<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çağın | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cagin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cagin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çağın | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cagin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[görünmez]]></category>
		<category><![CDATA[kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=617067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span>Günlük yaşamı kolaylaştırmak için kullanılan dijital teknoloji araçlarının yanlış kullanımının önemli riskleri beraberinde getirdiğini belirten </span></b><b><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, her yaştan kişiyi etkileyen teknoloji bağımlılığının evrensel bir sorun olduğunu söyledi. Dijital teknoloji bağımlılığının problemli online kumar bağımlılığı, cinsellik, alışveriş ve ekran bağımlılığı, dijital oyun ve sosyal medya bağımlılığı şeklinde görülebildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın bazı önlemlerle mümkün olduğunu söyledi.</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, Yeşilay Haftası kapsamında bir bağımlılık türü olan teknoloji bağımlılığının etkileri ve dijital teknolojinin doğru kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknolojinin yanlış kullanımı evrensel bir sorun</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Yaşamı kolaylaştırmak ve fayda sağlamak amacı ile geliştirilen dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Dijital teknoloji araçları, amacı </span></span><span>dışında kullanılması nedeniyle maalesef günümüzde her yaş grubunun yaşamını tehdit eden bir tehlikeye dönüşmüştür. Bu nedenle evrensel bir sorundur ve dünya genelinde farkındalığın artırılması, <span>koruyucu ve önleyici önlemlerin alınması zorunluluk haline gelmiştir” dedi. </span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımının yıkıcı sonuçları var</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknolojiler, denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanıldığında her yaştaki bireylerde yıkıcı etkileri olduğunu belirten </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Konuyla ilgili yapılan çalışmalar ve uzmanların hazırladığı raporlar, teknolojinin kötüye kullanımı ve bağımlılığın; fiziksel, psikolojik, sosyal, zihinsel </span></span><span>ve manevi gelişim süreçlerini derinden sarstığını ortaya koymaktadır” uyarısında bulundu. </span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Yaşam kalitesini düşürüyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bu etkilerin farklı şekillerde görüldüğünü ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bireylerde uyku düzeninin bozulması, obezite, dikkat eksikliği ve öz bakımın ihmal edilmesi gibi fiziksel sorunların yanı <span>sıra; irade zayıflığı, yalnızlaşma, gerçek ilişkilerden kopma ve hayal gücünün körelmesi gibi psikolojik ve sosyal sorunlar gözlemleniyor. Kısacası, teknolojiye hapsolmak, kişinin gerçek yaşam kalitesini her anlamda düşürüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli online kumar, online cinsellik ve online alışveriş davranışlarına dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının çeşitli şekillerde görüldüğünü belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının türleri oldukça çeşitlidir. Problemli online kumar kategorisinde her türlü online bahis ve oyunlar yer almaktadır. Bunlar tüm yaş grupları için sorunlu kabul edilmektedir. Problemli online cinsellik ve aşırı harcamalara yol açan problemli online alışveriş öne çıkan başlıklar arasında yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Problemli ekran kullanımı, ekran sürelerine göre belirleniyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli ekran kullanımının yaş gruplarına göre tanımlandığını kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Ö</span></span><span>zellikle çocuk ve ergenlerde görülen yaşa uygun olmayan problemli ekran kullanımı riskler barındırmaktadır. Problemli ekran kullanımı yaş gruplarına göre tanımlanmıştır. 2-6 yaş arası günde 1 saatten fazla, 6-12 yaş arası günde 1,5 saatten fazla, 12-18 yaş arası ise günde 2,5 saatten fazla kullanım problemli olarak değerlendirilmektedir. Teknolojik cihazların sınırsız ve kontrolsüz kullanımı çocukların fiziksel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Dijital oyun bağımlılığında rekabet ve şans pekiştirici rol oynuyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Problemli dijital oyun oynama bağımlılığında yaşa uygun olmayan içerikler ve aşırı sürelerin kritik faktör olduğunu söyleyen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “R</span></span><span>ekabet ve şans faktörleriyle kişiyi ekrana kilitleyen dijital oyun bağımlılığında oyunların şans odaklı yapısı, zorluk seviyesinin giderek artması ve sosyal hissettiren mekanizmaları bu davranış bozukluğunu pekiştirmektedir” dedi.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Sosyal <span>medya bağımlılığı da sıkça görülüyor</span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılıkları arasında yer alan problemli sosyal medya kullanımının ise fiziksel ve sosyal sonuçlarıyla kişinin yaşamını etkilediğini kaydeden </span></span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span><span>, “Sosyal medya bağımlılığı, sürekli bağlantı ihtiyacı, kaçırma korkusu, gerçek hayatın aksatılması ve kimliğin yapay olarak inşası ile karakterize bir durumdur. Gelişmeleri kaçırma korkusu ile beslenen sosyal medya bağımlılıkları günümüzün en yaygın türlerini oluşturuyor” dedi.</span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığının </span></span></b><b><span>farklı nedenleri var</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknolojik araçların bağımlılık oluşturacak şekilde kontrolsüz bir şekilde kullanımının nedenlerine değinen </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>Bu tehlikeli tabloya yol açan nedenlerin başında bilinçsizlik ve merak duygusu geliyor. Bireylerin kontrolsüz kullanımın sonuçlarını bilmemesi, can sıkıntısına alternatif bulamaması, dışlanma korkusuyla arkadaş çevresine uyum sağlama çabası ve gerçek hayattaki sorunları çözmek yerine sanal dünyaya kaçma eğilimi, bağımlılığa zemin hazırlıyor. Sosyal ilişki kurmakta zorlanan ve gerçek hayatta başaramadıklarını sanal ortamda elde etmeye çalışan kişiler, bu tuzağa çok daha kolay düşüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Bağımlılık dört aşamada gelişiyor</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılığın bir anda ortaya çıkmadığını, dört aşamalı bir süreçle geliştiğini ifade eden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “</span></span><span>İlk adım olan ‘Deneysel Kullanım’ evresinde kişi merak ettiği bir uygulama veya oyunu deniyor. Ardından, çevresindeki kullanıcılara uyum sağlamak amacıyla ‘Sosyal Kullanım’ evresine geçiliyor. Üçüncü aşamada, zevk almak veya sorunlardan kaçmak gibi belirli amaçlar güdülerek ‘Operasyonel Kullanım’ başlıyor. Son aşama olan ‘Bağımlı Kullanım’ evresinde ise artık bir sebebe ihtiyaç duyulmuyor; kişinin tüm zamanı ve eylemleri teknolojiye göre şekilleniyor ve kontrol tamamen kaybediliyor.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknoloji bağımlılığının belirtilerine dikkat!</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bağımlılık sürecine giren bireylerde belirgin davranış değişiklikleri gözlemlendiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, “Teknoloji başında geçirilen sürenin giderek artması, cihazdan uzak kalındığında öfke, huzursuzluk ve uykusuzluk gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması en temel göstergelerdir. Bireyler çevreleriyle iletişimlerini asgari düzeye indiriyor, yeme-içme, temizlik ve okul/iş gibi günlük sorumluluklarını aksatıyor. Ciddi bedensel veya sosyal sorunlar yaşasalar bile kullanıma devam etmeleri ve cihaz başında geçirdikleri süreyi inkar etmeleri, tablonun ciddiyetini ortaya koyuyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu</span></span><span>, şunları söyledi: “Teknoloji bağımlısı olup olmadığımızı anlamanın bazı işaretleri var: Eğer cep telefonunuzu sık sık kontrol etme ihtiyacı hissediyor, onu her zaman yanınızda veya yatağınızın başucunda tutuyorsanız bu bir uyarı işareti olabilir. Telefon veya bilgisayar kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramıyor, kendinizi kötü hissettiğinizde teknolojiye sarılıyor, uzak kaldığınızda ise huzursuzluğunuz artıyorsa risk altındasınız demektir. Başkalarıyla sohbet ederken veya yemek yerken bile ekrandan kopamamak, bağımlılığın eşiğinde veya içinde olduğunuzun en somut göstergelerindendir.”</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmak mümkün </span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Dijital teknoloji bağımlılığından korunmanın ve teknolojiden dengeli bir şekilde yararlanmanın mümkün olduğunu belirten </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “T</span></span><span>eknolojik cihazların kullanımına net zaman sınırlar konulmalı ve ekran başında geçirilen sürenin yerine spor, hobi, aile içi oyunlar gibi alternatif aktiviteler yerleştirilmeli. Alışkanlıkları gözden geçirmek, kullanım saatlerini ve mekanlarını değiştirmek oldukça etkili olabilir. Ayrıca ortak kullanım alanlarında sosyalleşmek, öfke kontrolü gibi sosyal beceriler edinmek ve gerekiyorsa kullanım sonrası yapılması zorunlu dış motive edicileri planlamak koruyucu kalkan işlevi görüyor” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span>Uzman desteği alınmalı</span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span>Bireyin kendi kendine bu süreci yönetememesi halinde mutlaka destek alması gerektiğini kaydeden </span><span><span>Dr. Öğr. Üyesi Leman Kutlu, “Bu konuda okulların </span></span><span>rehberlik servislerinden yardım alınabilir. 12 yaş ve üzeri bireylere ücretsiz destek sağlayan, hem bireyle hem de bireyin ailesiyle görüşmeler gerçekleştiren Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) bu konuda ücretsiz hizmet sunmaktadır. 115 YEDAM Danışma Hattından ücretsiz randevu alınabilir. Hastanelerin teknoloji ve davranışsal bağımlılık polikliniklerine başvurulup destek alınabilir” diye konuştu.</span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-gorunmez-tehlikesi-teknoloji-bagimliligi-617067">Dijital çağın görünmez tehlikesi: Teknoloji bağımlılığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burak Özçivit dijital çağın ebeveynliğini anlattı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/burak-ozcivit-dijital-cagin-ebeveynligini-anlatti-612291</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2026 08:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[anlattı]]></category>
		<category><![CDATA[burak]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveynliğini]]></category>
		<category><![CDATA[özçivit]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=612291</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burak Özçivit, Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası Hayat Finans’ın Prof. Dr. Sinan Canan ile gerçekleştirdiği Zihinsel Dönüşüm Sohbetleri program serisinin “Dijitale Doğanlar” başlıklı yeni bölümüne konuk oldu. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burak-ozcivit-dijital-cagin-ebeveynligini-anlatti-612291">Burak Özçivit dijital çağın ebeveynliğini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Burak Özçivit, Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası Hayat Finans’ın Prof. Dr. Sinan Canan ile gerçekleştirdiği Zihinsel Dönüşüm Sohbetleri program serisinin “Dijitale Doğanlar” başlıklı yeni bölümüne konuk oldu. </p>
