<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bozukluklarının | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bozukluklarinin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bozukluklarinin</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Jul 2025 08:58:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bozukluklarının | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bozukluklarinin</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Duruş bozukluklarının sebebi diş sıkma olabilir</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/durus-bozukluklarinin-sebebi-dis-sikma-olabilir-559400</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 08:58:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluklarının]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[duruş]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[sıkma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=559400</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan vücudu birbirine sıkı sıkıya bağlı bir sistemler bütünüdür. Özellikle ağız ve diş sağlığı, genel sağlık ile yakından ilişkilidir.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/durus-bozukluklarinin-sebebi-dis-sikma-olabilir-559400">Duruş bozukluklarının sebebi diş sıkma olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan vücudu birbirine sıkı sıkıya bağlı bir sistemler bütünüdür. Özellikle ağız ve diş sağlığı, genel sağlık ile yakından ilişkilidir. Farklı bölgelerdeki hastalıklarla ilgili ipuçları verebileceği gibi, bazı dokulardaki ağrıların kaynağını da oluşturabilir. Eklem ağrılarının bile dişlerdeki sinsi bir iltihap nedeniyle meydana gelebileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Diş Hekimi Arzu Tekkeli, “Tüm bedenimizi bir bütün olarak düşünmemiz gerekir. Örneğin kistli bir dişin çekilmesiyle omuz ağrısı, ağızdaki metallerin değişmesiyle alerji rahatlayabilir. Çünkü dişlerimiz ile vücudumuz arasında; sinirler, kan akışı ve bağ dokusu vasıtasıyla çift taraflı bir etkileşim bulunuyor” dedi.</strong></p>
<p>Toplumda en sık karşılaşılan problemlerden biri olan diş sıkma yani bruksizmde, sağlıklı bir kişide çiğneme esnasında dişlere binen yük 70 kilogram iken bu oran 440 kilograma kadar çıkabiliyor. Bu sağlık sorununda dişlerin aşındığını, aynı zamanda çevre dokuların ve çene ekleminin zarar gördüğünü belirten Tekkeli, “Diş gıcırdatma ortadan kaldırılmadığı sürece uzun vadede kas büyümesine yol açarak çene çizgisinin kaybolmasına, yani kare ve yuvarlak bir  oluşumuna sebep olabilir. Bruksizm, kişinin postürünü ve beden dengesini dahi bozabilecek ciddi bir sağlık sorunu” dedi.</p>
<p><strong>Diş sıkmanın arkasında beyin–bağırsak ilişkisi var</strong></p>
<p>Bruksizmin gelişmesinde önemli bir etkenin kişilik yapısı olduğunu belirten Tekkeli, “Gergin tip bruksizmde kişi stresli, gergin, rekabetçi veya öfkeli olabilir. Gergin olmayan türde ise hastalar genellikle içsel kontrolleri yüksek, obsesif, depresif, mükemmeliyetçi özellikleriyle öne çıkar. Vücutta mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin yaklaşık yüzde 80’i, bağırsakta bulunan faydalı bakteriler tarafından üretilir. Bağırsak florası bozulduğunda, bu üretim azalır. Serotonin eksikliği ise stresin artmasına, uyku düzeninin bozulmasına ve kaslarda sürekli bir gerginlik haline yol açar. Bağırsak sağlığının beyinle doğrudan bağlantılı olduğu düşünülünce diş sıkma gibi istemsiz kas hareketlerini tetikleyebilir. Ayrıca bağırsak florasındaki dengesizlik, vücuttaki magnezyum, çinko ve B6 vitamini seviyelerini de olumsuz etkiler. Bu minerallerin eksikliği kas gevşemesini zorlaştırır ve diş sıkmayı artırır” dedi.</p>
