<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bölümünün | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/bolumunun/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bolumunun</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Dec 2025 09:51:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>bölümünün | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/bolumunun</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Sekizinci Aile&#8217; Yayınlanan İlk Dört Bölümünün Ardından Şimdi Tüm Bölümleriyle Sadece Disney+&#8217;ta!</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sekizinci-aile-yayinlanan-ilk-dort-bolumunun-ardindan-simdi-tum-bolumleriyle-sadece-disneyta-601397</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[ardından]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[disney]]></category>
		<category><![CDATA[dört]]></category>
		<category><![CDATA[lk]]></category>
		<category><![CDATA[sekizinci]]></category>
		<category><![CDATA[yayınlanan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=601397</guid>

					<description><![CDATA[<p>The Walt Disney Company’nin tüm dünyada milyonlarca üyeye sahip dijital yayın platformu Disney+’ın, yeni sezondaki dikkat çeken orijinal içeriklerinden ‘Sekizinci Aile’nin ilk dört bölümünün ardından hikayeye yön verecek heyecanla beklenen kalan dört bölümü şimdi sadece Disney+’ta izleyicilerle buluşuyor. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sekizinci-aile-yayinlanan-ilk-dort-bolumunun-ardindan-simdi-tum-bolumleriyle-sadece-disneyta-601397">&#8216;Sekizinci Aile&#8217; Yayınlanan İlk Dört Bölümünün Ardından Şimdi Tüm Bölümleriyle Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Walt Disney Company’nin tüm dünyada milyonlarca üyeye sahip dijital yayın platformu <strong>Disney+</strong>’ın, yeni sezondaki dikkat çeken orijinal içeriklerinden<strong> ‘Sekizinci Aile’</strong>nin ilk dört bölümünün ardından hikayeye yön verecek heyecanla beklenen kalan dört bölümü şimdi sadece Disney+’ta izleyicilerle buluşuyor. </p>
<p><strong>25 Film </strong>ve<strong> Normal Film</strong>’in yapımcılığını üstlendiği, <strong>Ali Atay</strong>’ın yönetmenliğine imza attığı ve aynı zamanda senaryosunu <strong>Cihan Talay </strong>ile beraber kaleme aldığı dizi aslen tekstilci olan Basmacıgil Ailesi’nin mütevazı bir başlangıçtan basamakları tırmanarak dünyanın en güçlü 8. ailesi olmasına varan yolculuğu ve aile bireylerinin bu gücü korumak adına verdikleri mücadeleyi anlatıyor. </p>
<p><strong>Haluk Bilginer, Hazal Kaya, Çağlar Çorumlu, Serkan Keskin, Mehmet Özgür, Erdem Şenocak, Cihan Talay, Melisa Döngel, Ali Atay, Alper Baytekin </strong>ve <strong>Ercan Kesal </strong>gibi önemli isimleri oyuncu kadrosunda buluşturan dizinin yeni bölümlerinde gazeteci Murat Sırdaş’ın Basmacıgil Ailesinin gizemini çözüp çözemeyeceği ise cevap bulacak.  </p>
<p>Basmacıgil Ailesi’nin hikayesini anlatan dizi<strong> ‘Sekizinci Aile’</strong>, yayınlanan ilk 4 bölümünün ardından şimdi tüm bölümleriyle sadece Disney+&#8217;ta!</p>
<p><strong>Twitter</strong>: @DisneyPlus<u>TR</u></p>
<p><strong>Instagram</strong>: @disneyplus<u>tr</u></p>
<p><strong>Facebook</strong>: @DisneyPlusTR</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sekizinci-aile-yayinlanan-ilk-dort-bolumunun-ardindan-simdi-tum-bolumleriyle-sadece-disneyta-601397">&#8216;Sekizinci Aile&#8217; Yayınlanan İlk Dört Bölümünün Ardından Şimdi Tüm Bölümleriyle Sadece Disney+&#8217;ta!</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2025 08:22:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlı]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[düzenlediği]]></category>
