<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biyoteknoloji | En Gazete</title>
	<atom:link href="https://www.engazete.com.tr/tag/biyoteknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biyoteknoloji</link>
	<description>Son Dakika Haberleri ve Türkiye Gündemi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Dec 2025 09:05:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://cdn.engazete.com.tr/2025/06/cropped-favv-32x32.webp</url>
	<title>biyoteknoloji | En Gazete</title>
	<link>https://www.engazete.com.tr/tag/biyoteknoloji</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Geleceğin Kozmetiği: Dikey Tarım, Biyoteknoloji ve Yeşil Üretim</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegin-kozmetigi-dikey-tarim-biyoteknoloji-ve-yesil-uretim-596502</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 09:05:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dikey]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[geleceğin]]></category>
		<category><![CDATA[Hammaddeler]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetiği]]></category>
		<category><![CDATA[kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[organik]]></category>
		<category><![CDATA[tarım]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[ürün]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=596502</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kozmetik sektörü son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Tüketici bilincinin artması, çevre dostu üretim talepleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, piyasadaki ürün çeşitliliğini ve tercihleri hızla değiştiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-kozmetigi-dikey-tarim-biyoteknoloji-ve-yesil-uretim-596502">Geleceğin Kozmetiği: Dikey Tarım, Biyoteknoloji ve Yeşil Üretim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kozmetik sektörü son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Tüketici bilincinin artması, çevre dostu üretim talepleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar, piyasadaki ürün çeşitliliğini ve tercihleri hızla değiştiriyor. Bu dönüşümün en dikkat çeken başlığı ise kuşkusuz organik ve doğal kozmetik ürünlere yönelim.</strong></em><br /><em><strong>Daha pahalı olmalarına rağmen organik ürünler klasik kozmetik ürünlere kıyasla çok daha fazla ilgi görüyor. Üstelik sadece ilgi değil, büyüme hızları da oldukça yüksek. Küresel pazar verilerine göre klasik kozmetikler yılda ortalama %4–5 büyürken, organik ve doğal kozmetik pazarının büyüme oranı %12–15 bandına kadar çıkıyor. Bazı segmentlerde bu artış %20’nin üzerine çıkıyor. Bu veriler, organik kozmetiğin hem tüketici davranışlarında hem de endüstriyel trendlerde belirleyici bir güç haline geldiğini gösteriyor.</strong></em><br /><em><strong> Bu değişimin konuşulduğu etkinliklerden biri de Acıbadem Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından düzenlenen ve yaklaşık 300 katılımcıyı bir araya getiren ACUCOS’25-Acıbadem Üniversitesi Kozmetik Sempozyumu oldu. Sürdürülebilir içerikler, yeşil ambalajlar, hayvan deneylerinin yasaklanmasının sektöre etkileri, dikey tarım ve biyoteknolojik hammaddeler gibi konuların ele alındığı etkinlikte de konuşan Sempozyum Başkanı ve Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Yasemin Yağan Uzuner, doğal, organik ve yeşil kozmetiğe yönelik artan talebi bilimsel yönleriyle değerlendirdi ve sektördeki son gelişmeleri aktardı…</strong></em></p>
<p> </p>
<p><strong>Yeni Trend “Yeşil Kozmetik”</strong></p>
<p>Kozmetik dünyasında yaygın olarak kullanılan “doğal”, “organik” ve “yeşil” ifadeleri, benzer görünse de aslında birbirinden önemli farklarla ayrılıyor. Bu üç kavramın birbiriyle karıştırıldığını belirten Dr. Yasemin Yağan Uzuner, “Hepsi aynı anlama gelmiyor. Teknik olarak da aralarında ciddi farklar var. Yeşil kozmetik, son yılların en önemli trendlerinden biri. Bu ürünlerde özellikle çevreye duyarlı içerikler ve yeşil ambalajlar ön planda. Plastik doğada kaybolmadığı için ambalaj konusu çok önemli. Doğayla uyumlu, sürdürülebilir maddeler içeren ürünleri ‘yeşil ürün’ olarak kabul ediyoruz. Organik ve doğal arasındaki fark ise daha net. Organik zaten doğaldır ama organik üretim çok daha zor koşullarda yapılabiliyor. Örneğin organik tarımda yapay gübre kullanamazsınız, üretim alanı havaalanı ya da yol kenarında bile olamaz. Doğal ise ‘kaynağını doğadan almak’ anlamına geliyor, ancak her doğal ürün organik olmuyor” şeklinde konuşuyor.</p>
<p><strong>Bir Ürünün “Doğal” Olduğu Nasıl Anlaşılır?</strong></p>
<p>Tüketicilerin tek başına ürünün doğal olup olmadığını anlamasının çok zor olduğunu vurgulayan Dr. Yasemin Yağan Uzuner, “Ürünün doğal olup olmadığını anlayamazsınız. Bunun için Ecocert, Cosmos; BDIH, Soil Association, NATRUE gibi uluslararası sertifikasyon firmalarının logolarına bakmalısınız. Bu logoları taşıyan ürünler belli kalite, organik ve / veya doğal ürün standartlarına uygun üretilmiştir ve güvenilir ürünler kabul edilmelidir” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>Kozmetikte hayvan deneyi konusu da sık sorulan başlıklardan biri. Dr. Yasemin Yağan Uzuner bu konuda net konuşuyor:<br /> “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği yasa ve yönetmeliklerini uygulayan ülkelerde, 11 Eylül 2004’ten beri bitmiş ürünlerde, 11 Mart 2013’ten beri de hammaddelerde hayvan deneyi yapılması tamamen yasak. Türkiye de bu kurallara uyuyor. Firmalar, her hammadde için ‘hayvan deneyi yapılmamıştır’ belgesini almak zorunda. Ancak hayvan deneylerinin tamamen kaldırılması sektörde bazı kısıtlamalar da getirdi. Uzun yıllardır, hayvan deneylerinin yerine geçecek yeni test yöntemleri geliştirilmek üzere çalışılıyor. Kısa süre sonra ortaya çıkan etkiler, irritasyon, alerjik reaksiyonlar gibi etkileri inceleyebileceğimiz ve hayvanları kullanmadan yapabileceğimiz test yöntemleri geliştirildi. Ne yazık ki kozmetik ürünlerin veya hammaddelerin uzun vadeli etkilerini gösterecek test yöntemi henüz bulunamadı. Hammaddelerin uzun süre sonra nasıl etki edeceğini tespit edemediğimiz için de 2013’ten bu yana yepyeni hammaddeler sektöre sunulamıyor”…</p>
<p><strong>Yeni kozmetikler ne kadar güvenli? </strong></p>
<p>Bu yasakların güvenlik açısından soru işaretleri doğurmadığını belirten Dr. Yasemin Yağan Uzuner, endişeye gerek olmadığını söyleyerek, “Yıllar önce güvenilirliği kanıtlanmış, ilaç veya gıda sanayii için geliştirilmiş hammaddeleri, geleneksel olarak yıllardır ya da yüzyıllardır kullanılagelen bitkisel ekstreleri kullanıyoruz. Ya da yıllardır kullandığımız hammaddelerin veya bitkisel ekstrelerin daha önce farkına varılmamış yeni etkilerini bulmaya devam ediyoruz; bu yüzden çok yenilikçi, hızlı inovasyonlarla yaşayan kozmetik sektörü hız kaybetmeden tüketicilerine yeni ürünler sunmaya devam ediyor. Ancak 2013’ten bu yana kozmetik üreticilere yepyeni hammaddeler sunulamıyor. Hem hammaddeler, hem bitmiş ürünler hayvan deneylerinin yerine geçen birçok alternatif test yöntemi de kullanılarak test ediliyorlar. Yasa ve yönetmeliklere uygun olarak üretilen her kozmetik ürünün mutlaka ‘güvenlilik raporu’ hazırlanmış olması gerekiyor. Bu nedenle yasa ve yönetmeliklere uygun olarak satışı sunulan ürünler tüketicilerin sağlığına zarar vermeyeceğinden emin olunarak satışı sürdürülüyor” şeklinde konuşuyor. </p>
<p><strong>Merdivenaltı Ürünlerden Uzak Durulmalı</strong></p>
<p>Organik kozmetikte hem doğal hem de organik kaynaklı içerikler gerekli. Bu nedenle organik ürünlerin daha pahalı olduğunu belirten Dr. Yasemin Yağan Uzuner, “Doğal olan her şey faydalı da olmayabilir. Bitkilerin içerdikleri maddeler her zaman sabit oranlarda olmayabilir. Mevsimsel değişiklikler, hava koşulları gibi nedenler içerik değişikliklerine yol açtığı gibi, bazı bitkiler de zehirli veya insan sağlığına zarar veren maddeler içerebilirler” diyor.</p>
