<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>büyümenin | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/buyumenin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/buyumenin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Sep 2025 11:12:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>büyümenin | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/buyumenin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>2024 Büyümenin Geleceği Raporu, Ekonomik Büyüme Kalitesinde Yeni Kriterler Belirliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/2024-buyumenin-gelecegi-raporu-ekonomik-buyume-kalitesinde-yeni-kriterler-belirliyor-436976</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jan 2024 07:54:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[belirliyor]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[büyümenin]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[kalitesinde]]></category>
		<category><![CDATA[kriterler]]></category>
		<category><![CDATA[raporu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=436976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan  2024 Büyümenin Geleceği Raporu, devam eden ekonomik ve jeopolitik şoklarla birlikte 2030 yılına kadar, oran olarak son otuz yılın en düşük seviyesine ulaşacak bir ekonomik yavaşlamaya dikkat çekiyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024-buyumenin-gelecegi-raporu-ekonomik-buyume-kalitesinde-yeni-kriterler-belirliyor-436976">2024 Büyümenin Geleceği Raporu, Ekonomik Büyüme Kalitesinde Yeni Kriterler Belirliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan  2024 Büyümenin Geleceği Raporu, devam eden ekonomik ve jeopolitik şoklarla birlikte 2030 yılına kadar, oran olarak son otuz yılın en düşük seviyesine ulaşacak bir ekonomik yavaşlamaya dikkat çekiyor. </strong></p>
<p><strong>Türkiye çalışmaları TÜSİAD – Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu tarafından gerçekleştirilen Rapor’da ülkelerin büyüme kalitesi “Yenilikçilik, Kapsayıcılık, Sürdürülebilirlik ve Esneklik” kriterlerine göre yeniden ele alınıyor.  </strong></p>
<p><strong>Dünya Ekonomik Forumu, Rapor ile birlikte, ekonomistler ve farklı alanlardan uzmanlardan oluşan yeni bir Büyümenin Geleceği Girişimi de başlattı.   </strong></p>
<p>Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı ve Türkiye çalışmaları TÜSİAD – Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu tarafından gerçekleştirilen<strong> 2024 Büyümenin Geleceği Raporu </strong>yayınlandı. Dünya Ekonomik Forumu tarafından her sene gerçekleştirilen ve ülkelerin küresel rekabetçilik durumlarını ortaya koyan “Küresel Rekabetçilik Raporu” yerine bu sene itibariyle yayınlanmaya başlanan “Büyümenin Geleceği Raporu”, ülkelerin büyüme kalitesi kriterlerini yeniden ele alıyor. Geçtiğimiz yıllarda hazırlanan raporlarda büyümede önemli olan rekabetin artması iken, artık “Yenilikçilik, Kapsayıcılık, Sürdürülebilirlik ve Esneklik” kriterleri ölçü olarak kabul ediliyor. Raporda asıl sorunun, “Ne kadar büyüyeceğiz?” değil; “Nasıl büyüyeceğiz?” olması gerektiğinin altını çiziyor. </p>
<p>17 Ocak 2024 tarihinde yayınlanan Dünya Ekonomik Forumu raporu, küresel ekonomik büyümenin yeniden değerlendirilmesini öneriyor ve 107 ekonomideki büyüme kalitesinin yanı sıra GSYİH&#8217;ya bütünsel bir bakış sunan yeni bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Büyümenin Geleceği Raporu, devam eden ekonomik ve jeopolitik şoklarla birlikte 2030 yılına kadar, oran olarak son otuz yılın en düşük seviyesine ulaşacak bir ekonomik yavaşlamaya dikkat çekiyor. Bu gerilemenin, küresel kalkınmadaki ilerlemeyi toplu olarak tersine çeviren, iklim krizi ve zayıflayan toplumsal sözleşme de dahil olmak üzere birbiriyle bağlantılı bir dizi küresel sorunu daha da şiddetlendirmesi bekleniyor.</p>
<p><strong>Dünya Ekonomik Forumu Yönetici Direktörü</strong> <strong>Saadia Zahidi</strong>, &#8220;Küresel büyümeyi yeniden canlandırmak, temel zorlukların üstesinden gelmek için gerekli olacak; ancak, büyüme tek başına yeterli değil. 2024 Büyümenin Geleceği Raporu, ekonomik büyümeyi değerlendirmede, hem küresel hem de ulusal önceliklere uygun olarak, verimliliğin, uzun vadeli sürdürülebilirlik, esneklik ve eşitliğin yanı sıra geleceğe yönelik inovasyonla dengelendiği yeni bir yol öneriyor.&#8221;</p>
<p>Rapor ile birlikte, dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları desteklemek üzere, ekonomik büyüme için yeni bir anlatı oluşturmak ve yenilikçilik, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve esneklik hedefleri ile dengelenmiş bir büyümeye giden en iyi yolları belirlemek için ekonomistler ve diğer uzmanların yer aldığı  Dünya Ekonomik Forumu’na bağlı iki yıllık bir Büyümenin Geleceği Girişimi de başlatıldı. </p>
<p><strong>Türkiye’nin Ekonomik Büyüme Analizi </strong></p>
<p>Büyümenin Geleceği Raporu, çoğu ülkenin ne sürdürülebilir ne de kapsayıcı olan bir şekilde büyümeye devam ettiğini, inovasyonu özümseme veya üretme yeteneklerinin sınırlı ve küresel şoklara olan etkileri ve duyarlılıklarının en az düzeyde olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, politika yapıcıların bir ülkenin ekonomik büyümesinin karakterini ve doğasını değerlendirmesine, iyileştirme ve sinerji için potansiyel alanları belirlemesine olanak tanıyan ülke düzeyinde veriler sağlıyor.</p>
