<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çağı | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/cagi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cagi</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 07:29:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>çağı | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/cagi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üretken yapay zekâ kullanan Android tehditleri çağı başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/uretken-yapay-zeka-kullanan-android-tehditleri-cagi-basladi-615527</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 07:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[adı]]></category>
		<category><![CDATA[android]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[eset]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Amaçlı Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[kullanan]]></category>
		<category><![CDATA[morgan]]></category>
		<category><![CDATA[tehditleri]]></category>
		<category><![CDATA[üretken]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=615527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siber güvenlik şirketi ESET, kalıcılık sağlamak için yürütme akışında üretken yapay zekâyı kötüye kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy'ı keşfetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uretken-yapay-zeka-kullanan-android-tehditleri-cagi-basladi-615527">Üretken yapay zekâ kullanan Android tehditleri çağı başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Siber güvenlik şirketi ESET, kalıcılık sağlamak için yürütme akışında üretken yapay zekâyı kötüye kullanan bilinen ilk Android kötü amaçlı yazılımı olan PromptSpy&#8217;ı keşfetti. Saldırganlar, kötü amaçlı kullanıcı arayüzü manipülasyonunu yönlendirmek için bir yapay zekâ modelini (özellikle Google&#8217;ın Gemini modelini) kullanmaya dayandıkları için ESET, bu aileye PromptSpy adını verdi.</strong></p>
<p>Kötü amaçlı yazılım kilit ekranı verilerini yakalayabiliyor. Kaldırma girişimlerini engelleyebiliyor, cihaz bilgilerini toplayabiliyor, ekran görüntüsü alabiliyor ve ekran etkinliğini video olarak kaydedebiliyor. ESET araştırmacıları bilinen ilk yapay zekâ destekli fidye yazılımı olan PromptLock’u, Ağustos 2025&#8217;te keşfetmişlerdi.  PromptSpy ESET Research&#8217;ün keşfettiği ikinci yapay zekâ destekli kötü amaçlı yazılım oldu.  </p>
<p>Dil yerelleştirme ipuçları ve analiz sırasında gözlemlenen dağıtım vektörlerine dayanarak, bu kampanyanın finansal amaçlı olduğu ve öncelikle Arjantin&#8217;deki kullanıcıları hedeflediği görülüyor. Ancak PromptSpy henüz ESET telemetrisinde gözlemlenmedi, bu da muhtemelen bir kavram kanıtı niteliğinde olduğunu gösteriyor. Üretken yapay zekâ, PromptSpy&#8217;ın kodunun nispeten küçük bir bölümünde (kalıcılık sağlamaktan sorumlu olan bölüm) kullanılmasına rağmen kötü amaçlı yazılımın uyarlanabilirliği üzerinde önemli bir etkiye sahip. Özellikle, Gemini, PromptSpy&#8217;a kötü amaçlı uygulamanın son uygulamalar listesinde (çoğu Android başlatıcının çoklu görev görünümünde genellikle bir asma kilit simgesiyle temsil edilir) &#8220;kilitli&#8221;, yani sabitlenmiş hâle getirilmesi için adım adım talimatlar sağlamak amacıyla kullanılır. Böylece uygulamanın sistem tarafından kolayca silinmesini veya kapatılmasını önler. Yapay zekâ modeli ve komut istemi kodda önceden tanımlanmıştır ve değiştirilemez. </p>
<p><strong>PromptSpy&#8217;ı keşfeden ESET araştırmacısı Lukáš Štefanko</strong> şu açıklamayı yaptı: &#8220;Android kötü amaçlı yazılımları genellikle UI tabanlı navigasyona dayandığından üretken yapay zekâyı kullanmak, tehdit aktörlerinin hemen hemen her cihaza, düzene veya işletim sistemi sürümüne uyum sağlamasına olanak tanır ve bu da potansiyel kurban havuzunu büyük ölçüde artırabilir. PromptSpy&#8217;ın temel amacı, operatörlere kurbanın cihazına uzaktan erişim sağlayan yerleşik bir VNC modülü dağıtmaktır. Bu Android kötü amaçlı yazılımı ayrıca Erişilebilirlik Hizmetlerini kötüye kullanarak görünmez kaplamalarla kaldırılmasını engeller, kilit ekranı verilerini yakalar ve ekran etkinliğini video olarak kaydeder. AES şifreleme yoluyla Komuta ve Kontrol sunucusuyla iletişim kurar.&#8221; </p>
<p>PromptSpy, özel bir web sitesi aracılığıyla dağıtılıyor ve Google Play&#8217;de hiç bulunmamıştı. Bununla birlikte, App Defense Alliance ortağı olan ESET, bulgularını Google ile paylaşmıştı. Android kullanıcıları, Google Play Hizmetleri&#8217;ne sahip Android cihazlarda varsayılan olarak etkinleştirilen Google Play Protect tarafından bu kötü amaçlı yazılımın bilinen sürümlerine karşı otomatik olarak korunuyor.</p>
<p>Lukáš Štefanko, PromptSpy Gemini&#8217;yi yalnızca bir özelliğinde kullanıyor olsa da bu araçların uygulanmasının kötü amaçlı yazılımları nasıl daha dinamik hâle getirebileceğini ve tehdit aktörlerine geleneksel komut dosyası yazımıyla normalde daha zor olan eylemleri otomatikleştirme yolları sunduğunu gösterdiğini söyledi.</p>
<p>Uygulamanın adı MorganArg ve simgesi Morgan Chase&#8217;den esinlenmiş gibi göründüğünden bu kötü amaçlı yazılım muhtemelen Morgan Chase bankasını taklit ediyor. MorganArg, muhtemelen &#8220;Morgan Argentina&#8221;nın kısaltması ve önbelleğe alınmış web sitesinin adı olarak da görünür, bu da bölgesel bir hedefleme odağı olduğunu düşündürüyor.</p>
<p>PromptSpy, ekrana görünmez öğeler yerleştirerek kaldırılmasını engellediğinden kurbanın bunu kaldırmasının tek yolu, cihazı Güvenli Modda yeniden başlatmak. Güvenli Modda, üçüncü taraf uygulamalar devre dışı bırakılır ve normal şekilde kaldırılabilir. Güvenli Mod&#8217;a girmek için kullanıcılar genellikle güç düğmesini basılı tutmalı, Güç kapat&#8217;a uzun basmalı ve Güvenli Mod&#8217;da Yeniden Başlat komutunu onaylamalıdır (ancak kesin yöntem cihaza ve üreticiye göre farklılık gösterebilir). Telefon Güvenli Modda yeniden başlatıldığında, kullanıcı Ayarlar → Uygulamalar → MorganArg&#8217;a gidip engellenmeden kaldırma işlemini gerçekleştirebilir.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/uretken-yapay-zeka-kullanan-android-tehditleri-cagi-basladi-615527">Üretken yapay zekâ kullanan Android tehditleri çağı başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-2-613184</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2026 12:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk Çağı Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-2-613184">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor. Bu yıl 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü çok umut veren gelişmelerle karşıladıklarını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu</strong> “Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun iyileşmesinin ötesinde, sağlıklı bir erişkin olması” diyor. Prof. Dr. Çorapçıoğlu, <strong>15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni dönemi anlattı, ailelere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Çocukluk çağında yaygın görülen lösemi ve lenfoma gibi kanserler, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler sayesinde başarıyla tedavi edilebiliyor. 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde bilim dünyasında heyecan yaratan bir haber aldıklarını belirten Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu şöyle konuşuyor: “Çocuklarda kanser tedavisinde başarı oranı geçmişe kıyasla çok önemli noktalara geldi. Öyle ki; artık neredeyse tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır diyebiliriz. Amerikan Kanser Derneği’nin 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıkladığı orana göre; çocukluk çağı kanserleri 1970’lerde yüzde 50-60 civarında tedavi edilebilirken, günümüzde tedavide çok ciddi ilerleme kaydedilmiş ve başarı oranı yüzde 87’lere çıkmıştır. Bu veri son derece ciddiye alınması gereken ve büyük umut veren bir bilgidir.” </p>
<p><strong>Erken tanı ve tedavi çok önemli!</strong></p>
<p>Tedavinin başarısında; kanserin türü, evresi ve çocuğun yaşının önemli faktörler olduğunu belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu noktada ailelere çok önemli görevler düştüğünü belirterek “Ebeveynler çocuklarını çok iyi gözlemlemeli, özellikle bacak, bel ya da kemik ağrısı, ateş, çabuk yorulma, halsizlik, vücutta morluklar ya da sık sık burun/ diş eti kanamaları gibi belirtiler varsa mutlaka ciddiye alarak altında yatan nedenin bulunması için ısrarcı ve takipçi olmalıdır. Bazen ‘büyüme ağrısıdır’ denilen ve geçmeyen ağrıların altında çocukluk çağı kanserleri yatabiliyor” diyor. Erken tanı sayesinde özellikle lösemi, lenfoma ve sarkomlarda oldukça başarılı sonuçlar alınsa da bazı saldırgan beyin tümörlerinde daha fazla ilerlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu alanda da çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Moleküler Çağ: “Tam 12’den Vurmak”</strong></p>
<p>Son yılların en önemli gelişmelerinden birinin de; kanserin moleküler özelliklerinin daha iyi anlaşılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Her tümör kendine özgü genetik ve moleküler değişiklikler taşıyor. Bu değişikliklere yönelik geliştirilen ilaçlar tedavide yeni bir dönem başlattı. Elimizde moleküler tetkikler varsa ve hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Buna adeta ‘tam 12’den vurmak’ diyebiliriz. Bazı hastalarda hedefli tedaviler ve immünoterapiler sayesinde kemoterapiye hiç ihtiyaç duymadan tedaviyi sağlayabiliriz. Bazı durumlardaysa bu yeni ilaçları kemoterapinin etkisini artırmak için kullanıyoruz. Eskiden sadece kemoterapiye dayalı tedaviler varken, bugün çok daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım söz konusu. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde çok çok büyük bir kazanım.”</p>
<p><strong>Proton tedavisiyle daha az yan etki!</strong></p>
<p>Günümüzde bir başka çok önemli kazanımın da; çocuk onkolojisinde önemli bir yer tutan radyoterapi alanında yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu “Radyoterapideki teknolojik gelişmeler çocukları koruyarak tedavi etmeye olanak sağlıyor. Bu gelişmeler arasında proton tedavisi öne çıkıyor ki, özellikle beyin tümörlerinde bu yöntemin büyük avantaj sağladığını görüyoruz. Proton tedavisi, çevre dokulara daha az zarar vererek tümörü hedef alabiliyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda büyük önem taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Amaç sadece iyileştirmek değil, sağlıklı erişkinler yetiştirmek</strong></p>
<p>Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde bugün artık sadece çocuğu iyileştirmeyi değil, onun ileride sağlıklı bir erişkin olmasını da hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu, bu nedenle verdikleri her tedavinin uzun dönemli etkilerini dikkatle gözetlediklerini belirterek “15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü umut veren gelişmelerle karşılıyoruz. Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ulaşması” diyor. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-2-613184">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağı kanserlerinin üçte biri lösemi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinin-ucte-biri-losemi-613125</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 13:39:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[biri]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerinin]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[sık]]></category>