<p>Doğal olanın her zaman güvenli olmadığının altını çizen Dr. Yasemin Yağan Uzuner, “Doğal olan her zaman masum değildir. Sentetik hammaddelerle üretim bu yüzden daha kontrollü yapılabilir. Ancak bitkilerden elde edilen, Aloe Vera, Argan Yağı, Hyaluronik Asit gibi sayısız maddenin yapıları ve etkileri kanıtlanmıştır. Cildimiz, bir maddeyi kaynağına göre ayırmaz. Doğadan elde edilmiş veya sentetik olarak üretilmiş olması fark etmez. Cildimiz hangi madde emilim için uygunsa onu emer. Doğadan elde edilen hammaddelerin sayısı çok fazladır. Örneğin parfüm üretmek için yalnızca tüm çiçekleri kullanmıyoruz, bitkilerin kökü, kabuğu, bazen yaprağı bile kullanılıyor. Güzel kokan her şey parfüm içeriği olabilir. En büyük laboratuvar doğamızdır. Ancak ürünler kanun ve yönetmeliklere uygun üretilmeli. Merdivenaltı ürünlerden uzak durmak çok önemli” diyor.</p>
<p><strong>Vegan Kozmetikler, Geri Dönüşümlü Ambalajlar ve Biyoteknoloji</strong></p>
<p>Organik ve doğal ürün pazarının büyüme hızının, klasik ürünlerden daha yüksek olduğunu vurgulayan Dr. Yasemin Yağan Uzuner, tüketicinin giderek daha da bilinçlendiğine dikkat çekiyor:<br />“Tüketicinin bilinci arttıkça sektördeki eğilimler de değişiyor. Daha pahalı olmalarına rağmen organik ürünlere ilgi çok daha büyük. 2024 yılının 41,65 milyar dolar olan pazarın 2024 yılında 103,23 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. En hızlı büyüyen pazar da Amerika pazarı. 2024 yılında doğal kozmetiklerin pazar büyüme hızı %37 oldu.”<br />Hayvansal testlerin azaltılması, vegan içerikler ve geri dönüştürülebilir ambalajlardan giderek daha fazla söz ediliyor artık. Tüm bunların geçici bir trend olmadığını söyleyen Dr. Yasemin Yağan Uzuner, “Kozmetiğin geleceği bu yönde şekilleniyor. Organik ve doğal kozmetik trendi giderek daha da gelişecek. Gençlerin doğa bilinci ve sürdürülebilirlik konusundaki düşünceleri çok daha sert. Bu konulara çok önem veriyorlar, çok dikkat ediyorlar. Gelecekte klasik kozmetikler, yani sentetik yollarla elde edilen hammaddelerle üretilen kozmetik ürünler azalacak. Bu çok net. İlaçlarda da klasik yöntemlerle elde edilen hammaddeleri kullanma oranımız önümüzdeki 30 yıl içerisinde azalacak. Biyoteknolojik ilaçların oranı %80’lere çıkacak” diyor. </p>
<p><strong>Geleceğin Üretim Yöntemleri: Dikey Tarım ve Yeni Teknolojiler</strong></p>
<p>Kozmetikte hammaddə üretiminin de dönüşeceğini vurgulayan Dr. Yasemin Yağan Uzuner, “Dikey tarım, yani topraksız üretim giderek yaygınlaşıyor. Genetiği değiştirmeden, kontrollü ortamlarda daha kaliteli doğal kaynaklar elde edeceğiz” diyor. Bu yöntemlerin hem sürdürülebilirlik hem de kalite açısından geleceğin ana yöntemlerinden biri olacağını belirten Dr. Yasemin Yağan Uzuner, gelecekte üretim yöntemlerinin değişeceğine, daha fazla doğa dostu olacağına dikkat çekiyor.</p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegin-kozmetigi-dikey-tarim-biyoteknoloji-ve-yesil-uretim-596502">Geleceğin Kozmetiği: Dikey Tarım, Biyoteknoloji ve Yeşil Üretim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİOSB ve Yıldız Teknik Üniversitesi Arasında Stratejik İş Birliği Protokolü İmzalandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biosb-ve-yildiz-teknik-universitesi-arasinda-stratejik-is-birligi-protokolu-imzalandi-594626</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 01:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bi]]></category>
		<category><![CDATA[Biosb]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[ortak]]></category>
		<category><![CDATA[osb]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=594626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biyoteknoloji alanında Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak için sanayi-akademi iş birliklerini sürdüren BİOSB, stratejik bir iş birliğine daha imza attı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biosb-ve-yildiz-teknik-universitesi-arasinda-stratejik-is-birligi-protokolu-imzalandi-594626">BİOSB ve Yıldız Teknik Üniversitesi Arasında Stratejik İş Birliği Protokolü İmzalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyoteknoloji alanında Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak için sanayi-akademi iş birliklerini sürdüren BİOSB, stratejik bir iş birliğine daha imza attı.</p>
<p>Bu kapsamda Yıldız Teknik Üniversitesi ile BİOSB arasında laboratuvar ve alt yapının ortak kullanımı, öğrencileri için ayrıcalıklar, girişimcilik ve proje desteklerini kapsayan geniş kapsamlı <strong>‘İyi Niyet İş Birliği Protokolü’ </strong>imzalandı. Yıldız Teknik Üniversitesi rektörlük binasında gerçekleştirilen imza törenine BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve BİYOSAD Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş ve YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik katıldı. Protokol, akademik Ar-Ge birikiminin sanayiye aktarılması, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve biyoteknolojik ürünlerin ticarileştirilmesi için ortak bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Protokol kapsamında; YTÜ ve BİOSB’nin laboratuvar ve test altyapıları karşılıklı olarak kullanım için açılırken, insan kaynağı gelişimine yönelik önemli adımlar da içeriyor. Taraflar ayrıca ulusal ve uluslararası fonlara yönelik ortak projeler geliştirecekler.</p>
<p>“<strong>Biyoteknoloji Ekosistemi İçin Sanayi-Akademi İş Birlikleri Çok Önemli’</strong></p>
<p>İmza töreni sonrası açıklamalarda bulunan BİOSB ve BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş; “Biyoteknoloji ekosistemi, üniversitelerin bilgi birikimi ile sanayinin üretim kapasitesinin birleşmesiyle daha da güçlenir. Bu bilinçle üniversitelerimiz ile iş birliklerimizi her geçen gün artırıyoruz. YTÜ ile imzaladığımız protokol, bu entegrasyonu sağlamak ve bilginin Ar-Ge’den ürüne dönüşmesini hızlandırmak açısından çok büyük öneme sahip. Laboratuvar altyapılarının ortak kullanımı, öğrencilerin sektöre erken katılımı ve ortak projeler, Türkiye’nin biyoteknoloji alanında küresel rekabetçiliğini artıracak adımların başında geliyor”  </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biosb-ve-yildiz-teknik-universitesi-arasinda-stratejik-is-birligi-protokolu-imzalandi-594626">BİOSB ve Yıldız Teknik Üniversitesi Arasında Stratejik İş Birliği Protokolü İmzalandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Yeni Teknoloji ve Bilim Üssü Biyoteknoloji Vadisi&#8217;nden Türk Ticaret Bankası&#8217;na Ziyaret</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-yeni-teknoloji-ve-bilim-ussu-biyoteknoloji-vadisinden-turk-ticaret-bankasina-ziyaret-593094</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 10:36:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hedef]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üssü]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=593094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yeni teknoloji ve bilim üssü Biyoteknoloji Vadisi, 4,5 milyar dolarlık yatırım değeriyle, 2,7 milyon metrekarelik alanda, 20 bin nitelikli istihdam ve 15 milyar dolar yatırım hedefiyle İstanbul’un tuzla ilçesinde yükseliyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-yeni-teknoloji-ve-bilim-ussu-biyoteknoloji-vadisinden-turk-ticaret-bankasina-ziyaret-593094">Türkiye&#8217;nin Yeni Teknoloji ve Bilim Üssü Biyoteknoloji Vadisi&#8217;nden Türk Ticaret Bankası&#8217;na Ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin yeni teknoloji ve bilim üssü Biyoteknoloji Vadisi, 4,5 milyar dolarlık yatırım değeriyle, 2,7 milyon metrekarelik alanda, 20 bin nitelikli istihdam ve 15 milyar dolar yatırım hedefiyle İstanbul’un tuzla ilçesinde yükseliyor. Sahada çalışmalar devam ederken, stratejik iş birliklerini güçlendirmeye yönelik görüşmeler de sürüyor. </p>