<p>Bir ekonominin gidişatında, yarattığı faydalar ve fırsatlar konusunda tüm paydaşları ne ölçüde kapsadığını ölçen kapsayıcılık ölçütü ile bir ekonominin, şoklara ne ölçüde dayanabildiğini ve bu şoklardan sonra nasıl toparlanabildiğini gösteren esneklik ölçütü, sırasıyla 100 üzerinden aldıkları 55,9 ve 52,8 ile küresel ölçekte en yüksek puan ortalamaları oldu. Kapsayıcılık ölçütünde 49,7 puan alan Türkiye; yetenek ekosisteminin değerlendirmesinde sosyal mobilite, iş yerinde kapsayıcılık ve kadınların iş gücüne katılımı ile kurumsal ekosistem alt kategorilerinde dünya ortalamasının altında kalırken, barınma ve ulaşım ihtiyaçlarının giderilmesi ve gıdaya erişim alt kategorilerinde dünya ortalamasının çok üstünde bir değerlendirme notu aldı. </p>
<p>Küresel ekonomik krizin 15. yılında dünya, Covid-19 pandemisi ve sonrasında gelen kapatmalar ile artan jeopolitik krizlerin etkilerini hissetmeye devam ederken, esneklik büyümenin en kritik unsurlarından biri haline geldi. Türkiye enerji kaynağı çeşitliliği, siber güvenlik endeksi, alt yapı kalitesinde dünya ortalamasının üstünde bir performans sergiledi. Diğer yandan toplumsal kutuplaşma, hukukun üstünlüğü ve yolsuzluk algısı gibi kurumsal kategoriler gelişmeye açık alanlar olarak öne çıktı. </p>
<p>Raporda, bir ekonominin gidişatında, ekolojik ayak izini çevresel sınırlar içinde ne ölçüde tutabildiğini ölçen sürdürülebilirlik ölçütü küresel ortalaması 100 üzerinden 46,8 oldu. Sürdürülebilir bir büyüme için yeşil dönüşüme yönelik gerekli becerilerin olmasının, aynı zamanda talebin şekillenmesinde önemli olduğu vurgulanıyor. Türkiye 44,9 puan ile benzer ülkeler arasında sürdürülebilirlik kategorisinde nispeten yüksek puan alan ülke olarak dikkat çekiyor. Türkiye yenilenebilir enerjiye yatırımın GSMH içindeki payı ile dünya ortalamasının çok üstünde yer alırken; çevre teknolojileri ticareti, yeşil patentler ile enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji regülasyonları ile dünya ile paralel bir değişim sergiliyor.</p>
<p>Bir ekonomide, büyüme kalitesini uzun vadede geliştirebilmek için yeni teknolojik, sosyal, kurumsal ve organizasyonel gelişmeleri ne ölçüde özümseyebildiğini ve bu bunlarla gelişebildiğini gösteren yenilikçilik ölçütü, 100 üzerinden 45,2 ile küresel ölçekte en düşük puan ortalaması olurken bu kategoride Türkiye’nin yenilikçilik notu 40,0 oldu. Türkiye ve kıyaslandığı benzer ülkelerin küresel ortalamanın altında kalmalarının başlıca nedenleri, düşük ARGE harcamaları ve yüksek teknoloji içerikli ürünlerin ihracatının eksikliği esas nedenler olarak gösterildi. </p>
<p><strong>Gelir Düzeyine Göre Ülkelerin Analizi</strong>Ülke bazında, 2024 Büyümenin Geleceği Raporu’nun kapsadığı 107 ekonomiden hiçbiri dört büyüme ölçütünden herhangi birinde 80&#8217;in üzerinde bir puan alamadı. <strong>Yüksek Gelirli Ekonomilerde Durum</strong>2023 yılında kişi başına ortalama 52 bin 475 ABD Doları (satın alma gücü paritesine göre) GSYİH&#8217;ye sahip olan <strong>yüksek gelirli ekonomilerde</strong>, 2018-2023 yılları arasında son beş yılda kişi başına ortalama yıllık GSYİH&#8217;nın %1,01 oranında arttığı görüldü. Bu ekonomilerde genel olarak kapsayıcılık (68,9), yenilikçilik (59,4) ve esneklik (61,9) ölçütleri yüksek puanlar elde ederken, sürdürülebilirlik (45,8) konusunda iyileştirme alanı olduğu gözlemlendi. Bu gruptaki ülkeler arasında; Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Suudi Arabistan, Güney Kore, İngiltere ve ABD yer alıyor. Yenilikçilik konusunda dikkate değer yüksek puan alan ülkeler arasında <strong>İsviçre (80,4), Singapur (76,4)</strong> ve <strong>Amerika Birleşik Devletleri (74,1);</strong> kapsayıcılık konusunda <strong>Finlandiya (77,7) </strong>ve<strong> Kanada (75,8)</strong>; sürdürülebilirlik konusunda <strong>İsveç (62,9), Almanya (56,3) </strong>ve<strong> Birleşik Krallık (54,0</strong>); esneklik konusunda ise <strong>Avustralya (69,5) </strong>ve<strong> Japonya (66,3) </strong>bulunuyor. Bu grubun daha güçlü ve dengeli bir büyüme performansını engelleyen ortak zorluklar arasında yetenek bulunabilirliği, eşit iş yeri fırsatlarına erişim, yeşil teknolojilerin yavaş gelişimi ve benimsenmesi, yetersiz yeniden beceri kazanma ve yaşam boyu öğrenme yer alıyor.<strong>Üst-Orta Gelirli Ekonomilerde Durum</strong>2023&#8217;te kişi başına ortalama 17 bin 900 ABD doları GSYİH&#8217;ye sahip olan <strong>üst orta gelirli ekonomilerde</strong>, son beş yılda kişi başına ortalama yıllık GSYİH&#8217;nın %1,32 oranında arttığı görüldü. Büyüme yöntemleri açısından genel olarak kapsayıcılık (54,8) ve esnekliğe (50,0) nispeten ağırlık verilirken, sürdürülebilirlik (44,0) ve yenilikçilik (39,3) konuları iyileşme alanları olarak dikkat çekiyor.Bu grupta yer alan ülkeler arasında <strong>Arjantin, Brezilya, Endonezya, Meksika, Güney Afrika </strong>ve<strong> Türkiye </strong>yer alıyor. Dikkate değer yüksek puan alan ülkeler arasında yenilikçilik konusunda; <strong>Malezya (52,3) </strong>ve<strong> Güney Afrika (44,1</strong>);sürdürülebilirlik konusunda;<strong> Brezilya (56,0), Botsvana (45,7) </strong>ve<strong> Kosta Rika (48,8) ve </strong>esneklik konusunda;<strong> Endonezya (57,9)</strong> dikkat çekiyor.Bu grubun daha güçlü ve dengeli bir büyüme performansını engelleyen ortak zorluklar arasında araştırma kapasitesi, varlık ve gelir eşitsizliği, yüksek yenilenemeyen enerji yoğunluğu, atık üretimi ve finansal istikrar yer alıyor.