		<category><![CDATA[üçte]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinin-ucte-biri-losemi-613125">Çocukluk çağı kanserlerinin üçte biri lösemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. Çocukluk döneminde görülen kanserler arasında en sık karşılaşılan türün lösemi olduğunu ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Lösemiye en sık ilk 5 yaşta rastlıyoruz. Bu nedenle özellikle küçük yaş grubunda ortaya çıkan uzun süren halsizlik, sık enfeksiyon ya da nedeni açıklanamayan morluklar dikkatle takip edilmeli” açıklamasında bulundu.</strong></p>
<p>Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli” dedi.</p>
<p><strong>Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir</strong></p>
<p>Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, “Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır” dedi.</p>
<p><strong>Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç</strong></p>
<p>Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, “Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır” dedi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinin-ucte-biri-losemi-613125">Çocukluk çağı kanserlerinin üçte biri lösemi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-613035</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Feb 2026 07:23:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk Çağı Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[dönem]]></category>
		<category><![CDATA[gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler]]></category>
		<category><![CDATA[önemli]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=613035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-613035">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni bir dönemin heyecanı ve umudu yaşanıyor. Bu yıl 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü çok umut veren gelişmelerle karşıladıklarını belirten <strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu</strong> “Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun iyileşmesinin ötesinde, sağlıklı bir erişkin olması” diyor. Prof. Dr. Çorapçıoğlu, <strong>15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yeni dönemi anlattı, ailelere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>
<p>Çocukluk çağında yaygın görülen lösemi ve lenfoma gibi kanserler, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler sayesinde başarıyla tedavi edilebiliyor. 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde bilim dünyasında heyecan yaratan bir haber aldıklarını belirten Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu şöyle konuşuyor: “Çocuklarda kanser tedavisinde başarı oranı geçmişe kıyasla çok önemli noktalara geldi. Öyle ki; artık neredeyse tamamen tedavi edilebilir bir hastalıktır diyebiliriz. Amerikan Kanser Derneği’nin 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıkladığı orana göre; çocukluk çağı kanserleri 1970’lerde yüzde 50-60 civarında tedavi edilebilirken, günümüzde tedavide çok ciddi ilerleme kaydedilmiş ve başarı oranı yüzde 87’lere çıkmıştır. Bu veri son derece ciddiye alınması gereken ve büyük umut veren bir bilgidir.” </p>
<p><strong>Erken tanı ve tedavi çok önemli!</strong></p>
<p>Tedavinin başarısında; kanserin türü, evresi ve çocuğun yaşının önemli faktörler olduğunu belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu noktada ailelere çok önemli görevler düştüğünü belirterek “Ebeveynler çocuklarını çok iyi gözlemlemeli, özellikle bacak, bel ya da kemik ağrısı, ateş, çabuk yorulma, halsizlik, vücutta morluklar ya da sık sık burun/ diş eti kanamaları gibi belirtiler varsa mutlaka ciddiye alarak altında yatan nedenin bulunması için ısrarcı ve takipçi olmalıdır. Bazen ‘büyüme ağrısıdır’ denilen ve geçmeyen ağrıların altında çocukluk çağı kanserleri yatabiliyor” diyor. Erken tanı sayesinde özellikle lösemi, lenfoma ve sarkomlarda oldukça başarılı sonuçlar alınsa da bazı saldırgan beyin tümörlerinde daha fazla ilerlemeye ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Çorapçıoğlu bu alanda da çalışmaların yoğun şekilde devam ettiğini söylüyor. </p>
<p><strong>Moleküler Çağ: “Tam 12’den Vurmak”</strong></p>
<p>Son yılların en önemli gelişmelerinden birinin de; kanserin moleküler özelliklerinin daha iyi anlaşılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu sözlerine şöyle devam ediyor: “Her tümör kendine özgü genetik ve moleküler değişiklikler taşıyor. Bu değişikliklere yönelik geliştirilen ilaçlar tedavide yeni bir dönem başlattı. Elimizde moleküler tetkikler varsa ve hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Buna adeta ‘tam 12’den vurmak’ diyebiliriz. Bazı hastalarda hedefli tedaviler ve immünoterapiler sayesinde kemoterapiye hiç ihtiyaç duymadan tedaviyi sağlayabiliriz. Bazı durumlardaysa bu yeni ilaçları kemoterapinin etkisini artırmak için kullanıyoruz. Eskiden sadece kemoterapiye dayalı tedaviler varken, bugün çok daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım söz konusu. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde çok çok büyük bir kazanım.”</p>
<p><strong>Proton tedavisiyle daha az yan etki!</strong></p>
<p>Günümüzde bir başka çok önemli kazanımın da; çocuk onkolojisinde önemli bir yer tutan radyoterapi alanında yaşandığının altını çizen Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu “Radyoterapideki teknolojik gelişmeler çocukları koruyarak tedavi etmeye olanak sağlıyor. Bu gelişmeler arasında proton tedavisi öne çıkıyor ki, özellikle beyin tümörlerinde bu yöntemin büyük avantaj sağladığını görüyoruz. Proton tedavisi, çevre dokulara daha az zarar vererek tümörü hedef alabiliyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda büyük önem taşıyor” diyor. </p>
<p><strong>Amaç sadece iyileştirmek değil, sağlıklı erişkinler yetiştirmek</strong></p>
<p>Teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler sayesinde bugün artık sadece çocuğu iyileştirmeyi değil, onun ileride sağlıklı bir erişkin olmasını da hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Çorapçıoğlu, bu nedenle verdikleri her tedavinin uzun dönemli etkilerini dikkatle gözetlediklerini belirterek “15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü’nü umut veren gelişmelerle karşılıyoruz. Çocukluk çağı kanserlerinde artık çok daha güçlü bir noktada olduğumuzu söyleyebilirim. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız her çocuğun sağlıklı bir geleceğe ulaşması” diyor. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/cocukluk-cagi-kanserlerinde-hayat-veren-en-yeni-yontemler-613035">Çocukluk çağı kanserlerinde hayat veren en yeni yöntemler!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli Ama Yalnız İlişkiler Çağı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-2-604661</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 13:21:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[karşılık]]></category>
		<category><![CDATA[lişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[temas]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604661</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günümüzde dijitalleşmenin de etkisiyle ilişkilerin sayıca arttığının görüldüğünü belirten uzmanlar, ancak gerçek yakınlığın giderek azaldığını söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-2-604661">Güvenli Ama Yalnız İlişkiler Çağı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal medya, ekranlar ve yapay zekâ aracılığıyla kurulan tek taraflı bağların, güvenli ve kontrol edilebilir yapıları nedeniyle daha çok tercih edildiğini dile getiren Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, </strong><strong>“Ancak insan psikolojisi yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla gelişir. Gerçek ilişkiler temas, duygusal karşılık ve birlikte regülasyon gerektirir.” dedi. </strong><strong>Uzun vadede kişinin, gerçek ilişkilerden uzaklaştıkça içsel boşluk, yalnızlık ve duygusal durgunluk yaşayabildiğine dikkat çeken Yalçın, duygular ifade edilemediğinde ise bedenin devreye girdiğini ve psikosomatik belirtilerin artabildiğini vurguladı.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için daha çok tercih ediliyor! </strong></p>
<p>Dijital çağda insan ilişkilerinin görünürde artarken, ‘gerçek’ yakınlığın giderek azaldığına dikkat çeken Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Sosyal medya, ekranlar ve yapay zekâ aracılığıyla kurulan bağlar kişiye sürekli bir ulaşılabilirlik hissi sunuyor; ancak bu temas çoğu zaman karşılıklılıktan ve derinlikten yoksun kalıyor.” dedi.</p>
<p>Bu bağlanma biçiminin psikolojide ‘parasosyalleşme’ olarak adlandırıldığını aktaran Yalçın, “Kişinin bir ekran figürüyle, bir içerik üreticisiyle ya da yapay zekâ ile kurduğu bu tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için giderek daha fazla tercih ediliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnsan psikolojisi yalnızca güvenle değil, karşılıklı etkileşimle gelişir!</strong></p>
<p>Parasosyal bağların reddedilme ve hayal kırıklığı riskini azalttığına işaret eden Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Kişi incinmeden, çaba göstermeden ve belirsizliğe girmeden bir yakınlık hissi yaşayabiliyor.” dedi.</p>
<p>Ancak insan psikolojisinin yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla geliştiğini ifade eden Yalçın, gerçek ilişkilerin temas, duygusal karşılık ve birlikte regülasyon gerektirdiğini; bu unsurlar olmadığında, kişinin kendini ilişkide hissediyor olsa bile derin bir bağdan yoksun kalabildiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>Kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor! </strong></p>
<p>Uzun süre gerçek ilişkilerden uzak kalındığında zihinsel ve duygusal düzeyde bir durgunluk ortaya çıkabildiğini vurgulayan Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hayata karşı isteksizlik, karar vermekte zorlanma, erteleme davranışları ve içsel boşluk hissi bu sürecin sık görülen yansımaları arasında yer alıyor. Duygular yüzeyde kalıyor; kişi bir şeylere bağlı hissederken aynı anda yalnızlık duygusu yaşayabiliyor. Yakınlık ihtiyacı tam olarak karşılanmadığı için gerçek ilişkiler yorucu, talepkâr ve riskli algılanmaya başlıyor. Bu durum ilişkisel alanda da belirginleşiyor. Karşılıklı bağ kurmak yerine izlemek, takip etmek ve mesafede kalmak daha kolay geliyor. Küçük hayal kırıklıkları bile zor tolere edilir hâle gelirken, ilişki kurma isteği yerini geri çekilmeye bırakabiliyor. Böylece kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor.”</p>
<p><strong>Duygular ifade edilemediğinde, beden konuşmaya başlar! </strong></p>
<p>İnsan bedeninin ise bu temas eksikliğine kayıtsız kalamadığını aktaran Yalçın, “Sinir sistemi; dokunma, göz teması, ses tonu ve duygusal karşılık gibi canlı ilişkisel uyaranlarla düzenleniyor.” dedi.</p>
