büyük online istihdam platformu Kariyer.net, Deprem Sonrası Çalışma Hayatı Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Curiocity Research iş birliği ile gerçekleştirilen araştırma hem çalışan hem de işveren açısından Şubat ayında yaşanan depremin iş dünyasını nasıl etkilediğine dair dikkat çekici veriler ortaya koyuyor. Araştırmaya göre; çalışanların yüzde 89’u, işverenlerin ise yüzde 92’si deprem endişesi yaşıyor. Araştırmaya katılan her 5 çalışandan biri deprem nedeniyle evini, yaşadığı şehri değiştirdiğini ya da değiştirmeyi düşündüğünü söylüyor. Henüz değiştirmemiş olan ya da değiştirmeyi düşünmeyen çalışanlar ise kira maliyetlerini gerekçe gösteriyor. Bu süreçte işverenlere önemli sorumluluklar düştüğünü söyleyen Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, şirketlerin bu zorlu dönemde çalışanlarını daha çok dinlemesi gerektiğine işaret ediyor. </strong></p>
<p>İç görü sağlayacak araştırmalarıyla iş dünyasının nabzını tutan Kariyer.net, Curiocity Research iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Deprem Sonrası Çalışma Hayatı” araştırması ile 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 ilimizi etkileyen depremlerin çalışma hayatındaki etkilerini ortaya koyuyor. 1262 çalışan ve 1522 insan kaynakları profesyoneli ve şirket yöneticisinin katılımıyla Nisan ayında yapılan araştırma; İstanbul, İzmir gibi deprem riski bulunan illerde endişenin daha büyük olduğunu gösteriyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Ev değiştirememenin en büyük sebebi yüksek kiralar</strong></p>
<p>Deprem Sonrası Çalışma Hayatı Araştırması’nın Çalışan Raporu’na göre çalışanların yüzde 89’u, deprem endişesi yaşıyor. Deprem endişesinin özellikle kadınlarda ve İstanbul – İzmir illerinde yaşayanlarda daha belirgin olduğu görülüyor. Katılımcıların yüzde 37’si yaşadığı evin depreme dayanıklı olduğunu, yüzde 19’u ise dayanıklı olup olmadığını bilmediğini söylüyor. Araştırmaya göre, çalışanların yüzde 19’u, yani her 5 çalışandan biri deprem nedeniyle evini değiştirdiğini ya da değiştirmeyi düşündüğünü belirtiyor. Ev değiştirenlerin yüzde 59’u aynı ilde başka bir konuta, yüzde 35’i ise başka bir ile gittiğini ya da gideceğini belirtiyor. Ev değiştirmeye engel olan sebeplerin başında ise yüzde 49 oranı ile kira maliyetleri geliyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Deprem sonrası işini değiştirmeyi düşünen çalışanların oranı yüzde 30 </strong></p>
<p>Araştırmaya katılan çalışanların yaklaşık yüzde 30’u depremden sonra işini değiştirmeyi düşünüyor. Bu kişiler çoğunlukla; İstanbul’da yaşayanlar ve 26-35 yaş aralığındaki erkek çalışanlar olarak dikkat çekiyor. İş değiştirmeyi düşünenler, deprem sonrası bakış açılarının değişmesi ile ailelerine daha fazla zaman ayırmak istemelerini ve yaşadıkları şehirde depreme karşı herhangi bir hazırlığın olmamasını gerekçe gösteriyorlar. Araştırmaya katılan çalışanların yüzde 76 gibi büyük çoğunluğu tamamen ofisten çalıştığını belirtiyor. Hibrit, esnek veya uzaktan çalışma modeli uygulayanların oranları yüzde 10’un altında kalıyor. Çalışma modeli buna uygun olması durumunda yaşadığı ili değiştirebileceğini belirtenlerin oranı yüzde 67 olurken, bu oran çoğunlukla İstanbul’da yaşayıp 26-40 yaş aralığında olanlardan oluşuyor.<strong> </strong>Yaşanan deprem sonrası sivil toplum kuruluşlarına ilgi artarken, çalışanların yüzde 38’i bir STK veya derneğe üye olmayı düşündüğünü belirtiyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Deprem sonrası çalışanlarda olumsuz duygu durumları da ağır basıyor. Araştırmaya göre, çalışanların yüzde 50’ye yakını kendini mutsuz, yorgun ve tükenmiş olarak tanımlıyor.</p>