		<category><![CDATA[Eü]]></category>
		<category><![CDATA[evre]]></category>
		<category><![CDATA[Kullanımın]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[yönüyle]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=595132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde “Bağımlılık Paneli II” adlı etkinlik düzenledi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132">EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir’in moderatörlüğünde “Bağımlılık Paneli II” adlı etkinlik düzenledi. Nuri Bilgin Konferans Salonunda düzenlenen panele Madde Bağımlılığı, Toksikoloji ve İlaç Bilimleri Enstitüsü Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, Uzm. Psk. Enes Kaan Karaçengel, Uzm. Psk Ayça Çınaroğlu Asar, Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, konuşmacı olarak katıldılar. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık, akademisyenler ve öğrencilerin yer aldığı etkinlikte bağımlılıklar psikolojik ve sosyolojik acıdan ele alındı.</p>
<p>         Açılış konuşmasını gerçekleştiren Öğr. Gör. Dr. Cem Özdemir, “Sosyolojik açıdan baktığımızda bağımlılık; bireyin toplumla kurduğu bağların belli düzeylerde (her zaman olmasa bile) zayıflaması, belki de bir anomi durumunun sonucu olarak değerlendirilebilir. Bağımlılık oldukça karmaşık bir problemdir ve sadece bireyi ilgilendiren bir durum değildir. Bu; bağımlı olan kişinin ailesini, daha geniş çerçevede ceza adalet sistemi içerisindeki kurumları, bireyleri ve hekimleri etkileyen; aynı zamanda günün sonunda artık küresel düzeyde organize suç çetelerinin ve tabii ki birçok yasal şirketin oldukça güçlenmesini sağlayan bir olgudur” dedi.</p>
<p><b>“Madde bağımlılığında coğrafi faktörler etkili”</b></p>
<p>Arş. Gör. Dr. Demet Havaçeliği Atlam, “Maddeye erişimde; coğrafi faktörler, ticaretin yapıldığı güzergâhta ikamet etme, dezavantajlı bölgelerde bulunma, maddenin yasal statüsü ve sosyal çevrede kullanımın yaygınlığı gibi risk faktörleri önemli rol oynamaktadır. Örneğin; eroinin ham maddesi olan haşhaşın üretildiği Afganistan’a komşuluğundan dolayı, alkol sorunu bulunmamasına rağmen eroinle mücadele etmek zorunda kalan İran, bu duruma çarpıcı bir örnektir. Yoksulluk, göç ve sosyal problemlerin de temel teşkil ettiği bu süreçte; maddenin normal karşılandığı, hem kullanımın hem de satışın aile içine kadar girebildiği dezavantajlı bölgelerle karşılaşabiliyoruz. Bu durum, maddenin kültüre ve yaşama entegre olmasına yol açmakta; neticesinde ise aile içi kullanımın yaygınlaşmasını ve farklı suç türlerinin ortaya çıkmasını tetiklemektedir” diye konuştu.</p>
<p><b>“Alkol bağımlılığında bilinçlendirme çalışmaları şart”</b></p>
<p><b>         </b>Konuşmasına bağımlılığın tanımıyla başlayan Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Selen Açıkyol, “Bağımlılık; hayatı daha iyi gösterirken aslında onun içini boşaltan her şeydir. Alkol bağımlılığında genetik faktörler en başta gelse de cinsiyet, çevresel ve kültürel faktörler de belirleyicidir. Riskli içme davranışını azaltmak adına sadece bireysel çabalar yeterli değildir. Üniversite kampüslerinin ve sosyal normların dönüştürülmesi, grup baskısının azaltılması ve bilinçlendirme çalışmaları da büyük önem taşımaktadır,” dedi.</p>