<p>Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında ise bedenin devreye girdiğini ifade eden Yalçın, “Nedeni açıklanamayan ağrılar, kronik yorgunluk, sindirim problemleri, kas gerginlikleri, çarpıntı ve nefes darlığı gibi psikosomatik belirtiler bu süreçte artış gösterebiliyor. Duygular ifade edilemediğinde ya da ilişki içinde yaşanamadığında, beden konuşmaya başlıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İnsan, temas ederek ve karşılık bularak var olur! </strong></p>
<p>Yapay zekâ ile kurulan bağların bu noktada dikkat çekici bir alan oluşturduğunun altını çizen Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Yargılamayan, her zaman ulaşılabilir ve kırıcı olmayan bir ilişki deneyimi sunması, bu bağları cazip hâle getiriyor.” dedi.</p>
<p>Ancak insan sinir sisteminin yalnızca bir başka canlı sinir sistemiyle düzenlenebildiğini kaydeden Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yapay bağlar geçici bir rahatlama sağlayabilir; kalıcı denge ve iyilik hâli ise gerçek ve karşılıklı ilişkilerle mümkün oluyor. Yakın ilişki kurmak romantik bir beklenti değil, psikolojik ve biyolojik bir ihtiyaçtır. Zihinsel, duygusal ve bedensel iyi oluşu değerlendirirken yalnızca stres düzeyine değil; kişinin nasıl bağlandığına, nerede temastan kaçtığına ve hangi alanlarda yalnız kaldığına da bütüncül bir bakışla yaklaşmak gerekir. İnsan yalnızca izleyerek değil, temas ederek ve karşılık bularak var olur.”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-2-604661">Güvenli Ama Yalnız İlişkiler Çağı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güvenli ama yalnız ilişkiler çağı!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-604535</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[bağ]]></category>
		<category><![CDATA[beden]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıklı]]></category>
		<category><![CDATA[temas]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=604535</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-604535">Güvenli ama yalnız ilişkiler çağı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti.</p>
<p><strong>Tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için daha çok tercih ediliyor! </strong></p>
<p>Dijital çağda insan ilişkilerinin görünürde artarken, ‘gerçek’ yakınlığın giderek azaldığına dikkat çeken Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Sosyal medya, ekranlar ve yapay zekâ aracılığıyla kurulan bağlar kişiye sürekli bir ulaşılabilirlik hissi sunuyor; ancak bu temas çoğu zaman karşılıklılıktan ve derinlikten yoksun kalıyor.” dedi.</p>
<p>Bu bağlanma biçiminin psikolojide ‘parasosyalleşme’ olarak adlandırıldığını aktaran Yalçın, “Kişinin bir ekran figürüyle, bir içerik üreticisiyle ya da yapay zekâ ile kurduğu bu tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için giderek daha fazla tercih ediliyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>İnsan psikolojisi yalnızca güvenle değil, karşılıklı etkileşimle gelişir!</strong></p>
<p>Parasosyal bağların reddedilme ve hayal kırıklığı riskini azalttığına işaret eden Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Kişi incinmeden, çaba göstermeden ve belirsizliğe girmeden bir yakınlık hissi yaşayabiliyor.” dedi.</p>
<p>Ancak insan psikolojisinin yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla geliştiğini ifade eden Yalçın, gerçek ilişkilerin temas, duygusal karşılık ve birlikte regülasyon gerektirdiğini; bu unsurlar olmadığında, kişinin kendini ilişkide hissediyor olsa bile derin bir bağdan yoksun kalabildiğini dile getirdi.</p>
<p><strong>Kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor! </strong></p>
<p>Uzun süre gerçek ilişkilerden uzak kalındığında zihinsel ve duygusal düzeyde bir durgunluk ortaya çıkabildiğini vurgulayan Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, şöyle devam etti:</p>
<p>“Hayata karşı isteksizlik, karar vermekte zorlanma, erteleme davranışları ve içsel boşluk hissi bu sürecin sık görülen yansımaları arasında yer alıyor. Duygular yüzeyde kalıyor; kişi bir şeylere bağlı hissederken aynı anda yalnızlık duygusu yaşayabiliyor. Yakınlık ihtiyacı tam olarak karşılanmadığı için gerçek ilişkiler yorucu, talepkâr ve riskli algılanmaya başlıyor. Bu durum ilişkisel alanda da belirginleşiyor. Karşılıklı bağ kurmak yerine izlemek, takip etmek ve mesafede kalmak daha kolay geliyor. Küçük hayal kırıklıkları bile zor tolere edilir hâle gelirken, ilişki kurma isteği yerini geri çekilmeye bırakabiliyor. Böylece kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor.”</p>
<p><strong>Duygular ifade edilemediğinde, beden konuşmaya başlar! </strong></p>
<p>İnsan bedeninin ise bu temas eksikliğine kayıtsız kalamadığını aktaran Yalçın, “Sinir sistemi; dokunma, göz teması, ses tonu ve duygusal karşılık gibi canlı ilişkisel uyaranlarla düzenleniyor.” dedi.</p>
<p>Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında ise bedenin devreye girdiğini ifade eden Yalçın, “Nedeni açıklanamayan ağrılar, kronik yorgunluk, sindirim problemleri, kas gerginlikleri, çarpıntı ve nefes darlığı gibi psikosomatik belirtiler bu süreçte artış gösterebiliyor. Duygular ifade edilemediğinde ya da ilişki içinde yaşanamadığında, beden konuşmaya başlıyor.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>İnsan, temas ederek ve karşılık bularak var olur! </strong></p>
<p>Yapay zekâ ile kurulan bağların bu noktada dikkat çekici bir alan oluşturduğunun altını çizen Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Yargılamayan, her zaman ulaşılabilir ve kırıcı olmayan bir ilişki deneyimi sunması, bu bağları cazip hâle getiriyor.” dedi.</p>
<p>Ancak insan sinir sisteminin yalnızca bir başka canlı sinir sistemiyle düzenlenebildiğini kaydeden Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Yapay bağlar geçici bir rahatlama sağlayabilir; kalıcı denge ve iyilik hâli ise gerçek ve karşılıklı ilişkilerle mümkün oluyor. Yakın ilişki kurmak romantik bir beklenti değil, psikolojik ve biyolojik bir ihtiyaçtır. Zihinsel, duygusal ve bedensel iyi oluşu değerlendirirken yalnızca stres düzeyine değil; kişinin nasıl bağlandığına, nerede temastan kaçtığına ve hangi alanlarda yalnız kaldığına da bütüncül bir bakışla yaklaşmak gerekir. İnsan yalnızca izleyerek değil, temas ederek ve karşılık bularak var olur.”</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/guvenli-ama-yalniz-iliskiler-cagi-604535">Güvenli ama yalnız ilişkiler çağı!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Casper ile mobilite çağı: Güç, şıklık ve akıllı teknoloji bir arada</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/casper-ile-mobilite-cagi-guc-siklik-ve-akilli-teknoloji-bir-arada-594834</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:32:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[casper]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[hafif]]></category>
		<category><![CDATA[mobilite]]></category>
		<category><![CDATA[nirvana]]></category>
		<category><![CDATA[performans]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[şıklık]]></category>
		<category><![CDATA[tek]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Performans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kullanıcılarını her zaman en yeni teknolojik yeniliklerle buluşturan ve sektörün trend belirleyicisi olan Casper, mobil yaşam tarzını benimseyen ve sürekli hareket halinde olan profesyoneller için hafif, kompakt ve taşınabilir laptop seçenekleri sunuyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/casper-ile-mobilite-cagi-guc-siklik-ve-akilli-teknoloji-bir-arada-594834">Casper ile mobilite çağı: Güç, şıklık ve akıllı teknoloji bir arada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kullanıcılarını her zaman en yeni teknolojik yeniliklerle buluşturan ve sektörün trend belirleyicisi olan Casper, mobil yaşam tarzını benimseyen ve sürekli hareket halinde olan profesyoneller için hafif, kompakt ve taşınabilir laptop seçenekleri sunuyor.</p>
<p><strong>Hareket halindeyken bile yüksek performans</strong></p>
<p>Casper’ın mobil yaşam tarzını benimseyen kullanıcılar için sunduğu laptop modelleri, hem kompakt boyutlarıyla kolay taşınabilirlik sağlıyor hem de güçlü donanımıyla kesintisiz bir performans sunuyor. İster kafede, ister ofiste, ister yolda olun; Casper laptoplar her ortamda üst düzey verimlilik sağlıyor.</p>
<p><strong>İnce tasarım, maksimum verim</strong></p>
<p>Laptop taşırken hafiflik, özellikle gün boyu bilgisayar taşıyan kullanıcılar için temel kriterlerden biri. Casper, estetik ve fonksiyonelliği bir araya getiren zarif tasarımlarıyla hem şıklık sunuyor hem de uzun pil ömrü, yüksek ekran kalitesi ve güçlü işlemci seçenekleriyle donatılmış mobil çözümler sunuyor.</p>
<p><strong>Casper Nirvana Serisi ile tanışın</strong></p>
<p>Hafiflik, taşınabilirlik ve performansı bir arada arayanlar için Casper Nirvana serisi, modern tasarımı ve güçlü donanımıyla öne çıkıyor. Mobil yaşam tarzını benimseyen herkes için ideal çözümler sunan bu laptoplar, hareket halindeyken bile yüksek verimlilikle çalışma imkânı sağlıyor.</p>
<p><strong>Casper Nirvana X600: Güçlü performans, hafif ve ergonomik tasarım</strong></p>
<p>Casper Nirvana X600, bireysel kullanıcılar için hafifliği ve ergonomik tasarımıyla öne çıkıyor. Sadece 1.6 kg hafifliği ve 19.2 mm inceliğindeki yapısı sayesinde, iş veya eğitim amaçlı kullanımda rahatlıkla taşınabiliyor. Güçlü işlemcisi ve gelişmiş grafik kartı teknolojisiyle yüksek performans sunan model, 180° açılabilir ekran tasarımıyla da kullanım esnekliğini artırıyor. Hem iş hem eğitim için hafifliğiyle kolay taşınan bu model, gün boyu verimli çalışmak isteyenler için ideal bir seçenek.</p>
<p>https://www.casper.com.tr/casper-nirvana-x600-p-149</p>
<p><strong>Yeni neslin akıllı gücü</strong></p>
<p><strong>Casper Nirvana X650</strong>, bireysel kullanıcılar için yüksek performans ve akıllı teknolojileri bir araya getiriyor. 13. nesil Intel Core i3, i5, i7 ve Series 2 Core 5 210H işlemci seçenekleriyle yüksek performans sunarken, 64GB’a kadar DDR5 RAM ve PCIe 4.0 NVMe depolama ile hız ve verimliliği bir araya getiriyor. Yapay zeka destekli performans optimizasyonu, sistem kaynaklarını akıllıca yöneterek hız, sessizlik ve enerji dengesini en ideal şekilde sağlıyor. Smart Akıllı Batarya teknolojisi uzun pil ömrü sunarken, gelişmiş soğutma sistemi cihazın serin kalmasını sağlıyor. 15.6 inç FHD IPS ekran, canlı renkler ve geniş görüş açısıyla üstün bir görsel deneyim sunarken; Dolby Full Surround ses sistemi, 2W hoparlörler ve 2MP kamera ile iletişim ve eğlenceyi üst seviyeye taşıyor. Nirvana X650, güçlü donanımı ve yapay zeka teknolojileriyle modern kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına yanıt veriyor.</p>
<p>https://www.casper.com.tr/casper-nirvana-x650-p-194</p>
<p><strong>Şıklığın ve teknolojinin zirvesi</strong></p>