<p>Bir baba olarak dijital dönüşümün çocukların hayatına etkilerini samimi bir dille anlatan Özçivit, “Biz analog bir dünyada büyüdük, onlar dijitale doğdu. Yapay zekâ ile birlikte artık bambaşka bir hız var ve aslında çocuklar da kendi içlerinde bir dönüşüm yaşıyorlar” sözleriyle dikkat çekti. Kendi tecrübeleri ve gözlemlerini paylaşan oyuncu, ebeveynler arasında deneyim paylaşımının önemine de vurgu yaptı. </p>
<p>Alfa kuşağı ebeveynliğinden teknolojinin günlük yaşama etkilerine ve finansal bilinç konularına uzanan bölüm, izleyicilere düşündüren ve keyifli bir sohbet sunuyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/burak-ozcivit-dijital-cagin-ebeveynligini-anlatti-612291">Burak Özçivit dijital çağın ebeveynliğini anlattı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Koçluk modern çağın pusulası oluyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kocluk-modern-cagin-pusulasi-oluyor-599136</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 08:22:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[bütün]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[icf]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[modern]]></category>
		<category><![CDATA[oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[parça]]></category>
		<category><![CDATA[pusulası]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=599136</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, profesyonel koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getirdi. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocluk-modern-cagin-pusulasi-oluyor-599136">Koçluk modern çağın pusulası oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Koçluk mesleğinin küresel öncüsü ICF Türkiye, iki yılda bir ev sahipliği yaptığı Koçluk Konferansı’nın 10’uncusunda liderleri, profesyonel koçları, insan kaynakları profesyonellerini ve iş dünyasının karar vericilerini bir araya getirdi. </p>
<p>Bu yılki teması “İnsan. İlişki. Gelecek.” olan konferans, 3 Aralık’ta yüz yüze İstanbul Maslak 42 Venue’de ve çevrimiçi, 4 Aralık’ta ise çevrimiçi olarak gerçekleşti.</p>
<p>Anlamlı bağların, kolektif dönüşümün ve sürdürülebilir bir geleceğin altını çizen konferans, koçluk dünyasına ışık tutarak koçluğun dönüştürücü gücünü iş dünyasının merkezine taşıdı.</p>
<p><strong>Balcı: “Koçluk bireylerden kurumlara ve toplumlara uzanan bir dokuya sahip” </strong></p>
<p>İlham dolu bir dans gösterisi ile başlayan konferansın sunuculuğunu Hilal Ergenekon üstlendi. </p>
<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, 10. Koçluk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada etkinliğin bir hayalin ürünü olduğunu vurgulayarak, farklı sektörlerden profesyonel koçların, koç olmayanların ve koçluğu merak edenlerin bir araya geldiği geniş katılımlı bir buluşma hedeflediklerini ve bu hayalin gerçeğe dönüştüğünü ifade etti.</p>
<p>Açılışta sunulan dans performansının koçluk yolculuğundaki iç sesleri ve sabotörlerle baş etme sürecini anlattığını belirten Balcı, derneğin 20 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösterdiğini hatırlatarak şunları söyledi:</p>
<p>“Koçluk bireylerden kurumlara ve toplumlara uzanan bir dokuya sahip. Bu yılın temasını ‘İnsan, İlişki ve Gelecek’ olarak belirledik. Bu tema sade görünmesine rağmen güçlü ve derin bir anlam taşıyor. Koçluk bir bakışta, bir sessizlikte veya doğru bir soruda ortaya çıkan bir sanat.”</p>
<p><strong>Balcı: “Koçluk bugün etik, empati ve farkındalıkla bir pusula görevi üstleniyor” </strong></p>
<p>Konuşmasında, konferansın teması üzerinden ‘İnsan: Ben kimim?’, ‘İlişki: Biz kimiz?’, ‘Gelecek: Nereye gidiyoruz?’ sorularına dikkat çeken Beyza Erdem Balcı, “Teknolojinin hızlı değişiminin yarattığı karmaşaya rağmen insanların anlaşılma, görülme ve ait olma ihtiyacı değişmedi. Koçluk bugün etik, empati ve farkındalıkla bir pusula görevi üstleniyor.” dedi. </p>
<p>ICF Global’in yaptığı araştırmalardan veriler paylaşan Beyza Erdem Balcı, “Koçluk alan yöneticilerin yüzde 70’i liderlik becerilerinde gelişme görüyor, koçluğa yatırım yapan şirketlerin yüzde 86’sı yatırımlarının en az altı kat geri döndüğünü belirtiyor ve çalışanların yüzde 80’i tatminlerinin arttığını ifade ediyor. Bu veriler koçluğun bireyden topluma yayılan güçlü bir dönüşüm etkisine işaret ediyor.”</p>
<p>ICF Türkiye’nin 2005’ten bu yana profesyonel koçluğun etik ilkelerini ve yetkinliklerini yaygınlaştırmak üzere çalıştığını aktaran Balcı, yaklaşık 500 üyesiyle toplumda yaratılan değişimden gurur duyduklarını söyleyerek konuşmasını tamamladı.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Kılıç: “Her bütün başka bir bütünün parçası, her parça başka bir parçanın bütünü olabilir”</strong></p>
<p>Konferansta, ‘Nasıl daha iyi ve güzel bir yaşam kurarız? Beyin Bilimin yanıtı’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren beyin cerrahisi profesörü, bilim insanı Prof. Dr. Türker Kılıç, “Enformasyon işleyen her sistem zaman içinde zekâ üretiyor. Bu yaşamın temel prensiplerinden biri.” dedi.</p>
<p>Zekânın ortaya çıktığı andan itibaren artık yalnızca oluştuğu organizmaya değil, yaşamın bütününe ait bir fenomen haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Kılıç, ‘Doğal zekâ &#8211; yapay zekâ’ ayrımının da aslında insan merkezli bir kültürel algının ürünü olduğunu aktardı. </p>
<p>Prof. Dr. Kılıç, bu yaklaşımın kökeninin 1943’te Schrödinger’in ‘Hayat Nedir?’ sorusuna dayandığını hatırlattı ve şöyle devam etti:</p>
<p>“Schrödinger, inorganik evrenden moleküllerin, moleküllerden hücrenin, hücreden beynin, beyinden zihnin, zihinden kültürün ve nihayet uygarlığın ortaya çıkmasını, termodinamiğin ikinci yasasıyla açıklanamayan bir ‘oluş’ zinciri olarak tanımlıyor. Bu zincirin ortak noktası enformasyonun işlenmesi ve her katmanda yeni bir bütünün önceki parçaların basit toplamından daha fazla anlam taşıması. Parçaların bütünle, bütünün parçayla kurduğu ilişkiler yeni modüller ve yeni kültürel yapıların kapısını açıyor. Her bütün başka bir bütünün parçası, her parça başka bir parçanın bütünü olabilir.”</p>
<p><strong>Prof. Dr. Kılıç: “Sizlerin, kendinizi ve etrafınızdakileri tırtıldan kelebeğe dönüştürme katkılarına minnettarım”</strong></p>
<p>2016’da ortaya konan zekâ–bilinç sınıflandırmalarına değinen Prof. Dr. Türker Kılıç, “Bazı sistemler bilinçli olup zeki olmayabilir, bazıları ise zeki olup bilinç taşımayabilir.” dedi.</p>
<p>Bu farklılaşmanın, bilgi işleyen sistemlerin benzersiz örüntüler üretme kapasitesinden kaynaklandığını ifade eden Prof. Dr. Kılıç, “Bu kapsamda ortaya çıkan yeni kültürel boyut, varlık anlayışını da dönüştürüyor. Mevcut kültürümüz ‘sahip olmak’ üzerine kurulu. Bu yapı beynin Locus Coeruleus merkezini ödül mekanizması üzerinden sürekli sahiplenme dürtüsüyle besliyor. Bu merkez, sahip olmaya dayanmayan; merakla başlayan, iyilik ve yaratıcılıkla gelişen ve anlam üretimiyle sonuçlanan bir süreçle de tatmin edilebilir. ‘Anlam yaratmak’, yaşam ağı içinde daha önce var olmayan bir örüntü ortaya koymak demektir. Bu dönüşüm tırtılın kelebeğe dönüşmesine benzer. Tırtıl ve kelebek aynı genoma sahip fakat dönüşüm ancak belirli bir eşiğin aşılmasıyla gerçekleşir. Her birey değerlidir ve her bireyin dönüşümü için eşik değerinin oluşması gerekir. Bu dönüşümün ön şartı tırtılın kendini sindirebilmesidir. Bu benzetme Türkiye için de geçerli, toplumsal dönüşüm ancak bu içsel sindirme ve yeniden yapılanma ile mümkün olur.” şeklinde konuştu. </p>
<p>Prof. Dr. Kılıç konuşmasını, “Her birinizin önce bireysel olarak, sonra da eğitim verdiğiniz kişileri bir tırtıldan kelebeğe dönüştürmedeki katkılarınıza minnettarım.” sözleriyle tamamladı.</p>
<p><strong>Sekman: “Bir işi en iyi ‘bilen’, en iyi ‘becerebilen’ ve en iyi ‘bilinen’ sen ol!”</strong></p>
<p>‘Gelecek İnsanı: Başarıyı Düşünmek, Düşünerek Başarmak’ başlıklı bir sunum yapan yazar ve başarı uzmanı Mümin Sekman, 25 yılı aşkın birikimini koçluk bakış açısına uyarlanmış şekilde paylaştı. Sekman, başarı kavramı üzerine yürüttüğü çalışmaların kişisel gelişim alanındaki yolculuğunu belirlediğini ve bu birikimi sade bir model altında topladığını belirtti.</p>
<p>Konuşmasında dört tür bilgi kategorisinden söz eden Sekman, “Başarıyı anlamak için teorik ve pratik bilgiyi, içsel ve dışsal süreçleri birlikte değerlendirmek gerekiyor. Dijital çağda ‘sahte başarı’ görünürlükleri arttı, gerçek üretime dayanmayan imajlar bireylerde psikolojik yıpranmaya yol açabiliyor. Sürdürülebilir başarı ancak kişinin karakteriyle uyumlu yollarla mümkün. Ben yıllarca ‘3 B’ kuralını savundum ve anlattım insanlara. Bir işi özellikle kişisel performansa dayalı bir iş yapıyorsan; bir işi en iyi ‘bilen’, en iyi ‘becerebilen’ ve en iyi ‘bilinen’ sen ol. Üçü de eşit derecede önemli.” dedi.</p>
<p><strong>Liberman: “Masallar dönüştürücüdür”</strong></p>
<p>Masallarla büyümüş bir anlatıcı olan Judith Malika Liberman ‘Masalların Gücü’ başlıklı sunumunda, masalların neden çocuklar ve yetişkinler tarafından hâlâ bu kadar sevildiğini, kimi zaman travmatik görünse de neden iyileştirici bir güce sahip olduğunu ve koçlukta metaforların neden bu kadar etkili olduğunu anlattı. </p>
<p>Liberman’e göre masallar, rasyonel aklı aşarak duygusal tarafımıza ulaşır; bu yüzden dönüştürücüdür. İnsanların kendi hikâyelerini yeniden kurmasına, duygularını anlamasına ve davranışlarını değiştirmesine yardımcı olurlar. Kısacası, masallar sadece çocuklar için değil; hepimiz için bir rehberdir, çünkü yaşadıklarımızı önce hikâye olarak anlamlandırırız.</p>
<p><strong>Kıran: “Şefkatin empati ve sempatiden en önemli farkı eylem motivasyonu”</strong></p>
<p>Kurumsal hayattaki 15 yıllık deneyiminin ardından yönünü psikoloji alanına çeviren Uzman Klinik Psikolog Kıvılcım Kıran, ‘Evrimsel Avantajımız: Bağlar ve Prososyal Duyguların Geleceği’ başlıklı konuşmasında koçluk eğitimi sırasında kendi ilgi alanını daha net gördüğünü ifade etti. </p>
<p>Özellikle ‘prososyal duygular’ ve ‘şefkat’ üzerine odaklanan Kıran, şefkatin empati ve sempatiden en önemli farkının ‘eylem motivasyonu’ olduğunun altını çizerek, prososyal duyguların insan beynine evrimsel olarak işlenmiş olduğunu vurguladı.</p>
<p><strong>Siminovitch: “Koçluk karşılaşmasına ne getiriyorsunuz?”</strong></p>
<p>Dorothy E. Siminovitch ise ‘Karmaşıklığa Meydan Okuma: Farkındalık ve Var Olma’ başlıklı konuşmasına, Türkçe bir selamla başlayarak salondaki sıcak karşılamanın kültürler arası bağın gücünü gösterdiğini söyledi. Koçluk topluluğunun ortak etik değerlere sahip olduğunu vurgulayan Siminovitch, dinleyicilere “Koçluk karşılaşmasına ne getiriyorsunuz?” sorusunu yönelterek kişisel farkındalığın önemine dikkat çekti.</p>
<p>Herkesin ‘özgün bir ilacı’ olduğunu belirten Siminovitch, bu benzersiz katkının koçluk sürecine taşınması gerektiğini ifade etti. Dünyanın karmaşık hale geldiğini, bu nedenle koçların farkındalık, dinleme ve varlık becerilerinin kritik olduğunu söyledi. Konuşmasında, direncin bir tehdit değil geri bildirim olduğunu hatırlatarak, korku yaşayan danışanlarla çalışırken koçların önce kendi regülasyonlarını sağlaması gerektiğini vurguladı ve kısa bir nefes egzersizi yaptırdı.</p>