<strong>Düşük-Orta Gelirli ve Düşük Gelirli Ekonomilerde Durum</strong>2023&#8217;te kişi başına ortalama GSYİH&#8217;sı 7 bin 633 ABD doları olan <strong>düşük orta gelirli ekonomilerde</strong>, son beş yılda kişi başına ortalama yıllık GSYİH&#8217;nın %1,95 arttığı görüldü. Büyüme yöntemleri açısından genel olarak esnekliğe (50,0) odaklanmış durumdalar. Sürdürülebilirlik konusunda daha zengin ekonomilere göre daha yüksek puanlar (51,3) mevcut, ancak kapsayıcılık (44,8) ve yenilikçilik (34,9) konuları iyileştirme alanları olarak öne çıkıyor. Bu grubun daha güçlü ve dengeli bir büyüme performansını engelleyen ortak zorluklar arasında teknoloji emilimi, sosyal güvenlik ağlarının eksikliği, yenilenebilir enerjiye yetersiz yatırım ve yetersiz sağlık sistemi kapasitesi yer alıyor.2023&#8217;te kişi başına ortalama 1.533 ABD Doları GSYİH&#8217;ye sahip olan <strong>düşük gelirli ekonomilerin</strong>, son beş yılda kişi başına ortalama yıllık GSYİH büyümesinin yalnızca %0,22 olduğu görüldü. Büyüme yöntemleri, genel olarak kişi başına çok daha az çevresel ayak izi yaratmaları ile karakterize ediliyor. Bu da yüksek bir sürdürülebilirlik performansı (52,7) elde etmelerini sağlıyor. Diğer yandan esneklik (39,0), kapsayıcılık (29,9) ve yenilikçilik (26,8) iyileştirme alanları olarak öne çıkıyor.2024 Büyümenin Geleceği Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. 2024 Yıllık Toplantısı hakkında daha fazla bilgi için http://www.weforum.org/ adresini ziyaret edebilir, #wef24 etiketini kullanarak sosyal medyada paylaşabilirsiniz. <br />Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/2024-buyumenin-gelecegi-raporu-ekonomik-buyume-kalitesinde-yeni-kriterler-belirliyor-436976">2024 Büyümenin Geleceği Raporu, Ekonomik Büyüme Kalitesinde Yeni Kriterler Belirliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Büyümenin Yolu İhracattan, İhracatı Artırmanın Yolu da Finansmana Erişimden Geçiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-buyumenin-yolu-ihracattan-ihracati-artirmanin-yolu-da-finansmana-erisimden-geciyor-412061</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Oct 2023 08:40:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[artırmanın]]></category>
		<category><![CDATA[büyümenin]]></category>
		<category><![CDATA[erişimden]]></category>
		<category><![CDATA[finansmana]]></category>
		<category><![CDATA[geçiyor]]></category>
		<category><![CDATA[ihracatı]]></category>
		<category><![CDATA[ihracattan]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=412061</guid>

					<description><![CDATA[<p>İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE), ilk kefaletini verdiği Mart 2022’den bu yana ekonominin lokomotifi olan ihracatçılara sağladığı desteğin yanında, finansmana erişim sürecinde kredi alanlar ile kredi verenlerin buluşma noktası olma rolünü üstleniyor</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-buyumenin-yolu-ihracattan-ihracati-artirmanin-yolu-da-finansmana-erisimden-geciyor-412061">Sürdürülebilir Büyümenin Yolu İhracattan, İhracatı Artırmanın Yolu da Finansmana Erişimden Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE), ilk kefaletini verdiği Mart 2022’den bu yana ekonominin lokomotifi olan ihracatçılara sağladığı desteğin yanında, finansmana erişim sürecinde kredi alanlar ile kredi verenlerin buluşma noktası olma rolünü üstleniyor. </strong></p>
<p> </p>
<p>İGE’nin koordinasyonunda; Eximbank ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin desteğiyle Akbank, Garanti BBVA, İş Bankası, Odeabank ve Yapı Kredi sponsorluğunda gerçekleşen İhracatın Finansmanı Buluşmaları etkinliği 350’ye yakın ihracatçının katılımıyla İzmir’de gerçekleştirildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Akdeniz; “İGE olarak varlık sebebimiz verdiğimiz kefaletler ile bankaların ihracata daha fazla kredi kullandırmasını sağlamak.”</strong></p>
<p> </p>
<p>İhracatı Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Kasım Akdeniz etkinliğin açılış konuşmasında yaptığı değerlendirmede “Ülkemizdeki yapısal sorunlardan birisi olan sermaye yetersizliği nedeniyle ihracatçılarımız dış kaynağa ve özellikle banka kredisine ihtiyaç duyuyor. İGE olarak varlık sebebimiz verdiğimiz kefaletler ile bankaların ihracata daha fazla kredi kullandırmasını sağlamak. Bunun için tüm alt yapımızı hazır hale getirdik ve güçlü sermaye yapımızla kısa sürede 40 Milyar TL’nin üzerinde krediye kefalet verdik. Bu etkinlikten de anlaşılacağı üzere; İGE’yi sadece kefalet veren bir kurum olarak değil, aynı zamanda finansmana erişim sürecinde kredi alanlar ile kredi verenlerin buluşma noktası olarak da konumlandırdık.’’ dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Eskinazi; “İhracatın rayında gitmesi sağlıklı finansmana bağlı”</strong></p>
<p> </p>
<p>İhracatın hammadde temininden üretime, pazarlamadan lojistiğe, ihraç ürünlerinin tesliminden ihraç bedellerinin tahsilatına kadar rayında gitmesi ve ihracatın devamlılığı için sağlıklı finansmanın şart olduğunu dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, son dönemde ihracatçıların finansmana erişimde büyük güçlükler yaşadıklarının altını çizdi.</p>
<p> </p>