<p>Bu kapsamda; Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü İlker Yeşil ile bir araya geldi. Türk Ticaret Bankası’nın Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen görüşmede biyoteknoloji sektörünün Türkiye ekonomisine katkıları, inovasyon potansiyeli ve finansal destek modelleri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. </p>
<p>“BİYOTEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNİ BÜYÜTMEYİ HEDEFLİYORUZ”</p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:</p>
<p>“Biyoteknoloji, bugün dünyanın ekonomik ve teknolojik rekabetini şekillendiren en stratejik alanlardan birisi konumundadır. Biyoteknoloji Vadisi olarak hedefimiz; Türkiye’yi bu rekabetin yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda yön veren ülkelerinden birisi haline getirmektir. Bu doğrultuda kamu ve özel sektör, finans ve akademi alanlarında yapacağımız iş birlikleri ile biyoteknoloji ekosistemini büyütmeyi hedefliyoruz. Bu hedef Biyoteknoloji Vadisi’ni bölgesel bir merkezden global bir giriş kapısına dönüştürmemizi sağlayacaktır” </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-yeni-teknoloji-ve-bilim-ussu-biyoteknoloji-vadisinden-turk-ticaret-bankasina-ziyaret-593094">Türkiye&#8217;nin Yeni Teknoloji ve Bilim Üssü Biyoteknoloji Vadisi&#8217;nden Türk Ticaret Bankası&#8217;na Ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Bilim Üssü Teknoloji Vadisi&#8217;ne Stratejik Ziyaret</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-bilim-ussu-teknoloji-vadisine-stratejik-ziyaret-590028</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 13:42:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Biyoteknoloji Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[stratejik]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[ülke]]></category>
		<category><![CDATA[üssü]]></category>
		<category><![CDATA[vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[yön]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=590028</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin yeni bilim ve teknoloji üssü Biyoteknoloji Vadisi, stratejik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-bilim-ussu-teknoloji-vadisine-stratejik-ziyaret-590028">Türkiye&#8217;nin Bilim Üssü Teknoloji Vadisi&#8217;ne Stratejik Ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Türkiye’nin yeni bilim ve teknoloji üssü Biyoteknoloji Vadisi, stratejik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kamu ve özel sektör temsilcileri, BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş’ın ev sahipliğinde biyoteknoloji konusunda araştırma, üretim ve inovasyon ekosistemini güçlendirecek kapsamlı iş birliklerini değerlendirdi.</em></p>
<p>Türkiye’nin yeni bilim ve teknoloji üssü Biyoteknoloji Vadisi, önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Ziyaret kapsamında; Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Yönetim Kurulu Üyeleri ve BİYOSAD üyesi Zeynep Atabay Taşkent, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Birim Müdürü Zahid Tuncel ve ekibi ile bir araya geldi. </p>
<p>Ziyaretin ilk bölümünde olası iş birliklerinin değerlendirildiği bir toplantı gerçekleştirildi. Yaklaşık <strong>2,7 milyon metrekarelik bir alanda</strong> yükselen ve <strong>4,5 milyar dolarlık yatırım değeriyle</strong> Türkiye’nin en büyük teknoloji ve inovasyon projelerinden biri olan <strong>Biyoteknoloji Vadisi</strong>, toplantının ana gündemini oluşturdu. Görüşmede, biyoteknoloji konusunda araştırma, üretim ve inovasyon ekosistemini güçlendirecek kapsamlı iş birlikleri de değerlendirildi. Ziyaretin ikinci bölümünde ise, konuklar İstanbul’un Tuzla ilçesinde<strong> konumlanan Biyoteknoloji Vadisi arazisinde</strong> saha incelemesi gerçekleştirdi. </p>
<p>“TÜRKİYE’Yİ REFERANS ÜLKE HALİNE GETİRMEYİ AMAÇLIYORUZ”</p>
<p>BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Dr. Ercan Varlıbaş</strong>, toplantıda yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:</p>
<p>“Biyoteknoloji, bugün dünyanın ekonomik ve teknolojik rekabetini şekillendiren en stratejik alanlardan birisi konumundadır. Biyoteknoloji Vadisi olarak hedefimiz; Türkiye’yi bu rekabetin yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda yön veren ülkelerinden birisi haline getirmektir.</p>
<p>Bu doğrultuda kamu ve özel sektörle yürüttüğümüz iş birlikleri, Türkiye’nin biyoteknoloji ekosistemini güçlendiren en önemli kaldıraçları oluşturuyor. Bu yapının güçlenmesi, aynı zamanda uluslararası yatırımcıların ekosistemimize entegrasyonunu mümkün kılan sağlam bir zemin hazırlıyor., Biyoteknoloji Vadisi’ni bölgesel bir merkezden global bir giriş kapısına dönüştürme hedefimizin önemli adımlarıdır. Güney Kore, Tayvan ve Boston’da katıldığımız fuarlar; bu hedefimize ulaşmamıza yardımcı olurken, Türkiye’nin biyoteknoloji vizyonunu küresel ölçekte görünür kılmamızı da destekliyor. </p>
<p>Tam da bu noktada 2026 yılının Haziran ayında gerçekleştirilecek dünyanın en önemli biyoteknoloji kongrelerinden olan Bio International Convention’a Türkiye Pavilion’u olarak katılım sağlayacağız. Kamu ve özel sektör ile gerçekleştireceğimiz pavilionda, ülkemizdeki biyoteknolojik çalışmaları tanıtacağız. </p>
<p>Bugün attığımız her adım, Türkiye’nin biyoteknoloji ekosistemini büyütmek, uluslararası paydaşlarla ortak projeleri güçlendirmek ve ülkemizi bu alanda referans gösterilen ülkeler arasına taşımak için stratejik bir önem taşıyor” ifadelerini kullandı. </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-bilim-ussu-teknoloji-vadisine-stratejik-ziyaret-590028">Türkiye&#8217;nin Bilim Üssü Teknoloji Vadisi&#8217;ne Stratejik Ziyaret</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 12:26:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dr.]]></category>
		<category><![CDATA[ercan]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan Varlıbaş]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[varlıbaş]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızca]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşına]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=587825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaklaşık 2,7 milyon metrekare alanda ve 4,5 milyar dolar yatırımla kurulan Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825">Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık <strong>2,7 milyon metrekare</strong> alanda ve <strong>4,5 milyar dolar yatırımla</strong> kurulan <strong>Biyoteknoloji Vadisi</strong>, Türkiye’nin bilim ve teknoloji odaklı kalkınma hedeflerinde stratejik bir rol üstleniyor. Araştırma, üretim, girişimcilik ve sanayi iş birliğini aynı yapıda bir araya getiren vadi; ulusal biyoteknoloji kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr.<strong> Ercan Varlıbaş</strong>, Türkiye’nin ekonomik büyüklükte 22., biyoteknolojide ise 48. sırada olduğuna dikkat çekerek, “Bu tabloyu değiştirmek için Türkiye’yi 10 yıl içinde biyoteknolojide ilk 10 ülke arasına taşımayı hedefliyoruz” dedi.</p>
<p>Varlıbaş, vadinin yalnızca üretim ve Ar-Ge alanı değil, ulusal inovasyon politikalarının hayata geçirileceği bütünleşik bir ekosistem olduğunu vurguladı. “Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye’nin bilim temelli büyüme sürecine yön verecek. Yerli ve yabancı yatırımcılarla ekosistemi güçlendirerek bilimi toplumsal yaşamın ana damarına taşımayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Projenin hedefleri arasında 20 bin istihdam, 15 milyar dolarlık ihracat ve 300 start-up’ın desteklenmesi bulunuyor.</p>