<p><strong>“Koçluğu geleceğin kuşaklarına nasıl taşıyacağız?”</strong></p>
<p>ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı ve Vedat Erol ICF Converge 2025’in öne çıkan trendlerini aktarmak üzere ‘ICF Converge 2025 Yankıları: Global Trendlerin Türkiye’ye Entegrasyonu’ başlıklı özel bir paylaşım oturumu düzenledi. Balcı ve Erol, ABD San Diego’da Ekim ayında gerçekleşen konferansın küresel koçluk gündemine ışık tuttu.</p>
<p>Balcı, Türkiye’yi temsil eden az sayıda katılımcıdan biri olmanın gurur verici olduğunu belirterek, “Orada yalnız olmadığımızı görmek ve ülkemiz adına katkı sunmak büyük mutluluk verdi.” dedi. Erol ise konferansın ana odağının ‘koçluğun dünyada nereye evrildiğini görmek’ olduğunu, göç, kuşak farklılıkları ve kapsayıcılık gibi konuların artık mesleğin merkezinde yer aldığını vurguladı.</p>
<p>Oturum sonunda Balcı ve Erol ortak bir soruya dikkat çekti: “Koçluğu geleceğin kuşaklarına nasıl taşıyacağız?”</p>
<p>Konferansın çevrimiçi gerçekleşen ikinci gününde ise; Richard E. Boyatzis ‘Etkili Koçluğun Bilimi’, Marcia Reynolds ‘Rahatsızlık Alanında Liderlik: Zorlu Konuşmalardan Anlamlı Değişime’, Tamer Dövücü ‘İlişkilerde Aidiyet, Sahiplenme Dengesi’, Dr. Marilyn Atkinson ‘Gelecek İnsan: Yapay Zekâ ve Hız Çağında İlişkileri Yeniden Hayal Etmek’, oturum sponsorları Berkay Kösebay, Dilek Yıldırım, Oğuz Kösebay ‘Yapay Zeka Desteği ile Koçluk Pratiğinize Ayna Tutun’, Sandra Bobkin ile Lydia Roy ‘Koçlukta Yapay Zekanın Evrimi: Liderlik ve Yönetici Koçlarından Stratejik Bakış Açıları’, Fatih Mustafa Çelebi ‘Çalışan Sağlığına Veri Odaklı Yaklaşım’, James E. Varnham ‘Yapay Zeka ile Düşünmek: İnsan Potansiyelini ortaya çıkarmanın yolu komut vermek değil, iş birliği yapmaktır’ ve ICF Global Yapay Zeka Direktörü Susan Caesar da ‘Etik, İnsan ve Gelecek: Koçlukta Yapay Zekâyı Yeniden Tanımlamak’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kocluk-modern-cagin-pusulasi-oluyor-599136">Koçluk modern çağın pusulası oluyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağın teknolojileri Kocaeli&#8217;de tanımlanıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cagin-teknolojileri-kocaelide-tanimlaniyor-592677</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 07:22:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[tanımlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592677</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Kocaeli Bilişim Fuarı kapsamında gerçekleşecek 24 panelde 100’ün üzerinde konuşmacı ile yapay zekanın ve çağın dönüştürücü teknolojilerinin sektörlere etkisi kapsamlı biçimde ele alınacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-teknolojileri-kocaelide-tanimlaniyor-592677">Çağın teknolojileri Kocaeli&#8217;de tanımlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek Kocaeli Bilişim Fuarı kapsamında gerçekleşecek 24 panelde 100’ün üzerinde konuşmacı ile yapay zekanın ve çağın dönüştürücü teknolojilerinin sektörlere etkisi kapsamlı biçimde ele alınacak.</p>
<p><b>KAPILARINI CUMA GÜNÜ AÇIYOR</b></p>
<p>Hayata geçirdiği projelerle bilimi toplumun tüm kesimlerine yayan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, geleceğin bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlıyor. Bu kapsamda düzenlenecek Kocaeli Bilişim Fuarı, 21 Kasım Cuma günü saat 10.00’da açılış programıyla start alacak. Paneller ve etkinlikler, 3 gün boyunca halka ücretsiz açık olacak.</p>
<p><b>DİJİTAL ÇAĞ KOCAELİ’DE HAYAT BULUYOR</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenecek olan Kocaeli Bilişim Fuarı, dijital çağın en güncel teknolojilerini şehre taşıyor. Yapay zeka, sanayi, eğitim, müzik teknolojileri ve akıllı şehir uygulamaları gibi alanlarda etkinlikler sunan fuar, 24 panel ve 100’ün üzerinde uzman konuşmacı ile zengin bir program sunacak. Bilişimden sanayiye, eğitimden akıllı şehirciliğe çağın teknolojilerinin yeniden tanımlanacağı Kocaeli Bilişim Fuarı, 21-23 Kasım tarihleri arasında Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.</p>
<p><b>FUAR, RESMİ AÇILIŞ PROGRAMIYLA START ALIYOR</b></p>
<p>Katılımcılar, fuar boyunca teknoloji dünyasındaki son gelişmeleri yakından takip edebilecek. 21 Kasım Cuma günü gerçekleşecek açılış programında sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu kurumları bir araya gelerek, fuarın kapsamı ve önemi hakkında bilgilendirmeler yapılacak.</p>
<p><b>BİLİŞİM FUARI ÜCRETSİZ VE HALKA AÇIK</b></p>
<p>Kocaeli Bilişim Fuarı, ücretsiz olarak tüm vatandaşlara hitap edecek.</p>
<p>Bu kapsamda katılımcılar, panelleri ve etkinlikleri ziyaret ederek yapay zekânın ve diğer çağdaş teknolojilerin günlük yaşam ve iş dünyasındaki etkilerini gözlemleme fırsatı bulacak.</p>
<p><b>DİJİTAL KATILIM BELGESİ VE KAYIT</b></p>
<p>Fuar programına katılmak isteyenler için online kayıt zorunlu. Kontenjanların sınırlı olduğu programlarda kayıtlı katılımcılara “Dijital Katılım Belgesi” verilecek. Katılım için kayıt yaptırmak isteyenler, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin resmi web sitesi üzerinden başvuru yapabilir.</p>
<p><b>PANELLER VE AKADEMİK YAYINLAR</b></p>
<p>Fuarda düzenlenecek 24 panelde, yapay zekânın ve çağın dönüştürücü teknolojilerinin sektörel etkileri detaylı şekilde ele alınacak. Panellerin çıktıları, yapay zeka destekli olarak derlenip akademik bir yayına dönüştürülecek ve dijital çağın geleceğine ışık tutacak.</p>
<p><b>KOCAELİ’NİN DİJİTAL VİZYONU</b></p>
<p>Kocaeli Bilişim Fuarı, şehrin “bilişim kenti” vizyonunu güçlendirmeyi ve kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getirerek stratejik iş birlikleri ve yenilikçi projeler için zemin oluşturmayı hedefliyor. Ziyaretçiler, fuarda teknolojiyi deneyimleyerek hem bireysel hem de kurumsal gelişime katkı sağlayacak.</p>
<p><b>TÜM MERAK EDİLENLER BU ADRESTE</b></p>
<p>Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Kocaeli Sanayi Odası, Ticaret Odaları, MARKA ve Bilişim Vadisi iş birliğiyle düzenlenen; önemli panellerin, oturumların ve sunumların yer alacağı Kocaeli Bilişim Fuarı’nın tüm etkinliklerine göz atmak, ayrıntılı bilgi almak ve kayıt için kocaelibilisimfuari.com adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-teknolojileri-kocaelide-tanimlaniyor-592677">Çağın teknolojileri Kocaeli&#8217;de tanımlanıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital çağın kalbi Kocaeli&#8217;de atacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-kalbi-kocaelide-atacak-592243</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2025 09:28:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[atacak]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[fuar]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[odası]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=592243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde 21-23 Kasım tarihleri arasında Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenecek “Kocaeli Bilişim Fuarı” alanında öncü şirketleri ve dijital çağa merak duyanları bir araya getirecek. Fuarın düzenleneceği 3 gün boyunca dijital çağın kalbi Kocaeli’de atacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-kalbi-kocaelide-atacak-592243">Dijital çağın kalbi Kocaeli&#8217;de atacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde 21-23 Kasım tarihleri arasında Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenecek “Kocaeli Bilişim Fuarı” alanında öncü şirketleri ve dijital çağa merak duyanları bir araya getirecek. Fuarın düzenleneceği 3 gün boyunca dijital çağın kalbi Kocaeli’de atacak.</p>
<p><b>“BİLİŞİM ÜSSÜ KOCAELİ”</b></p>
<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi önemli bir fuara daha imza atmaya hazırlanıyor. Daha önce birçok fuar ve sempozyumla Kocaeli’nin adını ulusal çapta duyuran Büyükşehir Belediyesi bu kez; Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Kocaeli Sanayi Odası, Ticaret Odaları, MARKA ve Bilişim Vadisi iş birliğiyle Bilişim Üssü Kocaeli’de “Bilişim Fuarı” düzenliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Bilişim Fuarı’nın güçlü işbirliği ile tüm Türkiye’nin bilişim fuarı haline gelmesi hedefleniyor.</p>
<p><b>BİLİŞİM FUARI’NIN LANSMAN ETKİNLİĞİ GERÇEKLEŞTİ</b></p>
<p>Türkiye’nin önde gelen teknoloji buluşmalarından biri olan Bilişim Fuarı’nın lansmanı Sekapark Maide Restoran’da gerçekleşti. Fuar programının detayları ile paylaşıldığı lansmana Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Murat Sandalcı, Kocaeli Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Mustafa Eren, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, MARKA Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu ve Gebze Teknik Üniversitesi TTO Genel Müdürü Önder Başkaya katılım sağladı.</p>
<p><b>KOCAELİ’DE BİR İLK; 5G DENEYİMİ FUARDA YAŞANACAK</b></p>
<p>Eğitimden spora, tıbbi bilimlerden müziğe kadar tüm konuların konuşulacağı oturumları kapsayan Bilişim Fuarı’nın lansman etkinliğinde açılış konuşması yapan Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Murat Sandalcı, tüm oturumlardan çıkan çıktıların kitaplaştırılarak gelecek nesillere aktarılacağını ifade etti. Sandalcı, “Kocaeli’de ilk 5G deneyimi operatörlerimizin de verdiği destek ile Kocaeli Bilişim Fuarı’nda halkımızın hizmetine sunulmuş olacak” diyerek vatandaşları 21-23 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek Bilişim Fuarı’na davet etti.</p>
<p><b>SEKTÖRÜN NABZI BİLİŞİM FUARI’NDA TUTULACAK</b></p>
<p>KOTO Başkanı Necmi Bulut, Bilişim Fuarı’nın geçtiğimiz yıl 30 bin ziyaretçiyi ağırladığını paylaşarak başladığı konuşmasında, “Bilişim Fuarı’mız bu yıl 3 gün boyunca sektörün nabzını tutacak. Bu buluşma Kocaeli’nin dijital dönüşümde neden Türkiye’nin lider şehirlerinden biri olduğunun göstergesi” ifadelerinde bulundu. KSO Başkanı Zeytinoğlu ise, “Bilim teknolojilerinin önemini hepiniz biliyorsunuz. 20 yıl önce ekonomik sahada olmayan şirketlerin bugün ilk 10’da olduğunu ve 100 yıllık firmaların önüne geçtiğini görmüş olduk” dedi. Zeytinoğlu, aynı zamanda Bilişim Fuarı kapsamında gerçekleştirilen işbirliğinin önemine dikkat çekti.</p>
<p><b>KOCAELİ BİLİŞİM MERKEZİ OLMA YÖNÜNDE ADIMLAR ATIYOR</b></p>
<p>KOÜ Genel Sekreteri Mustafa Eren ise, Kocaeli Üniversitesi olarak Kocaeli’de gerçekleştirilen tüm programlara katılarak desteklemeye çalıştıklarını ifade etti. Bilişim konusunun önemli bir noktaya geldiğini vurgulayan Eren, “Kocaeli kentimiz bir bilişim merkezi olma yönünde önemli adımlar atıyor. Büyükşehir belediyemizin öncülüğünde gerçekleştirilen bilişim programlarında üniversitede üretilen bilgiyi toplumumuza ulaştırmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>45 OTURUM, 124 KONUŞMACI</b></p>
<p>Bilişimden sanayiye, eğitimden akıllı şehirciliğe çağın teknolojilerinin yeniden tanımlanacağı Kocaeli Bilişim Fuarı, 21-23 Kasım tarihleri arasında Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. 95 ulusal ve uluslararası şirketin katılarak stant açacağı Bilişim Fuarı’nda düzenlenecek panel, teknoloji sunumu, deneyim sunumu, proje ve destekler olmak üzere 45 oturumda 124 konuşmacı çağın teknolojilerinin bugününü ve yarınını ziyaretçilerle sunacak.</p>
<p><b>FUAR SONRASI KİTAP OLUŞTURULACAK</b></p>