<p>Finansmanı bir yemeğin yağına benzeten Eskinazi, “Finansmanı tavada yemeği pişirirken kullandığımız yağa, ihracatı da yemek malzemelerine benzetebiliriz. Tavada yağ olmazsa yemeğimiz yanar, yanık bir yemeği de kimse yemez. Özetleyecek olursak; finansman olmazsa ihracat da olmaz. İhracatın devamlılığı adına, Orta Vadeli Programdaki ihracat hedeflerine ulaşabilmemiz için dünyadaki rakiplerimizle aynı koşullarda finansmanı ihracatçılarımıza sağlamak zorundayız” şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Ticaret Bakanlığı ve Ege İhracatçı Birliği’nden katılımcılardan oluşan panelde devlet desteği ile bir araya gelen ihracat kümelenmelerinin geliştirdikleri ortak projeler ve elde ettikleri başarılar aktarılırken, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (EDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ertan, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Ünsal ihracatçıların finansmana yönelik ihtiyaçlarını dile getirdiler. Eximbank Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağrı Altındağ’ın Eximbank’ın ihracatçılara sunduğu finansman imkanlarını tanıttığı ve merkez bankasının reeskont kredilerine yönelik son düzenlemesi ile ilgili teknik bilgiler paylaştığı sunumun ardından program 5 sponsor bankanın ihracatçılara sağladıkları finansal destekleri konu alan Bankacılık ve Finans Paneli ve İGE Genel Müdürü Kasım Akdeniz’in sunumu ile son buldu.</p>
<p> </p>
<p><strong>İGE’den İhracatçılar İçin İnovatif Ürünler</strong></p>
<p> </p>
<p>Etkinlikte İGE, ihracatçıların doğrudan bankalara erişerek kredi talebini iletebildiği yenilikçi platformu İGE Kefalet Portalını ve ihracatçıların hem ticari hayatlarında hem de bankalarla olan kredi başvuru süreçlerinde kullanabilecekleri kredi değerliliğini gösteren İGE Kredi Notu ürününü tanıttı.</p>
<p> </p>
<p><strong>İGE A.Ş.:</strong></p>
<p>İGE A.Ş., yurt içi ve yurt dışında var olan ya da ülkemiz koşullarına uygun olarak geliştirilecek yeni kredi garanti ve kefalet uygulamaları yoluyla, mal ve hizmet ihraç edenlerin finansman ihtiyaçlarının giderilmesine katkı amacıyla 2021 yılında kurulmuş olan bir kefalet kuruluşudur.</p>
<p> </p>
<p><strong>EİB:</strong> </p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri 1939 yılından bu yana bünyesindeki 12 ihracatçı birliğiyle Türkiye’nin üretimine ve ihracatına katkı sağlıyor. 2022 yılında yaklaşık 8 bin üyesiyle 18,3 milyar dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, tarım ürünleri ihracatında Türkiye’de lider konumda.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/surdurulebilir-buyumenin-yolu-ihracattan-ihracati-artirmanin-yolu-da-finansmana-erisimden-geciyor-412061">Sürdürülebilir Büyümenin Yolu İhracattan, İhracatı Artırmanın Yolu da Finansmana Erişimden Geçiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Büyümenin devam etmesi sevindirici&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/buyumenin-devam-etmesi-sevindirici-401002</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2023 17:10:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyümenin]]></category>
		<category><![CDATA[devam]]></category>
		<category><![CDATA[etmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sevindirici]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=401002</guid>

					<description><![CDATA[<p>EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Büyümede süreklilik son derece önemlidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyumenin-devam-etmesi-sevindirici-401002">&#8220;Büyümenin devam etmesi sevindirici&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Büyümede süreklilik son derece önemlidir. Ancak büyümenin yüksek enflasyon ve yüksek cari açık ile gerçekleşmesi, gelecek dönemler için büyüme beklentileri açısından risk oluşturmaktadır” dedi.</p>
<p>Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, 2023 yılı ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendirdi.</p>
<p>Ekonominin son dört çeyrektir büyümesinin sevindirici olduğunu, ancak söz konusu büyümenin önceki dört çeyrekteki yüzde 8,2’lik büyümenin oldukça gerisinde kaldığını belirten Başkan Yorgancılar, “Türkiye, yılın ikinci çeyreğini yoğunlaşmış seçim konjonktüründe yaşamıştır. Seçimlerin yanında ekonomik birimlerin seçimler sonrasına ilişkin olarak özellikle enflasyon, faiz ve döviz kurlarına yönelik beklentileri de ekonomik faaliyetleri yoğun olarak etkilemiştir. Nitekim özel tüketimin öne çekilmesi, kamunun tüketim harcamalarında gaza basması söz konusu olmuştur. Dolayısıyla yılın ikinci çeyreği olağandan farklı koşulların hüküm sürdüğü, beklentilerin realize edildiği bir dönem olmuştur. Kuşkusuz dünya ekonomisinde, özellikle de ihracatımızda ilk sıralarda yer alan ülkelerdeki yavaşlama da büyüme üzerinde etkili olmuştur. Bu koşullarda Türkiye ekonomisi önceki üç çeyreğe yakın olarak yüzde 3,8 oranında büyümüştür. Ekonominin son dört çeyrektir ortalama yüzde 3,8 dolaylarında istikrarlı büyümesi sevindirici olmakla birlikte, bu büyüme önceki dört çeyrekteki yüzde 8,2’lik büyümenin oldukça gerisinde kalmıştır. Büyümede süreklilik son derece önemlidir. Ancak büyümenin yüksek enflasyon ve yüksek cari açık ile gerçekleşmesi, gelecek dönemler için büyüme beklentileri açısından risk oluşturmaktadır. Tüketimin domine ettiği büyümenin sonuna gelindiğinin sinyalleri de belirginleşmektedir” dedi.</p>
<p>Yorgancılar, “Büyüme verilerinin detaylarına bakıldığında, yılın ikinci çeyreğinde büyümeyi üretim yönünden yüzde 6,4 ile hizmetler ve yüzde 6,2 ile inşaat sektörünün, harcamalar yönünden ise yüzde 15,6 ile özel tüketim ve yüzde 5,3 ile kamu tüketimi ve yüzde 5,1 ile yatırımların çektiği görülmektedir. Kamu tüketimini seçimlerin, özel tüketimi fiyat artış beklentilerinin, yatırımları ise kurlardaki artıştan korunmak amacının öne çektiği anlaşılmaktadır. Türkiye’nin aşırı tüketim ile büyümesi ve buna bağlı olarak mal ve hizmet ithalatının yüzde 20,3 artarken ihracatın yüzde 9 gerilemesi, dış kaynak ihtiyacını ve dolayısıyla da kurlar üzerindeki baskıyı artırıcı bir etki yaratmıştır” diye konuştu.</p>