<p><strong>Çalışanlar şirketlerinin deprem bölgesi için aldığı aksiyonları ’yeterli’ buluyor</strong></p>
<p>Çalışanların yüzde 47’si çalıştıkları şirketin deprem bölgesi için aksiyon aldığını, yüzde 15’i ise bu konuda bilgisi olmadığını söylüyor. Çalışanların yüzde 60 gibi büyük çoğunluğu, şirketlerinin deprem bölgesi için aldığı aksiyonları yeterli buluyor. Şirketlerinin aksiyonlarını yetersiz bulan çalışanların ise yüzde 70’i bunun nedeni olarak aksiyonların sürdürülebilir olmadığını düşündüklerini belirtiyor. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İlk yardım ve psikolojik destek eğitimi veren şirketler çoğunlukta </strong></p>
<p>Deprem Sonrası Çalışma Hayatı Araştırması’nın İşveren Raporu da şirketlerin deprem sonrasında planlamalarının ne yönde değiştiğine odaklanıyor. Araştırmaya katılan 1522 İnsan Kaynakları profesyoneli veya şirket yöneticisinin yüzde 43’ü, 100-1000 arası çalışana sahip, yüzde 55’i İstanbul’da yaşıyor.   Başta Üretim/Endüstriyel Ürünler, Otomotiv, Sağlık ve Tekstil olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren yöneticilerin yüzde 83’ü<strong> </strong>işyerinin depremden etkilenmediğini belirtiyor. Bununla beraber, deprem endişesini yaşadığını söyleyenlerin oranı yüzde 92. Yaşanan deprem felaketi sonrası şirketlerin yüzde 76’sı maddi, yüzde 64’ü ise ayni yardım yaptıklarını, yüzde 27’si de deprem bölgesindeki çalışanlarına destek olduğunu ifade ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Çalışanlarına deprem / afet / ilk yardım / psikolojik destek gibi eğitimleri vermiş olan veya vermeyi düşünen şirketler yüzde 70 ile dikkat çekiyor. İşverenlerin yüzde 81’i ise deprem sonrası çalışma modelinde değişiklik yapılmadığını belirtiyor. </p>
<p> </p>
<p>Şirketlerin yüzde 84’ü deprem sonrası istihdam planlarında değişikliğe gitmeyeceklerini belirtiyor. Değişikliğe gidecek olduklarını söyleyen şirketler ise çoğunlukla bu değişikliğin artış yönünde olacağını ifade ediyor. Göç kaynaklı oluşabilecek yetenek kaybının önüne geçmek için ilgili şirketlerin yüzde 27’si daha fazla işe alım ve uzaktan çalışma opsiyonlarını düşünebileceklerini belirtiyor. Yüzde 15’i ise çalışanlarını elde tutmak için cazip maaş artışı ya da yan haklar sunabileceğini belirtiyor. </p>
<p> </p>
<p><strong>Fatih Uysal: “Daha fazla empatiye sahip çalışma alanları yaratmamız gerekiyor”</strong></p>
<p>Depremin yaralarını el birliğiyle sarmaya devam ederken, çalışma hayatının da deprem nedeniyle önemli değişimlerden geçtiğini söyleyen Kariyer.net CEO’su Fatih Uysal, araştırmanın sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Afet öncesi ve afet sonrası diye ayırdığımızda bu dönemde daha iyi bir yaşamı yeniden tasarlama adına hepimize özellikle de işverenlere önemli görevler düşüyor. İşverenlerin öncelikle çalışanların ihtiyaçlarını gözetmeye ve hayatlarını kolaylaştıracak adımlar atmaya odaklanmaları gerekiyor. Şirketler, çalışanlarının STK üyeliğini destekleyici adımlar atarak, çalışanların topluma faydalı olma hissiyatını ve anlam arama ihtiyacını beslemeyebilmeleri için onlara yol gösterici olabilir. Ayrıca kurum içi düzenlenecek eğitimlerin periyodik olarak verilmesi hem çalışanların olası afet durumlarına hazırlıklı olmaları hem de afet sonrası psikolojik olarak dayanıklı olmaları açısından son derece önemli. Daha esnek çalışma ortamı, yan haklar ve farkındalığı artıracak eğitim programları hayata geçirmek, yeteneği çekmek ve elde tutmak için bugün şirketlerin en büyük kozları haline gelmiş durumda. Afetler, salgın hastalıklar, ekonomik krizler, savaşlar insanların her anlamda zorlandıkları dönemler. Bu nedenle iş yaşamında da daha insan odaklı ve çok daha fazla empatiye sahip çalışma ortamları yaratmamız gerekiyor”. </p>