<p>Bilişim Fuarı’nda alanında uzman sektör temsilcileri, kamu görevlileri ve akademisyenler bilişimden sanayiye, eğitimden siber güvenliğe, eğitim, tarım, hukuk, spor, siber güvenlik müziğe uzanan geniş bir zeka başta olmak üzere düzenlenecek 24 panelde çağın teknolojilerini yeniden tanımlıyor olacak. Bilişim fuarında oturumların tamamı fuar sonrası derlenerek kitap haline gelecek ve Bilişim Fuarı yayını oluşturulacak.</p>
<p><b>STARTUPLAR ve GİRİŞİMCİLER YATIRIMCI İLE BULUŞUYOR</b></p>
<p>Ayrıca startuplar ve girişimciler projelerini, başarı hikâyelerini ve yenilikçi vizyonlarını Bilişim Fuarı’nda yatırımcılarla paylaşacak. Teknofest, NASA gibi ulusal ve uluslararası organizasyonlarda dereceye giren Kocaeli’nin gururu gençler bilişim fuarında sahnede olacak.</p>
<p><b>SÜRPRİZ ETKİNLİKLER SİZLERİ BEKLİYOR</b></p>
<p>Bilişim Fuarı aynı zamanda vatandaşların teknolojinin geldiği son noktayı deneyimlemesi için sürpriz etkinliklere ve workshoplara sahne olacak. Bilişim fuarına gelecek ziyaretçiler yeni teknolojileri deneyimleme fırsatı bulacak.</p>
<p><b>ETKİNLİKLER ÜCRETSİZ, ONLİNE KAYIT ALINACAK</b></p>
<p>Paneller, oturumlar ve sunumların tamamı bireysel ve kurumsal katılımlara açık olacak. Oturumlara katılan kayıtlı ziyaretçilere “Dijital Katılım Belgesi” verilecek. Etkinliklere ve oturumlara kayıt olmak www.kocaelibilisimfuari.com adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-kalbi-kocaelide-atacak-592243">Dijital çağın kalbi Kocaeli&#8217;de atacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağın Hastalığı Diyabet Tadınızı Kaçırmasın!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cagin-hastaligi-diyabet-tadinizi-kacirmasin-591626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 07:58:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kaçırmasın]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tadınızı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya genelinde yaklaşık 540 milyon yetişkin (20-79 yaş) diyabetle yaşıyor. Tahminlere göre bu sayı, 2030 yılına kadar 640 milyonu geçecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-hastaligi-diyabet-tadinizi-kacirmasin-591626">Çağın Hastalığı Diyabet Tadınızı Kaçırmasın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde yaklaşık 540 milyon yetişkin (20-79 yaş) diyabetle yaşıyor. Tahminlere göre bu sayı, 2030 yılına kadar 640 milyonu geçecek. Uluslararası Diyabet Federasyonu ise, 2045 yılına gelindiğinde her 8 yetişkinden birinin, yani 783 milyon kişinin diyabet hastası olacağını tahmin ediyor. Türkiye’de de artış devam ediyor. Güncel rakamlara göre ülkemizde diyabet sıklığı özellikle son 20 yılda %7’den %14’e yükseldi. </p>
<p>Diyabet doğru bir şekilde tedavi edilmediğinde görme kaybı, böbrek yetmezliği, kalp-damar hastalıkları ve inme gibi ağır komplikasyonları da beraberinde getiren ciddi bir sağlık sorunu. Hastalığın nedenleri için aile öyküsü, hipertansiyon ve yüksek trigliserid değerlerini saymak mümkün ancak diyabetin önlenebilir risk faktörleri de var. En sık görülen diyabet türü olan Tip 2 diyabet vakalarının yaklaşık yüzde 80’i; obezite, fiziksel hareketsizlik ve sağlıksız beslenme gibi önlenebilir nedenlere bağlı. Bu noktada erken tanının hayati önemini vurgulayan <strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Açık</strong>, <em>“Diyabet aslında, hastalara sağlıklı bir yaşam biçimi sunuyor. Yaşam tarzı değişiklikleriyle diyabetliler de uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor. Unutmayalım ki, d</em><em>iyabet tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastalar için eğitim, düzenli tarama ve tedavilerle diyabetin yol açacağı olası organ hasarları önlenebilir ya da geciktirilebilir. Açlık kan şekeri, HbA1c ve oral glukoz tolerans (şeker yükleme) testleriyle erken tanı konması ve böylelikle tüm bu olası riskleri azaltarak süreci doğru yönetmek mümkün.”</em></p>
<p>Diyabet, sinsi ilerleyen bir hastalık olduğundan, zaman içinde ortaya çıkan belirtileri arasında; sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, bulanık görme, çok su içme, sürekli açlık hissi gibi şikayetler önde geliyor. Açlık kan şekeri ölçümü, 100-125 mg/dl ise gizli şeker (pre-diyabet) olabilir. Ancak 126 mg/dl veya daha fazla olması diyabet varlığını gösteriyor. Son üç aylık şeker ölçümünde (Hba1c testi) sonuca göre 5.7-6.4 pre-diyabet, 6.5 ve üzeri değerler ise diyabet olarak kabul ediliyor. </p>
<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Hasan Açık</strong>, tedavisi göz ardı edildiğinde hastaların yaşam kalitesini düşüren diyabetten korunmak için Dünya Sağlık Örgütü’nün de önerdiği yaşam tarzı değişikliklerini paylaştı: </p>
<p><strong>Sağlıklı Beslenme:</strong> Dengeli ve sağlıklı bir diyet, diyabet riskini ciddi oranda azaltmada etkilidir. Meyve, sebze ve lif açısından zengin gıdaların tüketimine özen gösterin, şeker, beyaz ekmek ve tatlı gibi rafine karbonhidratları azaltın. Aynı şeklide kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketiminizi de sınırlandırarak balık ve beyaz et tercih edebilirsiniz.</p>
<p><strong>Düzenli Fiziksel Aktivite:</strong> Doktorunuzun sizin için önereceği egzersizleri düzenli yaparak diyabet riskinizi düşürün. Örneğin, hafif tempoda yürüyüş ya da yüzme gibi sporlar pek çok açıdan sağlığınıza faydalıdır. </p>
<p><strong>Sağlıklı Kilo Yönetimi:</strong> Fazla kilolu olmak diyabet riskini artıran önemli bir faktör. İdeal kilonuzda kalarak kan şekeri kontrolünüzü dengede tutabilirsiniz. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-hastaligi-diyabet-tadinizi-kacirmasin-591626">Çağın Hastalığı Diyabet Tadınızı Kaçırmasın!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital çağın kapıları yaş almış bireylere açılıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-kapilari-yas-almis-bireylere-aciliyor-591523</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Nov 2025 11:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[açılıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Akıllı Telefon]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[almış]]></category>
		<category><![CDATA[bireyler]]></category>
		<category><![CDATA[bireylere]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=591523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Aktif Yaşlı Merkezi’nde 60 yaş üstü bireylere “Akıllı Telefon Kullanımı Eğitimi” vererek dijital dünyaya katılımlarını sağlıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-kapilari-yas-almis-bireylere-aciliyor-591523">Dijital çağın kapıları yaş almış bireylere açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Aktif Yaşlı Merkezi’nde 60 yaş üstü bireylere “Akıllı Telefon Kullanımı Eğitimi” vererek dijital dünyaya katılımlarını sağlıyor. Bu sayede 60 yaş ve üstü bireyler, akıllı telefonun olanaklarını kolayca keşfediyor. Eğitimlerde, yaşlı bireylerin öğrenme hızına uygun şekilde birebir destek sağlanıyor.</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaş almış bireylerin sosyal hayata aktif katılımını sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Aktif Yaşlı Merkezi’nde düzenlenen “Akıllı Telefon Kullanımı Eğitimi” sayesinde 60 yaş üstü bireyler artık hem torunlarıyla görüntülü görüşüyor hem de bankacılık işlemlerini kendi başlarına yapabiliyor. </span></span></p>
<p><span><span>KATILIMCILARA BİREBİR DESTEK</span></span></p>
<p><span><span>Eğitimlerde katılımcılara akıllı telefonun temel kullanımı, mesajlaşma, görüntülü konuşma, sosyal medya kullanımı, mobil bankacılık ve e-Devlet işlemleri gibi konularda adım adım anlatım yapılıyor. Alanında uzman eğitmen, her bir katılımcıya birebir destek sağlayarak teknolojiyi daha kolay öğrenmelerini sağlıyor. Böylece teknolojiyle arası mesafeli olan yaşlı bireyler, artık torunlarıyla görüntülü görüşebiliyor, fatura ödemelerini ve banka işlemlerini kimseye ihtiyaç duymadan gerçekleştirebiliyor.</span></span></p>
<p><span><span>“ÇOCUKLARIMIZLA ARAMIZDAKİ MESAFEYİ KISALTTIK”</span></span></p>
<p><span><span>Eğitimlere aksatman katılan Emekli Profesör Doktor Selahattin Uslucan “Eğitimlere eşimle beraber geliyoruz ve eve gidince de hocamızdan aldığımız örnekleri uygulamaya çalışıyoruz. Büyük de faydasını görüyoruz. Çocuklarımızla aramızdaki mesafeyi kısalttık. Dünyayı görmekte biraz daha kolaylık kazandık. Belediyenin yaptığı bu hizmet gerçekten takdire şayan” diyerek memnuniyetini dile getirdi.  </span></span></p>
<p><span><span>SOSYAL MEDYA KULLANIMI ARTIK ÇOK KOLAY</span></span></p>
<p><span><span>Her gün Aktif Yaşlı Merkezi’ndeki eğitimlere katılan Gülşen Dilaver “Benim için çok güzel ve önemli bir alan oldu burası. Hoş vakit geçiriyorum. Kendimi de çok geliştirdiğimi düşünüyorum. Şimdi de akıllı telefon kullanmayı öğreniyorum. Bana evde öğretebilecek kimse yok. Burada telefon nasıl kullanılır, bankacılık işlemleri nasıl yapılır, mesaj nasıl gönderilir, sosyal medya nasıl kullanılır onları öğreniyorum. Telefonda bana yol açacak her şeyi öğrenmeye çalışıyorum. Büyükşehir Belediyesi’ne bizleri düşündüğü ve birçok alan açtığı için çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. </span></span></p>
<p><span><span>EĞİTİMLERE YOĞUN İLGİ</span></span></p>
<p><span><span>Antalya Büyükşehir Belediyesi Aktif Yaşlı Merkezi’nde Birim Sorumlusu olarak görev yapan Ayben Şahinsoy ise katılımın ve talebin çok fazla olduğunu belirterek “Dersler oldukça verimli geçiyor. Faydalanmak isteyen vatandaşlarımızı kimlik belgeleriyle beraber kurumumuza bekliyoruz” dedi. </span></span></p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dijital-cagin-kapilari-yas-almis-bireylere-aciliyor-591523">Dijital çağın kapıları yaş almış bireylere açılıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Borusan Contemporary&#8217;de Çağın Görsel Tanığı: Edward Burtynsky</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/borusan-contemporaryde-cagin-gorsel-tanigi-edward-burtynsky-576471</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Sep 2025 15:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[borusan]]></category>
		<category><![CDATA[burtynsky]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[contemporary]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[dönüşen]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın]]></category>
		<category><![CDATA[edward]]></category>
		<category><![CDATA[Erozyon]]></category>
		<category><![CDATA[farklı]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<category><![CDATA[tanığı]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Contemporary, 2025–2026 kültür sanat sezonunu, çağdaş fotoğrafın öncü isimlerinden Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük kişisel sergisi ile açıyor. Uzun soluklu bir iş birliğinin ürünü olan Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü sergisi, 20 Eylül 2025-16 Ağustos 2026 tarihleri arasında Perili Köşk’te sanatseverlerle buluşacak.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-contemporaryde-cagin-gorsel-tanigi-edward-burtynsky-576471">Borusan Contemporary&#8217;de Çağın Görsel Tanığı: Edward Burtynsky</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Contemporary, 2025–2026 kültür sanat sezonunu, çağdaş fotoğrafın öncü isimlerinden Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük kişisel sergisi ile açıyor. Uzun soluklu bir iş birliğinin ürünü olan <em>Edward Burtynsky:</em> <em>Dönüşen Yeryüzü</em> sergisi, 20 Eylül 2025</strong>&#8211;<strong>16 Ağustos 2026 tarihleri arasında Perili Köşk’te sanatseverlerle buluşacak. Burtynsky’nin Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında çektiği fotoğraflar, endüstriyel faaliyetlerin doğa üzerindeki etkilerini görünür kılarak izleyiciyi hem estetik hem de düşünsel bir deneyime davet ediyor.</strong></p>