<p>2023 yılının ikinci çeyreğinde sanayi sektörünün gösterdiği performansın üzücü olduğunu dile getiren Yorgancılar, “Yoğun belirsizlik ve hatta öngörülemezlik ortamında sektörün yüzde 2,6 oranında küçülmesi kaçınılmaz bir sonuç olmuştur. Sanayi sektörü küçülürken, tarım sektörünün de cari nüfus artışının gerisinde sadece yüzde 1,2 büyüyebilmesi, gıda enflasyonu ve fiyat-ücret-fiyat sarmalı yaratmıştır. Bu süreçte, TÜİK verilerine göre yılın ikinci çeyreğinde sanayi sektöründe reel brüt ücretler yüzde 45,5 oranında artarken kişi başına emek verimliliği yüzde 4,2 oranında gerilemiştir. Böylece sektörde emek maliyeti çok yüksek oranda artmıştır. Yılın ikinci çeyreğinde sektörde istihdamın sadece binde 8 oranında artması, bu maliyet artışının doğal bir sonucudur. Bu durumun devam etmesi halinde sanayicimiz daha fazla sermaye ve teknoloji yoğun üretim tekniklerine yönelecek ve işsizlik artmaya devam edecektir” ifadesini kullandı.</p>
<p>Son çeyrekte kur artışlarının maliyetlerin altında kalmasının da etkisiyle imalat sanayi sektörü ihracatında yüzde 5,8’lik bir gerileme yaşandığını belirten Yorgancılar, “Dolayısıyla sanayi sektörü için yılın ikinci çeyreğini ‘kayıp’ olarak tanımlamak mümkündür. Yatırımların yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,7; ikinci çeyreğinde ise yüzde 5,1 büyümesi ümit vericidir. Ayrıca yılın ikinci çeyreğinde inşaat yatırımları sadece yüzde 2,5 oranında büyürken, makine ve teçhizat yatırımlarının yüzde 7,4 gibi yüksek bir oranda artması, sanayinin mevcut belirsizlik ortamına rağmen üretim kapasitesini artırmaya çalıştığını ortaya koymaktadır” dedi.</p>
<p>Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğuna dikkat çeken Başkan Yorgancılar, şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Ya sanayileşmeyi yeniden önceleyen ve ihracatı güçlendiren bir kulvara, ya da spekülatif dış kaynak girişiyle zorlanmış, tüketim geçişli büyümeyle artan kırılganlık kulvarına gireceğiz. Ekonomi politikalarında yapılan değişimler bizi ümitlendirmekle birlikte bütünsel bir ekonomi programına olan ihtiyaç çok açıktır. Bu çerçevede Eylül ayında açıklanacak olan yeni orta vadeli programın bizlere hem ümit vermesini, hem de kılavuzluk yapabilmesini diyoruz. Yolumuz zorlu ve uzun, ancak güçlü ve bütünsel bir ekonomik program ve ortak akıl ile bu sorunların hepsini aşabileceğimize inanıyoruz. Zira Kurtuluş Savaşı ve sonrasında başarılanlar, bu ülkenin insanının her türlü zorluğu aşabilecek toplumsal genetik yapıya ve idealizme sahip olduğunu ortaya koymuştur.”</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/buyumenin-devam-etmesi-sevindirici-401002">&#8220;Büyümenin devam etmesi sevindirici&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı:&#8221;Türkiye&#8217;nin yeni yüzyılı; akılla, ilkelerle ve sürdürülebilirlikle büyümenin yüzyılı olmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sabanci-universitesi-kurucu-mutevelli-heyeti-baskani-guler-sabanciturkiyenin-yeni-yuzyili-akilla-ilkelerle-ve-surdurulebilirlikle-buyumenin-yuzyili-olmali-365160</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 11:27:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[akılla]]></category>
		<category><![CDATA[başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[büyümenin]]></category>
		<category><![CDATA[güler]]></category>
		<category><![CDATA[heyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ilkelerle]]></category>
		<category><![CDATA[kurucu]]></category>
		<category><![CDATA[mütevelli]]></category>
		<category><![CDATA[olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[sabancıtürkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlikle]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<category><![CDATA[yüzyılı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365160</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Türkiye’nin yeni yüzyılı; akılla, ilkelerle ve sürdürülebilirlikle büyümenin yüzyılı olmalı”</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabanci-universitesi-kurucu-mutevelli-heyeti-baskani-guler-sabanciturkiyenin-yeni-yuzyili-akilla-ilkelerle-ve-surdurulebilirlikle-buyumenin-yuzyili-olmali-365160">Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı:&#8221;Türkiye&#8217;nin yeni yüzyılı; akılla, ilkelerle ve sürdürülebilirlikle büyümenin yüzyılı olmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Türkiye’nin yeni yüzyılı; akılla, ilkelerle ve sürdürülebilirlikle büyümenin yüzyılı olmalı”</strong></p>
<p><em><strong>Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri 18’inci kez sahiplerini buldu.</strong></em> <em><strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, çevrimiçi gerçekleşen ödül töreninde yaptığı konuşmada, “</strong></em><em><strong>Aklımız ve yüreğimiz, deprem felaketi yaşayan 11 ilimizde. Zor dönemlerden geçiyor olsak da birlik ve beraberliğe olan inancımızla; bugün yaralarımızı sararken, aynı zamanda geleceğimizi de iyileştirmeyi hedeflemeliyiz” dedi.</strong></em></p>
<p><em><strong>Bu yıl konusu, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yıl Dönümü: Teori ve Uygulamada Cumhuriyetçilik” olarak belirlenen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü’ne, Princeton Üniversitesi&#8217;nde L.S. Rockefeller İnsani Değerler Profesörü, Avustralya Ulusal Üniversitesi ‘nde ise Felsefe Profesörü olarak görev alan Prof. Dr. Philip Pettit layık görüldü.</strong></em></p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Sakıp Sabancı’nın vasiyeti üzerine 18 yıldır düzenlenen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri, bu yılın konusu olarak belirlediği </strong>“<strong>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yıl Dönümü: Teori ve Uygulamada Cumhuriyetçilik</strong>” kapsamında genç araştırmacıları ve Cumhuriyetçilik alanında akademik çalışmalara dünyada önemli katkılarda bulunmuş bir bilim insanını ödüllendirdi. </p>