<p><b>“Kumar bir ‘beyin hastalığıdır’”</b></p>
<p>         Kumarın bir hastalık olduğunu vurgulayan Uzman Psikolog Ayça Çınaroğlu Asar, “Kumar; tıpkı grip gibi semptomları olan, tanı koyabildiğimiz ve bu sayede tedavisini de uygulayabildiğimiz bir hastalıktır. Ona ‘beyin hastalığı’ dememizin sebebi, beyin inceleme çalışmalarında gözle görülmese bile işlevsel değişikliklerin saptanmasıdır; özellikle duygusal düşünme ve karar verme süreçlerinde işlevsel bozulmalar görüyoruz. Sürecin evrelerine baktığımızda; ‘kazanma evresi’nde oluşan ‘kontrol bende’ hissi, ümit duygusunu perçinler. ‘Kaybetme evresi’nde ise ‘toparlayabilirim’ düşüncesi hâkim olur; kişi, o an vazgeçerse her şeyin boşa gideceğine inanır. Genellikle danışanlarımızla karşılaştığımız son evre olan ‘tükenme evresi’nde ise kişi; ‘ne önemi var ki, her şey bitti’ düşüncesiyle yalnızlaşır ve intihara meyilli hale gelir” dedi</p>
<p><b>“Teknolojiyi bilinçsiz kullanmanın yarattığı ruhsal riskler”</b></p>
<p><b>         </b>Teknoloji bağımlılığının ciddiyetine dikkat çeken Uzm. Psk. Enes Kaan Karaçengel,<b> “</b>Teknoloji bağımlılığı, teknoloji ve internetin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tanım çok tanıdık gelebilir çünkü benzer davranışlar artık hemen hepimizde mevcut. Ancak unutulmamalıdır ki ruhsal bozukluklar, bağımlılığa zemin hazırlar. Özellikle depresyon tanısı olan bir bireyin internet bağımlısı olma riski oldukça yüksektir. Depresyon hafife alınacak bir durum değildir, hayati riskler dahi taşıyabilir. Benzer şekilde içe kapanık ve dürtüsel kişiler de risk altındadır. Çünkü bu kişilerde, sanal dünyada kendine yeni bir kimlik edinme ve kendini orada ‘bulma’ düşüncesi hâkim olabilmektedir. Aile etkisi de yadsınamaz, ebeveynlerinden bağımlılık modellemesi alan çocukların risk düzeyi çok daha fazladır. Bu noktada, bağımlı bireylerden cihazların zorla alınması yoksunluk belirtilerini artıracağından, bu tür sert tutumlardan kaçınılmalı ve süreç ailece yönetilmelidir. Tedavide esas amacımız, kişinin teknoloji kullanımının altında yatan nedenleri ortaya çıkarmaktır. Pandemiyle artan tablet ve ekran kullanımının bu süreçleri tetiklediğini görüyoruz. Bu konuda zorlanan aileler, Yeşilay’ın ücretsiz danışmanlık hizmetlerinden veya Ege Üniversitesi bünyesindeki İnternet Bağımlılığı Polikliniğinden destek alabilirler” diye konuştu.</p>
<p>Etkinlik, soru cevap bölümünün ardından Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nuran Erol Işık ve Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Çetin’in konuşmacılara belge takdim etmesiyle sona erdi.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/eude-bagimlilik-sosyoloji-bolumunun-duzenledigi-panel-ile-her-yonuyle-ele-alindi-595132">EÜ&#8217;de bağımlılık Sosyoloji bölümünün düzenlediği panel ile her yönüyle ele alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-arkeoloji-bolumunun-yurutmus-oldugu-en-uzun-soluklu-kazi-445268</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2024 21:06:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[kazı]]></category>
		<category><![CDATA[olduğu]]></category>
		<category><![CDATA[soluklu]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzun]]></category>