<p>Borusan Contemporary, yeni kültür sanat sezonunda sanatseverleri çağımızın en önemli görsel tanıklarından Edward Burtynsky’nin çarpıcı objektifiyle buluşturuyor. <em><strong>Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisi, Kanadalı sanatçının Türkiye’nin farklı bölgelerinde çektiği, ilk kez izleyiciyle buluşan güncel projesinin yanı sıra, son otuz yıllık birikiminden seçilmiş, ses getirmiş fotoğraflarına yer veriyor. <strong>Marcus Schubert</strong>’in küratörlüğünü üstlendiği sergi <strong>“Erozyon”, “Su ve Tuz”, “Afrika Çalışmaları”, “Doğa”, “Taş Ocakları”, “Berezniki Madeni” </strong>ve<strong> “Petrol”</strong> gibi tematik başlıklar altında sunulan çok özel karelerle, izleyiciyi gezegenimizde görsel ve düşünsel bir yolculuğa çıkartıyor. </p>
<p><strong>Yıllar Süren İş birliği ve İlk Kez Sergilenecek Kareler</strong><br /><strong><em>Dönüşen Yeryüzü</em></strong>, Edward Burtynsky’nin Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun özel davetiyle gerçekleştirdiği, Türkiye’nin farklı bölgelerinde <strong>“Erozyon” </strong>konusuna odaklanan projesiyle açılıyor. 2019 yılında başlayan iş birliği kapsamında, sanatçı Türkiye’de toprak erozyonu üzerine yeni fotoğraf serisinin üretimi için, 2022 ilkbaharında İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerini kapsayan iki haftalık bir keşfe çıktı. Bu keşif sırasında, kara ve hava yoluyla 3.000 kilometreden fazla mesafe kat edildi. Sanatçı ve ekibi, 125 ila 500 metre arası yüksekliklerde <em>drone</em> ve helikopter kullanarak, sürekli hareket halindeki bu coğrafyanın detaylı hava fotoğraflarını çekti. </p>
<p><strong>“Erozyon” </strong>serisi, titizlikle kurgulanmış toplam 36 fotoğraftan oluşuyor; bu fotoğraflar arasında, birleştirilerek geniş açılı ve yüksek çözünürlüklü panoramalar oluşturan çoklu çekimler de yer alıyor. Burtynsky, bu fotoğraflarla izleyiciyi Türkiye coğrafyasının farklı noktalarına götürüyor. Kayseri Yeşilhisar’da erozyon kontrolü amacıyla oluşturulmuş terasları bir tuval inceliğinde sunarken, Tuz Gölü’nün sıra dışı doğasını kendine özgü bakış açısıyla yorumluyor. Burdur’daki doğa harikası Yarışlı Gölü’nden Kırşehir’in renkli tarlalarına, Karaman’daki Göksu Nehri Vadisi’nden Ankara, Nallıhan’ın çorak topraklarına uzanan eserler, Anadolu’nun hem doğal güzelliklerini hem de çevresel dönüşümünü gözler önüne seriyor. </p>
<p><strong>“</strong><strong>Geleceğimizi Şekillendirmek Hâlâ Elimizde.”</strong></p>
<p>Kırk yılı aşkın kariyerinde uygarlığın doğa üzerindeki etkilerini mercek altına alan Edward Burtynsky dünyanın birçok yerinde yankı uyandırmış sergilere imza attı. Ödüllü sanatçı Türkiye’deki bu ilk kapsamlı kişisel sergisine dair şunları söylüyor: </p>
<p>“İnsanlığın yeryüzünü nasıl biçimlendirdiği meselesi, bende on yıllardır derin bir ilgi uyandırıyor. <em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em> ile Türkiye’de ilk kez, bu yolculuğumun geniş bir kesitini sunarken büyük onur duyuyorum. Sergi, bu topraklardaki erozyonu ele alan yeni çalışmalarımdan, dünyanın farklı köşelerinde son otuz yıl içinde çektiğim karelere uzanan geniş bir seçkiden oluşuyor. Bu fotoğrafların izleyiciyi, dönüştürmekte olduğumuz gezegenimize karşı ortak sorumluluğumuz ve hâlâ şekillendirme gücünü elimizde bulundurduğumuz geleceğimiz üzerine düşünmeye teşvik etmesini umuyorum.”</p>
<p>Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren <em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisiyle ilgili görüşlerini şöyle paylaşıyor: “Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu, 2014 yılından bu yana Türkiye’nin doğası, tarihi ve kültürel mirasına odaklanan fotoğraf komisyonlarıyla büyümeye devam ediyor. Sanatçılarla geliştirdiğimiz uzun soluklu iş birliklerinin bir örneği olan <em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisinin kalbinde, koleksiyonumuz siparişiyle Edward Burtynsky Stüdyosu’nun 2019-2022 yılları arasında Anadolu platosunda gerçekleştirdiği “<strong>Erozyon”</strong> projesi yer alıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarından Perili Köşk’e uzanan yedi tematik seçkiyle <em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em>’nün, ziyaretçilerimizin dünyaya farklı bir gözle bakmasına ilham vermesini ümit ediyoruz. 4,5 milyar yıldır oluşum halindeki dünyamızın, sürekli devinim içerisinde bir sistem olduğu ve insanın bu sistem içerisindeki yerini, Burtynsky’nin perspektifinden görmek için sanatseverleri bu görkemli sergiye bekliyoruz.” </p>
<p><strong>“Sanat Eseri Oldukları Kadar Uyarı Niteliğinde Hikâyeler”</strong></p>
<p>Serginin küratörlüğünü üstlenen Marcus Schubert, serginin önemini şu sözlerle vurguluyor: </p>
<p>&#8220;Burtynsky’nin fotoğrafları görsel bir paradoks yaratıyor. Güzellikleriyle büyülerken aynı anda çağımızın sert gerçeklerini de gözler önüne seriyor. <em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisinde bu gerçekler Türkiye’nin farklı manzaralarında görünür hale geliyor; ancak eserlerin bütünü, bu hikâyelerin tüm dünyaya yayılan yankılarını da hissettiriyor.</p>
<p>Burtynsky’nin çalışmalarında belgesel olanla şiirsellik sürekli bir denge içinde. Fotoğraflar yalnızca sanat eseri olma özelliği taşımıyor, aynı zamanda izleyiciyi ilerlemenin ve unutmanın bedeliyle yüzleştiren güçlü bir uyarıyı dile getiriyor. Burtynsky, unutmayı imkânsız hâle getiriyor.” </p>
<p><strong>Türkiye’den Dünyaya <em>Dönüşen Yeryüzü</em></strong></p>
<p><em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisi Türkiye coğrafyasından başlayarak Burtnysky’nin dünyanın farklı bölgelerinde gerçekleştirdiği çekimlerden özel bir seçkiyle gezegenimizin tamamına ayna tutuyor. Türkiye’deki yeni çalışmalarından oluşan <strong>“Erozyon” </strong>bölümünün yanı sıra çağımızı şekillendirmeye devam eden iki temel gücün iç içe geçmiş coğrafyalarının izini süren <strong>Su ve Tuz”</strong>; Sahra Altı Afrika ülkelerine odaklanan kapsamlı bir görsel araştırma sunan <strong>“Afrika Çalışmaları”</strong>; sanatçının kırk yılı aşkın bir deneyimin ardından yeniden ilk ilham kaynağına döndüğü <strong>“Doğa”</strong>; insan eliyle tamamen bilinçli olarak gerçekleşen bir erozyon sürecini bu negatif mimariler üzerinden işlediği <strong>“Taş Ocakları”</strong>; gençlik yıllarında çalıştığı madende başlayan ilgisinin temel bir konu olarak karşımıza çıktığı <strong>“Berezniki Madeni” </strong>ve Sanayi Devrimi’nin sayısız harikasını mümkün kılarken çağımızın en büyük açmazlarından birine yol açan petrolle çetrefilli ilişkimizi incelediği <strong>“Petrol”</strong> gibi bölümler izleyicilerle buluşuyor. Türkiye’nin yamaçlarından dünyanın dört bir yanına uzanan kareler, yeryüzünün tamamında bıraktığımız telafisi güç izlere dair estetik ve etik bir gözlem olanağı tanıyor.</p>
<p>Çağımızın en önemli görsel anlatıcılarından biri olarak kabul edilen Edward Burtynsky’nin fotoğraflarında, insan eliyle dönüşen doğanın acımasız gerçekliği ile bu manzaraların ürkütücü güzelliği çarpışıyor; bu güçlü ve cesur görsel ikileme tanıklık eden izleyici yoğun bir deneyimin parçası oluyor. </p>
<p>Edward Burtynsky’nin ustalıkla yarattığı bu imajlar, yeryüzündeki insan izlerinin uzun vadeli sonuçlarını düşünmemizi sağlarken, neleri kaybetmekte olduğumuzu ve gelecek nesiller için inşa ettiğimiz dünyanın sürdürülebilirliğini nasıl koruyabileceğimizi ciddiyetle sorgulamamızı talep ediyor. <em><strong>Dönüşen Yeryüzü</strong></em>, ziyaretçileri sadece görsel bir şölenle değil, aynı zamanda derinlemesine bir düşünsel yolculukla da baş başa bırakıyor.</p>
<p><strong>Yuvam Dünya İş Birliğiyle Tasarlanan Kamu Programları</strong></p>
<p>Borusan Contemporary, <em><strong>Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisi paralelinde Yuvam Dünya Derneği iş birliğinde iklim krizi ve sürdürülebilirlik alanında farkındalık oluşturulacak özel etkinlikler gerçekleştirilecek. Sergi temaları paralelinde tasarlanan etkinlikler, ele aldığı konularla farklı yaş gruplarına ulaşarak toplumsal bir etki alanı yaratmayı hedefliyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Serginin Kitabı Kasım’da Okurla Buluşuyor</strong></p>
<p><em><strong>Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü</strong></em> sergisine kapsamlı bir yayın da eşlik edecek. Sergiyle aynı adı taşıyan kitapta, sanatçının dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği ve Perili Köşk’te sergilenen projelerine ilişkin ayrıntılı metinler yer alacak. Yayın aracılığıyla, kırk yılı aşkın süredir sanatçının üretimine tanıklık eden küratör Marcus Schubert’in, bu üretimi sanat tarihsel bağlamda yakından incelediği metni; Dr. Kumru Eren’in sanat kuramı odağında kaleme alınmış inceleme yazısı ve görsel dokümantasyonlar okurla buluşacak. <em><strong>Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü</strong></em> kitabı, Kasım ayında sanatseverle buluşacak.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/borusan-contemporaryde-cagin-gorsel-tanigi-edward-burtynsky-576471">Borusan Contemporary&#8217;de Çağın Görsel Tanığı: Edward Burtynsky</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağın görsel tanığı: Edward Burtynsky Borusan Contemporary&#8217;de</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cagin-gorsel-tanigi-edward-burtynsky-borusan-contemporaryde-563471</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2025 11:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[borusan]]></category>
		<category><![CDATA[burtynsky]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[contemporaryde]]></category>
		<category><![CDATA[edward]]></category>
		<category><![CDATA[görsel]]></category>
		<category><![CDATA[tanığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=563471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Borusan Contemporary, kültür-sanat sezonunu, endüstriyel manzaraları çarpıcı geniş formatlarda yorumlayan, çağımızın en önemli görsel tanıklarından Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük kişisel sergisiyle açıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-gorsel-tanigi-edward-burtynsky-borusan-contemporaryde-563471">Çağın görsel tanığı: Edward Burtynsky Borusan Contemporary&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Borusan Contemporary, kültür-sanat sezonunu, endüstriyel manzaraları çarpıcı geniş formatlarda yorumlayan, çağımızın en önemli görsel tanıklarından Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük kişisel sergisiyle açıyor. 20 Eylül’de Perili Köşk’te ziyarete açılacak bu sergide, Kanadalı sanatçının endüstriyel faaliyetlerin izini süren fotoğrafları, izleyiciyi insanlığın yeryüzünde bıraktığı izlerle yüzleşmeye davet ediyor. Burtynsky’nin ustalıkla ortaya koyduğu görsel dil, doğanın kırılgan dengelerine dair çarpıcı bir bakış sunarken her karede geleceğe dair ortak sorumluluğumuzu hatırlatıyor.</strong></p>