<p>Araştırma sonuçlarını yorumlayan Curiocity Research Kurucusu Fulya Durmuş ise şunları söyledi: Tüketici güveninin ekonomide yaşanan dalgalanmalar nedeniyle tarihindeki en büyük gerilemeye ulaştığı bu günlerde, depremin yarattığı üzüntü, korku ve kaygılar da insanları hayatlarını gözden geçirme ve olanakları çerçevesinde değişim çözümleri düşünme, planlama veya harekete geçmeye yönlendiriyor. Metropoller iki açıdan da en büyük riski taşıyan iller, bu nedenle çalışanların büyük şehirlerden uzaklaşma isteği yakın gelecekte ülkemizin demografik değişiminin önemli bir gerekçesi olmaya aday.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/imkan-sunulsa-calisanlarin-yuzde-67si-baska-sehre-gocecek-374553">İmkân sunulsa çalışanların yüzde 67&#8217;si başka şehre göçecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çalışanların yalnızca %11&#8217;i yüksek düzeyde siber güvenlik farkındalığına sahip&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yalnizca-11i-yuksek-duzeyde-siber-guvenlik-farkindaligina-sahip-364707</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 09:40:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışanların]]></category>
		<category><![CDATA[düzeyde]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalığına]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sahip]]></category>
		<category><![CDATA[siber]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=364707</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaspersky, 2022 yılında 507 milyon kullanıcının kötü niyetli kimlik avı bağlantılarını takip etme girişimini engelledi[1]. 2021-2022 yıllarında Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu (Kaspersky Automated Security Awareness Platform - KASAP) üzerinde yerleşik olarak bulunan kimlik avı simülatörü aracılığıyla araştırma gerçekleştirildi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yalnizca-11i-yuksek-duzeyde-siber-guvenlik-farkindaligina-sahip-364707">&#8220;Çalışanların yalnızca %11&#8217;i yüksek düzeyde siber güvenlik farkındalığına sahip&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky, 2022 yılında 507 milyon kullanıcının kötü niyetli kimlik avı bağlantılarını takip etme girişimini engelledi</strong><strong>.</strong></p>
<p><strong> 2021-2022 yıllarında Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu (Kaspersky Automated Security Awareness Platform &#8211; KASAP) üzerinde yerleşik olarak bulunan kimlik avı simülatörü aracılığıyla araştırma gerçekleştirildi. Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki çalışanlar arasında yapılan gözlemlerde, çalışanlar en çok kıyafet kuralları (çalışanların %20,2’si), hesapların kısıtlanması (stajyerlerin %9,3&#8217;ü) ve sahte işe alım bildirileri (çalışanların %5,1) gibi şirket duyurusu kılığında gizlenmiş dolandırıcılık amaçlı e-postaların kurbanı olduğunu açıklıyor.  </strong></p>
<p>Çalışanların siber güvenlik eğitimlerinin ve test sonuçlarının analizinin ardından, Orta Doğu ve Afrika&#8217;daki çalışanların kimlik avı kurbanı olma ihtimalinin diğer bölgelerdeki (Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika) çalışanlara göre daha yüksek olduğu tespit edildi. Orta Doğu&#8217;daki çalışanların %14,7&#8217;si ve Afrika&#8217;daki çalışanların %11&#8217;i oltalama testinde başarısız oldu. APAC bölgesi bunun daha da gerisinde kalarak, oltalama testinde başarısız olma oranı %15,6&#8217;ya yükseldi.</p>
<p><strong>Güvenli e-posta Kullanımı Eğitimi Çalışanlardan İlgi Görüyor</strong></p>