<p><strong>“BİYOTEKNOLOJİ ZENGİNLİK, SAĞLIK VE UZUN ÖMÜR DEMEK”</strong></p>
<p>Türkiye ve dünyadan bilim insanlarının katıldığı 2. Uluslararası Sürdürülebilirlik için Biyoteknoloji Çözümleri Kongresi (Biotech4SUS), Gebze Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan Dr. Ercan Varlıbaş, biyoteknolojiyi “zenginlik, sağlık ve uzun ömür” kavramlarıyla tanımladı.</p>
<p>Varlıbaş, biyoteknolojinin yalnızca bir bilim alanı değil, aynı zamanda ekonomik kalkınmanın lokomotifi olduğunu belirterek, “Dünyada resmi kayıtlara göre 122 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Biyoteknoloji, sağlıklı ve stressiz yaşam süresini uzatmayı mümkün kılıyor” dedi.</p>
<p>Biyoteknolojinin tarım, sağlık, gıda ve hayvancılık gibi stratejik sektörlerde dönüştürücü etki yaratacağını vurgulayan Varlıbaş, “Bu alan, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme stratejisinde kilit rol üstlenecek” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“BİYOTEKNOLOJİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN KALBİDİR”</strong></p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki atılımının artık yalnızca sanayi ölçeğinde değil, bir bilim politikası ekseninde ilerlediğini vurgulayarak, “Biyoteknoloji doğayı kopyalayan değil, doğayla iş birliği yapan bir bilimdir. Bugün iklim değişikliği, gıda güvenliği, sağlık ve enerji verimliliği gibi konuların tümünde çözümün adresi biyoteknolojidir. BİYOSAD olarak kamu, sanayi ve üniversiteleri aynı masada buluşturuyoruz. Amacımız yalnızca üretmek değil; bilimin etik, çevreci ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesini sağlamak. Türkiye’yi yalnızca biyoteknolojik ürünlerde değil, bilimsel kalite ve sürdürülebilirlikte de bir referans ülke haline getirmeye kararlıyız.” İfadelerini kullandı.  </p>
<p>Dr. Ercan Varlıbaş konuşmasında ayrıca Biyoteknoloji Vadisi’nin yalnızca ulusal değil, uluslararası ölçekte de etki yaratmayı hedeflediğine dikkat çekti. Dr. Varlıbaş, “Türkiye artık bu alanda aktif rol alıyor. Kore ve Tayvan’da temaslarımız oldu, Boston’da iki kongreye katıldık. Gelecek yıl San Diego’da Türkiye Pavilyonu’nu kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Sağlık ve Ticaret Bakanlıkları da bizimle olacak” dedi.</p>
<p><strong>“YERLİ İLAÇ TÜRKİYE’NİN BİLİMSEL BAĞIMSIZLIĞI AÇISINDAN KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASI”</strong></p>
<p>Yerli biyoteknolojik ilaç üretiminde Türkiye’nin geldiği noktanın önemine dikkat çeken Dr. Ercan Varlıbaş,” 5 yıl önce İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile başlatılan, VSY Biotechnology tarafından fonlanan yeni biyoteknolojik ilaç molekülü projesinin laboratuvar aşamalarında başarılı sonuçlara ulaştı. Molekülümüz izole edildi, tanımlandı ve ön klinik testlerde güvenilirlik ve etkinlik açısından son derece umut verici sonuçlar verdi. İnsan fazı klinik çalışmalar da olumlu sonuçlanırsa, üretimi Biyoteknoloji Vadisi’nde gerçekleştireceğiz. Kendi molekülünü geliştiren bir ülke yalnızca sağlıkta değil, bilimde de bağımsız olur. Bizim hedefimiz, Türkiye’yi ilacını geliştiren, teknolojisini üreten ve bilgisini ihraç eden bir ülke haline getirmek. Bu süreç Türkiye’nin bilimsel bağımsızlığı açısından kritik bir dönüm noktası olacaktır” ifadelerini kullandı. </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/dr-ercan-varlibas-biyoteknoloji-ile-122-yasina-kadar-yasamak-mumkun-587825">Dr. Ercan Varlıbaş: Biyoteknoloji ile 122 Yaşına Kadar Yaşamak Mümkün</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanayi ve Üniversiteyi Buluşturan İmza</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/sanayi-ve-universiteyi-bulusturan-imza-585952</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 10:06:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[Biyosad]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[buluşturan]]></category>
		<category><![CDATA[Gebze Teknik Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[mza]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[üniversiteyi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585952</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biyoteknoloji alanında Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan yeni bilim ve teknoloji üssü olan Teknoloji Vadisi’ni hayata geçiren Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ile Gebze Teknik Üniversitesi arasında sanayi ve üniversiteyi bir araya getirecek olan İyi Niyet İş Birliği Protokolü imzalandı. </p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanayi-ve-universiteyi-bulusturan-imza-585952">Sanayi ve Üniversiteyi Buluşturan İmza</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyoteknoloji alanında Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan yeni bilim ve teknoloji üssü olan Teknoloji Vadisi’ni hayata geçiren <strong>Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) </strong>ile <strong>Gebze Teknik Üniversitesi arasında </strong>sanayi ve üniversiteyi bir araya getirecek olan <strong>İyi Niyet İş Birliği Protokolü imzalandı. </strong>Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü <strong>Prof. Dr. Hacı Ali Mantar </strong>ve <em><strong>Biyoteknoloji</strong></em><strong> Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş<em> </em></strong>tarafından <strong>2. Uluslararası </strong><strong>Sürdürülebilirlik için Biyoteknoloji Çözümleri Kongresi</strong>’nde imzalanan protokol, Türkiye’de biyoteknoloji alanında sanayi ve akademi arasındaki etkileşimi kalıcı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>BİYOSAD’dan mentorluk desteği</strong></p>
<p>Üç yıl sürecek protokol kapsamında; araştırmadan eğitime, laboratuvar altyapısından staj imkânlarına kadar geniş bir iş birliği çerçevesi çiziyor. Ayrıca protokol, Türkiye’de biyoteknoloji alanında sanayi ve akademi arasındaki etkileşimi kalıcı bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Bu iş birliğiyle BİYOSAD, protokol kapsamına alınmış çalışmalar için mentorluk desteği sağlayacak. Ortak projelerden doğacak <strong>makaleler, bildiriler ve patentler</strong>, Türkiye’nin biyoteknoloji üretim kapasitesini büyütecek.</p>
<p><strong>Öğrencilere Özel İmkanlar</strong></p>
<p>Eğitim tarafında ise öğrenciler için yeni bir kapı aralanıyor. Gebze Teknik Üniversitesi öğrencileri, <strong>BİYOSAD bünyesinde staj ve bitirme projelerini</strong> gerçekleştirebilecek; sanayiyle erken yaşta temas kurarak sektörün nabzını tutacak. Protokol; mevcut laboratuvar, test ve karakterizasyon alt yapılarını karşılıklı kullanılmasına da olanak sağlıyor. Protokol karşılıklı olarak kariyer günleri, seminer, konferans, yarışma ve tanıtım etkinliklerine yönelik çalışmaları da kapsıyor. </p>
<p><strong>Biyoteknoloji Temelli Ekonomik Dönüşüme Katkı</strong></p>
<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen ve Gebze Teknik Üniversitesi Biyoteknoloji Enstitüsü koordinasyonunda yürütülen Biyoteknoloji ve Biyoekonomi Kümelenme Girişimi (BİKÜME) ile araştırmacıları, öğrencileri, girişimleri ve sanayi paydaşlarını bir araya getirerek biyoteknoloji araştırmalarını bilimsel, toplumsal ve ekonomik etki yaratacak, sürdürülebilir ve pazara yönelik çözümlere dönüştürmeyi hedeflenmektedir. BİYOSAD’ın da paydaşı olduğu BİKÜME ve imzalanan protokol çerçevesinde Gebze Teknik Üniversitesi ile ortak projeler gerçekleştirilecek. </p>
<p><strong>“Türkiye’nin Biyoteknoloji Hamlesi Üretim Sahasında Da Şekillenmeli”</strong></p>