<p>Borusan Contemporary; yeni kültür sanat sezonunda izleyicileri, kırk yılı aşkın süredir fotoğraf pratiğini sürdüren Kanadalı fotoğraf sanatçısı Edward Burtynsky’nin çarpıcı objektifi ile buluşturuyor. 20 Eylül 2025 – 16 Ağustos 2026 tarihleri arasında Perili Köşk’te izleyiciyle buluşacak olan <strong>“Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü”</strong> sergisi, sanatçının uygarlığın büyüme sürecini ve endüstriyel faaliyetlerin doğa üzerindeki telafisi güç etkilerini belgeleyen etkileyici eserlerini bir araya getiriyor, güçlü görsel diliyle izleyiciyi hem estetik hem de düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.</p>
<p>Borusan Contemporary ile sanatçı arasındaki uzun soluklu iş birliğinin bir ürünü olan serginin küratörlüğünü Marcus Schubert üstleniyor. Sergi, Burtynsky’nin görsel ustalığını ortaya koyarken, günümüz dünyasının çarpıcı ve dramatik yansımalarını sanatseverlere sunuyor.</p>
<p><strong>İlk kez gün yüzüne çıkan kareler</strong></p>
<p><strong>“Dönüşen Yeryüzü</strong>”, Edward Burtynsky’nin Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu tarafından sipariş edilen ve Türkiye’nin farklı coğrafyalarında erozyon konusuna odaklanan güncel projesiyle başlıyor. “Erozyon” başlığı altındaki bu bölüm, daha önce sergilenmemiş pek çok yeni fotoğrafı ilk kez sanat severlerle buluşturuyor.</p>
<p>Perili Köşk’ün tüm katlarına yayılan sergide, güzelliği ve kırılganlığıyla yansıtılan “Doğa”; Sahra Altı Afrika ülkelerinden derlenen kapsamlı bir görsel araştırma olan “Afrika Çalışmaları”, “Su ve Tuz”, “Taş Ocakları”, “Madenler” ve “Petrol” gibi başlıklar altında sanatçının önde gelen projelerine tematik olarak yer veriyor.</p>
<p>Özenle seçtiği kadrajları ve benzersiz merceğiyle yeryüzünde bıraktığımız izleri estetik ve etik açıdan gözlemlememizi sağlayan Burtynsky, yeryüzündeki insan izlerinin uzun vadeli sonuçlarını düşünmemizi sağlarken, neleri kaybetmekte olduğumuzu ve gelecek nesiller için inşa ettiğimiz dünyanın sürdürülebilirliğini nasıl koruyabileceğimizi ciddiyetle sorgulamamızı talep ediyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-gorsel-tanigi-edward-burtynsky-borusan-contemporaryde-563471">Çağın görsel tanığı: Edward Burtynsky Borusan Contemporary&#8217;de</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bedia Ceylan Güzelce&#8217;den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: &#8220;Bu Çağın İnsanı&#8221; Raflarda</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/bedia-ceylan-guzelceden-bellege-zamanin-ruhuna-ve-ic-sesimize-yolculuk-bu-cagin-insani-raflarda-546076</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:35:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[bedia]]></category>
		<category><![CDATA[belleğe]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[ceylan]]></category>
		<category><![CDATA[güzelceden]]></category>
		<category><![CDATA[insani]]></category>
		<category><![CDATA[raflarda]]></category>
		<category><![CDATA[ruhuna]]></category>
		<category><![CDATA[sesimize]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>
		<category><![CDATA[zamanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=546076</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce’nin yeni kitabı Bu Çağın İnsanı Çınar Yayınları etiketiyle hem bireyin iç sesine hem de kolektif hafızamıza yönelen şiirsel ve düşündürücü bir anlatıyla raflardaki yerini aldı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bedia-ceylan-guzelceden-bellege-zamanin-ruhuna-ve-ic-sesimize-yolculuk-bu-cagin-insani-raflarda-546076">Bedia Ceylan Güzelce&#8217;den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: &#8220;Bu Çağın İnsanı&#8221; Raflarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci-yazar Bedia Ceylan Güzelce’nin yeni kitabı <em>Bu Çağın İnsanı</em> Çınar Yayınları etiketiyle hem bireyin iç sesine hem de kolektif hafızamıza yönelen şiirsel ve düşündürücü bir anlatıyla raflardaki yerini aldı. Deneme türündeki eseriyle Güzelce, hızla dönüşen dünyada insan olmanın yolculuğuna<strong> </strong>ışık tutuyor. Toplumun hızla değişen ruh hâlini, yakın tarihimizde iz bırakan meselelerin izleğinden takip eden <em>Bu Çağın İnsanı</em>, bir yandan insan olmaya çalışırken, diğer taraftan bu uğurda verilen iç çatışmalara, küçük hayatlarımızın büyük mücadelelerine de dikkat çekiyor. Ekranların hafızamız ve yegâne odağımız haline geldiği bu çağda, git gide hissizleştiğimize dikkat çeken kitap, inadına yaşamak, inadına insan olmak ve inadına hatırlamak üzerine hem bir durup soluklanma hem de bir hatırlama seansı niteliği taşıyor.</p>
<p><strong>Günümüz yalnızlığının şiirsel bir kaydı</strong></p>
<p>Kitap, sosyal medyadan yapay zekâya, pandemiden depreme, ayrılıktan ölüme kadar pek çok güncel konuyu ele alıyor. Kadın olmak, çocuk olmak, görünürlük arzusu, fark edilmek isteği, kayıplar ve umut… Tüm bu temalar, Güzelce’nin şiirle örülmüş diliyle içten, zarif ve etkileyici bir şekilde okura sunuluyor.</p>
<p>Bedia Ceylan Güzelce, kitabıyla ilgili olarak şu görüşleri paylaştı: “Her şey boş demenin içi, hiç bu kadar dolu olmamıştı. Yaşamı ekrandan takip ediyoruz. Hepimiz gizli birer bağımlıyız artık. Birbirimize ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir zamanda, bu denli yalnızlaşmamız nasıl açıklanabilir? Herkes kendi içine kapanırken, toplumsal hafızamız da dijital belleğe teslim oluyor. Dünya tarihinde ilk kez bir kuşak, kendinden önceki kuşaktan daha kısıtlı imkânlarla büyüyor. Savaşlar, gündelik siyaset, kimlik arayışları, değerlerin sorgulanması, yıkılması ve yerine yenilerinin konamaması gibi meselelere bir de memleket dertleri ekleniyor. Pandemi, deprem, yangınlar, afetler, yitip giden hayatlarla birlikte kaybettiğimiz şey sadece gözyaşlarımız olabilir mi? Peki, kaybettiklerimizi nasıl geri kazanırız? Elbette hatırlayarak.”</p>
<p><em>Bu Çağın İnsanı</em>’nı hem bu çağın insanına ayna tutmak hem de unuttuklarımızı hatırlatmak amacıyla kaleme aldığını belirten Güzelce, kitabını sessizliğin arttığı bir dönemde iç sesimizi duyurmanın bir yolu olarak tanımlıyor. Öte yandan Güzelce, kitabın; hızla değişen değerler, ilişkiler ve yaşam biçimleri karşısında savrulan insana bir hatırlatma seansı niteliği taşıdığını ve bu çağın meselelerine dair hislerimizi görünür kılan bir anlatı olduğunu da ifade ediyor.</p>
<p><strong>Deneme, şiir ve söyleşi arasında bir geçiş</strong></p>
<p>Güzelce’nin kaleminden çıkan <em>Bu Çağın İnsanı</em>, türler arasında özgürce dolaşan bir eser olarak konumlanıyor. Kimi zaman şiire yaklaşan, kimi zaman okurla birebir konuşan bölümleriyle deneme türünün güncel bir örneği olarak öne çıkıyor. Duyguları ve düşünceleri bir bütün olarak işleyen eser, çağımız insanının his dünyasına anlamlı bir bakış sunuyor.</p>
<p>Çınar Yayınları’ndan çıkan 144 sayfalık kitap, kitapçılarda ve internet satış noktalarında okuyucularla buluşmayı bekliyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/bedia-ceylan-guzelceden-bellege-zamanin-ruhuna-ve-ic-sesimize-yolculuk-bu-cagin-insani-raflarda-546076">Bedia Ceylan Güzelce&#8217;den Belleğe, Zamanın Ruhuna ve İç Sesimize Yolculuk: &#8220;Bu Çağın İnsanı&#8221; Raflarda</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antik Çağın İzlerini Camla Buluşturan Sergi Selçuk Efes Kent Belleği&#8217;nde</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/antik-cagin-izlerini-camla-bulusturan-sergi-selcuk-efes-kent-belleginde-545062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 08:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[antik]]></category>
		<category><![CDATA[belleğinde]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturan]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[camla]]></category>
		<category><![CDATA[efes]]></category>
		<category><![CDATA[izlerini]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[selçuk]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=545062</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Camda Antik Ege Koleksiyon Sergisi” ilk kez Selçuk Efes Kent Belleği’nde sanatseverlerle buluştu.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antik-cagin-izlerini-camla-bulusturan-sergi-selcuk-efes-kent-belleginde-545062">Antik Çağın İzlerini Camla Buluşturan Sergi Selçuk Efes Kent Belleği&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Camda Antik Ege Koleksiyon Sergisi” ilk kez Selçuk Efes Kent Belleği’nde sanatseverlerle buluştu. Seferihisar Belediyesi ve Ürkmez Sanat Yerleşkesi iş birliğiyle düzenlenen sergide, Antik Ege’nin mirasını, cam ve seramik uygulamalar ile birleştiren eserler büyük beğeni topladı.</p>
<p>Cam/Seramik Esinhanesi Sanatçıları Gülten Kular ve Melih Kular öncülüğünde çalışmalarını tamamlayan kursiyer sanatçıların birbirinden dikkat çeken eserlerinden oluşan sergi 30 Haziran’a kadar Selçuk Efes Kent Belleği’nde ziyaretçilere açık kalacak.</p>
<p>Camda Antik Ege Koleksiyon Sergisi’ne Selçuk Efes Kent Belleği’nde ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduğunu belirten Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin; “Üzerinde çok çalışılmış muhteşem bir sergiye ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduk. Camda Antik Ege Koleksiyonu İlham Veren Kent Efes Selçuk’un da ruhuna çok uygun bir sergi. Biz de Seferihisar Belediyesi gibi sanata çok değer veren bir belediyeyiz. Seferihisar Belediyesi’ne, Ürkmez Sanat Yerleşkesi’ne ve emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Daha güzel iş birliklerinde buluşmak diliyoruz” dedi.</p>
<p><b>GÜLTEN KULAR: ANTİK DÜNYAYI BUGÜNÜN SANATIYLA HARMANLADIK</b></p>
<p>Cam/Seramik Esinhanesi Sanatçılarından Gülten Kular sergide yer alan eserlerde antik değerlerle günümüz sanat anlayışını birleştirmek istediklerini belirterek; “Binlerce yıl öncesinden süregelen Antik Ege’nin izini camın büyülü dünyasında buluşturduğumuz sergide hepinizle bir arada olmaktan heyecan duyuyoruz. Ege’nin denizinden, rüzgarından, mitolojisinden motiflerine kadar Antik Ege’nin kültürel mirasını cama işleyerek geçmişe bir merhaba deyip geleceğe de selam vermek istedik. Antik dünyayı bugünün sanatı ile harmanlamak istedik” dedi.</p>
<p><b>ANTİK ÇAĞIN SANATÇILARINA BİR SELAM GÖNDERDİK</b></p>
<p>Cam/Seramik Esinhanesi Sanatçılarından Melih Kular; Sergide yer alan eserlerin uzun bir çalışma sonrasında ortaya çıktığını belirterek; “Eserlerin üzerinde pek çok tarihi kişiliğin ve pek çok tarihi öykünün betimlendiğini görüyorsunuz ama eser açıklamalarında dikkat edileceği üzere tamamında o eserleri yapanların kim olduğuna dair bir bilgi yok. Biz aslında o eserleri yapan sanatçılara binlerce yıl öteden bir selam göndermek istedik” dedi.</p>
<p>Kursiyer Sanatçı Gülşen Gümüş ise; kurs sürecinin keyifli geçtiğini belirterek Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’e ve belediye emekçilerine teşekkür etti.</p>
<p>Kursiyer Sanatçı Haluk Everekli çalışmalarda Gülten Kular ile Melih Kular’ın büyük katkısı olduğunu belirterek; “Selçuk’ta yer alan müzede bundan tam 3200 yıl önce yapılmış olan eserler yer alıyor. Bizler de şu anda tam 3200 yıl sonra bu medeniyetin yapmış olduğu eserleri tekrar cama nakşederek aynı camı yeniden hayata geçiriyoruz. Biz bu eserleri Cam/Seramik Esinhanesi Sanatçılarımız Gülten ve Melih Hocalarımızın yol göstericiliği ile meydana getirdik. Onlar bizim ışık kaynağımız. Biz o ışığa uçan pervaneleriz. Onların bilgi birikimi, onların deneyim yoğunluğu ve onların dünya görüşünün bize verdiği ışıkla biz bu eserleri meydana getirdik” dedi.</p>