		<category><![CDATA[yürütmüş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=445268</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Zunal, Ege Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları gerçekleştirilen Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros kazı alanı hakkında bilgiler verdi. Doç. Dr. Zunal, “Klaros, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazılardan birisidir” dedi.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-arkeoloji-bolumunun-yurutmus-oldugu-en-uzun-soluklu-kazi-445268">Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onur Zunal, Ege Üniversitesi tarafından kazı çalışmaları gerçekleştirilen Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros kazı alanı hakkında bilgiler verdi. Doç. Dr. Zunal, “Klaros, Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazılardan birisidir” dedi.</p>
<p>Klaros kazı alanının bulunduğu konumdan bahseden Doç. Dr. Zunal, “Menderes İlçesi sınırlarında yer alan Klaros, İonia’nın en önemli kutsal alanlarından biri aynı zamanda şu ana kadar yapılan kazı çalışmalarının gösterdiği üzere en eski kehanet merkezidir. Klaros, Menderes’in güneyinde, ovayı güneydeki Kuşadası Körfezi&#8217;ne bağlayan Ahmetbeyli Vadisi&#8217;nin taban düzlüğünde yer alır. Kla­ros’un yer aldığı Ahmetbeyli Vadisi, Smyrna ve Ephesos kentleri arasında ulaşımı sağlayan önemli bir kavşak noktasıdır. Bir kent dışı kutsal alan olan Klaros’un bağlı olduğu ana kentleri, kuzeydeki Kolophon’a uzaklığı 13 kilometre, güneydeki Notion’a uzaklığı ise 1.6 kilometredir” dedi.</p>
<p><b>“Geçmişten günümüze kazı çalışmaları”</b></p>
<p>Kazı alanında yapılan ilk araştırmalardan bahseden Doç. Dr. Onur Zunal, “Antik metinler ve arkeolojik verilere göre İsa’dan önce 13’üncü yüzyılda kurulduğu anlaşılan Klaros’ta ilk sistemli araştırmalar 1886 yılında Carl Schuchhardt tarafından gerçekleştirilmiş, ardından ilk kazı, Theodor Macridy’nin 1907 yılında kutsal alanda alüvyon dolgunun altında kalan tek sütunun aşınmış yüzeyini görüp burada küçük bir sondaj yapmasıyla başlamıştır. 1950-1961 yılları arasında Loius Robert ve Jeanne Robert, 1988-1997 yılları arasında da Juliette de La Genière tarafından kazı çalışmaları yürütülmüştür. 2001 yılından bu yana Klaros’ta sürdürülen kazı, araştırma ve onarım çalışmaları Ege Üniversitesi öğretim üye ve elemanları tarafından devam ettiriliyor. 2001-2019 yılları arasında Nuran Şahin başkanlığında gerçekleştirilen kazılar, 2020 yılından bu yana bilimsel danışmanlığımda sürdürülüyor. Klaros, bu anlamda Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazılardan birisidir” diye konuştu.   </p>
<p><b>Helenistik dönemin kült heykelleri yer alıyor</b></p>
<p>Klaros denilince doğal olarak akıllara ilk gelen anıtsal boyutlara sahip olan Hellenistik dönem Apollon Klarios tapınağı ve tapınağa ait kült heykeller olduğunu belirten Doç. Dr. Zunal, “Bu heykeller 6&#215;11 sütunlu, 26m x 45m boyutlarında, peripteros planlı tapınak İonia’da Helenistik dönemde inşa edilmiş olan tek Dor tapınağıdır. İsa’dan önce  3’üncü yüzyıl başında inşa edilmeye başlanmış, İsa’dan önce 2’nci yüzyılın sonlarında, tapınağın krepisi, pronaosu, naosu ve anıtsal kült heykelleri tamamlanmıştır. Tapınak plan açısından ünik birtakım özelliklere sahiptir. Tapınağa giriş yapıldıktan sonra kuzeyde ve güneyde iki farklı merdiven yer alır. Kuzeydeki merdiven tapınağa girenler, güneydeki merdiven de tapınaktan çıkanlar tarafından kullanılmaktadır. Her iki merdivenin yerin altında yer alan tünel şeklindeki koridorla bağlantısı olup bu koridor kemerlerle desteklenmiş iki adytona