<p><strong>Dr. Ercan Varlıbaş</strong>, imza töreninde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin biyoteknoloji geleceğinde bu tür iş birliklerinin dönüştürücü bir rol üstleneceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Türkiye’nin biyoteknoloji hamlesi, yalnızca laboratuvarlarda değil, üretim sahasında da şekillenmeli. Biz BİYOSAD ve BİOSB olarak bilimin sahaya inmesini, üretimle birleşmesini hedefliyoruz. Çünkü bilgi tek başına güç değil; o bilgiyi ürüne, istihdama, katma değere dönüştürebildiğinizde anlam kazanıyor. Bugün attığımız bu adım, tam da bunu mümkün kılacak bir köprü niteliğinde. Gebze Teknik Üniversitesi’nin bilimsel gücü, bizim sektörel deneyimimizle birleştiğinde ortaya çıkacak sinerji, sadece ülkemiz için değil, bölgesel ölçekte de bir model oluşturabilir. Türkiye’nin kendi biyoteknolojik markalarını yaratma hedefinde, bu iş birlikleri birer dönüm noktasıdır.”</p>
<p>Prof. Dr. <strong>Hacı Ali Mantar</strong> ise iş birliğini “Prof. Dr. Hacı Ali Mantar ise, “BİKÜME, Gebze Teknik Üniversitesi Biyoteknoloji ve Biyoekonomi Kümelenmesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle ve Gebze Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi koordinasyonunda, bir yenilikçilik platformu olarak yakın zamanda kurulmuştur. Bu kapsamda, Gebze Teknik Üniversitesi ile BİKÜME’nin kurucu ortaklarından biri olan BİYOSAD ile İyi Niyet Protokolü imzaladık.” diye konuştu. </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/sanayi-ve-universiteyi-bulusturan-imza-585952">Sanayi ve Üniversiteyi Buluşturan İmza</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdi İbrahim, Oftalmoloji Alanındaki Yeni Ürünü ile Biyoteknoloji Portföyünü Genişletiyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-oftalmoloji-alanindaki-yeni-urunu-ile-biyoteknoloji-portfoyunu-genisletiyor-585820</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 11:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[alan]]></category>
		<category><![CDATA[alanındaki]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[brahim]]></category>
		<category><![CDATA[çözümler]]></category>
		<category><![CDATA[oftalmoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ürünü]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=585820</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdi İbrahim, biyoteknoloji odaklı yatırımlarını genişleterek oftalmoloji alanındaki konumunu yenilikçi tedavi çözümleriyle güçlendiriyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-oftalmoloji-alanindaki-yeni-urunu-ile-biyoteknoloji-portfoyunu-genisletiyor-585820">Abdi İbrahim, Oftalmoloji Alanındaki Yeni Ürünü ile Biyoteknoloji Portföyünü Genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Abdi İbrahim, biyoteknoloji odaklı yatırımlarını genişleterek oftalmoloji alanındaki konumunu yenilikçi tedavi çözümleriyle güçlendiriyor.</p>
<p><strong>Abdi İbrahim CEO’su Dr. Süha Taşpolatoğlu, </strong>bu önemli gelişmeyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye&#8217;deki hastaların yüksek kaliteli biyolojik ürünlere erişimini artırma konusunda önemli bir adım attık. Oftalmoloji alanındaki uzmanlığımızı, Avrupa ve ABD’de onaylanmış biyolojik ürünlerle bir araya getirerek; yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) gibi ciddi göz hastalıklarının tedavisine erişimi kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Bu gelişme, biyoteknoloji alanındaki öncü rolümüzü ve hasta odaklı yaklaşımımızı pekiştirirken, oftalmoloji gibi kritik alanlarda yeni tedavi çözümlerini hayata geçirme kararlılığımızın ve Türk ilaç sektörünün gelişimine yaptığımız katkının da önemli bir göstergesidir.” </p>
<p>Eylül 2025 verilerine göre, Türkiye’de Oftalmoloji alanında yer alan biyoteknolojik ürünlerin pazarı yaklaşık 53 milyon ABD doları büyüklüğündedir. Ülkedeki biyoteknolojik ilaçlara yönelik güçlü talep, bu alandaki yenilikçi çözümlerin benimsenmesini hızlandırmaktadır.</p>
<p><strong>Uluslararası Otoriteler Tarafından Onaylanan Çözümler</strong></p>
<p>Tedavi, yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD), diyabetik makula ödemi (DME), retina ven tıkanıklığı ve miyopik koroidal neovaskülarizasyon gibi ciddi göz hastalıklarının tedavisinde etkili çözümler sunuyor.</p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/abdi-ibrahim-oftalmoloji-alanindaki-yeni-urunu-ile-biyoteknoloji-portfoyunu-genisletiyor-585820">Abdi İbrahim, Oftalmoloji Alanındaki Yeni Ürünü ile Biyoteknoloji Portföyünü Genişletiyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Biyoteknoloji Üssü Yükseliyor</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-biyoteknoloji-ussu-yukseliyor-582384</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 07:37:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[üssü]]></category>
		<category><![CDATA[yükseliyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=582384</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, biyoteknoloji alanında tarihi bir dönüm noktasına ulaştı. İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalarla geliştirilen Varliciment, Türkiye’de üretilen ilk özgün biyoteknolojik ilaç adaylarından biri olarak sağlıkta dışa bağımlılığı azaltacak yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-biyoteknoloji-ussu-yukseliyor-582384">Türkiye&#8217;nin Biyoteknoloji Üssü Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, biyoteknoloji alanında tarihi bir dönüm noktasına ulaştı. İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmalarla geliştirilen <strong>Varliciment</strong>, Türkiye’de üretilen ilk özgün biyoteknolojik ilaç adaylarından biri olarak sağlıkta dışa bağımlılığı azaltacak yeni bir dönemin kapısını aralıyor.</p>
<p>Beş yıl süren Ar-Ge sürecinde <strong>VSY Biotechnology</strong>’nin finansal ve bilimsel desteğiyle yürütülen proje, Türk biyoteknoloji ekosisteminde güçlü bir iş birliği modeli yarattı. Proje, Boğaziçi ve Koç Üniversiteleri mezunu, ABD’de doktorasını tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönerek İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi’nde ekibiyle birlikte çalışan <strong>Dr. Sibel Kalyoncu Uzunlar</strong> ve <strong>Dr. Gülçin Çakan Akdoğan</strong> liderliğinde yürütüldü. Geliştirilen moleküle, projeye bilimsel, finansal ve stratejik destek sağlayan <strong>VSY Biotechnology</strong>’nin Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Dr. Ercan Varlıbaş</strong>’ın soyadından esinlenilerek <strong>“Varliciment”</strong> adı verildi.</p>
<p>Dr. Varlıbaş, projenin yalnızca bilimsel bir başarı değil, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki vizyonunu somutlaştıran bir adım olduğunu vurguladı:</p>
<p>“<strong>VSY Biotechnology olarak yaklaşık beş yıl önce İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile başlattığımız bu proje</strong>, yeni bir biyoteknolojik ilaç molekülü geliştirme hedefiyle yola çıktı. Şu anda sonuçlarımız oldukça iyi. Molekülümüz izole edildi, tanımlandı, laboratuvar verilerimiz başarılı. Eğer insandaki klinik çalışmalar da olumlu sonuçlanırsa, bu ilaç <strong>Biyoteknoloji Vadisi’nde üretilecek</strong> ve ticarileşme sürecine girecek. Yaklaşık 3 yıllık bir yol daha bizi bekliyor ama temeller sağlam atıldı.”</p>
<p>Bu sözlerle Türkiye’nin ilaçta yerli üretim gücünü sanayiyle buluşturma hedefini özetleyen Dr. Varlıbaş, aynı zamanda <strong>Biyoteknoloji Vadisi Yönetim Kurulu Başkanı</strong> olarak sürecin geleceğine de dikkat çekti:</p>
<p>“Varliciment, yalnızca bir tedavi buluşu değildir; Türkiye’nin kendi ilacını, kendi bilim insanlarıyla ve kendi altyapısıyla geliştirebileceğinin kanıtıdır. Türkiye artık biyoteknolojide tüketici değil, üretici bir ülke konumundadır. Bu başarı, yıllardır hayalini kurduğumuz dönüşümün başlangıcı. Biyoteknoloji Vadisi, önümüzdeki dönemde yerli ilaç, aşı ve yenilikçi tedavi teknolojilerinin doğduğu merkez olacak. Türkiye’nin geleceği, bilime ve üretime dayalı bu modelde şekillenecek.”</p>