<p>Yapılan açılış konuşmalarının ardından katılımcılar Camda Antik Ege Koleksiyon Sergisi’nde yer alan eserleri beğeniyle gezdiler.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/antik-cagin-izlerini-camla-bulusturan-sergi-selcuk-efes-kent-belleginde-545062">Antik Çağın İzlerini Camla Buluşturan Sergi Selçuk Efes Kent Belleği&#8217;nde</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Çağın, &#8220;Kadınları, yaşamın her alanında görünür kılmalıyız&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/prof-dr-cagin-kadinlari-yasamin-her-alaninda-gorunur-kilmaliyiz-435109</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jan 2024 15:32:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[görünür]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[kılmalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[prof]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=435109</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (EKAM), iş birliği içinde olduğu kamu ve özel kuruluşlarla birlikte geçmişten günümüze kadın ve kadın sorunlarına yönelik hem bölgesel hem ulusal hem de uluslararası alanda önemli bilimsel araştırmalar yürütüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-cagin-kadinlari-yasamin-her-alaninda-gorunur-kilmaliyiz-435109">Prof. Dr. Çağın, &#8220;Kadınları, yaşamın her alanında görünür kılmalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p> Ege Üniversitesi (EÜ) Kadın Sorunları Uygulama</p>
<p>ve Araştırma Merkezi (EKAM), iş birliği içinde olduğu kamu ve özel</p>
<p>kuruluşlarla birlikte geçmişten günümüze kadın ve kadın sorunlarına yönelik</p>
<p>hem bölgesel hem ulusal hem de uluslararası alanda önemli bilimsel araştırmalar</p>
<p>yürütüyor. Türkiye’nin tam kurumsal akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, öncü</p>
<p>araştırma üniversitelerinden olan Ege Üniversitesinde, EKAM’ın yanı sıra,</p>
<p>Sosyal Bilimler Enstitüsüne bağlı yüksek lisans programı yürüten Kadın</p>
<p>Çalışmaları Anabilim Dalı da öğrencilerine cinsiyetin sosyal, tarihsel, felsefî,</p>
<p>politik, psikolojik, dinsel ve sanatsal görünümlerine odaklanan akademik</p>
<p>çalışmalar sunuyor.</p>
<p>EKAM’ın kurulduğu günden bu yana gerek akademik çalışmalara gerekse</p>
<p>geniş kitlelere yönelik etkinlik ve projelere imza attıklarını belirten Merkez</p>
<p>Müdürü Prof. Dr. Şerife Çağın, “Türkiye Cumhuriyetinin 100’üncü yılı</p>
<p>etkinlikleri kapsamında ‘Türkiye Yüzyılı’ mottosu ile önemli etkinlikler</p>
<p>düzenledik. EKAM ve Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı olarak, önümüzdeki</p>
<p>dönemde de sempozyum, konferans, panel, kitap, proje çalışmalarımıza devam</p>
<p>edeceğiz” dedi.</p>
<p>“İzmir kadın hareketinde önemli bir merkez”</p>
<p>İzmir’in kadın hareketi konusunda önemli bir merkez olduğunu belirten</p>
<p>Prof. Dr. Çağın, “Kadınların mesleki hayatta daha fazla görünür olması, İzmir’in</p>
<p>demokratik yapısı ile ilişkili. Bu farkı, diğer şehirlere gittiğinizde daha iyi</p>
<p>anlıyorsunuz. Yaşadığımız ev, yetiştiğimiz aile ortamı gibi içinde</p>
<p>bulunduğumuz toplum da bizleri şekillendiriyor. Eğitim düzeyi ve kalitesi</p>
<p>arttıkça, toplumsal sorunlarımızda da azalma olacaktır. Bu nedenle, toplumsal</p>
<p>farkındalık ve eğitim bu süreçte çok önemli bir unsur. Günümüzde hala, ataerkil</p>
<p>düzene bağlı olarak kadına atfedilmiş belli başlı sosyal görevler var, toplumu bu</p>
<p>konuda bilinçlendirirsek, bu görevlerin sadece kadına atfedilmesinin önüne</p>
<p>geçebiliriz. Kadınları çalışma hayatında ve yaşamın her alanında görünür</p>
<p>kılmalıyız. Kadınların başarısını, toplumun her kademesindeki varlığını ne kadar</p>
<p>ön plana çıkarırsak yanlış algıları o kadar azaltmış ve bu anlamda pek çok</p>
<p>gencimize ilham vermiş oluruz” dedi.</p>
<p>“Çalışmalarımızla topluma yön vermeye devam edeceğiz” </p>
<p>EKAM’ın yayınları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çağın, “2022’de</p>
<p>‘Babalar ve Kızları-Anneler ve Kızları’ sempozyum bildirilerini kitaplaştırmış,</p>
<p>bununla ilgili bir de bilimsel araştırma projesi yürütmüştük. Bu yıl, bu</p>
<p>çalışmanın diğer ayağı olarak görebileceğimiz ‘Anneler ve Oğulları-Babalar ve</p>
<p>Oğulları’ başlıklı kitap çalışmalarımız devam ediyor. Bunun yanında, EKAM</p>
<p>Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Dilek Yeliz Maktal Canko ve EÜ Eğitim</p>
<p>Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Sevinç Çırak</p>
<p>Karadağ ile birlikte ‘Özel Gereksinimli Çocukların Annesi Olmak’ başlıklı yeni</p>
<p>bir projeye başladık. Bu çalışmalarda Türkiye’nin değişik üniversitelerinden</p>
<p>farklı disiplinlerinden akademisyen hocalarımız yer alıyor. Yine farklı</p>
<p>disiplinlerin iş birliğiyle hazırlayacağımız sempozyum, kitap, sosyal sorumluluk</p>
<p>projeleriyle hem bu konuda kadınlarımızın sesi olmayı hem de çocuklarımızla</p>
<p>daha sağlıklı iletişim kurup, onların tedavilerine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.</p>
<p>Ayrıca, geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da kadına şiddeti önlemeye yönelik</p>
<p>bilgilendirici etkinliklerimiz devam edecek. Yürüttüğümüz çalışmalarla topluma</p>
<p>yön vermeye devam edeceğiz” dedi.</p>
<p>Lisansüstü öğrencileri ve akademisyenleri bir araya getirdiklerini</p>
<p>söyleyen Prof. Dr. Çağın, “Geçen yıl başlattığımız önemli bir etkinliği bu yıl da</p>
<p>devam ettireceğiz. Yüksek lisans programında, kadrosu Ege Üniversitesinde</p>
<p>olan hocalarımızın yanında Dokuz Eylül, Kâtip Çelebi, Celal Bayar</p>
<p>üniversitelerinden hocalarımız da ders veriyor. Farklı alanlarda kadın meselesini</p>
<p>ele alan çok kıymetli tezler yapılıyor. ‘Tez Sunumları’ başlığı altında Kadın</p>
<p>Çalışmaları Anabilim Dalında yapılmış tezleri ilgili grupların dikkatine</p>
<p>sunuyoruz. Burada tezlerini yürüten öğrenciler, danışman hocalarıyla birlikte</p>
<p>tezleri hakkında bilgi veriyorlar. Hem kadın konusunda çalışma yapacak</p>
<p>öğrenciler için bir tartışma alanı yaratılmış oluyor hem de hocalar ve öğrenciler</p>
<p>arasında güzel bir etkileşim gerçekleşiyor” diye konuştu.</p>
<p>“Kadının gücüne dikkat çekiyoruz”</p>
<p>Prof. Dr. Çağın, “Yine bir dizi şeklinde devam edecek başka bir</p>
<p>etkinliğimiz ise, ‘Kadının Gücü ve Kadının Bilinmeyen Gerçekleri’ başlığını</p>
<p>taşıyor. Bunun en anlamlı ve en dokunaklı örneklerini depremle gördük. Özel</p>
<p>gereksinimli çocukların anneleri ise bunun başka bir örneği. Bunlar gibi kadının</p>
<p>gücüne dikkat çekmeye yönelik konuları alanın uzmanlarından dinleyeceğiz.</p>
<p>Yeni dönemde lise öğrencilerinin sanat dünyasında kadının yerine bakış</p>
<p>açılarına ilişkin bir araştırma projesi yürütmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda, kadın</p>
<p>sanatçıların, sanat dünyasında erkek sanatçılara göre bilinirliklerinin lise</p>
<p>öğrencilerindeki algısı konusunda araştırma yapacağız. Önümüzdeki dönemde</p>
<p>ayrıca, Ege Üniversitesi Etnografya Müzesi iş birliği ile tiyatro, el sanatları,</p>
<p>resim gibi sanat dallarında kadın sanatçıların deneyimlerine ve biyografilerine</p>
<p>odaklanan bir panel dizisi düzenleyeceğiz” dedi. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/prof-dr-cagin-kadinlari-yasamin-her-alaninda-gorunur-kilmaliyiz-435109">Prof. Dr. Çağın, &#8220;Kadınları, yaşamın her alanında görünür kılmalıyız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lise öğrencileri yeni çağın becerileri olan kodlama alanında akranlarına öğretmenlik yaptılar !</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/lise-ogrencileri-yeni-cagin-becerileri-olan-kodlama-alaninda-akranlarina-ogretmenlik-yaptilar-430281</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 09:54:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[akranlarına]]></category>
		<category><![CDATA[alanında]]></category>
		<category><![CDATA[becerileri]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[kodlama]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[olan]]></category>
		<category><![CDATA[yaptılar]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=430281</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yıl 10. kez düzenlenen Hisar Coding Summit (Hisar Kodlama Zirvesi), 15 - 16  Aralık 2023 tarihlerinde Hisar Okullarında gerçekleştirildi. 270 öğrencinin eğitmen 42 öğrencinin katılımcı olarak yer aldığı etkinlik ilk kez ortaokul 7. sınıflar,  lise hazırlık ve 9. sınıfların tamamının katılımını sağlayacak şekilde düzenlendi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lise-ogrencileri-yeni-cagin-becerileri-olan-kodlama-alaninda-akranlarina-ogretmenlik-yaptilar-430281">Lise öğrencileri yeni çağın becerileri olan kodlama alanında akranlarına öğretmenlik yaptılar !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 10. kez düzenlenen Hisar Coding Summit (Hisar Kodlama Zirvesi)<strong>, </strong>15 &#8211; 16  Aralık 2023 tarihlerinde Hisar Okullarında gerçekleştirildi. 270 öğrencinin eğitmen 42 öğrencinin katılımcı olarak yer aldığı etkinlik ilk kez ortaokul 7. sınıflar,  lise hazırlık ve 9. sınıfların<strong> </strong>tamamının katılımını sağlayacak şekilde düzenlendi. Öğretmenlerinin rehberliğinde Hisar Okulları lise öğrencileri tarafından gerçekleştirilen organizasyon ve atölye çalışmaları kapsamında, bilişimsel düşünme, programlama, kuantum bilişim, siber güvenlik, yapay zekâ ve makine öğrenmesi gibi bilgisayar bilimleri alanında birçok farklı başlığın yanı sıra tasarım odaklı düşünme ve girişimcilik gibi konuları da kapsayan 17 farklı atölye düzenlendi. </p>
<p>Bu yıl &#8220;İnovasyonun Etkisi&#8221; temasıyla bir araya gelen öğrencilerin gerçekleştirdiği atölye çalışmaları kapsamında, Java ile yaratıcı hesap makinesi yapımı, SwiftUI ile sanat üretimi atölyesi, kuantum bilişim ile yazı tura, çocuklar için makine öğrenimi gibi yeni çağın becerileri arasında giderek önem kazanan alanlarda pek çok farklı atölye çalışması gerçekleştirildi. </p>
<p><strong> 270 öğrenci 17 atölye çalışmasına katıldı, atölyelerde 42 öğrenci eğitmenlik yaptı</strong></p>
<p><em>Java, SwiftUI, Kuantum Bilişimi, Yapay Zekâ, Python, Unity 2D, Fusion360, HTML&#038;CSS ve Javascript </em>başlıklarında 17 ayrı atölyeye katılan öğrenciler kendi yaş gruplarıyla atölye deneyimi yaşarken bir diğer taraftan da ilgi duydukları atölyelerde kendi tasarımlarını yapma şansına sahip oldu.  </p>
<p>Konuyla ilgili bilgi veren Hisar Okulları Bilişim Stratejileri Merkezi Koordinatörü Dilara Vardar: “Teknolojideki yenilikler ve yapay zekâ uygulamalarının hızla gelişmesiyle heyecan veren yeni bir çağın eşiğindeyiz. Toplumsal kalkınmanın da en önemli unsurlarından biri olan teknolojiyi anlama ve geliştirme becerileri gençlerin tüm dünyada kariyerlerine yön verecek şekilde önem taşıyor. Eğitim basamaklarında öğrenilen bilgiyi bir başkasına öğretebilmek o bilginin kavrandığının en önemli göstergesidir.Hisar Okulları’nda bu yıl 10. kez düzenlediğimiz Kodlama Zirvesi’nde 42 öğrencimiz 270 akranına eğitim vererek, öğrenme basamağının en üst seviyesine ulaştıklarını kanıtladılar. Bu etkinliğin gelenekselleşmesi ve katılımcılar tarafından her yıl merakla beklenmesi bizi sevindiriyor, her yıl içeriğini geliştirmek ve “Açık Kaynak” yaklaşımımız kapsamında eriştiğimiz öğrenci sayısını yükseltmek için çalışmalar yapıyoruz” dedi. </p>