açılmaktadır. Ön adyton rahip, yazman ve kehanet başvurusunda bulunanların bekleme yeri olarak kullanılmıştır. Kutsal su kuyusunun bulunduğu arka adyton ise kehanet işinin gerçekleştiği yer olup burayı sadece tanrı Apollon’un kâhini kullanmaktaydı. Tapınağın içerisinde yer alan Apollon, Artemis ve Leto kült heykelleri bir antik dönem kutsal alanında ve tapınağında bulunmuş en iyi durumda korunagelmiş ünik örnekler olarak dikkat çeker. Mermerden yapılmış heykellerin orijinal yükseklikleri 7 metre, ağırlıkları ise 25 ton civarındaydı” dedi.</p>
<p><b>“Kehanet merkezi: Klaros”</b></p>
<p>Klaros’un bir kehanet merkezi olması konusuna da değinen Doç. Dr. Zunal, “Kelime anlamı gelecekle ilgili ön görülerde bulunmak olan kehanet, Yunan pantheonunda birbirinden farklı görevleri olan tanrı, tanrıçalar arasında Apollon’un sorumlu olduğu işlerden biriydi. Kehanet, gelecekle ilgili bilgiler vermenin ötesinde Yunan toplumu için dinsel bir olgu ve zorunluluk anlamına da gelmekteydi. Özellikle tüm toplumu ilgilendiren önemli kararlar verileceği zaman mutlaka Apollon’a danışmak gerekirdi. Ayrıca kişisel meselelerini çözmek için de insanların Klaros’a geldikleri bilinmektedir. Bu anlamda Apollon’un kehanet verme özelliği, Klaros’un çok sayıda ziyaretçi almasındaki ana nedendir. Bu özelliğiyle de ön plana çıkan Klaros, İsa’dan önce 2’nci yüzyılda büyük bir üne kavuşmuş ve Roma İmparatorluğunun uzak sınırlarından pek çok kentten ziyaretçi almıştır” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Zunal, “Klaros’ta bulunan delegasyon yazıtlarına göre günümüz isimleriyle İtalya, İspanya, İngiltere, Hırvatistan, Bulgaristan ve Moritanya gibi farklı ülkelerin pek çok kentlerinden heyetler Klaros’a gelmiştir. Bu anlamda öne çıkan, Klaros’ta verilmiş en meşhur kehanet Smyrna’nın kuruluşudur. Öyküye göre, Aleksandros, Smyrna’yı aldıktan sonra Pagos Tepesi’nde uykuya dalar.  Rüyasında, Nemesis ilaheleri kendisine uyuduğu yerde bir kent kurmasını söylerler. Aleksandros, rüyasının yorumlatmak için generallerinden Lysimakhos’u, Klaros’a gönderir. Tanrıdan ‘Kutsal Meles çayının dışındaki Pagos’ta oturacak olan halk, üç hatta dört kat daha mutlu olacak’ yanıtını alır ve Pagos’ta Yeni Smyrna’yı kurar” dedi.</p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-universitesi-arkeoloji-bolumunun-yurutmus-oldugu-en-uzun-soluklu-kazi-445268">Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünün yürütmüş olduğu en uzun soluklu kazı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hemşirelik Bölümünün Kaliteli Eğitimi Tescillendi</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/hemsirelik-bolumunun-kaliteli-egitimi-tescillendi-365492</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 09:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bölümünün]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[hemşirelik]]></category>
		<category><![CDATA[kaliteli]]></category>
		<category><![CDATA[tescillendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=365492</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen, Hemşirelik Eğitim Programları Akreditasyon ve Değerlendirme Derneğinden (HEPDAK) yapılan açıklamaya göre İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Hemşirelik Lisans Programının iki yıl süreyle akredite edildiği açıklandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemsirelik-bolumunun-kaliteli-egitimi-tescillendi-365492">Hemşirelik Bölümünün Kaliteli Eğitimi Tescillendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen, Hemşirelik Eğitim Programları Akreditasyon ve Değerlendirme Derneğinden (HEPDAK) yapılan açıklamaya göre İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Hemşirelik Lisans Programının iki yıl süreyle akredite edildiği açıklandı.</p>