<p>Casper Nirvana S100, bireysel kullanıcılar için yüksek performans ve akıllı deneyimi bir araya getiriyor. Intel’in yüksek performanslı H serisi işlemcileri ile donatılan <strong>Casper Nirvana S100</strong>, entegre Intel Dahili Ekran Kartı sayesinde yüksek kontrast ve canlı renkler sunuyor. 16 inçlik FHD IPS ekranı, akıcı oyun deneyimi ve geniş görüntüleme alanı sağlarken, 8 saate kadar süren pil ömrüyle kesintisiz çalışma imkanı tanıyor. DDR5 bellek ve M.2 SSD depolama seçenekleriyle farklı iş ihtiyaçlarına esnek çözümler sunuyor.</p>
<p>Yapay zeka destekli Windows deneyimi sunan Casper Nirvana S100, üzerinde yer alan Copilot tuşu sayesinde Microsoft’un yeni nesil yapay zeka asistanına tek dokunuşla erişim sağlıyor. Kullanıcılar günlük işlerini hızlandırırken, içerik üretimi, veri analizi ve bilgiye ulaşma gibi görevlerde AI destekli akıllı çözümlerle verimliliklerini artırıyor.</p>
<p>https://www.casper.com.tr/casper-nirvana-s100-p-188 </p>
<p><strong>Casper Nirvana X700: Mobilite ve performansın dengeli buluşması</strong></p>
<p>Casper Nirvana X700, kurumsal kullanıcılar için güvenilir bir performans sunuyor. 180 derece açılabilen ekran tasarımıyla kullanım esnekliğini artırırken, Intel Core<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> ve AMD Ryzen<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> işlemci seçenekleriyle farklı iş yüklerine rahatlıkla uyum sağlıyor. Yalnızca 1.6 kg hafifliği ve 19.2 mm inceliğiyle taşınabilirlikte sınırları zorlayan model, mobil profesyoneller için ofis konforunu her ortama taşıyor.</p>
<p>https://www.casper.com.tr/casper-nirvana-x700-p-150</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/casper-ile-mobilite-cagi-guc-siklik-ve-akilli-teknoloji-bir-arada-594834">Casper ile mobilite çağı: Güç, şıklık ve akıllı teknoloji bir arada</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Görünürde Normal Aile&#8217; gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gorunurde-normal-aile-gizli-kalmis-bir-cocukluk-cagi-travmasidir-522307</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Apr 2025 13:07:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[görünürde]]></category>
		<category><![CDATA[kalmış]]></category>
		<category><![CDATA[normal]]></category>
		<category><![CDATA[travmasıdır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=522307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ‘görünürde normal aile’ kavramından bahsederek, dışarıdan mükemmel görünen ancak çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılamayan ailelerin, fark edilmeyen çocukluk travmalarına nasıl yol açabileceği konusuna açıklık getirdi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunurde-normal-aile-gizli-kalmis-bir-cocukluk-cagi-travmasidir-522307">&#8216;Görünürde Normal Aile&#8217; gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ‘görünürde normal aile’ kavramından bahsederek, dışarıdan mükemmel görünen ancak çocukların duygusal ihtiyaçlarını karşılamayan ailelerin, fark edilmeyen çocukluk travmalarına nasıl yol açabileceği konusuna açıklık getirdi.</p>
<p><strong>Görünürde normal aile tehlikesi</strong></p>
<p>Çocukluk çağı travmalarının, duygusal ihmal ve istismar, fiziksel ihmal ve istismar ile cinsel istismar olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Ancak son çalışmalar ‘aşırı koruyucu kollayıcı aile’ alt başlığının da çocukluk çağı travmalarına dahil edildiğini söylüyor. Yani ebeveynleriniz siz büyürken sizi aşırı kontrol etmeye çalışıyorsa, sürekli tüm arkadaşlarınızla tanışmak istiyorlarsa, siz yokken odanızı karıştırıp, günlüğünüzü okuyorlarsa, ihtiyaçlarınızı karşılıyor gibi görünüyor ancak duygusal açıdan kendinizi yalnız hissediyorsanız, görünürde normal bir aileye sahip olabilirsiniz. Ve bu da gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır.” dedi.</p>
<p><strong>Ailedeki bakımın niteliği, bireyin yetişkinliğe adımında önde yer almasını sağlar</strong></p>
<p>Görünürde normal ailelerle dolu bir toplum haline geldiğimize işaret eden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Dışardan mükemmel aile, anne-baba uyumlu, çocuklarıyla ilgili görünüm mevcut. Çocuk çeşitli kurslara gönderiliyor, eğitimler alıyor, hafta sonu gezileri oluyor, akademik açıdan destekleniyor. ‘Ben çocuğuma her şeyi veriyorum, her türlü ihtiyacını karşılıyorum’ diyor ebeveyn.” dedi.</p>
<p>Ailenin, sağlıklı bireylerin yetişmesi için birincil bakım alınan yer olduğunu kaydeden Demir, “Bu bakımın niteliği, bireyin yetişkinliğe adımında önde yer almasını sağlar. Ancak aile içi travmalar yoğunsa kişi akranlarına kıyasla bir adım geriden hayatına devam eder. Burada önemli bir kavram olan, gizli kalmış, belki de farkına varılmayan bir aile türü mevcut. Psikoloji literatüründe bu aileye ‘Görünürde Normal Aile’ denmekte.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>Çocuklar, dış dünyaya gösterilen olumlu imajın gölgesinde büyür </strong></p>
<p><strong>‘Apparently Normal Family’</strong> yani ‘Görünürde Normal Aile’ kavramının, çocukluk çağı travmalarını inceleyen literatürde, sorunsuz, işlevsel ve ‘mükemmel’ görünen ancak derinlerde duygusal ihmal, kontrolcülük ya da psikolojik baskı barındıran aileleri tanımlamak için kullanıldığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bu tür ailelerde çocuklar, dış dünyaya gösterilen olumlu imajın gölgesinde büyürken, gerçek duygusal ihtiyaçları ya göz ardı edilir ya da bastırılır.” dedi.</p>
<p>Görünürde normal olan bu aile yapısında, travmanın genellikle fark edilmediğini ve çocuğun kendi duygusal ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlandığına vurgu yapan Demir, “İşte gizli tehlike buradadır. Travmatik ortamın adı koyulmaz ve çocuk bu ortamda kendi olmak yerine ebeveyni odaklı olur. Kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atar.” açıklamasını yaptı.</p>
<p><strong>‘Kusursuz aile’ imajını sürdürme çabası, çocuğun travmatik deneyimlerini göz ardı edebilir</strong></p>
<p>“Araştırmaların, dışarıdan normal görünen ailelerde büyüyen çocukların, çoğu zaman duygusal ihmal yaşadığını ve bunun uzun vadede derin psikolojik etkiler bırakabildiğini göstermektedir.” diyen Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, ayrıca araştırmaların, görünürde normal ailelerde büyüyen çocukların, çoğu zaman ‘duygusal güvenlik’ eksikliği hissettiklerini ve bu durumun ilerleyen yaşlarda depresyon, anksiyete ve bağlanma sorunlarına yol açabileceğini belirttiğini dile getirdi. </p>
<p>Demir, sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Bu ailelerde, ebeveynler çocuklarına fiziksel anlamda gerekli olan her şeyi sağlayabilir, hatta dış dünyaya karşı mükemmel bir aile imajı çizebilirler. Ancak, asıl sorun duygusal desteğin, empati kurmanın ve çocuğun iç dünyasına gerçek anlamda temas etmenin eksikliğidir. Bu durum çocukta, ebeveynlerine karşı ‘görünmez’ olma hissini ve sürekli bir tatminsizlik duygusunu tetikler. Görünürde normal ailelerdeki en temel sorunlardan biri, çocuğun duygusal olarak güvende hissetmemesi ve bu yüzden de kendi kimliğini oluşturmada zorlanmasıdır. Ebeveynlerin ‘kusursuz aile’ imajını sürdürme çabası, çocuğun travmatik deneyimlerini göz ardı eder ve bu durum, travmaların hem fark edilmesini hem de işlenmesini zorlaştırır. Çocuk, gerçek duygularını ve acılarını bastırmaya zorlanarak, ilerleyen yaşlarda kendilik değerini sorgulayan, başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanan bir bireye dönüşebilir.” </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gorunurde-normal-aile-gizli-kalmis-bir-cocukluk-cagi-travmasidir-522307">&#8216;Görünürde Normal Aile&#8217; gizli kalmış bir çocukluk çağı travmasıdır!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samsung Bespoke ev aletlerinde yapay zeka çağı başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/samsung-bespoke-ev-aletlerinde-yapay-zeka-cagi-basladi-449222</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2024 09:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[aletlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[bespoke]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[samsung]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=449222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung’un 2024 model Bespoke AI ev aletleri serisi, yapay zekanın sunduğu günlük yaşamı kolaylaştıran birçok deneyimin yanında güçlü güvenlik özellikleri ve çevresel etkiyi azaltan yönleriyle modern ev yaşamını köklü bir biçimde dönüştürmeye kararlı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-bespoke-ev-aletlerinde-yapay-zeka-cagi-basladi-449222">Samsung Bespoke ev aletlerinde yapay zeka çağı başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><span>Samsung’un 2024 model Bespoke AI ev aletleri serisi, yapay zekanın sunduğu günlük yaşamı kolaylaştıran birçok deneyimin yanında güçlü güvenlik özellikleri ve çevresel etkiyi azaltan yönleriyle modern ev yaşamını köklü bir biçimde dönüştürmeye kararlı. 2024 Bespoke AI Serisinde yer alan ürünler; daha gelişmiş SmartThings bağlantı özellikleri ve yapay zeka entegrasyonu sayesinde daha doğal sesli komut olanağı, Samsung Knox altyapısıyla güvenli koruma, entegre ekran ile kumanda ihtiyacını ortadan kaldırma gibi yeniliklere sahip.</span></em></p>
<p><span>Samsung Electronics CEO’su JH Han, yepyeni yapay zeka özellikleri ve bağlantılı cihaz deneyimleriyle donatılan 2024 Bespoke AI serisiyle ilgili düşüncelerini paylaştı. JH Han yazısında akıllı ev aletlerinde Bespoke serisiyle başlattıkları dönüşümün yeni yapay zeka yetenekleriyle ulaştığı aşamadan bahsederek, kullanıcıları Bespoke AI Serisinin sunduğu yepyeni deneyimlere tanıklık etmeye davet etti. JH Han yazısında yapay zeka entegrasyonlu ev aletlerinin ve birbiriyle bağlantılı cihazlarla donatılmış akıllı evlerin modern ev yaşamı kavramını hangi biçimlerde dönüştürmeye aday olduğunu inceledi.  </span></p>
<p><span>“Bundan elli yıl önce, 1974 yılında Samsung Electronics ürettiği ilk buzdolabı, çamaşır makinesi ve klima modellerini dünyaya tanıttı. O günden beri dijital cihazlarda inovasyonun sınırlarını zorlamaya devam ettik. Beş yıl öncesine gelirsek, 2019 yılında Samsung, ilk Bespoke ev aletleri serisini piyasaya sundu. Bu ürünler, kullanıcıların günlük yaşamlarını kişiselleştirme özellikleri ve optimize tasarımlarıyla dönüştürmek için üretildi. Şimdiyse en yeni yapay zeka (AI) özellikleri ve SmartThings bağlantısıyla donatılmış ev aletleriyle, bu kategoride yeni bir dönemi başlatmaya kararlıyız. </span></p>
<p><strong><span>Bespoke AI ev aletlerinin temelinde neden güvenlik var? </span></strong></p>
<p><span>Pazar araştırma şirketi Ipsos tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen bir çalışma, yapay zeka çağında güvenliğin önemini vurguluyor. &#8220;Yapay Zeka ile Hayatımız: Bugünün gerçeği ve yarının vaadi&#8221; başlığını taşıyan çalışmada 17 ülkede 17.000 kişiyle anket yapıldı. Temel bulgulardan biri, katılımcıların yüzde 42&#8217;sinin yapay zeka için &#8220;daha iyi güvenliği” çok önemli bir uygulama olarak tanımlaması oldu. Buna ek olarak, katıımcıların yüzde 44&#8217;ü de yapay zeka için “daha iyi güvenliği” biraz da olsa önemli görüyor. </span></p>