<p>Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Töreni’nde, Jüri Özel Ödülü kazananı; 2002 yılından bu yana Princeton Üniversitesi&#8217;nde L.S. Rockefeller İnsani Değerler Profesörü; 2012’den bu yana ise Avustralya Ulusal Üniversitesi, Canberra&#8217;da Felsefe Profesörü olarak görev alan <strong>Prof. Dr. Philip Pettit’e</strong> verildi. </p>
<p>“<strong>AKLIMIZ VE YÜREĞİMİZ DEPREM FELAKETİNİ YAŞAYAN 11 İLİMİZDE” </strong></p>
<p><strong>Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, çevrimiçi düzenlenen törende yaptığı konuşmada, “</strong>Bu yıl 18’incisini gerçekleştirdiğimiz Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri ve Anma Törenimiz için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Ancak aklımız ve yüreğimiz, deprem felaketi yaşayan 11 ilimizde.  6 Şubat ve sonrasında, ülkemizin yaşadığı en büyük felaketlerden birine tanıklık ettik. 50 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybetti. Bizleri yasa boğan bu kayıplarımızın arasında, Üniversitemizin hazırlık sınıfı öğrencisi Neris Ece Öz de yer alıyor. Çok büyük bir acı. Değerli öğrencimiz Neris Ece ile birlikte hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza bu vesileyle bir kez de burada Allah&#8217;tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun ve ülkemize geçmiş olsun“dedi. </p>
<p><strong>“CUMHURİYETİMİZ, SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE BİR ASRI GERİDE BIRAKTI”</strong></p>
<p>Uluslararası Araştırma Ödülleri’nin <strong>Sabancı Üniversitesi Onursal Başkanı Merhum Sakıp Sabancı’nın</strong> vasiyeti üzerine hayata geçtiğini ifade eden <strong>Güler Sabancı,</strong> ödül programının her yıl farklı bir konuda toplumun bugününü değerlendirirken yarınına ayna tuttuğunu, bunu yaparken de bilimin evrenselliğiyle hareket ettiğini söyledi. <strong>Güler Sabancı,</strong> şöyle devam etti:</p>
<p>“Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında bizlere düşen görev, gençlerimiz için daha iyi bir gelecek idealiyle, bilimin ışığında ilerlemeyi sürdürmektir. Zor dönemlerden geçiyor olsak da birlik ve beraberliğe olan inancımızla; bugün yaralarımızı sararken, aynı zamanda geleceğimizi de iyileştirmeyi hedeflemeliyiz.  Sevgili Amcam Rahmetli Sakıp Sabancı’nın her zaman söylediği gibi: Çalışmak, çalışmak ve çok çalışmak zorundayız.”</p>
<p>Güler Sabancı, “Bizler de üniversitemizle birlikte bilimi temel alarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Depremin ve afetlerin getirdiği bu zor günleri geride bırakmak ve ülkemizi aydınlık günlere taşımak için elimizden gelen gerekli tüm katkıyı vereceğiz” açıklamasında bulundu. </p>
<p><strong>“EN BÜYÜK GAYEMİZ HER ZAMAN ‘FİKRİ HÜR, VİCDANI HÜR, İRFANI HÜR’ BİREYLER YETİŞTİRMEK OLDU”</strong></p>
<p>Sabancı Üniversitesi olarak, “birlikte yaratma ve geliştirmenin” gücüne inandıklarını belirten <strong>Güler Sabancı</strong>, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Türkiye’nin yeni yüzyılı, eğitimde fırsat eşitliğinin, toplumsal cinsiyet eşitliğinin, toplumsal kalkınmanın, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmanın, akılla, ilkelerle ve sürdürülebilirlikle büyümenin yüzyılı olmalı. Ülkemiz, nasıl büyük ideallerle kurtuluş mücadelesi verdiyse; bugün de karşı karşıya kaldığı zorlukları, el ele vererek birliktelikle aşabilecek güçtedir. Yeter ki, Cumhuriyetimizi emanet edeceğimiz gençlerin eğitimine öncelik verelim; ilimin ve bilimin yolundan ayrılmayalım. En büyük gayemiz her zaman “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” bireyler yetiştirmek oldu. Bu yolda bilimsel düşünceyi her zaman ve her alanda destekliyoruz. Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri de sosyal bilimler alanında Türkiye’de global ölçekli tek ödül programı olarak önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor, öncülük ediyor. Türk ve İslam Sanatı; Türkiye’nin tarihi, ekonomisi, sosyolojisi konularına ihdas edilmiş olan Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri, ortak akılla ulaşılabilecek faydaya odaklanıyor.”</p>
<p><strong> “NEO-CUMHURİYETÇİLİĞİN İKİ RAKİBİ: NEO-LİBERALİZM VE NEO-POPÜLİZM”</strong></p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı kutlaması gibi dünyada tarihsel bir öneme sahip bir konuda etkinliğe katılmaktan ve Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri’nin jüri komitesi tarafından ödüle layık görülmekten büyük onur duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Philip Pettit, çalışmalarında günlük toplumsal yaşamın farklı alanlarında Cumhuriyetçilik ideallerini daha yukarı taşıyabilecek en iyi yasalar, en iyi kurumlar ve en iyi politikalara odaklandığını ifade etti. Konuşmasında neo-cumhuriyetçilikten bahseden Profesör Pettit şöyle konuştu: “Neo-cumhuriyetçilik ve onun iki keskin rakibi olan neo-liberalizm ve neo-popülizmden bahsetmek istiyorum. Neo-cumhuriyetçilik ve neo-liberalizm, ikisi de özgürlük kavramıyla ilişkili olmasından dolayı ortak bir noktaya sahip. Ancak ikisinin özgürlük kavramından anladıkları arasında büyük bir fark var. Neo-liberallere göre herhangi birinin aktif müdahalesi olmadığı müddetçe seçme özgürlüğüne sahipsinizdir. Pazar ekonomisi konusunda da ister işveren ve çalışan arasındaki ilişkide, isterse tüketici ile üretici arasındaki ilişkide karşılıklı anlaşma olduğu için neo-liberaller devlet müdahalesinin olmaması gerektiğini savunur.” </p>