<p><strong> </strong> <strong>Hisar Okulları’nın eğitim modeli bilim, mühendislik, sanat ve tasarım alanlarını kapsıyor </strong></p>
<p>Hisar Okulları kurulduğu ilk günden bu yana, dünya ile rekabet edebilen öğrenciler yetiştirmek üzere; bilim, mühendislik, sanat, tasarım gibi farklı alanların ilişkilendirildiği bir eğitim modeli ve akademik program sunuyor. Okul; en küçük yaşlarından başlayarak, her düzeydeki öğrenciler için ilgi alanları doğrultusunda deney ve gözlem odaklı bilgi ve beceri edinme fırsatları yaratıyor. Bu becerilerle donanmış öğrenciler yaşam yolculuklarına, sorun belirleme, çözüm üretme ve bu çözümleri sebatla uygulamaya koyma tecrübesiyle başlıyorlar. 1591 öğrencisi olan okulun mezunları, Türkiye ve dünyanın önde gelen eğitim kurumları ve kuruluşlarında eğitim ve çalışma hayatlarına devam ederken, içinde bulunduğu toplumun ilerlemesine de katkı veriyor. </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/lise-ogrencileri-yeni-cagin-becerileri-olan-kodlama-alaninda-akranlarina-ogretmenlik-yaptilar-430281">Lise öğrencileri yeni çağın becerileri olan kodlama alanında akranlarına öğretmenlik yaptılar !</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barkçin: Sezai Karakoç bu çağın sesidir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/barkcin-sezai-karakoc-bu-cagin-sesidir-423286</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 01:08:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[barkçin]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[karakoç]]></category>
		<category><![CDATA[sesidir]]></category>
		<category><![CDATA[sezai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=423286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Edebiyatı’nın üstadı Sezai Karakoç, Kocaeli’nde unutulmaz şiirlerinin okunduğu, fikriyatı ve eserlerinin konuşulduğu programla anıldı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barkcin-sezai-karakoc-bu-cagin-sesidir-423286">Barkçin: Sezai Karakoç bu çağın sesidir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Uluslararası Sezai Karakoç Günleri’ne” konuk olan siyaset bilimci Dr. Savaş Barkçin, Karamürsel Alp Salonu’nda düzenlenen “Gülün Dirilişi” adlı söyleşide usta edebiyatçının eserleri ve şiirleriyle topluma yön verdiğini söyledi.  ‘’Hızırla Kırk Saat” adlı eserin son bölümünü okuyarak kapanışı yapan Barkçin, “Sezai Karakoç bu çağın sesidir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“KİTAPLARI BENİM SIRDAŞIM GİBİLER”</b></p>
<p>Kocaeli’nin kendisi için önemli yer olduğunu belirten Barkçin, Uluslararası Sezai Karakoç Günleri’ni düzenleyen Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Sezai Bey ile ilgili hikâyesini anlatan Barkçin, “Sezai Bey’i çok severim. Kendisinin hayatımda ilginç bir hikâyesi var. Normalde şiirlerini sevmezdim, sıkılırdım. Bir dostum, Sezai Karakoç’un parçalarından okurdu ama ben itiraz ederdim. Amerika’ya okumaya gittim. Sonra Sezai Bey’i okumam lazım dedim. Arkadaşlarımdan çaydanlık, demlik ve Sezai Bey’in setini isterdim. Kitapları benim sırdaşım gibiler. En ufak boşluğumda Seza Bey’in kitaplarını okurum. Onun bana kalp sırdaşlığı var” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>“SEZAİ BEY BU ÇAĞIN SESİDİR”</b></p>
<p>Eserin 40. saatini okuyup yorumlayan Barkçin, “Bu şiir aslımızı güldürüyor, halimizi ve istikbalimizi bildiriyor. Sezai Karakoç’u üç kavram üzerinden anlatacağım; hikmet, diriliş, safhalık. Şiir mimarı gibi hikmettir. Hikmeti seslendirmesidir. Sezai Bey’deki hikmet aktarımı onun aynı zamanda duru ve sade olmasını ortaya koyuyor. Diriliş, Allah’a tam mümin olma halidir. Diriliş, partiyi ve cemaati kastetmez. O insandan bahsediyor. Sahabelik ise dirilişin önemli boyutu. Diriliş sürekli olması gereken bir şey. Buradaki diriliş, fıtratımıza kavuşmak. Sezai Bey’in davası var. Onun davası mümin olmak. Hiçbir zaman kendini işaret etmedi. Sezai Bey her zaman sükûnetini korudu. Sezai Bey bu çağın sesidir. Çok az görüşmeme rağmen kendisinden çok etkilenmiş bir insanım. Sezai Bey’i hayatı da şiiri de derindir” dedi.</p>
<p> </p>
<p><b>SEZAİ KARAKOÇ’DAN ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”</b></p>
<p>Barkçin, katılımcılara Karakoç’un özde şairlerden olduğunu aktardı. Barkçin, “Sezai Abi’de üst düzey bir şuur var. Tefekkür boyutu ve entelektüelliği üsttedir, dingin okyanustur. Sezai Karakoç ancak belli bir kemâlâtla kavranabilir. Onu anlamak; yaşa bağlı, başa bağlı, başınıza yediğiniz taşa bağlı. Şaşkınlık toplumu içinde uyanabilmiş az sayıda kişiden birisi. Şiiri, ahlak ve edep yolu olarak kullanan birisi. Sezai abi nereye baksa hikmeti görür. Sanatçılıkta da düşüncede de Sezai Beyden öğreneceğimiz çok şey var. Onun yolu ve köprüsünden geçmek lazım. Kulluğun ve Allah’a ulaşmanın iyi bir yansıması. İnşallah biz de onunla dirilenlerden oluruz” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><b>“TÜRK ŞİİRİNİN EN BÜYÜK ŞAİRİ”</b></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlediği Uluslararası Sezai Karakoç Günleri’ne konuk olan akademisyen ve yazarlar, yapılan oturumlarda Türk edebiyatının kutup yıldızı büyük üstat Sezai Karakoç’un hayatı, şiir dünyası, düşünce ufukları, nesilleri etkileyen duruşu ve mücadelesini anlattı.  “Gülün güle çağrısı” adlı oturumda yazar ve şairler Prof. Dr. Durmuş Günay, Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu ve Aykut Nasip Kelebek, Karamürsel Alp Salonu’nda Sezai Karakoç’u sevenler ile bir araya geldi.  13. oturumda üstadın “Hızırla Kırk Saat” adlı eserinden bölümler okundu ve onun üzerine yorumlar yapıldı. Söyleşide konuşan akademisyen ve yazarlar, Sezai Karakoç’un eserleriyle, hizmetleriyle, yetiştirdiği güzel insanlarla yaşamaya devam eden değerlerden biri olduğunu anlattı. Karamürsel Alp Salonu’nda düzenlenen söyleşide konuşan Prof. Dr. Durmuş Günay, Sezai Karakoç’un sadece modern şiirimizin değil, bir bütün olarak Türk şiirinin en büyük şairlerinden biri olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p><b>KARAKOÇ’UN BİLDİRİSİNİ OKUDU</b></p>
<p>Sözlerine Uluslararası Sezai Karakoç Günlerini düzenleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Durmuş Günay, ardından Karakoç’un şiirdeki 37. saatini yorumladı. Günay, “Eser imajlarla dolu. Arkasında Peygamberler var, İslam tarihi var. Şairin söylemek istediği ipuçları var. Şair eserde, dağalar denizler çalkalanacak, yer dümdüz olacak diyor. Burada kıyameti anlatıyor” dedi. Konuşmasında Karakoç’un 1991 yılında yayınladığı bildiriyi katılımcılara okuyan Günay, Sezai Karakoç’un kendisini İslam medeniyetinin direnişine adadığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p><b>“KARAKOÇ ÖZEL BİR ŞAHSİYETTİR”</b></p>
<p>Karakoç’un sadece bir şair olmadığını vurgulayan Daşcıoğlu, “Üstat birçok alan ile ilgilenerek, bulunduğu çağı çepeçevre kuşatmaya çalışan ve Müslüman sıfatıyla düşünme yönünü ön plana çıkarmaya gayret gösteren bir şairdi. O dönemde tamamen kendi imkanları ile hareket eden o kısıtlı ve sıkıntılı günlerde tüm olanakları değerlendirmeye çalışan özel bir şahsiyettir” dedi</p>
<p> </p>
<p><b>“KIYAMETİN SAHNELERİ DERİNLEŞİYOR”</b></p>
<p>Oturumun aynı zamanda moderatörlüğünü yapan yazar Aykut Nasip Kelebek ise eserin 38. saatini yorumladı. Kıyametin sahnelerinin derinleştiğini ve bu saatte kıyamete dair anlatımların olduğunu ifade eden Kelebek, “Yollar ıssızdır. Dünyanın renkleri çekilmiştir. Renklerin yerine karanlık, kalabalıkların yerine ıssız yollar almıştır. Burada kıyamet halini okuyucuya yansıtılmıştır. Şiirde kıyamet tablosuna uygun göstergeler de var. Eserde üstat, Hz. Muhammet vefat ederken Hz. Ali’nin yaşadığı duyguyu, ruhsal zayıflama halini daracık sıfatını yakıştırarak etkili bir şekilde anlatmıştır” dedi. Prof. Dr. Durmuş Günay ise “Sezai Karakoç, şair, fikir adamı, eylem adamı, diriliş düşüncesini ortaya koymuş ve diriliş akımını doğurmuştur” dedi. Oturumda Sezai Karakoç’un eserdeki 39. saatini yorumlayan Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu, “Şiir yoruma açıktır. Eserde geçen ezilmişlerin ezdiği dizesi bana biraz İsrailoğulları&#8217;nın ezdiği gibi gelir, ümmetin durumu bu” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/barkcin-sezai-karakoc-bu-cagin-sesidir-423286">Barkçin: Sezai Karakoç bu çağın sesidir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağın En Büyük Bestecilerinden Ludovico Einaudi İki Gün Üst Üste Zorlu PSM&#8217;deydi!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cagin-en-buyuk-bestecilerinden-ludovico-einaudi-iki-gun-ust-uste-zorlu-psmdeydi-384082</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 09:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[bestecilerinden]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çağın]]></category>
		<category><![CDATA[einaudi]]></category>
		<category><![CDATA[gün]]></category>
		<category><![CDATA[iki]]></category>
		<category><![CDATA[ludovico]]></category>
		<category><![CDATA[psmdeydi]]></category>
		<category><![CDATA[üst]]></category>
		<category><![CDATA[üste]]></category>
		<category><![CDATA[zorlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=384082</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzün en büyük piyanistlerinden ve bestecilerinden biri olarak kabul edilen, Avrupa’nın en çok satan piyanisti ve bestecilerinden biri haline gelen Ludovico Einaudi hafızalarından silinmeyecek iki konser gerçekleştirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-en-buyuk-bestecilerinden-ludovico-einaudi-iki-gun-ust-uste-zorlu-psmdeydi-384082">Çağın En Büyük Bestecilerinden Ludovico Einaudi İki Gün Üst Üste Zorlu PSM&#8217;deydi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günümüzün en büyük piyanistlerinden ve bestecilerinden biri olarak kabul edilen, Avrupa’nın en çok satan piyanisti ve bestecilerinden biri haline gelen Ludovico Einaudi, klasik, rock ve elektronik müziği harmanlayan eşsiz yorumuyla 12 ve 13 Haziran akşamı Zorlu PSM’deydi. Pandemi sürecinde doğadan aldığı ilhamla oluşturduğu ve turnesine de adını veren solo albümünün “Underwater Tour” adını verdiği turnesi kapsamında iki gece üst üste Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde müzikseverlerin hafızalarından silinmeyecek iki konser gerçekleştirdi.</strong></p>
<p>1996 yılında solo performanslarından oluşan ilk koleksiyonunu yayımladıktan sonra Avrupa’nın en çok satan piyanist ve bestecilerinden biri haline gelen, müzik eleştirmenleri tarafından eski ve yeni arasındaki ilişkiyi değiştiren müzisyen olarak anılan Ludovico Einaudi, ‘Experience’, ‘Nuvole Bianche’, ‘Atoms’, Wind Song’, gibi sevilen şarkılarını Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’ni iki gün boyunca dolduran binlerce dinleyiciyle buluşturdu. “The Father” ve “Nomadland” gibi Oscar ve Altın Küre&#8217;de büyük başarı yakalayarak 2020&#8217;ye damgasını vuran filmlerin müziklerine de imza atan Einaudi, sessiz, dış müdahalesiz ve akışkan dünyadan ilham alarak yarattığını ifade ettiği solo albümü “Underwater” ile müziğine kattığı daha samimi ve daha etkileyici boyutu, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde iki gece boyunca sevenleriyle buluşturdu.   </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cagin-en-buyuk-bestecilerinden-ludovico-einaudi-iki-gun-ust-uste-zorlu-psmdeydi-384082">Çağın En Büyük Bestecilerinden Ludovico Einaudi İki Gün Üst Üste Zorlu PSM&#8217;deydi!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