<p><span>Yapay zeka teknolojisi uçsuz bucaksız potansiyele sahip de olsa kullanıcıları koruyabilmesi, en iyi yapay zeka özelliklerinin boşa düşmemesi ve hatta tehlike arz etmemesi için önemli. İşte bu nedenle güvenlik, Bespoke AI cihazlarının merkezinde yer alıyor. Kullanıcıların yapay zeka tabanlı dijital cihazların tüm avantajlarından faydalanırken aynı zamanda kendilerini güvende hissetmesini sağlamak için ürün geliştirme sürecimizin her aşamasında güvenliğe öncelik verdik. Yapay zeka özellikli cihazlarımız, güvenli kullanım sağlamak için Samsung Knox koruması altında bulunuyor. Blok zinciri tabanlı Knox Matrix, Samsung&#8217;un birbirine bağlı cihazlarını izleyerek koruyor.</span></p>
<p><span>En yeni AI özellikli ev aletlerimiz olan AI Family Hub<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />+ özellikli Bespoke 4 Kapılı Flex<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Buzdolabı ve Bespoke Jet Bot Combo<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> AI, küresel puanlama şirketi UL Solutions tarafından Nesnelerin İnterneti (IoT) güvenlik yeteneklerinde &#8220;Elmas&#8221; derecelendirmesine hak kazandı. Bu derecelendirme, dünya çapında oldukça yüksek bir IoT güvenlik seviyesi anlamına geliyor.</span></p>
<p><span>Ancak Samsung olarak bununla da yetinmedik. Yapay zeka cihazlarının ve akıllı evlerin güvenliğini daha da artırabilecek yeni teknolojiler üzerinde çalışmaya hız kesmeden devam ediyoruz. </span></p>
<p><strong><span>AI özellikli ev aletleriyle toplumsal etki yaratmak</span></strong></p>
<p><span>Samsung olarak, yalnızca hayatı kolaylaştırmanın ötesine geçebilen cihazlar geliştirmeyi amaçlıyoruz. Amacımız AI özellikli cihazlarda iki şeyi başarmak: birincisi bu cihazları herkes için kolayca erişilebilir kılabilmek; ikincisi de çevresel etkiyi azaltarak topluma katkıda bulunmak.</span></p>
<p><span>Samsung&#8217;un en yeni hepsi bir arada kurutmalı çamaşır makinesi, farklı düzeylerden kullanıcılara hitap eden, kullanım kolaylığı sunmak amacıyla tasarlanan geniş 7 inçlik LCD dokunmatik ekrana sahip. Bixby entegrasyonu ile makineyi sesli komutla kontrol etmek de mümkün ve bu sayede daha geniş bir erişilebilirlik sağlanıyor. Ayrıca, Samsung’un Family Hub özellikli yeni Bespoke buzdolabının Otomatik Açılan Kapı özelliği, kullanıcıların hafif bir dokunuşla buzdolabını zahmetsizce açmasına olanak tanıyor. Yeni kurutmalı çamaşır makinesi de yıkama ve kurutma döngüsü tamamlandığında kendi kapağını otomatik olarak açabiliyor. Tüm bu iyileştirmelerle, cihazlarımızın her zamankinden daha kullanıcı dostu olmasını sağladık.</span></p>
<p><span>Ürünlerimizin yarattığı toplumsal etkiyi de şöyle açıklayabiliriz: yeni nesil teknolojiden çevresel etkiyi azaltmak için de faydalanıyoruz. Örneğin, enerji kullanımını azaltmak için yapay zeka kullanıyor, buzdolaplarının güç tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltmak için daha gelişmiş yarı iletkenler kullanıyoruz. Ayrıca, düzenli filtre değişimine gerek kalmadan hava temizleyicilerin sürekli kullanımını sağlayan teknolojileri geliştiriyoruz.</span></p>
<p><strong><span>Bespoke AI ev aletleri AI teknolojisinin zirvesi</span></strong></p>
<p><span>2024 cihaz serimiz yapay zeka entegrasyonunda geldiğimiz son noktayı ifade ediyor. Ev işlerinin yükünü önemli ölçüde hafifletmek için tasarlanan bu cihazlarda, sensörler, tanıma teknolojisi, büyük veri analizi araçları, güçlü yapay zeka çipleri ve Tizen işletim sistemi kullanılıyor. </span></p>
<p><span>Bu özellikler sayesinde ev aletlerinin kullanılma biçimi köklü bir dönüşüme uğrayacak. Family Hub<img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/2122.png" alt="™" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> buzdolaplarına entegre edilen büyük ekranlar ve Samsung&#8217;un en yeni hepsi bir arada kurutmalı çamaşır makinesinin 7 inçlik ekranı, evdeki cihazların bu ekranlardan kumanda edilmesini ve izlenebilmesini sağlıyor. Ayrıca uzaktan kumanda aramak veya düğmelerle uğraşmak zorunda kalmadan ürünün ana işlevlerini akıllı telefonunuzdan da kolaylıkla kumanda edebilirsiniz. Tüm bu olanaklar ev yaşamında adeta bir devrim yaratıyor.</span></p>
<p><span>Bunlara ek olarak bu yıl içinde üretken yapay zekayı Bespoke AI ev aletlerine entegre etmeyi planlıyoruz. Üretken yapay zeka kullanıcılara cihazları tıpkı aile üyeleriyle konuşur gibi doğal bir şekilde cihazla konuşarak çalıştırabilme olanağı sunacak. SmartThings özelliklerine ve AI ev aletlerinin kabiliyetlerine yenilerini ekleyerek 100’ün üzerinde birbirinden farklı cihazlar arası bağlantı deneyimini Samsung ev aletlerine entegre edeceğiz.</span></p>
<p><span>3 Nisan’da gerçekleşen “Welcome to BESPOKE AI” etkinliğinde, Samsung’un çığır açan 2024 serisi yapay zeka entegrasyonlu ev aletlerine tanıklık etme fırsatı sunduk. Ürünlerimizde yalnızca güvenliği değil aynı zamanda toplumu ve çevreyi de öncelik olarak benimsiyoruz. Hepinizi Bespoke AI ev aletlerinin geleceğini belirlediğimiz bu yolculukta bize eşlik etmeye davet ediyoruz.”</span></p>
<p><span>*Ürün renk ve modelleri ülkeden ülkeye göre değişiklik gösterebilir.</span></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/samsung-bespoke-ev-aletlerinde-yapay-zeka-cagi-basladi-449222">Samsung Bespoke ev aletlerinde yapay zeka çağı başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gönüllülerin desteğiyle çocukluk çağı kanserlerine farkındalık arttı sarıyıfarket projesi milyonlara ulaştı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gonullulerin-destegiyle-cocukluk-cagi-kanserlerine-farkindalik-artti-sariyifarket-projesi-milyonlara-ulasti-444069</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:10:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[arttı]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[desteğiyle]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülerin]]></category>
		<category><![CDATA[kanserlerine]]></category>
		<category><![CDATA[milyonlara]]></category>
		<category><![CDATA[projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sarıyıfarket]]></category>
		<category><![CDATA[ulaştı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=444069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, (KAÇUV) 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü'nde #sarıyıfarket sloganıyla başarılı işlere imza attı. Çocukluk çağı kanserleriyle mücadelede tedavi ve hastalığın önlenmesine yönelik bilgilendirme çalışmaları da gerçekleştiren KAÇUV, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü için Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllerinin ve ünlü isimlerin desteğiyle toplumun çocukluk çağı kanserleri ve tedavi imkânlarına dair farkındalığını arttırdı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gonullulerin-destegiyle-cocukluk-cagi-kanserlerine-farkindalik-artti-sariyifarket-projesi-milyonlara-ulasti-444069">Gönüllülerin desteğiyle çocukluk çağı kanserlerine farkındalık arttı sarıyıfarket projesi milyonlara ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kanserli Çocuklara Umut Vakfı, (KAÇUV) 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü&#8217;nde #sarıyıfarket sloganıyla başarılı işlere imza attı. Çocukluk çağı kanserleriyle mücadelede tedavi ve hastalığın önlenmesine yönelik bilgilendirme çalışmaları da gerçekleştiren KAÇUV, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü için Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllerinin ve ünlü isimlerin desteğiyle toplumun çocukluk çağı kanserleri ve tedavi imkânlarına dair farkındalığını arttırdı.</strong></p>
<p>Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), kanser riski taşıyan ya da tedavisi devam eden çocuklara; uygun tedavi ortamları sağlıyor, psikolojik ve psiko-sosyal destek veriyor, eğitimlerine devam edebilmelerine destek oluyor ve erken teşhis ile doğru tedavinin önemini vurgulamak adına farkındalık çalışmaları gerçekleştiriyor. </p>
<p>KAÇUV, 2013 yılından itibaren15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü kapsamında kamuoyunun dikkatini çekmek ve toplumu bilinçlendirmek amacıyla projeler geliştiriyor. Çocukluk çağı kanseri hakkında kamuoyunda farkındalık yaratarak, hastalıkta erken teşhisin önemine dikkat çekmek, korunma yolları ve belirtileri konusunda bireyleri bilinçlendirmeyi hedefleyen KAÇUV, #sarıyıfarket sloganıyla basın, medya ve tanınmış kişiler aracılığı toplumun önemli bir kesimine ulaşma imkânı buluyor.</p>
<p>Geçmişten günümüze hayata geçen tüm etkinliklerde çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekmek için #sarıyıfarket sloganıyla hareket eden KAÇUV, Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllüleriyle birlikte bu yıl da oldukça başarılı projelere imza attı. KAÇUV bünyesinde yer alan doktorların basılı ve görsel basın yoluyla bireylere ulaşmasının yanı sıra VakıfBank Spor Kulübü Menajeri Banu Can Schürmann, Başantrenör Giovanni Guidetti ve Voleybolcu Cansu Özbay, kanser tedavisi gören çocuklar için “Umut Kafe”de satış yaparak alışveriş yapanlara KAÇUV logolu tişört de hediye ettiler. Birçok farklı kurumda, farkındalık sunumları gerçekleştiren KAÇUV, 15 Şubat haftasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü sarı ile renklendirerek, çocukluk çağı kanserlerine ışık tuttu. KAÇUV 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanserleri Günü için özel hazırladığı filmle de kanser tedavisi gören bir çocuğun umut dolu hikâyesini ve başarıyla tamamlanan tedavi sürecinin ardından arkadaşlarına bıraktığı sevgiyi en saf haliyle izleyicilere aktardı. Ünlü isimlerde bu filmi kendi sosyal medya hesaplarında paylaşarak KAÇUV’un farkındalık çalışmasına destek oldular.</p>
<p><strong>“DESTEKLERLE UMUDUMUZU BÜYÜTÜYORUZ”</strong></p>
<p>KAÇUV Genel Müdürü Kübra Avtepe, toplumun tüm kesimlerinden gelen destek ve bağışlar sayesinde, #sarıyıfarket projesinin büyük bir başarıya ulaştığını söyledi. Her bir katkının, umutla yeşeren bir fidana dönüştüğünü ifade eden Avtepe, “#sarıyıfarket projesiyle yapılan çalışmalar, toplumda büyük bir duyarlılık ve dayanışma örneği olarak karşılık buldu ve bir başarı hikayesi oluştu. KAÇUV’a yapılan her destek, bir çocuğun hayatında umut oluyor ve sağlıklı bir geleceğin temellerinin atılmasına katkı sağlıyor. İyiliği yaymak için el ele verdiğimizde ışığın daha da parlamasına destek oluyoruz. Katkıda bulunan herkese en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sizlerin desteğiyle, tüm çocuklarımızın geleceğe umut dolu gözlerle bakmasını sağlamak için elimizden gelenin daha fazlasını yapmaya devam edeceğiz. Nerede UMUT varsa orada YAŞAM var” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gonullulerin-destegiyle-cocukluk-cagi-kanserlerine-farkindalik-artti-sariyifarket-projesi-milyonlara-ulasti-444069">Gönüllülerin desteğiyle çocukluk çağı kanserlerine farkındalık arttı sarıyıfarket projesi milyonlara ulaştı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAÇUV, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü&#8217;nde sarıyıfarket diyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/kacuv-15-subat-cocukluk-cagi-kanser-gununde-sariyifarket-diyor-440812</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Feb 2024 09:40:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[diyor]]></category>