<p>2021-2022 döneminde Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki personelin siber güvenlik eğitimleri için odaklanılan en popüler konular güvenli e-posta kullanımı (şüpheli bağlantıları ayırt etme, neyin dolandırıcılık olduğunu anlama gibi) ve güvenli bir şifrenin nasıl belirleneceği konusu oldu. Bu eğitimler çalışanların %70&#8217;inden fazlası tarafından tercih edildi. Diğer popüler eğitim konuları arasında mobil cihaz güvenliği, sosyal medya hesap güvenliği ve uç nokta iş istasyonlarının korunması yer aldı. Veri gizliliğine ilişkin eğitimler popülerlik listenin son sırasında yer buldu.</p>
<p>Kaspersky Hizmetler ve Eğitim Ürün Müdürü <strong>Svetlana Kalashnikova</strong>, şunları söyledi: <em>&#8220;Teknoloji dünyası hızla ilerlerken, insanların becerileri genellikle bunun gerisinde kalıyor. Görünüşe göre küresel ölçekte çalışanların çoğunun temel siber güvenlik eğitimine ihtiyacı var. Kaspersky Gamified Assessment aracı kullanılarak gerçekleştirdiğimiz son testimizde, 3 bin 907 çalışanın yalnızca %11&#8217;inin yüksek düzeyde siber güvenlik farkındalığına sahip olduğu kanıtlandı. &#8216;İnsan güvenlik duvarı&#8217; olarak adlandırılan bu unsuru genellikle kurumların siber korumasındaki en zayıf halka olarak görüyoruz. Bu nedenle şirketler yalnızca kurumsal sistemlere kurulabilen geleneksel siber güvenlik çözümlerine değil, aynı zamanda çalışan eğitimine de yatırım yapmalılar. Ayrıca kişiler eğitilmeden önce siber becerileri göz önünde bulundurulmalı. Oyunlaştırılmış Değerlendirme Aracını, Kaspersky Güvenlik Farkındalığı Portföyünün &#8216;katılım aşamasına&#8217; dahil olarak sunuyoruz. Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu&#8217;ndaki eğitim aşamasından önce gelen bu araç, çalışanların öğrenme sürecine daha kolay motive olmasını sağlıyor ve kurumların çalışanlarının ihtiyaçlarına en uygun eğitim programını bulmalarına yardımcı oluyor.&#8221;</em></p>
<p>Kaspersky Güvenlik Farkındalığı (Kaspersky Security Awareness) portföyü hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.</p>
<p>Kaspersky uzmanları dolandırıcılığın kurbanı olmamak, kişisel ve kurumsal verilerini gizli tutmak ve giderlerinden tasarruf etmek isteyen kurumlara şunları öneriyor:</p>
<ul>
<li>Her bağlantıyı tıklamadan önce kontrol edin. Bunun için ön izleme yapmak üzere URL&#8217;nin üzerine gelin ve yazım hataları veya diğer düzensizlikler olup olmadığına bakın. Özellikle şirket adı yazımlarını iki kez kontrol edin. Kullanıcı adınızı ve şifrenizi yalnızca güvenli bir bağlantı üzerinden girin. Site URL&#8217;sinden önce, siteye bağlantının güvenli olduğunu gösteren HTTPS ön ekinin olup olmadığına bakın.</li>
<li>Kurumlar, çalışanlar arasında düzenli siber beceri kontrolleri yapmalı ve yetkin eğitimler sunmalıdır. Kaspersky Güvenlik Farkındalığı portföyü personelinizi bu konuda eğitmek için esnek yeni yollar sunar, kolayca özelleştirilebilir ve her boyuttaki şirketin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ölçeklendirilebilir.</li>
<li>Ziyaret ettiğiniz URL&#8217;nin güvenliğini kontrol etmenize yardımcı olmanın yanı sıra finansal bilgiler de dahil olmak üzere hassas verilerinizin çalınmasını önlemek için, herhangi bir siteyi korumalı bir alanda açma olanağı sağlayan güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın. Bunun için kötü amaçlı ekleri tanımlayan ve kimlik avı sitelerini engelleyen Kaspersky Premium gibi güvenilir bir güvenlik çözümünü tercih edebilirsiniz. Bu çözümler, uluslararası tehdit istihbarat kaynaklarına erişimleri sayesinde spam ve kimlik avı kampanyalarını tespit etme ve engelleme yeteneğine sahiptir.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/calisanlarin-yalnizca-11i-yuksek-duzeyde-siber-guvenlik-farkindaligina-sahip-364707">&#8220;Çalışanların yalnızca %11&#8217;i yüksek düzeyde siber güvenlik farkındalığına sahip&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