<p><strong>Kalıcı ağrılara yol açıyor</strong></p>
<p>Diş sıkmanın gece ya da gündüz ya da her iki zaman diliminde de görülebileceğini söyleyen Tekkeli, “Diş sıkmanın sık görüldüğü fibromiyalji hastalarında çene, şakak, kulak, sırt, bel ve baş ağrıları, postür bozuklukları, migren atakları, yutkunurken hissedilen basınç ya da yumru, kulakta çınlama, çene eklemlerinden ses gelmesi gibi şikayetler gözlemlenir” dedi.</p>
<p>Gece uykusunda dişlerini sıkan kişiler üzerinde yapılan laboratuvar çalışmalarına da değinen Tekkeli, “Bu kişilerde ön grup boyun kaslarının aktivitesinin arttığı ve buna bağlı olarak ön ile arka grup kasları arasında kuvvet dengesizliğinin meydana geldiği görülmüştür. Masum gibi görünen ve çoğu zaman farkında bile olmadığımız bu eylem, boyun kaslarında gergin ve ağrılı noktalar oluşmasına ve kronikleşen boyun ağrılarına yol açabiliyor” dedi.</p>
<p>Diş Hekimi Arzu Tekkeli, diş sıkmaya karşı dikkat edilmesi gereken beş maddeyi sırladı:</p>
<ol>
<li>Gece plağı kullanın: Diş hekiminizin hazırlayacağı ya da tavsiye edeceği şeffaf bir gece plağı kullanın. Plak, uyurken dişlerinizi korur ve çene kaslarınızı rahatlatır.</li>
<li>Magnezyum ve B6 takviyesi alın: Bu takviyeler, sakinleştirici özellikleriyle kaslarınızı gevşetir.</li>
<li>Stresle başa çıkın: Temiz havada yürüyüş, nefes egzersizi veya meditasyon gibi yöntemlerle günlük gerginliğinizi azaltın, stresinizi kontrol altına almayı öğrenin.</li>
<li>Bağırsak sağlığınıza dikkat edin: Probiyotik ve lifli besinlerle bağırsak floranızı destekleyerek seratonin üretimini artırın.</li>
<li>Duygusal yükleri hafifletin: İfade edilemeyen öfke ya da bastırılmış duygular çene kaslarına yansıyabilir. Gerekli durumlarda psikolojik destek almaktan çekinmeyin.</li>
</ol>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/durus-bozukluklarinin-sebebi-dis-sikma-olabilir-559400">Duruş bozukluklarının sebebi diş sıkma olabilir</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EEG, epilepsi ve uyku bozukluklarının teşhisinde kritik rol oynuyor!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eeg-epilepsi-ve-uyku-bozukluklarinin-teshisinde-kritik-rol-oynuyor-461012</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 May 2024 11:09:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bozukluklarının]]></category>
		<category><![CDATA[eeg]]></category>
		<category><![CDATA[epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[kritik]]></category>
		<category><![CDATA[oynuyor]]></category>
		<category><![CDATA[rol]]></category>
		<category><![CDATA[teşhisinde]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=461012</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin dalgalarının uyanıklık durumu, derin uyku veya rüya sırasında farklılık gösterebildiğini kaydeden uzmanlar, EEG sonuçlarının, nörolojik bozuklukları teşhis etmek, epilepsi nöbetlerini değerlendirmek, uyku bozukluklarını incelemek ve beyin aktivitesi ile ilgili diğer durumları araştırmak için kullanılabildiğini söylüyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eeg-epilepsi-ve-uyku-bozukluklarinin-teshisinde-kritik-rol-oynuyor-461012">EEG, epilepsi ve uyku bozukluklarının teşhisinde kritik rol oynuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EEG’nin, epilepsi gibi nörolojik bozuklukların teşhisi ve yönetimi için önemli bir araç olduğunu belirten Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Celal Şalçini,</strong> “<strong>EEG, uyku sırasında beyin aktivitesindeki değişiklikler, uyku bozukluklarını tanımlamak ve değerlendirmek için kullanılabiliyor. Uyku apnesi, uyurgezerlik ve narkolepsi (gün içinde önlenemez uyku atakları) gibi durumlar, EEG ile incelenebiliyor.” dedi.