		<category><![CDATA[gününde]]></category>
		<category><![CDATA[kaçuv]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[sarıyıfarket]]></category>
		<category><![CDATA[şubat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=440812</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanserlerinde, erken teşhis ve doğru tedaviyle iyileşme oranı yüzde 70-80</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kacuv-15-subat-cocukluk-cagi-kanser-gununde-sariyifarket-diyor-440812">KAÇUV, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü&#8217;nde sarıyıfarket diyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çocukluk çağı kanserlerinde, erken teşhis ve doğru tedaviyle iyileşme oranı yüzde 70-80</strong></p>
<p><strong>Dünya genelinde yılda 300 bin, Türkiye’de ise nükslerle birlikte 5 bine yakın çocuk ve gence kanser teşhisi konuyor. 0-18 yaş arasında sıklıkla görülen kanser türleri arasında ilk üç sırada; lösemi (kan kanseri), beyin tümörü, lenfoma (lenf bezi kanseri) yer alıyor. Kanserle mücadelede önemli bir gereksinim olan uygun tedavi ortamının yaratılması ve tedavinin sürdürebilirliğinin sağlanmasını amaçlayan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü’nde “Çocukluk çağı kanserini erken teşhis et” diyor ve #sarıyıfarket projesiyle kamuoyunda farkındalık oluşturmayı hedefliyor.</strong></p>
<p>Türkiye’de maddi sorunları nedeniyle tedavileri aksama riski taşıyan çocukların tedavilerinin sürekliliğini sağlamak, kanserle mücadelede önemli bir gereksinim olan psikososyal hizmetler sunmak ve çocuk psikolojisine uygun tedavi ortamının sağlanması ve desteklenmesi amacıyla kurulan Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), 2013 yılından itibaren çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekmek amacıyla projeler geliştiriyor. </p>
<p>15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü özelinde ay boyunca #sarıyıfarket projesi ile kamuoyunda dikkat çekmek için farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştiren KAÇUV, Türkiye’nin farklı illerinde #sarıyıfarket etiketiyle etkinlikler düzenliyor. İstanbul’un farklı semtlerindeki billboardlar ve afiş alanlarında #sarıyıfarket diyerek çocukluk çağı kanserine dikkat çeken KAÇUV, alışveriş merkezlerinde LED ekranlarda yayınladığı videolar ve spor müsabakalarında açılan pankartlarla farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bu gün özelinde doktorlarla birlikte kurumları ziyaret ederek farkındalık sunumları gerçekleştiren, hastalıkta erken teşhisin önemine dikkat çekerek korunma yolları ve belirtileri konusunda bireyleri bilinçlendiren KAÇUV ayrıca, 15 Şubat haftasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü sarı ile renklendirerek, çocukluk çağı kanserlerine ışık tutuyor.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’DE HER YIL 5 BİN ÇOCUĞA, ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİ TEŞHİSİ KONUYOR</strong></p>
<p>Kanser hastalığı denildiğinde her ne kadar akla yetişkinler gelse de 0-18 yaş arasında çocuklarda ve gençlerde de görülüyor. Erişkinlerde çocuklardan 100 kat daha sık görülüyor ve tümör tipleri de farklı oluyor. Ancak buna rağmen her yıl dünyada 300 bin, ülkemizde ise yaklaşık olarak nükslerle birlikte 5 bin çocuğa çocukluk çağı kanserleri teşhisi konuyor. Erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da erken tanı çok büyük önem taşıyor. Yenidoğan döneminden ergenlik dönemine kadar her yaşta görülebilen çocukluk çağı kanserlerinde, erken teşhis ve doğru tedaviyle yüzde 70-80 oranında iyileşme sağlanabiliyor.</p>
<p><strong>ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNDE İLK SIRADA LÖSEMİ YER ALIYOR</strong></p>
<p>Türkiye’de ve dünyada çocukluk çağında görülen kanserlerin yüzde 30’unu lösemi oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 2 bin çocuğa lösemi teşhisi konuyor. Geçmiş yıllarda yüzde 70 civarında olan bu oran bu sene yüzde 70-80 oranında değişiklik gösteriyor. Kanser sıklığında ülkemizde önceki yıllarda ikinci sıklıkta lenf bezi kanserleri görülürken, artık gelişmiş ülkelerdeki gibi Türkiye’de de ikinci sırada beyin tümörleri geliyor. Onu sırası ile Lenfoma (Hodgkin ve Hodgkin Dışı Lenfoma), Nöroblastom, Wilms Tümörü, Yumuşak Doku Sarkomları (Rabdomiyosarkom) izliyor. Kemik, deri göz ve karaciğer tümörleri ile ise daha nadir karşılaşılıyor.</p>
<p><strong>ERKEN ÇOCUKLUK KANSERLERİ BELİRTİLERİ</strong></p>
<p>Her kanser türünün belirtileri farklı oluyor. Örneğin lösemi; çocuklarda aşırı halsizlik, iyileşmeyen enfeksiyonlar, solukluk, deride kanamalar, karaciğer dalak büyüklüğü, lenf bezi şişmeleriyle kendini belli ediyor. Böbrek kanseri, böbrek üstü bezi, lenfoma dediğimiz beze kanserlerinin kendine özgü belirtileri bulunuyor. Lenfomalar, beze şişlikleriyle geliyor. Böbrek ve böbrek üstü bezi tümörleri, karında şişlikler veya devamlı karın ağrısıyla kendini gösterebiliyor. Kemik tümörleri ise daha büyük yaştaki çocuklarda kemikte bir şişlik ve ağrıyla ortaya çıkıyor. Bu nedenle ailelerin en ufak bir belirti bile gördüğünde ihmal etmeden mutlaka doktora başvurmaları gerekiyor.</p>
<p><strong>KORUNMA YOLLARI</strong></p>
<p>Çocukluk çağı kanserlerinin çok az bir kısmı kalıtsal olsa da ailede çok fazla tümör vakası varsa kansere yatkınlıktan bahsetmek mümkün. Erişkin kanserlerinde olduğu gibi çocukluk kanserlerinde de yapısal ve çevresel nedenlerin rol oynadığı biliniyor. Ailevi yatkınlık, doğumsal hastalıklar ve anomaliler, gen bozuklukları, bağışıklık sistemi bozuklukları başlıca yapısal nedenler arasında yer alıyor. Çevresel nedenler arasında ise; fizik (radyasyon), kimya (ilaç, endüstri tarım ürünleri), virüsler ve beslenme gibi faktörler bulunuyor. Akraba evlilikleri çocukluk çağı kanserlerinde önemli bir faktör. Bu nedenle korunmanın başlıca yollarından biri de akraba evliliklerinin önüne geçilmesi. Kanser ve yanı sıra pek çok hastalık açısından, doğum anından itibaren çocuğun güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olması için gereken tedbirlerin alınması gerekiyor. Bunların başlıcaları ise doğru beslenme, temizlik ve çocukluk aşıları.</p>
<p><strong>DEPREMZEDELER UNUTULMADI</strong></p>
<p>KAÇUV aynı zamanda 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanseri Günü’ne dikkat çekmek üzere hayata geçirilen #sarıyıfarket projesi kapsamında depremzedelere ve o bölgede tedavi gören çocuklara da destek oluyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan depremin olumsuz etkilerini hafifletmek ve çocuklara motivasyon desteği sağlamak amacıyla birçok proje ve etkinlik gerçekleştiren KAÇUV, 2024’te de o bölgede bulunan ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarına destek olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde, deprem bölgesindeki bir hastane içerisinde oyun odası yapmayı planlayan KAÇUV, çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Siz de #sarıyıfarket etiketiyle yapacağınız bireysel etkinliklerle, çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekebilir, farkındalığın artmasına destek olabilirsiniz.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/kacuv-15-subat-cocukluk-cagi-kanser-gununde-sariyifarket-diyor-440812">KAÇUV, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü&#8217;nde sarıyıfarket diyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Galaxy yapay zeka çağı başlıyor: Mobil deneyimi yeniden tanımlamak için Samsung&#8217;dan dev adım  </title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/yeni-galaxy-yapay-zeka-cagi-basliyor-mobil-deneyimi-yeniden-tanimlamak-icin-samsungdan-dev-adim-420637</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 21:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Adım]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[dev]]></category>
		<category><![CDATA[galaxy]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[samsungdan]]></category>
		<category><![CDATA[tanımlamak]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>
		<category><![CDATA[zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=420637</guid>

					<description><![CDATA[<p>Samsung Electronics, mobil yapay zeka çözümü Galaxy AI ile teknolojiyi yeniden şekillendiriyor. Galaxy AI'nin entegre çeviri ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunması mobil iletişim engellerini ortadan kaldırıyor. Samsung, Galaxy AI ile kullanıcıların günlük yaşamında yer alan yapay zekayı yeni bir seviyeye taşımayı hedefliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-galaxy-yapay-zeka-cagi-basliyor-mobil-deneyimi-yeniden-tanimlamak-icin-samsungdan-dev-adim-420637">Yeni Galaxy yapay zeka çağı başlıyor: Mobil deneyimi yeniden tanımlamak için Samsung&#8217;dan dev adım  </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni Galaxy yapay zeka çağı başlıyor: Mobil deneyimi yeniden tanımlamak için Samsung&#8217;dan dev adım</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Samsung Electronics, mobil yapay zeka çözümü Galaxy AI ile teknolojiyi yeniden şekillendiriyor. Galaxy AI&#8217;nin entegre çeviri ve kişiselleştirilmiş deneyimler sunması mobil iletişim engellerini ortadan kaldırıyor. Samsung, Galaxy AI ile kullanıcıların günlük yaşamında yer alan yapay zekayı yeni bir seviyeye taşımayı hedefliyor.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yenilikçi Galaxy yapay zekası (AI), kullanıcılara daha önce hiç yaşamadıkları mobil deneyimler sunmak için geliştirildi. Galaxy AI, kişisel asistanlardan öteye geçerek, günlük mobil deneyimi sadece Samsung&#8217;un geliştirdiği cihazlarda değil, bulut tabanlı yapay zeka çözümleriyle de zenginleştiriyor. Bu çözümler, açık kaynak iş birlikleri ve sektör liderleriyle gerçekleştirilen ortaklıklar sayesinde destekleniyor.</p>
<p> </p>
<p>Galaxy AI, özellikle telefonun asıl amacı olan iletişim fonksiyonunu geliştiren AI Live Translate Call (Yapay zeka destekli canlı çeviri) özelliği ile dikkat çekiyor. Bu, kullanıcılara kişisel bir çevirmen deneyimi sunarak, farklı dillerdeki insanlarla sorunsuz iletişime imkan tanıyor. Bu özellik telefondaki arama işlevine entegre edildiğinden, üçüncü taraf uygulamaları kullanma zorunluluğu ortadan kalkıyor. Ses ve metin çevirileri kullanıcı konuşurken gerçek zamanlı olarak yapılıyor ve böylece başka dilde konuşan birini aramak, bir program izlerken tek dokunuşla altyazıları açmak kadar kolay hale geliyor. Bu, Galaxy AI cihazının kendi özelliği olduğu için, içeriği ne olursa olsun özel konuşmalar asla cihaz dışına taşınmıyor.</p>
<p> </p>
<p>Galaxy AI, kullanıcının gizliliğini koruyarak, güvenli ve kişiselleştirilmiş bir mobil deneyim sunmayı taahhüt ediyor. Kullanıcılar, telefonlarından bekledikleri her şeyi, yeni bir yapay zeka çağının avantajlarıyla birleştirerek deneyimleyecekler.</p>
<p> </p>
<p>Galaxy AI, Samsung cihazlarına entegre edilmiş yapay zeka yeteneklerinin yanı sıra, diğer öncü şirketlerle işbirliği içinde geliştirilen bulut teknolojisi destekli yapay zeka servisleri sayesinde, kullanıcılara daha zengin ve kapsamlı bir mobil deneyim sunacak.</p>
<p> </p>