<p><strong>“CUMHURİYETÇİLİK İLE İLGİLİ KİTABIM İNGİLİZCE DIŞINDA İLK TÜRKÇEYE ÇEVRİLDİ”</strong></p>
<p>Neo-cumhuriyetçiler için de pazar ekonomisinin temelde yer aldığını, ancak gönüllü çalışmada alternatifin yoksulluk olması gibi durumlarda tehlikeli görüldüğünü belirten Profesör Pettit şöyle devam etti: “Özgürlük sadece müdahale olmamasını içermez; aynı zamanda, hayatınıza istediği gibi müdahale edebilecek birinin tahakkümünün olmamasını da içerir. Neo-cumhuriyetçilere göre kişilerin birbirleri üzerinde tahakkümü olmaması ve daha güçlü veya daha zengin olsalar da birbirlerinin gözlerinin içine bakabilmesi için yasalara ihtiyaç vardır. Bu bizi kamunun tahakkümü sorununa getirir. Neo-popülizmin bu soruna verdiği yanıt; halkın, devlet yönetimini kontrol etmesidir. Bu da ancak seçim yoluyla olabilir. Neo-cumhuriyetçilik ise halkın, devletin gücünü azaltır şekilde devleti yönetmesine karşı çıkar. Seçimin yanı sıra anayasa, bağımsız medya, STK’lar yoluyla da yönetimin kontrol altında tutulabileceğini savunur.”</p>
<p>1997 yılında yayınladığım kitap olan Cumhuriyetçilik kitabının ilk çevirisinin Türkçe dilinde olduğuna dikkat çeken Profesör Pettit, “Türkiye bu bağlamda benim için ayrı bir önem taşıyor. Türkiye’de kitabımın bu kadar dikkat çekmesine çok şaşırdım. Bu sayede Türkiye’deki insanlarla birçok paylaşımım oldu. Geleneklerle neden bu kadar ilgilendiklerini, Türkiye’nin Atatürk tarafından kurulmuş ünlü bir Cumhuriyet olduğunu ve bunun gibi birçok konuyu konuşma şansım oldu. Yaşadığım Avusturalya’dan çok farklı bir ülkede Cumhuriyetçiliğin ne anlama geldiğinin farkına varmaya başladım” dedi. </p>
<p>İrlanda doğumlu olan Prof. Dr. Philip Pettit, Cumhuriyetçilik düşüncesi ve bu alandaki araştırmalara yön veren, alanında öncü bir role sahip felsefeci ve siyaset</p>
<p>kuramcısı konumunda. </p>
<p> </p>
<p><strong>BAŞVURULARI ULUSLARARASI BAĞIMSIZ JÜRİ DEĞERLENDİRDİ</strong></p>
<p>Sabancı Üniversitesi bünyesinde, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi ve İstanbul Politikalar Merkezi liderliğinde yürütülen ödül programında makalelerin değerlendirmesi, bağımsız ve uluslararası bir jüri tarafından gerçekleştiriliyor. Ödül programı kapsamında her yıl ekonomiden politikaya, tarihten psikolojiye, sosyal bilimlerin tüm alanlarından farklı bir tema belirleniyor. </p>
<p>Bu yılın makale ödülü kazanan isimleri <strong>The New School for Social Research Üniversitesi</strong>’nden<strong> Dolunay Bulut, Chicago Üniversitesi</strong>’nden<strong> Burak Tan </strong>ve<strong> Sabancı Üniversitesi</strong>’nden<strong> Banu Turnaoğlu Açan</strong> oldu. </p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sabanci-universitesi-kurucu-mutevelli-heyeti-baskani-guler-sabanciturkiyenin-yeni-yuzyili-akilla-ilkelerle-ve-surdurulebilirlikle-buyumenin-yuzyili-olmali-365160">Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı:&#8221;Türkiye&#8217;nin yeni yüzyılı; akılla, ilkelerle ve sürdürülebilirlikle büyümenin yüzyılı olmalı&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PwC: CEO&#8217;ların %73&#8217;ü, küresel ekonomik büyümenin önümüzdeki yıl yavaşlayacağını düşünüyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/pwc-ceolarin-73u-kuresel-ekonomik-buyumenin-onumuzdeki-yil-yavaslayacagini-dusunuyor-344570</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 09:06:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[büyümenin]]></category>
		<category><![CDATA[ceo]]></category>
		<category><![CDATA[ceoların]]></category>
		<category><![CDATA[düşünüyor]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[küresel]]></category>
		<category><![CDATA[ların]]></category>
		<category><![CDATA[önümüzdeki]]></category>
		<category><![CDATA[pwc]]></category>
		<category><![CDATA[yavaşlayacağını]]></category>
		<category><![CDATA[yıl]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=344570</guid>

					<description><![CDATA[<p>PwC’nin 26. Küresel CEO Araştırmasının sonuçları Dünya Ekonomik Forumu Davos yıllık toplantısında açıklandı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pwc-ceolarin-73u-kuresel-ekonomik-buyumenin-onumuzdeki-yil-yavaslayacagini-dusunuyor-344570">PwC: CEO&#8217;ların %73&#8217;ü, küresel ekonomik büyümenin önümüzdeki yıl yavaşlayacağını düşünüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PwC’nin 26. Küresel CEO Araştırmasının sonuçları Dünya Ekonomik Forumu Davos yıllık toplantısında açıklandı</strong></p>
<ul>
<li><strong>CEO’ların yüzde 40’ı, şirketlerinin mevcut gidişatlarına devam etmesi halinde, önümüzdeki 10 yılda finansal olarak varlığını sürdüremeyeceğini düşünüyor.</strong></li>
<li><strong>Türkiye’deki CEO’ların %77’si küresel ekonomik büyümenin önümüzdeki yıl azalacağını düşünüyor. </strong></li>
<li><strong>Siber ve sağlık alanındaki tehditler bir yıl öncesine göre düşerken, enflasyon (%40), makroekonomik dalgalanma (%31) ve jeopolitik çatışma (%25) en önemli küresel tehditler arasında yer alıyor. </strong></li>
<li><strong>CEO&#8217;lar maliyetleri düşürüyor, bununla birlikte %60&#8217;ı çalışan sayısını azaltmayı planlamıyor ve %80&#8217;i, &#8220;Büyük İstifa&#8221; trendinin ardından yetenekleri elde tutma mücadelesi verirken ücretleri azaltmayı düşünmüyor.</strong></li>
<li><strong>Müşteri taleplerindeki değişim ( %56), yasal düzenlemeler ( %53) ile uzun vadeli endüstri kârlılığının önündeki en büyük zorluklarda görülürken Türkiye’de ise yasal düzenlemeler (%72),  tedarik zinciri sorunları ( %66) ve işgücü/ yetenek (%66)  ile  ön plana çıkıyor.  </strong></li>