</strong></p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan bir tıbbi teşhis yöntemi olan EEG (Elektroensefalografi) hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçmek için kullanılıyor</strong></p>
<p>Elektroensefalografinin (EEG), beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan bir tıbbi teşhis yöntemi olduğunu dile getiren Dr. Celal Şalçini, “EEG, beyindeki elektriksel aktiviteyi kaydetmek için kullanılan girişimsel olmayan bir yöntemdir. Beyin hücreleri veya nöronlar, iletişim kurmak için küçük elektriksel sinyaller üretir. Bu sinyaller, EEG cihazı tarafından ölçülür ve kaydedilir. EEG cihazı, bir dizi elektrot kullanır. Bu elektrotlar, kişinin kafa derisi üzerine yerleştirilir ve beyindeki elektriksel aktiviteyi ölçmek için kullanılıyor. Elektrotlar genellikle kafa derisi üzerine yerleştirilen bir kep veya tek tek yapıştırılan elektrotlar şeklinde düzenlenir.” dedi.</p>
<p><strong>Kaydedilen veriler bilgisayarlar tarafından işleniyor</strong></p>
<p>EEG cihazının uzanarak veya oturarak, gözler kapalı ya da açık tutularak, bir dizi yönerge verilerek beyindeki elektriksel aktiviteyi kaydettiğini dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Kaydedilen veriler daha sonra bilgisayarlar tarafından işleniyor ve beyin dalgaları olarak adlandırılan grafiksel bir temsil oluşturuluyor. Beyin dalgaları, farklı frekanslarda ve desenlerde olabilir. Örneğin, uyanıklık durumu, derin uyku veya rüya sırasında beyin dalgaları farklılık gösterebilir. EEG sonuçları, nörolojik bozuklukları teşhis etmek, epilepsi nöbetlerini değerlendirmek, uyku bozukluklarını incelemek ve beyin aktivitesi ile ilgili diğer durumları araştırmak için kullanılabiliyor. EEG&#8217;nin kolay uygulanması ve göreceli olarak düşük maliyeti, onu beyin aktivitesini incelemek için yaygın olarak kullanılan bir araç haline getiriyor.” diye bilgi verdi.</p>
<p><strong>EEG, bir dizi durumda kullanılabiliyor</strong></p>
<p>EEG&#8217;nin temel amacının, beyin aktivitesini ölçmek ve değerlendirmek olduğunu vurgulayan Dr. Celal Şalçini, “Beyin aktivitesini inceleyerek, farklı beyin durumlarını, özellikle de elektriksel aktivite paternlerindeki değişiklikleri belirlemek mümkün. EEG, bir dizi durumda kullanılabilir ve birçok farklı amaç için faydalıdır.” dedi. </p>
<p><strong>Uyurgezerlik EEG ile incelenebiliyor</strong></p>
<p>EEG’nin, epilepsi gibi nörolojik bozuklukların teşhisi ve yönetimi için önemli bir araç olduğunu belirten Dr. Celal Şalçini, şöyle devam etti: </p>
<p> “Epilepsi nöbetleri sırasında beyin aktivitesinde tipik değişiklikler olabilir ve EEG bu değişiklikleri kaydedebilir. Ayrıca diğer nörolojik bozuklukların teşhisi ve yönetiminde de kullanılabilir. EEG, uyku sırasında beyin aktivitesindeki değişiklikler, uyku bozukluklarını tanımlamak ve değerlendirmek için kullanılabiliyor. Uyku apnesi, uyurgezerlik ve narkolepsi (gün içinde önlenemez uyku atakları) gibi durumlar, EEG ile incelenebiliyor. EEG, bilinç değişikliklerini değerlendirmek için kullanılabiliyor. Örneğin, koma veya bilinç kaybı durumlarında, beyin aktivitesindeki değişiklikler EEG ile incelenebiliyor. EEG ayrıca, nöropsikiyatrik bozuklukların, özellikle de epilepsiye benzeyen nöbetlerin altında yatan nörolojik aktiviteyi belirlemek için kullanılabiliyor. Bu, psikiyatrik ve nörolojik bozuklukların ayrılmasına yardımcı olabiliyor.</p>