<p>Samsung Electronics Mobil e-Deneyim Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve AR-GE Başkanı Wonjoon Choi, “Mobil teknolojiler, dünyanın dört bir yanındaki insanlara bağlantı, üretkenlik, yaratıcılık ve daha fazlasını sağlayabilecek muazzam bir güce sahip. Ancak yapay zekanın bu yeteneklerinin gerçekten anlamlı bir yansımasını henüz mobil cihazlarda görmedik. Şimdiye kadarki en kapsamlı zeka çözümümüz Galaxy AI, telefonlarımıza atfettiğimiz değeri sonsuza dek değiştirecek” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Önümüzdeki yılın başlarında sunulacak olan Galaxy AI, sosyal bağlantıların önündeki en yaygın engellerden bazılarını ortadan kaldıracak ve kullanıcıyı iletişimin her zamankinden daha kolay ve üretken olduğu bir dünyaya yaklaştıracak.</p>
<p> </p>
<p>Samsung Electronics, gerçek bağlantıları destekleyen ve yeni imkanları kullanıcıların telefonlarında doğrudan açığa çıkaran çığır açıcı deneyimler sunma taahhüdünü sürdürüyor.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/yeni-galaxy-yapay-zeka-cagi-basliyor-mobil-deneyimi-yeniden-tanimlamak-icin-samsungdan-dev-adim-420637">Yeni Galaxy yapay zeka çağı başlıyor: Mobil deneyimi yeniden tanımlamak için Samsung&#8217;dan dev adım  </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teknosa mağazalarındaki &#8216;Oyunda Buz Çağı&#8217; Serüveni Yoğun İlgiyle Başladı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/teknosa-magazalarindaki-oyunda-buz-cagi-seruveni-yogun-ilgiyle-basladi-405253</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Sep 2023 13:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[başladı]]></category>
		<category><![CDATA[buz]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[ilgiyle]]></category>
		<category><![CDATA[mağazalarındaki]]></category>
		<category><![CDATA[oyunda]]></category>
		<category><![CDATA[serüveni]]></category>
		<category><![CDATA[teknosa]]></category>
		<category><![CDATA[yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=405253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa’nın farklı şehirlerdeki mağazalarında 4 ay boyunca sürecek ‘Oyunda Buz Çağı’ heyecanı Başkent’te yoğun ilgiyle başladı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosa-magazalarindaki-oyunda-buz-cagi-seruveni-yogun-ilgiyle-basladi-405253">Teknosa mağazalarındaki &#8216;Oyunda Buz Çağı&#8217; Serüveni Yoğun İlgiyle Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa’nın farklı şehirlerdeki mağazalarında 4 ay boyunca sürecek ‘Oyunda Buz Çağı’ heyecanı Başkent’te yoğun ilgiyle başladı. Oyun tutkunları, Ankara Etlik Antares Extra ve Nata Vega Extra mağazalarında 3 saat boyunca süren etkinlikte parkuru bir an olsun boş bırakmadı.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Teknoloji sektörünün devleri Teknosa, Intel Türkiye, Lenovo Türkiye ve Microsoft iş birliğiyle hayata geçen yarışma serisi ‘Teknosa Gaming Parkour’, Ankara’dan başlama vuruşunu yaptı. Oyun bilgisayarlarının güçlü soğutma performansına atıfla ‘Oyunda Buz Çağı Başlıyor’ mottosuyla hayata geçen yarışma, ilk durağı olan Ankara’da büyük ilgi gördü. Katılımcılar, Etlik Antares Extra ve Nata Vega Extra mağazalarında 3 saat boyunca süren etkinlikte, performansa ve hıza dayalı Forza Horizon 5, FIFA 2023, Fortnite ve Mortal Kombat gibi dünyaca ünlü oyunları oynayarak, verilen parkur görevlerini tamamladı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kayıtlar yarım saatte tamamlandı</strong></p>
<p>50 asil ve 50 yedek katılımcı şeklinde planlanan yarışmada, asil kayıtlar 30 dakika içinde tamamlandı. Üç saatlik etkinliklerin hiçbir anında parkur boş kalmazken, bazı yarışmacılar ilk etkinlikte başarısız olunca, ikinci etkinliğe çalışıp yeniden katıldı. Hatta ilk gün parkurun üçüncü oyunu olan Mortal Kombat 11&#8217;de elenen yarışmacı, ikinci gün mağaza birincisi olma başarısını gösterdi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>En iyi dereceyi alana 100 bin TL değerinde Teknosa hediye çeki</strong></p>
<p>‘Teknosa Gaming Parkour’ kapsamında Ankara’nın yanı sıra Teknosa’nın İstanbul, Antalya, İzmir, İzmit ve Eskişehir’deki 15 mağazasında da oyunseverler bir araya gelecek. 4 ay sürecek yarışmalar sonunda 15 mağazada oyunu başarılı şekilde tamamlayan yarışmacılar arasında en hızlı olanlar belirlenecek ve 15 finalist en iyi olmak için tekrar yarışacak. Turnuvada en iyi dereceyi alan yarışmacı 100.000 TL değerindeki Teknosa hediye çekinin sahibi olacak. Ayrıca etkinlik kapsamında en iyi dereceyi elde eden katılımcılar 2000 TL değerinde Teknosa hediye çeki ve 1 yıllık Xbox Game Pass üyeliğini kazanma şansını yakalayacak. Teknosa’nın sürpriz ödül heyecanına sadece kazananlar değil, yarışmaya katılan herkes ortak olacak. Turnuvaya katılan tüm yarışmacılar, 1 aylık Xbox Game Pass üyelik ödülünü kazanarak oyun dünyasına daha fazla erişim sağlama imkânı elde edecek.</p>
<p> </p>
<p>Teknosa Gaming Parkour takvimi şöyle: </p>
<p> </p>
<ul>
<li>30 Eylül Cumartesi, İstanbul Şişli Cevahir Exxtra</li>
<li>1 Ekim Pazar, İstanbul Maltepe Carrefoursa Exxtra</li>
<li>7 Ekim Cumartesi, İzmir Forum Bornova Extra</li>
<li>8 Ekim Pazar, İzmir Karşıyaka MaviBahçe Extra</li>
<li>21 Ekim Cumartesi, Antalya Kepez Özdilek Exxtra</li>
<li>22 Ekim Pazar, Antalya Markantalya Exxtra</li>
<li>4 Kasım Cumartesi, İstanbul Forum Exxtra</li>
<li>5 Kasım Pazar, İstanbul İkitelli Mall Of Exxtra</li>
<li>18 Kasım Cumartesi, Ankara Panora Extra</li>
<li>2 Aralık Cumartesi, Eskisehir Eskişehir Espark</li>
<li>9 Aralık Cumartesi, İzmit Gebze Center Exxtra</li>
<li>16 Aralık Cumartesi, Ankara Ankamall Extra</li>
<li>23 Aralık Cumartesi, İstanbul Kadıköy Tepe Nautilus Exxtra</li>
<li>24 Aralık Pazar, İstanbul Şişli Cevahir Exxtra</li>
<li> </li>
</ul>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/teknosa-magazalarindaki-oyunda-buz-cagi-seruveni-yogun-ilgiyle-basladi-405253">Teknosa mağazalarındaki &#8216;Oyunda Buz Çağı&#8217; Serüveni Yoğun İlgiyle Başladı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Microsoft ve OpenAI ile yapay zekanın yeni çağı başlıyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/microsoft-ve-openai-ile-yapay-zekanin-yeni-cagi-basliyor-370865</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Apr 2023 08:18:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[başlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[ile]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[openai]]></category>
		<category><![CDATA[yapay]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[zekanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=370865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Microsoft Türkiye ofisinde düzenlenen “Microsoft ve OpenAI ile Yeni Bir Çağ - Azure OpenAI Servisleri ve Uygulama Senaryoları” etkinliğinde Microsoft müşterileri ve teknoloji ekosisteminin paydaşları bir araya geldi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/microsoft-ve-openai-ile-yapay-zekanin-yeni-cagi-basliyor-370865">Microsoft ve OpenAI ile yapay zekanın yeni çağı başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Microsoft Türkiye ofisinde düzenlenen “Microsoft ve OpenAI ile Yeni Bir Çağ &#8211; Azure OpenAI Servisleri ve Uygulama Senaryoları” etkinliğinde Microsoft müşterileri ve teknoloji ekosisteminin paydaşları bir araya geldi. Etkinlik kapsamında söz alan üst düzey Microsoft Türkiye yöneticileri; “yapay zeka”, “ChatGPT” ve “OpenAI” kavramlarını ve bu kavramların Microsoft teknolojilerine nasıl entegre edildiğini müşterilerin de katıldığı demo sunumlarıyla anlattılar.</strong></p>
<p>26 Nisan Çarşamba günü Microsoft Türkiye ofisinde düzenlenen <strong>“Microsoft ve OpenAI ile Yeni Bir Çağ &#8211; Azure OpenAI Servisleri ve Uygulama Senaryoları”</strong> etkinliğinde Microsoft müşterileri ve teknoloji ekosisteminin paydaşları bir araya geldi. <strong>Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin</strong>’in açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik kapsamında söz alan üst düzey yöneticiler; “yapay zeka”, “ChatGPT” ve “OpenAI” kavramlarını ve bu kavramların Microsoft teknolojilerine nasıl entegre edildiğini müşterilerin de katıldığı demo sunumlarıyla anlattılar.</p>
<p>Teknoloji dünyasının heyecan verici bir kırılma noktasında olduğunu vurgulayan <strong>Levent Özbilgin</strong>, “<em>Yapay zeka ve OpenAI üzerinden ne kadar çok use case yaratabilirsek, bunların uygulamalarını, doğrularını yanlışlarını, hayatımızı kolaylaştıran ve zorlaştıran taraflarını ne kadar birbirimizle paylaşabilirsek bu modellerden o kadar çok faydalanabileceğimize inanıyoruz</em>” dedi. </p>
<p><strong>Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin: <em>“Microsoft olarak, yapay zekanın yaygınlaşması için gerekli güveni sunmayı vadediyoruz”</em></strong></p>
<p>Yapay zekanın uygulama sahasının genişletilmesi için her şeyden önce güven ortamının yaratılması gerektiğine dikkat çeken <strong>Özbilgin</strong>, sözlerine şöyle devam etti: “<em>Yapay zeka denilince akla gelen ilk şey güven, biz de teknoloji güvenle çalışır diyoruz. Bugün insanların, kamunun ve kurumların, neye göre çalıştığını bilmediğimiz yapay zeka algoritmalarına güvenmesi bekleniyor. Bu noktada Microsoft olarak bizim sunacağımız en büyük katma değer size güven sağlamak olacak. Yapay zekanın hangi endüstrilerde, hangi teknolojiler üzerinde kullanılabileceği üzerine çalışırken, size hesap verebilen ve şeffaf bir model oluşturmaya gayret edeceğiz. Öte yandan, yapay zekanın ülkelerin stratejik kalkınma planlarına da dahil edilmesi gerekiyor. Burada da bulut devreye giriyor. Emin olduğum tek bir şey varsa o da bugün ve yarın gördüğünüz ve göreceğiniz tüm teknolojilerin sadece ve sadece bulut üzerinde çalışacağı gerçeği. Microsoft’un ne iş yaptığını soracak olursanız, biz hiper ölçekli bir bulut firmasıyız, temel işimiz bu. Bulut kullanımının bu kadar ön plana çıktığı ve bu kadar gerekli olduğu bir use case bugüne kadar olmamıştı. Gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, GSMH’nin %4-6’sının yüksek teknolojilere yatırım için ayrıldığını görüyoruz, bu oran Türkiye’de maalesef %0.3’ün altında. Türkiye’nin, teknolojideki bu kırılım noktasını bir fırsat olarak görmesi ve yüksek teknolojilere yatırım yapmak üzere kaynak ayırması gerekiyor”.</em></p>
<p><strong>Yapay zeka iş yükünü azaltıyor</strong></p>
<p><strong>Microsoft Türkiye Operasyonlardan ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı</strong> ise Microsoft’un en yeni ürün ve hizmetlerinde yapay zekayı nasıl kullandığını; yapay zekanın şirketlere kazandırdığı katma değeri ve rekabet avantajını anlattığı bir sunum gerçekleştirdi. Viva Sales uygulamasından örnekler paylaşarak yapay zeka tabanlı uygulamaların satışçıların iş yükünü ne kadar azalttığını ve sistemlere bilgi girmek gibi angarya işleri ortadan kaldırdığını anlatan <strong>Kundakçı</strong>, söz konusu uygulamaların müşteri verisini özenle koruduğunu da sözlerine ekledi. Sunumunda dünyada genç nüfusun azalmasına paralel olarak genç iş gücü bulmanın zorlaştığına değinen <strong>Münir Kundakçı</strong>, sağlığı ve özel hayatı işin önünde konumlayan genç jenerasyonun yapmayı tercih etmediği işlerin yapılmasında da yapay zekanın büyük rol oynayacağını dile  getirdi.</p>