<p><strong>Biyoteknoloji Vadisi</strong>, İstanbul Tuzla’da yükselen altyapısıyla yalnızca üretim değil, aynı zamanda araştırma, girişimcilik ve sanayi iş birliklerinin bir arada yürütüldüğü bir yenilik üssü olarak konumlanıyor. Türkiye’nin bilim ve sanayi gücünü birleştiren bu vizyon, Varliciment ile gerçeğe dönüşüyor.</p>
<p>Varliciment’in preklinik çalışmalarda gösterdiği yüksek etkinlik oranı, gözdeki damar sızıntılarını engelleyerek görme kaybının ilerlemesini durdurma potansiyeli taşıyor. Molekülün, mevcut ithal ilaçlara göre daha küçük yapısı sayesinde proteine daha güçlü bağlandığı ve tedavi başarısını artırdığı da belirtiliyor. Bu adım, yalnızca bir ilacın hikâyesi değil; <strong>Türkiye’nin bilimde kendi çağına adım atmasının</strong> göstergesi olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-biyoteknoloji-ussu-yukseliyor-582384">Türkiye&#8217;nin Biyoteknoloji Üssü Yükseliyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BİYOSAD, Uluslararası Proteomik Kongresi&#8217;nde Bilim ve Sanayiye Köprü Oldu</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/biyosad-uluslararasi-proteomik-kongresinde-bilim-ve-sanayiye-kopru-oldu-578459</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 16:11:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[bi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[nde]]></category>
		<category><![CDATA[proteomik]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[üretim]]></category>
		<category><![CDATA[yosad]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=578459</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Proteomik Kongresi, biyoteknoloji alanında bilim insanları, sanayi temsilcileri ve kamu kurumlarını bir araya getirdi. Kongrede, biyoteknolojinin geleceği, sanayi ile üniversite arasındaki iş birliği olanakları ve girişimcilik ekosisteminin gelişimi masaya yatırıldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyosad-uluslararasi-proteomik-kongresinde-bilim-ve-sanayiye-kopru-oldu-578459">BİYOSAD, Uluslararası Proteomik Kongresi&#8217;nde Bilim ve Sanayiye Köprü Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen <strong>Uluslararası Proteomik Kongresi</strong>, biyoteknoloji alanında bilim insanları, sanayi temsilcileri ve kamu kurumlarını bir araya getirdi. Kongrede, biyoteknolojinin geleceği, sanayi ile üniversite arasındaki iş birliği olanakları ve girişimcilik ekosisteminin gelişimi masaya yatırıldı. <em><strong>BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş,</strong></em> Türkiye’nin yerli ve milli ilaç üretiminde güçlü avantajlara sahip olduğunu belirterek kamu-üniversite-sanayi iş birliğinin kritik rolüne dikkat çekti. </p>
<p>Kongreye damgasını vuran oturumlardan biri, Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği’nin (BİYOSAD) katkılarıyla gerçekleşen <strong>“Sanayi–Üniversite–Startup İş Birliği”</strong> paneli oldu. Panelin moderatörlüğünü Levent Doğanay üstlenirken, panelde <em><strong>BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş’ın </strong></em>yanı sıra Adil Mardinoğlu, Berk Özdemir, Doğan Taşkent ve Ali Demir Sezer de konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, üniversitelerde üretilen bilginin sanayiye aktarılması, girişimlerin bu süreçteki önemi ve Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücünün artırılması konularında görüşlerini paylaştı.</p>
<p>Panelde konuşan <em><strong>Dr. Ercan Varlıbaş,</strong></em> Türkiye’nin biyoteknoloji yolculuğuna dikkat çekerek Tuzla’da inşa edilen Biyoteknoloji Vadisi ve gelecek vizyonunu anlattı. Toplam 4,5 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilen bu dev projenin 2,7 milyon metrekarelik alanda yükseldiğine dikkat çeken <em><strong>Dr. Ercan</strong></em> <em><strong>Varlıbaş,</strong></em> vadinin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda araştırma, inovasyon, girişimcilik ve ihracatı bir araya getiren bir merkez olacağını belirtti. Proje kapsamında 20 bin kişilik istihdam yaratılması, yıllık 15 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşılması ve 500 start-up ile 160 sanayi kuruluşunun aynı ekosistemde yer alması hedefleniyor. Ayrıca vadide kurulacak biyoteknoloji koleji, ortak laboratuvarlar, patent ofisleri ve validasyon merkezleriyle genç bilim insanları ve girişimcilere kapsamlı olanaklar sunulacak.</p>
<p>Kongrede yapılan sunumlarda biyoteknoloji ilaç pazarının büyüklüğü ve Türkiye için sunduğu fırsatlar da gündeme geldi. Dünya genelinde yüz milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşan pazarın Türkiye’de 2024 yılı itibarıyla 60,9 milyar TL’yi aşması, bu alandaki yatırım ve üretim potansiyelini gözler önüne serdi. Türkiye&#8217;nin bu sektörde ciddi bir avantaj sahibi olduğunu belirten <em><strong>Dr. Varlıbaş,</strong></em> &#8220;Yerli ve milli ilaçlarımızı üretebilmemiz ve sektörde liderliğe koşabilmemiz için çok büyük avantajlara sahibiz. Türkiye biyobenzer ilaç üretiminde önemli bir rol üstlenebilir. Bu nedenle üniversite, kamu ve sanayi arasındaki iş birliğinin kritik önem taşıyor&#8221; dedi.</p>
<p>Konuşmasında uluslararası iş birliklerine de değinen <em><strong>Dr. Ercan Varlıbaş</strong></em>, &#8220;Güney Kore’de Incheon ile yapılan iyi niyet anlaşması, Boston’daki BioProcess International Conference’da gerçekleştirilen temaslar ve Tayvan’daki Healthcare+ Expo görüşmeleri, Türkiye’nin biyoteknoloji sahnesinde görünürlüğünü artırdı. Ayrıca Haziran 2025’te Boston’da düzenlenen BIO International Convention’da Türkiye’yi başarıyla temsil ettik.  2026’da San Diego’da yapılacak etkinlikte ise Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve sektörün öncü firmalarıyla birlikte ilk kez Türkiye Pavilionu açılmasının heyecanını taşıyoruz. Bu adım, Türkiye’nin küresel ölçekte vitrine çıkışı olacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Panelde öne çıkan bir diğer başlık ise genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu. Biyoteknoloji Vadisi’nde start-up’ların yüksek maliyetlere katlanmadan üretim ve validasyon imkanlarına erişebilmesi, fikirlerin daha hızlı ticarileşmesini sağlayacak. Katılımcılar, bu durumun Türkiye’nin inovasyon kapasitesini artıracağına ve küresel rekabet gücünü yükselteceğine dikkat çekti.</p>
<p>Konuşmasının sonunda <em><strong>Dr. Ercan Varlıbaş,</strong></em> biyoteknolojinin yalnızca ekonomik bir fırsat değil, aynı zamanda sağlıkta bağımsızlık ve çevresel sürdürülebilirlik için de büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye’nin biyoteknolojide yeni bir sayfa açtığını vurgulayan Dr. Varlıbaş, bu sürecin akademisyenler, girişimciler, sanayi temsilcileri ve kamu otoriteleriyle birlikte yazılacağını belirtti. BİYOSAD’ın bu hedef doğrultusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu ifade etti.</p>
<p>Uluslararası Proteomik Kongresi, bilim ve sanayinin ortak geleceğini tartışmaya açarken, BİYOSAD’ın bu gelecekte üstleneceği rolün de somut şekilde ortaya konduğu bir platform oldu.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/biyosad-uluslararasi-proteomik-kongresinde-bilim-ve-sanayiye-kopru-oldu-578459">BİYOSAD, Uluslararası Proteomik Kongresi&#8217;nde Bilim ve Sanayiye Köprü Oldu</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceği Keşfedenler Programı&#8217;nın Dördüncü Dönemi Tamamlandı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/gelecegi-kesfedenler-programinin-dorduncu-donemi-tamamlandi-576006</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 08:45:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[dördüncü]]></category>
		<category><![CDATA[geleceği]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[keşfedenler]]></category>