<p>2018 yılından bu yana çalışmalarına hız kazandırdığı akreditasyon sürecini başarıyla sonlandıran Hemşirelik Lisans Programının, akademik ve alana özgü standartlarının beklenen başarı ve kalite ölçütlerini karşıladığı kaydedildi.</p>
<p>Akreditasyon sevincini paylaşan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya ve Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Tokem, HEPDAK standartlarını karşılayan bu belgenin hemşirelik lisans programlarının eğitim kalitelerinin iyileştirilmesi için bir fırsat olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Gurur Duyuyoruz</p>
<p>Kurum içi ve kurum dışı sundukları gerek projeler gerek eğitsel çalışmalar sebebiyle tüm kadrolarıyla gurur duyduklarını ifade eden İKÇÜ SBF Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya,  “Fakültemizin eğitim programının uygulanmasında, sürekli geliştirilen standartlar doğrultusunda güncellenmesinde ve akreditasyonunda emeği geçen genç ve dinamik öğretim üyesi kadromuz ve öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Lisans ve lisansüstü hemşirelik eğitim programlarının değerlendirilmesi ve izlenmesi ile hemşirelik biliminin, eğitiminin, bakımının ve toplum sağlığının gelişiminde kalite ve yeniliğin güvencesi olmak için çalışıyoruz. Topluma kaliteli ve güvenli bakım verecek hemşireler yetiştirme sorumluluğu temelinde akreditasyon süreçleri kurumlara yol gösterici olmada önemli rol oynuyor. Akademik özverisini kuruluşundan bu yana sürdüren hemşirelik bölümümüzde emeği geçen tüm akademik ve idari çalışanlarımıza teşekkür ediyor, başarılı bir eğitim süreci diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>Kalitemiz Tescillendi</p>
<p>Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Tokem, Türkiye’de hemşirelik eğitiminin kalitesinin yükseltilmesini amaç edinen HEPDAK tarafından tescillenmenin gurur verici olduğunu kaydetti. Bölüm olarak çalışmalarında sürekli iyileştirme ve kalite felsefesi gereklerini yerine getirme gayretinde olduklarını ifade eden Prof. Dr. Tokem, topluma sunulan sağlık ve hemşirelik hizmetlerinin iyileştirilmesi için çalıştıklarını aktardı. Prof. Dr. Tokem, “HEPDAK’ın, hemşirelik lisans programlarını akredite etmek üzere yürüttüğü çalışmalar, uluslararası/ulusal standart, ilke ve yeterlikler göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Hemşirelik eğitiminde akreditasyon, bu eğitim kurumundan yetişen hemşirelerin kaliteli sağlık bakım hizmeti sunmak için gerekli bilgiye ve beceriye sahip olduğunun göstergesidir. Hızlı değişim ve gelişimin yaşandığı hemşirelik eğitiminde bu belgeyi alabilen yetkinliğe sahip olmamız hem bizler için hem öğrencilerimiz ve mezunlarımız için oldukça önemli. Büyük bir özveri ve motivasyon ile kalite çalışmalarını yürüten tüm hemşirelik bölümü akademik ve idari personeline, öğrencilerimize, bu süreçte her türlü desteği veren fakülte ve üniversite yönetimine teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/hemsirelik-bolumunun-kaliteli-egitimi-tescillendi-365492">Hemşirelik Bölümünün Kaliteli Eğitimi Tescillendi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