<p><strong>Microsoft Güney Doğu Avrupa CTO’su Onur Koç,</strong> insanı makinalardan ayıran en önemli özelliğin hayal gücü ve yaratıcılık olduğunu belirterek, yapay zekanın insanın yerine geçmeyi değil; insan hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen bir teknoloji olduğuna dikkat çekti. Üretken Yapay Zeka, Dar Yapay Zeka ve Genel Yapay Zeka arasındaki farkları, Microsoft ile OpenAI iş birliğini, endüstri senaryolarını, Copilot çözümlerini ve Azure OpenAI servislerini anlatan bir sunum yapan <strong>Koç</strong>,<em> “Veriyi anlayabilme ve veriden öğrenebilme amacıyla yola çıkan yapay zeka, bugün artık insan beyninin çalışma prensiplerini öğrenen algoritmalar geliştirebiliyor. Generative AI, içerik yaratma yeteneğiyle yapay zeka alanında önemli bir dönüm noktası oldu</em>” dedi. Prompt engineering olarak adlandırılan meslek dalının yükselişe geçtiğine de değinen <strong>Onur Koç,</strong> hangi araca hangi soruyu nasıl soracağını bilen; problemleri anlayabilme ve sınıflandırabilme yetisine sahip olan bu teknoloji profesyonellerinin, yapay zekanın etkin kullanımında insan yaratıcılığının nasıl devreye girdiğini kanıtladığını söyledi.</p>
<p>Microsoft 365 Copilot uygulamasını tanıtan bir sunum gerçekleştiren <strong>Microsoft Güney Doğu Avrupa Microsoft Üretkenlik ve Güvenlik Çözümleri Yöneticisi Ozan Öncel</strong> ise, Microsoft 365 Copilot’un kullanıcının kelimelerini dünyanın en güçlü üretkenlik çözümüne dönüştürmek için büyük dil modellerini kullanarak Microsoft 365 içerisindeki uygulamalarla birleştiren bir yapay zeka motoru olduğunu belirtti. <strong>Öncel,</strong> “<em>Microsoft 365 Copilot, sadece Microsoft uygulamalarıyla ChatGPT’nin entegrasyonunu sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda bu yapının tam ortasında hem bilgi işleme hem de orkestrasyon görevini üstleniyor. Bu uygulama sayesinde Power Point’i Word’e; Word’ü Power Point’e çevirebilir; bir basın bültenini sunum formatında görmeyi talep edebilir ya da herhangi bir doküman üzerinden swot analizi yapılmasını isteyebilirsiniz. Hatta giremediğiniz bir toplantının ardından toplantıda kimlerin nelerden bahsettiğini meeting recap olarak görebilirsiniz” </em>diyerek Microsoft 365 Copilot’un verimliliği artırdığına vurgu yaptı ve gelecekte yapay zekasız bir çalışma hayatı düşünemeyeceğimizi ifade etti.</p>
<p><strong>Microsoft Türkiye müşterilerinin OpenAI deneyimleri</strong></p>
<p><strong>Veri ve Yapay Zeka Çözümü Satışları Uzmanı Behiye Biçer</strong> ile <strong>Veri ve Yapay Zeka Bulut Çözümleri Mimarı Damla Alkan</strong>, <strong>“Azure OpenAI ile Akıllı Uygulamalar”</strong> başlıklı panellerinde Azure OpenAI servisinin erişimini, avantajlarını ve iş ortakları çözümlerini gerçek zamanlı demolar eşliğinde sundular. Panel kapsamında <strong>Rise Technology, Consulting &#038; Academy CTO’su Erhan Ballıeker </strong>Microsoft Teams içinde<strong> </strong>her bir çalışanın iş süreçlerine katma değer sağlayacak OpenAI destekli &#8220;pAIr&#8221; uygulamasını; <strong>MindBehind Kurucu Ortağı Oğuzhan</strong> <strong>Başeğmez</strong> mevcut chatbot çözümlerini OpenAI ile nasıl iyileştirdiklerini; <strong>NTT DATA</strong>&#8216;dan  <strong>Burak Ayan </strong>e-ticaret ekiplerinin ilgisini çekecek sepet sürecinde iade oranları tahminlerini sağlayan &#8220;Intelligent Return Cockpit&#8221; uygulamasını, <strong>Touchcast</strong> ekibi ise Metaverse ile OpenAI’ın gücünü nasıl birleştirdiklerini anlattılar.</p>
<p>Etkinlik, <strong>Microsoft Türkiye Müşteri Deneyiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç</strong>’ın moderatörlüğünü üstlendiği ve konuk olan <strong>Setur CIO’su Alphan Kimyonok</strong>’un Setur&#8217;un Azure OpenAI deneyimlerini ve geliştirdikleri seyehat asistanı projesini aktardığı <strong>“Azure OpenAI Müşteri Deneyimleri” </strong>paneli ile sona erdi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/microsoft-ve-openai-ile-yapay-zekanin-yeni-cagi-basliyor-370865">Microsoft ve OpenAI ile yapay zekanın yeni çağı başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>vivo Kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Shen Wei: &#8220;vivo&#8217;nun altın çağı gelecekte&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/vivo-kurucusu-yonetim-kurulu-baskani-ve-ceosu-shen-wei-vivonun-altin-cagi-gelecekte-346056</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jan 2023 08:06:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[çağı]]></category>
		<category><![CDATA[ceo]]></category>
		<category><![CDATA[ceosu]]></category>
		<category><![CDATA[gelecekte]]></category>
		<category><![CDATA[kurucusu]]></category>
		<category><![CDATA[kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[shen]]></category>
		<category><![CDATA[su]]></category>
		<category><![CDATA[vivo]]></category>
		<category><![CDATA[vivonun]]></category>
		<category><![CDATA[wei]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=346056</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyanın en çok satan ilk 5 akıllı telefon markasından biri olan vivo’nun kurucusu Shen Wei, deniz aşırı pazarlara rakiplerinden daha sonra açılmış olmasına rağmen hızlı bir büyüme gerçekleştiren markanın 2022 yılında atılım dönemini tamamladığını, altın çağının yeni başladığını söyledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vivo-kurucusu-yonetim-kurulu-baskani-ve-ceosu-shen-wei-vivonun-altin-cagi-gelecekte-346056">vivo Kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Shen Wei: &#8220;vivo&#8217;nun altın çağı gelecekte&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyanın en çok satan ilk 5 akıllı telefon markasından biri olan vivo’nun kurucusu Shen Wei, deniz aşırı pazarlara rakiplerinden daha sonra açılmış olmasına rağmen hızlı bir büyüme gerçekleştiren markanın 2022 yılında atılım dönemini tamamladığını, altın çağının yeni başladığını söyledi. vivo’nun istikrarlı, uzun vadeli organizasyon olma temel hedefine dikkat çeken Wei; fiyat savaşlarından kaçınarak, inovasyonla yarattıkları değeri iş ortakları ile paylaşarak vivo’yu daha uzun ömürlü ve sağlıklı bir yapıya kavuşturacaklarını vurguladı.</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>vivo Kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Shen Wei</strong>, önemli eşikleri aştıkları 2022 yılının vivo için çok önemli bir atılım yılı olduğunu ifade etti. Tüm başarılarına ve büyümelerine rağmen vivo’nun ulaşması gereken birçok hedef olduğunun altını çizen Wei, “Temel arzuya sadık kalarak uzun vadeli planlarımızı takip edeceğiz, yenilikçi ruhumuzu besleyerek, verimliliğimizi sürdürerek ve maliyetlerimizi düşürerek vivo için başarılı sürdürülebilir bir iş modeli oluşturacağız” dedi. </p>
<p> </p>
<p>Shen Wei vivo’nun uzun vadeli hedefini “vivo’nun 28 yıllık geçmişine baktığımızda, zorluklar ve krizlerle karşılaştığımız dönemlerin bu krizleri fırsata çevirdiğimiz en verimli dönemler olduğunu görüyoruz. Karşılaştığımız her zorluk vivo&#8217;nun farkındalığını yükselten, becerilerini pekiştiren ve daha uzağı görüp daha uzun bir yol gitmesine olanak tanıyan teşvik edici bir faktör oldu. Önümüzdeki on yılda akıllı telefon sektörünü zorlu dönemler bekliyor. Ancak vivo olarak öngördüğümüz güçlüklerin aynı zamanda sınırsız bir fırsat alanı yarattığının da farkındayız. Merkezimize kullanıcıları alarak, BenFen felsefesi doğrultusunda yapmamız gerekenleri doğru yöntemlerle ve doğru şekilde yaparak, karşılıklı kazan-kazan anlayışını sürdürerek, hedef odaklı yaklaşımımızla tüm zorluklara göğüs gererek uzun soluklu büyük bir şirket olma yolunda sağlam adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. vivo&#8217;nun altın çağının geçmişte değil, gelecekte ve önümüzdeki bu yolculukta atacağımız her adımda olduğuna yürekten inanıyoruz” sözleriyle anlattı.</p>
<p><strong>“2022 yılında vivo global marka olma yolculuğunda önemli kilometre taşlarını aştı”</strong></p>
<p>Shen Wei vivo ekosistemi ile gerçekleştirdiği toplantıda 2022 yılında karşılaştıkları birçok zorluğa rağmen yüksek donanımlı modellerinin kayda değer başarılar kazandığını, böylece vivo’nun başarılı bir global marka yaratma ideali yolculuğunda önemli kilometre taşlarını aştıklarını söyledi. “2022 yılında vivo Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesinde kullanıcı inovasyon laboratuvarı, XR laboratuvarı, çip laboratuvarı ve deniz aşırı pazarlardaki iş birliği merkezi gibi kuruluşları hayata geçirdik. Temel teknolojiye yaptığımız birkaç yıllık stratejik yatırımın ardından vivo; tasarım, görüntüleme, sistem ve performanstan oluşan dört uzun yolda niteliksel değişiklikler başlattı. Temel teknolojinin iyileştirilmesi, vivo’ya büyük bir ivme kazandırdı. vivo X80, X90 ve X Fold serilerinin yanı sıra S16 serisi ve iQOO dijital serileri de geniş kitlelere ulaşmamızı sağladı. Kullanıcı tavsiye skorları (Net Promoter Score) yeni zirvelere ulaşırken pazar sonuçlarımız da her geçen gün daha iyi bir noktaya geliyor” diye konuştu. </p>
<p><strong>“Fiyat savaşlarından kaçınmalıyız” </strong></p>
<p>vivo&#8217;nun stratejik fırsatının markanın üst segment modellerdeki atılımında yattığına dikkat çeken Shen Wei, “Kullanıcıların temel ihtiyaçlarına ve sıkıntı yaşadıkları noktalara ve hem donanım hem de yazılım tarafında harika ürünler yaratmaya odaklanmalı, önemli teknolojilerde çığır açmalı, trendlere öncülük etmeli, kullanıcılar için sürprizler yaratmaya ve vivo&#8217;nun sürdürülebilir bir marka olarak gelişmesine hizmet etmeliyiz” dedi. </p>
<p>Kusursuz ürünlerin ve yüksek kaliteli servisin rekabette fark yaratmanın anahtarı olduğunu belirten vivo CEO’su, satış rakamlarının cezbedici büyüsüne kapılmamaları ve fiyat savaşlarından kaçınmak için ellerinden geleni yapmaları gerektiğini vurguladı. Wei “vivo’nun temel misyonu; kullanıcılarını, çalışanlarını, ortaklarını ve paydaşlarını mutlu etmektir. Maliyetleri düşürmek için; kaliteyi düşürmek, riskleri başkalarına aktarmak ve paydaşların çıkarlarını aşındırmak gibi kısa vadeli ve sağlıksız yöntemlere asla başvurmamalıyız. Lider teknoloji markası yaklaşımıyla yüksek teknoloji geliştirmenin ve inovasyona devam etmenin önünde bir darboğaz olan düşük kâr marjı tuzağından kurtulmalıyız. İnovasyonun kaldıraç etkisiyle değer yaratmaya ve yarattığımız bu değeri iş ortaklarımız ile paylaşarak vivo’yu daha uzun ömürlü ve sağlıklı bir yapıya kavuşturmalıyız” diye konuştu. vivo’nun temel hedefinin istikrarlı, uzun vadeli ve sağlıklı bir organizasyon olmak olduğunu kaydeden Wei, rekabetten büyük pay almak için asla kısa vadeli çıkarları hedeflemeyeceklerinin de altını çizdi. </p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/vivo-kurucusu-yonetim-kurulu-baskani-ve-ceosu-shen-wei-vivonun-altin-cagi-gelecekte-346056">vivo Kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&#8217;su Shen Wei: &#8220;vivo&#8217;nun altın çağı gelecekte&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