		<category><![CDATA[modül]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[program]]></category>
		<category><![CDATA[programı]]></category>
		<category><![CDATA[tamamlandı]]></category>
		<category><![CDATA[webinar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=576006</guid>

					<description><![CDATA[<p>Abdi İbrahim’in, gençlerde bilim farkındalığı yaratma hedefiyle Bilim Virüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü dönemi tamamlandı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegi-kesfedenler-programinin-dorduncu-donemi-tamamlandi-576006">Geleceği Keşfedenler Programı&#8217;nın Dördüncü Dönemi Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Abdi İbrahim’in, gençlerde bilim farkındalığı yaratma hedefiyle Bilim Virüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü dönemi tamamlandı. Hayal gücü yüksek, değişime yön vermeye istekli, bilimin yolunu seçen 1.100 liseli genç, alanında uzman isimlerin katkısıyla farklı konularda bilgi ve deneyim kazandı, harekete geçme fırsatı yakaladı. Programı tamamlayan gençler, katılım belgesi almanın mutluluğunu yaşadı.</strong></em></p>
<p>TÜRK ilaç sektörünün 23 yıldır kesintisiz lideri Abdi İbrahim’in, yeni nesil öğrenme girişimi Bilim Virüsü iş birliğiyle hayata geçirdiği bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Geleceği Keşfedenler Programı başarıyla tamamlandı. Programa, Türkiye’nin dört bir yanından 1.100 lise öğrencisi katıldı.  D eğerlendirme sürecinin ardından seçilen gençler, nitelikli ve ilham verici bir içerikle kendilerini geliştirme fırsatı yakaladı.</p>
<p><strong>Bilim ve düşünce önderlerinden ilham alan modüller</strong></p>
<p><strong>“Bugünü anlamlandırmak için geçmişin değerleri ile geleceğe bakıyoruz” yaklaşımının benimsendiği program</strong> <strong>bu yıl üç ana modül etrafında kurgulandı:</strong> Biyoteknoloji ve Birlikte Yaşam Modülü, Dijital Beceriler ve Teknoloji Modülü ve Sürdürülebilir Yaratıcılık Modülü. Modüller, bilim ve düşünce dünyasına yön vermiş isimlerden esinlenerek hazırlandı. Feminist teori, bilim tarihi ve sosyal teori alanlarında önemli çalışmalara imza atan Donna Haraway’in teknolojiye ilişkin perspektifinden, Amerikalı akademisyen, yazar ve teknoloji öncüsü Nicholas Negroponte’in vizyoner bakış açısından ve Biyomimikri yaklaşımının öncülerinden Janine Benyus’un doğa ile birlikte düşünme yaklaşımından ilham alındı ve vizyoner isimlerin fikirleri içeriklere yön verdi. </p>
<p>Aynı zamanda her modülün sonunda düzenlenen Dijital İçerik Atölyesi’yle içerik geliştirme ve üretmek konusunda güçlenerek Geleceği Keşfedenler Dijital Kütüphanesi’ne katkı sundu.</p>
<p>Eğitimlerin yanı sıra gençlerle her modülün sonunda Biyoteknolojiyi Keşfedenler Webinarı gerçekleştirildi. Webinar serilerinde Abdi İbrahim’den uzman isimler, biyoteknoloji, yapay zekâ ve sürdürülebilirlik konularında yürüttüğü çalışmaları ve kariyer fırsatlarını gençlerle buluşturdu.   </p>
<p>Geleceği Keşfedenler Programı’nın dördüncü döneminde toplam 17 başlıkta, 64 eğitim ve 4 webinar düzenlendi ve gençler kendilerini geliştirme fırsatı yakaladı. </p>
<p><strong>“Gençlerin hayallerini desteklemeyi sürdüreceğiz”</strong></p>
<p><strong>Abdi İbrahim İnsan Kaynakları, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Dr. M. Oğuzcan Bülbül, programla ilgili olarak şunları söyledi:</strong> “Geleceği Keşfedenler Programı, HEAL2050 stratejimiz kapsamında hayata geçirdiğimiz toplumsal yatırım programları içinde, gençlere en güçlü şekilde odaklandığımız proje. Programı gençlere zengin bir bakış açısı sunmak, var olan bilimsel meraklarını disiplinler arası bir vizyonla desteklemek, üretkenliklerini toplumsal faydaya dönüştürmek hedefiyle tasarladık. Geldiğimiz noktada; katılımcılarımızın ortaya koyduğu içeriklerin, geliştirdikleri projelerin ve sergiledikleri vizyonun bizlere büyük heyecan verdiğini söylemeliyim. Abdi İbrahim olarak gençlerin hayallerine güç vermek, onları desteklemek, potansiyellerini açığa çıkarmak için çalışmaya devam edeceğiz.”</p>
<p><strong>Bilim Virüsü Kurucusu Şule Yücebıyık programla ilgili olarak şunları söyledi:</strong> “Abdi İbrahim ile birlikte hayata geçirdiğimiz Geleceği Keşfedenler Programı&#8217;nın dördüncü dönemini tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Bilim Virüsü olarak, yeni nesil öğrenme metodolojilerini bilimle harmanlayarak gençlerin potansiyelini açığa çıkarmayı hedeflediğimiz bu yolculukta, Donna Haraway, Nicholas Negroponte ve Janine Benyus gibi tarihe yön vermiş isimlerden ilhamla tasarladığımız modüllerle 1.100 liseli gence ulaşmak bizim için çok değerliydi. Sürdürülebilir yaratıcılık, dijital beceriler ve teknoloji, biyoteknoloji ve birlikte yaşam alanlarında güçlendirmeye odaklandığımız bu programın, gençlerin bilimsel düşünce ile olan bağını güçlendirerek geleceğin yenilikçi ve dönüşümcü liderlerini yetiştirmesine katkı sağladığına inanıyor, her liseli genci Geleceği Keşfedenler’den birisi olmaya davet ediyoruz.”</p>
<p><strong>Dört yılda toplam 16.071 başvuru geldi, 3.765</strong> <strong>liseli genç programa katıldı.</strong></p>
<p>Türkiye’nin dört bir yanından lise öğrencilerini bilim ve yaratıcılıkla buluşturan Geleceği Keşfedenler Programı’na dört dönem boyunca yaklaşık 16.071 başvuru yapıldı. Değerlendirme sonucunda seçilen 3.765 liseli genç; 91 başlık altında düzenlenen 314 eğitim, 4 Girişimcilik Hikâyesi Webinarı ve 14 Biyoteknolojiyi Keşfedenler Webinarı’na katıldı. Program kapsamında gençlerin ürettiği 80 özgün içerik, Geleceği Keşfedenler Dijital Kütüphanesi’nde yayınlandı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/gelecegi-kesfedenler-programinin-dorduncu-donemi-tamamlandi-576006">Geleceği Keşfedenler Programı&#8217;nın Dördüncü Dönemi Tamamlandı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin biyoteknoloji ekosistemine bilimsel katkı sağlanacak</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemine-bilimsel-katki-saglanacak-560153</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 09:43:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ekosistemine]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlanacak]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyenin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=560153</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Atlas Üniversitesi bünyesindeki Atlas Teknoloji Merkezi (TEKMER) ile ACTV Biyoteknoloji arasında imzalanan iş birliği protokolü ile bitkisel dermokozmetik ürünlerden biyoteknolojik ilaç geliştirmeye kadar farklı konularda ortak çalışma yürütülecek.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemine-bilimsel-katki-saglanacak-560153">Türkiye&#8217;nin biyoteknoloji ekosistemine bilimsel katkı sağlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><b><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi bünyesindeki Atlas Teknoloji Merkezi (TEKMER) ile ACTV Biyoteknoloji arasında imzalanan iş birliği protokolü ile bitkisel dermokozmetik ürünlerden biyoteknolojik ilaç geliştirmeye kadar farklı konularda ortak çalışma yürütülecek. Proje, biyoteknoloji alanında yürütülecek AR-GE projeleri, inovatif ürün geliştirme süreçleri ve ileri düzey teknoloji transferini kapsayan stratejik bir ortaklıktan oluşuyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, üniversite-sanayi iş birliği modeliyle Türkiye’nin biyoteknoloji ekosistemine yüksek katma değerli ürünler ve nitelikli insan kaynağı kazandırılmasının amaçlandığını söyledi. </span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak ile ACTV Biyoteknoloji CEO’su Dr. Yakup Bakır arasında imzalanan iş birliği protokolü doğrultusunda akademisyenler ve biyoteknoloji alanında çalışma yürüten uzmanlar bir araya gelerek ortak çalışmalar gerçekleştirecek. </span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>AR-GE projeleri ve biyoteknolojik ürünler geliştirilecek</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi bünyesindeki Atlas Teknoloji Merkezi (TEKMER) ile ACTV Biyoteknoloji arasında yapılan iş birliği, biyoteknoloji alanında yürütülecek AR-GE projeleri, inovatif ürün geliştirme süreçleri ve ileri düzey teknoloji transferini kapsayan stratejik bir ortaklıktan oluşuyor. İş birliği kapsamında bitki kaynaklı kök hücreler, exosome ve küçük RNA teknolojileriyle geliştirilen dermokozmetik ve nutrasötik ürünlerin laboratuvar ve pilot üretimi; IVF (tüp bebek), onkoloji, dermatoloji gibi alanlarda biyoteknolojik ilaç geliştirme araştırmaları yürütülmesi hedefleniyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Akademisyenler bilimsel katkı sunacak</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Atlas TEKMER’in yanı sıra İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve kurulması planlanan Biyoteknoloji Enstitüsü olmak üzere ilgili bölümler, öğretim üyeleri ve araştırma merkezleri bu iş birliğinde aktif rol alacak. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ve Biyomedikal Mühendisliği Bölümü de önemli katkılar sağlayacak. ACTV Biyoteknoloji ise teknik altyapısı, uluslararası deneyimi ile AR-GE, üretim ve ticarileştirme süreçlerinde paydaş olarak görev alacak.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İş birliği kapsamında akademisyenler araştırma projelerinde bilimsel danışmanlık ve yürütücü roller üstlenecek; yüksek lisans ve doktora öğrencileri ise projelerde araştırmacı olarak yer alacak. Ayrıca lisans öğrencilerine yönelik staj, bitirme projesi ve laboratuvar deneyimi gibi imkanlar da sağlanacak.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulacak</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Ortak yürütülecek çalışmalar kapsamında öğrenci ve akademisyenlerin katılımıyla TÜBİTAK, COST, Horizon Europe gibi ulusal ve uluslararası fonlara proje başvuruları yapılması da hedefler arasında yer alıyor. Üniversite bünyesinde kurulması planlanan “Biyoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi” üzerinden ortak laboratuvar altyapısının geliştirilmesi hedefleniyor.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><b><span><span><span>Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak: “Biyoteknoloji ekosistemine yüksek katma değer sunulacak”</span></span></span></b></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, üniversite-sanayi iş birliği modeliyle Türkiye’nin biyoteknoloji ekosistemine yüksek katma değerli ürünler ve nitelikli insan kaynağı kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p><span><span><span><span><span><span>Bu iş birliğinin üniversiteye önemli katkıları da olacağını belirten Prof. Dr. Kocabıçak, “Bu iş birliği, üniversitemizin biyoteknoloji alanında ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artıracak, öğrencilerimize uygulamalı eğitim ve staj imkânları sağlayacak, akademik yayın, patent ve proje çıktıları ile bilimsel üretkenliği yükseltecek” dedi.</span></span></span></span></span></span></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p></p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/turkiyenin-biyoteknoloji-ekosistemine-bilimsel-katki-saglanacak-560153">Türkiye&#8217;nin biyoteknoloji ekosistemine bilimsel katkı sağlanacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ege; gıda, biyoteknoloji, tekstil ve ilaç alanlarında zirvede yer aldı</title>
		<link>https://www.engazete.com.tr/ege-gida-biyoteknoloji-tekstil-ve-ilac-alanlarinda-zirvede-yer-aldi-373062</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Şefik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 May 2023 09:12:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[alanlarında]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ege]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil]]></category>
		<category><![CDATA[yer]]></category>
		<category><![CDATA[zirvede]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.engazete.com.tr/?p=373062</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye Patent Raporu'na göre Ege Üniversitesi; gıda ve içecek alanında birinci, biyoteknoloji alanında ikinci, tekstil ve ilaç alanında ise üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-gida-biyoteknoloji-tekstil-ve-ilac-alanlarinda-zirvede-yer-aldi-373062">Ege; gıda, biyoteknoloji, tekstil ve ilaç alanlarında zirvede yer aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Patent Raporu&#8217;na göre Ege Üniversitesi; gıda ve içecek alanında birinci, biyoteknoloji alanında ikinci, tekstil ve ilaç alanında ise üçüncü sırada yer aldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin teknoloji geliştirme ve ticarileştirme yetkinliklerini analiz ederek, patent ekosisteminin gelişimini görünür kılmak amacıyla hazırlanan &#8220;Türkiye&#8217;nin Patent Raporu”nda Ege Üniversitesi yine zirvede yer aldı. Ege Üniversitesi; gıda ve içecek alanında birinci, biyoteknoloji alanında ikinci, tekstil ve ilaç alanında ise üçüncü sırada yer bularak başarısını sürdürdü. </p>
<p>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ülkemizin tam akreditasyona sahip, önde gelen bir araştırma üniversitesi olarak, yenilikçi fikirlere desteğimizi sürdürüyoruz. Akademisyenlerimiz; belirlediğimiz yol haritamız, kısa ve uzun süreli hedeflerimiz, stratejik planımız doğrultusunda üretmeye devam ediyorlar. Türkiye’nin patent ekosisteminin gelişimini görünür kılmak amacıyla hazırlan raporda üniversitemiz, birçok disiplinde ilk sıralarda yer bularak bu sene de patent ve faydalı model başarısını sürdürdü. Farklı alanlarda elde ettiği başarılarına bir yenisini daha ekleyen Ege Üniversitesi, birçok disiplinde, ülkemizin Ar-Ge ve inovasyon potansiyeline ve patent performansına önemli katkı sundu. Raporda, Türkiye’nin teknoloji yetkinliğini patent verisi ile ölçümlemek ve eğilimleri görebilmek adına, 2022 yılı sonu itibariyle yayınlanmış tüm patent ve faydalı model başvuruları 20 kategori bazında analiz edildi. Gıda ve içecek kategorisinde yayınlanan patentler arasında Ege Üniversitesi birinci  sırada yer aldı. Biyoteknoloji alanında devlet üniversitelerinin bu alanda yayınlanan başvurularında Ege Üniversitesi 24 başvuru ile ikinci sırada yer alırken tekstil alanında 10 başvuru ile üçüncü oldu. Ege Üniversitesi devlet üniversitelerinin yayınlanan başvuruları arasında 36 başvurusu ile ilaç alanında yine üçüncü sırada yer buldu” diye konuştu.</p>
<p>“Araştırmacılarımızın her zaman yanlarında olmayı sürdüreceğiz”</p>
<p>Türkiye&#8217;nin milli ve yerli teknoloji hamlesine katkı koymaya devam edeceklerini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin geleceği için kritik önemdeki stratejik teknolojilere sahip olması ve uluslararası rekabette yer alabilmesi için nitelikli bilimsel çalışmalara öncülük etmeye, Türkiye&#8217;nin milli ve yerli teknoloji hamlesine katkı koymaya devam edeceğiz. Motivasyonumuzu ve heyecanımızı kaybetmeden üniversitemiz bünyesinde görev yapan araştırmacılarımızın proje, patent, ürün geliştirme konusunda her zaman yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Sanayi ve akademi iş birliği ile katma değerli çalışmaların  yolunu açmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği geçen tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.engazete.com.tr/ege-gida-biyoteknoloji-tekstil-ve-ilac-alanlarinda-zirvede-yer-aldi-373062">Ege; gıda, biyoteknoloji, tekstil ve ilaç alanlarında zirvede yer aldı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.engazete.com.tr">En Gazete</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