<p>EEG, bu gibi durumlarda bir teşhis aracı olarak işlev görürken, uzmanlar kaydedilen beyin aktivitesini değerlendirir. Beyin aktivitesindeki belirli desenler veya değişiklikler, bir hastalığın teşhisinde veya tedavi yöntemlerinin izlenmesinde önemli bilgiler sağlayabilir. EEG sonuçları, bir tıbbi uzmanın klinik değerlendirmesiyle birleştirilerek tam bir teşhis yapılır.”</p>
<p><strong>EEG&#8217;nin beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan temel prensipleri nelerdir?</strong></p>
<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, EEG&#8217;nin beyin aktivitesini ölçmek için kullanılan temel prensipleri şöyle anlattı:</p>
<p>“EEG&#8217;nin temel prensibi, beyindeki nöronların veya beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesini kaydetmektir. Bu elektriksel aktivite, nöronların birbirleriyle iletişim kurması sırasında ortaya çıkar. EEG cihazı, kafa derisi üzerine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla bu elektriksel aktiviteyi kaydeder.<strong> </strong>Beyin hücrelerinin elektriksel aktivitesi, beyin dalgaları adı verilen dalga formlarında ölçülür. EEG cihazı, elektrotlar aracılığıyla beyin dalgalarını algılar ve kaydeder. Beyin dalgaları, farklı frekanslarda ve desenlerde olabilir ve farklı beyin durumlarını yansıtabilir. EEG cihazı tarafından kaydedilen veriler, bilgisayarlar aracılığıyla işlenir ve analiz edilir. Bu analiz, beyin aktivitesindeki desenleri tanımlamak ve anlamak için kullanılır. Örneğin, alfa dalgaları istirahatte görülen dalgalar iken, beta dalgaları uyanıklık durumunda daha hızlı ritimli dalgalardır. Bu desenler, beyin aktivitesindeki değişiklikleri değerlendirmek için kullanılabilir.</p>
<p>EEG sonuçları, tıbbi uzmanlar tarafından klinik olarak değerlendirilir ve yorumlanır. Beyin aktivitesindeki belirli desenler veya değişiklikler, epilepsi, uyku bozuklukları, nörolojik hastalıklar ve diğer durumların teşhisinde önemli bilgiler sağlayabilir. EEG sonuçları, bir hastalığın teşhisinde veya tedavi yöntemlerinin izlenmesinde kritik bir rol oynar.”</p>
<p><strong>EEG testi genellikle 20 ila 60 dakika arasında sürüyor</strong></p>
<p>EEG testinin tamamlanma süresi ve sonuçların yorumlanması birkaç faktöre bağlı olduğunu da kaydeden Dr. Celal Şalçini, “EEG testi genellikle 20 ila 60 dakika arasında sürüyor. Ancak, bazı durumlarda test süresi daha uzun olabilir. EEG testi tamamlandıktan sonra, kaydedilen veriler bilgisayarlar aracılığıyla işlenir ve analiz edilir. Beyin dalgalarındaki desenler ve değişiklikler incelenir. Sonuçlar, bir nörolog tarafından klinik olarak değerlendirilir ve yorumlanır. EEG sonuçları, bir hastalığın teşhisinde veya tedavi planının belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Sonuç olarak, EEG testinin tamamlanma süresi testin türüne ve hastanın durumuna bağlı olarak değişebilir. Sonuçların yorumlanması, uzman bir tıbbi profesyonel tarafından yapılmalıdır ve sonuçlar genellikle bir teşhisin belirlenmesi veya tedavi planının oluşturulması için diğer klinik bulgularla birlikte değerlendirilir.”</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eeg-epilepsi-ve-uyku-bozukluklarinin-teshisinde-kritik-rol-oynuyor-461012">EEG, epilepsi ve uyku bozukluklarının teşhisinde kritik rol oynuyor!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