</ul>
<p>PwC&#8217;nin Ekim ve Kasım 2022&#8217;de 105 ülke ve bölgede 4.410 CEO, Türkiye’den ise 87 CEO’nun katılımı ile gerçekleştirdiği 26. Küresel CEO araştırmasına göre, CEO&#8217;ların yaklaşık dörtte üçü (%73) küresel ekonomik büyümenin önümüzdeki yılda yavaşlayacağını düşünürken bu oran Türkiye’deki CEO’larda %77’ye çıkıyor.</p>
<p>Bu karamsar görünüm, 12 yıl önce bu soru ilk defa sorulduğundan beri CEO&#8217;ların küresel ekonomik büyüme konusunda sahip oldukları en kötümser bakış açısı olmasının yanı sıra 2021 ve 2022&#8217;de araştırmaya katılanların üçte ikisinden fazlasının (sırasıyla %76 ve %77) ekonomik büyümenin iyileşeceğini düşündüğü iyimser görüşlerden kayda değer bir sapma ortaya koyuyor.</p>
<p><strong>CEO’ların yüzde 40’ı, şirketlerinin mevcut gidişatlarına devam etmesi halinde,  önümüzdeki 10 yılda finansal olarak varlığını sürdüremeyeceğini düşünüyor</strong></p>
<p>Zorlu koşullara ek olarak, CEO&#8217;ların yaklaşık %40&#8217;ı şirketlerinin mevcut gidişatlarına devam etmesi halinde, önümüzdeki 10 yılda finansal olarak varlığını sürdüremeyeceğini düşünüyor. Bu durum, telekomünikasyon (%46), imalat (%43), sağlık (%42) ve teknoloji (%41) dahil olmak üzere çeşitli sektörlerdeki sonuçlarda tutarlılık gösteriyor. CEO&#8217;ların kendi şirketlerinin büyüme beklentilerine olan güveni de geçen yıldan bu yana önemli ölçüde azaldı (%-26), bu, %58&#8217;lik bir düşüşün kaydedildiği 2008-2009 mali krizinden bu yana en büyük düşüş.</p>
<p>CEO&#8217;lar ayrıca önümüzdeki 10 yıl içinde kendi sektörlerinde kârlılığı doğrudan etkileyecek çok sayıda zorluk olduğunu düşünüyor. Yarısından fazlası (%56) müşteri talebi/tercihlerindeki değişimin karlılığı etkileyeceğine inanıyor, bunu yasal mevzuattaki değişiklikler (%53), iş gücü/beceri eksiklikleri (%52) ve teknolojideki yıkıcı değişiklikler (%49) izliyor.</p>
<p><strong>PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu </strong>rapor sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Makroekonomik dalgalanmalar, küresel yüksek enflasyon ve gergin bir jeopolitik gündem küresel düzeyde CEO’larda çok uzun süredir görülmeyen karamsarlığa yol açtı. Liderler, şirketlerinin geleceğini etkileyecek uzun vadeli risklere karşı stratejik kararları masaya yatırırken, aynı zamanda kısa vadeli riskleri de belirlemeli ve bu risklere yönelik önlemler üzerinde de harekete geçmeliler. Bütün bunlarla birlikte, “Büyük istifa” dalgası, CEO’lara bu ikili zorluğa karşı geçerli ve önemli aksiyonlar alsalar bile, yetenekli çalışanları ellerinde tutamadıkları zaman bu çabaların boşa çıkabileceğini de gösterdi. Bu baskılara rağmen, liderler çalışanlarını ön planda tutup merkeze koymaya devam ediyorlar. Dünyadaki değişim hızından hiçbir şey kaybetmiyor; CEO’ların amacı sadece şirketlerini geliştirmek değil, aynı zamanda gelecekte de hayatta tutmak. Bu nedenle kısa vadeli riskler ile uzun vadeli sonuçlara yönelik gündemlerini doğru bir şekilde dengelemeliler.’’ </p>
<p><strong>Araştırmada öne çıkan sonuçlar</strong></p>
<ul>
<li>Bir yıl önce siber ve sağlık alanındaki tehditler en önemli endişeler iken, bu yıl ekonomik gerilemenin etkisi CEO&#8217;lar için ilk sırada yer alıyor. Enflasyon (%40) ve makroekonomik dalgalanma (%31) önümüzdeki 12 ay ve önümüzdeki beş yıl boyunca CEO&#8217;lar gündemindeki tehditlerin başında geliyor. Hemen ardından, %25 ile finansal olarak jeopolitik çatışma, siber riskler (%20) ve iklim değişikliği (%14) geliyor.</li>
<li>Avrupa’daki savaş ve dünyanın diğer bölgelerindeki artan jeopolitik çerçevedeki endişeler CEO&#8217;ların iş modellerini çeşitli yönleriyle yeniden ele almalarına neden oldu. Katılımcıların neredeyse yarısı jeopolitik çatışmaya maruz kalırken, siber güvenlik veya veri gizliliğine yapılan yatırımları artırarak (%48), tedarik zincirlerinde düzenlemeler yaparak (%46), pazardaki payını yeniden değerlendirerek veya yeni pazarlara açılarak (%46) ya da ürün/hizmetlerini çeşitlendirerek (%41) daha geniş bir yelpazedeki olasılıkları stratejilerine ve kurumsal operasyonel modellerine dahil ettiler. </li>
<li>Mevcut koşullar karşısında, CEO&#8217;lar maliyetleri düşürmenin ve gelir artışını teşvik etmenin yollarını arıyor. CEO&#8217;ların %52&#8217;si (Türkiye %74) operasyonel maliyetlerin düşürüldüğünü, %51&#8217;i  (Türkiye %75 )fiyatların yükseltildiğini ve %48&#8217;i (Türkiye %48)   ürün ve hizmetlerin çeşitlendirildiğini belirtiyor. Bununla birlikte yarısından fazlası, yani %60&#8217;ı, önümüzdeki 12 ay içinde işgücünü azaltmayı planlamadıklarını söylüyor. Katılımcıların %80’i yetenekleri elde tutmak ve işten ayrılma oranlarını azaltabilmek için personel ücretlerini düşürmeyi düşünmüyor.</li>
<li>CEO&#8217;lar, uzun vadeli toplumsal değer yaratmak için güven inşa etmek ve sürdürülebilir sonuçlar elde etmek için çok çeşitli paydaşlarla işbirliği yapma ihtiyacına değiniyor. Araştırma sonuçları, şirketlerin sürdürülebilir kalkınma (%54), çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (%49) ve eğitim (%49) için ticari olmayan kuruluşlarla iş birliği yaptığını ortaya koyuyor.</li>
</ul>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) &#8211; Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/pwc-ceolarin-73u-kuresel-ekonomik-buyumenin-onumuzdeki-yil-yavaslayacagini-dusunuyor-344570">PwC: CEO&#8217;ların %73&#8217;ü, küresel ekonomik büyümenin önümüzdeki yıl yavaşlayacağını düşünüyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
